Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Rüşvet

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Rüşvet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rüşvet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Harita Mühendisi Gürkan Kanbir: "Şahin Biba’nın eli kaçak yapıyla mücadelede çok güçlü" Haber

Harita Mühendisi Gürkan Kanbir: "Şahin Biba’nın eli kaçak yapıyla mücadelede çok güçlü"

Bursa’da kaçak yapıyla topyekûn savaş açılmasına yönelik 2019 yılında Bursa Büyükşehir Meclisi’nde planlı yapılaşmayı sağlamak ve kaçak binaların önüne geçmek amacıyla tarihi bir eylem planına imza atıldığını hatırlatan Harita Mühendisi Gürkan Kanbir, "Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi kaçak yapıyla etkin mücadeleye ilişkin 23/07/2019 tarihli, 2019/446 esas ve 1100 sayılı kararını aldı. Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nin il genelindeki ruhsatsız ve kaçak yapılarla kararlılıkla mücadele edilmesine yönelik kritik uygulama yöntemlerini ve yaptırımları belirleyen ortak bir eylem planıdır. Dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş Meclis kararını 29/07/2019 günü onaylayarak, gereğinin yapılması için İmar ve Şehircilik Daire başkanlığına havalesini yapmıştı. Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi, 18 maddeden oluşan kararı ile kent genelindeki kaçak ve ruhsatsız yapılaşmaya karşı adeta savaş açmıştı" dedi. Bazı kararların Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba’nın elini güçlendirdiğini söyleyen Kanbir, "İlk maddede jet hızıyla müdahale, gerçekleşecek. Bürokrasi için beklenmeden 3 gün içiresinde yıkılacak. Alınan radikal kararlarla, ruhsat verilmesi mümkün olmayan alanlardaki kaçak inşaatlar resmi tebligat süreci beklenmeksizin 3 gün içinde yıkılacak. Kaçak inşaatların henüz temel aşamasındayken durdurulması hedeflenirken, zorunlu hallerde Büyükşehir Belediyesi ilçe belediyelerine iş makinesi ve ekipman desteği sağlayacak. İHA’lar kaçak yapıyla da mücadele edecek. Bursa semalarında periyodik uçuşlar yapacak olan İnsansız Hava Araçları (İHA), şüpheli inşaat faaliyetlerini havadan anlık olarak tarayacaktı. İHA’lardan elde edilen hava fotoğrafları ve koordinat verileri, ‘Ruhsatsız/Kaçak Yapı Veri Tabanı’ aracılığıyla ilgili idare ve kamu kurumlarının paylaşımına sunularak, anında müdahale edilecek. Bu veri tabanıyla tespit edilen kaçak binaların adresi, tapu bilgileri, fotoğrafları ve tutanakları bu sisteme işlenecek. Kurumlar arası resmi yazışma trafiği ortadan kaldırılarak yasal işlemler ve altyapı (elektrik, su, doğalgaz) kesinti süreçleri tek tıkla otomatik olarak başlatılacak. Vatandaşların kaçak yapıları bildirmesini kolaylaştırmak adına ‘Kaçak Yapı İhbar Hattı’na ihbarda bulunan vatandaşların kimlik bilgileri kesinlikle gizli tutulacak ve üçüncü şahıslarla paylaşılmayacak. Sahada gerçekleştirilecek yıkım ve mühürleme işlemlerinde, ekiplerin güvenliği için Bursa Valiliği koordinasyonunda emniyet ve jandarma güçleri de aktif görev alacak" diye konuştu. "Gecekondular karar alınmasına bakılmaksızın yıkılacak" Kararın en sert maddelerinden birinin de kamu arazilerini korumaya yönelik olduğunu belirten Kanbir, "Belediye, Hazine, vakıf veya devletin hüküm ve tasarrufu altındaki arazilere izinsiz inşa edilen daimi veya geçici tüm yapılar, inşaat halinde ya da bitmiş olmasına bakılmaksızın, hiçbir yeni idari karar alınmasına gerek kalmadan belediyeler ve zabıta güçlerince derhal yerle bir edilecek" dedi. "Sadece yapan değil, yardım eden de cezalandırılacak" Mücadelenin sadece bina sahipleriyle sınırlı kalmayacağını, kaçak yapıya ortak olan tüm paydaşların cezalandırılacak kararlara 7 sene önce imza atıldığını belirten Kanbir, "Ruhsatsız yapılara beton döktüğü belirlenen firmalar hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulacak. Bu firmaların faaliyetleri 6 aya kadar durdurulacak, ihlalin tekrarı halinde ise işyeri ruhsatları tamamen iptal edilecek. Kaçak yapı müteahhitlerinin belgelerinin (Müteahhitlik Sicili) iptal edilmesi için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne 3 gün içinde başvuru yapılacak. Kaçak projelere teknik veya mühendislik hizmeti sağlayan meslek mensupları, bağlı oldukları Meslek Odalarına bildirilerek haklarında disiplin ve ihtar cezaları uygulanması sağlanacak" dedi. Kaçak yapılaşmayla mahalle ölçeğinde mücadele etmek amacıyla muhtarlarla periyodik toplantılar düzenlenmesi, muhtarların erken ihbar ve bilinçlendirme süreçlerinde aktif rol almasının sağlanmasının da kararda yer aldığını ifade eden Kanbir, özellikle tarım alanlarında imara aykırı yapılan gayri resmi hisseli arsa satışlarının (hisseli tapu dolandırıcılığı) önüne geçilmesi için şehir genelinde geniş kapsamlı kamu spotları, televizyon ilanları, billboardlar ve afişler aracılığıyla vatandaşların uyarılması kararına da imza atıldığını belirtti. Her yönü ile belediye müdürlüklerine hızlı hareket etme olanağı veren meclis kararının 7 yıl geçmesine rağmen uygulanamadığına dikkat çeken Kanbir, "Dönemin bazı muhtarları, bürokratları, meclis üyeleri tarafından alınan kararlarla ilgili engellemeler yapıldı. Kişisel çıkar amaçlı kullanıldı. İmar kanunu hakimiyeti yok edildi. Doğal sit alanlarımız, ova köylerimiz, kıyı sahili köylerimiz adeta kaçak yapılaşmanın işgali haline getirildi. Nilüfer Belediyesinin ruhsatlı yapılara rüşvet karşılığı yasadışı imza ile emsal artışı vererek binlerce hormonlu binayı inşa ettirmesi bile seyredildi. Kaçak yapıları, tinyhouse denilen garabetleri, profilden yapılmış barakaları, ormanlık alanlarda kaçak yol açmaları, kaçak derin yeraltı su sondajlarını, her tarafı fosseptik çukurları ile dolduruluşunu, amansız bir çevre kirliliğini sürekli gözledik, izledik. Kaçak yapılaşma özellikle Uludağ köylerinde tam gaz devam ediyor" dedi. Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Biba’nın kaçak yapılaşmalara karşı önlem alınması gereğini belirtmesinin değerli olduğunu ifade eden Kanbir, "Biba’nın bu önemli çalışmada başarılı olması sürekli iddialar ile gündemde olan kaçak yapı rüşveti ve adamını bul iddialarının üzerine giderek ilgili müdürlüklerinde arınmaya gitmesi zorunlu ön şart olmuştur. Biba’nın Meclise yeni önerge sunmasına, yeniden zaman kaybına hiç gerek kalmamıştır. Yarından itibaren harika olan Meclis kararının uygulanmasını yürürlüğe koyması veya koyabilmesi çözümün kendisi olacaktır" diye konuştu.

Antalya’da seçim öncesi 1 milyon euro iddiası dosyası Ankara’ya taşındı Haber

Antalya’da seçim öncesi 1 milyon euro iddiası dosyası Ankara’ya taşındı

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma dosyasında yetkisizlik kararı verildi. Dosyada, İçişleri Bakanlığı kararıyla Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek ve oğlu Mustafa Gökhan Böcek "rüşvet vermek" suçlamasıyla şüpheli olarak yer aldı. Kararda, haklarında iddiada bulunulan parlamenterler ise Özgür Özel ile Veli Ağbaba, Ali Mahir Başarır, Umut Akdoğan, Mustafa Erdem ve Cavit Arı olarak sıralandı. Soruşturma alanının ayrı ve özel yetki kapsamına girdiği anlaşıldı Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma dosyası kapsamında alınan beyanlar, temin edilen HTS/baz kayıtları ve dosyaya sonradan giren bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirildiği belirtildi. Dosyada; başlangıçta Antalya Büyükşehir Belediyesi ve belediye ile irtibatlı kişi ve şirket faaliyetleri etrafında yürütülen soruşturma konusunun, ilerleyen aşamada 2024 yerel seçimleri öncesinde Muhittin Böcek’in yeniden aday gösterilmesi süreciyle bağlantılı olarak ayrı bir soruşturma alanına dönüştüğü kaydedildi. Soruşturmada; CHP Genel Merkezi’nde görevli veya CHP çatısı altında siyasi faaliyette bulunan bazı kişiler ile Türkiye Büyük Millet Meclisi üyesi bazı şahıslara para verilmesi veya verdirilmesi, adaylık sürecinin maddi menfaat teminiyle ilişkilendirilmesi, bu kapsamda rüşvet, nüfuz ticareti, siyasi parti finansmanı mevzuatına aykırılık ve bağlantılı suçlar yönünden değerlendirme yapılmasını gerektiren ayrı ve özel yetki kapsamına giren bir soruşturma alanının oluştuğu ifade edildi. Beyanlar ve HTS kayıtları değerlendirildi Mustafa Gökhan Böcek’in 2 Mayıs, 10 Mayıs, 15 Mayıs ve 22 Mayıs 2026 tarihli beyanları ile Muhittin Böcek’in 11 Mayıs, 16 Mayıs ve 23 Mayıs 2026 tarihli beyanlarının incelendiği dosyada; ayrıca HTS/baz inceleme tutanakları, Muhittin Böcek ile bazı parlamenterler arasındaki irtibat tablosu ve ham HTS veri setinin birlikte değerlendirildiği bildirildi. Mustafa Gökhan Böcek’in beyanlarında, 2024 yerel seçimleri öncesinde babası Muhittin Böcek’in Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığına yeniden aday gösterilmesi sürecinde Veli Ağbaba tarafından internet tabanlı iletişim uygulamaları üzerinden arandığını, kendisine Özgür Özel’in talimatıyla hareket edildiğinin söylendiğini, başlangıçta 30 milyon TL para talep edildiğini, bu tutarın euro karşılığı dikkate alınarak 1 milyon euroya tamamlanmasının istendiğini ileri sürdüğü kaydedildi. Soruşturma dosyasında, Mustafa Gökhan Böcek’in söz konusu talebi babası Muhittin Böcek’e aktardığını, Muhittin Böcek’in de "gereğini yap" şeklinde cevap verdiğini beyan ettiği belirtildi. "1 milyon euroyu bu kişiye mi bırakacağım" beyanı kararda yer aldı Mustafa Gökhan Böcek’in devam eden beyanlarında, söz konusu parayı Antalya’daki esnaf ve iş insanlarından nakit olarak temin ettiğini, parayı siyah bir sırt çantasına koyarak Ankara’ya götürdüğünü ifade ettiği aktarıldı. Kararda, Böcek’in 9 Ocak 2024 tarihinde eşi Zuhal Böcek ile birlikte Ankara’ya gittiğini, Ankara’da CHP Genel Merkezi’ne intikal ettiğini, burada Veli Ağbaba’nın yönlendirdiğini belirten bir şahıs tarafından karşılandığını beyan ettiği kaydedildi. Böcek’in beyanında, bu şahsın Veli Ağbaba’yı telefonla aradığını, kendisinin de telefon üzerinden Veli Ağbaba ile konuşarak "1 milyon euroyu bu kişiye mi bırakacağım" dediğini, Veli Ağbaba’nın "evet" demesi üzerine parayı bu şahsa teslim ettiğini ifade ettiği belirtildi. Mustafa Gökhan Böcek’in daha sonraki ek beyanında, parayı teslim ettiği şahsın avukatı vasıtasıyla sosyal medya üzerinden gösterilen fotoğraflardan hareketle E.C. olduğunu değerlendirdiğini, E.C. isimli kişiye Veli Ağbaba’ya ulaştırılmak üzere 1 milyon euro parayı bizzat teslim ettiğini, bu şahısla olay öncesinde veya sonrasında başka bir irtibatı olmadığını beyan ettiği bildirildi. Muhittin Böcek’in beyanları da dosyada yer aldı Soruşturmada, Muhittin Böcek’in alınan beyanlarında, Özgür Özel’in seçim sürecinde parti genel merkezinin maddi ve manevi talepleri olabileceği yönünde açıklamalarda bulunduğunu, kendisinin de seçim sürecindeki maddi taleplerle ilgilenmesi için oğlu Mustafa Gökhan Böcek’e "gereğini yap" dediğini beyan ettiği belirtildi. Muhittin Böcek’in, Gökhan Böcek’in kendisine Veli Ağbaba tarafından Özgür Özel’in talebi üzerine 1 milyon euro istendiğini söylediğini, kendisinin de Gökhan’a "sen gereğini yap" dediğini ifade ettiği kaydedildi. Muhittin Böcek’in daha sonraki beyanlarında Gökhan Böcek’in 10 Ocak 2024 tarihinde Ankara’da CHP Genel Merkezi’ne para götürmüş olabileceğini, kendisinin para tesliminin ayrıntılarını doğrudan bilmediğini, ancak daha önce Gökhan’a bu yöndeki taleplerin karşılanması hususunda talimat verdiğini kabul ettiği aktarıldı. Ayrıca Böcek’in, siyasi partilere seçim yardımı niteliğinde verilen maddi desteklerin resmi kayda bağlanmasının uygulamada olağan olmadığını bildiğini ifade ettiği belirtildi. HTS kayıtlarında CHP Genel Merkezi hattı Soruşturma dosyasında, HTS ve baz verileri yönünden yapılan değerlendirmede, Mustafa Gökhan Böcek ile Muhittin Böcek’in 10 Ocak 2024 tarihi saat 11.31 sıralarında Ankara JW Marriott Otel çevresinde aynı baz alanında göründükleri belirtildi. Bu zaman diliminin, Mustafa Gökhan Böcek’in CHP Genel Merkezi’ne giderek parayı teslim ettiğini beyan ettiği zaman aralığından hemen önceye denk geldiği kaydedildi. Muhittin Böcek’in HTS raporuna yansıyan karşı baz hareketleri incelendiğinde, 8 Ocak 2024 saat 23.03’te Muhittin Böcek tarafından Ali Mahir Başarır’ın arandığı, 10 Ocak 2024 saat 11.34’te yine Muhittin Böcek tarafından Ali Mahir Başarır’ın arandığı, 10 Ocak 2024 saat 13.59’da ise bu defa Ali Mahir Başarır’ın CHP Genel Merkezi baz alanında göründüğü sırada Muhittin Böcek’i aradığı belirtildi. Kararda, bu iletişimlerin Mustafa Gökhan Böcek’in para teslimi iddiasının bulunduğu zaman aralığıyla örtüştüğü ifade edildi. Ham HTS veri setinde ayrıca 10 Ocak 2024 saat 13.20 ve 13.23 sıralarında Umut Akdoğan ile Muhittin Böcek arasında CHP Genel Merkezi karşı bazlı çift yönlü iletişim bulunduğu, Mustafa Erdem’in aynı gün hem Mustafa Gökhan Böcek hem de Muhittin Böcek ile temaslarının olduğu, Cavit Arı ile 9 Ocak ve 10 Ocak 2024 tarihlerinde Mustafa Gökhan Böcek ve Muhittin Böcek arasında olay öncesi ve sonrasına denk gelen görüşmeler yapıldığı kaydedildi. Kararda, bu hususların CHP Genel Merkezi çevresinde gerçekleştiği iddia edilen para teslimi olayının yalnızca Mustafa Gökhan Böcek ile teslim alan kişi arasında sınırlı kalmayıp, TBMM üyesi bazı kişiler yönünden de bilgi, koordinasyon, teyit veya iştirak ihtimalinin araştırılmasını zorunlu kıldığı değerlendirildi. Dosya Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi Soruşturma kapsamında, seçimden önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen milletvekili hakkında soruşturma ve kovuşturma yapma yetkisinin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ve bu yer ağır ceza mahkemesine ait olduğu hatırlatıldı. Bu düzenlemenin milletvekilleri hakkındaki soruşturmalarda şahsa bağlı özel ve münhasır bir yetki kuralı olduğu belirtilen kararda, suçun işlendiği iddia edilen yer veya delillerin bir kısmının Antalya’da bulunmasının, TBMM üyesi kişiler yönünden Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturmayı yürütmesine hukuki imkan sağlamadığı ifade edildi. Somut olay bakımından iddia edilen para tesliminin CHP Genel Merkezi’nde, yani Ankara’nın Çankaya ilçesinde gerçekleştiği, milletvekilleriyle bağlantılı olduğu değerlendirilen telefon trafiğinin de önemli bölümünün Ankara/CHP Genel Merkezi hattıyla irtibatlı olduğu belirtildi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı, 2024 yerel seçimleri öncesinde Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı süreciyle bağlantılı olarak CHP Genel Merkezi’nde veya CHP Genel Merkezi irtibatlı kişiler aracılığıyla para talep edilmesi, para verilmesi, paranın teslim alınması, teslimin teyit edilmesi ve TBMM üyesi kişilerin eylemle irtibatının araştırılmasını gerektiren kısım yönünden yetkisizlik kararı verdi. Dosyanın Veli Ağbaba, Ali Mahir Başarır, Umut Akdoğan, Mustafa Erdem, Cavit Arı, Özgür Özel ve soruşturma sırasında tespit edilecek diğer TBMM üyeleri yönünden değerlendirme yapılmak üzere Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verildi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma dosyasındaki, yetkisizlik kararının kapsamı dışında kalan ve milletvekilleriyle bağlantılı para talebi ve teslimi iddiasından bağımsız bulunan diğer eylem ve kişiler yönünden soruşturmanın ayrıca yürütülmesine, gerektiğinde tefrik edilmesine karar verildi.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu: "Baba ocağında market poşetlerinin içinde haram paralar olur mu?" Haber

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu: "Baba ocağında market poşetlerinin içinde haram paralar olur mu?"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kurban Bayramı’nın 4’üncü gününde partisinin genel merkezinde partililer ve vatandaşlarla bir araya gelerek bayramlaştı. Burada açıklamalarda bulunan Kılıçdaroğlu, CHP’nin arınarak siyasi yoluna devam edeceğini belirtti. CHP’nin bir halk yuvası olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, CHP’nin kimliğinde rüşvet, hırsızlık ve adam kayırmanın olmadığını vurguladı. CHP’nin mahkeme salonlarında sürünmeyeceğinin de özellikle altını çizen Kılıçdaroğlu, bu olaylar neticesinde sorumlulardan hesap soracağını sözlerine ekledi. "Burası halkın yuvasıdır" CHP’nin halkın bir evi, halkın merkezi olduğunu ve tüm Türkiye ile birlikte var olacaklarını belirten Kılıçdaroğlu, "Burası halkın yuvasıdır. Bugün burada CHP’nin tarihi namusunu, Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik güvenliğini, millet iradesinin onurunu ve devlet aklının geleceğini konuşmak için bulunuyorum. Çünkü yaşadığımız mesele yalnızca bir kurultay tartışması değildir. Yalnızca kimin genel başkan olacağı meselesi de değildir. Bu mesele Türkiye’de siyasetin ahlakla mı parayla mı, hukukla mı operasyonla mı, millet iradesiyle mi veya aparatlar üzerinden mi şekilleneceği meselesidir. Kimseyi aşağılamadan, hedef göstermeden ve kimseye haksızlık etmeden gerçeği söyleyeceğim. Çünkü bizim geleneğimiz budur. Çünkü biz CHP’liyiz. Bizim kitabımızda intikam yoktur. Bizim kitabımızda iftira yoktur. Bizim kitabımızda kin yoktur. Bizim kitabımızda mertçe helalleşme vardır, hesaplaşma vardır. Bizim kitabımızda arınma vardır ama bu arınma tasfiye değil, yeniden bir doğuştur. 38. Kurultayda bir bayrak değişimi olmuştu. Biz o gün ‘CHP’de demokrasi esastır’ dedik ve geri çekildik. Maalesef gördük ki durum öyle değil. O kurultay Türkiye siyasetinde bir milattır. O gün yaşananlar, o günden sonra ortaya çıkan iddialar, yargıya taşınan dosyalar, kamuoyunda oluşan derin kuşkular ve bugün geldiğimiz nokta hepimize şunu göstermiştir. Bir siyasi partinin iç demokrasisi sakatlanırsa ülkenin de demokrasisi sakatlanır. Bir partinin delegesinin iradesi şaibeli hale gelirse, milletin iradesine duyulan güven sarsılır ve derin bir yara alır" diye konuştu. "Ahlaki meşruiyet sorunu yaşanırsa, o partinin Türkiye’de demokrasi vaat etmesi de imkansız hale gelir" CHP iradesinin mahkeme salonlarına ve rüşvet operasyonlarına kadar düştüğünü vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Ahlaki meşruiyet sorunu yaşanırsa, o partinin Türkiye’de demokrasi vaat etmesi de imkansız hale gelir. Biz bu partiyi mahkeme salonlarında itibarımız çiğnensin diye mi büyüttük? Atamızın emaneti partimizi kimler pavyon masalarına meze etmeye çalıştı? Emanetimizi kimler mahkeme kapılarına düşürdü? Kimler kapalı kapılar ardındaki küçük hesaplarla kişisel ikbal telaşıyla ihanet etti? Şimdi bana ne yapacağımı soruyorlar. Benim ne yapacağım bellidir. Ben hesap soracağım, herkes bunu bilsin. Sonra kurultay sandığını en kısa sürede önünüze getireceğim. Tertemiz bir kurultay yapacağız. Partililerimiz, partimizin güvenli limanını inşa edecek. O güvenli limana hep beraber gideceğiz. Doğru düzgün bir limana gideceğiz. Güvenli limanı ben değil, sizler inşa edeceksiniz. O sandıktan kim çıkarsa partinin lideri olacaktır. Başımızın tacı olacaktır. Biz usulsüzlüğe de koltuk sevdasına da geçit vermeyiz. Ben hayatı boyunca hem bürokratik yaşamında hem de siyasi yaşamımda sadece vatana ve millete hizmet etmiş bir kardeşinizim. Hesap uzmanlığından genel müdürlüğe, milletvekilliğinden genel başkanlığa kadar devletin ve milletin her kademesinde görev yaptım. Boğazımdan aşağı tek bir kuruş haram lokma inmedi. Kul hakkı yemedim, yedirmedim" şeklinde konuştu. "Benim tek odağım vatandır" Kendisine ve partililere çamur atmaya kalkışanların amaçlarına ulaşamadığını söyleyen Kılıçdaroğlu, "Benim tek odağım vatandır ve Türkiye’dir. Bize çamur atmaya kalkanların çamurları kendi ellerinde kalmıştır. Tarih önünde de hep ellerinde kalacaktır. Bu yürüyüş benim yürüyüşüm değil. Bu yürüyüş adaletin, dürüstlüğün, temiz siyasetin son büyük nöbetidir. Bu yürüyüş arınmanın, arınarak çoğalmanın, çoğalarak kazanmanın yürüyüşüdür. Bu yürüyüş asırlık çınarı kuruluş kodlarına, tertemiz ahlaki zemine geri oturtma yürüyüşüdür. Birilerinin siparişleriyle, birilerinin fermanıyla atılan o kirli sloganları duydum. 78 yıllık ömrünü bu vatana adamış bu adama ‘hain’ diye bağıranları duydum. Onlara o sloganları attıran kirli zihniyete tarih önünde sesleniyorum. Bu vatanda ihanet ile vatan kahramanlığı arasındaki çizgi kıldan ince, kılıçtan keskindir. Bu çaba bizi yolumuzdan döndüremez. Bu çaba sadece ve sadece kendi acizliklerinin, kendi korkularının tecellisidir. Ömrünün en zor yürüyüşünü yapan bu kardeşinize, tam da bu noktada tarih önünde açıkça hakkınızı helal edin. Benim bu millete, cefakar örgüte bir özür borcum var. Bu milletin kurtuluşu, adaleti ve aydınlık geleceği için başlattığım o kutsal yürüyüşe arkamızdan gizlice sızan, ruhunu satmış FETÖ ajanlarını zamanında fark edemediğim için sizlerden özür diliyorum. Biz vatan dedikçe, biz millet dedikçe kapalı kapılar ardında dış odaklardan medet uman, onlardan yardım dileyen o gafilleri koynumda beslediğim için sizlerden özür diliyorum" dedi. "Baba ocağında market poşetlerinin içinde haram paralar olur mu?" Yaklaşık 3 yıldır süregelen rüşvet operasyonları ve diğer olumsuzluklar için tüm Türkiye’den özür dileyen Kılıçdaroğlu, "Sizin o nasırlı ellerinize, helal lokmalarınızdan artırarak bu partiye verdiğiniz emekleri kendi kurdukları o haram sofralara meze yapanları fark edemediğim için sizlerden özür diliyorum. CHP’nin şerefli delegelerini pavyon masalarında pazarlık konusu yapanların, Mustafa Kemal’in partisini mahkeme kapılarına düşürüp itibarımızı ayaklar altına almaya çalışanların maskesini vaktinde indiremediğim için sizlerden özür diliyorum. Halkın belediyesinde yetimin hakkına göz dikip, rüşvete talanına bulaşan o rüşvetli belediye başkanlarını bu partiden söküp atamadığım, onları tek tek ayıklayamadığım için sizlerden özür diliyorum. Hakkınızı helal edin ve beni affedin. Uşak Belediyesi’nde rüşvete ve talana göz yummak, yetimin hakkını peşkeş çekmek baba ocağının kitabında yazar mı? Baba ocağında market poşetlerinin içinde haram paralar olur mu? Baba ocağında kutuların içinde rüşvet verilir mi? Baba ocağında FETÖ’cü hesapların talimatlarıyla kumpaslar kurulur mu? Baba ocağı helaldir ve temizdir. Baba ocağımız vatandır. Biz bu baba ocağının sahipleriyiz. Baba ocağının sofrasında asla haram lokma olmaz. Her şey helaldir. Çünkü baba ocağıdır. Baba ocağında oturanlar, Gazi Meclisi’nin çatısı altında rüşvet iddiaları karşısında sessiz kalamaz. Bu ki bu lekeyi Gazi Meclisimize ve Cumhuriyet Halk Partimize düşürenlerle nasıl yol yürüyeceğiz? Biz değil. Siz karar vereceksiniz. Kapatma olursa yedek parti hazır diyenler şunu çok iyi bilsinler. CHP devlete istikamet çizen bir partidir. CHP; ahlakın, erdemin, ülkesine ve vatandaşına hizmet etmeyi temel ilke edinenlerin, demokrasiyi savunanların partisidir" ifadelerini kullandı. "Rüşvetçilerden ve hırsızlardan arınacağız" CHP’nin rüşvet operasyonlarında adı geçen belediye başkanlarından ve yardımcılarından arınacağının sözünü veren Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Rüşvetçiler ve hırsızlardan arınacağız. Önce CHP, sonra Türkiye arınacak. Biz kendi evimizi hukukla, ahlakla temizlerken asıl görevimiz olan bu milletin dertlerini unutmayacağız. Sokaklarımızı zehirleyen uyuşturucu baronları da dinlesin. Halkın tepesine çöken mafya artıkları da dinlesin. Kemal Kılıçdaroğlu hayatta olduğu müddetçe, bu can bu bedende kaldığı müddetçe size asla ve asla geçit vermeyeceğiz. Sizden korkmayacağız. Ben bu kavgayı yeniden başlatıyorum. İçerideki haramzadeleri maşa gibi kullanarak Türkiye’yi sömüren uluslararası tefeciler ve Türkiye düşmanları siz de iyi dinleyin. Herkes şunu çok iyi bilsin. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucu iradesi CHP’dir. Bu iradenin sarsılmaz ve sönmez ruhu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür. Biz bugün burada o kurucu iradeye canımız pahasına sahip çıkıyor şerefle ve gururla taşıyoruz. CHP dimdik ayaktadır, yıkılmayacaktır ve dağılmayacaktır. Biz sadece geçmişi temizlemeyeceğiz. Biz geleceği de inşa edeceğiz. Bu ülkenin tüm namuslu evlatlarını bir araya getireceğiz. Adaletin, ahlakın ve dürüstlüğün sarsılmaz kalesi olarak bu anlayışı hep birlikte yeniden inşa edeceğiz. Geçmişte söyledik, şimdi de söylüyoruz. Umutsuzluğu çöpe atın. Güneşli günler çok yakın." Kılıçdaroğlu, yaptığı açıklama sonrası kendisine verilen beyaz güvercinleri gökyüzüne bıraktı. Program Kılıçdaroğlu’nun tekrardan makamına geçiş yapmasıyla son buldu.

En yaygın suç 'taciz' ve siber dolandırıcılık Haber

En yaygın suç 'taciz' ve siber dolandırıcılık

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ilişkin “Türkiye Suç Mağduriyeti Araştırması”nın (TSMA) sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. İlk kez gerçekleştirilen araştırma, Türkiye’de güvenlik algısı, suç türleri ve vatandaşların suç karşısındaki davranışlarına ilişkin kapsamlı bir tablo ortaya koydu. Söz konusu araştırma bireylerin suç mağduriyeti, güvenlik algısı ve mağduriyet sonrası davranışlarına ilişkin çarpıcı veriler ortaya çıkardı. 6 Ekim - 19 Aralık 2025 tarihleri arasında Türkiye genelinde gerçekleştirilen çalışma kapsamında 21 bin 500 hanede yaşayan 15 yaş ve üzeri bireylerle görüşüldü. Bilgisayar destekli yüz yüze görüşme yöntemiyle yapılan araştırmada toplam 18 bin 378 kişinin verileri değerlendirildi. EVLERDE İLK TERCİH ÇELİK KAPI OLDU Araştırmaya göre vatandaşların suçtan korunmak amacıyla evlerinde en fazla tercih ettiği güvenlik önlemi yüzde 70,7 ile zırhlı/çelik kapı oldu. Güvenlik kamerası yüzde 35,5 ile ikinci sırada yer alırken, pencerelere panjur veya korkuluk yaptıranların oranı yüzde 28 olarak kaydedildi. En az tercih edilen önlemler ise yüzde 4,7 ile hırsız alarmı, yüzde 4,8 ile bekçi köpeği ve yüzde 5,5 ile biber gazı/elektro şok cihazları oldu. Kent-kır ayrımında ise dikkat çekici farklılıklar görüldü. Ateşli silah ve bekçi köpeği kullanımının kırsal bölgelerde daha yaygın olduğu belirlenirken; güvenlik kamerası, çelik kapı ve alarm sistemlerinin yoğun kentlerde daha fazla tercih edildiği tespit edildi. EN YAYGIN SUÇ: TACİZ VE SİBER SUÇLAR Araştırmada son bir yıl içinde en az bir kez suç mağduru olduğunu belirtenlerin oranı incelendiğinde, ilk sırada yüzde 4,6 ile cinsel olmayan taciz yer aldı. Bunu yüzde 3,5 ile bilişim suçları ve yüzde 2,8 ile tüketici dolandırıcılığı izledi. Araç hırsızlığı yüzde 0,2, yağma yüzde 0,1 ve araçtan kişisel eşya çalınması yüzde 0,6 ile en düşük yaygınlık oranına sahip suç türleri arasında yer aldı. VATANDAŞ EN ÇOK ARAÇ HIRSIZLIĞINI BİLDİRİYOR Suç mağduriyetinin resmi mercilere bildirilme oranlarında ise araç hırsızlığı ilk sırada yer aldı. Araç hırsızlığı mağdurlarının yüzde 81,3’ü olayı resmi kurumlara bildirirken, motosiklet/moped hırsızlığında bu oran yüzde 68,4 oldu. Saldırı ve yaralanma olaylarında bildirim oranı yüzde 53,3 olarak kaydedildi. En düşük bildirim oranı ise yüzde 5,1 ile rüşvet suçunda görüldü. Cinsel tacizde bildirim oranı yüzde 11, cinsel olmayan tacizde ise yüzde 14,7 olarak gerçekleşti. MADDİ KAYIPLAR GENELLİKLE 25 BİN TL’NİN ALTINDA Araştırmaya göre suç mağduriyetlerinde oluşan maddi kayıpların büyük bölümü 24 bin 999 TL ve altında kaldı. Evden hırsızlık ve tüketici dolandırıcılığı suçlarında ise ikinci sırada “100 bin TL ve üzeri” kayıplar yer aldı. Evden hırsızlık olaylarında en çok çalınan ürünler arasında elektronik ve elektrikli eşyalar öne çıktı. Olayların yüzde 15,5’inde elektronik eşya çalınırken, yüzde 14,9’unda mücevher, saat ve altın hırsızlığı yaşandı. Diğer hırsızlık olaylarında ise en sık çalınan eşyalar yüzde 19,4 ile cüzdan ve çanta, yüzde 15,2 ile cep telefonu oldu.

Başkan Oktay Yılmaz; "Şahin Biba Bursa’ya hayırlı olsun" Haber

Başkan Oktay Yılmaz; "Şahin Biba Bursa’ya hayırlı olsun"

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in "Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, rüşvet, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve imar kirliliğine neden olma" suçlarından tutuklanması ve geçici bir tedbir olarak İçişleri Bakanlığınca görevden uzaklaştırılmasının ardından, belediye meclisi, yeni başkan vekilini seçmek için belediye binasındaki meclis salonunda toplandı. Üçüncü turun sonunda, Başkan Vekilliğine 61 oyla AK Partili Meclis Üyesi Şahin Biba seçildi. Yıldırım Belediye Başkanı ve Meclis Başkanvekili Oktay Yılmaz, toplantı sonrası basın mensuplarının sorularını cevapladı. Bursa Valiliğinin davetiyle birlikte saat 11’de Bursa Büyükşehir Belediye Meclis oturumunu başlattıklarını belirten Meclis Başkanvekili Oktay Yılmaz, "Ancak, oturuma saat 12.00’dan sonra başlayabildik. Cumhur İttifakı ve bağımsız üyelerin katılımıyla meclisin yüzde 58’inin katılımıyla bir meclis oturumu geliştirdik. Katılan oylarının tamamını alarak yani meclisin yüzde 58 oyunu alarak 61 oy alan Şahin Biba arkadaşımız Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili olarak inşallah bundan sonraki süreci yönetecektir" dedi. Basın mensuplarının ’Bursalılara bir mesajınız olacak mı?’ sorusuna Yılmaz şu şekilde cevap verdi; "Tabii ki iddialar ağır, imar kirliliğine sebep olmak, suçtan kaynaklanan paranın aklanması, rüşvet, yolsuzluk gibi iddialar ve somut deliller var. Bursa’nın bu lekeden kurtulmasını öncelikli arzumuz. Bu noktada görevden uzaklaştırıldığında yasalar çok açık bir şekilde diyor ki. Yetki Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinindir. Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi Bursa’daki tüm ilçe belediye başkanlarından ve yine ilçelerin seçtiği büyükşehir meclis üyelerinden oluşmaktadır. Aslında böyle bir kriz ortamında şehir yönetiminin güvenlik kilidi Bursa Büyükşehir Belediye Meclisidir. Bu noktada Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi bugün seçim yaparak. Bursa’nın 1 saniye kaybetmesinin 1 kuruş kaybetmesine geçit vermemiş ve başkan vekilini seçmiştir. Su fiyatları ve ulaşım ile ilgili alınacak kararlara ise Yılmaz, "Bundan sonraki süreçte Cumhur İttifakı olarak böyle bir öneride bulunmuştuk. Bundan sonraki süreçte Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba kararını verecek ve sizlerle paylaşacaktır. Suda olduğu gibi Ulaşımda da yapılacaklara Büyükşehir Belediye Başkan Vekili cevap verecektir. Benim görevim meclisi birinci başkan vekili olarak yönetmekti ve hamdolsun bu süreci tamamlayarak Bursa Büyükşehir Başkan Vekili Şahin Biba’ya teslim ettik" cevabını verdi. CHP’li meclis üyeleri de içeri alınmadıkları iddialarını yalanlayan Yılmaz, "Biz saat 11.00’da geldiğimizde Cumhuriyet Halk Partisi’nden bir belediye başkanı ve meclis üyeleri salonda idi. Yine İYİ Parti grubundan meclis üyelerimiz grup odalarındaydı. Bağımsız üyemiz zaten oradaydı. Ancak burada takdir edersiniz ki meclisin sınırlı sayıda misafir kabul edebiliyor. Biz bu noktada parti başkanlarımızı, milletvekillerimizi misafir edebileceğimizi ifade ettik. Çok geniş bir hücum olduğunu sizler de gördünüz. Hatta otoparktaki giriş katındaki kapı camının kırıldığına siz de şahit oldunuz. Böyle bir kaosun önüne de geçilmesi gerekiyordu. Biz burada tüm meclis üyelerimizi aslında içeri almak istedik. Birebir kendim de aradım. Başkanımızla o anlamda ilçe belediye başkanımızla irtibat kurarak almak istediğimizi, yardımcı olmak istediğimizi ifade ettik. Ancak Cumhuriyet Halk Partili meclis üyeleri, meclis grubu, meclise girmemeyi tercih etti. Girse sonuç değişecek miydi? Elbette sonuç değişmeyecekti. Çünkü Cumhur İttifakı zaten oyların çoğunluğuna sahipti. Bursa’mıza hayırlı olsun inşallah" dedi.

Başsavcılık’tan Bozbey soruşturması açıklaması: 30 kişi tutuklandı, 33 kişiye adli kontrol Haber

Başsavcılık’tan Bozbey soruşturması açıklaması: 30 kişi tutuklandı, 33 kişiye adli kontrol

Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı, ‘Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma, Yönetme ve Suç İşlemek Amacı ile Kurulan Örgüte Üye Olma, Rüşvet, Suçtan Kaynaklanan Mal Varlığı Değerlerini Aklama ve İmar Kirliliğine Neden Olma’ suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında; Nilüfer ilçesinde dönemin Nilüfer Belediye Başkanları Mustafa Bozbey, Turgay Erdem ve bir kısım belediye çalışanlarının inşaat projelerinde rüşvet karşılığında usulsüz emsal artışları yaparak kendilerine ve proje sahiplerine maddi menfaat sağladıklarının tespit edildiğini bildirdi. Bunun üzerine Cumhuriyet Başsavcılığı talimatı ile Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü görevlilerince 31.03.2026 tarihinde aralarında suç örgütü lideri konumunda bulunan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve Nilüfer Belediyesi Eski Başkanı Turgay Erdem’in de (tutuklu) bulunduğu 59 şüpheliye yönelik olarak Bursa merkezli toplam 5 ilde gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarda; 57 şüphelinin yakalanarak gözaltına alındığı ve Ceza İnfaz Kurumunda bulunan 8 şüphelinin ise SEGBİS marifetiyle ifadesinin alındığı belirtildi. Başsavcılık açıklamasının devamı şöyle: "Cumhuriyet Başsavcılığımızca toplamda 53 şüphelinin tutuklama talebi ile, 11 şüphelinin ise adli kontrol talebi ile Bursa Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildiği, 1 şüphelinin delil durumu dikkate alınarak Cumhuriyet Başsavcılığımızca serbest bırakıldığı, Bursa Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğince aralarında Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ile Nilüfer Belediyesi Eski Başkanı Turgay Erdem’in de bulunduğu 30 şüpheli hakkında tutuklama, 33 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildiği, 1 şüphelinin ise sorgusunun ardından tedbir uygulanmaksızın serbest bırakıldığı, operasyon kapsamında yapılan aramalarda ele geçirilen bir miktar para ve ziynet eşyası ile gayrimenkul, araç, banka ve kripto para hesaplarına el konulduğu, ayrıca soruşturma kapsamında 7 şirkete TMSF marifetiyle kayyım atandığı, Bursa Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğince haklarında tutuklama kararı verilen şüphelilerin konumlarına uygun Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na gönderildiği, firari 2 şüpheli hakkında ise yakalama çalışmalarının devam ettiği Cumhuriyet Başsavcılığımızca soruşturmanın titizlikle yürütüldüğü, soruşturmanın safahatı ve sonucu hakkında bilgi verileceği hususu kamuoyuna saygıyla duyurulur"

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.