Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Sıcaklık Değişimi

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Sıcaklık Değişimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sıcaklık Değişimi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Boğaz enfeksiyonuna neden olanlar Haber

Boğaz enfeksiyonuna neden olanlar

Yaz aylarında boğaz ağrısı, yutkunma güçlüğü, boğazda yanma hissi, ses kısıklığı, ateş, halsizlik ve boyunda lenf bezlerinde şişlik gibi belirtilerle ortaya çıkan enfeksiyonlar yaşam kalitesini düşürürken, tedavisi ihmal edildiğinde daha büyük sorunlara yol açabiliyor. KBB Uzmanı Prof. Dr. Çiğdem Kalaycık, yazın boğaz enfeksiyonuna yol açan 7 önemli hatayı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. Yaz aylarında dışarıdaki yüksek sıcaklıkla klimalı ortamlar arasındaki ani sıcaklık değişimi, boğaz mukozasının kurumasına ve tahriş olmasına yol açabiliyor. Özellikle klimanın doğrudan yüz, boyun veya göğüs bölgesine üflemesi boğaz şikayetlerini artırabiliyor. Uzun süre çok soğuk ortamlarda bulunmaksa üst solunum yollarının doğal savunma mekanizmalarını olumsuz etkileyebiliyor. Bu nedenle klima sıcaklığının 22-24 derece arasında tutulması ve hava akımının doğrudan kişiye gelmemesi büyük önem taşıyor. Yeterince su içmemek Sıcak havalarda terlemeyle birlikte vücudun sıvı ihtiyacı artıyor. Yeterli su tüketilmediğinde boğaz mukozası kuruyabiliyor ve mikroplara karşı koruyucu bariyer zayıflayabiliyor. Kuruyan boğaz dokusu tahrişe daha açık hale gelirken enfeksiyon etkenlerinin yerleşmesi de kolaylaşabiliyor. Bu nedenle gün boyunca düzenli aralıklarla su içerek boğazın nemli kalması büyük önem taşıyor. Özellikle sıcak yaz günlerinde günlük sıvı ihtiyacının karşılanması, boğaz sağlığını korumanın en basit ama en etkili yollarından biri olarak öne çıkıyor. Ortak alanlarda hijyene dikkat etmemek Tatil bölgeleri, havuz kenarları, toplu taşıma araçları, alışveriş merkezleri ve kalabalık kapalı alanlar virüslerin kişiden kişiye yayılması için uygun ortam oluşturabiliyor. Ellerin sık temas ettiği yüzeylerden sonra ağız, burun veya gözlere dokunulması bulaş riskini artırabiliyor. El hijyenine özen göstermek, ortak kullanım alanlarında dikkatli davranmak ve gerekli durumlarda el dezenfektanı kullanmaksa yaz aylarında görülen enfeksiyonlara karşı önemli bir koruma sağlıyor. Aşırı soğuk içecekleri hızlı tüketmek KBB Uzmanı Prof. Dr. Kalaycık “Özellikle yaz aylarının önde gelen lezzeti dondurma toplumdaki yaygın kanının aksine tek başına boğaz enfeksiyonuna neden olmaz. Burada sorun dondurmanın aşırı ve kontrolsüz tüketimidir. Soğuk içeceklerde olduğu gibi dondurmanın da çok hızlı ve aşırı miktarda tüketilmesi, boğazın ani sıcaklık değişimine maruz kalarak boğaz dokusunda tahrişe, boğaz ağrısı ve yanma hissine neden olabiliyor. O nedenle içecekleri çok soğuk ve hızlı tüketmemek, dondurmayı da ağızda ısıtmak ve üzerine bir bardak ılık su içmek fayda sağlayacaktır” diyor. Uykusuzluk ve yoğun tempoda mola vermemek Yaz tatilinde değişen uyku düzeni bağışıklık sistemini olumsuz etkileyebiliyor. Geç saatlere kadar uyanık kalmak ve yoğun tempoda mola vermemek vücudun enfeksiyonlara karşı savunma gücünü azaltabiliyor. Yeterli uyku alınmadığında yalnızca halsizlik ve dikkat dağınıklığı değil, üst solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanma riskinde de artış görülebiliyor. Islak mayo ve terli kıyafetleri değiştirmemek Deniz veya havuz sonrası ıslak mayo ile uzun süre oturmak ya da terli kıyafetleri değiştirmeden saatler geçirmek, vücudun ani ısı değişimlerine maruz kalmasına neden olabiliyor. Bu durum üst solunum yollarında hassasiyeti artırarak bazı kişilerde boğaz ağrısı şikayetlerini tetikleyebiliyor. Bu nedenle yüzme sonrası mayo ya da bikiniyi, ayrıca terli kıyafetleri mutlaka değiştirmek gerekiyor. Sigara dumanına maruz kalmak Prof. Dr. Çiğdem Kalaycık “Özellikle yaz aylarında klima kullanılan kapalı alanlar, kalabalık sosyal ortamlar ve yetersiz havalandırma nedeniyle sigara dumanına uzun süreli maruziyet (pasif içicilik) daha yoğun hale gelebiliyor. Tütün ürünleri ve elektronik sigara, boğaz ve solunum yollarını kaplayan koruyucu mukozayı tahriş ederek enfeksiyonlara karşı doğal savunma mekanizmalarını zayıflatabiliyor. Yapılan çalışmalara göre; bu tür zararlı alışkanlıkları olanlarda ve pasif içicilerde boğaz kuruluğu, tahriş ve öksürük gibi şikayetler daha kolay tetiklenebilirken, üst solunum yolu enfeksiyonları da daha sık görülüyor” diyor.

Sapanca Gölünde Mevsimsel Alg Yoğunluğu Haber

Sapanca Gölünde Mevsimsel Alg Yoğunluğu

Geçtiğimiz günlerde Sapanca Gölü’nün yaklaşık olarak 2 metre kadar derinlerinde tespit edilen alg türü için SASKİ ekipleri hızla harekete geçmiş ve alınan numune İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi’ne gönderilmişti. Yapılan analizlerde oluşan yapının ani sıcaklık değişimi nedeniyle sığ kısımlarda her sene aynı dönemde meydana gelen alg türünün çoğalmasından kaynaklandığı tespit edildi. SAKARYA (İGFA) - Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ), Sapanca Gölü’nde dalgıçlar tarafından tespit edilen alg türü için hızla harekete geçti. Dalgıçlar eşliğinde gölden alınan numune incelenmesi için aynı gün içinde İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi ve Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Laboratuvarı’na gönderildi. Hassasiyetle yapılan değerlendirme sonucunda, oluşan yapının bir yeşil alg türü (Mougeotia, Chlorophyta) olduğu ve Sapanca Gölü’nde daha önceki yıllarda yaşanan sıcaklık değişimleri ile aralıklarla gözlemlendiği tespit edildi. Ekiplerin sürekli olarak takip ettiği su kalitesinde ise herhangi bir bozulmaya rastlanmadı. Özellikle süreç boyunca sürekli su numunesi alan ekipler, alınan numuneleri günlük olarak tüm parametreleriyle değerlendirdi. Parametre değerlerinde olumsuz bir değişime rastlanmayan Sapanca Gölü su sağlığı açısından Türkiye’nin en önemli göllerinden biri olma özelliğini koruyor. NUMUNE ALINAN TÜRÜN SU SAĞLIĞINA OLUMSUZ BİR ETKİSİ YOKTUR İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi ve Sapanca Gölü için kurulan bilim kurulunda da görevli Prof. Dr. Meriç Albay ise, “Alınan su numunelerinde yapılan mikroskop incelemesinde oluşan yapının bir filamentli yeşil alg türüne ait olduğunu gözlemledik. Özellikle mevsim değişikliği döneminde su altı sıcaklığının artmasından dolayı dar bir alanda meydana gelen oluşumun halk sağlığı için olumsuz bir etkisi yoktur. Yakından takip edilmesi gereken alg türünün yayılmasını önlemek için bölgenin rutin olarak kontrol edilmesi ve su kirliliğine neden olacak faaliyetlerin kısıtlanması gerekmektedir” dedi. Aynı zamanda son yıllarda yaşanan su seviyesindeki düşüşün bu durumun ortaya çıkmasına neden olabileceğini belirten Prof. Dr. Albay, “Bu gibi oluşumların meydana gelme nedenlerinden biri de su seviyesinin azalmasıdır. Özellikle kıyı kesimlerinde su seviyesinin düşmesi, buna karşın su sıcaklığının artması bu alg türünün artışına neden olmuş olabilir. Sapanca Gölü’nde aralıklarla gözlemlediğimiz bu yapının şuan ki miktarda su sağlığına olumsuz bir etkisi yoktur. Gölden alınan numuneler ve parametre değerleri de bu durumu desteklemektedir. Sapanca Gölü’nün ekolojik dengesini korumak için suyun kirlenmesine müsaade etmeden tasarruflu kullanıma özen göstermeliyiz” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.