Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Politika

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Politika haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Politika haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Savaş halindeki ülke ihracatta ilk sırayı aldı Haber

Savaş halindeki ülke ihracatta ilk sırayı aldı

Türkiye’nin hamsi ihracatında yılın ilk iki ayında Ukrayna ilk sırada yer aldı. Açıklanan istatistiklere göre, savaşın sürdüğü Ukrayna’ya yapılan hamsi ihracatı dikkat çekti. Ocak-Şubat döneminde Ukrayna’ya 1 milyon 189 bin 703 kilogram hamsi ihraç edilirken, bu ihracattan 886 bin 42 dolar döviz girdisi sağlandı. Aynı dönemde Türkiye’den toplam 16 ülkeye gerçekleştirilen hamsi ihracatı ise 1 milyon 417 bin 881 kilogram olarak kaydedildi. Bu ihracat karşılığında 2 milyon 692 bin 135 dolar gelir elde edildi. Geçen yılın aynı döneminde ise 13 ülkeye yapılan hamsi ihracatında 867 bin 205 kilogram hamsi karşılığında 2 milyon 16 bin 517 dolar döviz girdisi sağlanmıştı. Bu yılın ilk iki ayında elde edilen gelir, geçen yılın aynı dönemine göre artış gösterdi. Söz konusu dönemde hamsi ihracatında Ukrayna’nın ardından Belçika ve Almanya geldi. Belçika’ya 65 bin 606 kilogram hamsi ihraç edilerek 631 bin 263 dolar gelir elde edilirken, Almanya’ya yapılan 55 bin 212 kilogramlık ihracattan 470 bin 919 dolar döviz girdisi sağlandı. En az hamsi ihracatı yapılan ülkeler ise Katar, Gürcistan ve Azerbaycan-Nahçıvan oldu. Katar’a 300 kilogram karşılığında bin 380 dolar, Gürcistan’a 349 kilogram karşılığında 4 bin 370 dolar, Azerbaycan-Nahçıvan’a ise 494 kilogram karşılığında 2 bin 613 dolar değerinde hamsi ihraç edildi. Öte yandan, Trabzon’dan da yılın ilk iki ayında 3 ülkeye hamsi ihracatı gerçekleştirildi. Trabzon’dan yapılan ihracatta 197 bin 603 kilogram hamsi karşılığında 183 bin 128 dolar gelir elde edildi. Geçen yılın aynı döneminde ise 36 bin 175 kilogram hamsi ihracatından 139 bin 6 dolar döviz girdisi sağlanmıştı. Trabzon’dan hamsi ihracatı ise Ukrayna, Birleşik Krallık ve Birleşik Arap Emirliklerine gerçekleşti.

Babacan, Bursa'dan ekonomi ve politika sorunlarını değerlendirdi Haber

Babacan, Bursa'dan ekonomi ve politika sorunlarını değerlendirdi

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Bursa İl Teşkilatı tarafından Nilüfer’de Liya Davet’te düzenlenen iftar programına katılarak ekonomi, hukuk, dış politika ve sosyal politikalarla ilgili kapsamlı değerlendirmeler yaptı. Babacan, program öncesinde Kapalıçarşı ziyareti gerçekleştirdi ve partililerle buluştu. İftar programına DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, Nilüfer İlçe Başkanı Fatih Kayıkçı ve çok sayıda sivil toplum ve yerel yönetim temsilcisi katıldı. Basın mensuplarına programda yer verilmemesi dikkat çeken bir ayrıntı oldu. RAMAZAN DAYANIŞMANIN SİMGESİ Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız, açılış konuşmasında Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ruhunu güçlendirdiğini vurguladı. Yıldız, “Hiç kimseyi geride bırakmadan kentte yaşayan tüm vatandaşlara hizmet etmeye çalışıyoruz. Ramazan ayının huzur ve dayanışma iklimi toplumumuza güç katsın” dedi. DEVA Partisi Bursa İl Başkanı Tayfun Öztürk, iftarın sadece bir yemek buluşması olmadığını, toplumsal dayanışma ve siyasi vizyonun paylaşıldığı bir platform olduğunu söyledi. Öztürk, Türkiye’de gençlerin gelecek kaygısıyla yurt dışına yöneldiğine dikkat çekerek, otomobil fiyatlarındaki yüksek vergileri örnek gösterdi. Öztürk ayrıca emeklilerden staj mağdurlarına, gazilerden kadın ve gençlere kadar farklı kesimlerin buluştuğunu belirtti. Babacan konuşmasında Türkiye’nin güçlü bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayarak, doğru yönetimle ülkenin çok daha iyi bir noktaya taşınabileceğini söyledi. Ekonomik sorunların temelinde yanlış yönetim olduğunu ifade eden Babacan, “Türkiye’nin sorunları çözülemeyecek sorunlar değil. Doğru politikalar ve liyakatli kadrolarla ülke yeniden ayağa kalkabilir” dedi. BURSA SANAYİSİ VE ÜRETİM SIKINTILARI Bursa ekonomisine dair değerlendirmede bulunan DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, tekstil ve ihracat ağırlıklı firmaların yüksek maliyet ve kur politikaları nedeniyle baskı altında olduğunu belirtti. Son iki yılda yaklaşık 9 bin 900 fabrikanın kapandığını ve yüz binlerce kişinin işini kaybettiğini vurgulayan Babacan, yükselen enerji maliyetleri ve faiz oranlarının üretici üzerindeki yükünü de dile getirdi. ENFLASYON VE SOSYAL ADALET Babacan, Türkiye’de gıda fiyatlarının OECD ortalamasının çok üzerinde artış gösterdiğini belirterek, bunun yanlış ekonomi politikalarının sonucu olduğunu savundu. Ekonomik büyümenin güçlü bir hukuk sistemiyle bağlantılı olduğunu ifade eden Babacan, yatırım ortamının güvence altında olmadığını ve hukukun olmadığı yerde üretimin ilerleyemeyeceğini söyledi. Emekli ikramiyesi ve dar gelirli vatandaşlara yönelik eleştirilerde de bulunan Ali Babacan, “Bir avuç insana yarıyorsa, geniş kesimleri fakirleştiriyorsa bunun adı ekonomi politikası değildir” dedi. Babacan ayrıca “Hiçbir çocuk yatağa aç girmemeli, hiçbir anne mutfakta çaresiz kalmamalı, hiçbir baba evladına karşı boynu bükük durmamalı” mesajını verdi. Ortadoğu’da ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını eleştirerek, bölgesel istikrarın tehdit altında olduğunu söyleyen Babacan, Türkiye’nin diplomasi ve sağduyuyla hareket etmesi gerektiğini vurgulayarak, askeri caydırıcılığın önemli olduğunu ancak kalıcı barışın diplomasiden geçtiğini anlattı. Konuşmasını Türkiye’nin sorunlarının çözülebilir olduğunu vurgulayarak tamamlayan Babacan, adalet ve hukuk temelli yönetim anlayışı ile ülkenin yeniden güçlü bir konuma taşınabileceğini belirterek, “Adalete ve hukuka dayanan bir yönetim anlayışı, ehil ve dürüst kadrolar ve istişareyle alınan kararlar Türkiye’nin bütün sorunlarını çözer.” diye konuştu.

Uraloğlu: "Türkiye jeostratejik bir güven adası haline gelmiştir" Haber

Uraloğlu: "Türkiye jeostratejik bir güven adası haline gelmiştir"

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin ev sahipliğinde İstanbul’da düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) 2’nci Ulaştırma Bakanları Toplantısı Programı’na katıldı. İstanbul’da gerçekleştirilen programda, İİT üyesi ülkelerin ulaştırma bakanları 40 yıl aradan sonra yeniden İstanbul’da bir araya gelerek ulaştırma alanındaki iş birliklerini ele aldı. Program Kuran-Kerim tilavetiyle başladı. Ulaştırma Bakanlığı’nın projelerinin yer aldığı video gösteriminin ardından konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Bugün, İslam İşbirliği Teşkilatı çatısı altında, ulaştırma alanında bakanlar düzeyinde yeniden bir araya gelmenin anlamı ve önemi son derece büyüktür. Aradan geçen yaklaşık kırk yıl içinde dünya ekonomisi, ticaret yolları, üretim merkezleri ve ulaştırma teknolojileri köklü bir dönüşüm geçirmiştir. Bu dönüşüm, ulaştırma alanında iş birliğini her zamankinden daha stratejik hâle getirmiştir" diye konuştu. "Türkiye küresel ticaretin vazgeçilmez merkezlerinden biri haline gelmiştir" Türkiye’nin küresel ticaretin vazgeçilmez merkezlerinden biri haline geldiğini ifade eden Bakan Uraloğlu, "Türkiye, sahip olduğu coğrafi konum, gelişmiş altyapısı ve çok modlu lojistik kapasitesiyle bugün küresel ticaretin vazgeçilmez merkezlerinden biri haline gelmiştir. Asya ile Avrupa, kuzey ile güney arasında kurduğu kesintisiz bağlantılar sayesinde Türkiye, yalnızca bir geçiş ülkesi değil, küresel tedarik zincirlerinin güvenilir, öngörülebilir konumlarındandır. Ayrıca şunu da ifade etmek isterim ki Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü, sağlam ve güvenli liderliğiyle, Türkiye uluslararası diplomasideki yapıcı duruşu ve kriz çözme kabiliyetiyle ’jeostratejik bir güven adası’ haline gelmiştir. Bu nedenle artık sadece Türkiye’nin ’jeopolitik konum’undan değil, ’küresel bir güven aktörü’ olma özelliğinden de söz ediyoruz, ki bu özellik, uluslararası istikrarı destekleyen ve taraflar arasında köprü kuran benzersiz bir diplomasi mirasıdır" şeklinde konuştu. "Son 23 yılda ulaştırma ve haberleşme alanında 355 milyar ABD dolarından fazla yatırım gerçekleştirdik" Bakan Uraloğlu, son 23 yılda ulaştırma ve haberleşme alanında 355 milyar dolardan fazla yatırım gerçekleştirdiklerine değinerek, "Son 23 yılda ulaştırma ve haberleşme alanında 355 milyar ABD dolarından fazla yatırım gerçekleştirdik. Marmaray’dan Avrasya Tüneli’ne, İstanbul Havalimanı’ndan Yavuz Sultan Selim, Osmangazi ve 1915 Çanakkale Köprüleri’ne; İzmir-İstanbul, Ankara-Niğde ve Kuzey Marmara Otoyolları’na kadar dev projeleri birbiri ardına hayata geçirdik. Bölünmüş yol ağımızı 6 bin 101 kilometreden 30 bin 49 kilometreye, otoyol ağımızı bin 714 kilometreden 3 bin 796 kilometreye çıkardık. Demiryolu ağımızı 10 bin 948 kilometreden 13 bin 919 kilometreye yükselttik ve sıfırdan 2 bin 251 kilometre hızlı tren hattı inşa ettik. Aktif havalimanı sayımızı 26’dan 58’e, dış hat uçuş noktalarımızı 50 ülkede 60’tan 133 ülkede 356’ya taşıdık. Türk Deniz Ticaret Filomuzu dünya sıralamasında sınıf atlattık ve denizcilikte lider ilk 10 ülke arasında yerimizi aldık. Bu yatırımlarımız üretime 1 trilyon ABD dolarının üzerinde katkı sağlamış, yıllık ortalama 1 milyonun üzerinde istihdam oluşturmuştur. Karayolu, demiryolu, havayolu ve denizyolunda eş zamanlı yürütülen bu yatırımlar sayesinde Türkiye’de entegre ve çok modlu bir ulaştırma sistemi tesis edilmiştir. Ancak bu altyapı hamlesini hiçbir zaman yalnızca ulusal bir başarı olarak görmedik. Bizim için esas hedef, bu altyapının bölgesel ve küresel ulaştırma koridorlarının taşıyıcı omurgası hâline gelmesidir. Çünkü bugün ulaştırma koridorları, yalnızca malların taşındığı güzergâhlar değil, ticaretin, yatırımın ve refahın aktığı stratejik hatlardır" ifadelerini kullandı. "Dakar-Port Sudan Demiryolu Projesi gibi girişimlere ise her türlü teknik desteği vermeye hazır olduğumuzu belirtmek isterim" Dakar-Port Sudan Demiryolu Projesi’ne her türlü teknik desteği vermeye hazır olduklarını belirten Bakan Uraloğlu, " Türkiye olarak, bu yeni küresel tabloyu doğru okuyarak, ulaştırma koridorlarını çeşitlendirmeyi, tedarik zincirlerini daha dayanıklı hâle getirmeyi ve bölgeler arası bağlantısallığı güçlendirmeyi hedefliyoruz. Bu anlayışla geliştirdiğimiz Orta Koridor, Asya ile Avrupa arasında en kısa, en güvenli, en öngörülebilir ve en ekonomik güzergâhlardan biri olarak öne çıkmaktadır. Afrika’daki kardeşlerimizin geleceğini değiştirecek Dakar-Port Sudan Demiryolu Projesi gibi girişimlere ise her türlü teknik desteği vermeye hazır olduğumuzu da belirtmek isterim. Asya ve Avrupa arasındaki koridorların yanı sıra Afrika kıtası ile de somut çalışmalar yürütmekteyiz. Ulaştırma koridorlarının etkinliği yalnızca altyapı yatırımlarıyla sınırlı değildir. Sınır geçişlerinin kolaylaştırılması, gümrük süreçlerinin uyumlaştırılması ve dijital uygulamaların yaygınlaştırılması, bu koridorların gerçek anlamda işler hâle gelmesi açısından kritik önemdedir. Ayrıca, denize kıyısı olmayan üye ülkelerin deniz aşırı ulaştırma ağlarına etkin şekilde entegre edilmesi de ortak sorumluluğumuzdur. Bu kapsamda, ulaştırma alanında iş birliğimizi öncelikle İİT bünyesinde daha yapılandırılmış ve sonuç odaklı bir zemine taşımamız gerektiğine inanıyoruz. İslam İşbirliği Teşkilatı, sahip olduğu coğrafi kapsama alanı, artan ticaret hacmi ve stratejik koridorları ile bizlere eşsiz bir platform sunmaktadır. İİT Ulaştırma Bakanları Konferansı Başkanı sıfatıyla Türkiye tarafından atılmasının kararlaştırılmasını; bununla birlikte gerekli belgelerin Genel Sekreterlik ile eşgüdüm içerisinde hazırlanarak 2028 yılında düzenlenecek Üçüncü İİT Ulaştırma Bakanları Konferansı’na sunulmasını öneriyorum" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.