Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Sergi

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Sergi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sergi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Basın mirasının ilk adımları BUÜ’de sergileniyor Haber

Basın mirasının ilk adımları BUÜ’de sergileniyor

Etkinliğin açılış törenine BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftci, Genel Sekreter Mehmet Aydemir, üniversite personeli ve öğrenciler katılım sağladı. Bursa’nın fethinin 700. yılı anısına düzenlenen sergi, Osmanlı’nın son döneminden Cumhuriyet’in ilanına kadar uzanan geniş bir yayın yelpazesini kapsıyor. Üniversitenin yaşayan hafızası BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Prof. Dr. Mustafa Kara’nın üniversitenin ve Bursa’nın kültürel kimliğinde çok kritik bir pay sahibi olduğunu belirtti. Mustafa Kara’nın akademik kimliğinin ötesinde, şehre ve ülkeye değer katan bir "abi" figürü olduğunu ifade eden Yılmaz, hocanın sadece eserleriyle değil, bizzat yaparak ve yaşayarak yol gösterdiğini vurguladı. Sergilenen materyallerin, üniversitenin kültürel hafızasını diri tuttuğunu söyleyen Rektör Yılmaz, Mustafa Kara’nın fotoğrafçılıktan koleksiyonerliğe kadar uzanan sanat ve kültür merakının tüm akademiye örnek teşkil ettiğini dile getirdi. Kurum adına teşekkürlerini sunan Yılmaz, bu değerli arşivin öğrencilerle buluşmasının tarih bilinci açısından büyük bir kazanç olduğunu kaydetti. "Kendi müzeniz için bugün besmeleyi çekin" Serginin küratörlüğünü de üstlenen Prof. Dr. Mustafa Kara ise açılışta yaptığı konuşmada özellikle 1886 ile 1928 yılları arasındaki döneme odaklandıklarını belirtti. Arşivindeki binlerce eser arasından seçtiği 40 adet "birinci sayı" dergiyi öğrencilerle buluşturan Kara, bu seçkinin deryada bir katre olduğunu ifade etti. 1908 sonrası yaşanan yayın furyasının kültürel zenginliğini vurgulayan Kara, gençlere koleksiyonculuk ruhunu aşılamayı hedeflediğini dile getirdi. "30 yıl sonra açacağınız müzeniz için bugün besmeleyi çekin" diyen usta hoca, biriktirmenin bir "aşk" işi olduğunu ve bu mirasın gelecek nesillere aktarılmasının önemini anlattı. Ayrıca, koleksiyonculuğa adım atmak isteyen gençlere kendi kütüphanesinden onar adet dergi hediye etme sözü vererek onlara somut bir destek sundu. Prof. Dr. Mustafa Kara’nın sergisi 13 Nisan akşamına kadar ziyaretçilere açık olacak.

Bursa’da 700. yıla özel hat sergisine yoğun ilgi Haber

Bursa’da 700. yıla özel hat sergisine yoğun ilgi

Bab-ı Nun Derneği üyeleri tarafından hazırlanan serginin açılışına çok sayıda davetli ve sanatsever katıldı. Tayyare Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen serginin açılışı, protokol üyeleri ve sanatçıların katılımıyla yapılan kurdele kesimiyle başladı. Açılış programına Uludağ Üniversitesi Tasavvuf bölümü hocalarından Prof. Dr. Mustafa Karahoca da katıldı. Açılışın ardından davetliler sergiyi gezerek, eserler hakkında bilgi aldı. Sergide Bursa’daki 7 koleksiyonerin uhdesinde bulunan ve tarihe mal olmuş 55 üstadın eseri ilk kez gün yüzüne çıkarıldı. Osmanlı saray hattatlarından halk arasında ün kazanmış sanatkârlara kadar geniş bir yelpazeyi kapsayan eserler, ziyaretçilerden büyük beğeni topladı. Sergide İsmail Zühtü, Mustafa Rakım Efendi, Mahmud Celaleddin, Ali Sırrı Efendi, Şefik Bursalı, Mustafa Bekir Pekten, Cemil Bilgiç ve Hasan Çelebi gibi önemli isimlerin eserleri yer alıyor. Bursalı koleksiyonerler İrfan Altıkardeş, Mahmut Şahin, İhsan Çağlar, İbrahim Ethem Gören, Fatih Yurttakal, Behtinaz Kükrek ve Ali Özden’e ait eserler de sergide sanatseverlerle buluştu. Öte yandan, aynı tarihlerde merkezin Sami Güner Galerisi bölümünde son 30 yılda Bursa’da yetişmiş ve icazet almış 25 hattatın 60 eseri de ziyaretçilerin ilgisine sunuluyor. Günümüz sanatçılarının eserlerinin yer aldığı bölümde, isteyen sanatseverler eserleri satın alabiliyor ya da sipariş verebiliyor. Serginin organizatörü hattat Mahmut Şahin, iki yıl süren yoğun bir çalışmanın ardından serginin hayata geçirildiğini belirterek, emeği geçen herkese teşekkür etti. Programda konuşan Prof. Dr. Mustafa Karahoca ise hat sanatının korunmasının önemine dikkat çekerek, "Mirası muhafaza etmemiz gerekiyor. Buna inanmak; fakat bunu alıp usulünce saklamamız, korumamız ve muhafaza etmemiz gerekiyor. 500 yıl sonra ister Bursa’da, ister Bosna’da, ister Bağdat’ta olsun, o hat sergilenecek inşallah. Ancak bu bizim göstereceğimiz ilgiyle mümkün olacak. Kendiliğinden oluşacak bir şey değil; bizim sahiplenmemizle yakından ilgilidir. Bu nedenle burada yaşayan dostlarımızın da emekleri ve hakları sergilenecektir. Verilen bilgiye göre Mahmut Bey, gerçekten Bursa için bir şanstır. Allah ondan razı olsun. İnsanlar yetiştirdi, bir nesil yetiştiriyor. İnşallah bundan sonraki mescidilerle birlikte bu güzellikler tarihe intikal edecek ve bu atar damar usulüne uygun bir şekilde yaşamaya, hayat vermeye devam edecektir" dedi. Ücretsiz olarak ziyaret edilebilen sergi, 12 Nisan’a kadar 10.00 ile 18.00 saatleri arasında Tayyare Kültür Merkezi’nde sanatseverleri ağırlamaya devam edecek.

Büyük Türk Mimarı Mimar Sinan Vefatının 438. Yılında Anılıyor Haber

Büyük Türk Mimarı Mimar Sinan Vefatının 438. Yılında Anılıyor

Konuya ilişkin Mimarlar Odası Bursa Şubesi’nde basın toplantısı düzenleyen Mimarlar Odası Bursa Şubesi Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek, Mimar Sinan’ı vefatının 438. yılında saygıyla andıklarını belirterek, Sinan’ın eşsiz yapıtlarıyla dünya mimarlığına esin kaynağı olduğunu vurguladı. Sinan’ın görkemli yapılarının dönemin sanat ve mimarlık anlayışının ulaştığı doruk noktasını oluşturduğunu ifade eden Şimşek, “Mimar Sinan’ın görkemli anıt yapıları, başta İstanbul ve Edirne olmak üzere her bir kentin siluetini güçlendiren imgeleriyle döneminin sanat ve mimarlık anlayışının ulaştığı doruk noktasını ortaya koymaktadır. Osmanlı Devleti’nin Balkanlar’dan yakın doğu coğrafyasına ulaşan farklı bölgelerinden getirilen yapı malzemeleri ile ayağa kaldırılan bu yapıtlar, aynı zamanda döneminin ekonomik ve yönetsel gücünü de ifade etmektedir” şeklinde konuştu. Yüksek sanatın şaheserleri “Koca Sinan’ın her bir mimarlık ürünü ayrı ayrı gezildiğinde, incelendiğinde bütün bu görkemin ve yüksek sanatın yanında hiç şaşmaz bir insan ölçeği de kendini duyumsatır” diyen Şimşek, sözlerinin devamında şunları söyledi: “Bir büyük kubbenin yarım kubbe ve küçük kubbelerle zemine akışı, revak dizilerinin avlu ve yapı arasında açıktan kapalıya mekân geçişkenliğini sağlaması yalnızca görsel bir etki oluşturmaz, çok zengin bir mekân deneyimini de kullanıcısına sunar. Sinan mimarlığının belki de en önemli özelliği, her bir yapısının ‘o’ yere özgü tasarlanmış olması ve ‘biriciklik’ değeri taşımasıdır. Hiçbir yapıtı bir diğerinin kopyası değildir ve bulunduğu mahalleye de kente de bir imge değeri oluşturur. Bu özgün mimarlık aynı zamanda döneminde yaşanabilir, kimlikli ve nitelikli mekânları tanımlamıştır” diye konuştu. Sinan’ın eserleri Dünya Mirası Listesi’nde Mimar Sinan’ın mimarlılığının çağdaş dünya tarafından da takdirle karşılandığına işaret eden Şimşek, “Koca Sinan’ın eserleri ‘üstün evrensel değeri’nin ortaya konularak UNESCO tarafından Dünya Mirası Listesi’ne taşınmaktadır. Süleymaniye ve Selimiye külliyeri ‘insanın yaratıcı dehasının başyapıtları’ tanımlamasıyla bu listede yer almaktadır” dedi. Cumhuriyet devrimi ile kurulan genç Türkiye’nin kültür varlıklarının korunmasının da bir gereklilik olarak görüldüğünü ve Mustafa Kemal Atatürk’ün 1931’de Konya’dan yazdığı telgrafında eski eserlerin bir an önce onarımını istemesinin, bu yaklaşımı ortaya koyduğunu dile getiren Şimşek, Mimar Ali Saim Ülgen’in yine Gazi’nin isteği ile tüm Türkiye’deki Mimar Sinan’ın yapılarını belgelemesinin, genç Cumhuriyet’in kendi kültüründen yoğrulan çağdaşlaşma çabasını gösterdiğine işaret etti. Kente değer katan mimarlık Mimar Sinan’ın yapıtlarının öznesinin insan ve sanat olduğunu değinen Mimarlar Odası Bursa Şubesi Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek, “Koca Sinan bizlere; özgün kültür geliştiren, kente değer katan bir mimarlığı öğretmektedir. Cumhuriyet’in kurucu ideası, kültürün modernite ile buluştuğu, geçmişiyle barışık, bilimi esas alan, çağdaş ve özgür yaşamı göstermektedir. Türkiye’nin yapı taşlarını oluşturan bütün bu büyük birikime karşın on yıllardır bilimi yok sayan rant odaklı politikalar nedeniyle plansız programsız büyütülen kentlerimizde, bir aidiyet duygusu oluşturmayan kimliksiz yapılarla donatılmış geniş yerleşim alanlarında toplum, yerel kültüre yabancılaşmış tek düze bir yaşam pratiğine zorlanmaktadır. Çok acı bir biçimde yaşadığımız 6 Şubat Kahramanmaraş ve 20 Şubat Hatay-Samandağ depremleri güneydoğu coğrafyamızı yerle bir ederken, ülkenin farklı yerlerinde yaşanan büyük yangınlar, seller, maden kazaları gibi her türlü doğal ya da insan kaynaklı afetler, yapılı ve doğal çevreyi yok etmekte, büyük can kayıplarına neden olmaktadır” dedi. “İmar politikalarında ‘mimarlık’ yok sayılıyor” Afetler sonrası plansız programsız yükselen yeni yapılaşmaların rantla sarmalanmış plansızlık zihniyetinin devam ettiğini ortaya koyduğunu vurgulayan Şimşek, afetlerin bahane edilerek çıkartılan yeni yasal düzenlemelerde, mimarlık hizmetlerinin tanımlanmasında ‘mimar’ın ve ‘mimarlık’ın yok sayıldığı imar politikalarından şikayetçi oldu. Kentlerin insan onuruna yaraşır yaşanabilir yerleşimler olabilmesi için mesleki mücadelelerinden vazgeçmeyeceklerini belirten Şimşek, “Mimarın ve mimarlığın yaratıcı süreç ve uygulama sırasında karşılaştığı yıpratıcı ve dönüştürücü ortamda; tüm zorlu koşullara karşın Mimar Sinan’ın mimarlığının öncüllerinden ardıllarına her bir kültür varlığımızın anlamının, değerinin bilincinde olarak; tarihi yerleşimlerimizden çağdaş yaşam alanlarımıza tüm Türkiye’de kentlerimizin özgün kimliğini sürdüren, sağlıklı ve güvenli yapılı çevrelere dönüşmesi; insan onuruna yaraşır yaşanabilir yerleşimler olabilmesi için mesleki mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Mimar Sinan’ı kültürümüze ve uygarlık tarihine yapmış olduğu katkıları nedeniyle saygıyla anarken, O’nun insanı önceleyen mimarlığının izinde olarak, TMMOB Mimarlar Odası Bursa Şubesi bilimi önceleyen, kamu yararını gözeten insan odaklı tutumunu kararlılıkla sürdürecektir” ifadelerinde bulundu. Mimar Sinan’ı anma etkinlikleri Mimarlar Odası Bursa Şubesi olarak, Mimar Sinan’ı anmak ve onun mimarlık anlayışını farklı yönleriyle ele almak amacıyla ‘Mimar Sinan Haftası’ kapsamında bir dizi etkinlik planladıklarını vurgulayan Şimşek, bu kapsamda; küratörlüğünü Prof. Dr. Aygül Ağır’ın yaptığı ve Doç Dr. Nicola Parisi’nin tablo ve çizimlerinden oluşan “Sinan - Osmanlı Kubbeli Mekânında Tasarım ve Yapım” başlıklı sergi açılışı ve kokteyli, BBB Kent Tarihi ve Tanıtımı Dairesi Başkanı Güney Özkılınç tarafından gerçekleştirilecek “Bursa’nın Kültürel Mirası” ile Prof. Dr. Oğuz Ceylan tarafından gerçekleştirilecek “Tarihi Çevrede Yapılaşma Olanakları” konulu söyleşiler ile BUÜ ve İTÜ mimarlık bölümleri iş birliğinde düzenlenen ve yürütücülüğü Dr. Saliha Tupal Yeke tarafından gerçekleştirilecek olan “Doç. Dr. Aras Neftçi ile İstanbul’ da Mimar Sinan’ ı Keşfediyoruz” teknik gezisi planlandıklarını, etkinliklere tüm meslektaşlarını ile ilgilileri davet ettiklerini de sözlerine ekledi. Mimar Sinan’ın Bursa’da eseri yok Mimar Sinan’ın eserleriyle dünya mimarlığına ilham kaynağı oluşturduğunu vurgulayan Mimarlar Odası Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Sekreteri Aytül Küçüközdemir Aydın ise Osmanlı’nın kuruluş dönemi eserlerinin bulunduğu Bursa’da Sinan’ın herhangi bir eserinin bulunduğuna yönelik bir bulguya ulaşılamadığını vurguladı. Ortadoğu Üniversitesi’nden (ODTÜ) bir heyetin yakın geçmişte bulundukları incelemeler neticesinde Bursa’daki Galle Han’ın Mimar Sinan’ın eseri olduğuna dair bilgilerin bulunduğuyla ilgili açıklamaların tarihi gerçekliklerle bağdaşmadığına işaret eden Aydın, konuya ilişkin kendilerinin de araştırmalarda bulunduklarını ancak bugüne değin Galle Han’ın Mimar Sinan’ın eseri olduğuna dair bir belgeye ulaşamadıklarını da sözlerine ekledi.

Bursa'nın mirası meslek liselerinde canlanıyor Haber

Bursa'nın mirası meslek liselerinde canlanıyor

Programda konuşan MEB Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürü Salih Kaygusuz, projenin Millî Eğitim Bakanlığı’nın güncel politika belgeleriyle uyumuna dikkat çekerek sözlerini "Cumhurbaşkanlığımızın himayelerinde yayınlanan Mesleki ve Teknik Eğitim Politika Belgesi doğrultusunda, mesleki eğitimi sadece teknik bir beceri kazandırma alanı değil, aynı zamanda bir karakter inşası ve 'edep' yolculuğu olarak görüyoruz. Ahilik kültürüyle şekillenmiş usta-çırak ilişkisini eğitim ortamlarımıza taşıyarak, gençlerimize sadece meslek değil; ahlâk, disiplin ve toplumsal sorumluluk bilinci de aşılıyoruz. Bursa'da filizlenen bu modelin, kültürel mirasımızın sürdürülebilirliği adına tüm ülkemize örnek olacağına inanıyorum." şeklinde sürdürdü. KÜLTÜREL HAFIZAMIZI GENÇLERE EMANET EDİYORUZ. Bursa’nın bir zanaat merkezi olduğunu vurgulayan İl Kültür ve Turizm Müdürü Dr. Kamil Özer, konuşmasında iş birliğinin önemine değindi: "Bursa, yüzyıllardır emeğin ve estetiğin harmanlandığı, usta-çırak geleneğinin kalbinin attığı bir şehirdir. Ancak teknolojik dönüşüm, kültürel hafızamızın taşıyıcısı olan geleneksel mesleklerimizi tehdit etmektedir. İl Millî Eğitim Müdürlüğümüzle el ele vererek; somut olmayan kültürel miras alanlarımızı ve bu alanların yaşayan çınarları olan ustalarımızı öğrencilerimizle buluşturuyoruz. Gençlerimiz, bizzat duayen zanaatkârlarımızdan el alarak bu kadim mirası geleceğe taşıyacak olan yeni meşalelerimiz olacaktır.” İl Milli Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer de, her okulun sahip olduğu atölye imkânlarına göre bir "Miras Meslek" ile eşleştirildiğini belirterek “Gençlerimizin mesleki kimlik ve aidiyet duygularını güçlendirirken, geçmişin izini kaybetmeden geleceği birlikte inşa ediyoruz. Bu projeyle Bursa’daki meslek liselerimizin her biri, şehrimizin kadim zanaatlarından en az birine hamilik edecek. Okullarımız birer eğitim yuvası olmanın yanı sıra aynı zamanda bu kültürel mirasın koruyucusu ve geleceğe aktarıcısı olacaktır." dedi. HEDEF: ÇOK YÖNLÜ ETKİNLİKLERLE “SÜREKLİLİK” ODAKLI MESLEKÎ PAYLAŞIM Proje ile Bursa’nın somut olmayan kültürel mirası içinde yer alan ve kaybolmaya yüz tutmuş; bıçakçılıktan ipek dokumacılığına, çinicilikten ahşap oymacılığına kadar 80’den fazla meslek alanının mesleki ve teknik eğitim kurumları aracılığıyla korunması ve genç nesillere aktarılması hedefleniyor. Pilot okulların belirlenmesi ve usta eşleştirmeleriyle başlayan süreç; öğrencilere yönelik boyunca sergi, tanıtım ve eğitim faaliyetleriyle süreklilik esasına göre devam edecek.

Osmangazi’de Minyatür Sanatı Kadınlarla Hayat Buluyor Haber

Osmangazi’de Minyatür Sanatı Kadınlarla Hayat Buluyor

Türk sanatları arasında önemli bir yere sahip olan minyatür sanatını yaşatmak ve gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla Osmangazi Belediyesi’nin düzenlediği kurs, kadınlar tarafından yoğun ilgi görüyor. Seyyid Usul Kültür Merkezi’nde gerçekleşen minyatür eğitimlerinde kursiyerler, bu köklü sanatın inceliklerini keşfederken aynı zamanda sabır, estetik anlayış ve kültürel bilinç kazandıran verimli bir süreçten geçiyor. Atölyede renklerin uyumu, sabrın ve emeğin birleşimiyle ortaya çıkan her çalışma, geçmişle günümüz arasında bir bağ kuruyor. Geleneksel değerleri koruma ve geleceğe aktarma hedefiyle organize edilen kurs, kadınların sosyal yaşamına da taze bir nefes ve yeni fırsatlar sunuyor. “Osmangazi Belediyesi Minyatür Kursu Tek Veren Belediye” Minyatür sanatıyla geçmişin izlerini bugüne taşıdıklarını söyleyen kurs eğitmeni İpek Özsoy, “Osmangazi Belediyesi ve Osmangazi Halk Eğitim iş birliği ile beraber minyatür kursu açtık. Birinci seviye 12 Şubat’ta bitti, şu an ikinci seviye minyatür kursundayız. Minyatür kursunun sonunda güzel bir sergi ile çalışmaları taçlandırmayı düşünüyoruz. Birinci seviyede temel minyatür eğitimi ile başladık, ikinci seviye biraz daha profesyonel, biraz daha detay istiyor. Bize bu fırsatı verdiği için Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a çok teşekkür ediyorum. Ayrıca şunu da belirtmek istiyorum, şu anda Osmangazi Belediyesi, Bursa’da minyatür kursu veren tek belediye.” diye konuştu. Aralarında Yalova’dan gelen katılımcıların da bulunduğu kursiyerler ise aldıkları eğitimden ötürü çok mutluluk ve memnuniyet duyduklarını dile getirdi. Kendilerine tanınan bu fırsattan dolayı Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkür eden kursiyeler, kurs boyunca çok keyif aldıklarını, yeni deneyimler edindiklerini belirterek, kursun devam etmesini çok istediklerini ifade etti.

Olgun gençler, yaşlılara saygı haftasında hünerlerini sergiledi Haber

Olgun gençler, yaşlılara saygı haftasında hünerlerini sergiledi

Bursa Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı Aktif Yaşam Merkezleri Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen programlar, Atatürk Anıtı’na çelenk sunulması ile başladı. Etkinlikler, Ressam Şefik Bursalı Sanat Galeri’ndeki sergi ve Tayyare Kültür Merkezi’ndeki konserle devam etti. Huzurevi sakinleri tarafından hazırlanan eserlerden oluşan serginin açılışında, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’i temsilen katılan Başkanvekili Mehmet Aydın Saldız’ın yanı sıra, Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Emin Direkçi, Sağlık İşleri Dairesi Başkanı Düşünsel Şentürk, Büyükşehir bürokratları ve olgun gençler yer aldı. Sergiyi gezen Başkanvekili Saldız, eser sahipleriyle sohbet ederek çalışmalarından dolayı tebrik etti. Serginin ardından etkinlikler ‘Huzurevi Korosu’ konseriyle devam etti. İki bölümden oluşan konserin ilk bölümünde Şef Kemal Alevli’nin yönetiminde Türk Sanat Müziği eserlerini seslendiren olgun gençler, ikinci bölümde ise şef Kemal Kamalı yönetiminde solo ve koro halinde eserler icra etti. Huzurevi sakinleri, sergiledikleri başarılı performansla dinleyenlerden büyük alkış aldı. Konser sonunda konuşan Başkanvekili Mehmet Aydın Saldız, olgun gençlerin kent yaşamı içinde daha güçlü biçimde yer almaları, sosyal ve kültürel hayata daha aktif katılmaları ve kendilerini değerli hissetmeleri gerektiğini belirtti. Büyüklerimizin geçmiş ve gelecek arasında kurulan en güçlü köprü olduğunu söyleyen Saldız, düzenlenen etkinliklerin dayanışmanın, moralin, aidiyet duygusunun ve birlikte yaşama kültürünün güçlü bir yansıması olduğunu dile getirdi. Bursa Büyükşehir Belediyesi Huzurevleri Vakfı Başkan Yardımcısı Gürkan Kaya ise sergideki eserlerin her birine titizlikle sahip çıkan Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti. Konuşmaların ardından Başkanvekili Saldız, sanatçılara hediye takdim etti.

Kutsal emanetlere Ramazan'da rekor ziyaret Haber

Kutsal emanetlere Ramazan'da rekor ziyaret

Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü ev sahipliğinde, Milli Saraylar Başkanlığı iş birliğinde düzenlenen Kutsal Emanetler ve Vakıf Eserleri Sergisi, Ramazan ayı boyunca 6 ilde toplam 1 milyon 630 bin 630 ziyaretçiyi ağırladı. 20 Şubat-17 Mart 2026 tarihleri arasında 6 şehirde ziyaretçilerini ağırlayan sergi kapsamında; Kâbe örtüleri, Ravza-i Mutahhara örtüleri ile Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’e ait Saç-ı Şerif ve Sakal-ı Şerif başta olmak üzere, Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne bağlı müzeler, teberrükat depoları ve vakıf kayıtları arşivinden seçilen toplam 99 eser, ziyaretçilerin ilgisine sunuldu. Sergi, 20-22 Şubat 2026 tarihleri arasında Erzurum’da Recep Tayyip Erdoğan Fuar Merkezi’nde 302 bin 754 ziyaretçiyi ağırlayarak başladı. 25-27 Şubat’ta Tokat Hüseyin Akbaş Kapalı Spor Salonu’nda düzenlenen sergiyi ise 193 bin 409 kişi gezdi. Kutsal emanetler sergilerin Kastamonu 23 Ağustos Spor Salonu’nda 101 bin 562 kişiyi, Sivas Şehit Ahmet Eyce MTAL Spor ve Sergi Salonu’nda 208 bin 513 kişiyi, Malatya Büyükşehir Belediyesi Sanat Merkezi’nde 277 bin 654 kişiyi ve Kayseri Dünya Ticaret Merkezi’nde 546 bin 738 ziyaretçiyi ağırladı. Tüm duraklarında yoğun ilgi gören sergi, 6 ilde toplam 1 milyon 630 bin 630 kişiye ulaştı. Vakfılar Genel Müdürü Sinan Aksu "Kutsal Emanetlerimize gösterilen yoğun ilgi koruma ve yaşatmadaki sorumluluğumuzu bir kez daha hatırlattı" Sergiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Vakıflar Genel Müdürü Sinan Aksu, "Asırlardır vakıf medeniyetimizin sahiplendiği bu kıymetli emanetleri, Ramazan’ın manevi atmosferinde milletimizle buluşturmak, geçmişle kurduğumuz bağı daha da derinleştirdi. Gittiğimiz her şehirde gösterilen yoğun ilgi, bu mirasın gönüllerdeki derin karşılığını bir kez daha ortaya koyarken, bizlere bu emanetleri koruma ve gelecek nesillere aktarma sorumluluğumuzu bir kez daha hatırlattı. Bu anlamlı yolculuğa katkı sunan tüm paydaşlarımıza ve yoğun ilgi gösteren ziyaretçilerimize teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.

Belgrad Galerija ‘73’te Aslıhan Çiftgül Rüzgârı: “Bakış Kalır Geriye…” Haber

Belgrad Galerija ‘73’te Aslıhan Çiftgül Rüzgârı: “Bakış Kalır Geriye…”

Türk çağdaş sanatının öne çıkan isimlerinden Aslıhan Çiftgül, 2026’ya güçlü bir giriş yaparak solo sergisi “Bakış Kalır Geriye…” ile Sırbistan’ın başkenti Belgrad’da sanatseverlerle buluştu. Sergi, BPS Şirketi himayesinde, BPS yöneticisi Milan Panič küratörlüğünde Belgrad’ın prestijli sanat mekânlarından Galerija‘73’te açıldı. Ocak 2026’da kapılarını açan sergi, 23 yağlı boya eserden oluşuyor. Serginin açılışını, evsahipliğini üstlenen BPS Şirketi kurucusu Blagoje Ž. Popović yaptı. Etkinlik, Sırbistan’ın önde gelen gitar maestrolarından Prof. Dr. Uroš Dojčinović’un ‘Türk Marşı’ ile başlayan repertuarıyla konuklara sunduğu etkileyici performansla devam etti. Açılışa, ünlü şair Radomir Andrić başta olmak üzere, çok sayıda kültür ve sanat insanı katıldı; sergi, sanat ve kültür dünyasının dikkat çeken bir buluşmasına dönüştü. “Bakış Kalır Geriye…”, izleyiciyi insan yüzlerinin ardında saklı kalan sessiz hikâyeleri keşfetmeye davet eden güçlü bir deneyim sunuyor. Sergi, bir bakışın kalıcılığını, bir yüzün ardındaki yaşanmışlıklarla damıtılmış hikâyeleri ve askıda kalmış bir anın bir ömrün yükünü nasıl taşıyabileceğini sorguluyor. Çiftgül, figüratif ve sembolik anlatımıyla eserlerinde yalnızca görsel bir deneyim yaratmakla kalmıyor; izleyiciyi derin bir duygusal ve düşünsel yolculuğa çıkarıyor. Kültürel, toplumsal ve spiritüel temaları bir araya getiren sanatçı, geleneksel mirası modern bir bakış açısıyla yorumlayarak çağdaş resimde özgün bir anlatım dili oluşturuyor. Her bir eser, hem geçmiş ile günümüz arasında köprü kurarken hem de izleyicinin içsel dünyasında yankı uyandıran güçlü bir estetik yaratıyor. Aslıhan Çiftgül, insan figürünü yalnızca estetik bir unsur olarak değil, duygu, düşünce ve kavramların güçlü bir temsilcisi olarak kullanıyor. Doğu kültürü ve Osmanlı estetiğine ait izleri çağdaş bir yorumla yeniden şekillendiren Çiftgül, ışık-gölge kullanımı, zengin renk paleti ve detaylı figür işçiliğiyle eserlerine dramatik bir derinlik kazandırıyor; izleyiciyi hem görsel hem de duygusal ve düşünsel bir yolculuğa davet ediyor. Paris Grand Palais’in kadrolu sanatçısı olarak Art Shopping ve Art Capital fuarlarında eserlerini sergileyen Çiftgül, disiplinlerarası sanatın birleştirici gücüne inanıyor ve kültürler arası diyaloğu eserlerine yansıtıyor. Ressam Çiftgül, 27 yılı aşkın süredir resim sanatına, özellikle yağlı boya portrelere adanmış bir ressamdır. Eserleri Fransa, ABD, Japonya, İtalya, İspanya, Yunanistan, Lüksemburg, Avusturya, Birleşik Arap Emirlikleri, Gürcistan, Bulgaristan ve Sırbistan’da sanatseverlerle buluşmuş; Tokyo’da gerçekleştirdiği bir önceki kişisel sergisinin ardından, Türkiye Büyükelçiliği tarafından Tokyo Metropolitan Müzesi’nde eserlerini sergilemek üzere yeniden davet edilmiştir. Ayrıca edebiyata ilham kaynağı olan sanatçı, Shoshana Vegh ile ortak yayımlanan şiir kitabının lansmanını Batum’da gerçekleştirmiştir. Uluslararası arenada birçok ödülün sahibi olan Çiftgül, AIAM –Amitiés Internationales André Malraux’un ilk ve tek Türk kadın üyesi olarak çağdaş Türk sanatının güçlü temsilcilerinden biridir. Belgrad’daki “Bakış Kalır Geriye…”, Aslıhan Çiftgül’ün figüratif anlatımı, sembolik düşünceyi ve kültürel mirası bir araya getiren özgün sanat yaklaşımının güçlü bir örneğini sunuyor. Sergi, izleyicilere insan yüzlerinin ardındaki hikâyeleri keşfetme fırsatı sunarken, sanatçının uluslararası sanat yolculuğunda da önemli bir kilometre taşı olarak öne çıkıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.