Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Özür

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Özür haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Özür haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Merih Demiral: "Bütün halkımızdan içtenlikle özür diliyoruz" Haber

Merih Demiral: "Bütün halkımızdan içtenlikle özür diliyoruz"

A Milli Futbol Takımı, 2026 FIFA Dünya Kupası D Grubu ikinci maçında San Francisco Bay Area’da karşılaştığı Paraguay’a 1-0 mağlup oldu. Maçın ardından milli futbolcu Merih Demiral, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Bütün sorumluluk kendilerine olduğunu belirten Demiral, "Bütün halkımızdan içtenlikle özür diliyoruz, çok üzüldük. Onları üzdüğümüz için hepimiz tekrar bütün halkımızdan, bütün Türk halkından özür diliyorum. Başka diyecek bir şey yok yani. Ne söylenir bilmiyorum. Böyle anlar olabiliyor. Tekrardan herkesten özür diliyoruz. Herkes çok üzgün. Yıllardır milli takıma geliyorum, en üzüldüğüm maç. Herkes çok duygusal zaten. Çok üzgünüz. O yüzden bütün halkımızdan özür diliyoruz. Başka bir kelime diyecek bir şey bulamıyorum" diye konuştu. "Olmayınca olmuyor" İki maçta 70-75 tane şut çektiklerini fakat buna rağmen olmadığını ifade eden 28 yaşındaki futbolcu, "Olmayınca olmuyor. Onun üzüntüsünü yaşıyoruz gerçekten. Mücadele ettiğimize inanıyorum, iki maçta da elimizden geleni yaptık. Hiç beklemediğimiz sonuçlar aldık. Hiç böyle olmamalıydı. Hepimiz sorumluyuz. Çok içtenlikle kırdığımız, üzdüğümüz bütün halkımızdan özür diliyoruz. Amerika maçı var şimdi önümüzde. İnşallah en iyi şekilde bitiririz. Şimdi herkes çok üzgün ama bir tane daha maç var. Milli takımı inşallah en iyi şekilde temsil edip, turnuvayı öyle noktalarız" şeklinde konuştu. "Bahaneye sığınmamak lazım" Baskının futbolun doğasında olduğunu vurgulayan milli futbolcu, "Tabii ki baskı olur üzerimizde, bu bahane değil. Bahaneye sığınmamak lazım. Dediğim gibi bunun hani hiçbir bahane olmadan bütün sorumluluk bizde. Çok daha iyisini yapabilirdik, yapamadık. Futbol bu, olabiliyor yani böyle günlerde. O yüzden dediğim gibi çok üzgünüz. Gerçekten çok üzgünüz, şimdi soyunma odasından geldim, herkes çok üzgün. İnşallah bunu telafi etmek için, ben de milli takımda inşallah ilerleyen süreçlerde elimden gelenin en iyisini yapacağım bunu halkımıza unutturmak için. Bütün takım arkadaşlarım da öyle" ifadelerini kullandı. "İnanın herkes elimden geleni yaptı" A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Vincenzo Montella'nın maçtan sonra takımla toplantı yaptığı anlatan Merih Demiral, "Verdiğimiz mücadeleden dolayı tebrik etti, o da çok üzgün. Herkesin mücadelesinden memnun. Çünkü elimizden geleni yaptık. Dışarıdan herkes yorum yapabilir ama inanın herkes elinden geleni yaptı. Ben görüyorum takımı. Herkes elimden geleni yaptı, olmayınca olmuyor. Bu futbolda böyle şeyler var; iyi günler de var, kötü günler de. Bütün sorumluluk bizde. Çok daha iyisini yapabilirdik. Çok daha iyisinden ziyade gruptan çıkabilirdik. O yüzden bütün sorumluluk bizde. Tekrardan bütün halkımızdan çok özür diliyorum" açıklamasında bulundu.

Bahçeli'den Rahmi Koç soruşturmasına tepki! Haber

Bahçeli'den Rahmi Koç soruşturmasına tepki!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın iş insanı Rahmi Koç hakkında başlattığı resen soruşturmaya ilişkin yazılı açıklama yaptı. MHP'nin resmi sosyal medya hesabından paylaşılan açıklamada, Koç Topluluğu'nun 100 yıldır Türkiye'nin kalkınmasına ve istihdamına önemli katkılar sunduğu vurgulandı. Bahçeli, Koç Topluluğu'nun 100. kuruluş yıl dönümünü kutladığı bir dönemde, İzmir'deki bir hastane açılışında Rahmi Koç'un samimi sohbet ortamında yaptığı bir latife nedeniyle soruşturma açılmasının yanlış olduğunu belirtti. Bahçeli, "95 yıllık ömründe aldığı aile terbiyesi ve duruşuyla ülkesine hizmet etmeyi amaçlayan değerli bir iş insanının kabul edilemez ifadelerle hedef alınmasını doğru bulmuyoruz" ifadelerini kullandı. Öte yandan Rahmi Koç da yaptığı açıklamada, sözlerinin herhangi bir kimliği hedef alma amacı taşımadığını belirterek, "Sözlerim nedeniyle içtenlikle özür diliyorum. Üzüntümü samimiyetle paylaşmak isterim" dedi. Hatırlanacağı gibi, Adalet Bakanı Akın Gürlek ise daha önce yaptığı açıklamada, kadınları ve belirli bir etnik kimliğe mensup vatandaşları hedef aldığı değerlendirilen ifadeler nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen soruşturma başlatıldığını duyurmuş, kadınların onurunu zedeleyen ve ayrımcı nitelik taşıyan söylemlerin kabul edilemeyeceğini vurgulamıştı.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu: "Baba ocağında market poşetlerinin içinde haram paralar olur mu?" Haber

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu: "Baba ocağında market poşetlerinin içinde haram paralar olur mu?"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kurban Bayramı’nın 4’üncü gününde partisinin genel merkezinde partililer ve vatandaşlarla bir araya gelerek bayramlaştı. Burada açıklamalarda bulunan Kılıçdaroğlu, CHP’nin arınarak siyasi yoluna devam edeceğini belirtti. CHP’nin bir halk yuvası olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, CHP’nin kimliğinde rüşvet, hırsızlık ve adam kayırmanın olmadığını vurguladı. CHP’nin mahkeme salonlarında sürünmeyeceğinin de özellikle altını çizen Kılıçdaroğlu, bu olaylar neticesinde sorumlulardan hesap soracağını sözlerine ekledi. "Burası halkın yuvasıdır" CHP’nin halkın bir evi, halkın merkezi olduğunu ve tüm Türkiye ile birlikte var olacaklarını belirten Kılıçdaroğlu, "Burası halkın yuvasıdır. Bugün burada CHP’nin tarihi namusunu, Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik güvenliğini, millet iradesinin onurunu ve devlet aklının geleceğini konuşmak için bulunuyorum. Çünkü yaşadığımız mesele yalnızca bir kurultay tartışması değildir. Yalnızca kimin genel başkan olacağı meselesi de değildir. Bu mesele Türkiye’de siyasetin ahlakla mı parayla mı, hukukla mı operasyonla mı, millet iradesiyle mi veya aparatlar üzerinden mi şekilleneceği meselesidir. Kimseyi aşağılamadan, hedef göstermeden ve kimseye haksızlık etmeden gerçeği söyleyeceğim. Çünkü bizim geleneğimiz budur. Çünkü biz CHP’liyiz. Bizim kitabımızda intikam yoktur. Bizim kitabımızda iftira yoktur. Bizim kitabımızda kin yoktur. Bizim kitabımızda mertçe helalleşme vardır, hesaplaşma vardır. Bizim kitabımızda arınma vardır ama bu arınma tasfiye değil, yeniden bir doğuştur. 38. Kurultayda bir bayrak değişimi olmuştu. Biz o gün ‘CHP’de demokrasi esastır’ dedik ve geri çekildik. Maalesef gördük ki durum öyle değil. O kurultay Türkiye siyasetinde bir milattır. O gün yaşananlar, o günden sonra ortaya çıkan iddialar, yargıya taşınan dosyalar, kamuoyunda oluşan derin kuşkular ve bugün geldiğimiz nokta hepimize şunu göstermiştir. Bir siyasi partinin iç demokrasisi sakatlanırsa ülkenin de demokrasisi sakatlanır. Bir partinin delegesinin iradesi şaibeli hale gelirse, milletin iradesine duyulan güven sarsılır ve derin bir yara alır" diye konuştu. "Ahlaki meşruiyet sorunu yaşanırsa, o partinin Türkiye’de demokrasi vaat etmesi de imkansız hale gelir" CHP iradesinin mahkeme salonlarına ve rüşvet operasyonlarına kadar düştüğünü vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Ahlaki meşruiyet sorunu yaşanırsa, o partinin Türkiye’de demokrasi vaat etmesi de imkansız hale gelir. Biz bu partiyi mahkeme salonlarında itibarımız çiğnensin diye mi büyüttük? Atamızın emaneti partimizi kimler pavyon masalarına meze etmeye çalıştı? Emanetimizi kimler mahkeme kapılarına düşürdü? Kimler kapalı kapılar ardındaki küçük hesaplarla kişisel ikbal telaşıyla ihanet etti? Şimdi bana ne yapacağımı soruyorlar. Benim ne yapacağım bellidir. Ben hesap soracağım, herkes bunu bilsin. Sonra kurultay sandığını en kısa sürede önünüze getireceğim. Tertemiz bir kurultay yapacağız. Partililerimiz, partimizin güvenli limanını inşa edecek. O güvenli limana hep beraber gideceğiz. Doğru düzgün bir limana gideceğiz. Güvenli limanı ben değil, sizler inşa edeceksiniz. O sandıktan kim çıkarsa partinin lideri olacaktır. Başımızın tacı olacaktır. Biz usulsüzlüğe de koltuk sevdasına da geçit vermeyiz. Ben hayatı boyunca hem bürokratik yaşamında hem de siyasi yaşamımda sadece vatana ve millete hizmet etmiş bir kardeşinizim. Hesap uzmanlığından genel müdürlüğe, milletvekilliğinden genel başkanlığa kadar devletin ve milletin her kademesinde görev yaptım. Boğazımdan aşağı tek bir kuruş haram lokma inmedi. Kul hakkı yemedim, yedirmedim" şeklinde konuştu. "Benim tek odağım vatandır" Kendisine ve partililere çamur atmaya kalkışanların amaçlarına ulaşamadığını söyleyen Kılıçdaroğlu, "Benim tek odağım vatandır ve Türkiye’dir. Bize çamur atmaya kalkanların çamurları kendi ellerinde kalmıştır. Tarih önünde de hep ellerinde kalacaktır. Bu yürüyüş benim yürüyüşüm değil. Bu yürüyüş adaletin, dürüstlüğün, temiz siyasetin son büyük nöbetidir. Bu yürüyüş arınmanın, arınarak çoğalmanın, çoğalarak kazanmanın yürüyüşüdür. Bu yürüyüş asırlık çınarı kuruluş kodlarına, tertemiz ahlaki zemine geri oturtma yürüyüşüdür. Birilerinin siparişleriyle, birilerinin fermanıyla atılan o kirli sloganları duydum. 78 yıllık ömrünü bu vatana adamış bu adama ‘hain’ diye bağıranları duydum. Onlara o sloganları attıran kirli zihniyete tarih önünde sesleniyorum. Bu vatanda ihanet ile vatan kahramanlığı arasındaki çizgi kıldan ince, kılıçtan keskindir. Bu çaba bizi yolumuzdan döndüremez. Bu çaba sadece ve sadece kendi acizliklerinin, kendi korkularının tecellisidir. Ömrünün en zor yürüyüşünü yapan bu kardeşinize, tam da bu noktada tarih önünde açıkça hakkınızı helal edin. Benim bu millete, cefakar örgüte bir özür borcum var. Bu milletin kurtuluşu, adaleti ve aydınlık geleceği için başlattığım o kutsal yürüyüşe arkamızdan gizlice sızan, ruhunu satmış FETÖ ajanlarını zamanında fark edemediğim için sizlerden özür diliyorum. Biz vatan dedikçe, biz millet dedikçe kapalı kapılar ardında dış odaklardan medet uman, onlardan yardım dileyen o gafilleri koynumda beslediğim için sizlerden özür diliyorum" dedi. "Baba ocağında market poşetlerinin içinde haram paralar olur mu?" Yaklaşık 3 yıldır süregelen rüşvet operasyonları ve diğer olumsuzluklar için tüm Türkiye’den özür dileyen Kılıçdaroğlu, "Sizin o nasırlı ellerinize, helal lokmalarınızdan artırarak bu partiye verdiğiniz emekleri kendi kurdukları o haram sofralara meze yapanları fark edemediğim için sizlerden özür diliyorum. CHP’nin şerefli delegelerini pavyon masalarında pazarlık konusu yapanların, Mustafa Kemal’in partisini mahkeme kapılarına düşürüp itibarımızı ayaklar altına almaya çalışanların maskesini vaktinde indiremediğim için sizlerden özür diliyorum. Halkın belediyesinde yetimin hakkına göz dikip, rüşvete talanına bulaşan o rüşvetli belediye başkanlarını bu partiden söküp atamadığım, onları tek tek ayıklayamadığım için sizlerden özür diliyorum. Hakkınızı helal edin ve beni affedin. Uşak Belediyesi’nde rüşvete ve talana göz yummak, yetimin hakkını peşkeş çekmek baba ocağının kitabında yazar mı? Baba ocağında market poşetlerinin içinde haram paralar olur mu? Baba ocağında kutuların içinde rüşvet verilir mi? Baba ocağında FETÖ’cü hesapların talimatlarıyla kumpaslar kurulur mu? Baba ocağı helaldir ve temizdir. Baba ocağımız vatandır. Biz bu baba ocağının sahipleriyiz. Baba ocağının sofrasında asla haram lokma olmaz. Her şey helaldir. Çünkü baba ocağıdır. Baba ocağında oturanlar, Gazi Meclisi’nin çatısı altında rüşvet iddiaları karşısında sessiz kalamaz. Bu ki bu lekeyi Gazi Meclisimize ve Cumhuriyet Halk Partimize düşürenlerle nasıl yol yürüyeceğiz? Biz değil. Siz karar vereceksiniz. Kapatma olursa yedek parti hazır diyenler şunu çok iyi bilsinler. CHP devlete istikamet çizen bir partidir. CHP; ahlakın, erdemin, ülkesine ve vatandaşına hizmet etmeyi temel ilke edinenlerin, demokrasiyi savunanların partisidir" ifadelerini kullandı. "Rüşvetçilerden ve hırsızlardan arınacağız" CHP’nin rüşvet operasyonlarında adı geçen belediye başkanlarından ve yardımcılarından arınacağının sözünü veren Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Rüşvetçiler ve hırsızlardan arınacağız. Önce CHP, sonra Türkiye arınacak. Biz kendi evimizi hukukla, ahlakla temizlerken asıl görevimiz olan bu milletin dertlerini unutmayacağız. Sokaklarımızı zehirleyen uyuşturucu baronları da dinlesin. Halkın tepesine çöken mafya artıkları da dinlesin. Kemal Kılıçdaroğlu hayatta olduğu müddetçe, bu can bu bedende kaldığı müddetçe size asla ve asla geçit vermeyeceğiz. Sizden korkmayacağız. Ben bu kavgayı yeniden başlatıyorum. İçerideki haramzadeleri maşa gibi kullanarak Türkiye’yi sömüren uluslararası tefeciler ve Türkiye düşmanları siz de iyi dinleyin. Herkes şunu çok iyi bilsin. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucu iradesi CHP’dir. Bu iradenin sarsılmaz ve sönmez ruhu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür. Biz bugün burada o kurucu iradeye canımız pahasına sahip çıkıyor şerefle ve gururla taşıyoruz. CHP dimdik ayaktadır, yıkılmayacaktır ve dağılmayacaktır. Biz sadece geçmişi temizlemeyeceğiz. Biz geleceği de inşa edeceğiz. Bu ülkenin tüm namuslu evlatlarını bir araya getireceğiz. Adaletin, ahlakın ve dürüstlüğün sarsılmaz kalesi olarak bu anlayışı hep birlikte yeniden inşa edeceğiz. Geçmişte söyledik, şimdi de söylüyoruz. Umutsuzluğu çöpe atın. Güneşli günler çok yakın." Kılıçdaroğlu, yaptığı açıklama sonrası kendisine verilen beyaz güvercinleri gökyüzüne bıraktı. Program Kılıçdaroğlu’nun tekrardan makamına geçiş yapmasıyla son buldu.

Arakçi'den Laricani’nin ölümü sonrası açıklama! Haber

Arakçi'den Laricani’nin ölümü sonrası açıklama!

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Al Jazeera televizyonuna verdiği röportajda, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları, bölgesel gerilim, suikastlar, ateşkes tartışmaları ve İran’ın nükleer doktrinine ilişkin açıklamalarda bulundu. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’nin saldırılarda hayatını kaybetmesine değinen Arakçi, ABD ve İsrail’e tepki göstererek, "ABD ve İsraillilerin şu gerçeği neden hala anlamadıklarını bilmiyorum. İran İslam Cumhuriyeti; yerleşik siyasi, ekonomik ve sosyal kurumlara dayanan güçlü bir siyasi yapıya sahiptir. Bir kişinin varlığı ya da yokluğu, yerleşik kurumlara dayanan güçlü siyasi yapımızı etkilemez. Elbette bireylerin rolü vardır ve herkes bir şekilde etki sahibidir ancak önemli olan İran’ın siyasi sisteminin sağlamlığıdır" ifadelerini kullandı. "Herkes hedef alınabilir" Suikasta uğrama ihtimaline ilişkin bir soruya yanıt veren Arakçi, son gelişmelere dikkat çekerek "Herkes hedef alınabilir. Düşmanların hiçbir yer ya da kişiyi hedef almaktan çekinmediğini gördük. Şu ana kadar 53 hastane ve çok sayıda okul hedef alındı. Banka şubeleri ve birçok konut binası da vuruldu. Siyasi şahsiyetler, siviller, bilim insanları ve üniversite hocaları da hedef alındı. Hatta dışişleri bakanı da hedef olabilir. Ancak biz ülkemizin hedefleri ve çıkarları için çalışıyoruz. Gerekirse bu hedefler uğruna canımızı da feda ederiz" dedi. "Savaşı biz genişletmedik" ABD’yi bölgedeki gerilimin tırmanmasından sorumlu tutan Arakçi, "Biz savaşı genişletmedik, bu zaten savaşın doğasında olan bir durum ve bunu daha önce bölgedeki dostlarımıza da açıkça söylemiştik. ABD bize saldırdığında, füzelerimiz ve insansız hava araçlarımız ABD topraklarına ulaşamadığı için, karşılık olarak bölgedeki askeri üslerini ve askeri varlıklarını hedef almak zorunda kalıyoruz. Ancak bu varlıklar ne yazık ki bölgeye yayılmış durumda ve dost ülkelerin topraklarında bulunuyor" dedi. "Sivil hedefleri vurmadık" İran’daki sivil yerleşimlere yönelik saldırılara dikkat çeken Arakçi, "Dünyanın İran’daki yerleşim bölgelerine yönelik saldırılar hakkında neden sessiz kaldığına şaşırıyorum. Kesinlikle komşu ülkelerde sivil hedefleri hedef almadık. Bazı durumlarda istenmeyen sonuçlar yaşanmış olabilir ancak bu bizim niyetimiz değildi. Kendimizi yalnızca düşmanın resmi üsleriyle sınırlamadık. ABD güçlerinin bulunduğu her yer ve onlara ait tüm tesisler hedef alındı. Bu noktaların bazıları şehir merkezlerine yakın olabilir ve bu bizim değil, ABD’nin sorumluluğudur. ABD, kendi güçlerini askeri üslerden çıkararak şehir içindeki otellere taşıdı. Genel olarak bölgeyi bu duruma getiren de ABD’nin bu tutumudur" ifadelerini kullandı. "Özür dilemek güç ve onur göstergesidir" Arakçi, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın komşu ülkelere yönelik özür mesajına değinerek, "Pezeşkiyan son derece açık konuştu. Bizim ülkemizde özür dilemek güç ve onur göstergesidir ve bundan çekinmeyiz. Pezeşkiyan’ın bölge halkına yönelik özrü, onların karşı karşıya olduğu zor şartlara duyulan saygının bir ifadesidir. ABD bize saldırdı, biz de karşılık verdik ancak buna rağmen zarar gören bölge halkından özür diledik. Bu da sistem içinde herhangi bir görüş ayrılığı olmadığını göstermektedir" dedi. "Trump’ın açıklamaları diyalog ortamını zedeledi" Pezeşkiyan’ın açıklamalarının ardından ABD Başkanı Donald Trump’ın sosyal medya paylaşımına tepki gösteren Arakçi, "ABD Başkanı, bu özrü zayıflık olarak değerlendirdi ve İran’ın yenildiğini iddia etti. Üstelik bunu son derece hakaret içeren bir dil kullanarak yaptı. Trump’ın bu paylaşımı, İran ile bölge ülkeleri arasında oluşabilecek yeni bir diyalog ve yumuşama ortamını daha baştan engelledi" dedi. "Bu savaş ABD’nin tercihidir" Arakçi, mevcut savaşın sorumlusunun ABD olduğunu yineleyerek, "ABD, sadece kendi halkına değil bizim halkımıza, bölge halkına ve hatta gelecekte tarihe karşı da hesap vermelidir. Bu, ne bizim ne ABD halkının ne de bölgenin savaşı değil. Bu ABD’nin kendisinin seçtiği bir savaştır" şeklinde konuştu. "Halkımızın canını riske atamayız" İran’ın önceliğinin kendi halkının güvenliği olduğunu vurgulayan Arakçi, "Halkımız bizim en büyük dayanağımızdır. Hata yapan dostlarımız uğruna kendi halkımızın canını riske atamayız. Dostlarımız son 47 yılda ABD’ye askeri üsler sağladı ve bizim düşmanımız olan ABD ile yakın ilişkiler kurdu. ABD’ye çeşitli destekler sundular ve bunu hala sürdürüyorlar. Bazı dostlarımız ise İslam dünyasının en büyük düşmanı olarak gördüğümüz İsrail ile ilişki kurdu. Hatta bugün dahi bazı ülkeler topraklarının bize karşı kullanılmasına izin veriyor. Umarım dostlarımız 47 yıldır dost ve komşu olduğumuzu ancak bazı adımların bizi bugün bulunduğumuz noktaya getirdiğini anlarlar" dedi. "Ateşkese değil, savaşın bitmesine inanıyoruz" ABD ile muhtemel ateşkese ilişkin de konuşan Arakçi, "Biz ateşkese inanmıyoruz, savaşın sona ermesine inanıyoruz. Bu da savaşın tüm cephelerde tamamen bitmesi anlamına gelir. Bölgede kalıcı barışın sağlanması için savaş meselesinin bir kez ve tamamen çözülmesi gerekiyor. Lübnan’da, Yemen’de, Irak’ta, İran’da ve diğer bölge ülkelerini de kapsayan barışın tesis edilmesi gerekir" ifadelerini kullandı. "Nükleer doktrinimiz barışçıldır" İran’da yeni dini liderle birlikte nükleer doktrinin değişip değişmeyeceğine ilişkin soruya da yanıt veren Arakçi, "İran’ın nükleer doktrini her zaman barışçıl bir doktrin olmuştur. Biz her zaman olduğu gibi bundan sonra da nükleer enerjiden barışçıl amaçlarla yararlanmak için çaba göstermeye devam edeceğiz. Fetva, onu veren kişiye bağlıdır. Yeni liderin bu konudaki fıkhi ya da siyasi görüşü hakkında şu an bir değerlendirme yapabilecek konumda değilim. Benim kanaatim, bu görüşün önceki politikalarımızdan çok farklı olmayacağı yönünde ancak net bir değerlendirme için liderin görüşünü açık şekilde ortaya koymasını beklemek gerekir. Zaten kendisinin sağlık durumu tamamen iyi ve süreci kontrol altında tutuyor" şeklinde konuştu.

Pezeşkiyan: "Körfez ülkelerine misilleme yapmak zorunda kalıyoruz" Haber

Pezeşkiyan: "Körfez ülkelerine misilleme yapmak zorunda kalıyoruz"

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Körfez ülkelerine yönelik saldırıları ile ilgili açıklamalarının "Komşularıyla aralarını bozmaya çalışan düşman tarafından yanlış yorumlandığını" ifade etti. İran medyasının haberine göre, Körfez ülkelerine misilleme yapmak zorunda kaldıklarını belirten Pezeşkiyan, "Kardeş olduğumuz ve komşularımızla iyi ilişkiler kurmamız gerektiği tekrar tekrar söylendi. Ancak saldırılara karşılık vermek zorunda kalıyoruz. Ama bu, komşu bir ülkeyle anlaşmazlığımız olduğu veya halkını rahatsız etmek istediğimiz anlamına gelmiyor" yorumunu yaptı. Komşu ülkelerden özür dilemişti Pezeşkiyan, devlet televizyonunda yayınlanan konuşmasında, "İran'dan kaynaklanan saldırılar nedeniyle hedef alınan komşu ülkelerden kendi adıma özür diliyorum. Yaşanan süreçte silahlı kuvvetlerimiz, komutanlarının yokluğunda inisiyatif alarak gerekli gördükleri adımları attı. Dün Geçici Liderlik Konseyi'nde alınan karar doğrultusunda silahlı kuvvetlere komşu ülkelere saldırı ya da füze atışı yapılmaması gerektiği bildirildi" ifadelerini kullanmıştı. Trump, teslimiyet göstergesi olarak yorumlamıştı Trump ise Pezeşkiyan'ın açıklamasının bir teslimiyet göstergesi olduğunu belirterek, "Bir noktada belki 'teslim oluyoruz' diyecek kimse bile kalmayacağını düşünüyorum. Gerçekten çok kötü durumdalar. Ve ayrıca baktığınızda, Orta Doğu devletlerinden onları hedef aldıkları için özür dilediler. Bunu yaptıklarını görmek beni çok şaşırttı. Ama bunu bizim için ve gerçekten dostumuz olan Orta Doğu devletleri için bir zafer olarak bir kenara yazın. Sanırım artık onları hedef almayacaklar. Özür diliyorlar ve ne olacağını göreceğiz. Ama bu büyük bir kayıp. Bu düpedüz bir teslimiyet. Özür dileyip artık onları vurmayacaklarını söylediklerinde ben buna teslimiyet dedim. Bu gerçekten o devletlere ve bize karşı bir teslimiyet" yorumunu yapmıştı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.