Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Risk Faktörleri

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Risk Faktörleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Risk Faktörleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kalp sağlığına dikkat! Erken yaşta başlıyor... Haber

Kalp sağlığına dikkat! Erken yaşta başlıyor...

Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hüseyin Gündüz, kalp ve damar hastalıklarının yalnızca yaşlılıkla ortaya çıkan bir sorun olmadığını, risk faktörlerinin çok erken yaşlarda şekillendiğini söyledi. Gündüz, yüksek tansiyon, kötü kolesterol (LDL) yüksekliği, sigara kullanımı, diyabet, obezite, hareketsiz yaşam ve kronik stresin değiştirilebilir risk faktörleri olduğunu, yaş, cinsiyet ve aile öyküsünün ise değiştirilemeyen riskler arasında yer aldığını ifade etti. Erkeklerde riskin genellikle 45 yaş sonrası, kadınlarda ise menopozla birlikte arttığını belirtti. Hastalığın temellerinin gençlik yıllarında atıldığını vurgulayan Gündüz, sigara, sağlıksız beslenme ve genetik yatkınlığın erken dönemde; orta yaşta tansiyon ve kolesterol yüksekliğinin; ileri yaşta ise kronik hastalıkların daha belirgin hale geldiğini söyledi. Kalp hastalıklarında erken teşhisin hayati önem taşıdığını belirten Gündüz, göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, aşırı yorgunluk, çabuk yorulma, mide rahatsızlığı gibi belirtilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti. Dünya genelinde kardiyovasküler hastalıkların artış eğiliminde olduğunu aktaran Gündüz, her yıl milyonlarca kişinin bu hastalıklar nedeniyle hayatını kaybettiğini, Türkiye’de ise ölümlerin yaklaşık yüzde 36’sının dolaşım sistemi hastalıklarından kaynaklandığını hatırlattı. Korunmanın yaşam tarzı değişiklikleriyle mümkün olduğunu vurgulayan Gündüz, Akdeniz tipi beslenme, tuz tüketiminin azaltılması, düzenli egzersiz, sigaranın bırakılması ve ideal kilo kontrolünün kalp sağlığı açısından kritik olduğunu söyledi. Hipertansiyonun çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğine dikkat çeken Gündüz, kontrolsüz yüksek tansiyonun kalp kasını zorladığını, damar yapısını bozarak kalp krizi ve inme riskini artırdığını belirtti. Ayrıca kilo kaybının tansiyon üzerinde doğrudan olumlu etki yaptığını ve ilaç tedavisinin doktor önerisi olmadan bırakılmaması gerektiğini vurguladı. Gündüz, kalp sağlığının korunmasının tek bir önlemle değil, uzun vadeli bir yaşam disipliniyle mümkün olduğunu ifade etti.

Varisle karıştırılan ödem farklı hastalıkların habercisi olabilir Haber

Varisle karıştırılan ödem farklı hastalıkların habercisi olabilir

Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Bahar Temur, bacaklarda sık görülen şişliklerin toplumda çoğunlukla varis olarak yorumlandığını ancak bu durumun her zaman doğru olmadığını belirtti. Ödemin birbirinden farklı sağlık sorunları nedeniyle oluşabileceğini vurgulayan Doç. Dr. Bahar Temur, yanlış değerlendirmelerin tedavi sürecini geciktirebileceğine dikkat çekti. Varis bir dolaşım sistemi hastalığıdır Varisin, toplardamarlarda bulunan kapakçıkların görevini yeterince yerine getirememesi sonucu ortaya çıktığını ifade eden Doç. Dr. Bahar Temur, şu bilgileri paylaştı: "Variste damarlar genişler, kıvrımlı bir hal alır ve cilt yüzeyinden belirgin şekilde görülebilir. Hastalarda bacaklarda ağrı, yanma, kaşıntı ve gün sonunda artan ağırlık hissi sık görülür. Uzun süre ayakta kalma, hareketsiz yaşam tarzı ve genetik yatkınlık varis oluşumunda önemli risk faktörleri arasında yer almaktadır." Benzer şikâyetler farklı nedenlere işaret edebilir Bacaklarda ödemin varislerle beraber görülebildiği gibi kardiyak (kalp ile ilgili) nedenlerden, böbrek yetmezliğinden, hormonal sebeplerden, lenfödem gibi lenf damarı hastalıklarından da oluşabileceğini söyleyen Doç. Dr. Bahar Temur, "Ödem, dokular arasında sıvı birikmesi sonucu oluşur. Genellikle yaygın bir şişlik şeklinde kendini gösterir ve sadece bacaklarda değil ayak, el ve yüzde de görülebilir" dedi. Ödemin; fazla tuz tüketimi, hareketsizlik, hormonal değişimler, gebelik ve bazı ilaçlara bağlı olarak gelişebileceğini belirten Doç. Dr. Bahar Temur, bazı durumlarda altta yatan sistemik hastalıkların da işareti olabileceğini vurguladı. Doç. Dr. Bahar Temur, iki durumun nasıl ayırt edilebileceğini şöyle anlattı: "Görünüm: Variste belirgin, kıvrımlı ve morumsu damarlar görülürken, diğer sebeplerle oluşan ödemde daha yaygın ve homojen bir şişlik oluşur. Yerleşim: Varis genellikle bacaklarla sınırlıdır; kardiyak veya hormonal ödem ise ayak, bacak, el ve yüzde ortaya çıkabilir. Fizik muayene bulgusu: Ödemde bası ile çökme (çukurlaşma) görülebilirken, variste damar yapısı belirgin şekilde hissedilir. Şikâyetlerin seyri: Variste gün sonunda artan ağrı ve ağırlık hissi ön plandayken, diğer sebeplerle oluşan ödemde şişlik gün içinde değişkenlik gösterebilir." Doğru tanı, doğru tedavinin ilk adımıdır Ödeme neden olan durumların birbirine karıştırılmasının hastaların yanlış tedavi yöntemlerine yönelmesine neden olabileceğini belirten Doç. Dr. Bahar Temur, "Kardiyak ödem ve varisin tedavi yaklaşımları farklıdır. Bu nedenle bacaklarda şişlik, ağrı ya da damar belirginliği yaşayan kişilerin vakit kaybetmeden bir uzmana başvurması büyük önem taşır" uyarılarında bulundu. Ne zaman uzmana başvurulmalı Doç. Dr. Bahar Temur, son olarak şunları kaydetti: Bacaklarda sürekli veya tekrarlayan şişlik varsa, damarlar belirginleşmişse, ağrı, yanma, kramp gibi şikâyetler eşlik ediyorsa, şişlik tek taraflı ve ani geliştiyse bir kalp ve damar cerrahisi uzmanı tarafından değerlendirme önerilmektedir. Erken tanı ve doğru tedavi ile hem varisin hem ödemin kontrol altına alınabilmesi mümkünken, özellikle risk grubunda yer alan kişilerin düzenli kontrollerini ihmal etmemesi gerekmektedir."

Erken teşhis kolon kanserinde hayat kurtarıyor Haber

Erken teşhis kolon kanserinde hayat kurtarıyor

Tüm dünyada kadınlarda meme ve akciğer, erkeklerde akciğer ve prostat kanserinden sonra en sık rastlanan üçüncü kanser türü kalın bağırsak (kolon) kanserleridir. Dünyada her yıl yaklaşık 1 milyon insan kolon kanseri teşhisi almaktadır. Medicana Bursa Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Murat Keskin, kadınlarda ve erkeklerde eşit sıklıkta görülen kolon kanserinde erken evrede teşhis konulduğunda 5 yıllık yaşama süresinin yüzde 90 oranında olduğunu söyledi. Ancak hastaların sadece yüzde 37’sinde erken evre kanser teşhisi konulduğunu belirten Keskin, "Bu sebeple hastalığın belirtileri hakkında bilgi sahibi olmak ve kolon kanseri taraması yaptırmak oldukça önemlidir. Hastalığın gelişimi için bazı risk faktörleri vardır. En önemli risk faktörü yaştır. Genç yaş gurubunda da görülebilmesine rağmen en büyük risk faktörü 50 yaşın üzerinde olmaktır. Hastaların yüzde 90’dan fazlasına 50 yaş üzerinde teşhis konulmaktadır. Kalın bağırsakta polip hikayesi olması, ailede kolon kanseri olması, sigara, alkol, hayvansal yağlardan zengin lifli gıdalardan fakir beslenme, sedanter (hareketsiz) yaşam, şişmanlık, iltihaplı bağırsak hastalığı (ülseratif kolit, crohn hastalığı gibi), kişinin daha önce kalın bağırsak, meme, yumurtalık ve rahim kanseri geçirmiş olması, kalın bağırsak kanseri gelişimi için diğer risk faktörleridir. Kalın bağırsak kanserlerinin yüzde 90’ı polipler üzerinden gelişmektedir" dedi. Belirlenen her polibin patolojik incelenmesi ve çıkartılması gerekmekte olduğunu belirten Keskin, "Hastalığın belirtileri makattan kan gelmesi veya dışkıda kan görülmesi, karın ağrısı, kansızlık, açıklanamayan kilo kaybı, dışkılama alışkanlığında değişiklikler yani kabızlık, ishal veya kabızlık-ishal atakları, dışkı kalınlığında incelme olarak sayılabilir. Hastalığa erken teşhis koymak için en önemli yöntem dışkıda gizli kan aranması ve rektosigmoidoskop veya kolonoskop denilen ucunda ışıklı kamera sistemi bulunan özel cihazlarla ile tarama yapılmasıdır. Bu yöntemlerin uygulanması ile kalın bağırsak kanserlerine bağlı ölüm oranları yüzde 33 oranında azaltılabilir. Risk grubunda olmayan kişiler için 50 yaş üzerinde bir kez ve daha sonra her 5 yılda bir kez kolonoskopi yapılmalıdır. Kalın bağırsak kanserine yakalanmamak için hayvansal yağdan fakir beslenmek ve yüksek lif içeren gıdaları tüketmek, egzersiz yapmak, sigara ve alkol kullanmamak, aşırı kiloları vermek oldukça önemlidir" şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.