Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Sevgi

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Sevgi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sevgi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Özgür Aras: "Bu, ayrılıktan sonra kendini kaybetmemek için yazılmış bir kitap” Haber

Özgür Aras: "Bu, ayrılıktan sonra kendini kaybetmemek için yazılmış bir kitap”

Ünlü isimlerin iletişim danışmanı Özgür Aras, kimi zaman yazar, kimi zaman da gece hayatına yön veren bir işletmeci olarak karşımıza çıkıyor. Bu kez gündeminde 14’üncü kitabı ‘Artık Üzülmeden Önce Düşüneceğim’ var. Özgür Aras’la yeni kitabı vesilesiyle bir araya geldik... Özgür Aras’ın 33 yıllık başarısını bana özetler misin? Senin sırrın ne? Başarımı en etkileyecek kişileri seçtim. Onlarla doğrudan ve sürekli irtibat halinde oldum. Şu an ki durumumu yarın hatta bugün değişmeyeceğini asla sanmadım. Kendimi bir pazarlamacı gibi gördüm. Yapıp söylediklerimin gelecekteki sonuçlarını hep düşündüm. Her felaket de zaferin tohumlarını ve zafere tohumlarını aradım. Yalan söylemedim. Doğruyu söyleyemiyorsam da sustum. Yalan söylemeye başladığı andan itibaren yok olanları gördüm çünkü. Kimseden sır tutmasını beklemedim. Sır diye bir şey yoktur çünkü. Duyulmasını istediğim her şeyi fısıldadım duyuldu. Duyulmasını istemediğim her şey içimde halen. Mümkün olduğunca az hata yapmaya çalıştım tek bir hatanın fark edilebileceğini düşündüm. Düşmanlar hayatın bir gerçeğidir. Ama birkaçı bile gereğinden fazladır. Öz sezilerime hep kulak verdim. Çünkü herkesin mantığı kadar doğrular. Kazandığımda da kaybettiğimde de gülümseyerek çevreme yenilmez olarak ün saldım. Verdiğim ya da verdiğim sanılan sözleri tuttum. İki numaralı adamlar her zaman ilgi alanımda oldu. Onların gücünü asla küçümsemedim. Teşekkürlerimi hep ilettim, iltifat ettim ama beni istismar etmelerine izin vermedim. İşimi kendi seviyemde biriyle rekabet ediyormuş gibi yaptım. Başarı için çok şey gereklidir ama bunların en önemlisi kendine güvendir ben kendime çok güvendim. Bu kitabı yazma fikri nasıl doğdu? Ayrılık hakkında herkes konuşuyor ama kimse onun ne anlatmak istediğini dinlemiyor. Ben bu kitabı bir ayrılık anında değil, ayrılığın sessizliğinde yazdım. “Artık Üzülmeden Önce Düşüneceğim” aslında kendime yazdığım ama herkesin kendinden bir şey bulabileceği bir mektup.” Bu bir ayrılık kitabı mı? Bu bir ayrılık kitabı değil. Bu, ayrılıktan sonra kendini kaybetmemek için yazılmış bir kitap. Ayrılık bir olaydır, ama sonrası bir süreçtir. Ben o süreci anlattım. İsmini de Sezen Aksu koymuş nasıl karar verdiniz bu isme? Ben kitapları yazarken aklıma gelen isimleri sürekli not alırım. Bu kitabın ilk adı da yayın evine gönderdiğimde ‘Sevgili Ayrılık’ tı. Kitabı yayın evine yolladığım gün bir çıktısını da Sezen Aksu’ya gönderdim. Sonrasında yayın evimle isim üzerine konuşurken birçok alternatif ortaya çıktı. Ben de fikrini almak için Sezen Hanım’a sordum. Bana ‘Artık Üzülmeden Önce Düşüneceğim’ dedi. Hepimiz o isme bayıldık. Böylece kitabın adı da ortaya çıkmış oldu. Benim için de hayat boyu unutmayacağım çok güzel bir anı kaldı. Ayrılık insanı neden bu kadar sarsıyor? Çünkü ayrılıkta sadece birini kaybetmeyiz; hayal ettiğimiz geleceği, kendimize anlattığımız hikâyeyi de kaybederiz. İnsan en çok buna yas tutar. Ayrılıkta insanın gerçek yüzü ortaya çıkar diyorsunuz, neden? Çünkü mutluyken herkes iyidir. Ayrılıkta ise insan ya incitir ya olgunlaşır. O an verdiğimiz tepkiler, kim olduğumuzu gösterir. Çivi çiviyi söker mi? Bazen söker ama izi kalır. Yeni bir ilişkiyle eski bir acıyı kapatmaya çalışmak, iyileşmek değil, ertelemektir. Affetmek neden bu kadar zor? Başkalarını affederken güçlü hissederiz, kendimizi affederken ise suçluluğumuzla yüzleşiriz. Bu yüzden kendimizi affetmek en büyük cesarettir. Acıya tutunmak diye bir şey gerçekten var mı? Evet. Bazı insanlar acıyla var olur. Onu bırakırlarsa boşlukta kalacaklarını sanırlar. Oysa acı kimlik değildir, sadece bir duraktır. Aşka yeniden inanmak mümkün mü? Aşka değil, önce kendine inanmak gerekir. Kendine güvenen insan aşktan korkmaz. Her veda gerçekten yeni bir başlangıç mı? Evet ama aynı yerden başlamazsın. Bir şeyler eksik, bir şeyler daha bilge olur. O yüzden her başlangıç farklıdır. Bu kitabı kimler okumalı? Ayrılık yaşayanlar değil. Ayrılıktan sonra kendini kaybetmek istemeyenler. Tek bir cümleyle “Artık Üzülmeden Önce Düşüneceğim” ne anlatıyor? Ayrılık bir son değil, insanın kendine söylediği en dürüst cümledir. Bu kitap kişisel bir ayrılığın ürünü mü? Bu kitap tek bir ayrılığın değil, ayrılığın insanlarda bıraktığı ortak izlerin ürünü. Kendi hikayelerimde çokça izler var ama kitap bireysel bir hikâye anlatmıyor, evrensel bir duyguyu konuşuyor. Kendini ilişki uzmanı gibi mi konumlandırıyorsun? Ben uzmanlık iddiasında değilim. Ben bir şey öğretmiyorum, eşlik ediyorum. Bu kitap ‘böyle yap’ diyen bir kitap değil, ‘yalnız değilsin’ diyen bir kitap. Piyasada çok fazla ilişki kitabı yok mu? Ama çoğu ilişkiyi anlatıyor, ayrılığı değil. Ayrılığı anlatanların çoğu da ya romantize ediyor ya da yargılıyor. Ben ayrılığın içinden geçmeyi sakin bir dille anlatmak istedim. Ayrılığı bu kadar normalleştirmek, insanları vazgeçmeye teşvik etmez mi? Ayrılığı normalleştirmek vazgeçmeyi değil, gerçeği kabul etmeyi sağlar. İnsan gerçeği kabul etmeden sağlıklı kalamaz. Bu kitap insanları daha duygusal, daha kırılgan yapmaz mı? Duygusal olmak zayıflık değil. Duygularını bastıran insanlar kırılgan olur. Bu kitap bastırmayı değil, fark etmeyi öneriyor. Mutlu ilişkiler yaşayanlar için bu kitap fazla karamsar değil mi? Çünkü bu kitap ayrılığı övmüyor. Ayrılık ihtimaline rağmen insanın kendisiyle bağını korumasını anlatıyor. Bu kitap ayrılığı teşvik ediyor mu? Bu kitap ayrılığı değil, ayrılıktan sonra kendini kaybetmemeyi teşvik ediyor. Aşk acısından para kazanmak etik mi? İnsanlar acıyı zaten yaşıyor. Ben o acıyı sömürmüyorum; onunla baş edebilmeleri için bir dil sunuyorum. Bu kitabı yazmak senin için bir terapi miydi? Terapi kişisel bir süreçtir. Bu kitap, insanların yaşadığı ortak duygulara ayna tutma çabası. Okur bu kitaptan neyle çıkmalı? Kendini suçlamadan, kendine daha şefkatli bakarak ve acele etmeden devam edebileceğini hissederek. Tek bir cümleyle bu kitabın derdi ne? Ayrılık bitince hayat bitmez, insan kendini yeniden kurar. Daha önce Mutlu Aşk da var, Aşk Ayrılıktan da Acı diye kitaplar yazdın şimdi Artık Üzülmeden Önce Düşüneceğim diyorsun Ben aşkı tek bir yerden anlatmadım hiçbir zaman. Aşk bazen mutluluk, bazen acı, bazen de ayrılıktır. Hayat nasılsa, aşk da öyle. “Artık Üzülmeden Önce Düşüneceğim” aşkı inkâr etmiyor; aşkın bittiği yerde insanın kendisiyle ne yaptığına bakıyor. Sen aşka inanmıyorum demişsin bir röportajında sevgiye inandığını söylemişsin? Aşka inanmıyorum derken şunu kastediyorum: Aşk çok güçlü bir duygu ama geçici. Ben sevginin gücüne inanıyorum; çünkü sevgi emek ister sabır ister kalır. “Artık Üzülmeden Önce Düşüneceğim” da tam bunu anlatıyorum. Aşk bittiğinde her şey bitmiyor; sevgi varsa insan kendine şefkatle bakmayı öğreniyor, yoksa da ayrılık öğretmen oluyor. Aşk insanı yakar, sevgi insanı tutar. Bu kitapta aşkın geçip gittiği yerde, sevginin insana kendisiyle nasıl kalmayı öğrettiğini anlatıyorum. İletişim danışmanlığı, açtığın mekânlar, kitapların… Farklı alanlarda farklı kariyerler. En çok hangisinin içindeyken kendini daha çok ‘Özgür’ hissediyorsun? Yazarken mi, yeni bir mekânında dans ederken mi… Aslında hepsi benim. Kendimden bir parça koymadığım, enerjimi katmadığım hiçbir işin başarılı olacağına inanmıyorum. Bir mekan açarken de, kitap yazarken de, iletişim danışmanlığı yaparken de aynı Özgür var. Ben önce yaptığım işi sevmeli, eğlenmeli ve benimsemeliyim ki o duygu insanlara da geçsin. Yazarken de, mekanımda dans ederken de kendimi farklı hissetmiyorum; çünkü hepsi benim üretimimin ve karakterimin farklı yansımaları. Peki 15. kitap gelir mi ne dersin? Kesinlikle gelir. Okuyucuyla buluşmanın ve onlardan gelen yorumları okumanın ne kadar özel bir duygu olduğunu hissettim ben. Yazmak benim için tamamen duygularla beslenen bir süreç. Bazen birinden hoşlanmam, bazen içimde uçuşan kelebekler üretimimi inanılmaz hızlandırır. O zaman kelimeler sayfalara kendiliğinden dökülür. Ben daha uzun yıllar hem yazmaya hem de aşık olmaya devam edeceğim. Bu yüzden yeni kitaplar da hayatımda olmaya devam edecek.

Erdemli İnsan Olma Yolunda Akran Dostluğu Projesi Yıl Sonu Galası Gerçekleştirildi Haber

Erdemli İnsan Olma Yolunda Akran Dostluğu Projesi Yıl Sonu Galası Gerçekleştirildi

Türkiye Yüzyılı'nın Erdemli Nesilleri Programda konuşan Bursa Vali Yardımcısı Kadir Sertel Otcu, ilhamını Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin ortaya koyduğu yetkin ve erdemli insan anlayışından alan projenin önemine vurgu yaptı. Akran zorbalığının panzehirinin sevgi, dostluk ve dayanışma olduğunu belirten Otcu, “Hayat, bir dostun elini tutmaktır, bir çocuğun gülüşünde dünyayı unutmaktır. Sevgiyle kurulan bir dünyayı hep beraber yan yana büyütmektir. Sevginin çoğaldığı, dostluğun güçlendiği ve erdemin hayat bulduğu bir gelecek ümidiyle projemizin hayırlara vesile olmasını diliyorum.” ifadelerini kullandı. İl Millî Eğitim Müdürümüz Gürhan Çokgezer, bir milletin geleceğinin çocukların kuracağı güçlü kardeşlik bağlarında şekillendiğini belirterek projenin Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin hedefleriyle örtüştüğünü ifade etti. Çokgezer, “Bu projeyle yalnızca riskleri azaltmayı değil, okullarımızdaki güven iklimini güçlendirmeyi hedefledik. Kurduğunuz her dostluk, gösterdiğiniz her empati ve yaptığınız her iyilik; hem okul iklimine hem de toplumun geleceğine ışık tutacaktır. Türkiye Yüzyılı’nı inşa edecek olan; kalbiyle düşünebilen, vicdanıyla karar verebilen ve insanı merkeze alan nesiller sizlersiniz.” dedi. Eğitim Müfettişleri Başkanı Yavuz Bayar ise projenin yalnızca akran zorbalığını önlemeye yönelik bir çalışma olmadığını, aynı zamanda bütüncül bir eğitim anlayışını temsil ettiğini belirtti. Sahada yürütülen rehberlik, izleme ve akreditasyon süreçlerinin önemine dikkat çeken Bayar, “Başvuruda bulunan 170 okulumuzdan değerlendirmesi tamamlananların 84’ü Akran Dostu Okul Akreditasyonu almaya hak kazandı. Sanatın diliyle akran dostluğunu anlatan öğrencilerimizin başarılarını kutlarken, okullarımızda güven, saygı ve dayanışma kültürünü güçlendiren tüm eğitim ailemize teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı. 107 Kısa Film Arasından Dereceye Giren Eserler Ödüllendirildi Programda proje sürecine ilişkin sunumlar gerçekleştirilirken, akreditasyon kriterlerini başarıyla tamamlayan okullara belgeleri takdim edildi. Akran dostluğu, empati, dayanışma ve akran zorbalığıyla mücadele temalarıyla düzenlenen Liseler Arası Kısa Film Yarışması'nın sonuçları da gala programında açıklandı. Bursa'nın tüm ilçelerinden yoğun katılımın sağlandığı yarışmaya toplam 107 kısa film başvurusu yapıldı. Öğrencilerin hazırladığı eserler jüri tarafından büyük beğeni toplarken, değerlendirme sonucunda Dayı Karacabey Anadolu Lisesi “Zelil” filmiyle birinci, İnegöl Borsa İstanbul Osmangazi Anadolu İmam Hatip Lisesi “Birleşsin Ellerimiz” filmiyle ikinci, Yıldırım Borsa İstanbul Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi “Işığın Yokluğunda” filmiyle üçüncü oldu. Mansiyon ödülüne ise “Köy Evindeki Yabancı” filmiyle Nizam Karasu Anadolu İmam Hatip Lisesi layık görüldü. Güçlü Okul İklimi ve Güvenli Gelecek Proje kapsamında gerçekleştirilen eğitimler, okul uygulamaları, akran destek çalışmaları ve farkındalık faaliyetleri sayesinde öğrenciler arasında empati, dayanışma ve aidiyet duygularının güçlenmesine önemli katkılar sağlandı. Sosyal-duygusal gelişimi destekleyen, değer temelli eğitimi merkeze alan ve okul iklimini güçlendiren projenin önümüzdeki eğitim öğretim yıllarında da geliştirilerek sürdürülmesi hedefleniyor. Program, akreditasyon belgesi almaya hak kazanan okullara sertifikalarının verilmesi ve günün anısına çekilen toplu fotoğrafın ardından sona erdi. Erdemli İnsan Olma Yolunda Akran Dostluğu Projesi Yıl Sonu Galası Gerçekleştirildi Bursa İl Millî Eğitim Müdürlüğü Eğitim Müfettişleri Başkanlığı koordinesinde yürütülen “Erdemli İnsan Olma Yolunda Akran Dostluğu Projesi” kapsamında yıl boyunca gerçekleştirilen çalışmalar, düzenlenen yıl sonu gala programıyla değerlendirildi. Programa Bursa Vali Yardımcısı Kadir Sertel Otcu, İl Millî Eğitim Müdürümüz Gürhan Çokgezer, Eğitim Müfettişleri Başkanı Yavuz Bayar, il ve ilçe millî eğitim yöneticileri, eğitim müfettişleri, okul yöneticileri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Türkiye Yüzyılı'nın Erdemli Nesilleri Programda konuşan Bursa Vali Yardımcısı Kadir Sertel Otcu, ilhamını Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin ortaya koyduğu yetkin ve erdemli insan anlayışından alan projenin önemine vurgu yaptı. Akran zorbalığının panzehirinin sevgi, dostluk ve dayanışma olduğunu belirten Otcu, “Hayat, bir dostun elini tutmaktır, bir çocuğun gülüşünde dünyayı unutmaktır. Sevgiyle kurulan bir dünyayı hep beraber yan yana büyütmektir. Sevginin çoğaldığı, dostluğun güçlendiği ve erdemin hayat bulduğu bir gelecek ümidiyle projemizin hayırlara vesile olmasını diliyorum.” ifadelerini kullandı. İl Millî Eğitim Müdürümüz Gürhan Çokgezer, bir milletin geleceğinin çocukların kuracağı güçlü kardeşlik bağlarında şekillendiğini belirterek projenin Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin hedefleriyle örtüştüğünü ifade etti. Çokgezer, “Bu projeyle yalnızca riskleri azaltmayı değil, okullarımızdaki güven iklimini güçlendirmeyi hedefledik. Kurduğunuz her dostluk, gösterdiğiniz her empati ve yaptığınız her iyilik; hem okul iklimine hem de toplumun geleceğine ışık tutacaktır. Türkiye Yüzyılı’nı inşa edecek olan; kalbiyle düşünebilen, vicdanıyla karar verebilen ve insanı merkeze alan nesiller sizlersiniz.” dedi. Eğitim Müfettişleri Başkanı Yavuz Bayar ise projenin yalnızca akran zorbalığını önlemeye yönelik bir çalışma olmadığını, aynı zamanda bütüncül bir eğitim anlayışını temsil ettiğini belirtti. Sahada yürütülen rehberlik, izleme ve akreditasyon süreçlerinin önemine dikkat çeken Bayar, “Başvuruda bulunan 170 okulumuzdan değerlendirmesi tamamlananların 84’ü Akran Dostu Okul Akreditasyonu almaya hak kazandı. Sanatın diliyle akran dostluğunu anlatan öğrencilerimizin başarılarını kutlarken, okullarımızda güven, saygı ve dayanışma kültürünü güçlendiren tüm eğitim ailemize teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı. 107 Kısa Film Arasından Dereceye Giren Eserler Ödüllendirildi Programda proje sürecine ilişkin sunumlar gerçekleştirilirken, akreditasyon kriterlerini başarıyla tamamlayan okullara belgeleri takdim edildi. Akran dostluğu, empati, dayanışma ve akran zorbalığıyla mücadele temalarıyla düzenlenen Liseler Arası Kısa Film Yarışması'nın sonuçları da gala programında açıklandı. Bursa'nın tüm ilçelerinden yoğun katılımın sağlandığı yarışmaya toplam 107 kısa film başvurusu yapıldı. Öğrencilerin hazırladığı eserler jüri tarafından büyük beğeni toplarken, değerlendirme sonucunda Dayı Karacabey Anadolu Lisesi “Zelil” filmiyle birinci, İnegöl Borsa İstanbul Osmangazi Anadolu İmam Hatip Lisesi “Birleşsin Ellerimiz” filmiyle ikinci, Yıldırım Borsa İstanbul Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi “Işığın Yokluğunda” filmiyle üçüncü oldu. Mansiyon ödülüne ise “Köy Evindeki Yabancı” filmiyle Nizam Karasu Anadolu İmam Hatip Lisesi layık görüldü. Güçlü Okul İklimi ve Güvenli Gelecek Proje kapsamında gerçekleştirilen eğitimler, okul uygulamaları, akran destek çalışmaları ve farkındalık faaliyetleri sayesinde öğrenciler arasında empati, dayanışma ve aidiyet duygularının güçlenmesine önemli katkılar sağlandı. Sosyal-duygusal gelişimi destekleyen, değer temelli eğitimi merkeze alan ve okul iklimini güçlendiren projenin önümüzdeki eğitim öğretim yıllarında da geliştirilerek sürdürülmesi hedefleniyor. Program, akreditasyon belgesi almaya hak kazanan okullara sertifikalarının verilmesi ve günün anısına çekilen toplu fotoğrafın ardından sona erdi.

Osmangazi’de “İyileştiren Kalpler” çocukların yüreğine dokundu Haber

Osmangazi’de “İyileştiren Kalpler” çocukların yüreğine dokundu

Osmangazi Belediyesi, Kütüphaneler Haftası etkinlikleri kapsamında çocukların duygusal gelişimine katkı sunan anlamlı bir etkinliğe imza attı. Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi Kütüphanesi’nde gerçekleştirilen “İyileştiren Kalpler Atölyesi”, çocukların yoğun ilgisiyle karşılandı. Uzman Klinik Psikolog Zeliha Yüksel eğitmenliğinde düzenlenen atölyede, çocukların duygularını tanıması, ifade etmesi ve duygusal farkındalık geliştirmesi üzerine önemli paylaşımlar yapıldı. Etkileşimli etkinlik boyunca çocuklarla birebir iletişim kuran Yüksel, özellikle kalplerde oluşan duygusal boşlukların sevgi, paylaşım ve olumlu deneyimlerle doldurulabileceğine dikkat çekti. Atölye kapsamında hikayeler okunarak çocukların empati kurma becerileri desteklenirken; sevgi, paylaşım, kitap okuma ve sosyal aktivitelerin iyileştirici gücü vurgulandı. Atölye hakkında değerlendirmelerde bulunan Uzman Klinik Psikolog Zeliha Yüksel, gerçekleştirilen çalışmanın çocukların iç dünyasına dokunan önemli bir adım olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bugün burada Kütüphaneler Haftası kapsamında çocuklarımızla ‘İyileştiren Kalpler Atölyesi’ni gerçekleştirdik. Çocuklarımızla duygularımızı paylaşmanın, ifade etmenin ve bu duyguların farkında olmanın öneminden bahsettik. Hikayeler okuduk, kalbimizde bir boşluk oluştuğunda ya da bizi zorlayan duygular yaşadığımızda bunları nasıl iyileştirebileceğimizi konuştuk. Sevgi noktalarımızı büyütmek için neler yapabileceğimizi birlikte değerlendirdik. Oldukça güzel, etkileşimli bir atölye oldu. Bu anlamlı etkinlik için Osmangazi Belediye Başkanımız Erkan Aydın’a ve emeği geçenlere teşekkürlerimi sunuyorum.” Etkinliğe katılan çocuklar ise atölyeden duydukları memnuniyeti kendi ifadeleriyle dile getirdi. Çocuklar, etkinliğin kendileri için oldukça heyecan verici olduğunu söyleyerek, kalplerde boşluğun sevgi ile doldurulabileceğini, bunun da yolunun paylaşmaktan, sevgiden, sevdikleri şeyleri yapmaktan geçtiğini belirtti.

Osmangazi’den çocukların zihinsel gelişimine güçlü destek Haber

Osmangazi’den çocukların zihinsel gelişimine güçlü destek

Erken yaşta sorgulayan, düşünen ve değerler üzerine fikir üreten bireyler yetiştirilmesine büyük önem veren Osmangazi Belediyesi, bu doğrultuda hayata geçirdiği etkinliklerle çocukların zihinsel dünyasına yeni kapılar aralıyor. Bu kapsamda düzenlenen ‘Çocuklar İçin Felsefe Atölyesi’, Şadırvanlı Han Eğitim Akademisi’nde yoğun katılımla gerçekleştirildi. Osmangazi Belediyesi’nin, Aktif Felsefe Derneği iş birliğiyle hayata geçirdiği etkinlikte, çocuklar eğlenerek öğrenme fırsatı buldu. Aktif Felsefe Derneği eğitmenleri Ebru Şahin, Gönül Kutlu ve Emine Şafak tarafından düzenlenen atölye çalışmasında, dünya edebiyatının önemli eserlerinden ‘Küçük Prens’ üzerinden çocuklarla interaktif çalışmalar yapıldı. Atölye boyunca çocukların; dostluk, sevgi ve arkadaşlık gibi temel erdemler üzerine düşünmeleri, fikirlerini ifade etmeleri, bu değerleri deneyimlemeleri sağlandı. Atölye çalışmasına ilişkin bilgiler veren eğitmen Ebru Şahin, “Çocuklarla felsefe üzerine çalışmalar yaptık. Eserimiz Küçük Prens’ti. Küçük Prens ile hedefimiz aslında çocukların genel itibarıyla erdemler üzerine düşünmelerini ve konuşmalarını sağlamaktı. Dostluk gibi, sevgi gibi, arkadaşlık gibi erdemler üzerinden çocuklarla oyunsu bir süreç geçirerek, bunu deneyimlemesini sağladık. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a öncelikli olarak hem çocuklara yer açtığı için, hem felsefeye önem verdiği için çok teşekkürlerimizi iletiyoruz” ifadelerini kullandı. Atölye boyunca doyasıya eğlenen çocuklar, aynı zamanda düşünsel bir yolculuğa çıkarak üretken ve yaratıcı yanlarını geliştirme imkanı buldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.