Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Şeffaflık

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Şeffaflık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şeffaflık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Muhalefet partilerinden 136 kişi AK Parti’ye katıldı Haber

Muhalefet partilerinden 136 kişi AK Parti’ye katıldı

AK Parti İstanbul İl Başkanlığı tarafından düzenlenen Yerel Yönetimler Gündemli İl Danışma Meclisi, Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Demir, parti yöneticileri, milletvekilleri, belediye başkanları, belediye meclis üyeleri ve teşkilat mensuplarının katılımıyla gerçekleştirildi. Programda CHP, İYİ Parti, Gelecek Partisi, DEVA Partisi, Yeniden Refah Partisi, Anahtar Parti ve DEM Parti başta olmak üzere farklı siyasi partilerde daha önce görev yapmış isimlerin de aralarında bulunduğu 136 kişi AK Parti’ye katıldı. "Bizim rehberimiz ahlak, ölçümüz adalet, gücümüz milletimizdir" Programda konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Yerel Yönetimler Başkanı Mustafa Demir, yerel yönetim anlayışlarının merkezinde insanın bulunduğunu belirterek belediyecilikte katılımcılık, şeffaflık ve hesap verebilirliğin önemine dikkat çekti. Demir, "Milletle bütünleşmek, vatandaşın gündelik hayatına dokunmakla olur. Yılın her günü mahalle aralarında, okul önlerinde, cami avlularında vatandaşla birlikte olabilmektir bizim işimiz" ifadelerini kullandı. CHP'nin yerel yönetim anlayışını da eleştiren Demir, AK Parti'nin eser ve hizmet siyasetiyle çalışmalarını sürdüreceğini belirterek, "Bu yolda bizim rehberimiz ahlak, ölçümüz adalet ve gücümüz milletimizdir" şeklinde konuştu. Özdemir: AK Parti’nin var oluşunda yerel yönetimlerin önemli bir yeri var Programda konuşan AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, AK Parti’nin yerel yönetimlerdeki geçmişine dikkat çekti. 1994 yılında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını kazanan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın belediyecilik çalışmalarının AK Parti’nin 2002 yılında iktidara uzanan yolculuğunda önemli bir rol oynadığını belirten Özdemir, İstanbul’da AK Partili belediyelerin hizmetlerini sürdürdüğünü ifade etti. Özdemir, "AK Parti belediyeciliği ile diğer belediyecilik anlayışları arasındaki farkın net ve somut olarak görüldüğü bir dönemin içerisindeyiz" dedi. İstanbul’da AK Partili belediye sayısındaki artışa dikkat çekti Göreve geldikleri dönemde İstanbul’da 13 AK Partili belediye bulunduğunu hatırlatan Özdemir, belediye başkanlarının partiye katılımları ve belediye meclislerinde gerçekleştirilen başkan vekilliği seçimleriyle bu sayının arttığını söyledi. Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl, Çekmeköy Belediye Başkanı Orhan Çerkez ve Şile Belediye Başkan Vekili Sacit Terzi’ye başarı dileklerini ileten Özdemir, Üsküdar Belediye Başkan Vekili Dündar Ziya Gültekin ile Adalar Belediye Başkan Vekili Kemal Türkyılmaz’ı da tebrik etti. Adalar Belediyesi’nde göreve başlanmasının ardından yaşanan hizmet sorunlarına değinen Özdemir, belediyeye ait 13 araçtan 12’sinin arızalı olduğunu belirterek AK Partili belediyelerin desteğiyle ilçede temizlik çalışmalarının hızla başlatıldığını anlattı. Ataşehir ve Eyüpsultan açıklaması Ataşehir ve Eyüpsultan ilçelerinde gerçekleştirilecek belediye başkan vekilliği seçimlerine de değinen Özdemir, AK Parti adaylarına başarılar diledi. Özdemir, "Umuyoruz iki ilçemizde de AK Parti hizmetleri yarından itibaren başlar. Oradaki seçimleri de inşallah hep birlikte takip edeceğiz" ifadelerini kullandı. Program, yerel yönetim gündemine ilişkin istişarelerin ardından AK Parti’ye yeni katılan isimlerin karşılanmasıyla devam etti.

NİLKOOP’ta Resul Tarman güven tazeledi Haber

NİLKOOP’ta Resul Tarman güven tazeledi

S.S. Nilüfer Tarımsal Kalkınma Kooperatifi (NİLKOOP) Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı, Çatalağıl Mahallesi’nde gerçekleştirildi. Toplantıya Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, belediye meclis üyeleri ve NİLKOOP üyeleri katıldı. Divan başkanlığını Okan Şahin’in, divan üyeliklerini ise Emre Karagöz, Salih Güleç ve Gülver Deniz’in üstlendiği genel kurulda gündem maddeleri görüşülerek oylandı. Tek listeyle gidilen seçimde mevcut başkan Resul Tarman, iki yıl süreyle yeniden başkanlığa seçildi. “ORTAK AKIL VE ŞEFFAFLIKLA ÇALIŞACAĞIZ” Genel kurulun açılışında konuşan NİLKOOP Başkanı Resul Tarman, kooperatifin geleceği açısından önemli bir buluşma gerçekleştirdiklerini ifade etti. Tarman, “Hep birlikte, ortak akılla ve dayanışma içinde kooperatifimizi daha güçlü bir yapıya kavuşturmak için çalışacağız. Temel amacımız, üreticimizin alın terinin karşılığını alması, kooperatifimizin büyümesi ve sahada çok daha etkin hale gelmesidir. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da şeffaflık, dayanışma ve ortaklarımızın menfaatlerini ön planda tutacağız. Genel kurulumuzun kentimize ve üreticimize hayırlı olmasını diliyorum” dedi. “ÇİFTÇİ PARA KAZANMAZSA BU TOPRAKLARI KORUYAMAYIZ” Toplantıda konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, NİLKOOP’un işlevini ve sahadaki gücünü artırmayı hedeflediklerini belirtti. Tarımda kooperatifleşmenin hayati bir ihtiyaç olduğunu dile getiren Başkan Şadi Özdemir, belediye bünyesinde kurdukları Kooperatif Destekleme Merkezi ile üreticiye kurumsal destek sağladıklarını hatırlattı. Gelecekte dünyanın ciddi bir gıda ve su kriziyle karşı karşıya kalacağına dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, “Biz kendi verimli topraklarımızın üretim dışı kalmasına izin veremeyiz. Tarım alanlarımızı ve köylerimizi koruyabilmemizin tek yolu var; çiftçimizin, köylümüzün bu topraklardan para kazanmasını sağlamak. Üretici para kazanmazsa bu toprakları koruma şansımız kalmaz. Gençlerimize bu topraklarda para kazanabileceklerini göstermek zorundayız. Bu nedenle belediye olarak tüm imkanlarımızla kooperatiflerimizin arkasındayız. Çiftçimize ziraat mühendisliği desteği veriyoruz, toprak analizlerini yapıyoruz. Üretimin her aşamasında yanlarındayız; yeter ki üretici örgütlü olsun.” YENİ YÖNETİM BELİRLENDİ Tek liste ile gidilen seçimin ardından Resul Tarman başkanlığındaki yeni yönetim netleşti. NİLKOOP Yönetim Kurulu asil üyeliklerine Akın Uludağ, Mustafa Aslan, Demirhan Aslan, İrfan Özer, Ali Yavuz Kaya, Semiha Öztan, Erdal Karakaya, Ali Çekçek, Alper Akbulut ve Erol Bora seçildi. Yönetim kurulu yedek listesinde ise Ekrem Erk, Celaleddin Boran, Gökçe Güney, Recep Bayraktar, Salih Güleç, Hüseyin Otman, Ertan Ateş, İbrahim Olgun, İsmail Duman, Erol Aydın ve Kenan Erbaş yer aldı. Kooperatifin Denetim Kurulu asil üyeliklerine Mehtap Esen, Berna Hacer Bilici ve Ata Erk Şanlı getirilirken; Ali Sezgin, Gülver Deniz ve Tuğçe Savaş da denetim kurulu yedek üyeleri olarak belirlendi.

TFF Yönetim Kurulu Üyesi Mevlüt Aktan istifa etti Haber

TFF Yönetim Kurulu Üyesi Mevlüt Aktan istifa etti

Sosyal medya hesabından konuya ilişkin bir açıklama yayımlayan Aktan, şu ifadeleri kullandı: "Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu Üyeliğinden istifa ediyorum. Mevcut yönetimin bu görevin gerektirdiği bilgi, deneyim, vizyon ve organizasyon yeterliğini ortaya koyamadığı kanaatindeyim. Federasyonun bütün birimleri ve kadroları liyakat, şeffaflık ve hesap verebilirlik temelinde yeniden yapılandırılmalıdır. Genel Kurulda delegelerimize verdiğimiz sözlerin hiçbirini yerine getiremedik. Kulüplerimizin beklediği, Türk futbolunun marka değerini artıracak, ekonomik yapısını güçlendirecek ve sürdürülebilirliğini sağlayacak düzenlemeleri hayata geçiremedik. Bu yöndeki çabalarımız yönetim içinde karşılık bulmadı; gerekli köklü değişikliklerin önünü açacak irade gösterilmedi. Kararların dar bir çevrede alındığı, farklı görüşlere alan açılmadığı ve 'ben bilirim, benim dediğim olur' anlayışının hakim olduğu bir yapı Türk futbolunu ileriye taşıyamaz. Türkiye Futbol Federasyonu, aile şirketi anlayışıyla yönetilemez. Türkiye'deki futbol iklimi de değişmelidir. Gerilim üreten söylemler, bahis tartışmaları ve usulsüzlük iddiaları güveni zedelemekte, taraftarı futboldan uzaklaştırmaktadır. Usulsüzlüklerin önüne geçilmesi elbette gereklidir. Ancak adli süreçler sonuçlanmadan kişilerin basın açıklamaları yoluyla ifşa edilmesinin kulüplerimize ve Türk futboluna yıllarca emek vermiş futbol emekçilerine zarar verdiğini, devam eden adli süreçleri de olumsuz etkilediğini düşünüyorum. Futbolun keyif, eğlence ve birlikte yaşama kültürü olduğu unutulmamalıdır. Oyuncu yetiştirmeden kulüp yönetimine kadar kalite standartları oluşturulmalı, ilgili kamu kurumlarıyla ortak adımlar atılmalıdır. İki yıldır yönetim içinde yanlış bulduğum kararlara karşı çıktım, denge ve denetim sorumluluğuyla Türk futboluna zarar verebilecek kararları önlemek için mücadele ettim. Görevde kalmamın nedeni bu mücadeleyi kurum içinde sürdürebileceğime olan inancımdı. Bu mücadeleyi kurum içinde sürdürme imkanı kalmadığı için görevimden ayrılıyorum. Mevcut yönetimin işlevsiz kaldığı kanaatindeyim ve yönetimi istifaya çağırıyorum. Gelinen noktada, Türk futbolunun geleceğine ilişkin kaygı taşıyan ve görevinden kişisel bir beklentisi olmayan tüm yönetim kurulu üyeleri istifa etmelidir. Bu aşamada en akılcı ve sorumlu karar, yeni bir yönetimin önünü açmaktır. Bunu Türk futboluna borçluyuz. Tüm genel kurul üyelerini, ilgili usuller çerçevesinde olağanüstü seçimli genel kurulun bir an önce toplanması için gerekli süreci başlatmaya; yönetimi de bu çağrının gereğini yerine getirmeye davet ediyorum. Türk futboluna katkı sunma iradem devam edecektir."

Tapuda Güvenli Ödeme Sistemi 1 Ekim'de Başlıyor Haber

Tapuda Güvenli Ödeme Sistemi 1 Ekim'de Başlıyor

Yeni düzenlemeyle, taşınmaz satış bedelinin bir kısmının veya tamamının nakit, havale ya da elektronik fon transferi yoluyla ödenmesi halinde ödemenin Güvenli Ödeme Sistemi üzerinden gerçekleştirilmesi öngörülüyor. İMSİFED ve İMSİAD Başkanı Şeref Demir, uygulamanın gayrimenkul piyasasında güven ve şeffaflığın güçlendirilmesi açısından önemli olduğunu belirterek, sistemin sağlıklı işlemesi için sektörün uygulamada karşılaşabileceği bazı hususların da açıklığa kavuşturulması gerektiğini ifade etti. “TAPU DEVRİ İLE ÖDEME ARASINDAKİ GÜVEN SORUNU AZALACAK” Gayrimenkul alım satımlarında tarafların en önemli tereddütlerinden birinin ödeme ile tapu devrinin hangi sırayla gerçekleştirileceği olduğunu belirten Demir, şunları söyledi: “Gayrimenkul satışlarında yüksek tutarlı bedeller söz konusu. Bugüne kadar özellikle ‘Önce para mı ödenecek, yoksa önce tapu mu devredilecek?’ sorusu alıcı ve satıcı açısından önemli bir güven problemi oluşturabiliyordu. Güvenli Ödeme Sistemi ile satış bedelinin güvenli bir ortamda tutulması ve tapu tescilinin ardından satıcıya aktarılması bu riski önemli ölçüde azaltacaktır. Bu yönüyle uygulamayı sektörümüz açısından olumlu ve önemli buluyoruz.” “TAKSİTLİ VE ÖNCEDEN ÖDEME YAPILAN SATIŞLAR NETLEŞTİRİLMELİ” Demir, sistemin temel yaklaşımının doğru olmakla birlikte gayrimenkul sektöründeki farklı satış modellerinin dikkate alınması gerektiğine işaret ederek, özellikle taksitli satışlarda uygulamanın nasıl yürütüleceğinin netleştirilmesinin önem taşıdığını vurguladı. “Gayrimenkul sektöründe her satış, bedelin tamamının tapu günü ödendiği bir modelle gerçekleşmiyor. Özellikle yeni konut projelerinde satış sözleşmesinin ardından kapora veya peşinat alınabiliyor, ödemeler aylar boyunca taksitler halinde yapılabiliyor ve tapu devrine gelindiğinde satış bedelinin önemli bir bölümü hatta bazı durumlarda tamamı daha önceden ödenmiş olabiliyor. Burada sektör açısından cevaplanması gereken önemli sorular var. Tapu devrinden aylar önce yapılan taksitler sisteme nasıl tanımlanacak? Daha önce ödenmiş bedeller hangi belge ve kayıtlarla sisteme aktarılacak? Satış bedelinin büyük bölümü önceden ödenmişse tapu tarihinde yalnızca kalan bakiye mi Güvenli Ödeme Sistemi üzerinden gerçekleştirilecek? Kapora ve avans ödemeleri nasıl değerlendirilecek? Bu konuların uygulama başlamadan önce açık, anlaşılır ve standart bir çerçeveye kavuşturulmasının faydalı olacağı kanaatindeyiz.” Demir, bu düzenlemelerin özellikle proje geliştiricileri, müteahhitler ve uzun vadeli ödeme planıyla konut satın alan vatandaşlar açısından önem taşıdığını ifade etti. “SİSTEM TİCARETİ ZORLAŞTIRMAMALI, GÜVENLİ HALE GETİRMELİ” Güvenli Ödeme Sistemi’nin temel amacının tarafları korumak olduğuna dikkat çeken Demir, uygulamanın gayrimenkul sektöründeki mevcut ticari modellerle uyumlu şekilde yürütülmesi gerektiğini söyledi. “Biz güvenliği artıran, kayıt dışılığı azaltan ve vatandaşımızı koruyan her düzenlemeyi önemsiyoruz. Ancak düzenlemelerin sahadaki ticari hayatın gerçekleriyle de uyumlu olması gerekiyor. Amaç işlemleri zorlaştırmak değil, güvenli hale getirmek olmalıdır. Özellikle taksitli satışlar ve tapu devrinden önce yapılmış ödemeler konusunda sektörün tereddütlerini ortadan kaldıracak ayrıntılı bir uygulama rehberinin yayımlanmasının yararlı olacağını düşünüyoruz.” “ŞEFFAFLIK VE KAYITLILIK SEKTÖRE OLAN GÜVENİ ARTIRIR” Demir, Güvenli Ödeme Sistemi’nin yüksek tutarlı nakit taşıma ihtiyacını azaltmasının yanı sıra ödeme hareketlerinin daha güvenli ve izlenebilir şekilde gerçekleştirilmesine katkı sağlayacağını ifade etti. “Gayrimenkul sektörünün sürdürülebilir gelişimi açısından güven ve şeffaflık vazgeçilmezdir. Alıcı ile satıcı arasındaki para hareketinin güvenli bir sistem içerisinde gerçekleşmesi, ödeme kaynaklı uyuşmazlıkların azalmasına ve kayıtlı işlem kültürünün gelişmesine katkı sağlayacaktır.” “1 EKİM ÖNCESİNDE UYGULAMA ESASLARI TÜM TARAFLARA AÇIKÇA ANLATILMALI” Yeni sistemin devreye girmesine kısa bir süre kaldığını hatırlatan Demir, uygulamanın sağlıklı başlaması için kamu kurumları, finans kuruluşları ve sektör temsilcileri arasındaki bilgilendirme ve koordinasyonun önem taşıdığını belirtti. Şeref Demir sözlerini şöyle tamamladı: “1 Ekim’de gayrimenkul ticaretinde yeni bir döneme giriyoruz. Güvenli Ödeme Sistemi’nin doğru ve etkin uygulanması halinde hem alıcıyı hem satıcıyı koruyacağına, ödeme kaynaklı uyuşmazlıkları azaltacağına ve sektörde güven ortamını güçlendireceğine inanıyoruz. Bununla birlikte özellikle taksitli satışlar, kapora ve avanslar, tapu devrinden önce yapılmış ödemeler ile tapu tarihinde yalnızca bakiye kalan işlemler konusunda uygulamanın nasıl yürütüleceğinin netleştirilmesini önemli görüyoruz. Sektör olarak beklentimiz; güvenliği artırırken ticari hayatın doğal işleyişini aksatmayan, kolay uygulanabilir, açık ve öngörülebilir bir sistemin hayata geçirilmesidir. Uygulamanın sektörümüz ve vatandaşlarımız için hayırlı olmasını diliyoruz.”

Üretimde şeffaflık dönemi BUSİAD Evi'nde konuşuldu Haber

Üretimde şeffaflık dönemi BUSİAD Evi'nde konuşuldu

BUSİAD Evi’nde yoğun bir katılıma sahne olan etkinlik, BUSİAD Tekstil Sektörü Çalışma Komitesi, T.C. Ticaret Bakanlığı, Beyond Bar Code ve USB Certification paydaşlığında gerçekleştirildi. Katılımcıları selamlayan BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu, BUSİAD’ın yapılanması hakkında bilgi verirken BUSİAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Tekstil Sektörü Çalışma Komitesi Sorumlusu Barış Mert ise son yıllarda dünya ticaretinde, sessiz fakat çok güçlü bir dönüşüm yaşandığını söyledi. Barış Mert, “Uzun yıllar rekabetin temel unsurları; maliyet, kalite ve termin performansıydı. Ancak bunlara yeni bir halka daha ekleniyor; şeffaflık” dedi. Mert, özellikle Avrupa pazarında; ürünün hangi hammaddeden üretildiği, hangi süreçlerden geçtiği, çevresel ve sosyal etkilerinin de sorgulandığını kaydetti. Mert, Bursa’nın yalnızca Türkiye’nin değil Avrupa’nın da önemli üretim merkezlerinden birisi olduğunu kaydederek, “Bu nedenle bu tür gelişmeleri yalnızca takip eden değil, yön veren bir anlayışla ele almalıyız” dedi. Mert sözlerini şöyle tamamladı: “ŞEFFAFLIK...” “Geçmişte rekabet avantajımız üretim gücümüzdü. Sonra kalite ve hız geldi. Önümüzdeki dönemde bunlara veri ve izlenebilirlik de eklenecek. Gelecekte yalnızca ne ürettiğimiz değil, neyi ne kadar şeffaf şekilde ortaya koyabildiğimiz de önemli olacak. Bursa’nın bu dönüşümde de öncü rol üstleneceğine inanıyoruz.” USB Certification CEO’su Nesrin Serin de, DPP gündeme geldiğinde sanayiciye bu işi anlatmak için bir yola çıktıklarını ve bunun ilk durağının Bursa olduğunu kaydetti. Beyond Bar Code Suna Akbayır ise “Ürün dediğimiz şey sadece etiketinden ya da barkodundan ibaret olmayacak onun ötesindeki bilgileri ve süreçleri de getirecek” dedi. Akbayır, AB’nin Sürdürülebilir Ürünler için Ekotasarım Tüzüğü (ESPR) kapsamında uygulamaya koyduğu Dijital Ürün Pasaportu’nun (DPP) salt AB değil tüm dünya ile ticaret yapmak için önemli olacağını belirtti. DPP’nin bizim ekonomimiz açısından çok önemli olduğunu ihracatımızın yarıya yakınını AB’ye yaptığımızı hatırlatan Akbayır, batarya ile başlayan sürecin diğer sektörlerde de kendisini göstereceğini belirtti. “PANİK YOK ANCAK...” Akbayır, ürün pasaportunun sınırda karbon düzenlemesi ve yeni düzenlemelerle zorunlu olarak tüm sektörleri ilgilendireceğini de dile getirdi. Akbayır, DPP hakkında teknik bilgiler de verdiği konuşmasında, sektörler için tarihsel süreçleri aktardı ve bataryalar için test uygulamalarının başladığını da kaydetti. Akbayır, “Panik yok ancak çalışmaya başlamak zorundasınız. Kirleten ve döngüsel sektörlerdeyseniz Dijital Ürün Pasaportu sizin gerçeğiniz olacak. Bu size rekabet avantajı da sağlayacaktır” ifadesini de kullandı. T.C. Ticaret Bakanlığı Ürün Güvenliği ve Denetimi Genel Müdür Yardımcısı Göksu Tülümen ise gümrük birliği kapsamında bugüne kadar bir AB üyesi ülke gibi AB pazarına giren Türkiye menşeli ürünlerin, yeni duruma uyum sağlanamaması durumunda bu haklardan faydalanamayacağını kaydetti. “ZORUNDAYIZ...” Dijital ürün pasaportunun aslında mevzuatta var olan hususların dijital olarak gösterilmesi olduğunu belirten Tülümen, “Yeşil ve dijital dönüşümün kesişim noktasında, gelecekte AB’nin tüm bu mevzuatının izlenebilirliğini ve şeffaflığını temin eden bir buluş. Bunu yapmak zorundayız. Gelecekte bunu yapmayan firmalar geride kalacaklar” dedi. Tülümen, sistemin AB ve Ticaret Bakanlığı açısından gerçekleştirilen çalışmaları da aktarırken, firmalara mevzuatı beklemeden ürünleriyle ilgili verileri toplamaları konusunda da uyardı. Etkinliğin ikinci bölümünde ise BUSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hüsamettin Çoban yönetiminde,“Regülasyondan uygulamaya-Üretici DPP’ye nasıl hazırlanır” başlıklı panel gerçekleştirildi. Panele, Göksu Tülümen, Barış Mert ve Suna Akbayır ile birlikte USB Certification Endüstriyel Hizmetler Direktörü Emre Metin katıldı. Barış Mert, kendi fabrikasında ve tekstil sektöründe tanık olduğu dijital ürün pasaportu çalışmaları hakkında bilgi verirken, “Çevresel etkinin bütünsel bir görünümü olarak dijital ürün pasaportu karşımıza çıkıyor” dedi. USB Certification Endüstriyel Hizmetler Direktörü Emre Metin, belgelendirme süreci ve firmaların ilk adımları hakkında bilgilendirmede bulunurken, konuşmacılar katılımcılardan gelen soruları da yanıtladılar. Etkinlik sonunda konuşmacılara, BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu tarafından plaket takdim edildi.

MATLI: “BTSO’DA İLK İŞİMİZ BAĞIMSIZ DENETİM OLACAK Haber

MATLI: “BTSO’DA İLK İŞİMİZ BAĞIMSIZ DENETİM OLACAK

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, saha çalışmaları kapsamında Nilüfer Ticaret Merkezi İş İnsanları Derneği, Bursa Yeminli Mali Müşavirler Odası ve Bursa Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odasının yönetim kurulu üyeleri ile bir araya geldi. İlk olarak NİLTİMDER Yönetim Kurulu Başkanı Ali Haydar Zeydanlı ve yönetim kurulu üyeleriyle görüşen Matlı, ardından bölgedeki firmaları ziyaret etti. Programın devamında Bursa Yeminli Mali Müşavirler Odası (YMM) Başkanı İhsan Akar ve Bursa Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (SMMM) Başkanı Hüseyin Halil ile oda yönetimleri ve meslek mensuplarıyla görüşmeler gerçekleştirildi. “Üyemizi yalnızca aidat ödeyen biri olarak görmeyeceğiz. Aidatları düşüreceğiz.” NİLTİMDER ziyaretinde işletmelerin erişim ve yeni müşterilere ulaşma konusunda yaşadığı sorunları dinleyen Matlı, BTSO’nun üyeye doğrudan ekonomik değer üretmesi gerektiğini söyledi. Üyeye Değer Paketi kapsamında faaliyet belgesinin ücretsiz olacağını, aidatını ödemiş üyelerin yılda beş temel belgeyi ücretsiz alacağını ve aidatların düşürüleceğini belirten Matlı, şu değerlendirmede bulundu: “Üyemizin ödediği aidat üzerinden yapamazsın diyorlar. Üyemizin ödediği aidatları düşüreceğiz. Bunun karşılığı 5174 sayılı kanunda var. TOBB’un belirlediği bir taban ve tavan var. Bu baremler arasında yıllık aidatı belirlemek odaların yetkisinde. İsrafı keser, öncelikleri doğru belirlerseniz doğru şeyleri yapabilirsiniz. Üyemizi yalnızca aidat ödeyen ve belge alan biri olarak göremeyiz. BTSO’nun büyüklüğü, üyenin günlük işine maliyet avantajı, finansman, yeni müşteri ve daha hızlı hizmet olarak yansımalıdır. Üyemiz ödediğinin kxsarşılığını doğrudan kendi işletmesinde görecek.” Matlı, NİLTİMDER üyelerine bu hafta içinde basınla paylaşılacak olan Bursa Ekonomisi Dönüşüm Planı bünyesinde bulunan Nefes Kredileri başta olmak üzere etkisi doğrudan küçük işletmelere dokunacak ve rahatlatacak Finansmana Erişim Merkezi, BTSO Birlikte Alım, Bursa İş Ağı, Bursa Ticaret Kampüsleri, ve BTSO Her Yerde projeleri hakkında da bilgi verdi. Ayrıca, yeni alanların dışında mevcut ticaret ve sanayi sitelerinde “yerinde iyileştirme” kapsamında temel altyapı geliştirmeleri, kreş gibi temel donatılar konusunda da çözüm geliştirdiklerini aktardı. “Şeffaflık bir vaat değil, yönetim standardı olacak” YMM ve SMMM odaları ziyaretlerinin ana gündemini ise BTSO’da mali şeffaflık, hesap verebilirlik ve bağımsız denetim oluşturdu. Göreve gelir gelmez BTSO’nun ve iştiraklerinin mevcut mali durumunun bağımsız denetime açılacağını açıklayan Matlı, şöyle konuştu: “BTSO’nun kaynağı 60 bin üyemize aittir. Üye, kaynağının nereye harcandığını, iştiraklerin nasıl yönetildiğini ve yapılan yatırımların hangi sonucu ürettiğini bilmelidir. Göreve gelir gelmez BTSO bütçesini, proje harcamalarını, satın alma süreçlerini, mali yükümlülüklerini ve iştiraklerin performansını yetkili bir bağımsız denetime tabii tutacağız. Burada hem YMM hem de SMMM odaları ile işbirliği içinde olacağız. Bağımsız denetimin yalnızca göreve başlarken yapılacak tek seferlik bir çalışma olmayacağını vurgulayan Matlı, denetimlerin düzenli olarak tekrarlanacağını ve sonuçların üyelerle paylaşılacağını söyledi. Meslek odaları sürece doğrudan katılacak Bağımsız denetim sürecinin Bursa YMM ve SMMM odalarının katkısıyla yürütüleceğini belirten Matlı, sözlerini şöyle sürdürdü: “BTSO’nun şu anda web sitesini açın, bakın. “Mali Politikamız” başlığı altında yönetim kurulunun istediği durumlarda bağımsız denetimi çalıştırabileceği yazıyor. Bugüne kadar yapılmadı. Ama biz göreve geldiğimizde yapacağız. Denetim, yetkili ve bağımsız bir yapı tarafından gerçekleştirecek. Bununla birlikte YMM ve SMMM odalarımızın hatta tercih edeceği meslek mensupları; denetimin kapsamının belirlenmesine, sürecin izlenmesine ve sonuçların değerlendirilmesine katkı verecek. Bağımsız denetim sonuçlarını düzenli olarak üyelerimizin bilgisine sunacağız.” Denetim sonuçlarının Şeffaflık Portalı üzerinden yayınlanacağını ifade eden Matlı, BTSO bütçesinin, büyük proje harcamalarının ve iştirak performanslarının anlaşılır ve karşılaştırılabilir biçimde üyelerin erişimine açılacağını kaydetti. “Hiçbir meslek grubuyla rekabet etmeyeceğiz” YMM ve SMMM’lerin işletmeler ile kamu arasındaki mali sistemin en önemli taşıyıcılarından olduğunu söyleyen Matlı, hizmeti üyelerinin ayaklarına götüreceklerini ve BTSO’nun hiçbir meslek grubunun sunduğu hizmetlerin eş değerini kendi bünyesinde üretmeyeceğini vurguladı. “Meslek mensuplarımız sürekli değişen mevzuatın, işletmelerin mali sorunlarının ve kamu ile mükellef arasındaki iş yükünün önemli bölümünü taşıyor. BTSO, meslek mensuplarıyla rekabet eden değil, onların uzmanlığından yararlanan bir kurum olacak. Ücretsiz ilk mali değerlendirme ve danışmanlık hizmetlerini odalarımızın katkısı ve tercih edecekleri üyelerle birlikte yürüteceğiz.” Matlı ayrıca Ankara Masası, Bursa Ekonomik Gelişim Enstitüsü, Check Up 360° ve Bursa Dönüşüm Pusulası projelerinde YMM ve SMMM’lerin bilgi ve saha deneyiminden yararlanılacağını ifade etti. Kararlar üyelerle birlikte alınacak BTSO’da büyük yatırımların, sektörel önceliklerin ve üyeleri doğrudan ilgilendiren kararların dar bir çevrede alınmayacağını belirten Matlı, sözlerini şöyle tamamladı: “Şeffaflık yalnızca rakamları açıklamak, birlikte yönetim de yalnızca üyeyi dinlemek değildir. Üye kararın hazırlanmasına katılacak, bütçeyi ve uygulamayı izleyecek, ortaya çıkan sonucu görecek. Biz, 60 bin üyemizin söz sahibi olduğu, kaynağının hesabını verebilen ve gücünü doğrudan üyeye yansıtan bir BTSO için çalışıyoruz.” “KOBİ OSB, olmazsa olmaz ama şehrin farklı bölgelerinde olmalı” Matlı, Bursa SMMM Odası ziyaretinde KOBİ’lerin uygun üretim alanlarına erişiminin de öncelikli konulardan biri olduğunu belirterek, “KOBİ OSB Bursa için olmazsa olmaz. Ancak bu ihtiyacı tek bir bölgeye sıkıştıramayız. Bursa’nın batısında da doğusunda da KOBİ OSB olmalı.” dedi.

Mustafa Bozbey'den açıklama Haber

Mustafa Bozbey'den açıklama

"Bazı kararlar siyasi hesaplarla değil, vicdanla ve sorumluluk duygusuyla alınır; bugün böyle bir kararı kamuoyuyla paylaşmak istiyorum. Hayatımın önemli bir bölümünde Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında siyaset yaptım; bu parti içinde çok kıymetli insanlarla yol yürüdüm, mücadele ettim ve Bursa için önemli sorumluluklar üstlendim. CHP'nin bir üyesi olarak verdiğim emekleri, birlikte mücadele ettiğim yol arkadaşlarımı ve geçmişimizi yok saymam mümkün değildir; ancak bugün geldiğimiz noktada, hakkımdaki hukuki süreç devam ederken siyasi kimliğimin de bu sürecin bir parçası haline gelmesini doğru bulmuyorum. Hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum; gerçeğin ve adaletin, siyasi değerlendirmelerden bağımsız olarak hukuk önünde ortaya çıkacağına inanıyorum ve Bursalı hemşehrilerim benim neden bu suçlamalara maruz kaldığımı çok net biliyor. Fakat bir insanın en zor zamanında, mensubu olduğu siyasi yapıyla arasındaki güven ilişkisinin de tartışma konusu haline gelmesi, benim açımdan önemli bir değerlendirme yapmayı zorunlu kılmıştır. Yıllarca, hatta ömrümün büyük bölümünde Cumhuriyet Halk Partisi içinde inanarak ve mücadele ederek siyaset yaptım; ancak bugün, benimle ilgili değerlendirmelerin parti yöneticileri tarafından kamuoyu önünde tartışıldığı bir ortamın, devam eden hukuki sürecin selameti açısından doğru olmadığına inanıyor, yıllarımı verdiğim bir siyasi yapının içinde hakkımdaki hukuki süreç devam ederken bu tartışmaların bir parçası olmayı ve bu yaklaşımı kabul etmeyi doğru bulmadığım için Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa etme kararı aldığımı belirtmek istiyorum. Bu kararımın özellikle altını çizmek isterim ki hakkımdaki iftiralara, yalanlara dayanan bu hukuki sürecin hiçbir siyasi hesabın gölgesinde kalmasını istemiyorum; bu kararımı bir siyasi manevra olarak değil, içinde bulunduğum koşullarda doğru olduğuna inandığım bir sorumluluk olarak görüyorum ve bu kararın benim için çok daha önemli bir boyutu var: Bursa. Benim için Bursa yalnızca yönettiğim bir şehir değildir; yaşamımın, hayatımın ve siyaset anlayışımın merkezidir ve Bursalı hemşehrilerimin sandıkta ortaya koyduğu irade benim için her türlü siyasi hesabın üzerindedir. Yaşamı boyunca hiç kimseyi ötekileştirmeyen biri olarak Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı benim için öncelikle Bursa halkının sandıkta ortaya koyduğu iradenin bir emanetidir; bugün hangi siyasi kimlikle anıldığımın ötesinde, Bursa'ya ve Bursalı hemşehrilerime karşı taşıdığım sorumluluğun bilincinde olarak kendimi hukuk önünde savunmaya devam edeceğim. Benim için kurumsal olarak da şeffaflık, hesap verebilirlik, katılımcılık çok önemli olduğundan bugüne kadar yaptığım hizmetlerin ve attığım her adımın hesabını verdim ve vermeye de devam edeceğim; başım dik, alnım açık, verilemeyecek hesabım da yok. Benim sevdam Bursa'dır, sevdam Bursalılara hizmettir, güvencem hukuktur, sorumluluğum Bursalı hemşehrilerimdir ve inancım gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkacağı yönündedir; çünkü inanıyorum ki siyasetin gürültüsü bir gün diner, geriye gerçekler, belgeler ve adalet kalır. Ben de bugün kendimi o gerçeğe ve adalete emanet ediyor; Bursa'nın ve Bursalıların hakkını, hukukunu ve geleceğini savunmaya, Bursa'nın yaşanabilir ve herkesin gülümsediği bir kent olması için mücadeleye her zaman devam edeceğimi belirterek bana güvenen, oy veren, destek olan, adaletin tecelli edeceğine inanan ve hayır dualarını eksik etmeyen bütün hemşehrilerime gönülden teşekkür ediyor, yakında tekrar görüşeceğimizi ifade ediyorum" Mustafa Bozbey, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı.

Özer Matlı’dan güçlü mesaj: "60 bin üyemiz dönüşüme hazır, asıl yürüyüş şimdi başlıyor" Haber

Özer Matlı’dan güçlü mesaj: "60 bin üyemiz dönüşüme hazır, asıl yürüyüş şimdi başlıyor"

Birlikte Çalışma Merkezi’nin yoğun katılımlı açılışında Bursa iş dünyasına seslenen BTSO Başkan Adayı Özer Matlı; 60 bin üyeyi merkeze alan, adalet, şeffaflık ve birlikte yönetim üzerine kurulu yeni dönem vizyonunu açıkladı. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Adayı Özer Matlı ekibinin öncülüğünde açılan Birlikte Çalışma Merkezi, geniş katılımlı bir törenle açıldı. Merkezin önündeki alanı dolduran sanayiciler, tüccarlar, KOBİ temsilcileri, küçük işletme sahipleri, girişimciler, meclis üyeleri, meslek komitesi üyeleri, sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri ve basın mensupları, Bursa iş dünyasının geleceğine ilişkin güçlü bir buluşmaya imza attı. Yoğun katılımın yaşandığı törende Bursa iş dünyasına seslenen Özer Matlı, açılışın bir seçim ofisinin faaliyete geçmesinden çok daha büyük bir anlam taşıdığını belirtti. "Bursa iş dünyasında yeni bir dönemin kapılarını açıyoruz" Birlikte Çalışma Merkezi’nin kuruluş amacını anlatan Matlı, konuşmasına şu sözlerle başladı: "Bu akşam burada yalnızca bir merkezin kapılarını açmıyoruz. Bursa iş dünyasında yeni bir dönemin kapılarını açıyoruz. Buraya özellikle ‘seçim ofisi’ demedik. Çünkü bizim meselemiz yalnızca bir seçimi kazanmak değildir. Bizim meselemiz; Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nı 60 bin üyesinin tamamıyla yeniden buluşturmak, her üyemizi odasının gerçek sahibi yapmak ve Bursa’nın geleceğini birlikte kurmaktır. Bu nedenle buranın adı Birlikte Çalışma Merkezi." Üyelere uzaktan seslenen değil, her komitede, sektörde ve iş kolunda üyeleriyle yan yana çalışan bir yönetim anlayışı oluşturacaklarını belirten Matlı, "Bir kişinin etrafında toplanmaya değil, bütün üyelerimizin gücünü aynı hedefte buluşturmaya geliyoruz. Biz daha yeni başladık" dedi. "Bursa’nın güçlü bir dönüşüme ihtiyacı var" Bursa’nın Türkiye’ye yön veren üretim, ticaret, ihracat ve istihdam merkezlerinden biri olduğunu ifade eden Matlı, küresel değişim karşısında BTSO’nun mevcut yöntemlerle yoluna devam edemeyeceğini söyledi. Matlı şöyle konuştu: "Bugün çarşıda da fabrikada da atölyede de ofiste de aynı ihtiyacı duyuyoruz: Bursa’nın bir dönüşüme ihtiyacı var. Ticaretin kuralları değişiyor. Teknoloji, finansman, rekabet ve pazarlar değişiyor. Böylesine büyük bir değişim yaşanırken Bursa yerinde sayamaz. BTSO da alışılmış yöntemlerle yoluna devam edemez. Bursa’nın ihtiyacı sadece günü kurtaran adımlar değil, bütün sektörleri kapsayan güçlü bir dönüşümdür. İşte biz bu dönüşümü başlatmak için adayız." Adaylığının yalnızca bir alternatif oluşturma amacı taşımadığını vurgulayan Matlı, göreve gelmek, sorumluluk almak ve Bursa iş dünyasını geleceğe hazırlamak için yola çıktıklarını söyledi. "Başarı, üyelerin hayatında oluşturulan etkiyle ölçülür" BTSO’nun kurumsal geçmişine ve kuruluş mirasına sahip çıkacaklarını belirten Matlı, birkaç gün önce BTSO’nun kurucusu Osman Fevzi Efendi’nin kabrini ziyaret ettiklerini hatırlattı. Kuruluşundan bugüne kadar emek veren bütün başkanlara, meclis üyelerine, meslek komitesi temsilcilerine ve çalışanlara teşekkür eden Matlı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yapılan her doğru işi Bursa’nın değeri kabul ediyoruz. Ancak geçmişe vefa göstermek, bugünün ihtiyacını söylemeye engel değildir. Tam tersine, o büyük mirasa sahip çıkmanın yolu; kurumu zamanın ihtiyaçlarına göre yenilemek ve daha ileri taşımaktır. Çünkü kurumlar binalarıyla değil, üyeleriyle yaşar. Başarı, yapılan işlerin sayısıyla değil, üyelerin hayatında oluşturulan etkiyle ölçülür. Kurumlar gücünü makamlarından değil, temsil ettikleri insanların güveninden alır." "Ben bir koltuğa değil, Bursa iş dünyasının sorumluluğunu taşımaya talibim" Üretimin içinden gelen bir iş insanı olduğunu belirten Özer Matlı, yatırım yapmanın, istihdam oluşturmanın ve binlerce çalışanın sorumluluğunu taşımanın ne anlama geldiğini bildiğini ifade etti. Bugün 32 şirket, 31 marka, 11 sektör, 81 il ve 7 bini aşkın çalışma arkadaşına ulaşan bir yapıyı birlikte kurduklarını belirten Matlı, Bursa Ticaret Borsası’ndaki görev dönemlerinde de kurumun gücünü ve etkinliğini artıran önemli çalışmalara imza attıklarını kaydetti. Matlı, "Bunları kendimi anlatmak için değil; Bursa iş dünyasının önündeki dönüşümü yönetecek tecrübeye, cesarete ve icra gücüne sahip bir ekip olduğumuzu belirtmek için söylüyorum. Ben bir koltuğa değil; Bursa iş dünyasının yükünü, beklentisini ve umudunu taşımaya talibim" dedi. "60 bin üyenin tamamının yönetimi olacağız" 60 Bin üyenin odalarından ayrıcalık değil adalet, mesafe değil temas, söz değil sonuç beklediğini ifade eden Matlı, destek veren ya da farklı düşünen her üyenin BTSO’nun ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı: "Göreve geldiğimizde yalnızca bize oy verenlerin değil, 60 bin üyenin tamamının yönetimi olacağız" diyen Matlı, ticaret ve sanayinin birbirinin rakibi olmadığını belirtti: "Küçük işletmemiz, tüccarımız, KOBİ’miz, sanayicimiz, hizmet sektörümüz ve girişimcimiz bu odanın eşit sahibidir. Bir sektörün gücü diğerinin önüne geçmeyecek. Bir üyenin ölçeği, cirosu, çevresi ya da adresi aldığı hizmetin ölçüsü olmayacak. Odanın imkânları bütün üyelerimize adaletle ulaşacak." 70 meslek komitesine hedef, yetki ve çalışma bütçesi Yeni yönetim anlayışında BTSO’nun 70 meslek komitesine daha güçlü ve işlevsel bir yapı kazandıracaklarını açıklayan Matlı, komitelerin yalnızca sorun aktaran ve toplantı yapan yapılar olmaktan çıkarılacağını söyledi. Matlı, "Komitelerimiz kendi sektörlerinin geleceğine yön veren, karar süreçlerine katılan ve sonuçları takip eden güçlü çalışma merkezleri olacak. Her komitenin hedefleri olacak, yetkisi olacak, çalışma bütçesi olacak. Komitelerimiz kaynak kullanan, proje geliştiren ve sonuç üreten yapılar hâline gelecek. Çünkü sektörünü en iyi bilenler, o sektörün içinde emek verenlerdir" ifadelerini kullandı. "BTSO’nun tek kuruşunu kullanmadan çalışıyoruz" Birlikte Çalışma Merkezi’nin ve bugüne kadar yürütülen bütün çalışmaların kendi imkânlarıyla hayata geçirildiğini açıklayan Matlı, bu süreçte BTSO bütçesinden herhangi bir kaynak kullanılmadığının altını çizdi: "Bu merkezi de yürüttüğümüz bütün çalışmaları da kendi imkânlarımızla, kendi emeğimizle ve kendi bütçemizle hayata geçiriyoruz. BTSO’nun tek kuruşunu kullanmadan çalışıyoruz. Bizim arkamızda odanın bütçesi değil, üyelerimizin güveni var. Bizim gücümüz makamdan değil, sahadan geliyor." Sahada yürütülen çalışmalara katkı sunan yol arkadaşlarına da teşekkür eden Matlı, ulaşılmayan tek bir üye kalmayana kadar çalışmaya devam edeceklerini söyledi. Bursa Dönüşüm Planı kamuoyuna açıklanacak Konuşmasında önümüzdeki dönemin çalışma takvimine ilişkin açıklamalarda da bulunan Matlı, Bursa’nın bütün ticaret ve sanayi alanlarını kapsayacak Bursa Dönüşüm Planı’nın yakın zamanda düzenlenecek bir basın toplantısıyla kamuoyuna sunulacağını duyurdu. Planın çarşıdaki esnaftan ihracatçı sanayiciye, küçük işletmelerden teknoloji girişimlerine kadar bütün üyeleri kapsayacağını belirten Matlı, "Hiçbir sektör dışarıda kalmayacak. Hiçbir üye geride bırakılmayacak. Açıkladığımız hiçbir çalışma kâğıt üzerinde kalmayacak. Tek merkez odaklı değil, bütün kentin kapsam içinde tutulduğu bir dönüşüm planı sunacağız." dedi. Düzenlenecek basın toplantısının tek yönlü bir sunum olmayacağını vurgulayan Matlı şu ifadeleri kullandı: "Bu basın toplantısında amacımız yalnızca bizim konuşmamız değil; basın mensuplarımızın özgürce soru sorması ve her soruya açık yüreklilikle cevap verilmesi olacak. Son dönemde Bursa kamuoyunun haber alma hakkı adına görev yapan basın mensuplarının soru soramadığı, cevap alamadığı, tek yönlü ve seyirlik BTSO etkinliklerinin giderek alışkanlığa dönüştüğünü görüyoruz. Biz sorudan da şeffaflıktan da çekinmeyeceğiz." Eylül ayında büyük Bursa buluşması Bursa Dönüşüm Planı’nın açıklanmasının ardından Eylül ayı içerisinde Bursa iş dünyasının bütün kesimlerini buluşturacak geniş katılımlı büyük bir organizasyon düzenleneceğini açıklayan Matlı, açılışın çalışmaların sonu değil başlangıcı olduğunu söyledi. "Kimse bugünkü açılışla yetineceğimizi düşünmesin. Bu akşam yalnızca kapıyı açıyoruz, asıl yürüyüş şimdi başlıyor" diyen Matlı, Bursa iş dünyasına şu çağrıda bulundu: "Gelin, bu yürüyüşe katılın. Fikrinizi, tecrübenizi, itirazınızı ve önerinizi sunun. Komitenizde bir üyemize daha ulaşın. Sektörünüzde bir kapıyı daha çalın. Çünkü dokunduğumuz her üyeyle daha güçlüyüz. Yan yana geldiğimiz her sektörle hedefimize daha yakınız." Konuşmasını "Birlikte Güçlü, Birlikte İleri" sözleriyle tamamlayan Özer Matlı, Birlikte Çalışma Merkezi’nin 60 bin BTSO üyesinin tamamına açık olacağını vurguladı: "Bu merkez Özer Matlı’nın merkezi değildir. Bu merkez, 60 bin BTSO üyesinin evidir. Birlikte Çalışma Merkezimiz Bursa’mıza ve 60 bin üyemize hayırlı olsun."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.