Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Şiir

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Şiir haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şiir haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

3. BUYAZ İhsan Üren Şiir Ödülü sahibini buldu Haber

3. BUYAZ İhsan Üren Şiir Ödülü sahibini buldu

Şair İhsan Üren’in adını ve edebi mirasını yaşatmak amacıyla Nilüfer Belediyesi ile Bursa Yazın ve Sanat Derneği (BUYAZ) iş birliğinde düzenlenen BUYAZ İhsan Üren Şiir Ödülü, üçüncü kez şiirseverleri bir araya getirdi. Nâzım Hikmet Kültürevi’nde düzenlenen ödül törenine Nilüfer Belediye Meclis Üyesi Aslıhan Ceyhan, BUYAZ Başkanı Bülent Elitok, İhsan Üren’in ailesi ve çok sayıda edebiyatsever katıldı. Törenin açılışında konuşan Nilüfer Belediye Meclis Üyesi Aslıhan Ceyhan, kültür ve sanat kenti Nilüfer’de böylesi anlamlı bir edebiyat gecesinde buluşmaktan mutluluk duyduğunu belirterek, ödülün sahibi Emin Kaya’yı kutladı. BUYAZ Başkanı Bülent Elitok ise İhsan Üren’in anısını yaşatmanın sevincini paylaştıklarını ifade ederek, “İhsan ağabey edebiyatın evrenselliğini kendi dünya görüşüyle özümseyerek Türkiye’nin her yerinde insanlara dokunmuş bir isimdi. Bu ödülün Türk şiirine katkı sağlamasını ve kültür yaşamımızda yeni ufuklar açmasını diliyorum” dedi. İhsan Üren’in ailesi adına konuşan Altan Üren de bu yıl ödüle 60’ın üzerinde başvuru yapıldığını belirterek, titiz çalışmaları için seçici kurula, Nilüfer Belediyesi’ne ve BUYAZ’a teşekkür etti. Açılış konuşmalarının ardından Nihat Kayabaşı, İhsan Üren anısına yazdığı “Şiir Adam” şiirini okudu. “ASIL OLAN METİNDİR” Tören kapsamında Süreyya Akçay’ın moderatörlüğünde ödülün sahibi Emin Kaya ile bir söyleşi gerçekleştirildi. Batman’da başlayan yazın serüveninde edebiyat dergilerinin ve Bursa’da yayımlanan Akatalpa dergisinin kendisi için önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu anlatan Kaya, şiiri “Biriken susmaların ve iç hesaplaşmaların kağıda taşması” olarak tanımladı. Ödüle değer görülen “Uyanınca Ben Burdayım” kitabında bekleyiş, özlem ve sistem temalarını bütünlüklü bir kompozisyonla işlediğini belirten Kaya, ödüllerin birleştirici gücüne değinerek, “Ödüller şair ile okuru bir araya getirir ama asıl olan metindir. Çünkü ödüller unutulur, yazdığınız metin ise daima ortada kalır” diye konuştu. Söyleşinin sonunda Emin Kaya’ya ödülü, seçici kurul üyelerine ise teşekkür plaketleri takdim edildi.

Oyuncu Elit Andaç Çam Nilüfer’de gençler ve işçilerle buluştu Haber

Oyuncu Elit Andaç Çam Nilüfer’de gençler ve işçilerle buluştu

Nilüfer Belediyesi, “2026 Yılın Yazarı Sennur Sezer” etkinlikleri kapsamında tiyatro ve dizi oyuncusu Elit Andaç Çam’ı konuk etti. Gün boyu süren programda ilk olarak Koza Kütüphane’de gençlerle buluşan sanatçı, ardından “Fabrika Okumaları” etkinliği kapsamında Marmarabirlik işçileriyle bir araya geldi. Programın ilk durağı olan Koza Kütüphane’de liseli öğrencilerle bir söyleşi gerçekleştiren Elit Andaç Çam, Sennur Sezer’den şiirler okuyup gençlerin merak ettiği soruları yanıtladı. Nilüfer Kent Tiyatrosu tarafından bir dönem sahnelenen Romeo ve Juliet oyununda rol aldığını hatırlatan Çam, Nilüfer seyircisinin kendisinde her zaman çok özel bir yeri olduğunu söyledi. Gençlere kendi ilgi alanlarını keşfetmeleri ve hedeflerini kalplerinden geçen doğrultusunda belirlemeleri tavsiyesinde bulunan sanatçı, oyunculuğun ve sanatın temelinde merak duygusu ile güçlü bir hikaye anlatıcılığının yattığını ifade etti. Kütüphanedeki söyleşinin ardından “Fabrika Okumaları” için Marmarabirlik’e geçen Elit Andaç Çam, fabrika işçileriyle öğle yemeğinde aynı masayı paylaştı. Yemeğin ardından düzenlenen buluşmaya Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları ve Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Ali Yıldız da katıldı. Sennur Sezer’in “Direnç” ve “İzi Kalsın” kitaplarından şiirler okuyan Çam, kadının emekteki yeri, çalışma hayatı ve örgütlenme üzerine işçilerle sohbet etti. Televizyon ve sinema sektöründeki zorlu çalışma şartlarına değinen sanatçı, oyuncuların da birer emekçi olduğuna dikkat çekerek güvencesiz çalışma ortamlarına karşı dayanışmanın önemini vurguladı. Fabrika ortamında emekçilerle şiir üzerinden bağ kurmanın çok kıymetli olduğunu belirten Çam, Nilüfer’in kültür-sanat alanında üstlendiği rolün değerine işaret etti. BAŞKAN ŞADİ ÖZDEMİR’DEN ÖRGÜTLÜ MÜCADELE VURGUSU Marmarabirlik’teki buluşmada konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, hızlı tüketim alışkanlıkları ve yoğun gündem içerisinde değerlerin unutulmaması adına bu tür buluşmalarla farkındalık yaratmayı sürdürdüklerini belirtti. Konuşmasında örgütlü mücadelenin önemine değinen Başkan Şadi Özdemir, geçmiş yıllara kıyasla nüfusun belirgin biçimde artmasına rağmen sendikalı işçi sayısının gerilediğini ifade ederek, üretimde ve sanayide emekçilerin haklarını koruyabilmesi için güçlü dayanışma zeminlerine ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Ali Yıldız ise alın teri ve emeğin değerine vurgu yaparak, fabrikayı ve çalışanları böylesine anlamlı bir kültür buluşmasına ortak ettiği için Nilüfer Belediyesi’ne teşekkür etti. Programın sonunda Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve Marmarabirlik Yönetim Kurulu Başkanı Ali Yıldız, günün anısına oyuncu Elit Andaç Çam’a hediye takdim etti.

15 Temmuz Yarışmalarının Türkiye Finali Bursa’da gerçekleşti Haber

15 Temmuz Yarışmalarının Türkiye Finali Bursa’da gerçekleşti

Türkiye genelindeki resmi ve özel öğretim kurumlarında öğrenim gören ortaokul ve lise öğrencilerine yönelik düzenlenen yarışmalar; resim, birlik öyküleri, şiir yazma, kısa film, ezgi ve koro, afiş, slogan ve fotoğraf gibi toplam 10 farklı kategoride gerçekleştirildi. Öğrencilerin milli iradeye sahip çıkma kararlılığını, sanatın ve edebiyatın imkanlarıyla yansıttığı yarışmanın ödül töreninde, Türkiye genelinde dereceye giren öğrencilerin eserleri sergilenirken, birinci olan koro ekibinin icra ettiği kahramanlık türküleri ve derece alan kısa filmlerin gösterimi salonda duygusal anlar yaşattı. Öğrencilerde demokrasi, bağımsızlık bilinci ile milli ve manevi değerleri pekiştirmek amacıyla düzenlenen programa; Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Cihad Demirli, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, 15 Temmuz Derneği Genel Başkanı İsmail Hakkı Turunç, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Osman Şahin, Bursa İl Milli Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer, il ve ilçe millî eğitim müdürlüğü yöneticileri, protokol üyeleri, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda davetli katıldı. "Öğrenme, zihinde muhakemeye ve eyleme dönüşen bir inşadır" Programda konuşan Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Cihad Demirli, yaşanan tarihi tecrübenin yeni nesillere bir ders ve bilinç olarak aktarılmasının önemini belirtti. Demirli, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli çerçevesinde bilgi, beceri, değer ve eylem bütünlüğüne dikkat çekerek, "Öğrenme; öğrencinin zihnini işletmeye başlayacağı bir sürecin başlangıcıdır. Maarif anlayışımızda öğrenci bilgiyle aktif bir bağ kurar, onu işler, değerlendirir ve bir ürün ortaya koyar. Gençlerimizin 15 Temmuz’u şiirle, fotoğrafla, kısa filmle ve ezgilerle anlamlandırması, öğrenmenin faili olduklarının en somut göstergesidir. Muhakeme kabiliyetini geliştiren ve değer üreten nesillerimiz, milli irademizin en güçlü teminatıdır" dedi. "Gençlerimizin eserleri milli hafızamızın geleceğe taşınmasıdır" Bursa Valisi Erol Ayyıldız, 15 Temmuz ruhunun ortak bir değer olarak kuşaktan kuşağa aktarılması gerektiğini dile getirdi. Ayyıldız, gençlerin ortaya koyduğu duygu ve düşüncelerin önemine vurguda bulunarak, "15 Temmuz, aziz milletimizin bağımsızlığına ve hürriyetine canı pahasına sahip çıktığı kutlu bir direniştir. Bugün gençlerimiz yalnızca bir yarışmanın finalistleri değil; milli hafızamızı ve ortak şuurumuzu yarınlara taşıyan mimarlardır. Evlatlarımızın vatan ve bayrak sevgisiyle hazırladığı her bir eser, Türkiye Yüzyılında geleceğimizin teminatı olan güçlü Türkiye hedefimize atılmış kıymetli bir adımdır" ifadelerini kullandı. "Hürriyet ve vatan sevgisi en büyük gücümüzdür" Programda konuşan Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Osman Şahin, yarışmaların bağımsızlık ve hürriyet tutkusunu genç zihinlere nakşetmesi bakımından çok kıymetli olduğunu ifade etti. Şahin, ecdadın mirasına sahip çıkmanın önemine işaret ederek, "Gençlerimizin vatan aşkıyla ortaya koyduğu her eser bizler için ayrı bir değere sahiptir. Bayrağı ve vatanı uğruna canını feda eden kahramanlarımızın izinden giden bu pırıl pırıl nesil, bağımsızlık aşkımızın ebediyen yaşayacağının kanıtıdır" diye konuştu. "Birlik ruhunu ve insan hakları bilincini diri tutmalıyız" 15 Temmuz Derneği Genel Başkanı İsmail Hakkı Turunç, vatan ve bayrak sevgisinin nesiller boyunca diri tutulması gerektiğini belirtti. Turunç, milli şuur ve kardeşlik duygularının üzerinde durarak, "15 Temmuz gecesi aziz milletimiz canını hiçe sayarak bir destan yazdı. Bizler hem kendi vatanımızda hem de gönül coğrafyamızda barışın, adaletin ve insan haklarının savunucusu olacak bir gençlik yetiştirmek mecburiyetindeyiz. Ülke genelinden katılım gösteren gençlerimizin bu şuuru eserlerine nakşetmesi geleceğimiz adına büyük bir gurur vesilesidir" dedi. Dereceye giren öğrenciler ödüllendirildi Program; 10 farklı kategoride derece elde eden öğrencilere protokol üyeleri tarafından ödüllerinin takdim edilmesiyle devam etti. Yarışmaya katılan tüm öğrencilere, danışman öğretmenlere ve organizasyonda emeği geçen kurumlara teşekkür edilerek, geleceğin erdemli ve şuurlu nesillerini inşa etme hedefi yinelendi. Tören, hatıra fotoğrafı çekimi ile sona erdi.

Nilüfer’de Sennur Sezer’in araştırmacı ve tanık yönü ele alındı Haber

Nilüfer’de Sennur Sezer’in araştırmacı ve tanık yönü ele alındı

Nilüfer Belediyesi’nin “2026 Yılın Yazarı Sennur Sezer” etkinlikleri kapsamında düzenlenen söyleşide, araştırmacı-yazarlar Tahir Şılkan ve Güney Özkılınç, Sezer’in edebiyatçı kimliğini, araştırmacılığındaki titizliği ve toplumsal tanıklıklarını dinleyicilerle paylaştı. Nilüfer Belediyesi tarafından sürdürülen “2026 Yılın Yazarı Sennur Sezer” etkinlikleri, Türk edebiyatının ve emek mücadelesinin önemli isimlerinden Sennur Sezer’i farklı yönleriyle aktarmaya devam ediyor. Program kapsamındaki son etkinlik, Akkılıç Kütüphanesi’nde “Araştırmacı ve Tanık Olarak Sennur Sezer” başlığıyla gerçekleştirildi. Edebiyatseverlerin ilgi gösterdiği söyleşide, araştırmacı-yazarlar Tahir Şılkan ve Güney Özkılınç, konuşmacı olarak yer aldı. Etkinlikte; Sezer’in eserlerindeki titiz araştırmacı metodu, emek hareketlerindeki duruşu ve toplumsal olaylara sunduğu tanıklıklar ele alındı. BİR ARADA YAŞAMA KÜLTÜRÜNÜ TAŞIDI Söyleşide konuşan araştırmacı-yazar Tahir Şılkan; Sennur Sezer’in İstanbul’u, Türkiye’yi ve insanlık tarihini çok iyi bilen geniş birikimine dikkat çekti. Sezer’in işçi sınıfıyla kurduğu bağa değinen Şılkan, “Sennur Sezer, grevdeki işçileri defalarca ziyaret eden, onların sorunlarını ve yaşamlarını kendi dillerinden aktaran büyük bir toplumsal aktivistti. Şiirlerinde ve incelemelerinde emeğe, tarlaya, tohuma ve halkın gücüne duyduğu saygıyı her zaman merkeze koydu. Yeniden kaleme aldığı halk hikayelerinde dahi toplumlar arasında kavganın değil; barışın, dostluğun ve bir arada yaşama kültürünün öne çıkması gerektiği bilincini taşıdı” diye konuştu. KATILIMCI BİR ARAŞTIRMACIYDI Etkinliğin diğer konuşmacısı araştırmacı-yazar Güney Özkılınç ise Sennur Sezer’in olaylara dışarıdan bakan bir gözlemci değil, bizzat sürecin içinde yer alan katılımcı bir araştırmacı olduğunu vurguladı. Sennur Sezer’i Türkiye’de yaşanan her hak eyleminde ve grevde görmenin mümkün olduğunu dile getiren Özkılınç; sadece gözlemci olmadığını, bizzat yaşayan, tanık olan bir yazar olduğunu kaydetti. Sezer’in birçok konuda yazdığını da dile getiren Özkılınç, “Şiir, onun edebiyat üretiminin beşte birini oluştururken; kent araştırmalarından mutfak kültürüne, sanat eleştirmenliğinden antolojilere kadar 60’ı aşkın kitap ve 600’den fazla yazı bıraktı” dedi. Konuşmaların ardından Nilüfer Belediyesi Kütüphane ve Müzeler Müdürü Erkan Günhan, konuşmacılara teşekkür etti.

İspanya Başbakanı Sánchez’ten Kayseri’deki liseye mektup Haber

İspanya Başbakanı Sánchez’ten Kayseri’deki liseye mektup

Kayseri’nin İncesu ilçesindeki bir lise tarafından çıkarılan derginin İspanya Başbakanı Pedro Sánchez’e gönderilmesinin ardından, Sánchez’ten okula imzasını taşıyan teşekkür mektubu geldi. İncesu Mustafa Özkan Anadolu Lisesi’nde öğretmenler ve öğrenciler tarafından şiir, makale ve çeşitli edebiyat yazılarının bulunduğu Kıvılcım Dergisi’nin bir nüshası İspanya Başbakanı Pedro Sánchez’e gönderilerek kendisi okula davet edildi. Dergisi eline ulaşan Sánchez, okula kendisinin imzasını taşıyan bir teşekkür mektubu yollayarak, işlerindeki yoğunluk nedeni ile ziyaret programı gerçekleştiremediğini belirtti. Başbakan Sánchez’in incelik yaparak kendilerine bir mektup gönderdiğini söyleyen İncesu Mustafa Özkan Anadolu Lisesi Müdürü Fatih Şahin, "Okulumuz bünyesinde öğretmenlerimiz, öğrencilerimiz hep beraber ortak bir ürün olarak okul dergimizi Kıvılcım ismiyle çıkardık. Ağırlıklı olarak edebiyat dergisi diyebiliriz çünkü öğrencilerimizin yazıları, denemeleri, şiirleri, öngörüleri, hedefleri; ayrıca minik minik röportajlarımız çevresel kişilerle, çevredeki kişilerle konuşmalarımız, okulumuz hakkında bilgilerimiz hepsi mevcut. Öncelikle eğitimciler olarak bizim öncelikli görevimiz öğrencilerimizin ufkunu açmak olarak düşünüyoruz. Bu bağlamda da Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında erdemli ve yetkin öğrenciler yetiştirmek adına dergimizle farklı öğrencilerimizin ufkunu açıcı neler yapabiliriz diye düşündük ve bu bağlamda İspanya Başbakanı Pedro Sánchez’e dergimizi göndermek istedik. Posta yoluyla dergimizi ilettik, sağ olsun kendileri de dergimize ve okulumuza teşekkürlerini ve tebriklerini ileten bir mektup kaleme almışlar. Altına da imzalarını atarak bizi onore etmişler. Kendilerine buradan bu nazik ve ince davranışları için teşekkürlerimizi iletiyoruz, Türkiye’den selamlarımızı gönderiyoruz" dedi. Şahin, Başbakan Sánchez’in dergiyi çok beğendiğini yazdığını söyleyerek, "Mektubunda dergimizi incelediğini, çok beğendiğini ve ilgi ve merakla okuduğunu kendisine bu dergiyi gönderdiğimiz için teşekkür ettiğini hatta dergimizde bir de okulumuza davet etmiştik kendisini, davetimize icabet edemeyeceğini işlerinin yoğunluğunu bahsetmiş son derece samimi bir dille kaleme almış kendisine teşekkür ediyoruz. Eğitimciler olarak biz Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ni de baz alarak temel alarak öncelikle öğrencilerimize güzel hedefler çizmek durumundayız. Onlara yeni ufuklar açmak durumundayız. Birinci görevimiz bence bu olmalı. Bu bağlamda da öğrencilerimizle farklı onları geliştirecek daha ileriye taşıyacak etkinlikler yapmak istiyoruz. Diğer okullarımıza da bu tür farklı etkinlikler onların hedeflerini geleceklerini ufuklarını geliştirecek farklı hedeflerle içeren etkinlikler yapmalarını tavsiye ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Usta şair Ahmet Telli Nilüfer’de şiirleriyle anıldı Haber

Usta şair Ahmet Telli Nilüfer’de şiirleriyle anıldı

Türk edebiyatının usta kalemi Ahmet Telli, Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği programla anıldı. Şairin dizeleri ve bestelenen eserlerinin seslendirildiği buluşmada, Telli’nin Türk edebiyatına kattığı değerler bir kez daha hatırlandı. Türk edebiyatının önemli isimlerinden merhum şair Ahmet Telli için Nilüfer’de anma programı düzenlendi. Türkiye’nin tek şiir kütüphanesi olan Nilüfer Şiir Kütüphanesi’nin kuruluş ve gelişimine katkı sağlayan Telli, NİLBEL Leylek Kafe & Restoran’ın bahçesinde bir araya gelen edebiyatseverler tarafından anıldı. Programa Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin’in yanı sıra çok sayıda Bursalı kitapsever katıldı. Telli’nin yaşamı ve edebiyatı üzerine yapılan konuşmalarla başlayan etkinlikte Şairin İzinde Şiir Kulübü ile Nilüfer Kent Konseyi Gençlik Meclisi üyeleri şairin eserlerini okudu. “NİLÜFER ŞİİR KÜTÜPHANESİNİN KURULMASINDA EMEĞİ VAR” Programda konuşan Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin, “Ahmet Telli, kütüphanemizin kurulmasında ve bugünlere gelmesinde emeği bulunan çok kıymetli bir isimdi. Hem Türk şiirine bıraktığı mirasla hem de Nilüfer’in kültür sanat yolculuğuna sunduğu katkıyla her zaman aramızda yaşamaya devam edecek. Kendisini saygı ve rahmetle anıyoruz” dedi. Gecede, şairin Nilüfer Belediyesi tarafından 2025 yılında 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında düzenlenen “Sözümüz de Sesimiz de Barış için” başlıklı etkinliğe konuk olduğu son buluşma da hatırlatıldı ve o günkü konuşmaları yeniden paylaşıldı. Etkinliğin son bölümünde sahne alan Eğitim-Sen müzik grubu Grup Rengin, Ahmet Telli’nin bestelenmiş şiirlerinden oluşan bir dinleti sundu.

Nilüfer’de Ataol Behramoğlu ile şiir ve müzik dolu gece Haber

Nilüfer’de Ataol Behramoğlu ile şiir ve müzik dolu gece

Bursa Nilüfer Belediyesi’nin edebiyat dünyasının önemli isimlerini ağırladığı “Dizelerin İzinde” programı, Nazım Hikmet Kültürevi’nde gerçekleştirildi. Usta şair Ataol Behramoğlu’nun konuk olduğu etkinliğe, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Belediye Başkan Yardımcıları Okan Şahin ve Emre Karagöz ile çok sayıda sanatsever katıldı. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, sanatın birleştirici gücüne dikkat çekti. Usta şairin dizelerine kulak vermekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Şadi Özdemir, “Haluk Çetin’in müziğiyle zenginleşen bu buluşma, bizlere sanatın sadece estetik değil, aynı zamanda vicdan olduğunu bir kez daha hatırlatıyor” dedi. Başkan Şadi Özdemir’in konuşması sırasında Behramoğlu’nun “Bir Gün Mutlaka” ve “Sevginin Önünde” şiirlerinden okuduğu bölümler salondan büyük alkış aldı. BEHRAMOĞLU’NDAN HAYATA VE ŞİİRE DAİR MESAJLAR Sanatseverlerin ilgisi eşliğinde sahneye çıkan Ataol Behramoğlu da, Konstantin Simonov’un İkinci Dünya Savaşı sırasında yazdığı ünlü “Bekle Beni” şiirinin çeviri sürecinden bahsederek sözlerine başladı. Hayatta felsefe, şiirin önemini vurgulayan şair, duygu ve dildeki derinleşmenin şiirin temel şartı olduğunu belirtti. Ailesinden ve kendi hayat hikayesinden kesitler paylaşan Behramoğlu, katılımcılara, “Bir şey yapacaksınız hemen başlayın, ertelemeyin” tavsiyesinde bulundu. Usta şair, konuşması esnasında “Sonbahar Ezgisi” şiirini katılımcılar için okudu. “HAYATTAN GELEN ORGANİK ŞİİR” Söyleşinin moderatörü yazar Turgay Fişekçi ise Türk şiirinin tarihsel evrimini anlatarak Ataol Behramoğlu’nun edebiyatımızdaki yerine değindi. Behramoğlu’nun şiirini “hayattan gelen organik şiir” olarak tanımlayan Fişekçi; şairin gençlik yıllarındaki toplumsal bilincine, 12 Mart ve 11 Eylül darbesi dönemlerinde yaşadığı zorluklara, hapis ve sürgün yıllarına dikkat çekti. Fişekçi, Behramoğlu’nun hapiste kızı için yazdığı “Kızıma Mektuplar” eserini Türk şiirinin en lirik baba-çocuk şiirleri arasında göstererek, “Ataol Behramoğlu, sadece şiiriyle değil, insanlığıyla da 60-70 yıldır bu ülkenin kültür hayatının anıt kişiliklerinden biri olmuştur” ifadelerini kullandı. BEHRAMOĞLU ŞİİRLERİ SESLENDİRİLDİ Söyleşi bölümünün ardından müzik ve şiir dinletisine geçildi. Haluk Çetin’in müzikleri eşliğinde, Nilüfer Kent Tiyatrosu oyuncular Ayşe Güreşçi ve Gökhan Kum sahne alarak Ataol Behramoğlu’nun sevilen şiirlerini seslendirdi. Etkinliğin kapanışında ise izleyicileri bir sürpriz karşıladı. Ataol Behramoğlu’nun eşi Hülya Behramoğlu sahneye çıkarak, Haluk Çetin ile birlikte şairin unutulmaz şiiri “Aşk İki Kişiliktir” şiirini okudu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.