Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Özgürlük

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Özgürlük haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Özgürlük haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BUÜ’de "Nevruz" geleneği unutulmadı Haber

BUÜ’de "Nevruz" geleneği unutulmadı

BUÜ Türk Devletleri ve Akraba Toplulukları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin (TÜDAM) organize ettiği ve Türk Ocağı Bursa Şubesi ile Yörük Türkmen Birliği’nin de destek verdiği etkinlik, Görükle Kampüsü’ndeki Atatürk Anıtı’nda başladı. Açılış töreninin ardından katılımcılar Mehter ekibinin öncülük ettiği kortejle programın düzenleneceği alana geldi. Etkinlikte BUÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftçi, Türk Ocağı Bursa Şubesi Başkanı Prof. Dr. Selçuk Kırlı ve TÜDAM Müdürü Prof. Dr. Ferhat Kurtulmuş da hazır bulundu. "Türklerin yaşadığı her coğrafyada bu bayram kutlanmaya devam edecektir" Törende konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftçi, kolektif anlatım olan mitlerde Nevruz’un Türklerin bağımsızlığa kavuştukları önemli bir gün olarak bayram olarak kutlandığının altını çizdi. Türkistan sahasında, Ön Asya’da ve geniş bir coğrafyada asırlar boyunca kutlanan bu bayramın önemine işaret eden Prof. Dr. Cafer Çiftçi; "Bu hikaye; bizim geleceğimize yön veren, direncimizi sağlayan, özgürlüğümüzü ve her bitkinliğimizde yeniden dirilişimizi düşünmemize etki eden önemli bir anlayışı ifade eder. Milattan önce 350’li yıllarda yaşanıldığı değerlendirilen bu olayla ilgili çok farklı tarihler vardır. Ancak en az 2 ile 3 bin yıllık geçmişi olduğuna inanıyoruz. Nevruz, hem özgürlüğe kavuşma, hem yeni yıla geçiş, hem de baharın başlangıcı olarak bizlerde çok önemli izler bırakır. Başka toplumlarda da böyle günler vardır. Bizde bunun ötesinde bir özgürlük, bir mücadele, bir hedef belirleme ve bir ülkü söz konusudur. Ne mutlu ki Türklerin yaşadığı her coğrafyada bu bayramlar var ve var olmaya devam ediyor. Ben de buradan Türklerin yaşadığı tüm coğrafyaya tek tek selam gönderiyor ve bayramlarını kutluyorum" dedi. Gençlere önemli tavsiye Prof. Dr. Çiftçi, konuşmasının sonunda bulunduğumuz coğrafyanın ateşten bir çember haline geldiğine dikkati çekerek; "Etrafımızda yaşanan tüm olumsuz gelişmelere rağmen, Türklerin olduğu her yerde gerçekten bir huzur, bir sükûnet ve bir sabır var. Gençlere tavsiyem; etrafınızdaki gelişmeleri takip edin ancak asla teknolojik gelişmelerden geride kalmayın. Yapay zeka, robotik kodlama, nano teknoloji ve yazılım gibi konularda kendinizi donatın. Çünkü savaşlar artık geçmişteki gibi değil. Biz bu coğrafyada var olmak istiyorsak ve Nevruz bayramını ebediyete kadar kutlamak istiyorsak, kesinlikle bu teknolojilere sahip olmamız gerekiyor" şeklinde konuştu. Azerbaycanlı öğrencilerin hazırladığı semeni sepetini Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftçi’ye takdim etmelerinin ardından nevruz ateşinden atlama ve demir dövme gelenekleri de yerine getirildiği program, protokolün Mediko Binası önündeki öğrenci topluluk stantlarını ziyaret etmesiyle sonra erdi.

Bursa'da kadınlar eşitlik için yürüdü Haber

Bursa'da kadınlar eşitlik için yürüdü

Cumhuriyet Caddesi’nden Hanlar Bölgesi’ne kadar yürüyen Bursalı kadınlar, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında ‘Saklandığımız değil, Buluştuğumuz yerdeyiz. Biz birbirimizin çaresiyiz’ mesajını verdi. Ellerinde ‘İstismarı aklama! Asla yalnız yürümeyeceksin!’ yazılı döviz, afiş ve pankartlar taşıyan kadınlar, ‘Yaşasın kadın dayanışması’ sloganları atarak görünmez kılınmalarına, emeklerinin değersizleştirilmesine, şiddete ve ayrımcılığa karşı dayanışma mesajı verildi. Etkinliğe katılanlara rozet ve toka dağıtılırken, kadınlar saçlarına taktıkları çiçeklerle caddeyi adeta renk cümbüşüne çevirdi. Etkinliğe, Seden Bozbey, Bursa Kent Konseyi Genel Sekreteri Elvan Atay Özkan, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin kadın bürokratları, çeşitli sivil toplum kuruluşları temsilcileri, kadın muhtarlar ve çok sayıda kadın katıldı. Yürüyüşün ardından Hanlar Bölgesi’nde toplanan kadınlar, kadın hakları, eşitlik ve özgürlük taleplerini dile getirildi. Basın açıklaması yapan Bursa Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Derya Şimşek Aksakal, kadınların karşı karşıya olduğu sorunlara değinerek güvenli yaşam hakkının tartışma konusu olamayacağını ifade etti. Kadınları şiddetten koruyan yasal düzenlemelerin etkin şekilde uygulanması gerektiğini vurgulayan Aksakal, ekonomik krizlerin kadınlar üzerindeki yükü artırdığını belirtti. Nilüfer Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Tülin Demir, 8 Mart’ın yüzyıllardır süren eşitlik mücadelesinin bir simgesi olduğunu vurgulayarak savaşların, yoksulluğun ve eşitsizliklerin artığı bir dönemde en ağır bedeli çoğu zaman kadınların ödediğine dikkat çekti. Osmangazi Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Sevgi Baysal da kadınların dayanışmasının önemine dikkat çekerek eşit, özgür ve şiddetsiz bir yaşam için mücadeleyi büyütmeye devam edeceklerini ifade etti. Konuşmaların ardından düzenlenen atölyelere katılan kadınlar, dileklerini, isteklerini ve vermek istedikleri mesajları dile getirdi.

Nilüfer’de gençler 'ifade özgürlüğünü' konuştu Haber

Nilüfer’de gençler 'ifade özgürlüğünü' konuştu

Nilüfer Belediyesi, Nilüfer Kent Konseyi ve Bir Bulut Olsam Derneği iş birliğinde düzenlenen Nilüfer Gençlik Programı, Pancar Deposu’nda gerçekleştirildi. “İfade Özgürlüğü ve Gençlik” temasıyla düzenlenen etkinlikte üniversite öğrencileri, hukukçu Mine Rena Kahramanoğlu ile bir araya gelerek ifade özgürlüğü kavramını tarihsel ve güncel boyutlarıyla tartıştı. Programın ilk bölümünde gençlerin yer aldığı atölye çalışmaları yapıldı. Çeşitli oyunlar oynayan gençler gruplara ayrılarak kuklalar tasarladı ve hazırladıkları kısa gösterilerle ifade özgürlüğünü kendi bakış açılarıyla sahneledi. Ardından söyleşi bölümüne geçildi. Etkinliğe katılan Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Emre Karagöz ve Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir de gençlerle bir araya gelerek onların soru ve taleplerini dinledi. Gençler hem merak ettikleri konuları sordu hem de kente dair öneri ve taleplerini dile getirdi. İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜN TARİHSEL GELİŞİMİ Etkinliğin söyleşi bölümünde Avukat Mine REna Kahramanoğlu, ifade özgürlüğünün tarihsel gelişiminden günümüz dijital dünyasına uzanan bir çerçeve çizdi. Antik Çağ’dan Fransız Devrimi’ne, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan anayasal haklara kadar uzanan süreçte özgürlük kavramının dönüşümünü anlatan Kahramanoğlu, “Düşünceler asla ölmez. Mücadelesi olmayanın hikayesi olmaz” sözleriyle gençlere cesaret ve bilinç çağrısında bulundu. İfade özgürlüğünün sınırsızlık anlamına gelmediğini de vurgulayan Kahramanoğlu, “Bir başkasının özgürlüğünün kısıtlandığı yerde sizin özgürlüğünüz sona erer. Eleştiri ile hakaret birbirinden farklıdır” diyerek özellikle sosyal medyada yapılan yanlışlara dikkati çekti. İçinde bulunduğumuz yapay zeka çağında ifade biçimlerinin dönüşümü üzerine değerlendirmelerde de bulunan Kahramanoğlu, gençlerin bilgiyle donanmış, sorgulayan ve cesur bireyler olarak hareket etmelerinin önemine işaret etti. Kahramanoğlu şunları söyledi: “Dünya değişiyor, özgürlükler farklılaşıyor, yapay zeka hayatımızı günden güne kolaylaştırıyor. Ama konfora tutunmak her zaman tehlikelidir. İfadelerin altını doldurmak zorundasınız. Tarih, coğrafya ve güncel her konuda bilgiyi edinmeli, araştırıp öğrenmelisiniz. Bilgiye erişmeden, onu anlayıp kavramadan gerçekten kendinizi doğru ifade edemezsiniz. Özgürlük sadece konuşma hakkı değil, konuştuğunuzun arkasında durabilmektir. Şunu da unutmayın, asla umutsuzluğa kapılmayın. Her çağda ifade ve özgürlükler kısıtlanmış ve susturulmuştur. Ama dünyaya örnek olmuş insanlar, liderler ile bu duvarlar yıkılmıştır.”

Yonca Evcimik Pembe Masa’da samimi açıklamalar yaptı Haber

Yonca Evcimik Pembe Masa’da samimi açıklamalar yaptı

Ünlü sanatçı, özel hayatından kariyerine kadar birçok konuda içten açıklamalarda bulundu. Özlem Esra Ada’nın sorularına içtenlikle cevap veren Yonca Evcimik, boşandıktan sonra kendisinde yaşanan değişimi şu sözlerle anlattı: “1998 yılında boşandıktan sonra bir anda farklı birisi oldum. Saçlar değişti, yırtmaçlı etekler giymeye başladım. Gözüme elimi asla değdiremezken mavi lensler takmaya başladım. Adeta boşanınca zincirlerimden de boşaldım ve bir özgürlük patlaması yaşadım.” BEKÂRLIĞA ALIŞTIM, KİMSEYİ İSTEMİYORUM Özlem Esra Ada’nın evlilik sorusuna net bir şekilde cevap veren Evcimik, “Ben bekârlığa çok alıştım; yatakta çapraz yatmaya, kedimle köpeğimle uyumaya… Bu alışkanlıktan sonra özgürlüğümü kaybedemem. Kimseye hesap vermek istemiyorum, kimsenin sorumluluğunu almak istemiyorum. Ben ne yapmak istiyorsam onu yapmak istiyorum. Evlenip çocuk yapıp onu idare etmeyi bilen insanlar var, ben o değilim. Ben ancak kendimi idare ediyorum.” dedi. HİÇBİR ZAMAN SIRADAN OLMADIM Özlem Esra Ada’nın sorularını yanıtlayan pop müziğin efsane ismi Yonca Evcimik, “Ben hep çılgındım, hiçbir zaman sıradan olmadım. Bir elbise bile alsam ya onu keserim ya da bir yerine illa bir şey eklerim ya da kendim hayal eder, onu diktiririm. Platform ayakkabı diye bir şey henüz Türkiye’de yoktu. Ben zorla mantarları üst üste koydurur, ayakkabılar yaptırırdım. Bu benim içimden geliyordu, benim vizyonum başkaydı.” sözleriyle dikkat çekti. ÇILGIN BEDİŞ FİLM OLUYOR Özlem Esra Ada’nın sorularını yanıtlayan Yonca Evcimik, doksanlar hayranlarını heyecanlandıracak bir açıklamada bulundu. Dönemin efsane gençlik dizisi Çılgın Bediş’in film olarak çekilebileceğini söyleyen Evcimik, başrol için de “Benden başkası oynayamaz.” diyerek net konuştu. HAYATIMI SERENAY SARIKAYA OYNAYABİLİR Özlem Esra Ada’nın “Hayatınız film olsa sizi kim oynasın isterdiniz?” sorusuna yanıt veren Evcimik, “Bence şu an benim hayatımı oynayabilecek birisi yok. Hem dans edecek, hem şarkı söyleyecek, hem de oyunculuk yapacak olursa olsa Serenay Sarıkaya olabilir. Ama birazcık dizlerinin üzerinde oynaması lazım; boy olarak uzun kalır.” şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.