Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Şeker Hastalığı

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Şeker Hastalığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şeker Hastalığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ağız kokusunu önemseyin Haber

Ağız kokusunu önemseyin

Burtom Konur Cerrahi Tıp Merkezi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Abdullah Günen, çeşitli sebeplere dayanan ağız kokusunun kişide psikolojik rahatsızlıklara bile neden olabileceğini belirtti. Op. Dr. Abdullah Günen, yaptığı açıklamada hastalık olarak ağız kokusunun nedenlerine dikkat çekerek, bu faktörlerin doğru teşhis edilmesinin büyük önem taşıdığını vurguladı. Ağız kokusuna yol açan burun ve boğaz kaynaklı rahatsızlıkların altını çizen Op. Dr. Günen, "Burun tıkanıklığı, burun alerjileri, burun polipleri, burundaki kitleler, burun yabancı cisimleri, sinüzitler, burun iltihapları, ozena hastalığı, geniz eti, burun ve genizdeki damar kitleleri, bademcik ve geniz eti iltihapları ağız kokusuna neden olabilmektedir" dedi. Ağız içi, diş ve solunum sistemi ile ilgili diğer etkenlere de işaret eden Op. Dr. Günen, bakımsız dişler, çürük dişler, uygun olmayan diş dolgu ve protezleri, diş ve çene eti, iltihap ve apseleri, diş implantlarının iltihapları, dil iltihapları, kıllı dil, dil kökü iltihapları, gırtlak, soluk borusu ve akciğer iltihaplarının da bu duruma yol açabildiğini belirtti. Op. Dr. Günen, bunlara ilave olarak; yemek borusu, mide iltihapları, yemek borusu ve mide fıtıkları, reflü, çok yeme, tok uyuma, aç kalma, şeker hastalığı, metabolizma ile ilgili bazı hastalıklar ile sarımsak ve benzeri kokulu yiyeceklerin de ağız kokusuna yol açabileceğini ifade etti. Op. Dr. Günen ayrıca, en sık karşılaşılan nedene ve bu nedenin çözüm yollarına da şu şekilde değindi; "En sık neden bademciklerin içinde biriken gıda artıklarının kokuşmasıdır. Bu durum koku testi ile anlaşılır. Koku testi olumluysa bademcik ameliyatı iyi sonuç verir. Ayrıca diğer burun, geniz tıkayıcı nedenler; ilaç ya da ameliyatla tedavi edilir." Sosyal sıkıntı olarak ağız kokusunun ortaya çıkardığı problemlere vurgu yapan Burtom Konur Cerrahi Tıp Merkezi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Abdullah Günen, "Ağız kokusu boşanma nedeni bile olabilmektedir. Bazen meslek kaybına yol açabilir. Ağız kokusu olanlar; ağızları kapalı durmaya çalışırlar, sakız çiğnerler, sürekli dişlerini fırçalarlar, ağız pastili kullanırlar, ağız spreyleri ve gargara uygularlar. Ancak bunların etkisi genellikle geçicidir" ifadelerini kullandı. Ağız kokusunun sosyal ve psikolojik etkileri ile tedavi yöntemleri hakkında da bilgi veren Op. Dr. Günen, "Ağız kokusu tedavi edilmezse; ailevi huzursuzluklara, kişide psikolojik rahatsızlıklara bile yol açabilir. Bu nedenle tedavi edilmelidir. Tedavi kulak burun boğaz, diş hekimi, iç hastalıkları ve genel cerrahi uzmanlarınca yapılmalıdır" şeklinde konuştu.

RİSK MENOPOZDAN SONRA DA SÜRÜYOR Haber

RİSK MENOPOZDAN SONRA DA SÜRÜYOR

Özel Medicabil Sağlık Grubu Nilüfer Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Erdoğan Aslan, isim değişikliğinin hastalığın daha doğru anlaşılması açısından önemli olduğunu söyledi. Prof. Dr. Erdoğan Aslan, eski ismin hastalığı tam olarak anlatmadığını belirterek, “Bu rahatsızlık yıllardır ‘yumurtalıkta kist var’ gibi algılanıyordu. Oysa birçok hastada gerçek anlamda bir kist bulunmuyor. Ultrason sırasında görülen yapılar aslında yumurtlamanın belli bir aşamasında gelişimi durmuş yumurta kesecikleridir. Ayrıca hastalık sadece yumurtalıkları değil, hormon sistemini ve metabolizmayı da etkiliyor” dedi. Sadece adet düzensizliği değil Toplumda çoğu zaman adet düzensizliği, tüylenme, sivilce veya çocuk sahibi olamama gibi sorunlarla bilinen bu rahatsızlığın aslında daha geniş etkileri olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Aslan, hastalığın insülin direnci ve kilo problemiyle de bağlantılı olduğuna dikkat çekti. Özel Medicabil Sağlık Grubu Nilüfer Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Erdoğan Aslan, “Bu durum yalnızca kadın hastalıklarıyla ilgili bir sorun değil. Fazla kilo, insülin direnci, şeker hastalığı riski, yüksek tansiyon ve kalp-damar hastalıklarıyla da ilişkili. Hastalığın yeni adı, bu yönünü daha görünür hale getiriyor” diye konuştu. Tanı yöntemi değişmedi İsim değişse de hastalığın tanı yönteminin aynı kaldığını belirten Prof. Dr. Aslan, doktorların hala mevcut kriterleri kullandığını söyledi. Buna göre kadınlarda, adet düzensizliği veya yumurtlama sorunu, erkeklik hormonunun fazla olması nedeniyle aşırı tüylenme ya da laboratuvar bulguları ve ultrasonda polikistik görünüm gibi belirtilerden en az ikisinin bulunması tanı koymak için yeterli kabul ediliyor. “Menopozla biten bir hastalık değil” Hastalığın sadece doğurganlık çağındaki kadınları etkilediği düşüncesinin yanlış olduğunu ifade eden Prof. Dr. Erdoğan Aslan, menopoz sonrası dönemde de risklerin devam ettiğini söyledi. Aslan, “Birçok kişi bu rahatsızlığın menopozla birlikte sona erdiğini düşünüyor. Ancak bu doğru değil. Hastalık, üreme dönemi bittikten sonra da metabolik etkileriyle devam ediyor. Özellikle kilo artışı, diyabet ve kalp hastalığı riskleri menopoz sonrasında daha belirgin hale gelebiliyor. Bu nedenle kadınların düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmemesi gerekiyor” ifadelerini kullandı. Uzmanlar, isim değişikliğinin en önemli amacının hastalığın yalnızca doğurganlıkla ilgili bir sorun değil, aynı zamanda tüm vücudu etkileyebilen hormonal ve metabolik bir durum olduğuna dikkat çekmek olduğunu belirtiyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.