Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Özgürlük

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Özgürlük haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Özgürlük haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Nazım Hikmet Osmangazi’de Şiir ve Şarkılarla Anıldı Haber

Nazım Hikmet Osmangazi’de Şiir ve Şarkılarla Anıldı

Nazım Hikmet’in memleket sevgisini, özgürlük tutkusunu ve insanlığa dair umutlarını taşıyan eserlerinin seslendirildiği programa Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir’in yanı sıra Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz, Osmangazi Kent Konseyi Başkanı Sevim Sakallı ve çok sayıda vatandaş ile sanatsever katıldı. Tarihi mekanda gerçekleşen dinleti, şiir ve müziğin uyum içinde buluştuğu anlamlı bir anma programı olarak izleyicilerden tam not aldı. “Nazım Hikmet Susturulamayan Bir Sestir” Programın açılış konuşmasını yapan Osmangazi Kent Konseyi Başkanı Sevim Sakallı, sözlerinde şu ifadeleri kullandı: “Nazım Hikmet’in ‘Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür, bir orman gibi kardeşçesine’ dizeleri, aradan geçen yıllara rağmen bugün de yolumuzu aydınlatıyor. Bizler Nazım Hikmet'i andıkça; insan kalmayı, sevmeyi, dayanışmayı ve haksızlıklar karşısında direnebilmeyi yeniden hatırlıyoruz. Çünkü o, yasaklansa da susturulamayan bir sestir. Düşünceleri, şiirleri ve insanlığa bıraktığı miras yaşamaya devam etmektedir. Aramızdan ayrılışının 63. yılında Nazım Hikmet'i saygıyla, özlemle ve minnetle anıyoruz.” “Nazım Hikmet Hepimizin Hayatına Dokunmuş Bir İsimdir” Nazım Hikmet’in dizelerinden örnekler vererek geceyi renklendiren Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, “Nazım Hikmet, hepimizin hayatına dokunmuş bir isimdir. Özellikle bizim kuşağımızın düşünsel ve kültürel olarak şekillenmesinde önemli bir yere sahiptir. O, yalnızca şiirin değil; mücadelenin, umudun ve insan onurunun da şairi olmuştur. Hayatı boyunca büyük zorluklarla karşılaşmış, yıllarını cezaevlerinde geçirmiş, ülkesinden uzakta yaşamak zorunda kalmıştır. Ancak bütün bu ağır koşullara rağmen umudunu hiç yitirmemiş; eserlerinde mücadeleyi, inancı ve geleceğe duyulan güveni her zaman ön planda tutmuştur” diye konuştu. Program kapsamında söz alan katılımcılar, Nazım Hikmet’e dair duygu ve düşüncelerini paylaşırken, usta şairin eserlerinden seçtikleri şiirleri seslendirerek anma gecesine katkıda bulundu. “Bursa’yı Böylesine Aydınlık Görmek Beni Son Derece Mutlu Etti” Sanatçı Haluk Çetin ise etkinliğin ardından yaptığı konuşmada, “Osmangazi Belediyesi’ne ve Osmangazi Kent Konseyi’ne yürekten teşekkür ediyorum. Başta Osmangazi Belediye Başkanımız Erkan Aydın olmak üzere, Belediye Başkan Yardımcımız Mutlu Esendemir’e ve emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum. Bu akşam burada çok güzel bir dinleyici topluluğuyla buluştuk. Katılımcıların ilgisi, duyarlılığı ve etkinliğe gösterdikleri değer gerçekten çok kıymetliydi. Ayrıca Şadırvanlı Han gibi tarihi bir yapının kültür ve sanat etkinliklerine kazandırılmış olmasını çok değerli buluyorum. Bu tür mekanların korunarak yaşayan kültür alanlarına dönüştürülmesi, bahçelerinin ve tarihi atmosferlerinin sanatla buluşturulması son derece doğru ve anlamlı bir yaklaşım. Bursa’yı böylesine aydınlık, kültür ve sanatla iç içe görmek beni son derece mutlu etti” açıklamalarında bulundu. “Nazım Hikmet Şarkıları ve Şiir Dinletisi”, sanatçı Haluk Çetin’e teşekkür hediyesi ve hatıra fotoğrafı çekimleriyle tamamlandı.

Trump: "Cumhurbaşkanı Erdoğan'la çok iyi bir görüşme gerçekleştirdim" Haber

Trump: "Cumhurbaşkanı Erdoğan'la çok iyi bir görüşme gerçekleştirdim"

ABD Başkanı Donald Trump, Connecticut'ta ABD Sahil Güvenlik Akademisi mezuniyet töreninde yaptığı konuşmanın ardından Maryland eyaletinde bulunan Joint Base Andrews Havalimanı'na dönerek burada basın mensuplarının sorularını cevapladı. ABD'nin Küba'ya özgürlük getireceği mesajıyla başlayan Trump, Küba'ya yönelik ambargonun daha ne kadar süreceği sorusuna, "Bunu yakında açıklayacağız" cevabını verdi. Küba ile gerilimin artması durumunun söz konusu olup olmayacağı sorusuna Trump, "Hayır, bir tırmanma olmayacak. Buna gerek olduğunu düşünmüyorum. Bakın, ülke çöküyor. Tam bir karmaşa içinde. Kontrolü kaybettiler. Küba üzerindeki kontrolü gerçekten kaybettiler" dedi. "Her şey çok hızlı gelişebilir" Dün İran'ı vurmaya bir saat kala vazgeçtiklerini açıkladıktan sonra bugün durduğu yerin ne olduğu ve İran'dan bir cevap alıp almadıkları sorusu üzerine Trump, "İnanın, tam sınırdayız. Eğer doğru cevapları alamazsak, her şey çok hızlı gelişir. Hepimiz hazırız. Doğu cevapları almamız gerekiyor. Bunların tamamen, yüzde yüz tatmin edici cevaplar olması gerekiyor. Başarırsak, çok fazla zaman, enerji ve de en önemlisi hayat kurtarmış oluruz. Her şey çok hızlı gelişebilir. Ya da birkaç gün sürebilir" ifadelerini kullandı. İran'da görüştükleri kişilerin İran'ın önceki yöneticilerinden çok daha makul insanlar olduğunu söyleyen Trump, "Bu yüzden umarım herkes için harika olacak bir anlaşma yaparlar. Ama bilmiyorum. Eğer birkaç gün bekleyerek savaşı önleyebilirsem, birkaç gün bekleyerek insanların ölmesini engelleyebilirsem, bunun harika bir şey olduğu düşüncesindeyim" dedi. "İran'a hiçbir şey teklif etmedik" ABD'nin barış görüşmeleri çerçevesinde İran'a petrol yaptırımlarının gevşetilmesini teklif etmesinin söz konusu olup olmadığı sorusuna Trump, "Onlar bir anlaşma imzalayana kadar hiçbir gevşetme söz konusu değil. Anlaşmayı imzaladıkları zaman, orayı tekrar inşa edebiliriz ve bu hem ülke hem de halk için gerçekten iyi bir şey olur. Fakat hayır, İran'a hiçbir şey teklif etmedik" cevabını verdi. "Bu durum şu veya bu şekilde yakında sona erecek" "İran nükleer silaha sahip olmak üzere olduğu için, ABD'nin İran'a saldırıdan başka seçeneği kalmadığı için bunu yaptığını" ifade eden Trump, "Fakat bu durum şu veya bu şekilde yakında sona erecek. Petrol fiyatları hızla düşecek. Hürmüz Boğazı'nda petrol yüklü bin 600 gemi var ve bunlar çok yakında çıkış yapacak. Bu yüzden göreceğiz" dedi. "Erdoğan ile benim sahip olduğum türden bir ilişkiye kimse sahip değil" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesine ilişkin bir soru üzerine Trump, "Evet, Cumhurbaşkanı Erdoğan'la çok iyi bir görüşme gerçekleştirdim. Oldukça standart bir görüşmeydi. Çok iyi bir ilişkimiz var. Bazı oldukça zorlu liderlerle ilişkilere sahip olmak iyi bir şey değil mi? Kendisi çetin bir adam. Ama Erdoğan ile benim sahip olduğum türden bir ilişkiye kimse sahip değil. Kendisi iyi iş çıkardı. Bazıları buna şüpheyle yaklaşabilir ama ben onun çok iyi bir müttefik olduğunu düşünüyorum. Halkı ona saygı duyuyor. Halkı, ona büyük saygı gösteriyor" dedi.

Stoa felsefesi Bursa'da tüm yönleriyle konuşuldu Haber

Stoa felsefesi Bursa'da tüm yönleriyle konuşuldu

Bursa Uludağ Üniversitesi Felsefe Tarihi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Metin Becermen ile Bursa Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikret Osman’ın yönetiminde gerçekleşen etkinliğe, Artvin Çoruh Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Armağan Öztürk, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Latin Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Eyüp Çoraklı ve Bursa Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Elif Burcu Özkan konuşmacı olarak katıldılar. STOACILAR NE DİYOR? İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Latin Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Eyüp Çoraklı, stoa felsefesinin doğaya dönük, bilgiye dönük ve ahlaka dönük bir tavır içerdiğini söyledi. Logos kavramının aklı ifade eden bir kavram olarak kullanıldığını ifade eden Doç. Dr. Eyüp Çoraklı, stoacıların bunu tercih etmesinin üç katmana da etki etmesinden kaynaklandığını kaydetti. Doç. Dr. Çoraklı, stoacıların yumurta metaforunu kullandığını da belirterek, “Yumurtanın kabuğu, beyazı ve sarısı var. Kabuk mantığı, beyaz doğayı, sarı ise ahlakı ya da etikosu ifade ediyor. Nasıl yaşamalıyız sorusuyla ilgileniyorlar. Bu da bizi mutluluk sorusuna götürüyor. Mutlu olmak istiyoruz. Sokrates’te gördüğümüz en temel yaklaşım insanın içine önem vermesinden kaynaklanıyor. Biz dış dünyanın iyilikleriyle iç dünyamızı besleyemeyiz. Sokrates, iç dünyamızı bilgi ile yapacağımızı ifade ediyor. İyi insan da bilge dediğimiz ve bu dünyada bulma ihtimalimizin az olduğu bir duruma işaret ediyor. Bu bir ideal. Herhangi bir duyguya kapılmamak var. Doğanın temel işleyişini bilmek var. İçimize dönmek var” diye konuştu. GÜNÜMÜZDEKİ YANSIMALARI Bursa Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Elif Burcu Özkan ise stoa felsefesinin Roma’ya etkisini aktardı. Dr. Özkan, stoa felsefesinin ne yaşadığın değil onlara nasıl baktığın önemli olduğunu ifade etti. Dr. Özkan, “Bugün insanların siyasi olaylardan ve hayatın getirdiği sıkıntılardan kurtulmak için Hint felsefelerine ve psikoterapik yöntemlere yönelmesi gibi” dedi. Roma’nın stoa felsefesinden bu anlamda faydalandığını kaydeden Dr. Özkan, “Yaşadığın şey ne olursa olsun senin içinde bir dünya var ve senin iç huzurun her şeyden önemli ve o harici olaylar senin iç dünyan birbirinden farklı. Stoa felsefesi dengeye önem verir. Aşırı mutluluk bile stoa felsefesi için yanlış” diye konuştu. “Stoa felsefesinin dağlara çekilerek huzurlu kalmasını değil toplumun içinde huzuru bulmasını önemser. Kişi tek başına, ya da hiçbir şeye ilgi duymadan da mutlu olabilir ama yaşamın içinde mutluluğu savunuyorlar” ifadesini kullanan Dr. Özkan, “Bugün stoa felsefesi bilişsel davranışçı terapinin temellerini oluşturur. Kişinin söz ve eylemlerine bağlıdır ve hayatta ona göre yönlendirilir. Doğru bilgi ve doğru düşünce doğruya dönüşür” diye tamamladı sözlerini. Artvin Çoruh Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Armağan Öztürk ise stoa felsefesinin politik yaklaşımına değindi. Prof. Dr. Armağan Öztürk, stoacıların politik yaklaşımında üç aksın öne çıktığını kaydederek bunları, “Evrensel kardeşlik fikirleri, dünya vatandaşlığı ve doğa kavramının kullanma biçimleri” olarak sıraladı. Kölelerin de imparatorların da stoacı olabildiklerini de ifade eden prof. Dr. Öztürk, “Birinci sıraya aklı koyuyorlar. Geriye kalanlar her şey. İç özgürlük ve dış özgürlük ayrımı önemsiyorlar. Bir köle bile özgür olabilir, özgür bir insan bile köle olabilir. Eşitsizlikle mücadeleyi önemsizleştiriyorlar. Ancak politik yolla tam bir özgürlüklere kavuşulamayacağını da göstermesi açısından önemli. Ayrıca stoacıların evrensel düşünme biçimini de önemsiyorum.” dedi. Konuşmacılar soruları da yanıtlarken, etkinliğin sonunda konuşmacılara Çağdaş Eğitim Kooperatifi'nin “Kır Çiçekleri Okusun Diye” sosyal sorumluluk projesine adına yapılan bağışın sertifikası ve anı çinisi, BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu tarafından verildi.

BUÜ’de "Nevruz" geleneği unutulmadı Haber

BUÜ’de "Nevruz" geleneği unutulmadı

BUÜ Türk Devletleri ve Akraba Toplulukları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin (TÜDAM) organize ettiği ve Türk Ocağı Bursa Şubesi ile Yörük Türkmen Birliği’nin de destek verdiği etkinlik, Görükle Kampüsü’ndeki Atatürk Anıtı’nda başladı. Açılış töreninin ardından katılımcılar Mehter ekibinin öncülük ettiği kortejle programın düzenleneceği alana geldi. Etkinlikte BUÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftçi, Türk Ocağı Bursa Şubesi Başkanı Prof. Dr. Selçuk Kırlı ve TÜDAM Müdürü Prof. Dr. Ferhat Kurtulmuş da hazır bulundu. "Türklerin yaşadığı her coğrafyada bu bayram kutlanmaya devam edecektir" Törende konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftçi, kolektif anlatım olan mitlerde Nevruz’un Türklerin bağımsızlığa kavuştukları önemli bir gün olarak bayram olarak kutlandığının altını çizdi. Türkistan sahasında, Ön Asya’da ve geniş bir coğrafyada asırlar boyunca kutlanan bu bayramın önemine işaret eden Prof. Dr. Cafer Çiftçi; "Bu hikaye; bizim geleceğimize yön veren, direncimizi sağlayan, özgürlüğümüzü ve her bitkinliğimizde yeniden dirilişimizi düşünmemize etki eden önemli bir anlayışı ifade eder. Milattan önce 350’li yıllarda yaşanıldığı değerlendirilen bu olayla ilgili çok farklı tarihler vardır. Ancak en az 2 ile 3 bin yıllık geçmişi olduğuna inanıyoruz. Nevruz, hem özgürlüğe kavuşma, hem yeni yıla geçiş, hem de baharın başlangıcı olarak bizlerde çok önemli izler bırakır. Başka toplumlarda da böyle günler vardır. Bizde bunun ötesinde bir özgürlük, bir mücadele, bir hedef belirleme ve bir ülkü söz konusudur. Ne mutlu ki Türklerin yaşadığı her coğrafyada bu bayramlar var ve var olmaya devam ediyor. Ben de buradan Türklerin yaşadığı tüm coğrafyaya tek tek selam gönderiyor ve bayramlarını kutluyorum" dedi. Gençlere önemli tavsiye Prof. Dr. Çiftçi, konuşmasının sonunda bulunduğumuz coğrafyanın ateşten bir çember haline geldiğine dikkati çekerek; "Etrafımızda yaşanan tüm olumsuz gelişmelere rağmen, Türklerin olduğu her yerde gerçekten bir huzur, bir sükûnet ve bir sabır var. Gençlere tavsiyem; etrafınızdaki gelişmeleri takip edin ancak asla teknolojik gelişmelerden geride kalmayın. Yapay zeka, robotik kodlama, nano teknoloji ve yazılım gibi konularda kendinizi donatın. Çünkü savaşlar artık geçmişteki gibi değil. Biz bu coğrafyada var olmak istiyorsak ve Nevruz bayramını ebediyete kadar kutlamak istiyorsak, kesinlikle bu teknolojilere sahip olmamız gerekiyor" şeklinde konuştu. Azerbaycanlı öğrencilerin hazırladığı semeni sepetini Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftçi’ye takdim etmelerinin ardından nevruz ateşinden atlama ve demir dövme gelenekleri de yerine getirildiği program, protokolün Mediko Binası önündeki öğrenci topluluk stantlarını ziyaret etmesiyle sonra erdi.

Bursa'da kadınlar eşitlik için yürüdü Haber

Bursa'da kadınlar eşitlik için yürüdü

Cumhuriyet Caddesi’nden Hanlar Bölgesi’ne kadar yürüyen Bursalı kadınlar, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında ‘Saklandığımız değil, Buluştuğumuz yerdeyiz. Biz birbirimizin çaresiyiz’ mesajını verdi. Ellerinde ‘İstismarı aklama! Asla yalnız yürümeyeceksin!’ yazılı döviz, afiş ve pankartlar taşıyan kadınlar, ‘Yaşasın kadın dayanışması’ sloganları atarak görünmez kılınmalarına, emeklerinin değersizleştirilmesine, şiddete ve ayrımcılığa karşı dayanışma mesajı verildi. Etkinliğe katılanlara rozet ve toka dağıtılırken, kadınlar saçlarına taktıkları çiçeklerle caddeyi adeta renk cümbüşüne çevirdi. Etkinliğe, Seden Bozbey, Bursa Kent Konseyi Genel Sekreteri Elvan Atay Özkan, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin kadın bürokratları, çeşitli sivil toplum kuruluşları temsilcileri, kadın muhtarlar ve çok sayıda kadın katıldı. Yürüyüşün ardından Hanlar Bölgesi’nde toplanan kadınlar, kadın hakları, eşitlik ve özgürlük taleplerini dile getirildi. Basın açıklaması yapan Bursa Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Derya Şimşek Aksakal, kadınların karşı karşıya olduğu sorunlara değinerek güvenli yaşam hakkının tartışma konusu olamayacağını ifade etti. Kadınları şiddetten koruyan yasal düzenlemelerin etkin şekilde uygulanması gerektiğini vurgulayan Aksakal, ekonomik krizlerin kadınlar üzerindeki yükü artırdığını belirtti. Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Tülin Demir, 8 Mart’ın yüzyıllardır süren eşitlik mücadelesinin bir simgesi olduğunu vurgulayarak savaşların, yoksulluğun ve eşitsizliklerin artığı bir dönemde en ağır bedeli çoğu zaman kadınların ödediğine dikkat çekti. Osmangazi Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Sevgi Baysal da kadınların dayanışmasının önemine dikkat çekerek eşit, özgür ve şiddetsiz bir yaşam için mücadeleyi büyütmeye devam edeceklerini ifade etti. Konuşmaların ardından düzenlenen atölyelere katılan kadınlar, dileklerini, isteklerini ve vermek istedikleri mesajları dile getirdi.

Nilüfer’de gençler 'ifade özgürlüğünü' konuştu Haber

Nilüfer’de gençler 'ifade özgürlüğünü' konuştu

Nilüfer Belediyesi, Nilüfer Kent Konseyi ve Bir Bulut Olsam Derneği iş birliğinde düzenlenen Nilüfer Gençlik Programı, Pancar Deposu’nda gerçekleştirildi. “İfade Özgürlüğü ve Gençlik” temasıyla düzenlenen etkinlikte üniversite öğrencileri, hukukçu Mine Rena Kahramanoğlu ile bir araya gelerek ifade özgürlüğü kavramını tarihsel ve güncel boyutlarıyla tartıştı. Programın ilk bölümünde gençlerin yer aldığı atölye çalışmaları yapıldı. Çeşitli oyunlar oynayan gençler gruplara ayrılarak kuklalar tasarladı ve hazırladıkları kısa gösterilerle ifade özgürlüğünü kendi bakış açılarıyla sahneledi. Ardından söyleşi bölümüne geçildi. Etkinliğe katılan Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Emre Karagöz ve Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir de gençlerle bir araya gelerek onların soru ve taleplerini dinledi. Gençler hem merak ettikleri konuları sordu hem de kente dair öneri ve taleplerini dile getirdi. İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜN TARİHSEL GELİŞİMİ Etkinliğin söyleşi bölümünde Avukat Mine REna Kahramanoğlu, ifade özgürlüğünün tarihsel gelişiminden günümüz dijital dünyasına uzanan bir çerçeve çizdi. Antik Çağ’dan Fransız Devrimi’ne, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan anayasal haklara kadar uzanan süreçte özgürlük kavramının dönüşümünü anlatan Kahramanoğlu, “Düşünceler asla ölmez. Mücadelesi olmayanın hikayesi olmaz” sözleriyle gençlere cesaret ve bilinç çağrısında bulundu. İfade özgürlüğünün sınırsızlık anlamına gelmediğini de vurgulayan Kahramanoğlu, “Bir başkasının özgürlüğünün kısıtlandığı yerde sizin özgürlüğünüz sona erer. Eleştiri ile hakaret birbirinden farklıdır” diyerek özellikle sosyal medyada yapılan yanlışlara dikkati çekti. İçinde bulunduğumuz yapay zeka çağında ifade biçimlerinin dönüşümü üzerine değerlendirmelerde de bulunan Kahramanoğlu, gençlerin bilgiyle donanmış, sorgulayan ve cesur bireyler olarak hareket etmelerinin önemine işaret etti. Kahramanoğlu şunları söyledi: “Dünya değişiyor, özgürlükler farklılaşıyor, yapay zeka hayatımızı günden güne kolaylaştırıyor. Ama konfora tutunmak her zaman tehlikelidir. İfadelerin altını doldurmak zorundasınız. Tarih, coğrafya ve güncel her konuda bilgiyi edinmeli, araştırıp öğrenmelisiniz. Bilgiye erişmeden, onu anlayıp kavramadan gerçekten kendinizi doğru ifade edemezsiniz. Özgürlük sadece konuşma hakkı değil, konuştuğunuzun arkasında durabilmektir. Şunu da unutmayın, asla umutsuzluğa kapılmayın. Her çağda ifade ve özgürlükler kısıtlanmış ve susturulmuştur. Ama dünyaya örnek olmuş insanlar, liderler ile bu duvarlar yıkılmıştır.”

Yonca Evcimik Pembe Masa’da samimi açıklamalar yaptı Haber

Yonca Evcimik Pembe Masa’da samimi açıklamalar yaptı

Ünlü sanatçı, özel hayatından kariyerine kadar birçok konuda içten açıklamalarda bulundu. Özlem Esra Ada’nın sorularına içtenlikle cevap veren Yonca Evcimik, boşandıktan sonra kendisinde yaşanan değişimi şu sözlerle anlattı: “1998 yılında boşandıktan sonra bir anda farklı birisi oldum. Saçlar değişti, yırtmaçlı etekler giymeye başladım. Gözüme elimi asla değdiremezken mavi lensler takmaya başladım. Adeta boşanınca zincirlerimden de boşaldım ve bir özgürlük patlaması yaşadım.” BEKÂRLIĞA ALIŞTIM, KİMSEYİ İSTEMİYORUM Özlem Esra Ada’nın evlilik sorusuna net bir şekilde cevap veren Evcimik, “Ben bekârlığa çok alıştım; yatakta çapraz yatmaya, kedimle köpeğimle uyumaya… Bu alışkanlıktan sonra özgürlüğümü kaybedemem. Kimseye hesap vermek istemiyorum, kimsenin sorumluluğunu almak istemiyorum. Ben ne yapmak istiyorsam onu yapmak istiyorum. Evlenip çocuk yapıp onu idare etmeyi bilen insanlar var, ben o değilim. Ben ancak kendimi idare ediyorum.” dedi. HİÇBİR ZAMAN SIRADAN OLMADIM Özlem Esra Ada’nın sorularını yanıtlayan pop müziğin efsane ismi Yonca Evcimik, “Ben hep çılgındım, hiçbir zaman sıradan olmadım. Bir elbise bile alsam ya onu keserim ya da bir yerine illa bir şey eklerim ya da kendim hayal eder, onu diktiririm. Platform ayakkabı diye bir şey henüz Türkiye’de yoktu. Ben zorla mantarları üst üste koydurur, ayakkabılar yaptırırdım. Bu benim içimden geliyordu, benim vizyonum başkaydı.” sözleriyle dikkat çekti. ÇILGIN BEDİŞ FİLM OLUYOR Özlem Esra Ada’nın sorularını yanıtlayan Yonca Evcimik, doksanlar hayranlarını heyecanlandıracak bir açıklamada bulundu. Dönemin efsane gençlik dizisi Çılgın Bediş’in film olarak çekilebileceğini söyleyen Evcimik, başrol için de “Benden başkası oynayamaz.” diyerek net konuştu. HAYATIMI SERENAY SARIKAYA OYNAYABİLİR Özlem Esra Ada’nın “Hayatınız film olsa sizi kim oynasın isterdiniz?” sorusuna yanıt veren Evcimik, “Bence şu an benim hayatımı oynayabilecek birisi yok. Hem dans edecek, hem şarkı söyleyecek, hem de oyunculuk yapacak olursa olsa Serenay Sarıkaya olabilir. Ama birazcık dizlerinin üzerinde oynaması lazım; boy olarak uzun kalır.” şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.