Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Pkk

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Pkk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Pkk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Terörün gölgesindeki Nazımiye’den huzurun ilçesine Haber

Terörün gölgesindeki Nazımiye’den huzurun ilçesine

28 Ağustos 2015'te PKK'lı teröristlerin saldırısı sonrası çatışmanın yaşandığı Tunceli'nin Nazımiye ilçesi, aradan geçen yıllarda terörle mücadelenin etkin şekilde yürütülmesi, Terörsüz Türkiye süreciyle bugün festivallerin düzenlendiği, inanç turizminin geliştiği ve vatandaşların huzur içinde yaşadığı bir ilçe haline geldi. Tunceli'nin Nazımiye ilçesi, 28 Ağustos 2015 tarihinde PKK'lı bir grubun İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne roketatar ve uzun namlulu silahlarla düzenlediği saldırıyla sarsıldı. Polislerin saldırıya anında karşılık vermesi üzerine çıkan çatışmada 2 PKK'lı ölü ele geçirilirken, 3 polis memuru yaralandı. Yaralı polislerden biri, helikopterle sevk edildiği Elazığ Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde yapılan tüm müdahalelere rağmen şehit oldu. Saldırının ardından ilçede sivil kayıpların yaşanmaması amacıyla kısa süreli sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Terör saldırılarının ve güvenlik endişesinin gölgesinde kalan ilçede vatandaşlar uzun süre günlük yaşamlarını kısıtlamalar içerisinde sürdürmek zorunda kaldı. Aradan geçen yıllarda terörle mücadelede yürütülen kararlı çalışmalarla birlikte Nazımiye'de güvenlik ortamı yeniden tesis edildi. Özellikle son dönemde Terörsüz Türkiye süreciyle birlikte kentte terörün izleri büyük ölçüde silinirken, ilçede sosyal ve ekonomik hayat da yeniden canlandı. Bir dönem vatandaşların kapılarını dahi açmakta zorlandığı Nazımiye, bugün düzenlenen festivaller, kültürel etkinlikler ve gelişen inanç turizmiyle anılıyor. İlçenin önemli inanç merkezlerinden Düzgün Baba Ziyaretgahı da bölgeye gelen ziyaretçiler için önemli bir merkez olurken, vatandaşlar geçmişte yaşanan günlerin aksine bugün ilçede huzur içerisinde yaşamlarını sürdürüyor. "Herkes gitti, kalanlar da burada kapılarını bile açmıyordu. O kadar zor günler yaşadılar" Nazımiye'de terör dönemine yakından tanıklık eden ve ilçenin geçirdiği değişime şahit olan Saadet Gürbüz, o yıllarda vatandaşların yaşadığı zorlukları anlatarak ilçenin bugün geldiği noktaya dikkat çekti. Gürbüz, "Çok zor şartlarda yaşadılar. Kimse kalmadı, burada binde biri kalmadı. Herkes gitti, kalanlar da burada kapılarını bile açmıyordu. O kadar zor günler yaşadılar. Ama Allah'a şükür şimdi çok iyi. Hiçbir sıkıntı yok. Bilmiyorum artık insanların elinde, ne diyelim. Ama bizim ilçeyi mahvettiler, ilçe kalmadı. Allah her şeyin hayırlısını bizim gençlere nasip etsin. Eskiden daha iyidir şimdi" diye konuştu.

Süleyman Soylu’dan Rahmi Turan’a tepki Haber

Süleyman Soylu’dan Rahmi Turan’a tepki

AK Parti İstanbul Milletvekili ve TBMM İçişleri Komisyonu Başkanı Süleyman Soylu, gazeteci Rahmi Turan’ın kendisi hakkındaki ifadelerine tepki göstererek, "Devletimizi, kara parayla geliri oluşturulan ve sahibi yurt dışında kanun kaçağı olan Sözcü paçavranızla karıştırmayın" dedi. AK Parti İstanbul Milletvekili ve Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) İçişleri Komisyonu Başkanı Süleyman Soylu, İçişleri Bakanı olduğu dönemde PKK terör örgütüne yönelik terörist sayıları vermişti. Gazeteci Rahmi Turan, "Terörle bir yere varılmaz diyorlardı" başlıklı yazısında Soylu’nun verdiği terörist sayılarını ve çerçeve yasayı eleştirdi. Kendisini eleştiren Rahmi Turan’a cevap veren Soylu, Turan’ın on yıllardır köşesini düşmanlık, kutuplaştırma, değerleri ve devleti karalama üzerine kullandığını iddia etti. "Hakkımda son üç yılda ortaya atılan 4 bin 66 iftiraya bir yenisini daha eklemişsiniz" Rahmi Turan’ın Türkiye’de aranan bir kanun kaçağının sahibi olduğu Sözcü Grubu’nun yazarı olduğunu söyleyen Soylu, "Hakkımda son üç yılda ortaya atılan 4 bin 66 iftiraya bir yenisini daha eklemişsiniz. On yıllarca köşenizi düşmanlık, kutuplaştırma, değerlerimizi ve devletimizi karalama üzerine kullandınız. İdamına davul zurna çaldığınız Başbakan Adnan Menderes’in hatırasına ise onlarca defa yenildiniz. Menderes’ten, Demirel’den, Özal’dan, Erbakan’dan, Türkeş’ten ve Erdoğan’dan hep nefret ettiniz. Onların fikirlerini taşıyanlara kin duydunuz. Memlekete hizmet sevdalılarını hep karaladınız. Ben, çocukluğumdan itibaren bu hastalıklı zihniyeti izleye izleye büyüdüm. Bunlarla hesaplaşılacak tek bir yer vardır: Ahiret. Rahmi Turan, biliyorum kalpleriniz var anlamaz; gözleriniz var görmez; kulaklarınız var işitmez" diye konuştu. "İftiralarınızla çarpıtarak okuyucularınızı yanıltabileceğinizi düşünmeniz bayağılıktır" Türkiye’nin milletiyle, askeriyle, jandarmasıyla, polisiyle ve korucusuyla birçok terör örgütüyle mücadele ettiğini ve büyük fedakarlıklarla bu mücadeleyi başardığını vurgulayan Soylu, "Devletimiz terör örgütlerini takip eder, kayıt altında tutar; bunlara ilişkin tespit ve sayıları da İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ve MİT Başkanlığı üzerinden tespit eder. Devletin ilgili kurumları bu verileri her altı ayda bir günceller. Ardından bu sayılar ve tespitler, belli periyotlarla yapılan Milli Güvenlik Kurulu toplantılarında değerlendirilir: Yurt içi tehditler, tespitler ve sayıları. Yurt dışı tehditler, tespitler ve sayıları. Yurt içi ve yurt dışı sayılarını dahi birbirinden ayırıp anlayamadığınız için devletin ilgili tüm kurumlarının ve MGK toplantılarının tespitlerini düşmanlığınız ve iftiralarınızla çarpıtarak okuyucularınızı yanıltabileceğinizi düşünmeniz bayağılıktır" dedi. "Devletimizi, Sözcü paçavranızla karıştırmayın" Süleyman Soylu, "Devletimizi, kara parayla geliri oluşturulan ve sahibi yurt dışında kanun kaçağı olan Sözcü paçavranızla karıştırmayın. Devleti hafife alanların acziyetlerine hep şahit olduk, bugün yine şahit oluyoruz. Hem terörle mücadeleye hem de Terörsüz Türkiye’ye fitne sokmak; mücadele eden tüm kahramanlarımızın, şehitlerimizin ve gazilerimizin mücadelesini küçümseyerek yok saymak ve bühtanda bulunmak, şahsınızın acziyetine mahsustur. Okuyucularınızı on yıllarca aldattınız. Bari bu şerefli meseleye iftira atarak günahlarınızı katlamayın. Ve kendinize her dürüst adamın soracağı şu soruyu sorun: ‘Patronun kim, nerede?" ifadelerini kullandı.

Dervişoğlu Çeltikçi'de çiftçilerle buluştu; "Borçlu olan çiftçi değil, devlettir" Haber

Dervişoğlu Çeltikçi'de çiftçilerle buluştu; "Borçlu olan çiftçi değil, devlettir"

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Mustafakemalpaşa’nın kırsal Çeltikçi Mahallesi’ni ziyaret ederek çiftçiler ve vatandaşlarla bir araya geldi. Köy meydanında üreticilerin sorunlarını dinleyen Dervişoğlu, tarım politikalarını eleştirirken, "Çiftçiyi toprağına küstürmemek gerekiyor. Ben size burada bir söz vermeye geldim; borçlu olan çiftçi değildir, devlet çiftçiye borçludur" dedi. Dervişoğlu’na Çeltikçi ziyaretinde İYİ Parti Grup Başkanvekili ve Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez ile Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu eşlik etti. İYİ Parti Mustafakemalpaşa İlçe Teşkilatı da ilçe başkanı, yönetim kurulu üyeleri ve partililerle birlikte programda yer aldı. Çeltikçi Mahallesi meydanında vatandaşlara hitap eden Müsavat Dervişoğlu, esnafın, işçinin ve çiftçinin sorunlarını yerinde tespit etmeye çalıştıklarını belirtti Dervişoğlu, "Esnafın derdini dükkânında, işçinin derdini çalıştığı fabrikanın tezgâhında, çiftçinin derdini de tarlada tespit ediyoruz. Bunların Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne taşınmasını temin etmeye gayret sarf ediyoruz. Sizin sıkıntılarınızı dile getirmeye çalışıyoruz. Vatandaşlarımızla birlikte siyaset yapmaya ve vatandaşın bize vermiş olduğu vekâleti doğru kullanmaya çaba sarf ediyoruz. Sizlerin yanında olmakla iftihar ediyorum" ifadelerini kullandı. "Çiftçiyi toprağına küstürmemek gerekiyor" Türkiye’nin farklı bölgelerinde üreticilerin benzer sorunlarla karşı karşıya kaldığını ifade eden Dervişoğlu, çiftçinin üretimden uzaklaşmasının önüne geçilmesi gerektiğini söyledi. Dervişoğlu, "Çiftçinin Türkiye’nin her yerindeki derdinin çözülebilmesi noktasında doğru adımların atılması gerekiyor. O yüzden bugün sizlerle birlikteyiz. Çiftçiyi toprağına küstürmemek, toprağından uzaklaştırmamak gerekiyor. Ama şu an devlet bunun tam tersini yapıyor. Çiftçi yaptığı üretimin karşılığını alamıyor ve borçlanıyor. Çiftçinin borçlu değil, devletin çiftçiye borçlu olması gerekiyor" diye konuştu. İktidara gelmeleri halinde çiftçilerin borçları konusunda adım atacaklarını söyleyen Dervişoğlu, dikkat çeken bir vaatte bulundu. Dervişoğlu, "Şunun sözünü veriyorum; iktidar olduğumuz takdirde beş yıllık süre içerisinde borçlu çiftçi kalmayacak. Çiftçinin borcunun tamamını devlet olarak biz ödeyeceğiz" dedi. Ziraat Bankası’nın kuruluş amacının çiftçiyi desteklemek olduğunu belirten Dervişoğlu, bankanın mevcut uygulamalarını da eleştirdi. Çiftçiye daha fazla destek sağlanması gerektiğini ifade eden İYİ Parti lideri, bankacılık kaynaklarının büyük şirketler yerine üreticinin yanında kullanılması gerektiğini savundu. Konuşmasında kimseye karşılıksız bir şey vaat etmediğini, asıl amaçlarının vatandaşın hakkını teslim etmek olduğunu söyleyen Dervişoğlu, "Cenabıallah bize bu ülkeyi yönetmeyi nasip ederse beş yıl içerisinde borçlu çiftçi kalmayacağını söylüyorum. Toprağına küsen çiftçi yeniden tarlasına dönecek" ifadelerini kullandı. Pandemi dönemine de değinen Dervişoğlu, bu süreçte gıdaya ulaşmanın ve tarımsal üretimin stratejik öneminin bütün dünyada bir kez daha görüldüğünü belirterek, üreticinin korunmasının ülkenin geleceği açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Meydandaki konuşmasının ardından çiftçilerin sorularını alan Dervişoğlu, vatandaşların ekonomik olarak yaşadığı sıkıntılara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. "Çare milletimizdir" diyen Dervişoğlu, "Devlet görevini yaparsa bu memleket başkalarına mecbur ve mahkûm kalmayacaktır. Devlet görevini yapmadığı için vatandaşımız borçludur ve kendisini çaresiz hissetmektedir. Aslında çare milletin ta kendisidir" ifadelerini kullandı. Mevcut iktidara yönelik eleştirilerde de bulunan Dervişoğlu, seçmenin değişim için sandığı kullanması gerektiğini belirterek, "Demokrasilerde tokat sandıkta atılır. En uzun ihtimalle bir buçuk yıl sonra bir seçim var. O seçimde sandığın başına giderek şu an sizi bu hale düşürenlere cevabınızı sandıkta vermeniz gerekiyor" dedi. Çeltikçi Mahallesi’ndeki buluşmanın dikkat çeken anlarından biri de 1994 yılında Beytüşşebap’ta PKK’lı teröristlerle girdiği çatışmada şehit olan Fedai Çakır’ın babası Ahmet Çakır ile Müsavat Dervişoğlu arasında yaşanan diyalog oldu. Ahmet Çakır, Dervişoğlu’nun yanına gelerek kamuoyunda "çerçeve yasa" olarak tartışılan süreçte partisinin sergilediği tutum nedeniyle teşekkür etti. Çakır, "Bir tek siz onlara destek vermediniz, size teşekkür ediyorum" dedi. Dervişoğlu ise şehit babasına, "Sana söz veriyorum, ben var olduğum süre içerisinde tüm canımla, kanımla onlara karşı duracağız" ifadeleriyle karşılık verdi ve terör örgütü PKK’nın elebaşı Abdullah Öcalan’a yönelik tutumlarının değişmeyeceğini söyledi. Köy meydanındaki programın ardından Dervişoğlu ve beraberindeki heyet, Çeltikçi Mahallesi’nde bulunan bir domates tarlasına geçti. Tarlada domates toplayan işçiler ve üreticilerle bir araya gelen Dervişoğlu, tarım işçilerinin çalışma şartları ile üreticilerin yaşadığı ekonomik sorunları dinledi. Üreticiler maliyetler ve ürün fiyatlarıyla ilgili yaşadıkları sıkıntıları aktarırken Dervişoğlu da partisinin tarıma yönelik çözüm önerilerini anlattı. Tarla ziyaretinde renkli anlar da yaşandı. Ayçiçeği yetiştiricisi bir üreticinin elinde, biri üzgün diğeri gülen yüz şeklinde hazırlanan iki ayçiçeğini gören Dervişoğlu, beraberindeki heyetle esprili bir diyalog yaşadı. Dervişoğlu, üzgün yüzlü ayçiçeğini mevcut durumda çiftçinin yaşadığı sıkıntılara, gülen yüzlü ayçiçeğini ise iktidara gelmeleri halinde üreticinin yüzünün güleceği döneme benzetti.

Alparslan Kuytul soruşturmasında FETÖ tespiti: Dokuz isim belirlendi Haber

Alparslan Kuytul soruşturmasında FETÖ tespiti: Dokuz isim belirlendi

Alparslan Kuytul Suç Örgütü'ne yönelik soruşturmada, örgütün üst yönetiminde bulunan bazı isimlerin Fetullahçı Terör Örgütü'yle (FETÖ) bağlantısı tespit edildi. Kamuoyunda "Kuytulcular" olarak bilinen yapılanmaya yönelik soruşturma sürüyor. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Alparslan Kuytul Suç Örügütü'ne yönelik soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. Soruşturmayı yürüten başsavcılık, örgütün üst düzey yöneticilerinin irtibatlarını inceledi. Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında Alparslan Kuytul grubunun yönetim yapılanmasına yönelik gerçekleştirilen çalışmalarda, şüphelilerin görev ve sorumluluk alanlarının yanı sıra telefon irtibatları da mercek altına alındı. Dosyadaki irtibat tablosunda; Alparslan Kuytul'un ‘kurucu-manevi lider', Semra Kuytul'un ‘bayanlar sorumlusu', İzzet Daş'ın ‘sekreter', Erol Ardıç'ın ise ‘genel sorumlu-2. Adam' olarak yer aldığı görüldü. Yapılanmanın ayrıca eğitim, internet, sosyal medya, basın-yayın, muhasebe, teknik ekip, dergi, medrese ve ilçe sorumlulukları şeklinde kademelendirildiği belirlendi. İrtibat çalışmasındaki en dikkat çekici bölüm ise yapılanmanın farklı kademelerinde görev aldığı belirtilen isimlerin, FETÖ/PDY kapsamında daha önce adli işlem görmüş kişilerle kurduğu temaslar oldu. Dosyaya göre; genel sorumlu olarak gösterilen Erol Ardıç'ın irtibatlarında 4, internet sorumlusu Muhammet Yasin Birer'in irtibatlarında 3, sosyal medya sorumlusu Abdul Aziz Sapaz'ın irtibatlarında 2, teknik ekip sorumlusu İsmail Ataş'ın irtibatlarında 2, eğitim sorumlusu Harun Kızılboğa'nın irtibatlarında 5, muhasebe sorumlusu Yusuf Tapan'ın irtibatlarında 2, Ceyhan sorumlusu Ertuğrul Şekerci'nin irtibatlarında 1, Furkan Nesli Dergisi sorumlusu Hasan Kütük'ün irtibatlarında 4, kardeşler Kitabevi sorumlusu Yusuf Eren'in irtibatlarında ise FETÖ/PDY kapsamında adli işlem veya müzahir kaydı bulunan 5 isim yer aldı. Dosyadaki kayıtlar birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu 9 şüphelinin irtibat listelerinde FETÖ/PDY kapsamında adli işlem görmüş veya müzahir kaydı bulunan 24 farklı kişinin yer aldığı görüldü. Bazı isimlerin birden fazla Kuytul grubu sorumlusunun irtibatında bulunması nedeniyle FETÖ/PDY bağlantılı kayıtların toplam sayısı 28'e ulaştı. Özellikle aynı FETÖ/PDY bağlantılı kişilerin yapılanmanın farklı birimlerinden sorumluların irtibat listelerinde tekrar tekrar ortaya çıkması, soruşturmada temas ağının niteliğinin ve sürekliliğinin araştırılmasını gerektiren önemli bir başlık olarak değerlendiriliyor. Operasyon kapsamında İsmail Ataş, Erol Ardıç, Harun Kızılboğa, Yusuf Tapan ve Yusuf Eren'in firari durumda bulunduğu; daha önce firari olarak aranan Hasan Kütük'ün ise yakalandığı öğrenildi. Dikkat çeken ayrıntı ise halen firari durumda bulunan 5 şüphelinin tamamının irtibat kayıtlarında FETÖ/PDY kapsamında adli işlem görmüş veya müzahir kaydı bulunan kişilerin yer alması oldu. Yapılanmada "genel sorumlu-2. adam" olarak gösterilen Erol Ardıç'ın irtibatlarında Alican Öztürk, Havva Koçyiğit, Mehmet Tokdaş ve Hasan Duymaz'ın FETÖ/PDY kapsamında adli işlem kayıtlarının bulunduğu belirlendi. Eğitim sorumlusu Harun Kızılboğa'nın irtibatlarında ise Alperen Çavuşoğlu, Burak Soylu, Yahya Çelik, Havva Koçyiğit ve Osman Yücel'in FETÖ/PDY kapsamında adli işlem gördükleri öğrenildi. Furkan Nesli Dergisi sorumlusu Kütük yakalandı Operasyon kapsamında firari olarak aranan ve yapılanmanın "Furkan Nesli Dergisi sorumlusu" olduğu belirtilen Hasan Kütük yakalandı. Dosyada Hasan Kütük hakkında geçmişte DEAŞ-El Kaide kapsamında "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan adli işlem kaydı bulunduğu bilgisine yer verildi. Kütük'ün irtibat çalışmasında Özlem Özdemir, Hasan Duymaz, Canan Tunalı ve Levent Gürbüzce isimlerinin FETÖ/PDY kapsamında adli işlem kayıtlarının bulunduğu görüldü. Firari muhasebe sorumlusu Yusuf Tapan'ın, FETÖ/PDY kapsamında adli işlem kayıtları bulunan Özcan Yalım ve Mahsum Sav ile irtibatı tespit edildi. Tapan'ın irtibat listesinde ayrıca PKK kapsamında adli işlem kaydı bulunan bir isim de yer aldı. Kardeşler Kitabevi sorumlusu olarak kaydedilen firari Yusuf Eren'in irtibatlarında ise Suna Giriş'in FETÖ/PDY müzahir, Havva Koçyiğit, Himmet Dinç, Bilal Dağ ve Ömer Faruk Giriş'in ise FETÖ/PDY kapsamında adli işlem kayıtlarının bulunduğu belirtildi. Operasyonda yakalanan yapılanmanın internet sorumlusu Muhammet Yasin Birer'in, FETÖ/PDY kapsamında adli işlem görmüş Sinan Emre, Ahmet Demirhan ve Havva Koçyiğit ile irtibatının bulunduğu tespit edildi. Sosyal medya sorumlusu Abdul Aziz Sapaz'ın irtibatlarında da Yasin Eren ve Mehmet Özel'in FETÖ/PDY kapsamında adli işlem kayıtlarının bulunduğu kaydedildi. Ceyhan sorumlusu Ertuğrul Şekerci'nin irtibat listesinde FETÖ/PDY kapsamında adli işlem görmüş Mustafa Aslan ile PKK kapsamında adli işlem görmüş Rıdvan Budak yer aldı. İrtibat çalışmasında yalnızca şüphelilerin görüştüğü kişilere ilişkin kayıtlar değil, bazı örgüt yöneticilerinin geçmiş adli işlemleri de yer aldı. Tabloda Alparslan Kuytul hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma" başlığıyla adli işlem kaydı bulunduğu belirtildi. Sekreter İzzet Daş, Seyhan 2 sorumlusu Murat Temizkan ve Yüreğir 1 sorumlusu Ali Alagöz ile yakalanan Hasan Kütük ve firari Erol Ardıç ile Harun Kızılboğa hakkında da DEAŞ-El Kaide kapsamında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan adli işlem kayıtlarının bulunduğu dosyada yer aldı. Soruşturma kapsamında hazırlanan tabloda toplam 20 isim yer alırken, Hasan Kütük'ün de yakalanmasıyla Alparslan Kuytul'un aralarında bulunduğu yakalanan şüpheli sayısı 15'e yükseldi. Yapılanmanın kritik görevlerinde bulunduğu belirtilen 5 şüphelinin ise firari durumda olduğu öğrenildi. Alparslan Kuytul Suç Örgütü üst düzey sorumlularının irtibat ağında FETÖ/PDY kapsamında adli işlem görmüş çok sayıda kişinin bulunması, soruşturmanın dikkat çeken başlıklarından biri olarak öne çıktı. Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada, elde edilen irtibat verilerinin örgütsel bağ oluşturup oluşturmadığının, temasların niteliğinin ve söz konusu ilişkilerin yapılanmanın faaliyetlerine nasıl yansıdığının çok yönlü olarak incelendiği öğrenildi.

MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Aktürk: "İsrail'in askerî müdahalelerinin olağan ve kabul edilebilir olduğu algısına müsaade edilmemeli" Haber

MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Aktürk: "İsrail'in askerî müdahalelerinin olağan ve kabul edilebilir olduğu algısına müsaade edilmemeli"

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, İsrail'in Gazze, Lübnan ve Suriye'ye yönelik eylemlerine ilişkin, "İsrail'in komşu ülkelere yönelik askerî müdahalelerinin olağan ve kabul edilebilir olduğu yönünde bir algının yerleşmesine kesinlikle müsaade edilmemelidir" dedi. "TEKNOFEST Mavi Vatan" kapsamında Gölcük'te bulunan donanmanın en yeni gemisi TCG Koçhisar'da Milli Savunma Bakanlığı Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı düzenlendi. Toplantıda açıklamalarda bulunan MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin faaliyetleri, terörle mücadele ve hudut güvenliği, bölgesel gelişmeler, NATO faaliyetleri ve savunma sanayisine ilişkin bilgi verdi. "Birçok gemimiz vatandaşlarımızın ziyaretine açılacak" TEKNOFEST Mavi Vatan kapsamında denizcilik ve savunma teknolojileri alanında önemli faaliyetlerin gerçekleştirileceğini belirten Aktürk, "TCG Anadolu, TCG İstanbul ve TCG Burgazada başta olmak üzere birçok gemimiz vatandaşlarımızın ziyaretine açılacak, SAT ve SAS timlerimiz tarafından özel gösteriler icra edilecektir" dedi. Etkinlikte Bakanlığa bağlı MKE ve ASFAT gibi savunma sanayisi şirketlerinin de yer alacağını kaydeden Aktürk, deniz platformları, silah ve mühimmat sistemleri, insansız ve otonom deniz araçları, su altı sistemleri ile milli imkanlarla geliştirilen yeni nesil teknolojilerin sergileneceğini bildirdi. Aktürk, MİLDEN başta olmak üzere deniz platformlarına yönelik projeler ile çeşitli milli sistem ve kabiliyetlerin de tanıtılacağını söyledi. Gençlerin denizcilik ve savunma teknolojilerine ilgisini artırmayı amaçlayan etkinlik kapsamında İnsansız Su Altı Sistemleri ve Su Altı Roket Yarışmaları başta olmak üzere teknoloji yarışmaları, spor müsabakaları, atölyeler, stant ve sahne etkinlikleri ile deniz ve hava gösterilerinin düzenleneceğini ifade etti. 3 PKK'lı terörist teslim oldu Terörle mücadele ve hudut güvenliğine ilişkin son verileri paylaşan Aktürk, "Türk Silahlı Kuvvetlerimiz; terörle mücadelesine, sınırlarımızı korumaya; karada, denizde ve havada ülkemizin savunma ve güvenliğini sağlamaya azim ve kararlılıkla devam etmektedir" ifadelerini kullandı. Aktürk, geçtiğimiz hafta içerisinde 3 PKK'lı teröristin teslim olduğunu belirterek, hudutlarda yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 4'ü terör örgütü mensubu olmak üzere 588 kişinin yakalandığını açıkladı. Aktürk, 1 Ocak'tan bugüne kadar hudutlardan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısının 8 bin 530'a ulaştığını, son bir haftada engellenen bin 59 kişiyle birlikte yıl içerisinde engellenen kişi sayısının ise 46 bin 577 olduğunu bildirdi. "İsrail'in saldırıları bölgesel istikrarsızlığı daha da derinleştiriyor" Gazze'deki ağır insani durumun giderilmesi ve yeniden inşa sürecinin önünün açılmasının bölgede kalıcı barış ve istikrar açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Aktürk, "İsrail'in Gazze Planı'nı reddetmesi ve bölgedeki saldırılarını sürdürmesi, adil ve kalıcı bir barışın tesisi için yürütülen çabaları baltalamakta ve bölgesel istikrarsızlığı daha da derinleştirmektedir" dedi. İsrail'in imzalanan çerçeve anlaşmasına rağmen Lübnan'ın güneyindeki saldırılarına ve askeri faaliyetlerine devam ettiğini belirten Aktürk, Suriye'ye yönelik son saldırıların da bu ülkenin toprak bütünlüğünü, egemenliğini ve birliğini hedef aldığını kaydetti. Aktürk, "İsrail'in komşu ülkelere yönelik askerî müdahalelerinin olağan ve kabul edilebilir olduğu yönünde bir algının yerleşmesine kesinlikle müsaade edilmemelidir. Bölgenin geleceği, tek taraflı güç kullanımına değil; uluslararası hukuka, ülkelerin egemenlik ve toprak bütünlüğüne saygıya dayalı bir güvenlik anlayışı üzerine inşa edilmelidir" ifadelerini kullandı. Uluslararası topluma çağrıda bulunan Aktürk, İsrail'in bölgesel barış ve istikrarı tehdit eden eylemleri karşısında uluslararası hukuka ve insani değerlere sahip çıkılarak daha somut ve etkili tedbirler alınmasının elzem olduğunu söyledi. Aktürk, "Önceliğimiz, bölgemizin daha fazla çatışma ve istikrarsızlığa sürüklenmesinin önlenmesi, barış ve güvenliğin kalıcı hâle getirilmesidir. Bu çerçevede, Suriye'nin egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün korunmasına, istikrarlı ve güvenli bir yapıya kavuşmasına yönelik çalışmalarımız ve katkılarımız kararlılıkla devam edecektir" dedi. Romanya'daki NATO faaliyetine 2 F-16 ile katılım NATO kapsamında Romanya hava sahasında gerçekleştirilecek Entegre Hava ve Füze Savunma faaliyetine 2 F-16 ile katılım sağlanacağını açıklayan Aktürk, Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK'ün gerçekleştireceği gösteri uçuşlarına ilişkin de bilgi verdi. Aktürk, Konya Bilim Festivali kapsamında 23 Ağustos'ta Türk Yıldızları Akrobasi Timi tarafından Konya'da, Malazgirt Zaferi'nin 955'inci yıl dönümü etkinlikleri kapsamında ise 23 Ağustos'ta Ahlat'ta, 24 Ağustos'ta Malazgirt'te SOLOTÜRK tarafından gösteri uçuşları gerçekleştirileceğini bildirdi. MKE'den TSK'ya silah ve mühimmat teslimatı Savunma sanayisinde yerli ve milli olarak geliştirilen stratejik ve teknolojik ürünlerle TSK'nın güç ve etkinliğinin artırılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten Aktürk, MKE tarafından hafta içerisinde çeşitli adet ve çapta silah ve mühimmatın teslimatının gerçekleştirildiğini açıkladı. Terörle mücadelede yaralanan personelin başvuruları 1 Eylül'de başlayacak Aktürk, terörle mücadelede yaralanıp malul sayılmayan TSK, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığının erbaş ve erler dahil askeri personeli, Emniyet Teşkilatının Emniyet Hizmetleri Sınıfına mensup personeli ile güvenlik korucularının muvazzaf ve emeklilerine yönelik 3713 sayılı Kanun kapsamındaki başvuruların e-Devlet Kapısı üzerinden alınacağını bildirdi. Başvuru sahiplerinin terör sonucu yaralanma olayına ilişkin bilgileri sisteme kaydetmelerinin ve varsa ellerindeki bilgi ve belgeleri yüklemelerinin yeterli olacağını kaydeden Aktürk, kamu kurumlarından ayrıca belge temin edilmesine gerek bulunmayacağını ifade etti. Başvuruların yalnızca e-Devlet Kapısı üzerinden kabul edileceğini, birlik, kurum ve askerlik şubelerinden başvuru alınmayacağını belirten Aktürk, başvuru sürecinin 1 Eylül 2026 tarihinde başlayacağını açıkladı.

’Eren’siz geçen 9 yıl Haber

’Eren’siz geçen 9 yıl

Trabzon'un Maçka ilçesinde bölücü terör örgütü mensupları tarafından açılan ateş sonucu 11 Ağustos 2017 tarihinde şehit edilen Eren Bülbül geçen 9 yıla rağmen unutulmuyor. 15 yaşında şehit olan Eren Bülbül, şehadetinin 9. yılında kabri başında düzenlenen programla anıldı. Trabzon'un Maçka ilçesi Köprüyanı mahallesinde 11 Ağustos 2017 tarihinde terör örgütü mensuplarının hırsızlık için girdiği evlerini güvenlik güçlerine göstermek için giderken açılan ateş sonucu Astsubay Başçavuş Ferhat Gedik ile birlikte şehit olan Eren Bülbül, ölümünün üzerinden geçen 6 yıla rağmen unutulmuyor. 1 Ocak 2002 yılında dünyaya gelen ve PKK'lı teröristler tarafından 15 yaşında şehit edilen Eren Bülbül sevenleri tarafından ‘İyi ki varsın Eren' etiketiyle anılırken, anne Ayşe Bülbül oğlunun mezarı başından ayrılmıyor. 15 yaşında şehit olan Eren Bülbül, şehadetinin 9. yılında kabri başında düzenlenen programla anıldı. Eren Bülbül'ün kabri başında düzenlenen programda Kur'an-ı Kerim okunarak dualar edildi. Programa Trabzon Valisi Tahir Şahin, Trabzon Emniyet Müdürü Ali Loğoğlu, Trabzon İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Murat Yakın, Maçka Belediye Başkanı Koray Koçhan, il ve ilçe protokolü, güvenlik güçleri, Eren Bülbül'ün ailesi ve vatandaşlar katıldı. Eren Bülbül'ün mezarı ziyaretçi akınına uğrarken, anne Ayşe Bülbül, oğlunu gözyaşları ile anlattı. "Ben yavrumun acısını uyurken bile taşıyorum" Şehit Eren Bülbül'ün annesi Ayşe Bülbül, oğlunu bir saniye bile unutamadığını belirterek, "Sizlere göre 9 yıl geçti, benim için 9 bin yıl geçti. Benim yavrumun o gün günü bitmişti. İyi ki bu şekilde, vatanı için, milleti için, başında dalgalanan bayrağı için şehit verdim yavrumu. Evlat acısı çok zor, Allah kimseye bu acıyı vermesin. 9 yıl geçti ama sanki 9 bin yıl geçti. Ne yapabilirim ki? Yapacak hiçbir şeyim yok. Yavrumu bir saat, bir dakika, bir saniye bile unutmadım, unutamam. Yavrum bugün, bu anlarda son saniyelerini yaşıyordu. Özel günlerinde yalnız değil. Akşam yatarken bile Eren hep benim gönlümde, gözümün önünde. Ben yavrumun acısını uyurken bile taşıyorum. Rüyalarıma giriyor. O hayatta, çektiğimiz çilelerle, zorluklarla gözümün önüne geliyor. Bir anne olarak diyorum ki, ‘Cenabı-ı mevlam beni de o yaşantılarla bitirecek' yavrumun şehitliğiyle gurur duyuyorum. Öyle bir evladın annesi olduğu için gurur duyuyorum. Arkamdaki dağım evlatlarımdır ama benim acım bitmez. Evlatlarım da kendi çocuklarıyla meşgul oluyor. Belki de bir anlık kardeşlerini unutuyorlar. Benim evladımı unutacak hiçbir yönüm yok" dedi. "Amca-yeğen gibi bir yola yürüdüler" Ayşe Bülbül, oğluyla birlikte şehit olan Astsubay Başçavuş Ferhat Gedik'e ilişkin amca-yeğen bir yolu yürüdüklerini vurgulayarak, "Evladımla bir yolda yürüdü. Şehadete beraber eriştiler. Allah ikisinin de rahmetini bol eylesin. Şehit edilmeden ben onunla sohbet ettim. Amca-yeğen gibi bir yola yürüdüler. Eren'in çalışkanlığı, Eren'in atılganlığı, sessizliği, sakinliğiyle sakin 15 yaşında değil 30 yaşındaydı. Temkinliydi bir çocuktu. Attığı adım bile değerliydi. Hiçbir şey anlayamadım, hissedemedim. Hayatımıza devam ederken yavrum uçtu gitti. İyi ki böyle bir evlat doğurdum. Vatan sağ olsun" şeklinde konuştu.

Milli Savunm Bakanlığı'ndan Önemli Açıklama Haber

Milli Savunm Bakanlığı'ndan Önemli Açıklama

Milli Savunma Bakanlığı, son bir haftada yürütülen terörle mücadele ve hudut güvenliği faaliyetlerine ilişkin bilgileri paylaştı. Açıklamada, 3 PKK'lı teröristin teslim olduğu, yasa dışı yollarla sınırı geçmeye çalışan 404 kişinin yakalandığı bildirildi. Milli Savunma Bakanlığı (MSB), haftalık basın bilgilendirme toplantısını HAVELSAN'ın 44'üncü kuruluş yıl dönümü kapsamında gerçekleştirilen programda yaptı. MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk tarafından yapılan bilgilendirmede, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) terörle mücadele ve hudut güvenliği faaliyetlerine ilişkin son gelişmeler aktarıldı. Açıklamaya göre, son bir hafta içerisinde 3 PKK'lı terörist daha teslim oldu. Harekât bölgelerinde ise mayın ve el yapımı patlayıcıların yanı sıra mağara, sığınak ve barınakların tespit edilerek imha edilmesine yönelik çalışmalar sürdürüldü. HUDUTLARDA 404 KİŞİ YAKALANDI MSB, hudut güvenliğine ilişkin faaliyetlerde de önemli veriler paylaştı. Buna göre, son bir haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 404 kişi yakalandı, 701 kişinin ise sınırı geçmesi engellendi. Böylece 1 Ocak 2026'dan itibaren yasa dışı geçiş girişiminde bulunurken yakalananların sayısı 6 bin 19'a, sınırı geçemeden engellenen kişi sayısı ise 41 bin 830'a yükseldi. Bakanlık, Türkiye'nin güvenliği ve sınırların korunmasına yönelik çalışmaların kesintisiz sürdürüldüğünü bildirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.