Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Savaş

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Savaş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Savaş haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

FETÖ artık kullanım değeri bitmiş bir yapıdır Haber

FETÖ artık kullanım değeri bitmiş bir yapıdır

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ukrayna ziyareti öncesi Polonya’nın Przemysl şehrinde bulunan tren istasyonunda basın mensuplarına açıklamada bulundu. Bakan Fidan, 15 Temmuz menfur darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümü olduğunu hatırlatarak, "15 Temmuz ve sonrasında devletimiz ve milletimiz adeta yeni bir kurtuluş mücadelesi içerisine girmiştir. İçerideki ve dışarıdaki terör şebekelerine FETÖ başta olmak üzere yoğun bir darbe vurduğumuz dönem olmuştur. FETÖ'den ayıklanan devletin tekrar asli kodlarına hızlı bir şekilde dönüp milletinin hizmetinde yapması gereken hizmeti yaptığına şahit olduk" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde milletin sarsılmaz iradesinin perçinleşmesinin FETÖ'nün sistemden temizlenmesinde büyük rol oynadığına dikkat çeken Bakan Fidan, "İnşallah alacağımız tedbirler, yapacağımız düzenlemeler ne bugün ne gelecekte tekrar bu türden yapıların sistem içerisinde yer almamasını temin edecektir. Bütün gayretimiz bu yönde" diye konuştu. "Uluslararası kirli güç odaklarıyla da bir iş birliği içerisindedir" Uluslararası alanda FETÖ'nün gittiği hiçbir yerde barınamaması, gayrimeşru faaliyetlerine, ajanlık faaliyetlerine, Türkiye aleyhine olan yıkıcı faaliyetlerine devam etmemesi için her türlü çalışmayı gece gündüz yaptıklarını ifade eden Bakan Fidan, "FETÖ artık kullanım değeri bitmiş bir yapıdır. Buna rağmen devlete karşı mücadelesini yürütmektedir. Devleti yöneten halkın seçtiği liderlerle karşı mücadelesini yürütmektedir. Bunu da yaparken uluslararası kirli güç odaklarıyla da bir işbirliği içerisindedir. Tabii bu bir zillettir. Bu örgütün şu anda yöneticilerinin adeta rehin tuttuğu bir kitle bulunmakta. Bunlar yurt dışında sürgün hayata yaşamaktalar" dedi. "Örgüte başkaldırmayan bu taban var olduğu sürece örgüt bunların varlığını kullanarak yabancı servislere hizmet etmeye devam edecek" FETÖ sempatizanlarına değinen Bakan Fidan, "Bunların aslında uyanıp, ilüzyondan çıkıp, gerçek hakiki vatan sevgisini, hakiki dini düşünceyi, yaşantıyı tekrar hissedip, vatana, millete sadakatle tekrar geri dönmeleri ve örgüte başkaldırmaları gerekiyor. Örgüte başkaldırmayan bu taban var olduğu sürece örgüt bunların varlığını kullanarak yabancı servislere hizmet etmeye devam edecek. Kendi piyasa değerini buradan yürütecek" dedi. Bakan Fidan, Türkiye’nin FETÖ'yle mücadelede nasıl başarılı olduysa bundan sonraki bütün buna benzer tehditlerle de başarılı olacağına yürekten inandığını vurguladı. "Avrupa cenahında iki türlü yaklaşılıyor" Ukrayna’ya doğru 10 saatlik bir tren yolculuğuna başlayacağını ifade eden Bakan Fidan, "Malumunuz hava sahası kapalı olduğu için uçakla gidemiyoruz. Her gittiğimizde trenle gidip trenle gelmek durumundayız. Evet, söylediğiniz gibi geçtiğimiz ay Moskova'daydık. Cumhurbaşkanımızın mesajlarını iletme imkanımız oldu. Rus mevkidaşlarımızdan ve Sayın Putin'den devam eden savaşla ilgili Rusya'daki perspektifi alma imkanımız oldu. Daha sonra biliyorsunuz Sayın Trump'ın ziyareti hemen ardından bir NATO zirvesi oldu. Dün de ben Cumhurbaşkanımız adına Paris'te Gönüller Koalisyonu'ndaydım Orada yine Ukrayna konusu merkezdeydi. Avrupalı liderlerle bir araya geldik. Yani sürekli bir görüş alışverişi oldu" şeklinde konuştu. Türkiye’nin Ukrayna-Rusya Savaşı’ndaki tek odak noktasının savaşın nasıl durdurulacağı olduğunu ifade eden Bakan Fidan, "Yani savaşa genelde Avrupa cenahında iki türlü yaklaşılıyor. Yani savaş çabaları nasıl desteklenir ve savaş nasıl durdurulur bir iki ayrı kulvar var. Türkiye'de daha çok savaş nasıl durdurulur kulvarında yıllardır savaş başladığından beri Cumhurbaşkanımız perspektif olarak yoğun bir çaba göstermekte" dedi. "Ziyaretin yürüyen çabalara olumlu bir katkı yapacağına inanıyorum" Ukrayna ziyaretindeki gündeme değinen Bakan Fidan, Ukrayna tarafının fikirlerini almak, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın mesajlarını iletmek ve Türkiye’nin devam eden savaşa dair kendi gözlemlerini aktarmak olduğunu belirterek, "Yani ne düşünüyoruz, nasıl düşünüyoruz, nasıl bakıyoruz, onu taraflara anlatmak şu ana kadar her zaman için olumlu bir sonuç verdi. Şöyle ki biliyorsunuz biz İstanbul'da geçtiğimiz yıl Rusya-Ukrayna görüşmelerine ev sahipliği yaptık. Onun öncesinde yaptığımız çeşitli kolaylaştırıcı faaliyetler var, bir araya getirişler var. Tahıl anlaşması var, Karadeniz'deki seyrüsefer emniyetinin o dönem olmasını mümkün kılan. Bütün bunlar üst üste inşa ederek gelmiş durumda. Ben yani ziyaretin de inşallah yürüyen çabalara olumlu bir katkı yapacağına inanıyorum" ifadelerine yer verdi.

İran Meclis Başkanı Galibaf: "Uranyum zenginleştirme meşru ve vazgeçilmez hakkımızdır" Haber

İran Meclis Başkanı Galibaf: "Uranyum zenginleştirme meşru ve vazgeçilmez hakkımızdır"

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, İran basınına verdiği röportajda gündeme dair açıklamalarda bulundu. Hürmüz Boğazı’ndaki egemenlik tartışmalarına değinen Galibaf, "Bunlar bizim karasularımızdır. ABD’nin İran'ın Hürmüz Boğazı'nı askerileştirdiğini iddia ederek tartışma veya safsata üretmesine izin vermeyeceğiz" ifadelerini kullandı. Hürmüz Boğazı’nın stratejik önemine vurgu yapan Galibaf, "Orası son savaş sırasında Allah’ın bize bahşettiği ilahi bir armağan ve en büyük kozumuzdu" şeklinde konuştu. ABD ile varılan mutabakat zaptında yer alan İran’ın Hürmüz Boğazı'nın gelecekteki idare ve denizcilik hizmetlerini belirlemek üzere Umman ile diyalog kuracağı yönündeki maddeye atıfta bulunan Galibaf, "İran ve Umman halihazırda tüm yasal ve hizmetle ilgili konularda anlaşmaya varmış durumdadır" dedi. "5 hüküm net olarak uygulanana kadar, bir sonraki aşamaya geçmeyiz" ABD ile varılan mutabakat zaptının uygulanma sürecinde belirlenen ön şartlara da değinen Galibaf; savaşın sona erdirilmesi, Lübnan'ın egemenliğinin yeniden tesis edilmesi, ABD'nin İran'a yönelik yasadışı deniz ablukasının kaldırılması, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve İran'ın petrol ihracatının güvence altına alınarak dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılması şartlarını hatırlatarak, "Anlaşmanın 5 hükmünün tamamı net olarak uygulanana kadar İran geri kalan hükümleri uygulamanın bir sonraki aşamasına geçmeyecektir" diye konuştu. "Müzakere bir mücadele yöntemidir" ABD ve İran arasındaki müzakere sürecini "stratejik bir adım" olarak değerlendiren Galibaf, "Müzakere bir mücadele yöntemidir. Askeri güç nihayetinde diplomasinin yasal otoritesini destekler. Savaş alanı ve diplomasi aynı makasın iki bıçağıdır" yorumunu yaptı. Bölgesel anlaşmaların ancak ülkenin "haysiyetini ve caydırıcılığını" koruması şartıyla kabul edilebileceğini belirten Galibaf, ABD ablukasının planlanandan erken kalkmasının "hem İran’ın savaş kabiliyetlerinin, hem de diplomasinin gücünün" kanıtı olduğunu söyledi. Bunun İran açısından önemli bir kazanım olduğunun altını çizen Galibaf, ablukanın kaldırılmasından sonraki iki haftadan kısa sürede ülkesinin 40 milyon varilden fazla petrol ihraç ettiğini ve bu artışın sağlanan ekonomik faydasının göstergesi olduğunu ifade etti. "Sahadaki sağlam konum ülkemiz için tek garantidir" Müzakere süreci ve uluslararası garantilere tamamen güvenmediklerini aktaran Galibaf, "Güçlü iç kapasite ve sahadaki sağlam konum, ülkemiz için tek garantiyi oluşturmaktadır" yorumunu yaptı. Bu nedenle İran’ın füze programı ve askeri kapasitesinin "kesinlikle müzakere edilemez" olduğunu vurgulayan Galibaf, ülkenin nükleer hakları konusunda da "Uranyum zenginleştirme, bizim meşru ve vazgeçilmez hakkımızdır" değerlendirmesinde bulundu. Galibaf’tan ABD’ye uyarı ABD ile varılan mutabakat metninin ilk hükmü olan "savaşın sona erdirilmesi" şartının ihlal edilmesi halinde İran’ın buna uygun şekilde yanıt vereceği uyarısında bulunan Galibaf, "Hedeflerimize ulaşmak için müzakere ediyoruz. Ancak mantığın dilinin ve mutabakat metninin etkisiz kaldığı durumda, gücün dili devreye girer" dedi.

İran: "İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları nedeniyle Hürmüz Boğazı kapatılacak" Haber

İran: "İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları nedeniyle Hürmüz Boğazı kapatılacak"

İran Devrim Muhafızları Hatemul Enbiya Merkez Karargahından yapılan açıklamada, Hürmüz Boğazı'nın kapatılacağı bildirildi. Açıklamada, "ABD'nin savaşın sona ermesine yönelik mutabakat zaptının 1'inci maddesini uygulamayarak verdiği sözü ve muhabakat zaptını açıkça ihlal etmesi, siyonist rejimin (İsrail'in) Lübnan'daki ateşkesi sürekli olarak ihlal etmesi, bu toprakların ezilen yüz binlerce insanını vahşice öldürmesi ve yerinden etmesi, siyonist işgal güçlerinin Lübnan topraklarından çekilmemesi sonucu Hürmüz Boğazı'nın gemi trafiğine kapatılacağı duyurulur. Bu ilk adımın düşmanın verdiği sözü tutmamasına bir cevap olduğu ve saldırganlığın devam etmesi halinde düşmanı yükümlülüklerini yerine getirmeye zorlamak için daha ileri adımların planlanıp atılacağı belirtilir" ifadeleri kullanıldı. Mutabakat zaptının ilk maddesinde Lübnan yer alıyor ABD ile İran arasında imzalanan mutabakat zaptının ilk maddesinde, "ABD ile İran ve mevcut savaştaki müttefikleri, bu mutabakat zaptını imzalayarak Lübnan dahil tüm cephelerdeki askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak sona erdirildiğini ilan eder, bundan böyle birbirlerine karşı herhangi bir savaş veya askeri operasyon başlatmayacaklarını, birbirlerine karşı güç kullanmaktan veya güç kullanma tehdidinde bulunmaktan kaçınacaklarını ve Lübnan’ın toprak bütünlüğünü ve egemenliğini güvence altına alacaklarını taahhüt eder. Nihai anlaşma, Lübnan dahil olmak üzere tüm cephelerdeki savaşın kalıcı olarak sona erdirilmesini ve bu paragrafın diğer hükümlerini teyit edecektir" ifadeleri yer alıyor.

Trump'tan Netanyahu'ya: "Biraz aklını başına alması gerekiyor" Haber

Trump'tan Netanyahu'ya: "Biraz aklını başına alması gerekiyor"

ABD Başkanı Donald Trump, ABD merkezli Axios haber sitesine röportaj verdi. Trump, röportajda İran savaşıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. "Bu savaş size gücünüzün sınırları hakkında ne öğretti?" sorusuna Trump, "Henüz bundan bir ders çıkarmadım. Sınırlar olduğunu biliyorum ama sınır yok" cevabını verdi. İran'ın askeri olarak tamamen yenilgiye uğratıldığını öne süren Trump, imzalanan mutabakat zaptınım "şartsız teslimiyet anlamına geldiğini" savundu. ABD'nin askeri gücünü gösterdiğini iddia eden Trump, "Böyle bir ablukayı başka kim uygulayabilirdi? Bir deniz ablukası kurdum ve tek bir gemi bile geçemedi. Bazıları denedi ama uzun sürmedi" dedi. "Peki bu bize ne kazandıracaktı?" Trump ayrıca, İran ile anlaşmaya varılmaması halinde ortaya çıkabilecek ekonomik sonuçların ciddi boyutlara ulaşabileceğini de kabul etti. İran'a karşı daha sert davranması gerektiğini savunanların eleştirilerine cevap veren Trump, "Daha sert olmanın tek yolu iki ya da üç hafta daha devam edip, onları yoğun şekilde bombalamak olurdu. Peki bu bize ne kazandıracaktı? Hürmüz Boğazı açık kalmayacaktı" ifadelerini kullandı. "Bu tür bir durum dünya çapında bir ekonomik bunalıma yol açabilir" Çatışmaların sürmesi durumunda petrol akışının durabileceğini belirten Trump, "Aylarca petrol alamazdık. Bombalar düşerken o boğaz otomatik olarak kapanır. Bu tür bir durum dünya çapında bir ekonomik bunalıma yol açabilir" dedi. "Ben olmasaydım bugün İsrail diye bir devlet olmazdı" diyen Trump, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile ilişkilerinin "iyi" olduğunu, ancak Netanyahu'nun biraz aklını başına alması gerektiğini ifade etti. "İsrail'in Lübnan'a saldırmasını engelleyebilecek misiniz?" sorusuna Trump, "Evet. Bana büyük saygı duyuyorlar ve ne dersem onu yapıyorlar" yanıtını verdi. "Eskiden saygı duyduğum bazı insanlara artık saygı duymuyorum" İran ile varılan anlaşmaya tepki gösteren Cumhuriyetçileri de hedef alan Trump, "Eskiden saygı duyduğum bazı insanlara artık saygı duymuyorum. Onlar aşırı sertlik yanlıları" ifadelerini kullandı. İran ile varılan anlaşmanın savaş öncesindeki taleplerinin gerisinde kaldığı yönündeki sorular üzerine Trump, İran'ın sonuçta "şartsız teslim olduğunu" ve bunun aynı zamanda bir "rejim değişikliği" anlamına geldiğini savundu. ABD'deki "Büyük Buhran" ile özdeşleşen ABD'nin 31'nci Başkanı Herbert Hoover'ı hatırlatan Trump, "Başkan olarak birincil arzum asla Herbert Hoover gibi olmamak" dedi.

İran, ABD ile anlaşmaya varıldığını doğruladı Haber

İran, ABD ile anlaşmaya varıldığını doğruladı

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile anlaşmaya varıldığını duyurmasının ardından, Tahran yönetiminden konuyla ilgili resmi açıklama geldi. İran Dışişleri Bakanı Yardımcısı Kazım Garibabadi gelişmeyi doğrulayarak, mutabakat zaptının 19 Haziran'da İsviçre'de imzalanacağını söyledi. İran’ın Tasnim Haber Ajansı’nda yer alan habere göre; anlaşmanın Lübnan’ı da kapsadığını belirten Garibabadi, "Lübnan da dahil olmak üzere farklı cephelerdeki savaş ve askeri operasyonlara derhal ve kalıcı olarak son verileceği bu gece duyurulacak" dedi. Mutabakat zaptının imzalanmasından sonra nihai anlaşmayı şekillendirmek üzere 60 gün sürecek bir müzakere sürecinin yaşanacağına işaret eden Garibabadi, "ABD’nin savaşı sona erdirme, ablukayı kaldırma ve İran varlıklarını serbest bırakmaya yönelik taahhütleri doğrulanacak. 60 günlük görüşmeler, ABD'nin bu taahhütleri yerine getirmesine bağlı" ifadeleri kullandı. 19 Haziran’da İsviçre'de yapılacak imza töreninin ardından anlaşma metninin kamuoyu ile paylaşılacağını kaydeden Garibabadi, ülkesinin tüm önemli prensiplerinin bu metinde yer aldığının altını çizdi. Garibabadi, İran güçlerinin düşmanın planlarına karşı koymak için her zaman tetikte olduğunu da sözlerine ekledi. İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi: "Savaş ve abluka sona erecek" İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi de ABD ile varılan anlaşma ile ilgili olarak, "Varılan mutabakata dayanarak, Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerdeki savaş ve askeri operasyonlar bu geceden itibaren derhal ve kalıcı olarak sona erecek, buna ek olarak İran'a yönelik deniz ablukası da derhal ve tamamen kalkacaktır" açıklamasında bulundu. Mutabakat zaptının 19 Haziran’da imzalanacağı belirtilerek, "Nihai bir anlaşma için yapılacak müzakereler, karşı tarafın mutabakat zaptı kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmesi sonrasında yapılacaktır. İran, Pakistan ve Katar’ın bu süreçteki çabalarını takdirle karşılamaktadır" denildi. İran ordusu: "Düşmanların teslimiyetten başka çaresinin kalmadığını gösterdik" İran Genelkurmay Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada ise, düşmanların İran’ın kararlılığı karşısında çaresiz kaldığı belirtilerek, "İran güçleri, ilahi ve çelikten iradelerini küçük düşen Amerikan ve Siyonist düşmanlara dayatarak, düşmanın yenilgiyi ve teslimiyeti kabul etmekten başka çaresinin kalmadığını güçlü bir şekilde göstermiştir" ifadelerine yer verildi.

Bahçeli: "Yargıtay CHP ile ilgili kararı vermelidir" Haber

Bahçeli: "Yargıtay CHP ile ilgili kararı vermelidir"

Bahçeli'nin açıklamalarından satır başları: Yaşananlar CHP'ye yakışmıyor. Yaşanan gelişmeler demokrasimize zarar verici bir noktaya varmaktadır. Provokasyonları artıracak söylem ve eylemlerden kaçınılmalı. Türk siyasetinin hırpalanmasına izin verilmemelidir. Geldiğimiz noktada bölünmüş bir CHP algısı oluşturulmaya ve meşrulaştırmaya çalıştırılmaya şahit olunmaktadır. Politik amaçlar uğruna milli hafıza mekanları ve milli kahramanlar üzerinden toplumu ayrıştırıcı dil ve üslup geliştirilmemesidir. Mesele hukuk zemininden demokrasi platformundan, siyasi rekabet ve nezahetten uzaklaşmamalıdır. Türkiye'yi karıştırmaya kimse cüret etmemelidir. Olaylar sokağa taşıp fiziki mücadele çağrılarıyla bir eyleme güvenlik güçlerine saldırıya kamu düzenini bozmaya yönelmemelidir. Mahkeme kararına yönelik itiraz merciği olan Yargıtay konu hassasiyetine binaen vaki itiraza yönelik kararını bir an önce vermelidir. Türk siyaseti ve demokrasinin hırpalanmasına izin verilmemelidir. Cumhuriyet Halk Partisi kendi arınmasını yapmalı ve durulmalıdır. Siyaset daha şeffaf bir zemine taşınmalı. CHP'nin bir gündemde patinaj yapmasının kimseye faydası olmayacaktır. 1917 Barford Deklarasyonu ile Filistin topraklarına taşınan sapkın ve saplantılı Siyonist haydutluk, bugün ABD himayesindeki İsrail 'in yayılmacı politikalarıyla tercih edilmiştir. revize etmek gayreti içindedir. Coğrafyamız müfrit ve marjinal o ideolojik sapkınlıklarla yönetilen İsrail 'in bölgeye etnik, dini ve mezhepsel parçalara bölerek siyonist yayılmacı senaryoları hayata geçirmesi tehdidiyle karşı karşıyadır. Bu tehdidin ana hedefi asırlar boyunca İslam'ın bayraktarlığını yapmış, dokuz tuğlu kurt başlıklı sancaklar ile tevhit bayrağını yükseltmiş Türkiye'dir. Bu bağlamda adaletin ve barışın tecessüm ettiği kurumsal yegane yapı Türk devletidir. Türkiye köklü devlet geleneği tarihin kadim gözleridir. İslam ülkeleri arasında kuvvetli birlik temin edilemedi. Bu yalın gerçeği görmek için daha ne kadar acı çekilecektir. Bir kez daha İslam dünyasının ayağa kalkabilmesi için Kudüs Paktı teklifimiz ciddiyetle ele alınmalı. İslam dünyası ayağa kalkmalı, İsrail'e haddini bildirmelidir. Filistin özgürleşmelidir. BM can çekişmektedir. AB ve NATO gibi kurumlar kan kaybetmektedir. Dünyada yeni bir denge arayışı başlamışken İslam coğrafyasının bir ve bütün olarak çıkması elzemdir. Türkiye buna hazırdır. ABD fena halde bocalamakta, zira boş tehditler savururlarken zaaflarını ortaya koymaktadırlar. Daha fazla bu savaş devam etmemeli. Trump mademki İran'da vurmadık bir şey kalmadı diyor o halde savaşı bitirsin. Bölge halkı nefes alsın, insanlık daha fazla endişe etmesin. Atılacak her adıma Türkiye sonuna kadar destek olacaktır. Barış için diğer ülkelerle birlikte ortak yol haritası belirlenecektir. ABD bu savaşı derhal durdurmalı ve bölgedeki varlığını geri çekmeli. İsrail'e destek vermekten vazgeçmeli. Ukrayna-Rusya savaşı da durdurulmalı. Türkiye tüm bu süreçlere ev sahipliği yapabilecektir. Türkiye sözünü güvenilen kudretli bir ülkedir. Küresel barış için atılacak her adımda Türkiye'nin etkin bir rolün üstlenmemesi için hiçbir sebep yoktur.

Dışişleri Komisyonu'ndan uluslararası 4 kanun teklifine onay Haber

Dışişleri Komisyonu'ndan uluslararası 4 kanun teklifine onay

TBMM Dışişleri Komisyonu, AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay başkanlığında toplandı. Toplantının açılışında konuşan Oktay, ABD ve İsrail’in saldırılarıyla başlayan İran merkezli savaşın 74’üncü gününe girdiğini, kırılgan ateşkese rağmen bölgede gerilimin sürdüğünü söyledi. Hürmüz Boğazı’nda serbest deniz ulaşımının sağlanamadığını belirten Milletvekili Oktay, savaşın bedelini tüm dünyanın ödediğini ifade ederek, Türkiye’nin önceliğinin savaş öncesi istikrar ortamına dönüş olduğunu kaydetti. Bölgesel gerilimin kardeş ülkeler arasında daha büyük çatışmalara yol açabileceği uyarısında bulunan Oktay, Türkiye’nin diplomatik girişimlerini sürdürdüğünü belirterek, “İmzalanacak nihai barış anlaşmasının bölgenin barış, istikrar ve refahına hizmet etmesi büyük önem taşıyor” dedi. Gazze ve Batı Şeria’daki gelişmelerin gündemden düşmemesi gerektiğini vurgulayan Oktay, İsrail’in Filistin başta olmak üzere bölge ülkelerine yönelik saldırı ve işgal girişimlerinin kabul edilemez olduğunu ifade etti. TBMM'nin resmi internet sitesinde yer alan habere göre komisyonda ayrıca Dışişleri Bakan Yardımcısı Musa Kulaklıkaya ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Zafer Demircan kanun tekliflerine ilişkin bilgi verdi ve milletvekillerinin sorularını yanıtladı. Türkiye ile Suudi Arabistan arasında imzalanan yenilenebilir enerji anlaşması kapsamında toplam 5 bin megavatlık güneş ve rüzgar enerjisi yatırımı planlandığı açıklandı. İlk etapta Sivas ve Karaman’da toplam 2 bin megavatlık güneş enerjisi santralinin kurulacağı bildirildi. Toplantıda, savunma iş birliği, Türk Devletleri Teşkilatı sivil koruma mekanizması ve enerji alanlarını kapsayan 4 uluslararası anlaşma teklifi kabul edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.