Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Sanat Tarihi

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Sanat Tarihi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sanat Tarihi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa vakıf eserleri belgelendi Haber

Bursa vakıf eserleri belgelendi

Köklü vakıf kültürünün izlerini kayıt altına almak ve bu mirası gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla yürütülen Vakıf Eserleri Envanter Projesi kapsamında hazırlanan “Bursa Vakıf Eserleri Kitabı” için Tayyare Kültür Merkezi’nde lansman düzenlendi. Vakıf Katılım Genel Müdürü Mehmet Ali Akben ev sahipliğinde gerçekleştirilen programa; Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çelenk, Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Deniz Köken ile kamu, iş dünyası, kültür-sanat çevrelerinden isimler ve basın mensupları katıldı. BURSA’NIN VAKIF MİRASI BELGELENDİ Programda, projenin Bursa ayağında yapılan araştırma, saha ve belgeleme çalışmalarına ilişkin bilgiler paylaşıldı. Kentin vakıf eserlerini tarihî, mimari ve görsel yönleriyle bir araya getiren kitap davetlilere tanıtıldı. Lansmanın ardından “Bir Rüyanın İzinde” isimli fotoğraf ve deneyim sergisi de ziyarete açıldı. Kitaptan seçilen 320 eserin fotoğrafının yer aldığı sergi, Bursa’nın yüzyıllara uzanan vakıf birikimini görsel bir anlatımla sunuyor. 385 ESER, 34 BİN 952 FOTOĞRAF KARESİ Vakıf Katılım’ın 2022’de Hatay Vakıf Eserleri Kitabı ile başlattığı proje, daha sonra Konya Vakıf Eserleri Kitabı ile devam etti. Üçüncü durak olan Bursa’da ise kent genelindeki 385 vakıf eseri, kapsamlı saha çalışmaları sonucunda 34 bin 952 fotoğraf karesiyle kayıt altına alındı. Eserlere ilişkin tarihî bilgiler, mimari özellikler ve görsellerin bir araya getirildiği kitapla, kültürel mirasın korunmasına katkı sağlanması ve tarih, sanat tarihi, mimarlık ile şehir araştırmalarına kaynak oluşturulması hedefleniyor. Vakıf Katılım Genel Müdürü Mehmet Ali Akben, vakıf eserlerinin yalnızca tarihî yapılar değil, aynı zamanda şehirlerin hafızasını taşıyan önemli tanıklar olduğunu söyledi. Bursa’nın vakıf kültürünü en güçlü yansıtan şehirlerden biri olduğunu belirten Akben, Hanlar Bölgesi, Sultan Külliyeleri ve Cumalıkızık ile UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan kentin, 2021’de UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’na da dahil edildiğini hatırlattı. Akben, Bursa’daki vakıf eserlerinin yalnızca tespit edilmediğini, tarihsel bağlamları ve mimari nitelikleriyle sistemli biçimde belgelendiğini belirterek, hazırlanan kitabın kalıcı bir kaynak niteliği taşıdığını ifade etti. Akben, kültürel mirasın geleceğe taşınabilmesi için doğru biçimde kayıt altına alınması kadar görünür ve erişilebilir kılınmasının da önemli olduğunu vurguladı. Çalışmanın yalnızca kitapla sınırlı kalmadığını, fotoğraf sergisiyle de farklı bir anlatım alanı oluşturulduğunu söyledi.

Bursa’nın vakıf mirası 34 bin 952 fotoğrafla kayıt altına alındı Haber

Bursa’nın vakıf mirası 34 bin 952 fotoğrafla kayıt altına alındı

Köklü vakıf kültürünün izlerini kayıt altına almak ve bu mirası gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla hayata geçirilen Vakıf Eserleri Envanter Projesi kapsamında hazırlanan "Bursa Vakıf Eserleri Kitabı" için Tayyare Kültür Merkezi’nde bir lansman gerçekleştirildi. Vakıf Katılım Genel Müdürü Mehmet Ali Akben’in ev sahipliğinde gerçekleşen programa, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çelenk, Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz ve Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Deniz Köken ile kentin önde gelen isimlerinin yanı sıra kamu, iş dünyası, kültür-sanat çevreleri ve basın mensupları katıldı. Programda projenin Bursa ayağında yürütülen araştırma, saha ve belgeleme çalışmalarına ilişkin bilgiler paylaşılırken; kentin vakıf eserlerini tarihî, mimari ve görsel bir bütünlük içinde derleyen "Bursa Vakıf Eserleri Kitabı" davetlilere tanıtıldı. "Bir Rüyanın İzinde" fotoğraf ve deneyim sergisi de lansmanın ardından ziyarete açıldı. Kitaptan seçilen 320 eserin fotoğrafının yer aldığı sergi, Bursa’nın yüzyıllara uzanan vakıf birikimini görsel bir perspektiften anlatıyor. Bursa’daki 385 vakıf eseri, 34 bin 952 fotoğraf karesiyle belgelendi Vakıf Katılım’ın 2022 yılında "Hatay Vakıf Eserleri Kitabı"yla başlattığı Vakıf Eserleri Envanter Projesi, ardından "Konya Vakıf Eserleri Kitabı"yla devam etti. Projenin üçüncü durağı olan Bursa’da ise kent genelindeki 385 vakıf eseri, yürütülen kapsamlı saha çalışmaları sonucunda 34 bin 952 fotoğraf karesiyle kayıt altına alındı. Eserlere ilişkin tarihî bilgiler, mimari özellikler ve görsel kayıtlar "Bursa Vakıf Eserleri Kitabı"nda bir araya getirilerek kapsamlı bir kaynak oluşturuldu. Şehrin vakıf mirasını bütüncül bir bakışla ele alan kitapla hem kültürel hafızanın korunmasına katkı sunulması hem de tarih, sanat tarihi, mimarlık ve şehir araştırmaları alanlarında yapılacak çalışmalara kaynak oluşturulması amaçlanıyor. "Vakıf mirasının gelecek nesillere aktarılması önemli" Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa’nın vakıf mirasının kayıt altına alınarak gelecek nesillere aktarılması amacıyla gerçekleştirilen çalışmanın önemine dikkat çekti. Bursa’nın Osmanlı medeniyetinin hem maddi hem de manevi anlamda gelişimine tanıklık etmiş kadim bir şehir olduğunu belirten Ayyıldız, vakıf medeniyetinin de şehirde güçlü şekilde hayat bulduğunu ifade etti. Bursa’daki camilerden imarethanelere, medreselerden çeşmelere kadar uzanan vakıf eserlerinin ecdadın hayır, infak, dayanışma ve toplumsal sorumluluk anlayışının şehirlere yansıyan somut göstergeleri olduğunu dile getiren Ayyıldız, "Bu anlayış bizim medeniyetimizde vakıf müessesesiyle ete kemiğe bürünmüş, insanların ihtiyaçlarını gideren, hayrı kalıcı hale getiren güçlü bir sosyal dayanışma geleneği oluşturmuştur" dedi. Vakıf eserlerinin geçmişten günümüze ulaşan önemli tanıklıklar olduğunu söyleyen Ayyıldız, "Bugün Bursa’da hayatta kalan pek çok eser, Bursa’daki hayır anlayışının geçmişten günümüze uzanan birer şahididir. Bir çeşme, bir hamam, bir imaret ihtiyaç sahibinin; bir medrese ilim talebesinin ihtiyaçlarını karşılayan vakıflar tarafından yapılan hayrın nesiller boyunca devam ettiğini gösteriyor" ifadelerini kullandı. "Tanımak için önce kayıt altına almak gerekiyor" "Bursa Vakıf Eserleri Kitabı"nın yalnızca bir çalışma olmadığını belirten Ayyıldız, eserin Bursa’nın tarihî hafızasını, vakıf kültürünü ve medeniyet mirasını geleceğe taşıyan önemli bir adım olduğunu söyledi. Ayyıldız, "Çünkü tanımak için önce kayıt altına almak, yaşatmak için ise hayata geçirmek gerekiyor. Kayıt altına alınan her eser, geleceğe bırakılan bir emanet olur" diye konuştu. Fotoğraf ve deneyim sergisinin özellikle gençlerin vakıf mirasını tanımasına katkı sağlayacağını ifade eden Ayyıldız, gençlerin bu eserleri yalnızca geçmişin bir hatırası olarak değil, kendi medeniyetlerinin ve kültürel kimliklerinin canlı şahitleri olarak görmelerini temenni etti. "Vakıf eserleri, geçmişten kalan yapılar olmaktan öte, bir medeniyet tasavvurunun hafızasıdır" Vakıf Katılım Genel Müdürü Mehmet Ali Akben ise projeye ilişkin değerlendirmesinde, vakıf eserlerinin yalnızca geçmişten günümüze ulaşan mimari yapılar olmadığını belirterek, "Vakıf eserleri, yalnızca geçmişten günümüze ulaşan mimari yapılar değil; şehirlerin hafızasını, toplumsal dayanışma anlayışını ve medeniyet tasavvurunu bugüne taşıyan kıymetli tanıklardır" dedi. Bursa’nın vakıf kültürünün bir şehrin sosyal ve kültürel dokusunu nasıl şekillendirdiğinin görülebileceği önemli şehirlerden biri olduğunu belirten Akben, kentin tarihî ve kültürel mirasının evrensel ölçekte taşıdığı değere dikkat çekti. Akben, Bursa’daki vakıf eserlerinin tarihi fikirleri, mimari nitelikleri ve mevcut durumlarıyla sistemli biçimde belgelendiğini ifade ederek, "Bursa Vakıf Eserleri Kitabı’nın, bu kıymetli mirası kayıt altına almanın ötesinde, gelecekte yapılacak araştırmalara da kaynaklık edecek kalıcı bir eser olduğuna inanıyoruz" diye konuştu. "Kültürel mirasın görünür ve erişilebilir kılınması gerekir" Kültürel mirasın geleceğe taşınabilmesi için önce doğru biçimde kayıt altına alınması, ardından görünür ve erişilebilir kılınması gerektiğini aktaran Akben, çalışmanın kitapla sınırlı tutulmadığını söyledi. Akben, "Çalışmamızı, kitapla sınırlamadık; fotoğraf sergisiyle farklı bir anlatım alanına da taşıdık. Vakıf Katılım olarak kurumsal kimliğimizde taşıdığımız vakıf anlayışının bize yüklediği sorumlulukla, geçmişle gelecek arasında köprü kuran çalışmalara önümüzdeki dönemde de katkı sunmayı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.

Mudanya'nın kentsel hafızasına dijital kayıt Haber

Mudanya'nın kentsel hafızasına dijital kayıt

Bursa'nın Mudanya ilçesinde tarihsel mirası geleceğe taşımak için kapsamlı bir envanter projesi başlatan Mudanya Belediyesi, Osmanlı döneminden kalan mezar taşları ile tarihi çeşmeleri tek tek tespit ederek kültürel mirasa katkı sunmaya hazırlanıyor. Bursa Uludağ Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi bölümlerinin akademik desteğiyle Mudanya Belediyesi Kentsel Tasarım Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmada, Osmanlı dönemi mezar taşları ve tarihi çeşmeler teknik, görsel ve kültürel yönleriyle belgeleniyor. Çalışmayla hem araştırmacılar için güvenilir bir veri kaynağı oluşturmayı, hem de vatandaşların ve ziyaretçilerin Mudanya’nın tarihsel belleğiyle daha güçlü bağ kurması sağlanması hedeflediklerini belirten Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, ilçenin 2 bin 800 yıllık geçmişiyle birçok medeniyete ev sahipliği yaptığını ve bu kapsamda çalışmanın kent belleği açısından önemli olduğunu söyledi. Tarihe sahip çıkmayı, geleceğe karşı sorumluluğun bir parçası olarak gördüklerini ifade eden Başkan Dalgıç, "Bilim insanlarımızın katkılarıyla oluşturacağımız dijital arşiv ve açık hava müzeleriyle hemşehri bağlarımızı güçlendirecek, gelecek kuşaklara güçlü bir miras bırakacağız" dedi. MEZAR TAŞLARI DİJİTAL ARŞİVE AKTARILIYOR “Mudanya ve Köylerindeki Osmanlı Mezar Taşlarının Belgelenmesi ve Korunması Projesi” kapsamında da ilçenin sessiz tanıkları olan tarihi mezar taşlarının incelendiğini belirten Başkan Dalgıç, taşlar üzerindeki kitabeler, semboller, yazı karakterleri ve bezeme unsurları; sanat tarihi, sosyoloji, antropoloji ve edebiyat disiplinleri ışığında araştırıldığını kaydederek, Kumyaka Mahalle Mezarlığı’nda başlayan saha çalışmalarının ikinci etabı Hasköy, Mirzaoba, Çağrışan, Yörükali, Mürsel, Dedeköy ve Çekrice mahallelerinde sürdürüleceğini söyledi. Proje sonunda “Mudanya Mezar Taşları Dijital Arşivi” oluşturulacağı, elde edilen tüm verilerin hayata geçirilecek “Mudanya Kültürel Miras Portalı” üzerinden araştırmacıların, vatandaşların ve ziyaretçilerin erişimine açılacağı bildirildi.

“Bursa’nın Yedi Yüzü” Sempozyumu Bursa tarihine ışık tuttu Haber

“Bursa’nın Yedi Yüzü” Sempozyumu Bursa tarihine ışık tuttu

Osmangazi Belediyesi’nin kültürel mirasa sahip çıkan vizyoner yaklaşımıyla bu yıl 21’incisi düzenlenen Osman Gazi’yi Anma ve Bursa’nın Fethi’nin 700. Yılı etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen “Bursa’nın Yedi Yüzü: Fetihten Cumhuriyet’e Sempozyumu”, Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde tamamlandı. Tarih, kültür ve akademiyi buluşturan sempozyum, Bursa’nın köklü geçmişine ışık tutan önemli bir bilimsel platform olarak dikkat çekti. İki gün süren sempozyumda, alanlarında uzman 28 akademisyen; Bursa’nın fethinden günümüze uzanan tarihsel serüvenini çok yönlü bir bakış açısıyla ele aldı. Kentin geçirdiği sosyal, kültürel ve ekonomik dönüşümler; dönüm noktası niteliğindeki gelişmeler ve tarihsel süreçte öne çıkan çarpıcı detaylar, bilimsel veriler ışığında kapsamlı biçimde değerlendirildi. Sempozyum boyunca toplam altı oturum düzenlenirken, her oturumda farklı temalar üzerinden Bursa’nın “yedi yüzü” derinlemesine incelendi. Akademik disiplinlerin çeşitliliği, sempozyuma zenginlik katarken; tarih, sanat, sosyoloji ve şehircilik gibi alanlarda yapılan sunumlar, dinleyicilere kapsamlı bir perspektif sundu. BİLDİRİLER DERLENEREK KİTAP HALİNE GETİRİLECEK Tarih bilincini güçlendiren, akademik dünyayı destekleyen ve kentin kültürel hafızasını diri tutan “Bursa’nın Yedi Yüzü: Fetihten Cumhuriyet’e Sempozyumu”nun sonunda değerlendirme oturumu gerçekleştirildi. Ege Üniversitesi’nden Prof. Dr. Gürer Gülsevin’in başkanlığını yaptığı oturumda Bursa Uludağ Üniversitesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Yusuf Ziya Karaaslan, Prof. Dr. Hatice Şahin ve Dr. Öğretim Üyesi Sezai Sevim, sempozyuma ilişkin geniş kapsamlı bilgilendirmelerde bulundu. Sempozyumda sunulan bildirilerin, derlenerek kitap haline getirileceği paylaşılırken, hazırlanacak eser, Bursa’nın tarihine, kültürel zenginliğine ve kent kimliğinin anlaşılmasına önemli katkılar sunacak. “BURSA’NIN BÜYÜK DÖNÜŞÜMÜNE IŞIK TUTAN PEK ÇOK KONUŞMA DİNLEDİK” Çalışmaları değerlendiren “Bursa’nın Yedi Yüzü: Fetihten Cumhuriyet’e Sempozyumu” Düzenleme Kurulu Başkanı Yusuf Ziya Karaaslan, “Sempozyumun çerçevesinde Bursa’ya davet ettiğimiz ve burada ağırladığımız Türkiye’nin seçkin üniversitelerinden gelen hocalarımızı dinledik. Bursa’nın fethinden Cumhuriyet’in ilanına kadar olan dönemde Bursa’nın tarihi dönüşümünü ilgilendiren, mimari estetikten dini serüvene, şehirleşme yaşamından hayata ve kuruluşun dinamiklerinden Cumhuriyet’in dinamiklerine uzanan süreç içerisinde büyük dönüşüme ışık tutan pek çok konuşma dinledik. Bursa’nın son derece canlı bir etkinliğini gerçekleştirdik. Bu sempozyumun gerçekleşmesinde desteğini gördüğümüz Osmangazi Belediyesi ve Osmangazi Belediye Başkanımız Erkan Aydın’a teşekkür ederiz.” diye konuştu. “SEMPOZYUM MARKA HALİNE GELDİ” Sempozyumun her yıl yapıldığını ve Osmangazi Belediyesi’nin bu etkinliği bir marka haline getirdiğini kaydeden Prof. Dr. Hatice Şahin, “Tebrik ediyorum ve gurur duyuyorum. Sadece tarih toplantısı olmuyor, araya sanat tarihi, Türk dili, edebiyatı gibi alanlardan bildiriler de yerleştirildi. Aynı gelenek devam etti, bence bu iyi oluyor. Farklı bakış açılarını bize yansıtıyor. Çok güzel, kitaplaşacak çalışmalar var. Bursa ile ilgili çok çalışmalar yapıldığını, bu çalışmaların da daha da artacağını gördük. Bu da bizlere bu toplantıların devam edeceğini gösteriyor.” ifadelerini kullandı. “SEMPOZYUM AMACINA ULAŞTI” Sempozyumda 28 bildirinin sunulduğunu hatırlatan Prof. Dr. Gürer Gülsevin ise, “Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden gelen akademisyenler bildirilerini sundu. Çok güzel geçti, bildirilerden sonraki tartışmalar da katkılar oldu. Sempozyumun amacına ulaştığını düşünüyorum. Bu toplantının, Bursa’nın fethinin 700. yılına denk gelmesi de bizler için ayrı bir onur oldu.” açıklamalarında bulundu. Dr. Öğretim Üyesi Sezai Sevim de, sempozyumda Bursa’yı konuştuklarını dile getirerek, “Hocalarımız bu işin ehli, yılların birikimini getirdiler, Bursa’nın bilgi altyapısına kattılar. Bu bilgi altyapısına katmak için Osmangazi Belediyesi öncü oldu. Güzel bir misafirperverlik gösterildi, bu anlamda belediyemize teşekkür ediyorum. Hocalarımıza teşekkür ediyorum. İnşallah bu bilgi altyapısının zenginliği üzerine, Bursa’nın geleceği üzerine planlama yapanlar da bu bilgileri kullanacağı için Bursa’nın geleceği aydınlık olacak.” değerlendirmesini yaptı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.