Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Sanatçı

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Sanatçı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sanatçı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Nilüfer'de “Yerle Gök Arasında” sergisi kapılarını açtı Haber

Nilüfer'de “Yerle Gök Arasında” sergisi kapılarını açtı

Nilüfer Belediyesi Fotoğraf Müzesi, küratörlüğünü Türk fotoğraf sanatının duayen isimlerinden Engin Özendes’in üstlendiği ve fotoğraf sanatçısı Aydın Berk Bilgin’in “Yer Gök Arasında” isimli sergisine ev sahipliği yapıyor. Tarihi Misi köyündeki müzede gerçekleşen açılış törenine; Nilüfer Belediye Başkan Vekili Özlem Akbaş Önsoy, sanatçı Aydın Berk Bilgin, küratör Engin Özendes, Bursa Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği (BUFSAD) Başkanı Tarık Akkurt ve çok sayıda sanatsever katıldı. PANDEMİNİN ARDINDAN ANADOLU’NUN ZİRVELERİNE Sergi, 2021-2023 yılları arasında Karadeniz ve Doğu Anadolu’nun izole coğrafyalarında çekilmiş 28 siyah-beyaz eserden oluşuyor. Piktoryal bir dille üretilen fotoğraflar, klasik bir doğa manzarasından ziyade sanatçının iç dünyasını yansıtmayı hedefliyor. Serginin açılışında konuşan sanatçı Aydın Berk Bilgin, serginin ortaya çıkışını şu sözlerle anlattı: “Bu fotoğraflar, pandeminin o sıkıcı günlerinde, betonlaşmış kentlerin içine hapsolduğumuz dönemin peşi sıra ortaya çıktı. Kendimle yalnız kalmak ve huzur bulmak için doğaya yöneldim. Kars ve Karadeniz’in çoğunlukla kış, zaman zaman da bahar ve yaz aylarına ait olan bu fotoğraflar; doğayla bütünleşme, yalnız kalırken arınma duygusuna odaklanıyor. Analog ve dijital teknikleri bir arada kullanarak resimsel bir tat oluşturmaya çalıştım.” “YARATILIŞ, YERLE GÖK ARASINDA BAŞLAR” Serginin küratörü Engin Özendes ise eski Türk inanışlarındaki doğa algısına dikkat çekerek, eserlerin barındırdığı derinliğe vurgu yaptı. Özendes, “Eski Türklerin inanışında gök en yüce varlık, dağlar ise dünyanın merkezidir. Yine aynı inanışa göre yaratılış da işte burada, yerle gök arasında başlar. Aydın Berk Bilgin, bu fotoğraflarda içtenlik ve doğallıktan uzaklaşmadan ruhunu yansıtıyor. Bu eserler sadece gerçeklik bilgisini değil, hayal gücünü de tetikleyerek içsel bir manzarayı resmetmenin yollarını açıyor” ifadelerini kullandı. “SANAT TOPLUMUN NEFES ALDIĞI YERDİR” Nilüfer Belediye Başkan Vekili Özlem Akbaş Önsoy da, Misi’nin kültür köyü olma yolculuğundaki kararlılıklarının altını çizerek, “Nilüfer Belediyesi Fotoğraf Müzesi, 2017’den bu yana sanatı ve üretimi toplumla buluşturuyor. Bu çabalarımız Tarihi Kentler Birliği Arşiv ve Koleksiyon Ödülü, Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Müze Statüsü ve fotoğraf sanatına katkı ödülleriyle taçlandı. Aydın Berk Bilgin gibi eski baskı tekniklerinde uzman, özgün ve ödüllü bir sanatçıyı müzemizde ağırlamaktan gurur duyuyoruz. Sanat bir toplumun nefes aldığı yerdir ve biz sanata yatırım yapmaya devam edeceğiz” dedi. Konuşmaların ardından sanatçı Aydın Berk Bilgin ve küratör Engin Özendes’e günün anısına hediye verildi. “Yerle Gök Arasında” fotoğraf sergisi 21 Haziran tarihine kadar Nilüfer Belediyesi Fotoğraf Müzesi’nde ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek.

Menajer Ayşe Barım’ın yargılandığı davada karar: 12 yıl 6 ay hapsine karar verildi Haber

Menajer Ayşe Barım’ın yargılandığı davada karar: 12 yıl 6 ay hapsine karar verildi

Menajer Ayşe Barım’ın Gezi Parkı olaylarında şirketine bağlı sanatçıları eylemlere katılması için yönlendirdiği ve olayların planlayıcılarından olduğu iddiasıyla ‘cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüse yardım etme’ suçundan hazırlanan iddianame kapsamında 22 yıl 6 aydan 30 yıla kadar hapis talebiyle yargılanmasına devam edildi. İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada sağlık sorunları nedeniyle tahliye edilen tutuksuz sanık Ayşe Barım ile taraf avukatları hazır bulundu. Duruşmada celse arasında esasa ilişkin mütalaanın açıklandığı belirtildi. Mütalaada, Barım’ın ‘Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi. Mütalaaya karşı savunma yapan Ayşe Barım, "2025 yılının Ocak ayından beri yaşamadığım bir sürecin içerisindeyim . Ben hiçbir suç işlemedim, oyuncuları asla Gezi Parkı’na yönlendirmedim. Hayatımda siyasi şeylere hiçbir şekilde müdahil olmadım. Şu anda kalp pili ile hayatıma devam ediyorum. Açık kalp ameliyatı olacağım. Tüm tanık ifadeleri lehimeyken çok ağır bir şekilde cezalandırılmam istenmiş. Ben suçsuzum, avukatlarım da gereken hukuki açıklamayı yapacaktır. Ben sadece işiyle ilgilenen bir kadınım. Bu süreçte sağlığım çok etkilendi beraatimi istiyorum" dedi. Ayşe Barım’ın avukatları da suçlamaları kabul etmedi. Son sözü sorulan Ayşe Barım "Avukatlarımın beyanlarına katılıyorum beraat talep ediyorum" dedi. 2 saatlik aranın ardından kararını açıklayan mahkeme sanık Barım’ın ‘cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını engellemeye teşebbüs etmek’ suçundan önce ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasına karar verildi. Mahkeme, sanığın yardım eden sıfatıyla bu suçu işlediğini kaydederek 15 yıl hapis cezasına hükmetti. Mahkeme sanığın sabıkasız kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecindeki tutum ve davranışları, yeniden suç işlemeyeceği yolunda olumlu kanaat uyanması ve cezanın failin geleceği üzerindeki muhtemel etkilerini göz önünde bulundurarak iyi hal indirimi ile sanık Barım’ın 12 yıl 6 ay hapsine karar verdi. Mahkeme sanığın hastalığı nedeniyle tedavi görmesi sebebiyle verilen yurt dışı çıkış yasağı kararının devamına da hükmetti. Kararı duyan Ayşe Barım avukatına duruşma salonunda sarılarak ağladı. İddianameden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, Ayşe Barım’ın Gezi Parkı ana davasının aktörlerinden, hükümlü ve firari sanık olarak bulunan Mehmet Ali Alabora, Çiğdem Mater Utku ve Mehmet Osman Kavala isimli şahıslara Gezi eylemlerinin olduğu süreç ve devamında irtibatlı olduğunun tespit edildiği anlatıldı. Hazırlanan iddianamede, ‘Id İletişim Danışmanlık Anonim Şirketi’ isimli firmanın bünyesinde 68 oyuncunun olduğu, bu isimlerin ise Ahmet Rıfat Şungar, Ali Atay, Alp Navruz, Aslı Enver, Aslıhan Gürbüz, Bensu Soral, Bergüzar Korel, Berkay Ateş, Bige Önal, Birce Akalay, Birkan Sokullu, Bülent İnal, Caner Cindoruk, Ceyda Düvenci, Devrim Özkan, Devrim Yakut, Dolunay Soysert, Ece Sükan, Ekin Koç, Erkan Can, Esra Bilgiç, Ezgi Mola, Fahriye Evcen, Fatih Akın, Fatih Artman, Hakan Kurtaş, Halit Ergenç, Hande Erçel, Hazal Kaya, Hümeyra, İbrahim Selim, İpek Bilgin, Lale Mansur, Mehmet Günsür, Mehmet Kurtuluş, Mert Yazıcıoğlu, Merve Dizdar, Metin Akdülger, Miray Daner, Nehir Erdoğan, Nejat İşler, Nur Fettahoğlu, Okan Yalabık, Oktay Çubuk, Philip Arditti, Pınar Deniz, Rıza Kocaoğlu, Selma Ergeç, Serenay Sarıkaya, Serkan Altunorak, Sinem Kobal, Su Burcu Yazgı Coşkun, Şükran Ovalı, Şükrü Özyıldız, Taro Emir Tekin, Zafer Algöz, Zerrin Tekindor, Afra Karagöz, Çağla Naz Kargı, Defne Burnaz, Ecem Simge Yurdatapan, Elif Uslusoy, Hakan Zavlak, Melis Sevinç, Melisa Bostancıoğlu, Samet Kaan Kuyucu, Sezer Arıçay oldukları kaydedildi. Hazırlanan iddianamede, söz konusu eylemlerin gelişi güzel ortaya çıkmadığı, bir organizasyon dahilinde, sistemli ve planlı olarak yürütüldüğü, Barım’ın ilgili süreçte halkın sempati duyarak kitleleri peşine sürükleme potansiyeli yüksek olan sanatçı-oyuncular adına sosyal medyada ve sahada irade göstererek planlama, organizasyon, yönlendirme yönünde faaliyet gösterdiği aktarıldı. Ayrıca Barım’ın Gezi Parkı ana aktörleri ile önceye ilişkin hiçbir HTS irtibatı bulunmazken Gezi Parkı hazırlık ve başlangıç sürecinde sık sık ve sistemli olarak irtibatlandığı kaydedildi. Ayşe Barım’ın ID iletişim isimli menajerlik şirketine bağlı oyuncuların Gezi Parkı sürecinde en etkili etiket olan #direngeziparkı, #occupyturkey hastaghlerinin paylaşımlarında olduğu gibi Türkiye’de yaşanan orman yangını ve deprem felaketlerinden sonra Türkiye’yi uluslararası arenada yetersiz gösterme adına sosyal medyada başlatılan #HelpTurkey kampanyasına da sistemsel olarak katıldıklarının belirtildiği iddianamede, bunu Barım’ın etkisinin altında kalarak yaptıkları açıklandı. Hazırlanan iddianamede, Her ne kadar basın yayın organlarında ve sosyal medyada gösterilerin toplum refleksi ile bir anda oluştuğuna dair kanaat oluşturulmaya çalışılsa da olayın sosyal medyada yayılış biçimi, olayı başlatan ve yayılmasında rol oynayan Emine Ayşe Barım’a ait Id İletişim Danışmanlık Anonim Şirketi’ne bağlı sanatçıların ve kurumsal hesabın sürece ilişkin etkili olarak seçilen slogan ve imgelerin eylemin ilk gününden itibaren meydanlarda ve sosyal medyada en önde yer alan sembollerin paylaşımı ile organize bir şekilde sanatçılar adına kitlesel yayılım sağlamak amacıyla hareket ederek bilinçli bir şekilde yönlendirildiği aktarıldı. İddianamede ayrıca, Barım’ın irade gösteren, danışılan ve onayı alınan kişi olarak tespit edildiği, bu şekilde olayları planlayan, örgütleyen ve yönlendiren, iradesi sorularak bu yönde kendisinin karar bildirerek yön verici ve belirleyici olduğu, kendi şirketine bağlı toplumda tanınan oyuncuları eylemlere yönlendirerek oyuncuların toplumda tanınırlığını ve etki gücünü de kullanarak daha fazla kitleselleşmesini amaçladığı, bunda da kısmen başarılı olduğu, oyuncuların tanık sıfatıyla alınan ifadelerinde kendi iradeleriyle eylemlere katıldıklarını beyan etseler de sanık ile eylemlerin başladığı döneme dair yoğun irtibatlarının içeriğini hayatın olağan akışına uygun olarak açıklayamadıkları, iç ve dış kamuoyu tarafından günlerce takip edilen ve gündemde tutulan olayların kitleselleşmeye başladığı bir dönemde görüşme içeriklerine yönelik ile sanığın eylemlerin olduğu dönemde Gezi Parkı’nda kendileriyle bulunmasına rağmen kaçamaklı cevaplarının sanığı kayırma amacıyla yapıldığı belirtildi. Barım’ın Gezi Parkı eylemleri ile ilgili olarak hem toplumsal hem de küresel algı oluşturulması kapsamında film, belgesel ve video çekimleri yapılmasını sağladığının aktarıldığı iddianamede, ‘önceye ilişkin hiç bir irtibatı olmamasına rağmen ilk kez’ ana dosyada firari sanık Mehmet Ali Alabora ile Gezi Parkı döneminde 3 kez, hükümlü Mehmet Osman Kavala isimli şahıs ile 39 kez, hükümlü Çiğdem Mater Utku isimli şahıs ile 14 kez irtibatlarının tespit edildiği kaydedildi. Hazırlanan iddianamede Ayşe Barım’ın ‘cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüse yardım etme’ suçundan 22 yıl 6 aydan 30 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.