Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Risk Azaltma

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Risk Azaltma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Risk Azaltma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

17 Ağustos depreminin 27. yılında AFAD'dan anlamlı anma etkinliği Haber

17 Ağustos depreminin 27. yılında AFAD'dan anlamlı anma etkinliği

17 Ağustos depreminin 27. yılında AFAD tarafından anma etkinliği düzenlendi. Etkinlikte, "17 Ağustos'u unutmuyor, afetlere birlikte hazırlanıyoruz" mesajı verildi. İstanbul İl Afet ve Acil Durum Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, "17 Ağustos'tan bugüne kadar aslında oldukça aşama kaydettik. Gerek arama kurtarma anlamında, gerek gönüllülük anlamında, gerekse müdahale anlamında çok daha iyi yerlerdeyiz" dedi. 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'ni anma etkinliği kapsamında İstanbul İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) tarafından anlamlı bir etkinlik düzenlendi. AFAD Afet Eğitim Merkezi Konferans Salonu'nda düzenlenen etkinlikte, "17 Ağustos'u unutmuyor, afetlere birlikte hazırlanıyoruz" mesajı verildi. İstiklal Marşı ve saygı duruşunun ardından o günün anısına hazırlanan bir video ile başladı. Deprem günü hayatını kaybeden vatandaşlar anılırken, afetlere hazırlık ve toplumsal dayanışmanın önemine dikkat çekildi. Deprem anı tatbikatı yapılarak hayati önem taşıyan "Çök-Kapan-Tutun" uygulaması hakkında bilgilendirme yapıldı. Programın devamında hazırlanan parkurda arama kurtarma köpeklerinin eğitim çalışmaları gerçekleştirildi. 7,4 büyüklüğündeki Gölcük Depremi bir simülasyon mekanizmasında canlandırıldı. Programda konuşan İstanbul İl Afet ve Acil Durum Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, eskiye kıyasla çok daha iyi noktalarda olunduğunu belirterek, "17 Ağustos'tan bugüne kadar aslında oldukça aşama kaydettik. Gerek arama kurtarma anlamında, gerek gönüllülük anlamında, gerekse müdahale anlamında çok daha iyi yerlerdeyiz. Mükemmel miyiz, her şey tamam mı, değiliz ama oldukça bir aşama kaydettiğimizi söyleyebilirim. Sadece İstanbul özelinde baktığımız zaman 144 tane akredite ekibimiz var, 5 bin 84 tane üyesi var. Bunların da 113 tanesi kentsel arama kurtarma anlamında hafif, orta ve ağır seviye akredite ekiplerimiz var. Sisteme kayıtlı 371 binin üzerinde gönüllümüz var. Online eğitimlerini tamamlamış, bir haftalık saha eğitimlerini tamamlamak üzere hazır bulunan 371 bin kişiden bahsediyoruz. İstanbul'da bunların 16 binin üzeri saha eğitimlerini alıp destek AFAD görevlisi olarak sisteme katılmış durumda" dedi. "Hepimize afetsiz aydınlık günler diliyorum" Olası bir depremin hem öncesinde hem de sonrasında herkesin üzerine bir görev düştüğünü belirten Özener, "AFAD bir çatı organizasyonunun en tepesinde, bir orkestra şefi gibi. AFAD en iyi saz çalanı, en iyi piyano çalanı, en iyi besteciyi, güfteciyi bir araya getirerek bu orkestrayı yönetecek. Onlar kimler, en iyi saz çalanlar sizlersiniz, en iyi bestekarlar sizlersiniz. Bunların ahenk içinde çalışması lazım. Bu sorumluluk AFAD'a düşüyor. Yoksa AFAD her şeyi yapacak diye bir şey yok. Biliyorsunuz İl Risk Azaltma Planlarımız var. 2021 yılında tüm ülkede, bütün illerde hazırlanan İl Risk Azaltma Planları, bunların toplamı Türkiye Afet Risk Azaltma Planı oldu. Türkiye Afet Müdahale Planımız var. Hepimize afetsiz aydınlık günler diliyorum. Olası bir afetin de biz tam olarak hazır olana kadar beklemesini temenni ediyorum" şeklinde konuştu. Etkinliğe İstanbul İl Afet ve Acil Durum Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, ve İstanbul Vali Yardımcısı Mahmut Hersanlıoğlu katıldı.

BTÜ’de deprem paneli Haber

BTÜ’de deprem paneli

Bursa Teknik Üniversitesinde düzenlenen 17 Ağustos Deprem Paneli’nde, deprem gerçeği farklı yönleriyle ele alındı. Panelde, zemin özellikleri ve yapı güvenliğinin, deprem riskinin azaltılmasındaki kritik rolüne dikkat çekilirken, üniversite, kamu ve sivil toplum iş birliğiyle ortak akılla güçlü adımlar atılması gerektiği vurgulandı. Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Deprem Mühendisliği Uygulama ve Araştırma Merkezi (BTÜ-DEPAR) tarafından 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 27’nci yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen ’17 Ağustos Deprem Paneli’, akademi, kamu ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerini bir araya getirdi. Panelde deprem gerçeği, zemin özelliklerinin yapı güvenliğine etkisi, deprem dirençli yapılar, afet sonrası hasar tespiti ve Bursa’nın deprem riskini azaltmaya yönelik çalışmalar ele alındı. Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon’da gerçekleşen programa BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, AFAD Bursa İl Müdürü Mehmet Buldan, akademisyenler, kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. "Asıl mesele güvenli binalar inşa etmek" Programın açılışında konuşan BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Türkiye’nin deprem kuşağında yer almasının bilinen bir gerçek olduğunu vurgulayarak asıl meselenin güvenli yapılar inşa edilmesi olduğunu söyledi. Türkiye’nin geçmişte büyük depremlerle ağır kayıplar yaşadığını hatırlatan Rektör Çağlar, bu depremlerden ders çıkarılarak yapı güvenliği konusunda daha güçlü adımlar atılması gerektiğini belirtti. Üniversiteler, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve toplumun tüm kesimlerinin deprem konusunda ortak bir anlayışla hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Rektör Çağlar şöyle konuştu: "Deprem gerçeğini değiştiremeyiz ancak depreme dayanıklı yapılar yapabiliriz. Amacımız deprem olduğunda insanların binadan dışarı çıkmak zorunda kalmadığı, güvenli yapıların içerisinde korunabildiği bir yapı stokuna ulaşmak olmalı." "Afet yönetimini bütünleşik bir anlayışla ele alıyoruz" AFAD Bursa İl Müdürü Mehmet Buldan ise Bursa’da afet yönetimine yalnızca afet anındaki müdahale açısından bakmadıklarını, risk azaltmadan hazırlığa, müdahaleden iyileştirmeye kadar tüm süreçleri kapsayan bütünleşik afet yönetimi anlayışıyla çalışmaların sürdürüldüğünü söyledi. Bursa İl Afet Risk Azaltma Planı’nın ilk beş yıllık döneminin ardından ikinci beş yıllık planlama çalışmalarına başlandığını aktaran Buldan, yılsonu itibarıyla şehrin tamamını kapsayacak şekilde afet öncesinde yapılması gereken çalışmalara ilişkin eylemlerin oluşturulacağını belirtti. Deprem hasarında zemin etkisi ele alındı Açılış konuşmalarının ardından panelin ‘Akademik Teknik Sunumlar’ başlıklı ilk oturumuna geçildi. Oturumun ilk konuşmacısı BTÜ-DEPAR Müdürü Prof. Dr. Eyübhan Avcı oldu. ‘Depremlerde Hasar Oluşumunda Zemin Etkisi: Yumuşak Zemin Davranışı ve Sıvılaşma’ başlıklı sunumunda farklı deprem bölgelerinde yapılan incelemelerden elde edilen keşifleri paylaşan Prof. Dr. Avcı, deprem kaynaklı hasarların değerlendirilmesinde zemin özelliklerinin önemli bir etken olduğunu belirtti. 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi sonrasında Gölcük, Adapazarı ve Yalova’da yaşanan hasarları değerlendiren Avcı, bu bölgelerde yumuşak zemin, kıyı dolguları ve sıvılaşma gibi zemin şartlarının hasarın oluşumunda etkili olduğunu ifade etti. İstanbul’da Avcılar ve çevresindeki yapı hasarlarının da zemin özellikleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Avcı, 6 Şubat depremleri sonrasında yapılan incelemelerde de zemin şartlarının hasar dağılımında önemli bir faktör olarak öne çıktığını söyledi. Deprem ve afet yönetimi Panelin ilk oturumunda ayrıca BTÜ İnşaat Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gökhan Özdemir tarafından ‘Deprem Dirençli Yapılar’ başlıklı sunum gerçekleştirildi. Programın ikinci oturumunda ise kamu kurumlarının deprem ve afet yönetimi alanındaki çalışmaları ele alındı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü Afet Hasarları Tespit Dairesi Başkanı İnşaat Yüksek Mühendisi Emrah Süme, ‘Afet Sonrası Hasar Tespitinin Önemi’ başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Bursa Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanı Ömer Faruk Döğücü ise ‘Bursa Deprem Risk Azaltma ve Dirençlilik Projesi’ başlıklı sunumuyla Bursa’nın deprem risklerinin azaltılmasına yönelik çalışmaları aktardı. Panel, konuşmacılara teşekkür belgesi takdiminin ardından toplu fotoğraf çekimiyle son buldu.

"İstanbul'da 17 bine yakın AFAD gönüllüsü bulunuyor" Haber

"İstanbul'da 17 bine yakın AFAD gönüllüsü bulunuyor"

Büyük bir yıkımına neden olan 17 Ağustos Gölcük depreminin 27 yıl dönümü az bir süre kalırken, megakent İstanbul'da da muhtemel depreme yönelik çalışmalar sürüyor. AFAD İl Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, muhtemel bir İstanbul depreminde çalışmalara katılacak AFAD gönüllülerine ilişkin "AFAD gönüllüsü olmak için 380 bine yakın vatandaşımız bulunmakta. Bu vatandaşlarımız, internet üzerinden online olarak eğitimlerini alıyorlar. Eğitimlerini tamamladıktan sonra destek AFAD gönüllüsü olmak için kurumumuza gelip, eğitimlerini tamamlıyorlar. Şu ana kadar İstanbul'da, saha eğitimlerini tamamlamış 17 bine yakın destek AFAD gönüllüsü bulunmakta" dedi. Öte yandan AFAD gönüllülerinin aldıkları saha eğitimleri ise kameraya yansıdı. Büyük bir yıkıma neden olan 17 Ağustos Gölcük depreminin 27 yıl dönümüne az bir süre kalırken uzmanlar, İstanbul'da meydana gelebilecek deprem konusunda uyarıyor. 15 milyonu aşkın insanın yaşadığı metropolde, yapı stokları, kentsel dönüşüm gibi konularda hazırlıklar sürerken, İstanbul İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD), yaşanabilecek bir deprem sonrası vatandaşların ihtiyaç duyabilecekleri hususlar konusunda hazırlıklarını da sürdürüyor. AFAD İstanbul İl Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener açıklamalarda bulundu. AFAD İstanbul Yeşilköy Yerleşkesi'nde hazırlıklara ilişkin konuşan Özener, "Bilim insanlarının tamamının kabul ettiği gibi, araştırmalar sonucunda, Marmara Denizi'nde bizi bekleyen bir deprem olasılığı çok yüksek. Bu konuda AFAD'ın da kendine ait bir senaryosu var. Olası bir deprem sonucunda, meydana gelebilecek hasar ve kayıplar için bir senaryomuz mevcut. Bu senaryo kapsamında da, bütünleşik afet sistemi çatısı altında hem Türkiye'mizde, hem İstanbul'umuzda çeşitli senaryolar bulunmakta. Bu planların bir tanesi, il risk azaltma planı. Türkiye afet müdahale planı, bir afet olduktan sonra nasıl müdahale edebileceğimiz ve TASİP dediğimiz, Türkiye Afet Sonrası İyileşme Planı kapsamında çalışmalar bulunuyor" dedi. "Şu ana kadar İstanbul'da, saha eğitimlerini tamamlamış 17 bine yakın AFAD gönüllüsü bulunuyor" İstanbul'da deprem sonrası oluşabilecek riskleri azaltmaya yönelik çalışmalarda bulunduklarına değinen Prof. Dr. Özener, "2021 yılında tüm Türkiye'de, hazırlanan il risk azaltma planı, ilimizde de hazırlandı. Bu planda, kamu kurum ve kuruluşlara, belediyelere, sivil toplumlara düşen çeşitli görevler var. Bu görevler kurum ve kuruluşlara tanımlı ve o görevleri risk azaltma planı kapsamında takipteyiz. Bununla birlikte, Türkiye Afet Müdahale Planında da, Türkiye ölçeğinde 25, illerde 23 tane çalışma grubu bulunmakta. Bu çalışma gruplarında, 4 tanesi arama kurtarma olmak üzere, 4 tanesi AFAD'ın sorumluluğunda, 19 çalışma grubu da, farklı kurum ve kuruluşların uhdesi altında yürümektedir. Bu kapsamda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu bilgilere internet üzerinden, vatandaşlarımız tarafından erişilebilecek bir durumdadır. 17 Ağustos, 12 Kasım depremleri, ardından yaşamış olduğumuz 6 Şubat depremleri sonrasında vatandaşlar deprem konusuna ve afet konusuna biraz daha bilinç sahibi oldular. Biz de bu kapsamda, AFAD özelinde insanları bilinçlendirme yönünde bir çalışmalar yapıyoruz. Şuanda İstanbul'da, bizim sistemimize kayıtlı AFAD gönüllüsü olmak için 380 bine yakın vatandaşımız bulunmakta. Bu vatandaşlarımız, internet üzerinden online olarak eğitimlerini alıyorlar. Eğitimlerini tamamladıktan sonra destek AFAD gönüllüsü olmak için kurumumuza gelip, eğitimlerini tamamlıyorlar. Şu ana kadar İstanbul'da, saha eğitimlerini tamamlamış 17 bine yakın destek AFAD gönüllüsü bulunmakta. Olası bir afetten sonra AFAD ekipleriyle birlikte koordineli çalışacak İstanbul'da 143 tane kamu kurum ve kuruluşlardan akredite ekiplerimiz var. Ekiplerimizden 115 tanesi kentsel arama kurtarma kapsamında, hafif, orta ve ağır seviye ekiplerimiz var. Bu ekiplerimizin sayısı da 4 bin 500 civarında. Her an AFAD'la birlik olup, bize destek olabilecek personelimiz var. Buradaki en önemli konu, vatandaşlarımızın bilinçlenmesi için eğitimlere katılması. Bunun için biz AFAD İstanbul olarak her zaman vatandaşlarımıza destek olmak için buradayız. Bir şey hakkında bilginiz varsa, ondan korkmanıza sebep yok. Neye yol açabileceğini bilebiliyorsunuz. Depremde binanız zarar görmedi ama yapısal olmayan tehlikeler var. Örneğin bir dolap varsa ve siz bunu dolaba sabitlemediyseniz, eviniz yıkılmasa bile, dolap sizi yaralayabilir, hayatınızı kaybetmesine sebep olabilir. Yapısal olmayan tehlikelerin azaltılması, bir afet anında neler yapmanız gerektiği, afetten sonra arama çalışmaları sırasında neler yapılması gerektiği gibi bir bütün olarak eğitimden bahsediyoruz" diye konuştu. "Deprem zemin ilişkisinin iyi olduğu binalarda oturmak bu işin temel faktörü" Prof. Dr. Özener, açıklamalarının devamında Türkiye'nin bir deprem ülkesi olduğunu, bunun bilinciyle vatandaşların yaşaması gerektiğine de vurgu yaparak, "Normal hayatımıza, psikolojimizi bozup, hayata küsmek veya karalar bağlamak değil, buna karşı neler yapabileceğimiz konusunda bilinçlenmemiz çok önemli. Risk azaltmayı nasıl yapabileceğimiz, bir afet anında doğru davranış biçiminin nasıl olduğunu bilirsek, depremden çok fazla korkmamıza gerek yok. İstanbul'da şurası daha güvenli, buralar güvensiz semt verilebiliyor. Bunlar çok spekülatif bilgiler olabiliyor. Sadece zeminin sağlam olması, fay hattından uzak olmak tek başına çok fazla anlam ifade etmiyor. Bina zemin ilişkisi çok önemli. Deprem zemin ilişkisinin iyi olduğu binalarda oturmak bu işin temel faktörü. İstanbul'da çok fazla yapı stoku var, 2000 yılı öncesi yapılmış çok fazla binamız var ama bu binalarımıza bir an önce kentsel dönüşümle, devletimizin vermiş olduğu imkanlarla, Yarısı Bizden kampanyalarıyla bir çoğu yenileniyor. Her binanın yenilendiğini görünce ben çok mutlu oluyorum" şeklinde konuştu. "Enkazda, arazide arama yapacak köpekleri yetiştiriyoruz" Öte yandan, AFAD İstanbul Arama Köpekleri Ekip Amiri Tamer Ünal deprem anında arama kurtarma çalışmalarına katılacak köpeklerin eğitimlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Köpeklerin eğitim süreçlerini anlatan Ünal, "Burada, enkazda, arazide arama yapacak köpekleri yetiştiriyoruz. Hem kendi köpeklerimizi, hem kamu kurum ve kuruluşlarının ve gönüllülerinin arama köpeği yetiştirmek isteyen ekiplere destek oluyoruz. Onlar da eğitimlerimize dahil oluyorlar. Burada, AFAD'ın yılda iki sefer düzenlediği arama köpekleri için yapılan sınava köpeklerimizi hazırlıyoruz. Bu sınavları geçenler, ülkemizde görev yapma yeterliliğine sahip olabiliyorlar. Arama köpeği, çeşitli ırklardan olabiliyor, arama işine uygun köpekleri seçiyoruz ama daha çok çoban ve av köpekleri bu kategoriye dahil olabiliyorlar. Bizim için doğru bir yavru seçmek çok önemli. Doğru bir yavrunun agrasyonu olmayacak, oyun güdüsü çok yüksek olacak, fiziksel kapasitesi çok yüksek olacak boyutlardan arama köpeği yetiştiriyoruz. Bu süreç, uzun bir süreç. 1 buçuk yıl sürüyor. Bu sınavı geçip, köpeklerimiz ve sahipleri akredite oluyorlar. İnsanlar köpekleri getiriyorlar, onlarla beraber köpeklerini eğitiyoruz" dedi. "AFAD'ın sınavını geçen köpek sayısını çoğaltmak istiyoruz" Köpeklerin sağlık süreçlerine ilişkin de bilgi aktaran Tamer Ünal, "Bizim yerleşkemizde, 2 veterinerimiz var. Tedavi teşhis noktasında üniversitelerden, özel kliniklerden de destek alıyoruz. O, köpeğimizin sağlık sorunu ne ise ona göre değişiyor. Köpeklerimiz burada fiziksel yönden hiçbir sıkıntı yaşamadan işini iyi yapabilir halde tutmaya çalışıyoruz. Eğitimleri 7 gün 24 saat sürüyor. Depremin hangi saat, hangi iklimde, hangi yükseltide olacağını bilmiyoruz. Bizim köpeklerimiz, her bölgede çalışma becerisine sahip olmalı. O yüzden ekiplerimiz devamlı farklı illere giderler, oradaki AFAD yerleşkelerindeki enkazlarda çalışmalar yaparlar. AFAD'ın sınavını geçen köpek sayısını çoğaltmak istiyoruz. İnsanlar, köpekleriyle bizim eğitimlerimize dahil olabilirler. Diğer kamu kurumları, STK'lar, gönüllüler veya AFAD gönüllüleri olarak bu eğitimlere dahil olabilirler" diye konuştu.

Bursa’da Deprem Hazırlığında Yeni Dönem Haber

Bursa’da Deprem Hazırlığında Yeni Dönem

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen Ortak Koordinasyon Toplantısı, Bursa’nın afetlere karşı daha dirençli hale getirilmesi amacıyla yürütülen Deprem Risk Azaltma ve Önleme Planlama Projesi’nin bugüne kadar elde edilen çıktılarının paylaşılmasına sahne oldu. Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) ile ortak yürütülen proje kapsamında hazırlanan bilimsel çalışmalar, risk analizleri ve geleceğe yönelik yol haritası toplantıya katılan uzmanlar, akademisyenler ve kurum temsilcileriyle paylaşıldı. “Bu Bir Kapanış Değil, Yeni Sürecin Başlangıcı” Toplantının açılış konuşmasını yapan Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, gerçekleştirilen koordinasyon toplantısının projenin son resmi toplantısı olduğunu ancak bunu bir kapanış olarak değerlendirmediklerini söyledi. Projeyle birlikte elde edilen verilerin bundan sonraki süreçte uygulanacak çalışmaların temelini oluşturacağını belirten Biba, asıl önemli sürecin bundan sonra başlayacağını ifade etti. “Depremden Önce Aldığımız Kararlar Hayat Kurtaracak” Depremin ne zaman yaşanacağının bilinmediğini ancak Bursa’nın deprem gerçeğiyle yaşamayı öğrenmek zorunda olduğunu vurgulayan Biba, afet yönetiminde en kritik unsurun deprem gerçekleşmeden önce alınan kararlar olduğunu dile getirdi. Deprem riskini azaltmaya yönelik bilimsel çalışmaların önemine dikkat çeken Biba, projenin temel amacının da afet öncesinde doğru planlama yaparak can ve mal kayıplarını en aza indirmek olduğunu söyledi. Bursa İçin Dev Veri Çalışması Yapıldı Proje kapsamında kent genelinde kapsamlı bir veri altyapısı oluşturulduğunu açıklayan Biba, Bursa’daki yaklaşık 536 bin binanın konumu, yapım yılı ve kat sayısı bilgilerinin tek tek eşleştirildiğini belirtti. Yapı envanterinin güncellendiğini ifade eden Biba, gerçekleştirilen binlerce sondaj ve jeofizik çalışmanın dijital ortama aktarıldığını, bu sayede Bursa için yeni ve ayrıntılı bir zemin modelinin oluşturulduğunu söyledi. Bursa İçin 12 Farklı Deprem Senaryosu Hazırlandı Çalışmalar kapsamında Bursa'yı etkileyebilecek 12 farklı deprem senaryosu hazırlandığını aktaran Biba, bu senaryolar doğrultusunda yapı stokunun, altyapı sistemlerinin ve kritik kamu tesislerinin bilimsel yöntemlerle analiz edildiğini ifade etti. Risk analizleri kapsamında şehir genelindeki yollar, köprüler, hastaneler ve diğer kritik yapıların olası deprem senaryolarına göre değerlendirildiğini söyleyen Biba, ayrıca Bursa’daki 17 organize sanayi bölgesinin de çalışma kapsamına dahil edildiğini kaydetti. JICA: "Proje 42 Ay Boyunca Sürdü" JICA Uzman Ekip Lideri Shinichi Fukasawa ise proje süreci hakkında bilgi verdi. Bursa'nın yüksek deprem riski taşıyan şehirlerden biri olduğunu belirten Fukasawa, yaklaşık 42 ay süren proje boyunca kentin afetlere karşı dayanıklılığını artırmaya yönelik çok yönlü çalışmalar yürütüldüğünü söyledi. Kentsel Dayanıklılık Planı Hazırlandı Çalışmalar sonucunda Bursa için kapsamlı bir Kentsel Dayanıklılık Planı oluşturulduğunu açıklayan Fukasawa, hazırlanan planın Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin çevre düzeni planları ve altyapı yatırımlarıyla entegre şekilde geliştirildiğini ifade etti. Hazırlanan "Bursa Modeli"nin tamamen bilimsel verilere dayandığını belirten Fukasawa, modelin özellikle afet gerçekleşmeden önce alınacak yapısal ve planlama kararlarında önemli bir rehber niteliği taşıdığını söyledi. “Türkiye’deki Belediyelere Örnek Olacak” Projede yalnızca teknik çalışmalar yürütülmediğini, aynı zamanda kapasite geliştirme yaklaşımının da benimsendiğini belirten Fukasawa, Bursa Modeli'nin yalnızca Bursa için değil, Türkiye'deki diğer belediyelerin de uygulayabileceği örnek bir model ortaya koyduğunu ifade etti. Deprem ve Kentsel Dönüşüm Paneli Düzenlendi Toplantının ardından Prof. Dr. Şerif Barış ile Prof. Dr. Beyhan Bayhan'ın konuşmacı olarak yer aldığı panel gerçekleştirildi. Panelde deprem gerçeği, kentsel dönüşüm uygulamaları, afet risklerinin azaltılması ve dirençli şehirlerin oluşturulmasına yönelik bilimsel yaklaşımlar ele alınırken, Bursa'nın gelecekte izleyeceği yol haritasına ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.

AFAD Başkanı Pehlivan: Ülkemiz bir deprem ülkesi, hazırlıklı olmalıyız Haber

AFAD Başkanı Pehlivan: Ülkemiz bir deprem ülkesi, hazırlıklı olmalıyız

AFAD Başkanı Vali Ali Hamza Pehlivan, Deprem Haftası mesajında Türkiye’nin tektonik, sismik ve topografik yapısı gereği sık sık doğal afetlerle karşı karşıya kaldığını belirtti. Depremin yanı sıra sel, su baskını, çığ, heyelan ve yangın gibi afetlerin de sık yaşandığına dikkat çeken Pehlivan, “Bu afetlerin en yıkıcı olanı depremlerdir” dedi. Vali Pehlivan, AFAD’ın “Türkiyemizin Afetlerde Ortak Gücü” misyonuyla risk azaltma, afet müdahale ve iyileştirme planlarını tüm kurum ve kuruluşlarla koordineli şekilde yürüttüğünü belirtti. Başkan, teknolojik donanım, iletişim ağı, lojistik altyapı ve eğitim-tatbikatlarla afet yönetim süreçlerinin kesintisiz sürdürüldüğünü ifade etti. Türkiye’nin 485 diri fay hattı üzerinde bulunduğunu ve Alp-Himalaya kuşağı içinde yer aldığını hatırlatan Pehlivan, “Ülkemizde ortalama her üç yılda bir 6 büyüklüğünde, her beş yılda bir 6’dan büyük ve her on yılda bir 7’den büyük deprem yaşanmaktadır. Geçmiş yüzyıllarda da bu sismik hareketlilik sıklıkla tecrübe edilmiştir” dedi. Deprem ve afet farkındalığının önemine dikkat çeken Pehlivan, mesajında şunları kaydetti: "Unutmayalım, ülkemiz bir deprem ülkesi. Afetlere karşı topyekûn hazırlanmalı, eğitim, farkındalık ve risk azaltma çalışmaları ile olası riskleri en aza indirmeliyiz. Vatandaş olarak bu bilinci hayatımıza yansıtmalı, devlet ve millet işbirliğiyle dirençli şehirler ve toplumlar oluşturmalıyız. ‘Afetlere Dirençli Türkiye’ hedefine, kamu kurumlarımız, üniversitelerimiz, yerel yönetimlerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız ve özel sektörümüzle birlikte ulaşacağımıza inanıyorum."

Osmangazi Belediyesi’nden Tarihi Mirasa Afet Kalkanı Haber

Osmangazi Belediyesi’nden Tarihi Mirasa Afet Kalkanı

Afetlere karşı dirençli bir kent hedefiyle pek çok projeyi hayata geçiren Osmangazi Belediyesi, İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) iş birliğiyle kültürel mirasın afetlere karşı korunmasına yönelik uluslararası nitelik taşıyan önemli bir projeye ev sahipliği yaptı. Avrupa Komisyonu tarafından fonlanan ve İtalya koordinatörlüğünde yürütülen PROCULTHER-NET 2 (Kültürel Mirası Afetin Sonuçlarından Koruma Projesi) kapsamında, Romangal Turgut Yılmazipek Fabrikası’nda geniş katılımlı bir saha tatbikatı gerçekleştirildi. 30 farklı ülkeden sivil savunma ve arama kurtarma uzmanlarının katıldığı tatbikatta afet öncesi, anı ve sonrası senaryolar üzerinden endüstriyel mirasın nasıl korunabileceği uygulamalı olarak test edildi. Kültürel Mirasın Korunması Amaçlanıyor Tatbikatın Romangal Turgut Yılmazipek Fabrikası’nın 12 dönümlük alanında yer alan ve 18. yüzyıldan günümüze ulaşan yaklaşık 30 tarihi yapı üzerinde gerçekleştirildiğini belirten Osmangazi Belediyesi Araştırma ve Geliştirme Müdürü Serkan Cebeci, sözlerinde şu ifadelere yer verdi: “İtalya’nın koordinatörlüğünü yaptığı 30 farklı ülkeden 53 tane sivil savunma ve arama kurtarma uzmanın, aynı zamanda restoratörler, inşaat mühendisleri ve mimarların da olduğu uzman bir ekibi ağırlıyoruz. Somut ve somut olmayan kültürel mirasın afetten kurtarılmasına yönelik tatbikat gerçekleştiriliyor. 6 Şubat depremlerinde de gördüğümüz üzere kültürel miraslarımızın yok olması sebebiyle tarihimiz de yok oluyor. Endüstriyel miras olan bu alan içerisinde, bu mirasların nasıl korunabileceğine yönelik senaryolar geliştirilerek tatbikatlar yapılıyor.” “Hepimiz Afet Kuşağında Yaşıyoruz” PROCULTHER-NET 2 Proje Müdürü Tiziana Vicario da, Avrupa genelinde afetlere karşı dayanıklı bir iş birliği ağı kurmayı hedeflediklerini söyleyerek, “Bugün Bursa’dayız, Bundan önce Almanya, Fransa, Portekiz, İspanya ve İtalya’da da yer aldı. Romangal İpek Fabrikası ve Muradiye Külliyesi’nde hem somut hem somut olmayan varlıkların afetlere karşı korunmasına yönelik saha çalışmaları yürütüyoruz. Biz burada bir şablon oluşturuyoruz, hepimiz afet kuşağında yaşıyoruz. Avrupa’da afetlere dirençli bir birlik oluşturabilmek için, burada yaptığımız çalışmalarla bu şablonu kullanarak, proje kapsamındaki bütün ülkelere yardımcı olmayı amaçlıyoruz” ifadelerini kullandı. Aynı zamanda Tiziana Vicario, projeye destekleriyle kendilerine yardımcı olan Osmangazi Belediyesi’ne ve İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’na teşekkürlerini sundu. Formlar Oluşturuluyor AFAD Deprem ve Risk Azaltma Genel Müdürlüğü’nde görev yapan Jeoloji Mühendisi Fatih Aydın ise İtalyan yetkililerle yürütülen ortak proje kapsamında detaylı bir tatbikat gerçekleştirildiğinin altını çizerek, AFAD Bursa ve Osmangazi Belediyesi koordinasyonuyla gerekli tüm desteklerin sunulduğunu belirtti. Romangal Turgut Yılmazipek Fabrikası’nda ve Muradiye Külliyesi’nde tatbikatların yapıldığını kaydeden Aydın, kültürel mirasın korunması noktasında geliştirilen formların oluşturularak, tatbikat çerçevesinde dikkate alındığını da sözlerine ekledi. Tatbikatta senaryo gereği afetten zarar görmüş yer sahibi rolündeki belediye yetkililerinden bilgiler alan uzmanlar, standart formlar ve risk analizleriyle yapıları değerlendirdi. Olası afet senaryolarına karşı müdahale yöntemlerine ilişkin notlar tutan ekipler, özelliklüttü. PROCULTHER-NET 2 Projesi ile afet risklerinin yoğun olduğu bölgelerde kültürel mirasın korunmasına yönelik ortak standartlar geliştirilmesi ve kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi hedefleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.