Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Savunma

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Savunma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Savunma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ar-Ge'de en büyük pay üniversitelere Haber

Ar-Ge'de en büyük pay üniversitelere

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre, bütçe başlangıç ödenekleri esas alındığında 2026 yılı merkezi yönetim bütçesinden araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) faaliyetleri için 308 milyar 568 milyon lira kaynak tahsis edildi. Verilere göre, 2025 yılında merkezi yönetim bütçesinden Ar-Ge faaliyetleri için gerçekleştirilen harcama ise 253 milyar 544 milyon lira olarak kaydedildi. Bu tutar, merkezi yönetim bütçesinin yüzde 1,58'ini oluştururken, 63 trilyon 20 milyar 906 milyon liralık Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) içindeki payı ise yüzde 0,40 oldu. EN BÜYÜK PAY ÜNİVERSİTELERE Sosyo-ekonomik hedeflere göre yapılan sınıflandırmada, 2026 yılında Ar-Ge ödeneklerinin en büyük bölümü yüzde 69,5 ile üniversitelerde genel bilgi gelişimini destekleyen çalışmalara ayrıldı. Bu alanı yüzde 8,9 ile endüstriyel üretim ve teknoloji, yüzde 5,5 ile diğer kaynaklardan finanse edilen genel bilgi gelişimi, yüzde 4,7 ile tarım ve yüzde 4 ile savunma izledi. 2025 yılı gerçekleşmelerinde ise Ar-Ge harcamalarının yüzde 64,9'u üniversitelerde genel bilgi gelişimine yönlendirilirken, endüstriyel üretim ve teknoloji yüzde 11,5 ile ikinci sırada yer aldı. Bunu yüzde 5 ile diğer kaynaklardan finanse edilen genel bilgi gelişimi, yüzde 4,4 ile tarım ve yüzde 4,4 ile eğitim takip etti. ULUSLARARASI AR-GE PROGRAMLARINA 1,95 MİLYAR LİRA TÜİK verilerine göre, 2026 yılında uluslararası Ar-Ge programları için merkezi yönetim bütçesinden 1 milyar 950 milyon lira ödenek ayrıldı. Bu kapsamda en yüksek pay 1 milyar lira ile Avrupa çapında yürütülen Ar-Ge programlarına ayrılırken, uluslararası Ar-Ge faaliyeti yürüten kuruluşlara yönelik fonlar için 489 milyon lira, ikili veya çok taraflı uluslararası Ar-Ge programları için ise 460 milyon lira kaynak tahsis edildi. Öte yandan, 2025 yılında uluslararası Ar-Ge programlarına ayrılan bütçe 1 milyar 820 milyon lira oldu. Bunun 987 milyon lirası Avrupa çapındaki Ar-Ge programlarına, 435 milyon lirası ikili veya çok taraflı kamu Ar-Ge programlarına, 402 milyon lirası ise uluslararası Ar-Ge kuruluşlarına aktarılan kamu fonlarına ayrıldı.

Franco Baresi hayatını kaybetti Haber

Franco Baresi hayatını kaybetti

Dünya futbolunun unutulmaz isimlerinden, AC Milan'ın sembol futbolcularından ve İtalya Milli Takımı'nın efsane kaptanlarından Franco Baresi yaşamını yitirdi. 66 yaşında hayata veda eden Baresi'nin ölüm haberi başta İtalya olmak üzere tüm futbol dünyasında derin üzüntüyle karşılandı. Kariyeri boyunca gösterdiği örnek duruş, liderliği ve savunma anlayışıyla milyonlarca futbolseverin hafızasında yer edinen efsane isim, futbol tarihinin en büyük stoperleri arasında gösteriliyordu. Reuters'ın geçtiği habere göre Baresi'nin vefatının ardından futbol camiasından peş peşe taziye mesajları yayımlandı. Kariyerinin tamamını AC Milan'da geçirdi 8 Mayıs 1960 tarihinde İtalya'nın Travagliato kentinde dünyaya gelen Franco Baresi, henüz genç yaşta AC Milan altyapısına katıldı. 1977 yılında A takıma yükselen efsane futbolcu, profesyonel kariyerinin tamamını kırmızı-siyahlı forma altında geçirdi. Yaklaşık 20 yıl boyunca Milan formasını terleten Baresi, tam 719 resmi maça çıkarak kulüp tarihinin en önemli futbolcularından biri oldu. Uzun yıllar kaptanlık pazubandını taşıyan deneyimli savunmacı, sadece saha içindeki performansıyla değil, karakteri ve liderliğiyle de kulübün simge isimlerinden biri haline geldi. Sayısız kupa kazandı Franco Baresi, Milan kariyerinde büyük başarılara imza attı. Efsane savunmacı; 6 Serie A şampiyonluğu, 2 Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası, UEFA Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu, 4 İtalya Süper Kupası, 2 Kıtalararası Kupa, 3 UEFA Süper Kupası kazanarak kulübün altın döneminin mimarlarından biri oldu. Özellikle Arrigo Sacchi ve Fabio Capello dönemlerinde Avrupa futboluna damga vuran Milan kadrosunun vazgeçilmez isimleri arasında yer aldı. İtalya Milli Takımı'nın unutulmaz kaptanı Franco Baresi, İtalya Milli Takımı formasını da uzun yıllar başarıyla giydi. 1982 FIFA Dünya Kupası'nı kazanan kadroda yer alan efsane futbolcu, daha sonra milli takımın kaptanlığına kadar yükseldi. 1994 Dünya Kupası'nda İtalya'yı finale taşıyan takımın liderlerinden biri olan Baresi, sakatlığına rağmen final maçında gösterdiği fedakârlıkla futbol tarihinin unutulmaz hikâyelerinden birine imza attı. Milli formayla toplam 81 karşılaşmada görev yapan başarılı savunmacı, yalnızca savunmadaki başarısıyla değil, oyun kurma becerisi ve futbol zekâsıyla da öne çıktı. Futbol tarihinin en büyük savunmacılarından biri olarak anılıyor. Franco Baresi, modern savunma futbolunun öncülerinden biri olarak kabul ediliyor. Sert müdahaleleri kadar doğru pozisyon alması, oyunu okuma becerisi ve centilmenliğiyle örnek gösterilen efsane isim, birçok otorite tarafından tüm zamanların en iyi stoperleri arasında gösterildi. Futbolu bıraktıktan sonra da AC Milan bünyesinde çeşitli görevlerde bulunan Baresi, kulüple bağını hiçbir zaman koparmadı ve genç futbolcular için ilham kaynağı olmaya devam etti. Futbol dünyası yasa boğuldu, Franco Baresi'nin vefat haberinin ardından AC Milan başta olmak üzere çok sayıda kulüp, eski takım arkadaşı, teknik direktör ve futbolcu sosyal medya üzerinden taziye mesajları yayımladı. Futbol kamuoyu, yalnızca büyük bir savunmacıyı değil; sadakati, liderliği ve sportmenliğiyle örnek gösterilen gerçek bir futbol efsanesini kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyor.

Belki 3 transfer yapacağız Haber

Belki 3 transfer yapacağız

Karşılaşmayı değerlendiren Er, oyunun genelinden memnun olduğunu belirterek, “Oyundan son derece memnunum. 90 dakika boyunca oyunun kontrolü bizdeydi. Oyuna hükmettik, rakip yarı alanda oynadık ve ikinci topları kazandık. Ancak çalıştığımız yerden iki gol yedik. Uzun toplar ve arka bloktaki yanlış konumlanmamız, iki basit gol yememize neden oldu. Penaltının içeride ya da dışarıda olması önemli değil. Ben o pozisyonun verilmemesine bakıyorum.” dedi. Skordan çok oyuna odaklandığını ifade eden tecrübeli teknik adam, “Normal şartlarda gol pozisyonlarımız haricinde üç-dört net fırsatımız vardı. İlk yarıda da ikinci yarıda da bunu gördük. Pendikspor, son iki sezondur play-off oynayan ve kadro istikrarını koruyan bir takım. Böyle takımların en büyük transferi mevcut düzenlerini korumalarıdır. Biz ise yeni bir takım oluşturuyoruz ve oyuncularımızın uyumu her geçen gün yükseliyor.” ifadelerini kullandı. Mustafa Er, takımın oyun anlayışına ilişkin ise şunları söyledi: “Biz maçların yüzde 80-90’ını bu şekilde oynamak istiyoruz. Baskılı, oyuna hükmeden ve yön veren bir takım olmayı hedefliyoruz. Topu kaybettiğimizde vereceğimiz reaksiyon çok önemli. Kontra ataklardan zarar göreceğimiz anlar olacaktır. Bugün de iki golü bu şekilde yedik. Bunlar bizim için önemli dersler. Maçın görüntülerini analiz edeceğiz. Ancak oyunsal ve fiziksel anlamda üstünlüğümüz net bir şekilde ortaya çıktı.” Hazırlık maçlarında farklı oyuncu profillerini denediklerini belirten Er, “Bugün Toral’ı sağ bekte başlattık. Toral; sağ bek, sol bek, sağ açık ve sol açık oynayabiliyor. Hüseyin’i farklı bölgelerde değerlendirebiliriz. Baker, Lincoln, Elitim, Soner, Eyüp ve Salih için de çeşitli alternatiflerimiz var. Amine Boutrah’ı zaman zaman solda, zaman zaman merkezde kullanabiliriz. Bu süreçte tüm opsiyonlarımızı değerlendireceğiz.” diye konuştu. Takıma yeni transferlerin katılacağını da açıklayan Mustafa Er, “Aramıza bir, iki, belki de üç oyuncu daha katılacak. Bunlar katıldıktan sonra çok daha tehditkâr bir takım olacağız. Hem Bursa etabı hem de bu kamp dönemiyle birlikte takımımızın mental, fiziksel ve taktiksel anlamda geliştiğini görüyorum.” dedi. Transfer çalışmaları hakkında da bilgi veren Er, “Bir santrfor transferi üzerinde çalışıyoruz. Bunun dışında elimizde iki yabancı kontenjanı hakkı bulunuyor. Türk oyuncu da olabilir, yabancı da olabilir. Kulübün ekonomik yapısına ve ihtiyaçlarına en uygun isimleri kadromuza katacağız.” ifadelerini kullandı. Kamp programına ilişkin konuşan Mustafa Er, “Yarın sabah yapacağımız antrenmanla bu kamp etabını tamamlayacağız. Oyuncularımıza iki gün izin vereceğiz. Cumartesi akşamı Düzce Topuk Yaylası’nda yeniden çalışmalara başlayacağız. Orada bir hazırlık maçı planlıyoruz ancak rakibimiz henüz netleşmedi.” dedi. Topuk Yaylası kampında fiziksel çalışmaların dozunu artıracaklarını belirten Er, “Aerobik çalışmalardan çıkıp anaerobik ve sprint çalışmalarına ağırlık vereceğiz. Bugün bile takım fiziksel anlamda çok iyi göründü. Ancak henüz yeterli seviyede değiliz. Önümüzde yaklaşık 3,5 haftalık bir süreç var ve bunu en iyi şekilde değerlendireceğiz.” şeklinde konuştu. Yabancı oyuncuların takıma uyumundan memnun olduğunu dile getiren Er, “Takım içerisinde çok iyi bir hava var. Geçen sezonki oyuncularımız, yeni gelen isimleri kısa sürede aralarına kattılar. Yabancı oyuncular da bulundukları ortamdan oldukça memnun. Bursa’da 8 gün, burada ise 9 gündür çalışıyoruz. Toplam 17 günde yeni oyuncularımızın sisteme hızlı adapte olduğunu düşünüyorum.” ifadelerini kullandı. Takımın oyun planına ilişkin de açıklamalarda bulunan Mustafa Er, “Bu sezon da ön alan baskısını temel alan bir oyun anlayışıyla sahada olacağız. Elbette maç içerisinde zaman zaman dinlenme anlarımız olacak ancak ana prensibimiz değişmeyecek. Takım boyunu 25-30 metre arasında tutabilirsek hem baskıyı daha etkili yapar hem de topa sahip olduğumuzda pas alternatiflerimizi artırırız.” dedi. Lincoln Henrique’nin performansını değerlendiren Er, “Üçüncü bölgede Lincoln’ün topla daha fazla buluşmasını istiyoruz. Oyun görüşü ve oyun aklı çok yüksek bir oyuncu. Bugün de bunu gösterdi. Ceza sahası içerisindeki konumlanmalarımızı geliştirdiğimizde çok daha fazla pozisyon üreteceğiz.” şeklinde konuştu. Son olarak Juergen Elitim’in rolüne değinen Mustafa Er, “Bizim oyun anlayışımızda klasik anlamda 6 ve 8 numara ayrımı çok belirgin değil. Top rakipteyken oyuncularımız savunma görevini üstleniyor, top bizdeyken ise hücuma katkı veriyor. Elitim ve Eyüp’ten de box-to-box bir oyun oynamalarını bekliyoruz. Top rakipteyken 6 numara, top bizdeyken 8 numara gibi hareket etmelerini istiyoruz. Bizim mantalitemizde top bizdeyken herkes hücumcu, top rakipteyken ise herkes savunmacıdır.” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.