Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Plastik

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Plastik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Plastik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Antalya’nın koruma altındaki doğal sit alanında ’Olmaz bu kadar ’dedirten görüntüler Haber

Antalya’nın koruma altındaki doğal sit alanında ’Olmaz bu kadar ’dedirten görüntüler

Antalya’nın içme suyu kaynaklarından Kırgöz’de su altı temizliği yapan dalgıçlar, karşılaştıkları manzara karşısında hayrete düştü. İçme suyu havzası ve doğal sit alanı olması nedeniyle koruma altında olan bölgeye doğrudan giriş, yüzme veya piknik yapılması yasak olmasına rağmen su altından onlarca çuval plastik atık ve çöp çıkaran Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, "Bütün su kaynaklarımızı, bütün tatlı su kaynaklarımızı kaybettik, halen kaybediyoruz. Zararın neresinden dönersek kardır" dedi. Antalya’nın Döşemealtı ilçesinde dağ eteklerinden kaynayan berrak ve buz gibi suyuyla Antalya’nın su ihtiyacının önemli bir kısmını karşılayan Kırkgöz su kaynakları, şehir merkezine yaklaşık 30 kilometre uzaklıkta bulunuyor. Aynı zamanda Düden Şelalesi’ni besleyen ana kollardan biri olan, Toros Dağları’nın karstik yapısından ve Kestel Düdenleri’nden beslenen Kırkgöz su kaynağı, yüksek debisi ve kaliteli yeraltı suyu yanında su altı ve üstü bitki örtüsü, farklı kaya oluşumları ve çevresini kaplayan ağaçlarla Antalya’nın en önemli doğal varlıkları arasında yer alıyor. Mavi Akdeniz Projesi kapsamında geçtiğimiz günlerde Antalya’nın en önemli içme suyu kaynaklarından olan Kırkgöz su kaynaklarında yapılan su altı ve su üstü temizliğinde dalgıçlar karşılaştıkları manzara ile hayrete düştü. İçme suyu havzası ve doğal sit alanı olması nedeniyle koruma altında olan bölgeye doğrudan giriş, yüzme veya piknik yapılması yasak olmasına rağmen yapılan çalışmalarda kaynaktan onlarca çuval pet bardak, alkol şişeleri ve atık malzeme çıkartıldı. "Kırkgöz, tamamen çöplük olmuş" Kırkgöz su kaynaklarının Antalya’nın içme suyu güvenliğinde hayati rol üstlenen stratejik bir kaynak olduğunu belirten Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, plastik ve mikropilastik kirliliğinin su kaynaklarını da tehdit ettiğini belirtti. Antalya Valiliği koordinasyonunda Mavi Akdeniz Projesi kapsamında geçtiğimiz günlerde Döşemealtı ilçesinde bulunan Kırkgöz su kaynaklarında temizlik çalışması yapıldığını ve su altında karşılaştıkları manzara karşısında hayrete düştüklerini belirten Gökoğlu, "Ben 1976’dan bu yana suyun altındayım. Dalmadığım, görmediğim yer kalmadı. O zamandan bu zamana döngüyü devamlı görüyorum. Dünkü dalışımızda Kırkgözler’de çok berbat bir vaziyette bulduk orayı, tamamen çöplük olmuş. İnsanlar gelmiş, içmiş, yemiş, alkol şişelerini atmışlar, camları kırıp atmışlar, poşetleri atmışlar. Yanlarında ne getirdilerse suyun içinde var" dedi. "Su kaynaklarımızı kaybettik" Özellikle mikroplastik kirliliğinin deniz ve tatlı su kaynaklarını tehdit ettiğinin altını çizen Gökoğlu, "Mikroplastiklerden bahsediyoruz, plastik kirliliğinden bahsediyoruz, bütün sularımızı kaybediyoruz. Belki de hedef olacağım bu açıdan ama bunu da söylemek zorundayız. Özellikle insanlarımızın duyarsızlığı, bu tatlı sulara atılan plastikler nereye gidiyor? Nihayetinde en son ulaştığı yer deniz, denize gidiyor. İşte denizde de kıyılarımızda mikroplastikler gözükmeye başladı. Yani bu işe bir dur dememiz lazım. Bütün su kaynaklarımızı, bütün tatlı su kaynaklarımızı kaybettik, halen kaybediyoruz. Zararın neresinden dönersek kardır" ifadelerini kullandı. "Aklınıza ne gelirse suyun altında" Karşılaştığı manzara karşısında bir hayli üzüldüğünü söyleyen Gökoğlu, "Kırkgözler’in o halini görünce çok üzüldüm. ASAT büyük gölün olduğu yeri kapattı. Orası temiz vaziyette, orası çevrili olduğu için, giremedikleri için insanlarımız, orada şu anda kıyıda bir kirlilik yok. ASAT devamlı olarak bu tel örgüyü tamir ediyor, insanlarımız kesip içeri giriyor. Bir yandan da ne getirdilerse onu bırakıyorlar, o suyun içerisine atıyorlar. Yani su olmuş çöplük. Nilüfer çiçeklerinin üzeri, o yaprakların üzeri plastik atıklar. Altta da batan şişeler, kutular, bira kutuları, meyve suyu kutuları. Aklınıza ne gelirse aşağıda, yukarısı da aynı şekilde, yüzen objeler de suyun üstündeydi" şeklinde konuştu. "Valinin bu manzarayı görmesini isterdim" Kırkgöz’ün Antalya’nın değeri olduğunu söyleyen Gökoğlu, "Antalya’yı yapan Kırkgözler kaynaklarıdır. Çünkü Antalya’yı yeşil tutan, Düden Şelalesi’nin döngüsünü sağlayan, Antalya dünya kenti kimliğini veren yerdir. Tarihi anlamda da Kırkgözler’in önemi var. Ama biz artık bu şekilde götüremeyiz. Turizmi de götüremeyiz, denizimizi de götüremeyiz, tatlı sularımızı da götüremeyiz. Tedbir almamız gerekiyor. Antalya Valimiz çok hassas, çok duyarlı bir insan. Ben ilk defa Antalya’da böyle bir vali buldum, şanslıyız o açıdan. Sayın valimizin bu durumu, manzarayı görmesini isterdim dün orada. Yani oraya girenler düzgün kullanmalı. İnsan yaşadığı ortamı güzelleştirir, çirkinleştirmez, kirletmez, batırmaz" dedi. "Bedelini ödediği zaman aklı başına gelir" Su kaynaklarının korunması ve sahip çıkılması gerektiğini vurgulayan Gökoğlu, "ASAT çevirdiği zaman oradaki yetkililere kafa tutan insanlar geliyor oraya. Bu da apayrı bir olay. Jandarma dün oradaydı, ’Hocam zaman zaman geliyoruz’ dedi. Ama jandarma gelip de orayı her zaman bekleyemez. Yani biz değerlerimizi bilmemiz lazım, değerlerimize sahip çıkmamız lazım. Değerlerimizi kaybetmememiz gerekiyor. Yani şimdi aynı şeyi bir yere daha dokunacağım. Kapuz Kanyonu çok berbat vaziyette, oraya da bir el atacağım. Orayı da görüntülemeye çalışacağım, Kapuz Kanyonu da aynı durumda. Yani suyun olduğu her yer aynı durumda. Buralara sahip çıkmamız gerekiyor. En iyi sahip çıkma da kestiğiniz an cezasını, yaptığı şeyin bedelini, kirlettiğinin bedelini ödediği zaman bu millet aklı başına gelir. Yani bunu yapmamız lazım artık" ifadelerini kullandı.

Menopoz yaşını öne çeken kritik faktörler Haber

Menopoz yaşını öne çeken kritik faktörler

Menopoz, kadınlarda bir yıl boyunca adet görülmemesi olarak tanımlanıyor. Dünya genelinde ortalama menopoz yaşı 50–51 iken, Türkiye’de bu yaş aralığı 47–49 olarak belirtiliyor. Ancak bazı çevresel ve yaşam tarzı faktörleri menopoz sürecini birkaç yıl öne çekebiliyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Cavide Ali, aile öyküsü, genetik faktörler, kanser tedavileri, bazı cerrahi müdahaleler ve otoimmün hastalıkların değiştirilemez risk faktörleri olduğunu vurgularken; sigara, stres, uykusuzluk ve beslenme alışkanlıklarının ise kontrol altına alınabileceğini belirtti. Dr. Cavide Ali, erken menopoz riskini azaltmak için sigaranın bırakılması, dengeli beslenme, sağlıklı kilo aralığının korunması, stres yönetimi ve düzenli uyku alışkanlığının büyük önem taşıdığını ifade etti. Dr. Ali, “Yaşam tarzındaki doğru adımlar, menopoz sürecinin doğal zamanında gerçekleşmesine katkı sağlayabilir” diyerek risk faktörlerine dikkati çekti. SİGARA MENOPOZU 2 YIL ERKENE ÇEKEBİLİYOR Sigaranın, yumurtalıklardaki foliküllerin daha hızlı tükenmesine yol açtığını belirten Dr. Ali, nikotin ve toksik maddelerin yumurtalık dokusunda hasar oluşturduğunu söylüyor. 2018 yılında yayımlanan geniş bir meta-analize göre sigara içen kadınlar menopoza ortalama 2 yıl daha erken giriyor. AŞIRI ZAYIFLIK RİSK OLUŞTURUYOR Yağ dokusunun östrojen üretimine katkı sağlayan aktif bir doku olduğunu belirten Dr. Ali, düşük vücut kitle indeksine sahip kadınlarda menopoz yaşının daha erken görülebildiğini ifade ediyor. Uzun süreli kalori kısıtlamasının yumurtalık fonksiyonlarını olumsuz etkileyebileceği belirtiliyor. KRONİK STRES HORMON DENGESİNİ BOZUYOR Yüksek stres düzeyi, üreme hormonlarının düzenlendiği sistemi etkileyebiliyor. Sürekli yüksek seyreden kortizol hormonu, yumurta rezervinin daha hızlı tükenmesine zemin hazırlayabiliyor. Çalışmalar, yoğun stres yaşayan kadınlarda menopoz riskinin daha erken yaşta ortaya çıkabildiğini gösteriyor. UYKUSUZLUK BİYOLOJİK SAATİ ETKİLİYOR Kaliteli uykunun hormon dengesi açısından kritik olduğunu vurgulayan Dr. Ali, özellikle gece salgılanan melatonin hormonunun üreme sistemi üzerinde düzenleyici rol oynadığını belirtiyor. Kronik uykusuzluk; melatonin azalması, artmış oksidatif stres ve hormonal dengesizlik yoluyla menopoz sürecini hızlandırabiliyor. BESLENME ALIŞKANLIKLARI BELİRLEYİCİ Araştırmalar; yağlı balık ve baklagil tüketiminin menopoz yaşını geciktirebildiğini, rafine karbonhidrat ağırlıklı beslenmenin ise süreci öne çekebildiğini ortaya koyuyor. Bitkisel protein, D vitamini ve antioksidan açısından zengin sebze-meyve tüketimi koruyucu etki gösterirken; yüksek şekerli ve işlenmiş gıdalar hormonal dengeyi olumsuz etkileyebiliyor. PLASTİKLERDEKİ KİMYASALLARA DİKKAT BPA ve ftalat gibi endokrin bozucu kimyasalların östrojen benzeri etki göstererek hormonal dengeyi bozabildiği belirtiliyor. Yüksek çevresel toksin düzeylerinin erken menopozla ilişkili olabileceğini gösteren çalışmalar bulunuyor. Uzmanlar, plastik kullanımının azaltılması ve cam ürünlerin tercih edilmesini öneriyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.