Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#S-400

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - S-400 haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, S-400 haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Fidan: "İsrail komşu ülkelerin güçlü ve istikrarlı olmasından pek hoşlanmıyor" Haber

Bakan Fidan: "İsrail komşu ülkelerin güçlü ve istikrarlı olmasından pek hoşlanmıyor"

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Suriye’nin zamana ihtiyacı var. İsrail komşu ülkelerin güçlü ve istikrarlı olmasından pek hoşlanmıyor. Bunu kendisine tehdit olarak görüyor" dedi. Dışişleri Bakanı Fidan, Suriye’ye gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında Türk basın mensuplarına Suriye, İsrail, bölgesel iş birliği, Mekke İttifakı, SDG, Yunanistan ve S-400 konularına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bölgede son derece kritik gelişmelerin yaşandığını ve bu süreçte Suriye ile olan temasların artırıldığını dile getiren Fidan, "Bölgemizde son derece kritik gelişmeler yaşanıyor. Bu süreçte Suriye ile olan temaslarımızı artırıyoruz. Buraya iki günlük bir ziyaret yapmak istedik. Görüşülecek çok konumuz var. Şam’da konaklamış olmamız, Suriye’de hayatın normalleşmeye başladığının da bir göstergesidir" ifadelerini kullandı. Ziyaret kapsamında Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile yaklaşık 2 saat süren bir görüşme yaptıklarını ve bu görüşmede tüm konuları ele aldıklarını kaydeden Fidan, şu anda Suriye’yi istikrarsızlığa sürükleme potansiyeli en yüksek olan tehdidin İsrail olduğunu söyledi. "İsrail komşu ülkelerin güçlü ve istikrarlı olmasından pek hoşlanmıyor" Suriye ile ilgili gelişmelerin iki senedir iyi bir yönde seyrettiğine dikkati çeken Fidan, "Suriye’yi yaptırım listesinden çıkarttılar, ekonomik yatırımların önünde bir engel yok. Terörizm listesinden çıkmaları da son derece önemliydi. Suriye’nin zamana ihtiyacı var. İstikrarın olduğu bir ortamda biraz da iyi yönetişim olursa potansiyelleri yüksek. Ama İsrail komşu ülkelerin güçlü ve istikrarlı olmasından pek hoşlanmıyor. Bunu kendisine tehdit olarak görüyor. Bu tehdidin tanımından dolayı da buralara yönelik istikrarsızlaştırıcı eylemlerde bulunuyor. Halbuki Suriye bölgesinde barış içinde yaşamak istiyor. Bu yaklaşımı İsrail bir noktada ya tanıyacak, bölgesiyle barış içerisinde yaşamayı kabul edecek ya da bu saldırgan politikalarını sürdürecek ve uluslararası toplum içinde daha da yalnızlaşacak. Netanyahu çevrelerindeki bütün ülkeleri tehdit olarak görüyor. İsrail, o ülkelerin zayıflığından kendi güçlülüğünü üreten bir ülke" açıklamasında bulundu. Suriye’deki entegrasyon sürecine değinen Fidan, SDG’nin tehdit olmaktan çıkmasının birinci öncelik olduğunu belirterek, "Şu anda prensipte duyurulan unsurlar olumlu mesajlar içeriyor. Sürecin pratikte nasıl ilerlediğini yakından takip ediyoruz. Uygulamanın kamuoyuna duyurulan mesajlarla uyumlu olmasını bekliyoruz" diye konuştu. "Terör meselesi başta olmak üzere 40-50 yıldır ayağımıza pranga olan pek çok sorun esasen Suriye ve Irak kaynaklıydı" Suriye’nin günümüzde geldiği noktanın daha da ilerletebileceğini ve mevcut tehditleri ile gidilmesi gerek yolu bildiklerini aktaran Fidan, "Devam eden bir yol var. Bu başarı yolunu yürümeye devam etmeliyiz. 8 Aralık’ta rejim devrildikten sonra her şeyin daha yeni başladığını söylemiştim. Gelinen noktada taktik ve stratejik açılardan güzel şeyler oluyor. Terör meselesi başta olmak üzere 40-50 yıldır ayağımıza pranga olan pek çok sorun esasen Suriye ve Irak kaynaklıydı. AK Parti’nin iktidara gelmesiyle, Cumhurbaşkanımızın koyduğu iradeyle ve vizyonla, hem kendi ülkemizdeki siyasi, ekonomik meseleleri çözdük hem de dış gelişmelere yönelik stratejik kültürü, güvenlik kültürünü yeniden inşa ettik. Bugünün ihtiyaçlarına yanıt veren bir güvenlik paradigması oluşturduk. Komşu ülkelerden kaynak sorunlarımızı usulüyle çözmeyi başardık. Ancak bu konuda ödevimiz bitmiş değil. Çalışmaya, çaba harcamaya devam edeceğiz" dedi. "İş birliği ve dayanışma içerisinde gelişmeleri çok profesyonel bir şekilde analiz ettik" Bölge ülkelerinin özellikle Gazze meselesinde ortaya koyduğu ortak çaba sonucunda önemli bir netice üretildiğine dikkati çeken Bakan Fidan, "İş birliği ve dayanışma içerisinde gelişmeleri çok profesyonel bir şekilde analiz ettik. Oradaki iş birliğimizi Suriye’de de kullandık. Şimdi İran-ABD savaşında da bu iş birliğimizi kullanıyoruz ve giderek daha da kurumsallaştırıyoruz. İsrail’in bölgedeki istikrarsızlaştırıcı rolü karşısında iş birliğine ve barışçı diplomasiye dayalı bir çaba içerisindeyiz. İnşallah bölgede bu attığımız tohum filizlenir, baş verir. Bu yapıcı anlayış büyürse daha büyük bir istikrar havzası ortaya çıkacak" ifadelerini kullandı. "Ya beraber çalışıp sorunları çözeceğiz ya da ‘bana dokunma nereyi yakarsan yak’ diyeceğiz" Başta İsrail olmak üzere bölgede istikrarsızlık isteyen aktörlerin yapabileceği başka operasyonların da var olduğunun altını çizen Fidan, "Onlar da boş durmayacaklar, onlar da faaliyete geçecekler. Ama bölgedeki ülkeler, istikrarın olabileceğini, beraber çalışırsak bir şeyler yapılabileceğini ve beraber çalışmak dışında da bir seçeneğin olmadığını görüyorlar. Ya beraber çalışıp sorunları çözeceğiz ya da önceki usulde olduğu gibi hegemona veya hegemonun buradaki mümessiline gidip ‘bana dokunma, nereyi yakarsan yak’ diyeceğiz. Ama yakılan her yer gelip seni de yakıyor. Örneğin Ürdün, Irak’ta olan bütün olaylardan etkileniyor, Suriye’de olan bütün olaylardan etkileniyor. Bir kaçış yok. Dolayısıyla herkesin bu çok yoğun yeni dönemde bir iş birliği arayışı var. Cumhurbaşkanımızın bu noktada vizyon ortaya koyması, liderlik ortaya koyması, ilişkilerini kullanarak aktörleri bir yere getirmesi daha önce görülmemiş bir husus olduğu için insanlar da açıkçası güveniyorlar bu sürece" dedi. "Amacımız Mekke İttifakı’nı genişletmek" Mekke İttifakı’nın kurumsallaşma sürecinin devam ettiğini ve Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’ın teknik düzeyde görüştüğünü söyleyen Bakan Fidan, sözlerine şöyle devam etti: "Genel Karargah’ın yapısı nasıl olacak, hangi birimde kaç kişi görev alacak gibi hususları görüşüyoruz. Bu süreç tamamlanmak üzere. Amacımız Mekke İttifakı’nı genişletmek. Bundan sonra atılacak adımlar daha somut olacak. Suudi Arabistan’ın hem güneyden hem kuzeyden vurulması, Irak’ta konuşlu saldırganlar tarafından hedef alınması kabul edilebilir bir şey değil. Yemen sorunu epeydir mevcut, çeşitli şekillerde çeşitli formlar alıyor. Olay kuzeyden ve güneyden kuşatmaya, kritik altyapıyı imha etmeye, sadece Suudi Arabistan’a değil, bölgeye zarar vermeye yönelik bir faaliyete dönüştüğünde hiç kimsenin buna tepkisiz kalması mümkün değil. Biz Mekke İttifakı’nın ruhuna uygun olarak davranıyoruz. Suudilerin yanında olduğumuzu zaten açıkladık. İlgili diğer taraflara da gerekli mesajları verdik. Bir dayanışma içerisindeyiz." "Çevremizde güvenlik alanında bu kadar sınama varken Yunanistan bunlara bir yenisini eklememeli" Bakan Fidan, Yunanistan’ın bölgeyi istikrarsızlaştırmak ve kaosa sürüklemek isteyenlerin oyuncağı olmasını istemediklerini vurgulayarak, "İyi komşuluk ilişkisi içinde olmak istiyoruz. Özellikle güvenlikle ilgili yanlış anlaşılma olmamalı. İki taraf da bunların önüne geçmeli. Bizim, tabii ki belli adaların silahlandırılması yönünde çok ciddi hassasiyetimiz var. Bunları biliyorlar, bunu ilettik. Özellikle silahsız statüsü olan adaların silahlandırılması bizim için tehdit. Tabii bir de orada seçim süreci var. Yunan siyasetinde Türkiye aleyhtarlığı tarihi olarak yaygındır. Dikkatlerimizi en çok yoğunlaştırdığımız konulardan biri, uluslararası antlaşmalarla gayriaskeri statü altına alınan ve tartışmasız bir şekilde bu statünün muhafaza edilmesi gereken adalarda, Yunanistan’ın ahdi yükümlülükleri hilafına bir takım gayretler içine girmesidir. Bu aslında yeni bir durum değil. 1960’lardan beri yaşanan ve birbiriyle bağlantılı Ege sorunlarının önemli bir boyutunu oluşturan bir mesele. Biz Türkiye olarak 1960’lardan bu yana gerekli tepkimizi ortaya koyduk, gerek ikili kanaldan Yunanistan’a uyarılarımızı ve itirazlarımızı yaptık, gerek NATO’da konu gündeme geldiğinde pozisyonumuzu ortaya koyduk, keza konuyu Birleşmiş Milletler’e de taşıdık. Komşumuz ve müttefikimiz Yunanistan’ı müttefiklik ruhuyla uyumlu, daha olgun bir şekilde ahdi yükümlülüklerinin gereğini yerine getirmeye davet ediyoruz. Çevremizde güvenlik alanında bu kadar sınama varken Yunanistan bunlara bir yenisini eklememeli. Son dönemde başlattığımız sorunları çözmeye yönelik olumlu atmosferi ve ruhu arttırarak devam ettirmeliyiz" ifadelerini kullandı. S-400 ile ilgili görüşmelerin de devam ettiğini söyleyen Fidan, ilgili tüm ülkeler arasında teknik müzakerelerin devam ettiğini kaydetti. "Diyarbakır’da Terörsüz Türkiye’nin ortaya koyduğu hedefin benimsendiğini gözlemledik" Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiği Diyarbakır ziyaretlerini de değerlendiren Fidan, ziyaret esnasında ‘Terörsüz Türkiye’ sürecinin çok büyük bir kabul gördüğünü gözlemlediklerini belirterek, "Terörsüz Türkiye’nin ortaya koyduğu hedefin benimsendiğini gözlemledik. Çok sayıda STK ve değişik siyasi görüşlere mensup insanlarla bir araya geldik. Örgütün silah bırakmayı deklare etmiş olması toplum tabanında büyük bir memnuniyet oluşturmuş. Artık sorunların silahsız tartışılması meselesi konusunda bir anlayış oluşmuş. Ekonomik konuların, kalkınmanın ön plana çıkması isteniyor. Bölgenin sanayisi nasıl geliştirilir, altyapı konusunda hangi adımlar atılmalı, nerelere sınır kapısı gerekir, komşu ülkelerle ticaret nasıl artırılır gibi konuları toplantılarımızda ele aldık. 5-6 yıldır zaten bir silahlı konu yok ortalıkta. Ama bunun kalıcı olarak bitecek olması, büyük yatırımların korkusuzca oraya gelmesini temin edecek. İnsanlar özellikle kimlik inkarının AK Parti’yle beraber kalkmış olmasını önemsiyorlar. Eylül 2013’teki Demokratikleşme Paketi ile Türkiye’de seçmeli dilin de önü açıldıktan sonra Kürtlerin problem alanı olan kimlik inkarı meselesi çözülmüş oldu" dedi.

MSB’den yoğun diplomasi ve eğitim trafiği Haber

MSB’den yoğun diplomasi ve eğitim trafiği

Milli Savunma Bakanlığı, Türkiye’nin garantör devlet olarak uluslararası anlaşmalardan doğan hakları çerçevesinde Kıbrıs Barış Harekâtı’nın gerçekleştirildiğini hatırlatarak, "Türk askerinin Ada’daki varlığı yarım asrı aşkın süredir barışın, güvenliğin ve istikrarın teminatı olmaya devam etmektedir. TSK, Kıbrıs Türk halkının güvenliğini hedef alan her türlü hasmane tutuma karşı gerekli karşılığı verme konusunda bugün her zamankinden daha fazla kararlıdır" dedi. Milli Savunma Bakanlığı tarafından HAVELSAN’ın Ankara Teknoloji Kampüsü’nde haftalık basın bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda açıklamalarda bulunan Milli Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, toplantının gerçekleştirildiği HAVELSAN’ın Türk savunma sanayisindeki yerine dikkati çekerek, 1982 yılında kurulan şirketin komuta kontrol, simülasyon, eğitim, otonom sistemler, siber güvenlik ile bilgi ve iletişim teknolojileri alanlarında yerli ve milli çözümler geliştirdiğini söyledi. Aktürk, ADVENT Savaş Yönetim Sistemi, Hava Muharebe Bilgi Sistemi (HvBS), BARKAN, KAPGAN, BOZBEY, BAHA ve SANCAR gibi platformların yanı sıra yapay zekâ destekli savunma teknolojileri, siber güvenlik çözümleri ve kritik bilgi sistemleri başta olmak üzere birçok stratejik projenin HAVELSAN tarafından geliştirildiğini vurguladı. HAVELSAN’ın 44’üncü kuruluş yıl dönümünü kutlayan Aktürk, "Türk Silahlı Kuvvetlerimizin güç ve etkinliğinin daha da artırılmasına katkı sağlayan HAVELSAN’ın 44’üncü kuruluş yıl dönümünü bir kez daha kutluyor, ülkemizin savunma gücüne değerli katkılar sunan tüm çalışanlarına başarılar diliyoruz" dedi. "Son bir haftada 3 PKK’lı terörist teslim oldu" Türk Silahlı Kuvvetlerinin terörle mücadele faaliyetlerine ilişkin bilgi veren Aktürk, "Geride bıraktığımız hafta içerisinde 3 PKK’lı terörist daha teslim olmuş, harekât bölgelerinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiştir" diye konuştu. Hudut güvenliğine ilişkin verileri de paylaşan Aktürk, "Son bir haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 404 şahıs yakalanmış, 701 şahıs ise sınırı geçemeden engellenmiştir. Böylelikle 1 Ocak’tan bugüne kadar yasa dışı yollarla geçiş teşebbüsünde bulunurken yakalananların sayısı 6 bin 19’a, hududu geçemeden engellenen kişi sayısı ise 41 bin 830’a ulaşmıştır" ifadelerini kullandı. "20 Temmuz’da KKTC’de SOLOTÜRK gösterisi yapılacak" 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nın 52’nci yıl dönümünü şimdiden kutladıklarını belirten Aktürk, Kıbrıs Türk halkının varlık ve güvenliğinin teminatı olan Kıbrıs Barış Harekâtı’nın önemine vurgu yaptı. Aktürk, "20 Temmuz’da Girne’de TCG Gökova, TCG Tufan ve TCG Dolunay tarafından liman ziyareti, SOLOTÜRK tarafından gösteri uçuşu ile Lefkoşa’da muharip uçak geçişi icra edilecektir" dedi. "İsrail’in saldırıları müzakereleri baltalamayı amaçlıyor" Orta Doğu’daki gelişmelere de değinen Aktürk, İsrail’in Lübnan ve Filistin’de sivillere yönelik saldırılarını kınadıklarını belirterek, "İsrail’in işgal ve ilhak politikalarının yansıması olan bu saldırılar, nihai aşamaya gelen müzakereleri de baltalamayı amaçlamaktadır. Tarafların yapıcı bir anlayışla müzakereleri tamamlamasının bölgemizin ve dünyanın barış, refah ve istikrarına hizmet edeceğini yineliyoruz" diye konuştu. Aktürk, Türkiye ile Suriye arasındaki askerî iş birliğinin geliştirilmesi ve Suriye Silahlı Kuvvetlerinin yeniden yapılandırılmasına yönelik çalışmalar kapsamında Deniz Kuvvetleri Komutanı ve beraberindeki heyetin 13 Temmuz’da TCG İstanbul, TCG Bora, TCG Tufan, TCG Gemlik ve TCG Heybeliada ile Lazkiye’ye ziyaret gerçekleştirdiğini açıkladı. "Deniz Kuvvetlerimize ait gemilerin 18 yıl aradan sonra ilk kez Lazkiye Limanı’na gerçekleştirdiği ziyaret çerçevesinde Suriye Deniz Kuvvetleri Komutanı ile heyetler arası görüşmeler yapılmış ve Lazkiye Askerî Limanı’nda incelemelerde bulunulmuştur" diyen Aktürk, ziyaretin iki ülke arasındaki askerî iş birliği açısından önem taşıdığını ifade etti. MSB’den yoğun diplomasi ve eğitim trafiği Aktürk, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in son bir haftada Mısır Savunma ve Askerî Üretim Bakanı ile "Savunma İş Birliği İyi Niyet Mektubu"nu imzaladığını, Pakistan Kara Kuvvetleri ve Savunma Kuvvetleri Komutanı’nı kabul ettiğini ve "Türkiye’nin Savunma Stratejisi ve Kapasitesi" konulu bir konferans verdiğini aktardı. Aktürk, Genelkurmay Başkanı’nın Pakistan Kara Kuvvetleri ve Savunma Kuvvetleri Komutanı’na Türk Silahlı Kuvvetleri Üstün Hizmet Madalyası tevcih ettiğini söyledi. Aktürk ayrıca, 20-24 Temmuz tarihleri arasında Fas’ın Rabat kentinde düzenlenecek 2026 Afrika Deniz Kuvvetleri Zirvesi’ne Amfibi Kolordu Komutanı’nın katılacağını, Hava Kuvvetleri Komutanlığınca 14 Temmuz’da Doğu Akdeniz’de Deniz Muhafızı Harekâtı kapsamında Hava İhbar Kontrol uçağıyla uçuş görevi icra edildiğini bildirdi. Milli Savunma Üniversitesi 2026 yılı askerî öğrenci temini seçim aşaması faaliyetlerinin 7 Ağustos’a kadar devam edeceğini belirten Aktürk, adayların 15 Temmuz-31 Ağustos tarihleri arasında Kredi ve Yurtlar Kurumu yurtlarından faydalanabileceğini kaydetti. Milli Savunma Bakanlığı (MSB), S-400 Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemi’ne ilişkin çalışmaların çok yönlü olarak sürdüğünü de belirterek, somut gelişmelerin kamuoyuyla paylaşılacağını bildirdi. Yapılan açıklamada, "S-400 Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemleri ile ilgili çalışmalar çok yönlü olarak devam etmektedir. Somut gelişmeler olduğunda kamuoyuyla paylaşılacaktır" ifadelerine yer verildi. "TSK, Kıbrıs Türk halkının güvenliğini hedef alan her türlü hasmane tutuma karşı gerekli karşılığı verme konusunda bugün her zamankinden daha fazla kararlıdır" Bakanlık, Avrupa Parlamentosu’nun Kıbrıs Barış Harekâtı’na ilişkin kararına sert tepki göstererek, Türk Silahlı Kuvvetlerini hedef alan iddiaları "mesnetsiz, akıl dışı ve alçakça" olarak nitelendirdi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, "Kıbrıs Barış Harekâtı hakkında kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimizi hedef alan mesnetsiz, akıl dışı ve alçakça iddiaları ve alınan kararı şiddetle reddediyoruz" denildi. Açıklamada, Kıbrıs Türk halkının maruz kaldığı katliamların ve zorla göç ettirmelerin görmezden gelindiği belirtilerek, "Bu karar, Avrupa Parlamentosu'ndaki akıl tutulmasının ve Rum propagandasını esas alan tek taraflı yaklaşımın açık bir göstergesidir" ifadeleri kullanıldı. Türkiye’nin garantör devlet olarak uluslararası anlaşmalardan doğan hakları çerçevesinde Kıbrıs Barış Harekâtı’nı gerçekleştirdiği vurgulanan açıklamada, "Türk askerinin Ada’daki varlığı yarım asrı aşkın süredir barışın, güvenliğin ve istikrarın teminatı olmaya devam etmektedir" denildi. Açıklamada ayrıca, "Türk Silahlı Kuvvetleri, Kıbrıs Türk halkının güvenliğini hedef alan her türlü hasmane tutuma karşı gerekli karşılığı verme konusunda bugün her zamankinden daha fazla kararlıdır" ifadelerine yer verildi. "Suriye ile denizcilik alanındaki iş birliği bölgesel istikrara katkı sağlayacak" Bakanlıktan yapılan açıklamada, Türkiye ile Suriye arasındaki ilişkilerin farklı alanlara genişletilmesi ve Suriye Deniz Kuvvetlerinin kapasitesinin geliştirilmesinin bölgesel istikrara katkı sağlayacağı belirtilerek, "Ülkemiz ve Suriye Arap Cumhuriyeti arasında uyum içerisinde devam eden ilişkilerin farklı alanlara genişletilmesi, yeni iş birliklerinin kurulması ve Suriye Deniz Kuvvetlerinin kapasitesinin geliştirilmesinin bölgenin istikrarına katkı sağlayacağına inanıyoruz" ifadeleri kullanıldı. Açıklamada, Deniz Kuvvetleri Komutanı ve beraberindeki heyetin 13 Temmuz’da Türkiye ile Suriye arasında denizcilik alanındaki askerî iş birliği ve koordinasyonun güçlendirilmesi amacıyla Suriye’ye ziyaret gerçekleştirdiği bildirildi. "Türkiye ile Mısır arasındaki savunma iş birliği yeni bir ivme kazandı" Türkiye ile Mısır arasındaki savunma ilişkilerine de değinen Bakanlık, son dönemde gerçekleştirilen üst düzey temaslarla askeri iş birliğinin önemli bir ivme kazandığını bildirdi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, haziran ayında iki ülkede düzenlenen hava unsurlarının katıldığı tatbikatların birlikte çalışabilirliğin geliştirilmesine ve müşterek harekât kabiliyetinin artırılmasına önemli katkı sağladığı belirtildi. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile Mısır Savunma Bakanı arasında imzalanan "Savunma İş Birliği İyi Niyet Mektubu"na işaret edilen açıklamada, söz konusu belgenin Türkiye ile Mısır arasındaki savunma ve güvenlik iş birliğinin kurumsal zeminde daha da geliştirilmesine yönelik ortak iradeyi ortaya koyduğu vurgulandı. Açıklamada, bu iradenin tarihi bağlardan güç alan ilişkilerin karşılıklı güven ve ortak çıkarlar temelinde derinleştirilmesine ve bölgesel barış, istikrar ile güvenliğe katkı sağlayacak yeni iş birliği alanlarının geliştirilmesine yönelik güçlü bir adım olduğu ifade edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.