Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Pkk

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Pkk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Pkk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MSB Açıkladı: "Ateşkesin tesis edilmesinden memnuniyet duyuyoruz" Haber

MSB Açıkladı: "Ateşkesin tesis edilmesinden memnuniyet duyuyoruz"

Mavi Vatan-2026 Tatbikatı’nın Fiili Atış Safhası münasebetiyle Antalya Körfezi’nde bulunan TCG Anadolu’da icra edilen Milli Savunma Bakanlığı Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı gerçekleştirildi. MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, haftalık basın bilgilendirme toplantısında eğitim ve tatbikat faaliyetlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Mavi Vatan Tatbikatı, Deniz Kuvvetlerinin harekatı sevk ve idare etkinliğinin değerlendirilmesi, tatbikata katılan unsurların çok tehditli ortamda muhakeme, öngörü ve karar verme yeteneklerinin geliştirilmesi, diğer Kuvvet Komutanlıkları ile müşterek çalışabilirlik usullerinin denenmesi amacıyla 3-9 Nisan tarihleri arasında Karadeniz, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’de gerçekleştirildi. Tatbikat kapsamında; harekata hazırlık eğitimleri, fiili silah atışları, lojistik bütünleme faaliyetleri ile çok tehditli ortamda harekat eğitimleri icra edildiğini belirten Aktürk, "Deniz Kuvvetlerinin yanı sıra Kara ve Hava Kuvvetleri ile Sahil Güvenlik Komutanlığından toplam 120 gemi, 50 hava aracı ve 15 bin personelin yer aldığı Mavi Vatan Tatbikatı’nda; TCG Anadolu’dan kalkan TB-3 SİHA ile bir kamikaze insansız deniz aracı (KİDA) ilk kez imha edildi. Milli üretim ‘AKYA Ağır Sınıf Harp Torpidosu’ Sakarya denizaltısından ilk kez ateşlendi" açıklamasında bulundu. Aktürk, tatbikata ve daha sonra gerçekleşecek tatbikatlara ilişkin şu ifadelere yer verdi: "Deniz Kuvvetlerimiz; sahip olduğu modern, yüzer, dalar ve uçar unsurlarıyla, başta Mavi Vatanımız olmak üzere sınırlarımızın ötesinde ve dünya denizlerinde; hak ve menfaatlerimizin korunması, etkinliğimizin sürdürülmesi ve caydırıcılığımızın pekiştirilmesi amacıyla azim, kararlılık ve üstün bir görev anlayışıyla faaliyetlerine kesintisiz devam edecektir. Diğer yandan, 23 Mart-3 Nisan tarihleri arasında Karadeniz’de icra edilen Sea Shield Tatbikatı’na katılan TCG Üsteğmen Arif Ekmekçi ve TCG Ayvalık gemilerimiz aynı tarih aralığında Mayın Karşı Tedbirleri Karadeniz (MCM BLACK SEA) Görev Grubu 9’uncu aktivasyon faaliyetini başarıyla tamamlamıştır. 29 Mart-10 Nisan tarihleri arasında Isparta ve Ankara’da Türkiye-Pakistan Ortak Komando ve Özel Kuvvet (Cinnah-13), 2-22 Nisan tarih aralığında Kars’ta Türkiye-Azerbaycan Haydar Aliyev Fiili Atışlı Müşterek Tabur Görev Kuvveti, 6-17 Nisan tarihleri arasında Konya’da Uluslararası Anadolu Ankası tatbikatları icra edilmektedir. 11-17 Nisan arasında, İstanbul ve İzmir’de EFES-2026 Birleşik Müşterek Harekat Tatbikatı’nın Bilgisayar Destekli Komuta Yeri Safhası, 15-21 Nisan tarihleri arasında Doğu Akdeniz’de Dynamic Minotaur/Kurtaran Denizaltı Arama-Kurtarma tatbikatlarının icra edilmesi, 13 Nisan-1 Mayıs tarih aralığında ise Libya ve Fildişi Sahili’nde Flintlock Tabikatı’na katılım sağlanması planlanmaktadır. Yabancı askeri gemilerin limanlarımızı ziyaretlerine ilişkin olarak; NATO Daimi Deniz Görev Grubu-2 (SNMG-2) görevi kapsamında 9-12 Nisan tarihleri arasında Arnavutluk Deniz Kuvvetleri unsuru Oriku tarafından İzmir’e liman ziyareti yapılmakta, 10-15 Nisan tarihleri arasında İtalya Deniz Kuvvetlerine ait Andrea Doria ile 13-17 Nisan tarihleri arasında Fransa Deniz Kuvvetleri unsuru Provence tarafından Antalya’ya, Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü (UNIFIL) görevi kapsamında, Bangladeş Deniz Kuvvetlerine ait Sangram tarafından 14 Nisan-5 Mayıs tarihleri arasında Mersin’e, liman ziyaretleri gerçekleştirilmesi planlanmaktadır. Somali Deniz Görev Grubu faaliyetleri kapsamında; TCG Gaziantep, TCG Bayraktar, TCG Bartın ve TCG Yzb.Güngör Durmuş ile Çağrı Bey Sondaj Gemisi ve beraberindeki destek gemilerinin yarın (10 Nisan) Mogadişu/Somali’ye ulaşması planlanmaktadır. 7 Nisan’da, Malezya Hava Kuvvetleri Komutan Yardımcısı ve beraberindeki heyet Hava Kuvvetleri Komutanlığımızı ziyaret etmiştir. Türkiye-Suudi Arabistan Deniz Kuvvetleri İş Birliği Toplantısı, 13-17 Nisan tarihleri arasında ülkemizde gerçekleştirilecektir. 14 Nisan’da NATO Müttefik Hava Komutanlığınca Artırılmış Teyakkuz Faaliyetleri bünyesinde yürütülmekte olan Esnek Caydırıcılık Seçenekleri kapsamında, Romanya hava sahasında icra edilecek Meydan Taarruzu Eğitimi’ne 2 adet F-16 uçağımız ile katılım sağlanması planlanmaktadır. Hava Kuvvetleri Komutanlığı bandomuz tarafından ‘Dünya Otizm Farkındalık Etkinlikleri’ kapsamında Sincan/Ankara’da bugün, Devlet Opera ve Balesi tarafından Tarihin İzinde ‘Mitolojik Kahramanlar’ adlı müze konseri, Harbiye Askeri Müze ve Kültür Sitesi Komutanlığı/İstanbul’da 11 Nisan’da icra edilecektir." "10 PKK’lı terörist daha teslim oldu" Terörle mücadele konusuna ilişkin açıklamalarda bulunan Aktürk, sayısı ve kapsamı her geçen yıl artan tatbikatlarla karada, denizde, havada ve siber alandaki etkinlik ve caydırıcılığını daha da artıran Türk Silahlı Kuvvetleri’nin, beka ve güvenliğine yönelen risk ve tehdit unsurları ile mücadelesini de kararlılıkla sürdürdüğünü belirterek şöyle konuştu: "Devam eden operasyon ve arama-tarama faaliyetleri kapsamında hafta içerisinde; 10 PKK’lı terörist daha teslim olmuş, kalıcı güvenliği tesis etmek amacıyla sınırlarımızda ve ötesinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiştir. Terör örgütü tarafından kullanılan tünel sistemlerinin imhasına yönelik çalışmaların başarıyla devam ettiği Suriye Harekat Alanlarında ise Menbic bölgesinde imha edilen 1 kilometrelik tünelle birlikte imha edilen tünel uzunluğu 768 kilometreye ulaşmıştır." "Hududu geçemeden engellenen kişi sayısı 19 bin 992 olmuştur" Kesintisiz devam eden hudut güvenliği faaliyetleri çerçevesinde son bir haftada; sınırlardan yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 2’si terör örgütü mensubu olmak üzere 127 şahsın yakalandığını vurgulayan Aktürk, bin 95 şahsın ise hududu geçemeden engellendiğini söyledi. Aktürk, "Böylece, yıl içerisinde sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı bin 822, hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 19 bin 992 olmuştur" ifadelerini kullandı. Aktürk, ABD/İsrail-İran Savaşı’nda ateşkes ilan edilmesine dair de konuşarak, "Bölgemizde bir ayı aşkın süredir devam eden savaşta geçici ateşkes tesis edilmesinden memnuniyet duyuyoruz. Temennimiz, ateşkes şartlarının harfiyen uygulanması ve bu iki haftalık geçici ateşkes süresinin yapıcı adımlar ile değerlendirilerek kalıcı ateşkese ve barışa evrilmesi, bölgede istikrar, huzur ve güvenliğin tesis edilmesidir. Öte yandan İsrail’in, Lübnan’ın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal eden ve bölgedeki istikrarsızlığı derinleştiren saldırılarının da derhal durdurulmasını bekliyoruz. Ayrıca İsrail’in yöneticileri tarafından Mescid-i Aksa’ya yapılan baskınları kınıyor, Mescid-i Aksa’nın ibadete açılması ve Kudüs’te ibadet özgürlüğünü engelleyen tüm kısıtlamaların kaldırılması gerektiğini vurguluyoruz" ifadelerini kullandı. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin güçlü, modern ve etkin savunma kapasitesinin yerli ve milli savunma sanayi ürünleriyle geliştirilmesi çalışmalarına da devam edildiğini aktaran Aktürk, şu ifadelere yer verdi: "Bu kapsamda; Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca muhtelif miktarda, TB-3 SİHA ile ilk kez olmak üzere Elektronik Devreli El Yapımı Patlayıcı Düzeneklerini Tespit ve Zararsız Hale Getirme Sistemi, Hava Kuvvetleri Komutanlığımızca ise; çeşitli miktarda Aksungur ve Akıncı insansız hava araçları ile CATS Elektro-Optik/Kızılötesi Kamera Sistemi, muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanarak envantere alınmıştır. 8 adet temin edilmesi planlanan ‘Yeni Tip Çıkarma Gemisi Projesi’ kapsamında 3 Nisan’da ikinci gemi hizmete alınmış, üçüncü geminin liman kabul testleri tamamlanmıştır. Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz (MKE) ile ASFAT tarafından 7-12 Nisan tarihleri arasında Şili’de düzenlenen Uluslararası Hava ve Uzay Fuarı’na (FIDAE) katılım sağlanmaktadır."

Bakan Gürlek'ten Hollanda’ya suçlu iadesi talebi Haber

Bakan Gürlek'ten Hollanda’ya suçlu iadesi talebi

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Hollanda Adalet ve Güvenlik Bakanı David Van Weel ile Adalet Bakanlığında bir araya geldi. Bakan Gürlek, görüşmede ziyaretin, Türkiye ile Hollanda arasındaki mevcut iş birliğinin daha da geliştirilmesine katkılar sağlayacağına, özellikle görev alanına giren konularda karşılıklı olarak iş birliği ve diyaloğun güçlenmesine fayda sağlayacağına inandığını ifade etti. Türkiye ile Hollanda arasındaki ilişkilerin çok uzun yıllara dayandığını belirten Bakan Gürlek, Hollanda’da yaklaşık 500 bin kişilik Hollanda Türk toplumunun ilişkilerinin güçlendirilmesinde ve geliştirilmesinde oldukça önemli bir görev gördüğünü söyledi. Hollanda’nın Türkiye’nin NATO müttefiki olduğunu hatırlatan Bakan Gürlek, "Küresel ve bölgesel risklerin arttığı bir ortamda müttefikimiz olan Hollanda ile diyalog ve iş birliğinin geliştirmesine önem veriyoruz" dedi. Geçen sene Lahey’de olan NATO Zirvesi kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile eski Hollanda Başbakanı Dick Schoof’un bir araya geldiğini hatırlatan Bakan Gürlek, "Bu sene de NATO zirvesi Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenecektir. Bu zirvede de NATO’ya yön veren önemli kararlar alınacağını umuyoruz" ifadelerini kullandı. Adalet alanındaki iş birliği ve ikili ilişkilerin önemli bir boyut oluşturduğunu kaydeden Bakan Gürlek, "Özellikle örgütlü suçlar, örgütlü suçlarla mücadele, uyuşturucu ticareti, göçmen kaçakçılığı, suç gelirlerinin aklanması gibi konularda özellikle adli anlamda iki ülkenin karşılıklı iş birliğini önemsiyoruz. Adli makamlar arasındaki işbirliği aynı zamanda ülkeler arasındaki işbirliğini de güçlendirecek ve aynı zamanda uluslararası adaletin etkinliği açısından önemli bir görev üstlenecektir" değerlendirmesinde bulundu. "FETÖ terör örgütüne karşı ülkemizin kararlılıkla mücadelesi devam etmektedir" FETÖ’nün 15 Temmuz hain darbe girişiminde 251 kişinin şehit olduğunu hatırlatan Bakan Gürlek, şunları kaydetti: "Bu kapsamda yürütülen adli süreçler dolayısıyla Bakanlığımız tarafından sizin Bakanlığınıza, yetkili makamlarınıza adli yardımlaşma taleplerimiz iletildi. Ancak bu taleplerimizin yerine getirilmesi konusunda maalesef bazı sorunlar ortaya çıkmıştı. Özellikle anayasal düzeni hedef alan ve milli iradeyi gasp eden FETÖ terör örgütüne karşı ülkemizin kararlılıkla mücadelesi devam etmektedir. Bu kapsamda da dost ve müttefik ülke olarak gördüğümüz Hollanda makamlarının da özellikle adli yardım anlamında ve suçluların iadesi anlamında bize yardımcı olmasını ve iş birliği göstermesini temenni ediyoruz" dedi. "FETÖ terör örgütünden 217, PKK terör örgütünden ise 8 iade talebimiz mevcuttur" Türkiye’nin 40 yılı aşkın süredir PKK terör örgütüyle mücadele ettiğini kaydeden Gürlek, PKK terör örgütünün, Avrupa Birliği tarafından da bir terör örgütü olarak kabul edildiğini hatırlattı. "Özellikle FETÖ kapsamında olduğu gibi PKK terör örgütü kapsamında da iade taleplerimizin maalesef olumlu sonuçlanmadığını görüyoruz" diyen Bakan Gürlek, şunları kaydetti: "Hali hazırda FETÖ terör örgütünden 217, PKK terör örgütünden ise 8 iade talebimiz mevcuttur. Hollanda’yı müttefik ülke olarak gördüğümüzden dolayı bu konuda adli iş birliği kapsamında bu suçluların iadesini talep ediyoruz. Ayrıca her iki terör örgütü mensuplarına da Hollanda’da mültecilik ya da oturma hakkı verilmemesi, verilmiş olanların da yeniden değerlendirilmesi konusunda bu hususun tekrar gözden geçirilmesini rica ediyoruz." Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ın dün şehadet yıl dönümü olduğunu belirten Bakan Gürlek, "Ben de biliyorsunuz savcılık görevi yaptıktan sonra Adalet Bakanı olarak atandım. Cumhuriyet Savcısı meslektaşımız, aynı zamanda çalışma arkadaşımız, DHKP-C terör örgütü mensubu tarafından önce esir alındı, daha sonra da hunharca katledildi" diye konuştu. "Musa Aşoğlu’nun Hollanda’dan ülkemize iadesini talep ediyoruz" Bu alçak saldırının talimatını veren DHKP-C terör örgütü elebaşı Musa Aşoğlu’nun İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılamasının devam ettiğini belirten Bakan Gürlek, "Bu terör örgütü yöneticisi Musa Aşoğlu’nun da yürütülen yargılama sonucunda aynı şekilde Hollanda’dan ülkemize iadesini talep ediyoruz. Maalesef bu konuda da şu ana kadar olumlu bir adım atılmadı. Söylediğimiz taleplerin ve önemli hassasiyetlerin Hollanda makamları nezdinde de karşılık bulacağına samimi olarak inanıyoruz" ifadelerini kullandı. Terörle mücadelenin yanı sıra uyuşturucu ticareti, kara para aklama ve insan ticareti başta olmak üzere diğer uluslararası suçlarla mücadele kapsamında birçok ülkeyle adli yardım kapsamında iade anlaşmalarının olduğunu anlatan Bakan Gürlek, "Geçen yıl Nisan ayında Hollanda ile Türkiye arasında düzenlenen eş zamanlı operasyon sonucunda uyuşturucu ticaretinden ‘Bulut Operasyonu’ sayesinde uyuşturucu tacirleri yakalandı ve suç gelirleriyle birlikte delillerine el konuldu. Bu kapsamda Hollanda’da bulundukları tespit edilen, uyuşturucu ticareti suçlarından haklarında yakalama kararı bulunanların aynı şekilde ülkemize iade taleplerinin yerine getirilmesini bekliyoruz" şeklinde konuştu. Hollanda’da Türk toplumunun varlığı, vatandaşların güvenliği, huzurunun ayrı bir önem taşıdığını kaydeden Gürlek, bu kapsamda özellikle Batı Avrupa’da artış gösteren ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve İslamofobi eğilimlerini endişeyle takip ettiklerini söyledi. Son dönemlerde bu tür yaşanan tehditlerin giderek arttığını gözlemlediklerini söyleyen Bakan Gürlek, Ocak ayı sonlarında Hollanda’da iki Müslüman kadının polis şiddetine maruz kaldığını üzülerek öğrendiklerini söyledi. Bakan Gürlek, bu tür olaylara karşı gerekli tedbirlerin alınması gerektiğine inandıklarını ifade etti. Görüşmenin, iş birliğini daha da ileri taşıyacağı kanaatinde olduğunu söyleyen Bakan Gürlek, "Müttefik ülke Hollanda ile aramızdaki samimiyetin ve kardeşlik hukukun daha da ileriye gitmesini temenni ediyoruz" dedi.

Dervişoğlu: Türkiye tarafsızlığını korumalı Haber

Dervişoğlu: Türkiye tarafsızlığını korumalı

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, bugün TBMM'deki grup toplantısında yaptığı konuşmada, iktidarın ekonomik krize yaklaşımını eleştirerek, Türkiye'nin geleceği için bir dizi önemli mesaj verdi. Dervişoğlu, iktidarın sürekli hata üstüne hata yaptığını ve milletin derdine çözüm bulamadığını belirtti. Ekonomik krizle ilgili olarak, iktidarın bu krize garip bir şekilde yaklaştığını ifade etti. “ÇELİK KUBBE CUMHURİYETİMİZDİR” Cumhuriyet’in Türk milletinin en büyük güvencesi olduğunu belirten Dervişoğlu, "Bizim çelik kubbemiz öncelikle Cumhuriyetimizdir. Cumhuriyet'i sahipsiz kılmak kimseye bir şey getirmez. Türk milleti yalnız değildir. Biz varız" dedi. Dervişoğlu, İYİ Parti olarak Cumhuriyet’in ve milletin savunulmasında kararlı olduklarını vurguladı. Grup toplantısında geçtiğimiz hafta yaptığı bir açıklamayı anımsatan İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, İran’daki gelişmelere dikkat çekti. İran’ın iç savaşa sürüklendiğini ve bölgedeki PKK’lıların silahlanmaya başladığını söyleyen Dervişoğlu, “İran savaşında bir dönüm noktasına geldik. Trump yeni yönetim ile anlaşabileceğini söylüyor. Olmazsa İran'ın enerji altyapısını vurmakla tehdit ediyor” diyerek bölgedeki bu gelişmelerin Türkiye’nin güvenliği için de büyük bir tehdit oluşturduğunu söyledi. İran’daki gerginliklerin arttığı bir dönemde, Türkiye'nin tarafsızlığını koruması gerektiğini söyleyen Dervişoğlu, "Yaşanan krizin dünya ekonomisine yükü her geçen gün artıyor. Taraflar geri adım atmazsa İran rejiminin ayakta kalmak için her adımı atacağı bir döneme giriyoruz. Türkiye tarafsızlığını korumak zorundadır" dedi. Dervişoğlu, Türkiye'nin dış politikasındaki bu hassasiyeti koruması gerektiğini kaydetti. İMRALI SÜRECİ VE ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ Son dönemde gündemde olan İmralı süreci ve anayasal değişikliklerle ilgili de önemli açıklamalarda bulunan Dervişoğlu, "İmralı süreci derhal sona erdirilmelidir. Bu yolda şuursuzca önerilen anayasal değişiklikler rafa kaldırılmalıdır. Zaman şımarıkça hareket etme zamanı değil" diyerek, Türkiye’nin bu dönemde dikkatli adımlar atması gerektiğini ifade etti. CHP’NİN "ARA SEÇİM" ÇAĞRISINA YANIT Öte yandan CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in "ara seçim" çağrısına da yanıt veren İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu, "Anayasal bir tanımlama aslında. Sadece belediye başkanlıkları değil, boşalan milletvekillikleri de var. ‘Bunu yüzde 15’e tamamlayalım’ falan... Bir beklenti olabilir ama doğruluğu tartışma konusudur" dedi. Türkiye'nin seçim atmosferine ihtiyacı olduğunu belirten Dervişoğlu, "Türkiye'nin bir seçime ihtiyacı var. Bu seçim ortamının ortak bir akılla inşa edilmesi lazım" diye konuştu. Dervişoğlu, Türkiye'nin gerginlikten ve kutuplaşmadan kurtulması gerektiğini savunarak, ekonomik gidişata da dikkati çekerek, mutfaktan örnekler verdi. Hanelerdeki mutfak yangının aslında bir geçim krizi olduğunu söyleyen Dervişoğlu,"Türkiye artık bu hükümeti ve bu hükümetin dayattığı sistemi kaldıracak durumda değildir. Türkiye’nin, ortak bir akılla oluşturulmuş bir seçim ortamına ve güçlü bir liderliğe ihtiyacı var" dedi.

Terörle mücadele sürüyor Haber

Terörle mücadele sürüyor

Milli Savunma Bakanlığı tarafından düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yürüttüğü operasyonlara ve sınır güvenliği faaliyetlerine ilişkin güncel bilgiler paylaşıldı. Toplantı, Bakanlık Sözcüsü Zeki Aktürk tarafından gerçekleştirildi. Açıklamada, Türk Silahlı Kuvvetlerinin Türkiye’nin güvenliğine yönelik risk ve tehdit unsurlarına karşı mücadelesini kararlılıkla sürdürdüğü vurgulandı. Devam eden operasyon ve arama-tarama faaliyetleri kapsamında son bir hafta içinde 4 PKK’lı teröristin güvenlik güçlerine teslim olduğu bildirildi. Ayrıca kalıcı güvenliğin sağlanması amacıyla sınır içinde ve sınır ötesinde mayın ve el yapımı patlayıcıların tespiti ile mağara, sığınak ve barınakların imhasına yönelik çalışmaların sürdüğü kaydedildi. MENBİC’TE TÜNELLERİN YÜZDE 95’İ İMHA EDİLDİ Bakanlık açıklamasına göre, son bir haftada 3 kilometre uzunluğundaki tünelin imha edilmesiyle birlikte Suriye’nin Menbic bölgesinde tespit edilen tünel hatlarının yüzde 95’i etkisiz hale getirildi. Böylece Suriye harekât alanlarında bugüne kadar imha edilen toplam tünel uzunluğunun 764 kilometreye ulaştığı belirtildi. HUDUTLARDA SIKI GÜVENLİK Hudut güvenliğine ilişkin bilgiler de paylaşılırken, zorlu iklim ve arazi şartlarına rağmen sınırların kademeli güvenlik sistemiyle korunduğu ifade edildi. Son bir hafta içinde yasa dışı yollarla sınırı geçmeye çalışan 7’si terör örgütü mensubu olmak üzere 78 kişinin yakalandığı, bin 733 kişinin ise sınırı geçemeden engellendiği bildirilirken, yıl başından bu yana sınırdan yasa dışı geçiş girişiminde bulunurken yakalanan kişi sayısının bin 278’e, engellenen kişi sayısının ise 13 bin 493’e ulaştığı kaydedildi.

Bakan Fidan'dan savaş açıklaması Haber

Bakan Fidan'dan savaş açıklaması

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, medya kuruluşlarının Ankara temsilcileriyle iftar programında bir araya geldi. Burada basın mensuplarının sorularını cevaplayan Fidan, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) - İsrail ve İran arasındaki savaşın hem bölgenin geleceğini hem de küresel istikrarı riske atabilecek nitelikte olduğunu belirtti. Fidan, "İran'ın bölgedeki Arap ülkelerinde bulunan ABD üslerini doğrudan hedef alması, atılan adımların daha büyük bir bölgesel güvenlik krizine dönüşme ihtimalini artırıyor. Bir başka başlık da Hürmüz Boğazı. Boğazın kapanması, küresel finans ve enerji piyasalarında ciddi dalgalanmalara yol açabilir. Bu da ABD'yi kısa sürede bir şekilde sonuç almaya zorlayabilir" ifadelerini kullandı. "İran'dan doğal gaz akışının kesilmesi küresel ölçekte enerji arz güvenliği açısından önemli bir risk doğurabilir" İlk aşamada saldırıların İran'ın bölgedeki vekil unsurlarında belirgin bir hareketlenmeye yol açmadığını aktaran Fidan, "Ama Hizbullah tarafında bazı hareketlilikler oldu. İran halkı içinde, 'rejim değişikliği sonucunu doğuracak' ölçekte bir dalgalanma ise şu an için görünmüyor. Mevcut şartlarda en olumsuz senaryo şu: Çatışmanın tırmanarak sürmesi ve İran'la birlikte tüm bölgeyi içine çeken bir istikrarsızlık ortamının oluşması. Bunun yanında enerji boyutu var. İran'dan doğal gaz akışının kesilmesi ya da Körfez ülkelerinden enerji ithalatında ciddi bir aksama yaşanması, küresel ölçekte enerji arz güvenliği açısından önemli bir risk doğurabilir" değerlendirmesinde bulundu. "Meselenin askeri, güvenlik, siyasi, ekonomik ve enerji boyutlarını ayrı ayrı çalışıyoruz" Bakan Fidan, meseleyi her boyutuyla ele aldıklarını dile getirerek, "Bu meselenin askeri, güvenlik, siyasi, ekonomik ve enerji boyutlarını ayrı ayrı çalışıyoruz; olası senaryolara göre atılabilecek adımlar üzerinde hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. Bizim temel isteğimiz, talebimiz net: Karşılıklı saldırılar bir an önce dursun ve yeniden diplomasiye dönülsün. Bunu da bütün görüşmelerimizde açık şekilde vurguluyoruz" açıklamasında bulundu. "İran, füze ve dronlar ile İsrail'i gerçekten rahatsız edebilir" Netanyahu'nun İran tehdidinin ortadan kaldırılmasını istediğini aktaran Fidan, sözlerine şöyle devam etti: "Tehdidi ne olarak tanımlıyordu, İran'ın sahip olduğu yetenekler olarak tanımlıyordu. Şimdi yeteneklerin de ötesine geçip rejimin kendisi olarak tanımlıyor. Rejim değişikliği hedefi var. Savaş, bizim olmasın diye uğraştığımız husustu. Bunun mücadelesini verdik. Çözümler de sunduk açıkçası. Hatta savaşın başlangıcını geciktirmiş de olduk. Aslında savaş daha erken başlayacaktı, biz biraz daha geciktirmiş olduk bu çabalarla. Belki bir neticeye ulaşabilirdi ama eski yönteme dönmeyi tercih ettiler. Yine müzakerenin ortasında bu savaş başladı. İranlılar, müzakerenin ortasında savaş başlaması meselesini bir şekilde aslında diplomasinin ihanete uğraması olarak da nitelendiriyorlar. Bence, İsrail ve ABD, İran'ı ilerisi için de tehdit oluşturacak bir İran olmaktan çıkartmak isteyeceklerdir. Şimdi İran da maliyet üretmek için çaba harcıyor. O da Körfez'deki enerji hedeflerini bombalayarak şu anda maliyet üretiyor. Açıkçası bu maliyet ne kadar daha devam eder, ne olur ona bakacağız. Ama İran'ın beklediği cevap gelmeyecek gibi. İran buraları bombalayarak ‘bunlar da Amerika'ya baskı yapsınlar, savaşı durdursunlar' falan diyecek ama o olmayacak gibi Ancak İran, füze ve dronlar ile İsrail'i gerçekten rahatsız edebilir, bunları ciddi bir şekilde kullanırsa." Bakan Fidan, terör örgütlerinin bulundukları bölgelerdeki zayıflıklardan ve bölünmüşlüklerden istifa eden yapılar olduğunu anlatarak PKK'nın İran'daki varlığına ilişkin, "Bir kımıldama olur mu olmaz mı, bunu yakından takip ediyoruz. Farklı çizgideki Kürt grupların bir araya gelerek bir ittifak kurduklarını, ortak açıklamalar yaptıklarını da görüyoruz. Bunları yakından takip ediyoruz. Bunlar rejimle ne kadar savaşacaklar, bulundukları yerdeki diğer etnisitelerle ne kadar savaşacaklar, ne olacak, neyi hedefliyorlar, nereden ne çıkar, hepsini takip ediyoruz, analiz ediyoruz" diye konuştu. "Terörsüz bölge meselesi biraz Suriye'yi, Irak'ı, İran'ı ilgilendiren bir husus" Terörsüz Türkiye ile TBMM'de devam eden bir süreç olduğunu söyleyen Fidan, "Terörsüz Türkiye'nin olması için terörsüz bölgenin olması gerekiyor, bunu hep teknik dili biraz düzeltmek için kullanmak zorunda kalıyoruz. Terörsüz bölge meselesi biraz Suriye'yi, Irak'ı, İran'ı ilgilendiren bir husus. Buralardaki denklemde örgüt kendiliğinden irade koymadığı sürece, Terörsüz Türkiye'de belli adımları atmak mümkün olmuyor. Yakından takip ediyoruz. İçerideki siyasal süreç ayrı bir konu. Onu ben dediğim gibi, şu anda siyasi partiler raporu aldılar. Bakıyorlar, kendileri de herhalde bir karar verecekler" dedi. İran'ın Kıbrıs Adası'nı hedef alıp almayacağı konusuna ilişkin değerlendirmede bulunan Fidan, "Kuzey Kıbrıs için çok fazla risk olduğunu düşünmüyorum an itibarıyla. Güney'de de riskin sınırlı olduğunu düşünüyorum, çok sınırlı. Sivil tesisler için çok fazla bir şey olmayabilir" şeklinde konuştu. "Türkiye kendini her zaman korur" Bakan Fidan, bölgedeki saldırıların Türkiye'ye sıçrayıp sıçramayacağı sorusuna, "İran konusundan bağımsız olarak konuşuyorum: Türkiye kendini her zaman korur. Bunun için gerekli iradeye de yeteneğe de sahibiz" cevabını verdi. "Sükunetin sağlanması ve yeniden bir barış ortamı oluşması için yoğun bir çaba içindeyiz" Bölgedeki gerginliğin azaltılmasına yönelik uluslararası çabalar olduğuna dikkati çeken Fidan, "Sükunetin sağlanması ve yeniden bir barış ortamı oluşması için yoğun bir çaba içindeyiz. İran'da ve genel olarak bölgemizde istikrarın korunması kritik. Bu nedenle çatışmaların bir an önce bitmesi ve diplomatik sürecin başlaması gerektiğini her fırsatta söylüyoruz. Burada aslında tek katmanlı müzakere yok, çok katmanlı müzakere var. Birincisi savaşan tarafları tekrar masaya getirebilir miyiz? Saldıran taraf saldırısını ne zaman durduracak veya durdurmaya hazır? Minimumu bunun, onları tatmin edecek bir askeri yetersizliğe ulaştırmak. Minimum savaşı durdurma şartı. Maksimumu da rejim değişikliği. Yani, savaş, en erken temel askeri kabiliyetlerin yok edilmesi veya etkisiz hale getirilmesiyle, en geç ise İran'da bir rejim değişikliğiyle sona erebilir. Bu minimum şartın gerçekleşmesi belli bir süre, belli bir askeri operasyon silsilesi isteyecek. İran geniş bir coğrafya. Füze sistemleri, radar sistemleri, hava savunma sistemleri, elektronik harp sistemleri, deniz kuvvetleri çok yere dağılmış" açıklamasında bulundu. Fidan, başka ülkelerdeki yetkililerle temas halinde olduğunu ifade ederek, barış isteniyorsa ortak hareket edilmesi gerektiğini vurguladı. "Şu ana kadar olaylarda yaralanan ya da hayatını kaybeden herhangi bir vatandaşımız yok" Bölgede yaşayan vatandaşların durumuna ilişkin de bilgi veren Bakan Fidan, "Çatışma bölgelerindeki vatandaşlarımızı yakından izliyoruz. Şu ana kadar olaylarda yaralanan ya da hayatını kaybeden herhangi bir vatandaşımız yok. İran'da, çifte vatandaşlar dâhil, yaklaşık 20 bin civarında vatandaşımız bulunuyor. İran'la olan üç sınır kapımızdan hem Türk vatandaşlarımız hem de üçüncü ülke vatandaşları ülkemize şu an itibarıyla sorunsuz şekilde geçiş yapabiliyor. Çağrı merkezimiz var, Başkonsolosluklarımız, Büyükelçiliklerimiz, burada Konsolosluk işleri ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü yani 24 saat çalışıyoruz. Her saatte bir rapor alıyoruz. Şu anda can güvenliği açısından çok büyük bir sıkıntı yok" ifadelerini kullandı. "İran kendi vatandaşlarını sınırdan çıkarmıyor" Fidan, İran'dan Türkiye'ye göç dalgası olma ihtimaline ilişkin ise, "Biz geçen Haziran Savaşı'ndan itibaren Dışişleri'nin koordinasyonunda ilgili birimlerle koordine toplantısı yapıyoruz. İçişleri, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), Kızılay, Savunma, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT). Her türlü planlamayı yapıyoruz. Bu konuda halkımız müsterih olsun. Gerekli imkanlara ve planlamalara sahibiz. Şu anda İran kendi vatandaşlarını sınırdan çıkarmıyor. İran izin vermiyor şu anda. Dolayısıyla İran'dan hiç kimse gelmiyor şu anda bize" dedi. İran ile ABD - İsrail arasındaki savaşın Gazze'yi kötü etkilediğini de söyleyen Fidan, "İsrail Gazze'ye giriş çıkışları durduruyor, biliyorsunuz savaştan dolayı ve vurulan diğer ülkeler de bizim Gazze'de beraber çalıştığımız ülkeler, Suudi Arabistan, Katar, Mısır, Ürdün vesaire bunlar, hepsi beraber çalıştığımız ülkeler. Mısır hariç, şimdi bu ülkelerin başında başka acil ateşleri var ve ister istemez gündemleri değişiyor" ifadelerine yer verdi. "Her türlü platforma destek sağlama irademiz var" Filistin'e yönelik desteklerin sürdüğünü belirten Bakan Fidan, "Filistin meselesinde, daha önce de söyledik, her türlü platforma destek sağlama irademiz var. İnsani yardımlar baştan beri devam ediyor, herhalde bizden daha fazla veren olmadı. Dolayısıyla bizim bir de ayrıyeten nakdi deklarasyona girmemize gerek yok, ayni yardım sürekli yapılıyor. Onun dışında Uluslararası Barış Gücü ile alakalı şu anda oluşan kompozisyonda hali hazırda bizden bir talep olmadı. İnsani yardım konusunda oldu. Bunu da yapıyoruz" dedi. "Ara seçimden önce CAATSA'dan bir sonuç elde etmek için çalışılıyor" İsrail'in, ABD'nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Yasası (CAATSA) yaptırımlarının kalkmasını istemediğinin sorulması üzerine Fidan, "İsrail belli yeteneklere civardaki ülkelerin kavuşmasını istemez. Şu anda o modda gidiyor. Bakalım bu mücadeleler devam edecek. Herkes kendi elindeki kartı bir şekilde oynayacak. Ara seçimden önce CAATSA'dan bir sonuç elde etmek için çalışılıyor. Biz siyasi adımları attık. Göreceğiz" ifadelerini kullandı. "Kendi mahallemizde bir oluşum olacaksa bunun içerisinde hep beraber olmaya hazırız" Fidan, Avrupa güvenlik mimarisine ilişkin ise şunları kaydetti: "Avrupalılar bunu kendi aralarında daha çok, ileri savunma sanayii alanında ileri götürdüler biliyorsunuz, SAFE gibi. Biraz daha işte Amerikan savunma sistemlerinden bağımsız hale gelelim ama NATO'nun dışında NATO birliklerinin olmadığı, Avrupa'nın kendi birlikleri ile bir şeyler yapmaya ilişkin kapsamlı bir çalışma ve plan halihazırda yok. Arayışlar var, tartışmalar var. Biz de tartışmaları yakından takip edip ediyoruz. Gerekli yerlerde gerek biz gerek diplomatlarımız müdahil oluyoruz. Bizim duruşumuz, Cumhurbaşkanımızın duruşu bu: Kendi mahallemizde bir oluşum olacaksa biz de bunun içerisinde hep beraber olmaya hazırız."

MSB: 10 PKK’lı teslim oldu! Menbic’te tünellerin yüzde 94’ü imha edildi Haber

MSB: 10 PKK’lı teslim oldu! Menbic’te tünellerin yüzde 94’ü imha edildi

Milli Savunma Bakanlığı Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı, Ankara’da bulunan Muharebe Elektronik Bilgi Sistemler Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı’nda gerçekleştirildi. Toplantıda Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, operasyonlara ilişkin son durumu paylaştı. Sözcü Tuğamiral Aktürk, TSK'nın sınır içinde ve sınır ötesinde terörle mücadele faaliyetlerini kararlılıkla sürdürdüğünü belirterek, hafta içerisinde 10 PKK’lı teröristin teslim olduğunu, 1 Ocak’tan bu yana teslim olan terörist sayısının 35’e ulaştığını bildirdi. Operasyon bölgelerinde mağara, sığınak ve barınakların tespit ve imhasına devam edildiğini kaydeden Aktürk, son bir haftada 2 kilometre tünelin imha edildiğini açıkladı. Böylece Menbic’te tespit edilen tünel hatlarının yüzde 94’ünün imha edildiği, Suriye harekât alanlarında bugüne kadar imha edilen toplam tünel uzunluğunun ise 759 kilometreye ulaştığı ifade edildi. HUDUTLARDA 176 KİŞİ YAKALANDI Hudut güvenliği faaliyetlerine de değinen Aktürk, hafta boyunca 12’si terör örgütü mensubu olmak üzere 176 kişinin yakalandığını söyledi. 1 Ocak’tan bu yana yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısının 966’ya çıktığını belirten Aktürk, bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısının ise 9 bin 714’e ulaştığını kaydetti. Öte yandan Hakkâri hudut hattında gerçekleştirilen arama-tarama faaliyetlerinde 21 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildiği açıklandı. Ayrıca 12 Şubat’ta Foça-Karaburun arasında battığı bildirilen düzensiz göçmen botuna yönelik kurtarma çalışmalarına Hava Kuvvetleri’ne ait bir helikopter ile destek sağlandığı bildirildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.