Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Restorasyon

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Restorasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Restorasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Geleceğin Yıldırım'ı emin ellerde Haber

Geleceğin Yıldırım'ı emin ellerde

Kentsel dönüşümden gençlik ve spor yatırımlarına, kültür-sanattan tarihi mirasın korunmasına, yeni yaşam alanlarından modern pazar yerlerine kadar birçok alanda sürdürülen çalışmalar, ilçenin yaşam kalitesini yükseltiyor. Yıldırım'ın ihtiyaçlarına yönelik projeleri birbiri ardına hayata geçiren Yıldırım Belediyesi, bir yandan ilçenin sorunlarına kalıcı çözümler üretirken diğer yandan Yıldırım'ın sosyal, kültürel ve ekonomik hayatına değer katacak yeni yaşam alanları oluşturuyor. Deliçay'da risk bitti Şirinevler ve Demetevler mahalleleri arasında bulunan Deliçay Dere yatağı, kapsamlı ıslah ve çevre düzenleme çalışmalarının ardından güvenli ve modern bir yaşam alanına dönüştürüldü. Deliçay'ın bin 100 metrelik bölümünde gerçekleştirilen ıslah çalışmasının yanı sıra 17 bin metrekarelik alanda park ve peyzaj düzenlemesi yapıldı. İki yeni köprü ile bölgedeki yaya ulaşımı da kolaylaştırıldı. Çocuk oyun alanları, yürüyüş ve bisiklet yolları, spor alanları ve dinlenme noktalarının yer aldığı Deliçay Parkı ile bölge yeni bir buluşma noktasına kavuşurken, dere ıslahı, köprüler ve park çalışmaları için gerçekleştirilen toplam yatırım 200 milyon lirayı buldu. Gençler için yeni yaşam alanları Yıldırım Belediyesi, gençlerin eğitim, spor ve sosyal yaşamına yönelik yatırımlarını da sürdürüyor. Piremir'de eski kapalı pazar alanı, dört katlı modern bir Gençlik ve Spor Merkezi'ne dönüştürülüyor. İnşaat çalışmalarında yüzde 90 seviyesine gelinen merkez, yalnızca Piremir'e değil çevre mahallelere de hizmet verecek. Yavuzselim Mahallesi'nde yapımı devam eden Kapalı Pazar Alanı ve Gençlik Merkezi de bölgenin önemli ihtiyaçlarından birine cevap verecek. 7 bin 200 metrekare inşaat alanına sahip merkezde 234 tezgâhlı modern pazar alanının yanı sıra kütüphane, toplantı salonu, bilgisayar sınıfı, çocuk çalışma odası ve kafeterya bulunacak. Güvenli geleceğin temeli atılıyor Yıldırım'ın geleceğini şekillendiren yatırımların önemli bir ayağını ise kentsel dönüşüm çalışmaları oluşturuyor. Davutkadı ve Yediselviler'de iki etap halinde sürdürülen projede ilk etap tamamlanma aşamasına gelirken ikinci etapta inşaat çalışmaları başladı. Toplam 22 bin metrekarelik proje alanının 11 bin metrekaresi yeşil alan, yürüyüş yolları ve ortak kullanım alanlarından oluşuyor. Ulus Mahallesi'nde, enerji ve su ihtiyacını kendi bünyesinde karşılayacak olan Ulus Kentsel Dönüşüm Projesi'nde de çalışmalar yüzde 80 oranında tamamlandı. 12 bin 584 metrekarelik alanda gerçekleştirilen dönüşüm projesindeki 312 bağımsız bölüm yakın zamanda hak sahiplerine teslim edilecek. Sinandede Mahallesi'nde ise özel sektör eliyle gerçekleştirilecek dönüşüm kapsamında 13 bina ve 27 bağımsız bölümün yıkımı tamamlandı. Proje bittiğinde bölgeye depreme dayanıklı, modern ve bölge mimarisine uygun 42 daire ve dükkân kazandırılacak. Tarihi miras geleceğe taşınıyor Yıldırım Belediyesi, ilçenin tarihi mirasını koruyarak geleceğe aktarmaya yönelik çalışmalarını da sürdürüyor. Kurtoğlu Mahallesi'nde bulunan ve Uludağ'a adını veren Osman Şevki Uludağ tarafından 1930'lu yıllarda konut ve muayenehane olarak kullanılan tescilli yapı, restorasyonun ardından kütüphane, çalışma alanları ve kafeteryasıyla önemli bir merkeze dönüşecek. Mollaarap'ta sürdürülen Fevziye Parkı Çevre Düzenlemesi, Osman Fevzi Efendi Yazlık Köşkü Rekonstrüksiyonu ve Fetih Korusu projeleriyle de bölgenin tarihi kimliği korunurken, yeni yaşam ve kültür alanları oluşturuluyor. Projelerde yüzde 90 seviyesine gelinirken, çalışmaların tamamlanmasıyla Mollaarap'ın önemli bir kültür ve yaşam aksına dönüşmesi hedefleniyor. Kurtoğlu Mahallesi'nde yer alan tescilli kilise yapısındaki restorasyon çalışmaları da aralıksız devam ediyor. Yüzde 80 oranında tamamlanan yapı çalışmaların bitmesinin ardından Setbaşı Sanat Merkezi olarak Bursa'ya hizmet verecek. Yıldırım'ın kültür hayatına kazandırılan Alev Alatlı Şehir Düşünce ve Sanat Merkezi ise kısa sürede önemli bir buluşma noktası haline geldi. Eylül 2024'te hizmete açılan merkezde bugüne kadar 80 etkinlik ve akademik eğitim programı düzenlenirken, yaklaşık 5 bin kişi bu programlardan yararlandı. Merkezin kütüphanesinden ise 14 bin kişi faydalandı. Vizyon projede ilk harç döküldü Yıldırım'ın sosyal ve kültürel hayatına önemli katkı sağlayacak Duaçınarı Kültür ve Yaşam Merkezi'nin de temeli atıldı. 36 bin metrekarelik kullanım alanına sahip olacak merkez; 800 kişilik konferans ve tiyatro salonu, iki ayrı salon, eğitim alanları, sanat galerileri, nikah salonları, ofisler, ticari alanlar, yeme-içme alanları ve 330 araçlık otoparkıyla çok yönlü bir yaşam merkezi olarak tasarlanıyor. İleri teknoloji sistemleriyle donatılan ve kendi enerjisini üretecek şekilde yeşil bina olarak projelendirilen merkezin, arsa ve inşaat maliyetiyle birlikte toplam yatırım değeri 2 milyar lirayı buluyor. Projenin yapımında belediye bütçesinden kaynak kullanılmaması ise yatırımın dikkat çeken unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. "Birlikte inşa ediyoruz" Yıldırım'ın dört bir yanında devam eden yatırımların ortak hedefinin daha güvenli, daha modern, daha yaşanabilir ve sosyal imkanları güçlü bir ilçe oluşturmak olduğunu belirten Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "Yıldırım'ın sadece bugününe değil, geleceğine de hizmet ediyoruz. Bir taraftan riskli yapıların dönüştürülmesiyle hemşehrilerimize güvenli yaşam alanları kazandırırken, diğer taraftan parklarımızı, spor tesislerimizi, kültür merkezlerimizi, kütüphanelerimizi ve sosyal yaşam alanlarımızı artırıyoruz. Tarihi mirasımızı koruyor, gençlerimizin kendilerini geliştirebilecekleri yeni alanlar oluşturuyoruz. Deliçay'da riskli bir bölgeyi güvenli ve modern bir yaşam alanına dönüştürdük. Duaçınarı'nda Yıldırım'ın vizyon projelerinden birinin temelini attık; kentsel dönüşümden gençlik yatırımlarına kadar birçok alanda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bizim hedefimiz, Yıldırım'ı geleceğe güçlü bir şekilde hazırlamak. Biz eserlerimizi hemşehrilerimizin ihtiyaçları doğrultusunda şekillendiriyor, ilçemizin her mahallesine değer katmak için çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.

Sadabad Sarayı’nda tarihi miras geleceğe taşınıyor Haber

Sadabad Sarayı’nda tarihi miras geleceğe taşınıyor

Kağıthane Belediyesi, ilçenin tarihi ve kültürel mirasını gelecek nesillere aktarmak amacıyla başlattığı çalışmalara bir yenisini daha ekledi. "Tarihi ve Kültürel Mirasımızı İhya Projesi" kapsamında ele alınan Sadabad Sarayı’nda, tarihî bahçe duvarları ile 6 anıtsal kapının restorasyonunda son aşamaya gelindi. Çalışmaların tamamlanmasıyla Sadabad Sarayı, yenilenen yüzüyle Kağıthane’nin tarih ve kültür hayatına yeniden kazandırılacak. Osmanlı döneminde Kağıthane’nin önemli yapıları arasında yer alan Sadabad Sarayı’nın tarihi geçmişi 1722 yılına uzanıyor. İlk Sadabad Sarayı, Sultan 3. Ahmed döneminde 1722 yılında inşa edildi. Günümüze ulaşan kasır ve bahçe duvarları ise Sultan Abdülaziz döneminde 1862-1863 yıllarında yaptırıldı. Tarihî yapının günümüze ulaşan bölümleri, gerçekleştirilen restorasyon çalışmalarıyla özgün mimari özellikleri korunarak yeniden ayağa kaldırılıyor. Restorasyon kapsamında yaklaşık 160 metre uzunluğundaki tarihî bahçe duvarları ile 6 anıtsal kapı ele alındı. Zaman içerisinde yıpranan bölümlerde onarım ve güçlendirme çalışmaları yapılırken, tarihi dokuya uygun olmayan sonradan eklenmiş müdahaleler kaldırıldı. Böylece yapının özgün mimari karakterinin yeniden ortaya çıkarılması sağlandı. Selamlık Avlu Giriş Kapısı, Harem Kapısı, Servis Kapısı, Odunluk Kapısı, Çamaşırhane Giriş Kapısı ve dereye açılan tarihi kapının restorasyonunda büyük ölçüde sona gelindi. Anıtsal kapıların yanı sıra mermer kaplamalar ve sütunlar da bakım ve onarımdan geçirildi. Tarihi belgeler esas alınarak kaybolan ahşap kapılar yeniden imal edilirken, mermer süslemeli tuğra da özgün tasarımına uygun şekilde yeniden oluşturuldu. Restorasyon kapsamında yapının taşıyıcı sistemlerine yönelik güçlendirme çalışmaları da gerçekleştirildi. Uygulamalarda tarihi yapının özgünlüğünün korunması, mevcut mimari unsurların gelecek nesillere aktarılması ve Sadabad Sarayı’nın uzun yıllar boyunca ayakta kalması esas alındı. Kağıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin, Sadabad Sarayı’nın ilçenin tarihi mirası açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek, "Tarihi ve Kültürel Mirasımızı İhya Projemiz kapsamında bizlere miras kalan tarihi eserlerimizi yeniden gün yüzüne çıkarıyoruz. Sadabad Sarayı’nda yaklaşık 160 metre uzunluğundaki duvar ve 6 anıtsal kapının restorasyonunda büyük bir aşama kaydettik. Sultan 3. Ahmed döneminde 1722 yılında inşa edilen ilk Sadabad Sarayı’ndan, Sultan Abdülaziz döneminde 1862-1863 yıllarında yaptırılan kasır ve duvarlara uzanan önemli bir tarihi mirası geleceğe taşıyoruz. Çalışmalarımızı tarihi dokuyu koruyacak şekilde tamamlayarak Sadabad Sarayı’nı çok yakın zamanda yenilenen haliyle Kâğıthane’mizin hizmetine sunacağız" dedi.

Bursa’da restorasyon alanında korkutan iş kazası: İşçi kolunu iş makinesine kaptırdı Haber

Bursa’da restorasyon alanında korkutan iş kazası: İşçi kolunu iş makinesine kaptırdı

Bursa’da 192 yıllık tarihi binanın restorasyonunda çalışan işçi, kolunu iş makinesine kaptırarak yaralandı. Bursa’nın Mudanya ilçesinde 192 yıl önce Rum Ortodoks Kilisesi olarak inşa edilen, 1993 yılında Mudanya Belediyesi tarafından onarılıp Uğur Mumcu Kültür Merkezi haline getirilen tarihi yapının şimdiki restorasyonu sırasında iş kazası meydana geldi. Çalışma sırasında kolunu iş makinesine kaptıran H.Ç. yaralanırken, olayla ilgili polis ve olay yeri inceleme ekipleri çalışma başlattı. Olay, saat 11.00 sıralarında Mütareke Mahallesi Mustafa Kemal Paşa Caddesi üzerinde bulunan Uğur Mumcu Kültür Merkezi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, tarihi binadaki restorasyon çalışmaları sırasında işçi H.Ç., çalıştığı esnada kolunu iş makinesine kaptırdı. H.Ç.’nin yaralandığını gören çalışma arkadaşları, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan H.Ç., ambulansla Bursa Şehir Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. İş kazasının ardından olay yerine polis ekipleri ile olay yeri inceleme ekipleri sevk edildi. Ekipler, restorasyon çalışmalarının sürdüğü alanda inceleme yaparak kazanın meydana geldiği noktada gerekli tespitlerde bulundu. 1834 yılında inşa edilen ve yaklaşık 192 yıllık geçmişe sahip Uğur Mumcu Kültür Merkezi’nde restorasyon çalışmalarının Mudanya Belediyesi tarafından yürütüldüğü öğrenildi. Polis ekipleri, kazanın meydana geliş şeklinin belirlenmesi amacıyla inceleme başlatırken, olayla ilgili soruşturma sürüyor.

YILDIRIM’DA TARİHİ YAPI KÜTÜPHANE OLUYOR Haber

YILDIRIM’DA TARİHİ YAPI KÜTÜPHANE OLUYOR

Eğitim, kültür, sanat ve spor projeleriyle kentin çehresini değiştiren Yıldırım Belediyesi, ilçeye önemli bir yatırım daha kazandırıyor. Mümine Şeremet Uyumayan Kütüphanesi, Mimar Sinan Kütüphanesi, Yıldırım Gençlik Merkezi Kütüphanesi, Alev Alatlı Şehir Düşünce ve Sanat Merkezi Kütüphanesi ile gençlerin eğitim ve sosyal yaşamına katkı sağlayan Yıldırım Belediyesi şimdi de Osman Şevki Uludağ Kütüphanesi’ni ilçeye kazandırıyor. Kurtoğlu Mahallesi’nde yer alan, Uludağ’a adını veren Osman Şevki Uludağ tarafından 1930’lu yıllarda konut ve muayenehane olarak kullanılan tescilli yapı Yıldırım Belediyesi tarafından Bursa’ya hizmet verecek bir merkeze dönüştürülüyor. Restorasyon çalışmalarının başladığı tarihi yapı; tamamlandığında kütüphane, çalışma alanları ve kafeteryasıyla önemli bir merkeze dönüşecek. ‘NİTELİKLİ BİR MERKEZ OLACAK’ Osman Şevki Uludağ Kütüphanesi olarak ilçeye hizmet verecek tarihi yapıda inceleme yapan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz; “Yıldırım’ı geleceğe taşırken, geçmişimizin izlerini de koruyarak yarınlara aktarıyoruz. Osman Şevki Uludağ’ın bir dönem konut ve muayenehane olarak kullandığı bu tescilli yapıyı restore ederek Bursa’mıza kazandıracağız. Biz, kütüphaneleri yalnızca kitapların bulunduğu mekanlar olarak görmüyoruz. Kütüphaneler; gençlerimizin hayaller kurduğu, kendilerini geliştirdiği, ürettiği ve geleceğe hazırlandığı yaşam alanlarıdır. Bu anlayışla Osman Şevki Uludağ Kütüphanesi’ni de ilçemize kazandırıyoruz. Tarihi dokusunu koruyarak yeniden Bursa’ya kazandıracağımız bu kıymetli yapı; kütüphanesi, çalışma alanları ve kafeteryasıyla gençlerimizin ve hemşehrilerimizin keyifle vakit geçireceği, okuyacağı, araştıracağı ve üreteceği nitelikli bir merkez olacak” ifadelerini kullandı.

Kestel Belediyesi’nden asırlık mirasa şifa Haber

Kestel Belediyesi’nden asırlık mirasa şifa

Bursa’da Kestel Belediyesi tarafından Vani Mehmet Efendi Şifa Hamamı’nda yürütülen restorasyon çalışmalarında sona gelindi. Bu kapsamda Kestel Belediyesi tarafından İlçenin önemli tarihi yapılarından biri olan Şifa Hamamı, özgün mimari dokusu korunarak gerçekleştirilen kapsamlı çalışmalarla yeniden Kestel’e kazandırılıyor. Kestel’in tarihi hafızasında önemli bir yere sahip olan Vani Mehmet Efendi Şifa Hamamı’nda yürütülen restorasyon çalışmaları titizlikle devam ediyor. 8 milyon 160 bin TL’lik yatırımla gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında, zaman içerisinde yıpranan bölümler aslına uygun şekilde yenilenirken yapının tarihi kimliğinin korunmasına özen gösteriliyor. Aslına Uygun Şekilde Yenileniyor Restorasyon kapsamında hamamın giriş, sıcaklık ve soğukluk bölümlerinde bulunan sıva ve mermer kaplamalar sökülerek aslına uygun şekilde yeniden yapıldı. Yapının ısıtma tesisatı revize edilirken, yıllar içerisinde yıpranan kurşun kaplama kubbe çatıları da yenilendi. Öte yandan Kestel Belediyesi’nin çalışmaları kapsamında tarihi yapının yeniden kullanılabilir hale getirilmesi amacıyla elektrik ve mekanik tesisat çalışmaları da eş zamanlı olarak sürdürülüyor. Başkan Erol, "Vani Mehmet Efendi Şifa Hamamımız, ilçemizin tarihi hafızasını bugüne taşıyan önemli değerlerimizden biri" Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, ilçenin geçmişinden bugüne ulaşan değerleri korumanın önemli bir sorumluluk olduğunu belirterek, "Kestel’imizin geleceğini yeni yatırımlarla inşa ederken, geçmişimizin bize bıraktığı kıymetli eserlere de sahip çıkıyoruz. Vani Mehmet Efendi Şifa Hamamımız, ilçemizin tarihi hafızasını bugüne taşıyan önemli değerlerimizden biri. Bu nedenle burada yalnızca bir yenileme değil, yapının özgün kimliğini koruyan titiz bir restorasyon çalışması gerçekleştiriyoruz." dedi. Çalışmalarda sona yaklaşıldığını ifade eden Başkan Erol, "Girişinden sıcaklık ve soğukluk bölümlerine, kubbe çatısından ısıtma sistemine kadar yapının birçok noktasını aslına uygun şekilde yeniledik. Elektrik ve mekanik tesisat çalışmalarımız da tamamlanmak üzere. Vani Mehmet Efendi Şifa Hamamımızı tarihi kimliğini koruyarak yeniden Kestel’imize kazandıracak, geçmişten aldığımız bu kıymetli emaneti gelecek nesillere taşıyacağız." ifadelerini kullandı.

Ayasofya restorasyonunda yeni bir aşamaya geçildi: "Doğu yarım kubbenin restorasyonuna başlayacağız" Haber

Ayasofya restorasyonunda yeni bir aşamaya geçildi: "Doğu yarım kubbenin restorasyonuna başlayacağız"

Ayasofya Bilim Heyeti üyesi Prof. Dr. Hasan Fırat Diker, Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nde yürütülen Cumhuriyet tarihinin en büyük ve en kapsamlı restorasyon projesinde yeni bir aşamaya geçildiğini belirterek, "Ana kubbe restorasyonunun devamında, doğu yarım kubbenin restorasyonuna başlayacağız. Bu onarım kapsamındaki en büyük şansımız, yapının bütün sorunlarını gözeterek ve onların bütüncül bir şekilde gerektirdiği çözümleri üreterek; yapıyı hem yapısal anlamda, hem de özgün bezemesini ihya etmek anlamında bütüncül bir çalışma olması. Ve umarım çok uzun vadeyi içermeyecek çalışma. Önümüzdeki yılda pek çok aşamasını tamamlamış olmayı hedefliyoruz" dedi. Dünya kültür mirasının en nadide eserlerinden Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin korunması ve gelecek nesillere güvenle aktarılması amacıyla yürütülen restorasyon, konservasyon ve güçlendirme çalışmaları titizlikle sürdürülüyor. Doğu Kubbesinde restorasyon çalışmaları başlıyor Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından Bilim Heyeti ile Koruma Kurulunun karar ve denetimleri doğrultusunda yürütülen Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı restorasyon projesinde ana kubbedeki uygulamalar devam ederken doğu yarım kubbede de yeni bir çalışma süreci başlatılıyor. Ana kubbe için kurulan çelik platform üzerinde mozaik konservasyonu sürdürülüyor. Kurulan çalışma iskelesinde toz temizliği ve mozaik yüzeylerini korumaya yönelik "facing" olarak adlandırılan mozaik yüzeylerinin geçici olarak bezle desteklenmesi uygulamaları gerçekleştiriliyor. Doğu yarım kubbede güçlendirme ihtiyacı tespit edildi Uzmanlar tarafından gerçekleştirilen modelleme ve statik analizlerde doğu yarım kubbenin güçlendirilmesi gerektiği belirlendi. Yapısal güçlendirme uygulamalarıyla birlikte yarım kubbenin iç yüzeyindeki mozaik ve kalem işi bezemelerde konservasyon çalışmaları yürütülecek. Doğu yönündeki mihrap duvarında bulunan mermer yüzeylerde de temizlik, konservasyon ve onarım uygulamaları gerçekleştirilecek. Çalışmaların güvenli ve kontrollü biçimde yürütülebilmesi amacıyla doğu yarım kubbenin iç yüzeyine erişim sağlayacak çelik çalışma platformunun kurulumuna başlanacak. Ayasofya Bilim Heyeti üyesi Prof. Dr. Hasan Fırat Diker, çalışmada ibadetin ve ziyaretin aksamayacağını söyleyerek, "Şu an Ayasofya restorasyonunun en önemli aşamasına geçmiş bulunmaktayız. Görmüş olduğunuz ana kubbe restorasyonunun devamında, doğu yarım kubbenin restorasyonuna başlayacağız. Doğu yarım kubbesi, yapının en fazla zaafiyet gösteren kubbesi ve muhtemel deprem senaryolarında çöküntünün ilk başlayacağı yer olarak öngörülüyor. Ve biz de öncelikli olarak o doğu yarım kubbeden başlayacağımız bir restorasyon için, iç mekanda yine ibadete ve ziyarete mani olmayacak şekilde bir düzenleme yaparak iç mekanda bir iskele kurulumu yapacağız. Yeni kuracak olan iskele şimdiki kadar devasa bir iskele olmayacak. Yine ibadet devam edecek" dedi. "Ana kubbenin dış kısmı tamamen kaplanmış durumda" Ana kubbenin dış kısmının tamamen kaplandığı söyleyen Prof. Dr. Hasan Fırat Diker, "Görüldüğü üzere ana kubbenin dış kısmı tamamen kaplanmış durumda. Biz bu süreci o doğu yarım kubbede de devam ettirerek kubbe örtüsünü kaldırıp, doğu yarım kubbenin, yani en zayıf noktası olan doğu yarım kubbenin gerektirdiği müdahaleleri gözlemleyeceğiz. Ve doğu yarım kubbeyle ana yarım kubbesinin ilişkini güçlendireceğiz. Bu mevcut haliyle kalemişi bezemeleri ile yaklaşık 180 yıl öncesine dayanıyor. Öncesi daha farklı bir görünüme sahiptir. Kamuoyunda da sık sık gündeme geliyor, kubbeden düşen sıva parçalarının, ziyaretçiler için risk oluşturulması. Bu aciliyet gerektiren bir konu. O yüzden ana kubbeyle beraber doğu yarım kubbesinin de güçlendirilmesi gündeme geldi" şeklinde konuştu. "O yüzden restorasyonun en önemli aşaması olduğunu söylemek isterim" Konuşmasına devam eden Prof. Dr. Hasan Fırat Diker, "O yüzden restorasyonun en önemli aşaması olduğunu söylemek isterim. Nitekim ana kubbe 4 tane büyük kemer taşıyor. Ve bu kemerlerden en narin olanı bu görmüş olduğunuz doğu yarım kubbeyle ana kubbeyi birbirine bağlayan kemer. Dolayısıyla önceliği buraya vermemiz gerekiyordu. Ondan ötürü de hem kubbeyi iç mekandan kuşatacak şekilde hem de ana kubbeyle beraber ele alınacak dış örtüsüyle beraber, yukarıdan ve içeriden restorasyon süreci devam edecek" cümlelerini kullandı. "Cumhuriyet döneminde hiçbir zaman yapı bu kadar bütünlük bir şekilde içten ve dıştan ele alınmamıştı" Konuşmasına devam eden Prof. Dr. Hasan Fırat Diker, "Görmüş olduğunuz gibi hem doğu hem de batı yarım kubbenin görünüm itibariyle zaten restorasyona muhtaç olduğu çok açık. Burada kemerlerde uzaktan görülebilen özgün mozaik bezemeler mevcut. Ve onunla beraber 180 yıl boyunca artık varlığını sürdürmekte zorlanmış olan kalemişlerinin de döküldüğünü görüyorsunuz. Biz Ayasofya’nın layık olduğu özgün görüntüsüne ulaştırmak için hem yapısal anlamda, hem de bezeme konservasyon anlamında tüm müdahaleleri yapacağız. Daha önce hiç bu kadar kapsamlı bir çalışma olmamıştı. Cumhuriyet döneminde hiçbir zaman yapı bu kadar bütünlük bir şekilde içten ve dıştan ele alınmamıştı. Önceki onarımlar tamamen bölgesel müdahalelere yönelikti. Bu onarım kapsamındaki en büyük şansımız, yapının bütün sorunlarını gözeterek ve onların bütüncül bir şekilde gerektirdiği çözümleri üreterek yapıyı hem yapısal anlamda, hem de özgün bezemesini ihya etmek anlamında bütüncül bir çalışma olacak. Ve umarım çok uzun vadeyi içermeyecek çalışma önümüzdeki yılda pek çok aşamasını tamamlamış olmayı hedefliyoruz. Ziyaretçilerimizden buraya ibadet için gelenlerden biraz daha sabır istiyoruz" dedi.

"Kitaba Vefa" sergisi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıldı Haber

"Kitaba Vefa" sergisi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıldı

Yenilenebilir enerji, elektrik dağıtım ve gıda başta olmak üzere farklı alanlarda faaliyet gösteren Eksim Holding, kuruluşunun 40. yılını ‘Kitaba Vefa: Cilt Sanatı ve Restorasyon Sergisi’yle kutluyor. Tophane-i Âmire Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen sergi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla ziyarete açıldı. Sergi kapsamında düzenlenen açılış töreninin sonunda Eksim Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ebubekir Tivnikli tarafından Cumhurbaşkanı’na, Kanuni Sultan Süleyman için hazırlanan yaklaşık 500 yıllık el yazması kitap hediye edildi. 1986’dan bu yana Türkiye’nin stratejik sektörlerinde 20’yi aşkın iştiraki ve yaklaşık 10 bin çalışanıyla yatırımlarını sürdüren Eksim Holding, kuruluşunun 40. yılını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla İstanbul’da düzenlenen özel bir programla kutladı. Eksim Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ebubekir Tivnikli’nin ev sahipliğinde Tophane-i Âmire Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen programa Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la birlikte Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve İstanbul Valisi Davut Gül’ün yanı sıra üst düzey davetliler katıldı. Etkinlik kapsamında Eksim Holding’in 40. yılına ithafen restore edilen 40 nadir eseri ve şifa bekleyen nadir eserleri bir araya getiren ‘Kitaba Vefa: Cilt Sanatı ve Restorasyon Sergisi’ Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıldı. Açılış anısına Eksim Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ebubekir Tivnikli tarafından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yaklaşık 500 yıllık el yazması kitap hediye edildi. Cumhurbaşkanı’na takdim edilen hediye, Kanuni Sultan Süleyman için hazırlanmış, yaklaşık 500 yıllık el yazması bir eser olma özelliği taşıyor. Müellifi hayatta iken istinsah edilmiş ve günümüze ulaştığı tespit edilen en eski nüsha olan kitapta, Ebû Eyyûb el-Ensârî’den rivayet edilen hadisler yer alıyor. Abdullah Tivnikli İSAR Vakfı’nda mücellit Muharrem Kalenci tarafından restore edilerek günümüze kazandırılan eser, "Ebû Eyyûb el-Ensâr’î’nin hadislerinden cihana yayılan güzel kokulu esintiler" adını taşıyor. "Şifa bekleyen eserleri hayata kazandırıyoruz" Eksim Holding’in 40 yıl boyunca enerji, elektrik dağıtımı, gıda ve farklı alanlarda yatırım yaparak binlerce insana istihdam sağladığının altını çizen Eksim Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ebubekir Tivnikli şunları söyledi: "Ülkemize karşı sorumluluğumuzun yalnızca yatırım yapmak ve üretmekten ibaret olmadığına inanıyoruz. Kültürümüze, tarihimize ve bize emanet edilen eserlere sahip çıkmayı da sorumluluğumuzun bir parçası olarak görüyoruz. Bugün açılışını yaptığımız sergi de bu anlayışımızın en somut göstergesi. Abdullah Tivnikli İSAR Vakfımız bünyesinde oluşturduğumuz yaklaşık 50 bin eserlik kütüphanemizde, çok kıymetli nadir eserler bulunuyor. Bu eserleri yalnızca muhafaza etmekle yetinmiyor, şifa bekleyen eserleri de kurduğumuz mücellithanede yeniden hayata kazandırıyoruz. Bugüne kadar binden fazla eserin restorasyonunu tamamlamış durumdayız." "Geçmişten devraldığımız emanetleri gelecek nesillere ulaştırıyoruz" ‘Kitaba Vefa: Cilt Sanatı ve Restorasyon Sergisi’ kapsamında Eksim Holding’in 40. yılına atfen, restore edilen kitaplar arasından seçilen 40 nadir eserin sergilendiğini belirten Tivnikli, "Sergiyi ziyaret eden sanatseverler, yalnızca özel koleksiyonumuzu görmekle kalmayacak, aynı zamanda cilt sanatının nasıl yapıldığını da tüm yönleriyle deneyimleme şansına sahip olacak. Sergimizi "Kitaba Vefa" olarak adlandırıyoruz çünkü kitapların yalnızca kâğıt ve mürekkepten ibaret olmadığına inanıyoruz. Kitapların ilim, hafıza ve emanet içerdiğini düşünüyoruz. Bizlere düşen de geçmişten devraldığımız emanetleri koruyarak gelecek nesillere ulaştırmak" dedi. 40. yıla özel 40 nadir eser Açılışı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapılan Kitaba Vefa Sergisi’nde yer alan 40 özel eser, Abdullah Tivnikli Vakfı bünyesinde olan ve 50 bin nadide eserlik kütüphaneye sahip İstanbul Araştırma ve Eğitim Merkezi’nde mücellit Muharrem Kalenci tarafından yürütülen koruma ve restorasyon çalışmaları arasından seçildi. Eserler, farklı dönemlerden, coğrafyalardan ve düşünce dünyalarından günümüze ulaşan nadir örneklerden oluşuyor. Sergi kapsamında Muhyiddin İbnü’l-Arabi’nin 500 yıllık el yazması Fususü’l-Hikem’i, Şeyh Galib’in el yazması Divanı, Müellifi Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri olan Muhammed Şerif Erzurumi tarafından istinsah edilen yaklaşık 200 yıllık el yazması Marifetname’si, Yazıcıoğlu Muhammed Efendi’nin el yazması Muhammediye’si yer alıyor. Sergide ayrıca Seyyid Muhammed Reşid el-Karamani’nin tezhipleriyle süslenen 200 yıllık el yazması Mushaf-ı Şerif’i, İbn Haldun’un Mukaddime’sinin yanı sıra Taş baskı bir Mushaf-ı Şerif’i gibi kültürel hafıza açısından büyük değer taşıyan eserler sanatseverlerle buluşuyor. Sergide yer alan eserlerin her biri, yalnızca içerdiği metinlerle değil; cildi, kâğıdı, yazısı, malzemesi, onarım izleri ve günümüze ulaşmasını sağlayan restorasyon çalışmalarıyla da serginin ana hikâyesini anlatıyor. Kültürel mirasın korunmasına ve gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sunmayı amaçlayan sergi, 13 Eylül tarihine kadar Tophane-i Âmire Kültür ve Sanat Merkezi’nde ziyaret edilebilecek.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "En utanç verici kitap katliamları darbe dönemlerinde yaşandı" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "En utanç verici kitap katliamları darbe dönemlerinde yaşandı"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "En utanç verici kitap katliamları; milli iradenin ve demokrasinin askıya alındığı darbe dönemlerinde yaşanmıştır. 28 Şubat döneminde 500’ü Sultan 2. Abdülhamid Han’ın şahsi kitaplığına ait 4500 eser, devrin vesayetçi yöneticileri tarafından İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi’nden çöpe atılmıştır" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beyoğlu’nda Tophane-i Âmire Kültür ve Sanat Merkezindeki Kitaba Vefa: Cilt Sanatı ve Restorasyon Sergisi’nin açılışına katıldı. Program açılışında konuşan Erdoğan, "Hepimiz biliyoruz ki mazisi olmayanın atisi de olamaz. Geçmişine bigane olanın, geçmişiyle bağı kopanın, hele hele geçmişini inkar edenin inşa edebileceği bir istikbal asla yoktur. Bizler millet olarak gerçekten büyük bir medeniyetin, köklü bir tarihin, zengin bir kültürel mirasın sahipleriyiz. Tarihimizin, medeniyetimizin, kültürümüzün arkasında bir kısmı burada sergilenen eserlerden neşet eden eşsiz bir bilgi birikimi yatıyor. Bizi asırlardır ayakta tutan bu güçlü birikim; kitapla, kütüphaneyle birlikte asıl anlamını kazanıyor. Malumunuz, medeniyetimizi tarif ederken genellikle çınar örneği verilir. Tıpkı medeniyetler gibi milletler de, insanlar da kökleriyle yaşar, kökleriyle ayakta kalır, hayata ve tarihe kökleriyle tutunur. İşte bizi millet ve birey olarak köklerimize bağlayan en güçlü damar; ilim, fikir ve gönül erbabımızın imbiğinden süzülen kitaplarımızdır" dedi. Bir dönem milletimizin kökleriyle bağını kesmek isteyenlerin kitaplarımızı ve kütüphanelerimizi hedef almasının boşuna olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu ülke, kağıt hamur yapılmak amacıyla en kıymetli belgelerinin okkası üç kuruşa hurda niyetine yabancılara satıldığı günler görmüştür. En utanç verici kitap katliamları; milli iradenin ve demokrasinin askıya alındığı darbe dönemlerinde yaşanmıştır. En son 28 Şubat döneminde 500’ü Sultan 2. Abdülhamid Han’ın şahsi kitaplığına ait 4 bin 500 eser, devrin vesayetçi yöneticileri tarafından İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi’nden çöpe atılmıştır. Bugün maalesef bazı alanlarda etkisini hissettiğimiz kültürel çölleşmenin arka planında, bir dönem yapılan işte bu yanlışların büyük payı vardır. İSAR Vakfımızın tarihimize, kültürümüze, medeniyet müktesebatımıza ve bizi köklerimize bağlayan eserlere sahip çıkmasını bu bakımdan ayrıca önemli görüyorum. Bunu özellikle şunun için söylüyorum: Bakınız bizler, cilt sanatında müstesna eserler vücuda getirmiş, dünyaca ünlü mücellitler yetiştirmiş bir milletiz" şeklinde konuştu. Programa, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sosyal Politikalar Başkanı Fatma Betül Sayan Kaya, İstanbul Valisi Davut Gül, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir ve davetliler katıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.