Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Sanayi

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Sanayi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sanayi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BTSO ve YÖK iş birliğiyle Bursa uygulamalı eğitimin üssü oluyor Haber

BTSO ve YÖK iş birliğiyle Bursa uygulamalı eğitimin üssü oluyor

Üniversite-sanayi iş birliğinde yeni bir dönemin kapılarını aralayan Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ile Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Bursa’yı uygulamanın pilot merkezlerinden biri yaparak öğrencilerin eğitim dönemlerini doğrudan işletmelerde geçirmesini sağlayacak kritik iş birliği protokolünü hayata geçirdi. BTSO ve YÖK ortaklığında imzalanan protokolle, işletmelerde mesleki eğitimin yaygınlaştırılması ve yükseköğretim programlarının doğrudan sanayinin ihtiyaçlarına göre güncellenmesi hedefleniyor. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ın ev sahipliğinde düzenlenen imza törenine; YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Milletvekilleri Osman Mesten ve Mustafa Yavuz'un yanı sıra kent protokolü, üniversite rektörleri, akademisyenler ve iş dünyası temsilcileri katıldı. Toplantının açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel rekabette üstünlüğü belirleyen temel unsurun yüksek teknoloji ve güçlü üretim kapasitesinin ötesinde, bu sistemleri sevk ve idare edecek nitelikli insan kaynağı olduğunu söyledi. Eğitimi ekonomik kalkınmanın, üretimin ve rekabet gücünün tam merkezinde gördüklerini belirten Burkay, "Fabrikayı kurabilir, teknolojiyi ithal edebilir ve üretim kapasitenizi katlayabilirsiniz. Ancak o teknolojiyi geliştirecek ve üretimi geleceğe taşıyacak yetişmiş insan kaynağınız yoksa, yapılan yatırımları kalıcı başarılara dönüştüremezsiniz. Gençlerimizin sadece iyi bir teorik eğitim alması yetmiyor; öğrencilik yıllarında üretim ortamını tanımalarını, iş kültürünü öğrenmelerini ve mesleklerini reel sektörün kalbinde deneyimlemelerini hedefliyoruz" dedi. "Teknoloji değişiyorsa beceriler de değişecek" İşletmede Mesleki Eğitim Modeli ile üniversite ve iş hayatı arasındaki mesafeyi tamamen kaldırdıklarını vurgulayan İbrahim Burkay, yeni nesil fabrikalara eski dünyanın yetkinlikleriyle insan kaynağı yetiştirilemeyeceğinin altını çizdi. Burkay, "Söz konusu modelle öğrencilerimizi mezuniyet sonrasında iş hayatına hazırlamak yerine, eğitimleri devam ederken iş dünyasının bir parçası haline getiriyoruz. Makine değişiyorsa eğitim de değişecek, teknoloji değişiyorsa beceriler de dönüşecek. TÜİK verilerine göre 15-24 yaş grubundaki gençlerimizin yaklaşık yüzde 23’ü ne eğitimde ne de istihdamda yer alıyor. Bir tarafta iş gücü piyasasına kazandırmamız gereken gençlerimiz, diğer tarafta bu kaynağa ihtiyaç duyan işletmelerimiz var. Doğru beceriyi, doğru eğitimle ve doğru iş fırsatıyla buluşturmak en temel önceliğimizdir" ifadelerini kullandı. "GUHEM lisemizi 15 Eylül'de açıyoruz" BTSO olarak insan kaynağının gelişimini bütüncül bir anlayışla ele aldıklarını hatırlatan Başkan Burkay, BUTGEM, Bursa Model Fabrika, MESYEB, BUTEKOM ve Yeni Nesil Araçlar Mükemmeliyet Merkezi gibi projelerle üretimin ihtiyaç duyduğu yetkinlikleri şehre kazandırdıklarını söyledi. GUHEM’in ardından eğitim yatırımlarına bir yenisini daha eklediklerini duyuran Burkay, "GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Lisemizi 15 Eylül’de gerçekleştireceğimiz açılış töreniyle ilk öğrencileriyle buluşturuyoruz. YÖK ile imzaladığımız bu protokol ise tüm bu altyapıyı yükseköğretim sistemimizle buluşturan stratejik bir halkadır. Bursa’nın sanayi tecrübesi ile üniversitelerimizin akademik birikimini buluşturan bu vizyoner yaklaşımı için YÖK Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar’a ve tüm paydaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum" diye konuştu. Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ise uzun yıllardır sürdürülen klasik staj uygulamalarının, öğrencilerin mesleki gelişimini destekleme ve sektörlerin beklentilerini karşılama bakımından artık yeterli olmadığını söyledi. Özvar, "Bu nedenle staj uygulamasını kısa süreli ve sınırlı bir deneyim olmaktan çıkararak eğitim sürecinin bütünleyici bir unsuruna dönüştürüyoruz" dedi. Yeni uygulamanın "uzatılmış staj" olmadığının altını çizen Özvar, işletmede geçirilen dönemin kredilendirileceğini, ölçme ve değerlendirmeye tabi tutulacağını ve akademik olarak düzenli biçimde izleneceğini belirtti. Özvar, yeni model sayesinde öğrencilerin henüz üniversitedeyken üretim disiplinini, iş sağlığı ve güvenliği kültürünü ve çalışma hayatının işleyişini öğrenme fırsatı bulacağını, işletmelerin de gelecekte istihdam edebilecekleri gençleri mezuniyetlerinden önce yakından tanıyacağını ifade etti. Eğitim ile iş gücü piyasası arasındaki bağ güçlendirilecek Prof. Dr. Özvar, yeni yükseköğretim yaklaşımının temel ayaklarından birinin üniversiteler ile sektörler arasındaki ilişkinin yeniden kurulması olduğunu belirtti. "Üniversite-sektör iş birliğini bir tercihten ziyade sistemin işleyişi bakımından yapısal bir gereklilik olarak değerlendiriyoruz." diyen Özvar, eğitim sistemi ile iş gücü piyasası arasındaki bağın zayıflamasının hem mezunların istihdama katılmasını güçleştirdiğini hem de sektörlerin nitelikli insan kaynağına erişimini zorlaştırdığını söyledi. Özvar, temel hedeflerini, "Yükseköğretim sistemimizin yetiştirdiği insan kaynağı ile sektörlerin ihtiyaç duyduğu beceriler arasında güçlü, kalıcı ve sürdürülebilir bir uyum oluşturmak" sözleriyle açıkladı. Özvar, "Sektör temsilcilerinin programların müfredatlarının güncellenmesi konusunda iş birliğini önemsiyoruz. Bursa Uludağ Üniversitesi bünyesindeki 15 MYO’dan önce 5’inin, ardından 10’unun program müfredatlarının belirlenmesinde sizi iş birliğine davet ediyorum" dedi. Vali Ayyıldız: "Gençler geleceğe daha donanımlı hazırlanacak" Bursa Valisi Erol Ayyıldız da konuşmasında, protokolün karşılıklı ihtiyaçların birbirini tamamlamasına ve gençlerin geleceğe daha donanımlı ve hazırlıklı hâle gelmesine katkı sağlayacağını ifade etti. Ayyıldız, yükseköğretim ile sanayi iş birliğinin güçlendirilmesinin son derece önemli olduğunu vurguladı ve protokolün hayırlı olmasını diledi. Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Feridun Yılmaz da üniversitenin meslek yüksekokulları ve öğrencileri açısından güçlü bir konumda bulunduğunu belirterek, "Güçlü firmaları bulunan bir ilde, güçlü meslek yüksekokullarının ve öğrencilerin bulunduğu bir üniversite olarak pilot iller içerisinde bu modeli en iyi şekilde ve layıkıyla uygulayan üniversitelerden biri olmak istiyoruz." dedi. Bursa Uludağ Üniversitesinin fiilen sanayiyle iş birliği içinde olan bir üniversite olduğunu vurgulayan Yılmaz, Yükseköğretim Kurulunun belirlediği çerçeve kapsamında 60 programla uygulamaya başlayacaklarını söyledi. 120 bin öğrenci iş hayatıyla buluşacak İşletmede mesleki eğitim modeli ilk olarak Konya, Gaziantep, İstanbul, Bursa, Kocaeli, İzmir ve Ankara olmak üzere Türkiye’nin üretim ve sanayi kapasitesi yüksek 7 pilot ilinde uygulanacak. Pilot uygulamayla klasik, kısa süreli staj modelinin yerine öğrencilerin bir veya iki dönem boyunca doğrudan işletmelerde eğitim aldığı yeni bir sisteme geçiliyor. İlk aşamada yaklaşık 120 bin öğrencinin eğitim gördüğü 185 mesleki ön lisans programı uygulama kapsamına alınacak. Yeni sistemde meslek yüksekokullarında 3+1 ve 2+2, lisans programlarında ise 7+1 ve 6+2 modelleri uygulanacak. Böylece öğrenciler yalnızca mezuniyet öncesinde birkaç haftalık staj yapmak yerine eğitimlerinin bir bölümünü doğrudan çalışma hayatının içinde geçirecek. Uygulama yalnızca üniversiteler ve işletmeler arasında yürütülmeyecek. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı, meslek kuruluşları ve sektör temsilcileri de sürece katılacak. Eğitim programları sektörle birlikte oluşturulacak Yükseköğretim Kurulu ile BTSO arasında imzalanan protokolle Bursa’daki yükseköğretim programları ile sanayinin ihtiyaçları arasındaki bağın daha da güçlendirilmesi hedefleniyor. Sanayinin değişen ihtiyaçlarına göre mevcut eğitim programları güncellenecek, ihtiyaç duyulan alanlarda yeni programlar açılabilecek ve ders içerikleri sektör temsilcilerinin katkısıyla zenginleştirilecek. İşletmede mesleki eğitimin koordinasyonu için sektör temsilcileri, öğretim elemanları ve insan kaynakları uzmanlarının yer aldığı ortak çalışma grupları kurulacak. İşletmelerde öğrencilere rehberlik edecek eğitici personel de hizmet içi eğitimlerle desteklenecek. İş birliği kapsamında sektörün ihtiyaç duyduğu Ar-Ge çalışmalarının üniversitelerin bilimsel kapasitesiyle birlikte yürütülmesi de amaçlanıyor.

Matlı'dan Etkileyici Bursa Ekonomisi Vizyonu Haber

Matlı'dan Etkileyici Bursa Ekonomisi Vizyonu

Bursa ekonomisine 2040 perspektifi: 6 dönüşüm ekseni, 28 büyük hamle, 46 somut çözüm Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı, Bursa basınının yoğun katılım gösterdiği NOSAB’ta bulunan Gastro Sanayi’de düzenlenen kahvaltılı basın toplantısında “Bursa Ekonomisi Dönüşüm Planı – Vizyon 2040”ı kamuoyuna açıkladı. Matlı, Bursa’nın üretim ve ticaret gücünü teknolojiye, markaya, yeni pazarlara ve kalıcı refaha taşıyacak bütüncül bir yönetim sistemi ortaya koydu. 70 meslek komitesinden 2 bin 425 üyeyle gerçekleştirilen görüşmelerin, 300 saati aşan toplantıların ve 12 uzmandan oluşan çalışma ekibinin katkılarıyla hazırlanan plan; 6 ana dönüşüm ekseni, 28 büyük dönüşüm hamlesi ve 46 yüksek etkili çözümden oluşuyor. Matlı, 2040’ın Bursa’nın uzun vadeli ekonomik yönünü, 2026-2030 döneminin ise ilk uygulama, sonuç alma ve hesap verme programını ifade ettiğini söyledi. Birleşmiş Milletler’in küresel kent dönüşümlerinde tercih ettiği süre olan 15 yıllık bir dönemi temel aldıklarını beyan eden Matlı, basın toplantısına Kapalıçarşı’da başlayan yolculuklarını sanayinin kalbinde sürdürdüklerini belirterek başladı. Matlı, “Bugün burada yalnızca bir program açıklamak için değil, 60 bin üyenin biriken itirazını, talebini ve gelecek iradesini seslendirmek için bulunuyoruz” dedi. “Bu, iki yönetim anlayışı arasındaki farktır. İsraf doğru kaynağı, yanlış önceliğe bağlamaktır. ” Konuşmasında mevcut BTSO yönetimine yönelik eleştirilerde de bulunan Matlı, aynı projelerin farklı tarihler ve isimlerle yeniden açıklanmasının Bursa’ya zaman kaybettirdiğini söyledi. TEKNOSAB’ın doluluk oranının on yılı aşan sürenin sonunda yüzde 9,4 düzeyinde kaldığını, yeni genişleme alanı diye duyurulan yerlerin, görselde olduğunu varlığında o alana tüm söylenenlerin sığmayacağını ancak hızlıca yapılan şeylerin üyenin ihtiyaçlarını çözmediğini belirten Matlı, fizibilitesi ve finansman modeli tamamlanmadan açıklanan yeni projelerin “vizyon” olarak sunulamayacağını ifade etti. Matlı, şöyle konuştu: “Bu bir kişisel polemik değildir. Bu, iki yönetim anlayışı arasındaki açık farktır. Mevcut anlayış proje sayısını, bina büyüklüğünü ve faaliyetleri anlatıyor. Biz, üyemizin kazandığı zamanı, azalan maliyetini, ulaştığı finansmanı, yeni müşterisini ve cirosunu anlatacağız. İsraf yalnızca fazla para harcamak değildir. Doğru kaynağı yanlış önceliğe bağlamak da israftır. Eski vaatleri yeniden açıklamak ise Bursa’nın zamanını ve güvenini israf etmektir.” Göreve geldiklerinde bütçenin, iştirak faaliyetlerinin, proje harcamalarının ve her yatırımın ürettiği ekonomik değerin açık biçimde paylaşılacağını belirten Matlı, bağımsız denetimin düzenli işleyeceğini ve BTSO kaynaklarının 60 bin üyenin rekabet gücüne yönlendirileceğini vurguladı. Birinci eksen: Üyenin önündeki engeller kaldırılacak, cebi rahatlatılacak İlk eksen dönüşümün önündeki engelleri kaldır. Bu kapsamda, BTSO artık üyeyi binasına çağıran değil, ilçeye, çarşıya ve sanayi sitesine giderek hizmet veren bir kurum olacak. Mevcuttaki mobil uygulama geliştirilerek BTSO ONE üzerinden üye, başvurusunu tek yerden yapacak ve sonucunu telefonundan izleyecek. Faaliyet belgesi ve yılda beş temel belge ücretsiz verilecek, aidatlar düşürülecek. Nefes Kredileri yeniden başlayacak, Finansmana Erişim Merkezi kredi ve teşvik başvurularını üye adına takip edecek. Birlikte Alım modeliyle enerji, lojistik ve ortak girdilerde 60 bin üyenin satın alma gücü birleştirilerek maliyetler düşürülecek. Ankara Masası ise üyelerin başkentteki ofisi olacak. İkinci eksen: Geleceği planlayan bir anlayış İkinci eksen ise dönüşümü planla. Bu eksenin ve dönüşümün merkezinde bulunan Bursa Ekonomik Gelişim Enstitüsü, kentin firmalarını, ürünlerini, üretim gücünü ve yatırım ihtiyaçlarını canlı bir envanterde toplayacak. İşletmeler Check Up 360° ile hangi alanda geri kaldığını görecek; Bursa Dönüşüm Pusulası ile hangi yatırımı, ne zaman ve hangi finansmanla yapacağını bilecek. Sektör Gelecek Laboratuvarları ve Gelecek İşleri Gözlemevi, önümüzdeki 10 yılın teknolojilerini, pazarlarını ve mesleklerini belirleyecek. Böylece hem firmalar yanlış yatırımdan korunacak hem de Bursa’nın eğitim, üretim ve yatırım kararları gerçek ihtiyaca göre alınacak. Üçüncü eksen: Üyenin parasını, ona kazanca dönüştürecek bir yapıya yön ver. Üçüncü eksen ise dönüşüme yön ver, üyenin ticaretini bilgiyle ilişkiyle ve teknoloji ile geliştir. Dönüşüme yön ver: Üyenin ticaretini bilgi, ilişki ve teknolojiyle geliştir. Bursa İş Ağı ile kentteki büyük alıcıların ihtiyaçları Bursa’daki üretici, tüccar, hizmet işletmesi ve KOBİ’lerle buluşturulacak; Bursa’da oluşan talebin daha büyük bölümü Bursa’da ciroya dönüşecek. BursaLink 365, Türkiye’deki 367 oda ve borsayı, hemşehri kuruluşlarını ve uluslararası oda bağlantılarını üyeler için çalışan ticaret koridorlarına çevirecek. Bursa Trade Cloud firmaların ürünlerini yılın 365 günü alıcıların karşısına çıkarırken, BAK! Bursa Alışveriş Kartı şehrin harcamasını Bursa işletmelerine yönlendirecek. Bursa Global ise firmayı alıcı bulmadan teklife, sözleşmeden finansmana ve güvenli tahsilata kadar destekleyecek. Bursa Yaşam Ekonomisi ile çarşı, gastronomi, turizm ve hizmet sektörleri de bu ticaret sisteminin güçlü bir parçası olacak. Dijital Çarşı 4.0, esnafın ürünlerini katalogdan ödemeye ve teslimata kadar çalışan bir dijital satış sistemine taşıyacak. Bursa Gastronomi Ağı; yerel üreticileri, tedarikçileri, restoranları ve otelleri buluşturarak Bursa’nın lezzetini yeni müşteriye ve gelire dönüştürecek. Bursa Deneyim Rotası; tarih, termal, sağlık, Uludağ, doğa, spor, zanaat, ipek, alışveriş ve gastronomiyi konaklamalı paketlerde birleştirerek ziyaretçinin şehirde daha uzun kalmasını ve daha fazla Bursa işletmesinden alışveriş yapmasını sağlayacak. Kongre, fuar ve festivaller konaklama, ulaşım, gastronomi ve çarşıyla birlikte planlanacak; Hizmet İhracatı Hattı ise sağlık, eğitim, lojistik, yazılım ve danışmanlık firmalarını yeni pazarlara taşıyacak. Böylece başarı, yapılan toplantı ve ziyaretlerle değil; üyeye kazandırılan müşteri, geceleme, sipariş, ihracat ve ciroyla ölçülecek. Dördüncü eksen: Kente entegre üretim ekosistemi, eğitim yapıları ve vizyon projeler Dördüncü eksen, Bursa için doğru bir üretim ekosistemi kurarak dönüşümün altyapısını yapmak üzerine kurulu. Bursa’nın doğusunda, batısında ve kuzeyinde, her biri yaklaşık 200 hektarlık KOBİ OSB’leri kurulacak. Bu alanların yanında 50 ila 100 hektarlık ticaret bölgeleri, ortak showroomlar, ofisler, depolar ve lojistik merkezleri yer alacak. Yeni küçük sanayi siteleri üretim ekosistemine bağlı biçimde planlanırken mevcut siteler Sanayi Siteleri 4.0 ile deprem, yangın, enerji, internet, atık ve lojistik bakımından yenilenecek. Beşevler’de kurulacak UstaTek Mesleki Eğitim Kampüsü ise gençleri doğrudan sanayinin içinde ustalarla, modern atölyelerle ve istihdam imkânlarıyla buluşturacak. Vizyoner bir proje: Güney Marmara Marina Projesi Planın öne çıkan yatırımlarından Güney Marmara Marina Projesi, Gemlik, Mudanya- Güzelyalı ve Karacabey kıyılarını tek turizm ve ticaret rotasında birleştirecek. Marina yalnızca teknelerin yanaştığı bir liman olmayacak; otellerden restoranlara, çarşılardan ulaşıma ve deniz sporlarına kadar yeni bir kıyı ekonomisi oluşturacak. Proje, üyeye rakip olmayacak; mevcut esnafın ve işletmelerin müşteri sayısını, ticaretini ve gelirini büyütecek. Beşinci eksen: Teknoloji fabrikada çalışacak, ürüne ve gelire dönüşecek Beşinci eksen ise dönüşümü kalıcı kılmak için üretilecek gelişmeler olacak. BUTEKOM X ile Bursa’nın test ve laboratuvar gücü tekstilden mobiliteye, medikalden robotiğe ve yeşil teknolojilere açılacak. Bursa Dönüşüm Kampüsü firmalara ortak Ar-Ge, pilot üretim ve dijital ikiz imkânı sunacak. Factory AI Bursa ile yapay zekâ seminerlerde anlatılmak yerine kalite kontrol, bakım, üretim planlama ve enerji yönetiminde fabrika hattında çalışacak. TechBridge Europe Avrupa’dan şirket alımı ile dünyadaki teknolojiyi Bursa’ya taşırken BUTGEM Next geleceğin becerilerine sahip çalışanlar yetiştirecek. Bursa IP, TalentCloud ve Venture Studios ile fikirler patente, yetenek işe, sektör sorunları ise satılabilir ürünlere ve yeni şirketlere dönüşecek. Altıncı Eksen: Sonuç veren projeler büyütülecek Vizyon 2040, açıklanıp rafa kaldırılan sabit bir proje listesi olmayacak. Her uygulamanın üyeye kazandırdığı zaman, maliyet avantajı, finansman, sipariş, ihracat ve istihdam düzenli olarak ölçülecek. Sonuç veren projeler büyütülecek, vermeyenler yeniden tasarlanacak veya durdurulacak. Bursa’nın otomotiv, tekstil, makine, gıda, sağlık ve turizm gücü; yeni nesil mobilite, ileri malzeme, medikal teknoloji, robotik, biyoekonomi, yeşil teknoloji, endüstriyel yazılım ve deneyim ekonomisine taşınacak. Bursa Lojistik Akıl Ağı üretimi limandan son kilometreye hızlandırırken, Yaşanabilir Bursa Ekonomi Standardı büyümenin suya, havaya, ulaşıma ve yaşam kalitesine zarar vermemesini güvence altına alacak. “Vizyon 2040 Bursa’ya verdiğimiz uzun vadeli sözdür” Önümüzdeki seçimin iki isimden çok iki yönetim anlayışı arasında gerçekleşeceğini söyleyen Özer Matlı, sözlerini şöyle tamamladı: “Bir tarafta 13 yılın sonunda ertelenen, yeniden açıklanan ve birbirinden kopuk projeler var. Diğer tarafta geçmişte üretilen değerleri koruyup yükselten, yenisini doğru ihtiyaca göre ekleyen ve bütün kaynakları 60 bin üye için çalıştıran bütüncül bir sistem var. Bursa yalnızca daha fazla değil, daha değerli üretecek; teknoloji, tasarım, marka, yazılım ve fikrî mülkiyet satacak. KOBİ, tüccar, esnaf, küçük üretici, kadın ve genç girişimci bu dönüşümün kenarında değil, merkezinde olacak. Vizyon 2040 bir seçim sloganı değil, Bursa’ya verdiğimiz uzun vadeli sözdür. Birlikte Güçlü, Birlikte İleri.” “Benim yanımda KOBİ’ler ve en önemlisi korkmayan gençler var” BTSO seçimleri sürecinde, seçim çalışması yapan veya fotoğraf çektiren kişilere baskı uygulanmaya çalışıldığını, kaybedecekleri şeyi çok olanların, karşılarına kimse aday çıkmasın diye ellerinden geleni yapmaya çalıştığını anlatan Özer Matlı “Biz bu yola Bursa sevgisi için çıktık. 60 Bin üyenin parasını savunmak, onların gelişimini ve kalkınmasını sağlamak için çıktık. Benim yanımda 60 Bin üye var. Benim yanımda korkmayan gençler var. Korkuları, baskı yapmalarına yol açıyor. Sormak lazım bu kadar korktukları ne? Perşembe gününe seçim koyduracak kadar, katılım az olsun diye uğraşacak kadar korktukları şey ne? Bizim önerimiz iyi ki oldu da seçim Fuar Alanı’nda yapılacak. Yoksa yine üyemizim demokratik hakkını elinden almak için zorlaştıracaklardı.” dedi. Proje detaylarına ve videolarına: https://ozermatli.com.tr/donusum-plani adresinden ulaşılabilecek.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar BTSO Meclisinin konuğu oldu Haber

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar BTSO Meclisinin konuğu oldu

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin enerji talebinin son 24 yılda yaklaşık 3 kat artarken, Bursa’da talebin 5 kat arttığını söyledi. Bursa’nın Türkiye ekonomisinin büyümesinin itici gücü olduğunu vurgulayan Bakan Bayraktar, "Bursa, Türkiye’nin büyümesinin daha ötesinde büyüyen, bundan sonraki süreçte de bu ortaya konan vizyonu gerçekleştirmek için daha çok enerjiye ihtiyaç duyacak bir şehir" dedi. BTSO Ağustos Ayı Meclis Toplantısı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Bakan Bayraktar, toplantıda küresel enerji piyasalarındaki gelişmeler, Türkiye’nin enerji arz güvenliği, yenilenebilir enerji yatırımları, enerji verimliliği, petrol ve doğal gaz arama faaliyetleri ile maden kaynaklarının ekonomiye kazandırılması konularında değerlendirmelerde bulundu. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Meclis Başkanı Ali Uğur ve meclis üyelerinin ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıya Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, Bursa Milletvekilleri Osman Mesten ve Mustafa Yavuz, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan ile Bakanlık bürokratları da katıldı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Bursa’nın üretim gücünün Türkiye ekonomisindeki önemine dikkat çekti. Bakan Bayraktar, "Burada, bu tarihi ve köklü kurumun çatısı altında sizlerle bir arada olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Bursa’nın bu üretim gücünün Türkiye ekonomisindeki yeri, inşallah bundan sonra oynayacağı rol, ülkemizin daha büyük ve daha güçlü, daha müreffeh bir ülke olma noktasında en önemli kaynaklardan bir tanesi." dedi. Türkiye’nin enerji ihtiyacının artmaya devam ettiğini belirten Bayraktar, Bursa’nın enerji talebindeki yükselişin Türkiye ortalamasının üzerinde gerçekleştiğine dikkat çekti. Bayraktar, "Türkiye’nin enerji talebi son 24 yılda yaklaşık 3 kat artarken, Bursa’nın talebi 5 kat arttı. Bursa, Türkiye’nin büyümesinin itici gücü. İşte size bir rakam. Dolayısıyla Türkiye’nin büyümesinin daha ötesinde büyüyen, bundan sonraki süreçte de bu ortaya konan vizyonu gerçekleştirmek için daha çok enerjiye ihtiyaç duyacak bir şehir" dedi. Artan enerji talebiyle birlikte enerji arz güvenliğinin de kritik bir konu haline geldiğini vurgulayan Bayraktar, tüm ülkelerin enerjiyi ucuz ve kesintisiz şekilde karşılamak için büyük bir mücadele içerisinde olduğunu belirtti. Türkiye ekonomisinin önemli açmazlarından birinin enerjide dışa bağımlılık olduğunu ifade eden Bayraktar, bunun cari açık üzerinde de önemli bir etkisi bulunduğunu söyledi. "Türkiye’yi mutlak surette enerjide dışa bağımlılıktan kurtarmamız lazım. Enerji meselesi bir milli güvenlik meselesidir." diyen Bayraktar, enerjinin olmadığı bir ortamda sanayinin çarklarının ve ekonominin duracağını belirtti. Türkiye’nin bugün kullandığı her 3 birim enerjinin 2’sini ithal ettiğini kaydeden Bayraktar, "Bunu azaltacağız ve inşallah Türkiye’yi hem madenlerde hem de enerjide net ihracatçı bir ülke, teknolojide ve kaynakta bir ülke haline getirmeyi hedefliyoruz. Bizim Kızılelma’mız bu" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin 70 yıllık nükleer enerji hayalinin Akkuyu Nükleer Güç Santrali ile gerçeğe dönüştüğünü belirten Bayraktar, önümüzdeki aylarda Türkiye’nin nükleer enerjiden elektrik üreten ülkeler ligine gireceğini söyledi. Akkuyu’da Bursa sanayisinin de önemli bir rol üstlendiğine dikkat çeken Bayraktar, Bursalı sanayicilerin ürettiği ekipmanların santralde kullanıldığını ifade etti. Santralde inşaatla birlikte yerlilik oranının yüzde 50-55 seviyelerine ulaştığını belirten Bayraktar, enerji dönüşümünün yalnızca enerji kaynağının yerlileştirilmesiyle sınırlı olmadığını, enerji ekipmanlarının da Türkiye’de üretilmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin enerji bağımsızlığını güçlendiren, yerli ve yenilenebilir kaynaklarını azami ölçüde kullanan, enerjisini verimli değerlendiren, petrol ve doğal gazını yurt içinde ve yurt dışında arayan, madenlerini ise katma değerli ürünlere dönüştüren güçlü bir ekonomi hedeflediğini belirten Bayraktar, bu hedefin Bursa sanayisiyle birlikte gerçekleştirileceğine inandığını ifade etti. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, dünya ekonomisinin teknoloji, dijitalleşme ve yeni üretim modelleriyle köklü bir dönüşümden geçtiğini belirterek, bu dönüşümün ortak paydasında enerjinin bulunduğunu söyledi. Teknolojiden sanayiye, ulaşımdan lojistiğe kadar ekonominin tüm çarklarının güçlü ve kesintisiz bir enerji altyapısıyla döndüğünü ifade eden Burkay, "Hürmüz Boğazı’nda yaşanan son gelişmelerde de enerjide ortaya çıkabilecek bir darboğazın üretimden ticarete kadar bütün dengeleri nasıl etkileyebileceğine bir kez daha tanık olduk. Bu nedenle enerjiyi konuşurken aslında üretim gücümüzü, ekonomik bağımsızlığımızı ve ülkemizin geleceğini konuşuyoruz" dedi. Türkiye’nin küresel gelişmeler karşısında geleceğin enerji mimarisini bugünden kuran ülkeler arasında yer aldığını kaydeden Burkay, coğrafyadaki savaşlara ve küresel belirsizliklere rağmen Türkiye’nin enerjiyi üreten, depolayan, yöneten ve uluslararası projelerde söz sahibi olan stratejik bir merkeze dönüştüğünü söyledi. Burkay, "Türkiye, bu gerçekliği en doğru şekilde okuyan ve geleceğin enerji mimarisini bugünden kuran ülkeler arasındadır. Bu noktada Türkiye Petrollerimizin geçen ay Kerkük’teki üretim faaliyetlerine ortak olmasını da enerji politikalarında ulaştığımız yeni seviyenin en somut örneklerinden biri olarak görüyorum. Bu tarihi anlaşmanın ülkemiz adına hayırlı olmasını diliyorum. Elde ettiğimiz kazanımlar için de Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Sayın Bakanımıza iş dünyamız adına şükranlarımızı sunuyorum" diye konuştu. Sanayinin en önemli beklentisinin kesintisiz, kaliteli, sürdürülebilir ve öngörülebilir maliyetlerle enerjiye ulaşmak olduğunu ifade eden Burkay, firmaların kendi enerjisini üretmesini kolaylaştıran, yeşil dönüşüm yatırımlarını teşvik eden ve sanayinin değişen ihtiyaçlarına cevap veren çalışmaların büyük önem taşıdığını söyledi. Özellikle üretim merkezlerinin artan enerji ihtiyacını karşılayacak iletim altyapısının güçlendirilmesinin rekabet gücüne doğrudan katkı sağlayacağını belirten Burkay, lisanssız elektrik üretiminde uygulanan saatlik mahsuplaşma sisteminin sanayi tesislerinin ihtiyaçlarına göre yeniden ele alınmasını istedi. OSB sınırları dışındaki öz tüketim yatırımlarına yönelik mevzuat esnekliklerinin sağlanmasının da iş dünyasının kritik beklentileri arasında bulunduğunu kaydeden Burkay, akaryakıt sektöründeki bayi kâr marjlarının sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulmasının da sektör temsilcilerinin öncelikli taleplerinden biri olduğunu dile getirdi. İstişare ve ortak aklın BTSO’nun yönetim anlayışının temelini oluşturduğunu belirten Başkan Burkay, dört yıldır sürdürülen Dijital Dönüşüm Projesi kapsamında hayata geçirilen BTSO KOBİ Diyalog uygulamasının 60 bin üyenin tamamını kapsayacağını söyledi. Meclis ve Komite Bilgi Sistemi’nin bu yeni uygulamayla tüm üyelere açılacağını belirten Burkay, "Üyelerimiz komitelerimizin karar alma süreçlerine dijital ortamda doğrudan katkı sunabilecek. Sahadan gelen görüş, ihtiyaç ve önerileri daha düzenli takip ederek ortak aklı daha güçlü bir zemine taşıyacağız. Üyemizin sesini, komitelerimizin gücüne dönüştürüyoruz." dedi. BTSO Diyalog’un ilerleyen aşamalarında ortak satın alma, kapasite paylaşımı, firmalar arası ticaret ve iş birliği fırsatlarının da üyelerin kullanımına sunulacağını ifade eden Burkay, uygulamanın BTSO’nun 60 bin üyesiyle yılın 365 günü iletişim halinde olan daha güçlü bir yapıya kavuşmasına katkı sağlayacağını kaydetti. Sanayinin geleceğini uzun vadeli bir vizyonla planladıklarını belirten Başkan Burkay, bu vizyonun en önemli eserinin TEKNOSAB olduğunu söyledi. TEKNOSAB’ın yüksek teknolojili üretim kimliği, lojistik imkanları, otoyol, demiryolu ve liman bağlantıları, yenilenebilir enerji altyapısı ve fiber optik donanımlarıyla Türkiye Yüzyılı’nın yeni nesil üretim merkezlerinden biri olduğunu ifade eden Burkay, bölgede hayata geçirilen Batı Transformatör Merkezi gibi stratejik yatırımların da kesintisiz enerji ihtiyacının karşılanmasına katkı sunduğunu kaydetti. TEKNOSAB merkezli dönüşümün yeni halkasının KOBİ OSB olduğunu belirten Burkay, "Bursa iş dünyası olarak toplamda 36 milyar dolarlık dış ticaret gücüne sahipsek, otomotivden tekstile, makineden kimyaya ve gıdaya kadar her alanda dünyayla yarışabiliyorsak, bu başarının omurgasında KOBİ’lerimizin olduğunu da çok iyi biliyoruz." dedi. Bursa’da 8 binden fazla imalatçı KOBİ’nin şehir içinde sıkışmış, lojistik imkanları yetersiz alanlarda üretim mücadelesi verdiğine dikkat çeken Burkay, KOBİ OSB projesine gösterilen yoğun ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Burkay, "Daha projenin duyurulmasının üzerinden iki hafta bile geçmeden 2 bin 500’ün üzerinde başvuru aldık. Bu ilgi, Bursa’daki KOBİ’lerimizin modern üretim alanlarına duyduğu ihtiyacı ve projemizin ne kadar doğru bir noktaya temas ettiğini açıkça ortaya koyuyor. Allah’ın izniyle bu kentte üretimin, istihdamın ve ihracatın yükünü sırtlayan hiç kimsenin enerjisini depo peşinde, arsa arayışında heba ettirmeyeceğiz" diye konuştu. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, konuşmasında Oda organ seçimlerinin 1 Ekim 2026’da gerçekleştirileceğini açıkladı. Seçimlerin, üyelerin iradesinin sandığa yansıdığı, ortak aklın tazelendiği ve Bursa iş dünyasının geleceğine yön veren en önemli demokratik süreçlerden biri olduğunu belirten Burkay, "Bu nedenle 1 Ekim’i bir ayrışma günü olarak değil Bursa iş dünyasının ortak geleceğine hep birlikte sahip çıktığı bir demokrasi günü olarak görüyoruz. İnanıyorum ki 1 Ekim’den çıkacak en büyük güç de yine birliğimiz, beraberliğimiz, istişare kültürümüz ve ortak aklımız olacaktır" diye konuştu. Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa’nın güçlü üretim altyapısı, sanayi kapasitesi ve ekonomik potansiyeliyle Türkiye’nin kalkınmasında öncü şehirlerden biri olduğunu belirterek, "Geniş üretim yapımız, güçlü sanayi altyapımız ve sahip olduğumuz potansiyel Bursa’yı Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda daha güçlü yarınlara taşıyacak önemli bir imkandır. Bursa’nın üretim gücünü daha da ileriye taşıyacak her türlü çalışmayı kıymetli buluyor, destekliyoruz" dedi. Açılış konuşmalarının ardından iş dünyası temsilcileri Bakan Bayraktar’a sektörel talep ve önerilerini iletti. Program hediye takdimi ile sona erdi.

Kocaeli'deki her 10 Trendyol satıcısından 6'sı e-ihracat yapıyor Haber

Kocaeli'deki her 10 Trendyol satıcısından 6'sı e-ihracat yapıyor

Türkiye'nin önemli sanayi ve üretim üslerinden Kocaeli, e-ihracatla dış pazarlardaki varlığını güçlendiriyor ve kent yalnızca bir sanayi merkezi değil, aynı zamanda önemli bir e-ihracat merkezi haline geliyor. Trendyol verilerine göre, kentteki satıcıların yüzde 58'i aktif olarak e-ihracat yaparken, Kocaeli'nin e-ihracat siparişleri son bir yılda yüzde 65 arttı. Sanayi ve üretim kapasitesiyle öne çıkan Kocaeli'nin e-ihracat performansı, kentteki işletmelerin dijital kanallar aracılığıyla geleneksel üretim pazarlarının ötesine geçerek farklı coğrafyalara ulaştığını gösteriyor. Trendyol verilerine göre, Kocaelili satıcıların platformda toplam e-ihracat satış hacminin yüzde 21'i Körfez ülkelerinden, yüzde 11'i ise Doğu Avrupa pazarlarından geliyor. En fazla ürün gönderilen ülkeler Romanya, Suudi Arabistan, Yunanistan, Bulgaristan ve Birleşik Arap Emirlikleri olarak sıralanıyor. Platform üzerinden satış yapan Kocaelili satıcıların yüzde 58'i ürünlerini yurt dışındaki müşterilerle buluşturdu. Her 10 Trendyol satıcısından 6'sının küresel pazarlara eriştiği kentin e-ihracat siparişleri son bir yılda yüzde 65'in üzerinde arttı. Kocaeli, e-ihracatta Türkiye genelinde 5'inci sırada yer alıyor. Yurt dışı satışlarında moda ve tekstil ürünlerinin ağırlığı dikkat çekerken, t-shirt ve sweatshirt ilk sıralarda yer alıyor. Yastık, pijama takımı, çorap, pantolon, kemer, elbise, kazak ve etek de Kocaelili satıcıların e-ihracatında öne çıkan ürünler arasında bulunuyor. Sanayi kentinin e-ticaret ekosistemi büyüyor E-ihracatta olduğu gibi iç pazarda da Kocaeli'nin üretim gücü platformdaki satış verilerine yansıyor. Kocaelili satıcılar iç pazarda 10,9 milyon sipariş hacmine ulaşırken, platformda satış yapan Kocaelili işletmelerin sayısı son bir yılda yüzde 17 arttı. Kentten en fazla sipariş veren illerin başında İstanbul, Ankara ve İzmir gelirken; Bursa, Antalya ve Kocaeli de ilk sıralarda yer alıyor. Adana, Mersin, Konya ve Muğla ise Kocaelili satıcılardan yoğun alışveriş yapılan diğer şehirlerarasında bulunuyor. Kocaeli'nin ekonomik gücü yalnızca sanayi üretiminden değil, farklı sektörlere yayılan üretim ve ticaret çeşitliliğinden de besleniyor. E-ticaret verileri, kentin bu çeşitliliğinin Türkiye genelindeki tüketici talebine güçlü biçimde yansıdığını ortaya koyuyor. Bahçe ve ev bakım, temizlik ve hijyen, sağlıklı yaşam ve anne-bebek kategorilerinde güçlü satış paylarına ulaşan Kocaelili işletmeler; çiçek soğanı satışlarının yüzde 72'sinden fazlasını, cam ve parlak yüzey temizleyici satışlarının yüzde 50,3'ünü, çamaşır leke çıkarıcı satışlarının yüzde 40,5'ini, protein bar satışlarının yüzde 45'ini ve devam sütü satışlarının yüzde 50,3'ünü gerçekleştiriyor.

GUHEM Fen Lisesi'nde eğitim öğretim için geri sayım başladı... Haber

GUHEM Fen Lisesi'nde eğitim öğretim için geri sayım başladı...

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi’nde (GUHEM) hayata geçirilecek GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Fen Lisesi ile geleceğin bilim insanlarını yetiştireceklerini belirterek, "Buradaki en büyük hedefimiz yetenek madenciliği yapmak. Farklı düşünen, farklı bakan ve araştıran gençlerimizi erken yaşta keşfederek ülkemizin uzay ve havacılık alanındaki dönüşümüne hazırlayacağız" dedi. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası tarafından hayata geçirilen Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi, Türkiye’nin uzay ve havacılık alanındaki nitelikli insan kaynağını geliştirecek yeni bir eğitim modeline ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Milli Eğitim Bakanlığı ile yapılan protokol kapsamında GUHEM bünyesinde kurulan GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Fen Lisesi, 48 öğrenciyle eğitim - öğretim sürecini başlatmaya hazırlanıyor. Hazırlık sınıfının ardından dört yıllık eğitim verilecek okulda öğrenciler; burs, barınma ve uluslararası gelişim programlarıyla desteklenecek. Türkiye’nin uzay ve havacılık vizyonuna eğitim, deneyim ve uluslararası iş birlikleriyle katkı sunan GUHEM’in artık yeni bir döneme girdiğini ifade eden BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, merkezin müze ve deneyim alanının ötesine geçerek güçlü bir akademik yapıya kavuştuğunu söyledi. İbrahim Burkay, "Büyük bir hayal olarak hayata geçirdiğimiz GUHEM, bugün hem bir müze hem bir deneyim merkezi hem de akademik bir yuva konumuna geldi" dedi. "Türkiye’nin uzay misyonunun en önemli merkezlerinden biri" GUHEM’in kendi alanında Türkiye’de tek, dünyada ise ilk beş merkez arasında bulunduğunu belirten Başkan Burkay, "Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezimizi 2020 yılında hayata geçirdik. Bugün kendi alanında Türkiye’deki tek uzay ve havacılık eğitim merkezi, aynı zamanda dünyada da ilk beş merkez arasında yer alıyor. Uluslararası uzay ve havacılık merkezleriyle anlaşmalar ve iş birlikleri yürüttüğümüz GUHEM, Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu uzay misyonunun en önemli merkezlerinden biri. GUHEM, aynı zamanda Türkiye Uzay Ajansı’nın en önemli işbirliği kuruluşları arasında." dedi. Merkezin güçlü bir eğitim altyapısına sahip olduğunu kaydeden Burkay, "GUHEM’i her yıl bir milyonun üzerinde ziyaretçimiz geziyor. Kimya, biyoloji ve fizik laboratuvarlarımız dünya çapında çok kıymetli bir altyapı sunuyor. Milli Eğitim Bakanlığımızla yaptığımız protokolle şimdi bu güçlü yapıyı akademik eğitimle tamamlıyoruz" ifadelerini kullandı. "En büyük hedefimiz yetenek madenciliği" Türkiye’nin son 15 yılda sanayi, üretim ve özellikle savunma sanayisinde önemli bir değişim ve dönüşüm süreci yaşadığını ifade eden Başkan Burkay, bu kazanımların nitelikli insan kaynağıyla daha ileriye taşınacağını söyledi. GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Fen Lisesi’nin 48 öğrenciyle eğitim-öğretim dönemine başlayacağını açıklayan Burkay, Türkiye’nin sanayi, üretim ve savunma sanayisindeki kazanımlarının nitelikli insan kaynağıyla daha ileriye taşınacağını vurgulayarak, "Gerçek anlamda bağımsızlığa ulaşmak için sanayide, üretimde ve savunmada güçlü olmanız gerekiyor. Bunun için insan kaynağımızı da geleceğin ihtiyaçlarına göre hazırlamalıyız. Toplumda farklı düşünen, farklı bakan ve araştıran gençlerimizi özel programlarla buluşturmalı; onların yeteneklerini ülkemizi dönüştürecek ve sıçratacak alanlarda değerlendirmeliyiz" açıklamasında bulundu.

Mimar ve Mühendisler Grubu'ndan BTSO'nun 2030 Vizyonuna Destek Haber

Mimar ve Mühendisler Grubu'ndan BTSO'nun 2030 Vizyonuna Destek

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa'nın Türkiye ekonomisindeki stratejik rolüne dikkat çekti. Burkay, "Bursa'nın durması, Türkiye ekonomisinin kalbinin durması anlamına gelir. Ortaya koyduğumuz 2030 Vizyonu ile Bursa'yı üretim ve ticarette çok daha güçlü bir geleceğe taşımaya devam edeceğiz." dedi. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Mimar ve Mühendisler Grubu tarafından "Bursa Sanayisinin Geleceği ve Küresel Rekabet Gücü" başlığıyla düzenlenen çalışma toplantısına konuk oldu. MÜSİAD Bursa Şubesi ev sahipliğinde gerçekleşen buluşmaya MMG Bursa Şubesi Başkanı Ahmet Ercan Kızılcık ve yönetim kurulunun yanı sıra MÜSİAD Bursa Şubesi Başkanı Alparslan Şenocak, Birlik Vakfı Bursa Şubesi Onursal Başkanı Mustafa Bayraktar, TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Başkanı Ali Faruk Çolak, MMG önceki dönem başkanları ile çok sayıda sektör temsilcisi katıldı.BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, konuşmasında Bursa'nın ekonomik dönüşümüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Mimar ve mühendislerin şehirlerin geleceğinin şekillenmesinde önemli bir sorumluluk üstlendiğini belirten Burkay, "Dünya hayatı kısa, geride bıraktığınız eserler önemli. Eser bırakma anlamında en önemli mesleklerden birini icra ediyorsunuz. Bu nedenle sizlerle bir araya gelmekten büyük mutluluk duyuyorum. Vizyonumuzu en iyi anlayacak topluluklardan birinin mimar ve mühendisler olduğunu düşünüyorum. dedi. "Bursa Türkiye ekonomisinin kalbidir" BTSO olarak 2013 yılında bir hayalle yola çıktıklarını belirten Burkay, "Bizim Bursa'yla ilgili bir hayalimiz vardı, öyle yola çıktık. İlkelerimiz vardı, hedeflerimiz vardı. ‘Bursa büyürse Türkiye büyür' dedik. Peki Bursa durursa ne olur? Bunun bedelleri çok ağır. Çünkü Bursa'nın durması, Türkiye ekonomisinin kalbinin durması anlamına gelir. Her ekonominin bir zenginlik kaynağı, bir merkezi vardır. Bütün organlarımız çok kıymetlidir ama kalp durduğunda sistem çöker. Amerika'da Kaliforniya 50 eyalet içerisinde ekonominin kalbidir. Almanya'da teknoloji üretiminde ve ihracatta Baden-Württemberg Almanya'nın zenginlik merkezidir. Bursa da Marmara Havzası'nın zenginlik merkezidir." ifadelerini kullandı. Marmara Havzası'nın Türkiye ekonomisindeki ağırlığına dikkat çeken Burkay, "Türkiye'nin yaklaşık 280 milyar dolarlık ihracatının yüzde 60'ı bu bölgede gerçekleşiyor. Bursa ise tamamen sanayi ürünleriyle ihracat yapan, üreten bir şehir. Re-export odaklı bir ihracat yapımız yok. Kilogram başına ihracat değerimiz 4 dolar. Yaklaşık 20 milyar dolarlık ihracatımız ve 5 milyar dolarlık dış ticaret fazlamız var. Türkiye'nin kronik problemi dış ticaret açığı. Bursa gibi 10 şehir olsa Türkiye'nin dış ticaret açığı problemi kalmaz. Bursa bu yüzden çok kıymetli." ifadelerini kullandı. "Yöneticiler Vizyoner Olmalı, Dünyayı Doğru Okumalı" Bursa'da görev yapan yönetici kadroların dünyayı doğru okuması gerektiğini vurgulayan Burkay, "Bursa'da yöneticilik yapanların vizyonsuz olma lüksü yok. Bir bireyin vizyonsuz olması kendisine zarar verir ama yönetici kadroların mutlaka vizyon sahibi olması ve dünyayı iyi okuması gerekir. Sadece kendi coğrafyanızın özelliklerini bilerek değil dünyayı doğru okuyarak hareket etmelisiniz. Aksi halde kaynaklarınızı verimli kullanamaz, nafile çabalar içerisinde kalırsınız." dedi. BTSO olarak ortaya koydukları hedefleri büyük ölçüde hayata geçirdiklerini belirten Burkay, "Biz yola çıkarken 16 hedef belirlemiştik. Bugün 60'tan fazla projeyi hayata geçirdik. Şimdi önümüzde Bursa'yı daha ileri bir ekonomik seviyeye taşıyacak yeni bir dönem var. TEKNOSAB ekosisteminde planladığımız projeler ile Bursa'nın Türkiye Yüzyılı'na imzasını atmayı hedefliyoruz. Mimar ve Mühendisler Grubumuza 2030 Vizyonumuza destekleri için teşekkür ediyorum." diye konuştu. Başkan Burkay ayrıca yaptığı sunumda Türkiye'nin ilk entegre KOBİ ekosistemine ilişkin bilgiler paylaştı. "2030 vizyonu sunumu heyecan verici" MMG Bursa Başkanı Ahmet Ercan Kızılcık, BTSO'nun 2030 vizyonu kapsamında hayata geçirdiği projeler ile gelecek dönem hedeflerini içeren sunumdan çok etkilendiğini belirterek, ortaya konulan vizyonun Bursa ve Türkiye açısından önemine dikkat çekti. Sunumu iki gün önce izleme fırsatı bulduğunu ifade eden Kızılcık, "Tek kelimeyle hayran kaldım. Uzun bir dizinin sonraki sezonunun fragmanını izlemek gibi. Aslında gördüğümüz şey, 13 yıllık bir birikimin ardından önümüzdeki döneme ilişkin güçlü bir gelecek fotoğrafı." dedi. 13 yılda 60'tan fazla proje BTSO'nun son 13 yılda 60'tan fazla projeyi hayata geçirmesinin önemine değinen Ahmet Ercan Kızılcık, bu dönemin 15 Temmuz, pandemi, 6 Şubat depremleri ve ağır ekonomik krizler gibi çok önemli sınamalardan geçilerek tamamlandığını hatırlattı. Kızılcık, "Bütün bu zorlu süreçlere rağmen Bursa büyüdü, Türkiye büyüdü. Döviz kurlarının yükseldiği, ekonominin ciddi sınamalardan geçtiği bir dönemde Bursa'nın üretim ve ihracat kapasitesini artırması çok önemli bir başarıdır." diye konuştu. "Bursa büyürse Türkiye büyür" sözünün bu tabloyu özetlediğini belirten Kızılcık, Bursa'nın İstanbul ve Kocaeli ile birlikte Türkiye'nin üretim ve ihracat gücünün en önemli merkezlerinden biri olduğunu ifade etti. Kızılcık, "Bursa, İstanbul ve Kocaeli ekseninde gerçekleştirilen ihracat Türkiye'nin toplam ihracatının yaklaşık üçte ikisine karşılık geliyor. Bu, son 15 yılda ortaya çıkan çok önemli bir ekonomik güç. Dolayısıyla Bursa'nın büyümesi, Türkiye'nin büyümesi açısından doğrudan karşılık buluyor." ifadelerini kullandı. "Bursa durursa Türkiye durur" Önümüzdeki dönemde mühendislik ve mimarlık camiasının da bu vizyonun önemli bir parçası olması gerektiğini vurgulayan Kızılcık, "MMG olarak teknolojinin tasarımından şehirlerin planlanmasına, binaların yapılmasından üretim süreçlerine kadar işin hem fikri hem de uygulama tarafında varız. Bursa'nın ortaya koyduğu bu vizyona, başkanımızın tecrübesi ve vizyonuyla birlikte katkı sunmak istiyoruz." dedi. Bursa'nın ortaya koyduğu modelin Anadolu'nun tamamına yayılmasının Türkiye'nin kalkınmasına önemli katkı sağlayacağını dile getiren Kızılcık, "Biz Bursa olarak büyüyoruz. Ancak burada ortaya çıkan birikimi ve tecrübeyi Anadolu'ya örnek olacak şekilde daha geniş bir büyüme hikâyesine dönüştürmemiz gerekiyor. Başkanımız gibi tecrübeli ve vizyoner insanların sayısının artması, bu vizyonun Anadolu'ya yayılması ve Türkiye ölçeğinde daha güçlü bir karşılık bulması gerekiyor." diye konuştu. Kızılcık, "Bursa büyürse Türkiye büyür diyoruz ancak Bursa durursa Türkiye ne olur? Bursa'nın durmasını istemiyoruz. Çünkü Bursa durursa Türkiye durur. Bu nedenle ortaya konulan vizyonu ve gelecek hedeflerini çok değerli buluyor, bu sürece katkı sunmaya hazır olduğumuzu ifade ediyoruz." sözleriyle tamamladı.

Orhangazi TSO’nun 100. yılına özel görkemli gece: Ekonomiye değer katanlar ödüllendirildi Haber

Orhangazi TSO’nun 100. yılına özel görkemli gece: Ekonomiye değer katanlar ödüllendirildi

Orhangazi Ticaret ve Sanayi Odası’nın (TSO) kuruluşunun 100’üncü yılı, ilçenin ekonomik hayatına yön veren iş insanları ve firmaların onurlandırıldığı özel bir törenle kutlandı. Gecede üretimden ihracata, yatırımdan istihdama kadar birçok alanda Orhangazi’nin gelişimine katkı sunan kişi ve kuruluşlara ödülleri verildi. Orhangazi TSO’nun bir asrı geride bırakması dolayısıyla Hektaş Çiftliği toplantı salonunda düzenlenen "100. Yıl Ödül Töreni", iş dünyasının önemli isimlerini bir araya getirdi. Programa TOBB Başkan Yardımcısı Şekib Avdagiç’in yanı sıra Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Orhangazi TSO Yönetim Kurulu Başkanı Erol Hatırlı, Orhangazi Kaymakamı Zafer Karamehmetoğlu, Orhangazi Belediye Başkanı Bekir Aydın, milletvekilleri, Bursa ve Orhangazi protokolü, oda ve borsa başkanları, kamu kurumlarının temsilcileri, sanayiciler, iş insanları ve çok sayıda davetli katıldı. Bir asırlık ekonomik yolculuk ekrana taşındı Törenin dikkat çeken bölümlerinden biri, Orhangazi TSO’nun kuruluşundan bugüne geçirdiği süreci anlatan tanıtım filminin gösterimi oldu. 1926 yılında başlayan oda tarihinin ele alındığı filmde, Cumhuriyet’in ilk dönemlerinden itibaren Orhangazi’de yaşanan ekonomik değişim ve dönüşüm, ilçenin bugün ulaştığı sanayi ve ticaret yapısıyla birlikte anlatıldı. İlçenin ekonomik gelişiminde iz bırakan kişi ve firmaların da anıldığı gecede, farklı kategorilerde başarı gösterenlere ödülleri takdim edildi. Üretim, yatırım, ihracat ve istihdamın yanı sıra Ar-Ge ve inovasyon ile girişimcilik alanlarında öne çıkan isimler ödüllerini aldı. Ödüllerin, yalnızca ticari başarıların karşılığı olmadığı, aynı zamanda Orhangazi’nin büyümesine ve kalkınmasına katkı sağlayan kişi ve kuruluşlara yönelik bir vefa göstergesi olduğu vurgulandı. Avdagiç: "Orhangazi çok güçlü bir şehir" Gecede konuşan TOBB Başkan Yardımcısı Şekib Avdagiç, Orhangazi’nin Türkiye ekonomisindeki ağırlığına dikkat çekti. İlçenin üretim ve ticaretteki gücünün yıllar içerisinde oluşan köklü bir kültürün sonucu olduğunu ifade eden Avdagiç, Orhangazi’nin Türkiye ekonomisine 2 milyar doların üzerinde katkı sağladığını belirtti. Orhangazi’nin doğrudan ihracatının 600 milyon doların üzerinde olduğunu kaydeden Avdagiç, ithalatla birlikte ilçenin dış ticaret hacminin 1 milyar doları aştığını söyledi. Avdagiç, "İstihdamı, üretimi, ihracatı, ithalatı, ticaretiyle çok güçlü bir şehir. Ticaret ve üretim Orhangazililerin alın yazısı, damarlarında dolaşan kan gibi. Asırlık çınar olmak hiç de kolay değil. Güven, istikrar ve köklü bir gelenek olmak gerekir. Tüccarın, sanayicinin yanında durmak gerekir. Orhangazi’nin ekonomisiyle, istihdamıyla, ticaretiyle bunu başardığını görüyoruz" dedi. Burkay: "Bursa’nın medarı iftiharı" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ise Bursa’nın dış ticaret performansına değindi. Bursa’nın 20 milyar doları aşan ihracatının yanı sıra 16 milyar dolarlık ithalat gerçekleştirdiğini belirten Burkay, kentin toplam dış ticaret hacminin 36 milyar dolar seviyesinde bulunduğunu ifade etti. Orhangazi’nin de bu ekonomik yapının önemli parçalarından biri olduğunu dile getiren Burkay, ilçenin yalnızca sanayisiyle değil, tarımı, turizmi ve özel endüstri bölgeleriyle de Bursa ekonomisine değer kattığını söyledi. Orhangazi’de faaliyet gösteren şirketlerin özellikle ihracat alanında ortaya koyduğu performansa dikkat çeken Burkay, ödül alan firmaların başarılarını kutlayarak, "Bugün de bu şirketlerin ödül ve gurur gecesi. Dereceye giren şirketleri kendim adına, ülkem adına tebrik ediyorum" dedi. İkinci yüzyılın hedefi dijital dönüşüm ve yüksek katma değer Orhangazi TSO Yönetim Kurulu Başkanı Erol Hatırlı da gecede odanın 100 yıllık geçmişinin yanı sıra gelecek hedeflerini anlattı. Hatırlı, 100’üncü yılın yalnızca geride kalan bir asrın kutlanması anlamına gelmediğini, aynı zamanda odanın ikinci yüzyılına güçlü bir başlangıç olduğunu belirtti. Bir kurumun asırlık olmasının tek başına yeterli olmadığını ifade eden Hatırlı, asıl önemli olanın bu birikimi geleceğe taşıyabilmek olduğunu söyledi. Orhangazi’de bir asır önce yakılan üretim ve ticaret meşalesinin bugün daha güçlü şekilde sürdüğünü dile getirdi. Hatırlı, önümüzdeki dönemde dijital dönüşüm, yapay zeka, sürdürülebilir üretim ve yüksek katma değerli ekonomi başlıklarına ağırlık vereceklerini açıkladı. Orhangazi’nin yatırım ve üretim kapasitesinin artırılması, ilçedeki işletmelerin rekabet gücünün yükseltilmesi ve ekonomik potansiyelin ulusal ve uluslararası alanda daha görünür hale getirilmesi için çalışmaların devam edeceğini belirten Hatırlı, 100 yıllık geçmişin ortak bir başarı ve dayanışma hikayesi olduğunu söyledi. Hatırlı, "Geride bıraktığımız yüzyıl başarı hikayesinin, ortak aklın ve dayanışmanın ortak mirasıdır. Bu mirası gelecek kuşaklara güçlü bir şekilde emanet etmenin bilincindeyiz" diye konuştu. Programda Orhangazi Kaymakamı Zafer Karamehmetoğlu ile Orhangazi Belediye Başkanı Bekir Aydın da konuşma yaptı. Konuşmaların ardından farklı kategorilerde ödüle layık görülen kişi ve firmalara plaketleri takdim edildi. Tören, ödül sahiplerinin toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.