Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Özgür Özel

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Özgür Özel haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Özgür Özel haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Özgür Özel, Mudanya’da vatandaşlarla buluştu Haber

Özgür Özel, Mudanya’da vatandaşlarla buluştu

Mudanya Mütareke Meydanı’nda gerçekleştirilen programa Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in yanı sıra Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın katıldı. Programa ayrıca bilim insanı Prof. Dr. Mehmet Haberal, eski devlet bakanı Turhan Tayan, İsmet İnönü’nün kızı ve İnönü Vakfı Başkanı Özden Toker ile eski Başbakan Yardımcısı Murat Karayalçın da iştirak etti. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği programda meydanda kalabalık oluşurken, etkinlik kapsamında Prof. Dr. Mehmet Haberal’a ’Barış Yolu Ödülü’ takdim edildi. Mudanya’dan Lozan’a uzanan bağımsızlık mücadelesi Konuşmasına İsmet Paşa ve Millî Mücadele kahramanlarını anarak başlayan Özgür Özel, Mudanya’nın tarihî önemine vurgu yaptı. Mudanya’nın sıradan bir meydan olmadığını belirten Özel, "Cephede kazanılan büyük bir askerî zaferin masada siyasi, diplomatik bir kazanıma dönüştüğü yerdir" dedi. Mudanya Mütarekesi sürecinde Türkiye’yi temsil eden İsmet İnönü’nün kararlılığına dikkat çeken Özel, Türk heyetinin temel hedefinin işgal altındaki toprakların tamamen boşaltılması ve Türkiye’nin egemenliğinin kabul edilmesi olduğunu ifade etti. Özel, İsmet Paşa’nın diplomatik yeteneği ve müzakere gücüyle Türkiye’nin iradesinin masada kabul ettirildiğini belirterek, Mudanya’da imzalanan mütarekenin Kurtuluş Savaşı’nın silahlı safhasının sona ermesine ve büyük barışın yolunun açılmasına zemin hazırladığını kaydetti. Mudanya’dan Lozan’a uzanan sürecin önemini anlatan Özel, İsmet İnönü’nün Lozan’da Türkiye’nin bağımsızlığını savunduğu sırada söylediği, "Beyler, ben buraya Mondros’tan değil, Mudanya’dan geldim" sözünü hatırlattı. Özel, bu sözün kazanılmış askerî zaferin ve bağımsızlık kararlılığının diplomasi masasına yansımasını ortaya koyduğunu vurguladı. "Türkiye’nin tapu senedi Lozan’da imzalandı" İsmet İnönü’nün yalnızca askerî ve diplomatik başarılarıyla değil, Türkiye’nin demokrasi tarihindeki rolüyle de önemli bir devlet adamı olduğunu belirten Özel, İnönü’nün çok partili hayata geçiş sürecindeki tutumuna değindi. 1946 seçimlerinin ardından seçim güvenliğine ilişkin tartışmaların giderilmesi ve demokratik sistemin geliştirilmesi konusunda İsmet İnönü’nün rol oynadığını ifade eden Özel, 14 Mayıs 1950 seçimlerinin ardından iktidarın devredilmesine ilişkin tutumunu da anlattı. Seçimlerin kaybedilmesinin ardından iktidarın devrine hazır olunduğunun bildirilmesini hatırlatan Özel, İsmet İnönü’nün seçim sonuçlarını kabul etmesini demokrasi ve millî iradeye saygı açısından önemli bir örnek olarak değerlendirdi. İnönü’nün seçim yenilgisinden sekiz gün sonra oğlu Ömer’e yazdığı mektupta yer alan ifadeleri de aktaran Özel, İnönü’nün demokratik geçiş sürecini ülke adına bir şeref olarak gördüğünü belirtti. Türkiye’yi büyütmek ve yüceltmek için kararlılıkla çalışmaya devam edileceği mesajı verilirken, Mudanya Mütarekesi’nin yıl dönümü vesilesiyle bağımsızlık ve barışın tarihî önemi bir kez daha hatırlatıldı. ,

Yeni Parti İl Başkanı Yeşiltaş: Kimseyi geride bırakmadan iktidar olacağız Haber

Yeni Parti İl Başkanı Yeşiltaş: Kimseyi geride bırakmadan iktidar olacağız

Yeni Parti Bursa Kurucu İl Başkanı ve İl Başkan Adayı Nihat Yeşiltaş, il kongresi öncesi seçim çalışmaları kapsamında Osmangazi İlçe Üye Toplantısı'nda konuştu. 18 Ekim’de gerçekleştirilecek Yeni Parti İl Kongresi Önseçimi öncesi üyelerle buluşan Yeşiltaş, Bursa'da büyük bir dayanışma ağı oluşturduklarını ifade ederek "Parti içindeki çekişmelerden kaynaklanan kırgınlıklar ve ayrışmalar vardı. Biz, Bursa'ya güven vermek zorunda olduğumuzu söyledik. O güne kadar ayrışmış kim varsa hepsine tek tek gittim. Her biriyle görüştüm ve Bursa'yı kazanmak zorunda olduğumuzu anlattım. Bursa'yı sosyal demokrat belediyecilikle tanıştırmak zorundayız, dedim. Bugüne kadar iktidarın hem ülkeyi yönetme anlayışının hem de belediyecilik anlayışının tamamen ranta dayalı olduğunu ifade ettik. Biz halkla belediyeyi buluşturmak zorundayız, dedik. O gün sağladığımız birlik ve beraberlik iradesiyle 47 yıl sonra Bursa'yı kazandık. Yarın çocuklarıma bırakacağım en büyük mirasın da Bursa Büyükşehir Belediyesi'ni kazandırmış bir il başkanı olarak anılmak olduğunu ifade etti. Yeni Parti'yi esnaf, çiftçi, emekli kurdu Genel Başkan Özgür Özel'in mutlak butlan kararı sonrası Türkiye'yi gezdiğini hatırlatan Yeşiltaş, "Gittiğimiz her yerde insanlar bizi bağırlarına bastı, yolumuzu çevirdi. "Partiyi kurun, arkanızdayız" dediler. İnsanlar kolumuzdan tuttu, bizi çekti ve yeni bir parti kurmamızı istedi. Dolayısıyla bu yeni parti; milletin, halkın, esnafın, çiftçinin, emeklinin, emekçinin, öğrencilerin, kadınların ve gençlerin kurduğu bir partidir. Bu, bir demokrasi mücadelesidir. Burada bugüne kadar başka siyasi partilere oy vermiş insanlar olabilir. Farklı siyasi görüşlerden gelenler, başka partilerin üyeleri olabilir. Toplumsal muhalefeti bir araya getirdik. Şu anda bu toplumsal muhalefete öncülük ediyoruz. Ancak burada bize de önemli görevler düşüyor" dedi. Kimse ötekileştirilmeyecek Yeni Parti'de kimsenin geride bırakılmayacağını, kimsenin ötekileştirilmeyeceğini söyleyen Yeşiltaş, "Partimize yeni katılan arkadaşlarımız var. Partimiz yeni bir oluşum olsa da biz o mutlak butlan kararıyla binalardan çıkarken Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün altı okunun ruhunu da yanımızda götürdük. Parti binası başkalarının elinde kalmış olabilir. Ancak Mustafa Kemal Atatürk'ün devrimlerini, ilkelerini ve altı okun ruhunu birlikte alıp çıktık. Bugünkü yeni oluşum, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu cumhuriyeti ileriye taşımaya ve yaşatmaya yemin etmiş bir partinin devamı niteliğindedir" dedi. Sandığa sahip çıkacağız Yeni Parti Bursa İl Örgütü olarak sandık güvenliğine büyük önem verdiklerini söyleyen Yeşiltaş, "Görevli arkadaşlarımızla, okul sorumlularımızla, hukukçularımızla ve bütün üyelerimizle birlikte güçlü bir örgütlenme oluşturduk. 16 bin kişilik bir sandık görevlisi ordusu kurduk. Bir tek oyumuzu bile çaldırmadık. Bir tek oyumuzu bile heba etmedik. Çünkü vatandaşın bize emanet ettiği oyun sorumluluğu, vatandaş sandığa oyunu attıktan sonra bizim omuzlarımızdadır, bizim boynumuzdadır. O gün oylarımızı nasıl koruduysak, seçim mutlaka yapılacak ve sandık önümüze gelecek. Biz de hep birlikte o sandıklara sahip çıkacağız. Bunun için gerekli altyapıyı oluşturuyoruz. Bugün dijital altyapımızı da hazırlıyoruz. Yeni Parti olarak sandık görevlisi veremeyeceğiz. Bu nedenle sandık görevlisi verebilecek diğer siyasi partilerle görüşmelerimiz, il başkanları düzeyinde devam ediyor. Sandık görevlilerimizi bu partiler üzerinden gösterebiliriz. Ancak aynı zamanda her sandıkta iki müşahit bulunmasını sağlayacak bir altyapı da oluşturuyoruz. Her sandıkta oylarımıza ve geleceğimize sahip çıkacak iki yürekli arkadaşımız olacak. O gün sandıklara sahip çıkacaklar" ifadelerini kullandı. Konuşmasında birlik, mücadele ve dayanışma mesajı veren Yeşiltaş, parti içinde sorumluluklarını yerine getirenlerle zor süreçlerde geri adım atanları karşılaştırdı. "O insanları unutmayacağız, unutturmayacağız" diyen Yeşiltaş, cezaevine girme endişesiyle hareket edenleri eleştirirken, bedel ödemeyi göze alanların tarihe kahraman olarak geçeceğini savundu.

AK Parti Sözcüsü Çelik: "Biz kamera bantlama partisi değiliz" Haber

AK Parti Sözcüsü Çelik: "Biz kamera bantlama partisi değiliz"

AK Parti Sözcüsü Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında AK Parti Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen MYK toplantısı devam ettiği sırada gündeme dair açıklamalarda bulundu. Konuşmasına başlamadan önce İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın partiye katılımına değinen Çelik, "Bundan sonrasında inşallah İzmir’imiz çok daha güçlü hizmetlerle, merkezi hükümetle yerel yönetim arasındaki koordinasyonun tam olarak sağlandığı bir çerçeve içerisinde geleceğe güzellikle, iyi hizmetlerle bakacak" dedi. Çelik, yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle TBMM Başkanvekilliği görevini bırakan Bekir Bozdağ’ın daha sağlıklı bir şekilde partiye ve ülkeye hizmet edeceğine inandıklarını söyledi. "Zaman zaman bazı örgüt mensuplarının çerçeve yasanın yürürlüğe girdiği ancak uygulanmadığını söylemeleri gerçeği yansıtmıyor" MYK gündeminin en önemli maddelerinden birinin ’Terörsüz Türkiye’ süreci olduğunu dile getiren Çelik, "Partimizde kurduğumuz mekanizma en güçlü şekilde çalışmaya devam ediyor. Süreçle ilgili kurulan kurul ve komisyonlar kendi ritmi içerisinde çalışıyor. İşin Suriye ve Irak boyutunda da önemli gelişmeler var. Zaman zaman bazı örgüt mensuplarının çerçeve yasanın yürürlüğe girdiği ancak uygulanmadığını söylemeleri gerçeği yansıtmıyor. Örgütün bir bütün halinde silahları bırakması, tüm yapılarının faaliyetlerine son vermesi ve örgüt mensuplarının ortak mekanizma tarafından belirlenen yerlerde toplanmaları, çerçeve yasanın uygulanmasının gerek şartıdır" diye konuştu. "YBŞ’nin silahlarını merkezi Irak yönetimine bırakmasıyla birlikte bir süreç başlayacak" Suriye’de SDG’nin kendisini feshetmesinin ardından ortaya çıkan tablonun Terörsüz Türkiye sürecinin kazanımlarından biri olduğunu söyleyen Çelik, "Şu anda ikinci kazanım olarak Irak Başbakanı Ali Zeydi’nin 11 Eylül’de yaptığı açıklamadır. YBŞ’nin silahlarını merkezi Irak yönetimine bırakmasıyla birlikte bir süreç başlayacak. Böylece Sincar Dağı, Irak devletinin kontrolüne geçecek. Bu da Terörsüz Türkiye sürecinin Irak boyutunda önemli bir gelişme olarak ortaya çıkacaktır. Bu gerçekleştikten sonra 60 günlük bir süre içerisinde Başika-Zilkan kampının kademeli olarak ülkemiz tarafından Irak güçlerine devredilmesi de öngörülmektedir" ifadelerini kullandı. "Vurguncular tarafından hakları gasbedilmiş vatandaşlarımız müsterih olsunlar" Sermaye piyasalarında yaşanan gelişmelerin ardından ortaya çıkan fon soruşturmasına ilişkin gerekli çalışmaların yapıldığını dile getiren Çelik, "Cumhurbaşkanı yardımcımızın başkanlığındaki Fon Koordinasyon Kurulu bütün bu çalışmaları yürütürken, aynı zamanda da bu fon vurguncularının mağdur ettiği vatandaşlarımızın haklarının korunması için de bir eylem planı ortaya çıkarıyor. Bu vurguncular tarafından hakları gasbedilmiş vatandaşlarımız müsterih olsunlar. Burada kim tamahkarlık yapmış, kim gerçekten bir haksızlığa uğramış konusunda devletin elindeki bilgi ve belgeler tüm bunları açığa çıkarabilecek kapasiteye sahiptir. Bu çıktığı zaman tüm kurumların bütünsel bir şekilde yaptığı bu çalışma çerçevesinde kısa sürede bu süreçler tamamlanacaktır. Bunun bir daha tekrar etmemesi için nasıl bir yasal düzenleme gerekiyorsa onun da Meclis’e gönderilmesi için gereken adımlar atılacaktır. Hiçbir şekilde karanlık nokta kalmayacaktır. Bütün bu tablo en net bir şekilde ortaya çıkacaktır" açıklamasında bulundu. Türk ekonomisini hedef alan birtakım söylemlerin olduğuna da dikkati çeken Çelik, "Bunlara da geçit vermeden, siyaset ve devlet adabı içerisinde herkesin gözü önünde bu meselelerin aydınlatılması, suçluların cezalandırılması ve haksızlığa uğrayanların haklarının korunması konusunda en kararlı bir şekilde yürüteceğiz" dedi. "İsrail, işgalciliğini devam ettirerek, Suriye’yi ve bölgeyi istikrarsızlaştırmak gibi bir tavra devam etmektedir" İsrail’in saldırgan tutumunun Suriye’ye istikrarsızlaştırıcı eylemler olarak geri döndüğünü vurgulayan Parti Sözcüsü Çelik, "Bu süreçleri yakından takip ediyoruz. Terörsüz bölge bağlamında SDG’nin kendisini feshetmesinden sonra tek Suriye devleti, tek egemenlik, tek ülke ve tek ordu çerçevesinde Suriye’nin geleceğe daha güçlü bir şekilde bakabilmesi hepimizin çok önemsediği bir durum. Suriye’de bütün yönetim mekanizmalarının kapsayıcı hükümet modelleri çerçevesinde hayata geçmesi gerektiğini sürekli olarak ifade ediyoruz. İsrail kaynaklı sorunlar işin temelini oluşturuyor. 1974 Kuneytra Kuvvetleri Ayrıştırılması Anlaşması’nı ihlal eden bir adım daha attılar. Dolayısıyla İsrail, işgalciliğini devam ettirerek, Suriye’yi ve bölgeyi istikrarsızlaştırmak gibi bir tavra devam etmektedir" değerlendirmesinde bulundu. İslamabad Mutabakatı’nın gerekliliklerinin yerine gelmemesinden dolayı ABD ve İran arasındaki çatışmaların yeniden yükselmesinin yeni bir tehlike oluşturduğunu vurgulayan Çelik, "Bununla bağlantılı olarak Yemen’de ortaya çıkan ve Babülmendep’i tehdit eden bütün bu tablo hepimize bir kere daha etrafımızdaki bu ateş çemberi içerisinde Türkiye’nin istikrarının korunmasının ne kadar önemli olduğunu bir kere daha göstermiştir" diye konuştu. Gazze’de devam eden soykırımı ve İsrail’in eylemlerini takip etmeye devam ettiklerini söyleyen Çelik, "Bugün 7 Ekim bağlamında tek taraflı Hamas’ı suçlayan, İsrail’in katliamlarını görmezden gelen bir propaganda makinesi çalıştırılmaya devam ediyor" dedi. TBMM’nin yeni yasama yılına ilişkin de konuşan Çelik, "Önümüzdeki dönemde yapacağımız reformlar var. Cumhur İttifakı olarak bunları olgunlaştıracağız. Bunları olgunlaştırdıktan sonra siyasetimizin bir unsuru haline getireceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımız önümüzdeki 10 ayın iyi bir şekilde değerlendirilmesi için talimatlar verdiler. Bu talimatlar çerçevesinde MYK’mızdaki her bir arkadaşımız üzerine düşen vazifeyi yapacak" şeklinde konuştu. Yapay zekanın kontrolden çıktığıyla ilgili tehlikelerin de dünya gündeminde yer aldığına dikkati çeken Çelik, yapay zekayı bizzat üreten firma sahiplerinin insanlığın ahlaki ve moral değerleri de dahil olmak üzere birçok konuda tehlike ile karşı karşıya olduklarını ifade ettiğine değinerek, "TEKNOFEST artık bundan sonra çok daha önemli. En son Şanlıurfa’da gerçekleşen TEKNOFEST’e vatandaşların gösterdiği ilgi, dünyanın önümüze getirdiği meydan okumalar karşısında Türkiye’nin Kızılelma bakımından bir özgüven devrimini nasıl gerçekleştirdiğini ortaya koyuyor" dedi. Çelik, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. Bir gazeteci tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suriye’ye gerçekleştireceği ziyarete ilişkin takvimin netleşip netleşmediğinin sorulması üzerine Çelik, "Cumhurbaşkanımızın Suriye’ye gitme arzusu var. Bu Suriye ile birlikte koordine edilecek bir konu, bunun üzerine çalışılıyor. Tarih henüz kesinleşmedi" cevabını verdi. "Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı hayata geçmesi için yapılan çalışmanın birkaç gün içerisinde Meclis’e gönderilmesi söz konusu olacak" Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na ilişkin soruya ise Çelik, şu cevabı verdi: "Anlaşmanın hayata geçmesi için tabii ki Meclis’e gelecektir. Bu çalışmada olgunlaştığı için birkaç gün içerisinde Meclis’e gönderilmesi söz konusu olacak. Olağan süreçler işliyor ve bu işlerken sanki yanlış şeyler yapılıyormuş ya da gözden kaçırılıyormuş gibi muhalefet tarafından bir kampanya başlatılıyor. Önce bir irade beyanı koyulur ki bu irade Cumhurbaşkanımız tarafından koyuldu. Sonra bu mekanizmalar çalışılır ki Dışişleri Bakanımız, Milli Savunma Bakanımız ve Genelkurmay Başkanımız muhatapları ile bir araya geldiler. Sonuçta Meclis’e göndereceğiniz bir çerçevesi olacak. Bu çerçevede Dışişleri Bakanlığı’nın iç süreçleri açısından tamamlandı. Yüce Meclis’in takdiriyle süreç neticelenmiş olur. Hukuki zemin Meclis’teki sürecin tamamlanmasıyla beraber tam olarak gerçekleşmiş olacak. O bakımdan da başka ülkelerin katılımına tabii ki açık. Bu tip güvenlik anlaşmaları, ittifaklar; kendi ilkeleri çerçevesinde diğer devletlerle de görüşerek zaman içerisinde olgunlaşır." "Cumhur İttifakı’nın önümüzdeki dönemde de cumhurbaşkanı adayı sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır" MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden aday gösterilmesine ilişkin açıklamalarının MYK’da değerlendirilip değerlendirilmediğinin sorulması üzerine Çelik, "Sayın Bahçeli’ye bu güçlü cümleleri için şükranlarımızı sunuyoruz. Cumhur İttifakı’nın önümüzdeki dönemde de cumhurbaşkanı adayı sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır. MYK’da bunu daha önce görüştük. Cumhurbaşkanımız kendi şahsıyla ilgili bir konu olduğu için bu konular herhangi bir şekilde bir resmi gündem maddesi olarak yer almıyor. Bu konuda bir hassasiyet var. MYK ve MKYK üyeleri olarak bu konuyu biz dile getirdik. Arkadaşlarımız da bunu onayladılar" ifadelerini kullandı. Yakın zamanda Cumhurbaşkanı Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli arasında bir görüşmenin beklenip beklenilmediğinin sorulması üzerine Çelik, "Belli bir periyotla görüşüyorlar. Bu her ikisinin takviminin uygunluğuna göre planlanıyor. Bu yarın da olabilir, 5 gün sonra da olabilir" diye konuştu. "Elinde belge, bilgi olan götürsün yargıya versin" YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in fon soruşturması kapsamında açıklamalarının sorulması üzerine Çelik, "Bu tip krizler dünyanın başka yerlerinde de gündeme gelmiş, siyasi tarihte var. Kimisi bunu 5 yılda temizlemiş, kimisi 9 yılda temizlemiş. Biz bunu bütün boyutlarıyla ortaya çıkarma konusunda son derece kararlıyız. Spekülasyonla hareket etmiyoruz. Biz gerçekten bilgi, belge ile hareket ediyoruz. Dün bu kişi çıkıyor, sayın Cumhurbaşkanımıza ‘bu işin başında sen varsın’ diye haddi aşan açıklamalar yapıyor. Bu meselenin açığa çıkmasının ve bu meselenin temizlenmesinin başındaki irade Cumhurbaşkanımızdır. Ne hadle ve ne hakla Cumhurbaşkanımıza karşı bu ifadeleri kullanıyor? Her zaman yaptığı gibi Cumhurbaşkanımızın aile bireylerini işin içine karıştırmaya çalışıyor. Bu işler defalarca ellerinde patladı, yine devam ediyorlar. Bütün işlemler açık, herkes görüyor. Bu işler siyasi yan kesicilikle ele alınacak işler değil. Bir şey iddia ediyor, sonra birbiriyle alakası olmayan durumları birbirine bağlamaya çalışıyorlar. Bu işin de onların belediyelerindeki dolandırıcılıkların ve vurgunların temizlenmesi mücadelesini de biz veriyoruz. Cumhurbaşkanımızı hedef aldığı sözler, kendi partisini vurgunculara kaptırmış birisinin siyasi saçmalıklarından öteye gitmiyor. Elinde belge, bilgi olan götürsün yargıya versin. Adalet Bakanımız ve Adalet Bakanlığı, anayasanın ve yasaların çizdiği usuller çerçevesinde çalışmalarını yürütüyor. İddiaya bakıyor, devlet birimlerinden gelen suç unsurlarını inceliyor. Ne zaman bunların bir yolsuzluğu patlasa sürekli olarak Adalet Bakanımızı ve Bakanlığımızı hedef alıyorlar. Bunlar için makbul adalet bakanı ve bakanlık, anayasayı, kanunları bunlara uygulamayacak. Bunlarla ilgili hiçbir soruşturma yapmayacak. Bunlar kendini devletin ayrıcalıklı sahipleri zannettikleri zamanlardaki rollerini sürdürecekler. Sürekli olarak geçmişte AK Parti yargı kolları diyordu, bu kişi kendisini sahte Adalet Bakanı zannediyor. Burada net bir durum var. Anayasa ve yasaların verdiği yetkiler çerçevesinde bütün bu soruşturmalar yürütülüyor ve açık bir şekilde de paylaşılıyor. Ne hakla Adalet Bakanını ve Bakanlığı hedef alıyorsun. Yargı size uygulanmasın mı? Kendinizi hala devletin sahibi mi görüyorsunuz? Maliye Bakanımızı hedef alıyorlar. Bakanlık ilk andan itibaren bu konun bütün boyutlarıyla ortaya çıkması için üzerine düşeni yerine getirmiş. Bugün de bir yandan piyasaların etkilenmemesi için tedbir alıyorlar, bir yandan sıkıntıların temizlenmesi için gayret ediyorlar. Bir yandan vurguncuların ortaya çıkması için uğraşıyorlar. Partimizde de siyasi sorumluluk gereği atılacak adımlar atılıyor. Biz burada ilkelerimizi net bir şekilde söylüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımıza, Adalet Bakanımıza, Maliye Bakanımıza ve parti yetkililerimize bunu söyleyen kişi kim? Bunun ismini internete yazın, karşısına da Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım yazın, bakın kendi belediye başkanı kendisi hakkında ne iddialarda bulunmuş? Bu ismin karşısına yine artı koyun, Antalya Belediye Başkanı Muhittin Böcek yazın ve bakın nelerden bahsetmiş. Bunlara bir kere cevap verememiş. Bu kişiler rakamlardan bahsetmiş, hangi duvarın üzerine hangi para kulesinin inşa edildiğinden bahsetmiş. Dolayısıyla kendi partisi tarafından suçlanan kişi iddiayı kendi atıyor, sonra hüküm inşa ediyor, bu hükmün üzerine de siyasi tasarrufa gitmeye başlıyor" değerlendirmesinde bulundu. Çelik, şöyle devam etti: "Her şey ortada. Kaç bin kişi var, kimin hesabı var, hesapları incelesinler, meşru bir şekilde işlem yapanla vurgunculuk yapanın ne olduğu görülür. Ondan sonra da bunun üzerine istedikleri kadar konuşsunlar. Ellerinde varsa bir belge hemen bunu yargıya intikal ettirsinler. Adli başvurularda gereği yapılmazsa ondan sonra da konuşsunlar. Bunlar siyasi spekülasyon konusu değil. Burada net bir ilke konulması lazım, biz bu ilkeyi koyduk. Herhangi birimizin arkadaşı, akrabası, sevdiği, tanıdığı, mesai arkadaşı olsun veya olmasın bu kişilerin siyasi linç kampanyalarıyla mahkum edilmesine müsaade etmeyiz. Bu kişilerin hakkında bir iddia varsa bu iddiaların siyasi himaye ile örtbas edilmesine de müsaade etmeyiz. Burada mevzu şudur; gerçek bilgiye dayanacak. Biz siyasi linç kampanyalarının neticesi olarak insanların hedef gösterilmesine, sosyal medya mahkemelerinde mahkum ettirilmesine de müsaade etmeyiz herhangi bir şekilde birilerinin siyasi himaye yoluyla birileri hakkındaki iddia ve incelemeler örtbas ediliyorsa ona da müsaade etmeyiz." "Biz kamera bantlama partisi değiliz" Fon soruşturması kapsamında bütün hususların üzerine gidildiğini belirten Çelik, "Bundan hiçbir çekincemiz yok, ne varsa açığa çıksın. Biz kamera bantlama partisi değiliz. Bizim siyasi meşrebimizde kamera bantlama yok. Biz her şeyin şeffaf yürütülmesinden yanayız. Kendileri otursunlar, Sayın Kılıçdaroğlu’nun ‘Bunlar gitti, arındık’ cümlesi üzerinde tefekkürde bulunsunlar. Siyasetin seviyesini ne olursa olsun korumamız lazım. Bu kürsüden öyle şeyle söyleriz ki günlerce manşet oluruz ama siyasete yazık olur. Bu kendisi, yüksek makamlardaki arkadaşlarımıza, bakanlarımıza lakap takmayı çok seviyor. Biz bunların hiçbirini dile getirmeyiz. Meclis kulisinde kendi arkadaşlarının kendilerine taktıkları lakaplarla uğraşsınlar. Siyaseti, siyasi zeka ve siyasi argümanla yaparsın" diye konuştu.

Özgür Özel: "Barış içinde kardeşçe yaşamayı vaat ediyoruz" Haber

Özgür Özel: "Barış içinde kardeşçe yaşamayı vaat ediyoruz"

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa’da FSM Bulvarı’nda düzenlenen yürüyüşte vatandaşlarla bir araya geldi. Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa’da FSM Bulvarı’nda vatandaşlarla bir araya geldi. Bursa’nın kendisi için özel bir yere sahip olduğunu belirten Özel, Mustafa Bozbey’i ziyaret ettiğini ve Bozbey’e Bursalıların selamlarını götürdüğünü söyledi. Konuşmasında ekonomik kalkınmaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özel, Bursa’nın üretim gücüne dikkat çekti. İş dünyasıyla da temaslarda bulunduğunu aktaran Özel, daha fazla üretim, daha fazla kazanç ve daha adil paylaşım hedeflerinden bahsetti. Özel, "Bursa’nın emeklisine de emekçisine de esnafına da çiftçisine de iş insanına da sendikalı çalışanına umut vaat ediyoruz, güzel günler vaat ediyoruz, zenginlik vaat ediyoruz, barış içinde kardeşçe yaşamayı vaat ediyoruz" dedi. Eski siyasi yol arkadaşlarına gönderme Özel, konuşmasının bir bölümünde geçmişte yaşanan siyasi tartışmalara da değindi. İsim vermeden kendisine yönelik bazı çağrılar yapıldığını belirten Özel, siyasi mücadelesini sürdürme kararı aldığını söyledi. Özel, "O sırada bize ‘O otobüsün üstünden in, Ankara merkezli siyaset yap, partinin başına geç, muhalefetle yetin, buralardan çekil, ayak altından çekil’ dediler. Biz buna asla geri adım atmayacağımızı, arkadaşlarımızı satmayacağımızı, iktidarla aynı hizaya geçmeyeceğimizi söyleyerek itiraz ettik" ifadelerini kullandı. Özel, Türkiye’nin geleceğinde gençlerin önemli bir rol üstleneceğini söyleyerek, "Cumhuriyete sahip çıkın, devrimlere sahip çıkın, ülkemize sahip çıkın, ülkemizin geleceğine sahip çıkın" ifadelerini kullandı. Özel, meydandaki kalabalığa "Beni gençler duyuyor mu? Beni kadınlar duyuyor mu? Beni Bursa duyuyor mu? Bundan sonra iktidar yolunda birlikte miyiz?" diye seslendi.

Yeni Parti Genel Başkanı Özel, Bursa’da çiftçilerle bir araya geldi Haber

Yeni Parti Genel Başkanı Özel, Bursa’da çiftçilerle bir araya geldi

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa’da çiftçiler tarafından traktör ve ürünleriyle karşıladı. Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa’da Kapalı Çarşı ve Hanlar Bölgesi’ndeki esnafı ziyaret edip vatandaşlarla sohbet etti. Fabrika işçileriyle bir araya gelen Özel’in son durağı ise çiftçiler oldu. Özel’i çiftçiler traktör ve ürettikleri ürünlerle karşıladı. Özel, "Size fiyat dayatıyorlar ya da size bazen kota dayatıyorlar. Fiyata bile bakmadan almayacaklarını söylüyorlar. İncir, şimdi İngiltere’de satılıyor. Hatta diyorlar ya ’Kraliçe yemiş, şimdi Prens Charles yiyormuş.’ Geçmişte bazı kooperatif tecrübeleri kötü sonuçlandı diye insanlar şimdi uzak duruyor. Ama kooperatif demek çiftçilerin, bir konuda birlikte çalışanların bir araya geldiği, işte bu incir üretimi ise incir üretim kooperatifi, üzümcülerin kooperatifi ki böyle bazı kooperatifler var ve iyi sonuçlar da veriyor. Bir araya gelip güçlerini birleştirmeleri, birbirleriyle dayanışma içine girerek kuralları başkasının koyduğu değil, üreticinin koyduğu bir sistem, bir düzen oluşturmaları gerekiyor. Hakkınız ne ise onu isteyeceksiniz. 130 lira, 120 liranın altında bu köyde size bu malı satan yoksa, ne yapacak Prens Charles incir yemeyecek mi? Elbette yiyecek ama aracı kazanmayacak, sen kazanacaksın. Çünkü bu ürünün İngiltere’deki fiyatı sizden 120 değil, 40 liraya alınca İngiltere’de üçte birine düşmüyor" dedi. Özel, "Türkiye kendi kendine yetebilen 7 ülkeden biriydi. Şimdi gıda enflasyonunda ilk 5’in içinde. Bizden kötü ülkeler Arjantin, Venezuela, İran, Güney Sudan falan. Yani ya savaşta ya kıtlıkta ya iç savaş olan ülkeler. Avrupa’nın gıda enflasyonu yıllık yüzde 1.9, Türkiye’nin gıda enflasyonu yüzde 35. Türkiye’de ortalama çiftçi yaşı 57 olmuş. Gençler artık çalışmıyor, şehre asgari ücretli, güvencesiz bile olsa iş bulup şehre kaçmaya çalışıyor. Hani Türkiye’de her şeyden bir beka sorunu buluyorlar ya, esas beka sorunu budur. Eğer sen bu senelerde çiftçine gerekli desteklemeyi yapmazsan, onu yıldırırsan, onu perişan edersen, gelecek sene artık hem bu ürünü üretip satamazsın hem de çilek alacağın işte Yunanistan’dan almak durumunda kalırsın, İtalya’dan erik alırsın, şeftaliyi bir başka memleketten alırsın ve artık çok daha zor bir duruma gelebiliriz" dedi. Üretici kooperatifleri projesinin partilerinin ilk maddelerin başında geldiğini söyleyen Özel, çiftçinin kullandığı mazottan da vergi alınmaması gerektiğini söyledi. Özel, "Yeni Parti iktidar olduğunda, biraz önce dedi abi ’Karaoğlan’ın projeleriydi’ dedi, Bülent Ecevit’in. Hem köylerde kooperatifler, üretici kooperatiflerinin kurulması. Süt kooperatifi var, mesela İzmir’de süt kooperatifleri var, üyeleri para kazanıyor. Üyeleri hem çok ucuza ürününü satmak zorunda kalmıyor hem de kooperatifin karından yıl sonunda para alıyor, kar ediyor. Sizin önümüzdeki dönemde başta incir olmak üzere bu tip ürünlerde, stratejik ürünlerde kooperatifleşmeniz, birliklerin kurulması, birlikte pazarlık gücünü artırmanız, varsa soğuk hava depoları bunların sizin sahip olduğunuz kooperatifler tarafından yapılması, desteklenmesi bizler tarafından son derece önemli. Eğer bu zor zamanlarda bir destekleme yapılmazsa, seneye iyi bir zaman gelse de, yani ürün para etse de, asla ve asla çiftçinin yaşamadığı, yaşatılmadığı bir yerde bu ülkede kimse güvende olmaz, kimse geleceğini güvenle karşılayamaz. Buradan bu fiyat istikrarsızlıklarında özellikle akaryakıt fiyatlarının gıda fiyatlarında çok önemli olduğunu söyleyelim, bu birincisi. Yani buradan bütün Türkiye’ye Fadıllı köyünden şunu söyleyelim; mazotun geçen sene 1 kilo incirin 4 litre mazot aldığı yerde, şimdi 2 kilo incir satıp 1 litre mazot alamıyorsan, incir fiyatı mazotun karşısında 8 kez erimişse hiçbir şey olmaz. Bir kere çiftçinin kullandığı mazot ucuzlayacak, ÖTV’siz, KDV’siz olacak ki en önemli girdi maliyeti düşecek" şeklinde konuştu. Kendisinin eczacı olarak kooperatif üyesi olduğunu belirten Özel, "Kooperatif dışında bir kutu aspirin satın almam, hastama vermem. Çünkü öbür türlü onlar şimdi para kazanırlar, kooperatif battı mı bana da para kazandırmazlar. Kooperatif bir arada durmaktır. Güçlü durmak, birbirinden güç birliği yapmaktır. Bunun için biz Yeni Parti iktidarında çok güzel kanunlar çıkaracağız, teşvikler çıkaracağız. Ama sizin de bu bilince kavuşup güç birliği yapmanız lazım. Bu ürünlerin Türkiye’de yetişebilmesini yerli olarak. Hani diyorlar ya çok ’yerli milli’, neredeyse şeftalimiz yerli milli olmaktan çıkacak korumazsak. Ülkesini seven, bu çiftçinin sesini duyursun, Türkiye’ye duyursun" dedi.

YENİ Parti Genel Başkanı Özel: "Milletin koyduğu ismi kimseye değiştirtmeyiz" Haber

YENİ Parti Genel Başkanı Özel: "Milletin koyduğu ismi kimseye değiştirtmeyiz"

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa’da sabah saatlerinde tutuklu bulunan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’i cezaevinde ziyaret ettikten sonra Ulu Cami’de cuma namazını kıldı. Namaz sonrası caminin avlusunda basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Özel, sabah saatlerinde Bursa H Tipi Cezaevi’ne giderek Mustafa Bozbey’i ziyaret ettiğini belirterek, Bozbey’in son yerel seçimlerde 160 binin üzerinde oy farkıyla Bursalıların oylarıyla Büyükşehir Belediye Başkanı seçildiğini söyledi. Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’ndeki dağılıma da değinen Özel, partisinin belediye meclisi seçimlerinde aldığı oyların AK Parti’nin aldığı toplam oydan 60 binin üzerinde fazla olduğunu savundu. Bursa’nın ilçe yapısı nedeniyle nüfusu daha düşük bazı ilçelerde AK Parti’nin belediyeleri kazanmasının meclisteki üye dağılımını etkilediğini belirten Özel, bu durumun Bozbey’in görevden uzaklaştırılması sürecinde etkili olduğunu iddia etti. "Bursalılar 160 bin kişi fazlasıyla Bursa’yı Bozbey’e emanet etti" Bozbey’in geçmiş döneme ilişkin iddialar nedeniyle önce gözaltına alındığını, ardından tutuklandığını belirten Özel, "Bursalılar 160 bin kişi fazlasıyla Bursa’yı Bozbey’e emanet ettiği halde Bursa’yı siz değil biz yöneteceğiz dediler" ifadelerini kullandı. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde başkan vekilinin belirlenmesi sürecine de tepki gösteren Özel, Bursalıların tercihinin yok sayıldığını savundu. "Herkes Bozbey’e selam yolluyor" Ziyaretin ardından iş insanlarıyla ve vatandaşlarla bir araya geldiğini anlatan Özel, cuma namazı sonrasında vatandaşlardan Bozbey’e destek mesajları aldığını söyledi. Özel, "Kiminle konuşsam, bugün sabahki ziyaretten sonra iş adamlarıyla birlikteydim. Cuma namazımızı kıldık. Caminin bahçesinde, içeride cemaat, dışarıda herkes Bozbey’e selam yolluyor. ‘Büyük haksızlık yapıldı, Bozbey’e sahip çıkın, Bursa’ya sahip çıkın’ diyorlar" dedi. Vatandaşların belediye hizmetlerine ilişkin de şikâyetlerini dile getirdiğini belirten Özel, "Bozbey gitti gideli işler durdu" şeklinde ifadelerle karşılaştığını söyledi. Bursa’da son yapılan zamlarla ilgili de vatandaşların kendisine tepki gösterdiğini aktaran Özel, "En son da dün yüzde 25 bir zam yapılmış. ‘Bozbey’in yapmadığı zamları AK Parti geri geldi, yine yapmaya başladı’ diyorlar" ifadelerini kullandı. "Esnafların sorunlarını dinleyeceğiz" Bursa programının devamında esnaf ve vatandaşlarla bir araya geleceklerini belirten Özel, "Esnafların sorunlarını dinleyeceğiz. Bursalılarla temas edeceğiz ve bundan sonraki Bursa’daki saatlerimizde de milletin sesini duymaya, sesini duyurmaya, YENİ Parti olarak da bunların sorunlarını nasıl çözeceğimizi Bursalılara anlatmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Bursa ile kişisel bir bağı olduğunu dile getiren Özel, kızının adının İpek olduğunu ve ismini Bursa ipeğinden aldığını belirterek, "Kızının adı İpek olan, adını da Bursa ipeğinden alan bir baba olarak bir kez daha Bursa’da olmaktan, sizlerle birlikte olmaktan, Bursa’nın hem bu manevi ruhundan hem de Türkiye’nin geleceği açısından umut veren kapasitesinden, çalışkan insanlarından, vatanını, milletini, bayrağını, atasını seven bu güzel insanlarla birlikte olmaktan çok memnunum, çok razıyım. Bir kez daha hepinize teşekkür ediyorum" dedi. "YENİ Parti’nin adını millet koydu" Özel, YENİ Parti’nin kuruluş sürecine ilişkin soruları da yanıtladı. Özel, "Burada da bizim YENİ Partimize gelmemiş, görevde herhangi bir belediye başkanımız ya da vekilimiz yok. Sayın Bozbey’in de hem gönlü hem bütün desteği bizimle birlikte. Açıklandığında da büyük bir onurla yakasına YENİ Parti rozetini ben takacağım" ifadelerini kullandı. Partinin kuruluş başvurusuna ilişkin de konuşan Özel, iki partinin birlikte İçişleri Bakanlığı’na başvuru yaptığını ve başvurularının kabul edildiğini söyledi. Daha sonra parti ismine ilişkin başka bir başvuru yapıldığını aktaran Özel, "Bakan da Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazdı. ‘Değiştirmeyi düşünür müsünüz, hiçbir ihtilaf çıkmasın’ diye. Biz baktık, ne logoda benzerlik var ne isimde benzerlik var" dedi. Konuyla ilgili hukuki değerlendirme yaptıklarını belirten Özel, "Bir iltibas olmadığını söylediler. Yolumuza devam ediyoruz ama Anayasa Mahkemesi görecek. Bizde iltibas yok der, var derse küçük bir değişiklik yapabiliriz" diye konuştu. Parti isminin millet tarafından belirlendiğini vurgulayan Özel, "YENİ Parti’nin adını millet koydu. Milletin koyduğu ismi kimseye değiştirtmeyiz" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.