Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Sağlıklı Hayat Merkezi

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Sağlıklı Hayat Merkezi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlıklı Hayat Merkezi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kırmızı etek sevdası 61 yaşında 25 kilo verdirdi Haber

Kırmızı etek sevdası 61 yaşında 25 kilo verdirdi

Bursa’da düğünde giymek istediği kırmızı eteğin üzerine olmaması, 61 yaşındaki Naciye Yalçın için hayatının dönüm noktalarından biri oldu. Fazla kilolarından kurtulmak ve daha sağlıklı bir hayat sürmek için Nilüfer Sağlıklı Hayat Merkezi’ne başvuran Naciye Yalçın, Diyetisyen Fulya Çoğan eşliğinde yürüttüğü beslenme ve yaşam tarzı değişikliği sürecinde 25 kilo verdi. Diyet yapmaya başlangıçta sıcak bakmadığını belirten Naciye Yalçın, 3 yıl önce katılacağı bir düğün öncesi dolabındaki kıyafetleri denerken yaşadığı hayal kırıklığının kendisini harekete geçirdiğini anlattı. Özellikle sevdiği kırmızı eteğin üzerine olmaması üzerine Nilüfer Sağlıklı Hayat Merkezi’ne başvuran Naciye Yalçın, aldığı profesyonel destekle sağlıklı hayat alışkanlıkları kazanmaya başladı. 17 ayda 25 kilo veren Naciye Yalçın’ın yıllardır mücadele ettiği çeşitli sağlık sorunlarında da önemli iyileşmeler yaşadı. Süreç öncesinde üçüncü evre karaciğer yağlanması, diyabet, yüksek kolesterol, hipertansiyon, tiroid sorunları ve fibromiyalji ağrıları bulunan Yalçın, beslenme düzenini ve yaşam alışkanlıklarını değiştirmesiyle sağlık durumunda önemli gelişmeler kaydetti. Karaciğer yağlanmasının üçüncü evreden birinci evreye gerilediğini belirten Yalçın, tansiyon değerlerinin normale döndüğünü, kolesterol ve tiroid değerlerinde de olumlu gelişmeler yaşandığını ifade etti. Fibromiyaljiye bağlı ağrılarının da azaldığını belirten Yalçın, süreçte kendisini takip eden hekimlerin de tebrik ettiğini söyledi. Yaşadığı değişimin kendisi için yalnızca kilo vermekten ibaret olmadığını vurgulayan Yalçın, "Eskiden diyete hiç sıcak bakmıyordum. Şimdi ise benim için sağlık daha önemli" dedi. "25 kiloyu birlikte verdik" Naciye Yalçın’ın 2023 aralık ayından itibaren beslenme takibini yürüten Nilüfer İlçe Sağlık Müdürlüğü Sağlıklı Hayat Merkezinde görevli Diyetisyen Fulya Çoğan, sürecin yalnızca kilo kaybına odaklanmadığını, temel hedefin kalıcı ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazandırmak olduğunu söyledi. Naciye Yalçın’ın takibe başladığında 98 kilo 400 gram olduğunu ve çok ciddi sağlık problemleri olduğunu belirten Diyetisyen Çoğan, 17 ayda yaklaşık 24-25 kilo kaybı sağlandığını ve verilen kilonun da uzun süredir korunduğunu ifade etti. Çoğan, "Bu süreçte amacımız sadece kilo verdirmek değildi. Beslenme davranışlarını ve yaşam tarzını değiştirmeyi hedefledik. Kilo verirken kas kaybı yaşamadan, daha sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürmesini istedik" diye konuştu. Naciye Yalçın’ın takip sürecinde 1,5 yıldır kilosunu korumayı başararak insülin kullanımını bıraktığını, tansiyonunun normale döndüğünü, fibromiyalji ağrılarının azaldığını ve kolesterol değerlerinin normal seviyelere geldiğini belirten Diyetisyen Çoğan, sağlık parametrelerindeki olumlu değişimin kendileri açısından da sevindirici olduğunu söyledi. Çevresine örnek oldu Sağlıklı yaşam yolculuğu yalnızca Naciye Yalçın’la sınırlı kalmadı. Onun değişimini gören iki ablası da Nilüfer Sağlıklı Hayat Merkezi’ne başvurarak beslenme takibine başladı. Yakın çevresindeki arkadaşlarının da kendisini örnek alarak sağlıklı yaşam konusunda adım attığını belirten Naciye Yalçın, yaşadığı değişimin başkalarına da ilham vermesinden mutluluk duyduğunu söyledi. Hekim takipleri devam ediyor Naciye Yalçın’ın Sağlıklı Hayat Merkezi’ndeki beslenme ve yaşam tarzı değişikliği takibinin yanı sıra ikinci basamak sağlık kuruluşlarındaki hekim kontrolleri de devam ediyor. Uludağ Üniversitesi’nde endokrinoloji uzmanları tarafından rutin olarak takip edilen Naciye Yalçın’ın, Bursa Şehir Hastanesi’nde kardiyoloji kontrolleri de sürdürülüyor. Diyetisyen Fulya Çoğan, Naciye Yalçın’ın özellikle kendi yaş grubundaki bireyler için önemli bir teşvik edici danışan olduğunu belirterek, sağlıklı yaşam konusunda destek almak isteyen tüm vatandaşları, Sağlık Bakanlığı koordinasyonunda Bursa İl Sağlık Müdürlüğü Sağlıklı Hayat Merkezlerine başvurarak ücretsiz diyetisyen hizmeti alabileceklerini söyledi.

Sağlık Bakanı Memişoğlu "Türkiye'nin sağlıkta ihtiyaç duyduğu ilaç ve cihazları üreteceğiz" Haber

Sağlık Bakanı Memişoğlu "Türkiye'nin sağlıkta ihtiyaç duyduğu ilaç ve cihazları üreteceğiz"

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu Türkiye'nin sağlıkta dünyaya örnek bir model oluşturduğunu belirterek, "Biz sadece sağlık hizmeti vermeyeceğiz. Sağlığın teknolojisini de üreteceğiz. Bilimini de üreteceğiz. Cihazını da üreteceğiz. İlacını da üreteceğiz. Türkiye bu bölgenin sadece değil, dünyanın sağlıkla ilgili merkez noktalarından bir tanesi olacak. Altyapımıza güveniyoruz. İnsan gücümüze güveniyoruz. Bilgimize güveniyoruz" dedi. Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, 15 Ağustos 2026 Cumartesi günü, İstanbul’da sağlık muhabirleriyle bir araya geldi. Sağlık gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Memişoğlu, önemli açıklamalarda bulundu. "3 milyonun üzerinde insan Türkiye’ye sağlık hizmeti almaya geliyor" Türkiye'nin sağlık sisteminin son 25 yılda büyük bir gelişim sürecini yaşadığını vurgulayan Memişoğlu, "Sağlık hizmetinin iyi sunulmasının en önemli etkenlerden biri de iyi bir sağlık çalışanı ordumuzun olmasıdır. Kaliteli, çalışkan, hedef odaklı bir sağlık çalışanı kitlemiz var. Bunun altyapısı ve organizasyonu iyi yapılınca ve destek de verilince Türkiye bugün sağlıkta herkesin rahat ulaşabildiği, sosyal tarafı da çok kuvvetli olan, aynı zamanda teknolojisini de kullanabilen bir ülke hâline geldi. Bugün 3 milyonun üzerinde insan Türkiye’ye sağlık hizmeti almaya geliyor. Çevremizdeki ülkeler bizim sağlık hizmetini örnek almaya çalışıyorlar, bizden destek istiyorlar. Birçok ülkeye de yardım edebilir hâldeyiz" ifadelerini kullandı. "Palyatif bakım ile ilgili yeni bir model oluşturduk" Palyatif bakım konusunda yeni bir yönetmelik yayınlayarak bir model oluşturduklarını söyleyen Bakan Memişoğlu, "Bizim yoğun bakımlarımızda 4’te 1, 5’te 1 oranında hastalarımız uzun süre yatan kronik hastalardı, bakım hastalarıydı. Yeni bir yönetmelik yayımlayarak ‘palyatif kritik bakım hizmeti’ diye bir şey tanımladık. Evde sağlık, uzaktan sağlık ve palyatif bakım hizmetlerini entegre ettik. ESKOM (Evde Sağlık Hizmetleri Koordinasyon Merkezi) denen bir merkezi komuta merkezi oluşturduk. Bu mevzuatla uzun yatışta olan, evde yatabilen hastaların uzaktan bakılmasını çok daha etkin hâle getireceğiz. Toplum yaşlandıkça ve aile küçüldükçe bakım yaşlılarımızın bakımı ile ilgili ve sağlık hizmetiyle ilgili farklı bir modele geçmek zorundayız. Onun için bu modeli oluşturduk. Aile hekimi de bu sisteme dâhil edildi. Aile hekiminin bir hastasının palyatif bakım ihtiyacı varsa aile hekimi bu durumu ESKOM’a bildirecek veya palyatif bakım hastası hastaneden çıkarılıp evine yerleştirildiyse otomatik olarak aile hekimine bu hastasıyla ilgilenmesi için bilgi verilecek. Böyle bir koordinasyon sistemi kuruyoruz. Bilgisayar yazılımıyla yapacağız bunları. Mevzuatı çıkardık, şimdi yazılımı bitiyor. Türkiye genelinde 271 bin yatağımız var, 7 bin 822 yatağımız palyatife ayrılmış durumda. İstanbul’da da 910 palyatif bakım yatağımız var. İstanbul’da palyatifte yatak sorunumuz yok. Önemli olan organizasyonu iyi yapabilmemiz" diye konuştu. "Türkiye’de aile hekimliği sayımız 25 bin bandındaydı, bugün 31 bin aile hekimliğimiz var" Sağlık sisteminin daha güçlü ilerleyebilmesi için mevzuat değişiklikleri gerçekleştirdiklerini anlatan Memişoğlu, "İki senede 160 mevzuat çıkardık. Bunların içinde bir tane de kanun var. 20-30 tane daha mevzuat değişikliğimiz olacak. 2024 yılının Kasım ayında Aile Hekimliği Yönetmeliği’ni değiştirdik. Sağlık sisteminin ‘Koruyan Sağlık’ tarafını ön plana çıkardık ve proaktif aile hekimliği sistemine geçtik. Türkiye’de aile hekimliği sayımız 25 bin bandındaydı, bugün 31 bin aile hekimliğimiz var. İstanbul’da bin 121 aile hekimliğimiz var, 81 aile hekimliği açtık, 130 tane daha açacağız. Aile hekimliklerinde; yaklaşık bin 850 ilacın yazılabilmesini, sağlık raporlarının verilebilmesini, geleneksel tıp (GETAT) uygulamalarının yapılabilmesini ve aile hekiminin gerek görürse hastası için hastaneden randevu alabilmesini sağladık. İstanbul’da 34 tane Sağlıklı Hayat Merkezi var. Ücretsiz hizmet sunulan Türkiye’deki bütün Sağlıklı Hayat Merkezlerinde gebe okulu, çocuk gelişimci, psikolog, diyetisyen, fizyoterapist var. Pilates, egzersiz yapılıyor. Aşıdan kanser taramasına kadar her şey yapılıyor. Şimdi Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığından aile danışmanı da var. Aile hekimi veya hastanedeki hekimler, hastaları için Sağlıklı Hayat Merkezlerinden randevu alabiliyor. Vatandaşlar da MHRS üzerinden Sağlıklı Hayat Merkezi randevusu alabiliyor" şeklinde konuştu. "Türkiye’de yaş ortalaması 78,5’e yükseldi" TUİK verilerine göre Türkiye'nin yaş ortalamasının yükseldiğinin altını çizen Memişoğlu, "TÜİK’in geçen ay yayınladığı bültende Türkiye’de yaş ortalamamız 78,5 olmuş, yani artmış. Neydi bu? 2002 senesinde 72’ydi. Geçen sene bu 78,1 idi. Bu esasında dünyada sağlık sisteminin başarı parametrelerinden biridir. Yani siz ne kadar uzun yaşıyorsanız sağlık sisteminiz o kadar iyidir. Bebek ölüm oranlarına bakın. 2002 senesinde bebek ölümü bin doğumda 31,5 iken bugün 7,8’e düşmüş durumda ve 2024’te binde 9 iken 2025’te binde 7,8’e düştü, yaklaşık 1,2 demek. Bu yılda 3 bin bebeğin daha yaşadığını gösteriyor. 3 bin bebek, az bir sayı değil bu. Doğumda annenin ölüm oranını düşürdük. Sağlık sisteminizin başarısı OECD’de bunlarla ölçülüyor" açıklamalarında bulundu. "Ülkemizde erkeklerin yüzde 46'sı sigara içiyor, dünyada ikinciyiz" Sigaranın Türkiye'de ölüm sebeplerinin en önemlilerinden biri olduğunu belirten Memişoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü "Ölümlerin yüzde 34,7’si dolaşım sistemi hastalıkları, yüzde 16’sı iyi ve kötü huylu tümörler sebebiyle oluyor. Yani yüzde 50’nin üzerinde ölüm nedeni dolaşım sistemi hastalıkları ve tümörler. Dolaşım sistemi hastalıklarının yüzde 42’sini iskemik kalp hastalığı, iyi ve kötü huylu tümörlerin yüzde 30’unu solunum hastalıkları, akciğer kanseri ve gırtlak kanseri oluşturuyor. Peki sizce bunun nedenleri ne? Bu ölüm sebeplerimiz iskemik kalp hastalığı, inme, dolaşım hastalığı ve akciğer kanseri nedeni nedir? Sigara. Sigara, Türkiye’de insanlarımızın hastalanma ve ölüm sebeplerinin en önemlilerinden biridir. Ülkemizde erkeklerin yüzde 46’sı sigara içiyor. Dünyada ikinci sıradayız, ilk üçte yerimiz değişiyor. Sigara kötü bir alışkanlık, herkes biliyor. Bize bir şey olmaz diyoruz ama oluyor. Olduktan sonra pişman oluyoruz. Türkiye’de geçen sene 8 milyar paket sigara satılması doğru bir şey değil. Bunu kullanmaması için insanları motive etmemiz lazım. İnsanların sağlık talebini artırmamız lazım" "Türkiye’de 30 binin üzerinde insan şu anda organ bekliyor" Konuşmasında organ naklinin önemine değinen Bakan Memişoğlu, "Organ nakli için kadavratik organ bağışı bulmakta zorlanıyoruz. Organ nakli konusunda kanunla beraber bir değişim yaptık. Artık e-Devlet, e-Nabız üzerinden organ bağışı yapılabiliyor. Bağış sayısı şimdiye kadar 250 bini buldu. Bu kanunla kişinin organ bağışını vasiyet hâline getirdik. Kişi diyor ki ‘Ben öldükten sonra organlarımı bağışlıyorum.’ Bunu sistemden yapıyor ve biz bu kişiye şunu soruyoruz: ‘Yakınların bilsin mi?’ ‘Hayır, bilmesin.’ derse bunu dediği anda hiç kimseye söylemiyoruz. Siz organ bağışını e-Nabız üzerinden yaptığınız zaman sizden başka kimse o bağışı yaptığınızı bilmiyor. Ne zamana kadar bilmiyor? Beyin ölümü tespit edilip öldü denildiği zaman hastanede Ölüm Bildirim Sistemi’ne girildiği anda hem ailenize hem doktorunuza hem de organ nakli ekiplerine haber gidiyor. O zamana kadar bağış yaptığınızdan kimsenin haberi olmuyor. Türkiye’de 30 binin üzerinde insan şu anda organ bekliyor. Organ bağışının e-Devlet üzerinden yapılmasını sağlamamız ve organ bağışı sayısını artırmamız lazım. Ülkemiz organ merkezleri anlamında, hekimlik ve altyapı anlamında dünyanın örnek ülkelerinden biri" dedi. İstanbul’da son 24 yılda 79 tane büyük hastane yapıldığını hatırlatan Memişoğlu, "Sadece COVID-19 pandemisi döneminde 28 hastane yapılmış. Türkiye genelinde 27 tane şehir hastanesi yaptık. Şu anda İstanbul’da bin 453 yataklı Fatih Sultan Mehmet hastanesini yapıyoruz. Sancaktepe’de 4 bin yataklı şehir hastanesini inşallah 2027’nin ikinci yarısında hizmete sunacağız. Haydarpaşa’nın kampüsüne başladık. Bakırköy Sadi Konuk Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinin projelendirmesine başladık. Süreyyapaşa’nın projelendirmesini bitirdik. Finansını bulmaya çalışıyoruz ama yatak kapasitesi konumuzun üstünde çok sorunumuz yok. Esenyurt’ta inşallah bir yatak planlaması yapıyoruz. Beykoz’un hastanesini 2027’de bitirme hedefindeyiz, Bayrampaşa keza öyle. Bir de Avcılar var. Bunları İstanbul’a yatırım olarak yapacağız" diye konuştu. "E-Nabız'a hiç kimse sızamaz" E-Nabız sistemi ile ilgili güvenlik tartışmalarına değinen Bakan Memişoğlu, "E-Nabız çok korunaklı bir sistemdir. E-Nabız’a hiç kimse sızamaz, çok korunaklı bir sistemdir. Bize kodlu gelir, biz kimseyi görmeyiz. e-Nabız’a müdahale olamaz" dedi. "Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu ilaç ve cihazları üreteceğiz" Yerli aşı konusundaki çalışmalara değinen Bakan Memişoğlu, "Yerli aşıyla ilgili çağrı yaptık. 8 tane yerli aşının üretimi için planlamalarımızı yaptık. İnşallah en az 6 tanesiyle birkaç hafta içinde sözleşme yapıp yerli aşı üretimini Türkiye’de kendimiz yapacağız. Hatta sadece dolum değil, ‘master cell’ dediğimiz esas hücreyi de alarak yapacağız. Yani biz kendimiz yapacağız her şeyi. Bizim 13 tane yerli aşımız var. Bu aşılar içinden seçtik. Hepatit A’yı biz kendimiz dolum yapıyoruz. Diğerlerini de çok yakında açıklayacağız. Çağrılarını yaptık. 8 tanesini yaptık ama 6 tanesinin anlaşmasını hazır hale getiriyoruz. Onlarla ilgili çalışma yaptık, hazır üretime geldik. 2 tane ultrason sözleşmesi yaptık. 2 firma yurt dışından teknolojisiyle beraber getirecekler. 2 sene içinde yüzde 70’in üzerinde yerli ultrasonumuzu üreteceğiz. Bunun sözleşmesini de yaptık. Şimdi Hacettepe ve Teknopark’ta üretimini yapıyoruz. İnşallah çok yakın zamanda 2 tane fabrikasının temelini atacağız. Böylece Türkiye kendi ultrasonunu da yapacak. Kendi kalp-akciğer pompamızı biliyorsunuz, ASELSAN’la beraber yaptık. Bu çok teknolojik bir cihaz. O cihaz olmadan kalp ameliyatları yapılamaz. Şimdi onu hastalarda kullanmaya başladık. Bir ay evvel başladık ve sene sonu itibarıyla seri üretimine geçeceğiz. Mobil röntgen cihazını aldık. Solunum cihazı yapıyoruz. Home Vent yapıyoruz. En önemlilerden bir tanesi, mesela kapsül endoskopi yapıyoruz Türkiye’de. Onun da insan çalışmalarına çok kısa zamanda başlayacağız. Endoskopi yerine biliyorsunuz, tablet gibi alıyorsunuz. Bütün bağırsağınızı, midenizi filmler gösteriyor. Bunu 2-3 ülke yapıyor. Bir tanesi de biziz. Teknopark’ta onu prototipiyle geliştirdik. Özellikle immünolojik ve kanser ilaçlarıyla ilgili çalışmalarımız var. Biz Türkiye’nin üretim kapasitesini tamamen bağımsız hâle getireceğiz. Özellikle kanser, SMA gibi moleküler hastalıklar, immünoterapi gibi ilaçları kendimiz üretir hâle getiriyoruz şimdi. Bunun klinik çalışmalarına da başlayacağız çok kısa zamanda. Türkiye’nin hangi stratejik cihazlara ihtiyacı var? 45 tane şimdi tespit ettik. Belki sayı artacak. Bu 45 cihazı üretebilmemiz lazım. Biz sadece sağlık hizmeti vermeyeceğiz. Sağlığın teknolojisini de üreteceğiz. Bilimini de üreteceğiz. Cihazını da üreteceğiz. İlacını da üreteceğiz. Türkiye bu bölgenin sadece değil, dünyanın sağlıkla ilgili merkez noktalarından bir tanesi olacak. Altyapımıza güveniyoruz. İnsan gücümüze güveniyoruz. Bilgimize güveniyoruz" ifadelerini kullandı. SMA hastalığı ile ilgili çalışmaların da yürütüldüğünü vurgulayan Bakan Memişoğlu, "SMA ile ilgili bir çalışma da yapıyoruz. SMA ile bağış toplayıp yurt dışında iyi olacağını deyip insanlara vaatte bulunup da bu vaadinin sonucunun ne olduğunu hepsini açıklayacağız. SMA ilacını bağış alıp da bu ilaç sonucunda o hastalar iyileşti mi, iyileşmedi mi? Sonucunu bilimsel olarak çalışıyoruz" dedi. Türkiye'nin sağlık sisteminden dünyaya örnek olan bir konuma geldiğinin altını çizen Memişoğlu, vatandaşlardan sağlık çalışanlarına sahip çıkmalarını istedi.

"Her mahallede gerekeni yapacağız" Haber

"Her mahallede gerekeni yapacağız"

Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, Sağlık Bakanlığı ve Bursa İl Sağlık Müdürlüğü iş birliği ile hizmete alınan Doğanevler Sağlıklı Hayat Merkezi ve Osmangazi 700. Yıl Aile sağlığı Merkezi’nin açılış programına katıldı. Bursa Valisi Erol Ayyıldız’ın yanı sıra AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan, AK Parti Bursa Milletvekilleri Mustafa Yavuz ve Refik Özen, İl Sağlık Müdürü Mustafa Çetin, AK Parti Osmangazi İlçe Başkanı Adnan Kurtuluş, Doğanevler Mahallesi Muhtarı Serkan Koçer ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri programda yer aldı. Bursa’da kentsel gelişim ve büyümeyle doğru orantılı şekilde ihtiyaçların da arttığını ifade eden Başkan Vekili Şahin Biba, Büyükşehir Belediyesi’nin kamu kurum ve kuruluşlarıyla iş birliği halinde il genelinde mahalle bazlı taramalar yaparak ihtiyaç ve taleplere yanıt üretmeye çalıştığını belirtti. Hizmete açılan merkezler hakkında değerlendirmelerde bulunan Başkan Vekili Biba, “Doğanevler ve çevresine sağlık alanında önemli hizmetler verecek olan merkezler sayesinde bölge sakinleri, mahallelerinde hizmet alabilecek. Bünyesinde hekim, fizyoterapist, klinik psikolog, psikolog, çocuk gelişim uzmanı ve hemşire gibi birçok alandan personel bulunduran Doğanevler Sağlıklı Hayat Merkezi, bölgedeki talebe büyük ölçüde cevap verecektir. Her iki merkezin de şehrimize hayırlı olmasını diliyorum.” diye konuştu. Sağlık hizmetlerinin insan hayatına verilen değerin en somut göstergesi olduğunu belirten Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa’nın yalnızca kendi vatandaşlarına değil, çevre illere de sağlık hizmeti sunan önemli bir merkez olduğunu ve açılışı yapılan tesislerin vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini güçlendireceğini ifade etti. AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Yavuz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sağlık alanındaki vizyonu doğrultusunda önemli yatırımların hayata geçirildiğini belirterek Doğanevler Sağlıklı Hayat Merkezi ile Osmangazi 700. Yıl Aile Sağlığı Merkezi’nin hayırlı olmasını diledi. Konuşmaların ardından dualar eşliğinde sağlık merkezi hizmete açıldı.

Sigara bırakmada yüzde 112 artış Haber

Sigara bırakmada yüzde 112 artış

Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü, 31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda vatandaşları sigarayı bırakmaya davet ederek, “Bugün bir karar, yarın bir ömürlük hayat. Tütünsüz bir yaşam mümkün” çağrısında bulundu. Paylaşımda, sigarayı bırakmak için atılan her adımın daha sağlıklı bir geleceğin başlangıcı olduğuna vurgu yapılırken, Türkiye genelinde yürütülen sigara bırakma hizmetlerine ilişkin dikkat çekici veriler de kamuoyuyla paylaşıldı. Buna göre, ülke genelindeki bin 501 sigara bırakma polikliniğinde bugüne kadar toplam 4 milyon 65 bin 970 muayene gerçekleştirildi. Vatandaşlara 7 gün 24 saat hizmet veren Alo 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı'nda ise bugüne kadar 6 milyon 79 bin 160 çağrı yanıtlandı. Alo 171 hattı aracılığıyla 2025 yılında 420 bin 651 vatandaşa destek ve rehberlik hizmeti sunulurken, 2026 yılının ilk dört ayında bu sayı 143 bin 534 olarak kaydedildi. TÜTÜNLE MÜCADELEDE SAHADA YOĞUN ÇALIŞMA Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü, tütünle mücadele kapsamında sahada yürütülen faaliyetlere de dikkat çekti. Paylaşılan infografikte, Tütünle Mücadele Timleri ve mobil poliklinikler aracılığıyla bugüne kadar 832 bin 873 vatandaşa hizmet verildiği belirtildi. Ayrıca 2026 yılında sigara bırakma polikliniklerine başvuran hasta sayısında bir önceki döneme göre yüzde 112 artış yaşandığı, yılın ilk dört ayında ise başvurularda yüzde 53,7 oranında yükseliş kaydedildiği ifade edildi. Yetkililer, sigaradan uzak ve sağlıklı bir yaşam hedefleyen vatandaşların Alo 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı'nı arayarak veya kendilerine en yakın Sağlıklı Hayat Merkezi'ne başvurarak ücretsiz destek alabileceklerini hatırlattı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.