Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Satın Alma

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Satın Alma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Satın Alma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AgroGreen Bursa’da bereketli fuar Haber

AgroGreen Bursa’da bereketli fuar

GL Platform Fuarcılık tarafından düzenlenen AgroGreen Bursa Tarım, Hayvancılık ve Teknolojileri Fuarı, ikinci yılında 300 marka ve firmayı 270 bin ziyaretçiyle buluşturdu. Üreticiler ile sektör temsilcilerini aynı çatı altında bir araya getiren fuar, yeni ticari bağlantılara, teknoloji tanıtımlarına ve tarımın geleceğine ilişkin bilgi paylaşımına ev sahipliği yaptı. AgrooGreen Bursa’da aralarında Ürdün, Kosova, Suudi Arabistan, Bahreyn, Irak, Filistin, Lübnan, Cezayir, Sırbistan, Bulgaristan, Gana ile Zambiya’nın olduğu 15 ülkenin satın alma heyeti ise fuara çıkarma yaptı. İkili iş görüşmeleri gerçekleştiren ve özellikle tarım ekipmanları ile yakından ilgilenen heyet, gerçekleştirdiği ön görüşmelerle fuardan mutlu ayrıldı. Öte yandan dev iş makinelerinden tohuma kadar geniş bir ürün yelpazesiyle fuarda stant açan firmalar, yoğun ilgiyi satışa dönüştürerek fuarı bereketli geçirdi. Fuarı ziyaret ederek stantları gezen Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın da fuardaki yüksek katılıma dikkat çekerek “Sezon sonuna yaklaşırken üreticilerin ve firmaların burada birbirleriyle etkileşim kurması, alışveriş yapması önemli. Tarımda üretimin devam etmesi için bu ticaretin de devam etmesi gerekiyor” dedi. Tarım ve hayvancılığın yaşam için vazgeçilmez olduğunu vurgulayan Aydın, organizasyonda emeği geçenlere teşekkür etti. “Üretimin Devamı İçin Güçbirliği” GL Platform Genel Müdürü Gül Ceylan, AgroGreen Bursa’nın başarısının temelinde sektörün ortak emeği ve güçbirliğinin bulunduğunu söyledi. Üreticilerin artan maliyetler karşısında verimliliği yükseltecek çözümlere ve yeni pazarlara ihtiyaç duyduğunu belirten Ceylan, “Tarımın geleceği için üreticinin yanında olmak, üretimi destekleyen bağları güçlendirmek gerekiyor. AgroGreen Bursa’da üreticimizi firmalarla, yeni teknolojilerle ve iş fırsatlarıyla buluşturduk. Burada kurulan her bağlantıyı, yapılan her görüşmeyi üretimin devamlılığına katkı sağlayan bir adım olarak görüyoruz” dedi. Fuarın ikinci yılında gördüğü ilginin gelecek 2027 yılı için sorumluluklarını artırdığını ifade eden Ceylan, “Bizim için en büyük karşılık, katılımcılarımızın ve üreticilerimizin fuardan memnun ayrılması. AgroGreen Bursa’ya güvenen ve stand açan firmalara ve 270 bin ziyaretçimize, kurumlarımıza, sektör temsilcilerimize ve emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz. Bursa’nın tarımsal birikimini, sanayi gücünü ve ticaret deneyimini aynı buluşmada bir araya getirmenin mutluluğunu yaşıyoruz” diye konuştu. AgroGreen Bursa, ticari buluşmaların yanı sıra Agro Talks oturumlarıyla da sektörün gündemine odaklandı. Fuar son oturumlarında sürdürülebilir tarım ve küçükbaş hayvancılık ele alındı. Kerem Demirel’in moderatörlüğündeki “Topraktan Katma Değere: Bursa’da Sürdürülebilir Tarım” oturumunda, Bursa Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Uğur Bilgili, Prof. Dr. Barış Bülent Aşık ve Prof. Dr. Sertaç Dokuzlu yer aldı. Mustafa Bayındır’ın yönetimindeki “Tarımda kariyer yapılır mı?” konulu panel ise büyük gördü. Tarım 4.0 Teknoloji ve Etki Derneği Başkanı ve TETA Teknik Tarım Yöneticisi Sumer Tömer Bayındır ile TÜSEDAD Başkanı ve Doğru Tarım Yöneticisi Müslüm Doğru’nun konuşmacı olduğu panel kariyer hedefleri olan üreticileri buluşturdu. “Küçükbaş Hayvancılığın Türkiye’deki Yeri ve Önemi” başlıklı oturumun konuşmacıları ise Türkiye Küçükbaş Hayvancılık ve Irk Yetiştiricileri Federasyonu Genel Başkanı Ömer Mırçık ile Genel Başkan Yardımcısı Kemal Çığırdan oldu.

İkinci el otomotivde nakit sıkışıklığı pazarı etkiliyor Haber

İkinci el otomotivde nakit sıkışıklığı pazarı etkiliyor

İkinci el otomotiv pazarında nakde erişim, alım ve satım kararlarını belirleyen önemli unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. Sektör temsilcilerinden Muhammed Ali Karakaş, fon yatırımlarından beklediği nakit akışını sağlayamayan bazı tüketicilerin ve işletmelerin araçlarını satışa çıkardığını, birikimini araç alımında kullanmayı planlayanların ise satın alma kararlarını ertelediğini söyledi. Karakaş, bu durumun piyasada satışa sunulan araç sayısını artırdığını, alım gücünün pazara yansımasını geciktirdiğini ve özellikle hızlı satış ihtiyacı olan araçlarda pazarlık payını genişlettiğini ifade etti. “MÜNFERİT İNDİRİMLER BÜTÜN PAZARA YAYILMIŞ GİBİ GÖSTERİLMEMELİ” Kamuoyunda dile getirilen yüzde 10-15’lik fiyat düşüşü iddialarına dikkat çeken Karakaş, tekil satış örnekleri ile pazarın genel eğiliminin birbirinden ayrılması gerektiğini vurguladı. Karakaş, tüm ikinci el pazarına yayılan bir fiyat düşüşü gözlemlemediklerini belirterek, acil nakit ihtiyacı olan bir satıcının yaptığı indirimin tüm araçlarda aynı oranda değer kaybı anlamına gelmeyeceğini söyledi. İlan fiyatı ile gerçekleşen satış fiyatının da aynı şey olmadığını hatırlatan Karakaş, pazar yorumlarının satış tarihi, araç grubu ve verinin hangi koşullarda oluştuğu dikkate alınarak yapılması gerektiğini kaydetti. ALICI VE SATICI AYNI LİKİDİTE SORUNUNDAN ETKİLENİYOR Karakaş, nakde erişim güçlüğünün hem satıcıları hem alıcıları etkilediğini belirtti. Bir yanda işletme ödemeleri ya da kişisel nakit ihtiyacı nedeniyle aracını satışa çıkaranların bulunduğunu, diğer yanda ise araç alımı için birikimine ulaşamayan tüketicilerin yer aldığını söyledi. Kapora verdiği halde alımını erteleyen ya da iptal etmek zorunda kalan alıcıların da bulunduğunu aktaran Karakaş, bu tablonun araçların stokta kalma süresini uzattığını ifade etti. Nakit akışını korumak isteyen galeriler ile hızlı satış hedefleyen bireysel satıcıların bu süreçte daha esnek pazarlık yapabildiğini de sözlerine ekledi. İKİNCİ EL BASKISI SIFIR KİLOMETREYE DE YANSIYABİLİR Karakaş, ikinci el piyasasındaki fiyat esnekliğinin sıfır kilometre otomobil pazarını da etkileyebileceğini belirtti. Mevcut aracını satarak yeni otomobil almak isteyen tüketicilerin, ikinci el araçlarını daha düşük bedelle elden çıkarmaları halinde, yeni araca geçiş için gerekli ek bütçenin büyüyebileceğini söyledi. Önümüzdeki dönemde ikinci el ticareti yapan işletmelerin stok planlamasında daha dikkatli olması gerektiğini söyleyen Karakaş, satış süresinin de en az satış fiyatı kadar önemli olduğunu vurguladı. Uzayan satış süresinin finansman ve stok maliyeti yaratarak kârlılığı azaltabileceğini ifade eden Karakaş, likiditesi güçlü olan işletmeler için fırsatlar oluşsa da her aracın aynı hızda satılacağının varsayılmaması gerektiğini belirtti. Karakaş, nakde erişim rahatlayana kadar piyasada temkinli seyrin süreceğini ifade ederek, fiyatların gerçekleşen işlemler üzerinden değerlendirilmesinin hem tüketici hem de piyasa güveni açısından önemli olduğunu söyledi.

Büyükşehir'den can dostları için yuva seferberliği Haber

Büyükşehir'den can dostları için yuva seferberliği

Bursa Büyükşehir Belediyesi, can dostların yaşam koşullarını iyileştirmek ve sahiplendirmeyi teşvik etmek amacıyla düzenlediği Yuvalandırma Şenliği'nde 53 kedi ve 39 köpek olmak üzere toplam 92 can dostunu yeni yuvalarına kavuşturarak sahiplendirdi. Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Bursa Kent Konseyi iş birliğiyle 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü kapsamında düzenlenen 3. Yuvalandırma Şenliği’nde, “Satın alma, yuvam ol!” çağrısı yapıldı. Merinos Parkı’nda düzenlenen şenlikte, atölyeler, konser, oyun alanları, söyleşi ve sergi gibi etkinlikler düzenlendi. Yuvalandırma Şenliği’ne Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba’nın yanı sıra, AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan, AK Parti Osmangazi İlçe Başkanı Adnan Kurtuluş, Bursa Kent Konseyi Başkanı Orhan Samast, sivil toplum kuruluşları, hayvansever dernekleri ve ilçe belediyeleri katıldı. Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, Yuvalandırma Şenliği gibi programların sayısını artırmayı hedeflediklerini belirterek, “Bu tür etkinlikleri şehrimizin farklı noktalarında da gerçekleştirmemiz gerekiyor. Buradaki en önemli amacımız, can dostlarımızın sahiplendirilmesini sağlamak ve sağlıksız koşullar yerine daha iyi, güvenli ve sağlıklı ortamlarda yaşamlarını sürdürebilmelerine katkı sunmak. Çünkü onlar bizlere emanet. Biz de bu emanete sahip çıkmaya ve can dostlarımız için çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz" dedi. Büyükşehir Belediyesi’nin can dostlara yönelik bakım, rehabilitasyon ve sahiplendirme çalışmalarının yanı sıra barınakların imkan ve kapasitesi de geliştiriliyor. Daha nitelikli yaşam alanlarının oluşturulması ve daha fazla can dostun sıcak bir yuvaya kavuşması hedefleniyor. Etkinlikte can dostları sahiplenen vatandaşlar da düzenlenen şenlikten duydukları memnuniyeti dile getirdi. Programın oldukça anlamlı ve güzel olduğunu belirten hayvanseverler, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba’ya teşekkür etti.

Ağaç A.Ş. Satın Alma Müdürü Ümit Polat’ın rüşvet istekleri duruşmada anlatıldı Haber

Ağaç A.Ş. Satın Alma Müdürü Ümit Polat’ın rüşvet istekleri duruşmada anlatıldı

Eşine elit üyelik uçak bileti, market kartları istedi. Taleplerini karşılamadığımda ödemelerimi geciktireceğini söylüyordu. O tarihte Ağaç A.Ş.’den yaklaşık 30-40 milyon lira alacağım vardı. Ümit Polat’ın bu sözü karşısında hem alacağımın hem de yıllardır sürdürdüğüm ticaretimin tehlikeye gireceğinden korktum. 30 bin euroyu kendisine elden teslim ettim" dedi. Ekrem İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü’ davasının ikinci duruşmasının 20’inci gününde tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam edildi. Duruşmada fidancılık işi yapan tutuksuz sanık Tamer Gümüş’ün savunması alındı. Ağaç A.Ş. Satın Alma Müdürü Ümit Polat’ın rüşvet istekleri duruşmada anlatıldı Ağaç A.Ş. Satın Alma Müdürü Ümit Polat’a rüşvet verdiği suçlaması ile yargılandığını söyleyen sanık Gümüş, "Parayı verdiğimi inkâr etmiyorum. Ancak iddianamede ileri sürüldüğü gibi daha fazla ihale almak için para vermedim. Ümit Polat’ı (Ağaç A.Ş. Satın Alma Müdürü) 2003 yılından beri Ağaç A.Ş.’den tanıyorum. Ben de kuruma ürün satan bir tedarikçi olarak kendisiyle görüşürdüm" dedi. Bu süreçte kendisinden çeşitli talepler olduğunu ifade eden Gümüş, Ümit Polat’ın eşi için elit üyelik uçak bileti, alışveriş kartları istediğini ifade ederek, "Taleplerini karşılamadığımda ödemelerimi geciktireceğini söylüyordu. Karşımda sıradan bir tanıdığımın ricası yoktu" dedi. "30 bin euroyu kendisine elden teslim ettim" Gümüş savunmasında, "Ümit Polat bana 2024 seçimlerinden önce Ağaç A.Ş.’ye yaptığım bir ziyarette açıkça, ‘Yukarıdan bir baskı geliyor, seçim için para isteniyor. Destek vermeniz lazım, aksi takdirde Ağaç A.Ş. ile ticaretin biter’ dedi. O tarihte Ağaç A.Ş.’den yaklaşık 30-40 milyon lira alacağım vardı. Ürünlerimi teslim etmiş, masraflarımı yapmıştım. Karşılığında paramı bekliyordum. Ümit Polat’ın bu sözü karşısında hem alacağımın hem de yıllardır sürdürdüğüm ticaretimin tehlikeye gireceğinden korktum açıkçası. 30 bin euroyu kendisine elden teslim ettim. Ben bu parayı seçimi finanse etmek amacıyla vermedim. Seçimi gerekçe gösteren Ümit Polat’tı. Paranın gerçekten seçim için kullanılıp kullanılmadığını, bir başkasına verilip verilmediğini bilmiyorum. Benim doğrudan bildiğim parayı isteyenin de, benden teslim alanın da Ümit Polat olduğudur" ifadelerini kullandı. "Ümit Polat’ın eşine elite üyelik sağladım" Gümüş savunmasının devamında, "Alışveriş kartlarıyla alakalı konuşmak istiyorum. Ümit Polat çalışanlara ve ihtiyaç sahiplerine dağıtacaklarını söylediği için hayır ve zekât düşüncesiyle karşıladığım talepleri oldu. Görevinden ayrılmasının ardından geçen iki bayramda aynı talep gelmeyince kartların gerçekten söylendiği yerlere ulaşıp ulaşmadığından şüphelendim. Ben bu parayı kendi kazancımdan verdim. Kendisinin açık tehdidi karşısında teslim ettiğim ürünlerin bedelini ve mevcut ticaretimi kaybetmekten korkarak verdim. Bir de Elite Card üyelik mevzusu vardı. Ümit Polat ve avukatı, eşine sağladığım Elite üyelik için ısrarla ‘Ücretsizdi, maddi bir karşılığı yoktu’ diyor. Ben bu işlem sırasında ayrıca nakit bir para ödemedim ancak hesabımdan 40 bin mil eksildi. Yalnızca üç kişiye kullandırabildiğim hakkımdan da biri kullanılmış oldu. Benim hesabımdan çıkan 40 bin mili bugün yerine koymak istersem 2 bin 800 dolar ödemem gerekiyor. Benim eşim, çocuklarım, yakınlarım varken bu hakkımdan birini neden Ümit Polat’ın eşine ayırayım? Hiçbir baskı hissetmeyen biri olsaydım kendi aileme ayırabileceğim hakkı neden onun eşine kullandırayım? Sonuç olarak Ümit Polat’ın benden aldığı para ve diğer taleplerin seçim finansmanı veya tarafıma ihale verilmesinin karşılığı olduğu şeklindeki değerlendirmeyi kabul etmiyorum" diye konuştu.

Matlı: “Öncelikle Bursa’daki üyelerimizden alımı destekleyeceğiz. Oda olarak üyemize rakip olmayacağız.” Haber

Matlı: “Öncelikle Bursa’daki üyelerimizden alımı destekleyeceğiz. Oda olarak üyemize rakip olmayacağız.”

BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, Vişne Caddesi’ndeki dükkanları ziyaret ederek oda üyeleri, esnaf ve firma temsilcileriyle birebir görüştü. Bursa’daki üreticiler arasında daha güçlü bir ticaret ağı kurulması gerektiğini belirten Matlı, fuar katılımlarının bağlantıya, siparişe ve kalıcı ticarete dönüşmesinin önemine dikkat çekti. Bölgedeki üreticilerle yenen öğle yemeğine Bursaspor Başkanı Enes Çelik de katıldı. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı, Yıldırım’daki Vişne Ticaret Bölgesi’ni ziyaret etti. Cadde üzerindeki dükkanları tek tek gezen Matlı, BTSO üyeleri, esnaf ve firma temsilcileriyle bir araya geldi. Görüşmelerde işletmelerin yaşadığı sorunlar, bölgenin ihtiyaçları ve ticaretin geliştirilmesine yönelik beklentiler ele alındı “Oda üyelerimiz yalnızca seçim dönemlerinde hatırlanmayacak” Bursa’nın üretim gücünün yalnızca organize sanayi bölgeleri ve büyük fabrikalar üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirten Matlı, kentin farklı bölgelerindeki atölyelerin, mağazaların ve küçük işletmelerin de üretim ekosisteminin ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi. Matlı, şunları kaydetti: “Bursa’nın gerçek üretim gücünü görmek istiyorsak sahaya çıkmak, dükkanın kapısından içeri girmek ve üyemizi kendi işinin başında dinlemek zorundayız. Vişne Caddesi, üretimle ticaretin iç içe geçtiği önemli merkezlerimizden biri. Buradaki işletmelerimizin sorunlarını çözmeden ve potansiyelini harekete geçirmeden Bursa’nın bütüncül kalkınmasından söz edemeyiz.” BTSO’nun üyeye uzaktan bakan değil, doğrudan sahada hizmet veren bir yapıya kavuşması gerektiğini vurgulayan Matlı, oda üyelerinin yalnızca seçim dönemlerinde hatırlanmaması gerektiğini ifade etti. “Fuara katılmak yetmez, ticaret üreteceğiz” Bursa iş dünyasının bakanlıkların sunduğu proje, destek ve iş birliği olanaklarından daha etkin yararlanacağını belirten Matlı, fuar katılımlarında sonucun esas alınması gerektiğini söyledi. Fuarda yalnızca stant açmanın veya ziyaret gerçekleştirmenin yeterli olmadığını dile getiren Matlı, bu faaliyetlerin yeni bağlantılara, siparişlere ve sürdürülebilir ticari ilişkilere dönüşmesi için çalışacaklarını ve bu konuda çözümler geliştirdiklerini belirtti. Bursa’daki üreticilerin birbirlerinin ürünlerinden, kapasitelerinden ve ihtiyaçlarından yeterince haberdar olmadığını belirten Matlı, kent içinde daha güçlü bir üretici ve tedarik ağı olan Bursa İş Ağı kurulacağını söyledi. Evlerinde üretim yaparak ekonomiye katkı sağlayan kadınların da bu sistemin dışında bırakılmaması gerektiğinin altını çizdi. “Önce Bursa’daki kendi üreticimizi destekleyeceğiz” Bursa’nın ticari gücünü büyütmenin yolunun, kent içinde üretilen ürünlerin daha görünür ve ulaşılabilir hâle gelmesinden geçtiğini belirten Matlı, Bursa’ya gelen ziyaretçilere de kentin üretim çeşitliliğinin doğru biçimde gösterilmesi gerektiğini ifade etti. Kentteki kurumların ve işletmelerin satın alma tercihlerinde Bursa’da üretilen ürünlere öncelik vermesinin önemine dikkat çeken Matlı, şöyle konuştu: “Öncelikle kendi evimizdeki siparişleri tamamlamamız, kendi üreticimizi desteklememiz gerekiyor. Bursa nasıl gelinin geldiği, misafirin ağırlandığı bir şehir ise Bursa’da üretenleri de Bursa’daki üretici ekosisteminin içerisine dahil etmemiz lazım. Ayrıca, BTSO’nun kendi üyesine rakip olmaması lazım.” Matlı, Bursa’daki küçük üreticiden sanayiciye, kadın girişimciden esnafa kadar bütün kesimlerin birbirleriyle ticaret yapabileceği daha güçlü bir ekonomik ekosistem kurulması gerektiğini söyledi. “BTSO’nun imkânları üyeye sonuç olarak dönecek” BTSO’nun iş dünyasının kullanımına sunabileceği önemli kaynaklara ve imkânlara sahip olduğunu belirten Matlı, bu kaynakların üyeler için daha erişilebilir ve sonuç odaklı kullanılması gerektiğini kaydetti. Özellikle fuarlara katılan işletmelerin organizasyon öncesinde hazırlanması, doğru alıcılarla buluşturulması ve fuar sonrasında ticari sonuçlarının takip edilmesi gerektiğini ifade eden Matlı, “Gördüğümüz eksiklikleri gidererek, şehrin sahip olduğu potansiyelin boşa gitmesine izin vermeyeceğiz” dedi. “Bursa’nın başarısının arkasında üreten insanlar var” Bursa’nın bugünkü ekonomik gücünün, kentte yaşayan ve yıllardır emek veren insanların eseri olduğunu belirten Matlı, bir Bursa evladı olarak şehrin elde ettiği başarılardan gurur duyduğunu söyledi. Bursa’da üretim yapan firmaların, emek veren insanların ve büyük çabalarla oluşturulan markaların daha güçlü biçimde desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Matlı, Bursa markalarının yalnızca kent içinde değil, Türkiye’nin bütün bölgelerinde ve dünya pazarlarında daha güçlü bir konuma taşınacağını belirtti. Dükkan ziyaretlerinin ardından Özer Matlı, bölgede düzenlenen öğle yemeğinde oda üyeleri, esnaf ve firma temsilcileriyle aynı sofraya oturdu. Buluşmaya Bursaspor Başkanı Enes Çelik de katıldı. Enes Çelik: “Özer Matlı, en yakın destekçilerimizden biri oldu” Bursaspor Başkanı Enes Çelik, kulübün 3. Lig’den başlayan yeniden ayağa kalkma sürecinde Özer Matlı’nın en yakın destekçilerinden biri olduğunu söyledi. Bursaspor’un büyük bir belirsizlik içerisinde zorlu bir yolculuğa çıktığını belirten Çelik “Bu kolay bir şey değil. Sonunu görmediğimiz bir yola çıktık. Allah’a şükürler olsun, artık Bursaspor’un yeşilini yeniden görebiliyoruz” dedi. Takımın sezona iyi başladığını ifade eden Çelik, Bursaspor’un sezon sonunda şampiyonluğa ulaşacağına inandığını dile getirdi. “Bursaspor’a sahip çıkmak Bursa’ya sahip çıkmaktır” Özer Matlı ise Bursaspor’un yalnızca bir spor kulübü değil, Bursa’nın ortak hafızası, heyecanı ve dünyaya açılan en güçlü yüzlerinden biri olduğunu belirtti. Matlı, “Bir değere sahip çıkmak, yalnızca başarı günlerinde yanında durmak değildir. Asıl sorumluluk zor zamanda ortaya çıkar. Biz Bursaspor’un yeniden ayağa kalkma mücadelesinde üzerimize düşeni yaptık, bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz. Bursaspor’a sahip çıkmak, Bursa’ya sahip çıkmaktır” diye konuştu. Vişne Caddesi’ndeki ziyaretin ve öğle yemeğinde kurulan sofranın Bursa’ya ilişkin yönetim anlayışlarını yansıttığını belirten Matlı, sözlerini şöyle tamamladı: “Bugün dükkanında üreten üyemizle de Bursa’nın ortak değeri Bursaspor için sorumluluk alanlarla da aynı sofradayız. Bursa’nın üretimini, ticaretini ve kent aidiyetini aynı bütünün parçaları olarak görüyoruz. Üreteniyle, esnafıyla, iş insanıyla ve Bursaspor’uyla Bursa birlikte güçlenecek, birlikte ileri gidecek.”

KOLA PAZARINDA YABANCI DEVLERİN KARŞISINA BURSA’DAN AROMA ÇIKTI Haber

KOLA PAZARINDA YABANCI DEVLERİN KARŞISINA BURSA’DAN AROMA ÇIKTI

1968 yılında Bursa’da doğan Aroma, yaklaşık 60 yıllık içecek deneyimini şimdi kola kategorisine taşıyor. Meyve suyu, nektar, meyveli içecekler ve doğal kaynak suyu kategorilerindeki deneyimini gazlı içeceklere taşıyan Aroma, yeni ürünü Aroma Kola ile Türkiye’nin en rekabetçi içecek kategorilerinden birinde kendi markasıyla yerini aldı. İki Amerikan ve bir Japon sermayeli büyük oyuncunun güçlü olduğu kola pazarında Aroma, rekabete yerli birBursa markası olarak katılıyor. “Cola” değil, “Kola” Aroma, yeni ürününün isminde de marka kimliğini yansıtan bilinçli bir tercih yaptı. Dünyada yaygın olarak kullanılan “Cola” yazımı yerine Türkçedeki “Kola” kelimesini kullanan marka, yeni ürününü Aroma Kola adıyla tüketiciyle buluşturuyor. Bu tercih, 1968’de Bursa’da başlayan ve zamanla Türkiye geneline yayılan Aroma’nın yerli marka kimliğine yapılan sade ama güçlü bir gönderme niteliği taşıyor. Ürünün lezzet profilinde; - dengeli tatlılık, - belirgin fakat baskın olmayan kola aroması, - ferah içim, - yemek yanında rahat tüketilebilen bir yapı, - içim sonrasında ağızda ağır ve kalıcı bir tat bırakmayan profil öne çıkıyor. Ürün geliştirme sürecinde gerçekleştirilen ilk tat testlerinden alınan geri bildirimler, ürünün lezzet dengesi ve genel içim karakteri açısından oldukça olumlu karşılandı. Aroma Kola’nın iddiası bu nedenle yalnızca yerli olması değil: Önce tadıyla rekabet etmek. 100’ün üzerinde bayiyle eşzamanlı dağıtıma çıktı Aroma Kola, lansmanıyla birlikte markanın Türkiye genelindeki 100’ün üzerinde bayiden oluşan dağıtım ağı üzerinden eşzamanlı olarak tüketiciyle buluştu. Aroma böylece yeni ürününü sınırlı bir bölgesel deneme süreciyle değil, mevcut dağıtım gücünü kullanarak Türkiye genelinde geniş ölçekte tüketiciye sunuyor. Önümüzdeki dönemde ürünün satış noktalarındaki yaygınlığının artırılması ve tüketicilerden gelen geri bildirimlerin ürün ailesinin gelişiminde kullanılması hedefleniyor. “Asıl hedefimiz ikinci satın alma” Aroma Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Duruk, yeni ürünle ilgili şunları söyledi: “Güçlü uluslararası oyuncuların bulunduğu kola pazarına Aroma Kola ile iddialı bir giriş yapıyoruz. İlk tat testlerinden aldığımız geri bildirimler oldukça olumlu. Ancak bizim için asıl ölçüt ürünün bir kez denenmesi değil, tekrar tercih edilmesi. İlk satın alma merakla olabilir. Asıl hedefimiz ikinci satın alma. Tüketici Aroma Kola’yı yeniden seçiyorsa, gerçek başarı orada başlıyor.” Çok yakında Sıfır Şeker Aroma Kola Aroma Kola ürün ailesinin önümüzdeki dönemde genişletilmesi de planlanıyor. Tüketicilerden gelen talepler doğrultusunda geliştirilen Sıfır Şeker Aroma Kola alternatifinin çok yakında satışa sunulması hedefleniyor. Böylece Aroma, klasik Aroma Kola’nın yanında şeker tüketimini sınırlamak isteyen tüketicilere yönelik bir alternatif de sunacak. YERLİ OLMAK BAŞLANGIÇ, TERCİH EDİLMEK HEDEF Aroma için yerli marka kimliği önemli bir değer taşıyor. Ancak şirket, Aroma Kola’nın başarısını yalnızca yerlilik vurgusuyla değil; lezzet, kalite, ulaşılabilirlik, fiyat-performans dengesi ve tüketicinin ürünü yeniden tercih etmesi gibi somut kriterlerle değerlendirmeyi hedefliyor. Aroma’nın kola kategorisindeki yaklaşımı bu nedenle net: “Yerli olduğu için denedim”den “Tadını beğendiğim için tekrar aldım”a ulaşmak. 1968’de Bursa’da başlayan Aroma hikâyesi, şimdi kola raflarında yeni bir sayfa açıyor.

ÖZEL HASTANELERİN SORUNLARI MASAYA YATIRILDI Haber

ÖZEL HASTANELERİN SORUNLARI MASAYA YATIRILDI

MEDICABIL Sağlık Grubu Nilüfer Hastanesi Konferans Salonu’nda düzenlenen etkinliğe; Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Sağlık Güvenlik Merkez Müdürü Ecz. Selman Pınar, MEDICABIL Sağlık grubu Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ömer Faruk Bilgen, Sağlıkta Birlik Derneği (SABİDER) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Necmettin Tan, SABİDER Kurucu Başkanı ve Bursa Acıbadem Hastanesi Başhekim Yardımcısı Dr. Mustafa Koçak, MEDICABIL Sağlık Grubu Süreç İyileştirme Yöneticisi Dr. Ayşe Yıldırım, MEDICABIL Sağlık Grubu Nilüfer Hastanesi Mesul Müdür Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Hasan Vedat Ofluoğlu, Bursa’dan ve Bursa dışından iştirak eden sağlık çalışanları ile MEDICABIL Sağlık Grubu yöneticilerinin hazır bulunduğu etkinlik, yoğun katılıma sahne oldu. ‘SABİDER’ sağlık sektöründe birliğin sembolü SABİDER Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Necmettin Tan açılış konuşmasında, SABİDER’e ilişkin bilgilendirmede bulundu. SABİDER’in 2013 yılında kurulduğuna işaret eden Tan, “Bugün itibarıyla 50’nin üzerinde ilde temsilciliklerimiz bulunmaktadır. Sağlık sektöründe birlik, beraberlik ve ortak dili hakim kılmak hedefiyle faaliyetlerimizi sürdürmekteyiz. Beş yıldır, özel hastaneler ve sağlık merkezlerinin katıldığı bölgesel toplantılar düzenlemekteyiz. Amacımız, gerçekleştireceğimiz sektörel buluşmalarla sorunlara çözüm aramaktır. MEDICABIL Sağlık Grubu ile birlikte düzenlediğimiz bu toplantının amacı da buna yöneliktir” dedi. Sağlıklı diyalog zemini SGK Sağlık Güvenlik Merkez Müdürü Ecz. Selman Pınar da 2015 yılından bu yana görevini sürdürdüğünü belirterek, yapıcı ve çözüm odaklı bir yönetim anlayışı benimsediğini vurguladı. Sağlıklı diyalog zemininde tartışmaya açılan hiçbir sorunun çözümsüz kalmayacağını ifade eden Pınar, bundan sonraki süreçte de bu anlayış doğrultusunda iletişim kurmaya özen göstereceklerini dile getirdi. MEDICABIL’den üst düzey sağlık hizmeti MEDICABIL Sağlık Grubu Süreç İyileştirme Yöneticisi Dr. Ayşe Yıldırım da konuşmasında MEDICABIL Sağlık Grubu’na ilişkin bilgilendirmede bulundu. MEDICABIL Sağlık Grubu’nun Nilüfer ve Yıldırım’da bulunan iki hastanenin toplamından oluştuğunu belirten Yıldırım, “13 bin 500 metrekarelik alandan oluşan modern hastanelerimiz, yüksek tıbbi teknolojinin ürünü birimleri ve ameliyathaneleri ile ileri düzeyde sağlık hizmeti sunmaktadır. 133 yatak kapasitesine sahip bulunan hastanelerimizde; 24 uzmanlık alanı, 6 profesör, 2 doçent, 2 yardımcı doçent, 60 uzman, 10 pratisyen hekim ve 70 hemşire ile insan sağlığını önceleyen anlayış doğrultusunda çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. SABİDER ile düzenlediğimiz sempozyumun, sektör sorunlarının çözümüne katkı oluşturmasını dilerim” ifadelerinde bulundu. Panellerde sorunlar tartışıldı Konuşmaların ardından panellere geçildi. SGK Sağlık Güvenlik Merkezi Müdürü Selman Pınar’ın oturum başkanlığındaki birinci panelde, ‘Özel Hastanelerde Güncel Sorunlar’ konusu masaya yatırıldı. Panelde; SABİDER Kurucu Başkanı ve Bursa Acıbadem Hastanesi Başhekim Yardımcısı Dr. Mustafa Koçak “Özel Hastanelerin SGK ve İl Sağlık Müdürlüğü ile Çapraz Etkileşimi”, MEDICABIL Sağlık Grubu Operasyonlar Koordinatörü Dr. Kısmet Dilara Torlak “Özel Hastanelerde ÖSS-TSS Sorunları ve Çözüm Önerileri”, NEV Sağlık Grubu Medikal Muhasebe Sorumlusu Barış Mertoğlu “Medikal Muhasebe Süreçlerindeki Sorunlar ve Çözüm Önerileri”, MEDICABIL Sağlık Grubu İnsan Kaynakları Yöneticisi Merve Özdemir “Özel Hastanelerde Turnover Hızı ve Çözüm Önerileri” başlıklarından oluşan sunumlarını gerçekleştirdi. Callendoc Evde Bakım Merkezi Müdürü Dr. Feza Şen’in oturum başkanlığındaki ikinci panelde ise; MEDICABIL Sağlık Grubu Süreç İyileştirme Yöneticisi Dr. Ayşe Yıldırım “Sağlık Okuryazarlığının Sağlık Süreçlerine Etkileri”, MEDICABIL Sağlık Grubu Mali İşler Yöneticisi Halime Ağaoğlu “Satın Alma Süreci Sorunları ve Çözüm Önerileri”, MEDICABIL Sağlık Grubu Kalite Yöneticisi Figen Solmaz Opsar “Mevzuat ve Kalite Etkileşimi” başlıklarından oluşan sunumlarını dile getirdi. Sempozyumun üçüncü ve son paneli ise interaktif bir istişare ortamında gerçekleşti. Sağlık profesyonellerinin fikir alışverişlerinde bulunduğu ve sektörel bazda çözüm önerilerinin konuşulduğu panelin ardından toplu fotoğraf çekimi ile etkinlik sonlandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.