Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Prp

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Prp haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Prp haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Güneşle gelen cilt lekelerine dikkat Haber

Güneşle gelen cilt lekelerine dikkat

Yaz mevsiminde güneşten korunmanın cilt sağlığı için çok önemli olduğunu vurgulayan Dermatoloji Uzm. Dr. Gülbiye Güler, "Yaz aylarında güneş ışınlarının yoğun olması açık havada ve deniz kenarlarında daha uzun vakit geçirilmesine bağlı ciltte güneş lekeleri, çiller, lentigolar ve benlerde artışlar olur. Güneşe bağlı lekeler yüzde alın, yanaklar, burun sırtı ve üst dudakta sıklıkla görülür. Ayrıca ellerin üzerinde, ön kollarda, çok güneşlenen kişilerde ise omuzlarda ve sırtta güneş lekeleri gözlenebilir. Güneş lekeleri dışında yaz aylarında benlerde sayıca artış olup renklerinde de koyulaşma olabilir" dedi. Güneş ışınlarına aşırı maruziyet; kırışıklıklar, kahverengi lekeler ve güneş yanıkları gibi sorunlara yol açabiliyor. Güneşe korunmasız yakalanmak, cilt yaşlanmasının ana nedenidir ve güneş lekeleri olarak bilinen diğer uzun vadeli cilt problemlerine yol açabilmektedir. Güneş lekeleri daha çok, yüz ve eller gibi güneşi en çok gören cilt yüzeylerinde oluşmaktadır. Medicana Bursa Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Gülbiye Güler, cilt lekelerinin türleriyle ilgili bilgileri şu şekilde sıraladı: "Eğer lekeler çocukluk çağından itibaren varsa bunlar çildir. Kışın belli belirsiz olup baharla beraber renkleri koyulaşır. En sık yüz bölgesinde görülür. Sarışın ve kızılsaç yapısına sahip olanlarda görülür. Genetik özelliğe sahiptir. Melasma ise; yetişkinlerde ve daha çok kadınlarda görülür, sebebi tam olarak bilinmemektedir. Yüzde yerleşir, alında, yanaklarda, üst dudakta ve burun sırtında görülür. Koyu tenli kişilerde, gebelikte, hormon ilacı alanlarda, demir eksikliği anemisi olanlarda görülme oranı daha yüksektir. Kuvvetli ışık yayan lambaların olduğu yerde çalışanlarda, bilgisayar karşısında çalışan ve uzun süre vakit geçirenlerde de olabilmektedir. Lentigo ise; 40 yaş üzeri yetişkinlerde görülen güneş lekelerine denir. Çilden daha büyüktürler, birkaç mm den birkaç cm ye kadar büyüklükte olabilirler. Keskin sınırlı olmaları ve daha koyu kahve renkli olmaları özelliğidir. Halk arasında yaşlılık lekesi de denmektedir. Bunlar her mevsimde kalıcıdır. Yaz aylarında renkleri biraz koyulaşabilir. Lentigo açık tenli insanların el sırtlarında ön kollarda yüzde omuz ve sırtlarında olur. Uzun süre araç kullananlarda güneş alan tarafta daha belirgin olur. Açık havada çalışan ve çok güneşlenen kişilerde yoğun olarak görülebilmekte." Güneş lekeleri dışında yaz aylarında benlerde sayıca artış olup renklerinde de koyulaşma olduğunu belirten Uzm. Dr. Gülbiye Güler, "Cilt kanserlerinin de asıl sebebi UV ışınları olduğu için vücutta yeni oluşan, ani büyüyen düzensiz rengi olan benler olursa mutlaka bir uzman hekime gösterilmelidir. Pigmentin derinliğine ve lekenin tipine göre farklı tedaviler uygulanabilir. Tedavi için güneşin olmadığı kış mevsimi tercih edilmelidir. Yeni oluşan lekeler kolay ve çabuk açılırken, uzun süreli olan güneş lekeleri inatçı olabilmektedir. Tedavide renk açıcı kremler, kimyasal ve enzimatik peelingler, PRP, mezoterapi, dermapen ve çeşitli lazer yöntemleri uygulanabilir" dedi. Özel Medicana Bursa Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Gülbiye Güler, "Güneşten korunma çocukluktan itibaren başlanmalıdır. Güneş ışınlarının yoğun olduğu saat 11.00 ile 16.00 arasında güneşlenilmemelidir. Güneşe çıkılacağı zaman geniş kenarlı şapka, gözlük ve uzun kollu beyaz renkli keten kıyafetler giyilmelidir. Açık bölgelerinize cilt tipine uygun UV A-B ye karşı 50 faktör güneş kremleri uygulanmalıdır. Bunlar 3-4 saatte bir yenilenmeli dışarı çıkılmadan 20-30 dakika önce evde uygulanmalıdır. Güneş lekeleri tedaviden sonra dikkat edilmezse hızlı bir şekilde tekrar oluşabilmektedir" diye konuştu.

DOĞUM SONRASI SAÇ DÖKÜLMESİNE MEDİKAL ESTETİK DESTEĞİ Haber

DOĞUM SONRASI SAÇ DÖKÜLMESİNE MEDİKAL ESTETİK DESTEĞİ

Hamilelik döneminde artan östrojen hormonunun saçların büyüme evresini uzattığını ifade eden Dr. Kuzukıran, doğum sonrası hormon seviyelerindeki düşüşle birlikte saçların dinlenme evresine geçerek dökülmeye başladığını kaydetti. Tıp literatüründe “postpartum telogen effluvium” olarak adlandırılan bu durumun bir hastalık değil, fizyolojik bir süreç olduğunu vurguladı. “Bu süreçte saç kökleri zarar görmez, yalnızca saç döngüsü yeniden normale döner” diyen Op. Dr. Nuray Kuzukıran, dökülmenin genellikle doğumdan 2 ila 4 ay sonra başladığını ve 3 ila 6 ay arasında daha belirgin hale geldiğini söyledi. Medikal estetikte destekleyici yaklaşımlar Doğum sonrası saç dökülmesinin çoğu vakada kendiliğinden düzeldiğini ancak bazı kadınlarda sürecin daha yoğun yaşanabildiğini belirten Dr. Kuzukıran, bu noktada medikal estetik uygulamaların destekleyici rol oynayabildiğini ifade etti. Saçlı derinin beslenmesini ve kan dolaşımını desteklemeye yönelik yöntemlerin gündeme gelebileceğini belirten Dr. Nuray Kuzukıran, “Mezoterapi ve PRP gibi uygulamalar, uygun hastalarda saç köklerinin güçlenmesine yardımcı olabilir. Ancak bu işlemler mutlaka uzman değerlendirmesi sonrası planlanmalıdır” dedi. Toplumda yaygın olan “emzirme saç döker” inanışının doğru olmadığını vurgulayan Kuzukıran, temel nedenin doğum sonrası hormonal değişimler olduğunu söyledi. Bununla birlikte demir, çinko, B12 ve D vitamini eksikliklerinin süreci olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti. Bu dönemde dengeli beslenmenin önemine değinen Kuzukıran, protein, omega-3 yağ asitleri, kırmızı et, balık, yumurta ve yeşil yapraklı sebzelerin saç sağlığı açısından destekleyici olduğunu belirtti. Yeni annelik döneminin yoğun stres ve uykusuzlukla geçtiğini ifade eden Kuzukıran, bu faktörlerin saç dökülmesini daha belirgin hale getirebileceğini söyledi. Yeterli dinlenme ve destekleyici yaşam düzeninin sürecin yönetiminde önemli rol oynadığını vurguladı. Ne zaman uzman desteği alınmalı? Doğum sonrası saç dökülmesinin çoğunlukla geçici olduğunu hatırlatan Kuzukıran, bazı durumlarda ise tıbbi değerlendirme gerektiğini belirtti ve “Doğum sonrası saç dökülmesi doğal bir süreçtir. Ancak ihtiyaç halinde medikal estetik yöntemlerle desteklenebilir ve süreç daha konforlu hale getirilebilir. Bir yıldan uzun süren dökülme, belirgin saç açıklıkları, kaş ve kirpik kaybı ya da eşlik eden halsizlik gibi durumlarda mutlaka uzman görüşü alınmalıdır. ” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.