Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Planlama

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Planlama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Planlama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Uludağ’a 190 bin metrekarelik spor alanı inşa edilecek Haber

Uludağ’a 190 bin metrekarelik spor alanı inşa edilecek

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ile TÜRSAB iş birliğinde düzenlenen 5’inci Bursa Turizm Zirvesi’nde konuşan Uludağ Alan Başkanı Candemir Zoroğlu, Uludağ Alan Başkanlığı’nın temel görevlerinden birinin farklı kurumların yetkilerini aynı planlama çerçevesinde buluşturmak olduğunu ifade etti. Zoroğlu, alanın milli park statüsünün devam ettiğini ve Alan Başkanlığının birinci ve ikinci oteller bölgesi ile kayak pistlerinin bulunduğu turizm alanında görev yaptığını söyledi. Zoroğlu, 1/1000 ve 1/5000 ölçekli alt planların tamamlandığını, daha üst ölçekli planlama sürecinde de ilerleme sağlandığını hatırlatarak, "Bizim temel amacımız Uludağ’ı gerçekten korumak ve alanı plansızlıktan çıkararak sürdürülebilir şekilde yönetmek. Plan, bundan sonra yapacağımız bütün yatırımların ve koruma kararlarının çerçevesini belirleyecek." dedi. Uludağ’a 190 bin metrekarelik spor alanı Uludağ’da yaklaşık 190 bin metrekarelik alanı spor amaçlı kullanıma ayırdıklarını açıklayan Zoroğlu, bu alanın yalnızca futbol için düşünülmediğini söyledi. Zoroğlu, yatırımcıların futbol, tenis, padel, bisiklet ve atletizm gibi farklı branşlara yönelik tesisler oluşturabileceğini belirtti. Zoroğlu, Uludağ’ın yüksek irtifa kampçılığı açısından önemli bir avantaja sahip olduğunu ifade ederek, "Burada yaklaşık 10-15 futbol sahası büyüklüğünde bir spor alanı oluşturduk. Bu alan farklı branşlarda yüksek irtifa kamplarına hizmet edebilir. Amacımız Uludağ’ın yaz aylarında da sporcuların ve organizasyonların tercih ettiği bir merkez haline gelmesidir." dedi. İki otel yıkılacak, sosyal alanlar oluşturulacak Uludağ’daki konaklama yoğunluğunu artırmak yerine sosyal yaşamı güçlendirecek alanlara öncelik verdiklerini belirten Zoroğlu, tahliyesi tamamlanan iki otelin yıkılacağını söyledi. Zoroğlu, bu alanlarda kongre, sergi, gastronomi ve küçük ölçekli spor aktivitelerine hizmet edecek kültürel ve sosyal tesisler oluşturmayı planladıklarını ifade etti. Başka bir otelin de tahliye sürecinin tamamlanmasının ardından plandan kaldırılacağını belirten Zoroğlu, bu alanı yaşam ve yeşil alan olarak kamu kullanımına açmayı hedeflediklerini söyledi. Zoroğlu, "Konut yapılması zaten kanunen mümkün değil. Doğal sit statüsünü değiştiren bir yaklaşımımız yok. Uludağ’ın mevcut doğal karakterini koruyan bir plan hazırladık." dedi. Birinci ve ikinci bölgeyi 4 kilometrelik yaya yolu bağlayacak Uludağ’da yayaların uzun süredir karayolunu kullanmak zorunda kaldığını belirten Zoroğlu, birinci ve ikinci oteller bölgesi ile teleferik hattını birbirine bağlayacak yaklaşık 4 kilometrelik yaya yolunu planlara işlediklerini söyledi. Zoroğlu, yaya yolunun gündüz güvenli ulaşımı sağlayacağını, akşam saatlerinde ise ziyaretçilerin otellerden çıkarak sosyal alanlara erişimini kolaylaştıracağını ifade etti.

Büyükşehir'den Mudanya'da altyapı hamlesi Haber

Büyükşehir'den Mudanya'da altyapı hamlesi

Şahin Biba başkanlığıyla nisan ayında başlatılan altyapı seferberliği kapsamında Büyükşehir Belediyesi koordinasyonuyla BUSKİ Genel Müdürlüğü ekipleri, 17 ilçede altyapı ağını güçlendirmek için harekete geçti. Altyapı yatırımları kapsamında Büyükşehir ekipleri, ağustos ayında 48,9 kilometrelik içme suyu, 19 kilometrelik kanalizasyon hattı ve 4,1 kilometrelik yağmur suyu hattı imalatı gerçekleştirdi. Sekizinci ayda 24 bin metrekare parke kaplama imalatı, 25 bin ton sıcak asfalt kaplama ve yama çalışması yapan BUSKİ ekipleri, 9 bin metreden fazla dere temizliği gerçekleştirirken, 1 su deposu, 1 içme suyu arıtma tesisi, 1 sulama sondajı ve 1 sulama tesisi ile altyapı hizmetlerini de güçlendirdi. BUSKİ ekipleri, eylül ayında da şehrin altyapısını güçlendirme ve uzun vadeli ihtiyaçlara göre planlama çalışmalarına devam etti. BUSKİ Genel Müdürlüğü ekiplerinin geniş kapsamlı saha taramaları neticesinde ihtiyacı tespit edilen noktalara yönelik hazırlanan bütüncül planlama dahilinde yürüttüğü çalışmalarla Mudanya ilçesine bağlı Bademli ve Çağrışan mahallelerinde altyapı ağı genişletildi. BUSKİ ekiplerinin çalışmalarıyla iki mahalleye 1,6 kilometre uzunluğunda yeni kanalizasyon hattı ile 1,7 kilometre uzunluğunda yeni yağmur suyu hattı daha kazandırıldı. Yeni hatlarla mevcut altyapı güçlendiğini ve yeni yerleşim alanlarının artan altyapı ihtiyacının karşılandığını belirten Çağrışan Mahallesi Muhtarı Ahmet Gün, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba ve çalışan ekiplere teşekkür etti.

Deprem Bir Beka Sorunudur! Haber

Deprem Bir Beka Sorunudur!

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden 27 yıl geçti. Türkiye, bu süre içerisinde 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş Depremleri başta olmak üzere çok sayıda yıkıcı deprem yaşarken, son yıllarda Marmara Denizi ve Batı Anadolu’da meydana gelen depremler de deprem gerçeğinin gündemde tutulması gerektiğini bir kez daha ortaya koydu. İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Bursa Şubesi, 17 Ağustos Marmara Depremi’nin 27’nci yıl dönümünde yaptığı açıklamayla Bursa’nın deprem riskinin azaltılması için yapı stoğunun bilimsel verilerle ortaya çıkarılması, kentsel dönüşümün bütüncül bir planlama anlayışıyla yürütülmesi, yapı denetiminin güçlendirilmesi ve mühendislik hizmetlerinin yetkinlik esasına göre düzenlenmesi çağrısında bulundu. İMO Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Atilla Erdem, 17 Ağustos’un yalnızca bir anma günü değil, deprem hazırlığı konusunda verilen sözlerin ve alınan kararların sorgulanması gereken bir tarih olduğunu belirterek, “27 yıl önce yaşanan felaketin ardından deprem gerçeğini çok daha iyi tanıyoruz. Bugün artık sorunumuz bilgi eksikliği değil, bildiklerimizi yeterince hızlı ve kararlı biçimde uygulamaya geçirememektir” dedi. “Deprem Riski Bir Gündem Değil, Sürekli Yönetilmesi Gereken Bir Gerçektir” 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi, Türkiye’nin afet yönetimi anlayışında önemli bir kırılma noktası olduğunu vurgulayan Başkan Erdem, “AFAD’da 17 Ağustos’u Türkiye’de afet yönetimi ve koordinasyonu açısından bir dönüm noktası olarak tanımlıyor. 17 Ağustos’tan sonraki düzenlemelerle aslında yeni yapıların dayanımları oldukça artırıldı, asıl sorun ise yapı stoğu olarak karşımızda duruyor. Aradan geçen 27 yılda mevzuattan yapı denetimine, afet yönetiminden kentsel dönüşüme kadar çok sayıda düzenleme hayata geçirildi. Ancak 6 Şubat 2023 depremleri, yapı güvenliği ve kentlerin dirençliliği konusunda daha yapılması gereken çok şey olduğunu acı biçimde gösterdi. Son olarak 10 Ağustos 2025’te Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde meydana gelen 6,1 büyüklüğündeki deprem de mevcut yapı stokunun önemini yeniden gündeme taşıdı. AFAD’ın yayımladığı rapora göre deprem sonrasında 729 binada 1.036 bağımsız birim ağır hasarlı veya yıkık olarak sınıflandırıldı. Raporda yapıların hasar görmesinde düz donatı kullanımı, yetersiz etriye, donatı ankrajındaki eksiklikler, zayıf kolon-kiriş birleşimleri ve donatı korozyonu gibi yapısal sorunların yanı sıra eski ve bakımsız yapıların da etkili olduğu belirtildi. Orta büyüklükteki depremler bile yapı kalitesinin ve mevcut yapı stokunun ne kadar kritik olduğunu bize gösteriyor. Depremi engelleyemeyiz ancak depremin afete dönüşmesini engelleyebiliriz. Bunun yolu sağlam, bilimsel verilere dayalı ve düzenli olarak denetlenen yapılardan geçiyor. Aslolan doğru planlama, doğru proje, doğru uygulama, doğru denetim ve periyodik yapı kontrolüdür” diye konuştu. “Bursa’nın Yapı Stoğunu Bilmeden Kentsel Dönüşümü Yönetemeyiz” Şube Yönetim Kurulu Başkanı Erdem, Bursa’nın büyüyen nüfusu ve devam eden göç hareketliliğinin, yapı güvenliğini kent açısından daha da kritik hale getirdiğine dikkat çekerek şöyle devam etti: “TÜİK verilerine göre Bursa’nın nüfusu 2025 yılında 3 milyon 263 bin 11 kişiye ulaştı. Bursa, Türkiye’nin İstanbul, Ankara ve İzmir’in ardından en fazla nüfusa sahip dördüncü ili konumunu korudu. 2025 yılı iç göç verileri de Bursa’nın nüfus hareketliliğinin sürdüğünü gösteriyor. Bursa aynı yıl 75 bin 595 kişi göç alırken 64 bin 880 kişi göç verdi ve net göçü 10 bin 715 kişi oldu. Bursa, aldığı göç miktarı bakımından Türkiye’de altıncı sırada yer aldı. Nüfus ve yapılaşma baskısının sürdüğü Bursa’da deprem riskinin yönetilmesi için mevcut yapı stokunun tamamının bilimsel yöntemlerle değerlendirilmesi gerekiyor. Bursa bugün 3,2 milyonun üzerinde nüfusu olan, sanayisi, ticareti ve üretim kapasitesiyle Türkiye’nin en önemli kentlerinden biri. Bu büyüklükteki bir kentte deprem riskini tahminlerle yönetmek mümkün değildir. Hangi binanın hangi yaşta olduğu, hangi yapı sistemine sahip olduğu, zemin koşulları, taşıyıcı sistem özellikleri, geçmişte müdahale görüp görmediği ve deprem karşısındaki performansı somut verilerle ortaya konulmalıdır.” “Yapı Stoğu Envanterinden Kentsel Dönüşüm Stratejisine Geçilmeli” Erdem, İMO Bursa Şube’nin Bursa’da öncelikli olarak tüm kenti kapsayan bir yapı stoğu envanteri oluşturulması gerektiğini vurguladığını belirterek, “Bütüncül Kentsel Dönüşüm Planlaması sürdürülürken ilk öncelik göçme riski taşıyan binalara verilmelidir. “Saha çalışmaları ile inşaat mühendislerinin yetkinliğinde, bina bina şehrimizin depreme karşı nasıl bir dirençte olduğu ortaya koyulmalı, göçme riski taşıyan binalar bir an önce belirlenerek vatandaş inisiyatifine bırakılmadan devlet desteğini alarak, gerekiyorsa güçlendirme, gerekiyorsa yerinde dönüşüm yöntemleri ile depreme karşı bir an önce dirençli hale getirilmelidir” dedi. Bu envanterin yalnızca bina yaşına göre değil; yapı sistemi, zemin koşulları, taşıyıcı sistem özellikleri, yapı denetim geçmişi, kullanım amacı ve mevcut fiziksel durum gibi kriterler dikkate alınarak RİSKLİ YAPI TESPİT YÖNETMELİĞİ EKİNDE TARİF EDİLEN ESASLARA GÖRE hazırlanması gerektiğine dikkat çeken Erdem, elde edilecek verilerin Bursa’nın kentsel dönüşüm stratejisinin temelini oluşturması gerektiğini ifade etti. Erdem, “Önce riskli alanları ve riskli yapı stokunu bilimsel verilerle ortaya koymalıyız. Daha sonra bütün Bursa için ortak kriterleri içeren bir Kentsel Dönüşüm Strateji Belgesi hazırlanmalı. Kentsel dönüşüm parsel bazında rant üretme anlayışıyla değil, mahalle ölçeğinde, sosyal ve teknik altyapıyı da kapsayan bütüncül bir yaklaşımla ele alınmalıdır” diye kaydetti. Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin devam eden Bursa’nın Dijital Deprem Risk Haritalanması projesinin de yapıların dayanıklılık analizlerinin yapılması, yapı stok analizleriyle envanter oluşturulması ve deprem risk haritalarının hazırlanmasını hedeflediğine dikkat çeken Erdem, “Bu tür çalışmalar önemli olmakla birlikte kent genelinde ortak bir veri altyapısı oluşturulması ve elde edilen verilerin kentsel dönüşüm kararlarının temelini oluşturması gerekiyor” dedi. “Kentsel Dönüşüm Parsel Bazlı Değil, Mahalle Bazlı Olmalı” İMO Bursa Şubesi’nin kentsel dönüşümün yalnızca binaların yenilenmesi olarak görülmemesi gerektiğine yıllardır dikkat çektiğini vurgulayan Şube Yönetim Kurulu Başkanı Erdem, “Depreme dirençli kent, yalnızca dirençli binalardan oluşmaz. Ulaşım aksları, açık alanlar, toplanma alanları, altyapı, itfaiye ve sağlık hizmetleri, enerji ve iletişim altyapısı da afet sonrasında çalışabilir durumda olmalıdır. Bu nedenle kentsel dönüşüm mahalle ölçeğinde ve bütüncül bir planlama anlayışıyla gerçekleştirilmelidir” ifadelerini kullandı. Kentsel dönüşüm süreçlerinin kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler, meslek odaları ve vatandaşların katılımıyla şeffaf biçimde yürütülmesi gerektiğini belirten Erdem, dönüşümün yalnızca ekonomik değer artışı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. “Binalar 5 Yılda Bir Muayene Edilmeli” Başkan Erdem, İMO Bursa Şubesi’nin önerileri arasında mevcut yapıların kullanım sürecinde düzenli olarak denetlenmesini sağlayacak Bina Muayene Sistemi de bulunduğunun altını çizdi. Erdem, doğru projelendirilmiş ve denetlenmiş bir binanın kullanım sürecinde taşıyıcı sistemine yapılan bilinçsiz müdahaleler nedeniyle riskli hale gelebileceğini belirterek, “Bir binanın güvenliği yalnızca inşa edildiği günle sınırlı değildir. Yapı, kullanım ömrü boyunca denetlenmelidir. Bu nedenle her binanın belirli periyotlarla, örneğin 5 yılda bir, taşıyıcı sistemine müdahale edilip edilmediği ve mevcut durumunun uygunluğu açısından muayene edilmesini öneriyoruz” dedi. Bu sistemin yalnızca bina güvenliği açısından değil, mühendislerin hukuki sorumluluklarının adil biçimde belirlenmesi açısından da gerekli olduğunu kaydeden Erdem, yapıdaki sonraki kullanıcı müdahalelerinin ilk projeyi hazırlayan veya şantiye şefliğini yapan mühendisin sorumluluğuna yüklenmemesi gerektiğini ifade etti. “Yapı Denetimi Güçlendirilmeli, Şiddet Önlenmeli” İMO Bursa Şubesi’nin, yapı denetim sisteminin bağımsızlığının ve etkinliğinin artırılması gerektiğine de dikkat çektiğini aktaran Erdem, “Yapı denetiminde elektronik görevlendirme sistemi önemli bir adım olmakla birlikte, uygulamada ortaya çıkan sorunların giderilmesi gerekiyor. Şantiyelerde denetim görevini yerine getiren meslektaşlarımızın tehdit ve şiddetle karşı karşıya kalması kabul edilemez. Yapı denetim mühendislerinin kamusal bir görevi yerine getirdiği gerçeğinden hareketle güvenliklerinin kamu güvencesi altına alınması gerekiyor” dedi. Yapı denetiminin etkin uygulanmasının yapı güvenliği açısından belirleyici olduğunu ifade eden Erdem, sistemin tüm paydaşların katılımıyla yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. “Yetkin Mühendislik Sistemi Hayata Geçirilmeli” İMO Bursa Şubesi ayrıca inşaat mühendisliği hizmetlerinde yetkinlik ve belgelendirme sisteminin hayata geçirilmesi çağrısını yinelerken Şube Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Atilla Erdem, “Dört yıllık lisans eğitimini tamamlayan her mühendisin, mesleki deneyim ve uzmanlık ayrımı yapılmaksızın sınırsız sorumluluk üstlenebilmesi doğru değildir. İnsan hayatını doğrudan ilgilendiren bir meslekte deneyim, uzmanlık ve mesleki yeterlilik mutlaka dikkate alınmalıdır” dedi. Yetkin mühendislik sisteminin; yapı güvenliği, mühendislik hizmetlerinin niteliği ve kamu yararı açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Erdem, meslek içi eğitim, sınav, deneyim ve belgelendirme esaslarına dayalı bir sistemin oluşturulmasını önerdi. Mühendislik mesleğinin hukuki ve mesleki çerçevesinin günümüz koşulları doğrultusunda yeniden ele alınması gerektiğine de dikkat çeken Erdem, 1938 yılında yürürlüğe giren 3458 sayılı Mühendislik ve Mimarlık Hakkında Kanun’un, günümüzde mühendislik hizmetlerinin ulaştığı uzmanlaşma düzeyi, teknolojik gelişmeler, artan teknik sorumluluklar ve kamu güvenliği açısından ortaya çıkan yeni gereksinimler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Erdem, mühendislik hizmetlerinde yalnızca diploma sahibi olmanın mesleki yetkinliğin tek göstergesi olarak kabul edilmesi yerine; eğitim, mesleki deneyim, uzmanlık, sürekli gelişim, etik ilkeler ve belgelendirme kriterlerini esas alan çağdaş bir meslek düzenlemesinin oluşturulmasının önemine işaret etti. Bu kapsamda mühendislik yasasının, mesleki yetkinliği kademeli olarak tanımlayan, sorumluluk alanlarını uzmanlık ve deneyim düzeyiyle ilişkilendiren ve kamu güvenliğini merkeze alan bütüncül bir yaklaşımla güncellenmesi gerektiğini vurguladı. “Deprem Öncesi İnşaat Mühendisiyle Tanışın” İMO Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Atilla Erdem, 17 Ağustos’un yıl dönümünde vatandaşlara da çağrıda bulunarak, deprem hazırlığının yalnızca kamu kurumlarının sorumluluğu olmadığını belirtti. Erdem, “Vatandaşlarımız oturdukları binaların durumunu sorgulamalı, taşıyıcı sistemlere yapılan müdahalelerin farkında olmalı ve risk gördüklerinde yetkin mühendislerden destek almalı. Deprem olduktan sonra değil, deprem olmadan önce inşaat mühendisiyle tanışmak gerekiyor” diye konuştu. Erdem sözlerini şöyle tamamladı: “Deprem bir doğa olayıdır; ancak yıkım kader değildir. 17 Ağustos’un üzerinden 27 yıl geçmesine rağmen aynı başlıkları konuşuyor olmamız, artık daha fazla zaman kaybetmememiz gerektiğini gösteriyor. Bursa’nın yapı stoğunu bilmek, riskleri önceliklendirmek, bilimsel veriler ışığında kentsel dönüşümü gerçekleştirmek, yapı denetimini güçlendirmek ve yetkin mühendislik sistemini hayata geçirmek zorundayız. Deprem hazırlığı ertelenebilecek bir yatırım değil, doğrudan yaşam hakkının gereğidir.” İMO Bursa Şubesi, 17 Ağustos’un 27’nci yılında başta 17 Ağustos 1999 ve 6 Şubat 2023 depremleri olmak üzere tüm afetlerde hayatını kaybeden vatandaşları rahmetle anarken, deprem riskinin azaltılması için şu başlıkların bir an önce hayata geçirilmesi çağrısını yineledi: • Tüm Bursa’yı kapsayan yapı stoğu envanterinin çıkarılması • Bilimsel verilere dayalı Bursa Kentsel Dönüşüm Strateji Belgesi hazırlanması • Kentsel dönüşümün mahalle ölçeğinde ve bütüncül biçimde gerçekleştirilmesi • Yapı denetim sisteminin bağımsız ve etkin hale getirilmesi • Binalar için periyodik muayene sisteminin hayata geçirilmesi • Şantiyelerde görev yapan mühendislerin güvenliğinin sağlanması • Yetkin mühendislik ve mesleki belgelendirme sisteminin oluşturulması • Meslek odalarının deprem ve kentsel dönüşüm süreçlerine etkin biçimde dahil edilmesi İMO Bursa Şubesi’nin mesajı net: Depremi beklemek yerine riski yönetmek, yapıların güvenliğini bugün sağlamak ve Bursa’yı dirençli bir kent haline getirmek için artık tek bir gün bile kaybedilmemeli. İMO Bursa Şube, Depreme Farkındalık Sergisi ile Bursalıları Bilinçlendirdi İMO Bursa Şubesi, deprem konusunda toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla Gençlik Komisyonu’nun katkılarıyla 16 Ağustos Pazar günü Mudanya Mütareke Evi Müzesi önünde Deprem Farkındalık Standı kurdu. Vatandaşların deprem öncesinde, sırasında ve sonrasında yapılması gerekenler konusunda bilgilendirileceği stantta, yapı güvenliği ve deprem hazırlığına ilişkin bilgiler de paylaşıldı. Mudanya Belediyesi’nin de destekleriyle gerçekleşen sergiye Bursalılar yoğun ilgi gösterirken, genç inşaat mühendisleri stantlara gelerek güvenli yapılar hakkında bilgi almak isteyen vatandaşların sorularını yanıtlayarak farkındalığı arttırmaya çalıştı. İMO Bursa Şube Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Atilla Erdem ve Yönetim Kurulu Üyeleri, standı ziyaret eden Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç’ı ve vatandaşları ağırladı.

Bursa’da Deprem Hazırlığında Yeni Dönem Haber

Bursa’da Deprem Hazırlığında Yeni Dönem

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen Ortak Koordinasyon Toplantısı, Bursa’nın afetlere karşı daha dirençli hale getirilmesi amacıyla yürütülen Deprem Risk Azaltma ve Önleme Planlama Projesi’nin bugüne kadar elde edilen çıktılarının paylaşılmasına sahne oldu. Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) ile ortak yürütülen proje kapsamında hazırlanan bilimsel çalışmalar, risk analizleri ve geleceğe yönelik yol haritası toplantıya katılan uzmanlar, akademisyenler ve kurum temsilcileriyle paylaşıldı. “Bu Bir Kapanış Değil, Yeni Sürecin Başlangıcı” Toplantının açılış konuşmasını yapan Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, gerçekleştirilen koordinasyon toplantısının projenin son resmi toplantısı olduğunu ancak bunu bir kapanış olarak değerlendirmediklerini söyledi. Projeyle birlikte elde edilen verilerin bundan sonraki süreçte uygulanacak çalışmaların temelini oluşturacağını belirten Biba, asıl önemli sürecin bundan sonra başlayacağını ifade etti. “Depremden Önce Aldığımız Kararlar Hayat Kurtaracak” Depremin ne zaman yaşanacağının bilinmediğini ancak Bursa’nın deprem gerçeğiyle yaşamayı öğrenmek zorunda olduğunu vurgulayan Biba, afet yönetiminde en kritik unsurun deprem gerçekleşmeden önce alınan kararlar olduğunu dile getirdi. Deprem riskini azaltmaya yönelik bilimsel çalışmaların önemine dikkat çeken Biba, projenin temel amacının da afet öncesinde doğru planlama yaparak can ve mal kayıplarını en aza indirmek olduğunu söyledi. Bursa İçin Dev Veri Çalışması Yapıldı Proje kapsamında kent genelinde kapsamlı bir veri altyapısı oluşturulduğunu açıklayan Biba, Bursa’daki yaklaşık 536 bin binanın konumu, yapım yılı ve kat sayısı bilgilerinin tek tek eşleştirildiğini belirtti. Yapı envanterinin güncellendiğini ifade eden Biba, gerçekleştirilen binlerce sondaj ve jeofizik çalışmanın dijital ortama aktarıldığını, bu sayede Bursa için yeni ve ayrıntılı bir zemin modelinin oluşturulduğunu söyledi. Bursa İçin 12 Farklı Deprem Senaryosu Hazırlandı Çalışmalar kapsamında Bursa'yı etkileyebilecek 12 farklı deprem senaryosu hazırlandığını aktaran Biba, bu senaryolar doğrultusunda yapı stokunun, altyapı sistemlerinin ve kritik kamu tesislerinin bilimsel yöntemlerle analiz edildiğini ifade etti. Risk analizleri kapsamında şehir genelindeki yollar, köprüler, hastaneler ve diğer kritik yapıların olası deprem senaryolarına göre değerlendirildiğini söyleyen Biba, ayrıca Bursa’daki 17 organize sanayi bölgesinin de çalışma kapsamına dahil edildiğini kaydetti. JICA: "Proje 42 Ay Boyunca Sürdü" JICA Uzman Ekip Lideri Shinichi Fukasawa ise proje süreci hakkında bilgi verdi. Bursa'nın yüksek deprem riski taşıyan şehirlerden biri olduğunu belirten Fukasawa, yaklaşık 42 ay süren proje boyunca kentin afetlere karşı dayanıklılığını artırmaya yönelik çok yönlü çalışmalar yürütüldüğünü söyledi. Kentsel Dayanıklılık Planı Hazırlandı Çalışmalar sonucunda Bursa için kapsamlı bir Kentsel Dayanıklılık Planı oluşturulduğunu açıklayan Fukasawa, hazırlanan planın Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin çevre düzeni planları ve altyapı yatırımlarıyla entegre şekilde geliştirildiğini ifade etti. Hazırlanan "Bursa Modeli"nin tamamen bilimsel verilere dayandığını belirten Fukasawa, modelin özellikle afet gerçekleşmeden önce alınacak yapısal ve planlama kararlarında önemli bir rehber niteliği taşıdığını söyledi. “Türkiye’deki Belediyelere Örnek Olacak” Projede yalnızca teknik çalışmalar yürütülmediğini, aynı zamanda kapasite geliştirme yaklaşımının da benimsendiğini belirten Fukasawa, Bursa Modeli'nin yalnızca Bursa için değil, Türkiye'deki diğer belediyelerin de uygulayabileceği örnek bir model ortaya koyduğunu ifade etti. Deprem ve Kentsel Dönüşüm Paneli Düzenlendi Toplantının ardından Prof. Dr. Şerif Barış ile Prof. Dr. Beyhan Bayhan'ın konuşmacı olarak yer aldığı panel gerçekleştirildi. Panelde deprem gerçeği, kentsel dönüşüm uygulamaları, afet risklerinin azaltılması ve dirençli şehirlerin oluşturulmasına yönelik bilimsel yaklaşımlar ele alınırken, Bursa'nın gelecekte izleyeceği yol haritasına ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu.

Bozbey çarşı esnafıyla bayramlaştı Haber

Bozbey çarşı esnafıyla bayramlaştı

CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz, meclis üyeleri ve Büyükşehir Belediyesi yöneticilerinin de katıldığı programda, Başkan Bozbey bölgedeki iş yerlerini gezerek esnafa bereketli kazançlar diledi. Esnafın Ramazan Bayramı’nı da kutlayan Başkan Bozbey, talep ve önerileri dinleyerek yapılan çalışmalar hakkında değerlendirmelerde bulundu. Vatandaşların da yoğun ilgisiyle karşılanan Başkan Bozbey, Bursalılarla fotoğraf çekinerek samimi ortamda sohbet etti. 10 BİN VATANDAŞA İFTARİYELİK DAĞITILDI Öte yandan Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından Cumhuriyet Caddesi’nin 10 farklı noktasında yaklaşık 10 bin vatandaşa, kavurmalı pilav, çorba, hurma, pide ve içecekten oluşan iftariyelik paketi dağıtıldı. Başkan Mustafa Bozbey de CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş ile birlikte Bursalılara iftariyelik ve çorba ikram ederek Ramazan’ın birlik, beraberlik ve paylaşma ruhunu pekiştirdi. Ayrıca BURFAŞ personeli işleri dolayısıyla dükkanlarından ayrılamayan esnafın ayağına giderek iftar paketlerini teslim etti. "HANLAR BÖLGESİ’Nİ ÇOK İYİ DEĞERLENDİRMELİYİZ” Arife gününde hem çarşı esnafını ziyaret ettiklerini hem de ekonomi üzerine sohbet etme imkanı bulduklarını söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, eksik kalan hizmetleri de konuştuklarını belirterek yakın zamanda esnafla bir araya geleceklerini söyledi. İki yıldır hazırladıkları planlama çerçevesinde Hanlar Bölgesi’nin tarihi özelliğini öne çıkartmak istediklerini anlatan Başkan Bozbey, “Turizm açısından önemli bir destinasyon merkezi olarak değerlendirdiğimiz Hanlar Bölgesi’ni çok iyi değerlendirmeliyiz. Hazırladığımız projeleri yakın zamanda uygulamaya başlayacağız” dedi. “HEMŞEHRİLERİMİZİN RAMAZAN BAYRAMINI KUTLUYORUM” Cumhuriyet Caddesi’nin de en az Hanlar Bölgesi kadar önemli olduğunun altını çizen Başkan Bozbey, “Cumhuriyet Caddesi’nde 10 bin kişilik bir iftar programı düşünüyorduk. Paylaşmanın ve dayanışmanın en güzel örneğini sergilemek istiyorduk. Ancak yağmur etkili olunca bizlerde 10 bin vatandaşımıza iftariyelik dağıtarak yanlarında olmak istedik. Bursalı hemşehrilerimizin ve İslam aleminin Ramazan Bayramını kutluyorum. Sağlıkla, huzurla, güvenle ve barış içerisinde bayram diliyorum” dedi. CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş da tüm Bursa’nın ve İslam âleminin bayramını kutlayarak herkese sağlık ve sıhhat diledi. Cumhuriyet Caddesi ve Hanlar Bölgesi Sanayici ve İşadamları Derneği (CUMSİAD) Başkanı Ahmet Şengül, Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından planlanan iftar programının yağış sebebiyle farklı bir şekilde gerçekleştirildiğini belirterek ikramlar dolayısıyla Başkan Mustafa Bozbey’e teşekkür etti.

Denizli depremi, Bursa Ovası’nın zemin riskini hatırlattı Haber

Denizli depremi, Bursa Ovası’nın zemin riskini hatırlattı

Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Mehmet Yıldız, bugün saat 9.21'de Denizli’nin Buldan ilçesi yakınlarında meydana gelen 5,1 büyüklüğündeki depremle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Jeoloji Mühendisi Yıldız, depremin odak derinliğinin 7–7,5 km civarında ve sığ sayılabilecek bir kesimde gerçekleştiğini belirtti. Depremin Buldan Fay Zonu ve Sarayköy Fay Zonu çevresinde, bölgenin aktif tektonik yapısını oluşturan Denizli Graben Sistemi içerisinde meydana geldiğini ifade eden Başkan Mehmet Yıldız, “Depremin büyüklüğü ve ölçülen ivme değerleri değerlendirildiğinde, tek başına önemli bir yapısal hasar oluşturma potansiyeli düşük görünüyor. Ancak, deprem yüzlerce kilometre uzaklıktaki Bursa Ovası’nda dahi hissedildi” dedi. Bursa Ovası’nın kalın alüvyal bir basen yapısına sahip olduğunu vurgulayan Başkan Yıldız, bu tür zeminlerin deprem dalgalarını iletmekle kalmayıp, büyütebildiğini ve sarsıntının süresini uzatabildiğini belirterek, “Bu nedenle Bursa Ovası’ndaki yapı stokunun değerlendirilmesinde zemin etkileri, basen büyütmesi ve zemin-yapı etkileşimi mutlaka dikkate alınmalıdır” uyarısında bulundu. JMO Güney Marmara Şube Başkanı Mehmet Yıldız, değerlendirmesinde, “Bugün meydana gelen deprem, hasar potansiyeli açısından sınırlı olmakla birlikte, Bursa Ovası’nın deprem dalgalarını büyüten zemin karakterini yeniden hatırlatan önemli bir uyarıdır. Güvenli yapılaşmanın yolu, fayları ve zemin koşullarını bilimsel verilerle birlikte değerlendiren planlama ve denetim süreçlerinden geçmektedir” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.