Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Risk Analizi

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Risk Analizi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Risk Analizi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı: "Ülkemiz su stresi altında bir ülke" Haber

Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı: "Ülkemiz su stresi altında bir ülke"

İklim değişikliği, azalan yağışlar ve artan su tüketimi Türkiye'nin kullanılabilir su kaynakları üzerindeki baskıyı artırıyor. Türkiye'de kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarı 1.297 metreküpe gerilerken, ülke su stresi altında bulunuyor. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, su kaynaklarının korunmasının stratejik önemine dikkat çekerek, göllerin geleceği için hazırlanan eylem planları çerçevesinde önemli yatırımların hayata geçirileceğini açıkladı. Sapanca Gölü Eylem Planı'nın tanıtımında konuşan Bakan Yumaklı, dünya üzerindeki tatlı su kaynaklarının sınırlı olduğuna ve yaklaşık 2,2 milyar insanın temiz suya erişim sorunu yaşadığına dikkat çekti. Ülkelerin su zengini, su fakiri veya su stresi altında olup olmadığını ölçen Falkenmark Su Stres Endeksi'ne değinen Yumaklı, Türkiye'de kişi başına düşen kullanılabilir su miktarının 1.300 metreküpün altına inmesiyle ülkenin su stresi kategorisinde yer aldığını belirtti. "Ülkemiz su stresi altında bir ülke" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Dünyanın sadece yüzde iki buçuğu tatlı su kaynaklarına sahip, bununda sadece yüzde 1'ini kullanabiliyoruz, elimizde sonsuz bir kaynak yok. Dünya nüfusunun yarısından fazlası kentlerde yaşıyor olsa da bugünün öngörülerine göre, dünyada 2 milyar 200 bin insanın temiz suya ulaşım sorunu var. Falkenmark Endeksi var bu endeks ülkelerin su fakirimi, su zengini mi, su stresi altında mı onu ölçer. 1313 metreküpteydi Türkiye'de kişi başına düşen su miktarı anca dedik ki; 300 metreküpün altına düşersek su stresi altında bir ülkeyiz. Bugün itibariyle yapılan hesaplamalarda ülkemizde kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı 1297 metreküp ve ülkemiz su stresi altında bir ülke. Değişen iklim şartlarının bizlere getirdiği birçok etken var. Bunların hepsini yakinen yaşıyoruz, artık hayatımızda yağış rejimlerindeki düzensizliklerden, sellerden, taşkınlardan dolayı o kadar çok şeyi tecrübe etmeye başladık ki bunların merkezinde hep su var. Asıl konumuz su azalacak mı değil biz, suyun nerede ne kadar hangi saflıkta bulabileceğiz asıl mesele bu olmaya başladı. Yönetilecek bir kaynak olarak görmüyoruz suyu, su bizim için bütün sektörleri yönlendiren stratejik bir eksendir. Emsal kullanımdan endüstri kullanımına, sanayi, tarımsal kullanıma kadar her şeyimizi baştan sonra etkileyecek stratejik bir eksen. Cumhurbaşkanımız sıklıkla ifade etmekte, ‘Temiz su kaynaklarına erişim bir beka meselesidir' bu sözü akıllarımızda tutalım" dedi. "Su verimliliği seferberliğini dünyanın gündemine sokuyoruz" Bakan Yumaklı, "10 yıllık vizyonumuz olan ulusal su planını uygulamamıza almış olduk. Tabi uzun vadeli çalışmalar yaparken bu süreçleri mutlaka verimli netice alacak şekilde değerlendirmek zorundasınız. O yüzden su verimliliğini çalışmalarımızın tam ortasına yerleştirdik. 2023 yılından itibaren Emine Erdoğan hanımefendinin de bize teşvik ve destekleriyle su verimliliği seferberliğini artık dünyada makes bulmuş sıfır atıkla kardeş bir şekilde bütün dünyanın gündemine sokmak üzere hareket ediyoruz. Coğrafi bilgi sistemli e-devlet ile entegre su verimliliği sistemi bunun olmazsa olmazı. Bu çalışmalar sadece şehirler için değil kurumlar içinde mavi, yeşil ve turkuaz olmak üzere üç kademeli bir su verimliliği belgesiyle ortak bir yapıya büründürmüş olduk. Böylece su verimliliği seferberliğini ölçülebilir bir hale sokmuş olduk. Özellikle şehirlerde kurakçıl peyzaj uygulamasını hayata geçirmek için yoğun bir çaba sarf ediyoruz. Ülkemizin büyük bir bölümünde artık kurakçıl peyzaj konusu çok ciddi bir şekilde uygulanmaya başladı bu da su verimliliği anlamında önemliydi" diye konuştu. "Suyun yüzde 77'sini tarımsal üretimde kullanıyoruz" Suyun tarımdaki yerinden söz eden Bakan Yumaklı, "Diğer bir husus ise suyu merkeze alan üretim planlamasıydı tarımda. Suyun yüzde 77'sini tarımsal üretimde kullanıyoruz. Ziraat Odalarımız başta olmak üzere bütün çiftçilerimiz, üreticilerimiz plana o kadar sahip çıktılar ki bu memleketin bir evladı olarak gurur duyduğumu ifade etmek istiyorum. Tarla içi sula sistemleri kullanımında yüzde 70 oranında bir hibeyle devlet desteği vermeye devam ediyoruz. Afetler gelmeden afetlere hazırlık yapmamız gerekir. Taşkın yönetim planları önemlidir. Dolayısıyla 25 havzamızda taşkın yönetim planlarımızı bitirdik ve uygulamaya aldık. Bu bölge taşkın anlamında çok açık bir bölge dolayısıyla bizde Sapanca Gölü'nü besleyen bütün derelerde bir risk analizi yaptık, bunları da uygulamaya başladık. Hep beraber el birliğiyle bu nimetleri koruma ve kullanmayı başarıyor olmamız gerekir. Verilenin şeklini şemalini değiştirme olduğunda bu tür taşkınlar olabiliyor. Ancak, bakanlık olarak gerekli tedbirleri ve 11 tedbir var bunları uygulamaya başladılar. 15 ilimizde su taşkınları yaşandı, buna 485 iş makinesi ve ağır ekipmanla 772 arkadaşımızla müdahale olduk. Sapanca Gölü havzası bölgesinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu süreç içinde hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet diliyorum" şeklinde konuştu. "Sapanca Gölü havzasına 5 yılda 25,5 milyar liralık yatırım yapacağız" Sapan Gölü için yapılacak olan yatırımlardan bahseden Bakan Yumaklı, "Hükümet programımızdaki göl ekosisteminin korunması, sürdürülebilir yönetiminin sağlanması konusunu ulusal su kurulumuzun gündemine aldık. Kurul kararı olarak öncelikle Eğirdir, Beyşehir, Akşehir, Eber, Bafa, Burdur, İznik, Seyfe ve Sapanca göllerimiz için planlarımızı hazırladık. Belediyelerin, üniversitelerin STK'ların, ilgili kurumların katkılarıyla çalışmalarımızı güçlendirdik. Bu planlarımızdan Eğirdir, Burdur gölü eylem planlarını paylaşmıştık. Bugün, Sapanca Gölü eylem planını hazırladık. Hem içme hem kullanma suyu için Sapanca Gölü önemli hem de sit alanı statüsü var. Açık ve net konuşmak zorundayız. Eğer Sapanca Gölü, hali hazırda mevcut durumundan daha kötü duruma giderse Kocaeli susar, Sakarya susar, bu çok önemli sanayi bölgesi artık vazifesini icra edemez, Türkiye ekonomisine gerekli katkıyı sunamaz olur. Bizim gördüğümüz, görmediğimiz binlerce milyonlarca canlı evlerini kaybeder. Yaptığımız iş sadece insan için değil bu dünyayı paylaştığımız bütün canlılar için geçerli. Bugün yağışlı bir gün ve yağan yağmurlarla Sapanca Gölü'nün seviyesinin yükselmesi bizi yanıltmasın. Önümüzdeki dönemde bu havzanın sıcaklığındaki artış 4 derece olarak öngörülüyor ve bu korkunç bir durum. Yıllık toplam yağışlarının ise yüzde 5 düşeceği öngörülüyor ve bunlar iyi tahminler. Kullanımlarla iklim değişikliğinin etkisi birleştiğinde 2025 yılında Sapanca Gölü'nde yaklaşık 72 milyon metreküplük bir su azalımı oldu. Bu miktarın yüzde 22'si buharlaşmadan meydana geldi. Bu planda, su gıda ekosistem bağlantısında bir göl yönetimi, su güvenliği ve verimliliğinin sağlanması, veri temelli yapay zeka destekli karar mekanizmasının oluşturulması var. Ben bunları başlık olarak söylüyorum ama bu stratejilere dayalı 6 ana eylem ve 12 tedbir var. Bunlara ilişkin de bir yatırım planı yaptık. 5 yıl içinde yaklaşık 25 buçuk milyar liralık bir yatırım sadece bu eylemin içindekileri hayata geçirmek için yapılmış olacak. Havzamıza yaklaşık yılda 114 milyon metreküplük bir su kazandırmayı planlıyoruz" ifadelerini kullandı. "Artık devir konuşma devri değil, uygulama devri" Devrin konuşma değil uygulama devri olduğunu belirten Bakan Yumaklı, "Kaynaktan çekim çok önemli bu havzada yaşayan illerimiz var. Dolayısıyla ilave ve alternatif su kaynaklarını da hayata geçiriyoruz. Kocaeli İhsaniye Barajı isale hattı ve arıtma tesisi tamamlandı buradan içme suyu verilmeye başlandı. Ballıkaya Barajı 2027 yılında su tutmaya başlayacak, burası da faaliyete geçtiğinde gölden bu barajın sağladığı su kadar daha az su verilmiş olacak. Avcı Dere Barajı sulaması ve içme suyu projesi de ilerleyen dönemde yatırım programına alınacak. Diğer bir önemli konu ise su kayıp ve kaçakları özellikle içme suyu şebekelerinde yapılan yatırımlar bu kayıpların yüzde 25'e düşürülmesiyle yıllık olarak 16 milyon metreküplük su tasarrufu sağlanması söz konusu. Suyun geleceğini korurken teknolojiden faydalanmak zorundasınız. Bu yaklaşımlardan bir tanesini Sapanca Gölü'nde kullanmaya başlayacağız. Kuracağımız izleme sistemleriyle buharlaşmayı da takip edeceğiz ki nereye odaklanalım bunu görmüş olalım. Sapanca'da üretilen verileri anlık olarak akıllı su yönetimi sistemine aktarmış olacağız. Artık devir konuşma devri değil uygulama devri" dedi.

İçişleri Bakanı Çiftçi’den yeni atanan emniyet müdürlerine talimat: "Okul güvenliği konusunda son derece hassas olacaksınız" Haber

İçişleri Bakanı Çiftçi’den yeni atanan emniyet müdürlerine talimat: "Okul güvenliği konusunda son derece hassas olacaksınız"

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Emniyet Genel Müdürlüğü Şehit Demet Sezen Konferans Salonu'nda düzenlenen "Yeni Atanan Emniyet Müdürleri" toplantısında konuştu. Manisa’daki okul saldırısında yaralanan öğrencilere ve ailelerine geçmiş olsun dileklerini ileten Bakan Çiftçi, "Manisa Turgutlu’da bir okulumuzun yakınında meydana gelen silahlı saldırıda yaralanan evlatlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, her birine Cenab-ı Hak’tan acil şifalar diliyorum. Ailelerine, öğretmenlerimize, öğrencilerimize ve bütün eğitim camiamıza geçmiş olsun. Bu hadisenin bütün yönleriyle aydınlatılması için gerekli adli ve idari süreçler titizlikle yürütülmektedir" dedi. "595 personelimiz 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine atandı" 500’ü aşkın personelin üst rütbeye terfi ettiğini belirten Bakan Çiftçi, "Bu yıl bakanlık makamı onayıyla 232 personelimiz bir üst rütbeye terfi etmiş, 595 personelimiz 1. sınıf emniyet müdürü rütbesine atanmıştır. Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile 4 arkadaşımız emniyet genel müdür yardımcılığına, 1 arkadaşımız Özel Güvenlik Denetleme Başkanlığına, 39 arkadaşımız il emniyet müdürlüğüne atanmış, merkez teşkilatımızda da 12 birim amirimiz görevlendirilmiştir" ifadelerini kullandı. "Riski önceden göreceğiz, tehdidi kaynağında tespit edecek, suç meydana gelmeden tedbirimizi alacağız" Önleyici güvenlik tedbirlerini benimsediklerini dile getiren Bakan Çiftçi, "Bizim mücadelemiz; evlatlarımızı suçtan koruma, ailelerimizin huzuruna sahip çıkma ve şehirlerimizi güvenli hayat alanları olarak muhafaza etme mücadelesidir. Yeni güvenlik mimarimizin temelinde risk analizi, veriye dayalı karar alma, erken uyarı, güçlü istihbarat, teknolojik kapasite ve kurumlar arası koordinasyon vardır. Riski önceden göreceğiz, tehdidi kaynağında tespit edecek, suç meydana gelmeden tedbirimizi alacağız" şeklinde konuştu. Atanan müdürlere 10 maddelik talimat Bakan Çiftçi, yeni atanan emniyet müdürlerine yaptığı hitabında talimatlarda bulundu. 10 farklı konuya değinen Bakan Çiftçi, "Sizlerden özellikle şu hususlara dikkat etmenizi istiyorum. Birincisi; şehrinizin huzur ve risk haritasını çıkaracaksınız. Göreve başladığınız andan itibaren ilinizi, ilçelerinizi, mahallelerinizi ve riskli bölgelerinizi yakından takip edeceksiniz. İlk 30 gün içinde şehrinizin huzur ve risk haritasını çıkaracak; personelinizi, devriyelerinizi ve operasyonlarınızı bu tabloya göre planlayacaksınız. Hangi mahallede hangi suç türünün yoğunlaştığını, hangi bölgede gençlerimizin risk altında olduğunu ve vatandaşımızın nerede kendisini güvensiz hissettiğini bileceksiniz. İkincisi; yeni nesil suç örgütlerini ve uyuşturucuyu kaynağında kurutacaksınız. Sadece suçu işleyene değil, arkasındaki yapıya, talimat verene, silahı sağlayana, parayı yönetene ve eleman devşirene ulaşacaksınız. Özellikle çocuklarımızı ve gençlerimizi hedef alan yapılara karşı tavizsiz olacak, çetelerin büyümesini beklemeden daha filizlenirken müdahale edeceksiniz. Uyuşturucuda arz zincirini, sokak satıcısını, finansmanını ve gençlerimize ulaşma kanallarını birlikte hedef alacaksınız. Üçüncüsü; sokağı ve dijital dünyayı birlikte yöneteceksiniz. Suç artık sadece sokakta işlenmiyor. Sosyal medya, yasa dışı bahis, dijital dolandırıcılık, sanal platformlar ve suç örgütlerinin çevrim içi faaliyetlerini yakından takip edeceksiniz. Siber birimlerimiz, istihbaratımız ve operasyonel birimlerimiz koordineli çalışacak; sokaktaki suçun dijital izini, dijital tehdidin sokaktaki karşılığını takip edeceğiz. Dördüncüsü; mahallede ve sahada olacaksınız. Emniyet müdürümüzü makamında olduğu kadar sokakta, çarşıda, okul çevresinde ve riskli mahallelerde de görmek istiyorum. Vatandaşımızı dinleyecek; muhtarlarımızla, okul yöneticilerimizle, esnafımızla ve ailelerimizle sürekli temas halinde olacaksınız" dedi. "Okul güvenliği konusunda son derece hassas olacaksınız" Okul ve çevrelerindeki tedbirler ile önleyici güvenlik uygulamaları konusunda da talimatlar veren Bakan Çiftçi, "Turgutlu’da yaşanan hadise vesilesiyle özellikle altını çiziyorum: Okul güvenliği konusunda son derece hassas olacaksınız. Her okulun risk durumunu ayrı ayrı değerlendirecek; okul çevresini, öğrencilerimizin geliş-gidiş güzergahlarını, metruk yapıları, park ve bahçeleri ve şüpheli hareketliliği takip edeceksiniz. Silaha erişim, akran zorbalığı, tehdit ve şiddet eğilimleri ile sosyal medya üzerinden yapılan tehditleri ciddiyetle değerlendirecek; risklerin tespitinde mevzuatın verdiği yetkiler çerçevesinde siber birimlerimizi ve istihbarat imkânlarımızı etkin kullanacaksınız. İl Milli Eğitim Müdürlüklerimizle koordinasyonunuzu güçlendirecek, okul irtibat görevlilerimizin etkinliğini artıracak, gerekli noktalarda devriye faaliyetlerini ve görünür polis varlığını güçlendireceksiniz. Tehlike okulun kapısına gelmeden tedbirimizi alacağız. Hiçbir emniyet müdürümüz bundan sonra okul güvenliğini rutin bir asayiş başlığı olarak görmemelidir. Çocuklarımızın güvenliği, milletimizin geleceğinin güvenliğidir" dedi. "Suçlu karşısında devletin kudretini, mağdur karşısında ise devletin merhametini göstereceğiz" Suç ve suçlularla mücadeleden kadına yönelik şiddete, emniyet teşkilatı içerisindeki düzenin korunmasından kurumlar arasında koordineli çalışmaya kadar birçok konuda da talimatlarını sıralayan Bakan Çiftçi, şunları dedi: "Beşincisi; mağdurun yanında devletin gücünü ve şefkatini hissettireceksiniz. Kadına yönelik şiddet, aile içi şiddet, çocuklara karşı suçlar ve kayıp vakalarında hiçbir ihmale müsaade etmeyeceksiniz. Koruma kararlarını yakından takip edecek, tekrar mağduriyetin önüne geçeceksiniz. Karakolumuza gelen her vatandaşımız devletimizin adaletli, ilgili ve çözüm üreten yüzüyle karşılaşacak. Suçlu karşısında devletin kudretini, mağdur karşısında ise devletin merhametini göstereceğiz. Altıncısı; devletin kudretini hukuk ve adaletle göstereceksiniz. Suçla mücadelede son derece kararlı olacağız; ancak bütün gücümüzü hukuktan alacağız. Şartlar ne kadar zor olursa olsun hukuk bizim sınırımız, mevzuat bizim rehberimizdir. Ölçüsüz güce, kötü muameleye, ayrımcılığa, keyfîliğe ve kibre teşkilatımız içerisinde yer vermeyeceksiniz. Devletin kudreti hukuktan, polisin itibarı adaletten doğar. Yetki sorumlulukla, sorumluluk ise adaletle, hukukla ve vicdanla anlam kazanır. Yedincisi; personelinize sahip çıkacaksınız. Personelinizi tanıyacak, sorunlarını bilecek, sahadaki yükünü göreceksiniz. Başarıyı takdir edecek, hatayı zamanında düzeltecek, usulsüzlüğe kimden gelirse gelsin müsaade etmeyeceksiniz. Personelimizin çalışma şartlarını, aile hayatını ve görev kaynaklı yorgunluğunu yakından takip edeceksiniz. Personelinden disiplin isteyen yönetici, önce kendi kararında, dilinde ve davranışında disiplin gösterir. Sekizincisi; ilinizde ortak güvenlik aklı ve kesintisiz koordinasyon kuracaksınız. Valilerimizin ortaya koyduğu güvenlik politikaları ve verdiği direktifler temel çerçevemizdir. Kaymakamlarımızla yakın istişare içinde çalışacak; emniyet, jandarma, sahil güvenlik, istihbarat, adli makamlar ve diğer kurumlarımız arasındaki bilgi akışını hızlandıracaksınız. Güvenlikte kurumlar arasında boşluk bırakmayacaksınız. Dokuzuncusu; başarıyı sadece operasyon sayısıyla ölçmeyeceksiniz. Yakalanan suçlu, ele geçirilen uyuşturucu, çökertilen çete ve gerçekleştirilen operasyon elbette önemlidir. Ancak asıl hedefimiz suçun azalması ve vatandaşımızın kendisini daha güvende hissetmesidir. Bizim başarı karnemizi vatandaşımızın huzuru ve güven duygusu belirleyecektir. Onuncusu; güvenlik iletişimini huzurun ve kamu güveninin bir parçası olarak yöneteceksiniz. Bilgi boşluğunu söylentiye, manipülasyona ve dezenformasyona bırakmayacaksınız. Soruşturmanın gizliliğini ve vatandaşımızın mahremiyetini koruyarak doğru, açık ve teyit edilmiş bilgiyi zamanında paylaşacaksınız." "Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüzün en önemli eşiklerinden biridir" Çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceklerini dile getiren Bakan Çiftçi, "Şimdi önümüzde daha büyük bir hedef var: Bu hedefin adı Terörsüz Türkiye'dir. Yarım asra yaklaşan terör meselesini ülkemizin gündeminden tamamen çıkarmak; milletimizin birliğini, kardeşliğini ve huzurunu daha da güçlendirmek istiyoruz. Bu hedef aynı zamanda Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüzün en önemli eşiklerinden biridir. Terörün olmadığı, çetelerin sokaklara hakim olamadığı, uyuşturucu tacirlerinin gençlerimize ulaşamadığı, organize suç örgütlerinin vatandaşımıza korku salamadığı şehirler istiyoruz" ifadelerini kullandı. Terörsüz Türkiye süreciyle ilgili de konuşan Bakan Çiftçi, "Türkiye Yüzyılı’nın şehirleri, huzurun hakim olduğu şehirler olacaktır. Emniyet müdürlüğü; şehrin nabzını tutmayı, bugünün suçuyla mücadele ederken, yarının risklerini de görebilmeyi gerektirir. Bizim için gerçek başarı vatandaşımızın huzur içinde yaşaması, evladını güvenle okula göndermesi ve kendisini devletinin güvencesi altında hissetmesidir. Bu millet, polisinin üniformasında devletini, ay yıldızında vatanını, duruşunda güven ve adaleti görmek ister. Bizlere düşen bu güvene layık olmak ve milletimizin bize teslim ettiği emaneti hakkıyla taşımaktır. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Terörsüz Türkiye hedefimize ve Türkiye Yüzyılı idealimize, şehirlerimizin huzurunu daha da güçlendirerek yürümeye devam edeceğiz" diye konuştu.

Hamzabeyli’den çıkan tırda 1 milyon 140 bin kaçak sigara ele geçirildi Haber

Hamzabeyli’den çıkan tırda 1 milyon 140 bin kaçak sigara ele geçirildi

Bulgaristan’ın Lesovo Gümrük Noktası’nda, Türkiye’den Fransa’ya transit geçiş yapan bir tıra yönelik gerçekleştirilen gümrük kontrolünde, alüminyum izolasyon panellerinin içerisine gizlenmiş 1 milyon 140 bin adet kaçak sigara ele geçirildi. Bulgaristan plakalı çekici ve yarı römorktan oluşan araç, Edirne Hamzabeyli Sınır Kapısı’ndan Bulgaristan’a çıkış yaptıktan sonra Lesovo Gümrük Noktası’na ulaştı. Türk asıllı Belçika vatandaşı olduğu belirtilen sürücü, aracındaki yükün Türkiye’den Fransa’ya Bulgaristan üzerinden transit olarak taşınan grupaj malzemesi olduğunu bildirdi. X-ray taramasında şüpheli yoğunluk Risk analizi kapsamında detaylı kontrole alınan tır, özel X-ray cihazıyla tarandı. Tarama sırasında beyan edilen yükün bulunduğu bölümde şüpheli yoğunluk tespit edilmesi üzerine gümrük ekipleri tarafından ayrıntılı arama başlatıldı. Yapılan incelemede, araçta poliüretan köpükle doldurulmuş 140 adet alüminyum izolasyon paneli bulunduğu belirlendi. Paneller söküldüğünde kaçakçılık yöntemi de ortaya çıktı. Panellerin içerisindeki yalıtım köpüğünün kesildiği ve boşaltılan bölümlere sigara paketlerinin gizlendiği tespit edildi. Panellerin yalnızca üst ve alt bölümlerinde standart yalıtım malzemesinin bırakıldığı belirlendi. 57 bin paket kaçak sigara Gümrük ekiplerinin gerçekleştirdiği aramada, Türk gümrük vergisi damgalı 7 farklı markaya ait toplam 1 milyon 140 bin adet kaçak sigara ele geçirildi. Ele geçirilen sigaraların 57 bin paket olduğu ve piyasa değerinin 200 bin euronun üzerinde bulunduğu bildirildi. Olayla ilgili olarak Yambol Bölge Savcılığı gözetiminde ön soruşturma başlatılırken, ele geçirilen kaçak tütün ürünleri Burgas Gümrük Bölge Müdürlüğü envanterine alındı. Bulgaristan makamları, kaçak sigaraların önemli bölümünün tütün ürünlerinin daha yüksek fiyatlarla satıldığı Batı Avrupa ülkelerine taşınmak üzere kamyonlarla sevk edildiğini bildirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.