Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Planlama

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Planlama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Planlama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BTÜ doğanın karbon depolama gücünü ortaya koyacak Haber

BTÜ doğanın karbon depolama gücünü ortaya koyacak

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) akademisyenlerinden Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Merve Ersoy’un yürütücülüğünü üstlendiği "Doğa Tabanlı Çözümler Aracılığıyla Peyzaj Bağlantılılığı ve Ekosistem Hizmeti Entegrasyonunda Karbon Depolama ve Ekonomik Değerleme" başlıklı proje, desteklenmeye hak kazandı. Proje, kentlerle kırsal alanlar arasındaki doğal bağlantıları inceleyerek, doğanın sağladığı faydaların daha iyi anlaşılmasını hedefliyor. Çalışmada özellikle doğanın karbon depolama kapasitesi, yani ormanlar, bitkiler ve toprağın atmosferdeki karbondioksiti tutarak iklim değişikliğinin etkilerini azaltma gücü ele alınacak ve bu kapasitenin ekonomik değeri ortaya konulacak. Böylece doğanın iklim değişikliğiyle mücadelede sağladığı katkının somut verilerle gösterilmesi hedefleniyor. Araştırmada, doğa tabanlı çözümlerden yararlanılarak kırsal ve kentsel alanlar arasındaki ekolojik bağlantılar haritalandırılacak. Bu sayede hangi bölgelerin doğa açısından kritik öneme sahip olduğu belirlenecek ve bu alanların korunmasının hem çevresel hem de ekonomik açıdan neden önemli olduğu ortaya konacak. Türkiye’de şehirlerin yüzölçümünün büyük bir kısmının kırsal alanlardan oluştuğunu ifade eden Doç. Dr. Merve Ersoy, kır ile kentin kesişen ara yüzünün ölçülebilir peyzaj değerleri aracılığı ile planlamanın mümkün olduğunu dile getirdi. Doç. Dr. Ersoy, planlama sistemlerine iklim değişikliği azaltma politikaları ile uyumlaştırılmasını sağlayan ve peyzajın karbon depolama potansiyelini birim alanda ekonomik olarak haritalayacak bu çalışmayı, paralel bir şekilde İngiltere Lancaster şehrinde de yürüteceklerini belirtti. Doç. Dr. Ersoy, "Yer sistemlerinde peyzajlar ölçülebilir parametreler barındırıyor. Bunlardan en önemlisi karbondur çünkü karbon doğrudan iklim değişikliği ile ilişkilidir. Geliştireceğimiz yöntem sayesinde, doğanın sağladığı hizmetler planlama süreçlerine daha fazla dâhil edilebilecektir" dedi. BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, üniversitenin bilimsel çalışmalarla çevre ve sürdürülebilirlik alanına katkı sunmaya devam ettiğini belirterek, "Akademisyenlerimizin uluslararası araştırma programlarında yer alması hem üniversitemizin bilimsel görünürlüğünü artırmakta hem de ülkemizin bilimsel üretimine önemli katkılar sağlamaktadır. Doç. Dr. Merve Ersoy’un yürüttüğü bu çalışma, doğa temelli çözümler ve sürdürülebilir planlama yaklaşımları açısından önemli sonuçlar ortaya koyacaktır. Akademisyenimizi tebrik ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum" diye konuştu.

Bozbey çarşı esnafıyla bayramlaştı Haber

Bozbey çarşı esnafıyla bayramlaştı

CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz, meclis üyeleri ve Büyükşehir Belediyesi yöneticilerinin de katıldığı programda, Başkan Bozbey bölgedeki iş yerlerini gezerek esnafa bereketli kazançlar diledi. Esnafın Ramazan Bayramı’nı da kutlayan Başkan Bozbey, talep ve önerileri dinleyerek yapılan çalışmalar hakkında değerlendirmelerde bulundu. Vatandaşların da yoğun ilgisiyle karşılanan Başkan Bozbey, Bursalılarla fotoğraf çekinerek samimi ortamda sohbet etti. 10 BİN VATANDAŞA İFTARİYELİK DAĞITILDI Öte yandan Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından Cumhuriyet Caddesi’nin 10 farklı noktasında yaklaşık 10 bin vatandaşa, kavurmalı pilav, çorba, hurma, pide ve içecekten oluşan iftariyelik paketi dağıtıldı. Başkan Mustafa Bozbey de CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş ile birlikte Bursalılara iftariyelik ve çorba ikram ederek Ramazan’ın birlik, beraberlik ve paylaşma ruhunu pekiştirdi. Ayrıca BURFAŞ personeli işleri dolayısıyla dükkanlarından ayrılamayan esnafın ayağına giderek iftar paketlerini teslim etti. "HANLAR BÖLGESİ’Nİ ÇOK İYİ DEĞERLENDİRMELİYİZ” Arife gününde hem çarşı esnafını ziyaret ettiklerini hem de ekonomi üzerine sohbet etme imkanı bulduklarını söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, eksik kalan hizmetleri de konuştuklarını belirterek yakın zamanda esnafla bir araya geleceklerini söyledi. İki yıldır hazırladıkları planlama çerçevesinde Hanlar Bölgesi’nin tarihi özelliğini öne çıkartmak istediklerini anlatan Başkan Bozbey, “Turizm açısından önemli bir destinasyon merkezi olarak değerlendirdiğimiz Hanlar Bölgesi’ni çok iyi değerlendirmeliyiz. Hazırladığımız projeleri yakın zamanda uygulamaya başlayacağız” dedi. “HEMŞEHRİLERİMİZİN RAMAZAN BAYRAMINI KUTLUYORUM” Cumhuriyet Caddesi’nin de en az Hanlar Bölgesi kadar önemli olduğunun altını çizen Başkan Bozbey, “Cumhuriyet Caddesi’nde 10 bin kişilik bir iftar programı düşünüyorduk. Paylaşmanın ve dayanışmanın en güzel örneğini sergilemek istiyorduk. Ancak yağmur etkili olunca bizlerde 10 bin vatandaşımıza iftariyelik dağıtarak yanlarında olmak istedik. Bursalı hemşehrilerimizin ve İslam aleminin Ramazan Bayramını kutluyorum. Sağlıkla, huzurla, güvenle ve barış içerisinde bayram diliyorum” dedi. CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş da tüm Bursa’nın ve İslam âleminin bayramını kutlayarak herkese sağlık ve sıhhat diledi. Cumhuriyet Caddesi ve Hanlar Bölgesi Sanayici ve İşadamları Derneği (CUMSİAD) Başkanı Ahmet Şengül, Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından planlanan iftar programının yağış sebebiyle farklı bir şekilde gerçekleştirildiğini belirterek ikramlar dolayısıyla Başkan Mustafa Bozbey’e teşekkür etti.

Başkan Bozbey çarşı esnafıyla bayramlaştı Haber

Başkan Bozbey çarşı esnafıyla bayramlaştı

CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz, meclis üyeleri ve Büyükşehir Belediyesi yöneticilerinin de katıldığı programda, Başkan Bozbey bölgedeki iş yerlerini gezerek esnafa bereketli kazançlar diledi. Esnafın Ramazan Bayramı’nı da kutlayan Başkan Bozbey, talep ve önerileri dinleyerek yapılan çalışmalar hakkında değerlendirmelerde bulundu. Vatandaşların da yoğun ilgisiyle karşılanan Başkan Bozbey, Bursalılarla fotoğraf çekinerek samimi ortamda sohbet etti. 10 bin vatandaşa iftariyelik dağıtıldı Öte yandan Bursa Büyükşehir Belediyesi’nce Cumhuriyet Caddesi’nin 10 farklı noktasında yaklaşık 10 bin vatandaşa, kavurmalı pilav, çorba, hurma, pide ve içecekten oluşan iftariyelik paketi dağıtıldı. Başkan Mustafa Bozbey de CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş ile Bursalılara iftariyelik ve çorba ikram ederek Ramazan’ın birlik, beraberlik ve paylaşma ruhunu pekiştirdi. Ayrıca BURFAŞ personeli de iş yerlerinden ayrılamayan esnafa iftar paketi dağıttı. "Hanlar Bölgesi’ni çok iyi değerlendirmeliyiz" Arife gününde hem çarşı esnafını ziyaret ettiklerini hem de ekonomi üzerine sohbet etme imkanı bulduklarını söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, eksik kalan hizmetleri de konuştuklarını belirterek yakın zamanda esnafla bir araya geleceklerini söyledi. İki yıldır hazırladıkları planlama çerçevesinde Hanlar Bölgesi’nin tarihi özelliğini öne çıkartmak istediklerini anlatan Başkan Bozbey, "Turizm açısından önemli bir destinasyon merkezi olarak değerlendirdiğimiz Hanlar Bölgesi’ni çok iyi değerlendirmeliyiz. Hazırladığımız projeleri yakın zamanda uygulamaya başlayacağız" dedi. "Hemşehrilerimizin bayramını kutluyorum" Cumhuriyet Caddesi’nin de en az Hanlar Bölgesi kadar önemli olduğunun altını çizen Başkan Bozbey, "Cumhuriyet Caddesi’nde 10 bin kişilik bir iftar programı düşünüyorduk. Paylaşmanın ve dayanışmanın en güzel örneğini sergilemek istiyorduk. Ancak yağmur etkili olunca bizlerde 10 bin vatandaşımıza iftariyelik dağıtarak yanlarında olmak istedik. Bursalı hemşehrilerimizin ve İslam aleminin Ramazan Bayramını kutluyorum. Sağlıkla, huzurla, güvenle ve barış içerisinde bayram diliyorum" dedi. CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş da tüm Bursa’nın ve İslam âleminin bayramını kutlayarak herkese sağlık ve sıhhat diledi. Cumhuriyet Caddesi ve Hanlar Bölgesi Sanayici ve İşadamları Derneği (CUMSİAD) Başkanı Ahmet Şengül, Büyükşehir Belediyesi’nce planlanan iftar programının yağış sebebiyle farklı bir şekilde gerçekleştirildiğini belirterek ikramlar dolayısıyla Başkan Mustafa Bozbey’e teşekkür etti.

Denizli depremi, Bursa Ovası’nın zemin riskini hatırlattı Haber

Denizli depremi, Bursa Ovası’nın zemin riskini hatırlattı

Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Mehmet Yıldız, bugün saat 9.21'de Denizli’nin Buldan ilçesi yakınlarında meydana gelen 5,1 büyüklüğündeki depremle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Jeoloji Mühendisi Yıldız, depremin odak derinliğinin 7–7,5 km civarında ve sığ sayılabilecek bir kesimde gerçekleştiğini belirtti. Depremin Buldan Fay Zonu ve Sarayköy Fay Zonu çevresinde, bölgenin aktif tektonik yapısını oluşturan Denizli Graben Sistemi içerisinde meydana geldiğini ifade eden Başkan Mehmet Yıldız, “Depremin büyüklüğü ve ölçülen ivme değerleri değerlendirildiğinde, tek başına önemli bir yapısal hasar oluşturma potansiyeli düşük görünüyor. Ancak, deprem yüzlerce kilometre uzaklıktaki Bursa Ovası’nda dahi hissedildi” dedi. Bursa Ovası’nın kalın alüvyal bir basen yapısına sahip olduğunu vurgulayan Başkan Yıldız, bu tür zeminlerin deprem dalgalarını iletmekle kalmayıp, büyütebildiğini ve sarsıntının süresini uzatabildiğini belirterek, “Bu nedenle Bursa Ovası’ndaki yapı stokunun değerlendirilmesinde zemin etkileri, basen büyütmesi ve zemin-yapı etkileşimi mutlaka dikkate alınmalıdır” uyarısında bulundu. JMO Güney Marmara Şube Başkanı Mehmet Yıldız, değerlendirmesinde, “Bugün meydana gelen deprem, hasar potansiyeli açısından sınırlı olmakla birlikte, Bursa Ovası’nın deprem dalgalarını büyüten zemin karakterini yeniden hatırlatan önemli bir uyarıdır. Güvenli yapılaşmanın yolu, fayları ve zemin koşullarını bilimsel verilerle birlikte değerlendiren planlama ve denetim süreçlerinden geçmektedir” ifadelerini kullandı.

Başkan Bozbey'den gençlerle sahur buluşması Haber

Başkan Bozbey'den gençlerle sahur buluşması

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Görükle Gençlik Merkezi’nde ders çalışan öğrencileri de ziyaret etti. Gençler tarafından büyük bir coşkuyla karşılanan Başkan Mustafa Bozbey, sahur sofrasını üniversite öğrencileriyle paylaştı. Programa, CHP Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Yıldız, Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanı Gökay Azak ve Büyükşehir Belediyesi yöneticileri de katıldı. “GENÇLERİN HER BİRİNE GÜVENİYORUZ” Gençlerle sohbet edip Bursa’ya dair talep, öneri ve düşüncelerini dinleyen Başkan Mustafa Bozbey, öğrencilere tavsiyelerde de bulundu. Gençlerin mutlu ve huzurlu olabilecekleri, geleceğe güvenle bakabilecekleri bir kent oluşturmak için çalıştıklarını söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, bunu bir sorumluluk olarak gördüklerini anlattı. Gençlerin gelişen teknoloji sayesinde dünyanın her yeriyle iletişim kurma olanağına sahip olduğunu dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, “Gençlerin hayata bakışıyla bizlerin hayata bakışı arasında çok fark var. Gençlerin her birine güveniyoruz. Farklı düşünceleri olabilir. Hiç önemli değil. En önemli duygu, insan sevgisidir. Mutlaka hedefleriniz olsun. Hedefi olmayanın başarılı olma ihtimali de yoktur. Hedefi koyarken de doğru planlama yapın. Herkese hayırlı Ramazanlar diliyorum” dedi. Programın sonunda Başkan Mustafa Bozbey, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla kız öğrencilere de çiçek hediye etti.

Mimarlardan  'sağlıklı, planlı ve sürdürülebilir Bursa' mesajı Haber

Mimarlardan 'sağlıklı, planlı ve sürdürülebilir Bursa' mesajı

TMMOB Mimarlar Odası Bursa Şubesi, düzenlediği basın toplantısıyla 21. dönem çalışmalarına ilişkin hedef ve projelerini kamuoyuyla paylaştığı toplantı, Mimarlar Odası Bursa Şubesi Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Bursa’nın kentleşme, mimarlık politikaları ve planlama sorunlarına ilişkin yol haritasını paylaşan TMMOB Mimarlar Odası Bursa Şube Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek, genel kurulda üyelerin takdiriyle yeniden göreve geldiklerini belirterek, önümüzdeki dönemde bilimsel temelli ve kamu yararını gözeten bir yaklaşım benimseyeceklerini söyledi. KENTLEŞME VE PLANLAMA SÜREÇLERİ YAKINDAN TAKİP EDİLECEK Mimarlar Odası Bursa Şubesi'nin kentlerin geleceğini belirleyen planlama kararlarının bilimsel, katılımcı ve kamu yararını gözeten bir anlayışla şekillenmesi gerektiğine dikkat çeken Şirin Rodoplu Şimşek, bu kapsamda 2026 yılında Bursa’nın mekânsal gelişimini ilgilendiren planlama süreçlerinin yakından takip edileceği, kent kimliğini, doğal değerleri ve kültürel mirası koruyan politikaların savunulacağını belirtti. Açıklamasında ayrıca hızlı büyüme baskısı, plansız yapılaşma ve çevresel riskler karşısında mimarlık disiplininin bilgi birikiminin kamu yararı doğrultusunda ortaya konulacağını da ifade eden Rodoplu Şimşek, Bursa’nın şehir anayasası niteliğindeki 1/100 bin ölçekli Çevre Düzeni Planı ve yerel kentsel tasarım projelerinde paydaş olarak sürecin takip edilmeye devam edileceği belirtirken; Çarşamba, Altıparmak ve diğer kritik bölgelerde yürütülen kentsel tasarım projeleri için de görüş ve önerilerin sunulacağını anlattı. Şimşek, ayrıca Gemlik Belediyesi ile Umurbey Mahallesi Merkez Bölgesi için ulusal ölçekte bir kentsel tasarım yarışmasının da birlikte gerçekleştirileceğini söyledi. DEPREM VE AFETLERE KARŞI DİRENÇLİ KENT HEDEFİ Bursa’nın deprem kuşağında yer alması dolayısıyla afetlere karşı dirençli kentler oluşturmanın öncelikler arasında yer aldığını belirten Şube Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek, bu kapsamda yeni kurulan Afet Komitesi bünyesinde daha organize ve kurumsal çalışmalar yürütüleceğini ifade ederek, "Deprem ve afetlere karşı dirençli kent oluşturma hedefi doğrultusunda, yeni kurulan Afet Komitesi ile yapı stokunun değerlendirilmesi, sağlıklı kentsel dönüşüm yaklaşımları, çalıştay ve simülasyonlarla toplum farkındalığı artırılacak. Kaçak yapılaşma ve imar kirliliği ile mücadele, tarım alanları ve hassas bölgelerde planlı ve mevzuata uygun uygulamalarla sürdürülecek. Meslek içi eğitimler, seminerler, teknik geziler ve staj programlarıyla mimarların gelişimi desteklenecek; dijitalleşme ve yeni tasarım araçları konusunda bilgilendirme sağlanacak" diye konuştu. BURSA’NIN KÜLTÜREL MİRASI KORUNACAK Mimarlar Odası Bursa Şubesi'nin 21. dönemi çalışmaları arasında Bursa’nın tarihsel ve kültürel mirasını korumaya yönelik çalışmaların da öncelikli olacağına da dikkati çeken Şirin Rodoplu Şimşek, "Bu kapsamda İznik ve Hanlar Bölgesi gibi tarihi dokusu açısından önemli bölgelerde ilgili kurumlarla iş birliği yapılacak. Tarihi kent dokularının yaşatılması, kültürel mirasın sürdürülebilir şekilde değerlendirilmesi ve tarihi yapıların tespit edilerek korunmasına yönelik çalışmalar yürütülecek. Ayrıca tarihi alanlarda restorasyon, adaptasyon ve kamusal kullanıma yönelik projelere katkı sağlancak" dedi. MESLEKTAŞ DAYANIŞMASI VE EĞİTİM FAALİYETLERİ ARTIRILACAK Açıklamada mimarların meslek hakları ve mesleki gelişiminin de öncelikler arasında bulunduğunu da ifade eden Başkan Rodoplu Şimşek, 2026 yılı boyunca meslek içi eğitimler, seminerler, teknik geziler ve atölye çalışmaları düzenleneceği; genç mimar ve öğrenciler için staj programları ile mentorluk çalışmalarının sürdürüleceğini, dijitalleşme ve yeni tasarım araçları konusunda bilgilendirme yapılacağı, sosyal ve kültürel etkinliklerin artırılarak meslektaş dayanışmasının güçlendirileceğini söyledi. İNŞAAT ZİRVESİ VE YAPI FUARI 2026’DA DÜZENLENECEK Öte yandan 2026 yılında ayrıca, 23 Nisan’da Bursa Ticaret ve Sanayi Odası ile İnşaat Zirvesi; 24–25 Nisan’da ise 29. Uluslararası Yapı ve Yaşam Fuarı ve Kongresi düzenleneceğini duyuran Şirin Rodoplu Şimşek, Mimarlık Haftası ve Bursa Mimarlık Festivali (Archifest) kapsamında seminerler, sergiler ve sosyal sorumluluk projeleri hayata geçirilmesinin planlandığını kaydetti.

BTSO meslek komiteleri inşaat sektörünün nabzını tuttu Haber

BTSO meslek komiteleri inşaat sektörünün nabzını tuttu

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) çatısı altında inşaat sektörünü temsil eden 8 meslek komitesi, ortak istişare toplantısında bir araya geldi. Toplantıda sektörün mevcut durumu, beklentileri ve çözüm önerileri ele alındı. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, meslek komitelerinin BTSO’nun en önemli yapı taşlarından biri olduğunu belirterek, "Meslek komitelerimiz bünyesinde sektörlerinde vizyoner bakış açısına sahip ve karar alma süreçlerinde etkin rol üstlenen çok değerli isimler yer alıyor. BTSO’nun gücü buradan geliyor" dedi. Sahadan gelen geri bildirimlerin kendileri için büyük önem taşıdığını vurgulayan Burkay, "Firmalarımızdan aldığımız geri dönüşler çok kıymetli. Ancak biz politika yapıcı değiliz. Sektörlerimizin ihtiyaçlarını doğru okuyarak fikir ve çözüm geliştiren taraftayız. Kamu ve politika yapıcılar nezdinde lobi faaliyetleri yürütüyor, düzenlemelerin sahanın beklentileri doğrultusunda gelişmesi için etki etmeye çalışıyoruz" diye konuştu. "Bursa’nın planlamaya ihtiyacı var" Göreve geldiklerinde 16 makro proje ile yola çıktıklarını hatırlatan Burkay, "Bugüne kadar 60’tan fazla projeyi hayata geçirdik ve bu çalışmalarımız devam edecek. KOBİ OSB, organize konut bölgeleri ve organize ticaret bölgeleri projelerimiz var. Tüm bu çalışmaların temelinde üyelerimiz ve Bursa’yı çok daha yaşanabilir hale getirmek var. En önemli misyonumuz, ekonomiyi ve üyelerimizin işlerini geliştirecek adımları doğru projelerle hayata geçirmek" ifadelerini kullandı. Kent gündemindeki sorunlara yönelik projeler geliştirdiklerini belirten Burkay, planlama konusunun öncelikli başlık olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "13 yıldır hiç bıkmadan, usanmadan şehrin anayasası niteliğindeki 1/100 binlik yeni çevre düzeni planı için çalışıyoruz. Her platformda destek veriyor, taleplerimizi iletiyoruz. Ancak bugün maalesef hâlâ bu şehrin bir anayasası yok. Böyle bir çağda bunun sürdürülebilir olmadığını görüyoruz. Yaşadığımız sıkıntıların ana sebebi bu planın olmaması. Şehrin planlamaya, doğru okunan ve doğru tanımlanmış bir yol haritasına ihtiyacı var." "Projeler ortak akıl ve sahiplenmeyle başarıya ulaşır" Proje anlayışlarının başarıyı belirleyen temel unsur olduğunu vurgulayan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, projelerin hayata geçmesinde ortak aklın ve sahiplenmenin önemine dikkat çekti. Bir projenin başarıya ulaşmasının belirli göstergeleri olduğunu ifade eden Burkay, "Doğru paydaşları bir araya getiremezseniz yolun sonuna ulaşmanız mümkün değil. Şehir için tek başına hayal kurmanız da yeterli olmaz. Bu hayal, şehirle bütünleşmedikçe, 3,5 milyon Bursalı tarafından sahiplenilmedikçe hayata geçmez" dedi. BTSO olarak ortaya koydukları projelerin kişisel değil, iş dünyasına ve kente yönelik olduğunu belirten Burkay, "Biz 16 makro proje dedik, 60’tan fazla projeyi hayata geçirdik. Bu projelerin tamamı iş dünyası için yapıldı. Ortak bir hayalimiz olmasaydı bunların hiçbiri gerçekleşmezdi. Bugün de herkesin bir Bursa hayali var. Asıl olan 3,5 milyon Bursalının Bursa ile ilgili ortak bir hayalinin olmasıdır. Bursa’yı daha yaşanabilir kılmanın yolu da buradan geçiyor" diye konuştu. "Sorunların temelinde plansızlık var" Kentte yaşanan sorunların temelinde plansızlığın yattığını dile getiren Başkan Burkay, trafik, çevre ve hava kirliliği başta olmak üzere birçok problemin bu nedenle çözülemediğini söyledi. İbrahim Burkay, şunları söyledi: "Kent üretiminin yaklaşık yüzde 50’si hâlâ plansız alanlarda. Apartman altlarında üretim tesisleri var, atık yönetimi yapılamıyor, makinelerin yerleşimi için taşıyıcı kolonlar kesiliyor. Deprem bölgesinde bulunan şehrimiz için son derece riskli olan bu yapıların planlı alanlara deplase edilmesi gerekiyor. Bu işletmeleri taşımak zorundayız." Bu konuda yıllardır çözüm çağrısında bulunduklarını ifade eden Burkay, iş dünyasının sorumluluk almaya hazır olduğunu da vurguladı. Burkay, "Yıllardır ‘düzeltelim’ diyoruz ve bu konuda gerekli adımları atmaya hazırız. 8 bin üyemizin 5 bini bu konuda taahhüt verdi. Burada artık politika yapıcıların devreye girmesi gerekiyor. Biz hazırız, diyoruz. Yaşanabilir bir Bursa için yeri siz belirleyin, bizim bir adres dayatmamız yok. Kamu kazansın, yerel yönetimler kazansın, bu şehir kazansın. KOBİ OSB de olacak, organize ticaret bölgeleri de organize konut bölgeleri de hayata geçecek. Ümitsizlik asla yok" ifadelerini kullandı. "Üyelerimizi geleceğe hazırlamakla sorumluyuz" Küresel ekonomide yaşanan dönüşüme de dikkat çeken BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, yeni dönemin doğru okunması gerektiğini belirtti. Başkan Burkay, "Ekonomi nereye gidiyor, yeni oyuncular kimler, bunları iyi okumak zorundayız. BTSO tam da bunun için var. Şantiyeye gittiğinizde 50 tane sorunla karşılaşıyorsunuz. Bu sorunlarla boğuşurken ‘kafamızı kaldırıp gökyüzüne bakalım’ demek kolay değil. BTSO’nun görevi tam da bu noktada başlıyor. Bizler üyelerimizi geleceğe hazırlamakla sorumluyuz. Bir araya gelerek yeni ekonominin enstrümanlarını kullanmalı ve kendimize bir çıkış yolu bulmalıyız. Yeni iş modelleri konusunda her türlü fikre ve oluşuma açığız. Gerek komitelerimizde gerek odamızda en fazla odaklanacağımız alan yeni iş modelleri olacak. Yeni olduğu için doğal olarak bir savunma refleksi var ama bunları Bursa’da başarmak zorundayız" dedi. "Komiteler arasında güçlü bir sinerji var" BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Alparslan Şenocak ise inşaat ve gayrimenkul sektörlerinin BTSO bünyesinde en geniş temsile sahip alanların başında geldiğini vurguladı. BTSO çatısı altındaki 8 meslek komitesinin doğrudan inşaat ve gayrimenkul sektörleriyle bağlantılı olduğuna dikkat çeken Şenocak, "Bu tablo, inşaat sektörünün kentimiz ve ülkemiz ekonomisi ile istihdamı açısından ne denli stratejik bir role sahip olduğunu ortaya koymaktadır" dedi. Sektörü ortak akılla ileriye taşıyacak projeleri hayata geçirmeye devam ettiklerini belirten Şenocak, "İnşaat ve yapı malzemeleri alanında yürüttüğümüz UR-GE Projemizden Rising City Yapı ve Yaşam Fuarı’na, Dirençli Kentler Zirvesi’nden kümelenme çalışmalarına ve alım heyetlerine kadar birçok önemli projeyi sektör temsilcilerimizin katkılarıyla gerçekleştirdik. Bu çalışmalarımız artarak devam edecek" diye konuştu. Toplantının komiteler arası iş birliğini güçlendirmesi açısından verimli geçtiğini kaydeden Şenocak, "Komitelerimiz arasında sinerjiyi artıracak istişarelerde bulunduk. Oldukça faydalı bir toplantı oldu. Alınan kararların ve yapılan değerlendirmelerin sektörümüz için hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. "Yarısı bizden desteği ile Bursa’da kentsel dönüşüm cazip hale getirilmeli" BTSO İnşaat Konseyi Başkanı Ali Tuğcu toplantıda komitelerin yürüttüğü çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. BTSO’nun kümelenme ve UR-GE projelerinde öncü bir Oda olduğunu aktaran Tuğcu, "Kümelenme ve UR-GE projelerinde ilkleri başaran bir Odayız. Bu kapsamda önemli destekler alıyoruz. Gerçekleştirdiğimiz fuar organizasyonu da sektör adına önemli bir adım oldu. İlginin artarak devam edeceğine inanıyoruz" dedi. Depolama alanları, organize konut ve ticaret bölgeleri gibi konularda sektörün tek başına çözüm üretemeyeceğini belirten Tuğcu, "Elimizde olmayan başlıklar var. Depolama alanları, organize konut ve ticaret bölgeleri gibi konularda Yönetim Kurulu Başkanımız sürece son derece hâkim" diye konuştu. ’Yarısı Bizden’ kampanyası kapsamında sunulan destekle İstanbul’da konut bazlı yoğun bir dönüşüm hamlesi olduğunu gözlemlediklerini ifade eden Tuğcu, Bursa’da da dönüşümün cazip hale gelmesi için benzer teşviklerin devreye girmesini beklediklerini söyledi. Toplantıda sektör temsilcileri de görüş ve önerilerini paylaştı.

Menajer Ayşe Barım’ın yargılandığı davada karar: 12 yıl 6 ay hapsine karar verildi Haber

Menajer Ayşe Barım’ın yargılandığı davada karar: 12 yıl 6 ay hapsine karar verildi

Menajer Ayşe Barım’ın Gezi Parkı olaylarında şirketine bağlı sanatçıları eylemlere katılması için yönlendirdiği ve olayların planlayıcılarından olduğu iddiasıyla ‘cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüse yardım etme’ suçundan hazırlanan iddianame kapsamında 22 yıl 6 aydan 30 yıla kadar hapis talebiyle yargılanmasına devam edildi. İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada sağlık sorunları nedeniyle tahliye edilen tutuksuz sanık Ayşe Barım ile taraf avukatları hazır bulundu. Duruşmada celse arasında esasa ilişkin mütalaanın açıklandığı belirtildi. Mütalaada, Barım’ın ‘Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi. Mütalaaya karşı savunma yapan Ayşe Barım, "2025 yılının Ocak ayından beri yaşamadığım bir sürecin içerisindeyim . Ben hiçbir suç işlemedim, oyuncuları asla Gezi Parkı’na yönlendirmedim. Hayatımda siyasi şeylere hiçbir şekilde müdahil olmadım. Şu anda kalp pili ile hayatıma devam ediyorum. Açık kalp ameliyatı olacağım. Tüm tanık ifadeleri lehimeyken çok ağır bir şekilde cezalandırılmam istenmiş. Ben suçsuzum, avukatlarım da gereken hukuki açıklamayı yapacaktır. Ben sadece işiyle ilgilenen bir kadınım. Bu süreçte sağlığım çok etkilendi beraatimi istiyorum" dedi. Ayşe Barım’ın avukatları da suçlamaları kabul etmedi. Son sözü sorulan Ayşe Barım "Avukatlarımın beyanlarına katılıyorum beraat talep ediyorum" dedi. 2 saatlik aranın ardından kararını açıklayan mahkeme sanık Barım’ın ‘cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını engellemeye teşebbüs etmek’ suçundan önce ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasına karar verildi. Mahkeme, sanığın yardım eden sıfatıyla bu suçu işlediğini kaydederek 15 yıl hapis cezasına hükmetti. Mahkeme sanığın sabıkasız kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecindeki tutum ve davranışları, yeniden suç işlemeyeceği yolunda olumlu kanaat uyanması ve cezanın failin geleceği üzerindeki muhtemel etkilerini göz önünde bulundurarak iyi hal indirimi ile sanık Barım’ın 12 yıl 6 ay hapsine karar verdi. Mahkeme sanığın hastalığı nedeniyle tedavi görmesi sebebiyle verilen yurt dışı çıkış yasağı kararının devamına da hükmetti. Kararı duyan Ayşe Barım avukatına duruşma salonunda sarılarak ağladı. İddianameden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, Ayşe Barım’ın Gezi Parkı ana davasının aktörlerinden, hükümlü ve firari sanık olarak bulunan Mehmet Ali Alabora, Çiğdem Mater Utku ve Mehmet Osman Kavala isimli şahıslara Gezi eylemlerinin olduğu süreç ve devamında irtibatlı olduğunun tespit edildiği anlatıldı. Hazırlanan iddianamede, ‘Id İletişim Danışmanlık Anonim Şirketi’ isimli firmanın bünyesinde 68 oyuncunun olduğu, bu isimlerin ise Ahmet Rıfat Şungar, Ali Atay, Alp Navruz, Aslı Enver, Aslıhan Gürbüz, Bensu Soral, Bergüzar Korel, Berkay Ateş, Bige Önal, Birce Akalay, Birkan Sokullu, Bülent İnal, Caner Cindoruk, Ceyda Düvenci, Devrim Özkan, Devrim Yakut, Dolunay Soysert, Ece Sükan, Ekin Koç, Erkan Can, Esra Bilgiç, Ezgi Mola, Fahriye Evcen, Fatih Akın, Fatih Artman, Hakan Kurtaş, Halit Ergenç, Hande Erçel, Hazal Kaya, Hümeyra, İbrahim Selim, İpek Bilgin, Lale Mansur, Mehmet Günsür, Mehmet Kurtuluş, Mert Yazıcıoğlu, Merve Dizdar, Metin Akdülger, Miray Daner, Nehir Erdoğan, Nejat İşler, Nur Fettahoğlu, Okan Yalabık, Oktay Çubuk, Philip Arditti, Pınar Deniz, Rıza Kocaoğlu, Selma Ergeç, Serenay Sarıkaya, Serkan Altunorak, Sinem Kobal, Su Burcu Yazgı Coşkun, Şükran Ovalı, Şükrü Özyıldız, Taro Emir Tekin, Zafer Algöz, Zerrin Tekindor, Afra Karagöz, Çağla Naz Kargı, Defne Burnaz, Ecem Simge Yurdatapan, Elif Uslusoy, Hakan Zavlak, Melis Sevinç, Melisa Bostancıoğlu, Samet Kaan Kuyucu, Sezer Arıçay oldukları kaydedildi. Hazırlanan iddianamede, söz konusu eylemlerin gelişi güzel ortaya çıkmadığı, bir organizasyon dahilinde, sistemli ve planlı olarak yürütüldüğü, Barım’ın ilgili süreçte halkın sempati duyarak kitleleri peşine sürükleme potansiyeli yüksek olan sanatçı-oyuncular adına sosyal medyada ve sahada irade göstererek planlama, organizasyon, yönlendirme yönünde faaliyet gösterdiği aktarıldı. Ayrıca Barım’ın Gezi Parkı ana aktörleri ile önceye ilişkin hiçbir HTS irtibatı bulunmazken Gezi Parkı hazırlık ve başlangıç sürecinde sık sık ve sistemli olarak irtibatlandığı kaydedildi. Ayşe Barım’ın ID iletişim isimli menajerlik şirketine bağlı oyuncuların Gezi Parkı sürecinde en etkili etiket olan #direngeziparkı, #occupyturkey hastaghlerinin paylaşımlarında olduğu gibi Türkiye’de yaşanan orman yangını ve deprem felaketlerinden sonra Türkiye’yi uluslararası arenada yetersiz gösterme adına sosyal medyada başlatılan #HelpTurkey kampanyasına da sistemsel olarak katıldıklarının belirtildiği iddianamede, bunu Barım’ın etkisinin altında kalarak yaptıkları açıklandı. Hazırlanan iddianamede, Her ne kadar basın yayın organlarında ve sosyal medyada gösterilerin toplum refleksi ile bir anda oluştuğuna dair kanaat oluşturulmaya çalışılsa da olayın sosyal medyada yayılış biçimi, olayı başlatan ve yayılmasında rol oynayan Emine Ayşe Barım’a ait Id İletişim Danışmanlık Anonim Şirketi’ne bağlı sanatçıların ve kurumsal hesabın sürece ilişkin etkili olarak seçilen slogan ve imgelerin eylemin ilk gününden itibaren meydanlarda ve sosyal medyada en önde yer alan sembollerin paylaşımı ile organize bir şekilde sanatçılar adına kitlesel yayılım sağlamak amacıyla hareket ederek bilinçli bir şekilde yönlendirildiği aktarıldı. İddianamede ayrıca, Barım’ın irade gösteren, danışılan ve onayı alınan kişi olarak tespit edildiği, bu şekilde olayları planlayan, örgütleyen ve yönlendiren, iradesi sorularak bu yönde kendisinin karar bildirerek yön verici ve belirleyici olduğu, kendi şirketine bağlı toplumda tanınan oyuncuları eylemlere yönlendirerek oyuncuların toplumda tanınırlığını ve etki gücünü de kullanarak daha fazla kitleselleşmesini amaçladığı, bunda da kısmen başarılı olduğu, oyuncuların tanık sıfatıyla alınan ifadelerinde kendi iradeleriyle eylemlere katıldıklarını beyan etseler de sanık ile eylemlerin başladığı döneme dair yoğun irtibatlarının içeriğini hayatın olağan akışına uygun olarak açıklayamadıkları, iç ve dış kamuoyu tarafından günlerce takip edilen ve gündemde tutulan olayların kitleselleşmeye başladığı bir dönemde görüşme içeriklerine yönelik ile sanığın eylemlerin olduğu dönemde Gezi Parkı’nda kendileriyle bulunmasına rağmen kaçamaklı cevaplarının sanığı kayırma amacıyla yapıldığı belirtildi. Barım’ın Gezi Parkı eylemleri ile ilgili olarak hem toplumsal hem de küresel algı oluşturulması kapsamında film, belgesel ve video çekimleri yapılmasını sağladığının aktarıldığı iddianamede, ‘önceye ilişkin hiç bir irtibatı olmamasına rağmen ilk kez’ ana dosyada firari sanık Mehmet Ali Alabora ile Gezi Parkı döneminde 3 kez, hükümlü Mehmet Osman Kavala isimli şahıs ile 39 kez, hükümlü Çiğdem Mater Utku isimli şahıs ile 14 kez irtibatlarının tespit edildiği kaydedildi. Hazırlanan iddianamede Ayşe Barım’ın ‘cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüse yardım etme’ suçundan 22 yıl 6 aydan 30 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.