Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Profesyonel Destek

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Profesyonel Destek haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Profesyonel Destek haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Elektronik sigarada 'masum buhar' yanılgısı: Akciğerleri tehdit ediyor Haber

Elektronik sigarada 'masum buhar' yanılgısı: Akciğerleri tehdit ediyor

Klasik sigaraya göre daha güvenli olduğu düşüncesiyle özellikle gençler arasında yaygınlaşan elektronik sigaraların yalnızca su buharı olmadığına dikkat çeken Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Demirkaya, ortaya çıkan aerosolün ince partiküller, ağır metaller ve çeşitli kimyasal bileşikler içerebildiğini belirtti. Demirkaya, bu maddelerin solunum yollarında tahriş ve iltihaplanmanın yanı sıra hücresel hasara yol açabileceğini söyledi. Aromaları ve renkli tasarımlarıyla özellikle gençler arasında yaygınlaşan elektronik sigaralar, klasik sigaraya kıyasla daha güvenli olduğu yönündeki algıya rağmen akciğer sağlığı açısından risk taşıyabiliyor. Elektronik sigara sıvılarının yüksek sıcaklıkta buharlaştırılmasıyla ortaya çıkan aerosolün ince partiküller, ağır metaller ve çeşitli kimyasal bileşikler içerebildiğini belirten Medicana International İstanbul Hastanesi Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Demirkaya, bu maddelerin solunum yollarında tahriş ve iltihaplanmaya, hücresel hasara ve bazı biyolojik mekanizmalar üzerinden DNA değişikliklerine yol açabileceğine dikkat çekti. Elektronik sigara buharı sadece su buharı değil Elektronik sigaraların klasik sigaradan farklı olarak tütün yakmamasının, bu ürünlerin zararsız olduğu anlamına gelmediğini belirten Prof. Dr. Ahmet Demirkaya, elektronik sigara aerosolü akciğerlerin maruz kaldığı kimyasal yük açısından değerlendirilmelidir. Aerosolde bulunabilen ince partiküller, ağır metaller ve çeşitli kimyasal bileşikler solunum yollarını etkilemektedir. Bu maddeler akciğer dokusunda tahriş, iltihaplanma ve hücresel hasara neden olabilir. Elektronik sigaranın uzun dönem kullanım sonuçları henüz tam olarak ortaya konulmamış olması ise güvenli olduğu anlamına gelmez" dedi. Elektronik sigaranın kanser riski henüz net değil Elektronik sigaranın doğrudan akciğer kanserine neden olup olmadığının bugün için kesin olarak söylenemeyeceğini belirten Prof. Dr. Ahmet Demirkaya, "Elektronik sigaralar klasik sigaralar kadar uzun süre kullanılmaması bu konuda önemli bir sınırlılık oluşturmaktadır. Akciğer kanseri çoğu zaman 20-30 yıllık bir süreç içerisinde gelişmektedir. Elektronik sigaraların uzun dönem kullanım sonuçlarının ortaya çıkması için daha fazla zaman gerekiyor. Bununla birlikte laboratuvar ve deneysel çalışmaları elektronik sigara buharının DNA hasarı, oksidatif stres ve kanser gelişiminde rol oynayabilecek bazı mekanizmalarla ilişkilidir. Mevcut bilimsel veriler ışığında elektronik sigara güvenli kabul kabul edilemez" şeklinde konuştu. Elektronik sigara ile normal sigarayı birlikte kullananlar dikkat Elektronik sigarayı klasik sigarayı bırakmak amacıyla kullanmaya başlayan bazı kişilerin zaman içerisinde her iki ürünü birlikte kullanmaya devam edebildiğini belirten Prof. Dr. Ahmet Demirkaya, "Bu durum sağlık risklerini otomatik olarak geri getiriyor. Çift kullanımda akciğerler farklı zararlı maddelere aynı anda maruz kalıyor. Elektronik sigara klasik sigaranın yanında kullanılmasıyla sağlık risklerinin mutlaka azalacağının düşünülmemelidir. Elektronik sigaranın tütün kullanımına bağlı riskleri ortadan kaldıran güvenli bir alternatif olarak değerlendirilmemesi gerekir" dedi. Gençlerde risk sadece akciğerlerle sınırlı kalmıyor Ergenlik ve genç erişkinlik döneminde akciğer gelişiminin devam ettiğini belirten Prof. Dr. Ahmet Demirkaya, "Bu dönemde nikotin ve çeşitli kimyasal maddelere maruz kalma akciğer gelişimini olumsuz etkilemektedir. Nikotin maruziyeti bağımlılık gelişimini kolaylaştırıyor. İlerleyen yıllarda klasik sigaraya geçiş riskine neden oluyor ve uzun vadeli akciğer hastalıkları zemin oluşturuyor. Elektronik sigara kullanımının gençler arasında yaygınlaşmasının bu nedenle ayrıca değerlendirilmesi gerekir" dedi. Akciğer sağlığında risk sadece sigara dumanından ibaret değil Akciğer kanseri açısından sigara kullanımının en önemli risk faktörü olmakla birlikte tek neden olmadığını belirten Prof. Dr. Ahmet Demirkaya, "Pasif sigara maruziyeti, hava kirliliği, radon gazı, bazı mesleki kimyasallar, genetik yatkınlık ve kronik akciğer hastalıkları riskleri artıyor. Bu nedenle akciğer sağlığının korunmasında yalnızca aktif sigara kullanımı değil, kişinin çevresel ve mesleki maruziyetleri de dikkate alınmalıdır. Tütün ve nikotin ürünlerinden uzak durmak kişilerin kontrol edebileceği önemli korunma adımlarından biridir" şeklinde konuştu. Elektronik sigaradan korunmada en etkili yol kullanıma başlamamak Akciğer sağlığını korumada en etkili yaklaşımın tütün ve nikotin ürünlerine hiç başlamamak olduğunu belirten Prof. Dr. Ahmet Demirkaya sözlerini şöyle sürdürdü: "Sigara kullanan kişiler bırakma sürecinde profesyonel destek almaktan çekinmemelidir. Elektronik sigaranın zararsız bir alternatif olarak görülmemesi ve pasif sigara dumanından mümkün olduğunca uzak durulması çok önemlidir. Uzun yıllar sigara kullanmış ve uygun yaş ile risk grubunda bulunan kişilerin düşük doz akciğer tomografisiyle tarama konusunda hekimlerine danışmalıdır" dedi. Elektronik sigara için "zararsız" demek mümkün değil Elektronik sigaraların uzun dönem etkileri konusunda araştırmalar devam ederken, bu ürünlerin bugün için "zararsız" kabul edilmediğini belirten Prof. Dr. Ahmet Demirkaya, "Elektronik sigara kullanımı akciğer sağlığı açısından güvenli bir seçenek olarak değerlendirilmemelidir. Uzun vadeli etkiler konusunda daha fazla bilimsel veriye ihtiyaç bulunmaktadır" dedi. Mevcut bulguların elektronik sigarayı tamamen risksiz kabul etmek için yeterli olmadığını belirterek sözlerini tamamladı.

Sanal kumar gençler arasında hızla yayılıyor Haber

Sanal kumar gençler arasında hızla yayılıyor

Akıllı telefonlar ve dijital platformlar üzerinden saniyeler içinde erişilebilen sanal bahis ve kumar uygulamaları, gençler arasında giderek büyüyen bir bağımlılık sorununa dönüşüyor. Uzmanlar, ekonomik kaygılar ve kısa yoldan kazanç elde etme isteğinin gençleri bu platformlara yönlendirdiğini, başlangıçtaki küçük kazançların ise bağımlılık döngüsünü tetiklediğini belirtiyor. Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi, Bağımlılık Akademisi ve İstanbul Kent Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenen 2. Bağımlılık ve İyileşme Sempozyumu’nda konuşan Bilimsel Kurul Başkanı Prof. Dr. Kültegein Ögel, sanal kumarın Türkiye’de en hızlı yayılan bağımlılık türlerinden biri haline geldiğini söyledi. Kumarın artık fiziksel mekânlarla sınırlı olmadığını vurgulayan Ögel, cep telefonları üzerinden günün her saatinde erişilebilen dijital platformların riski daha da artırdığını ifade etti. Ögel, “Sanal kumar yeni neslin karşı karşıya olduğu en önemli bağımlılık alanlarından biri haline geldi” dedi. Dijital bahis platformlarının kullanıcıyı sistemde tutmak için çeşitli yöntemler kullandığını belirten Ögel, renkli tasarımlar, anlık bildirimler ve hızlı geri dönüş mekanizmalarının özellikle başlangıçta güven oluşturduğunu, ancak kayıpların ardından “geri kazanma” düşüncesiyle kullanıcıların sistemde kalmaya devam ettiğini söyledi. Bağımlılığın yalnızca kumarla sınırlı olmadığını dile getiren Ögel, sosyal medya ve çevrimiçi platformların da benzer mekanizmalarla kullanıcıları ekranda tuttuğunu belirterek, dijital dünyanın yeni bağımlılık biçimleri ürettiğine dikkat çekti. Sempozyumda konuşan Klinik Psikolog Yusuf Babacan ise bağımlılığın bir irade sorunu değil, beyin hastalığı olduğunu vurguladı. Babacan, kumar ve benzeri bağımlılıkların beynin ödül ve kontrol merkezlerinde işlev bozukluğuna yol açtığını ifade etti. Özellikle gençler arasında online bahis sistemlerinin hızla yayıldığını belirten Babacan, kısa yoldan zengin olma hayalinin gençleri kumara yönlendirdiğini söyledi. Ailelere de uyarılarda bulunan Babacan, bağımlılık sürecinde borçların kapatılmasının davranışı durdurmak yerine pekiştirebildiğini belirterek, profesyonel destek çağrısında bulundu. Uzmanlar, sanal kumarın yalnızca ekonomik kayıplara değil; aile ilişkileri, eğitim hayatı ve ruh sağlığı üzerinde de ciddi ve kalıcı etkiler oluşturduğunu vurguluyor. Bağımlılığın, dijital çağın en önemli halk sağlığı sorunlarından biri haline geldiği ifade ediliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.