Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Sanayi

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Sanayi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sanayi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa’da tarım ve gıda ihracatının devleri ödüllerini aldı Haber

Bursa’da tarım ve gıda ihracatının devleri ödüllerini aldı

Türkiye’nin üretim ve ihracat lokomotiflerinden Bursa’da, tarım ve gıda sektörlerinde faaliyet gösteren başarılı firmalar taçlandırıldı. Uludağ Meyve Sebze Mamulleri İhracatçıları Birliği (UMSMİB) ve Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (UYMSİB) tarafından düzenlenen ortak törende, 2025 yılının ihracat şampiyonları ile Altın, Gümüş ve Bronz kategorinde ödül alan firmalar ilan edildi. Kamu ve özel sektörün omuz omuza verdiği törende, Bursa’nın küresel krizleri fırsata çevirme kabiliyeti ve "güç birliği" vurgusu ön plana çıktı. Yaş Meyve Sebze Sektöründe İhracatın Yıldızı Marmarabirlik olurken, Meyve Sebze Mamulleri İhracatının şampiyonu ise Penguen Gıda oldu. İhracatın Yıldızları ödül törenine, Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa Gümrük Müdürü Kemal Emiroğlu, Uludağ Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürü Mehmet Tuncay Bayraktar, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Yönetim Kurulu Üyesi Baran Çelik, UİB Koordinatör ve OİB Başkanı Kemal Yazıcı, UTİB Başkanı G. İhsan İpeker, UHKİB Başkanı Haluk Özkarakaşlı ve çok sayıda davetli ile ihracatçı katıldı. Törende, Türk tarımının ve sanayisinin gücünü dünyaya taşıyan her iki birliğin ilk İhracat Şampiyonları ile Altın, Gümüş ve Bronz kategorisinde başarılı firmalara plaketleri takdim edildi. "Zorluklara Rağmen 4 Yıllık Hedefimiz Yıllık En Az 500 Milyon Dolar" Törenin açılış konuşmasını yapan UYMSİB Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Taner, 2025 yılında yaşanan don felaketinin tarımsal üretimi ve rekolteyi olumsuz etkilediğini belirterek, bu zorlu şartlara rağmen, birliğimize bağlı ihracatçılarımızla yaklaşık 189 milyon dolarlık yaş meyve ve sebze ihracatı gerçekleştirmeyi başardık. Son dönemdeki yoğun yağışlar belli bölgelerdeki rekolteleri etkilese de genel anlamda bu yıl yüksek bir üretim bekliyoruz" dedi. UYMSİB’in 2026 yılındaki ihracat hedefini 250 milyon dolar olarak belirten Taner, "Bununla da yetinmeyip, önümüzdeki 4 yıllık süreçte birlik bünyesinde yıllık en az 500 milyon dolarlık yaş meyve ve sebze ihracatı seviyesine ulaşmayı hedefliyoruz. Nisan ayında göreve geldiğimizden bu yana finansal çözümlere ve dijitalleşmeye odaklandık." diye konuştu. "Meyve ve Sebzeye Teknoloji Katarak Endüstriyel Ürüne Dönüştürüyoruz" UMSMİB Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Faruk Kuşçulu ise 2025 yılını 291 milyon dolar ihracat rakamıyla kapatan birliğin 2026 yılının ilk Ocak-Nisan döneminde 70 milyon dolarlık ihracat seviyesine ulaştığına dikkat çekti. "Bizler sadece hammadde değil; meyve ve sebzeye teknoloji ve inovasyon katarak onları endüstriyel ürünlere dönüştürüyoruz" diyen Kuşçulu şöyle devam etti: Sektörün; başta enerji, hammadde ve ambalaj olmak üzere artan girdi maliyetleri karşısında zorlandığını belirterek, finansal ve lojistik taleplerini sıralayan Kuşçulu, "Küresel pazarda rekabet gücümüzü koruyabilmek için güçlü destek mekanizmalarına ihtiyacımız var. Düşük maliyetli ve uzun vadeli kredi imkanlarının genişletilmesi ile enerji maliyetlerinde düzenleme yapılması konusunda hükümetimizden beklentilerimiz bulunuyor. Ayrıca Bursa’da kurulması planlanan lojistik merkez projesinin tamamlanmasıyla ihracat sevkiyatlarında çok daha efektif bir yapıya kavuşacağız." dedi. Yazıcı: Bursa sanayisi ve ihracatçısı esnek yapısıyla ayakta kalmayı başardı. UİB Koordinatör ve Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı da yaptığı konuşmada Bursa’nın çok sektörlü ihracat yapısına vurgu yaptı. "Bursa’nın tarım ve gıda sanayisinden otomotive kadar her alanda sergilenen bu başarı hikayesi yazdığını kaydeden Yazıcı, "Bu, kentin sahip olduğu köklü üretim ve ihracat kültürünün bir yansımasıdır. Küresel ekonomideki daralmalara ve tedarik zincirlerindeki değişimlere rağmen, Bursa sanayisi ve ihracatçısı esnek yapısıyla ayakta kalmayı başarmaktadır. Yaş meyve, sebze ve mamulleri sektörlerimizin attığı her başarılı adım, kentimizin toplam ihracat değerini yükseltmekte ve küresel rekabette elimizi güçlendirmektedir" diye konuştu. Burkay: "Rekabetçiliğin yolu katma değer ve yeşil dönüşümden geçiyor" Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel ticaret liginde üst sıralarda yer almanın yolunun katma değer sağlamaktan geçtiğini vurgulayarak şöyle konuştu: "Bursa, köklü sanayi kültürü, esnek üretim kabiliyeti ve nitelikli insan kaynağı gücüyle geçmişte olduğu gibi bugün de her ekonomik krizden daha da güçlenerek, kendini yenileyerek çıkmayı bilmiş asırlık bir ticaret şehridir. Yaş meyve sebze ve mamulleri sektörlerimizin zorlu iklim ve pazar şartlarında sergilediği bu ihracat başarısı, şehrimizin sahip olduğu bu ticari esnekliğin ve dayanıklılığın en güzel, en somut örneklerinden biridir. BTSO olarak bizler de kümelenme faaliyetlerimiz, Ur-Ge projelerimiz ve geniş kapsamlı uluslararası pazarlama organizasyonlarımızla ihracatçılarımızın önündeki engelleri kaldırmak, onları yeni alternatif pazarlarla buluşturmak için tüm kurumsal imkanlarımızı seferber etmeyi sürdürececeğiz." Altun: Birçok kentin 20-30 yıl sonraki hedeflerine Bursa şuan ulaştı" Törende konuşan Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, kentin ihracattaki öncü rolünün altını çizerek şunları kaydetti: "Bursa, bugün sanayi altyapısı, tarımsal potansiyeli ve nitelikli iş gücüyle ülkemizde pek çok kentin hayal dahi edemediği çok özel bir noktada bulunuyor. Birçok gelişmekte olan kentin ancak 20 ya da 30 yıl sonrası için stratejik planlarına koyabildiği vizyoner hedeflere, Bursa bugün çoktan ulaşmış ve bunları hayata geçirmiş vaziyettedir. Bizler de Valilik ve devletin yerel mekanizmaları olarak bu muazzam ekonomik dinamizmin tam ortasındayız. Kamu ve özel sektörün sergilediği bu örnek iş birliği modeli sayesinde ihracatçımızın, üreticimizin ve sanayicimizin her adımda yanında olmaya kararlılıkla devam edeceğiz.

Bursa Business School Uludağ 3. Çevre Forumu’na ev sahipliği yaptı Haber

Bursa Business School Uludağ 3. Çevre Forumu’na ev sahipliği yaptı

BTSO’nun referans eğitim merkezi Bursa Business School önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. III. Uludağ Çevre Forumu ilk gününde açılış konuşmalarının ardından "COP31’e Doğru Türkiye", "Ulusal Depozito Sistemi", "Yeni Değer Zinciri: Entegre Atık Yönetimi", "Üretimde Yeni Standart: Zorunlu Geri Dönüştürülmüş Madde Kullanımı" ve "COP31 Vizyonu, İklim Finansmanı ve Proje Odaklı Teşvik Mekanizmaları" başlıklarında oturumlar gerçekleştirildi. İkinci gün programında ise "Sürdürülebilirlik: Otomotivde Yeni Rekabet Eşiği", "Değişen İklime Uyum Perspektifinde Ulusal Su Politikaları ve Su Verimliliği Stratejisi" ile "Sanayide Yeşil Dönüşüm" oturumları düzenlendi. Başkan Burkay: "İş dünyamıza rehberlik eden bir organizasyon" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, forumun Türkiye’nin yeşil kalkınma hedefleri ve Bursa iş dünyasının dönüşüm süreci açısından önemli bir buluşma zemini oluşturduğunu söyledi. Başkan Burkay, sanayide sürdürülebilirlik eksenli dönüşümün artık tercih değil, küresel rekabetin temel şartı haline geldiğini vurguladı. Burkay, "Bursa, üretim gücü, ihracat kabiliyeti ve nitelikli insan kaynağıyla Türkiye’nin kalkınma yolculuğunda öncü şehirlerden biridir. Bugün bu gücü, yeşil dönüşüm vizyonuyla daha ileriye taşıma sorumluluğumuz var. Avrupa Yeşil Mutabakatı, sınırda karbon düzenlemesi, döngüsel ekonomi ve kaynak verimliliği gibi başlıklar, firmalarımızın rekabet kapasitesini doğrudan etkiliyor. BTSO olarak üyelerimizin bu sürece en güçlü şekilde hazırlanması için projeler geliştiriyor, iş dünyamıza rehberlik edecek platformlar oluşturuyoruz. Uludağ Çevre Forumu da bu vizyonun en somut çıktılarından biridir. Burada ortaya çıkan ortak akıl, sadece Bursa’mız için değil, ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedefleri için de çok kıymetlidir." dedi. Tüm paydaşlar zirvede buluştu Başkan Burkay, III. Uludağ Çevre Forumu’nun çok paydaşlı yapısıyla sanayi, kamu, yerel yönetimler, akademi ve teknoloji ekosistemini aynı masa etrafında buluşturduğunu ifade etti. Forumun düzenlenmesinde emeği geçen BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi’ne, sponsor kuruluşlara ve destek veren tüm paydaşlara teşekkür eden Burkay, "Yeşil dönüşüm, yalnızca çevreyi koruma meselesi değil, aynı zamanda üretimde verimliliği artıran, yeni yatırım alanları açan ve firmalarımızı geleceğin ticaret düzenine hazırlayan stratejik bir süreçtir. BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyimiz, bu sürecin iş dünyamızda doğru anlaşılması ve uygulanabilir adımlara dönüşmesi adına çok değerli çalışmalar yürütüyor. Kamu kurumlarımızdan özel sektör temsilcilerimize, akademisyenlerimizden sivil toplum kuruluşlarımıza kadar bu sürece destek veren tüm paydaşlarımız, ortak geleceğimiz adına çok kıymetli bir irade ortaya koydu. BTSO olarak Bursa iş dünyasının yeşil dönüşüm yolculuğuna liderlik etmeye kararlılıkla devam edeceğiz." ifadelerini kullandı. Sürdürülebilir geleceğe katkı BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konsey Başkanı Vedat Kılıç da forumun, sanayinin çevresel dönüşümünde uygulanabilir çözümler üretmek ve paydaşlar arasında güçlü bir iş birliği zemini oluşturmak amacıyla hayata geçirildiğini söyledi. Kılıç, Uludağ Çevre Forumu’nun üçüncü yılında daha geniş bir vizyon ve daha güçlü bir katılımla düzenlenmesinden memnuniyet duyduklarını belirtti. Kılıç, "Çevre politikaları, iklim değişikliğiyle mücadele ve yeşil mutabakat süreçleri artık iş dünyamızın günlük karar alma mekanizmalarının ayrılmaz bir parçası haline geldi. Firmalarımızın bu değişime uyum sağlayabilmesi için mevzuatı, teknolojiyi, finansmanı ve uygulama örneklerini birlikte değerlendirmemiz gerekiyor. Uludağ Çevre Forumu’nda tam da bu ihtiyaca cevap veren bir program ortaya koyduk. BTSO’nun liderliğinde, Bursa iş dünyasının bu sürece güçlü bir şekilde hazırlanması için çalışmaya devam edeceğiz. Forumumuza destek veren tüm kurumlarımıza, sponsorlarımıza, konuşmacılarımıza ve katılımcılarımıza teşekkür ediyorum. Ortaya çıkan bu ortak aklın, Bursa sanayisinin sürdürülebilir geleceğine önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum." dedi. Forumun ana sponsorluğunu ART Group üstlenirken, platin sponsor olarak Yeşil Çevre Kooperatifi organizasyona destek verdi. Burkasan, Bursa Çimento Fabrikası ve Revego’nun altın sponsor olarak yer aldığı zirvede, Atıksa ve Harves Technology ise gümüş sponsor olarak katkı sağladı.

Bursa iş dünyası ASKON’da buluştu Haber

Bursa iş dünyası ASKON’da buluştu

Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği Bursa Şubesi tarafından düzenlenen “Milli Kalkınmanın Güçlü Buluşmaları” programı, iş dünyasının yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Programa, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay başta olmak üzere çok sayıda iş insanı katıldı. Toplantıda konuşan Burkay, Bursa’nın güçlü sanayi altyapısı ve girişimci yapısıyla Türkiye ekonomisinde kritik bir rol üstlendiğini belirterek, 2030 vizyonuna ilişkin önemli mesajlar verdi. Küresel rekabetin her geçen gün arttığını ifade eden Burkay, “Dünyayı doğru okuyamayanlar geride kalıyor. Değişime uyum sağlayanlar yoluna devam ediyor” dedi. BTSO’nun son yıllarda hayata geçirdiği projelere de değinen Burkay, 60’tan fazla büyük ölçekli çalışmanın Bursa’nın üretim ve ihracat kapasitesine önemli katkı sağladığını söyledi. Bu projelerin sadece Türkiye’de değil, bölgesel ölçekte de örnek gösterildiğini belirtti. Ekonomideki dalgalanmalara da değinen Burkay, kriz dönemlerinin aynı zamanda fırsatlar barındırdığını vurgulayarak, hazırlıklı olan kurumların bu süreçleri avantaja çevirebileceğini dile getirdi. Sivil toplum kuruluşlarının bu noktada iş dünyasına yön veren önemli aktörler olduğunu ifade etti. Bursa’nın ihracat performansına dikkat çeken Burkay, kentin 200’e yakın ülke ve bölgeye ulaşan ticaret ağıyla 36 milyar dolarlık dış ticaret hacmine sahip olduğunu belirterek, “Bursa küresel ölçekte güçlü bir oyuncu” dedi. Sanayi ve şehirleşmenin birlikte planlanması gerektiğini de vurgulayan Burkay, üretim alanları ile yaşam alanlarının entegre edilmesinin sürdürülebilir kalkınma açısından kritik olduğunu söyledi. Projelerde zamanlamanın önemine de değinen Burkay, doğru zamanda hayata geçirilmeyen yatırımların etkisini kaybedebileceğini ifade etti. İş gücü piyasasına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Burkay, genç nüfusun üretime yönlendirilmesinin önemine dikkat çekerek, nitelikli insan kaynağının doğru alanlarda değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Programın ev sahibi olan ASKON Bursa Şubesi Başkanı Emre Yıldız ise konuşmasında, bu tür buluşmaların iş dünyasında ortak aklı güçlendirdiğini söyledi. Yıldız, BTSO’nun ortaya koyduğu vizyonun Bursa ekonomisine önemli katkılar sunduğunu belirterek, üretim ve ihracat odaklı çalışmaları desteklemeye devam edeceklerini ifade etti. Toplantı, iş dünyası temsilcilerinin karşılıklı görüş alışverişiyle sona erdi.

Bursa’da doğal gaz tüketimi 2,6 milyar metreküpü aştı Haber

Bursa’da doğal gaz tüketimi 2,6 milyar metreküpü aştı

Aksa Bursa Doğalgaz tarafından açıklanan 2025 yılı doğal gaz tüketimi verileri Bursa’da doğal gaz kullanımının artış eğilimini sürdürdüğünü ortaya koydu. Bursa’da doğal gaz altyapısının genişlemesi ve konutlarda doğal gaz kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte abone sayısı ve tüketim miktarı arttı. 2025 yılında doğal gaz tüketimi bir önceki yıla göre yüzde 19 artarak 2,6 milyar metreküp seviyesini aştı. Tüketimin büyük bölümünü ise konutlar oluşturdu. Konutların toplam doğal gaz tüketimi içindeki payı yüzde 71, ticari işletmeler ve sanayi kuruluşlarını içeren serbest tüketicilerin payı ise yüzde 29 oldu. OSMANGAZİ İLÇESİ İLK SIRADA Bursa’da doğal gaz tüketiminin ilçelere göre dağılımına bakıldığında Osmangazi ilçesi, yıllık 302,8 milyon metreküp tüketim ile ilk sırada yer aldı. Osmangazi’yi Yıldırım ve Nilüfer ilçeleri takip etti. Sanayi faaliyetlerinin yoğun olduğu bölgelerde doğal gaz tüketimi daha yüksek olurken, nüfus yoğunluğu ve yapılaşmanın daha fazla olduğu bu ilçeler, kentteki toplam konut tüketiminin önemli bölümünü oluşturdu. EN YÜKSEK TÜKETİM: 20 ŞUBAT 2025 2025 yılında Bursa’da hane başına yıllık ortalama tüketimde de artış yaşandı. Bursa’da konutlarda 2024 yılında 968,52 metreküp olan yıllık ortalama doğal gaz tüketimi, 2025’te 1.061 metreküp seviyesine yükseldi. Tüketimin en yoğun olduğu ay şubat olurken, en yüksek tüketim 20 Şubat 2025’te gerçekleşti. 20 Şubat günü Türkiye’de tüketilen doğal gazın yüzde 5,4’ü Bursa’da tüketilmiş oldu. Bu tarihte kentte toplam 16,7 milyon metreküp doğal gaz kullanıldı. En düşük tüketimin gerçekleştiği ay ise ağustos oldu. Bursa’da her geçen gün daha fazla kişinin doğal gazın konforuyla buluştuğunu belirten Aksa Bursa Doğalgaz Şirket Müdürü Çağdaş Adıbelli, talep artışını altyapı yatırımlarıyla destekliyor, çalışmaları aralıksız sürdürdüklerini belirterek, "İlimizde doğal gazın ulaştığı konut ve işletme sayısını her yıl düzenli olarak artırıyor, daha geniş bir kullanıcı kitlesine kesintisiz ve güvenli gaz arzı sağlıyoruz” dedi. Adıbelli, güvenli kullanıma yönelik olarak doğal gazın, ilk gaz açma veya sözleşme yenileme süreçlerinde yalnızca dağıtım şirketinin onayıyla kullanılması gerektiğini anımsatarak, kombilerin kapalı balkon veya teras gibi alanlarda yer alması halinde bacalarının mutlaka dışarıya kadar uzatılmasının önemini vurguladı.

Nilüfer'de sanayiciler ortak akılda buluştu Haber

Nilüfer'de sanayiciler ortak akılda buluştu

Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, ilçede faaliyet gösteren organize sanayi bölgelerinin yöneticileriyle Hasanağa Organize Sanayi Bölgesi (HOSAB) Hizmet Binası’nda buluştu. Toplantıya Bursa Organize Sanayi Bölgesi (Bursa OSB), Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi (NOSAB), Hasanağa Organize Sanayi Bölgesi (HOSAB), Kayapa Organize Sanayi Bölgesi, Bursa Tekstil Boyahaneleri İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (TOSAB) ile Beşevler Sanayi Sitesi yöneticileri katıldı. Başkan Şadi Özdemir’e Başkan Yardımcıları Okan Şahin, Sinan Sarıbal, Emre Karagöz ile NİLKOOP Başkanı Süleyman Ayyılmaz ve ilgili birim müdürleri eşlik etti. ​Toplantıda katılımcı bir yönetim modeli inşa etmeye çalıştıklarını belirten Başkan Şadi Özdemir, “Sanayinin sesini duyup, sorunları çözmeye odaklanıyoruz. Aslında herkesin sesinin dikkate alındığı bir yönetim anlayışımız var. Akademik odaların ve toplumun tüm kesimlerinin belediyeye sesini duyurabildiği, kendini buraya ait hissettiği bir model kurmaya çalışıyoruz” dedi. ​BÜTÇEDE ADİL DAĞILIM ​Belediye kaynaklarını verimli ve adil kullanma gayretinde olduklarını vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, “Vatandaşın verdiği vergilerden başka kaynağımız yok. Sizin paranızı harcıyoruz ve bunu en adil şekilde dağıtmaya çalışıyoruz. Sorunları, bütçe imkanlarımız dahilinde birlikte çözeceğiz” diye konuştu. ​​Bölgedeki ulaşım sorunlarına ve tarım alanlarının korunmasına da değinen Başkan Şadi Özdemir, özellikle sanayi bölgelerini birbirine bağlayan yolların planlama eksikliğine dikkat çekerek, “1/5000’lik planlar olmayınca 1/1000’lik uygulama planlarını yapamıyoruz. Büyükşehir Belediyesi’nin yol yapabilmesi için çevredeki alanları kamulaştırması gerekiyor. Tarım görüşünün olumsuz olduğu yerler planlanamıyor. Hem tarım alanlarımızı yaşam alanı olarak korumalı, hem de sanayicinin işini kolaylaştıracak noktaları doğru belirlemeliyiz. Nilüfer’in tarım alanları kendine yetebilecek kapasitede, bu zenginliği yok etmemeliyiz” şeklinde konuştu. ​SOKAK HAYVANLARI İÇİN YENİ TESİSLER ​Sanayicilerin sokak hayvanlarına yönelik sağlık desteği konusundaki hassasiyetlerine de yanıt veren Başkan Şadi Özdemir, Karacaoba ve Kuruçeşme’deki tesis çalışmalarının sürdüğünü, sokak hayvanlarının tedavisi ve bakımı konusunda desteklerinin devam edeceğini kaydetti. Sanayicilerin bölgelerindeki sorunları ve çözüm önerilerini aktarmasının ardından toplantı sona erdi.

BTSO MESYEB, nitelikli dönüşümün öncüsü olmaya devam ediyor Haber

BTSO MESYEB, nitelikli dönüşümün öncüsü olmaya devam ediyor

Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK) tarafından yayımlanan son tebliğle birlikte, belge zorunluluğu getirilen meslek grubu sayısı 244’e ulaştı. Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren tebliğ uyarınca; Batarya Elektrikli Araç Bakım Onarımcısı, Elektrikli Araç Montaj Elemanı, Elektro-Mekanik Montaj İşçisi, Hibrit Araç Bakım Onarımcısı, Mermer-Doğaltaş İmalat Elemanı ve Mermer-Doğaltaş Ocakçısı gibi sanayide dönüşümü sırtlayan meslek dallarıyla birlikte 40 alanda daha belge zorunluluğu başladı. Söz konusu değişiklikle birlikte, iş sağlığı ve güvenliği standartlarının en üst seviyeye çıkarılması, nitelikli iş gücü kapasitesinin artırılması ve üretim süreçlerinde hata payının minimize edilerek kalitenin sürdürülebilir kılınması amaçlanıyor. MESYEB 2026 hedeflerini büyüttü Yeni düzenlemede, özellikle teknoloji odaklı alanlarda geniş yetki kapsamına sahip olan BTSO MESYEB, sanayicinin en stratejik çözüm ortağı olarak konumunu sağlamlaştırdı. MESYEB, bu alanlardaki tecrübesiyle belgelendirme süreçlerini hızlı, etkin ve uluslararası standartlarda yönetmeyi hedefliyor. Hâlihazırda 112 ulusal yeterlilik kapsamında faaliyet gösteren MESYEB, Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi’ndeki (DOSAB) tam donanımlı tesisinde 87 farklı meslekte sınav ve belgelendirme yapabiliyor. Sanayicinin üretim hızını kesmeden hizmet sunan merkez, 2026 yılı içerisinde portföyüne 18 yeni mesleği daha ekleyerek etki alanını genişletmeyi planlıyor. "Sanayimizin Geleceğini Nitelikli İnsan Kaynağıyla İnşa Ediyoruz" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, yeni düzenlemenin sanayideki dijital ve yeşil dönüşümle tam uyum sağladığını belirterek, "Küresel rekabette gücümüzü belirleyen temel unsur, sahip olduğumuz nitelikli insan kaynağıdır. Bugün sanayi, elektrikli ve hibrit araç teknolojileri gibi yeni nesil üretim modellerine evrilirken, mesleki yeterlilik sistemi bu değişimin en sağlam zeminini oluşturuyor. MESYEB olarak bu değişimi önceden okuyor, altyapımızı her geçen gün daha ileriye taşıyoruz." dedi. Yeni düzenlemeyle kapsama alınan kritik mesleklerin büyük bir kısmında BTSO MESYEB’in yetkili olduğunu ifade eden Başkan Burkay, şöyle devam etti: "Merkezimizin bu kapsamlı yapısı Bursa iş dünyası ve ülkemiz sanayisi için büyük bir avantaj. Firmalarımızın bu geçiş sürecinde üretim kaybı yaşamadan uyum sağlamalarını desteklemeyi amaçlıyoruz. Çalışanlarımızın mesleki yetkinliklerini uluslararası standartlarla tescil ederek hem istihdam kalitesini yükseltiyor hem de güvenli bir üretim ekosistemi oluşturuyoruz. MESYEB’i, yeni meslek dallarıyla zenginleştirerek sanayicimizin yolunu açmaya devam edeceğiz."

BTÜ Konuşmaları’nda küresel riskler ve yükseköğretiminin geleceği ele alındı Haber

BTÜ Konuşmaları’nda küresel riskler ve yükseköğretiminin geleceği ele alındı

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) tarafından düzenlenen BTÜ Konuşmaları programının konuğu, İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal oldu. Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon’da gerçekleşen programa; BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, BTÜ Kurucu Rektörü Prof. Dr. Ali Sürmen, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Beyhan Bayhan, Prof. Dr. Sinan Uyanık, Prof. Dr. Barış Tamer Tonguç, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. "Küresel Güçlükler, Bilim, Teknoloji ve İnovasyon Ekosistemi Odaklı Gelişmeler ve Yükseköğretim Sistemimiz" başlıklı konuşmasında Rektör Mandal, dünyada artan jeoekonomik rekabet, iklim krizi ve teknolojik dönüşümün yükseköğretim sistemleri üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Günümüzde küresel ölçekte hızlı bir dönüşüm yaşandığını belirten Prof. Dr. Hasan Mandal, "Küreselleşmeden söz etsek de aslında ülkelerin giderek yerelleşmeye yöneldiği bir döneme tanıklık ediyoruz" dedi. "En büyük küresel riskler çevresel tehditler" Dünya Ekonomik Forumu verilerine değinen Rektör Hasan Mandal, kısa ve uzun vadede en yıkıcı küresel risklerin başında çevresel tehditlerin geldiğini belirtti. Rektör Prof. Dr. Mandal, "Aşırı hava olayları ve çevre kirliliği başta olmak üzere çevresel riskler; teknolojik, toplumsal ve jeopolitik risklerle birlikte dünyanın en önemli gündemleri arasında yer alıyor. Toplumsal kutuplaşma, yanlış bilgilendirme ve dezenformasyon, devletler arası silahlı çatışmalar, siber güvensizlik ve eşitsizlik de önümüzdeki dönemin önemli risk başlıkları" ifadelerini kullandı. Küresel rekabetin artık yalnızca jeopolitik değil aynı zamanda jeoekonomik bir boyuta ulaştığını vurgulayan Rektör Mandal, teknoloji alanındaki rekabetin giderek sertleştiğine dikkat çekerek, "Bugün ülkeler teknoloji savaşını bir güç aracı olarak kullanıyor. Bu süreçte insanlık değerlerinin ikinci plana itildiğini de görüyoruz" dedi. "İklim krizi geleceğin en kritik sorunu" İklim değişikliğinin küresel riskler arasında en belirleyici başlıklardan biri olduğunu söyleyen Rektör Mandal, son yıllarda sıcaklık artışının kritik eşiğe yaklaştığını belirtti. Önümüzdeki 10 yıl içinde aşırı hava olayları, biyolojik çeşitlilik kaybı, yer sistemlerinde kritik değişimler, göç hareketleri ve sağlık sorunlarının daha belirgin hale gelebileceğini ifade eden Rektör Mandal, bu risklerin doğru okunmaması halinde dünyada kıtlık ve çatışmaların artabileceğini söyledi. "Karmaşık sorunları tek bir disiplin çözemez" Bu tür küresel sorunların çözümünde üniversitelerin rolünün büyük olduğunu vurgulayan Rektör Hasan Mandal, disiplinlerarası yaklaşımın önemine dikkat çekti. Rektör Mandal, "Küresel risklerin karmaşık yapısı nedeniyle tek bir disiplinin çözüm üretmesi mümkün değil. Eşitsizlik, kuraklık ya da çevre kirliliği gibi sorunlar; teknoloji, toplum ve ekonomi ile iç içe geçmiş durumda. Bu nedenle çok disiplinli bilim ve teknoloji tabanlı çözümlere ihtiyaç var" dedi. "Üniversiteler toplumla birlikte bilgi üretecek" Yükseköğretim sisteminin de dönüşüm içinde olduğunu ifade eden Rektör Prof. Dr. Mandal, üniversitelerin rolünün değiştiğini söyledi. Rektör Hasan Mandal, "Üniversitelerin görevi artık yalnızca toplum için bilgi üretmek değil, toplumla birlikte bilgi üretmektir. Bilgiyi ve teknolojiyi toplumla birlikte geliştirme dönemi başlıyor" dedi. Üniversite, sanayi, kamu ve toplumun yenilik ekosisteminin dört temel bileşeni olduğunu belirten Rektör Mandal, bu yapılar arasındaki güçlü iş birliklerinin küresel sorunlara çözüm üretmede kritik rol oynadığını ifade etti. Sektörlerin mezunlardan beklediği yetkinlikler Sektörlerin artık mezunlardan farklı yetkinlikler beklediğini söyleyen Rektör Mandal, geleceğin insan kaynağı için gerekli özellikleri ise şöyle sıraladı; "Disiplinlerarası düşünebilen, dijital yeterliliğe sahip, sürekli öğrenmeye açık, iletişim ve takım çalışmasına yatkın, yenilikçi ve girişimci, küresel perspektife sahip ve sürdürülebilirlik bilinci yüksek bireyler yetiştirmek zorundayız." Soru-cevap bölümüyle devam eden program, BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar’ın, İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal’a plaket takdiminin ardından toplu fotoğraf çekimiyle son buldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.