Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Sağlık Bakanlığı

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Sağlık Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlık Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dr. Özcan Akan: "Halk sağlığı, yalnızca hastalıkların tedavisiyle sınırlı olmayan, tüm hayatı kapsayan geniş bir vizyondur" Haber

Dr. Özcan Akan: "Halk sağlığı, yalnızca hastalıkların tedavisiyle sınırlı olmayan, tüm hayatı kapsayan geniş bir vizyondur"

Sağlık Bakanlığı tarafından her yıl düzenlenen Halk Sağlığı Haftası, bu yıl "Her Gün Halk Sağlığı" ana teması ve "7 Günde 7 Tema" konseptiyle kutlanıyor. Medicana Bursa Hastanesi Genel Müdürü Dr. Özcan Akan, modern tıbbın en temel sorumluluğunun bireyler henüz hastalanmadan koruyucu tedbirleri hayata geçirmek olduğuna dikkat çekti. Gelişmiş sağlık sistemlerinin başarısının toplumun genel sağlık okuryazarlığı ve koruyucu sağlık hizmetlerine verilen önemle ölçüldüğünü belirten Dr. Özcan Akan, açıklamasında şu ifadelere yer verdi; "Halk sağlığı, yalnızca hastalıkların tedavisiyle sınırlı olmayan; bireyin anne karnından itibaren tüm yaşam evrelerini kapsayan geniş bir vizyondur. Bu yıl Bakanlığımızın belirlediği 7 ana tema; anne-çocuk sağlığından aşı bilincine, bağımlılıkla mücadeleden kronik hastalık izlemlerine, hareketli yaşamdan kanser taramalarına kadar hayatımızın tam merkezinde yer alıyor. Profesyonel sağlık yöneticiliğim süresince çok büyük emek ve öncelik verdiğim koruyucu hekimlik anlayışı ve Sağlıklı Yaşam Merkezlerinin (SYM) sunduğu imkânlar, toplumumuzun henüz hastalanmadan bilinçlenmesi ve erken teşhis imkanlarına erişebilmesi açısından kritik bir yere sahiptir. Medicana Bursa Hastanesi olarak, multidisipliner anlayışa sahip kadromuz ve ileri teknolojik altyapımızla sadece tedavi edici tıpta değil, toplum sağlığını koruyucu hekimlik ve erken teşhis süreçlerinde de Bursa halkının yanında yer almayı temel misyonumuz kabul ediyoruz." Dr. Özcan Akan, hafta boyunca öne çıkarılan odak alanlarına yönelik çalışmalarını şu başlıklarla özetledi; "Anne Sağlığı: Güçlü kadın doğum ve hekim kadromuzla anne sağlığı önceliğimizdir. Çocuk Sağlığı: Uzman pediatri kadromuzla çocuklarımızın sağlığını çok önemsiyoruz.Gebe okullarımız ve uzman pediatri kadromuzla anne ve çocuk sağlığını ilk günden itibaren titizlikle takip ediyoruz. Kronik Hastalıklarla Mücadele: Diyabet, hipertansiyon ve kalp-damar hastalıklarında düzenli taranma ve izlem süreçlerinin hayati önem taşıdığını hatırlatıyoruz. Bağımlılıkla Mücadele: Alkol, madde bağımlılığı ve teknoloji bağımlılığı konusunda toplum bilinçlendirme çalışmalarına devam ediyoruz. Erken Teşhis Hayat Kurtarır: Kanser türlerinde erken tanının tedavi başarısındaki en kritik faktör olduğunun bilinciyle tarama programlarına aralıksız destek veriyoruz. Aktif Yaşam: Fizik Tedavi Ünitemiz ile sağlıklı hayat için aktif yaşamı destekliyoruz. Obezite ile Mücadele : Güçlü hekim kadromuzla Obezite ile mücadeleyi odak noktamız haline getirdik" Açıklamasını Bursa kamuoyuna çağrıda bulunarak tamamlayan Dr. Özcan Akan, "Tüm vatandaşlarımızı sağlıklarını ertelememeye, düzenli kontrollerini yaptırmaya ve koruyucu sağlık hizmetlerinden faydalanmaya davet ediyoruz. Unutmayalım ki, sağlıklı bir toplum güçlü bir geleceğin en temel şartıdır" dedi.

"Boyun kütletmesi" sonrasında gelen ölüm, akıllara rot balans ustasının sözde bel fıtığı tedavisini Haber

"Boyun kütletmesi" sonrasında gelen ölüm, akıllara rot balans ustasının sözde bel fıtığı tedavisini

İstanbul'da bir kişinin, boyun ağrısı için yaptırdığı kütletme işlemi sonrası beynine pıhtı atarak hayatını kaybetmesi yetkisiz uygulamaların tehlikelerini gözler önüne sererken, akıllara Antalya'da rot balans ustalığı yapan bir şahsın, iş yerinde kendi yaptığı bir mekanik düzenekle bel ve sırt ağrısı çeken kişilere uyguladığı sözde tedaviyi getirdi. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Şüheda Özçakır, sağlıkla ilgili her konuda olduğu gibi bu konuda da uzman desteğinin çok önemli olduğunun altını çizerek, "Ehliyetsiz kişilere sağlık emanet edilmemeli" dedi. İstanbul'da bir kişinin, boyun ağrısı için yaptırdığı kütletme işlemi sonrası beynine pıhtı atarak hayatını kaybetmesi, bilinçsiz ve yetkisiz kişiler tarafından gerçekleştirilen manuel uygulamaların risklerini yeniden gündeme getirdi. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Şüheda Özçakır, vatandaşları uyararak, sağlık uygulamalarının mutlaka uzman değerlendirmesi sonrasında ve yetkin kişiler tarafından yapılması gerektiğini söyledi. Sırt ve boyun ağrıları sebebiyle bir kişinin yanına giden vatandaş, iddiaya göre masaj ve çeşitli uygulamaların ardından boyun bölgesine 'kütletme' işlemi yapılması sonrasında fenalaştı. Hastaneye kaldırılan vatandaş, yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Olayla ilgili başlatılan soruşturmada işlem yaptığı belirtilen şüpheli tutuklandı. Yaşanan olayın ardından vatandaşlara önemli uyarılarda bulunan Doruk Nilüfer Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Şüheda Özçakır, ehliyetsiz kişilerin yaptığı uygulamaların ciddi sonuçlara yol açabileceğini ifade etti. "Ehliyetsiz kişilere kesinlikle prim vermeyin" Yaşanan ölümden dolayı büyük üzüntü duyduğunu belirten Prof. Dr. Özçakır, "Geçtiğimiz hafta içerisinde bir vatandaşımızın ehliyetsiz biri tarafından yapılan, tıpta manipülasyon, halk arasında kütletme olarak bilinen bir işlem sonrasında vefat ettiğini öğrendik. Gerçekten bu konuda çok üzgün olduğumu belirtmek isterim. Bu sebeple halkımızı da uyarmayı bir uzman hekim olarak borç biliyorum. Vatandaşlarımız sağlıklarını ciddiye alsın. Ehliyetsiz kişiler tarafından yapılan uygulamalara kesinlikle prim vermesinler" diye konuştu. "Önce ayrıntılı muayene yapılmalı" Bu tür uygulamaların gelişigüzel şekilde yapılmaması gerektiğini ifade eden Özçakır, sözlerini şöyle sürdürdü: "Öncelikle bu kişilerin uzmanları doktorlardır. Doktorlar tarafından ayrıntılı bir muayene, ihtiyaç halinde modern tıp tedavileri yetmediği zaman tamamlayıcı tıp tedavileri tarafından, yine ehliyetli kişiler tarafından bu uygulamalar yapılabilir. Ancak ehliyetli olmayan kişiler tarafından yapıldığında gerçekten ölümle sonuçlanan ciddi yan etkiler ve sorunlarla karşılaşıyoruz maalesef." Vatandaşların sağlık okuryazarlığı konusunda kendilerini geliştirmeleri gerektiğini de belirten Özçakır, bazı durumlarda söz konusu uygulamaların kesinlikle yapılmaması gerektiğine dikkat çekti. "Bazı durumlarda kesinlikle yapılmamalı" Özçakır, "Bazı durumlarda yapılmaması, mutlak yapılmaması gereken durumları varsa kişinin ve bunu bilmiyorsa gerçekten sonuçlar bu şekilde ölümcül olabiliyor. Bunları anlayabilecek bir hekim muayenesi olduktan sonra daha rahatlıkla yapılabilir. Elbette bunlar tıpta yer alan tedavilerdir" ifadelerini kullandı. Manipülasyon, kayropraktik ve osteopati gibi uygulamalara da değinen Özçakır, Türkiye'de bu alanlarda doğrudan bir okul bulunmadığını, ancak Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen sertifikasyon ve yönetmelik kapsamında uygulamalar yapılabildiğini söyledi. Özçakır, "Türkiye'de şu an bunların okulu yok. Ancak Bakanlığın açtığı bazı sertifikasyon yöntemleriyle bunlar yapılabilir. Yönetmeliği var bu konunun artık ve bir hastaya böyle bir işlem yapılmadan önce mutlaka ayrıntılı değerlendirme yapılması gerekir" dedi. "Hastaya bilgi verilmeli, belgeler imzalanmalı" Ayrıntılı değerlendirmenin yalnızca hastayla konuşmaktan ibaret olmadığını belirten Özçakır, işlem öncesinde hastaya yazılı bilgi verilmesi ve gerekli belgelerin imzalanması gerektiğini ifade etti. Özçakır, "Ayrıntılı değerlendirme sadece hastayla konuşmak değil, bu konuyla ilgili yazılı bilgi, belge okumak, anlatmak ve altına imza atmak şeklindedir. Bu belgelerin hepsi Sağlık Bakanlığı'nın sitesinde bulunabilir" diye konuştu. Tamamlayıcı tıp uygulamalarının Bakanlık tarafından yönetmeliklerle kontrol edildiğini belirten Özçakır, gerekli kurallara uyulmaması halinde hem uygulanan işlem açısından ciddi sağlık riskleri ortaya çıkabileceğini hem de uygulamayı yapan kişilerin yaptırımlarla karşılaşabileceğini dile getirdi. "Sağlıklarını ehliyetsiz kişilere emanet etmesinler" Vatandaşlara son kez çağrıda bulunan Prof. Dr. Şüheda Özçakır, "Ben tekrar halkımıza seslenmek istiyorum. Bu konuda lütfen sağlıklarını ciddiye alsınlar. Ehliyetsiz kişilerin önüne kendilerini, sağlıklarını emanet etmesinler, bırakmasınlar lütfen" ifadelerini kullandı. Yaşanan bu olay, akıllara Antalya'da rot balans ustalığı yapan bir şahsın, iş yerinde kendi yaptığı mekanik düzenekle bel ve sırt ağrısı çeken kişilere uyguladığı sözde tedaviyi getirdi. Hastaları kendi oluşturduğu düzeneğe yatırarak sözde tedavi uygulayan rot balans ustası medyada geniş yankı uyandırırken, şahıs, harekete geçen Sağlık Bakanlığı'nın uyarılarının ardından uygulamayı sona erdirdi.

Okul çantası alışverişlerinde "kanserojen madde" uyarısı Haber

Okul çantası alışverişlerinde "kanserojen madde" uyarısı

Eskişehir’de 20 yıldır çantacılık yapan esnaf Fatma Aydın, yeni eğitim-öğretim sezonunun yaklaşmasıyla okul çantalarına yoğun talep olduğunu belirterek, velileri kanserojen madde içermeyen ve Sağlık Bakanlığı onaylı ürünleri tercih etmeleri konusunda uyardı. Yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde okul alışverişi telaşı başlarken, kırtasiye ve çanta sektöründe hareketlilik arttı. Eskişehir’de uzun yıllardır esnaflık yapan Fatma Aydın, hem kent genelinde hem de çevre illerden gelen taleplerle yoğun bir okul sezonu geçirdiklerini ifade etti. İlkokuldan ortaokula kadar her yaş grubuna ve her bütçeye hitap eden ürünler sunduklarını belirten Aydın, çanta seçiminde sağlık ve kalite standartlarının göz ardı edilmemesi gerektiğinin altını çizdi. "Ürünlerimiz Sağlık Bakanlığı denetiminden geçti" Çocukların sağlığının her şeyden önce geldiğini vurgulayan esnaf Fatma Aydın, "Şu an talep oldukça yüksek. Eskişehir’de 20 yıldır hizmet verdiğimiz için çok hareketli bir okul sezonu geçiriyoruz. Çanta modellerimiz 7’den 70’e her yaşa ve her bütçeye uygun olarak raflarda yer alıyor. Bizim için en önemli konu sağlık ve kalite. Mağazamız Sağlık Bakanlığı tarafından denetlendi ve tüm ürünlerimiz bakanlık onayından geçti; onay belgemiz de kasamızın arkasında asılı duruyor. En ucuzundan en kalitelisine kadar sattığımız hiçbir üründe kesinlikle kanserojen madde bulunmuyor" dedi. "En uygun okul seti 500-600 liradan başlıyor" Fiyat aralıkları ve set seçenekleri hakkında bilgi veren Aydın, "Beslenmesi, kalemliği ve sırt çantasıyla birlikte bir okul setimiz yaklaşık 400 liradan başlıyor, kalitesine ve garantisine göre 4 bin liraya kadar çıkabiliyor. Suluğundan ek kalemliğine kadar tam bir set almak isteyen velilerimiz için en uygun fiyatlar 500 ila 600 lira arasında değişiyor. Tabii ürünün dayanıklılığı ve markası arttıkça fiyatlar da kademeli olarak yükseliyor. 400 liralık ekonomik ürünlerde yoğun kullanımda patlama ya da yıpranma riski olabileceğini müşterilerimize dürüstçe aktarıyoruz" şeklinde konuştu. "İlkokul öğrencileri güncel karakterleri, ortaokul grubu sade modelleri seçiyor" Öğrencilerin yaş gruplarına göre farklı tercihlerde bulunduğunu dile getiren Aydın, "İlkokul grubu çocuklarımız daha çok yeni sezonun popüler ve güncel çizgi film karakterlerinin yer aldığı çantaları tercih ediyor. Bizde eski ya da modası geçmiş ürünler bulunmuyor, daima güncel çeşitleri sunuyoruz. Ortaokul düzeyindeki öğrencilerimiz ise daha sade, az renkli ve fonksiyonel modellere yöneliyor" ifadelerini kullandı.

CHP’li Erbay: Korunmak lüks değildir, aile planlaması haktır Haber

CHP’li Erbay: Korunmak lüks değildir, aile planlaması haktır

CHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ali Rıza Erbay, aile planlaması hizmetlerinde yaşanan tedarik sorunlarına dikkat çekerek, korunmanın bir hak olduğunu ve ücretsiz erişimin sosyal devletin sorumluluğu bulunduğunu söyledi. Prof. Dr. Erbay, birinci basamak sağlık hizmetlerinin yurttaşların koruyucu sağlık hizmetlerine ücretsiz ve eşit biçimde erişimini sağlamakla yükümlü olduğunu belirterek, 245 Aile Sağlığı Merkezi çalışanıyla yapılan çalışmada merkezlerin yüzde 89,7’sine son bir yıl içinde rahim içi araç (RİA) tedarik edilemediğinin ortaya çıktığını ifade etti. “BU, BASİT BİR MALZEME EKSİKLİĞİ DEĞİL” Söz konusu durumun yalnızca bir malzeme eksikliği olarak değerlendirilemeyeceğini dile getiren Erbay, bunun sağlık politikalarındaki ihmalin, planlama eksikliğinin ve tedarik sorunlarının sonucu olduğunu savundu. Aile planlamasının kadınlar açısından temel bir sağlık hakkı olduğunu vurgulayan Erbay, hizmetlerin aksamasının istenmeyen ve riskli gebelikleri artırabileceğini, bunun da halk sağlığı açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini söyledi. “KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİNDEN VAZGEÇİLEMEZ” Sağlık Bakanlığı’nın görevinin yalnızca ortaya çıkan sorunlara müdahale etmek olmadığını belirten Erbay, koruyucu sağlık hizmetlerinin zamanında, sürekli ve herkes için erişilebilir olması gerektiğini ifade etti. Erbay açıklamasında, “Korunmak lüks değildir. Aile planlaması bir hak, ücretsiz erişim ise sosyal devletin sorumluluğudur. Sağlıkta tasarruf adı altında koruyucu hizmetlerden vazgeçilemez. Kadın sağlığı ertelenemez” dedi.

TTB’den Sağlık Raporu Yönetmeliği için iptal çağrısı! Haber

TTB’den Sağlık Raporu Yönetmeliği için iptal çağrısı!

Türk Tabipleri Birliği, hekimlerin tek seferde en fazla 10 günlük istirahat raporu düzenleyebilmesine yönelik düzenlemenin hastalar ve hekimler açısından ciddi sorunlara yol açtığını savundu. TTB, özellikle büyük ameliyatlar ile doğum öncesi ve sonrası süreçlerde yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi için ilgili hükmün iptal edilmesini istedi. Türk Tabipleri Birliği (TTB), 19 Mayıs 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sağlık Raporları Yönetmeliğinin istirahat raporlarına ilişkin düzenlemesi hakkında Sağlık Bakanlığı’na başvuruda bulundu. TTB’nin 31 Ağustos’ta Bakanlığa gönderdiği yazıda, yönetmeliğin 12. maddesinin 4. fıkrası uyarınca hekimlerin bir defada en fazla 10 günlük istirahat raporu düzenleyebildiği hatırlatıldı. Kontrol muayenesi sonrasında da en fazla 10 günlük rapor verilebildiğini belirten TTB, hastalığın devam etmesi ve 10 günü aşan istirahat gerektirmesi halinde rapor düzenleme yetkisinin sağlık kurullarına geçtiğine dikkat çekti. “ÖZELLİKLE AMELİYAT VE DOĞUM SÜREÇLERİNDE SORUN YAŞANIYOR” TTB, düzenlemenin özellikle büyük cerrahi operasyonlar ile doğum öncesi ve sonrası süreçlerde önemli mağduriyetlere yol açabileceğini savundu. Bir sağlık sorununun devam etmesine rağmen 10 günü aşan raporların doğrudan hekim tarafından düzenlenememesinin hastaları sağlık kuruluna başvurmak zorunda bıraktığı belirtilen açıklamada, kurul süreçlerindeki sistemsel belirsizlik ve erişim sorunlarının raporların zamanında alınmasını güçleştirdiği ifade edildi. TTB, hastaların mevcut sağlık sorunlarının yanı sıra sağlık kuruluna başvuru zorunluluğuyla karşı karşıya kalmasının gecikmelere ve yeniden başvuru yüküne neden olduğunu belirtti. TTB’DEN BAKANLIĞA İPTAL ÇAĞRISI Hekimlerin istirahat raporu düzenleme yetkisi ile hastaların sağlık kurullarına erişiminde yaşanan sorunların acilen giderilmesini isteyen birliğin yazısında, yaşanan mağduriyetlerin önlenmesi amacıyla yönetmeliğin ilgili fıkrasının iptal edilmesi talep edildi.

Bursa'nın obezite merkezine Avrupa'dan uluslararası tescil Haber

Bursa'nın obezite merkezine Avrupa'dan uluslararası tescil

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nilüfer Ek Binası'nda hizmet veren Obezite Merkezi, multidisipliner tedavi anlayışı ve başarılarıyla uluslararası alanda tescillendi. Sağlık Bakanlığı onaylı merkez, Avrupa Obezite Araştırma Derneği (EASO) tarafından yürütülen değerlendirmeleri başarıyla tamamlayarak obezite yönetimi alanında yeniden akredite edilmeye hak kazandı. Bursa İl Sağlık Müdürlüğü'nün obeziteyle mücadele ve toplum sağlığını koruma çalışmaları doğrultusunda faaliyetlerini aralıksız sürdüren merkez, bölgesinde öncü bir rol üstleniyor. Merkezin yürüttüğü çalışmalar ve sunulan sağlık hizmeti hakkında değerlendirmelerde bulunan Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Sinem Kıyıcı, tedavi süreçlerinde bütüncül bir yaklaşım benimsediklerini vurgulayarak "Merkezimizde obeziteli bireylerin değerlendirme, tedavi ve takip süreçlerini uzman hekimlerimizin yanı sıra psikolog, diyetisyen, egzersiz uzmanı ve obezite eğitim hemşirelerimizle birlikte multidisipliner bir anlayışla sürdürmekteyiz" dedi. Cerrahi müdahale düşünülen hastalar için de periyodik olarak Genel Cerrahi Kliniği ile birlikte ortak konseyler gerçekleştirildiğinin altını çizen Prof. Dr. Kıyıcı, "Amacımız; obeziteli bireylere bireyselleştirilmiş, bilimsel kanıta dayalı ve çok yönlü bir sağlık bakım hizmeti sunmaktır. Kısaca Merkezimizin amacı obeziteli bireylere bireyselleştirilmiş, bilimsel kanıta dayalı ve çok yönlü bir sağlık bakım hizmeti sunmak olarak özetleyebilirim" diye konuştu. Prof. Dr. Kıyıcı son olarak bu sorundan muzdarip kilo fazlası olan herkesi bu merkezden hizmet almaya beklediklerini söyledi.

Uyku laboratuvarı hayat kalitesini artırıyor Haber

Uyku laboratuvarı hayat kalitesini artırıyor

Bursa'da vatandaşların yoğun talebi üzerine Bursa Şehir Hastanesi Uyku Laboratuvarı kapasitesi artırıldı. Sağlık Bakanlığı koordinasyonunda ve Bursa İl Sağlık Müdürlüğünün desteğiyle laboratuvara 2 yeni oda kazandırılırken, uzmanlar horlama, uykuda nefes kesilmesi ve gündüz uyuklaması gibi belirtilerin uyku apnesine işaret edebileceği konusunda uyarıda bulundu. Bursa Şehir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. İbrahim Koç, uyku apnesinin yalnızca gece uykusunu etkileyen bir rahatsızlık olmadığını, tedavi edilmediğinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyledi. Uyku apnesinin, uyku sırasında nefesin durması veya ciddi şekilde yavaşlaması olarak tanımlandığını belirten Koç, "Kaliteli bir uyku uyuyamadığımız için ertesi gün sabah ciddi anlamda yorgun hissederiz. Baş ağrısı, bitkinlik ve halsizlik olabilir. Uyku apnesi tedavi gerektiren ciddi bir tablodur" dedi. Koç, uyku apnesinin kalp krizi, inme ve felç gibi önemli sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirterek, gündüz aşırı uyku halinin de özellikle araç kullanan kişiler açısından ciddi risk oluşturduğunu ifade etti. "Uyku apnesi olan bireyler gündüz uyuyakalabiliyor. Bu durum direksiyon başında uyuyakalmaya ve trafik kazalarına da yol açabiliyor" diyen Koç, belirtilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı. Uyku apnesinin teşhisinin altın standart yöntemin polisomnografi olduğunu ifade eden Koç, uyku laboratuvarında hastaların bir gece boyunca takip edildiğini söyledi. Koç, "Polisomnografi, hastanede bir gece yatarak yapılan bir işlem. Vücudun farklı yerlerine elektrotlar bağlanıyor ve bütün gece boyunca hastanın uykusu değerlendiriliyor. Uykuda nefes durması oldu mu, olduysa nasıl bir nefes durması, beraberinde oksijen değeri düştü mü, vücutta farklı problemler ortaya çıktı mı, bunların tamamı değerlendiriliyor" şeklinde konuştu. "Tedavi hastaya göre belirleniyor" Uyku apnesinde tek bir tedavi yönteminin bulunmadığını belirten Koç, hastalığın derecesine göre farklı tedavi seçeneklerinin uygulandığını söyledi. Koç, "Eğer hafif bir uyku apnesi varsa tedavi yöntemi değişiyor. Ancak orta ağır veya ağır bir uyku apnesi varsa PAP cihazı dediğimiz, pozitif hava bası vererek daralan ve tıkanan hava yollarını açan cihazlarla tedavi uygulanıyor" dedi. Uyku apnesi bulunan hastaların önemli bir bölümünde kilo probleminin de görüldüğünü belirten Koç, tedavinin yalnızca cihaz kullanımından ibaret olmadığını ifade etti. Koç, "Hastaların profesyonel destek almaları ve yaşam tarzını değiştirmeleri gerekiyor. Sadece cihaz tedavisi değil, beraberinde yaşam tarzı değişikliği ve kilo vermesi için profesyonel destek de alması gerekir. Bununla beraber uyku apnesinin tedavisinde multidisipliner bir yaklaşım gerekiyor" diye konuştu. Koç, tedavi sürecinde Göğüs Hastalıkları uzmanının yanı sıra gerektiğinde nöroloji, kardiyoloji ve diyetisyen gibi farklı branşların da sürece dahil olabildiğini söyledi. Polisomnografi işleminin bütün gece sürdüğünü belirten Koç, hastaların işlem öncesinde günlük uyku düzenlerine benzer şekilde hazırlanmalarının önemli olduğunu söyledi. Koç, "İşleme gelecek olduğunuz zaman akşam çay, kahve ve asitli içecekleri tüketmemeniz, ağır bir öğün yememeniz ve ağır egzersiz yapmamanız gerekiyor. İşleme gelirken pijama, terlik ve rahat kıyafetler getirebilirsiniz" dedi. Hastaların laboratuvarda evde uyudukları şekilde uyuduklarını belirten Koç, "Akşam evde yattığınız şekilde işlem odasına alınırsınız. Sadece problar ve elektrotlar bağlanır. Gece burada evde uyuduğunuz şekilde uyursunuz. Sabah işlem bittikten sonra elektrotlar ayrılır ve işlem sonlandırılır. Daha sonra evinize gidebilirsiniz" ifadelerini kullandı. İşlemin herhangi bir ağrıya neden olmadığını da belirten Koç, "Polisomnografi invaziv bir işlem değil. İşlem esnasında herhangi bir ağrı veya sızı hissetmezsiniz" dedi. "Bu belirtilerden biri varsa başvurun" Horlama, uykuda nefes durması ve gündüz uyuklamasının uyku apnesi açısından önemli belirtiler olduğunu ifade eden Koç, bu üç belirtinin aynı anda görülmesinin şart olmadığını söyledi. Koç, "Horluyorsanız, gece nefesiniz duruyorsa, bunu siz veya eşiniz fark ediyorsa ya da gündüz uyuklamanız varsa, bu üç semptomdan herhangi biri mevcutsa mutlaka uyku laboratuvarı olan bir hastaneye başvurmanız gerekiyor. Üçünün beraber olması şart değil" dedi. Göğüs Hastalıkları uzmanı tarafından yapılacak muayenenin ardından gerekli görülmesi halinde hastaların uyku laboratuvarına yönlendirileceğini belirten Koç, erken başvurunun tanı ve tedavi açısından önem taşıdığını ifade etti. Uyku Laboratuvarına 2 yeni oda Vatandaşların yoğun talebini karşılamak ve daha hızlı hizmet sunabilmek amacıyla Uyku Laboratuvarının kapasitesinin artırıldığını belirten Koç, "Vatandaşlarımıza daha hızlı hizmet sunabilmek adına Bursa İl Sağlık Müdürlüğümüzün talimatı ile kapasitemizi 2 yeni ilave oda ile artırdık. Horlama, uykuda nefes kesilmesi ve sabah yorgun uyanma gibi sorunlarınızda modern altyapımızla yanınızdayız" diye konuştu. Koç, hizmet kalitesinin ve kapasitesinin artırılmasına sağladıkları katkı ve desteklerden dolayı Sağlık Bakanlığına ve Bursa İl Sağlık Müdürlüğüne teşekkür etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.