Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Petrol

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Petrol haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Petrol haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ABD ordusu: "İran’ın ‘Hürmüz Boğazı kapalı’ açıklaması gerçeği yansıtmıyor" Haber

ABD ordusu: "İran’ın ‘Hürmüz Boğazı kapalı’ açıklaması gerçeği yansıtmıyor"

İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun (DMO) Hürmüz Boğazı’nın kapalı olduğu ve İran’ın boğaz üzerinde tam kontrole sahip olduğu yönündeki açıklamalarına ABD’den yanıt geldi. ABD Merkez Komutanlığı’ndan (CENTCOM) yapılan açıklamada İran’ın iddialarının gerçeği yansıtmadığı vurgulanarak, "Şu anda 20 milyon varil ham petrol de dahil olmak üzere ticari mallar ve enerji kaynakları taşıyan gemiler Hürmüz Boğazı’ndan geçiş yapmaktadır. Hürmüz Boğazı net bir şekilde ABD ve bölgesel müttefikleri tarafından kontrol edilmektedir" denildi. İran, Hürmüz Boğazı’nın kapalı olduğunu duyurmuştu DMO Komutanı Kıdemli Danışmanı Tuğgeneral Muhammed Rıza Nakdi, Hürmüz Boğazı’ndaki son duruma ilişkin yaptığı açıklamada, "Hürmüz Boğazı kapalı ve İran ordusu boğaz üzerinde tam kontrole sahip. İran’ın meşru talepleri karşılanana kadar da bu durum devam edecek" ifadelerini kullanmıştı. Hürmüz Boğazı’ndaki yasa dışı faaliyetlere ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Nakdi, "Bazı kişiler küçük teknelerle petrol kaçakçılığı yapıp petrolü tankerlere aktarıyor. Ancak kaçırılan petrol miktarı son derece düşük. Dolayısıyla Hürmüz Boğazı’nın bu tür faaliyetlere açık olduğunu söylemek mümkün değil. Bu konuyla da ilgileneceğiz" diye konuşmuştu. Nakdi, boğazda yasa dışı geçiş amacıyla bazı güzergahların oluşturulduğunu belirterek, "Yakında, Hürmüz Boğazı’ndaki kayalık alanların patlatılması ve tahrip edilmesiyle oluşturulan sınırlı sayıdaki yasa dışı geçiş yolları da kapatılacak" demişti.

ABD Başkanı Trump, Flydubai olayından İran’ın sorumlu olduğuna inandığını söyledi Haber

ABD Başkanı Trump, Flydubai olayından İran’ın sorumlu olduğuna inandığını söyledi

ABD Başkanı Donald Trump, ara seçimler öncesindeki kampanya çalışmaları çerçevesinde Nebraska’ya yapacağı seyahat öncesinde Beyaz Saray’ın bahçesinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Ukrayna’nın Rusya’daki petrol rafineri tesislerine saldırıları ile yaşanan dizel sıkıntısına ilişkin bir soru alan Trump, "Bunu onlarla görüştük. Sanırım saldırıları yavaşlatıyorlar. Ama bu durum çok fazla soruna yol açıyor. Sorun, rafineri eksikliği. Hürmüz Boğazı’ndan çok büyük miktarlarda petrol geliyor. Bu çok iyi. Fakat savaş yüzünden rafineri eksikliğimiz var" dedi. Ara seçimlerden önce Kanada ile ticaret görüşmelerini yeniden başlatma ihtimaline ilişkin bir soru alan Trump, "Bilmiyorum. Kanada, ABD’ye çok kötü davranıyor. Bilmiyorum. Onları suçüstü yakaladık. Benden başka kimsenin bilmediği birçok gümrük vergisi uyguluyorlar. Sonunda işler yoluna girecek. Ama bilmiyorum Acelem yok" dedi. Trump, "Kanada’dan tek istediğimiz dürüst olmaları. ABD’ye karşı dürüst değiller ve yıllardır bizden istifade ettiler" ifadelerini kullandı. Bombardıman uçaklarının İngiltere’den "tehdit nedeniyle" çekildiğini doğruladı ABD’nin bombardıman uçaklarını İngiltere’den çekmesinin belirli bir tehdit nedeniyle mi gerçekleştirildiği sorusuna Trump, "Evet, sanırım bunu söyleyebiliriz. Oradan tesadüfen uçup ayrılmadılar. Bazı tehditler vardı" cevabını verdi. Trump, "Düşmanı saldırmaya teşvik etmek yerine onu yakalayıp yeneceğiz. Ama onları neden orada bırakalım ki? Bu yüzden yerlerini biraz değiştirdik. Çok uzağa çekmedik" dedi. İranlılarla doğrudan görüşmeye açık olup olmadığı sorusuna Trump, "Evet, her zaman" cevabını verdi. Suudi Arabistan’ın Yemen hükümet güçleriyle birlikte Husilere karşı ortak taarruzu hakkında ne düşündüğü sorusuna Trump, "Her şey çok iyi sonuçlanacak" şeklinde yanıt verdi. "Evet, İran bağlantılılar" İran’ın İngiltere’ye savaş dronları getirmiş olması ihtimaline ilişkin bir soruya Trump, "Size bunu söyleyemem. Fakat eğer böyle bir şey yaptılarsa, çok ağır bedel ödeyeceklerdir" şeklinde cevap verdi. Trump, ABD’nin bombardıman uçaklarını İngiltere’den çekmesine neden olan tehdidin ne olduğuna ilişkin bir soruya ise, "Bir tehdit olabileceğine dair bir bilgimiz vardı. Onları neden orada bırakalım? Nisbeten yakın bir yere taşımak çok az paraya mal oluyor. Ama evet, bir tehdit vardı ve tehdit olduğunda onları başka bir yere taşırız" şeklinde yanıt verdi. Trump, "Tehdidi oluşturan kişileri de biliyoruz ve kendileri için büyük sorun oluşturdular" ifadelerini kullandı. ABD Başkanı, tehdidin kaynağının İran bağlantılı olup olmadığı sorusuna ise, "Evet, İran bağlantılılar" cevabını verdi. Rusya’daki veba salgınını "çok ciddi biçimde" incelediklerini açıkladı Rusya’daki salgına ilişkin endişeleri sorulan Trump, "Evet, endişe duyuyorum. Zatürre vebası deniliyor. Zatürre eskiden kontrol altına alabildiğimiz bir hastalıktı ama bir şekilde mikroplar daha dirençli ve daha akıllı hale geldi. Bir ordu gibiler. Mikroplar eskisine göre gerçekten güçlendi. Zatürreye karşı eskiden işe yarayan tedaviler artık aynı ölçüde etkili olmuyor" dedi. Vebanın Rusya’dan yayılma riskine karşı ne yapılacağı sorusuna Trump, "Konuyu çok ciddi biçimde inceliyoruz. Daha yeni duyduk" cevabını verdi. ABD’nin Rusya’ya yardım sağlamaya hazır olduğunu da ifade eden Trump, "Onlara yardım edeceğiz. Elimizden geldiğince yardım sağlayacağız" şeklinde konuştu. Turmp, benzin fiyatlarına ilişkin olarak ise, "Benzin fiyatları çok hızlı düşüyor. Savaş bittiğinde hızla düşecek. Savaş da çok yakında bitecek. Bu savaş, öyle ya da böyle, çok yakında bitecek. Bildiğiniz gibi, Hürmüz Boğazı’ndan rekor miktarda petrol çıkarıyoruz. Şu anda yaşadığımız sorunlardan biri, Rusya’daki rafinerilerin çok ağır biçimde vurulması. Bunun etkisi dizelde görülüyor. Normal benzinde değil, dizelde. Dolayısıyla bu bir sorun" dedi. Bu sorun nedeniyle Avrupa’nın dizel stoklarını piyasaya sürdüğünü ifade eden Trump, "Herkes birlikte çalışıyor, petrol fiyatları düşüyor. İşin güzel tarafı ise, İran’ın asla nükleer silaha sahip olamayacak olması" şeklinde konuştu. Litvanya’nın ABD’ye ülkede kalıcı bir Amerikan üssü kurma davetinde bulunmasına yorumu sorulan Trump, "Onlar dostlarımız ve harika insanlar. Dolayısıyla bunu kesinlikle değerlendireceğiz" dedi. Trump, Flydubai uçuşundaki saldırıdan İran’ın sorumlu olup olmadığı sorusuna ise, "Evet, şahsen öyle düşünüyorum" cevabını verdi. Bu açıklamasıyla Trump, bugün aynı konuya ilişkin açıklamalarda bulunan ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ile ters düşmüş oldu. Bugün Alaska’ya uçmak üzere yola çıkmadan önce gazetecilere konuşan Başkan Yardımcısı Vance, İran’ın olayda rol oynadığına dair kesin bir kanıt görmediğini söylemişti.

ABD'den Suudi Arabistan ve Katar'a ek Patriot sistemleri Haber

ABD'den Suudi Arabistan ve Katar'a ek Patriot sistemleri

ABD, Suudi Arabistan ve Katar'daki enerji tesislerine yönelik saldırıların ardından önlemleri artırdı. ABD merkezli Axios haber sitesinin İki ABD'li yetkili ve bölgeden bir kaynağa dayandırdığı haberde, ABD ordusunun yakın zamanda Suudi Arabistan ve Katar'daki petrol ve doğal gaz tesislerini korumak üzere bölgeye iki ek Patriot füze savunma bataryası sevk ettiğini aktardı. İran savaşının başlamasından bu yana Patriot bataryaları ve özellikle önleyici füzeler en çok talep gören savunma unsurları haline geldi. ABD ordusu diğer bölgesel komutanlıklardan Orta Doğu'ya çok sayıda batarya ve mühimmat kaydırdı. USS Theodore Roosevelt uçak gemisi Orta Doğu'ya hareket etti Haberde ayrıca ABD'li bir yetkilinin, USS Theodore Roosevelt uçak gemisi ile beraberindeki taarruz grubunun geçtiğimiz pazar günü San Diego'dan "sessizce" ayrılarak Orta Doğu'ya doğru yola çıktığını bildirdiği ifade edildi. Geminin gelecek ay ortasında Orta Doğu'ya ulaşması bekleniyor. USS Theodore Roosevelt, mart ayından bu yana bölgede bulunan USS George H.W. Bush ve yaz aylarında Japonya'dan sevk edilip yaklaşık bir aydır bölgede görev yapan USS George Washington'a katılacak. ABD'li yetkili, "Bu durum, Orta Doğu'da aynı anda üç uçak gemisi taarruz grubunun konuşlanabileceği anlamına geliyor ki bu da muazzam bir ateş gücü demek" değerlendirmesinde bulundu. Ancak bir diğer ABD'li yetkili, Roosevelt'in mevcut gemilerden birinin yerini mi alacağı yoksa takviye olarak mı kalacağı konusunda henüz kesin karar verilmediğini belirtti.

Bakan Bayraktar: "Türkiye olarak enerji vizyonumuzu ve planlarımızı yeni elektrik dünyasına göre hazırlıyoruz" Haber

Bakan Bayraktar: "Türkiye olarak enerji vizyonumuzu ve planlarımızı yeni elektrik dünyasına göre hazırlıyoruz"

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Elektrikleşmenin dünyanın iklim değişikliği ile alakalı mücadelesinde de önemli olduğuna inanıyoruz ve Türkiye olarak enerji vizyonumuzu ve planlarımızı yeni elektrik dünyasına göre hazırlıyoruz" dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, katıldığı bir televizyon programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bayraktar, Türkiye’nin COP31 kapsamında ortaya koyacağı enerji politikaları, elektrikleşme hedefleri, yenilenebilir enerji yatırımları, nükleer enerji çalışmaları, Karadeniz’deki petrol ve doğal gaz arama faaliyetleri ile enerji arz güvenliğine yönelik projeler hakkında açıklamalarda bulundu. "COP31’in Antalya’da çok başarılı olacağını ve Türkiye açısından önemli olacağını düşünüyorum" Türkiye’nin COP31 öncesinde ortaya koyacağı çalışmaların içeriğine değinen Bayraktar, "Türkiye’nin COP31’de dünyaya vermek istediği mesaj; ‘Artık taahhütten aksiyona geçelim’ olacak. Aksiyon almamız lazım ki bu emisyonları sınırlandıralım ve iklim değişikliği ile alakalı hedefi tutturalım. COP31’in Antalya’da çok başarılı olacağını hem Türkiye açısından hem de dünya iklim mücadelesi açısından önemli olacağını düşünüyorum. Türkiye’nin ortaya koyduğu bu ‘Taahhütten aksiyona geçelim, harekete geçelim’ metaforu, etrafında ümit ediyorum önemli değerlendirmeler, önemli kararlar alınacak. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde birçok ülkenin devlet başkanı, hükümet başkanları, bakanları burada olacak. 100 bin insanı bekliyoruz. 9-20 Kasım’da bütün dünyanın gözü burada olacak" ifadelerine yer verdi. "2040 Türkiye Ulusal Enerji Planı’nı çalışıyoruz COP31 öncesinde Türkiye’ye ve dünyaya ilan etmek istiyoruz" Bakan Bayraktar, Türkiye’nin enerji vizyonunda elektrikleşmeyi merkeze aldıklarını belirterek, "COP31’de dünyaya vereceğimiz en önemli mesajlardan bir tanesi elektrikleşme. Çok iddialı bir şekilde ortaya koyduğumuz unsurlardan bir tanesi 2035’te yüzde 35 elektrikleşme hedefi. Bunu eğer başarırsak bu hakikaten çok önemli bir çıktı olur. Geleceğin elektrik çağı olduğunu söylememiz lazım net bir şekilde. Elektrikleşmenin dünyanın iklim değişikliği ile alakalı mücadelesinde de önemli olduğuna inanıyoruz ve Türkiye olarak enerji vizyonumuzu ve planlarımızı yeni elektrik dünyasına göre hazırlıyoruz. 2040 Türkiye Ulusal Enerji Planı’nı çalışıyoruz ve muhtemelen COP31 öncesinde, yani ekim sonu, kasımın ilk haftası COP31 başlamadan Türkiye’ye ve dünyaya ilan etmek istiyoruz. Bu yeni stratejinin merkezine elektrikleşmeyi koyuyoruz. Bunu yapmak için Türkiye’nin yenilenebilir enerjide çok iddialı hedefleri var. 2035 için 120 bin megavatlık bir hedef ortaya koymuştuk. 2040’ta daha büyük bir hedefi ortaya koyacağız. Türkiye’nin enerjisini verimli kullanması gerekiyor. 2030’a kadarki 20 milyar dolarlık enerji verimliliği projelerini şimdi 2030 sonrası için Türkiye’nin Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı olarak çalışıyoruz ve daha iddialı bir hedef ortaya koyacağız" değerlendirmesinde bulundu. Bakan Bayraktar, elektrikleşmede ulaştırma sektörünün önemli bir dönüşüm alanı olduğunu belirterek, 2035’te Türkiye yollarında 7-10 milyon elektrikli araç bulunmasını hedeflediklerini söyledi. Belediyelerin otobüslerinin ve bireysel araçların önemli bölümünün elektrikliye dönüşmesi gerektiğini ifade eden Bayraktar, bu dönüşümün petrol talebini ve emisyonları azaltarak dışa bağımlılığı düşüreceğini, bunun için 200 milyar doların üzerinde yatırım gerektiğini kaydetti. Bakan Bayraktar, Türkiye’nin güneş ve rüzgâr enerjisindeki potansiyeline dikkat çekerek, "Potansiyele baktığınızda toplamda yüzde 70’lik pay güneşe, yüzde 30’luk pay rüzgâra ait olacak gibi gözüküyor kapasite olarak. Bunların birini birine tercih etmemiz söz konusu değil, ikisine de ihtiyacımız var. Yenilenebilir alan, bizim için olmazsa olmazlardan bir tanesi. Yapabildiğimiz kadar güneş ve rüzgâr yatırımı yapacağız" şeklinde konuştu. "Yeni adımlarımızdan bir tanesi, depolamalı hidrolik santraller" Hidroelektrik santrallerde depolama kapasitesinin artırılmasına yönelik çalışmalar yürüttüklerini de ifade eden Bayraktar, "Yeni adımlarımızdan bir tanesi, depolamalı hidrolik santraller. Hidrolik santrallerimizde suyun tekrar kaynağa basıldığı, ucuz saatlerde o suyu kullanarak pompayla alıp tekrar yukarı gönderdiğiniz ve sonra tekrar elektriğin daha uygun fiyatlı olduğu, daha iyi fiyatların olduğu zamanlarda tekrar elektrik ürettiğiniz pompaj depolamayla alakalı bir hedefimiz var" diye konuştu. "Akkuyu’da hedefimiz bu yıl sonuna kadar santralin fiziki çalışmasını başlatmak" Akkuyu Nükleer Santrallerine ilişkin de konuşan Bayraktar, birinci reaktörden elektrik üretimiyle alakalı artık sona yaklaşıldığını söyleyerek, "Şu anda test aşamasındayız. Hedefimiz bu yıl sonuna kadar artık santralin fiziki çalışmasını başlatmak" dedi. "Sinop ve Trakya’daki nükleer santral projelerine ilişkin müzakereler sürüyor" Bayraktar, Sinop ve Trakya’daki nükleer santral projelerine ilişkin müzakerelerin sürdüğünü hatırlatarak, "Bu konuda özellikle son dönemde Kanada ile devam eden çalışmalarımız hızlı ilerliyor. Ümit ediyorum önümüzdeki aylarda orada daha net bir tabloyu göreceğiz. İkisine birden bakıyoruz; Sinop sahası biraz daha hazır bir saha ama esas itibarıyla bizim elektrik açısından önceliğimiz Trakya’da. Trakya’yı biraz daha önce yapmak icap ediyor. Orada da saha çalışmalarımız devam ediyor. Çin’le görüşmelerimiz var, Rusya’nın önemli bir ilgisi var ve Güney Kore’yle de müzakerelerimiz bu anlamda devam ediyor" dedi. "Karadeniz’de tespit ettiğimiz sahalarda yeni sondajlar yapıyor" Derin deniz sondaj gemi sayısını 6’ya çıkardıkları kaydeden Bayraktar, "Bunların bir tanesi Somali’de şu anda çalışıyor. Üretim geliştirme programının yanı sıra bir diğeri de Karadeniz’de Batı Karadeniz’de, Orta Karadeniz’de ve Doğu Karadeniz’de tespit ettiğimiz sahalarda yeni sondajlar yapıyor. Önümüzdeki günlerde petrol hedefli, bir sondaja başlayacağız. Biraz uzun sürecek, zor bir sondaj. Batı Karadeniz’de petrol hedefli bir sondaja yakın zamanda başlayacağız" bilgisini paylaştı. Katar gazının Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşınmasını öngören proje için yaklaşık 2 bin-2 bin 200 kilometrelik boru hattına ihtiyaç olduğunu kaydeden Bakan Bayraktar, projenin hayata geçirilmesi için öncelikle Türkiye, Katar ve Avrupa Birliği arasında siyasi irade oluşması gerektiğini söyledi. Bayraktar, mevcut krizi yeni enerji projeleri için fırsata dönüştürmek istediklerini kaydetti. Bayraktar, Ceyhan’ın önemli bir petrol merkezine dönüşebilecek potansiyele sahip olduğunu belirterek, bölgedeki petrol kaynaklarının depolama, rafineri ve petrokimya yatırımlarıyla birleştirilmesi halinde Türkiye üzerinden Avrupa’ya günlük 2,5 milyon varile kadar petrol taşınabileceğini ifade etti.

Trump: "(İran) Kazma Dağı'nda herhangi bir faaliyet varsa, burayı çok yakında vurabiliriz" Haber

Trump: "(İran) Kazma Dağı'nda herhangi bir faaliyet varsa, burayı çok yakında vurabiliriz"

ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik saldırılara ilişkin, "Eğer Kazma Dağı'nda herhangi bir faaliyet varsa, burayı çok yakında vurabiliriz. Yaptığımız şey inanılmaz. Venezuela'nın kontrolünü ele aldık ve şimdi esasen İran'ın kontrolünü de ele geçirdik. Geçen gece radarlarını imha etmek için düzenlediğimiz saldırılardan önce günlerdir ateş açılmıyordu. Sanırım sürekli sistem getirip kaybetmekten bıktılar" dedi. ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da basın mensuplarının sorularını cevapladı. ABD Başkan Yardımcısı James David Vance'in dün gerçekleştirdiği basın toplantısında İran ile çatışmaları "savaş" olarak adlandırmayacağını söylemesine ilişkin bir soruya cevabında Trump, "Birçok kişinin buna savaş demediğini söyleyebilirim. Ben buna askeri çatışma diyorum. Çünkü bu bizim açımızdan küçük bir mesele. Büyük çaplı bir şey değil. Venezuela operasyonunu ve bunu gerçekleştirdik. Venezuela'da hiç kimseyi kaybetmedik. Burada ise 18 kişi kaybettik" dedi. ABD'nin Vietnam'da 100 bin diğer çatışmalarda ise on binlerce insan kaybı yaşadığını ifade eden Trump, "İran ile olanın aralıklı bir çatışma olduğunu söyleyebilirim. Zaman zaman saldırılar düzenliyoruz. Başkan Yardımcısı'nın söylediklerini duydum ve ilginç buldum. Çünkü söyledikleri büyük ölçüde isabetli. Şu anda savaşmıyoruz. Çatışma yok. Hürmüz Boğazı'nı kontrol ediyoruz ve çok miktarda petrol çıkarıyoruz" ifadelerini kullandı. Hürmüz Boğazı çevresindeki bazı noktaları vurduklarını, radarları imha ettiklerini ve İran'ın hava araçları ile daha önce boğazı kontrol korumak için kullandıkları unsurları yok ettiklerini savunan , "Artık boğazı biz kontrol ediyoruz. Dün gece çok sayıda gemi boğazdan geçti ve her gün geçmeye devam ediyor" dedi. "İran'daki Kazma Dağı'nda hareket eden herkesi biliyoruz" Trump, İran'a yönelik saldırılara ilişkin, ülkenin zenginleştirilmiş uranyum kaynaklarının tutulduğu öne sürülen Kazma Dağı altındaki yer altı tesisine işaret etti. ABD Başkanı, "Eğer Kazma Dağı'nda herhangi bir faaliyet varsa, burayı çok yakında vurabiliriz. Bir hareket olduğunda imkanlarımız sayesinde bunu görebiliyoruz. Uzay alanında açık arayla öndeyiz ve bu sayede İran'daki Kazma Dağı'nda hareket eden herkesi biliyoruz. İran'ın her yerinde hareket eden herkesi biliyoruz. Bir şeyler ters giderse onları vururuz. Hem de çok sert vururuz" şeklinde konuştu. İran'ın nükleer silah sahibi olmasını engelleyerek Orta Doğu'nun yerle bir edilmesini ve Avrupa şehirleri ile ABD'nin şehirlerine yönelik saldırıları engellemiş olduklarını savunan Trump, "Bunun karşılığında 18 can kaybettik" açıklamasını yaptı. "Esasen İran'ın kontrolünü de ele geçirdik" Trump, "Yaptığımız şey inanılmaz. Venezuela'nın kontrolünü ele aldık ve şimdi esasen İran'ın kontrolünü de ele geçirdik. Geçen gece radarlarını imha etmek için düzenlediğimiz saldırılardan önce günlerdir ateş açılmıyordu. Son derece gelişmiş radar sistemleri getirmişlerdi. Bir kez imha etmiştik, şimdi ikinci kez imha ettik. Şu anda herhangi bir faaliyet görünmüyor. Sanırım sürekli sistem getirip kaybetmekten bıktılar" ifadelerini kullandı. Hürmüz Boğazı'nı "su altında kimsenin göremediği mayın temizleme araçları" ile tamamen mayından arındırdıklarını belirten Trump, "Çok iyi bir iş çıkarıyoruz. Buna ‘askeri çatışma' diyebilirim. Bazıları buna başka isimler de verebilir ancak önemli olan, muazzam bir başarı elde etmiş olmamız" dedi. "Putin'in NATO topraklarına saldıracağını düşünmüyorum" Almanya'nın Leipzig Havalimanı'da bulunan patlayıcı yüklü drondan Rusya'yı sorumlu tuttuğu ve bunun NATO topraklarına saldırı olup olmadığı sorusuna Trump, "(Rusya Devlet Başkanı) Putin'in NATO topraklarına saldıracağını düşünmüyorum. Kendisiyle görüşüyorum ve onu çok iyi tanıyorum. Putin, NATO topraklarına saldırmak istemiyor" cevabını verdi. "(Kiev-Moskova ziyareti) Kushner ve Witkoff, savaşı sona erdirmeye yönelik bir teklif götürüyor" Damadı Jared Kushner ile Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un Ukrayna'nın başkenti Kiev ve Rusya'nın başkenti Moskova'ya gerçekleştireceği ziyaretlerde yanlarında yeni teklifler mi götürdükleri sorusuna Trump, "Savaşı sona erdirmeye yönelik bir teklif götürüyorlar. Sekiz savaşı sona erdirdim. Umarım benimle gurur duyuyorsunuzdur. Sekiz savaşı sona erdirdim ama hiç takdir görmedim. Nobel Ödülü aldım mı? Yok. Gerçi ödülü alan kişi bunu bana teklif edecek kadar nazikti. ‘Nobel'i tarihte sizden daha fazla hak eden kimse yok' dedi. Lakin Norveç'te beni pek sevmiyorlar. Sanırım onlar için fazla muhafazakar yapıdayım" şeklinde cevap verdi. Rusya ile Ukrayna arasında barış için hazırlanan yeni teklifin Ukrayna'ya askeri operasyonların durmasını içerip içermediği sorusuna Trump, "Hayır. Barış için bir fikrimiz var" cevabını verdi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy'in birbirinden nefret ettiğini ve bunun anlaşmalarına engel olduğunu söyleyen Trump, "Ayda ortalama 25 bin asker kaybediyorlar. Bunun çözüme kavuşturulması gerekiyor. Bunun için iki harika müzakereci olan Steve Witkoff ve Jared Kushner'i yolladım. Çok iyi işler yaptılar. Bir sonuç elde edip edemeyeceğimizi görmek için onları bölgeye gönderdik. Başarma ihtimalimiz oldukça yüksek olabilir" ifadelerini kullandı. "Çin aslında İran konusunda müdahil değil" ABD, İran'ı destekleyen ülkeleri cezalandırmaya çalıştığı ve Çin'in de açıkça İran'ı desteklediği konusunda bir soru alan Trump, "Çin aslında İran konusunda müdahil değil. Katılımı çok sınırlı. Çin isterse büyük ölçüde duruma müdahil olabilir. Petrolünün yüzde 50'sini Hürmüz Boğazı üzerinden alıyor" dedi. Hürmüz Boğazı üzerinden geçen petrolün sevkiyatı için boru hatları inşa edildiğini vurgulayan Trump, "Suriye üzerinden geçen yol da inşa ediliyor ve bu harika bir şey. Aslında yol açıldı ve petrol taşıyan devasa kamyonlarla Suriye'den geçiyorlar. Hürmüz Boğazı'na çok sayıda alternatif oluşturuluyor. Hürmüz Boğazı artık eskisi kadar önemli değil. İran aklını başına almazsa, ki bunu yapacak mı bilmiyorum, nihayetinde çok da önemi kalmayan bir Hürmüz Boğazı ile baş başa kalacak. Orta Doğu'nun tamamında boru hatları inşa ediliyor. Bu şekilde artık Hürmüz Boğazı'ndan geçmek zorunda kalmayacaklar" dedi. Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'in ABD ziyaretinde ne elde etmeye amaçladığı sorusuna cevabında Trump, "Devlet Başkanı Xi, 24 Eylül'de geliyor. Ziyaretini sabırsızlıkla bekliyoruz. Kendisi harika bir beyefendi. Çin ile çok iyi bir ticari ilişkimiz var. Elbette rakibimiz ve söylenebilecek buna benzer çok şey var ancak Devlet Başkanı Xi ile muazzam ilişkilerimiz mevcut" dedi. Çinli lider Xi için resmi bir akşam yemeği düzenleyeceklerini açıklayan Trump, "Çin'le ilişkilerimiz iyi gidiyor. Çin yıllarda bizden yararlandı. Bunun için onları suçlamıyorum zira zamanında, bu masada aklı başında olmayan insanlar oturuyordu. Ancak Çin konusunda çok başarılı olduk ve Başkan Xi ile çok iyi bir ilişkimiz var" şeklinde konuştu. "Avrupa Birliği ile Onlarla ticaret yapmasak, hiçbir şey kaybetmeyiz" ABD'nin bazı taraflarla ticaretinde kayıplar yaşadığına ilişkin açıklamalarını tekrarlayan Trump, "Avrupa Birliği ile ticaretimizde yılda 200 milyar kaybediyoruz. Onlarla ticaret yapmasak, hiçbir şey kaybetmeyiz. Tek bir imza yeterli. Meksika ile ticaretimizde yılda 195 milyar dolar kaybediyoruz. Meksika ile ticaret yapmasak, onlardan almaya mecbur olduğumuz hiçbir ürünleri yok. Acılı tamale, domates ve birkaç şey dışında ihtiyaç duyduğumuz hiçbir şeyleri yok. Petrolümüz var, her şeyimiz var. Bunu yapmak istemiyorum çünkü Meksika Devlet Başkanı (Claudia Sheinbaum) ile çok iyi anlaşıyoruz" dedi. "(Kanada) ‘Ticaret yapmıyoruz' desem işlerinin yüzde 95'i ortadan kalkar" Kanada ile ticareti kesmeleri halinde de 60 ila 90 milyar dolar tasarruf edeceklerini savunan Trump, "Bunu yapsak, Kanada çok sıkıntıya girerdi. Hatta varlığını dahi sürdüremez hale gelirdi diye düşünüyorum. Çünkü ticaretinin yüzde 95'ini bizle yapıyor. ‘Ticaret yapmıyoruz' desem işlerinin yüzde 95'i ortadan kalkar" şeklinde konuştu.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar BTSO Meclisinin konuğu oldu Haber

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar BTSO Meclisinin konuğu oldu

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin enerji talebinin son 24 yılda yaklaşık 3 kat artarken, Bursa’da talebin 5 kat arttığını söyledi. Bursa’nın Türkiye ekonomisinin büyümesinin itici gücü olduğunu vurgulayan Bakan Bayraktar, "Bursa, Türkiye’nin büyümesinin daha ötesinde büyüyen, bundan sonraki süreçte de bu ortaya konan vizyonu gerçekleştirmek için daha çok enerjiye ihtiyaç duyacak bir şehir" dedi. BTSO Ağustos Ayı Meclis Toplantısı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Bakan Bayraktar, toplantıda küresel enerji piyasalarındaki gelişmeler, Türkiye’nin enerji arz güvenliği, yenilenebilir enerji yatırımları, enerji verimliliği, petrol ve doğal gaz arama faaliyetleri ile maden kaynaklarının ekonomiye kazandırılması konularında değerlendirmelerde bulundu. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Meclis Başkanı Ali Uğur ve meclis üyelerinin ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıya Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, Bursa Milletvekilleri Osman Mesten ve Mustafa Yavuz, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan ile Bakanlık bürokratları da katıldı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Bursa’nın üretim gücünün Türkiye ekonomisindeki önemine dikkat çekti. Bakan Bayraktar, "Burada, bu tarihi ve köklü kurumun çatısı altında sizlerle bir arada olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Bursa’nın bu üretim gücünün Türkiye ekonomisindeki yeri, inşallah bundan sonra oynayacağı rol, ülkemizin daha büyük ve daha güçlü, daha müreffeh bir ülke olma noktasında en önemli kaynaklardan bir tanesi." dedi. Türkiye’nin enerji ihtiyacının artmaya devam ettiğini belirten Bayraktar, Bursa’nın enerji talebindeki yükselişin Türkiye ortalamasının üzerinde gerçekleştiğine dikkat çekti. Bayraktar, "Türkiye’nin enerji talebi son 24 yılda yaklaşık 3 kat artarken, Bursa’nın talebi 5 kat arttı. Bursa, Türkiye’nin büyümesinin itici gücü. İşte size bir rakam. Dolayısıyla Türkiye’nin büyümesinin daha ötesinde büyüyen, bundan sonraki süreçte de bu ortaya konan vizyonu gerçekleştirmek için daha çok enerjiye ihtiyaç duyacak bir şehir" dedi. Artan enerji talebiyle birlikte enerji arz güvenliğinin de kritik bir konu haline geldiğini vurgulayan Bayraktar, tüm ülkelerin enerjiyi ucuz ve kesintisiz şekilde karşılamak için büyük bir mücadele içerisinde olduğunu belirtti. Türkiye ekonomisinin önemli açmazlarından birinin enerjide dışa bağımlılık olduğunu ifade eden Bayraktar, bunun cari açık üzerinde de önemli bir etkisi bulunduğunu söyledi. "Türkiye’yi mutlak surette enerjide dışa bağımlılıktan kurtarmamız lazım. Enerji meselesi bir milli güvenlik meselesidir." diyen Bayraktar, enerjinin olmadığı bir ortamda sanayinin çarklarının ve ekonominin duracağını belirtti. Türkiye’nin bugün kullandığı her 3 birim enerjinin 2’sini ithal ettiğini kaydeden Bayraktar, "Bunu azaltacağız ve inşallah Türkiye’yi hem madenlerde hem de enerjide net ihracatçı bir ülke, teknolojide ve kaynakta bir ülke haline getirmeyi hedefliyoruz. Bizim Kızılelma’mız bu" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin 70 yıllık nükleer enerji hayalinin Akkuyu Nükleer Güç Santrali ile gerçeğe dönüştüğünü belirten Bayraktar, önümüzdeki aylarda Türkiye’nin nükleer enerjiden elektrik üreten ülkeler ligine gireceğini söyledi. Akkuyu’da Bursa sanayisinin de önemli bir rol üstlendiğine dikkat çeken Bayraktar, Bursalı sanayicilerin ürettiği ekipmanların santralde kullanıldığını ifade etti. Santralde inşaatla birlikte yerlilik oranının yüzde 50-55 seviyelerine ulaştığını belirten Bayraktar, enerji dönüşümünün yalnızca enerji kaynağının yerlileştirilmesiyle sınırlı olmadığını, enerji ekipmanlarının da Türkiye’de üretilmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin enerji bağımsızlığını güçlendiren, yerli ve yenilenebilir kaynaklarını azami ölçüde kullanan, enerjisini verimli değerlendiren, petrol ve doğal gazını yurt içinde ve yurt dışında arayan, madenlerini ise katma değerli ürünlere dönüştüren güçlü bir ekonomi hedeflediğini belirten Bayraktar, bu hedefin Bursa sanayisiyle birlikte gerçekleştirileceğine inandığını ifade etti. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, dünya ekonomisinin teknoloji, dijitalleşme ve yeni üretim modelleriyle köklü bir dönüşümden geçtiğini belirterek, bu dönüşümün ortak paydasında enerjinin bulunduğunu söyledi. Teknolojiden sanayiye, ulaşımdan lojistiğe kadar ekonominin tüm çarklarının güçlü ve kesintisiz bir enerji altyapısıyla döndüğünü ifade eden Burkay, "Hürmüz Boğazı’nda yaşanan son gelişmelerde de enerjide ortaya çıkabilecek bir darboğazın üretimden ticarete kadar bütün dengeleri nasıl etkileyebileceğine bir kez daha tanık olduk. Bu nedenle enerjiyi konuşurken aslında üretim gücümüzü, ekonomik bağımsızlığımızı ve ülkemizin geleceğini konuşuyoruz" dedi. Türkiye’nin küresel gelişmeler karşısında geleceğin enerji mimarisini bugünden kuran ülkeler arasında yer aldığını kaydeden Burkay, coğrafyadaki savaşlara ve küresel belirsizliklere rağmen Türkiye’nin enerjiyi üreten, depolayan, yöneten ve uluslararası projelerde söz sahibi olan stratejik bir merkeze dönüştüğünü söyledi. Burkay, "Türkiye, bu gerçekliği en doğru şekilde okuyan ve geleceğin enerji mimarisini bugünden kuran ülkeler arasındadır. Bu noktada Türkiye Petrollerimizin geçen ay Kerkük’teki üretim faaliyetlerine ortak olmasını da enerji politikalarında ulaştığımız yeni seviyenin en somut örneklerinden biri olarak görüyorum. Bu tarihi anlaşmanın ülkemiz adına hayırlı olmasını diliyorum. Elde ettiğimiz kazanımlar için de Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Sayın Bakanımıza iş dünyamız adına şükranlarımızı sunuyorum" diye konuştu. Sanayinin en önemli beklentisinin kesintisiz, kaliteli, sürdürülebilir ve öngörülebilir maliyetlerle enerjiye ulaşmak olduğunu ifade eden Burkay, firmaların kendi enerjisini üretmesini kolaylaştıran, yeşil dönüşüm yatırımlarını teşvik eden ve sanayinin değişen ihtiyaçlarına cevap veren çalışmaların büyük önem taşıdığını söyledi. Özellikle üretim merkezlerinin artan enerji ihtiyacını karşılayacak iletim altyapısının güçlendirilmesinin rekabet gücüne doğrudan katkı sağlayacağını belirten Burkay, lisanssız elektrik üretiminde uygulanan saatlik mahsuplaşma sisteminin sanayi tesislerinin ihtiyaçlarına göre yeniden ele alınmasını istedi. OSB sınırları dışındaki öz tüketim yatırımlarına yönelik mevzuat esnekliklerinin sağlanmasının da iş dünyasının kritik beklentileri arasında bulunduğunu kaydeden Burkay, akaryakıt sektöründeki bayi kâr marjlarının sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulmasının da sektör temsilcilerinin öncelikli taleplerinden biri olduğunu dile getirdi. İstişare ve ortak aklın BTSO’nun yönetim anlayışının temelini oluşturduğunu belirten Başkan Burkay, dört yıldır sürdürülen Dijital Dönüşüm Projesi kapsamında hayata geçirilen BTSO KOBİ Diyalog uygulamasının 60 bin üyenin tamamını kapsayacağını söyledi. Meclis ve Komite Bilgi Sistemi’nin bu yeni uygulamayla tüm üyelere açılacağını belirten Burkay, "Üyelerimiz komitelerimizin karar alma süreçlerine dijital ortamda doğrudan katkı sunabilecek. Sahadan gelen görüş, ihtiyaç ve önerileri daha düzenli takip ederek ortak aklı daha güçlü bir zemine taşıyacağız. Üyemizin sesini, komitelerimizin gücüne dönüştürüyoruz." dedi. BTSO Diyalog’un ilerleyen aşamalarında ortak satın alma, kapasite paylaşımı, firmalar arası ticaret ve iş birliği fırsatlarının da üyelerin kullanımına sunulacağını ifade eden Burkay, uygulamanın BTSO’nun 60 bin üyesiyle yılın 365 günü iletişim halinde olan daha güçlü bir yapıya kavuşmasına katkı sağlayacağını kaydetti. Sanayinin geleceğini uzun vadeli bir vizyonla planladıklarını belirten Başkan Burkay, bu vizyonun en önemli eserinin TEKNOSAB olduğunu söyledi. TEKNOSAB’ın yüksek teknolojili üretim kimliği, lojistik imkanları, otoyol, demiryolu ve liman bağlantıları, yenilenebilir enerji altyapısı ve fiber optik donanımlarıyla Türkiye Yüzyılı’nın yeni nesil üretim merkezlerinden biri olduğunu ifade eden Burkay, bölgede hayata geçirilen Batı Transformatör Merkezi gibi stratejik yatırımların da kesintisiz enerji ihtiyacının karşılanmasına katkı sunduğunu kaydetti. TEKNOSAB merkezli dönüşümün yeni halkasının KOBİ OSB olduğunu belirten Burkay, "Bursa iş dünyası olarak toplamda 36 milyar dolarlık dış ticaret gücüne sahipsek, otomotivden tekstile, makineden kimyaya ve gıdaya kadar her alanda dünyayla yarışabiliyorsak, bu başarının omurgasında KOBİ’lerimizin olduğunu da çok iyi biliyoruz." dedi. Bursa’da 8 binden fazla imalatçı KOBİ’nin şehir içinde sıkışmış, lojistik imkanları yetersiz alanlarda üretim mücadelesi verdiğine dikkat çeken Burkay, KOBİ OSB projesine gösterilen yoğun ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Burkay, "Daha projenin duyurulmasının üzerinden iki hafta bile geçmeden 2 bin 500’ün üzerinde başvuru aldık. Bu ilgi, Bursa’daki KOBİ’lerimizin modern üretim alanlarına duyduğu ihtiyacı ve projemizin ne kadar doğru bir noktaya temas ettiğini açıkça ortaya koyuyor. Allah’ın izniyle bu kentte üretimin, istihdamın ve ihracatın yükünü sırtlayan hiç kimsenin enerjisini depo peşinde, arsa arayışında heba ettirmeyeceğiz" diye konuştu. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, konuşmasında Oda organ seçimlerinin 1 Ekim 2026’da gerçekleştirileceğini açıkladı. Seçimlerin, üyelerin iradesinin sandığa yansıdığı, ortak aklın tazelendiği ve Bursa iş dünyasının geleceğine yön veren en önemli demokratik süreçlerden biri olduğunu belirten Burkay, "Bu nedenle 1 Ekim’i bir ayrışma günü olarak değil Bursa iş dünyasının ortak geleceğine hep birlikte sahip çıktığı bir demokrasi günü olarak görüyoruz. İnanıyorum ki 1 Ekim’den çıkacak en büyük güç de yine birliğimiz, beraberliğimiz, istişare kültürümüz ve ortak aklımız olacaktır" diye konuştu. Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa’nın güçlü üretim altyapısı, sanayi kapasitesi ve ekonomik potansiyeliyle Türkiye’nin kalkınmasında öncü şehirlerden biri olduğunu belirterek, "Geniş üretim yapımız, güçlü sanayi altyapımız ve sahip olduğumuz potansiyel Bursa’yı Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda daha güçlü yarınlara taşıyacak önemli bir imkandır. Bursa’nın üretim gücünü daha da ileriye taşıyacak her türlü çalışmayı kıymetli buluyor, destekliyoruz" dedi. Açılış konuşmalarının ardından iş dünyası temsilcileri Bakan Bayraktar’a sektörel talep ve önerilerini iletti. Program hediye takdimi ile sona erdi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar: "Arz güvenliği bir ülkenin aslında en önemli unsuru" Haber

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar: "Arz güvenliği bir ülkenin aslında en önemli unsuru"

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Dünyanın şu anda içinden geçmiş olduğu, bölgemizin içinden geçmiş olduğu zorlu süreçte bunun ne olduğunu daha iyi görüyoruz. Hamdolsun ülkemizde bir enerji kısıtlaması olmadan bu süreci yönetebiliyoruz. Arz güvenliği bir ülkenin aslında en önemli unsurudur. 2028'de 17 milyon hanenin ihtiyacını Karadeniz'de ürettiğimiz gazla karşılayacağız. Türkiye olarak daha çok Gabar'a, Karadeniz Sakarya Gaz Sahası'ndaki keşiflere ihtiyacımız var" diye konuştu. Bursa'da temaslarda bulunan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Bursa Valiliği ve Bursa Büyükşehir Belediyesi ziyaretlerinin ardından AK Parti İl Başkanlığında basın mensuplarıyla bir araya geldi. Bakan Bayraktar, "Bursa Türkiye'nin en önemli şehirlerinden, Türkiye'nin ekonomisi için fevkalade önemli, adeta ekonomimizin can damarı diyebileceğimiz şehirlerinden bir tanesi. Özellikle son 23-24 yılda biz tabi sadece ihracat rakamlarına bakmıyoruz. Bunu destekleyici mahiyette Bursa'nın enerjideki rakamlarına bakıyoruz. Türkiye 3 kat büyürken Bursa'nın 5 kat büyüdüğünü görüyoruz. Dolayısıyla Bursa hem nüfusu artan bugün 3-3,5 milyona yaklaşan nüfusuyla çok önemli, çok önemli bir büyükşehir. Enerji talebi artan bir şehirdir. Aynı zamanda enerji üretim şehirlerimizden bir tanesi; burada birçok santralimiz var. Ve dediğim gibi Türkiye'nin ekonomisinin çok önemli merkezlerinden bir tanesidir. Yaklaşık 270 milyar doların üzerinde ihracat yapan Türkiye'de tabii Bursa'nın çok önemli, ağırlıklı bir yeri var. Dolayısıyla biz bu ihracatı, üretimi ve bir anlamda istihdamı desteklemek için enerji altyapısının da benzer şekilde çok güçlü olması gerektiğine inanıyoruz" dedi. Bakan Bayraktar konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bugün Bursa'nın ihtiyaçlarını, gerek Bursa'daki vatandaşlarımızın doğalgaz, elektrik altyapı ihtiyaçlarını, gerek sanayimizin, sanayicilerimizin, ticarethanelerimizin ihtiyaç duyduğu enerji altyapısında yapılacaklarla alakalı çok detaylı; milletvekillerimizle, ilçe başkanlarımızla, belediye başkanlarımızla güzel bir toplantı gerçekleştirdik. Buradaki sorunları yerinde müşahede etmek, bunlarla ilgili çözümlerimizi şu anda neler yapabiliriz onları sunmak; ama bir çalışma gerektiren konuları da notlarımıza aldık. İlgili bürokrat arkadaşlarımızla bu çalışmaları inşallah en kısa sürede tamamlayacağız." "Arz güvenliği bir ülkenin aslında en önemli unsuru" Enerji meselesinin sadece enerji olmadığını ifade eden Bakan Bayraktar, "Bunun çok daha ötesinde ulusal güvenliğimizi, milli güvenliğimizi ilgilendiren bir kısmı var. Özellikle bu dünyanın şu anda içinden geçmiş olduğu, bölgemizin içinden geçmiş olduğu zorlu süreçte bunun ne olduğunu daha iyi görüyoruz. Hamdolsun ülkemizde bir enerji kısıtlaması olmadan bu süreci yönetebiliyoruz. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu son 24 yılda gerçekleştirdiği projeler, politikalarla biz bugün bu çok sıkıntılı süreci atlatabiliyoruz. Hürmüz geçişinden dolayı şuan dünyada 20 milyon varillik bir petrol arzında şu anda sıkıntı var. Türkiye hamdolsun kaynaklarını çeşitlendirdiği, güzergahları, rotaları çeşitlendirdiği için bundan en az etkilenmektedir. Fiyat yönüyle etkileniyoruz çünkü bütün dünyada belirlenen fiyatlar söz konusudur. Ama en azından ülkemizde ne akaryakıtta, ne benzinde, ne dizelde, doğalgazımızda, elektriğimizde ve diğer alanlarda hiçbir sıkıntı olmadı. Dolayısıyla arz güvenliği bir ülkenin aslında en önemli unsurudur. Şu anda büyük bir enerji ve maden savaşı aslında dünyada var. Yani etrafımızda var ama dünyanın genelinde de böyle bir mücadelenin olduğunu görüyoruz. Hal böyle olunca ülkemizi bu anlamda özellikle dışa bağımlılıktan kurtarma, kendi kendine yeten bir ülke olması çok önemli" dedi. Bursa'nın Türkiye'ye net katma değer getiren önemli şehirlerden bir tanesi olduğunu belirten Bakan Bayraktar, "Türkiye maalesef enerjide bu dışa bağımlılığı, yani kullandığı enerjinin neredeyse üçte ikisini dışarıdan ithal etme konusunu çözmeyle alakalı bütün politikalarımız, bütün hedefimiz. Bizim adeta Kızıl Elmamız Türkiye'yi enerjide bağımsız kılma meselesi. Çünkü bugün içinde yaşadığımız ekonomik sıkıntıların özüne baktığınızda Türkiye'nin bir cari açık meselesi var. Maalesef Türkiye 270 milyar doların üzerinde ihracat yapıyor. Ama önemli bir miktarda da ithalat yapıyor. Bu ithalat kalemlerinde iki şey öne çıkıyor. Bir tanesi işte petrol, doğalgaz, enerji ithalatı, diğeri de maden ithalatı, özellikle altın ithalatı Türkiye'de. Ama diğer madenlerde de, yani sanayimizin ihtiyaç duyduğu madenlerde ciddi bir ithalat söz konusu. Dolayısıyla bunu nasıl azaltabiliriz ve bu anlamda Türkiye'yi net ihracatçı bir ülke yapabiliriz, bütün arayışımız, bütün mesaimiz, gayretimiz budur. Bunun için çalışıyoruz. Karadeniz'de doğalgaz arıyoruz, üretiyoruz" diye konuştu. "2028'de 17 milyon hanenin ihtiyacını Karadeniz'de ürettiğimiz gazla karşılayacağız" Bu sene, 2026 çok önemli bir yıl olduğuna dikkat çeken Bakan Bayraktar, "Bugün 4 milyon hanede kendi gazımızı kullanıyoruz. Bursa'da 1,2 milyon abone var doğalgazda. Yüzde 90 nüfusun doğalgaza erişimi söz konusu. Hala kırsalda gitmeyen mahalleler var. Bugün onları detaylı olarak konuştuk toplantılarımızda. Ama bu gazı kendi gazımız olarak üretebiliyor olmak ve o gazı kullanmak çok daha önem arz ediyor. Bu 4 milyon hane 8 milyona çıkacak 2026 yılının sonunda, bu senenin sonunda. İnşallah 2028'de 17 milyon hanenin ihtiyacını kendi gazımızla, Karadeniz'de ürettiğimiz gazla karşılayacağız" dedi. "Türkiye olarak daha çok Gabar'a, Karadeniz Sakarya Gaz Sahası'ndaki keşiflere ihtiyacımız var" Gabar'ın, Türkiye'nin Cumhuriyet tarihinin en büyük keşfi olduğunu ifade eden Bakan Bayraktar, "Gabar'da 2021 yılında bulduğumuz petrol, şu anda üretimimiz 83-84 bin varil günlere doğru gidiyor. Böyle bir dünyada, şu anda petrolün bu kadar sıkıntılı arz edildiği bir dünyada elbette ki bu üretimin anlamı çok daha büyüktür. Bu kadar az ithalat yapıyoruz demek oluyor. Bu kadar yaklaşık 2-2,5 milyar dolarlık bir kaynak kendi ülkemizde kalıyor demek. Dolayısıyla bu açıdan fevkalade önemlidir. Ama bir başka yönüyle önemlidir. Biz hep şunu söylüyoruz; Gabar'da biz terörsüz Türkiye'nin, terörsüz bölgenin ne olduğunun bir adeta küçük kesitini sunmuş olduk. Gabar demek aslında terörle, kanla, gözyaşıyla anılan bir yer. O bölge terörden temizlendiğinde neleri getirebileceğimizi, ülkeye ne gibi katkılar sunabileceğimizi hem ekonomik anlamda hem de sosyal anlamda görmüş olduk. Yani orada şimdi 3 bin 500-3 bin 600 tane genç kardeşimiz, geneli o bölgenin insanları, orada istihdam, iş imkanı buldular. Dolayısıyla oranın sosyoekonomik yapısına önemli katkısı oldu. Ülkemizin ekonomisine, makroekonomiye katkısı oldu. Dolayısıyla bu terörsüz Türkiye'nin de önemli bir örneği, güzel bir kesiti olarak Gabar'ı hep anlatıyoruz. Ama Türkiye olarak daha çok Gabar'a ihtiyacımız var. Daha çok Karadeniz Sakarya Gaz Sahası'ndaki keşiflere ihtiyacımız var. Şimdi Türkiye onun için hem yurt içinde hem yurt dışında yoğun bir arama faaliyetini gerçekleştiriyor. Gemilerimizden Çağrı Bey sondaj gemimiz şu anda Somali'de görev yapıyor. Pakistan'da yakın zamanda başlayacağız. Libya'da, Irak'ta yaptığımız çalışmalar, imzaladığımız anlaşmalar. Bütün hedefimiz dediğim gibi Türkiye'nin mutlak surette bu dışa bağımlılığını bitirebilmek. 2035 bizim için çok önemli bir tarih. Burada Türkiye'nin bu dışa bağımlılıkta aşağı doğru gelmede önemli bir tarih olacak. Yakın zamanda inşallah bunu kamuoyumuzla paylaşırız" şeklinde konuştu. AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan ise, "Terörsüz Türkiye'nin kazanımları noktasına baktığımızda Gabar petrolünün Türkiye'nin şu anki petrol ihtiyacıyla alakalı bu kadar önemli bir seviyeye gelmesinin, terörsüz Türkiye'nin kazanımları açısından baktığımızda çok önemli bir noktada olduğunu düşünüyoruz. Hakeza bununla beraber Mavi Vatan'la beraber başlayan süreçte bu enerji ihtiyaçlarımızla alakalı bunun önemini biraz daha fazlasıyla kavramış olduk. Tabii enerji ihtiyacımızın sadece ulusal sınırlarımız içerisinde değil ama onun dışına da çıkarak diğer artık ülkemizin dışındaki alanlarda bile enerji ihtiyaçlarımız noktasında söz sahibi olan bir ülke haline gelmemiz bizim için gerçekten sevindirici hususlar olarak karşımıza çıkıyor. Son dönemde tabii ki RES olsun, GES olsun bu tür enerji yatırımlarıyla alakalı bakanlığın Bursa'ya vermiş olduğu destekler sanayiciler tarafından ciddi manada yakın olarak takip ediliyor. Türkiye'nin en büyük ihracat şehirlerinden bir tanesi olan Bursa'nın 20 milyar dolardan fazla bir ihracat potansiyeli var. Hem istihdama hem cari bütçeye katkısı olan bir şehir olma özelliği var. Bakanlığımızla beraber almış olduğunuz kararları biz her halimizde, her fabrikamızda, her OSB'mizde sonuna kadar hissetmiş oluyoruz. Hakikaten son dönemde bir aynı zamanda sanayici ihracatçı olarak baktığımızda enerji maliyetlerimiz noktasında geldiğimiz desteğin, gördüğümüz destek bizim için çok önemli bir hale geldi. Biz artık özellikle ihracat kategorisinde maliyet analizine baktığımızda enerji maliyetleriyle ilgili sizin döneminizde ciddi bir teşvik almış olduk" dedi

Trump: "(CIA Başkanı Ratcliffe'in Moskova ziyareti) Görüşmelerden sonuç çıkabilir" Haber

Trump: "(CIA Başkanı Ratcliffe'in Moskova ziyareti) Görüşmelerden sonuç çıkabilir"

ABD Başkanı Donald Trump, CIA Başkanı John Ratcliffe'in Moskova ziyaretinin "yarı rutin sayılabilecek bir ziyaret olduğunu" ancak görüşmelerden bir sonuç çıkabileceğini söyledi. Trump, "Savaşı bitirmek için büyük çaba gösteriyoruz. Açıkçası şu anda, her iki taraf da savaşın bitmesini istiyor" dedi. ABD Başkanı Donald Trump, telefon bağlantısıyla katıldığı bir televizyon programında gündeme ilişkin konularda değerlendirme yaptı. Trump burada, CIA Başkanı John Ratcliffe'in Rusya'nın başkenti Moskova'ya düzenlediği ziyarete ilişkin bir soruya cevabında, "Bu aslında yarı rutin sayılabilecek bir ziyaret. İnsanları hayal kırıklığına uğratmak istemem ama durum bu. Ukrayna'daki savaşın sona ermesini istiyoruz. Başkan ben olsaydım, bu savaş hiç başlamazdı" dedi. Trump, programın sunucusu Glenn Beck'in CIA Başkanı'nın Moskova'ya gitme sebebinin, Rusya'nın NATO'nun kararlılığını sınama hazırlığında olduğu ve hatta İngiltere'ye saldırabileceği iddiası ya da ABD'nin İran'a yaptırımlar konusunda ciddi olduğu mesajının iletilmesi ile ilgili olduğu şeklindeki iddialarını reddetti. ABD Başkanı, "Ratcliffe, harika biri. CIA'in başında ve oraya sizin bahsettiğiniz nedenlerin hiçbiri için gitmedi. Elbette görüşmelerden bir sonuç çıkabilir. Bu savaşı bitirmek için büyük çaba gösteriyoruz. Açıkçası şu anda, her iki taraf da savaşın bitmesini istiyor" dedi. "Hamaney'in öldüğünü sanmıyorum" İran dini lideri Mücteba Hamaney'in hayatta olup olmadığına ilişkin bir soruya Trump, "Hamaney'in öldüğünü sanmıyorum. Çok ağır yaralandı. Vücudunun sol tarafı, kolu, bacağı, her yeri ciddi şekilde yaralandı. Ancak öldüğünü sanmıyorum. Eğer öldüyse, o halde çok iyi bir gösteri gerçekleştiriyorlar. Çünkü sürekli yanına gidip bazı konularda ondan nihai onay aldıklarını söylüyorlar" dedi. "Dün gece 22 tekneyi etkisiz hale getirdik" Trump, "Onlarla anlaşma yaptığınızda, dünyanın en onurlu grubuyla muhatap olduğunuzu söyleyemem. Hürmüz Boğazı'nı açık tutuyoruz. Dün gece 22 tekneyi etkisiz hale getirdik. Ablukaya katılan güçlerimiz var. Donanmamız ve ordumuz harika bir iş çıkardı. Bunların birleşimi ve finansal gücümüz çok etkili oldu. Bir buçuk yıl içinde finansal gücümüzü inanılmaz bir şekilde artırdık. Tüm bunlar, bizi dev bir zafere götürüyor. Venezuela'da zafer kazandık ve çok yakında burada da büyük bir zafer kazanacağız" ifadelerini kullandı. "Dün 10 milyon varil petrol geçti" İran'a yönelik operasyonun yakında sona ereceğini düşündüğünü de söyleyen Trump, "Boğaz açık. Şu anda çok sayıda gemiyi boğazdan geçiriyoruz. Mayınlar temizlendi. Muhtemelen dün yaptığımız açıklamayı gördünüz, tüm mayınları ortadan kaldırdık. Boğaz faal. Zaman zaman bir insansız hava aracı ya da roket fırlatılıyor ama boğaz büyük ölçüde faal. Çok miktarda petrol taşınıyor. Dün, 10 milyon varil petrol geçti" dedi. İran nükleer silah elde etmesine İran'a yönetimi öncülüğünde yapılan operasyonlar sayesinde engel olduğunu açıklamalarını tekrarlayan Trump, "Nükleer silahları olacaktı ve bunu elde ettiklerinde kullanacaklardı. İsrail tamamen yok edilecekti. Donald Trump başkan olmasaydı, şu anda İsrail diye bir ülke olmazdı, bunu söyleyebilirim" dedi. "İran, protestocuları keskin nişancılarla öldürüyor" Trump, İran'ın "çatılara yerleştirdiği keskin nişancılar yoluyla protestocuları öldürmesi" nedeniyle İran halkının ülkenin içinde bulunduğu duruma karşı ayaklanmadığını savundu. ABD Başkanı, "İnsanlar, protestoya çıktığında vuruluyor. Çok sayıda kişiyi vurmaları da gerekmiyor. 5, 6 ya da 10 kişinin yere düştüğünü gördüğünüzde, orada 100 ya da 200 bin kişi bile olsa dağılır. Kim olursanız olun, oradan ayrılırsınız. Sizi vurmaya ve öldürmeye hazır insanlar varken, protesto gerçekleştirmek çok zordur" dedi. Yine de protestoların mümkün olduğunu söyleyen Trump, "Çünkü rejim çok zayıfladı. Donanmaları tamamen yok edildi. Hava kuvvetleri de tamamen ortadan kalktı. Askerlerinin büyük bir kısmına maaş ödenmiyor. Enflasyon yüzde 300, hatta yüzde 390 olduğunu duydum. Paraları neredeyse değersiz hale geldi. Durumları hiç iyi değil" şeklinde konuştu. "Kanada olmadan da idare edebiliriz" Kanada ile yaşanan ticari gerilimin sona erdirilmesinin bir yolu olup olmadığı sorusuna Trump, "Kanada, dünyanın müzakere edilmesi en zor ülkelerinden biri. Bu durum uzun yıllardır devam ediyor" şeklinde cevap verdi. Trump, "Onlarca yıldır ABD'yi kullanıyorlar ve örneğin süte yüzde 400 gibi inanılmaz gümrük vergileri uyguluyorlar. ‘Onlarla mücadele edeceğiz' dedim ve başlangıçta bunu yaptım. Ancak ülke tam bir kaos içinde olduğu için yapacak pek çok başka iş vardı. Yine de bu durumla mücadele edeceğimizi ve bunu sona erdireceğimizi söyledim. Ontario Gölü meselesini gördünüz. İnsanlar, şaka yaptığımı sanıyordu. Fakat daha önce Meksika Körfezi meselesini gördünüz. Şimdi bir körfezimiz ve bir de gölümüz var. Bu kadar basit" dedi. Kanada'nın sanki ABD'nin bir eyaletiymiş gibi imtiyazlardan yararlandığını fakat karşılığında ABD'ye gümrük vergileri uyguladığını ifade eden Trump, "Otomotiv ve tarım sektörümüzü elimizden aldılar. Çiftçilerimiz oraya hiçbir şey satamıyor çünkü gümrük vergileri inanılmaz derecede yüksek. Buna karşılık, kendi ürünlerini hiçbir bedel ödemeden bize satmak istiyorlar" dedi. Trump, "Onlarda bizde olmayan ve vazgeçemeyeceğimiz hiçbir şey yok. Kanada olmadan da idare edebiliriz. Bazı ürünlerde biraz sıkıntı yaşanabilir ama onları da başka yerden temin edebiliriz. Kanada'ya artık böyle davranamayacağını öğrenmenin zamanı geldi. Kanada ile ticaretimizde yılda 60 milyar dolar kaybediyoruz ancak gerçek sayılar bundan daha fazla" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.