Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Savunma Sanayii

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Savunma Sanayii haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Savunma Sanayii haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa'nın küresel ticaret vizyonunda KFA'a farkı Haber

Bursa'nın küresel ticaret vizyonunda KFA'a farkı

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın (BTSO) Türkiye’nin ihracata dayalı kalkınma hedefleri doğrultusunda hayata geçirdiği KFA Fuarcılık, uluslararası fuarlar ve ticaret organizasyonlarıyla iş dünyasının küresel pazarlardaki etkinliğini artırmayı sürdürüyor. Yılın ilk yarısında gerçekleştirilen en önemli etkinliklerden biri HOMETEX oldu. Ev tekstili sektörünün dünya çapındaki temsilcilerini buluşturan fuar, Türkiye’nin bu alandaki üretim ve tasarım gücünün uluslararası platformda sergilenmesi adına önemli bir platform oldu. Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TETSİAD) öncülüğünde, KFA Fuarcılık organizasyonuyla 19-22 Mayıs tarihleri arasında düzenlenen HOMETEX 2026, sektörel iş birlikleri ve inovatif ürünleriyle göz doldurdu. 11 holde, 200 bin metrekarelik alanda gerçekleştirilen fuarda, 80’i aşkın ülkeden gelen nitelikli alıcılar yeni iş birliklerinin temellerini attı. FUARLAR KENT EKONOMİSİNE GÜÇ KATIYOR Bursa’nın önemli marka değerlerinden biri haline gelen Junioshow, bebek ve çocuk konfeksiyonu sektörünün yeni sezon trendlerini alıcılarla buluştururken, üretici firmaların ihracat ağlarını genişletmelerine olanak sağladı. 20-22 Ocak 2026 tarihleri arasında Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen ve bu yıl 21’incisi düzenlenen Junioshow’da, 0-12 yaş grubuna yönelik tüm sezonları kapsayan yeni koleksiyonlar sergilendi. Yaklaşık 80 firma; yurt içinden nitelikli alıcıların yanı sıra 44 ülkeden gelen yüzlerce yabancı alıcı ile iş görüşmeleri gerçekleştirerek yeni ticari bağlantılara imza attı. Özellikle UR-GE projeleri kapsamında sağlanan alım heyetleri, firmaların yeni pazarlara açılmasına katkı sundu. RİSİNG CİTY VE YAPI YAŞAM FUARI SEKTÖRE DİNAMİZM GETİRDİ Rising City & Yapı ve Yaşam Fuarı ise inşaat, gayrimenkul ve kentsel dönüşüm alanlarında sektör temsilcilerini yatırımcılarla bir araya getirerek Bursa’nın güçlü üretim ve yaşam vizyonunu ön plana çıkardı. Bursa Fuar Merkezi’nde düzenlenen fuar, 4 gün boyunca yerli ve yabancı ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Fuara başta Bursa olmak üzere farklı şehirlerden iş profesyonellerinin yanı sıra 20’ye yakın ülkeden 200’ü aşkın yabancı alıcı katıldı. Dünyanın farklı coğrafyalarında düzenlenen yurt dışı fuar organizasyonlarının yanı sıra KFA Fuarcılık; sektörel buluşmalar ve iş geliştirme programlarıyla da Bursa’nın uluslararası ticaretteki konumunu güçlendirmeyi sürdürdü. IDEF 2027 YENİDEN KFA FUARCILIK ORGANİZASYONUNDA Türkiye’nin savunma sanayii alanındaki en büyük ve en prestijli uluslararası buluşmalarından biri olan IDEF 2027 – 18’inci Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı, 2025 yılında olduğu gibi 2027 yılında da BTSO iştiraki KFA Fuarcılık organizasyonunda gerçekleştirilecek. 3-9 Mayıs 2027 tarihleri arasında düzenlenecek ve dünyanın ilk 3 savunma sanayi fuarından biri olan organizasyon için Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı (TSKGV) ve KFA Fuarcılık arasında işbirliği protokolü imzalandı. BTSO’nun referans eğitim merkezi Bursa Business School’da gerçekleştirilen protokol; TSKGV Genel Müdürü Bilal Topçu ile BTSO ve KFA Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay tarafından imzalandı. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, KFA Fuarcılık’ın gerçekleştirdiği organizasyonların Bursa’nın üretim ve ihracat gücünü daha da ileri taşıdığını belirterek şu açıklamalarda bulundu: "Bursa Ticaret ve Sanayi Odası olarak firmalarımızı küresel pazarlara daha güçlü şekilde hazırlamayı öncelikli hedeflerimizden biri olarak görüyoruz. Bu vizyon doğrultusunda hayata geçirdiğimiz KFA Fuarcılık, geride bıraktığı 13 yıllık süreçte fuarcılık, ticari heyet organizasyonları ve uluslararası iş geliştirme programlarında önemli bir uzmanlık kazandı. Bugün KFA Fuarcılık, fuar düzenleyen bir yapının ötesine geçerek; firmalarımıza yeni pazarlar açan, sektörlerimizi dünyadaki nitelikli alıcılarla buluşturan ve Bursa’nın üretim kabiliyetini küresel ölçekte tanıtan stratejik bir dış ticaret platformu haline geldi. Bu yılın ilk yarısında da düzenlediğimiz fuarlar, alım heyetleri ve ticari heyet programları da firmalarımızın küresel pazarlardaki rekabetçiliğine önemli katkılar sağladı. Bursa’nın ticaret hacmini artıracak, firmalarımızı yeni pazarlara taşıyacak ve kentimizin uluslararası marka değerini güçlendirecek projeleri bugüne kadar olduğu gibi önümüzdeki süreçte de kararlılıkla hayata geçirmeyi sürdüreceğiz." BURSA’NIN BÜYÜME YOLCULUĞUNA GÜÇLÜ KATKI KFA Fuarcılık’ın gelecek dönemde de iş dünyasının beklentilerine ve sektörlerin ihtiyaçlarına uygun organizasyonlara odaklanacağını vurgulayan Başkan Burkay, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Küresel ticarette rekabet artık üretimle sınırlı değil. Ürettiğiniz değeri doğru pazarlara ulaştırmak, doğru alıcılarla buluşturmak ve sürdürülebilir ticaret kanalları oluşturmak da en az üretim kadar önemli. KFA Fuarcılık, 13 yıllık tecrübesiyle bu alanda güçlü bir organizasyon kabiliyeti ve uluslararası iş ağı oluşturdu. Hedefimiz; firmalarımızın ihracatçı kimliğini güçlendirmek, Bursa’yı fuarcılık ve uluslararası ticaret organizasyonlarında bölgesel bir merkez haline getirmektir. Önümüzdeki dönemde de ihracat odaklı, yenilikçi ve sonuç üreten organizasyonlarla iş dünyamızın küresel ticaretten daha fazla pay alması için çalışmalarımızı sürdüreceğiz."

MSB: "TSK, kendisine tehdit oluşturmayan hiç kimse için tehdit değildir" Haber

MSB: "TSK, kendisine tehdit oluşturmayan hiç kimse için tehdit değildir"

Milli Savunma Bakanlığının haftalık basın bilgilendirme toplantısı, Türk Silahlı Kuvvetlerinin müşterek harekat anlayışını, yüksek teknolojiye dayalı komuta-kontrol kabiliyetini ve geleceğe yönelik savunma vizyonunu simgeleyen Ay Yıldız Müşterek Karargahı'nın yıldız bölümünde gerçekleştirildi. Bakanlığın Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ile kuvvet komutanlıklarını aynı yerleşkede buluşturacak olan Ay Yıldız Karargahı'nın yalnızca modern bir askeri yerleşke olmadığını, aynı zamanda TSK'nın müşterek harekat kabiliyetini, kurumsal bütünleşmesini ve değişen güvenlik ortamına uyum yeteneğini yansıtan stratejik bir vizyon projesi olduğunu kaydetti. Aktürk, 7-8 Temmuz'da Ankara'da başarıyla gerçekleştirilen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin müttefikler arasındaki dayanışmayı pekiştirdiğini, değişen güvenlik ortamına yönelik ortak vizyonun geliştirilmesine ve Avrupa-Atlantik bölgesinin güvenliğine ilişkin müşterek yaklaşımın güçlendirilmesine de önemli katkılar sağladığını dile getirdi. NATO Zirvesi kapsamında icra edilen Savunma Sanayii Forumu ile Bakan Güler ev sahipliğinde gerçekleştirilen savunma bakanları resepsiyonunun müttefikler arasında ortak üretim ve teknoloji iş birliğinin geliştirilmesine ve Türkiye'nin yerli ve milli savunma sanayiinde ulaştığı yetkinliğin uluslararası platformlarda bir daha ortaya konulmasına vesile olduğunu aktaran Aktürk, "Türkiye; güçlü ordusu, gelişen yerli ve millî savunma sanayii, etkin savunma diplomasisi ve Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yürütülen çok boyutlu dış politika anlayışıyla krizlerin çözümüne katkı sunan, diyalog kanallarını açık tutan, bölgesel ve küresel barış ile istikrarı destekleyen yapıcı yaklaşımını kararlılıkla sürdürmektedir. Bu anlayış doğrultusunda ülkemiz, NATO'nun caydırıcılık ve savunma duruşuna katkı sağlayan güvenilir ve sorumluluk sahibi bir müttefik olarak uluslararası barış, güvenlik ve istikrara katkı sunmaya devam edecektir" açıklamasında bulundu. "Bir haftada 4 PKK'lı terörist teslim oldu" Tuğamiral Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin Türkiye'nin beka ve güvenliğine yönelen her türlü tehdit ve tehlikeye karşı mücadelesini sınırlarda ve ötesinde kesintisiz ve kararlı bir şekilde sürdürdüğüne dikkati çekerek, "Kalıcı güvenliği tesis etmek amacıyla yürütülen operasyon, arama-tarama ve hudut güvenliği faaliyetleri kapsamında son bir hafta içerisinde 4 PKK'lı terörist daha teslim olmuş, harekât bölgelerinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiştir" dedi. Aktürk, 2'nci Ordu İstihkam Tugay Komutanlığınca Suriye Deyrizor'da Fırat Nehri'nin üzerine 240 metre uzunluğunda yüzer köprü kurulumunun tamamlandığını da belirterek, köprünün kontrol geçişlerinin yapılmasını müteakip 10 Temmuz'da hizmete açılacağını söyledi. Hudut güvenliğine ilişkin de açıklamalarda bulunan Aktürk, "1'i terör örgütü mensubu olmak üzere 316 şahıs yakalanmış, 1 Ocak'tan bugüne kadar sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 5 bin 615 olmuş, engellenen 995 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısı da 41 bin 129'a ulaşmıştır. Ayrıca hafta içerisinde Van hudut hattında yapılan arama-tarama faaliyetinde 109 kilogram uyuşturucu madde ele geçirilmiştir" diye konuştu. Envantere giren yeni silah sistemleri Yerli ve milli savunma sanayii ürünleriyle Türk Silahlı Kuvvetlerinin imkan ve kabiliyetlerinin artırılmasına ilişkin çalışmaların da devam ettiğini dile getiren Aktürk, "Bu kapsamda Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca muhtelif miktarda TB-3 SİHA, 7,62 mm piyade tüfeği (MPT-76), Silah Taşıyıcı Araç ile Elektrikli Zırhlı Personel Taşıyıcı (E-ZPT) muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanarak envantere alınmıştır. Hava Kuvvetleri Komutanlığımızca 13-17 Temmuz tarihleri arasında muhtelif miktarda SOM-B1T mühimmatının kabul faaliyeti ROKETSAN'da icra edilecektir. Bakanlığımıza bağlı Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz (MKE) tarafından yerli ve millî imkânlarla geliştirilen Havadan Taşınabilir Hafif Çekili Obüs BORAN'ın Arnavutluk'a ihracatına yönelik olarak 4 Temmuz'da sözleşme imzalanmıştır. Milli yazılım ve teknoloji alanında hayata geçirdiği projelerle Türk Silahlı Kuvvetlerimizin güç ve etkinliğinin daha da artırılmasına katkı sağlayan HAVELSAN'ın 44'üncü kuruluş yıl dönümünü şimdiden kutluyor, ülkemizin savunma gücüne değerli katkılar sunan tüm çalışanlarına başarılar diliyoruz" dedi. Aktürk ayrıca Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından ‘Mali ve Sosyal Haklar' genelgesinin yayımlandığını hatırlatarak, buna göre bedelli askerlik tutarının 2026 yılının ikinci altı ayı için 472 bin 653 lira 60 kuruş olduğunu, bedelli askerlik müracaat işlemlerinin ise 7 Temmuz tarihinden itibaren başladığını söyledi. MSB'den ABD Başkanı'nın açıklamalarına ilişkin değerlendirme Milli Savunma Bakanlığı, ABD Başkanı Donald Trump'ın açıklamalarına ilişkin sorular üzerine Türkiye'nin NATO'nun güçlü ve etkin bir müttefiki olarak İttifak'ın caydırıcılığına ve ortak güvenliğine önemli katkılar sunmaya devam ettiğini belirtti. Bakanlıktan yapılan açıklamada, "Daha önce de ifade ettiğimiz üzere beklentimiz, müttefiklik ruhuyla uyuşmayan CAATSA yaptırımları ile savunma sanayimize yönelik açık veya örtülü tüm kısıtlamaların kaldırılmasıdır. Bu çerçevede ABD Başkanı tarafından yapılan açıklamaları memnuniyetle karşılıyor, müttefiklerimizle kısıtlamalar yerine karşılıklı güven ve dayanışmanın güçlendirilmesinden yana bir yaklaşımı benimsiyoruz" ifadeleri kullanıldı. Yunanistan Başbakanı'nın açıklamaları Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in açıklamalarına ilişkin sorular üzerine de Bakanlık, Türkiye'nin bölgede barış ve istikrarın korunmasından, mevcut meselelerin yapıcı diyalog ve iyi komşuluk ilişkileri çerçevesinde ele alınmasından yana olduğunu vurguladı. Yapılan açıklamada, "Bu kapsamda gerilimi artırabilecek söylemlerden kaçınılmasının ikili ilişkilere olumlu katkı sağlayacağını bir kez daha ifade ediyor, Türk Silahlı Kuvvetlerinin kendisine tehdit oluşturmayan hiç kimse için tehdit olmadığını bir kez daha hatırlatıyoruz" denildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''Savunma hedeflerine 5 yıl erken ulaşacağız'' Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''Savunma hedeflerine 5 yıl erken ulaşacağız''

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara'daki NATO Zirvesi'nin açılış konuşmasını yaptı. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki zirve öncesinde NATO'nun gündemine dair konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO 3.0'ın hayata geçirilebilmesi için Avrupa Birliği'nde uygulanan bazı kısıtlamaların kaldırılması gerektiğini söyledi. 2030 yılından önce savunma harcamalarının oranını yüzde 3.5'e yükseltmek için tedbir aldıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, güvenlik ve dayanıklılık harcamalarında ise şimdiden yüzde 1.5 oranına ulaştıklarını açıkladı. "Yüzde 5 hedefine Lahey'de belirlenen 2035 yılından 5 sene önce erişmeyi hedefliyoruz" Savunma harcamalarına ilişkin Erdoğan, "Lahey Zirvesi'nde aldığımız kararlar temelinde Avrupalı müttefikleri daha yetkin birer güvenlik sağlayıcısı haline getirmeye odaklanmış durumdayız. Türkiye olarak 2030 yılından önce savunma harcamalarımızın oranını yüzde 3.5 düzeyine yükseltmek için tedbirlerimizi aldık. Güvenlik ve dayanıklılıkla bağlantılı harcamalarda ise şimdiden yüzde 1.5 bütçe payına ulaştık. Böylece yüzde 5 hedefine Lahey'de belirlenen 2035 yılından 5 sene önce erişmeyi hedefliyoruz. Kuşkusuz ülkemizin asıl başarısı savunma sanayiindeki hamlededir. Üretim ve ihracat kapasitesi itibarıyla dünyanın ilk 10 ülkesi arasına girdik. İttifakta bize tahsis edilen 361 yetenek hedefinin neredeyse tamamını 3 yıl içinde taahhüt edilen tarihin öncesinde karşılamış olacağız. İttifakımızda eksikliği en çok hissedilen hava ve füze savunma kabiliyetlerine ‘Çelik Kubbe' projemizle 24 milyar dolar ilave bütçe ayırdık. Avrupa'daki en büyük kara ordusuna sahip ülke olarak yeteneklerimizi ihtiyaç duyulan aşamada ittifakın hizmetine sunmanın gayretindeyiz. Kosova'da, Karadeniz'de, Baltıklar ve diğer coğrafyalarda ittifakın harekat, misyon ve tatbikatlarına katkı veren müttefiklerin başında geliyoruz. İHA ve SİHA'ları gerçek muharebe alanlarında başarıyla kullanan bir müttefik olarak tesisini öngördüğümüz İnsansız Sistemlere Karşı Koyma Mükemmeliyet Merkezimizi NATO'ya akredite etmeyi temenni ediyoruz. Bu merkezin bilhassa hava ve deniz dron tehditlerine karşı mukabele kabiliyetimizi destekleyeceğine inanıyorum" ifadelerini kullandı. "Avrupa Birliği üyesi olmayan müttefiklerin dışlanması, kısıtlı kaynakların boşa sarf edilmesine ve Avrupa'da hiç arzu etmediğimiz bir suni bölünmeye yol açacaktır" NATO 3.0 hedefine en kısa zamanda ulaşılması için iki hususa özellikle dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Birincisi, savunma sanayii başta olmak üzere savunma iş birliğinde müttefikler arasındaki kısıtlamaların kaldırılmasıdır. Savunma sanayi formunda bu mesajın hem endüstri hem hükümet yetkilileri tarafından vurgulanmış olmasını memnuniyetle karşılıyorum. İkincisi Avrupalı müttefikler olarak kıta savunmasında daha fazla sorumluluk üstlenirken, ittifakın bütünlüğünü ve transatlantik ilişkileri zayıflatabilecek tasarruflardan da kaçınmamız gerekiyor. Burada özellikle Avrupa Birliği üyesi müttefiklerimize seslenmek istiyorum. Birliğin güvenlik alanındaki çabalarında azami fayda ancak ve ancak NATO'yla gereksiz tekrarlardan kaçınılmasıyla mümkün olabilir. Aklın ve mantığın emrettiği bir iş birliği modeli mümkünken, birlik üyesi olmayan müttefiklerin dışlanması, kısıtlı kaynakların boşa sarf edilmesine ve Avrupa'da hiç arzu etmediğimiz bir suni bölünmeye yol açacaktır. Bu tutumun Sayın Genel Sekreter'in işaret ettiği transatlantik savunma sanayii altyapısına hizmet etmediği de açıktır" diye konuştu. "Hürmüz Boğazı'nın mayınlardan temizlenmesi için gerekli katkıyı vermeye hazırız" Ukrayna savaşında ABD Başkanı Trump'ın barış vizyonunu paylaştığını ve Ukrayna'nın öncelikli ihtiyaç listeleri girişimine desteğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ukrayna'yı desteklerken Rusya'yı da barışa yönlendirecek şekilde iletişim kanallarımızdan istifade ediyoruz. İran krizinin çözüm yoluna girmesinde sabotaj teşebbüslerine rağmen dostum Trump'ın sergilediği kararlı tutumu takdirle karşılıyorum. Diplomatik çabalarımıza ilave olarak Hürmüz Boğazı'nın mayınlardan temizlenmesi için gerekli katkıyı vermeye hazırız. Bu vesileyle Türkiye'yi hedef alan füzelere karşı NATO unsurları tarafından sağlanan destek için Amerika ve İspanya başta olmak üzere ilave hava savunma bataryaları konuşlandıran Almanya ve İtalya'ya teşekkürlerimizi ifade ediyorum. Konuşmamızı artırmamızın şart olduğuna inandığım İstanbul İşbirliği Girişimi mensubu ortaklarımızın bugün bizlerle olmalarını önemsiyorum. Orta Doğu'da kalıcı barış anahtarının iki devletli çözüm olduğunu bir kez daha vurguluyorum. Özellikle Gazze ve Lübnan'da sükunetin sağlanması için hepimize görev düştüğünü ifade etmek istiyorum. Son olarak terörün tüm biçim ve tezahürleriyle mücadele konusunda tam bir dayanışma içinde olmamız gerektiğini hatırlatıyorum" dedi.

Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Görgün Bursa iş dünyasıyla buluştu Haber

Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Görgün Bursa iş dünyasıyla buluştu

Prof. Dr. Haluk Görgün, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Haziran Ayı Meclis Toplantısı’na katılarak, Bursa iş dünyası temsilcileriyle bir araya geldi. Dünyanın, güvenlik hiyerarşisinde kuralların yeniden yazıldığı bir dönemden geçtiğini ifade eden Görgün, "Barış ve istikrardan yana olanlar bugün her zamankinden daha fazla caydırıcı olmak zorunda. Caydırıcılık ise; envanterimizdeki platformların sayısı kadar üretim kapasitesi, tedarik zincirinin derinliği, mühendislik kabiliyeti, kritik bileşenlere erişim, stok yenileme hızı, finansal sürdürülebilirlik ve test-sertifikasyon altyapısıyla ölçülmektedir. Öngörülemezliğin temel norm haline geldiği bu döneme, hamdolsun, hazırlıklı giriyoruz" dedi. "Yerlilik oranı yüzde 80’leri aştı" Türkiye’nin son 23 yılda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ortaya konulan ’tam bağımsız savunma sanayii’ vizyonuyla eşine az rastlanır bir dönüşüm geçirdiğini belirten Haluk Görgün, şöyle devam etti; "Dışa bağımlılıklar, yerini milli üretim gücüne bıraktı. Türk savunma sanayii bugün yerlilik oranını yüzde 80’lerin üzerine taşımıştır. Savunma sanayiimiz 4 bin 500 firma, bin 400’ü aşan proje ve 100 bini aşkın doğrudan istihdamıyla güçlü ve derinlikli bir ekosistem haline gelmiştir. 2002 yılında yıllık 250 milyon dolar olan savunma ve havacılık ihracatımız, geçtiğimiz 12 aylık dönemde yaklaşık 11 milyar dolara ulaşmıştır. 23 yıl önce savunma ve havacılık sektörünün bir yılda yaptığı ihracatı artık bir haftada yapıyoruz. Türkiye en fazla savunma ürünleri ithal eden ülkelerden biriyken bugün dünyanın en büyük 11. savunma ve havacılık ihracatçısı konumuna yükselmiştir." Bursa’nın nitelikli üretim ve yüksek katma değerli sanayi yapısıyla Türkiye ortalamasının üzerinde bir ihracat performansına sahip olduğunu ifade eden Görgün, "Geçtiğimiz yıl Bursa’dan 7 bin 500 firma 200’den fazla ülke ve gümrük bölgesine 20 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Bu tablo, Bursa’daki üretimin niteliğini ve eriştiği yüksek olgunluk seviyesini göstermektedir" diye konuştu. BTSO bünyesinde 2013 yılında kurulan Bursa Uzay Havacılık Savunma Kümelenmesi’nin (BASDEC) kentteki birikimi kurumsal bir zemine kavuşturduğunu ifade eden Prof. Dr. Haluk Görgün, kümelenmenin 160 üyeye ulaştığını bildirdi. Bursalı şirketlerin artık parça imalatından bitmiş ürüne geçerek ana yüklenicilerin stratejik çözüm ortağı haline geldiğini belirten Görgün, ASELSAN, TUSAŞ ve ROKETSAN’ın Bursa’dan yaptığı tedarik miktarının her yıl ortalama yüzde 50 arttığı bilgisini verdi. Görgün, savunma sanayii devlerinin Bursa yatırımlarına ilişkin şu rakamları paylaştı: "Doğrudan ve dolaylı olarak 150’den fazla Bursalı şirketle çalışan TUSAŞ’ın bu tedarikçilerine bu yılın ilk 6 ayında verdiği siparişlerin toplam tutarı 35,5 milyon doları aşmış durumda. ASELSAN ise 2021 yılından bu yana Bursa menşeli 215 şirketten 135 milyon dolar değerinde yüksek teknolojili alt bileşen tedarik etti. ROKETSAN’ın şehrimizdeki 30 tedarikçisi ise en kritik platform ve sistemlerde kullanılan alt bileşenleri üretmektedir." Otomotiv altyapısı savunmaya güç katacak Dünyada otomotiv sanayii altyapısının tesis dönüşümleriyle savunma alanına hızla yöneldiğini ve "hibrit fabrikalar" kurulduğunu anlatan Görgün, Bursa’nın otomotivde biriken kalite kültürü ve hassas üretim kabiliyetinin, savunma sanayiinin robotik ve alt sistem ihtiyaçlarıyla buluşmasının stratejik bir fırsat penceresi açacağını vurguladı. Geçtiğimiz yıl BTSO iş birliğinde Bursa Business School’da gerçekleştirilen ‘Savunma ve Havacılık Sektöründe Alt Yüklenici ve Tedarik Yönetimi Çalıştayı’ neticesinde yeni işbirliklerinin hayata geçtiğini belirten Haluk Görgün, Savunma Sanayii Yetenek Envanteri (YETEN) bünyesinde 242 firma kaydına ulaştıklarını, EYDEP kapsamında ise 127 firmayı değerlendirerek sertifikalandırdıklarını açıkladı. Prof. Dr. Haluk Görgün, Bursa’daki ekosistemin rolünü daha planlı ve sürdürülebilir bir zemine taşımak amacıyla BTSO ile birlikte bu yılın Ekim ayında da geniş kapsamlı bir çalıştay daha gerçekleştireceklerini ve somut bir yol haritası ortaya koyacaklarını söyledi. Prof. Dr. Görgün BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’a da savunma sanayiindeki çalışmalarına verdikleri destekler için teşekkür etti. "Tam bağımsızlık güçlü bir ekonomiyle mümkündür" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay savunma sanayiini bağımsızlığın ve istikbalin teminatı olarak gördüklerini ifade etti. Güçlü bir savunma kabiliyetinin Türkiye için coğrafi konum nedeniyle tarihi bir sorumluluk olduğunu ifade eden Burkay, "Tam bağımsızlık ancak güçlü bir ekonomiyle mümkündür" değerlendirmesinde bulundu. İbrahim Burkay, Türkiye’nin son dönemde kendi İHA, SİHA, gemi, füze ve hava savunma sistemlerini geliştirerek güvenliğini başkalarının takdirine bırakmayan bir ülke haline geldiğini, bu diplomatik ve askeri mukavemetin arkasındaki en büyük güçlerden birinin de Bursa sanayisi olduğunu kaydetti. Bursa’nın milli savunmaya katkısı artıyor Bursa’nın otomotiv, makine, tekstil, kimya ve kompozit gibi alanlardaki güçlü altyapısının savunma sanayii için bir temel oluşturduğunu aktaran Başkan Burkay, 2013 yılında göreve geldiklerinde başlattıkları stratejik çalışmaları paylaştı. Kentteki firmaların yetenek matrislerini çıkararak analizler yaptıklarını belirten Burkay, bu iradeyi BTSO çatısı altında kurumsallaştırarak BASDEC’i hayata geçirdiklerini hatırlattı. Bugün BASDEC’in 160’tan fazla üyesiyle Bursa’nın savunma sanayiindeki ortak aklını temsil ettiğini söyleyen İbrahim Burkay; ASELSAN, TUSAŞ, ROKETSAN, HAVELSAN, TEI ve MKE gibi öncü kuruluşlarla yapılan tedarikçi buluşmaları sayesinde Bursa firmalarının ekosistemdeki rolünün her geçen gün arttığını ifade etti. GUHEM’de havacılık lisesi Gelecek döneme ilişkin stratejik projeler ve vizyoner adımlardan da bahseden Başkan Burkay, dünyanın en büyük savunma sanayii buluşmalarından biri olan IDEF’in organizasyonunun KFA Fuarcılık tarafından başarıyla gerçekleştirildiğini söyledi. Havacılık ve uzay vizyonunun en önemli sembolü olan GUHEM’de yıllık ziyaretçi sayısında 1 milyon barajına ulaştıklarını bildiren Burkay, bu yapıyı Milli Eğitim Bakanlığı iş birliğinde açılacak havacılık lisesiyle destekleyerek yarının pilotlarını ve teknoloji liderlerini yetiştireceklerini açıkladı. "Bursa’nın yerli ve milli hedeflere katkısı artacak" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, ekonomik gücü ve katma değeri büyütmek adına TEKNOSAB ekosistemi içinde KOBİ OSB, Gıda İhtisas OSB, lojistik depolama alanları ve organize ticaret bölgeleri projelerini hayata geçirdiklerini belirterek, "KOBİ OSB projemizle Bursa’da başlattığımız tarihi dönüşüm hamlesini yeni bir eşiğe taşıyoruz. Bursa iş dünyası olarak tüm imkanlarımızla üretmeye ve ülkemizin büyük hedeflerine en yüksek katkıyı sağlayan şehir olmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Ülkemizin yerli ve milli hedeflerinde çok daha güçlü bir Bursa hedefliyoruz. Savunma sanayimize güçlü bir vizyon kazandırarak bu alandaki gelişime öncülük eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, Milli Savunma Bakanlığımıza ve Savunma Sanayii Başkanımız Prof. Dr. Haluk Görgün’e şükranlarımızı sunuyorum" dedi. "Bursa önemli bir ivme yakaladı" BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur da dünyanın en büyük savunma sanayii fuarlarından biri olan IDEF’in BTSO iştiraki KFA Fuarcılık organizasyonunda düzenlenmesi ve Bursa Business School’da gerçekleştirilen çalıştayın bu vizyonun somut örnekleri olduğunu belirterek, BASDEC kümelenmesinin oluşturduğu sinerjiyle kentin savunma ve havacılık ihracatında önemli bir ivme yakaladığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "1 yılda yaptığımız ihracatı artık 1 haftada yapıyoruz" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "1 yılda yaptığımız ihracatı artık 1 haftada yapıyoruz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen "TİM 33. Genel Kurulu ve İhracat Şampiyonları Ödül Töreni"ne katıldı. Burada bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Özellikle ihracat, günümüzde artık sadece mal alıp başka bir yere satmaktan ibaret bir faaliyet olmanın ötesindedir. Sizler kimi zaman bir ihracatçı, kimi zaman bir gönül elçisi, kimi zaman da Türkiye'nin önüne çıkarılan engelleri aşmak için mücadele eden birer serdengeçti olarak ülkemizin yükünü omuzluyorsunuz. Yol, dava ve kader arkadaşım olarak gördüğüm ihracatçılarımızın daima yanında oldum, bundan sonra da yanınızda olmayı sürdüreceğim. Ülkemizdeki 27 sektörü, 61 ihracatçı birliğini ve 140 bini aşkın ihracatçıyı çatısı altında toplayan Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin amacı dış ticaret fazlası veren Türkiye hedefine ulaşmaktır. Dünyanın en ücra köşelerinden en rekabetçi pazarlarına kadar üzerinde Türkiye mührü taşıyan her üründe bu devasa ailenin alın teri, dinamizmi ve küresel vizyonu vardır. Türkiye'nin yıldan yıla artan başarı grafiği ortada. Türkiye'nin karşılaştığı çeşitli güçlüklere rağmen nereden nereye geldiğini, dünyayı takip eden ufku ve gözleri açık herkes görebiliyor. Konjonktürel gerilimlerin gölgesinde, 2025 yılında yüzde 3,6'lık büyüme ve 2026 yılının ilk çeyreğinde ise yüzde 2,5 oranında büyüme kaydettik ve kesintisiz büyüme performansımızı son 23 çeyreğe taşıdık" dedi. "İhracatta yakaladığımız ivme 2026 yılında da kaldığı yerden devam ediyor" Türkiye'nin ihracattaki başarısına vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Küresel pazarlarda bayrağımızın dalgalanmadığı tek bir gümrük kapısı bırakmama şiarıyla gerçekleştirdiğimiz ihracattaki başarılarımız artık milli motivasyon kaynağımız haline gelmiş durumda. 2025 yılında mal ve hizmet ihracatımız 395,9 milyar dolarla cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdı. 2002 yılında yalnızca 36 milyar dolar olan mal ihracatımız, 2025 itibarıyla 273,3 milyar dolara yükseldi. Hizmet ihracatımız ise 2002 yılındaki 14 milyar dolardan geçen yıl 122,6 milyar dolara çıktı. Küresel mal ihracatındaki payımız binde 55'ten yüzde 1,04'e, hizmet ihracatımızdaki payımız da binde 89'dan yüzde 1,28'e ulaştı. İhracatta yakaladığımız ivme, 2026 yılında da kaldığı yerden devam ediyor. Mayıs ayında tatil etkisiyle dış ticaret verilerimizde geçici bir yavaşlama oldu. Ama 22 Mayıs tarihinde günlük ihracatta 2,4 milyar dolar ile tüm zamanların en yüksek değerine ulaştık. Türkiye'nin ihracatındaki artış sadece nicelik olarak değil, nitelik olarak da büyük bir gelişim gösteriyor. 2002 yılında 10 milyar dolar olan orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürün ihracatımız 2025 yılında 112 milyar dolara yükseldi. Yıllıklandırılmış orta-yüksek ve yüksek teknolojili imalat sanayi ürünleri ihracatımız ise 114,4 milyar doları buldu. Şu rakamlara özellikle dikkatinizi çekmek isterim. Son verilere göre savunma ve havacılık ihracatı ocak-mayıs döneminde yüzde 29 artışla 3 milyar 863 milyon dolar olarak gerçekleşti. Böylece savunma ihracatımızda yılın ilk 5 ayında yüzde 29,5 artış oldu" diye konuştu. "1 yılda yaptığımız ihracatı hamdolsun artık 1 haftada yapıyoruz" Türkiye'nin yıllık 248 milyon dolar savunma sanayii ihracatından bugün aynı sektörde aylık 992 milyon dolar ihracat yapan seviyeye geldiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yani 1 yılda yaptığımız ihracatı hamdolsun artık 1 haftada yapıyoruz. Bu rakamlar Türkiye'nin teknoloji yoğun ürünlere olan yöneliminin bir sonucu olarak gerçekleşti ve bu payın daha da artırılmasını hedefliyoruz. Bir diğer gündemimiz ihracatımızı ülke sathına yaymaktır. Bunda da hamdolsun önemli ilerlemeler kaydettik. Ocak-Mayıs döneminde 21 ilimiz 1 milyar doların üzerinde ihracat yaptı. Daha fazla ilimizi ihracatta pay sahibi kılmak için çalışmalarımız sürüyor. Şunu bir defa herkesin bilmesini temenni ederim. Etrafındaki onca sıkıntıya, çatışmaya, krize rağmen dünyada ülkemizin ihracattaki bu hızlı yükselişiyle mukayese edilebilecek pek az örnek vardır. Elbette buralarda durmayacağız, mevcutla yetinmeyeceğiz. Yakın coğrafyalarda yoğunlaşan ihracat ağımızı daha uzak coğrafyalara doğru genişleterek, ihracatçımızın yeni ihtiyaçlarını karşılayacak yeni imkanlar geliştirerek, artan ihracatımızın hızına ve ihtiyaçlarına uygun finansmanı sağlayacak yeni mekanizmalarla bu başarı hikayesini daha da ileriye taşıyacağız. Bunu da 23 yıldır olduğu gibi yine sizlerle birlikte başaracağız" dedi. "Uzak ülkelere ihracatımızı 2028 yılına kadar 50 milyar dolara ulaştırmayı hedefliyoruz" İş adamlarına verilen destekten de söz eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Limanlarımızdan kalkan gemiler, sınırlarımızdan çıkan tırlar, Türkiye'de üretilen ürünleri taşıyan kargo uçakları iş insanlarımız için çalışsın diye üzerimize düşeni yapıyoruz. İhracatçımız için yeri geldi kendi bürokrasimizi hızlandırdık, yeri geldi diğer ülkelerle müzakere ederek engelleri kaldırdık. Ne zaman bir devlet ve hükümet başkanıyla bir araya gelsem notlarımda ihracatçılarımızın, yatırımcılarımızın talepleri hep üst sıralardadır. Mutlaka konuyu muhatabımla masaya yatırır ve çözüm iradesinin ticaret yollarına yansıması için de arkadaşlarımı görevlendiririm. Daha sonra da bu görevlerin takibini çok sıkı bir şekilde yaparım. Diğer ülke liderleri de bizim bu tutumumuzu bildikleri için iş insanlarımıza kapılarını açmış, Türk iş camiasını bağırlarına basmışlardır. Serbest ticaret anlaşmalarından tercihli ticaret anlaşmalarına, yatırımların karşılıklı teşvikinden çifte vergilendirmenin önlenmesine kadar sizleri teşvik edecek her türlü hukuki altyapıyı kurduk, kuruyoruz. Özellikle uzak ülkelere ihracatımızı 2028 yılına kadar 50 milyar dolara ulaştırmayı hedefliyoruz. Ciddi potansiyel barındıran İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkelerin toplam ihracatımızdaki payını ise yüzde 30 seviyesine çıkarmak için çalışıyoruz. Diğer taraftan taşımayı kolaylaştırmak için dijitalleşmenin tüm imkanlarını kullanarak gümrük süreçlerimizi sürekli hızlandırıyoruz. Ayrıca finansman araçlarının çeşitlendirilmesi ve erişilebilirliğinin artırılması için önemli adımlar atıyoruz. İhracat menzilimizi genişletecek destekleri kesintisiz sağlıyoruz" ifadelerini kullandı. "Reeskont kredileri günlük limitini yaklaşık 17 kat artırarak 5 milyar liraya yükseltmiş oluyoruz" Eximbank'ın sermayesini 13,8 milyar liradan 100 milyar liraya çıkardıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bankamızın kredi ve sigorta desteği bu yılın ilk 5 ayında yüzde 31 artışla 26 milyar dolara ulaştı. İnşallah yıl sonunda bankamız 60 milyar dolarlık destekle rekor kıracak. Öte yandan faaliyetlerine yakın zamanda başlayan Türkiye Ticaret Bankası, 2025 yılında ihracatçılarımıza 76,3 milyar lira finansman desteği verdi. İhracatı Geliştirme Anonim Şirketi ise 2025 yılı sonu itibarıyla ihracatçılarımızın 228 milyar liralık kredisine 200 milyar lira değerinde kefalet sağladı. Merkez Bankamızın kullandırdığı reeskont kredileri son 1 yılda 1 trilyon 300 milyar lira oldu. Öte yandan başta Avrupa pazarı olmak üzere küresel pazarların içinde bulunduğu olumsuz atmosfer sebebiyle yaşanan zorlukların farkındayız. Özellikle bu güçlükleri aşmanıza yardımcı olmak gayesiyle ihracatçılarımıza döviz dönüşüm desteği sunuyor, üretim ve rekabet güçlerini destekliyoruz. Bu vesileyle sevindirici bir haberi sizlerle paylaşmak istiyorum. Daha önce 300 milyon lira olan reeskont kredilerinin günlük limitini 4,5 milyar liraya yükseltmştik. Bu defa ilave 500 milyon lira ile bu rakamı 5 milyar liraya çıkarıyoruz. Bir diğer ifadeyle 3 yıl önce 300 milyon lira olan reeskont kredileri günlük limitini yaklaşık 17 kat artırarak 5 milyar liraya yükseltmiş oluyoruz. Bölgemizdeki her türlü siyasi, ekonomik, sosyal gerilim elbette bizi de etkiliyor, etkileyecektir. Ancak Türkiye dünün kendi içine kapanık Türkiye'si de değildir. Artık her alanda dünya ile bütünleşmiş, göz hizasında ilişkiler kurma kabiliyeti kazanmış, büyük devletlerin saygı duyduğu bir Türkiye vardır. Küresel krizlerle her yüzleşmemizi siyasi ve ekonomik kazanımlara dönüştürecek bir yaklaşımla hareket ederek ihracatçılarımızla birlikte yeni fırsatlara ve yeni kıtalara doğru ilerleyeceğimiz bir döneme giriyoruz. Devlet-özel sektör el ele vererek inşallah bu yeni dönemde ülkemizin ihracat çatısını çok daha yükseklere çıkaracağız" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Sahada Güçlü Olmayan Masada Yer Bulamaz" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Sahada Güçlü Olmayan Masada Yer Bulamaz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Romanya Cumhurbaşkanı Nicuşor Dan, İstanbul Tersanesi Komutanlığı’nda gerçekleştirilen açık deniz karakol gemisi Cam Roman’ın Romanya Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na teslimi ve Türk Deniz Kuvveleri Komutanlığı platformlarının hizmete giriş ve bayrak çekimi törenine katıldı. Törende İstanbul Tersanesi Komutanlığı’nda inşa edilen Contraamiral Roman korveti Romanya Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na, TCG Koçhisar Açık Deniz Karakol Gemisi ise Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na teslim edildi. "Dünyamız Soğuk Savaş’tan bu yana en köklü değişimlerden birini yaşıyor" Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine Romanya Cumhurbaşkanı Nicuşor Dan ve Romanya heyetine "Hoş geldiniz" diyerek başladı. Bugün dünyanın gözbebeği İstanbul’da denizciliğin, mühendisliğin ve Türkiye-Romanya dostluğunun yeni bir nişanesine tanıklık etmek üzere bir araya geldiklerini söyleyen Erdoğan, "Sayın cumhurbaşkanının katılımıyla gerçekleştirdiğimiz törenimizde, tarihten süzülüp gelen Türkiye-Romanya dostluğunu bir adım daha öteye taşıyoruz. Cam Roman korvetini Romanya Deniz Kuvvetlerine teslim ederken, Koçhisar Açık Deniz Karakol Gemimizi envantere katmanın gururunu taşıyoruz. Aynı tezgahtan çıkan, aynı mühendislik aklının ürünü olan bu iki kardeş geminin donanmalarımıza hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Her iki platformun ülkelerimize, Karadeniz’in güvenliğine, NATO ittifakına ve bölgemizin huzuruna büyük katkılar yapacağına inanıyorum. Konuşmamın hemen başında bir hususun altını önemle çizmek istiyorum. Sizlerin de takip ettiği üzere dünyamız Soğuk Savaş’tan bu yana en köklü değişimlerden birini yaşıyor. Alışılagelmiş kalıplar yıkılırken, bizim ’zor oyunu bozar’ dediğimiz yeni bir güvenlik paradigması boy veriyor. Karşılaştığımız her kriz, ulusal güvenliğin başkalarına havale edilemeyecek kadar hayati bir mesele olduğunu bizlere tekrar hatırlatıyor. Sahada güçlü olmayanın masada kendine yer bulamadığı, hatta kendini menüde bulabildiği son derece kaotik bir dönemin tam ortasındayız. Türkiye, bu yeni dönemin ruhunu çok erken fark eden ve en doğru biçimde okuyan ülkelerden biridir. Büyük ve güçlü Türkiye vizyonumuzun lokomotifini savunma sanayimiz oluşturuyor. Savunma sanayinde tam bağımsız Türkiye hedefiyle çıktığımız yolda hamdolsun 23 yılda çok ciddi mesafe aldık. Engellerle, kısıtlamalarla, gizli-açık ambargolarla karşılaşmamıza rağmen hedefimize ulaşmak için sabırla yürüdük. Kendimize inandık, savunma sektörümüze güvendik. Neticede 23 yıl önce hayal dahi edilemeyecek seviyelere ulaştık" ifadelerini kullandı. "Askeri gemi inşa sanayimiz, 103 yıllık cumhuriyet tarihimizin en yoğun ve en verimli günlerini yaşıyor" Türkiye’nin savunma ihracatında dünyanın 11’inci büyük ülkesi konumunda olduğunu belirten Erdoğan, "Geçen ay 996 milyon dolar değerinde savunma ve havacılık ürünü ihraç ederek tarihi bir başarıya imza attık. 23 sene evvel yılda 248 milyon dolar ihracatımız varken, bugün bu rakam sadece bir hafta içinde gerçekleştiriliyor. Askeri gemi inşa sanayimiz, 103 yıllık cumhuriyet tarihimizin en yoğun ve en verimli günlerini yaşıyor. Bugüne kadar farklı coğrafyalarda 140’ı aşkın deniz platformu ihracı. En küçük bottan, SİHA gemimiz TCG Anadolu’ya, muhriplerden denizaltılara, milli uçak gemimiz MUGEM’e bütün su üstü ve su altı platformlarımızı milli imkan ve kabiliyetlerimizle inşa edebiliyoruz. Aynı anda en fazla savaş gemisi yapabilen ülkelerden biriyiz. Halihazırda 15’ten fazlası dost ve müttefik ülkelere ihraç edilmek üzere 50’nin üzerinde savaş gemisini imal ediyoruz. Milli uçak gemisinden hava savunma muhribine, fırkateynlerden açık deniz karakol gemilerine, çıkarma gemilerinden denizaltılara kadar farklı tür ve sınıflardaki platformları yüzde 80’in üzerinde yerlilik oranıyla üretiyoruz. Aynı zamanda farklı ihtiyaçlara cevap veren insansız deniz araçlarımızın araştırma, tasarım ve üretim faaliyetlerini sürdürüyoruz. Yürüttüğümüz projelerin toplam bedeli 25 milyar euro seviyesine ulaştı" dedi. "Kendi uçak gemisini tasarlayıp üretebilen dünyadaki 7’inci ülke konumuna yükseliyoruz" Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şurası da ülkemiz açısından gurur vericidir; TCG Anadolu’dan önce bölgesel güç aktarım kabiliyetine sahip olan donanmamız artık küresel güç aktarım yeteneğine kavuşmuştur. Bu kabiliyeti şimdi daha da perçinliyoruz. MUGEM projemizle kendi uçak gemisini tasarlayıp üretebilen dünyadaki 7. ülke konumuna yükseliyoruz. Tüm bu platformların kritik alt sistemleri, radarları, sonarları, savaş yönetim sistemleri, yazılımları Türk mühendisleri tarafından hayata geçiriliyor. Gemilerimiz muadillerinden daha üstün niteliklerde milli mühimmatlarımız ve silah sistemlerimizle donatılıyor. Hamdolsun, her alan kendimizle yarışıyor, kendi belirlediğimiz eşikleri aşmaya çalışıyoruz. Dünyanın içinde bulunduğu sancılı güvenlik ortamı, dost ve müttefiklerin iş birliklerini artırmalarını elzem kılmaktadır. Bu anlayışla savunma sanayiinde sahip olduğumuz imkan ve kabiliyetleri dost ülkelerimizle paylaşmayı kendimiz için görev biliyoruz. Romanya’nın bizim için özel önemi olduğunu vurgulamak isterim. Türkiye ile Romanya’nın müttefiklik ruhuyla olgunlaştırdığı köklü ilişkiler tarihi zirvesini yaşamaktadır. Biliyorsunuz münasebetlerimizi 2011 yılında stratejik ortaklık seviyesine yükselttik. 2024 senesinde tesis ettiğimiz Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi ile ilişkilerimize kurumsal bir boyut kazandırdık. Bugün burada icra ettiğimiz tören işte bu stratejik ortaklığımızın denizlerde vücut bulmuş halidir" diye konuştu. "Romanya ile imzaladığımız satış anlaşmasıyla Türkiye, tarihinde ilk kez bir NATO ve Avrupa Birliği üyesi ülkeye savaş gemisi ihraç etmiştir" Cam Roman korvetinin iki müttefik ülkenin Karadeniz ve bölgenin güvenliğini birlikte inşa etme iradesinin en somut göstergesi olduğunun altını çizen Erdoğan, şunları söyledi: "Karadeniz’in güvenliği aynı zamanda Avrupa-Atlantik güvenlik mimarisinin ayrılmaz bir parçasıdır. Türkiye, Romanya ve Bulgaristan arasında deniz mayınlarıyla mücadele başta olmak üzere pek çok alanda gelişen iş birliğini bu bakımdan kıymetli buluyoruz. Önümüzdeki dönemde bu iş birliğinin daha da artmasını temenni ediyoruz. Bir başka önemli husus şudur: Bugün teslim ettiğimiz ve envantere kattığımız gemilerimizde kullanılan savaş yönetim sistemi, arama ve atış kontrol radarları, sonar sistemleri, yakın savunma silahları tamamen yerli ve milli şirketlerimize aittir. ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN, Makine Kimya ve TÜBİTAK öncülüğünde kurulan güçlü savunma altyapımız bu sistemlerin üretim ve teslimatlarının kısa sürede gerçekleşmesini sağlamıştır. Romanya ile imzaladığımız satış anlaşmasıyla Türkiye tarihinde ilk kez bir NATO ve Avrupa Birliği üyesi ülkeye savaş gemisi ihraç etmiştir. Geminin test, eğitim ve harekat hazırlık süreçlerinde sergilediği başarı, Türk deniz platformlarının kalitesini bir kez daha bütün dünyaya kanıtlamıştır. Kahraman deniz kuvvetlerimizin gücüne güç katacak TCG Koçhisar’ı da bugün hizmete alıyoruz. Açık Deniz Karakol Gemisi projemiz kapsamında inşa ettiğimiz bu platform; istihbarat, gözetleme ve keşiften arama kurtarmaya, deniz haydutluğuyla mücadeleden deniz denetim ve savaş dışı harekatlara kadar pek çok görevi inşallah başarıyla yerine getirecektir." "Biz kimseyle kriz, kaos, kavga ve çatışma peşinde değiliz" Türkiye’nin gayesinin bölgede gerilim üretmek değil, barışı, adaleti, huzuru ve istikrarı güçlendirmek olduğunu dile getiren Erdoğan, "Biz kimseyle kriz, kaos, kavga ve çatışma peşinde değiliz. Aksine, karşılıklı saygıya dayalı güçlü bir iş birliğinden yanayız. Bizim kimsenin toprağında, egemenliğinde gözümüz yoktur ve olmamıştır. Bizim kimsenin meşru hak ve çıkarlarında gözümüz yoktur ve olmamıştır. Bununla birlikte, hiç kimsenin de egemenliğimize kastetmesine, ülkemize tehdit oluşturmasına ve menfaatlerimize zarar vermesine müsaade etmeyiz. Ülkemiz çok net: Biz ne hak yeriz ne de hakkımızı yediririz. Dost ve müttefiklerimizin güvenlik ihtiyaçlarına kendi milli kabiliyetlerimizle katkı sunmayı da bu anlayışın tabii bir gereği olarak görüyoruz. Bugün bu rıhtımdan denize uğurladığımız her iki gemi de dile getirdiğim bu vizyonun, bu inancın, bu kararlılığın tecessüm etmiş halidir. Bu düşüncelerle Milli Savunma Bakanlığımızı, Savunma Sanayii Başkanlığımızı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızı, İstanbul Tersanesi Komutanlığımızı, ASFAT’ı ve projede görev alan tüm firmalarımızı, kıymetli mühendislerimizi, teknisyenlerimizi ve işçilerimizi gönülden tebrik ediyorum. Romanyalı dostlarımıza Cam Roman korvetinin hayırlı olmasını diliyor, TCG Koçhisar’ımızın da mavi vatanda şanlı bayrağımızı gururla dalgalandıracağına yürekten inanıyorum. Rabbim denizcilerimizin pruvasını neta, bahtını açık eylesin diyorum" dedi. Romanya Cumhurbaşkanı Nicuşor Dan’ın da bir konuşma yaptığı programa Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran, İstanbul Valisi Davut Gül, Pendik Belediye Başkanı Ahmet Cin ile çok sayıda yerli ve yabancı protokol üyesi katıldı.

Avrupa-Atlantik güvenliğinin geleceği Berlin'de şekillendi Haber

Avrupa-Atlantik güvenliğinin geleceği Berlin'de şekillendi

İletişim Başkanlığı'nın resmi internet sitesinde yer alan habere göre Berlin’de Konrad-Adenauer-Stiftung iş birliği ile “2026 Ankara Zirvesi’ne Giden Yol: Avrupa-Atlantik Güvenliğinin Geleceğini Şekillendirmek” başlıklı yuvarlak masa toplantısı düzenlendi. Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi, 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilecek. Zirve öncesinde İletişim Başkanlığı tarafından Avrupa’daki çeşitli müttefik ülke başkentlerinde etkinlikler düzenlenmeye devam ederken, bu kapsamda, Almanya merkezli Konrad-Adenauer-Stiftung (KAS) iş birliğiyle “2026 Ankara Zirvesi’ne Giden Yol: Avrupa-Atlantik Güvenliğinin Geleceğini Şekillendirmek” başlıklı bir yuvarlak masa toplantısı düzenlendi. Türkiye Cunhuriyeti Berlin Büyükelçisi Gökhan Turan, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Büyükelçi Akif Çağatay Kılıç, NATO Parlamenter Asamblesi Üyesi Milletvekili Oğuz Üçüncü ve KAS Genel Sekreteri Dr. Mark Speich tarafından açış konuşmaları gerçekleştirilen toplantıda Türkiye’nin NATO’ya ilişkin yaklaşımına ve son dönemde yaşanan uluslararası meselelere dair değerlendirmeler yapıldı. Toplantının moderatörlüğü ise KAS Ortadoğu Direktörü Thomas Volk tarafından gerçekleştirildi. Konrad-Adenauer-Stiftung yerleşkesinde gerçekleştirilen toplantıda farklı kurumlardan siyasetçiler, bürokratlar ve uzmanlar katılım göstererek NATO’nun geleceği ve Türkiye-NATO ilişkilerine yönelik görüşlerini paylaştılar. Toplantıda, dünya genelindeki çatışmalar ve istikrarsızlık ortamı nedeniyle 7-8 Temmuz 2026'da Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi'nin üyeler arasındaki birlik ve dayanışmayı pekiştirecek hayati bir dönüm noktası olduğuna dikkat çekildi. Ayrıca toplantıda Türkiye-Almanya iş birliğinin savunma sanayii başta olmak üzere farklı alanlarda geliştirilmesinin taşıdığı öneme değinildi. Rusya-Ukrayna Savaşı ile Orta Doğu'da tırmanan krizlerin uluslararası sistemde oluşturduğu belirsizlik ortamına değinilerek NATO'nun üye ülkeler için sunduğu güvenlik kalkanının her zamankinden daha kritik bir rol oynadığı belirtildi. Ayrıca Türkiye'nin NATO'ya bakış açısının da masaya yatırıldığı toplantıda, ülkenin İttifak'a katıldığı günden bu yana sağladığı askerî ve siyasi katkılar ile üstlendiği stratejik misyonlar değerlendirildi.

Türk savunma sanayisinin gücü Paris’te vitrine çıkıyor Haber

Türk savunma sanayisinin gücü Paris’te vitrine çıkıyor

Savunma sanayisinde küresel standartları belirleyen, NATO ve Avrupa savunma ekosisteminin kalbi niteliğindeki dünyanın en büyük savunma fuarlarından Eurosatory 2026, bu yıl 15-19 Haziran tarihleri arasında Paris’te kapılarını açacak. 1967 yılından bu yana geleceğin savunma trendlerine yön veren organizasyonda, Türk savunma sanayisinin alanında öncü şirketleri, yenilikçi vizyonu ve son teknoloji ürün gamıyla yerini alacak. 61 ülkeden 2 binden fazla katılımcının, 90’ı aşkın ülkeden üst düzey delegasyonun ve 40 binin üzerinde profesyonel ziyaretçinin ağırlanacağı fuarda CANiK, AEI Systems ve UNIROBOTICS’in imzasını taşıyan vizyoner teknolojiler küresel savunma vitrinine çıkacak. Eurosatory, ülkelerin savunma tedarik kararlarında ve ihracat fırsatlarında kaldıraç görevi üstlenen en kritik platformlardan biri olarak kabul ediliyor. Dünya basınının da mercek altına alacağı fuarda CANiK ve Grup şirketleri, yenilikçi ve inovatif stant konseptiyle sadece bir üretici değil, aynı zamanda geleceğin savunma konseptlerini inşa eden bir teknoloji grubu olarak gövde gösterisi yapacak. Sektör profesyonelleri ve seçkin delegasyonlarla bir araya gelecek olan Grup, stratejik iş birliklerine imza atarak küresel pazardaki payını daha da büyütmeyi hedefliyor. Ezber bozan ürün gamı Paris’te CANiK, AEI Systems ve UNIROBOTICS, Eurosatory 2026’da her biri kendi alanında standartları yeniden yazan ürün ve sistem çözümleriyle yer alacak. CANiK, yeni nesil tabancalar ve eğitim kitleriyle etkinlikte yeteneklerini ortaya koyacak. Küresel pazarda rüştünü ispatlamış, NATO ve güvenlik güçlerinin öncelikli tercihi olan tüm aktif satıştaki tabancaların yanı sıra RADIAN iş birliğiyle geliştirilen, kompakt yapısı ve entegre kompansatörü ile dikkati çeken yeni nesil taşıma tabancası PRIME RADIAN ilk kez bu kadar büyük bir uluslararası vitrine çıkacak. Ayrıca tabancaları "force-on-force" simülasyonlarına uygun hale getiren CANiK markalı MT-X dönüşüm kitleri ve mühimmatları da eğitim odaklı çözümler olarak sergilenecek. CANiK’in 12.7x99 mm (.50 cal) sınıfındaki yerli üretim makineli tüfek çözümleri kara ve deniz platformlarındaki gücünü gösterirken, ailenin en yeni ve en ileri teknolojiye sahip üyesi, özellikle döner kanatlı hava araçlarına entegre edilen CANiK M3 FALCON fuarın gözdesi olacak. Özel operasyon kabiliyetlerini artıran düşük ses ve düşük alev izli M2 QCB Bastırıcı ve Alev Gizleyen Dönüşüm Kiti ile akıllı ve modüler uzaktan komutalı silah sistemlerine (RCWS) entegre gelişmiş kapalı refleks nişangahı MECANIK MOxL optik ve arayüzleri de profesyonellerin beğenisine sunulacak. CANiK, orta kalibre top sistemleri alanındaki mühendislik gücünü ve teknolojik liderliğini, yıllık 400 adet top üretimine ulaşan rakipsiz üretim kapasitesiyle küresel pazara taşımaya devam ediyor. Grup şirketlerinden AEI Systems tarafından geliştirilen 30x113 mm VENOM LR, dünyanın en düşük geri tepmeye sahip ve ayarlanabilir atım hızına sahip top sistemlerinden biri olarak öne çıkarken, aynı zamanda hem ABD hem de Avrupa standartlarındaki mühimmatlarla tam uyumlu çalışabilen dünyanın tek tamburalı top (revolver cannon) çözümü olma özelliğini taşıyor. Üstün entegrasyon kabiliyeti, operasyonel esnekliği ve sahada kendini kanıtlamış performansıyla VENOM LR, modern muharebe ortamlarının değişen ihtiyaçlarına güçlü, sürdürülebilir ve maliyet etkin bir çözüm sunuyor. UNIROBOTICS de akıllı ve modüler uzaktan komutalı silah sistemlerini sergileyecek. Bu kapsamda hafif kara ve deniz platformları için optimize edilen kompakt TRAKON LITE serisi (12.7mm, Doğu Bloku mühimmatlarıyla uyumlu TRAKON LITE / 108 ve TRAKON LITE / 99) tanıtılacak. Ayrıca orta sınıf zırhlı araçlar için geliştirilen TRAKON 30, CANiK standının yanı sıra deniz versiyonuyla İspanyol ve BAE’nin önde gelen firmaların standında sergilenerek gövde gösterisi yapacak. "Trendlere uyan değil, yön veren bir gücüz" CANiK CEO’su Cahit Utku Aral, fuara katılım ve grubun küresel vizyonuna ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: "Dünyanın en önemli savunma sanayii fuarlarından biri olan Eurosatory 2026’da, CANiK ve SYS Grup şirketleri olarak güçlü bir şekilde yer almaktan büyük gurur duyuyoruz. Sürekli büyüyen ürün portföyümüz, mühendislik kabiliyetlerimiz ve yüksek üretim kapasitemizle yalnızca küresel savunma trendlerini takip eden değil, aynı zamanda bu trendlere yön veren şirketler arasında yer alma hedefimize her geçen gün daha da yaklaşıyoruz. Bu yıl Eurosatory’de, hafif silahlardan orta kalibre toplara, uzaktan komutalı silah sistemlerinden, entegre savunma çözümlerine kadar uzanan geniş ürün ailemizi uluslararası ziyaretçilerle buluşturacağız. Özellikle son dönemde giderek artan insansız hava aracı tehditlerine karşı geliştirdiğimiz mobil ve katmanlı yakın hava savunma mimarimizi ön plana çıkaracağız. CANiK ağır makineli tüfek ailesi, VENOM LR 30x113 mm top sistemi ve UNIROBOTICS tarafından geliştirilen TRAKON uzaktan komutalı silah sistemlerinin bir araya gelmesiyle oluşturulan bu konsept, günümüzün asimetrik tehditlerine karşı son derece etkili ve maliyet etkin bir çözüm sunmaktadır. Türk savunma sanayiinin küresel ölçekte yükselen gücünü temsil eden firmalardan biri olarak, Eurosatory 2026’yı yalnızca ürünlerimizi sergilediğimiz bir platform değil, aynı zamanda yeni iş birlikleri geliştirdiğimiz, mevcut ortaklıklarımızı güçlendirdiğimiz ve geleceğin savunma ihtiyaçlarına yönelik çözümlerimizi paylaştığımız stratejik bir buluşma noktası olarak görüyoruz. Savunma teknolojilerinde yenilikçi yaklaşımımız, entegre üretim kabiliyetlerimiz ve ihracat odaklı büyüme stratejimizle, dost ve müttefik ülkelerin güvenlik ihtiyaçlarına katkı sağlamaya devam edeceğiz." Savunma teknolojilerindeki küresel dönüşüme ve stratejik iş birliklerinin önemine de dikkat çeken Aral, şunları kaydetti: "Eurosatory gibi küresel savunma fuarlarını, yalnızca ürün sergilediğimiz platformlar değil, aynı zamanda ülkeler arası stratejik iş birliklerinin kurulduğu kritik merkezler olarak görüyoruz. SYS Grup olarak burada bulunmak, Türk savunma sanayisinin mühendislik gücünü ve yenilikçi vizyonunu dünyaya göstermemiz açısından büyük önem taşıyor. Savunma teknolojilerinde rekabet artık hız, inovasyon ve güvenilirlik üzerinden şekilleniyor. Eurosatory, bu dönüşümün nabzının attığı en önemli uluslararası arenalardan biri. Biz de burada hem mevcut ortaklıklarımızı güçlendiriyor hem de geleceğin savunma çözümlerini küresel paydaşlarla birlikte şekillendiriyoruz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.