Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Saldırı

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Saldırı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Saldırı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ABD Başkanı Trump: "İran, saygı göstergesi olarak 20 tanker dolusu petrol verdi" Haber

ABD Başkanı Trump: "İran, saygı göstergesi olarak 20 tanker dolusu petrol verdi"

ABD Başkanı Donald Trump, başkent Washington’a dönüşü sırasında uçakta gazetecilere açıklamalarda bulundu. İran’a yönelik saldırıların sürdüğünü söyleyen Trump, "Bugün çok sayıda ek hedefi imha ettik. Donanmaları gitti, Hava Kuvvetleri gitti; bunu biliyoruz. Ama bugün çok daha fazla hedefi yok ettik. Büyük bir gündü" dedi. Buna rağmen İran ile temasların da sürdüğünü aktaran Trump, "Onlarla hem doğrudan hem de dolaylı yollardan müzakere ediyoruz. Temsilcilerimiz var ama aynı zamanda direkt olarak da temas halindeyiz" diye konuştu. İran’ın daha önce ABD’ye 10 tanker petrol hediye ettiğini hatırlatan Trump, "Ve bugün, tam olarak nasıl adlandırırım bilemiyorum ama, sanırım bize karşı bir saygı göstergesi olarak 20 tanker dolusu petrol verdiler. Hürmüz Boğazı’ndan geçecek devasa petrol tankerleri ile yapılacak bu sevkiyat yarın sabahtan itibaren başlayacak" ifadelerini kullandı. İran ile yürütülen müzakerelerin "son derece iyi" gittiğini öne süren Trump, "Ancak İran söz konusu olduğunda ne olacağını asla bilemezsiniz, çünkü onlarla hem müzakere ediyoruz hem de her defasında onları havaya uçurmak zorunda kalıyoruz" değerlendirmesinde bulundu. "Muhtemelen bir anlaşma yapacağız" Eski ABD Başkanı Barack Obama’nın İran’la yaptığı nükleer anlaşmayı eleştiren Trump, bu anlaşmayı kendisinin iptal ettiğini vurguladı. Aksi takdirde İran’ın şu an nükleer silahlara sahip olabileceğini iddia eden Trump, "B-2 bombardıman uçaklarıyla saldırı gerçekleştirdik ve nükleer güç olmalarını engelledik. Şimdi de onları tekrar vurmak zorunda kaldık. Muhtemelen onlarla bir anlaşma yapacağız, buna oldukça eminim; ama yapmama ihtimalimiz de var" şeklinde konuştu. "İran’da rejim değişikliği kendiliğinden gerçekleşti" İran’da fiili anlamda bir rejim değişikliği yaşandığını ileri süren Trump, "Aslında bakarsanız çoktan rejim değişikliği yaşadık; çünkü o ilk rejim darmadağın edildi, yok edildi. Hepsi öldü. Bir sonraki rejim de büyük oranda öldü. Ve şu anki üçüncü rejimde, daha önce kimsenin muhatap olmadığı bambaşka insanlarla karşı karşıyayız" dedi. Şu anda muhatap oldukları kişilerin farklı bir grup insan olduğunu söyleyen Trump, "Bu yüzden ben bunu bir rejim değişikliği olarak kabul ederim. Ve açıkçası, oldukça makul davrandılar. Dolayısıyla bir rejim değişikliği yaşadığımızı düşünüyorum. Bundan daha iyisini yapamazsınız. Gerçekten kötü, olan rejim, ilk gidendi. İkincisi atandı ve onlar da gitti. Belki biraz yaşam belirtisi gösteren biri hariç hepsi öldü. Şu an ise çok daha makul görünen bu üçüncü grup var. Bu gerçekten bir rejim değişikliğidir; rejim değişikliği bir zorunluluk değil ama bence bu durum kendiliğinden, otomatik olarak gerçekleşti" ifadelerini kullandı. "İran ile anlaşma çok yakında olabilir" Bir soru üzerine İran ile anlaşmanın mümkün olduğunu yineleyen Trump, bunun "çok yakında olabileceğini" ifade etti. Trump, olası kara harekatı ile ilgili olarak, "Çok fazla alternatifim var. Orada çok sayıda gemimiz var. Gücümüz sayesinde aslında hepsine ihtiyacımız bile yok. İran konusunda programın çok, hatta haftalarca ilerisindeyiz diyebilirim. Eğer üç gün içinde 158 gemiyi, yani tüm donanmalarını yok edeceğimizi söyleseydiniz inanmazdınız ama biz bunu yaptık. Tüm hava kuvvetlerini devre dışı bıraktık. Füzelerinin çoğunu yok ettik; bu yüzden şu an bazı füze saldırıları görseniz de artık azalıyorlar, tükenmek üzereler" diye konuştu. "Mücteba Hamaney hayatta olabilir" İran’da fiili bir rejim değişikliği yaşandığı yönündeki iddiasını yineleyen Trump, "Karşımızda yeni bir grup var; bu gerçekten yeni bir rejim. Daha önce hiç muhatap olmadığımız ve çok makul davranan yeni bir grup insan" dedi. Trump, "İran’ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney hayatta mı ve muhatap olduğunuz yeni gruba dahil mi?" sorusu üzerine, "Olabilir. Ona ne olduğu belli değil. Hayatta olabilir ama belli ki başı çok büyük dertte; ağır yaralı" dedi. "Plan üzerinde bizimle hemfikirler" İran’ın ABD tarafından sunulan 15 maddelik planı büyük ölçüde kabul ettiğini söyleyen Trump, "Plan üzerinde bizimle hemfikirler. Yani 15 şey istedik ve büyük oranda anlaştık, şimdi birkaç şey daha isteyeceğiz" dedi. İran’ın ciddi olduğunu kanıtlamak için ABD’ye petrol gönderdiğini söyleyen Trump, "Bana bir hediye verdiklerini söylemiştim ama o an ne olduğunu açıklama yetkim olduğunu düşünmemiştim. O hediye daha sonra 2 arttı ve 10 devasa tanker dolusu petroldü. Bugün ise bir hediye daha verdiler: 20 tanker dolusu petrol. Sevkiyat yarın başlıyor. Hem doğrudan hem de dolaylı olarak çok iyi görüşmeler gerçekleştiriyoruz ve bence çok önemli pek çok konuda mesafe kat ediyoruz" değerlendirmesini yaptı. "Küba’ya petrol göndermeleri benim için sorun değil" Trump, ABD’nin bir Rus petrol tankerinin Küba’ya gitmesine izin vereceği yönündeki haberlerin hatırlatılması üzerine, "Birilerinin bir gemi dolusu yakıt almasına itirazımız yok çünkü hayatta kalmaları gerekiyor. Eğer bir ülke şu anda Küba’ya petrol göndermek istiyorsa, benim için hiçbir sorun yok" dedi. Trump, "Bu ülkenin Rusya olup olmaması sizi endişelendiriyor mu?" sorusu üzerine, "Alt tarafı bir gemi dolusu petrol, hepsi bu. Sorun değil. Eğer Rusya veya başka ülkeler bunu yapmak istiyorsa, bu beni pek rahatsız etmez. Bir etkisi de olmayacaktır. Küba bitti. Çok kötü ve yozlaşmış bir yönetimleri var. Bir gemi dolusu petrol almaları ya da almamaları bir şeyi değiştirmeyecek. İster Rusya olsun ister başkası, buna izin verilmesini tercih ederim çünkü insanların ısınmaya, soğutmaya ve diğer temel ihtiyaçlara gereksinimi var" dedi. "Hürmüz Boğazı’nı iki dakika içinde kapatabiliriz" Trump, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kontrol edip geçiş ücreti almayı planladığının hatırlatılması üzerine, "Bunun doğru olup olmadığını görmemiz gerekecek. Biliyorsunuz, ne yapmaları gerekiyorsa onu yapacaklar. Ama biz orayı iki dakika içinde kapatabiliriz. Orayı öyle bir hızla kapatırız ki neye uğradığınızı şaşırırsınız" dedi. Trump, "İran tarafından saldırıya uğrayan Körfez ülkelerinin karşı saldırıya geçmesini istiyor musunuz?" sorusuna, "Zaten karşılık veriyorlar. Suudi Arabistan sert bir şekilde karşılık veriyor. Katar, BAE, Kuveyt, Bahreyn hepsi mücadele ediyor. Aslında vurulduklarında şaşırmışlardı; vurulmalarına ben de çok şaşırdım. Ama bir kez darbe alınca çok iyi savaşmaya başladılar. Tüm bu ülkelerle çok güçlü bir iletişimimiz var ve hepsi de şu an mücadele içinde" yanıtını verdi.

İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "Minab'daki okul saldırısı savaş suçudur" Haber

İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "Minab'daki okul saldırısı savaş suçudur"

Arakçi, Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi'nin acil oturumunda yaptığı konuşmada, ABD'nin 28 Şubat'ta Hürmüzgan eyaletine bağlı Minab kentindeki Şeceretü't-Tayyibe Kız İlkokulu'na düzenlenen saldırıya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Arakçi, "İran, ABD ve İsrail tarafından kendisine dayatılan yasa dışı bir savaşın ortasındadır. Bu saldırgan savaşın hiçbir meşruiyeti yoktur ve son derece acımasızdır. Bu saldırıyı İran ile ABD'nin nükleer programa ilişkin iddia edilen endişeleri çözmek amacıyla yürüttüğü diplomatik süreç devam ederken başlattılar ve 9 ay içinde 2'nci kez müzakere masasını bozarak diplomasiye ihanet ettiler" dedi. "175'ten fazla öğrenci ve öğretmen acımasız bir şekilde katledildi" Arakçi, söz konusu saldırının kasıtlı ve planlı olduğunu belirterek, "Bu saldırının en çarpıcı ve en ağır örneklerinden biri, Şeceretü't-Tayyibe Kız İlkokulu'na yönelik gerçekleştirilen planlı ve aşamalı saldırıdır. Bu saldırıda 175'ten fazla öğrenci ve öğretmen tamamen kasıtlı ve acımasız bir şekilde katledildi. Bu vahşi saldırı aslında çok daha büyük bir buzdağının yalnızca görünen kısmıdır. Zira yüzeyin altında, insan hakları ve insancıl hukukun en ağır ihlallerinin normalleştirildiği ve tam bir cezasızlık ortamında çok daha vahim suçların işlendiği bir tablo gizlidir" ifadelerini kullandı. "İlkokul saldırısı ne gerekçelendirilebilir ne de gizlenebilir" Arakçi, "ABD'li ve İsrailli saldırganların kendi iddialarına göre en gelişmiş teknolojiye ve en hassas askeri ile veri sistemlerine sahip olduğu bir dönemde bu okulun hedef alınması bir savaş suçu ile insanlığa karşı suçtur. Bu, herkes tarafından açık ve şartsız biçimde kınanması ve faillerinin net ve açık şekilde hesap vermesi gereken bir suçtur. Bu felaket ne gerekçelendirilebilir ne de gizlenebilir. Sessizlik ve kayıtsızlıkla da karşılanamaz. Bu okula yönelik saldırı sıradan bir olay ve hesap hatası değildir. ABD'nin bu suçu meşrulaştırmaya yönelik çelişkili açıklamaları ise sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Doğası gereği sivil olan masum insanların eğitim gördüğü bir yere yönelik bu tür acımasız bir saldırıyı kınamak yalnızca hukuki bir yükümlülük değil, aynı zamanda ahlaki ve insani bir zorunluluktur. Vicdanımız, her türlü mahkemeden daha derin bir şekilde bizi yargılayacaktır" şeklinde konuştu. "Saldırganların niyeti soykırımdır" Arakçi, son 27 günde İran genelinde 600'den fazla okulun yıkıldığını veya hasar gördüğünü, binden fazla öğrenci ve öğretmenin hayatını kaybettiğini ya da yaralandığını belirterek, "Uluslararası insan hakları saldırganlar tarafından geniş çapta, sistematik ve benzeri görülmemiş bir şekilde ihlal edilmiştir. Hiçbir merhamet ve mühlet yoktur şeklinde kibirli söylemler kullanan ve İran'ı hayati altyapıları hedef almakla tehdit eden saldırganlar, savaş hukukuna ve insanlığın temel ilkelerine hiçbir şekilde riayet etmeksizin sivilleri ve sivil altyapıları hedef almaktadır. Savaş suçu ve insanlığa karşı suç gibi tanımlar, işlenen felaketlerin büyüklüğünü anlatmakta yetersiz kalmaktadır. Saldırganların hedef alma biçimi ve kullandıkları söylemler ise niyetlerinin soykırım olduğuna dair neredeyse hiçbir şüphe bırakmamaktadır" dedi. Uluslararası topluma "Sessizlik hiçbir zaman barış ve güvenlik getirmez" çağrısı Uluslararası topluma çağrıda bulunan Arakçi, "ABD ve İsrail'in İran halkına karşı yürüttüğü bu haksız ve keyfi savaş, işgal altındaki Filistin, Lübnan ve diğer bölgelerdeki hukuk ihlalleri ve suçlara karşı gösterilen sessizliğin doğrudan sonucudur. Adaletsizlik karşısındaki kayıtsızlık ve sessizlik, hiçbir zaman barış ve güvenlik getirmez, aksine daha fazla güvensizlik ve daha geniş ihlallere yol açar. Birleşmiş Milletler ve temsil ettiği temel değerler ile insan hakları sistemi ciddi bir tehdit altındadır. Hepiniz saldırganları açıkça kınamalı ve devletler topluluğunun ile insanlığın ortak vicdanının, İran halkına karşı işlenen korkunç suçlar nedeniyle onları sorumlu tuttuğunu göstermelisiniz. İran hiçbir zaman savaş arayışında olmamıştır. Ancak buna rağmen hiçbir sınır tanımayan saldırganlara karşı kendini savunma konusunda tam ve sarsılmaz bir irade göstermektedir ve bu savunma gerektiği sürece devam edecektir" ifadelerini kullandı.

ABD ordusu açıkladı: "İran’da 9 bini aşkın hedefe saldırı düzenlendi" Haber

ABD ordusu açıkladı: "İran’da 9 bini aşkın hedefe saldırı düzenlendi"

ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), İran’a karşı yürütülen Epic Fury Operasyonu’na (Destansı Öfke Operasyonu) ilişkin son verileri kamuoyu ile paylaştı. CENTCOM’dan yapılan açıklamada, 28 Şubat’ta başlayan operasyon kapsamında şimdiye dek 9 bini aşkın uçuş yapıldığı ve İran’daki 9 binden fazla hedefe saldırı düzenlendiği bildirildi. Ayrıca İran donanmasına ait 140’tan fazla unsura kısmen ya da tamamen zarar verildiği vurgulandı. Aralarında nükleer enerji ile çalışan uçak gemileri ve denizaltılar, B-1, B-2 ve B-52 bombardıman uçakları ile savaş jetlerinin de bulunduğu çok sayıda askeri yeteneğin kullanıldığı kaydedilirken, Patriot ve THAAD füze sistemleri dahil çok sayıda önleyici unsurun da devreye sokulduğu hatırlatıldı. Operasyon kapsamında vurulan hedeflerin İran rejimine ait askeri üsler, komuta merkezleri, silah fabrikaları ve füze rampaları gibi askeri hedefler olduğunun altı çizildi. "İran tarafından hiçbir savaş uçağımız düşürülmedi" CENTCOM’dan yapılan bir diğer açıklama ise, ABD’ye ait bir F-15 savaş uçağının Kuveyt üzerinde düşürüldüğüne dair haberlerin gerçeği yansıtmadığı belirtilerek, "ABD uçaklarının İran tarafından düşürüldüğüne dair yalanlar, sahte veya yanıltıcı görüntüler kullanılarak farklı platformlarda defalarca yayıldı. Açıkça belirtmek gerekirse; İran tarafından hiçbir ABD savaş uçağı düşürülmedi" denildi.

İran: "Basra Körfezi'ndeki ABD'ye ait petrol tankeri uyarılara uymadığı için vuruldu" Haber

İran: "Basra Körfezi'ndeki ABD'ye ait petrol tankeri uyarılara uymadığı için vuruldu"

İran Devrim Muhafızları Ordusu, Irak'ın güneyindeki Basra Limanı yakınlarında bir petrol tankerine gerçekleştirilen saldırıyı üstlendi. İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Halkla İlişkiler Biriminden yapılan açıklamada, ABD'ye ait olduğu belirtilen ve Marshall Adaları bayrağı taşıyan "Safe Sia Vishnu" adlı petrol tankerinin, Basra Körfezi'nin kuzeyinde DMO Deniz Kuvvetleri'nin uyarılarına uymaması üzerine hedef alındığı ifade edildi. Geminin vurulduğu anın görüntüsü de paylaşıldı. Bölgedeki gemilere uyarı Açıklamada ayrıca, Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol tankerleri ile diğer gemilere uyarıda bulunularak bölgede yaşanan güvensizliğin ABD'nin bölgedeki saldırılarının sonucu olduğu belirtildi. Bölgeden geçen gemilerin güvenliklerini sağlamak için İran tarafından savaş şartlarında ilan edilen Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'ndaki geçiş kurallarına uymaları gerektiği belirtilerek, aksi halde "başıboş mermilerin isabet etme riskiyle karşı karşıya kalabilecekleri" aktarıldı. Hindistan'ın Bağdat Büyükelçiliğinden yapılan açıklamada, tankerdeki Hint mürettebat üyelerinden 1'inin öldüğü, 15 kişinin ise tahliye edildiği duyuruldu. Ne olmuştu? Irak medyasının güvenlik kaynaklarına dayandırdığı habere göre Basra Limanı yakınlarındaki 2 petrol tankerine saldırı düzenlenmiş, saldırının ardından tankerlerden birinde yangın çıkmıştı. Tankerlerin yabancı bandıralı olduğu aktarılmıştı. Irak Limanlar Genel Müdürlüğü'nden Farhan Al-Fartousi 1 mürettebat üyesinin hayatını kaybettiğini, iki gemiden toplam 38 kişinin kurtarıldığını, kayıp kişilerin aranmaya devam edildiğini belirtmişti.

İspanya, İsrail'deki büyükelçisini kalıcı olarak geri çekti Haber

İspanya, İsrail'deki büyükelçisini kalıcı olarak geri çekti

İspanya, ABD ve İsrail'in İran'a saldırıları nedeniyle artan diplomatik gerilim sırasında İsrail'deki büyükelçisini kalıcı olarak geri çekti. Resmi gazetede yayımlanan kararda, "Dışişleri, Avrupa Birliği ve İşbirliği Bakanı Jose Manuel Albares'in önerisi ve Bakanlar Kurulu'nun 10 Mart 2026 tarihli toplantısında yapılan görüşmelerin ardından Ana Maria Salomon Perez'in İspanya'nın İsrail Büyükelçiliği görevine son verilmiştir" ifadeleri kullanıldı. İspanya Dışişleri Bakanlığı, İspanya'nın Tel Aviv'deki büyükelçiliğinin maslahatgüzar tarafından yönetileceğini belirtti. Böylece İspanya, İsrail'deki diplomatik temsilini maslahatgüzar seviyesine düşürdü. Büyükelçi Perez, İspanya'nın Gazze'ye saldırılar nedeniyle İsrail'e silah taşıyan uçak ve gemilerin limanlarından veya hava sahasından geçişini yasaklamasının ardından yaşanan diplomatik kriz sırasında eylül ayında istişareler için İspanya'ya geri çağrılmıştı. İspanya'nın İsrail'deki büyükelçisini kalıcı olarak geri çekme kararı, İsrail'in Ekim 2023'te Gazze Şeridi'ne saldırı başlatmasından bu yana iki ülke arasında yaşanan gerilimde son tırmanış oldu. İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, mart ayı başında İspanya'yı İran'a yönelik saldırılara karşı çıktığı için "zalimlerin yanında yer almakla" suçlamıştı. İsrail de Madrid büyükelçisini çağırmıştı İsrail'in İspanya'daki büyükelçiliği, Madrid yönetiminin geçtiğimiz yılın mayıs ayında Filistin devletini tanımasının ardından Büyükelçisi Rodica Radian-Gordon'u geri çağırması sonucu geçici bir maslahatgüzar tarafından yönetiliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.