Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Sahtecilik

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Sahtecilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sahtecilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Seçil Erzan’a 211 yıl 9 aya kadar hapis talebi: İstinafın bozma kararının ardından yeni mütalaa Haber

Seçil Erzan’a 211 yıl 9 aya kadar hapis talebi: İstinafın bozma kararının ardından yeni mütalaa

Yüksek karlı güvenilir bir fon olduğunu ve Fatih Terim gibi isimlerin de bu fona dahil olduğunu söyleyerek aralarında tanınmış futbolculardan Arda Turan, Fernando Muslera, Emre Belözoğlu ve Selçuk İnan’ın da bulunduğu 30’dan fazla kişiyi milyonlarca lira dolandırdığı iddiasıyla 102 yıl 4 ay hapis ile 753 bin 880 lira adli para cezasına çarptırılan Seçil Erzan hakkında verilen karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi tarafından bozulmuştu. Bölge Adliye Mahkemesi, ilk derece mahkemesinin hüküm kurarken birleşen dosyalara ilişkin bilgilere kararda yer vermediğini, bu durumun denetimi zorlaştırdığını kaydetmişti. Daire, istinaf başvurularını yerinde bularak, yargılama sürecinde bazı usul kurallarının uygulanmadığını belirtmişti. Dosya yargılamanın yeniden yapılması için İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmişti. Bu kapsamda Erzan’ın yeniden yargılandığı davanın görülmesine devam edildi. Tutuklu Seçil Erzan duruşmaya SEGBİS sistemi ile katıldı. Duruşmada taraf avukatları da hazır bulundu. Duruşmada celse arasında mütalaa açıklandığı kaydedildi. Mütalaada Erzan’ın 3 kişiye karşı ‘nitelikli dolandırıcılık’, aralarında Arda Turan ve Mert Zeydanlı, Selçuk İnan, Muslera, Buse Terim’in de bulunduğu 27 kişiye karşı ‘dolandırıcılık’ ve ‘özel belgede sahtecilik’ suçlarından 56 yıl 6 aydan 211 yıl 9 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. Mütalaada 5 diğer sanık hakkında ise değişen oranlarda hapis cezası talep edildi. Duruşma tarafların mütalaaya karşı beyanda bulunması için süre verilerek ertelendi.

"Change" operasyonunda ele geçirilen milyonluk 61 klasik otomobil sergilendi Haber

"Change" operasyonunda ele geçirilen milyonluk 61 klasik otomobil sergilendi

İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Oto Hırsızlığı Büro görevlilerince change oto üzerine faaliyet gösteren şüphelilerle ilgili çalışma gerçekleştirildi. Yapılan çalışmalarda, İstanbul ve İzmir genelinde şüpheli şahısların yurtdışından yasa dışı yollarla getirdikleri antika-klasik tabir edilen koleksiyonluk araçlara ait şasi numaralarını Türkiye tesciline kayıtlı atıl vaziyetteki pahaca daha uygun araçlara aktararak change yaptıkları belirlendi. Şüphelilerin, Türkiye Makina Mühendisleri Odası Başkanlığında görevli mühendislerce usulsüz düzenlenen raporların aynı noterliklere ibraz edilmesi yoluyla tescil belgesi düzenletilerek change işlemini yasallaştırılmaya çalıştıkları da tespit edildi. Change araçların şüpheliler tarafından üçüncü iyi niyetli şahıslara satıldığı ve mağdurların dolandırıldıkları çalışmalarda ortaya çıktı. Şüphelilerin bu yöntemle 61 adet aracı change yaptıkları tespit edildi. Değeri yaklaşık 500 milyon lira olan change araçlar ele geçirilerek muhafaza altına alındı. 37 şüpheli gözaltına alındı Soruşturma kapsamında ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve üye olma', ‘nitelikli dolandırıcılık', ‘resmi belgede sahtecilik', 5607 Sayılı Kanununa muhalefet ve ‘suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme' suçlarına karıştıkları tespit edilen şüphelilerin yakalanmasına yönelik İstanbul, Batman, Gaziantep, İzmir, Kocaeli ve Sakarya'da operasyon düzenlendi. İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü Oto Hırsızlığı Büro Amirliği ekiplerince düzenlenen operasyonda, 37 şüpheli yakalanırken 1 şüpheli şahsın evinde yapılan aramada 97 adet 9.19 mm fişek ele geçirildi. ‘'Milletimizin emrinde suçla mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceğiz'' İstanbul Emniyet Müdürü Selami Yıldız İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü'nde yaptığı açıklamada, suçla mücadelenin kararlılıkla sürdüğünü belirterek, ‘'Klasik otomobilleri change yapan suç şebekesine yönelik yapılan operasyonda 37 şüpheli şahıs gözaltına alınmış, 61 otomobil ele geçirilmiştir. Şunu ifade etmek istiyorum, halkımız şunu iyi bilsin ki; hiçbir sahtekarlık İstanbul polisinin dikkatinden kaçmayacaktır. İstanbul Emniyet Müdürlüğü olarak milletimizin emrinde suçla mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceğiz'' ifadelerini kullandı. ‘Ele geçirilen araçlar dron kamerasında' Operasyonda ele geçirilen 61 klasik otomobile el konulurken Asayiş Şube Müdürlüğü bahçesinde araçlardan bazıları sergilendi. Sergilenen araçlar dronla havadan görüntülendi.

36 milyon dolarlık kaldırım taşı dolandırıcılığı davasında 10 sanık hakkında 10 yıla kadar hapis cezası talebi Haber

36 milyon dolarlık kaldırım taşı dolandırıcılığı davasında 10 sanık hakkında 10 yıla kadar hapis cezası talebi

Çin'e bakır yerine kaldırım taşı göndererek 36 milyon dolarlık vurgun yaptığı iddia edilen dolandırıcılık şebekesi yöneticisi ve üyesi 16 sanığın yargılanmasına devam edildi. Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuksuz sanık Çağrı K. ile tarafların avukatları katıldı. Duruşmada esasa ilişkin mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, Bietsan Bakır Pirinç Sanayi Ticaret ve Anonim Şirketinin Çin'e yapmış olduğu 8 ayrı sevkiyatta toplam 326 konteynerle alıcı firma Mercuria'ya külçe bakır yerine kaldırım taşı gönderdiği aktarıldı. Mütalaada sanıkların 36 milyon dolar değerindeki bakır külçelerin gönderilmesine ilişkin sözleşme kapsamında konteynerlerdeki bakırların kaldırım taşlarıyla değiştirilmesi ve ihracat bedelinin yüzde 90'ına karşılık gelen 32 milyon 400 bin doların tahsil edilmesiyle haksız menfaat sağladıklarının dosya kapsamındaki delillerle sabit olduğu belirtildi. Savcılık, eylemlerin örgüt faaliyeti kapsamında emir-komuta zinciri ve süreklilik unsurlarını taşımadığı değerlendirmesinde bulunarak, sanıkların ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma', ‘örgüte üye olma ve örgüte yardım etme' suçlarından ayrı ayrı beraatlarına karar verilmesini talep etti. Mütalaada, sahte olduğu iddia edilen belgelerin asıllarının ele geçirilememesi nedeniyle sanıkların ‘özel belgede sahtecilik' suçundan da beraatları talep edildi. Sanıklar hakkında 10 yıla kadar hapis cezası talep edildi Esasa ilişkin mütalaada, tutuksuz sanıklar Hasan K, Sinan Ç., Başak Y., Bora İ., Çağrı K, Muammer K, Orhan M, Ramazan Ö, Tayfun G. ile Vedat U'nun fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, şirket ve kooperatif yöneticilerini dolandırdıklarının sabit olduğu vurgulandı. Savcılık, 10 sanığın ‘nitelikli dolandırıcılık' suçundan 3 yıldan 10 yıla kadar hapis cezasıyla ayrı ayrı cezalandırılmalarını talep etti. Mütalaada tutuksuz sanıklar Başak Y, Bora İ, Çağrı KDursun Ç, Ferhat U, Kartal S. başta olmak üzere 16 sanığın ‘özel belgede sahtecilik' suçundan söz konusu belgelerin asıllarının ele geçirilememiş olması nedeniyle ayrı ayrı beraatları talep edildi. Savcılık, sanıklar Kartal S, Dursun Ç, Soner Ç, Saime Ç, Ferhat U, Sedat U, Ufuk Ç'nin ‘nitelikli dolandırıcılık' suçundan suçun işlendiğine dair yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle ayrı ayrı beraatlarını talep etti. Savunma yapan tutuksuz sanık Çağrı K, "Ben, bütün mahkemelere geldim. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Beraatımı talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Sanık avukatları ise, davada dinlenmeyen tanıkların bulunduğunu belirterek, bu kişilerin dinlenilmesini talep ettiler. Avukatlar ayrıca, malzemelerin denizdeki görevliler ya da müştekiler tarafından değiştirilmiş olabileceğini öne sürdüler. Beyanda bulunan müşteki avukatları, konuya ilişkin Çin'de bir soruşturma yürütülmediğini, sadece bakır yerine kaldırım taşı gönderildiğine dair noter raporu bulunduğunu belirterek, dinlenmeyen tanıklar yönünden zorla getirme kararı çıkarılmasını talep ettiler. Taraflara süre verildi Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tarafların açıklanan mütalaaya karşı savunma hazırlayabilmeleri için süre verilmesine ve eksik hususların giderilmesine hükmederek, duruşmayı erteledi. Duruşma sonrası açıklama yapan müşteki avukatı Müşerref Gözde Z, "Duruşma 18 Aralık'a bırakıldı. Çin adli makamlarından bir istinabe yazısının sonucunu bekliyordu mahkeme, buna istinaden biz birtakım taleplerde bulunduk. Mahkeme, Çin makamından adli istinabe sonucunun beklenmesine karar verdi. Şu an halen sanıkların dinlenmesi aşamasındayız. Dava 2021 yılında başladı ancak kapsamlı bir dosya yürütüldüğü için ve çok fazla tanık dinlendiği için yargılama ve kovuşturma aşaması biraz uzun sürdü ve halen devam ediyor. Tanıkların dinleniyor olma süreci devam etmesine rağmen iddia makamı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Bizim için biraz sürpriz oldu. Bir kısım sanıkların ‘dolandırıcılık' suçundan, şikayet etmiş olduğumuz şirketin yetkilisi başta olmak üzere mahkumiyetine, bir kısım sanıkların ise ‘dolandırıcılık' suçundan beraatına ilişkin bir mütalaa oldu. ‘Evrakta sahtecilik' ve ‘örgüt' suçları bakımından beraat talep etti iddia makamı. Şu an dava henüz kovuşturma aşamasının sonunda değil, karar aşamasında değil. Mahkeme, yazılacak olan yazıların cevabını bekleyecek. Tanıkların dinlenmesi tamamlanacak. Devam edeceğiz davamızı takip etmeye" şeklinde konuştu. İddianameden Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, merkezi İsviçre'de bulunan şirketle Tekirdağ'da bulunan şirket arasında saf bakır alımına dair yapılan sözleşmeye yer verilmişti. Sözleşme gereği saf bakırların Tekirdağ'dan Çin'in Lianyungang kentine 36 milyon dolar ödeme karşılığında gönderileceği anlatılmıştı. İddianamede firmaya sevkiyatın ulaştığı esnada konteynerlerde saf bakır yerine maddi değeri olmayan kaldırım taşı gönderildiğinin tespit edilmesi üzerine soruşturma başlatıldığı açıklanmıştı. Savcılık, örgüt yöneticisi sanıklar Hasan Kayacıköse ile Soner Çokyiğit'in 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma', 'nitelikli dolandırıcılık' ve 'zincirleme olarak özel belgede sahtecilik' suçlarından 33 yıl 3 aya kadar hapis ile cezalandırılmasını talep etmişti. Diğer sanıklar Saime Ç, Dursun Ç, Muammer K, Orhan M, Ferhat U, Başak Y, Sinan Ç, Ufuk Ç, Tayfun G, Ramazan Ö ve Vedat U'nun 'örgüte üye olma', 'nitelikli dolandırıcılık' ve 'zincirleme olarak özel belgede sahtecilik' suçlarından ayrı ayrı 29 yıl 3 aya kadar hapsi talep edilmişti. Sanıklar Sedat U, Çağrı K ve Bora İ. hakkında ise 'örgüte üye olmamakla birlikte yardım etmek', 'nitelikli dolandırıcılık' ve 'zincirleme olarak özel belgede sahtecilik' suçundan aynı oranda hapis cezası talep edilmişti.

Sahte altınla kuyumcuyu oyaladı, bilekliği çalıp kaçtı Haber

Sahte altınla kuyumcuyu oyaladı, bilekliği çalıp kaçtı

Kocaeli’nin Çayırova ilçesinde kuyumcuya sahte çeyrek altınla gelen şüpheli, tezgahtarı oyaladığı sırada bileklik çalarak iş yerinden ayrıldı. Olay güvenlik kamerasına yansırken, Gebze Kuyumcular Derneği Başkanı Savaş Kılıç, piyasada sahte altınların arttığını belirterek vatandaşları uyardı. Kılıç, gerçek ve sahte ürünlerin nasıl ayırt edilebileceğini anlatırken, özellikle kuyumcuların kapalı olduğu saatlerde "Nakit yok, altın vereyim" şeklindeki alışveriş tekliflerine karşı dikkatli olunmasını istedi. Geçen hafta Çayırova’daki bir kuyumcuya gelen şüpheli, elindeki sahte çeyrek altınla kolye almak istedi. Tezgahtarı oyalayan şüpheli, daha sonra bilekliklere bakmak istediğini söyledi. Bu sırada bilekliklerden birini alan şüpheli, çalışanların ellerindeki altının sahte olduğunu tespit etmeye çalıştığı sırada iş yerinden ayrıldı. Olay anları güvenlik kamerasına yansıdı. Gebze Kuyumcular Derneği Başkanı Savaş Kılıç, olayın ardından şüphelinin polis ekiplerince kısa sürede yakalandığını ve çalınan ürünün teslim alındığını söyledi. Kılıç, kuyumcuların benzer olaylara karşı alarm sistemleri ve güvenlik butonlarının yanı sıra emniyet birimleriyle işbirliği içinde önlem aldığını belirtti. "Sahte altın son zamanlarda arttı" Kılıç, kuyumculuk sektöründe sahte altınla ilgili sorunların son dönemde arttığını söyleyerek, bazı markaların taklitlerinin yanı sıra çeyrek, ata ve tam altın ile 22 ayar bileziklerin de sahtelerinin piyasaya sürüldüğünü kaydetti. Bu nedenle kuyumcuların satın aldıkları altınları ayar suyu, mihenk taşı ve ayar makineleriyle kontrol ettiğini anlatan Kılıç, müşterilerden alınan ürünlerin gerekli testlerden geçirilmeden kabul edilmediğini söyledi. Sahte ürünlerin kuyumcular tarafından bilerek satıldığı yönünde bir değerlendirme yapılmaması gerektiğini vurgulayan Kılıç, "Bu demek değildir ki bir kuyumcu sahte altın satar. Hiçbir kuyumcu sahte altın satmaz" ifadelerini kullandı. Gebze, Çayırova, Dilovası ve Darıca’daki kuyumcuların sahte altın konusunda bilgilendirildiğini belirten Kılıç, vatandaşların da alışveriş yapacakları işletmelerin Gebze Kuyumcular Derneğine üyeliğini sormalarını istedi. Kılıç, derneğe üye olmayan işletmelerle ilgili doğrudan olumsuz bir değerlendirme yapmadıklarını belirterek, "Üye olmayan esnafımız var. Tabii ki biz onların kötü mal sattığını söylemiyoruz. Ancak onların sattığı bir malla alakalı yaşanan sorumlulukta Gebze Kuyumcular Derneği olarak sorumluluk kabul etmiyoruz" diye konuştu. "Vatandaş sahteyle gerçeği gözle anlayamaz" Kılıç, aynı marka ve gramajdaki gerçek ve sahte ürünlerin görünüş olarak birbirinden ayırt edilmesinin güç olabildiğini söyledi. Bir gramlık gerçek ve sahte altınları gösteren Kılıç, "Bunu vatandaş anlayamaz. Yani aldığı zaman bunun gerçek mi sahte mi olduğunu kapalı bir kutu gibi anlayamaz. Tabii ki biz kuyumcular olarak da bazen anlayamayabiliriz. Bu bir kapalı kutu. Biz bunu bir müşteriden alıyoruz, bir başka müşteriye satıyoruz. Genellikle bizim işleyişimiz bu şekilde" ifadelerini kullandı. Son dönemde artan sahtecilik nedeniyle kuyumcuların müşterilerden aldıkları ürünleri de daha sıkı şekilde kontrol ettiğini belirten Kılıç, özellikle kapalı ambalajlı gram altınların ayar makinelerinde test edildiğini aktardı. Kılıç, ayarı düşük veya sahte olduğu belirlenen ürünlerin satın alınmadığını ve bu nedenle aynı ürünlerin başka müşterilere satılmasının da önüne geçildiğini söyledi. "Sahte altın kuyumcuların kapalı olduğu saatlerde piyasaya sürülebiliyor" Kılıç, bazı kişilerin kuyumcuların kapalı olduğu saatleri fırsat olarak kullandığını da söyledi. Özellikle akşam saatlerinde küçük miktarlı alışverişlerde sahte altınların kullanılmaya çalışıldığını belirten Kılıç, telefon, motosiklet veya elektronik eşya alışverişlerinde "elimde para yok ama altın var, bu saatte kuyumcular kapalı" şeklinde ifadelerle sahte ürünlerin karşı tarafa verilebildiğini anlatarak şöyle devam etti: "Özellikle kuyumcuların kapanış saatini bekliyor ki yaptığı alışverişte bir vatandaşa ’Ya elimde para yok ama altın var, bu saatte de kuyumcular kapalı, biz bunu bozduramayız, bozduramayacağımız için de size verelim’ gibi söylemlerle veriyorlar. Alan kişi de ertesi gün kuyumcuya gittiği zaman bu altınların sahte olduğunu öğreniyor. Tabii iş işten geçmiş oluyor. Özellikle biz müşterilerimizden ve vatandaşlarımızdan şunu istiyoruz: Kesinlikle ve kesinlikle tanımadığınız kişilerden altın olarak alışveriş yapmayın. Altın olarak yaptığınız alışverişlerde sahte olma ihtimali şu anda çok yüksek." Gerçek ve sahte altın nasıl ayırt ediliyor Kılıç, gerçek ve sahte altının ayrımında kuyumcuların mihenk taşı, ayar suyu ve ayar makinelerinden yararlandığını anlattı. Mihenk taşı üzerinden yaptığı uygulamada, altın görünümlü sahte üründen iz aldığını ve üzerine ayar suyu uyguladığında asidin ürünü çözdüğünü gösteren Kılıç, aynı işlemi gerçek altın üzerinde uyguladığında ise ürünün asitten etkilenmediğini belirtti. Kılıç, bu testlerin yanı sıra ayar makinelerinin de kullanıldığını kaydetti. "Şüphelendiğimiz altınları kesip test ediyoruz" Kuyumcu çalışanı Ferhat Usta da son dönemde iş yerlerine ciddi miktarda sahte altın geldiğini söyledi. Şüphelendikleri ürünleri keserek ve makineler yardımıyla test ederek kontrol ettiklerini belirten Usta, "Müşteriye de bunların sahte olduğunu anladığımızda geri vermiyoruz, elimizde tutuyoruz. İtinayla testlerini yapıyoruz burada makinelerimiz yardımıyla" dedi. Kuyumcularda güvenlik önlemleri artırıldı Son dönemde kuyumculara yönelik hırsızlık ve soygun girişimlerine karşı da çeşitli önlemler alındığını anlatan Usta, kepenk sistemlerinin yanı sıra iş yerlerinde çalışan sayısının mümkün olduğunca fazla tutulmasına dikkat ettiklerini söyledi. Usta, "Hırsızlar her yolu deniyorlar. Kişi sayısı olarak az kalmamaya özen gösteriyoruz, genelde kalabalık çalışmaya çalışıyoruz dükkanlarımızda" ifadesini kullandı. Kuyumcu çalışanı Tuğba Öz ise özellikle paketli ürünlerde ürünün içeriğinin dışarıdan anlaşılmasının mümkün olmayabildiğini belirterek, müşterilerin güvenli alışveriş yapabilmesi için kullanılan cihazlarla ürünlerin ayarını kontrol ettiklerini söyledi. Öz, ayarı uygun olmayan ürünlerin satın alınmadığını, gerektiğinde kesilerek ayrıldığını ifade etti. "Ayar makinesiyle de sahte ürün tespit ediliyor" Gerçek ve sahte gram altınları ayar makinesinde karşılaştıran Öz, makinenin gerçek üründe uygun bir değer gösterdiğini, sahte üründe ise düşük veya yüksek değerlerin yanı sıra nikel uyarısı verebildiğini belirtti. Çeyrek altınlarda da benzer şekilde ayar değerlerinin kontrol edildiğini anlatan Öz, makineden alınan sonuçların ürünün gerçekliği konusunda kuyumculara yardımcı olduğunu söyledi. "Bilmedikleri yerden altın almasınlar" Kuyumcu çalışanı Yusuf Doğrusoy ise sahte altın sorununu sektörün önemli problemlerinden biri olarak nitelendirdi. Vatandaşların altın satın alırken işletmenin geçmişine, güvenilirliğine ve kuyumcular derneğine üyeliğine dikkat etmesini öneren Doğrusoy, "Müşteriler altın alacakları zaman olabildiğince dükkanların eskiliğine, güvenilirliğine ve biraz da Kuyumcular Derneğine üye olmalarına bakmaları lazım. Bilmedikleri yerden altın almayacaklar, bu kadar basit" dedi. Doğrusoy, ayrıca yeni mevzuat kapsamında altın ürünlerinde bulunan belirli bandrollerin ve QR kodlarının kontrol edilebileceğini belirterek, tüketicilerin bu imkanlardan da yararlanmasını tavsiye etti.

Ferhat Gündoğdu’nun gözaltına alınması Ali Koç’un sözlerini hatırlattı: "Kim olduğunu, neyi temsil ettiğini bütün ülke görecek" Haber

Ferhat Gündoğdu’nun gözaltına alınması Ali Koç’un sözlerini hatırlattı: "Kim olduğunu, neyi temsil ettiğini bütün ülke görecek"

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "mobbing" ve "resmi belgede sahtecilik" soruşturması yürütüldü. Soruşturma kapsamında MASAK ve HTS incelemeleri, müşteki ve tanık ifadeleri ile bilirkişi tespitleri doğrultusunda, MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu ile bazı MHK üyeleri, hakem ve gözlemcilerin suçla bağlantılı olabileceği değerlendirildi ve 7 isim gözaltına alındı. MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu’nun gözaltına alınması futbol camiasında geniş yankı uyandırırken ,birçok kulüp başkanının kendisini istifaya davet ettiği açıklamalar yeniden gündem oldu. Ferhat Gündoğdu’ya yönelik açıklamaların bazıları şöyle: Eski Fenerbahçe ve Kulüpler Birliği Başkanı Ali Koç: "Uzun bir süredir federasyon başkanına, MHK Başkanı’nın kim olduğunu, neyi temsil ettiğini, hangi ideolojiye bağlı olduğunu anlatmaya çalıştım. Buradan Türkiye’ye sesleniyorum; benim kalbim bu vücutta attığı müddetçe Ferhat Gündoğdu’nun ne olduğunu, kim olduğunu, neyi temsil ettiğini bütün ülke görecek. Bu iş böyle olmaz. Türk futbolunun selameti için MHK Başkanı’nızın kim olduğunu, ne olduğunu lütfen kulak verin. Bütün Ankara bu konuyu konuşuyor. Siz niye kulak vermiyorsunuz, araştırmıyoruz. Hakemlik kariyeri açısından MHK Başkanlığı yapabilecek bir sicile de sahip olmayan bir insan. Türk futbolunun selameti için Ferhat Gündoğdu’ya daha fazla işi uzatmadan, Türk futbol ailesinden kendi iradesiyle çekilmesini rica ediyorum." Teknik Direktör Burak Yılmaz: "Merkez Hakem Kurulu Başkanı Ferhat Gündoğdu dokunulmaz mı? Neler geldi neler geçti. İstedikleri gibi orada Fuat Göktaş ile istedikleri gibi oynatıyorlar, indiriyorlar. Yaşadığım problemi anlatayım size Devre arasında Fuat Göktaş beni aradı. ’Bir tane Burak Yılmaz bahis oynamış’ dedi. ’Ne diyorsun abi’ dedim. ’Ben 2010-2011’i yaşamışım, ’bahis olayı benim karın ağrım’ dedim telefonu kapattım. 15 dakika sonra tekrar aradı. ’Özür dilerim yanlış Burak Yılmaz’mış. Iğdır’da birisiymiş, çıkarttırdım’ dedi. Benim alnım açık başım dik. Nasıl bahis oynanır, nerden oynanır bilmem öyle şeyleri ve ihtiyacımda yok. Ben Mecnun başkanı aradım ve karıştı ortalık. Sonra 3 gün sonra Kocaeli maçında hakem hiçbir şey yokken beni attı. Atılana kadar hiçbir şey yapmadım. Ama atıldıktan sonra verdiğim tepki hatalıydı. Ondan sonra Fuat Göktaş’ı aradım. Bir tane yalan söylüyorsam Allah’ın, dinin, kitabın üzerine yemin ederim. Fuat Göktaş’ı aradım ve yanlış konuştum. Çünkü bana yoklama çektiler. Ben miyim diye acaba bana yoklama çektiler. Yanlış konuştum kendisine ve ondan sonra da bugüne kadar beni her maçta doğradılar. Federasyon bunu yapıyor. Bahis oynayanları çıkarttırdım dedi. Demediyse Allah şahidim olsun. Ben Kocaeli maçından sonra açtığım telefonda yanlış kelimeler söyledim Fuat Göktaş’a o da benim hatam ama ondan sonra bana ve Gaziantepspor’a gereğini yaptılar ve beni doğradılar. Federasyon bu şekilde ilerliyor. Hakemler kötü. Merkez Hakem Kurulu başkanı kötü. Niye gitmiyor? Nedir bunların dokunulmazlığı? Hakemler çok kötü kardeşim. Galatasaray da şikayetçi, Karagümrük de şikayetçi. Niye, nasıl düzelecek abi. Ahbap-çavuş ilişkisiyle yürüyor ona üzülüyorum." Galatasaray Başkanı Dursun Özbek: "Karşımızda nereden tutsak elinde kalan bir MHK var. VAR hakemini hiçbir ülkede olmayan bir şekilde müdahale etmemesi gereken pozisyonlarda kullanıyorlar. Bu rezilliğin baş sorumlusu olan MHK Başkanı hala koltuğunda oturmaya devam ediyor. Galatasaray sahaya çıkar, kazanır, kaybeder ama bu şekilde bir oyunla zayıf düşürmeye çalışmalarına da izin vermez. İlk günden beri aynı şeyi söylüyoruz. Başkaları gibi ayrıcalık, imtiyaz değil sadece adalet istiyoruz. Sahada eşit şartları ve kuralların herkese aynı uygulanmasını istiyoruz. Türkiye Futbol Federasyonu ve ilgili kurulları, Galatasaray’a karşı oynanan bu kirli oyunda ya adaletin yanında olacak ya da kendilerinin de bu oyunun bir aktörü olduklarını kabul edecek. Başka bir yolu yoktur." Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı: "Bu MHK Başkanı burada durduğu müddetçe maalesef Türk futbolu bir adım daha ileri gitmez. Federasyonun yaptığı güzel işler de var amaonları da gölgeliyor. Bu işleri dile getirmemizi de engelliyor. Geçen hafta Fenerbahçe yaşadı, bu hafta biz yaşadık. Önümüzdeki hafta başka birileri yaşayacak. İki senedir ’Hakemleri yeniledik, yeni hakem kadrosu yaptık, yetiştirdik, eğitimci, Portekizli eğitimci, şimdi başka bir eğitimci’ diyorlar. Bu şahıs orada durduğu müddetçe değişen hiçbir şey olmayacak. Çünkü zihniyet değişmiyor." Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan: "Bu kafa ile bir yere gidemezler. Sahada gördüğünüzü verin. MHK Başkanı’nı ben defalarca istifaya çağırdım ama sayın TFF Başkanı durmasından yana. Bildiği bir şey var diyoruz."

Muhammed Yarız’a ait 5 lüks aracın devir işlemleri mercek altında Haber

Muhammed Yarız’a ait 5 lüks aracın devir işlemleri mercek altında

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen fon soruşturması kapsamında, tutuklu Pusula Portföy Yönetimi A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız’a ait olduğu belirlenen toplam 200-220 milyon TL değerindeki 5 lüks aracın, soruşturma sürecinden kısa süre önce farklı kişilere devredildiği tespit edildi. Araçların 26 bin 280 TL toplam tutar karşılığında devredildiği belirlenirken, 4 araç muhafaza altına alındı, Audi Q8’in yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü öğrenildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında Başsavcılığa sunulan MASAK raporunda, Muhammed Yarız adına kayıtlı Audi Q8, McLaren 750S Coupe, Mercedes-Benz S 580 Maybach, Bentley Continental GT Speed ve Rolls-Royce Cullinan marka 5 aracın 7-8 Eylül 2026 tarihlerinde 4 farklı kişi üzerine devredildiği belirlendi. Açık kaynak piyasa, rayic ve kasko değerleri dikkate alınarak yapılan değerlendirmede, 2023 model Audi Q8’in yaklaşık 10-11,5 milyon TL, 2023 model McLaren 750S Coupe’un 46-50 milyon TL, 2025 model Mercedes-Benz S 580 Maybach’ın 31-35 milyon TL, 2025 model Bentley Continental GT Speed’in 53-58 milyon TL ve 2023 model Rolls-Royce Cullinan’ın 55-65 milyon TL piyasa değerinde olduğu belirtildi. Devirlerde toplam 26 bin 280 TL ödeme Söz konusu araçların devirleriyle bağlantılı banka hareketlerinin incelenmesinde, Muhammed Yarız’ın hesabına "Taşıt Satış Bedeli" açıklamasıyla Hasan Kaytan tarafından 6 bin 256 TL ve 5 bin 756 TL, Hasan Dörtkardeş, Bolkan Bekçi ve İbrahim Halil Rat tarafından ise ayrı ayrı 4 bin 756 TL gönderildiği tespit edildi. Böylece toplam piyasa değeri yaklaşık 200-220 milyon TL olarak değerlendirilen 5 aracın devir işlemleriyle bağlantılı olarak Yarız’ın hesabına toplam 26 bin 280 TL yansıdığı belirlendi. MASAK raporunda, araçların nitelik ve değerleriyle uyumlu gerçek satış bedellerinin ödendiğini ortaya koyan bir tahsilat tespit edilemediği belirtildi. Bu tespitlerin ardından söz konusu araç devirlerinin gerçek bir satış ilişkisine dayanmadığı ve mal varlığının soruşturmadan kaçırılması amacıyla gerçekleştirilmiş olabileceğine ilişkin kuvvetli suç şüphesi bulunduğu değerlendirilerek araçlar hakkında el koyma tedbiri uygulandı. Araçların teknik incelemesi yapılacak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne gönderilen müzekkereyle, el koyma kararı verilen araçların teknik incelemeye alınması talimatı verildi. İncelemelerde araçların şase ve motor numaralarında değişiklik veya tahrifat bulunup bulunmadığının, araç kimlik bilgileri ile tescil kayıtlarının uyumlu olup olmadığının ve herhangi bir sahtecilik yapılıp yapılmadığının araştırılması istendi. 4 araç muhafaza altında, Audi Q8 aranıyor Başsavcılık koordinesinde yürütülen çalışmalar sonucunda H.K. adına tescilli McLaren 750S Coupe ve Rolls-Royce Cullinan, B.B. adına tescilli Mercedes-Benz S 580 Maybach ile İ.H.R. adına tescilli Bentley Continental GT Speed yakalanarak muhafaza altına alındı. Toplam piyasa değeri yaklaşık 185-208 milyon TL aralığında değerlendirilen 4 aracın muhafaza altına alındığı, yaklaşık 10-11,5 milyon TL piyasa değerindeki H.D. adına tescilli Audi Q8’in yakalanmasına yönelik çalışmaların ise sürdüğü öğrenildi. Soruşturma kapsamında araçların devir işlemleri, ödeme hareketleri, mal varlığı ilişkileri ve teknik özelliklerine yönelik incelemelerin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürdüğü bildirildi.

İstanbul’da sahte para ve altın operasyonu: 11 şüpheli yakalandı Haber

İstanbul’da sahte para ve altın operasyonu: 11 şüpheli yakalandı

Aramalarda; 357 bin 400 TL sahte Türk lirası, 500 ABD doları sahte para, 15 adet 100 ABD doları bandrolü, 6 adet sahte altın bilezik, 1 adet sahte altın kolye, 1 adet sahte tam altın ele geçirildi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, sahte para ve altın ile ilgili vatandaşların ve esnafın mağduriyetinin önüne geçilmesi amacıyla çalışma başlattı. Yapılan çalışmalar doğrultusunda 15.09.2026 tarihinde İstanbul’da eş zamanlı operasyonlar düzenledi. Operasyonda, 11 şüpheli şahıs yakalanarak gözaltına alındı. Yapılan aramalarda; 357.400 TL sahte Türk lirası, 500 ABD doları sahte para, 15 adet 100 ABD doları bandrolü, 2.636 adet bandrollü kağıt, 6 adet sahte altın bilezik, 1 adet sahte altın kolye, 1 adet sahte tam altın ele geçirildi. Operasyonun detayları ortaya çıktı! Hesaplarda 125 milyon liralık hareket Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama yönünden yapılan mali incelemede, 16 şüphelinin hesaplarına öncül suç döneminde toplam 125 milyon lira giriş yapıldığı tespit edildi. İncelemede, bölünmüş görünümlü nakit yatırma işlemleri ile çeşitli kuyumcu ödemeleri belirlenirken, şüphelilerin gelirleri ile mali hareketleri arasında orantısızlık bulunduğu kaydedildi. Mali hareketlerin suç gelirlerinin bankacılık sistemine sokulması ve ayrıştırılması aşamalarıyla uyumlu olduğu değerlendirildi. 19 adrese eş zamanlı operasyon Şüphelilerin, parada sahtecilik ve paraya eşit sayılan değerlerde sahtecilik suçlarını süreklilik arz edecek şekilde ve aralarında iş bölümü yaparak işledikleri yönünde kuvvetli suç şüphesi bulunduğu belirtildi. Şüphelilerin elde ettikleri suç gelirini bankacılık sistemi üzerinden aklayarak taşınmaz, araç ve şirket ortaklığına dönüştürdüklerinin değerlendirildiği soruşturma kapsamında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince operasyon düzenlendi. 16 şüpheliye ait 19 adrese eş zamanlı olarak arama, el koyma ve yakalama işlemi gerçekleştirildi. Operasyonda 11 şüpheli gözaltına alınırken, 3 şüphelinin ise cezaevinde bulunduğu tespit edildi. Firari durumdaki 2 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi. Sahte para, altın ve bandrol ele geçirildi Adreslerde yapılan aramalarda sahte Türk lirası, sahte ABD doları, sahte altın, bilezik, kolye, bandrol ve bandrollü kağıtlar ele geçirildi. Operasyonla eş zamanlı olarak 16 şüphelinin mal varlıklarına ve banka hesaplarına el konuldu. Soruşturmanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sürdürüldüğü bildirildi.

Bakan Gürlek: "4 ayrı soruşturmada 137 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı" Haber

Bakan Gürlek: "4 ayrı soruşturmada 137 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı"

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Antalya, Gaziantep, İstanbul ve İzmir’de gerçekleştirilen operasyonlarda; nitelikli dolandırıcılık, suç gelirlerinin aklanması, yasa dışı bahis ve uluslararası uyuşturucu ticareti gibi farklı suç alanlarında faaliyet gösteren organize yapılara yönelik 4 ayrı soruşturma kapsamında toplam 137 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldığını açıkladı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, vatandaşların huzurunu, emeğini ve alın terini hedef alan hiçbir suç yapılanmasına göz yummadıklarını belirtti. Bakan Gürlek, paylaşımında operasyonların nitelikli dolandırıcılıktan suç gelirlerinin aklanmasına, yasa dışı bahisten uluslararası uyuşturucu ticaretine kadar farklı suç alanlarında faaliyet gösteren organize yapılara yönelik gerçekleştirildiğini bildirdi. Antalya’da organize dolandırıcılık yapılanmasına operasyon Antalya’da düzenli ticaret yaparak piyasada güven kazanan, ardından esnaf ve firmalardan ileri vadeli çekler karşılığında milyonlarca lira değerinde mal temin edip bu malları çeklerin vadesi gelmeden düşük bedellerle elden çıkardığı değerlendirilen organize dolandırıcılık yapılanmasına yönelik operasyon düzenlendi. Operasyonda 8 şüpheli gözaltına alındı. Gaziantep’te 122 milyar TL’yi aşan para hareketliliği tespit edildi Gaziantep’te yurt dışından yasa dışı yollarla getirilen dövizleri kişi, iş yeri ve şirketler üzerinden yeniden yurt dışına usulsüz şekilde kaçırdıkları, hesaplarında 2021-2026 yılları arasında 122 milyar TL’yi aşan para hareketliliği bulunduğu tespit edilen 33 şüpheliye yönelik operasyon gerçekleştirildi. Soruşturmanın kaçakçılık, suç gelirlerinin aklanması, resmi belgede sahtecilik ve vergi suçları kapsamında yürütüldüğü belirtildi. İstanbul’da yasa dışı bahis operasyonu İstanbul’da vatandaşları yasa dışı bahis ağlarının içine çeken, internet üzerinden bahis oynatarak haksız kazanç sağlayan ve yasa dışı bahis sitelerine entegre ödeme panelleri kullandıkları tespit edilen suç örgütüne yönelik 58 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı. Aramalarda, yasa dışı bahis organizasyonunda kullanıldığı değerlendirilen çok sayıda dijital materyal ele geçirildi. İzmir’de uluslararası uyuşturucu ticareti yapan yapılanmaya operasyon İzmir’de Belçika merkezli olarak yönetildiği ve uluslararası ölçekte uyuşturucu ticareti yaptığı belirlenen organize suç yapılanmasına yönelik 38 şüpheli hakkında işlem başlatıldı. Suçtan elde edildiği değerlendirilen yaklaşık 1 milyar TL değerindeki 87 taşınmaz, 18 araç, 4 özel tekne, 14 şirket ortaklık payı ile banka hesapları ve diğer mal varlığı unsurlarına yönelik el koyma işlemleri gerçekleştirildi. Bakan Gürlek, suç örgütlerinin yalnızca üyelerinin değil, suçtan elde ettikleri gelirlerin, kullandıkları şirketlerin ve mal varlıklarının da yakından takip edildiğini belirterek, "Suçun kazanca dönüşmesine ve haksız kazancın ekonomik sisteme sokulmasına müsaade etmeyeceğiz" dedi.

64 yıl 6 ay hapis cezası bulunan kadın canlı yayın yaparken yakalandı Haber

64 yıl 6 ay hapis cezası bulunan kadın canlı yayın yaparken yakalandı

Esenler’de hakkında kesinleşmiş 64 yıl 6 ay hapis cezası ve 215 suç kaydı bulunan G.K (33), sanal medya hesabından canlı yayın yaparken yakalandı. G.K, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olay, 31 Temmuz Cuma günü Esenler Nene Hatun Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Beyoğlu Devriye Ekipleri Amirliği ekipleri, haklarında yakalama kararı bulunan kişilerin yakalanmasına yönelik çalışma başlattı. Yapılan araştırmada, G.K’nın çeşitli mahkemeler tarafından hakkında verilen ve kesinleşen toplam 64 yıl 6 ay hapis cezası nedeniyle arandığı tespit edildi. G.K’nın bulunduğu adresi belirleyen polis ekipleri, evi takibe aldı. G.K’nın sanal medya hesabından canlı yayın yaptığı sırada ekipler düğmeye bastı. Canlı yayın yapan G.K, kapının çalması üzerine kapıya yönelerek "Kim o" diye seslendi. Bu sırada yayına katılan kişilerden biri, "Hürrem’in kapısı çalıyor, açma Hürrem" diyerek G.K’yı uyardı. Kapı yuvasından dışarı bakarak kim olduğunu anlamaya çalışan G.K’nın yaşadığı şaşkınlık da canlı yayına yansıdı. G.K’nın kapıyı açmasının ardından polis ekipleri eve girerek kadını yakaladı. Ekiplerin eve girdiği ve G.K’yı gözaltına aldığı anlar canlı yayın sırasında görüntülendi. Telefonu yere düşen G.K, cihazını yerden aldıktan sonra canlı yayını sonlandırdı. G.K, ekipler tarafından emniyete götürüldü. 215 suç kaydı ortaya çıktı Emniyette yapılan sorgulamada G.K’nın çoğunluğu hırsızlık olmak üzere toplam 215 suç kaydının bulunduğu tespit edildi. G.K’nın İstanbul, Bursa ve İzmir’deki çeşitli mahkemelerce "elde veya üstte taşınan eşyayı özel beceriyle almak suretiyle hırsızlık", "bina içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık", "kamu kurum ve kuruluşlarındaki eşya hakkında hırsızlık", "resmi belgede sahtecilik" ve "nüfus müdürlüğüne gerçeğe aykırı beyanda bulunma" suçlarından arandığı belirlendi. Tutuklanarak cezaevine gönderildi Emniyetteki işlemleri tamamlanan G.K, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.