Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Sanayi

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Sanayi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sanayi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BUİKAD’DAN ULUSLARARASI AÇILIM Haber

BUİKAD’DAN ULUSLARARASI AÇILIM

Bursa İş Kadınları ve Yöneticileri Derneği’nin (BUİKAD) uluslararası iş birliklerini güçlendirme vizyonu doğrultusunda Türkiye ile Pakistan arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine katkı sağlayacak ‘BUİKAD–FPCCI İş Konseyi’ protokolü imzalandı. Konsey; iş kadınları, ticaret ve sanayi odaları, kadın oda ve borsa yöneticileri, kadın girişimcilerin uluslararası pazarlara açılması, mesleki eğitim, yeşil enerji, üniversite-sanayi iş birliği ve ekonomik diplomasi alanlarında BUİKAD ile FPCCI arasında düzenli, izlenebilir ve sonuç odaklı bir iş birliği mekanizması oluşturmak amacını hedefliyor. Holiday Inn Bursa City Centre Otel’de gerçekleştirilen toplantıda, Pakistan Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu (FPCCI) Başkan Yardımcısı Qurrat Ul Ain ile Pakistan’ın Türkiye Fahri Yatırım Müşaviri Ahmet Khan, BUİKAD Başkanı Zuhal Aslı Saka ve dernek yönetimi ile bir araya geldi. Toplantıda, iki ülke arasında ticaret, yatırım ve stratejik iş birliklerinin geliştirilmesine yönelik fırsatlar kapsamlı şekilde ele alındı. Görüşmede, BUİKAD üyeleri faaliyet gösterdikleri sektörler hakkında bilgi verirken, derneğin kadın girişimciliğini destekleyen çalışmaları, uluslararası projeleri ve yeni dönem hedefleri de konuklarla paylaşıldı. Toplantının en önemli gündem maddesini ise Türkiye ile Pakistan iş dünyası arasında kalıcı ve sürdürülebilir iş birliklerinin hayata geçirilmesi oluşturdu. Bu kapsamda, iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin kurumsal bir zeminde geliştirilmesini amaçlayan bir iş birliği protokolü imzalandı ve BUİKAD–FPCCI İş Konseyi kuruldu. Hayata geçirilen İş Konseyi'nin, karşılıklı yatırım olanaklarının artırılmasına, kadın girişimcilerin uluslararası pazarlara açılmasına ve ortak projelerin geliştirilmesine önemli katkılar sunması hedefleniyor. BUİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Zuhal Aslı Saka, uluslararası iş birliklerinin yalnızca ticari ilişkileri değil, kültürel ve kurumsal bağları da güçlendirdiğine dikkat çekerek, "Kadın girişimcilerin küresel ölçekte daha güçlü bir şekilde temsil edilmesini önemsiyoruz. Pakistan ile kurduğumuz bu yeni iş birliği, üyelerimize yeni pazarlar ve yatırım fırsatları sunarken, iki ülke arasında uzun soluklu ekonomik ortaklıkların gelişmesine de katkı sağlayacaktır. BUİKAD olarak uluslararası platformlarda kadınların iş dünyasındaki etkinliğini artırmaya ve sürdürülebilir ekonomik köprüler kurmaya kararlılıkla devam edeceğiz" dedi. Pakistan Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu (FPCCI) Başkan Yardımcısı Qurrat UI Ain ise, "Türkiye ile iş birliğine büyük önem veriyoruz. Türkiye ile Pakistan arasında, özellikle ihracat, yatırım ve sanayi alanlarında önemli iş birliği fırsatları bulunuyor. En büyük potansiyelin ise, geleneksel tarım anlayışıyla üretimini sürdüren Pakistan’ın endüstriyel dönüşüm sürecinde, Türk yatırımcıların bilgi birikimi ve tecrübeleriyle katkı sağlamasında olduğuna inanıyoruz. İmzaladığımız bu iş birliği protokolünün, kadın girişimciler ve iş insanları arasındaki uluslararası dayanışmayı ve ortak projeleri güçlendireceğine inanıyor, bu değerli girişim için BUİKAD’a teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu. Toplantının sonunda Başkan Zuhal Aslı Saka tarafından konuklara Bursa'nın tarihi ve kültürel mirasını yansıtan hediyeler takdim edildi.

TÜGİAD Bursa'dan İSO 500 gururu Haber

TÜGİAD Bursa'dan İSO 500 gururu

İSO 500 listesinde TÜGİAD Bursa Şubesi üyesi firmalardan Tofaş 21’inci, Sütaş 46’ncı, Beyçelik Gestamp 124’üncü, Coşkunöz Holding 146’ncı, Bu Piliç 251’inci, Almaxtex Tekstil 262’nci, Uludağ İçecek 297’nci, Beyçelik Gestamp 313’üncü, Kula Yağ 328’inci ve TKG Otomotiv 447’nci sırada yer aldı. Bursa sanayisinin son bir yılda önemli bir büyüme kaydettiğini ortaya koyan araştırmada, 2024 yılında Bursa Ticaret ve Sanayi Odası ile ilçe odalarına kayıtlı 25 firma İSO 500 listesinde yer alırken, 2025 yılında bu sayı 31’e yükseldi. Söz konusu artış, Bursa’nın üretim, ihracat ve katma değerli sanayideki güçlü konumunu bir kez daha gözler önüne serdi. BAŞKAN KAHVECİ’DEN TEBRİK MESAJI TÜGİAD Bursa Şubesi Başkanı Kerem Kahveci, İSO 500 listesinde yer alan üye firmaları tebrik ederek, “İSO 500 listesinde yer alan 10 üyemizle gurur duyuyoruz. Bu başarı, yalnızca firmalarımızın değil, Bursa’nın köklü sanayi kültürünün, güçlü üretim altyapısının ve nitelikli insan kaynağının bir sonucudur. Üretimden, yatırımdan ve ihracattan vazgeçmeyen tüm sanayicilerimizi kutluyorum” dedi. Bursa’nın son yıllarda sanayide önemli bir ivme yakaladığını vurgulayan Kahveci, “2024 yılında İSO 500’de 25 firmayla temsil edilen Bursa’nın, 2025 yılında 31 firmaya ulaşması şehrimizin üretim gücünün her geçen yıl daha da arttığını gösteriyor. Bu tablo, Bursa’nın Türkiye ekonomisindeki stratejik konumunu daha da güçlendirirken, sanayicilerimizin küresel rekabetteki başarısını da ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı. “BAŞARI HİKAYELERİNİN BÜYÜYEREK DEVAM EDECEĞİNE İNANIYORUM” Zorlu küresel ekonomik koşullara rağmen Bursa sanayisinin üretim, yatırım ve istihdamda kararlılığını koruduğunu belirten Kerem Kahveci, “Bursa; otomotivden tekstile, gıdadan makine ve metal sanayine kadar birçok sektörde yüksek katma değer üreten, ihracat odaklı yapısıyla Türkiye’nin kalkınmasına yön veren şehirlerin başında geliyor. Önümüzdeki dönemde de sanayicilerimizin azmi ve girişimcilerimizin vizyonuyla Bursa’nın başarı hikâyesinin büyüyerek devam edeceğine inanıyoruz” diye konuştu.

BAŞARILARLA DOLU 25 YIL Haber

BAŞARILARLA DOLU 25 YIL

‘Geleceğe İz Bırakmak’ temasıyla düzenlenen etkinlikte, NOSAB’ın 25 yıllık gelişim yolculuğu ve bölge sanayisine kattığı değer geceye damgasını vurdu. Kutlama programı Bursa Büyükşehir Belediye eski Başkanlarından Erdem Saker, organize sanayi bölgelerinin temsilcileri ve yöneticileri, bölge sanayicileri ile Bursa iş dünyası temsilcilerinin yoğun katılımıyla gerçekleşti. NOSAB’dan anlamlı duyarlılık ‘Gelece İz Bırakan 25 Yıl’ temasıyla gerçekleştirilen gecenin geliri DMD hastalığıyla mücadele eden Yağız Efe Erim'in kampanyasına bağışlanacak. Ayrıca etkinliğe katılan tüm konuklar adına TEMA Vakfı'na fidan bağışı yapıldı. Gecenin sunuculuğunu NİLSİAD & NOSAB bursiyeri üç öğrenci üstlendi. Etkinliğin açılışında konuşan NOSAB Yönetim Kurulu Başkanı Erol Gülmez, NOSAB’ın çeyrek asır boyunca üretim ve istihdama sağladığı katkıyla, ekonomiye önemli düzeyde katma değer oluşturduğunu söyledi. 25 yıl önce çıktıkları yolda rant amaçlı sanayici olmayacakları sözünü verdiklerini belirten Gülmez, nihai hedeflerinin çevreye duyarlı, sosyal projeler gerçekleştiren sanayici profili oluşturmak olduğunu vurguladı. Çevreye duyarlı üretim NOSAB’ın bugün geldiği konum itibarıyla bu hedeflerini gerçekleştirmiş olmanın mutluluğunu yaşadıklarını vurgulayan Gülmez, “Çevreye duyarlı üretim ve yaşadığı topluma değer katan sanayi bölgesi kimliği ile diğer sanayi bölgelerine de örnek teşkil etmenin onuru içerisindeyiz. NOSAB’ın bugünlere gelmesinde büyük emekleri bulunan Kurucu Başkanımız sayın Yalçın Aras’a huzurlarınızda teşekkür ediyorum” diye konuştu. NOSAB Kurucu Başkanı ve NOSAB Sanayici ve İş İnsanları Derneği (NİLSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Aras da konuşmasında, NOSAB’ın ekonomik potansiyeline değindi. 22 bin istihdam 2 milyar dolarlık ihracat NOSAB’da 22 bini aşkın kişinin istihdam edildiğini belirten Aras, “28 yıl önce bir grup idealist arkadaşımla çıktığımız yolda, bugün, ulaştığımız örnek konumun onurunu yaşıyoruz. Altyapısını oluşturduğumuz organize sanayi bölgemiz bugün 2 milyar doları aşkın ihracatıyla, çevreci üretimin seçkin örneklerini sunuyor. NOSAB’a gelen her yönetim, bir önceki yönetimden devraldığı hizmet bayrağını, çok daha ileri noktalara taşıdı. Yeri gelmişken, yakın tarihte aramızdan ayrılan değerli büyüğüm Ahmet Şükrü Gündoğdu’yu da rahmetle anıyorum. Kendisiyle, NOSAB’ın yönetiminde görev almış olmanın onurunu yaşadım. Yine şahsıma yönelik teveccüh dolu sözlerinden dolayı NOSAB Yönetim Kurulu Başkanımız Erol Gülmez’e de teşekkür ediyorum” diye konuştu. NOSAB’dan ekonomiye büyük katkı Bursa Büyükşehir Belediye Eski Başkanlarından Erdem Saker de konuşmasında NOSAB’ın üretimi, istihdamı ve ihracatıyla ülke ekonomisine önemli düzeyde katma değer sağladığını vurguladı. NOSAB’ın elde ettiği başarıdan dolayı büyük mutluluk duyduğunu ifade eden Saker, Devlet Su İşleri (DSİ) Bölge Müdürlüğü yaptığı yıllarda, NOSAB’ın kuruluş sürecine katkıda bulunmuş olmaktan duyduğu mutluluğu da sözlerine ekledi. ‘Geleceğe İz Bırakan Firmalar’ Konuşmaların ardından ‘Geleceğe İz Bırakan Firmalar’ ödül törenine geçildi. Buna göre; Kadın Gücü Ödülü ‘HPA Plastik Metal Yedek Parça Kalıp Sanayi ve Tic. Ltd. Şti.’ne, Geleceğe Yatırım Ödülü ‘Autoneum Erkurt Otom. Yan. San. Tic. A.Ş.’ye, Engelleri Aşanlar Ödülü ‘Akwel Bursa Turkey Otomotiv Anonim Şirketi’ne, Emeğin Kadınları Ödülü ‘Özgürmetal Kalıp Plastik Sanayi Ticaret A.Ş.’ye, Liderlikte Kadın Gücü Ödülü ‘Borçelik Çelik San. Tic. A.Ş.’ye, Farkındalık Elçisi Ödülü ‘Ficosa International Otomotiv San. ve Tic. A.Ş.’ye, Toplumsal Duyarlılık Ödülü ‘HPA Plastik Metal Yedek Parça Kalıp Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’ne, Eşitlik Farkındalığı Teşvik Ödülü ‘HB Plastik Boru ve Enjeksiyon San. Tic. Ltd. Şti.’ne, Spora Destek Ödülü ‘BLS Birleşik Lastik San Tic. A.Ş.’ye verildi. Gecede NOSAB’ın kuruluşundan itibaren emeği olan sanayici Ahmet Şükrü Gündoğdu anısına da Gençlere Destek Ödülü verildi. Ödülün sahipleri NİLSİAD’a en çok burs bağışında bulunan Gökçelik Çelik Eşya San Tic . A.Ş. ile Filiz Çelik Sanayi ve Tic. A.Ş. oldu. Geceye, Anadolu Ateşi Dans Topluluğu danslarıyla, Türk Sanat Müziği Sanatçısı Mustafa Keser de şarkılarıyla renk kattı.

Bursa'nın yeni ekonomi haritası şekillendi Haber

Bursa'nın yeni ekonomi haritası şekillendi

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa iş dünyası için müjde niteliğinde olan tarihi projeleri ilk kez kamuoyuyla paylaştı. Kentin üretim, ticaret, teknoloji ve lojistik altyapısını yeni nesil ekonomi vizyonuyla güçlendirecek projelerini Hilton Otel’de düzenlenen lansmanda paylaşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, BTSO’nun son 13 yılda kentin geleceğine yön veren güçlü bir dönüşüm hamlesini başarıyla hayata geçirdiğini ifade etti. Başkan Burkay, “Bursa’mızın yeni dönem ekonomi vizyonunu, birlikte kurduğumuz güçlü bir geleceğin adımlarını ve bu şehrin iş dünyasının ortak iradesini paylaşmak üzere bir aradayız. Bugün sizlerle sadece yeni hedefler değil; tamamlanmış, Bursa iş dünyasının gerçek ihtiyaçlarından doğmuş somut adımları paylaşıyorum.” dedi. “16 MAKRO PROJEDEN 60’TAN FAZLA DEV ESERE ULAŞTIK” BTSO’nun 25 Mart 2013’te “Bursa için hayalimiz var” diyerek çıktığı yolda 16 makro projeyle başlayan vizyonun bugün 60’tan fazla projeye ulaştığını hatırlatan İbrahim Burkay, bu projelerin her birinin Bursa’nın üretim, ihracat, teknoloji, eğitim, istihdam ve ticaret altyapısını güçlendiren kalıcı eserler olduğunu dile getirdi. Başkan Burkay, “Ne mutlu ki bugün; 60 bini aşkın üyemizin inancı ve desteğiyle, her bir üyemize dokunan, bu kentin ve ülkemizin ekonomi tarihine geçen 60’tan fazla dev eseri Bursa’mıza kazandırdık. Bugün gönül rahatlığıyla ifade edebiliriz ki Bursa, son 13 yılda 50 yıllık bir altyapı hamlesini gerçekleştirmiştir.” ifadelerini kullandı. Bu süreçte Türkiye’nin terör saldırılarından ekonomik dalgalanmalara, küresel krizlerden pandemiye ve asrın deprem felaketine kadar çok büyük sınamalardan geçtiğini hatırlatan Burkay, BTSO’nun her kriz döneminde üyeleriyle daha yakın temas kurarak çözüm üreten bir anlayışla hareket ettiğini söyledi. BURSA’NIN YENİ EKONOMİ HARİTASI ŞEKİLLENDİ BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Burkay, lansmanda Bursa’nın yeni ekonomi haritasının temel başlıklarını da kamuoyuyla paylaştı. Yeni dönemde TEKNOSAB KOBİ OSB, Organize Ticaret Bölgeleri, Gıda İhtisas OSB, inşaat sektörü için lojistik depolama alanları, Data Center Girişim Sermayesi Yatırım Fonu, TEKNOSAB Teknopark, Yapay Zeka Dönüşüm Merkezi ve Fidan Han gibi projelerin Bursa’nın büyüme modelinin ana unsurları olacağını belirten Burkay, bu projelerin üretimden ticarete, teknolojiden lojistiğe kadar bütüncül bir kalkınma yaklaşımının parçaları olduğunu kaydetti. İbrahim Burkay, “KOBİ’lerimizin büyümeye ihtiyacı var. Gıda sektörümüzün ihtisaslaşmış üretim alanına ihtiyacı var. İnşaat sektörümüzün düzenli üretim ve depolama alanlarına ihtiyacı var. Ticaret erbabımızın yeni, planlı ve güçlü ticaret bölgelerine ihtiyacı var. Sanayimizin lojistik güce, teknoloji altyapısına ve yeni nesil yatırım modellerine ihtiyacı var. Biz bu ihtiyaçları ayrı ayrı değil, Bursa’mızın yeni ekonomi haritasının parçaları olarak görüyoruz.” diye konuştu. KOBİ’LERE TARİHİ MÜJDE: TEKNOSAB KOBİ OSB HAYATA GEÇTİ Başkan Burkay, TEKNOSAB ekosisteminin sunduğu altyapı, lojistik, teknoloji ve yatırım avantajlarının artık KOBİ’lerle buluşacağını belirterek, KOBİ’lerin üretim alanı ihtiyacına cevap verecek projede kamu yararı onaylarının tamamlandığını ve kamulaştırma sürecinin başladığını açıkladı. İbrahim Burkay, TEKNOSAB KOBİ OSB’de nihai taleplerin kısa süre içinde toplanacağını duyurarak, projenin KOBİ’ler için yeni bir dönüşüm döneminin başlangıcı olacağını ifade ederek, “KOBİ OSB ile uzun yıllardır büyük bir heyecanla beklenen önemli bir yatırımı hayata geçirdik. Kamu yararı onaylarımız çıktı. Kamulaştırma sürecimiz başladı. Temmuz ve Ağustos aylarında nihai taleplerimizi toplayacağız. TEKNOSAB ekosisteminin sunduğu avantajlarla KOBİ’lerimiz için dönüşüm resmen başladı. KOBİ’lerimiz ve Bursa’mız için hayırlı olsun.” değerlendirmesinde bulundu. Projenin, Bursa’da küçük ve orta ölçekli işletmelerin daha planlı, güçlü ve rekabetçi üretim alanlarına kavuşması açısından tarihi bir adım olduğuna işaret eden Burkay, KOBİ’lerin yeni nesil sanayi altyapısı içinde büyümesinin Bursa ekonomisinin geleceği için kritik önemde olduğunu vurguladı. BTSO Başkanı İbrahim Burkay, ticaretin de sanayi gibi yeni nesil altyapıya, lojistik bağlantılara ve planlı gelişim bölgelerine ihtiyaç duyduğunu vurguladı. Bu kapsamda TEKNOSAB içinde Organize Ticaret Bölgesi projesinin de hazırlandığını, merkezin kurulacağı alanın belirlendiğini ve yakın zamanda taleplerin toplanacağını açıklayan Başkan Burkay, projenin Bursa ticaret erbabı için planlı, modern ve güçlü bir büyüme alanı oluşturacağını söyledi. Başkan Burkay, 2015 yılında projelendirilen ve Bursa’nın sektörel ihtiyaçlarına yanıt verecek Gıda İhtisas OSB ile inşaat sektörü için lojistik depolama alanlarının da yine TEKNOSAB’ın genişleme alanındaki bölgede yerlerinin belirlendiğini belirtti. Gıda sektörünün ihtisaslaşmış üretim alanlarına, inşaat sektörünün ise düzenli üretim ve depolama bölgelerine ihtiyaç duyduğunu ifade eden Burkay, bu projelerin sektörlerin verimliliğini, kapasitesini ve rekabetçiliğini artıracağını söyledi. TEKNOSAB’DA YATIRIM TUTARI 100 MİLYAR LİRAYA ULAŞACAK BTSO’nun en önemli vizyon projelerinden TEKNOSAB’ın Bursa’nın üretim gücünü büyüten stratejik bir yatırım olduğunu belirten İbrahim Burkay, bölgenin 3 yılda yatırıma hazır hale getirildiğini hatırlattı. TEKNOSAB’da 60 milyar liralık yatırımla 27 fabrikanın üretimde olduğunu aktaran Burkay, 2027 sonunda ise üretime geçen firma sayısının 52’ye ulaşacağını bildirdi. Burkay, TEKNOSAB’da toplam yatırım tutarının 100 milyar liraya çıkacağını, 2030 yılında ise tüm parsellerde üretim hedeflendiğini kaydetti. Burkay, TEKNOSAB Lojistik Teknopark’ın Bursa’da ortak akıl, ortak yatırım ve ortak kazancın en somut örneklerinden biri olduğunu söyledi. Küçük esnaftan sanayiciye kadar Bursa iş dünyasının aynı yatırımda buluştuğunu belirten Burkay, projede 650’den fazla yatırımcının yer aldığını, 75 milyon dolarlık yatırım gerçekleştirildiğini, Türkiye’nin en geniş katılımlı girişim sermayesi yatırım fonlarından birinin bu modelle hayata geçtiğini ifade etti. Burkay, projenin 210 milyon dolarlık yatırım bütçesine sahip olduğunu, döviz bazında yüzde 87, Türk lirası bazında ise yüzde 126 değer artışı sağladığını bildirdi. DATA CENTER, TEKNOPARK VE YAPAY ZEKÂ DÖNÜŞÜM MERKEZİ BTSO’nun yeni dönem vizyonunda dijital altyapı, veri ekonomisi, teknoloji geliştirme ve yapay zeka dönüşümü de önemli yer tutuyor. Başkan Burkay, dünya ekonomisinde üretim gücünün teknolojiyle, sanayi kabiliyetinin dijital dönüşümle, şehirlerin rekabet avantajının ise yapay zeka ve veri temelli yeni ekonomiyle belirlendiği bir döneme girildiğini söyledi. Bu kapsamda Data Center, TEKNOSAB Teknopark ve Yapay Zekâ Dönüşüm Merkezi projeleriyle Bursa’nın yeni nesil üretim ve dijital dönüşüm süreçlerine liderlik edecek bir konuma taşınmasının hedeflendiğini ifade eden Burkay, “Bursa; teknolojik gelişmeleri geriden takip eden değil, yeni nesil üretim, dijital dönüşüm ve yapay zekâ odaklı ekonomi sürecine doğrudan yön veren bir şehir olma iradesine sahiptir.” dedi. BTSO’nun Bursa’nın tarihi ticaret merkezlerine yönelik projelerine de değinen Burkay, Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi’nin kentin ticaret hafızasını ve kültürel kimliğini taşıyan en değerli merkezlerden biri olduğunu söyledi. Payitaht Çarşı projesiyle bu güçlü mirası korurken çarşı esnafını yeni dönemin ticaret anlayışına hazırlamayı hedeflediklerini belirten Burkay, eğitim ve gelişim programlarıyla esnafın kurumsal kapasitesini artırdıklarını, Dijital Dönüşüm Merkezi ile de işletmelerin dijitalleşme süreçlerine destek verdiklerini ifade etti. Payitaht Çarşı Alışveriş Günleri gibi organizasyonlarla bölgedeki ticari hareketliliği güçlendirdiklerini aktaran Burkay, mülkiyeti BTSO’ya ait İç Fidan Han ve Kubbeli Hal alanında da modern bir dönüşüm projesi hayata geçireceklerini açıkladı. Açık pazar, müze çarşı ve yaşayan han konseptiyle tarihi dokuyu ticari canlılıkla buluşturacak projeyle İç Fidan Han’a doğrudan erişim sağlanacağını vurgulayan Burkay, böylece hanların görünürlüğünün artırılacağını, bölgenin tarihi değerlerinin yeniden gün yüzüne çıkarılacağını ve çarşı üyelerinin en önemli taleplerinden biri olan erişilebilirlik ile ticari hareketlilik ihtiyacına güçlü bir çözüm sunulacağını kaydetti. Başkan Burkay, BTSO’nun yeni dönem vizyonunun merkezinde ortak akıl, güven, emek ve Bursa’ya inanma iradesinin bulunduğunu vurguladı. Bursa’nın gelecek yüzyılına güçlü bir ekonomi, planlı üretim alanları, yeni nesil teknoloji altyapısı ve yüksek rekabet gücüyle hazırlanmayı hedeflediklerini belirten Burkay, BTSO’nun 60 bini aşkın üyesinden aldığı güçle ortak aklın rehberliğinde çalışmaya devam edeceğini söyledi. Burkay, amaçlarının çocuklara daha güçlü bir ekonomi, daha itibarlı bir şehir ve daha büyük hedefleri olan bir Bursa bırakmak olduğunu belirterek, "Bugüne kadar nasıl ilkleri birlikte başardıysak, bundan sonra da aynı kararlılıkla, aynı heyecanla ve aynı inançla çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Bursa iş dünyasının cesaretine, hedef koyma iradesine ve başarma azmine inandıklarını ifade eden İbrahim Burkay, “Bu yolculukta her üyemizin emeği, katkısı ve desteği bizim için değerlidir. Bursa için çıktığımız bu yolda yine birlikte yürüyeceğiz. Üretimde, ticarette, teknolojide, ihracatta ve ortak yatırım hedeflerimizde aynı inançla hareket edeceğiz. Güçlü Bursa için omuz omuza verecek, şehrimizin ve ülkemizin kalkınma yolculuğuna hep birlikte değer katacağız. Birliğimiz daim, yolumuz açık olsun.” diye konuştu.

BUÜ’lü akademisyenler lise öğrencileriyle buluştu Haber

BUÜ’lü akademisyenler lise öğrencileriyle buluştu

Program kapsamında "Yapay Zeka Çağında Geleceğin Meslekleri ve Dijital Dönüşüm" başlıklı kapsamlı bir sunum gerçekleştiren BUÜ Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murtaza Cicioğlu, yapay zekanın tarihi gelişimini kurallara dayalı ilk dönemden kendi kendine öğrenen modern algoritmalara uzanan üç temel evre üzerinden aktardı. Teknolojinin insanlığa hükmedecek bir güç ya da korkulacak bir unsur olarak görülmesinin doğru olmadığını ifade eden Doç. Dr. Cicioğlu, yapay zeka sistemlerinin mühendislik çerçevesinde doğru kararlar vermeyi sağlayan birer "karar destek mekanizması" olarak kurgulandığını belirtti. Tıp, ziraat, eğitim ve sanayi gibi tüm bilim dallarında optimizasyon için bu teknolojilere ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Cicioğlu; geleceğin dünyasında hayatta kalabilmek adına gençlerin bilgi depolayan bireyler olmak yerine algoritmik, eleştirel ve sorgulayıcı düşünce yapısını benimsemeleri, veri okuryazarlığı ile temel programlama dillerine hakim olmaları ve projeler üzerinden kendilerini geliştirmeleri gerektiği tavsiyesinde bulundu. "Gelecekte en kıymetli şey insani değerler olacak" Yapay zekanın hayatın her alanına entegre olduğu bu dönüşüm sürecinde insani vasıfların önemine dikkat çeken BUÜ Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Umut Aydemir ise öğrencilere algoritmik düşünceyi geliştirirken robotlaşmaktan kaçınmaları gerektiği uyarısında bulundu. Yapay zekanın günümüzün karmaşık operasyonlarını kolaylaştıran modern bir hesap makinesi işlevi gördüğünü dile getiren Doç. Dr. Aydemir, makinelerin kendilerine sunulan bilgilerin ötesine geçemeyeceğini, insanı farklı kılan asıl unsurun ise Allah’ın bahşettiği ilham ve sezgisel sınırlar olduğunu aktardı. Günümüz dünyasında iyi insan olmak, çevreye fayda sağlamak, dil, matematik ve edebiyat becerilerini geliştirmenin yanı sıra sanatsal ve duygusal yönleri ihmal etmemenin önemine değinen Aydemir, bu alanlarda kazanılan yetkinliklerin mühendislik ya da tıp gibi hangi meslek seçilirse seçilsin yapılan işe doğrudan değer ve kıymet katacağını ifade etti. "Hayalin sınırı olmadığı için yapay zeka insanın önüne geçemez" Teknofest süreçlerinin ardından kendi fikirlerini bir girişim şirketine dönüştürerek sahaya adım atan Yazılım Mühendisi Ramazan Bozkır da teorik bilginin pratik alandaki ve sanayideki yansımalarını paylaştı. Basit sorunların yapay zekayla çözülmesinin artık sıradan bir işe dönüştüğünü ancak gerçek sahadaki problemlerin çok daha karmaşık dinamikler barındırdığını ifade eden Bozkır, endüstride veri mahremiyeti ve yüksek donanım maliyetleri gibi kısıtlarla karşılaşıldığını kaydetti. Günümüz iş dünyasının makine, elektronik ve yazılım disiplinlerinin birleştiği disiplinler arası çalışmalara yöneldiğini vurgulayan Bozkır; yapay zekanın sadece bir araç olduğunu, insanın kültürü ve hayalleriyle şekillenen düşünce dünyasını hiçbir yapay zeka modelinin bütünüyle kopyalayamayacağını sözlerine ekledi. Uluslararası Murat Hüdavendigar Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencilerinin sorularının yanıtlanmasının ardından etkinlik, gelecek döneme yönelik iyi dilek ve başarı temennileriyle sona erdi.

Bakan Kacır: "Türkiye’ye yatırım yapan kazanıyor" Haber

Bakan Kacır: "Türkiye’ye yatırım yapan kazanıyor"

Renault’nun Türkiye’de üretilen yeni C segmenti SUV modeli Renault Boreal, Türkiye’de satışa sunuluyor. OYAK ve Renault tarafından açıklanan 400 milyon Euro’luk yatırım kararının önemli adımlarından biri olan Boreal hem Türkiye ekonomisine hem de otomotiv sektörüne önemli katkılar sunacak. Yeni bir dönemin başlangıcını temsil eden Boreal’in banttan indirildiği törende konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Ülkemiz sanayiinin kalbi Bursa’mızda hayata geçirilen yatırımın, sektörümüze, şehrimize, ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Dünya çok katmanlı bir değişim ve dönüşüm sürecinden geçiyor. Liberal ticaret terk ediliyor. Yerinde üretimi, yakından ve dostlardan tedariki esas alan korumacı ticaret politikaları öne çıkıyor. Teknolojinin farklı sahalarında yaşanan gelişmeler; küresel üretim haritasını yeniden şekillendiriyor. Yenilikçi teknolojiler; ülkelerin kalkınma yolculuğuna yön veriyor. Pek çok ülkenin yeni yeni idrak edebildiği bu kritik eşiği, daha en başından müşahede ederek başarıyla aşmış bir ülkeyiz. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, 23 yılda ülkemizi, Ar-Ge ve katma değerli üretimde dünyanın sayılı ülkeleri arasına taşıdık. İmalat sanayimizin öncülüğünde, ihracatımızı 23 yılda 36 milyar dolardan 276 milyar dolara ulaştırdık. Türkiye bugün, Çin’den sonra Orta Avrupa’ya kadar uzanan geniş kuşakta ürün ve pazar çeşitliliği açısından en önde gelen ihracatçı ülkedir. Üretim gücüyle küresel tedarik zincirlerinin güvenilir ve dayanıklı halkasıdır. Ana sanayide 60 bine yakın, tedarik sanayinde ise 250 bini aşkın nitelikli istihdam sağlayan otomotiv sanayimiz, yatırım, istihdam, üretim, icat ve ihracat odaklı kalkınma yolculuğumuzun öncü sektörleri arasındadır. Geçen 23 yıl içerisinde, sektör paydaşlarımızın alın ve akıl teri sayesinde, otomotiv üretimimiz yıllık 357 binden 1,5 milyona yükseldi. Sektörümüz geçtiğimiz yıl gerçekleştirdiği 41,5 milyar dolar ihracatla rekora imza attı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak sektörümüzün üretim gücünü, teknoloji geliştirme kapasitesini ve uluslararası rekabetçiliğini perçinleyecek program ve projeleri hayata geçiriyoruz" diye konuştu. Otomotiv sanayisinin teknoloji geliştirme kabiliyetini derinleştirmek ve yüksek katma değerli üretim kapasitesini artırmak için 206 Ar-Ge ve tasarım merkezi ile teknoparklarımızda faaliyet gösteren 132 firmanın projelerini desteklediklerini belirten Bakan Kacır, "TÜBİTAK eliyle, otomotiv teknolojilerinde yürütülen 3 bin 205 projeye ve bu alanda araştırma yürüten 3 bin 200’den fazla bilim insanı ve gencimize son 23 yılda toplam 33 milyar lira kaynak sağladık. 2002 yılından günümüze, yatırım teşviklerimizle; otomotiv ana ve yan sanayi firmalarının toplam 1,4 trilyon lira yatırım büyüklüğüne sahip 3 bin 861 projesinin önünü açtık. Geçtiğimiz yıl küresel göstergeler ve ülkemizin stratejik öncelikleri kapsamında yeniden güncellediğimiz yatırım teşvik sistemiyle; sektörümüzde hayata geçirilecek ve milli teknoloji hamlemizi destekleyecek yatırımlara sunduğumuz teşviklerin ölçeğini büyüttük. Otomotiv sektörümüz için de öncelikli ve önemli gördüğümüz ikiz dönüşüm projelerinin gerçekleştirilmesi için yeşil ve dijital dönüşüm programlarını devreye aldık. Sektör oyuncularımız tarafından gerçekleştirilen ve toplam 57,3 milyar liralık yatırım büyüklüğüne sahip 5 projeyi, ülkemizin yüksek teknoloji ve katma değer odaklı kalkınma yolcuğunu destekleyen yatırımlara uygun şartlarda finansman sunan Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programımıza dahil ettik" ifadelerini kullandı. "Elektrikli ve bağlantılı araçlara yönelim her geçen gün artıyor" Türkiye’yi uluslararası yeni nesil mobilite yatırımlarının merkez üssü haline getirmek üzere, HIT-30 Yüksek Teknoloji Yatırım Programının mobilite ve batarya üretimine yönelik çağrılarıyla sektörümüzün dönüşümünü hızlandıracak stratejik yatırımlara kapsamlı destekler sunduklarını belirten Kacır, "Elbette milli teknoloji hamlemizin en kritik uygulama sahalarından biri olan otomotiv sektörümüzün rekabetçiliğini, teknoloji geliştirme kabiliyetini ve ihracat performansını, küresel otomotiv endüstrisinde yaşanan dönüşümden bağımsız düşünemeyiz. Batarya teknolojilerinde yaşanan ilerlemeler, karbon nötr hedefleri, dijitalleşme ve yeni nesil mobilite beklentileri neticesinde, kullanıcıların elektrikli ve bağlantılı araçlara yönelimi her geçen gün artıyor. Dünyada tam elektrikli araç satışı son beş yılda 5milyondan 14 milyona, hibrit araçların satışı ise 5 milyondan 13 milyona çıktı. Tam elektrikli ve hibrit araçların küresel otomotiv pazarındaki payı yüzde 15’ten yüzde 35’e çıktı. Aynı dönemde Türkiye otomobil pazarında tam elektrikli ve hibrit araçların payı yüzde 9,3’ten yüzde 51’e yükseldi. Milli teknoloji hamlesini gerçekleştirmeyi ve ihracatını daha yüksek katma değerli ürünlerle artırmayı hedefleyen; bir ülke olarak, otomotiv sektörünün mobilite ekosisteminedönüşümüne liderlik etme vizyonuyla hareket ediyoruz. Bu vizyonun en somut adımlarından biri olarak, milletimizin 60 yıllık yerli ve millî otomobil hayalini Togg’la elektrikli ve akıllı otomobil olarak gerçeğe dönüştürdük" şeklinde konuştu. "Hızlı şarj bağlantı noktası sayısını üç yılda 8 katına çıkardık" Hayata geçirilen Hızlı Şarj Altyapısı Destek Programı’nın katkısıyla, yurt genelinde hızlı şarj bağlantı noktası sayısını üç yılda 8 katına çıkardıklarını belirten Bakan Kacır, "Bugün, 19 bin 300’ü hızlı şarj olmak üzere, 44 bin 400 şarj bağlantı noktasıyla; ülke sathında kesintisiz ve güvenli bir şarj ağına sahibiz. Tabi kullanıcıların beklentileri, alışkanlıkları ve ihtiyaçları doğrultusunda içten yanmalı araçlardan tam elektrikli mobiliteye geçiş, tek bir adım şeklinde değil; farklı teknolojilerin birbirini tamamladığı kademeli bir süreç olarak ilerliyor. Özellikle hibrit araçlar, hem emisyonların azaltılması hem yakıt verimliliğinin artırılması hem de kullanıcıların elektrikli mobiliteye daha güvenli ve kademeli biçimde uyum sağlaması bakımından elektrikli araç devriminin teknik, ekonomik ve toplumsal zeminini olgunlaştırıyor. Aynı zamanda kullanıcıların menzil, erişilebilirlik ve maliyet hassasiyetlerini gözeten; şehir içi kullanımdan uzun yol ihtiyaçlarına kadar geniş bir alanda başarılı bir alternatif sunuyor. Bu nedenle; hibrit araç teknolojilerinde, ülkemizde üretim ve teknoloji geliştirme kapasitesinin güçlenmesini, otomotiv sanayimizin yeni nesil mobilite değer zincirinde daha yüksek katma değerli bir konuma yükselmesi açısından son derece önemli ve kıymetli görüyoruz. Ülkemizde hâlihazırda üretim yapan otomotiv üreticilerinin yeni yatırımlarını elektrikli ve hibrit araç üretimine yönlendirmesini memnuniyetle karşılıyoruz" dedi. "Bugün de Türkiye otomotiv sanayisinin dönüşüm yolculuğunda kıymetli bir eşiği temsil eden "Renault Boreal" modelinin banttan inmesine birlikte şahit oluyoruz" diyen Bakan Kacır, "Biliyorsunuz Renault 55 yıldan bu yana Türkiye’de üretiyor, Türkiye’de kazanıyor. Yatırımlarını teşviklerimizle desteklediğimiz OYAK Renault; Türkiye’deki üretimini 2002’den bu yana yıllık 100 binden 387 bine yükseltti. 5 binden fazla çalışana istihdam sağlayan Renault Bursa tesisleri; yıllık 390 bin araç üretim kapasitesiyle, bugün ülkemizin yüksek katma değerli üretim vizyonunun öncü merkezlerinden biridir. Üretiminin yüzde 80’ini ihraç eden Renault, geçtiğimiz yıl gerçekleştirdiği 4 milyar dolarlık ihracatla ülkemizin kalkınmasına kıymetli bir katkı sundu. 30’u aşkın ülkeye ihraç edilecek Boreal, Renault’un Bursa’dan dünyaya uzanan başarı hikayesine yeni ve değerli bir sayfa ekleyecek. Renault’un Boreal modelinin ülkemizde üretilecek olması; Türkiye’nin ileri teknolojilerdeki kabiliyetlerine ve potansiyeline duyulan güvenin somut bir nişanesidir. Ülkemizin yeni nesil mobilitedeki güçlü vizyonunu ve iddiasını kuvvetlendiren stratejik bir adımdır. Türk mühendisliğine, üretim kapasitesine ve küresel rekabet gücüne duyulan güvenin ve inancın sembolüdür" diye konuştu. Türkiye, yerli ve yabancı hiçbir firmanın ayrımcılığa tabi tutulmadığı, kuralların herkes için adil şekilde uygulandığı, değer oluşturacak her yatırımın desteklendiği bir ülke olduğunu altını çizen Bakan Kacır, "Türkiye’ye güvenenler, Türkiye’de yatırım yapanlar hem kendileri hem de Türkiye kazanır. Jeostratejik konumumuz, siyasi ve ekonomik istikrarımız, sağlam sanayi ve teknoloji alt yapımızla; yerli ve uluslararasıyatırımların en isabetli adresi olmayı sürdüreceğiz. Bilhassa otomotiv vizyonumuza yön veren sanayi havzamız Bursa; ülkemizin üretim ve ileri teknoloji odaklı kalkınmasında öncü olmaya devam edecektir. Bugün banttan indirilmesine hep birlikte gururla şahitlik ettiğimiz yeni otomobilde emeği bulunan mühendislerimize, teknisyenlerimize, alın ve akıl teri döken emekçilerimize, Renault Grubu’na, OYAK Renault ailesine teşekkürlerimi sunuyorum" dedi. Renault Group Türkiye CEO’su Lionel Jaillet ise, "Büyük bir ekip çalışmasıyla başarıya imza attık. Yeni modelimizi kutlamak bizim için büyük bir onurdur. Ekiplerimiz tarafından geliştirilen en iyi modellerden biridir. Bunun Bursa’da üretilmesinden memnuniyet duyuyoruz. Boreal ile C SUV segmentindeki beklentileri yükseltiyoruz. Türkiye otomotiv sanayisine yapılan güçlü yatırımlarımızın göstergesi, OYAK ve Renault tarafından açıklanan 400 milyon Euro’luk yatırım kararının önemli adımlarından biri olan Boreal hem Türkiye ekonomisine hem de otomotiv sektörüne önemli katkılar sunacaktır. Bizlere verilen destekler için teşekkür ediyoruz" şeklinde konuştu. Bursa Valisi Erol Ayyıldız ise, "Bursa üretimin ticaretin ve gelişimin şehri olmuştur. Bugün de ülke ekonomisine değer katmaya devam etmektedir. Güçlü sanayi kuruluşlarımızın buna katkısı çok olmuştur. OYAK ve Renault’ta bunun ilk sıralarında yer almaktadır. Yeni modelin Türkiye’ye hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Konuşmaların ardından banttan inen araç, protokol üyelerinin bulunduğu alana geldi. Bakan Kacır, daha sonra çalışanlarla birlikte fotoğraf çekindi.

DİJİTAL BAĞIMSIZLIK İÇİN ORTAK ÇAĞRI Haber

DİJİTAL BAĞIMSIZLIK İÇİN ORTAK ÇAĞRI

Etkinliğe, Marmara ve İç Anadolu Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (MARSİFED) Yönetim Kurulu Başkanı Osman Akın, Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi (NOSAB) Yönetim Kurulu Başkanı Erol Gülmez, Bilişim Sektörü iş İnsanları Derneği (BİSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı İdris Doğrul, TOBB Yazılım Meclisi Endüstriyel Yazılımlar Sektör Başkanı İlhan Özdemir, Tüm Mühendis Kadınlar Derneği (TÜMKAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ülfet Çetin Öztürk, Bursa İş Kadınları Derneği (BUİKAD) Yönetim Kurulu Başkanı Şeyda Şençayır ve çok sayıda dinleyici katıldı. Toplantının açılışında konuşan MARSİFED Yönetim Kurulu Başkanı Osman Akın “Toplantının adı olan ‘Mühendislikte Dijital Bağımsızlık’ ismi çok kıymetli. Bu isim için İdris Başkanıma çok teşekkür ederim. ‘Bağımsızlık’ çok önemli bir kelime. Ülkemizin, çocuklarımızın geleceği için bu kelime çok önemli. NOSAB belki Türkiye’nin en yeşil organize sanayi bölgesi. Çok sayıda fabrika bulunmasına rağmen, kullandığımız yazılımlar eğer yerli olmazsa NOSAB binalardan ibaret kalır. Üretimden, verimlilikten bahsedemeyiz. Taş, beton yığınına dönüşür. İran Savaşı bize bunu gösterdi. Bağımsızlık bir ülke için altın anahtar. Biz bağımsız olamadığımız sürece, çok büyük sorunlar yaşayabiliriz. Türkiye’de bakış açımızı değiştirerek sorun değil, çözüm tabanlı hareket etmeliyiz” dedi. BİSİAD Yönetim Kurulu Başkanı İdris Doğrul açılış konuşmasında, “Bugün ülkemizin sanayi, teknoloji ve geleceğini yakından ilgilendiren tam bağımsızlığımızın, mücadelemizin en kritik yani dijital bağımsızlığımızı konuşmak için bir araya geldik. Dijitalliği temellerini oluşturduğu yeni bir bilgi çağı başladı. Ancak çok iyi biliyoruz ki, tasarımı başkasının yazılımıyla yapmak, veriyi başkasının bulutunda tutmak, saklamak, üretimi başka lisanlara bağlı tutmak, bizi sürdürülebilir bir liderliğe taşıyamaz. Mühendislikte dışa bağımlılık sadece maddi bir yük değil, aynı zamanda geleceğe dair egemenliğimiz için en büyük risklerden biridir. Biz bu alanda en iyilerini üretebilecek kapasiteye sahibiz. Bugün burada Mühendislikte dışa bağımlılığın bedelleri ve bu bedellerin nasıl minimize edileceğini konuşacağız” dedi. Doğrul sözlerini, “Burada bulunan bütün misafirlere, panelistlere ve ULUTEK Teknopark’a çok teşekkür ederim. Geleceği kopyalayan değil, geleceği yerli ve milli teknoloji tasarlayan Türkiye idealiyle etkinliğimizin tüm katılımcılar için verimli geçmesini diliyorum” diyerek bitirdi. Toplantının açılış konuşmalarında değerlendirmelerde bulunan NOSAB Yönetim Kurulu Başkanı Erol Gülmez de, “Bir tespitimden de bahsetmek isterim. NOSAB Akademi çatısı altında yıl boyunca çok sayıda eğitim, panel, seminer ve çalıştay gerçekleştiriyoruz. Ancak açıkçası bu salonu uzun zamandır ikinci kez bu kadar dolu görüyorum. Bu tablo, bugün ele aldığımız konunun ne kadar önemli ve güncel olduğunu gösteriyor. Demek ki sanayicimiz, mühendisimiz, akademisyenimiz ve teknoloji dünyamız; dijital bağımsızlık, yerli yazılımlar ve mühendislikte rekabet gücü gibi başlıkları yalnızca teknik bir mesele olarak değil, ülkemizin geleceği açısından stratejik bir konu olarak değerlendiriyor. Buradaki yoğun ilgi, aslında hepimizin aynı sorunun peşinde olduğunu gösteriyor: Üreten, geliştiren ve kendi teknolojisini ortaya koyabilen bir Türkiye.” dedi. TOBB Yazılım Meclisi Endüstriyel Yazılımlar Sektör Başkanı İlhan Özdemir de, “Farklı panellere katıldığımda her zaman üzerinde durduğum bir konu var. Mühendislik ve dijital bağımsızlık. Geçen hafta yazılım alanında ithalat-ihracat rakamları açıklandı. İhracat yüzde 4, ithalat ise yüzde 50 oranında artmış. Yani bu şekilde giderse yılın sonuna doğru cari açık 5 milyar dolar olacak. Bu cari açık sürdürülebilir değil. Bundan dolayı dijital bağımsızlık çok önemli” şeklinde konuştu. Açılış konuşmalarının ardından TOFAŞ Ürün Mühendisliği Direktörü Erkan Polat ‘Dijital Mühendislik ve Ürün Geliştirme Süreçleri’ isimli konuşmasını ve TUSAŞ İTÜ Arı Teknokent Müdürü Dr. Caner Şentürk ‘Türkiye’de CAD ve Veri bağımsızlığı ihtiyacı isimli konuşmasını sundu. NOSAB Başkanı Erol Gülmez tarafından konuşmacı TOFAŞ Ürün Mühendisliği Direktörü Erkan Polat’a, MARSİFED Başkanı Osman Akın tarafından da konuşmacı TUSAŞ İTÜ Arı Teknokent Müdürü Dr. Caner Şentürk’e plaket takdiminde bulunuldu. Toplantının ilk panelinde, ‘Mühendislikte Dışa Bağımlılık: Bedelini Nerede Ödüyoruz?’ konusu Moderatör Bursa Uludağ Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümünden Prof. Dr. Fatih Karpat’ın yönetiminde yapıldı. Panelde; İğrek Makine Ar-Ge Müdürü Fatih İğrek, Mubitek Tasarım Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Bintaş, TÜMKAD Yönetim Kurulu Başkanı Ülfet Çetin Öztürk konuşmacı olarak yer aldı. İlk paneldeki konuşmacılara BİSİAD Başkanı İdris Doğrul tarafından adlarına dikilmiş fidan belgeleri takdim edildi. Kahve molasının ardından ikinci panel ise, ‘Mühendislikte Veri Kopukluğu: Tasarım ve Üretim Arasındaki Kayıp Nasıl Kapatılır’ konusuyla BİSİAD Yönetim Kurulu Başkanı İdris Doğrul’un moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Panelde; Evok Software Studio Kurucu Ortağı Harun Öztürk, Projesis Yazılım Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Kemahlı, TDM Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı İnönü Alıcı konuşmacı olarak yer aldı. İkinci paneldeki konuşmacılar için hazırlanan fidan belgeleri, MUBİTEK Genel Müdürü Dr. Gül Çiçek Zengin Bintaş tarafından takdim edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.