Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Silivri

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Silivri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Silivri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ekrem İmamoğlu: "Yanlışlıkla belediyenin sisteminden benzin almışız" Haber

Ekrem İmamoğlu: "Yanlışlıkla belediyenin sisteminden benzin almışız"

Ekrem İmamoğlu ve diğer 11 sanığın Beylikdüzü Belediyesi başkanlığı döneminde kendi şirketine ait aracı başkanlık makam aracı olarak kullanıp masraflarını belediyeye karşılattığı iddiasıyla görevi kötüye kullanma suçundan açılan davasının görülmesine başlandı. Duruşmada savunma yapan Ekrem İmamoğlu "O dönem 3 bin dolara tekabül eden bir aracın kiralanması yerine, ‘bu arabadan bende de var ben bunu kullanmaya devam edeyim' dedim. Benim aracım varsa milletin parasını neden makama hizmet aracına harcayayım diyerek bir işlem yürütüldü. Yanlışlıkla belediyenin sisteminden benzin almışız, o para geri yatırıldı. Belgesi size mutlaka ulaşacaktır. Kamuya ait kamu tarafından kiralanmış bir makam aracının, rakamını yüksek bulduğum için, o aracın yerine kendi arabamı kullanma meselesi" dedi. Tutuklanmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediyesi başkanlığı döneminde kendi şirketine ait aracı başkanlık makam aracı olarak kullanıp, masraflarını belediyeye karşılattığı iddiasıyla görevi kötüye kullanma suçundan açılan davasının görülmesine başlandı. Ekrem İmamoğlu ve diğer 11 sanık hakkında açılan dava, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi karşısındaki duruşma salonunda görüldü. Duruşmaya 8 tutuksuz sanık ile başka suçtan tutuklu Ekrem İmamoğlu katıldı. "Yanlışlıkla belediyenin sisteminden benzin almışız o para geri yatırıldı" İmamoğlu savunmasında, "Bu kürsüde bulunduğum her duruşmada yer aldığım her davada yapılan haksızlıkları anlatmaya çalıştım. Ülkemizin siyasete bulaşmış yargı eliyle zararlar gördüğünü her ortamda ifade ettim. Benim bu anlatılarım yalnızca kendim için değildi. Bu feryat aynı zamanda ülkem içindi. O dönem 3 bin dolara tekabül eden bir aracın kiralanması yerine, ‘bu arabadan bende de var ben bunu kullanmaya devam edeyim' dedim. Benim aracım varsa milletin parasını neden makama hizmet aracına harcayayım diyerek bir işlem yürütüldü. Yaptığım bu tercih bir ceza davasının konusu haline gelebiliyor. Otomobili değil zihniyeti tartışalım. Görev yaptığım Beylikdüzü Belediyesi'nde ya da İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde makam odası üretmedim, kişisel zevk alanları üretmedim. Olanı kullandım, aşırılıkları azalttım. Yanlışlıkla belediyenin sisteminden benzin almışız o para geri yatırıldı. Belgesi size mutlaka ulaşacaktır" dedi. "Kendi aracımı yine makam arabası olarak kullanmaya devam ettim" Ekrem İmamoğlu savunmasının devamında, "Makam arabasının benzinini ve mazotunu ya da lastiğini konuşuyoruz ya. Görev aldığımda ben İstanbul Büyükşehir Belediyesi döneminde de kendi aracımı yine makam arabası olarak kullanmaya devam ettim. Benzin parasını, mazot parasını da kendim ödedim. Yine Beylikdüzü'nde olduğu gibi Büyükşehir Belediyesi döneminde de kendi aracımı kullandım. Sadece aracımın bakım zamanı geldiğinde, ‘belediyenin var mı makam arabası' diye sorduğumda, ‘2 tane makam arabanız var' dediler. Bu araçları da çok az kullandım. En son ‘yazık günah, bunları satın' dedim. Bugün burada gerçekten bir makam arabası tartışılacaksa, ben bu tartışmadan kaçmam. Bir litre benzinin hesabını da veririm, bir lastiğin hesabını da veririm. Çünkü kamu görevlisine milletin tek kuruşunun dahi hesabı sorulmalıdır. Bir zamanlar bu sorumluluk gereği belediyeye makam aracı kiralamamak için kendi aracımı kullanıyordum, bugün o makam aracının hesabını vermek için ne yazık ki sizin karşınızda sanık kürsüsünde, Silivri'deyim. Kamuya ait kamu tarafından kiralanmış bir makam aracının, rakamını yüksek bulduğum için, o aracın yerine kendi arabamı kullanma meselesi" ifadelerini kullandı. İddianameden Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Ekrem İmamoğlu, Bülent Arslaner, Fatih Keleş, Fatma Hoşgöz Açıkgöz, İlyas Yılmaz, Mehmet Zeki Çanakçi, Mülayim Demirtaş, Nuray Köker, Orhan Yılmaz, Selçuk Altun, Üzeyir Çöl ve Ercan Doğan sanık sıfatıyla yer aldı. Hazırlanan iddianamede, İmamoğlu İnşaat'ın 4 Şubat 2015'te Beylikdüzü Belediyesine bir dilekçe verdiği, şirketin mülkiyetindeki 34 LN 4472 plakalı aracın, bakım, yakıt ve diğer tüm masraflarının belediye tarafından karşılanmak üzere, dönemin belediye başkanının görev süresi boyunca bedelsiz olarak Belediye Başkanlığı hizmetinde kullanılmasının teklif edildiği aktarıldı. 9 Şubat 2015'te Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun oluruyla dilekçenin belediye encümenine sevk edildiği anlatılan iddianamede, encümenin bu talebi, aracın başkanlık makam otosu olarak kullanılması, bakım ve yakıt masraflarının belediye tarafından karşılanmak üzere bedel ödenmeksizin kabulüne uygun gördüğü açıklandı. Ekrem İmamoğlu'nun mevzuata aykırı olduğu iddia edilen bir teklifi içeren dilekçeyi belediye encümenine havale ederek, yetkisi olmayan bir konuda karar alınması sürecini başlatarak kamu zararına neden olduğu iddianamede belirtildi. İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı süresince makam aracı olarak kullandığı araç için yapılan ödemeler nedeniyle kamunun toplamda 122 bin 305 lira zarara uğratıldığı iddianamede ifade edildi. İddianamede yer verilen bir diğer usulsüzlükte ise Beylikdüzü Belediyesi Gençlik ve Spor İşleri Müdürlüğünce 25 Aralık 2018'de 65 bin 600 lira bedelli Eğitmen Çalıştırılması ve Spor Organizasyonları Malzemesi Alım İşi ile 15 Ocak 2019'da 65 bin 800 lira bedelli iki ayrı Eğitmen Çalıştırılması ve Spor Organizasyonları İşi için temin alımı yapıldığı anlatıldı. Kamu İhale Kanunu'na göre büyükşehir belediye sınırları içerisindeki idareler için doğrudan temin parasal limitinin KDV hariç 67 bin 613 lira olduğu hatırlatılan iddianamede, belediyenin iki ayrı doğrudan temin alımı yaptığı aktarıldı. İddianamede, sanıklar Ekrem İmamoğlu, Bülent Arslaner, Fatih Keleş, İlyas Yılmaz, Mehmet Zeki Çanakçi, Mülayim Demirtaş, Nuray Köker, Orhan Yılmaz, Selçuk Altun, Üzeyir Çöl ve Fatma Hoşgöz Açıkgöz'ün görevi kötüye kullanma suçundan 6 aydan ikişer yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istendi. Sanık Ercan Doğan'ın görevi kötüye kullanmaya yardım suçundan 3 aydan 1 yıla kadar hapisle cezalandırılmasının istendiği iddianamede sanık Mehmet Zeki Çanakçi'nin ayrıca daha önce aldığı bir cezadan dolayı denetim süreci içindeyken yeni bir suç işleyerek denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davrandığı ifade edildi.

Eski MİT Görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturma yeniden başlatıldı Haber

Eski MİT Görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturma yeniden başlatıldı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Eski MİT Görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturma yeniden başlatıldığını duyurarak "Ceza infaz kurumunda görev yapan 11 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmış; 10 şüpheli gözaltına alınmış, 1 şüphelinin ise FETÖ firasi olarak yurt dışında bulunduğu tespit edilmiştir" dedi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, 12 Kasım 2011’de hayatını kaybeden eski MİT Görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun dosyasının Silivri Sulh Ceza Hakimliğinin 26 Ağustos tarihli kararıyla takipsizlik kararının kaldırıldığını ve soruşturmanın yeniden başlatıldığını açıkladı. Bakan Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Yıllar geçse de hiçbir şüpheli ölümü karanlıkta bırakmamakta kararlıyız. Kamu vicdanında soru işareti oluşturan dosyaları, aradan geçen zamana bakmaksızın yeniden ele alıyor; ulaşılabilecek her delilin izini sürüyoruz. Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu, tutuklu bulunduğu Silivri 1 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda 12 Kasım 2011 tarihinde rahatsızlanmış, Silivri Devlet Hastanesine sevk edilmiş; hastaneye ulaştırıldığında hayatını kaybetmiş olduğu tespit edilmiştir. Olayın ardından yürütülen soruşturmada kamera kayıtları ve tıbbi belgeler incelenmiş; ceza infaz kurumu, jandarma ve sağlık personeli ile koğuş arkadaşları ve müteveffanın eşinin tanık ifadeleri alınmış; 10 Nisan 2012 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir" ifadelerini kullandı. Soruşturmanın yeniden başladığını duyuran Gürlek, "Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığımız dosyayı yeniden incelemiş; Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yapılan değerlendirmeler ışığında Silivri Sulh Ceza Hakimliğinin 26 Ağustos tarihli kararıyla takipsizlik kararı kaldırılmış ve soruşturma yeniden başlatılmıştır. Yeni soruşturma kapsamında gizlilik kararı alınmış, özel bir soruşturma ekibi oluşturularak olayın tüm yönleriyle yeniden aydınlatılmasına yönelik kapsamlı çalışmalar başlatılmıştır" açıklamasında bulundu. "Ceza infaz kurumunda görev yapan 11 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı" Gürlek, soruşturmaya ilişkin şunları kaydetti: "Bugün gelinen aşamada, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımızca olay tarihinde ceza infaz kurumunda görev yapan 11 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmış; 10 şüpheli gözaltına alınmış, 1 şüphelinin ise FETÖ firasi olarak yurt dışında bulunduğu tespit edilmiştir. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımız, İstanbul İl Jandarma Komutanlığımız ve ilgili kurumlarımızla koordinasyon içerisinde; gerçeğin ortaya çıkarılması, varsa sorumluların tespit edilerek adalet önünde hesap vermelerinin sağlanması için çalışmalarını titizlikle sürdürmektedir. Faili meçhul cinayetlerin, şüpheli ölümlerin ve kamu vicdanında cevapsız kalan dosyaların üzerine aynı kararlılıkla gitmeye devam edeceğiz. Hiçbir dosyanın unutulmasına, hiçbir şüphenin araştırılmadan bırakılmasına müsaade etmeyeceğiz."

Silivri açıklarında meydana gelen gemi kazasına ilişkin 9 kişi gözaltına alındı Haber

Silivri açıklarında meydana gelen gemi kazasına ilişkin 9 kişi gözaltına alındı

Silivri açıklarında Türk bayraklı iki ticari geminin çarpıştığı olaya ilişkin 9 kişi Jandarma ekipleri tarafından gözaltına alındı. Gemide ifadeleri alınan şüphelilerin ilerleyen saatlerde adliyeye sevk edileceği öğrenildi. Silivri açıklarının yaklaşık 18 mil güneyinde, Kocaeli’den Aliağa’ya seyir halinde olan Türk bayraklı ALSU isimli ticari gemi ile İskenderun Limanı’ndan Karadeniz Ereğli’ye seyir halinde bulunan Türk bayraklı Tuğberk İmamoğlu isimli ticari gemi çarpışmıştı. Bölgede yapılan ilk incelemelerde ALSU isimli gemide gözle görülür bir hasar bulunmadığı tespit edilmişti. Ancak Tuğberk İmamoğlu isimli gemideki 10 personelle henüz irtibat kurulamadığı öğrenilmişti. İletişim kurulamayan geminin 10 kişilik mürettebatını arama çalışmaları sürerken, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’nca olaya ilişkin soruşturma başlatılmıştı. 9 şüpheli gözaltına alındı Yürütülen soruşturma kapsamında, ALSU isimli gemide bulunan 10 kişiden 9’u Jandarma ekipleri tarafından gözaltına alındı. Gemide bulunan aşçı hakkında işlem yapılmadığı öğrenilirken, diğer şahısların ifade işlemlerinin gemi içerisinde yürütüldüğü öğrenildi. Öte yandan gemide, kusur durumunun tespiti amacıyla bilirkişi heyetinin çalışmalarının devam ettiği bilgisine de ulaşıldı. Ayrıca, gemide işlem yapılan personellere alkol testi yapıldığı, ancak şahıslarda alkole rastlanmadığı ortaya çıktı. Heyetin çalışmalarının tamamlanmasının ardından gözaltına alınan şüphelilerin ilerleyen saatlerde adliyeye sevk edileceği öğrenildi. Konuya ilişkin yürütülen soruşturma sürerken, geminin enkazına ulaşmak için çalışmalar da devam ediyor.

CHP Milletvekili Adıgüzel: "İBB davası boş değil, iddialara karşı tek cevap yok" Haber

CHP Milletvekili Adıgüzel: "İBB davası boş değil, iddialara karşı tek cevap yok"

CHP’li Adıgüzel, Yeni Parti kurulmadan önce CHP’nin adeta Silivri’ye mahkum edildiğini de belirterek, "Millet kendi gündeminin unutulmasından ve partinin Silivri’nin kapısına mahkum edilmesinden yoruldu. Sadece PR için Silivri’nin üstünde zıplayarak miting üstüne miting, ya da eylem. Devrimcilikte bir şey var, eylem sonuç almak için yapılır. Ne sonuç aldın. Hiç. Kendin hariç." diye konuştu. "İBB davası boş değil" Milletvekili Mustafa Adıgüzel, sosyal medya sayfasından yaptığı açıklamada CHP’de son dönemde meydana gelen olayları özetledi. Özellikle halen tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu olayına değinen CHP’li vekil, İBB davasının boş olmadığını savundu. CHP’li Adıgüzel, "İBB davasında dosyanın boş olmadığını, çok ağır iddialar olduğunu o tarafın gazetecileri ile avukatları bile söylüyor. Ama daha iddianame yazılmadan dosya bomboş diye yalan söylemek, ülkedeki siyasal yargı varlığının arkasına saklanmak siyaset değil, yalancılıktır. Ortada bir cinayet var. Video kaydı şahitler, katil, maktul. Çıkıyor katil diyor ki ‘Bu ülkede yargı siyasallaşmış ben suçsuzum’. Böyle bir şey olabilir mi? Cezaevine ziyarete gitmiş olmak yanlışları onaylamak anlamına gelmez, ziyaretin birçok sebebi olabilir. Görüşme içeriği ise iki tarafa birden emanettir ama, içerikten bağımsız söylüyorum. Ziyaretlerimde İmamoğlu’na da uyarılarda bulundum, fakat dikkate almadı" diye konuştu. "CHP kimsenin malı değil" Ekrem İmamoğlu’nun duruşmalarını eleştiren Adıgüzel, "Başta salon dar, kalabalığı almıyor diye savunma yapıldı. Şimdi ise salon geniş göz teması kuramıyoruz diyorlar. Bir gün hakim bir gün savcı, bir gün medya ile kavga. İddialara karşı tek cevap yok. Ülkede siyasal yargı var diye, adi suç iddiaları da böyle kapatılabilir mi? CHP kimsenin malı değil, kimse için burada değiliz" ifadelerini kullandı. "CHP Silvri’ye mahkum edilmişti" İmamoğlu’nun tutuklanmasından sonra partinin adeta Silivri’ye mahkum edildiğini ve milletin gündeminden kopulduğunu vurgulayan Mustafa Adıgüzel, şöyle devam etti: "Saraçhanenin 1. yıldönümünde Özgür Özel’in 1 milyon takipçili sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımı 809 yorum, 484 paylaşım almışken, ondan 9 gün sonra benim Ordu’da bir Tarım Kredi marketinde fındık fiyatı ile ilgili paylaşımım 1400 yorum, 4300 paylaşım, yani 10 katı aldı. Hem de 1 milyon değil, sadece 5 bin sınırlı takipçili klasik hesabımdan. Peki neden? Çünkü, millet kendi gündeminin unutulmasından ve partinin Silivri’nin kapısına mahkum edilmesinden yoruldu. Sadece PR için Silivri’nin üstünde zıplayarak miting üstüne miting, ya da eylem. Devrimcilikte bir şey var, eylem sonuç almak için yapılır. Ne sonuç aldın. Hiç. Kendin hariç." "CHP’li Belediyelerdeki yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet, ahlaksızlık, uyuşturucu suçlamaları kişilerle sınırlı değil, tepeden aşağı bir ahtapot ağı gibi" CHP’li Belediyeler ile ilgili yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet, ahlaksızlık, uyuşturucu kullanımı gibi suçlamaları değerlendiren CHP Milletvekili Mustafa Adıgüzel, şöyle konuştu: "Birincisi orada iddialar o kişiler ile sınırlı değil. Tepeden aşağı bir ahtapot ağı gibi. İkincisi de CHP ellerinden alınınca yeni bir parti lazımdı, mahkeme kapılarında siperlik. CHP’yi 2 yıldır Silivri kapısına ve saray kapısına mahkum ettiler. İçerdeki hakkındaki hırsızlık, yolsuzluk gibi siyaset dışı iddialara hukuki cevaplar vermek yerine CHP’yi kendine siper yaptılar. Yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet, uyuşturucu kullanımı gibi adi suçlar, siyasal yargı maskesi ile kapatılamaz"

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında bugün karar bekleniyor Haber

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında bugün karar bekleniyor

Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik 200 sanığın yargılandığı davada mahkemenin bugün kararını açıklaması bekleniyor. Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen Çıkar Amaçlı Suç Örgütü tarafından belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanığın yargılandığı davada 200 sanığın ve avukatlarının savunmaları tamamlandı. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Silivri Kampüsünde bugün görülecek duruşmada, sanıkların son sözleri alınacak. İlk duruşma 27 Ocak’ta yapıldı Davanın ilk duruşması, 27 Ocak günü yapılmıştı. Yapılan tutukluluk incelemeleri sonucunda, aralarında Utku Caner Çaykara, Zeydan Karalar ve Kadir Aydar’ın da aralarında bulunduğu 28 sanık tahliye edilmişti. Esasa ilişkin mütalaa 14 Mayıs’ta açıklandı Öte yandan, 14 Mayıs günü görülen duruşmada, Cumhuriyet Savcısı, esasa ilişkin mütalaasını açıklamıştı. Mütalaada, etkin pişmanlıktan faydalanan tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş’ın ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, 29 kez ‘ihaleye fesat karıştırma’ 19 kez ‘özel belgede sahtecilik’, 4 kez ‘resmi belgede sahtecilik’, 3 kez ‘rüşvet’ ve 3 kez ‘edimin ifasına fesat karıştırmak’ suçlarından toplam 103 yıldan 280 yıla kadar hapsi talep edilmişti. Tutuksuz sanık Baki Nugay’ın ise ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, 30 kez ‘ihaleye fesat karıştırma’, 19 kez ‘özel belgede sahtecilik’, 4 kez ‘resmi belgede sahtecilik’, 7 kez ‘rüşvet’, 3 kez ‘edimin ifasına fesat karıştırmak’ ve ‘suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama’ suçlarından toplam 119 yıldan 328 yıla kadar hapsi talep edilmişti. Rıza Akpolat’ın 234 yıla kadar hapsi istendi Görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ın 30 kez ‘ihaleye fesat karıştırma’, 17 kez ‘özel belgede sahtecilik’, 2 kez ‘resmi belgede sahtecilik’, 1 kez ‘nitelikli dolandırıcılık’, 2 kez ‘rüşvet’, ‘suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama’ ve ‘haksız mal edinme, mal kaçırma veya gizleme’ suçlarından toplam 86 yıldan 234 yıla kadar hapsi istenmişti. Tutuklanmasının ardından Avcılar Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan ve ardından tahliye edilen sanık Utku Caner Çaykara’nın ‘ulaşım araçlarının hareketinin engellenmesi, kaçırılması veya alıkonulması’ suçundan beraati, ‘rüşvet’ suçundan ise 4 yıldan 12 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti. Mütalaada, adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, görevlerinden uzaklaştırılan tutuksuz sanıklar Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin’in rüşvet’ suçundan 4 yıldan 12’şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti. Esenyurt Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuksuz sanık Ahmet Özer’in ise 2 kez ‘ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma’ suçundan 6 aydan 2 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti. Davada karar günü Sanıkların, esasa ilişkin mütalaaya karşı savunmaları tamamlandı. Mahkeme heyeti, bugün Silivri’de görülecek olan duruşmada, sanıkların son sözlerini alacak. Ardından ise heyetin, kararını açıklaması bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.