Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Sempozyum

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Sempozyum haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sempozyum haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çocuk İşçiliğine Karşı Ortak Ses Osmangazi’den Yükseldi Haber

Çocuk İşçiliğine Karşı Ortak Ses Osmangazi’den Yükseldi

Çocukların daha güvenli, sağlıklı ve umut dolu bir geleceğe sahip olması adına yürüttüğü sosyal belediyecilik çalışmalarına büyük önem veren Osmangazi Belediyesi, Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü kapsamında anlam dolu bir sempozyum düzenledi. Osmangazi Belediyesi ile Osmangazi Kent Konseyi iş birliğinde Şadırvanlı Han Eğitim Akademisi’nde gerçekleştirilen sempozyumda, çocukların geleceğini korumanın toplumsal bir sorumluluk olduğuna vurgu yapıldı. Sağlık, eğitim, hukuk ve sosyal yaşam boyutlarıyla çocuk işçiliğinin masaya yatırıldığı sempozyumda Bursa eski İl Sağlık Müdürü ve ÇEVREM Genel Başkanı Dr. Hüseyin H. Serdar, BESOB Eğitim Koordinatörü Gülbin Okur ve Avukat Abdulkadir Garaçoğlu önemli değerlendirmelerde bulundu. “Çocuklarımızı Ucuz İş Gücü Olarak Görmememiz Lazım” “Çocuk İşçiler ve Sağlık Yaklaşımları” başlıklı konuşmasında çocuk işçiliğinin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda ciddi bir sağlık ve toplumsal sorun olduğuna dikkat çeken Dr. Hüseyin H. Serdar, bugün yaklaşık 1,5 milyon çocuğun tarım, sanayi ve hizmet sektöründe çalıştırıldığına işaret ederek, şöyle konuştu: “Çocukların karşı karşıya kaldıkları şiddet, çocukların girdikleri stres, depresyon ile psikososyal yönden de sağlıkların bozulması, bedensel, ruhsal, biyolojik yapılarıyla ilgili geleceğe dair hayallerini bile etkileyebilecek bir durum söz konusu. Buna karşı çocukları işçi değil; onları daha başarılı, toplumun geleceğini etkileyecek, kendi hayallerini gerçekleştirecek, bedensel ruhsal yönden gelişimlerini tamamlayacak bireyler olarak, toplumumuzun geleceğini devam ettirecek bireyler olarak hazırlamak durumundayız. Çocuklarımızı ucuz iş gücü olarak görmememiz lazım, toplumun bütün kesimlerinin bu konuya el atması lazım. Dolayısıyla 12 Haziran Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü’nde biz bir ses vermeye gayret edeceğiz. Bu ülkemizin diğer alanlarında da bu sesler düzgün bir şekilde verilirse, muhtemelen çocukların geleceği aileler ve toplum içerisinden umut veren bir geleceği gözlemiş olacağız.” “Bütün İlgili Tarafların Bir Arada Olmasıyla Çözülebilecek Bir Şey” BESOB Eğitim Koordinatörü Gülbin Okur ise “Çocuk İşçiliğinin Azaltılması Çalışmaları ve Öneriler” başlıklı sunumunda, çocuk işçiliğiyle mücadelenin ancak tüm kurumların ortak çalışmasıyla mümkün olabileceğini ifade etti. Esnaf Odaları Birliği olarak sahada aktif çalışmalar yürüttüklerini belirten Okur, ailelerin, okulların, sivil toplum kuruluşlarının ve kamu kurumlarının ortak hareket etmesinin önemine değinerek, “Bu, bütün ilgili tarafların bir arada olmasıyla çözülebilecek bir şey, biz de Esnaf Odaları Birliği olarak o yönde çalışıyoruz. Hem aileler, hem çocukların kendisi, hem okullar, hem de bizler sivil toplum paydaşları olarak işin içinde olursak bir şeyleri derleyip toplayabiliyoruz diye düşünüyoruz. Esnaf Odaları Birliği olarak saha ekiplerimizle çocuk işçiliğini önlemek üzere işletmelere ziyaretler yapıyoruz, onlara sunumlar gerçekleştiriyoruz, nasıl doğru ilerleyeceklerini anlatıyoruz. Uygun yaştalarsa çıraklık eğitim merkezlerimize yönlendiriyoruz, eğitim alıp o mesleğe sahip olabilmeleri için. Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler projeleri kapsamında da çırak öğrencilerimize bilgilendirmeler yapıyoruz, nasıl ilerlemeleri doğrultusunda. Burada iş güvenliği de çok önemli, onu da çok önemsiyoruz. İşletmelerin içerisinde sahada doğru şekilde çalışılmasına yönelik bilgilendirmeler yapıyoruz. Bir de yetişkin eğitimleri veriyoruz ki bu arkadaşlarımızın gelecekte bir arada çalışacağı kişiler de, o gençlerle nasıl çalışacaklarını bilsinler, ustalarımız, usta öğreticilerimiz hep birlikte ilerleyebilsinler diye.” ifadelerini kullandı. “Mevzuat Yeterli Olsa Bile Uygulamada Karşılaşılan Sorunlar Var” Sempozyumun bir diğer konuşmacısı olan Avukat Abdulkadir Garaçoğlu da “Çocuk İşçiliği, Yasal Durum ve Sorunlar” başlıklı konuşmasında, çocuk işçiliğiyle mücadelenin aslında geleceği koruma mücadelesi olduğunu söyleyerek, “Bugünün önemi şu, bu durum geleceğimizi kurtarmayla alakalı çünkü çocuklar bizim geleceğimizdir. Çocuk işçiliği ile mücadele edersek, geleceğimizi kurtarmakla alakalı mücadele ederiz. Hukuki açıdan baktığımızda bu husus, kanunlarımızda birçok noktada korunmaktadır ama tabii ki ülkemizde ve dünyada olan bütün sorunlar gibi mevzuat yeterli olsa bile uygulamada karşılaşılan sorunlar vardır. Bu sempozyumda bu konuyu konuştuk, dile getirdik. Bu sorunları, bunlarla nasıl mücadele edilebilir onu dile getirdik. İnşallah geleceğimizi kurtarmak için, çocuk işçiliği ile mücadele etmek için tekrardan bir ses olmak istedik.” açıklamalarında bulundu. Sempozyumun sonunda Osmangazi Kent Konseyi Başkanı Sevim Sakallı, konuşmacılar Dr. Hüseyin H. Serdar, Gülbin Okur ve Abdulkadir Garaçoğlu’na gerçekleştirdikleri bilgilendirmelerden ötürü teşekkür ederek plaket takdim etti.

Bursa Olgunlaşma Enstitüsü, Uluslararası Anadolu Motifleri Sempozyumu’nda yerini aldı Haber

Bursa Olgunlaşma Enstitüsü, Uluslararası Anadolu Motifleri Sempozyumu’nda yerini aldı

Sempozyumun açılışı, Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Dr. Emre Topoğlu ile protokol üyelerinin katılımlarıyla, Mersin Üniversitesi Uğur Oral Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Türkiye’nin farklı üniversitelerinden akademisyenlerin yanı sıra Meksika, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, İran ve Litvanya’dan araştırmacı ve sanat uzmanlarının katılım gösterdiği sempozyumda; Anadolu motiflerinin kültürel miras açısından taşıdığı değer, farklı disiplinlerde ele alınarak değerlendirildi. Sempozyum kapsamında kültürel mirasın korunması, sürdürülebilir tasarım anlayışıyla yeniden yorumlanması ve gelecek kuşaklara aktarılması konuları öne çıktı. Bursa Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Nilüfer Karakoç ve Enstitü AR-GE Bölümü temsilcilerinin katılım sağladığı etkinlikte, kurum adına üç bilimsel bildiri sunuldu. Elif Burcu Ulun ve Özge Erden Güner tarafından hazırlanan “Anadolu Destan ve Halk Hikâyelerinde Aile ve Evlilik Motiflerinde Türk Kültürünün İzleri” başlıklı bildiri ile Türk kültürüne ait geleneksel motiflerin halk anlatılarındaki yansımaları ele alındı. Ümmühan Bayka’nın “Anadolu Sanatında Birlik ve Beraberlik Motifleri: Bursa Olgunlaşma Enstitüsünde Yemek Takımı Tasarımları” başlıklı çalışmasında ise birlik ve beraberlik kavramlarının geleneksel sanat anlayışı içerisindeki yeri değerlendirildi. Özge Erden Güner ve Elif Burcu Ulun tarafından sunulan “Türklerde Güç, Kuvvet ve İktidar Motiflerinin Türkistan Coğrafyasından Anadolu’ya Yolculuğu” başlıklı bildiride ise Türk kültür tarihinde önemli yere sahip motiflerin tarihsel süreç içerisindeki dönüşümü incelendi. Etkinlik kapsamında ayrıca, Türkiye genelindeki 30 Olgunlaşma Enstitüsünün katkılarıyla hazırlanan “Anadolu Motifleri Sergisi” sanatseverlerin ziyaretine açıldı. Bursa Olgunlaşma Enstitüsü’nün çalışmalarının da yer aldığı sergi katılımcılardan yoğun ilgi gördü. Sempozyum, Anadolu’nun zengin kültürel mirasının ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtılmasına katkı sunarken; geleneksel motiflerin çağdaş tasarım anlayışıyla yeniden ele alınmasına yönelik önemli bir akademik ve sanatsal platform oluşturdu.

Toplum yaşlandıkça fizik tedavi ihtiyacı artıyor Haber

Toplum yaşlandıkça fizik tedavi ihtiyacı artıyor

Türkiye’nin dört bir yanından ve yurt dışından gelen yaklaşık 1500 fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı ile asistan hekimin katıldığı kongrede; serebral palsi, omurilik yaralanmaları, inme, romatizmal hastalıklar ve kas-iskelet sistemi ağrıları gibi geniş kitleleri ilgilendiren hastalıklar multidisipliner bir bakış açısıyla değerlendirildi. Ayrıca telerehabilitasyon, evde fizik tedavi uygulamaları ve robotik rehabilitasyon gibi yenilikçi yöntemler de bilimsel programın öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Kongre Başkanı Doç. Dr. İbrahim Halil Erdem, kongrenin bilimsel derinliği ve katılım düzeyiyle dikkat çektiğini belirterek, "Türkiye’nin dört bir yanından ve yurt dışından gelen meslektaşlarımızla bilgi ve deneyim paylaşımı gerçekleştirdik. Özellikle inme, serebral palsi ve omurilik yaralanmaları gibi hastalıklarda yeni tedavi yaklaşımlarını ve teknolojik gelişmeleri kapsamlı şekilde ele aldık. Kongremiz, fiziksel tıp ve rehabilitasyon alanında hem bugünü değerlendiren hem de geleceğe yön veren güçlü bir platform oldu" dedi. Bilimsel oturumlarda, hastaların yaşam kalitesini doğrudan etkileyen kas-iskelet sistemi hastalıklarının yanı sıra nörolojik rehabilitasyon süreçleri, girişimsel tedavi yöntemleri ve rejeneratif uygulamalar da geniş kapsamda ele alındı. Alanında uzman konuşmacılar tarafından gerçekleştirilen sunumlar, katılımcılara hem teorik hem de pratik anlamda önemli katkılar sundu. Kongre Sekreteri Dr. Ümit Yalçın, organizasyona gösterilen ilgiden memnuniyet duyduklarını ifade ederek, "Artan yaşlı nüfusla birlikte rehabilitasyon ihtiyacının büyüdüğü günümüzde, telerehabilitasyon ve evde bakım uygulamalarının yaygınlaştırılması kaçınılmaz bir gereklilik haline gelmiştir" dedi. Kongre Sekreteri Dr. Kaan Uslu ise fizik tedavi ve rehabilitasyonun koruyucu sağlık hizmetlerindeki rolüne vurgu yaparak, "Kas-iskelet sistemi şikayetlerinde hastaların ilk başvuru noktasının fiziksel tıp ve rehabilitasyon uzmanları olması gerektiği konusunda toplumsal farkındalığın artırılması büyük önem taşıyor" diye konuştu. Uslu ayrıca, kongrenin başarılı organizasyonuna katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür ederek, özellikle sürecin sorunsuz ilerlemesinde önemli rol üstlenen organizasyon firması BURKON’a ve BURKON Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Eker’e de teşekkürlerini iletti. Düzenleme Kurulu Üyesi Dr. Aysun Özlü de kongrenin uygulamaya dönük yönünün güçlü olduğunu vurgulayarak, "Bilimsel oturumların yanı sıra son teknoloji cihazların birebir deneyimlenmesi, meslektaşlarımız açısından son derece verimli bir öğrenme ortamı sağladı" ifadelerini kullandı. Kongre boyunca düzenlenen kurslar, paneller ve sempozyumlarla fizik tedavi ve rehabilitasyon alanındaki güncel yaklaşımlar kapsamlı şekilde ele alınırken, sektördeki yeniliklerin sahaya yansıması açısından da önemli bir zemin oluşturuldu. Katılımcılar, hem akademik bilgi paylaşımı hem de mesleki dayanışma açısından kongrenin son derece verimli geçtiğini vurguladı. Dört gün süren kongrede 65 panel, 17 kurs, 8 uydu sempozyum ve 16 sözel bildiri oturumu gerçekleştirilirken; toplam 132 sözel ve 239 poster bildiri sunuldu. 31. Ulusal Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Kongresi, bilimsel üretim, ulusal ve uluslararası iş birlikleri ile sağlık politikalarına katkı sunacak önemli çıktılarla tamamlandı.

“Bursa’nın Yedi Yüzü” Sempozyumu Bursa tarihine ışık tuttu Haber

“Bursa’nın Yedi Yüzü” Sempozyumu Bursa tarihine ışık tuttu

Osmangazi Belediyesi’nin kültürel mirasa sahip çıkan vizyoner yaklaşımıyla bu yıl 21’incisi düzenlenen Osman Gazi’yi Anma ve Bursa’nın Fethi’nin 700. Yılı etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen “Bursa’nın Yedi Yüzü: Fetihten Cumhuriyet’e Sempozyumu”, Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde tamamlandı. Tarih, kültür ve akademiyi buluşturan sempozyum, Bursa’nın köklü geçmişine ışık tutan önemli bir bilimsel platform olarak dikkat çekti. İki gün süren sempozyumda, alanlarında uzman 28 akademisyen; Bursa’nın fethinden günümüze uzanan tarihsel serüvenini çok yönlü bir bakış açısıyla ele aldı. Kentin geçirdiği sosyal, kültürel ve ekonomik dönüşümler; dönüm noktası niteliğindeki gelişmeler ve tarihsel süreçte öne çıkan çarpıcı detaylar, bilimsel veriler ışığında kapsamlı biçimde değerlendirildi. Sempozyum boyunca toplam altı oturum düzenlenirken, her oturumda farklı temalar üzerinden Bursa’nın “yedi yüzü” derinlemesine incelendi. Akademik disiplinlerin çeşitliliği, sempozyuma zenginlik katarken; tarih, sanat, sosyoloji ve şehircilik gibi alanlarda yapılan sunumlar, dinleyicilere kapsamlı bir perspektif sundu. BİLDİRİLER DERLENEREK KİTAP HALİNE GETİRİLECEK Tarih bilincini güçlendiren, akademik dünyayı destekleyen ve kentin kültürel hafızasını diri tutan “Bursa’nın Yedi Yüzü: Fetihten Cumhuriyet’e Sempozyumu”nun sonunda değerlendirme oturumu gerçekleştirildi. Ege Üniversitesi’nden Prof. Dr. Gürer Gülsevin’in başkanlığını yaptığı oturumda Bursa Uludağ Üniversitesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Yusuf Ziya Karaaslan, Prof. Dr. Hatice Şahin ve Dr. Öğretim Üyesi Sezai Sevim, sempozyuma ilişkin geniş kapsamlı bilgilendirmelerde bulundu. Sempozyumda sunulan bildirilerin, derlenerek kitap haline getirileceği paylaşılırken, hazırlanacak eser, Bursa’nın tarihine, kültürel zenginliğine ve kent kimliğinin anlaşılmasına önemli katkılar sunacak. “BURSA’NIN BÜYÜK DÖNÜŞÜMÜNE IŞIK TUTAN PEK ÇOK KONUŞMA DİNLEDİK” Çalışmaları değerlendiren “Bursa’nın Yedi Yüzü: Fetihten Cumhuriyet’e Sempozyumu” Düzenleme Kurulu Başkanı Yusuf Ziya Karaaslan, “Sempozyumun çerçevesinde Bursa’ya davet ettiğimiz ve burada ağırladığımız Türkiye’nin seçkin üniversitelerinden gelen hocalarımızı dinledik. Bursa’nın fethinden Cumhuriyet’in ilanına kadar olan dönemde Bursa’nın tarihi dönüşümünü ilgilendiren, mimari estetikten dini serüvene, şehirleşme yaşamından hayata ve kuruluşun dinamiklerinden Cumhuriyet’in dinamiklerine uzanan süreç içerisinde büyük dönüşüme ışık tutan pek çok konuşma dinledik. Bursa’nın son derece canlı bir etkinliğini gerçekleştirdik. Bu sempozyumun gerçekleşmesinde desteğini gördüğümüz Osmangazi Belediyesi ve Osmangazi Belediye Başkanımız Erkan Aydın’a teşekkür ederiz.” diye konuştu. “SEMPOZYUM MARKA HALİNE GELDİ” Sempozyumun her yıl yapıldığını ve Osmangazi Belediyesi’nin bu etkinliği bir marka haline getirdiğini kaydeden Prof. Dr. Hatice Şahin, “Tebrik ediyorum ve gurur duyuyorum. Sadece tarih toplantısı olmuyor, araya sanat tarihi, Türk dili, edebiyatı gibi alanlardan bildiriler de yerleştirildi. Aynı gelenek devam etti, bence bu iyi oluyor. Farklı bakış açılarını bize yansıtıyor. Çok güzel, kitaplaşacak çalışmalar var. Bursa ile ilgili çok çalışmalar yapıldığını, bu çalışmaların da daha da artacağını gördük. Bu da bizlere bu toplantıların devam edeceğini gösteriyor.” ifadelerini kullandı. “SEMPOZYUM AMACINA ULAŞTI” Sempozyumda 28 bildirinin sunulduğunu hatırlatan Prof. Dr. Gürer Gülsevin ise, “Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden gelen akademisyenler bildirilerini sundu. Çok güzel geçti, bildirilerden sonraki tartışmalar da katkılar oldu. Sempozyumun amacına ulaştığını düşünüyorum. Bu toplantının, Bursa’nın fethinin 700. yılına denk gelmesi de bizler için ayrı bir onur oldu.” açıklamalarında bulundu. Dr. Öğretim Üyesi Sezai Sevim de, sempozyumda Bursa’yı konuştuklarını dile getirerek, “Hocalarımız bu işin ehli, yılların birikimini getirdiler, Bursa’nın bilgi altyapısına kattılar. Bu bilgi altyapısına katmak için Osmangazi Belediyesi öncü oldu. Güzel bir misafirperverlik gösterildi, bu anlamda belediyemize teşekkür ediyorum. Hocalarımıza teşekkür ediyorum. İnşallah bu bilgi altyapısının zenginliği üzerine, Bursa’nın geleceği üzerine planlama yapanlar da bu bilgileri kullanacağı için Bursa’nın geleceği aydınlık olacak.” değerlendirmesini yaptı.

"Bursa’nın Yedi Yüzü" sempozyumu kentin tarihine ışık tuttu Haber

"Bursa’nın Yedi Yüzü" sempozyumu kentin tarihine ışık tuttu

Osmangazi Belediyesi’nin kültürel mirasa sahip çıkan vizyoner yaklaşımıyla bu yıl 21’incisi düzenlenen Osman Gazi’yi Anma ve Bursa’nın Fethi’nin 700. Yılı etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen "Bursa’nın Yedi Yüzü: Fetihten Cumhuriyet’e Sempozyumu", Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde tamamlandı. Tarih, kültür ve akademiyi buluşturan sempozyum, Bursa’nın köklü geçmişine ışık tutan önemli bir bilimsel platform olarak dikkat çekti. İki gün süren sempozyumda, alanlarında uzman 28 akademisyen; Bursa’nın fethinden günümüze uzanan tarihsel serüvenini çok yönlü bir bakış açısıyla ele aldı. Kentin geçirdiği sosyal, kültürel ve ekonomik dönüşümler; dönüm noktası niteliğindeki gelişmeler ve tarihsel süreçte öne çıkan çarpıcı detaylar, bilimsel veriler ışığında kapsamlı biçimde değerlendirildi. Sempozyum boyunca toplam altı oturum düzenlenirken, her oturumda farklı temalar üzerinden Bursa’nın "yedi yüzü" derinlemesine incelendi. Akademik disiplinlerin çeşitliliği, sempozyuma zenginlik katarken; tarih, sanat, sosyoloji ve şehircilik gibi alanlarda yapılan sunumlar, dinleyicilere kapsamlı bir perspektif sundu. Bildiriler derlenerek kitap haline getirilecek Tarih bilincini güçlendiren, akademik dünyayı destekleyen ve kentin kültürel hafızasını diri tutan "Bursa’nın Yedi Yüzü: Fetihten Cumhuriyet’e Sempozyumu"nun sonunda değerlendirme oturumu gerçekleştirildi. Ege Üniversitesi’nden Prof. Dr. Gürer Gülsevin’in başkanlığını yaptığı oturumda Bursa Uludağ Üniversitesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Yusuf Ziya Karaaslan, Prof. Dr. Hatice Şahin ve Dr. Öğretim Üyesi Sezai Sevim, sempozyuma ilişkin geniş kapsamlı bilgilendirmelerde bulundu. Sempozyumda sunulan bildirilerin, derlenerek kitap haline getirileceği paylaşılırken, hazırlanacak eser, Bursa’nın tarihine, kültürel zenginliğine ve kent kimliğinin anlaşılmasına önemli katkılar sunacak. "Bursa’nın büyük dönüşümüne ışık tutan pek çok konuşma dinledik" Çalışmaları değerlendiren "Bursa’nın Yedi Yüzü: Fetihten Cumhuriyet’e Sempozyumu" Düzenleme Kurulu Başkanı Yusuf Ziya Karaaslan, "Sempozyumun çerçevesinde Bursa’ya davet ettiğimiz ve burada ağırladığımız Türkiye’nin seçkin üniversitelerinden gelen hocalarımızı dinledik. Bursa’nın fethinden Cumhuriyet’in ilanına kadar olan dönemde Bursa’nın tarihi dönüşümünü ilgilendiren, mimari estetikten dini serüvene, şehirleşme yaşamından hayata ve kuruluşun dinamiklerinden Cumhuriyet’in dinamiklerine uzanan süreç içerisinde büyük dönüşüme ışık tutan pek çok konuşma dinledik. Bursa’nın son derece canlı bir etkinliğini gerçekleştirdik. Bu sempozyumun gerçekleşmesinde desteğini gördüğümüz Osmangazi Belediyesi ve Osmangazi Belediye Başkanımız Erkan Aydın’a teşekkür ederiz." diye konuştu. "Sempozyum marka haline geldi" Sempozyumun her yıl yapıldığını ve Osmangazi Belediyesi’nin bu etkinliği bir marka haline getirdiğini kaydeden Prof. Dr. Hatice Şahin, "Tebrik ediyorum ve gurur duyuyorum. Sadece tarih toplantısı olmuyor, araya sanat tarihi, Türk dili, edebiyatı gibi alanlardan bildiriler de yerleştirildi. Aynı gelenek devam etti, bence bu iyi oluyor. Farklı bakış açılarını bize yansıtıyor. Çok güzel, kitaplaşacak çalışmalar var. Bursa ile ilgili çok çalışmalar yapıldığını, bu çalışmaların da daha da artacağını gördük. Bu da bizlere bu toplantıların devam edeceğini gösteriyor." ifadelerini kullandı. "Sempozyum amacına ulaştı" Sempozyumda 28 bildirinin sunulduğunu hatırlatan Prof. Dr. Gürer Gülsevin ise, "Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden gelen akademisyenler bildirilerini sundu. Çok güzel geçti, bildirilerden sonraki tartışmalar da katkılar oldu. Sempozyumun amacına ulaştığını düşünüyorum. Bu toplantının, Bursa’nın fethinin 700. yılına denk gelmesi de bizler için ayrı bir onur oldu." açıklamalarında bulundu. "Hocalarımız yılların birikimini Bursa’nın bilgi altyapısına kattı" Dr. Öğretim Üyesi Sezai Sevim de, sempozyumda Bursa’yı konuştuklarını dile getirerek, "Hocalarımız bu işin ehli, yılların birikimini getirdiler, Bursa’nın bilgi altyapısına kattılar. Bu bilgi altyapısına katmak için Osmangazi Belediyesi öncü oldu. Güzel bir misafirperverlik gösterildi, bu anlamda belediyemize teşekkür ediyorum. Hocalarımıza teşekkür ediyorum. İnşallah bu bilgi altyapısının zenginliği üzerine, Bursa’nın geleceği üzerine planlama yapanlar da bu bilgileri kullanacağı için Bursa’nın geleceği aydınlık olacak." değerlendirmesini yaptı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.