Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Şehir

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Şehir haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şehir haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Memişoğlu: "Şehir hastaneleri dünyanın en üst seviye sağlık hizmet binalarıdır" Haber

Bakan Memişoğlu: "Şehir hastaneleri dünyanın en üst seviye sağlık hizmet binalarıdır"

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ve Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi (ÇOSB) tarafından Tekirdağ'ın Kapaklı ilçesine kazandırılan 115 yataklı ÇOSB Kapaklı Devlet Hastanesi’nin açılışına katıldı. Sağlık Bakanı Memişoğlu, "Şehir hastaneleri teknolojik olarak da altyapı olarak da dünyanın en üst seviye sağlık hizmet binaları ve alanlarıdır" dedi. 115 yataklı ÇOSB Kapaklı Devlet Hastanesi’nin açılışı, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ve Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır'ın katılımıyla gerçekleştirildi. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan program, hastanenin tanıtım videosunun izlenmesiyle devam etti. Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Sözdinler, Kapaklı Belediye Başkanı Mustafa Çetin, Tekirdağ Valisi Recep Soytürk bir konuşma yaparak emeği geçenlere teşekkür etti. "Hastane bölgenin sağlık hizmetlerine erişimini güçlendirecek" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır yaptığı konuşmada, "Son 23 yılda Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye'yi her alanda daha güçlü, daha müreffeh, daha rekabetçi bir ülke haline getirmek için durmaksızın çalıştık. Temeli sağlam ve istikrarlı politikalarla tahkim edilmiş asra bedel kazanımları 23 yıla sığdırdık. Geniş bir yelpazede ürün geliştiren, tasarlayan, üreten, ihraç eden, yerli ve milli bir savunma sanayi ekosistemi kurduk. Dünyada henüz sadece birkaç ülkenin sahip olabildiği ileri teknoloji geliştirme ve üretme altyapısına hamdolsun sahibiz. Allah'ın izniyle hiç kimsenin Türk milletinin kılına dahi zarar vermeyi aklının ucundan geçiremeyeceği bir caydırıcılık seviyesine adım adım ilerliyoruz. Uydu teknolojilerinde gerçekleştirdiğimiz yatırımlarla Türkiye'yi kendi haberleşme ve görüntüleme uydularını geliştiren, destekleyebilen, üretebilen bir ülke konumuna ulaştırdık. Milletimizin 60 yıllık hayalini elektrikli ve akıllı otomobilimiz TOGG ile gerçeğe dönüştürdük. Ulaştırmada pek çok ülkenin erişemediği güçlü ve yaygın bir altyapı ağına bugün sahibiz. Milletimizle kurduğumuz gönül köprüleri gibi kıtaları da aynı anlayışla birbirine bağladık. Dış ticaretimizin taşıyıcı gücü limanları, şehirlerimizi dünyaya bağlayan dev havaalanlarını Türk milletinin hizmetine sunduk. Çevre ve şehircilikte sosyal devlet anlayışıyla muazzam bir inşa hamlesi gerçekleştirdik. Enerjide Karadeniz'de doğalgaz, Gabar'da petrol keşifleri yaptık. Bugün ileri teknolojiye sahip modern arama ve keşif filomuzla petrol ve doğalgazda sınır ötesi ortaklıkları derinleştiren bir noktaya geldik. Sağlıkta vatandaşlarımızı kaliteli erişilebilir bir sağlık hizmetine eriştirdik. Hatırlayalım. 23 yıl önce hastane kapılarında uzayan kuyrukların, ilaç almak için saatlerce bekleyen vatandaşlarımızın, ödeme yapamadığı için rehin kalan hastaların konuşulduğu bir Türkiye vardı. Vatandaşlarımızın sosyal güvenlik kurumlarına göre ayrı hastanelere gitmek zorunda kaldığı, istediği hastaneden ve hekimden hizmet alamadığı günleri hep birlikte hatırlıyoruz. Ambulansa erişimin dahi ciddi bir problem olduğu, sağlık hizmetinin vatandaşlarımız için çoğu zaman uzun ve meşakkatli bir sürece dönüştüğü günlerden bugünlere geldik. Hamdolsun bugün şehir hastaneleriyle, modern devlet hastaneleriyle, güçlü sağlık altyapısıyla, ileri teknolojiye sahip tanı ve tedavi imkânlarıyla milletimize çok daha yüksek standartlarda hizmet sunan bir devlet kapasitemiz var. Elbette büyük dönüşümün en önemli dayanaklarından biri sağlık alanında geliştirdiğimiz güçlü üretim ve teknoloji altyapısı oldu" şeklinde konuştu. "14 günde seri üretime geçildi" Pandemi döneminin sağlıkta yapılan yatırımlarla güçlü bir şekilde atlatıldığına dikkat çeken Kacır, "Bir tek pandemi, sağlıkta attığımız bu adımların ne kadar isabetli ve stratejik olduğunu bütün açıklığıyla gösterdi. Bu dönemde Türkiye, sahip olduğu sağlık altyapısı ve üretim kabiliyetiyle krizlere hızlı yanıt verme kapasitesiyle dünyadan pozitif ayrıştı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak bu süreçte sağlık sistemimizin ihtiyaç duyduğu kritik ürün ve teknolojiler için sanayi altyapımızı ve Ar-Ge ekosistemimizi seferber ettik. Tüm dünya çaresizce yoğun bakım solunum cihazı ararken bizler Baykar, Arçelik ve ASELSAN'ın destek çalışmalarıyla Biosis isimli bir teknoloji geliştirme şirketimizin ortaya koyduğu yerli solunum cihazını sadece 14 günde seri üretime geçirdik. Pandemi süreci sağlıkta yerli ve milli çözümler üretebilen bir ekosistem inşasının önemini bir kez daha hatırlattı. Biliyoruz ki stratejik bir sektör olarak gördüğümüz sağlık endüstrilerinde atacağımız milli teknoloji anlayışı adımları çok daha büyük başarılara erişmemizin anahtarı olacak. Bu anlayışla son bir yılda sağlık endüstrisinde 102 yatırıma teşvik belgesi düzenledik. 64 milyar lira yatırımı harekete geçirdik" dedi. "Hastane, Tekirdağ’daki güzel örneklerden biri" ÇOSB Kapaklı Devlet Hastanesi’nin Tekirdağ’daki önemli yatırımlardan biri olduğunu ifade eden Kacır, "Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi Kapaklı Devlet Hastanesi bu anlayışımızın Tekirdağ'daki güzel örneklerinden biri oldu. Yaklaşık 20 bin metrekare kapalı alanda 115 yatak kapasitesiyle hizmet verecek hastane, tedavi üniteleriyle inşallah vatandaşlarımıza nitelikli sağlık hizmeti sunacak. Kapaklı ve çevresinde sağlık hizmetlerine erişimi daha da güçlendirecek" dedi. Hastanenin kamu kurumları ile ÇOSB’nin paydaşlığıyla hayata geçirildiğini belirten Kacır, yatırımın sanayicilerin bulundukları şehrin sosyal altyapısına katkı sunmasının önemli bir örneği olduğunu söyledi. Kacır, "Bölgemizin ihtiyaçlarından hareketle kamu kurumlarımız, özellikle Sağlık Bakanlığımız ve Organize Sanayi Bölgemizin paydaşlığıyla hayata geçirilen bu yatırım, üreten sanayimizin aynı zamanda bulunduğu şehrin sosyal altyapısına değer kattığının güzel bir örneği" ifadelerini kullandı. ÇOSB’nin hastanenin hayata geçirilmesinde üstlendiği sorumluluğa da dikkat çeken Kacır, "Çerkezköy Organize Sanayi Bölgemizin bu eserin hayata geçmesinde üstlendiği sorumluluğu, sanayicimizin şehrine ve çalışanına sahip çıkma anlayışının bir tezahürü olarak görüyoruz" diye konuştu. "OSB sayısını 4’ten 14’e çıkardık" Tekirdağ’ın sanayi altyapısında son 23 yılda OSB sayısının 4’ten 14’e yükseltildiğini belirten Kacır, "OSB'lerin büyüklüğünü 1.600 hektardan 5.600 hektara çıkardık. OSB'lerimizde 135 bin ilave istihdam oluşturduk. KOSGEB eliyle Tekirdağ'da KOBİ'lerimize 2 milyar 900 milyon lira destek sağladık" dedi. Tekirdağ’da yatırım teşvikleriyle büyük miktarda yatırım ve istihdamın önünün açıldığını belirten Kacır, "Yatırım teşviklerimizle Tekirdağ'da gerçekleşecek 720 milyar liralık yatırımın ve 112 bin istihdamın önünü açtık" diye konuştu. Yeni teşvik sistemi kapsamında Tekirdağ’daki yatırımlara sağlanan destekleri anlatan Kacır, "Yeni teşvik sistemimizde Tekirdağ'da OSB'lerimizde hayata geçen yatırımlarda istihdam edilen çalışanların SGK işveren paylarının yarısını iki yıl bakanlığımız karşılıyor. Şehrimizde hayata geçen yatırımlara güçlü bir finansman desteği sağlıyoruz" dedi. Yatırımlarda kullanılan krediler için finansman desteğinin 30 milyon liraya yükseltildiğini belirten Kacır, yatırımın niteliğine göre yüzde 30’a varan yatırım makinelerinde KDV istisnası ve gümrük vergisi muafiyeti sağlandığını ifade etti. Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında desteklenen yatırımlara da değinen Kacır, programın ilk çağrısında 27 milyar liralık 6 yatırım projesinin desteklendiğini söyledi. Kacır, "Yeni teşvik sistemimizin ana unsurlarından Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı'nın ilk çağrısında akıllı küçük ev aletleri üretimi, tıbbi araç imalatı gibi alanlar için 27 milyar liralık 6 yatırım projesini destekledik" dedi. Tekirdağ’da program kapsamında yeni başvurular alındığını da belirten Kacır, "Bu yılın Ocak ayında destek başlıklarını güncellediğimiz Yerel Kalkınma Hamlesi kapsamında Tekirdağ'da motorlu taşıt aksam ve parça üretimi, savunma ve silah havacılık sanayilerine yönelik yapısal parça üretimi, makine ve aksamları üretimiyle tıbbi cihaz üretimine dönük hayata geçecek 6 milyar lira yatırım tutarına sahip 22 proje başvurusu aldık" ifadelerini kullandı. Kacır, program kapsamında desteklenen projelerin her birine 300 milyon liraya kadar finansal katkı ve yatırımın yüzde 50’si kadar belge desteği sunulacağını kaydetti. "Tekirdağ’ı üretim ve inovasyonda örnek konuma taşımak istiyoruz" Tekirdağ’ın yüksek potansiyeline dikkat çeken Kacır, kenti üretim, inovasyon ve yerel kalkınmada örnek bir konuma taşımayı hedeflediklerini söyledi. Tekirdağ’ın sanayi, teknoloji ve ihracat alanındaki güçlü konumunu daha da ileri taşımaya devam edeceklerini ifade eden Kacır, vatandaşların yaşam kalitesini yükseltecek sosyal yatırımların da sürdürüleceğini belirterek, "Tekirdağ'ın sanayi, teknoloji ve ihracatta sahip olduğu güçlü konumu daha da ileri taşırken vatandaşlarımızın yaşam kalitesini yükseltecek sosyal yatırımları da aynı kararlılıkla sürdüreceğiz" diye konuştu. "Mutluluk sağlıkla olur" Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu yaptığı konuşmada, "İnsanlar mutluluk kaynağının en önemli parametresinin sağlık olduğunu söylüyor. Türkiye'nin yaptığı araştırmalarda insanlar mutluluklarını sağlığa bağlıyor. Yani sağlık yoksa mutlu olamıyor insan. Bazen fakir olursunuz, mutlu olursunuz. Bazen mutsuz olursunuz. Bazen zengin olursunuz. Mutlu olabilirsiniz veya mutsuz olabilirsiniz. Ama sağlığınız yoksa her halükârda mutsuzsunuz. Onun için Cumhurbaşkanımızın liderliğinde biz sağlıkta büyük yatırımlar yaparak 25 senede dünyaya örnek olacak bir sağlık hizmeti sunmaya başladık. Bugün Türkiye'de 271 bin hasta yatağı var. Ve bu 271 bin hasta yatağının her biri tek kişi, çift kişilik 184 bin yatakla insanımıza hizmet yapıyoruz. Ve her gün bir buçuk milyonluk bir sağlık ordusuyla, her gün üç milyon kez insanlarımıza sağlık hizmeti için dokunuyoruz. Baktığınız zaman dünyanın örnek alacağı şehir hastaneleriyle, koruyucu ekipleriyle, başlama programlarıyla ve en önemlisi de buradaki gibi, Tekirdağ'daki gibi, çalışan, üreten insanların emeğiyle sağlık teknolojisinin üretimini ve hizmetini onlara sunuyoruz. Çalışkan, üreten çift Tekirdağ'a da çok teşekkür ediyoruz. Bugün sabah ilaç fabrikalarımızı, firmalarımızı, üreten sağlığın bu yerde ziyaret ettim. Gerçekten gurur duyuyorum. Cumhurbaşkanımızın iki sene evvel geliştiren ve üreten sağlık modelini artık Türkiye'nin vizyonunu ortaya koyan bu model gerçekleştirdiğini gururla gördüm. Ben bu konuda sadece hizmet odaklı değil, artık üreten ve kendisinin bağımsız sağlık teknolojisine sahip olduğu bir ülkeyi hayal etmekten değil, ifade etmekten gurur duyuyorum. Çünkü ilk defa bugün yeni teknolojik dediğimiz biyolojik tedavileri tamamen hücreden ilaca kadar üretebilen, insan gücüyle altyapısı olan bir sağlık teknolojimiz var. Bunu daha da geliştireceğiz. Bunu geliştirmek için her şeyimizi yapacağız. Çünkü biz bir araya geldiğimiz zaman Covid'de de gördük, depremde de gördük. Her şeyin üstesinden gelebilecek, her sorunu çözebilecek bir milletiz. Onun için biz üreteceğiz, çalışacağız, birlikte olacağız, sarılacağız ve bu ülkeyi nasıl sağlık hizmetinde dünyanın en iyi ülkelerinden bir tanesi yaptıysak, sağlık teknolojisinde de üretiminde aynı şekilde yapacağız" diye konuştu. "Şehir hastaneleri dünyanın en üst seviye sağlık hizmet binalarıdır" Sağlığın Türkiye’de lokomotif bir sektör olduğunu vurgulayan Memişoğlu, "Bugün Sağlık Bakanlığı olarak gerçekten Sanayi Bakanlığımıza, Ticaret Bakanlığımıza ve bütün ekip arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Çünkü bu, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bir ekip çalışmasıdır. Bir birlikteliğin sonucudur. Nasıl hastaneyi organize sanayi bölgesinin yönetimi ile beraber yaptıysak, bu gelişimleri de başarıyla hep birlikte yapıyoruz. Bizler geleceğe bakıyoruz, ileriye bakıyoruz. Bizler kavganın, çatışmanın değil, üretimin, birlikteliğin ve gördüğünüz gibi eserlerin hizmetini sunuyoruz. Ve bu hizmeti sunarken de biliyoruz ki her bir vatandaşımız en iyi sağlık hizmetine, en iyi teknolojiyle, en iyi cihazıyla, en iyi hekimlikle, sağlık çalışanlığıyla ulaşıyor. Ve sağlık Türkiye'de artık lokomotif bir sektör. Bunu da hep beraber yapacağız. Dile kolay geliyor ama 27 tane şehir hastanesiyle, 39 bin hasta yatağıyla dünyanın en iyi sağlık hizmetine giriyoruz. Bugün 11 tane şehir hastanemizin inşaatını bitirme aşamasındayız. Samsun Şehir Hastanesi'yle hasta almaya başladık. Ordu Şehir Hastanesi'ni taşıdık, ilk hastalarımızı birkaç hafta içine alacağız. Kasım ayı itibarıyla Trabzon Şehir Hastanemizde de hasta hizmetlerine başlayacağız. Ocak 2027 itibarıyla Sakarya Şehir Hastanemizde hasta kabulüne başlayacağız. Ekim 2026 tarihinden itibaren de Şanlıurfa Şehir Hastanemizi hizmete sunacağız. Bugün baktığınız zaman Rize, Diyarbakır, Mardin Şehir Hastanelerimizde artık 2027'den itibaren insanlarımız hizmet almaya başlayacak. Çok net söylüyorum arkadaşlar. Şehir hastaneleri teknolojik olarak da altyapı olarak da dünyanın en üst seviye sağlık hizmet binaları ve alanlarıdır. Bunu özellikle ifade etmek istiyorum" ifadelerine yer verdi. "Sağlıklı bir toplum olmak zorundayız" "Biz aynı zamanda sağlıklı bir toplum olmak zorundayız. Dünyanın en iyi sağlık hizmetini veriyorken aynı zamanda bu toplumun da sağlıklı olmasını sağlamak isteriz" diyen Memişoğlu, vatandaşlara da uyarılarda bulundu. Memişoğlu, "Bizim ismimiz hastalık bakanlığı değil, Sağlık Bakanlığı. Onun için koruyucu sağlık dediğimiz, hastalanmadan insanların bedenini koruyacağı bir alışkanlığa ve çabaya hepimizin ihtiyacı var. Çünkü toplumda önemli sorunlar; kilo, hareketsizlik ve maalesef kötü alışkanlıklar. Onun için sizlerden, vatandaşlarımızdan sağlıklı olmak için de bizden hizmet talep etmenizi, aynı zamanda beklentinizi artırmanızı istiyoruz. Sağlık ve hayat merkezleriyle, aile sağlığı merkezleriyle sizlerin emrindeyiz. Kilo vermek isteyen, sigarayı bırakmak isteyen herkes bize gelsin, onlarla beraber bu kötü alışkanlıktan uzaklaşın. Bunu sadece kamu hizmetiyle yapmaktan değil söz edeyim. Aynı zamanda birkaç hafta önce çıkarttığımız esenlik mevzuatıyla da yapacağız. Yani özel sektör aracılığıyla da yapacağız. Esenlik dediğimiz, esasında tedavi ve hastalık dönemi hariç insanların sağlıklı kalmak, sağlıklı yaşamak için sağlık hizmetinin sunulmasıdır. Yani bir hekimin öncülüğü de bugün hastane ve hastalık şartlarında değil; otelde, tatil beldelerinde veya insanların herhangi bir yerde sağlıklı insanların hizmet alacağı alanları tanımlıyor. Yani siz kilo vermek istiyorsanız ille hastaneye gitmek durumunda değilsiniz zaten. Siz hareketli yaşam istiyorsanız ille hastaneye ve tedavi hizmeti sunacak alanlara gitmek durumunda değilsiniz. Onun için hem özel sektöre hem de insanlarımıza şunu söylüyoruz: Lütfen esenlik merkezlerine de gidin. Çünkü orada psikiyatrisinden diyetisyenine kadar her türlü sağlıklı kalmak için sizlere hizmet verilecektir. Ama hastalandığınız zaman da işte Tekirdağ'daki şehir hastanesi gibi, bugün Ergene'deki hastaneyi de birkaç hafta içinde teslim alıp insanlarımızın hizmetine sunacağımız gibi, Tekirdağ'ın eski hastanesinin olduğu yere 100 yataklı bir devlet hastanesi yapacağımız gibi, aynı zamanda Çorlu'da 250 yataklı ek bina yapacağımız gibi bu hastaneyi de hizmete açıyoruz. Hepinize saygılar sunuyorum" dedi. Çanakkale Gazisinin diploması Bakan Memişoğlu’na takdim edildi Açılış programının ardından Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’na, Çanakkale gazisi ve tabip Kafaoğlu Mehmet Kazım Efendi’ye ait 1915 tarihli İstanbul Darülfünun Tıp Fakültesi diploması takdim edildi. İl Sağlık Müdürü Uzman Dr. Lütfi Çağatay Onar tarafından yapılan takdim öncesinde diplomanın hikâyesi hakkında bilgi verildi. Hediye takdiminin ardından hastane açıldı ve bakan ve beraberindekiler hastaneyi ziyaret etti.

Mustafa Er: "Hep birlikte bu işin hakkını verdik" Haber

Mustafa Er: "Hep birlikte bu işin hakkını verdik"

2025-26 sezonunu şampiyon olarak tamamlayan Bursaspor'un başarılı teknik direktörü Mustafa Er, Özlüce İbrahim Yazıcı Tesisleri'nde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Başarılı geçirilen sezonu değerlendiren Mustafa Er, Bursaspor yönetimine, teknik ekibine ve oyuncu grubuna teşekkürlerini iletti. "Süper Lig şampiyonluğunda dahi böyle bir atmosfer yoktu" İki yıl üst üste şampiyon olmak çok kıymetli. Şehirde enteresan pozitif bir hava var. Belki Süper Lig şampiyonluğunda bile böyle bir atmosfer yoktu. En çok önemsediğim konulardan bir tanesi şampiyonluk kadar çocuklarımızın Bursasporlu olması. Zaten Bursa bir futbol şehriydi ama inanılmaz derecede şuanda okullarda yeşil beyaz formalı çocuklar. Maçlarda ailelerin hep birlikte tribünde olması. Oradaki o karnaval havası bence bu şampiyonluk kadar önemli bir olay. Bursaspor'un önümüzdeki senelerde çok çok daha güçlü geleceğinin bir göstergesi bu. "Bu yükseliş için belki de oraları görmek gerekiyordu" Şehir çok zorlu süreçlerden geçti. Kötü günler geçirildi. Belki de bu güzel günleri görebilmek için o zorlu süreçlerden geçmek gerekiyordu. Eskiden çok sağlıklı bir ortam çok sağlıklı bir yapı yoktu. Dönemsel olarak git geller yaşanıyordu kulüpte. En son dibe vurduktan sonra şehirde bir kalkış oldu. Herkes bence kendine geldi bir silkelendi. Herkes üzerine düşen sotumlulu aldı aslında. Başkanın önderliğinde yönetim kurulu ile beraber hem takımın şampiyonluğu hem mali tablonun düzelmesi hem şehrin takımına sahip çıkması bunların hepsi çok değerli. Dibe vurduktan sonra şuan gelinen noktada kulüp çok çok daha sağlam temeller üzerinde ve kuvvetli geliyor. İçeride muazzam bir organizasyon var. Bu sene geldiğimizde ben hep söylüyorum bu sene sadece deplasman maçlarımız 2. lig düzeyindeydi. Onun haricindeki herşey Süper Lig'de şampiyonluğa oynayan bir takım düzeyindeydi. Bu anlamda bizim çalışma ortamımız çok çok rahattı. Yüzde yüz odaklandığımız nokta sahaydı. Çok rahat bir ortamda çalıştık. Bunun da mükafatını aldığımızı düşünüyorum. "Bu takımın zaten şampiyon olarak çıkması gerekiyordu" Oyuncularıma da söyledim kadromuz zaten bu ligin çok üzerindeydi. Biz üzerimize düşeni yaptık. Bu takımın zaten bu ligden şampiyon olarak çıkması gerekiyordu. Biz üzerimize düşeni yaptık. Çok çok ekstra bir durum olduğunu düşünmüyorum biz sadece işin hakkını verdik. Başkan, yönetim kurulu, oyuncular, şehir hep birlikte bu işin hakkını verdik. Zaten olması gereken de buydu. Bunda da bizim ufak bir katkımız olduysa ne mutlu. Tabii o günlerden bugünlere geldiğimiz noktada bu işlerde tabii ki inişler çıkışlar var. Bu süreçlerde sakin ve sabırlı kalmak çok önemli fakat her maçı kazanamazsınız. Bunlar her zaman olacak. Önemli olan dersler çıkarıp devam etmek. Türkiye'de bile çok çok ciddi yatırımlar yapıp çok başarısız olan kulüpler de var ben o yüzden bu iki şampiyonluğu çok önemsiyorum. Bazen herşeyi iyi yapsanız da gerek maddi gerek manevi başarılı olunamayabiliyor. Bunun örnekleri çok fazla var. Baktığınız zaman küme düşüp sonra geri dönen takımların hepsi camia takımları. Camia takımlarının yönetilmesi zordur ama sağlıklı bir yapı olursa çok keyifli olur gücü arkanıza aldığınızda da. "Hedefe odaklı bir an önce Süper Lig'e dönmemizi sağlayacak transferler yapacağız." Şükrediyorum bu bize nasip oldu. Çok da büyütmemeliyiz. Şuan hala 1. Lig takımıyız. Trabzonspor iyi gidiyor bizimde oluşturmak istediğimiz yapı bu. Geleceğe yatırım yapmak için transferlere tabii ki gireceğiz. Fakat uzun vadeli genç havuzunun da olduğu Vakıfköy'ün içinde olduğu yapıyı Süper Lig'de kuracağız. Şuan daha hedefe odaklı bir an önce Süper Lig'e dönmemizi sağlayacak transferler yapacağız. Bizim ocak ayında bir sonraki transferin %80'i 90'ını bitirmemiz gerekiyor. Aslında kurmak istediğim yapı bu benim. Şuanda zaten genç yetenekli oyuncularımız var. Bizim daha hedefe yönelik hemen katkı verecek transferlere ihtiyacımız var. Uzun vadede biz burda oluruz olmayız bilemeyiz ama Bursaspor'un uzun vadede sağlıklı yapılanmalara ihtiyacı vardır. Şuanda da o var inşallah hep böyle devam eder. "Oyuncular ile iletişimimiz hep çok iyi oldu" İletişime çok önem veririm onlara karşı hep dürüst olmuşumdur. Antrenmanda temposu düşen oyuncuya hiç tahammülüm yok. Maç gibi antrenman istediğimi hep söyledim. Onlar da bizim istediklermizi hep yerine getirdi sağlıklı bir yapı oluştu içeride. Her anımız karnaval gibiydi deplasmanlarımız tesislerimiz güzel bir ortam vardı. Çok daha fazla top kazanıp rakip yarıalansa çok baskılı oynadık. Takım halinde ikinci topları çok iyi topladık. Az gol yememizin keyif almamızın en temel sebeplerinden biri de bu takım halinde oyuna inanmamız hem hücuma hem savunmaya herkesin yardım etmesi. Bu otunu benimsediler ve böyle bir tablo çıktı. Herkese tekrardan teşekkür ediyorum. "Planımıza ugun oyuncuları araştırıyoruz" Buraya uyum sağlayabilecek baskıyı kaldırabilecek bu sene de belli ki full tribünlere oynayacağız. Alacağımız yabancılar yurt içinden de yurt dışından da olabilir. Ama önemli olan uyum sağlayıp oyunumuza doğru etki edecek isimlere gideceğiz. "Bu liglerde skora göre oyun çıkıyor" Önümüzdeki sene normal oyunumuza devam etmek istiyoruz. Skora göre değişen bir takım olmamalı. Daha çok süre var transfer için daha toplantılarımız olacak yönetimimizle. Bu ligler de skora göre oyun çıkıyor önde başlayıp skoru alıp düşen takımlar, geride başlayıp skor olarak da geri düşünce aniden yükselen takımlar, biz bunlardan ziyade bu seneki gibi kendi oyunumuzu oynayıp devam ettirip, farkımızı ortaya koymak istiyoruz. "Dizilişler önemli değil, oyun planı çok önemli" Ben üçlü dörtlü beşli sistemlerden ziyade oyun planına önem veriyorum. Oyuncu grubunu ikna edebilirseniz oyun planına oyununuz direkt yukarı çıkıyor. Önümüzdeki sene de bu oyunumuza devam etmek istiyoruz. Huzurlarınızda ekibime de çok teşekkür etmek istiyorum. Emekleri ve bu oyun planının oturması konusunda onların emekleri çok büyük.

Osmangazi'de ilham veren buluşma Haber

Osmangazi'de ilham veren buluşma

Osmangazi Belediyesi’nin girişimcilik ekosistemine katkı sunan çalışmaları kapsamında düzenlediği “Girişimci Kafası” söyleşileri, iş hayatında başarıya ulaşmış isimleri kendi işini kurma hayali taşıyan girişimci adaylarıyla buluşturmaya devam ediyor. Bu kapsamda gençlere ilham veren buluşmaların son konuğu Bursalı başarılı iş insanı Erol Dağlıoğlu oldu. Özellikle enerji sektöründe yaptığı çalışmalarla öne çıkan ve kente değer katan projelere imza atan Dağlıoğlu, geçmişten günümüze dek uzanan süreçte tecrübelerini girişimci adaylarıyla paylaşırken, değerli bilgilendirme ve tavsiyelerde bulundu. Gerçekleşen söyleşide ilk olarak 1993 yılında üniversite mezuniyetinin ardından bir yıl sonrasında kendi şirketini kurduğunu belirten Dağlıoğlu Grup Yönetim Kurulu Başkanı Erol Dağlıoğlu, bugün bünyelerinde 17 faal şirketin bulunduğunu kaydetti. Bin 745 çalışanı olduğuna işaret ederek, enerji sektörünün yanı sıra hayvancılık, inşaat, sağlık ve makina sektöründe faaliyetler gösterdiklerini söyleyen Dağlıoğlu, “Aldığım eğitimden dolayı daha çok enerji tarafında çalışıyorum. Enerji hiçbir zaman gününü kaybetmiyor. Bugün olduğu gibi 10 yıl önce de enerjiyi konuşuyorduk. Teknoloji çok hızlı değişiyor, değişen teknolojiyi takip ettiğiniz sürece enerji sektörü gayet zevkli, gayet karlı bir sektör” diye konuştu. “HATALARIMIZI ÖĞRENİN, AYNI HATALARI SİZ YAPMAYIN” Başarı kadar başarısızlığın da unutulmaması gerektiğinin altını çizen Dağlıoğlu, “Bütün hataları kendiniz yapmayı beklemeyin. Bence bizim başarılarımızı sormak yerine buraya gelen herkese mutlaka başarısızlıklarını da sorun. Bu başarıların arkasında çok fazla başarısızlıklar, çok fazla düştüğümüz, elimizin kanadığı yerler var. Bu yol boyunca onlarca çukur var. Bu çukurların bir tanesini, iki tanesini atlamak demek, 10 yıllar, 20 yıllar, 30 yıllar kazanmak demek. Bizim başarılı tecrübelerimizden ziyade, başarısızlık tecrübelerimizi dinlerseniz ve o başarısızlıklardan bir veya iki tanesini atlarsanız, çok şey kazanmış olacaksınız.” dedi. “BURSA’YI ÇOK SEVİYORUM, ÇOK ŞEY KATMAK İSTİYORUM” İş hayatıyla birlikte çok fazla tecrübeler kazandığına değinen başarılı iş insanı Dağlıoğlu, kente değer katacak projelerle hizmet etmekten duyduğu memnuniyeti paylaştı. Faal şirketlerinin 13’ünün Bursa’da bulunduğunun altını çizen Dağlıoğlu, “Tabii ki çok fazla tecrübeler kazandık, bu tecrübelerin hepsini paylaşmaktan yanayım. Çünkü buradaki her genç girişimci, bu şehre bir şey katacak. Bursa’yı çok seviyorum ve buraya çok şey katmak istiyorum. Bu şehir bana çok şey verdi. O yüzden mümkün olduğunca tecrübelerimi genç girişimcilerle paylaşmak ve katkı sunmak istiyorum. Dünyada yaklaşık olarak 55 ülke gördüm, kaç yüz şehir gördüm bilmiyorum ama bence Bursa’dan daha güzel bir şehir yok. O yüzden bu şehre bir şeyler verebilmek, benim için mutluluk kaynağı” ifadelerini kullandı. Osmangazi Belediyesi’nin gerçekleştirdiği “Girişimcilik Kafası” söyleşilerinin önemini vurgulayan başarılı iş insanı Erol Dağlıoğlu, “Burada ben bir arkadaşa yararlı olabilsem, tek bir arkadaş bunlardan faydalanabiliyor olsa, ona bir çakıl taşı hediye edebilsem, bu çok doğru bir şey. Osmangazi Belediye Başkanımız Erkan Aydın da, çok yakından tanıdığım bir arkadaşım. Onun bu konulara ne kadar önem verdiğini biliyorum. Hem gençlere verdiği önem, hem de iş dünyasına verdiği önemi milletvekilliği döneminden de biliyorum. İnşallah ben de faydalı olurum” dedi. Dağlıoğlu Grup Yönetim Kurulu Başkanı Erol Dağlıoğlu, söyleşi sonunda ise girişimci adaylarının sorularını içtenlikle yanıtladı.

Mustafa er "Hedefe bir adım kaldı" Haber

Mustafa er "Hedefe bir adım kaldı"

Kazanılan galibiyetten dolayı mutlu olduklarını ifade eden Er, taraftarın oluşturduğu atmosferin takım üzerinde büyük bir motivasyon yarattığını söyledi. Deneyimli teknik adam, karşılaşmanın özellikle ilk yarısında istedikleri oyunun uzağında kaldıklarını vurguladı. Golden sonra 15 dakikalık bölümde rakibin oyuna ortak olduğunu belirten Er, bu süreçte basit pas hataları yaptıklarını, baskı organizasyonunda kopukluk yaşadıklarını ve temaslı oyundan uzaklaştıklarını dile getirdi. Bu bölümde rakibin kalelerinde alışık olmadıkları sayıda şut bulduğunu ifade eden genç teknik adam, bu durumun detaylı şekilde analiz edileceğini söyledi. İkinci yarıya ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Mustafa Er, 45 ile 70. dakikalar arasında skoru çok daha farklı bir noktaya taşıyabilecek net fırsatlar yakaladıklarını ancak bunları değerlendiremediklerini belirtti. Buna rağmen rakibe çok net gol pozisyonları vermediklerini ifade eden Er, oyunun belirli bölümlerinde kontrolü kaybettiklerini kabul etti. Karşılaşmanın son bölümünde ise takımın skor koruma psikolojisine girdiğini söyleyen Er, taraftar desteğiyle kazanılması gereken önemli bir galibiyet aldıklarını dile getirdi. Oyunun bazı bölümlerinde iyi performans sergilediklerini ancak bazı anlarda kendi standartlarının altında kaldıklarını belirten tecrübeli çalıştırıcı, bu dalgalanmanın tribünlere de yansıdığını ifade etti. Bursaspor taraftarının oyuna hakim bir kitle olduğunu vurgulayan Mustafa Er, “Bu şehir futbolu çok iyi biliyor. Taraftarımız oyuna göre tepki veriyor. Bu da bizim sorumluluğumuzu artırıyor” dedi. Oyuncularının iyi niyetinden ve mücadelesinden memnun olduğunu belirten Er, şampiyonluk hedefinin oluşturduğu baskının performansı zaman zaman etkilediğini söyledi. Bursaspor’un bulunduğu ligin zorluk derecesine dikkat çeken genç teknik adam, kulübün büyüklüğünün de ekstra bir sorumluluk yüklediğini ifade etti. Ankara Demirspor’un genç ve dinamik bir ekip olduğuna değinen Mustafa Er, buna rağmen kazanmanın çok değerli olduğunu vurguladı. Takımın şampiyonluk yolunda son bir adımının kaldığını belirten Er, bu süreci hızlıca geride bırakıp önlerindeki maça odaklanacaklarını söyledi. Karşılaşma içerisinde yaptığı oyuncu değişikliklerine de değinen Er, skor avantajına rağmen oyuna müdahale ettiklerini ve kazanırken öz eleştiri yapmanın önemli olduğunu dile getirdi. Mustafa Er son olarak, önümüzdeki hafta oynanacak mücadelede taraftarla birlikte şampiyonluğu kutlamak istediklerini belirterek, “İnşallah çok güzel bir atmosferde kazanarak hep birlikte bu başarıyı taçlandıracağız” ifadelerini kullandı.

BTÜ Danışma Kurulu toplandı Haber

BTÜ Danışma Kurulu toplandı

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ), şehir ve sektörle kurduğu iş birliklerini güçlendirmek amacıyla Danışma Kurulu Toplantısı’nın yenisini gerçekleştirdi. Mimar Sinan Yerleşkesi’nde düzenlenen toplantıya BTÜ Rektörü Naci Çağlar, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen ile üniversitenin iç ve dış paydaşları katıldı. Toplantı, Rektör Naci Çağlar’ın sunumuyla başlarken, üniversitenin eğitim modeli, akademik projeleri ve şehirle yürütülen iş birlikleri ele alındı. Çağlar, BTÜ’nün genç ve dinamik yapısıyla şehirle bütünleşen bir üniversite olmayı hedeflediğini belirterek, “Şehirleri ve üniversiteleri birbirinden ayrı düşünmek mümkün değil” dedi. BTÜ’nün uluslararası alanda daha görünür olmayı hedeflediğini vurgulayan Çağlar, son yıllarda özellikle Ar-Ge, uluslararası projeler ve patentler konusunda önemli bir ivme yakaladıklarını ifade etti. Üniversitenin TÜBİTAK Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Endeksi’nde en çok yükseliş gösteren ikinci üniversite olmasının önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu söyledi. Yıldırım Kaymakamı Metin Esen ise BTÜ’nün yenilikçi vizyonuyla dikkat çektiğini belirterek, üniversitenin kamu ve toplumu ilgilendiren birçok alanda çözüm üreten bir kurum olduğunu dile getirdi. Esen ayrıca, şehre kazandırılması planlanan Bursateknopark projesinin gençler ve sanayi için önemli fırsatlar sunacağını ifade etti. Toplantıda söz alan paydaşlar da üniversite–kamu–sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Sanayi temsilcileri, BTÜ’nün bilimsel projelerinin çözüm odaklı ve kaliteli olduğunu vurgularken; öğrencilerin sanayiyle daha fazla buluşmasını sağlayacak etkinliklerin artırılması ve gençlerin süreçlere daha aktif katılımı yönünde önerilerde bulundu. Danışma Kurulu Toplantısı, karşılıklı görüş alışverişi ve iş birliği mesajlarıyla sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.