Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Şehircilik

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Şehircilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şehircilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa yeniden dünyanın en akıllı 7 şehri arasında Haber

Bursa yeniden dünyanın en akıllı 7 şehri arasında

Akıllı şehircilik, dijital dönüşüm ve sürdürülebilir kalkınma alanlarında çalışmalar yürüten uluslararası araştırma ve değerlendirme platformu Intelligent Community Forum (ICF), Bursa’yı 2026 yılında yeniden “Top7” toplulukları arasında gösterdi. Akıllı şehir alanında uluslararası ölçekte tanınan bir kuruluş olarak kabul edilen ICF, 5 kıtada 200'den fazla şehir, metropol ve bölgeyi bir araya getiriyor. 1999 yılından bu yana her yıl bir "Yılın Akıllı Topluluğu" seçen ve geçmiş yıllarda Eindhoven, Seul, Toronto, Tallinn, Curitiba, Stockholm ve New Taipei City gibi kentleri bu unvanla onurlandıran ICF, Bursa’yı ikinci kez Top7 seviyesinde gösterdi. Bursa, 2025’in ardından gelen bu değerlendirmeyle, yürüttüğü akıllı şehir çalışmalarını istikrarlı biçimde sürdürdüğünü göstermiş oldu. Türkiye’de başvurduğu ilk yılda bu seviyeye ulaşan ilk ve tek şehir olan Bursa; bu süreçte yatırımları ve nitelikli insan kaynağını şehre kazandırmayı, dijital dönüşümü güçlendirmeyi ve rekabet gücüne katkı sunmayı hedefliyor. Üst üste iki yılda da önce en akıllı 21, ardından en akıllı 7 kent arasında gösterilen Bursa’da gözler ekim ayına çevrildi. Top7’ye kalan şehirler arasında değerlendirme sürecinin son aşaması, 13-15 Ekim 2026 tarihlerinde ABD’nin Columbus (Ohio) kentinde düzenlenecek ICF Küresel Zirvesi’nde gerçekleşecek. Bursa’nın da arasında bulunduğu 7 şehir arasından seçilecek “Yılın Akıllı Topluluğu”, bu zirvede açıklanacak.

Bakan Kurum'dan müjde! Haber

Bakan Kurum'dan müjde!

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum; Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile bakanlık iş birliğinde hayata geçirilen Cedit Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında düzenlenen kura çekimine katılmak üzere Kocaeli’ye geldi. İzmit ilçesinde yürütülen proje kapsamında inşa edilen bin 97 konut ile 8 ticari bağımsız bölümün hak sahipleri, bugün gerçekleştirilen kura çekimiyle belirlenmeye başlandı. Kura çekimi, Kocaeli Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. 2015 yılında riskli alan ilan edilen Cedit Mahallesi’nde yürütülen dönüşüm çalışmaları kapsamında 12,6 hektarlık alanda modern yaşam alanları oluşturuldu. TOKİ ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle yürütülen projede toplam 47 blok inşa edildi. Projede bin 97 daire ve 8 ticari bağımsız bölüm için 29 kura grubu oluşturuldu. Hak sahiplerinin yeni konutları, gerçekleştirilen kura çekimiyle belirlendi. "2.4 milyon dip çamuru çıkarıp kuruttuk, bertaraf ettik" Kura çekimi öncesinde konuşan Bakan Kurum, "Kocaeli Marmara’nın direğidir, Türkiye’nin çalışan kalbidir. Bu nedenle güzel şehrimize hizmet etmek sadece yol, köprü, hastane yapmakla olmaz. Körfezin kıyısında oturan çocuğumuza temiz su, temiz hava, temiz gelecek bırakmak da bizim görevimizdir. Bu kapsamda yıllarca kirlilikle boğuşan İzmit Körfezi’nde, Marmara Denizini Koruma Eylem Planımızla deniz dibinden yüz binlerce kamyon dolusu çamuru çıkararak sudaki yaşamı yeniden canlandırdık. Eskiden kokudan geçilmeyen Körfezimiz bugün yeniden hayat taşıyor. 2.4 milyon dip çamuru çıkarıp kuruttuk, bertaraf ettik. Denizde hayat yeniden canlandı. Dün kirlilikle anılan bu sular yine umut veriyor. 10 milyara yakın bir projeden bahsediyoruz" diye konuştu. "2023’te 53 bin vatan evladını toprağa verdik" Kocaeli’ye nefes aldıracak adımlar attıklarını söyleyen Bakan Murat Kurum, "Bu şehrin en derin yarası, deprem yarasıdır. O yara hala tazedir. O acının izi hala bu topraklardadır. 2020’de Elazığ’da deprem oldu hemen oraya gittik. Sokak sokak nerede ne yapılması gerekiyorsa hızlıca karar verdik ve yaptık. Konutları bitirdik. Bazı konutlar için eskisinden küçük denilerek şikayetler vardı. Sonra 2023’te 11 ilde deprem yaşadık. 53 bin canımız gitti. 53 bin vatan evladını toprağa verdik. Elazığ’da o depremi yaşayan şehirdi. Büyük deprem yalamasına rağmen en az hasar yaşayan ilimiz oldu. O zaman ’Küçük müydü, kapı böyle mi olsaydı’ diyenler teşekkür etti. Sizin sayenizde çocuklarımızı toprağa vermedik dedi" ifadelerini kullandı. "Şimdiye kadar Türkiye’de 2 milyon 500 bine yakın konutu dönüştürdük" Kocaeli’nin çetin deprem sınavını 1999’da verdiğini hatırlatan Bakan Kurum, "11 ilimiz ise 6 Şubat 2023’te Asrın Felaketini yaşadı. 1999 bize hazırlığın, güçlü kurumların ve hızlı müdahalenin ne kadar hayati olduğunu gösterdi. 6 Şubat ise millet devlet dayanışmasının, güçlü koordinasyonun 3 bin 500 şantiyeden bahsediyorum ve kararlı şehircilik iradesinin önemini ortaya koydu. 2 yıl gibi kısa sürede öyle bir diriliş hikayesi yazdık ki dünyada eşi benzeri yok. 11 ilde 3 bin 500 ayrı alanda 455 bin konutu birlikte tamamladık. Kentsel dönüşüm bir tercih değil, mecburiyettir, bunu deprem bize gösterdi. Şimdiye kadar tüm Türkiye’de bu anlayışla, 2 milyon 500 bine yakın konutu dönüştürdük. Her iki kentsel dönüşümden birini İstanbul’da yapıyoruz" şeklinde konuştu. "Kocaeli’de 46 bin konut inşa ettik" Kocaeli’de 46 bin konut inşa ettiklerinin altını çizen Bakan Kurum, "İzmit Cedit Mahallemizde bin 97 konut ve 8 ticari birim olmak üzere toplam bin 105 bağımsız bölümü tamamladık. Ticari birimi, ticari kaygısıyla yapmadık. Oradan hiçbir gelir elde etmedik. İzmit’in merkezinde parkları, yeşil alanları, tüm sosyal donatılarıyla modern ve güvenli bir yaşam alanını hayata geçirdik. Bugün de bin 97 konutumuzun kurasını çekiyor; hak sahibi vatandaşlarımızın sağlam, güvenli ve huzurlu yuvalarına kavuşma sürecinde çok önemli bir adımı daha atıyoruz" dedi. "Gecikme kaynaklı hiçbir mali yükü sizlere yansıtmayacağız" Çok kısa bir süre içinde sözleşmelerin imzalanacağını 2 hafta sonra pazartesi günü anahtar teslimi olacağı müjdesini veren Bakan Murat Kurum, "Temmuz sonuna kadar, okullar açılmadan tüm konutlar teslim edilecek. Tabii biliyorum ödeme kısmını merak ediyorsunuz. Endişelerinizin, beklentilerinizin hepsinin farkındayız. Her zaman kentsel dönüşümü teşvik eden bir anlayışla hareket ettik, burada da sizleri zor sokmayacağız. Gecikme kaynaklı hiçbir mali yükü sizlere yansıtmayacağız. Projedeki tüm borçlanmaları, ilk ihalede öngörülen resmi bitiş tarihi olan Haziran 2023 kriterlerine göre sabitledik. Bu tarihten sonra borçlarınızda hiçbir güncelleme, hiçbir fiyat artışı yapılmayacak. Sözleşme imzalarken ve anahtarlarınızı teslim alırken, sizlerden sadece en başta söz verdiğimiz gibi o ilk tutarlar talep edilecek. Tek arzumuz sizin duanızı almak. Devletimizin güvencesiyle kavuşacağınız yeni yuvalarınız şimdiden tüm hak sahiplerine, Kocaeli’mize hayırlı, uğurlu olsun" ifadelerini kullandı. "500 Bin Sosyal Konut Projesi’ni de hayata geçirdik; kura çekimlerini tamamladık" Sizler bizim yanımızda olduğunuz sürece biz kentsel dönüşüme devam edeceğiz. Deprem bölgesi bitti, 500 bin yeni sosyal konuta başladık. Kuralarını çektik, Mart 2027’de teslimlere başlayacağız. Yani 2 milyon vatandaşımızı, ailemizi güvene, huzura kavuşturacağız. Yaptık, bitti demedik. Köşeye çekilmedik ve her geçen gün milletin derdini dinleyip yeni çözümler üretiyoruz. İstiyoruz ki ev sahibi olmayan kimse kalmasın. Bu kapsamda 64 ilimizde TOKİ Başkanlığımızla 20 bin konutu orta gelirli bilhassa vatandaşlarımızın erişimine sunuyoruz. Kocaeli’de de 423 konut var. Pazartesi satışları gerçekleşiyor. İnanıyorum ki bu evlerde Kocaeli’nin deprem riskine karşı bir tedbir olacak. Bu fırsatı kaçırmayın diyorum" dedi. "Artık şehircilik dediğimiz mesele; yalnızca bina yapmak, yol açmak, meydan düzenlemek değildir" "Bu topraklar bizim için yalnızca üzerinde yaşadığımız bir coğrafya değildir" diyen Kurum, "Bu vatan; şehitleriyle ve onların emaneti olan torunlarıyla; mübarek bir emanettir. Biz o emanete sahip çıkmak için buradayız; hizmet etmek için buradayız. Bugün bu kürsülerde yalnızca yapılan işleri anlatmak için bulunmuyoruz. Biz bugün, Türkiye’nin önünde açılan yeni bir dönemin ruhunu konuşmak için huzurlarınızdayız. Çünkü artık şehircilik dediğimiz mesele; yalnızca bina yapmak, yol açmak, meydan düzenlemek değildir. Şehircilik; insanın can güvenliğidir, çocuğun geleceğidir, ailenin huzurudur, milletin ortak hafızasıdır. Bizim meselemiz ve bu milletin okutup büyüttüğü bir evladı olarak benim meselem, taşla toprağı değil; insanla vatan arasındaki bağı güçlendirmektir" diye konuştu. "Biz yarının Türkiye’sini inşa etmekle mükellefiz" Türkiye son yıllarda çok ağır imtihanlardan geçtiğini belirten Bakan Kurum, "Depremi yaşadık, selleri yaşadık, yangınları yaşadık. Şehirlerimizin acısını da, milletimizin sabrını da gördük. Ben bu süreçlerde şunu çok yakından öğrendim. Devlet adamlığı, kolay günde kürsüye çıkmak değil; zor günde milletin yanında olmaktır. Siyaset adamlığı, sabahın ilk ışığında şantiyede olmaktır. Milletin adamlığı, evinin anahtarını bekleyen bir annenin gözlerinde başlar. Evladına, güvenli bir gelecek arayan babanın duasında başlar. Bu milletin karşısına iddiayla çıkanlar; bu vazifenin ne kadar büyük olduğunu her an yeniden anlamalıdır. Çünkü bugün bizim önümüzdeki görev, yalnızca bugünün sorunlarını çözmek değildir. Biz aynı zamanda yarının Türkiye’sini inşa etmekle mükellefiz. Türkiye’nin her bir köşesinde, ’devlet burada, milletinin yanında’ dedirten eserler bırakmaya mecburuz. Çünkü siyasette söz, ancak millete hizmete dönüştüğü zaman kıymetlidir" şeklinde konuştu. "Türkiye; lafın değil icraatın, ayrışmanın değil ortak aklın, beklemenin değil harekete geçmenin adresi olacaktır" Yeni dönemde, Türkiye’nin sesini şehirlerden dünyaya doğru yükselteceklerini hatırlatan Bakan Kurum, "Antalya’da bu yıl ev sahipliği yapacağımız dünyanın en büyük iklim zirvesi COP31’de de bunu tüm dünyaya duyuracağız. Türkiye’nin insanı, çevreyi, üretimi ve adaleti birlikte düşünen medeniyet bakışını göstereceğiz. Dünyanın yeni bir denge, yeni bir vicdan, yeni bir uygulama gücü aradığı bu dönemde Türkiye; lafın değil icraatın, ayrışmanın değil ortak aklın, beklemenin değil harekete geçmenin adresi olacaktır. Biz Cumhurbaşkanımızın liderliğinde daha güçlü şehirler için, daha büyük bir Türkiye için gece gündüz demeden yolumuza devam edeceğiz. Milletin omzuna basarak değil, milletin duasını alarak yürüyeceğiz. Kendimizi milletimize vakfetmeye devam edeceğiz. Sadece siyasette değil, sizin kalbinizde iz bırakmak için; iyi gününüzde de zor gününüzde de yanınızda olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Konuşmanın sonunda kura çekimleri başladı e temsili anahtar teslimi yapıldı. Programa katılım yoğun oldu Programa Bakan Kurum’un yanı sıra TOKİ Başkanı Mustafa Levent Sungur, Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, il ve ilçe başkanları, partililer ve çok sayıda vatandaş katıldı.

BTÜ’den Özbekistan çıkarması Haber

BTÜ’den Özbekistan çıkarması

BTÜ, uluslararasılaşma vizyonu doğrultusunda çeşitli ülkelerdeki kurum ve üniversiterle iş birliğine giderken, Türk dünyasıyla da akademik bağlarını güçlendirmeye devam ediyor. BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Özbekistan’da gerçekleştirdiği ziyaretler kapsamında üniversiteler ve çeşitli kurumlarla bir araya gelerek eğitim, araştırma ve teknoloji odaklı iş birliklerine yönelik önemli temaslarda bulundu. Rektör Çağlar’a ziyaretlerinde, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Barış Tamer Tonguç da eşlik etti. Program kapsamında ilk olarak Türkiye’nin Taşkent Büyükelçisi Ufuk Ulutaş’ı ziyaret eden Rektör Çağlar, görüşmede bilimsel iş birlikleri, teknoloji odaklı yükseköğretim vizyonu ve Türk dünyasıyla akademik ilişkilerin geliştirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulundu. Görüşmede BTÜ’nün mühendislik, doğa bilimleri ve Ar-Ge alanlarında yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi paylaşılırken, Özbekistan’daki üniversiteler ve kurumlarla ortak projeler geliştirilmesine yönelik hedefler ele alındı. ÜNİVERSİTELERLE YENİ İŞ BİRLİKLERİ İÇİN İMZA Özbekistan temasları kapsamında Taşkent’te bulunan Turin Polytechnic University’yi ziyaret eden BTÜ heyeti, iki üniversite arasında iş birliği anlaşması imzaladı. Görüşmelerde mühendislik, teknoloji ve sürdürülebilir kalkınma alanlarında ortak projeler geliştirilmesi ile öğrenci ve akademisyen değişim programlarının hayata geçirilmesi konuları değerlendirildi. Rektör Çağlar daha sonra Semerkand Devlet İnşaat ve Mimarlık Üniversitesi’ni ziyaret etti. Üniversite yönetimiyle gerçekleştirilen görüşmelerde mühendislik, mimarlık, şehircilik, sürdürülebilir yapı teknolojileri ve akademik değişim programları başta olmak üzere birçok alanda ortak çalışma fırsatları ele alındı. Ziyaret kapsamında iki üniversite arasında iş birliği anlaşması imzalanırken, ortak araştırma projeleri ve bilgi paylaşımını artıracak çalışmalar konusunda görüş birliğine varıldı. BTÜ heyetinin Özbekistan programındaki bir diğer durağı ise Buhara Teknik Üniversitesi oldu. Burada imzalanan iş birliği anlaşmasıyla eğitim, araştırma, öğrenci ve personel hareketliliği ile bilimsel ortak çalışmaların geliştirilmesi hedeflendi. Program kapsamında ayrıca Buhara Devlet Üniversitesi de ziyaret edildi. İki üniversite arasında akademik ve bilimsel iş birliği protokolü imzalanırken, öğrenci ve akademisyen değişim programları ile ortak araştırma projelerinin geliştirilmesine yönelik iş birliği alanları değerlendirildi. Özbekistan ziyaretlerini değerlendiren BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Türk dünyası üniversiteleriyle geliştirilen ilişkilerin yalnızca akademik iş birliklerinden ibaret olmadığını vurgulayarak, “Türk dünyasıyla ortak tarih, kültür ve gelecek hedefi etrafında güçlü bilim köprüleri kuruyoruz. Bursa Teknik Üniversitesi olarak teknoloji odaklı eğitim, Ar-Ge ve uluslararasılaşma vizyonumuz doğrultusunda, Türk dünyası üniversiteleriyle sürdürülebilir akademik ilişkiler geliştirmeyi önemsiyoruz. İmzaladığımız anlaşmaların ortak araştırma projelerine, öğrenci ve akademisyen hareketliliğine, bilimsel üretime ve teknoloji geliştirme kapasitesine önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz” dedi.

Osmangazi’de söz çocukların oldu Haber

Osmangazi’de söz çocukların oldu

Osmangazi Belediyesi, çocuklara ve eğitime verdiği önemi bir kez daha ortaya koyan anlamlı bir etkinliğe imza attı. Her ay ilçeye dair önemli kararların alındığı Osmangazi Belediyesi Meclis Salonu, bu kez ilköğretim öğrencilerini ağırlayarak adeta geleceğin yöneticilerine ev sahipliği yaptı. “Yerel Yönetimler” dersleri kapsamında Osmangazi Belediyesi’ni ziyaret eden 3. sınıf öğrencileri, belediyenin işleyişini yerinde ve uygulamalı olarak öğrenme fırsatı buldu. Meclis salonunda gerçekleştirilen etkinlikte, çocuklara belediyenin görevleri, sorumlulukları ve karar alma süreçleri Eğitmen Serkan Yılmaz’ın rehberliğinde detaylı bir şekilde anlatıldı. Programda öğrenciler, teorik bilgilerin ötesine geçerek yerel yönetim mekanizmasını deneyimleme şansını yakaladı. HEM EĞLENDİLER HEM ÖĞRENDİLER Ziyaretin en dikkat çekici bölümü çocukların kendi meclislerini kurduğu “ziyaretçi meclisi” uygulaması oldu. Meclis düzeninde oturan 30 öğrenci, aralarından bir başkan seçerek Osmangazi ilçesi için fikir ve önerilerini tartışmaya açtı. Küçük yaşlarına rağmen ortaya koydukları çözüm odaklı düşünceler ve toplumsal duyarlılıklarıyla dikkat çeken öğrenciler, demokratik süreçleri deneyimledi. Öğrencilerden Ceren Su Yarşı, belediyenin temizlik ve park hizmetlerine dikkat çekerek “Çöplerimizi topluyoruz, parkları yapıyoruz” derken, Hüma Özdemir ise çevre bilincine vurgu yaparak “Atık pil kutularını, parkları ve çevreyi yeşillendirmeyi, yangınları söndürmeye yardımcı olduklarını öğrendik” şeklinde konuştu. Mecliste başkan seçilen 9 yaşındaki Amine Özbay da, yaptığı konuşmada çevre, şehircilik ve sosyal yardım konularına değinerek, “Daha fazla ağaç dikmek, ihtiyacı olanlara yardım etmek istiyorum. Bursa’da sigarayı yasaklayabilirim. Daha fazla park yapmayı planlıyorum. Çünkü park demek çocukların eğlenmesi demek” ifadelerini kullandı. AMAÇ KURUMLARI TANITARAK YARINLARA HAZIRLAMAK Eğitmen Serkan Yılmaz ise etkinliğin amacına ilişkin yaptığı açıklamada, öğrencilerin derslerde öğrendikleri bilgileri sahada pekiştirmelerinin önemine dikkat çekti. Yılmaz, “3. sınıf öğrencilerimizin yerel yönetimler dersleri var. Belediyeler ve muhtarlıklar gibi kendilerine hizmet eden kurumları tanıyorlar. Bu kapsamda belediyemize misafir olarak gelerek hem yaşayarak deneyim kazanıyor hem de kurumun fiziki ortamlarını yakından görüyorlar. Ayrıca ‘ziyaretçi meclisi’ adını verdiğimiz etkinlikte, başkan ve meclis üyeleri rolünü üstlenerek Osmangazi adına fikirler üretiyor ve bu fikirleri oylamaya sunuyorlar. Amacımız; çocuklarımızın kurumların ne işe yaradığını, işleyişin nasıl olduğunu öğrenmeleri, belediyelerin yaptığı çalışmaları tanımaları ve ileride hayatlarına yön verirken bu deneyimlerden faydalanmalarıdır” şeklinde bilgi verdi. Osmangazi Belediyesi’nin bu tür eğitim odaklı etkinlikleri, çocukların erken yaşta toplumsal sorumluluk bilinci kazanmasına, yerel yönetimlerin rolünü anlamasına ve demokratik katılım kültürüyle tanışmasına önemli katkı sunuyor.

"Bursa’nın Yedi Yüzü" sempozyumu kentin tarihine ışık tuttu Haber

"Bursa’nın Yedi Yüzü" sempozyumu kentin tarihine ışık tuttu

Osmangazi Belediyesi’nin kültürel mirasa sahip çıkan vizyoner yaklaşımıyla bu yıl 21’incisi düzenlenen Osman Gazi’yi Anma ve Bursa’nın Fethi’nin 700. Yılı etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen "Bursa’nın Yedi Yüzü: Fetihten Cumhuriyet’e Sempozyumu", Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde tamamlandı. Tarih, kültür ve akademiyi buluşturan sempozyum, Bursa’nın köklü geçmişine ışık tutan önemli bir bilimsel platform olarak dikkat çekti. İki gün süren sempozyumda, alanlarında uzman 28 akademisyen; Bursa’nın fethinden günümüze uzanan tarihsel serüvenini çok yönlü bir bakış açısıyla ele aldı. Kentin geçirdiği sosyal, kültürel ve ekonomik dönüşümler; dönüm noktası niteliğindeki gelişmeler ve tarihsel süreçte öne çıkan çarpıcı detaylar, bilimsel veriler ışığında kapsamlı biçimde değerlendirildi. Sempozyum boyunca toplam altı oturum düzenlenirken, her oturumda farklı temalar üzerinden Bursa’nın "yedi yüzü" derinlemesine incelendi. Akademik disiplinlerin çeşitliliği, sempozyuma zenginlik katarken; tarih, sanat, sosyoloji ve şehircilik gibi alanlarda yapılan sunumlar, dinleyicilere kapsamlı bir perspektif sundu. Bildiriler derlenerek kitap haline getirilecek Tarih bilincini güçlendiren, akademik dünyayı destekleyen ve kentin kültürel hafızasını diri tutan "Bursa’nın Yedi Yüzü: Fetihten Cumhuriyet’e Sempozyumu"nun sonunda değerlendirme oturumu gerçekleştirildi. Ege Üniversitesi’nden Prof. Dr. Gürer Gülsevin’in başkanlığını yaptığı oturumda Bursa Uludağ Üniversitesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Yusuf Ziya Karaaslan, Prof. Dr. Hatice Şahin ve Dr. Öğretim Üyesi Sezai Sevim, sempozyuma ilişkin geniş kapsamlı bilgilendirmelerde bulundu. Sempozyumda sunulan bildirilerin, derlenerek kitap haline getirileceği paylaşılırken, hazırlanacak eser, Bursa’nın tarihine, kültürel zenginliğine ve kent kimliğinin anlaşılmasına önemli katkılar sunacak. "Bursa’nın büyük dönüşümüne ışık tutan pek çok konuşma dinledik" Çalışmaları değerlendiren "Bursa’nın Yedi Yüzü: Fetihten Cumhuriyet’e Sempozyumu" Düzenleme Kurulu Başkanı Yusuf Ziya Karaaslan, "Sempozyumun çerçevesinde Bursa’ya davet ettiğimiz ve burada ağırladığımız Türkiye’nin seçkin üniversitelerinden gelen hocalarımızı dinledik. Bursa’nın fethinden Cumhuriyet’in ilanına kadar olan dönemde Bursa’nın tarihi dönüşümünü ilgilendiren, mimari estetikten dini serüvene, şehirleşme yaşamından hayata ve kuruluşun dinamiklerinden Cumhuriyet’in dinamiklerine uzanan süreç içerisinde büyük dönüşüme ışık tutan pek çok konuşma dinledik. Bursa’nın son derece canlı bir etkinliğini gerçekleştirdik. Bu sempozyumun gerçekleşmesinde desteğini gördüğümüz Osmangazi Belediyesi ve Osmangazi Belediye Başkanımız Erkan Aydın’a teşekkür ederiz." diye konuştu. "Sempozyum marka haline geldi" Sempozyumun her yıl yapıldığını ve Osmangazi Belediyesi’nin bu etkinliği bir marka haline getirdiğini kaydeden Prof. Dr. Hatice Şahin, "Tebrik ediyorum ve gurur duyuyorum. Sadece tarih toplantısı olmuyor, araya sanat tarihi, Türk dili, edebiyatı gibi alanlardan bildiriler de yerleştirildi. Aynı gelenek devam etti, bence bu iyi oluyor. Farklı bakış açılarını bize yansıtıyor. Çok güzel, kitaplaşacak çalışmalar var. Bursa ile ilgili çok çalışmalar yapıldığını, bu çalışmaların da daha da artacağını gördük. Bu da bizlere bu toplantıların devam edeceğini gösteriyor." ifadelerini kullandı. "Sempozyum amacına ulaştı" Sempozyumda 28 bildirinin sunulduğunu hatırlatan Prof. Dr. Gürer Gülsevin ise, "Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden gelen akademisyenler bildirilerini sundu. Çok güzel geçti, bildirilerden sonraki tartışmalar da katkılar oldu. Sempozyumun amacına ulaştığını düşünüyorum. Bu toplantının, Bursa’nın fethinin 700. yılına denk gelmesi de bizler için ayrı bir onur oldu." açıklamalarında bulundu. "Hocalarımız yılların birikimini Bursa’nın bilgi altyapısına kattı" Dr. Öğretim Üyesi Sezai Sevim de, sempozyumda Bursa’yı konuştuklarını dile getirerek, "Hocalarımız bu işin ehli, yılların birikimini getirdiler, Bursa’nın bilgi altyapısına kattılar. Bu bilgi altyapısına katmak için Osmangazi Belediyesi öncü oldu. Güzel bir misafirperverlik gösterildi, bu anlamda belediyemize teşekkür ediyorum. Hocalarımıza teşekkür ediyorum. İnşallah bu bilgi altyapısının zenginliği üzerine, Bursa’nın geleceği üzerine planlama yapanlar da bu bilgileri kullanacağı için Bursa’nın geleceği aydınlık olacak." değerlendirmesini yaptı.

Bakan Kurum'dan BM temsilcileriyle ikili görüşme Haber

Bakan Kurum'dan BM temsilcileriyle ikili görüşme

COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, ‘30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü’ etkinlikleri kapsamında gittiği ABD’de STK’lar ile toplantının ardından BM temsilcileriyle ikili görüşmeler gerçekleştirdi. İlk olarak Türkevi’nde Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Başkanı Alexander de Croo ile bir araya gelen Bakan Kurum görüşmeye ilişkin sosyal medya hesabından, “İklim risklerinin yönetimi, krizlerin çözümü ve sürdürülebilir kalkınma konularında doğal ortaklık sürdürdüğümüz UNDP’nin, Sıfır Atık’ın küresel bir harekete dönüşmesinde verdiği desteği her daim çok kıymetli buluyoruz. COP31 sürecinde de aynı desteği beklediğimiz UNDP’nin küresel koordinasyon kapasitesinin ve sahadaki güçlü varlığının, İklim Eylemi Uygulama Mekanizması’nın etkin şekilde uygulanması açısından belirleyici olacağına inanıyoruz” mesajını verdi. “COP31’İ EYLEMİN MERKEZİ OLARAK GÖRÜYORUZ” Bakanlığın resmi internet sitesinde yer alan habere göre Bakan Kurum, ikinci görüşmesini BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile gerçekleştirdi. BM binasındaki görüşmede COP31 sürecini ele aldıklarını belirten Bakan Kurum, “Görüşmemizde, küresel iklim krizi, enerji güvenliği ve savunmasız toplulukların korunması gibi kritik konuların yanı sıra Sıfır Atık ve döngüsel ekonomi yaklaşımları, finansman, teknoloji transferi ve kapasite geliştirme konularına da değindik. Çok taraflılığı güçlendirmek ve iklim eyleminin uygulanmasını hızlandırmak için COP31’i güven ve diyalog, uzlaşma ve eylemin merkezi bir platformu olarak görüyoruz; Antalya’daki liderler zirvesi ile tüm dünyaya ortak sorumluluk mesajı göndermeye hazırlanıyoruz. Bu verimli toplantı ve değerli iş birliğimiz için Genel Sekreter’e teşekkür ediyorum” paylaşımını yaptı. Bakan Kurum, son olarak Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) İcra Direktörü Inger Andersen ile görüştü. Sıfır Atık ve COP31 sürecinin yanı sıra biyolojik çeşitlilik ve kirlilikle mücadelede gibi başlıkları ele aldıklarını belirten Bakan Kurum, UNEP’in iklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik ve kirlilikle mücadeledeki kritik rolü son derece kıymetli olduğunu söyledi.

Bursa'ya 4 yeni baraj geliyor Haber

Bursa'ya 4 yeni baraj geliyor

Tarım ve Orman Bakanlığı Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü, tarımda modern sulamayı yaygınlaştırmak, toplulaştırma çalışmalarıyla tarım arazilerinden en yüksek faydayı sağlamak, musluklara sağlıklı ve içilebilir su ulaştırmak ve yerleşim yerleri ile tarım arazilerini taşkın risklerine karşı korumak için tüm gücüyle çalışırken, sürdürülebilir su yönetimi anlayışıyla da suyun her damlasına sahip çıkıyor. Son yıllarda etkileri güçlü şekilde hissedilen küresel ısınma ve iklim değişikliği suyun ve su yapılarının önemini her geçen gün daha da artığının altını çizen DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif BALTA, ’İklim değişikliğinin etkisiyle suyun zamansal ve mekânsal dağılımında yaşanan belirsizlikler ve aşırılıklar suya bağlı afetlerin hem sayısında hem etkinlik alanında hem de şiddetinde artışlara sebep olmaktadır. Bu çerçevede başta depolama tesislerimiz olmak üzere inşa ederek ekonomik ve sosyal yaşama kazandırdığımız tüm su yapıları kritik bir öneme sahiptir. Özellikle kurak periyotlarda vatandaşlarımızın ve tüm sektörlerin en büyük güvencesi olan depolama tesislerimiz büyük önem taşımaktadır. Havza özelliklerine göre planladığımız su depolama tesisleri, tüm sistemin sigortası olarak su çevriminin en önemli halkasını teşkil etmekte hem kuraklık hem de taşkın gibi ekstrem hidrolojik olaylar karşısında toplumsal ve ekonomik direnci artıran hayati altyapı tesisleri olarak öne çıkmaktadır. ‘’dedi. Suyu depolamak kadar önemli olan bir diğer husus, suyu asgari kayıpla son kullanıcısına iletmek olduğunu ifade eden DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif BALTA, ’Bu çerçevede, suyun ülkemizde ve dünyada en çok tüketildiği sektör olan tarım sektöründe hayata geçirdiğimiz modern uygulamalarla bu alanda önemli ilerleme kaydedilmiştir. Özellikle basınçlı borulu sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması, yapay zeka destekli sulama otomasyonu uygulamaları ve elektronik ölçüm sistemi (sayaç) takılan sulama tesisi sayısının artırılmasıyla suyun verimli kullanımı adına çok önemli adımlar atıldığını belirtti. DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif BALTA,’ Günümüzde suyla alakalı meselelerde madalyonun bir yüzünde kuraklık varken diğer yüzünde taşkınların yer aldığını belirterek. Suyun verimli kullanımı ne kadar önemli ise taşan suların kontrolü de o denli önemlidir. Bu çerçevede sayılarını hızla artırdığımız yenilikçi taşkın kontrol tesislerimiz ve taşkın erken uyarı sistemlerimizle taşkın zararlarının asgariye düşürülmesi hususunda önemli başarılar elde ediyor, rekor denilebilecek nitelikteki yağışlarda can ve mal kayıplarının önüne geçiyoruz. ‘’dedi. DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif BALTA, Bursa’ya kazandırılan dev eserlerin altını çizerek şunları kaydetti: “Su medeniyettir düsturuyla, kadim su kültürümüzü teknolojiyle harmanladık. Son 23 yılda Bursa’da hayata geçirdiğimiz 54 sulama tesisi sayesinde 493 bin 510 dekar araziyi suyla buluşturmanın gururunu yaşıyoruz. Toprağa düşen her damla su, Bursalı çiftçimizin emeğini berekete, memleketimizin ekonomisini ise güce dönüştürdü.” "Bursa’nın Su Hazinesini Baraj ve Göletlerimizle Geleceğe Taşıyoruz" DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif BALTA, Bursa’nın tarımsal ve coğrafi gücüne vurgu yaparak şunları söyledi: “Bursa’nın iklimi üretim, toprağı bereket demek. Biz de bu potansiyeli en üst seviyeye çıkarmak için son 23 yılda 75 milyar 998 milyon TL’lik bir yatırım rekoruna imza attık. Şehrimize kazandırdığımız 25 baraj, 17 gölet ve 8 yer altı depolama tesisiyle tam 538 milyon m³ su depolama hacmine ulaştık. Modern su yapılarımızla Bursa’nın suyunu koruyor, toprağımızın gücüne güç katıyoruz.” "Bursa’da Yatırım Hamlesi Sürüyor: 4 Yeni Baraj ile Bereket Katlanacak!" DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, devam eden projeler hakkında müjdeler vererek şunları söyledi: “Bursa’nın su potansiyelini en üst seviyeye çıkarmak için durmaksızın çalışıyoruz. Şu an inşaatı devam eden 4 büyük barajımız, Bursa’nın geleceğine can suyu olacak. Bu dev eserler tamamlandığında, 145 bin 275 dekar araziyi daha modern sulamayla buluşturacak ve şehrimize yıllık 34,38 milyon m³ içme suyu takviyesi sağlayacağız. Bizim için her damla su kutsaldır; o damlanın israf olmadan çiftçimize ulaşması en büyük önceliğimizdir.” “Bursa’ya Dev Koruma Kalkanı: Taşkın Riskine Karşı 27 Kalıcı Eser” Değişen küresel iklim koşullarının getirdiği riskleri, modern mühendislik projelerimizle yönetiyoruz. Bursa’da son 23 yılda tamamladığımız 27 taşkın koruma tesisi; şehir merkezimizden en uzak yerleşim yerlerimize kadar geniş bir alanda koruma kalkanı oluşturdu. 19 bin dekar verimli toprağımızı ve yerleşim yerlerimizi güvence altına alırken, yapımı devam eden 20 yeni projemizle riskleri minimize etmeyi sürdürüyoruz. Bursa’nın huzuru için projeler üretiyor, suyun gücünü kontrol altında tutuyoruz. Bursa’da Topraklar Birleşiyor, Tarımda Verimlilik Artıyor Bursa’da yürütülen arazi toplulaştırma çalışmalarının bölge tarımı için bir dönüm noktası olduğunu vurgulayan DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif BALTA, tescil işlemlerinde gelinen son noktayı paylaştı. Bursa genelinde tamamlanan 5 büyük projede 439 bin 560 dekar alanın tescilinin tamamlandığını belirterek, inşaat aşamasındaki işlerden gelen 38 bin 200 dekarlık kısmi tescille birlikte, toplamda 477 bin 760 dekar arazinin toplulaştırıldığını açıkladı. Sahadan gelen geri dönüşlerin projenin başarısını tescillediğini ifade eden DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif BALTA, şunları kaydetti: “Arazi toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetlerimizin çiftçimiz nezdindeki karşılığını yakından takip ediyoruz. Projenin ilk aşamalarında belirli bir çekince ve ön yargıyla yaklaşan üreticilerimiz, uygulamalar neticelendikçe toplulaştırmanın sağladığı kolaylıkları ve ekonomik faydayı bizzat tecrübe ettiler. Bugün o ön yargıların yerini büyük bir memnuniyet ve teşekkür almış durumda. Çiftçimizin işini kolaylaştıran, yakıt ve zaman tasarrufu sağlayan bu projelerimize, sahadan aldığımız bu güvenle ara vermeden devam ediyoruz.” "Yeşil Bursa’da Temiz Enerji Hamlesi: 12 Dev HES Tesisi Devrede" Doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımına dikkat çeken Genel Müdür Mehmet Akif Balta, Bursa’daki enerji yatırımları hakkında şunları söyledi: “Suyumuzu sadece tarımda değil, enerjide de en verimli şekilde değerlendiriyoruz. İşletmeye aldığımız 12 HES tesisi ile yıllık 660 milyon kWh temiz enerji üreterek Bursa’nın ve Türkiye’nin kalkınmasına destek oluyoruz. Suyumuzdan aldığımız bu temiz gücü enerjiye dönüştürerek, geleceğe daha aydınlık bir Bursa bırakmak için çalışıyoruz.” Genel Müdür Mehmet Akif BALTA; “Biz DSİ olarak suyla alakalı tüm alanlarda su vatandır anlayışıyla çalışmalarımıza devam ediyor, suyumuzu korumakla vatanımızı korumak arasında hiçbir fark görmüyoruz. Kullandığımız her damla suyu son damlasıymış gibi kullanmamız’ tavsiyesiyle sözlerimi noktalıyorum.” dedi.

Erdoğan, Etiyopya'nın başkentini tüm dünyaya tanıttı Haber

Erdoğan, Etiyopya'nın başkentini tüm dünyaya tanıttı

Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed Ali'nin davetiyle gerçekleştirilen ziyarette, Cumhurbaşkanlığı konvoyunun geçişi sırasında kaydedilen görüntüler, kısa sürede küresel çapta viral oldu. Sosyal medya kullanıcıları, Addis Ababa'nın geniş bulvarlarını, titizlikle planlanmış caddelerini ve modern mimarisini hayranlıkla takip etti. Afrika'nın yükselen yıldızı olarak görülen başkentin düzenli yerleşimi ve temizliği, "ezber bozan bir şehir" yorumlarını beraberinde getirdi. Küresel kıyaslama: "Neden bizim yollarımız böyle değil?" Görüntülerin yayılmasının ardından dünyanın dört bir yanından binlerce kullanıcı, kendi ülkelerindeki şehirleşme sorunlarını Addis Ababa üzerinden eleştirmeye başladı. Avrupa'dan Amerika'ya, Asya'dan Orta Doğu'ya kadar pek çok kişi, Etiyopya'daki yol standartlarını ve trafik düzenini kendi metropolleriyle kıyasladı. Özellikle gelişmiş ülke vatandaşlarının, "Neden bizim yollarımız bu kadar düzenli ve geniş değil" sorusunu sorması dikkat çekerken, Addis Ababa'nın kaosun uzağındaki sakin görüntüsü sosyal medyada viral oldu. Estetik ve düzenin buluşması: Göz yormayan mimari Konvoyun geçişi esnasında kadraja giren caddeler, sadece genişliğiyle değil, görsel estetiğiyle de şaşırttı. Şehrin dokusunu bozan devasa ve karmaşık tabelalardan arındırılmış, gözü yormayan sade mimari yapı sosyal medyada en çok konuşulan unsurlar arasında yer aldı. Geniş şeritli modern bulvarları, görsel kirlilikten arındırılmış estetik mimarisi ve Avrupa standartlarını aratmayan şehircilik disipliniyle Addis Ababa, adeta düzenin ve temizliğin simgesi haline geldi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.