Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Roketsan

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Roketsan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Roketsan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MSB: "TSK, kendisine tehdit oluşturmayan hiç kimse için tehdit değildir" Haber

MSB: "TSK, kendisine tehdit oluşturmayan hiç kimse için tehdit değildir"

Milli Savunma Bakanlığının haftalık basın bilgilendirme toplantısı, Türk Silahlı Kuvvetlerinin müşterek harekat anlayışını, yüksek teknolojiye dayalı komuta-kontrol kabiliyetini ve geleceğe yönelik savunma vizyonunu simgeleyen Ay Yıldız Müşterek Karargahı'nın yıldız bölümünde gerçekleştirildi. Bakanlığın Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ile kuvvet komutanlıklarını aynı yerleşkede buluşturacak olan Ay Yıldız Karargahı'nın yalnızca modern bir askeri yerleşke olmadığını, aynı zamanda TSK'nın müşterek harekat kabiliyetini, kurumsal bütünleşmesini ve değişen güvenlik ortamına uyum yeteneğini yansıtan stratejik bir vizyon projesi olduğunu kaydetti. Aktürk, 7-8 Temmuz'da Ankara'da başarıyla gerçekleştirilen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin müttefikler arasındaki dayanışmayı pekiştirdiğini, değişen güvenlik ortamına yönelik ortak vizyonun geliştirilmesine ve Avrupa-Atlantik bölgesinin güvenliğine ilişkin müşterek yaklaşımın güçlendirilmesine de önemli katkılar sağladığını dile getirdi. NATO Zirvesi kapsamında icra edilen Savunma Sanayii Forumu ile Bakan Güler ev sahipliğinde gerçekleştirilen savunma bakanları resepsiyonunun müttefikler arasında ortak üretim ve teknoloji iş birliğinin geliştirilmesine ve Türkiye'nin yerli ve milli savunma sanayiinde ulaştığı yetkinliğin uluslararası platformlarda bir daha ortaya konulmasına vesile olduğunu aktaran Aktürk, "Türkiye; güçlü ordusu, gelişen yerli ve millî savunma sanayii, etkin savunma diplomasisi ve Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yürütülen çok boyutlu dış politika anlayışıyla krizlerin çözümüne katkı sunan, diyalog kanallarını açık tutan, bölgesel ve küresel barış ile istikrarı destekleyen yapıcı yaklaşımını kararlılıkla sürdürmektedir. Bu anlayış doğrultusunda ülkemiz, NATO'nun caydırıcılık ve savunma duruşuna katkı sağlayan güvenilir ve sorumluluk sahibi bir müttefik olarak uluslararası barış, güvenlik ve istikrara katkı sunmaya devam edecektir" açıklamasında bulundu. "Bir haftada 4 PKK'lı terörist teslim oldu" Tuğamiral Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin Türkiye'nin beka ve güvenliğine yönelen her türlü tehdit ve tehlikeye karşı mücadelesini sınırlarda ve ötesinde kesintisiz ve kararlı bir şekilde sürdürdüğüne dikkati çekerek, "Kalıcı güvenliği tesis etmek amacıyla yürütülen operasyon, arama-tarama ve hudut güvenliği faaliyetleri kapsamında son bir hafta içerisinde 4 PKK'lı terörist daha teslim olmuş, harekât bölgelerinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiştir" dedi. Aktürk, 2'nci Ordu İstihkam Tugay Komutanlığınca Suriye Deyrizor'da Fırat Nehri'nin üzerine 240 metre uzunluğunda yüzer köprü kurulumunun tamamlandığını da belirterek, köprünün kontrol geçişlerinin yapılmasını müteakip 10 Temmuz'da hizmete açılacağını söyledi. Hudut güvenliğine ilişkin de açıklamalarda bulunan Aktürk, "1'i terör örgütü mensubu olmak üzere 316 şahıs yakalanmış, 1 Ocak'tan bugüne kadar sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 5 bin 615 olmuş, engellenen 995 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısı da 41 bin 129'a ulaşmıştır. Ayrıca hafta içerisinde Van hudut hattında yapılan arama-tarama faaliyetinde 109 kilogram uyuşturucu madde ele geçirilmiştir" diye konuştu. Envantere giren yeni silah sistemleri Yerli ve milli savunma sanayii ürünleriyle Türk Silahlı Kuvvetlerinin imkan ve kabiliyetlerinin artırılmasına ilişkin çalışmaların da devam ettiğini dile getiren Aktürk, "Bu kapsamda Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca muhtelif miktarda TB-3 SİHA, 7,62 mm piyade tüfeği (MPT-76), Silah Taşıyıcı Araç ile Elektrikli Zırhlı Personel Taşıyıcı (E-ZPT) muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanarak envantere alınmıştır. Hava Kuvvetleri Komutanlığımızca 13-17 Temmuz tarihleri arasında muhtelif miktarda SOM-B1T mühimmatının kabul faaliyeti ROKETSAN'da icra edilecektir. Bakanlığımıza bağlı Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz (MKE) tarafından yerli ve millî imkânlarla geliştirilen Havadan Taşınabilir Hafif Çekili Obüs BORAN'ın Arnavutluk'a ihracatına yönelik olarak 4 Temmuz'da sözleşme imzalanmıştır. Milli yazılım ve teknoloji alanında hayata geçirdiği projelerle Türk Silahlı Kuvvetlerimizin güç ve etkinliğinin daha da artırılmasına katkı sağlayan HAVELSAN'ın 44'üncü kuruluş yıl dönümünü şimdiden kutluyor, ülkemizin savunma gücüne değerli katkılar sunan tüm çalışanlarına başarılar diliyoruz" dedi. Aktürk ayrıca Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından ‘Mali ve Sosyal Haklar' genelgesinin yayımlandığını hatırlatarak, buna göre bedelli askerlik tutarının 2026 yılının ikinci altı ayı için 472 bin 653 lira 60 kuruş olduğunu, bedelli askerlik müracaat işlemlerinin ise 7 Temmuz tarihinden itibaren başladığını söyledi. MSB'den ABD Başkanı'nın açıklamalarına ilişkin değerlendirme Milli Savunma Bakanlığı, ABD Başkanı Donald Trump'ın açıklamalarına ilişkin sorular üzerine Türkiye'nin NATO'nun güçlü ve etkin bir müttefiki olarak İttifak'ın caydırıcılığına ve ortak güvenliğine önemli katkılar sunmaya devam ettiğini belirtti. Bakanlıktan yapılan açıklamada, "Daha önce de ifade ettiğimiz üzere beklentimiz, müttefiklik ruhuyla uyuşmayan CAATSA yaptırımları ile savunma sanayimize yönelik açık veya örtülü tüm kısıtlamaların kaldırılmasıdır. Bu çerçevede ABD Başkanı tarafından yapılan açıklamaları memnuniyetle karşılıyor, müttefiklerimizle kısıtlamalar yerine karşılıklı güven ve dayanışmanın güçlendirilmesinden yana bir yaklaşımı benimsiyoruz" ifadeleri kullanıldı. Yunanistan Başbakanı'nın açıklamaları Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in açıklamalarına ilişkin sorular üzerine de Bakanlık, Türkiye'nin bölgede barış ve istikrarın korunmasından, mevcut meselelerin yapıcı diyalog ve iyi komşuluk ilişkileri çerçevesinde ele alınmasından yana olduğunu vurguladı. Yapılan açıklamada, "Bu kapsamda gerilimi artırabilecek söylemlerden kaçınılmasının ikili ilişkilere olumlu katkı sağlayacağını bir kez daha ifade ediyor, Türk Silahlı Kuvvetlerinin kendisine tehdit oluşturmayan hiç kimse için tehdit olmadığını bir kez daha hatırlatıyoruz" denildi.

Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Görgün Bursa iş dünyasıyla buluştu Haber

Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Görgün Bursa iş dünyasıyla buluştu

Prof. Dr. Haluk Görgün, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Haziran Ayı Meclis Toplantısı’na katılarak, Bursa iş dünyası temsilcileriyle bir araya geldi. Dünyanın, güvenlik hiyerarşisinde kuralların yeniden yazıldığı bir dönemden geçtiğini ifade eden Görgün, "Barış ve istikrardan yana olanlar bugün her zamankinden daha fazla caydırıcı olmak zorunda. Caydırıcılık ise; envanterimizdeki platformların sayısı kadar üretim kapasitesi, tedarik zincirinin derinliği, mühendislik kabiliyeti, kritik bileşenlere erişim, stok yenileme hızı, finansal sürdürülebilirlik ve test-sertifikasyon altyapısıyla ölçülmektedir. Öngörülemezliğin temel norm haline geldiği bu döneme, hamdolsun, hazırlıklı giriyoruz" dedi. "Yerlilik oranı yüzde 80’leri aştı" Türkiye’nin son 23 yılda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ortaya konulan ’tam bağımsız savunma sanayii’ vizyonuyla eşine az rastlanır bir dönüşüm geçirdiğini belirten Haluk Görgün, şöyle devam etti; "Dışa bağımlılıklar, yerini milli üretim gücüne bıraktı. Türk savunma sanayii bugün yerlilik oranını yüzde 80’lerin üzerine taşımıştır. Savunma sanayiimiz 4 bin 500 firma, bin 400’ü aşan proje ve 100 bini aşkın doğrudan istihdamıyla güçlü ve derinlikli bir ekosistem haline gelmiştir. 2002 yılında yıllık 250 milyon dolar olan savunma ve havacılık ihracatımız, geçtiğimiz 12 aylık dönemde yaklaşık 11 milyar dolara ulaşmıştır. 23 yıl önce savunma ve havacılık sektörünün bir yılda yaptığı ihracatı artık bir haftada yapıyoruz. Türkiye en fazla savunma ürünleri ithal eden ülkelerden biriyken bugün dünyanın en büyük 11. savunma ve havacılık ihracatçısı konumuna yükselmiştir." Bursa’nın nitelikli üretim ve yüksek katma değerli sanayi yapısıyla Türkiye ortalamasının üzerinde bir ihracat performansına sahip olduğunu ifade eden Görgün, "Geçtiğimiz yıl Bursa’dan 7 bin 500 firma 200’den fazla ülke ve gümrük bölgesine 20 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Bu tablo, Bursa’daki üretimin niteliğini ve eriştiği yüksek olgunluk seviyesini göstermektedir" diye konuştu. BTSO bünyesinde 2013 yılında kurulan Bursa Uzay Havacılık Savunma Kümelenmesi’nin (BASDEC) kentteki birikimi kurumsal bir zemine kavuşturduğunu ifade eden Prof. Dr. Haluk Görgün, kümelenmenin 160 üyeye ulaştığını bildirdi. Bursalı şirketlerin artık parça imalatından bitmiş ürüne geçerek ana yüklenicilerin stratejik çözüm ortağı haline geldiğini belirten Görgün, ASELSAN, TUSAŞ ve ROKETSAN’ın Bursa’dan yaptığı tedarik miktarının her yıl ortalama yüzde 50 arttığı bilgisini verdi. Görgün, savunma sanayii devlerinin Bursa yatırımlarına ilişkin şu rakamları paylaştı: "Doğrudan ve dolaylı olarak 150’den fazla Bursalı şirketle çalışan TUSAŞ’ın bu tedarikçilerine bu yılın ilk 6 ayında verdiği siparişlerin toplam tutarı 35,5 milyon doları aşmış durumda. ASELSAN ise 2021 yılından bu yana Bursa menşeli 215 şirketten 135 milyon dolar değerinde yüksek teknolojili alt bileşen tedarik etti. ROKETSAN’ın şehrimizdeki 30 tedarikçisi ise en kritik platform ve sistemlerde kullanılan alt bileşenleri üretmektedir." Otomotiv altyapısı savunmaya güç katacak Dünyada otomotiv sanayii altyapısının tesis dönüşümleriyle savunma alanına hızla yöneldiğini ve "hibrit fabrikalar" kurulduğunu anlatan Görgün, Bursa’nın otomotivde biriken kalite kültürü ve hassas üretim kabiliyetinin, savunma sanayiinin robotik ve alt sistem ihtiyaçlarıyla buluşmasının stratejik bir fırsat penceresi açacağını vurguladı. Geçtiğimiz yıl BTSO iş birliğinde Bursa Business School’da gerçekleştirilen ‘Savunma ve Havacılık Sektöründe Alt Yüklenici ve Tedarik Yönetimi Çalıştayı’ neticesinde yeni işbirliklerinin hayata geçtiğini belirten Haluk Görgün, Savunma Sanayii Yetenek Envanteri (YETEN) bünyesinde 242 firma kaydına ulaştıklarını, EYDEP kapsamında ise 127 firmayı değerlendirerek sertifikalandırdıklarını açıkladı. Prof. Dr. Haluk Görgün, Bursa’daki ekosistemin rolünü daha planlı ve sürdürülebilir bir zemine taşımak amacıyla BTSO ile birlikte bu yılın Ekim ayında da geniş kapsamlı bir çalıştay daha gerçekleştireceklerini ve somut bir yol haritası ortaya koyacaklarını söyledi. Prof. Dr. Görgün BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’a da savunma sanayiindeki çalışmalarına verdikleri destekler için teşekkür etti. "Tam bağımsızlık güçlü bir ekonomiyle mümkündür" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay savunma sanayiini bağımsızlığın ve istikbalin teminatı olarak gördüklerini ifade etti. Güçlü bir savunma kabiliyetinin Türkiye için coğrafi konum nedeniyle tarihi bir sorumluluk olduğunu ifade eden Burkay, "Tam bağımsızlık ancak güçlü bir ekonomiyle mümkündür" değerlendirmesinde bulundu. İbrahim Burkay, Türkiye’nin son dönemde kendi İHA, SİHA, gemi, füze ve hava savunma sistemlerini geliştirerek güvenliğini başkalarının takdirine bırakmayan bir ülke haline geldiğini, bu diplomatik ve askeri mukavemetin arkasındaki en büyük güçlerden birinin de Bursa sanayisi olduğunu kaydetti. Bursa’nın milli savunmaya katkısı artıyor Bursa’nın otomotiv, makine, tekstil, kimya ve kompozit gibi alanlardaki güçlü altyapısının savunma sanayii için bir temel oluşturduğunu aktaran Başkan Burkay, 2013 yılında göreve geldiklerinde başlattıkları stratejik çalışmaları paylaştı. Kentteki firmaların yetenek matrislerini çıkararak analizler yaptıklarını belirten Burkay, bu iradeyi BTSO çatısı altında kurumsallaştırarak BASDEC’i hayata geçirdiklerini hatırlattı. Bugün BASDEC’in 160’tan fazla üyesiyle Bursa’nın savunma sanayiindeki ortak aklını temsil ettiğini söyleyen İbrahim Burkay; ASELSAN, TUSAŞ, ROKETSAN, HAVELSAN, TEI ve MKE gibi öncü kuruluşlarla yapılan tedarikçi buluşmaları sayesinde Bursa firmalarının ekosistemdeki rolünün her geçen gün arttığını ifade etti. GUHEM’de havacılık lisesi Gelecek döneme ilişkin stratejik projeler ve vizyoner adımlardan da bahseden Başkan Burkay, dünyanın en büyük savunma sanayii buluşmalarından biri olan IDEF’in organizasyonunun KFA Fuarcılık tarafından başarıyla gerçekleştirildiğini söyledi. Havacılık ve uzay vizyonunun en önemli sembolü olan GUHEM’de yıllık ziyaretçi sayısında 1 milyon barajına ulaştıklarını bildiren Burkay, bu yapıyı Milli Eğitim Bakanlığı iş birliğinde açılacak havacılık lisesiyle destekleyerek yarının pilotlarını ve teknoloji liderlerini yetiştireceklerini açıkladı. "Bursa’nın yerli ve milli hedeflere katkısı artacak" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, ekonomik gücü ve katma değeri büyütmek adına TEKNOSAB ekosistemi içinde KOBİ OSB, Gıda İhtisas OSB, lojistik depolama alanları ve organize ticaret bölgeleri projelerini hayata geçirdiklerini belirterek, "KOBİ OSB projemizle Bursa’da başlattığımız tarihi dönüşüm hamlesini yeni bir eşiğe taşıyoruz. Bursa iş dünyası olarak tüm imkanlarımızla üretmeye ve ülkemizin büyük hedeflerine en yüksek katkıyı sağlayan şehir olmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Ülkemizin yerli ve milli hedeflerinde çok daha güçlü bir Bursa hedefliyoruz. Savunma sanayimize güçlü bir vizyon kazandırarak bu alandaki gelişime öncülük eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, Milli Savunma Bakanlığımıza ve Savunma Sanayii Başkanımız Prof. Dr. Haluk Görgün’e şükranlarımızı sunuyorum" dedi. "Bursa önemli bir ivme yakaladı" BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur da dünyanın en büyük savunma sanayii fuarlarından biri olan IDEF’in BTSO iştiraki KFA Fuarcılık organizasyonunda düzenlenmesi ve Bursa Business School’da gerçekleştirilen çalıştayın bu vizyonun somut örnekleri olduğunu belirterek, BASDEC kümelenmesinin oluşturduğu sinerjiyle kentin savunma ve havacılık ihracatında önemli bir ivme yakaladığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Sahada Güçlü Olmayan Masada Yer Bulamaz" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Sahada Güçlü Olmayan Masada Yer Bulamaz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Romanya Cumhurbaşkanı Nicuşor Dan, İstanbul Tersanesi Komutanlığı’nda gerçekleştirilen açık deniz karakol gemisi Cam Roman’ın Romanya Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na teslimi ve Türk Deniz Kuvveleri Komutanlığı platformlarının hizmete giriş ve bayrak çekimi törenine katıldı. Törende İstanbul Tersanesi Komutanlığı’nda inşa edilen Contraamiral Roman korveti Romanya Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na, TCG Koçhisar Açık Deniz Karakol Gemisi ise Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na teslim edildi. "Dünyamız Soğuk Savaş’tan bu yana en köklü değişimlerden birini yaşıyor" Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine Romanya Cumhurbaşkanı Nicuşor Dan ve Romanya heyetine "Hoş geldiniz" diyerek başladı. Bugün dünyanın gözbebeği İstanbul’da denizciliğin, mühendisliğin ve Türkiye-Romanya dostluğunun yeni bir nişanesine tanıklık etmek üzere bir araya geldiklerini söyleyen Erdoğan, "Sayın cumhurbaşkanının katılımıyla gerçekleştirdiğimiz törenimizde, tarihten süzülüp gelen Türkiye-Romanya dostluğunu bir adım daha öteye taşıyoruz. Cam Roman korvetini Romanya Deniz Kuvvetlerine teslim ederken, Koçhisar Açık Deniz Karakol Gemimizi envantere katmanın gururunu taşıyoruz. Aynı tezgahtan çıkan, aynı mühendislik aklının ürünü olan bu iki kardeş geminin donanmalarımıza hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Her iki platformun ülkelerimize, Karadeniz’in güvenliğine, NATO ittifakına ve bölgemizin huzuruna büyük katkılar yapacağına inanıyorum. Konuşmamın hemen başında bir hususun altını önemle çizmek istiyorum. Sizlerin de takip ettiği üzere dünyamız Soğuk Savaş’tan bu yana en köklü değişimlerden birini yaşıyor. Alışılagelmiş kalıplar yıkılırken, bizim ’zor oyunu bozar’ dediğimiz yeni bir güvenlik paradigması boy veriyor. Karşılaştığımız her kriz, ulusal güvenliğin başkalarına havale edilemeyecek kadar hayati bir mesele olduğunu bizlere tekrar hatırlatıyor. Sahada güçlü olmayanın masada kendine yer bulamadığı, hatta kendini menüde bulabildiği son derece kaotik bir dönemin tam ortasındayız. Türkiye, bu yeni dönemin ruhunu çok erken fark eden ve en doğru biçimde okuyan ülkelerden biridir. Büyük ve güçlü Türkiye vizyonumuzun lokomotifini savunma sanayimiz oluşturuyor. Savunma sanayinde tam bağımsız Türkiye hedefiyle çıktığımız yolda hamdolsun 23 yılda çok ciddi mesafe aldık. Engellerle, kısıtlamalarla, gizli-açık ambargolarla karşılaşmamıza rağmen hedefimize ulaşmak için sabırla yürüdük. Kendimize inandık, savunma sektörümüze güvendik. Neticede 23 yıl önce hayal dahi edilemeyecek seviyelere ulaştık" ifadelerini kullandı. "Askeri gemi inşa sanayimiz, 103 yıllık cumhuriyet tarihimizin en yoğun ve en verimli günlerini yaşıyor" Türkiye’nin savunma ihracatında dünyanın 11’inci büyük ülkesi konumunda olduğunu belirten Erdoğan, "Geçen ay 996 milyon dolar değerinde savunma ve havacılık ürünü ihraç ederek tarihi bir başarıya imza attık. 23 sene evvel yılda 248 milyon dolar ihracatımız varken, bugün bu rakam sadece bir hafta içinde gerçekleştiriliyor. Askeri gemi inşa sanayimiz, 103 yıllık cumhuriyet tarihimizin en yoğun ve en verimli günlerini yaşıyor. Bugüne kadar farklı coğrafyalarda 140’ı aşkın deniz platformu ihracı. En küçük bottan, SİHA gemimiz TCG Anadolu’ya, muhriplerden denizaltılara, milli uçak gemimiz MUGEM’e bütün su üstü ve su altı platformlarımızı milli imkan ve kabiliyetlerimizle inşa edebiliyoruz. Aynı anda en fazla savaş gemisi yapabilen ülkelerden biriyiz. Halihazırda 15’ten fazlası dost ve müttefik ülkelere ihraç edilmek üzere 50’nin üzerinde savaş gemisini imal ediyoruz. Milli uçak gemisinden hava savunma muhribine, fırkateynlerden açık deniz karakol gemilerine, çıkarma gemilerinden denizaltılara kadar farklı tür ve sınıflardaki platformları yüzde 80’in üzerinde yerlilik oranıyla üretiyoruz. Aynı zamanda farklı ihtiyaçlara cevap veren insansız deniz araçlarımızın araştırma, tasarım ve üretim faaliyetlerini sürdürüyoruz. Yürüttüğümüz projelerin toplam bedeli 25 milyar euro seviyesine ulaştı" dedi. "Kendi uçak gemisini tasarlayıp üretebilen dünyadaki 7’inci ülke konumuna yükseliyoruz" Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şurası da ülkemiz açısından gurur vericidir; TCG Anadolu’dan önce bölgesel güç aktarım kabiliyetine sahip olan donanmamız artık küresel güç aktarım yeteneğine kavuşmuştur. Bu kabiliyeti şimdi daha da perçinliyoruz. MUGEM projemizle kendi uçak gemisini tasarlayıp üretebilen dünyadaki 7. ülke konumuna yükseliyoruz. Tüm bu platformların kritik alt sistemleri, radarları, sonarları, savaş yönetim sistemleri, yazılımları Türk mühendisleri tarafından hayata geçiriliyor. Gemilerimiz muadillerinden daha üstün niteliklerde milli mühimmatlarımız ve silah sistemlerimizle donatılıyor. Hamdolsun, her alan kendimizle yarışıyor, kendi belirlediğimiz eşikleri aşmaya çalışıyoruz. Dünyanın içinde bulunduğu sancılı güvenlik ortamı, dost ve müttefiklerin iş birliklerini artırmalarını elzem kılmaktadır. Bu anlayışla savunma sanayiinde sahip olduğumuz imkan ve kabiliyetleri dost ülkelerimizle paylaşmayı kendimiz için görev biliyoruz. Romanya’nın bizim için özel önemi olduğunu vurgulamak isterim. Türkiye ile Romanya’nın müttefiklik ruhuyla olgunlaştırdığı köklü ilişkiler tarihi zirvesini yaşamaktadır. Biliyorsunuz münasebetlerimizi 2011 yılında stratejik ortaklık seviyesine yükselttik. 2024 senesinde tesis ettiğimiz Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi ile ilişkilerimize kurumsal bir boyut kazandırdık. Bugün burada icra ettiğimiz tören işte bu stratejik ortaklığımızın denizlerde vücut bulmuş halidir" diye konuştu. "Romanya ile imzaladığımız satış anlaşmasıyla Türkiye, tarihinde ilk kez bir NATO ve Avrupa Birliği üyesi ülkeye savaş gemisi ihraç etmiştir" Cam Roman korvetinin iki müttefik ülkenin Karadeniz ve bölgenin güvenliğini birlikte inşa etme iradesinin en somut göstergesi olduğunun altını çizen Erdoğan, şunları söyledi: "Karadeniz’in güvenliği aynı zamanda Avrupa-Atlantik güvenlik mimarisinin ayrılmaz bir parçasıdır. Türkiye, Romanya ve Bulgaristan arasında deniz mayınlarıyla mücadele başta olmak üzere pek çok alanda gelişen iş birliğini bu bakımdan kıymetli buluyoruz. Önümüzdeki dönemde bu iş birliğinin daha da artmasını temenni ediyoruz. Bir başka önemli husus şudur: Bugün teslim ettiğimiz ve envantere kattığımız gemilerimizde kullanılan savaş yönetim sistemi, arama ve atış kontrol radarları, sonar sistemleri, yakın savunma silahları tamamen yerli ve milli şirketlerimize aittir. ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN, Makine Kimya ve TÜBİTAK öncülüğünde kurulan güçlü savunma altyapımız bu sistemlerin üretim ve teslimatlarının kısa sürede gerçekleşmesini sağlamıştır. Romanya ile imzaladığımız satış anlaşmasıyla Türkiye tarihinde ilk kez bir NATO ve Avrupa Birliği üyesi ülkeye savaş gemisi ihraç etmiştir. Geminin test, eğitim ve harekat hazırlık süreçlerinde sergilediği başarı, Türk deniz platformlarının kalitesini bir kez daha bütün dünyaya kanıtlamıştır. Kahraman deniz kuvvetlerimizin gücüne güç katacak TCG Koçhisar’ı da bugün hizmete alıyoruz. Açık Deniz Karakol Gemisi projemiz kapsamında inşa ettiğimiz bu platform; istihbarat, gözetleme ve keşiften arama kurtarmaya, deniz haydutluğuyla mücadeleden deniz denetim ve savaş dışı harekatlara kadar pek çok görevi inşallah başarıyla yerine getirecektir." "Biz kimseyle kriz, kaos, kavga ve çatışma peşinde değiliz" Türkiye’nin gayesinin bölgede gerilim üretmek değil, barışı, adaleti, huzuru ve istikrarı güçlendirmek olduğunu dile getiren Erdoğan, "Biz kimseyle kriz, kaos, kavga ve çatışma peşinde değiliz. Aksine, karşılıklı saygıya dayalı güçlü bir iş birliğinden yanayız. Bizim kimsenin toprağında, egemenliğinde gözümüz yoktur ve olmamıştır. Bizim kimsenin meşru hak ve çıkarlarında gözümüz yoktur ve olmamıştır. Bununla birlikte, hiç kimsenin de egemenliğimize kastetmesine, ülkemize tehdit oluşturmasına ve menfaatlerimize zarar vermesine müsaade etmeyiz. Ülkemiz çok net: Biz ne hak yeriz ne de hakkımızı yediririz. Dost ve müttefiklerimizin güvenlik ihtiyaçlarına kendi milli kabiliyetlerimizle katkı sunmayı da bu anlayışın tabii bir gereği olarak görüyoruz. Bugün bu rıhtımdan denize uğurladığımız her iki gemi de dile getirdiğim bu vizyonun, bu inancın, bu kararlılığın tecessüm etmiş halidir. Bu düşüncelerle Milli Savunma Bakanlığımızı, Savunma Sanayii Başkanlığımızı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızı, İstanbul Tersanesi Komutanlığımızı, ASFAT’ı ve projede görev alan tüm firmalarımızı, kıymetli mühendislerimizi, teknisyenlerimizi ve işçilerimizi gönülden tebrik ediyorum. Romanyalı dostlarımıza Cam Roman korvetinin hayırlı olmasını diliyor, TCG Koçhisar’ımızın da mavi vatanda şanlı bayrağımızı gururla dalgalandıracağına yürekten inanıyorum. Rabbim denizcilerimizin pruvasını neta, bahtını açık eylesin diyorum" dedi. Romanya Cumhurbaşkanı Nicuşor Dan’ın da bir konuşma yaptığı programa Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran, İstanbul Valisi Davut Gül, Pendik Belediye Başkanı Ahmet Cin ile çok sayıda yerli ve yabancı protokol üyesi katıldı.

Dünyanın gözü Efes-2026’da kaldı Haber

Dünyanın gözü Efes-2026’da kaldı

Millî Savunma Bakanlığı himayesinde ve Türk Silahlı Kuvvetleri koordinasyonunda gerçekleştirilen EFES-2026 Tatbikatı, Türkiye’nin savunma kapasitesini, yüksek teknoloji üretim gücünü ve stratejik caydırıcılık vizyonunu uluslararası kamuoyuna taşıyan en kapsamlı organizasyonlardan biri olarak kayıtlara geçti. 11 Nisan’da başlayan EFES-2026 süreci; planlama faaliyetleri, kuvvet hazırlıkları, intikal safhaları, savunma sanayii ve teknoloji sergileri ile fiilî atışlı arazi safhaları boyunca çok katmanlı bir organizasyon yapısıyla yürütüldü. 16-21 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilen Savunma Sanayii ve Teknoloji Sergisi ile 20-21 Mayıs tarihlerinde icra edilen Fiilî Atışlı Arazi Safhası ve Seçkin Gözlemci Günü programları, Türkiye’nin savunma sanayiinde ulaştığı yüksek teknoloji kapasitesinin uluslararası ölçekte sergilendiği önemli bir platform niteliği taşıdı. İzmir Seferihisar Doğanbey Tatbikat Bölgesi’nde gerçekleştirilen organizasyon boyunca; dost, kardeş ve müttefik ülkelerden askerî heyetler, yabancı gözlemciler, diplomatik temsilciler, savunma sanayii kuruluşları, teknoloji firmaları, akademisyenler ve genç araştırmacılar aynı platformda buluştu. ASELSAN, BAYKAR, TUSAŞ, HAVELSAN, ROKETSAN başta olmak üzere Türkiye’nin savunma teknolojilerine yön veren kurumlarının yer aldığı organizasyonda; insansız hava araçlarından elektronik harp sistemlerine, yüksek hassasiyetli mühimmat teknolojilerinden yapay zekâ destekli savunma çözümlerine kadar çok sayıda ileri teknoloji ürünü sergilendi. 21 Mayıs 2026 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirilen Seçkin Gözlemci Günü programı ise EFES-2026’nın uluslararası görünürlüğünü en üst seviyeye taşıdı. Türkiye’nin yerli ve millî savunma teknolojileri vizyonu; devlet protokolü, uluslararası askerî heyetler ve savunma sanayii temsilcilerinin katılımıyla İzmir’den dünyaya yansıtıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Seçkin Gözlemci Günü kapsamında gerçekleştirilen faaliyetleri yerinde takip ederek Türk Silahlı Kuvvetlerinin müşterek harekât kabiliyeti, yüksek koordinasyon gücü ve yerli-millî savunma sistemleriyle desteklenen operasyonel kapasitesine ilişkin uygulamaları izledi. Tatbikat kapsamında kara, deniz ve hava unsurlarının eş zamanlı görev aldığı senaryolar başarıyla icra edilirken; amfibi harekât faaliyetleri, hava hücum görevleri, silahlı insansız hava araçları operasyonları, taarruz helikopteri görevleri ve yüksek hassasiyetli atışlar dikkat çekti. Program kapsamında konuşma gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, EFES-2026’nın dünyanın sayılı birleşik ve müşterek askerî organizasyonları arasında yer aldığını vurgulayarak tatbikata Türkiye ile birlikte 50 farklı ülkeden 1300’ü aşkın dost, kardeş ve müttefik personelin katıldığını ifade etti. Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, yüksek teknolojili yerli ve millî savunma sanayii ürünlerinin sahada ortaya koyduğu kapasitenin Türkiye’nin caydırıcılığı açısından stratejik önem taşıdığına dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında ayrıca; Türk Silahlı Kuvvetlerinin yalnızca askerî gücüyle değil, taşıdığı tarihsel birikim, kurumsal hafıza ve barışı esas alan yaklaşımıyla da önemli bir görev üstlendiğini belirterek, “2500 yıllık bir kurmay aklın tecellisi” ifadesiyle Türk ordusunun köklü devlet geleneğine vurgu yaptı. Türkiye’nin çok kutuplu küresel düzende etkin rol üstlendiğini ifade eden Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, savunma sanayiindeki yerli ve millî üretim kapasitesinin kararlılıkla geliştirilmeye devam edeceğini kaydetti. Yarışmaya 69 farklı üniversiteden toplam 292 proje katıldı ve bilimsel jüri tarafından değerlendirildi. Bunlardan dereceye giren 11 proje SSB fuar alanında sergilendi. 21 Mayıs 2026 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirilen EFES-2026 Seçkin Gözlemci Günü programı; Türkiye’nin savunma sanayiinde ulaştığı yüksek teknoloji kapasitesini, stratejik vizyonunu ve millî teknoloji hamlesini uluslararası kamuoyuna yansıtan önemli organizasyonlardan biri olarak hafızalarda yer aldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.