Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Petrol

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Petrol haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Petrol haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Enerji tarihinde yeni bir sayfa açılıyor Haber

Enerji tarihinde yeni bir sayfa açılıyor

Ultra derin deniz sondaj gemisi Çağrı Bey’in Somali’ye varışı nedeniyle Mogadişu Limanı’nda bir tören düzenlendi. Törene katılan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, “Bugün attığımız bu tarihi adımla Türk petrol doğal gaz aramacılığında yeni bir dönem başlıyor. Çağrı Bey, Türkiye’nin yurt dışındaki ilk derin deniz sondajını Somali’de gerçekleştirecek.” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve Somali Devlet Başkanı Hasan Şeyh Mahmud’a güven ve destekleri için teşekkür eden Bakan Bayraktar, “İnşallah birkaç ay sonra hayırlı bir haberi, güzel bir keşif müjdesini hem Somali halkına hem de milletimize vermek inancıyla sizleri saygıyla hürmetle selamlıyorum.” diye konuştu. Türk Heyet Somali’de Çağrı Bey’in Somali’ye ulaşması nedeniyle Türkiye’den bir heyet, bu ülkeye gitti. Heyette Bakan Bayraktar’ın yanı sıra TBMM AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler ve AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş da yer aldı. Somali Cumhurbaşkanı ile Görüşme Bakan Bayraktar, Somali’de ilk olarak Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud ile ikili görüşme gerçekleştirdi. Daha sonra da heyetlerarası görüşmeye geçildi. Gemiye Ziyaret Görüşmelerin ardından da Mogadişu Limanına demirleyen Çağrı Bey ziyaret edildi. Gemide, operasyon hakkında brifing alan Bakan Bayraktar, personele başarılar diledi. Karşılama Töreni Ziyaretin ardından Çağrı Bey için karşılama töreni düzenlendi. Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan törende Somalililer, geleneksel gösterilerini sundu. Somali Cumhurbaşkanı Mahmud, Somali Başbakanı Hamza Abdi Barre, Somali Petrol ve Maden Kaynakları Bakanı Dahir Shire Mohamed birer konuşma yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Selamı Kürsüye gelen Bakan Bayraktar, konuşmasına, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Somali'nin birlik ve bütünlüğünün her şart altında muhafazası, bizim için öncelikli meseledir” sözlerini hatırlatarak ve selamını ileterek başladı. Yeni Bir Dönem Ekim 2024’te Sismik Araştırma Gemisi Oruç Reis’i karşılamak için yine Mogadişu Limanı’na geldiğini anımsatan Bakan Bayraktar, “Oruç Reis, 7 ay süren bir sismik çalışma yürüttü. 3 blokta 4 bin 500 kilometrekarelik 3 boyutlu veri topladı. Sismik çalışmaların değerlendirilmesi ve yorumlanması sonucunda, bölgede umut vadeden bir jeolojik yapı gözlemlendi. Açılacak kuyunun adını, Somali’de yeni doğan ilk bebek anlamına gelen Curad olarak koyduk. Mogadişu'ya yaklaşık 370 kilometre uzaklıktaki ilk kuyumuz olan Curad-1 ile inanıyorum ki enerjide Somali’de yeni bir dönem açılıyor.” dedi. En Büyük Dördüncü Filo Bakan Bayraktar, Türkiye’nin 2016 yılında önemli bir değişiklik ile dünyanın 4’üncü büyük derin deniz arama filosuna sahip ülkesi haline geldiğini belirterek “Aradan geçen 10 yılda geliştirdiğimiz bu kabiliyet ve tecrübeli insan kaynağımızla, Karadeniz’de doğal gaz bulduk ve şimdi ülkemizdeki 4 milyon evin doğal gazını burada üretiyoruz.” diye konuştu. 53 Günde Ulaştı Çağrı Bey’i 15 Şubat’ta Mersin’den uğurladıklarını, geminin Akdeniz’i bir ucundan bir ucuna geçtiğini, sonra Afrika kıtasını baştan sona dolaştığını ve 53 günlük seyrüseferin ardından Mogadişu açıklarına demirlediğini anlatan Bakan Bayraktar, “Bugün attığımız bu tarihi adımla Türk petrol doğal gaz aramacılığında artık yeni bir dönem başlıyor. Çağrı Bey, Türkiye’nin yurt dışındaki ilk derin deniz sondajını burada Somali’de gerçekleştirecek.” dedi. En Derin İkinci Deniz Sondajı Bakan Bayraktar, Curad-1 kuyusunun karaya 370 kilometre uzaklıkta ve yaklaşık 3 bin 500 metrelik bir su derinliğine sahip olduğunu dile getirerek “Deniz tabanından itibaren yaklaşık 4 bin metrelik bir sondaj planlıyoruz. Toplamda 7 bin 500 metrelik derinliğe ulaşacağız. Curad-1, bu derinlikle dünyanın en derin ikinci deniz sondajı olacak.” diye konuştu. 6-9 Ay Sürecek İklim ve hava şartlarının uygun seyretmesi durumunda sondaj operasyonunun 6-9 ay arasında tamamlanmasının planlandığını ifade eden Bakan Bayraktar; Altan, Korkut ve Sancar isimli destek gemileri ile TCG Sancaktar, TCG Gökova ve TCG Bafra’dan oluşan deniz unsurlarının Çağrı Bey’e eşlik edeceğini kaydetti. Yeni Bir Aşama Bakan Bayraktar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2011 yılında Mogadişu’yu ziyaret ettiğini hatırlatarak “Karşılıklı saygı, güven ve kazan-kazan anlayışına dayalı ilişkilerimiz, 2011 yılından bu yana yoğun bir ivme kazandı. Yatırımdan ticarete, savunmadan enerjiye birçok alanda iş birlikleri geliştirdik.” ifadelerini kullandı. Teknik Kapasite ve Operasyonel Kabiliyet Türkiye’nin, bugün itibarıyla sınırları dışında da derin deniz sondajı yapan ülkeler ligine yükseldiği vurgulayan Bakan Bayraktar, “İnanıyorum ki Oruç Reis ile başlayan Çağrı Bey ile devam eden bu süreç hem Türkiye Somali ilişkileri hem de Türk petrol doğal gaz aramacılığında yeni bir sayfa açıyor. Türk enerji tarihinde Somali görevi, denizaşırı arama ve üretim faaliyetlerini, teknik kapasitesini ve operasyonel kabiliyetini farklı bir seviyeye yükselttiğinin önemli bir göstergesidir. İnanıyorum ki bu faaliyet bizi, uluslararası alanda daha görünür kılarak yeni fırsatlara kapı aralayacaktır.” değerlendirmesini yaptı. Bölgesel İstikrara Katkı Bakan Bayraktar, bu önemli projenin sadece Somali’ye değil aynı zamanda bölgesel istikrar ve güvenliğe de katkı sağlayacağını bildirerek şunları kaydetti: Bu zor ve meşakkatli yolda bizlere istikamet ve hedef gösteren, her zaman destek verip, güvenen Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ve ülkesinin adeta kaderini değiştirecek stratejik adımları kararlılıkla atan Somali Devlet Başkanı Sayın Hasan Şeyh Mahmud’a şükranlarımı arz ediyorum. Buradan inşallah birkaç ay sonra hayırlı bir haberi, güzel bir keşif müjdesini hem Somali halkına hem de milletimize vermek inancıyla sizleri saygıyla hürmetle selamlıyorum. Somalice Jesti Bakan Bayraktar’ın konuşmasının başlangıç ve kapanış kısmını Somalice yaptı. Bayraktar’ın bu jesti, Somaliler tarafından alkışlarla karşılandı.

Bakan Bayraktar: "Biz gece gündüz petrol arıyoruz, doğalgaz arıyoruz" Haber

Bakan Bayraktar: "Biz gece gündüz petrol arıyoruz, doğalgaz arıyoruz"

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar İl Danışma Meclisi toplantısına katılmak üzere Trabzon’a geldi. Burada konuşan Bakan Bayraktar, Türkiye’nin enerjide dışa bağımlı bir ülke konumundan kurtulabilmesi için gerekli olan çalışmaları yürüttüklerini ifade ederek, "Türkiye maalesef enerjide dışa bağımlı bir ülke. Kullandığımız neredeyse üç birim enerjinin ikisini ithal ediyoruz. Doğalgazda öyle, petrolde öyle, akaryakıtta öyle, kömürde öyle. Dolayısıyla biz diyoruz ki biz buradaki dışa bağımlılığımızı ne kadar azaltırsak, bir kere dışarı ödediğimiz döviz cebimizde, hazinemizde kalacak. Türkiye’de artık bunlar; işte enflasyon, döviz, bunların hepsi sorun olmaktan çıkacak. 2022 yılı bir kriz yılıydı. Pandemiden çıkışla beraber dünyada bütün ayarların değiştiği bir sene oldu. Şimdi 2026 inşallah ona benzemez ama sonuçları itibarıyla şunu söyleyeyim: 2022 yılında biz yaklaşık 96 buçuk milyar dolar enerji faturası ödedik. Sonraki yıllarda 2023, 24, 25’te biraz düştü ama 60-70 milyar dolar Türkiye her yıl dışarıya döviz ödeyerek bu içindeki ekonomik döngüyü kırmasına imkan yok. Onun için biz gece gündüz petrol arıyoruz, doğalgaz arıyoruz. Türkiye’de arıyoruz, denizlerimizde arıyoruz. Şimdi yurt dışına açılıyoruz, yurt dışında da aramaya başladık. Onun için Türkiye 70 yıllık rüyası olan nükleeri yapmaya gayret ediyor. Onun için Türkiye hidrolik santrallerini yaptı. Şimdi onların yanına rüzgarıyla, güneşiyle yenilenebilir enerjiyi koymaya gayret ediyor. Türkiye enerjisini mutlak surette verimli kullanmak zorunda. Yerel yönetimler başta olmak üzere ama enerjisini verimli kullanan bir Türkiye’ye ihtiyaç var. Türkiye maden çeşitliliğinde bu kadar zengin bir ülke, aynı zamanda madenlerimizi de katma değerli bir şekilde, öyle sadece hammadde olarak değil, işte bor karbüre dönüştürerek, farklı bir şekilde ara ürünlere veya nihai ürünlere dönüştürerek katma değerli bir şekilde ekonomimize katması lazım. Bizim bütün gayretimiz, bütün hedefimiz bu" dedi. "Dünyanın en büyük 4. derin deniz filosuna sahip ülkesiyiz" 2020 yılında Türkiye’nin Cumhuriyet tarihindeki en büyük doğalgaz keşfini gerçekleştirdiğini hatırlatan Bayraktar, "Dünyanın en büyük 4. derin deniz filosuna sahip ülkesiyiz Türkiye olarak ve beş gemimiz Karadeniz’de çalışıyor. 2020 yılında pandeminin ortasında cumhuriyet tarihinin en büyük doğalgaz keşfini yaptık. Ve şimdi orada ürettiğimiz doğalgazı 4 milyon hanemiz kullanılır hale geldi. İnşallah bunu 2026 yılında iki katına çıkaracağız. Yani 8 milyon evin doğalgaz ihtiyacı kendi gazımızla karşılanmış olacak. Allah nasip ederse 2028’de dört katına çıkaracağız. 16-17 milyon hane kendi doğalgazımızla ısınacak, yemeğini pişirecek" dedi. Bakan Bayraktar konuşmasının devamında "Büyük işler yaptığımızı söylüyoruz, iddialı işler yapıyoruz, dünya çapında işler yapıyoruz ama vatandaşlarımız günün sonunda hep bize "Tamam da bakanım, Gabar’da petrol buldun, bizim akaryakıt fiyatı ne olacak, bizim doğalgaz faturası, elektrik faturası ne olacak?" diyor. Türkiye özellikle 2019-2020’den sonra enerji desteklerini yoğun bir şekilde vatandaşımıza vermeye gayret ediyor. Bugün itibarıyla bütün bu yaşanan dünyada biliyorsunuz şu anda hem petrol fiyatları arttı hem doğalgaz fiyatları arttı. Dolayısıyla buna rağmen biz bundan vatandaşlarımızın en az şekilde etkileneceği şekilde imkan ve kabiliyetlerimiz nispetinde bu desteklere devam ediyoruz, bundan sonra da etmeye devam edeceğiz. Türkiye, Avrupa’nın hane bazında söylüyorum, evlerimizde, meskenlerimizde en ucuz elektriğini kullanıyor. En ucuz 3. doğalgazını kullanıyor. En ucuz 2. benzinini kullanıyor. En ucuz 4. mazotunu kullanıyor. Eşel mobil sistemle özellikle petrol fiyatlarındaki artışı vatandaşlarımıza yansıtmamak için litrede neredeyse 13 buçuk liralık bir vergiyi kaldırdık. Ve doğalgaz faturalarında, elektrik faturalarında hâlen desteklerimiz neredeyse yüzde elli mertebesinde devam ediyor. Sadece şu son yaşanan hadiselerin hazinemize yükü 600 milyar lirayı buldu. Ama buna rağmen biz Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu bir şey var; vatandaşlarımızı mümkün olan bütün imkanlarımızı kullanarak bu artış, fiyat artışlarından mağdur etmemek ve onlara bu konuda destek olmak. Biz bu çerçevede de çalışmalarımızı yürütüyoruz" ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı Trump: "2-3 hafta boyunca İran’a çok sert darbeler indireceğiz" Haber

ABD Başkanı Trump: "2-3 hafta boyunca İran’a çok sert darbeler indireceğiz"

ABD Başkanı Donald Trump, merakla beklenen ulusa sesleniş konuşmasını gerçekleştirdi. Konuşmasına, NASA'nın 1972'den bu yana Ay'ın çevresine gerçekleştirdiği ilk insanlı yolculuk olan Artemis II görevinde yer alan astronotları tebrik ederek başlayan Trump, ABD’nin İran’a karşı başlattığı Destansı Öfke Operasyonu’nun üzerinden 1 ay geçtiğini hatırlattı. ABD ordusunun savaş alanında hızlı, kararlı ve ezici zaferler elde ettiğini öne süren Trump, "Bu gece itibarıyla, İran donanması yok olmuş durumda. Hava kuvvetleri harabeye döndü. Ve o terörist rejimin liderlerinin çoğu artık ölü" dedi. "Düşmanlarımız kaybediyor, biz kazanıyoruz" İran’a saldırıların kendisi konuştuğu sırada dahi sürdüğünü vurgulayan Trump, "Füze ve insansız hava aracı fırlatma yetenekleri ciddi şekilde kısıtlandı. Silah fabrikaları ve füze rampaları paramparça ediliyor, geriye çok azı kaldı. Savaş tarihinde hiçbir düşman birkaç hafta içinde böylesine büyük çaplı kayıplar yaşamamıştır. Düşmanlarımız kaybediyor ve biz her zamankinden çok daha büyük bir şekilde kazanıyoruz" diye konuştu. "Orta Doğu’ya bağımlı değiliz" Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun kaçırılarak ABD’ye getirildiği operasyonu hatırlatan Trump, "Askerlerimize Venezuela'yı dakikalar içinde ele geçirme konusunda gösterdikleri muazzam başarı için de teşekkür etmek istiyorum. Bu tüm dünyada herkes tarafından saygıyla karşılandı" şeklinde konuştu. İlk görev döneminde ABD ordusunu yeniden inşa ettiği iddiasını yineleyen Trump, "Şu an dünyanın en güçlü ordusuna sahibiz. Şimdi Venezuela ile, ortak girişim partnerlerimizle birlikte çalışıyoruz. ABD’den sonraki en büyük ikinci petrol rezervi olan devasa miktardaki petrol ve gazın üretimi ile satışında son derece iyi anlaşıyoruz. Orta Doğu'ya bağımlı değiliz, ama yine de yardım etmek için oradayız. Orada olmak zorunda değiliz, petrollerine ya da sahip oldukları hiçbir şeye ihtiyacımız yok, sadece müttefiklerimize yardım ediyoruz" değerlendirmesinde bulundu. "İran’ın nükleer silaha sahip olmasına izin vermeyeceğim" İran’a karşı başlatılan Destansı Öfke Operasyonu’nun Amerika'nın ve özgür dünyanın güvenliği için gerekli olduğunu öne süren Trump, "2015 yılında başkanlık kampanyamı duyurduğum ilk günden beri, İran'ın nükleer bir silaha sahip olmasına asla izin vermeyeceğime yemin etmiştim. Bu rejim 47 yıldır ‘Amerika'ya ölüm, İsrail'e ölüm’ sloganları atıyordu" dedi. İran rejiminin çok sayıda ABD askerinin yanı sıra, ülkedeki protestolara katılan 45 bin İranlıyı öldürdüğünü iddia eden Trump, "Bu teröristlerin nükleer silahlara sahip olması katlanılamaz bir tehdit olurdu. Rejim, nükleer bir kalkanın arkasından terör, baskı ve toplu katliam kampanyalarını özgürce yürütebilirdi. Bunun olmasına asla izin vermeyeceğim. Geçmiş başkanlarımızın hiçbiri de izin vermemeliydi. Bu durum 47 yıldır devam ediyor ve ben göreve gelmeden çok önce halledilmiş olmalıydı" ifadelerini kullandı. "Hiçbir başkanın cesaret edemediğini yaptım" İlk görev döneminden itibaren İran’ın nükleer silah arayışını durdurmak için çok sayıda adım attığını hatırlatan Trump, İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü eski komutanı Kasım Süleymani’nin öldürülmesi ve Barack Obama döneminde yapılan İran nükleer anlaşmasının feshedilmesini bunlara örnek gösterdi. Bu adımları atmaması halinde İran’ın çoktan nükleer silahlara sahip olabileceğini savunan Trump, "O zaman çok farklı bir dünya olurdu. Benim ve değerli uzmanların görüşüne göre, o anlaşmayı feshetmeseydim şu an bir Orta Doğu veya bir İsrail olmazdı. Bunu yapmaktan büyük onur duydum, çünkü başından beri son derece kötü bir anlaşmaydı. Temelde başka hiçbir başkanın yapmaya cesaret edemediği şeyi yaptım. Onlar hatalar yaptılar ve ben bunları düzeltiyorum" değerlendirmesinde bulundu. "Rejim her türlü anlaşma girişimini reddetti" İran konusunda ilk tercihinin her zaman diplomasi olduğunu vurgulayan Trump, "Ancak rejim nükleer silah arayışına kararlı şekilde devam etti ve her türlü anlaşma girişimini reddetti. Bu nedenle Haziran ayında, İran'ın kilit nükleer tesislerine yönelik bir saldırı emri verdim. Gece Yarısı Çekici Operasyonu yapıldı. Kimse daha önce böyle bir şey görmemişti. O muazzam B-2 bombardıman uçakları harika bir iş çıkardı. Nükleer tesislerini tamamen yerle bir ettik. Rejim, nükleer programını tamamen farklı bir yerde yeniden inşa etmeye çalışarak, nükleer silah sevdasından vazgeçme niyetinde olmadıklarını açıkça belli etti. Ayrıca hızla devasa bir balistik füze stoku oluşturuyorlardı. Amerikan topraklarına, Avrupa'ya ve dünyadaki hemen hemen her yere ulaşabilecek füzelere sahip olacaklardı" diye konuştu. "Nükleer silahın eşiğindeydiler" İran’ın mümkün olduğunca fazla ve uzun menzile sahip füzeler üretme hedefi güttüğünü kaydeden Trump, "Üstelik kimsenin sahip olduklarına inanmadığı bazı silahlara sahiptiler. Bunu öğrendik ve hepsini ortadan kaldırdık. Kimsenin onları durdurmaya cesaret edemeyeceğini düşündüler ve daha önce kimsenin görmediği bir nükleer silah için hazırlık yaptılar. Bunun tam eşiğindeydiler. Yıllarca herkes İran'ın nükleer silahlara sahip olamayacağını söyledi. Ama en nihayetinde, zamanı geldiğinde harekete geçmeye istekli değilseniz bunlar sadece boş laflardır" şeklinde konuştu. Trump, İran’ın büyük darbe aldığını vurguladı İran’a yönelik saldırıların amacının rejimin ABD’yi tehdit etme veya sınırları dışında güç sergileme kabiliyetini ortadan kaldırmak olduğunu söyleyen Trump, "Bu, şu anda tamamen yok edilmiş olan İran donanmasını ortadan kaldırmak demektir. Hava kuvvetlerine ve füze programlarına daha önce hiç görülmemiş seviyelerde zarar vermek ve savunma sanayi üslerini yok etmek demektir. Donanmaları bitti, hava kuvvetleri bitti, füzeleri tükenmek üzere ya da etkisiz hale getirildi. Birlikte ele alındığında bu hamleler İran ordusunu felç edecek ve onlara nükleer bomba yapma imkanını asla tanımayacak" diye konuştu. Trump’tan Körfez ülkelerine destek ABD ordusunun İran’da büyük başarılara imza attığını tekrarlayan Trump, "Bu gece, stratejik hedeflerin tamamlanmak üzere olduğunu büyük bir memnuniyetle söyleyebilirim" dedi. İran saldırılarına karşı İsrail ve Körfez ülkelerinin yanında olduklarını vurgulayan Trump, "İsrail, Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Bahreyn harika bir duruş sergilediler. Onların hiçbir şekilde zarar görmelerine ya da yenilgiye uğramalarına izin vermeyeceğiz" ifadelerini kullandı. "Benzin fiyatlarındaki artış kısa vadeli" Birçok ABD’linin artan benzin fiyatlarından endişe duyduğunu hatırlatan Trump, "Bu kısa vadeli artış, tamamen İran rejiminin çevre ülkelerde, bu çatışmalarla hiçbir ilgisi olmayan komşu ülkelere düzenlediği terör saldırılarının bir sonucudur. Bu da İran'a nükleer silahlar konusunda asla güvenilemeyeceğinin bir başka somut kanıtıdır" dedi. ABD tarihindeki en güçlü ekonomiyi inşa ettiğini öne süren Trump, "Tüm bunlar bizi için için kaynayan o kanserden, yani nükleer İran'dan kurtulacak bir konuma getirdi. Ne ile karşılaşacaklarını hiç bilmiyorlardı, bunu asla hayal edememişlerdi" değerlendirmesinde bulundu. "Hürmüz Boğazı’ndan petrol almıyoruz ve almayacağız" ABD’nin bol miktarda petrol ve gaza sahip olduğunun altını çizen Trump, "Benim liderliğim altında, Venezuela'dan aldığımız milyonlarca varilden bahsetmesek bile, gezegendeki bir numaralı petrol ve gaz üreticisiyiz. Trump yönetiminin politikaları sayesinde Suudi Arabistan ve Rusya'nın toplamından daha fazla üretim yapıyoruz. Ve bu rakam yakında çok daha yüksek olacak. Dünyanın hiçbir yerinde bizimki gibi bir enerji potansiyeli yok ve gelecek için harika bir durumdayız. ABD Hürmüz Boğazı üzerinden neredeyse hiç petrol ithal etmiyor ve gelecekte de almayacağız. Buna ihtiyacımız olmadı ve olmayacak" şeklinde konuştu. Trump’tan Hürmüz Boğazı konusunda sorumluluk alma çağrısı İran’ı yenilgiye uğrattıklarını öne süren Trump, "İran'ı mağlup ve tamamen yerle bir ettik. Askeri, ekonomik ve diğer her bakımdan mahvoldular" dedi. Hürmüz Boğazı’ndan gelen petrole ihtiyaç duyan ülkelerin boğazın güvenliği konusunda sorumluluk alması gerektiğini söyleyen Trump, "Bu işin sorumluluğunu üstlenmeliler. Hürmüz Boğazı’na sahip çıkmalı ve kıymetini bilmeliler. Biz elbette yardımcı olacağız, ancak umutsuzca ihtiyaç duydukları petrolü koruma konusunda öncülüğü onlar yapmalı" diye konuştu. İran savaşında ABD’ye destek vermeyen ülkelere seslenen Trump, "Onlara bir önerim var: Birincisi, petrolü ABD’den alın. Bizde bolca var. İkincisi ise, biraz gecikmiş de olsa cesaretinizi toplayın, Hürmüz Boğazı’na gidin ve orayı koruyup kullanın. Bunu daha önce, biz istediğimizde bizimle birlikte yapmalıydınız. İran şu an yerle bir edildi. İşin en zor kısmı bitti, yani artık sizin için kolay olmalı" dedi. "Çatışma bittiğinde, Hürmüz Boğazı açılacak" Hürmüz Boğazı’ndaki krizin uzun sürmeyeceğine işaret eden Trump, "Her halükarda, bu çatışma bittiğinde, Hürmüz Boğazı kendiliğinden açılacaktır. Çünkü ülkeyi yeniden inşa etmeye çalışmak için ellerinde olan tek şey petrol ve onu satmak isteyecekler. Akış yeniden başlayacak, benzin fiyatları hızla düşecek, hisse senedi fiyatları tekrar yükselecek. Ki borsalarımız zaten çok da düşmedi, son birkaç gündür harika günler geçiriyorlar. Aslında düşündüğümden çok daha iyi durumdalar; fakat o korkunç tehditten kurtulmak için İran üzerinden o zorlu yola çıkmak zorundaydık" değerlendirmesini yaptı. "Rejim fiilen değişmiş oldu" İran operasyonunun bir süre daha devam edeceğinin altını çizen Trump, "Destansı Öfke Operasyonu'nun başından beri, hedeflerimize tam olarak ulaşana kadar durmayacağımızı açıkça belirttim. Kaydettiğimiz büyük ilerleme sayesinde, bu gece şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Amerika'nın tüm askeri hedeflerini kısa süre içinde tamamlama yolundayız. Önümüzdeki 2-3 hafta boyunca İran’a çok sert darbeler indireceğiz. Onları ait oldukları Taş Devri'ne geri göndereceğiz. Bu arada görüşmeler de devam ediyor. Rejim değişikliği hiçbir zaman hedefimiz olmadı, ancak asıl liderlerinin tamamının ölümü nedeniyle rejim fiilen değişmiş oldu. Hepsi öldü. Yeni grup daha az radikal ve çok daha makul" ifadelerini kullandı. "Anlaşma olmazsa, elektrik santrallerini vuracağız" Şimdiye dek herhangi bir anlaşma yapılmadığını hatırlatan Trump, "Ama biz kilit hedeflere ulaştık. Eğer anlaşma olmazsa, her bir elektrik santralini çok sert ve muhtemelen eş zamanlı olarak vuracağız. En kolay hedef olmasına rağmen henüz petrol tesislerini vurmadık; çünkü bu onlara hayatta kalma ya da yeniden inşa için ufacık bile bir şans bırakmazdı. Ama istersek vurabiliriz ve anında yok olurlar. Buna karşı yapabilecekleri hiçbir şey yok. Uçaksavar teçhizatları yok. Radarları yüzde yüz imha edildi. Askeri güç olarak durdurulamaz durumdayız" dedi. "Nükleer hamlesi yaparlarsa tekrar vururuz" İran’ın nükleer tesislerinin de ağır darbe aldığını vurgulayan Trump, "Nükleer tozun yakınına bile yaklaşmaları aylar sürer. Orayı yoğun uydu gözetimi ve kontrolü altında tutuyoruz; o yönde tek bir hamle yaptıklarını görürsek onları füzelerle tekrar ve çok sert vururuz. Tüm kartlar bizim elimizde, onların elinde hiçbir şey yok. Bu çatışmayı doğru bir perspektifte değerlendirmemiz çok önemli" dedi. "Bu, çocuklarınızın ve torunlarınızın geleceğine yapılan tarihi bir yatırım" Yakın tarihte gerçekleşen tüm büyük savaşların ne kadar uzun sürdüğünü anlatan Trump, "Biz ise son derece güçlü bir askeri operasyonun içindeyiz. Sadece 32 gündür buradayız ve o ülke artık gerçekten hiçbir tehdit oluşturmuyor. Orta Doğu'nun kabadayısıydılar ve artık kabadayı falan değiller. Bu, çocuklarınızın ve torunlarınızın geleceğine yapılan tarihi bir yatırımdır" ifadelerini kullandı. "ABD daha güvenli ve güçlü olacak" Tüm dünyanın ABD’yi imrenerek izlediğini öne süren Trump, "ABD ordusunun mükemmelliğine inanamıyorlar. Her bir Amerikalı, İran tehdidinden ve nükleer şantajdan kurtulduğumuz o günü dört gözle bekleyebilir. Attığımız adımlar sayesinde, İran'ın Amerika'ya ve dünyaya yönelik süregelen korkunç tehdidini tamamen sona erdirmenin eşiğindeyiz. Size şunu söyleyeyim; dünya bizi izliyor ve bunu başardığımızda, her şey bittiğinde, ABD her zamankinden çok daha güvenli, çok daha güçlü, çok daha müreffeh ve çok daha büyük olacak" dedi.

ABD Başkanı Trump: "İran, saygı göstergesi olarak 20 tanker dolusu petrol verdi" Haber

ABD Başkanı Trump: "İran, saygı göstergesi olarak 20 tanker dolusu petrol verdi"

ABD Başkanı Donald Trump, başkent Washington’a dönüşü sırasında uçakta gazetecilere açıklamalarda bulundu. İran’a yönelik saldırıların sürdüğünü söyleyen Trump, "Bugün çok sayıda ek hedefi imha ettik. Donanmaları gitti, Hava Kuvvetleri gitti; bunu biliyoruz. Ama bugün çok daha fazla hedefi yok ettik. Büyük bir gündü" dedi. Buna rağmen İran ile temasların da sürdüğünü aktaran Trump, "Onlarla hem doğrudan hem de dolaylı yollardan müzakere ediyoruz. Temsilcilerimiz var ama aynı zamanda direkt olarak da temas halindeyiz" diye konuştu. İran’ın daha önce ABD’ye 10 tanker petrol hediye ettiğini hatırlatan Trump, "Ve bugün, tam olarak nasıl adlandırırım bilemiyorum ama, sanırım bize karşı bir saygı göstergesi olarak 20 tanker dolusu petrol verdiler. Hürmüz Boğazı’ndan geçecek devasa petrol tankerleri ile yapılacak bu sevkiyat yarın sabahtan itibaren başlayacak" ifadelerini kullandı. İran ile yürütülen müzakerelerin "son derece iyi" gittiğini öne süren Trump, "Ancak İran söz konusu olduğunda ne olacağını asla bilemezsiniz, çünkü onlarla hem müzakere ediyoruz hem de her defasında onları havaya uçurmak zorunda kalıyoruz" değerlendirmesinde bulundu. "Muhtemelen bir anlaşma yapacağız" Eski ABD Başkanı Barack Obama’nın İran’la yaptığı nükleer anlaşmayı eleştiren Trump, bu anlaşmayı kendisinin iptal ettiğini vurguladı. Aksi takdirde İran’ın şu an nükleer silahlara sahip olabileceğini iddia eden Trump, "B-2 bombardıman uçaklarıyla saldırı gerçekleştirdik ve nükleer güç olmalarını engelledik. Şimdi de onları tekrar vurmak zorunda kaldık. Muhtemelen onlarla bir anlaşma yapacağız, buna oldukça eminim; ama yapmama ihtimalimiz de var" şeklinde konuştu. "İran’da rejim değişikliği kendiliğinden gerçekleşti" İran’da fiili anlamda bir rejim değişikliği yaşandığını ileri süren Trump, "Aslında bakarsanız çoktan rejim değişikliği yaşadık; çünkü o ilk rejim darmadağın edildi, yok edildi. Hepsi öldü. Bir sonraki rejim de büyük oranda öldü. Ve şu anki üçüncü rejimde, daha önce kimsenin muhatap olmadığı bambaşka insanlarla karşı karşıyayız" dedi. Şu anda muhatap oldukları kişilerin farklı bir grup insan olduğunu söyleyen Trump, "Bu yüzden ben bunu bir rejim değişikliği olarak kabul ederim. Ve açıkçası, oldukça makul davrandılar. Dolayısıyla bir rejim değişikliği yaşadığımızı düşünüyorum. Bundan daha iyisini yapamazsınız. Gerçekten kötü, olan rejim, ilk gidendi. İkincisi atandı ve onlar da gitti. Belki biraz yaşam belirtisi gösteren biri hariç hepsi öldü. Şu an ise çok daha makul görünen bu üçüncü grup var. Bu gerçekten bir rejim değişikliğidir; rejim değişikliği bir zorunluluk değil ama bence bu durum kendiliğinden, otomatik olarak gerçekleşti" ifadelerini kullandı. "İran ile anlaşma çok yakında olabilir" Bir soru üzerine İran ile anlaşmanın mümkün olduğunu yineleyen Trump, bunun "çok yakında olabileceğini" ifade etti. Trump, olası kara harekatı ile ilgili olarak, "Çok fazla alternatifim var. Orada çok sayıda gemimiz var. Gücümüz sayesinde aslında hepsine ihtiyacımız bile yok. İran konusunda programın çok, hatta haftalarca ilerisindeyiz diyebilirim. Eğer üç gün içinde 158 gemiyi, yani tüm donanmalarını yok edeceğimizi söyleseydiniz inanmazdınız ama biz bunu yaptık. Tüm hava kuvvetlerini devre dışı bıraktık. Füzelerinin çoğunu yok ettik; bu yüzden şu an bazı füze saldırıları görseniz de artık azalıyorlar, tükenmek üzereler" diye konuştu. "Mücteba Hamaney hayatta olabilir" İran’da fiili bir rejim değişikliği yaşandığı yönündeki iddiasını yineleyen Trump, "Karşımızda yeni bir grup var; bu gerçekten yeni bir rejim. Daha önce hiç muhatap olmadığımız ve çok makul davranan yeni bir grup insan" dedi. Trump, "İran’ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney hayatta mı ve muhatap olduğunuz yeni gruba dahil mi?" sorusu üzerine, "Olabilir. Ona ne olduğu belli değil. Hayatta olabilir ama belli ki başı çok büyük dertte; ağır yaralı" dedi. "Plan üzerinde bizimle hemfikirler" İran’ın ABD tarafından sunulan 15 maddelik planı büyük ölçüde kabul ettiğini söyleyen Trump, "Plan üzerinde bizimle hemfikirler. Yani 15 şey istedik ve büyük oranda anlaştık, şimdi birkaç şey daha isteyeceğiz" dedi. İran’ın ciddi olduğunu kanıtlamak için ABD’ye petrol gönderdiğini söyleyen Trump, "Bana bir hediye verdiklerini söylemiştim ama o an ne olduğunu açıklama yetkim olduğunu düşünmemiştim. O hediye daha sonra 2 arttı ve 10 devasa tanker dolusu petroldü. Bugün ise bir hediye daha verdiler: 20 tanker dolusu petrol. Sevkiyat yarın başlıyor. Hem doğrudan hem de dolaylı olarak çok iyi görüşmeler gerçekleştiriyoruz ve bence çok önemli pek çok konuda mesafe kat ediyoruz" değerlendirmesini yaptı. "Küba’ya petrol göndermeleri benim için sorun değil" Trump, ABD’nin bir Rus petrol tankerinin Küba’ya gitmesine izin vereceği yönündeki haberlerin hatırlatılması üzerine, "Birilerinin bir gemi dolusu yakıt almasına itirazımız yok çünkü hayatta kalmaları gerekiyor. Eğer bir ülke şu anda Küba’ya petrol göndermek istiyorsa, benim için hiçbir sorun yok" dedi. Trump, "Bu ülkenin Rusya olup olmaması sizi endişelendiriyor mu?" sorusu üzerine, "Alt tarafı bir gemi dolusu petrol, hepsi bu. Sorun değil. Eğer Rusya veya başka ülkeler bunu yapmak istiyorsa, bu beni pek rahatsız etmez. Bir etkisi de olmayacaktır. Küba bitti. Çok kötü ve yozlaşmış bir yönetimleri var. Bir gemi dolusu petrol almaları ya da almamaları bir şeyi değiştirmeyecek. İster Rusya olsun ister başkası, buna izin verilmesini tercih ederim çünkü insanların ısınmaya, soğutmaya ve diğer temel ihtiyaçlara gereksinimi var" dedi. "Hürmüz Boğazı’nı iki dakika içinde kapatabiliriz" Trump, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kontrol edip geçiş ücreti almayı planladığının hatırlatılması üzerine, "Bunun doğru olup olmadığını görmemiz gerekecek. Biliyorsunuz, ne yapmaları gerekiyorsa onu yapacaklar. Ama biz orayı iki dakika içinde kapatabiliriz. Orayı öyle bir hızla kapatırız ki neye uğradığınızı şaşırırsınız" dedi. Trump, "İran tarafından saldırıya uğrayan Körfez ülkelerinin karşı saldırıya geçmesini istiyor musunuz?" sorusuna, "Zaten karşılık veriyorlar. Suudi Arabistan sert bir şekilde karşılık veriyor. Katar, BAE, Kuveyt, Bahreyn hepsi mücadele ediyor. Aslında vurulduklarında şaşırmışlardı; vurulmalarına ben de çok şaşırdım. Ama bir kez darbe alınca çok iyi savaşmaya başladılar. Tüm bu ülkelerle çok güçlü bir iletişimimiz var ve hepsi de şu an mücadele içinde" yanıtını verdi.

Altında bankalar ile canlı piyasadaki makas gramda 500 lirayı geçti Haber

Altında bankalar ile canlı piyasadaki makas gramda 500 lirayı geçti

Bursa Kapalı Çarşı’daki kuyumcularda arife günündeki yoğunluk hafta başında kaldığı yerden devam etti. Alım satım hareketliliğin fazla olduğu çarşıda alıcıların ağır basması nedeniyle bazı kuyumcularda gram altın kalmadığından satışlar durduruldu. Bankalar ile fiziki altın piyasası arasındaki makas ise ilk kez 500 liranın üzerine çıktı. Fiyat farklılıkları nedeniyle bazı kuyumcularda bu fark 700 liraya ulaştı. Bursa Kuyumcular Odası Başkanı İsa Altıkardeş, ons bazında 1200 dolarlık bir düşüş yaşanan altında haraketliliğin sürdüğünü anlattı. Petroldeki yükseliş, doların artışı ve FED’in faiz kararlarıyla değerlendirildiğinde bu düşüşü n beklenenin üzerinde olduğuna dikkati çeken Altıkardeş, şöyle konuştu: "Bunu bekliyor muyduk, hayır bu kadarın beklemiyorduk. Altın eski günlerine geri döner mi bundan sonra çıkış sürer mi diye merak ediyor vatandaşlar. Dünya piyasasında TL bazında 6 bin lira civarında, reel piyasaya bakarsanız canlı piyasada 6500 üzerinde devam ediyor. Arada ilk kez bu kadar fark oluyor. Vatandaşlar makasa rağmen fiziki altına devam ediyor." "Altından korkmayın gördüğü yeri her zaman geçer" Savaşın gidişatının değişmesi, kanalların açılması ve petrol düşüşüyle altının yeni zirvelerini görmesini beklediklerini vurgulayan Altıkarteş, "8 bin 8 bin 500 bantlarına tekrar çıkabiliriz. Altını elinde olanlar endişe duymasın. Yatırım fırsatı olarak görebilirler. Rahat olsun vatandaşlar paniğe kapılmasın." dedi. Bursa Kapalı Çarşı’daki kuyumcularda alım satım arasında yaklaşık 190 liralık fark bulunduğunu belirten Altıkardeş, "Arife gününde Bursa, İstanbul’da kepenk kapattı kuyumcular altın kalmadı. Bayrama altınla girdi yatırımla girdi vatandaşlar. Bugün için çarşı yine kalabalık. Alışveriş var. Alan da satan da oluyor. Güvenli liman altında özdeşleşmiş bir yatırım aracı. Altından korkmayın gördüğü yeri her zaman geçer. Bugün kayıp gibi görünen yarın kazanç olarak dönebilir. " diye konuştu.

Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanıklık küresel enerji ve tarım üretimini endişelendiriyor Haber

Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanıklık küresel enerji ve tarım üretimini endişelendiriyor

Enerji tedariki ve diğer kritik malların geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı’nda yaşanan güvenlik sorunları ve fiili kapama, dünya genelinde deniz taşımacılığında sıkışıklığa yol açtı. Tanker ve konteyner gemilerinin beklemeye geçmesi, Körfez’den yapılan petrol ve lojistik akışını durma noktasına getirdi. Sektör temsilcilerinden Ersoy Holding Yönetim Kurulu Üyesi Kürşat Ersoy, boğazdaki aksamanın üretim maliyetleri ve tedarik planlamasında çok katmanlı etkiler oluşturduğunu belirterek, “Son haftalarda üre fiyatlarında yüzde 30’a varan artışlar yaşanırken, potasyum ve fosfor bazlı gübre fiyatlarındaki artış yüzde 20’yi geçti. Katar’dan gaz tedarik edemeyen Hindistan ve Pakistan üretimde durma noktasına gelirken, Mısır ise yüksek maliyetli LNG pazarına yönelmek zorunda kaldı. Ayrıca dünya kükürt ticaretinin yaklaşık yarısı bu rotadan geçtiği için sülfürik asit ve sanayi üretimi de doğrudan etkileniyor” dedi. Artan girdi maliyetlerinin tarımsal üretimi de baskıladığını vurgulayan Ersoy, gübreye erişimde yaşanan zorlukların bazı bölgelerde ekim alanlarının daralmasına neden olduğunu söyledi. Bu durum, buğday, mısır ve soya gibi temel ürünlerde arz dengesini bozarak gıda fiyatlarında baskı oluşturuyor. Üretimdeki boşlukların kapanmasının ise yaklaşık üç ekim dönemine kadar sürebileceğini ifade etti. Ersoy, yaşanan lojistik aksaklıklar karşısında alternatif tedarik kaynakları, güçlü stok yönetimi ve maliyet optimizasyonunun önemine dikkat çekerek, “Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksamalar, gübre, enerji ve lojistik maliyetleri üzerinden üretimi çok yönlü etkiliyor. Bu tür dönemlerde tedarik sürekliliği, maliyet dengesi ve uzun vadeli planlama öncelikli başlıklar olmalı” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.