Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Özgür Özel

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Özgür Özel haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Özgür Özel haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Özgür Özel: "Benim adım Tatar Ramazan, ben bu oyunu bozarım" Haber

Özgür Özel: "Benim adım Tatar Ramazan, ben bu oyunu bozarım"

İzmir Gündoğdu Meydanı’nda partililer tarafından karşılanan CHP Meclis Grup Başkanı Özgür Özel, daha sonra partililer ile birlikte CHP İzmir İl Başkanlığı görevinden alınan Çağatay Güç’ün görev yapacağını belirttiği Konak ilçesindeki binaya kadar yürüdü. Burada konuşan Özel, "Mutlak butlancıların İzmir’de yaptığı görevlendirmeyi hiçbir has evladı kabul etmezken, birileri kabul edip, İzmir il binamıza, partinin önünden geçmeyecek tipleri arkalarına toplayarak yaptıkları gece yarısı baskınından sonra İzmirliler dediler ki, ‘Gelin. O binayı 50 tane çapulcuyla gelip bastılar, gelin o binayı geri alalım.’ Ben arkadaşlara ‘Onların ne yaptığının hiçbir önemi yok. Biz binaları geride bıraktık’ dedim. O binalara koşup, seçilmedikleri yerlere yerleşmeye çalışanlar bilsin ki ‘Çıksınlar sokağa, gitsinler, bir göreyim’ dedik, gittiler. Uçağa gitmeden, akşamüstü 7.30’da ’butlancıların’ işgal ettiği binadan sonra seçilmiş il başkanımız seçilmiş il başkanlığı binasını burada tuttu. O binaya bir çay içmeye gidelim dedik. Butlancılar bir elin parmakları kadar kişiyle ziyaret yaparken, biz çay içmeye on binlerle geliyoruz" dedi. "İktidar yürüyüşünün önünden çekilin" "Buradan butlancılara sesleniyorum" diyen Özel, "İktidar yürüyüşünün önünden çekilin. Bu milletin önünde durursanız bu millet tarafından ezilirsiniz. Önümüzden çekilmezseniz, ne kara düzene, ne yargı kollarına, ne de partiye atadığı butlanın kollarına teslim olmayacağız" dedi. Özel, "Benim adım Tatar Ramazan, ben bu oyunu bozarım" ifadelerini kullandı. Özel’e il ve ilçe belediye başkanları, İzmir İl Başkanlığı görevinden alınan Çağatay Güç ve partililer eşlik etti.

Muhittin Böcek’ten savcılıkta şok ifade! Haber

Muhittin Böcek’ten savcılıkta şok ifade!

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2025/60355 sayılı soruşturmada ifade veren Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, CHP içindeki adaylık süreçleri, seçim finansmanı ve Ekrem İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığı hazırlıklarına ilişkin çarpıcı beyanlarda bulundu. Böcek, daha önce Özgür Özel’in yönlendirmesiyle merhum Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’e 950 bin Euro götürdüğünü söylediğini hatırlattı. Yeni ifadesinde ise Ekrem İmamoğlu’nun kendisinden yaklaşık 15 milyon Euro destek istediğini, bunun 5 milyon Euroluk kısmı için "havala" yöntemiyle ödeme yaptığını, ayrıca İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığı adaylığı sürecinde Akdeniz Bölgesi harcamalarının kendisi tarafından karşılanmasını talep ettiğini ileri sürdü. "Özgür Özel’in yönlendirmesiyle 950 bin euro götürdüm" Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında ifade veren Muhittin Böcek, daha önce verdiği beyanlarını tekrarlayarak, 2024 yerel seçimleri öncesinde CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in yönlendirmesiyle Manisa’ya gittiğini anlattı. Böcek, adaylığı henüz açıklanmadan önce, Özgür Özel’in memleketi olması ve genel başkanlık görevi nedeniyle adaylığına katkı sağlayacağı düşüncesiyle 15 Ocak 2024 tarihinde Manisa’ya gittiğini belirtti. İfadesinde, Ankara’daki bir toplantının ardından Özgür Özel’in kendisine merhum Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’e maddi destek ve proje desteği verilmesi talimatında bulunduğunu ileri süren Böcek, Manisa’ya giderken yanında bir çanta içerisinde yaklaşık 950 bin Euro götürdüğünü söyledi. Böcek, sosyal proje sunumunun ardından Ferdi Zeyrek ile kısa süre baş başa kaldığını, bu sırada parayı masasının yanına bıraktığını ifade etti. İmamoğlu ile İstanbul Polat otelde kritik görüşme Muhittin Böcek, ifadesinde 2024 yerel seçimleri sürecinde Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığına ilişkin yaşadığı bir başka süreci de anlattı. Böcek, Muratpaşa Belediye Başkanının Ekrem İmamoğlu ile görüştüğünü, adaylık sürecine ilişkin birtakım güvenceler aldığını ve bunun karşılığında yüklü miktarda harcama yapacağı bilgisine ulaştığını söyledi. Bunun üzerine adaylığını netleştirmek amacıyla 30 Kasım 2023 tarihinde İstanbul’a gittiğini belirten Böcek, Renaissance İstanbul Polat Bosphorus Hotel’de Ekrem İmamoğlu ile yaklaşık bir saat süren bir görüşme gerçekleştirdiğini ifade etti. Böcek, görüşmeye özel kalemi Yasin Yellice’nin tanıklık ettiğini, görüşme sonrasında otelin balkonunda birlikte fotoğraf çektirdiklerini ve bu fotoğrafı sosyal medya hesabında paylaştığını da beyan etti. "İmamoğlu, ’Tercihim senden yana’ dedi, 15 milyon Euro istedi" Böcek’in ifadesine göre Ekrem İmamoğlu, bu görüşmede başka bir kişiye adaylık sözü vermediğini ve tercihini Böcek’ten yana kullanacağını söyledi. Ancak görüşmenin en dikkat çekici bölümü, seçim kampanyası ve İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığı hedefi için talep edildiği ileri sürülen maddi destek oldu. Böcek, İmamoğlu’nun kendisine seçim kampanyası için maddi kaynağa ihtiyaç olduğunu söylediğini, ayrıca ilerleyen dönemde cumhurbaşkanlığı adaylığı planladığını belirterek siyasi yol haritasına ilişkin değerlendirmelerde bulunduğunu aktardı. Böcek’in beyanına göre İmamoğlu, bu süreçte Antalya’nın hem ekonomik hem de sosyal açıdan önemli görevler üstleneceğini, Böcek’in de buna hazırlıklı olması gerektiğini söyledi. Muhittin Böcek, ifadesinde İmamoğlu’nun kendisinden yaklaşık 15 milyon Euro maddi kaynak desteği istediğini, ayrıca cumhurbaşkanlığı adaylığı sürecinde Akdeniz Bölgesi harcamalarının kendisi tarafından karşılanmasını talep ettiğini öne sürdü. Böcek: "5 milyon Euro’yu "havala" sistemi ile ilettim" Böcek, Antalya’ya döndükten sonra bir dostuna 5 milyon Euro paraya ihtiyacı olduğunu ve bu parayla İstanbul’da bir ödeme yapacağını söylediğini anlattı. İfadesine göre, birkaç gün sonra görüştüğü kişi kendisine bir 100 TL banknotun fotoğrafını çekti; ayrıca üzerinde bir isim ve telefon numarası yazılı kâğıdı zarf içinde verdi. Böcek, bu banknot ve kâğıtla birlikte ödemenin İstanbul Kapalıçarşı’da tahsil edilebileceğinin kendisine söylendiğini belirtti. Bu yöntemin "havala" adı verilen gizli bir ödeme sistemi olduğunu düşündüğünü söyleyen Böcek, paranın hangi dövizciden tahsil edildiğini bilmesinin mümkün olmadığını ifade etti. "Banknot ve telefon yazılı kâğıdı İmamoğlu’na teslim ettim" Muhittin Böcek, talep edilen paranın bir kısmını karşılamak amacıyla 16 Aralık 2023 tarihinde Ekrem İmamoğlu’nu aradığını, 17 Aralık 2023 tarihinde İstanbul’a giderek kendisiyle yeniden görüştüğünü söyledi. Böcek, İstanbul’da İmamoğlu’nun seçim ofisi olarak kullandığı bir binaya gittiğini, buranın yüksek katlı bir plazanın giriş katında bulunan bir ofis olduğunu ifade etti. Baş başa yapılan ikinci görüşmede, yanındaki banknot ve telefon yazılı kâğıdı Ekrem İmamoğlu’na teslim ettiğini beyan eden Böcek, talep edilen paranın kalanını daha sonra zaman içerisinde halledeceğini söylediğini anlattı. Böcek ayrıca, bu seçimde Antalya’nın çok sayıda ilçesini kazanacağını taahhüt ettiğini ve ilçelere ilişkin çalışmalarını da İmamoğlu’na sunduğunu belirtti. Böcek: "Kalan parayı İmamoğlu tutuklandığı için vermedim" Böcek’in ifadesinde dikkat çeken bir diğer ayrıntı da taahhüt ettiği paranın kalanına ilişkin oldu. Muhittin Böcek, Ekrem İmamoğlu’na verdiğini ileri sürdüğü desteğin kalan kısmını, İmamoğlu tutuklandığı için gerçekleştirmediğini söyledi. Ayrıca aynı ödeme yönteminin, oğlu Gökhan Böcek’in seçim reklam giderlerinin ödenmesinde de kullanıldığını ifade etti. Böcek, Ekrem İmamoğlu ile yaptığı her iki İstanbul ziyaretinde de mobil özel kalemi Yasin Yellice’nin yanında bulunduğunu, görüşme odasına girmese de görüşmelerin yapıldığına tanıklık ettiğini beyan etti. Böcek: "İmamoğlu parti üstü bir güce dönüştü" Muhittin Böcek, ifadesinin devamında siyasi değerlendirmelerde de bulundu. Böcek, Ekrem İmamoğlu’nun CHP belediyeciliğinin öncü isimlerinden biri olarak uzun yıllar sonra çok sayıda belediyenin kazanılmasında önemli rol oynadığını ancak siyasi başarının ardından belediye başkanlığı görevini ikinci plana iterek erken bir cumhurbaşkanlığı hazırlığı sürecine yöneldiğini söyledi. İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığı hedefinin ve tüm kararları tek merkezden yönetme arzusunun siyasi yaklaşımında baskın hâle geldiğini belirten Böcek, bu sürecin başta Antalya olmak üzere birçok CHP belediyesini olumsuz etkilediğini ifade etti. Böcek, İmamoğlu’nun zaman içinde tüm belediye başkanlarının belirlenmesinde etkili olan "parti üstü bir siyasi güce" dönüştüğünü ileri sürdü. Böcek: "Özgür Özel dahi onun görüşü dışında hareket edemiyordu" İfadenin en dikkat çekici siyasi değerlendirmelerinden biri de CHP yönetimine ilişkin oldu. Muhittin Böcek, Parti Meclisi ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in dahi birçok konuda Ekrem İmamoğlu’nun görüşü dışında hareket edemediği bir durum oluştuğunu söyledi. Böcek, bu tablonun siyasetin doğal işleyişi açısından sağlıklı olmadığını, bir taraftan CHP gibi yüz yılı aşan geçmişe sahip bir partinin yönlendirilmesi, diğer taraftan İstanbul Büyükşehir Belediyesinin yönetimi ve henüz dört yıl sonraki cumhurbaşkanlığı seçimine yönelik hazırlıkların aynı anda yürütülmesinin demokratik teamüller açısından tartışmalı bir atmosfer oluşturduğunu ifade etti. Böcek: "İmamoğlu’nun kişisel hırslar CHP’yi belirsizliğe sürükledi" Böcek, ifadesinde eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun birkaç gün önce yaptığı "Belediyeler, genel merkezlerin ve liderlerin taleplerini karşılayacak yerler değildir." şeklindeki açıklamasına da atıfta bulundu. Bu sözlerin yaşanan tartışmaların özünü ortaya koyduğunu savunan Böcek, CHP belediyeciliğinin halk nezdinde yakaladığı güçlü desteğin zayıflamasının sebeplerinden birinin siyasi hedeflerin belediyecilik faaliyetlerinin önüne geçirilmesi olduğunu söyledi. Böcek, bu durumun hem CHP’ye hem de ülkeye zarar veren sonuçlar doğurduğunu dile getirdi. Muhittin Böcek, ifadesinin sonunda kişisel hırsların bir kurumun tamamını belirsizlik, tedirginlik ve savunmasızlık içine nasıl sürükleyebileceğini göstermek adına bu değerlendirmeleri yaptığını belirtti. Bildiği gerçekleri ve düşüncelerini samimiyetle dile getirdiğini söyleyen Böcek’in müdafileri de müvekkillerinin beyanlarına katıldıklarını ifade etti. Soruşturma, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde derinleştirilerek sürdürülüyor.

Ömer Çelik: "Terörsüz Türkiye’de yeni bir aşamadayız" Haber

Ömer Çelik: "Terörsüz Türkiye’de yeni bir aşamadayız"

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Artık terör örgütünün silah bırakması için bunu gerçekleştirecek yasal zeminin oluşması gerekiyor. Bu konunun biz bir an evvel Meclis’e gelmesi gerektiğini ve Meclis’ten hızlı bir şekilde değerlendirilerek yasalaşması gerektiğini düşünüyoruz, bu şekilde değerlendiriyoruz. Burada tabii en kapsayıcı şekilde bütün siyasi partilerin desteğiyle, Meclis’te olan ya da olmayan siyasi partilerin desteğiyle Terörsüz Türkiye hedefine ulaşmak, Terörsüz Bölge hedefine ulaşmak için bu adımları atmaya devam ediyoruz. Şimdiye kadar pek çok adım atıldı ama gelinen aşama artık yeni bir aşamadır" dedi. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Sakarya’nın Sapanca ilçesinde "Çeyrek Asırlık Destan AK Parti" temasıyla düzenlenen 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı kapsamında gazetecilere açıklamalarda bulundu. Kampın, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açılış konuşmalarıyla başladığını hatırlatan Çelik, "Çeyrek asırlık destan, bu kampın ana başlığı. Gerçekten her kampta kurucu arkadaşlarımız daha önce beraber yol yürüdüğümüz arkadaşlarımızın görüyoruz, hep beraber yeni katılan genç arkadaşlarımızla birlikte ne kadar uzun ve kıymetli bir yolu yürüdüğümüzü görüyoruz. Tabii bu yolun mimarı, bu yolun çilesini çeken, liderliğini yapan Cumhurbaşkanımızın, Genel Başkanımızın verdiği mücadelenin çeyrek asırlık bu destanın bütün safhalarını da tekrar hatırlama imkanı buluyoruz" dedi. "Bu kampı ve buradan çıkan politik sonuçları her zaman önemseriz" Kampın önemine dikkati çeken Çelik, şunları kaydetti: "Kamplarımızın özelliği bir yandan o yıl içerisinde geçmiş 6 ayın muhasebesini yaparız, aynı zamanda da önümüzdeki 6 ayın politikalarını belirleriz. Ama tabii bundan daha önemli kısım şudur; ahdimizi, vefamızı, yürüdüğümüz yola olan bağlılığımızı yinelemenin de bir zeminidir istişare kamplarımız. 33’üncüsünü yapıyoruz, aslında sayı daha fazla olacaktı ama biliyorsunuz covid döneminde belli sebeplerle ara vermek zorunda kaldık. Bu kampı ve buradan çıkan politik sonuçları her zaman önemseriz. Burada her seferinde değişik mekanizmalar kullansak da esası şudur; bütün oturumlarda notlar tutulur, arkadaşlarımızın soruları, eleştirileri, onlara verilen cevaplar değerlendirilir ve kampın sonunda bunlar, kamptan sonraki 1-2 ay içerisinde tek tek çıkarılarak hangi politik sonuçların çıkarılması gerektiği MYK’mızda, MKYK’mızda Genel Başkanımızın, Cumhurbaşkanımızın huzurunda değerlendirilir. Bu açıdan baktığınızda bu kadar uzun zamandır, son derece yoğun bir gündemle iktidar olmuş partimizin bu beyin fırtınalarından hiçbir zaman vazgeçmemesinin altını son derece ciddi bir şekilde çizmek lazım. Çünkü tartışmaktan, konuşmaktan ve istişare etmekten; karşılıklı olarak görüşmekten ve görüş belirtmekten hiçbir zaman vazgeçmiyoruz, bu bakımdan çok önemli." "Sorulara verilen cevaplar, değerlendirilmesi gereken konular ciddi şekilde not tutuluyor" Kampın oturumlarla devam ettiğini ifade eden Ömer Çelik, "Sabah genel başkan yardımcılarımızla bu oturumlar yapıldı. Milletvekillerimizin ve diğer katılımcılarımızın soruları, MKYK üyelerimizin ve diğer tüm birimlerimizin soruları cevaplandı. Şimdi bakanlarımızla yapılıyor. Çeyrek asırlık destanın bütün yönleriyle değerlendirilmesi için bir fırsat olarak bu zemin her seferinde en güçlü şekilde değerlendirilmiş oluyor. Sabah hep beraber izledik. Genel Başkanımızın konuşmasında ifade ettiği hususlar, iç politikadan dış politikaya kadar hepsi en kapsamlı şekilde şimdi içerideki oturumlarda ele alınıyor. Genel Başkanımızın katılacağı, milletvekillerimizle istişare toplantısı olacak. Aynı şekilde Genel Başkanımızın takdirleriyle bütün heyetimizle yapılacak istişare toplantıları olacak. Her zaman olduğu gibi, yarın da kendilerinin kapanış konuşmasıyla kampımızı tamamlamış olacağız. Bütün bu sorulan sorular, bu sorulara verilen cevaplar, değerlendirilmesi gereken konular ciddi şekilde not tutuluyor. Onun sonuçlarını önümüzdeki toplantılarda değerlendireceğiz. Akşamları hem bunu bir kaynaşma fırsatı olarak görüyoruz, politik hayatın yoğunluğu içerisinde zaman hızlı akıyor. Hızlı akışın içerisinde diğer konularda istişare etme fırsatı olamayabiliyor. Kampımız buna da fırsat veriyor. Bunun yanı sıra büyük bir insan hakları mücadelesi vermiş olan merhum Şule Yüksel’in hayatını anlatan Şule filmi dün akşam gösterildi. Bugün de merhum Necip Fazıl’ın ’Bir Adam Yaratmak’ romanından uyarlanan film gösterimi yapılacak. Her zamanki gibi sabahın erken saatlerinden, akşama kadar dolu dolu geçen bir kamp gerçekleştiriyoruz" ifadelerini kullandı. "İsrail’in saldırganlığı devam ediyor" AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, kampta dış politikaların da görüşüldüğüne değinerek sözlerini şöyle sürdürdü: "Tabii burada dış politikaların çok önemli konuları var. İran ile ilgili olarak, İran’a yapılan, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail tarafından gerçekleştirilen haksız ve hukuksuz saldırıdan sonra hem bölge barışı dünya barışı ciddi bir risk altına girmişti. Burada gelinen noktada, bu barışın bugün yapılan bazı saldırılarla yine risk altına girdiğini görüyoruz. İsrail’in saldırganlığı devam ediyor. Dolayısıyla bölgeyle ilgili konuların değerlendirilmesi, enerji meselelerinden tarıma, gıda güvenliğinden diğer konulara yoğun biçimde devam edecek. Yapay zekadan diğer bütün alanlara kadar geniş bir çerçevede kamp gündemimiz var. Hemen hemen bütün bakanlıklarımızın alanına giren ama onun dışındaki konuların da değerlendirildiği çok geniş bir yelpazede bir gündemle kamp devam ediyor." "Şimdiye kadar pek çok adım atıldı ama gelinen aşama artık yeni bir aşamadır" ’Terörsüz Türkiye’ noktasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kapsamlı değerlendirmeleri olduğunun, kapalı toplantılarda da bu konuya değinildiğinin altını çizen Çelik, "Artık o noktada yeni bir aşamada olduğumuzu son basın toplantımızda da ifade etmiştim. Artık terör örgütünün silah bırakması için bunu gerçekleştirecek yasal zeminin oluşması gerekiyor. Bu konunun bir an evvel Meclis’e gelmesi gerektiğini ve Meclis’ten hızlı bir şekilde değerlendirilerek yasalaşması gerektiğini düşünüyoruz, bu şekilde değerlendiriyoruz. Burada tabii en kapsayıcı şekilde bütün siyasi partilerin desteğiyle, Meclis’te olan ya da olmayan siyasi partilerin desteğiyle Terörsüz Türkiye hedefine ulaşmak, Terörsüz Bölge hedefine ulaşmak için bu adımları atmaya devam ediyoruz. Şimdiye kadar pek çok adım atıldı ama gelinen aşama artık yeni bir aşamadır. Bu yasanın çıkmasıyla birlikte terör örgütünün silah bırakmasını temin edecek zemin ortaya çıkacaktır. Burada terör örgütünün silah bırakmasının gerçekleşmesi halinde o zaman Türkiye uzun yıllardır mücadele ettiği terör örgütünü gündemden kaldırmış olacaktır. Bölgemizde de gelişmelere dikkat ettiğimizde Suriye’den Irak’a kadar geniş bir alanda terör örgütlerinin vekil güçler olarak kullanıldığını bazı emperyalist odaklarca görüyoruz. O sebeple Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedefimizin birbiriyle bağlantılı şekilde, iç içe şekilde, birbirinden ayrılmaz şekilde yürütülmesinin de ne kadar kıymetli olduğu net şekilde görülmektedir." "Sağduyu ile inşallah bu süreci sonucuna ulaştırmayı diliyoruz" Bu geçilen yeni aşamada pozitif dil ve sağ duyulu yaklaşımın kullanılmasının önemine dikkati çeken Çelik, "Geldiğimiz bu yeni aşamada, herkesi pozitif bir dille, ister katkı olsun, ister eleştiri olsun pozitif bir yaklaşımla bu sürece destek, katkı vermeye, eleştirisi varsa onu gündeme getirmeye, bunu sağlıklı şekilde yapmak için davet ediyoruz. Bu son derece kıymetlidir çünkü gerçekten bütün Türkiye’yi, bölgemizi ilgilendiren meselelerdir bunlar. Aşırı yaklaşımlardan kaçınmak, sağ duyulu davranmak gerekir, sağ duyulu bir dil kullanmak gerekir. Bize zaman zaman soruyorlar. ’Aşırı yaklaşımdan kastınız nedir?’ diye. Aslında herkes aşırı yaklaşımların ne olduğunu biliyor. Sürece eleştiri yerine, iftira ve çarpıtmayla yaklaşmak bir aşırı yaklaşımdır. Ayrıca, ’sürece destek veriyorum’ başlığı altında süreci ana odağından uzaklaştıracak yaklaşımlar, gündemler, toplumun hassasiyetlerini kışkırtacak tavır ve davranışlar da aşırı yaklaşımdır. Sağduyu ile inşallah bu süreci sonucuna ulaştırmayı diliyoruz" şeklinde konuştu. "Son hukuki durum ortaya çıkmadan da CHP’yi yönetemiyordu" Ömer Çelik, açıklamasına şöyle devam etti: "Bugün CHP Genel Başkanı yine, Cumhurbaşkanımızın bugünkü konuşmasına dönük bir şeyler söylemiş. Fakat mesele şundan ibarettir; kendisi, son hukuki durum ortaya çıkmadan da CHP’yi yönetemiyordu, CHP’de ciddi bir yönetim sorunu vardı. Biz bunu o zaman da ifade ettik. Şimdi bizim üzerimizden kendi yönetim yetersizliklerini temize çekmeye kalkmasınlar. Cumhuriyet Halk Partisi kendi meselesini kendi içerisinde halletsin. Biz geçmişte 14-28 Mayıs seçimlerinde Kılıçdaroğlu ile mücadele ettik, daha sonrasında Özgür Özel’in yönetimiyle mücadele ettik, daha öncesinde Kılıçdaroğlu’nun yönetiminde CHP ile mücadele etmiştik. Dolayısıyla bizim açımızdan fark eden bir şey yok ama kendi meselelerini kendileri halletsindirler. Bizim üzerimden kendi yetersizliklerini temize çekmeye kalkmasınlar. Biz buna müsaade etmeyiz. Bu durum, bu tablo Cumhuriyet Halk Partisine gönül vermiş saygıdeğer vatandaşlarımızın hak etmediği bir durumdur. Bundan kurtulmak için CHP’nin deneyimli siyasetçilerinin sağduyulu yol bulması gerekir. Önemli olan budur. Önümüzdeki dönemde, bugün Genel Başkanımızın bahsettiği şekilde, sürekli olarak kutuplaşma üretenlerin bizi kutuplaşmanın tarafı olarak konumlandırmaya çalıştığını görüyoruz. Buna müsaade etmeyeceğiz. Biz bu kutuplaşma üreten odaklarla sürekli olarak mücadele ettik, sürekli olarak bu gerilimi artıranlarla mücadele ettik. Biz en kapsayıcı şekilde, Terörsüz Türkiye başta olmak üzere bu büyük meselelerde en kapsayıcı, en diyaloğa açık şekilde, aşırılıklardan kaçınmış, ana yoldan ilerleyen şekilde çalışmaya, gayret etmeye devam edeceğiz." "Şarkı beğeni topladı" Öte yandan, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AK Parti için yeni hazırlanan şarkının salonda nasıl karşılandığına yönelik soru üzerine, eserin büyük beğeni topladığını belirterek, "Bütün arkadaşlarımızın ortak duygularına hitap eden, ritmiyle, sözleriyle hepimizin çok beğendiği, hepimizin ortak duygularına hitap eden, ’çeyrek asırlık destan’ üst başlığı ile gayet uyumlu şekilde bu şarkımıza eşlik ettik. Bundan sonra da parti programlarımızda onu görmeye devam edeceğiz" ifadesini kullandı.

Ömer Çelik: "Terörsüz Türkiye’de yeni bir aşamadayız" Haber

Ömer Çelik: "Terörsüz Türkiye’de yeni bir aşamadayız"

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Sakarya’nın Sapanca ilçesinde "Çeyrek Asırlık Destan AK Parti" temasıyla düzenlenen 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı kapsamında gazetecilere açıklamalarda bulundu. Kampın, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açılış konuşmalarıyla başladığını hatırlatan Çelik, "Çeyrek asırlık destan, bu kampın ana başlığı. Gerçekten her kampta kurucu arkadaşlarımız daha önce beraber yol yürüdüğümüz arkadaşlarımızın görüyoruz, hep beraber yeni katılan genç arkadaşlarımızla birlikte ne kadar uzun ve kıymetli bir yolu yürüdüğümüzü görüyoruz. Tabii bu yolun mimarı, bu yolun çilesini çeken, liderliğini yapan Cumhurbaşkanımızın, Genel Başkanımızın verdiği mücadelenin çeyrek asırlık bu destanın bütün safhalarını da tekrar hatırlama imkanı buluyoruz" dedi. "Bu kampı ve buradan çıkan politik sonuçları her zaman önemseriz" Kampın önemine dikkati çeken Çelik, şunları kaydetti: "Kamplarımızın özelliği bir yandan o yıl içerisinde geçmiş 6 ayın muhasebesini yaparız, aynı zamanda da önümüzdeki 6 ayın politikalarını belirleriz. Ama tabii bundan daha önemli kısım şudur; ahdimizi, vefamızı, yürüdüğümüz yola olan bağlılığımızı yinelemenin de bir zeminidir istişare kamplarımız. 33’üncüsünü yapıyoruz, aslında sayı daha fazla olacaktı ama biliyorsunuz covid döneminde belli sebeplerle ara vermek zorunda kaldık. Bu kampı ve buradan çıkan politik sonuçları her zaman önemseriz. Burada her seferinde değişik mekanizmalar kullansak da esası şudur; bütün oturumlarda notlar tutulur, arkadaşlarımızın soruları, eleştirileri, onlara verilen cevaplar değerlendirilir ve kampın sonunda bunlar, kamptan sonraki 1-2 ay içerisinde tek tek çıkarılarak hangi politik sonuçların çıkarılması gerektiği MYK’mızda, MKYK’mızda Genel Başkanımızın, Cumhurbaşkanımızın huzurunda değerlendirilir. Bu açıdan baktığınızda bu kadar uzun zamandır, son derece yoğun bir gündemle iktidar olmuş partimizin bu beyin fırtınalarından hiçbir zaman vazgeçmemesinin altını son derece ciddi bir şekilde çizmek lazım. Çünkü tartışmaktan, konuşmaktan ve istişare etmekten; karşılıklı olarak görüşmekten ve görüş belirtmekten hiçbir zaman vazgeçmiyoruz, bu bakımdan çok önemli." "Sorulara verilen cevaplar, değerlendirilmesi gereken konular ciddi şekilde not tutuluyor" Kampın oturumlarla devam ettiğini ifade eden Ömer Çelik, "Sabah genel başkan yardımcılarımızla bu oturumlar yapıldı. Milletvekillerimizin ve diğer katılımcılarımızın soruları, MKYK üyelerimizin ve diğer tüm birimlerimizin soruları cevaplandı. Şimdi bakanlarımızla yapılıyor. Çeyrek asırlık destanın bütün yönleriyle değerlendirilmesi için bir fırsat olarak bu zemin her seferinde en güçlü şekilde değerlendirilmiş oluyor. Sabah hep beraber izledik. Genel Başkanımızın konuşmasında ifade ettiği hususlar, iç politikadan dış politikaya kadar hepsi en kapsamlı şekilde şimdi içerideki oturumlarda ele alınıyor. Genel Başkanımızın katılacağı, milletvekillerimizle istişare toplantısı olacak. Aynı şekilde Genel Başkanımızın takdirleriyle bütün heyetimizle yapılacak istişare toplantıları olacak. Her zaman olduğu gibi, yarın da kendilerinin kapanış konuşmasıyla kampımızı tamamlamış olacağız. Bütün bu sorulan sorular, bu sorulara verilen cevaplar, değerlendirilmesi gereken konular ciddi şekilde not tutuluyor. Onun sonuçlarını önümüzdeki toplantılarda değerlendireceğiz. Akşamları hem bunu bir kaynaşma fırsatı olarak görüyoruz, politik hayatın yoğunluğu içerisinde zaman hızlı akıyor. Hızlı akışın içerisinde diğer konularda istişare etme fırsatı olamayabiliyor. Kampımız buna da fırsat veriyor. Bunun yanı sıra büyük bir insan hakları mücadelesi vermiş olan merhum Şule Yüksel’in hayatını anlatan Şule filmi dün akşam gösterildi. Bugün de merhum Necip Fazıl’ın ’Bir Adam Yaratmak’ romanından uyarlanan film gösterimi yapılacak. Her zamanki gibi sabahın erken saatlerinden, akşama kadar dolu dolu geçen bir kamp gerçekleştiriyoruz" ifadelerini kullandı. "İsrail’in saldırganlığı devam ediyor" AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, kampta dış politikaların da görüşüldüğüne değinerek sözlerini şöyle sürdürdü: "Tabii burada dış politikaların çok önemli konuları var. İran ile ilgili olarak, İran’a yapılan, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail tarafından gerçekleştirilen haksız ve hukuksuz saldırıdan sonra hem bölge barışı dünya barışı ciddi bir risk altına girmişti. Burada gelinen noktada, bu barışın bugün yapılan bazı saldırılarla yine risk altına girdiğini görüyoruz. İsrail’in saldırganlığı devam ediyor. Dolayısıyla bölgeyle ilgili konuların değerlendirilmesi, enerji meselelerinden tarıma, gıda güvenliğinden diğer konulara yoğun biçimde devam edecek. Yapay zekadan diğer bütün alanlara kadar geniş bir çerçevede kamp gündemimiz var. Hemen hemen bütün bakanlıklarımızın alanına giren ama onun dışındaki konuların da değerlendirildiği çok geniş bir yelpazede bir gündemle kamp devam ediyor." "Şimdiye kadar pek çok adım atıldı ama gelinen aşama artık yeni bir aşamadır" ’Terörsüz Türkiye’ noktasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kapsamlı değerlendirmeleri olduğunun, kapalı toplantılarda da bu konuya değinildiğinin altını çizen Çelik, "Artık o noktada yeni bir aşamada olduğumuzu son basın toplantımızda da ifade etmiştim. Artık terör örgütünün silah bırakması için bunu gerçekleştirecek yasal zeminin oluşması gerekiyor. Bu konunun bir an evvel Meclis’e gelmesi gerektiğini ve Meclis’ten hızlı bir şekilde değerlendirilerek yasalaşması gerektiğini düşünüyoruz, bu şekilde değerlendiriyoruz. Burada tabii en kapsayıcı şekilde bütün siyasi partilerin desteğiyle, Meclis’te olan ya da olmayan siyasi partilerin desteğiyle Terörsüz Türkiye hedefine ulaşmak, Terörsüz Bölge hedefine ulaşmak için bu adımları atmaya devam ediyoruz. Şimdiye kadar pek çok adım atıldı ama gelinen aşama artık yeni bir aşamadır. Bu yasanın çıkmasıyla birlikte terör örgütünün silah bırakmasını temin edecek zemin ortaya çıkacaktır. Burada terör örgütünün silah bırakmasının gerçekleşmesi halinde o zaman Türkiye uzun yıllardır mücadele ettiği terör örgütünü gündemden kaldırmış olacaktır. Bölgemizde de gelişmelere dikkat ettiğimizde Suriye’den Irak’a kadar geniş bir alanda terör örgütlerinin vekil güçler olarak kullanıldığını bazı emperyalist odaklarca görüyoruz. O sebeple Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedefimizin birbiriyle bağlantılı şekilde, iç içe şekilde, birbirinden ayrılmaz şekilde yürütülmesinin de ne kadar kıymetli olduğu net şekilde görülmektedir." "Sağduyu ile inşallah bu süreci sonucuna ulaştırmayı diliyoruz" Bu geçilen yeni aşamada pozitif dil ve sağ duyulu yaklaşımın kullanılmasının önemine dikkati çeken Çelik, "Geldiğimiz bu yeni aşamada, herkesi pozitif bir dille, ister katkı olsun, ister eleştiri olsun pozitif bir yaklaşımla bu sürece destek, katkı vermeye, eleştirisi varsa onu gündeme getirmeye, bunu sağlıklı şekilde yapmak için davet ediyoruz. Bu son derece kıymetlidir çünkü gerçekten bütün Türkiye’yi, bölgemizi ilgilendiren meselelerdir bunlar. Aşırı yaklaşımlardan kaçınmak, sağ duyulu davranmak gerekir, sağ duyulu bir dil kullanmak gerekir. Bize zaman zaman soruyorlar. ’Aşırı yaklaşımdan kastınız nedir?’ diye. Aslında herkes aşırı yaklaşımların ne olduğunu biliyor. Sürece eleştiri yerine, iftira ve çarpıtmayla yaklaşmak bir aşırı yaklaşımdır. Ayrıca, ’sürece destek veriyorum’ başlığı altında süreci ana odağından uzaklaştıracak yaklaşımlar, gündemler, toplumun hassasiyetlerini kışkırtacak tavır ve davranışlar da aşırı yaklaşımdır. Sağduyu ile inşallah bu süreci sonucuna ulaştırmayı diliyoruz" şeklinde konuştu. "Son hukuki durum ortaya çıkmadan da CHP’yi yönetemiyordu" Ömer Çelik, açıklamasına şöyle devam etti: "Bugün CHP Genel Başkanı yine, Cumhurbaşkanımızın bugünkü konuşmasına dönük bir şeyler söylemiş. Fakat mesele şundan ibarettir; kendisi, son hukuki durum ortaya çıkmadan da CHP’yi yönetemiyordu, CHP’de ciddi bir yönetim sorunu vardı. Biz bunu o zaman da ifade ettik. Şimdi bizim üzerimizden kendi yönetim yetersizliklerini temize çekmeye kalkmasınlar. Cumhuriyet Halk Partisi kendi meselesini kendi içerisinde halletsin. Biz geçmişte 14-28 Mayıs seçimlerinde Kılıçdaroğlu ile mücadele ettik, daha sonrasında Özgür Özel’in yönetimiyle mücadele ettik, daha öncesinde Kılıçdaroğlu’nun yönetiminde CHP ile mücadele etmiştik. Dolayısıyla bizim açımızdan fark eden bir şey yok ama kendi meselelerini kendileri halletsindirler. Bizim üzerimden kendi yetersizliklerini temize çekmeye kalkmasınlar. Biz buna müsaade etmeyiz. Bu durum, bu tablo Cumhuriyet Halk Partisine gönül vermiş saygıdeğer vatandaşlarımızın hak etmediği bir durumdur. Bundan kurtulmak için CHP’nin deneyimli siyasetçilerinin sağduyulu yol bulması gerekir. Önemli olan budur. Önümüzdeki dönemde, bugün Genel Başkanımızın bahsettiği şekilde, sürekli olarak kutuplaşma üretenlerin bizi kutuplaşmanın tarafı olarak konumlandırmaya çalıştığını görüyoruz. Buna müsaade etmeyeceğiz. Biz bu kutuplaşma üreten odaklarla sürekli olarak mücadele ettik, sürekli olarak bu gerilimi artıranlarla mücadele ettik. Biz en kapsayıcı şekilde, Terörsüz Türkiye başta olmak üzere bu büyük meselelerde en kapsayıcı, en diyaloğa açık şekilde, aşırılıklardan kaçınmış, ana yoldan ilerleyen şekilde çalışmaya, gayret etmeye devam edeceğiz." "Şarkı beğeni topladı" Öte yandan, AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AK Parti için yeni hazırlanan şarkının salonda nasıl karşılandığına yönelik soru üzerine, eserin büyük beğeni topladığını belirterek, "Bütün arkadaşlarımızın ortak duygularına hitap eden, ritmiyle, sözleriyle hepimizin çok beğendiği, hepimizin ortak duygularına hitap eden, ’çeyrek asırlık destan’ üst başlığı ile gayet uyumlu şekilde bu şarkımıza eşlik ettik. Bundan sonra da parti programlarımızda onu görmeye devam edeceğiz" ifadesini kullandı.

Ferdi Zeyrek dualarla anıldı! Haber

Ferdi Zeyrek dualarla anıldı!

Manisa Büyükşehir Belediyesi'nin merhum başkanı Ferdi Zeyrek için düzenlenen anma programına Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Genel Sekreter Burak Deste, genel sekreter yardımcıları, ilçe belediye başkanları, merhum Ferdi Zeyrek’in eşi Nurcan Zeyrek, kızı Nehir Zeyrek, kardeşi Özlem Zeyrek ve aile fertleri, mesai arkadaşları ve vatandaşlar katıldı. Ferdi Zeyrek ile tanışıklıklarının yıllar öncesine dayandığını belirten Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, “Yıllar önce Ferdi Başkan Mimarlar Odası Başkanı iken ben o dönem Manisa Eczacı Odası Akhisar temsilcisiydim. O zamanlar Beyaz Fil binası için eylem yapıyorduk. Cumhuriyet Halk Partisi’nde henüz siyaset yapmıyorduk. Sonra o meclis üyesi oldu, ben de Akhisar Belediye Başkanıydım. O sırada samimiyetimiz, diyaloğumuz arttı” dedi. “FOTOĞRAFIMIZI ODAMA ASTIM” Seçim sürecinde Ferdi Zeyrek’in yanında olmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirten Dutlulu, seçim gecesinden unutamadığı bir anıyı paylaştı. Dutlulu; “O gece çok güzel bir fotoğraf yakalamışlar. Benim eşim var, Ferdi’nin eşi Nurcan hanım var. Öyle samimi bir fotoğraf yakalamışlar ki o fotoğrafı odama astım. Her sabah belediyeye geldiğimde göreyim istedim. Çünkü bizim için çok keyifli bir gün, güzel bir seçim akşamıydı” diye konuştu. Ferdi Zeyrek’in kısa sürede önemli bir değişim başlattığını vurgulayan Dutlulu, “Bir yıllık belediye başkanıydı. Bir senede belediye başkanından koca koca binalar dikmesini bekleyemezsiniz. Çünkü bu işlerin planı var, projesi var. Ama belediyede bir zihniyeti değiştirebilirsiniz ve o değiştirmişti. Sosyal belediyeciliği başlattı. Kimsesizlerin kimsesi oldu. O gördüğünüz videolar aslında çok samimi videolardı. Kimi zaman bir, engelli çocuğun kimi zaman ihtiyacı olan yaşlı teyzenin yanındaydı. Ve insanların gönlüne işte öyle girdi” diye konuştu. “FERDİ BAŞKAN’IN ADI HER YERDE YAŞAYACAK” Ferdi Zeyrek’in anısını yaşatmak için çalışmaya devam edeceklerini belirten Dutlulu, son olarak şunları söyledi: “Bu cuma Soma’da Belediye Başkanımızla Yeraltı Otoparkı ve Ferdi Zeyrek Meydanı’nın temelini atacağız. Salihli’de çalışıyoruz. 17 ilçede çalışıyoruz. Manisa merkezinde çalışıyoruz. Arka arkaya işler yapacağız. Ferdi Zeyrek Kültür Merkezi’nin ihalesi bu yaz aylarında olacak. Her yerde yapacağımız işlerle onun hayal ettiği şehri inşa ederek inşallah biz onu anmaya devam edeceğiz. Her zaman aklımızda, dilimizde olacak, gönlümüzde olacak. Biz onu çok seviyoruz. İyi ki bu şehirden bir Ferdi geçti. Keşke daha çok olsaydı ama iyi ki geçti. Onun adı her yerde yaşayacak. Bizler bir kez daha sevgi ve saygıyla anıyoruz. Tekrardan tüm aileye başta Nurcan Hanım, Özlem ve çocukları, kardeşleri ve tüm aileye başsağlığı diliyoruz. Her zaman yanınızdayız.” “ÇOK NEZAKETLİ BİR İNSANDI” Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste ise “Bir yıl olmuş, nasıl geçtiğini biz de anlamadık. Bu kalabalığı görünce birden ben de 9 Haziran 2025'e döndüm. Çok zor günlerdi. Ferdi Başkan'ımızı hâlâ içimizde özlemle saygıyla anıyoruz. Çok nezaketli bir insandı, çok kibar bir insandı. Arkasında kocaman bir sevgi dağı bıraktı gitti. Manisa için bir şanstı. Kader diyorum başka bir şey diyemiyorum. Çok söyleyecek de çok fazla söz bulamıyorum. İnanın. Onu her zaman sevgiyle, saygıyla, rahmetle anacağız. Toprağı bol olsun. Mekanı cennet olsun diyorum. Hepinize sevgiler, saygılar sunuyorum” diye belirtti. “FERDİ, ABİNİZ OLDU, YOL ARKADAŞINIZ OLDU” Merhum Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’in eşi Nurcan Zeyrek, aslında konuşma yapmayı düşünmediğini ama kalabalık karşısında konuşmak istediğini belirterek, şunları söyledi: “Bir yıl geçmiş. Bana göre daha dün gibi. Burada onun kalbi bende ve ben hayatta olduğum sürece yaşamaya devam edecek diye haykırışlarda bulunmuşum. Sonrasında izlediğimde kalpten ve gönülden gelen haykırışların birer şiir gibi olduğunu gördüm. Sevginin, aşkın büyüklüğünü gördüm. Şimdi sizleri burada görünce o günü yaşıyorum. İyi ki varsınız. Çok teşekkür ediyorum. Hepinize kocaman sarılıyorum. Çok teşekkür ederim” diye konuştu. CHP Lideri Özgür Özel ise, acılarının çok büyük olduğunu belirterek, “Büyük acının yıl dönümündeyiz. Bugün burada olabilmek, Ferdi Başkanımla son bayram namazını birlikte kıldığımız Hatuniye Camii’nde onun sene-i devriyesinde, mevlidinde bulunmak yüreğimize bir nebze olsun su serpti. Ferdi’nin yokluğuna katlanmak o kadar kolay değil. Acımızı paylaşan herkese, olayın duyulduğu andan itibaren yanımızda olan herkese ve o günden bugüne Ferdi Başkanımızın emanetine sahip çıkan herkese teşekkür ediyoruz” dedi. Hatuniye Camii’nde okutulan mevlidin ardından Cumhuriyet Meydanı’nda tüm vatandaşların katılımıyla hayır yemeği düzenlendi. Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen hayır yemeği sonrasında merhum başkan Ferdi Zeyrek, kabri başında dualarla anıldı.

Antalya’da seçim öncesi 1 milyon euro iddiası dosyası Ankara’ya taşındı Haber

Antalya’da seçim öncesi 1 milyon euro iddiası dosyası Ankara’ya taşındı

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma dosyasında yetkisizlik kararı verildi. Dosyada, İçişleri Bakanlığı kararıyla Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek ve oğlu Mustafa Gökhan Böcek "rüşvet vermek" suçlamasıyla şüpheli olarak yer aldı. Kararda, haklarında iddiada bulunulan parlamenterler ise Özgür Özel ile Veli Ağbaba, Ali Mahir Başarır, Umut Akdoğan, Mustafa Erdem ve Cavit Arı olarak sıralandı. Soruşturma alanının ayrı ve özel yetki kapsamına girdiği anlaşıldı Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma dosyası kapsamında alınan beyanlar, temin edilen HTS/baz kayıtları ve dosyaya sonradan giren bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirildiği belirtildi. Dosyada; başlangıçta Antalya Büyükşehir Belediyesi ve belediye ile irtibatlı kişi ve şirket faaliyetleri etrafında yürütülen soruşturma konusunun, ilerleyen aşamada 2024 yerel seçimleri öncesinde Muhittin Böcek’in yeniden aday gösterilmesi süreciyle bağlantılı olarak ayrı bir soruşturma alanına dönüştüğü kaydedildi. Soruşturmada; CHP Genel Merkezi’nde görevli veya CHP çatısı altında siyasi faaliyette bulunan bazı kişiler ile Türkiye Büyük Millet Meclisi üyesi bazı şahıslara para verilmesi veya verdirilmesi, adaylık sürecinin maddi menfaat teminiyle ilişkilendirilmesi, bu kapsamda rüşvet, nüfuz ticareti, siyasi parti finansmanı mevzuatına aykırılık ve bağlantılı suçlar yönünden değerlendirme yapılmasını gerektiren ayrı ve özel yetki kapsamına giren bir soruşturma alanının oluştuğu ifade edildi. Beyanlar ve HTS kayıtları değerlendirildi Mustafa Gökhan Böcek’in 2 Mayıs, 10 Mayıs, 15 Mayıs ve 22 Mayıs 2026 tarihli beyanları ile Muhittin Böcek’in 11 Mayıs, 16 Mayıs ve 23 Mayıs 2026 tarihli beyanlarının incelendiği dosyada; ayrıca HTS/baz inceleme tutanakları, Muhittin Böcek ile bazı parlamenterler arasındaki irtibat tablosu ve ham HTS veri setinin birlikte değerlendirildiği bildirildi. Mustafa Gökhan Böcek’in beyanlarında, 2024 yerel seçimleri öncesinde babası Muhittin Böcek’in Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığına yeniden aday gösterilmesi sürecinde Veli Ağbaba tarafından internet tabanlı iletişim uygulamaları üzerinden arandığını, kendisine Özgür Özel’in talimatıyla hareket edildiğinin söylendiğini, başlangıçta 30 milyon TL para talep edildiğini, bu tutarın euro karşılığı dikkate alınarak 1 milyon euroya tamamlanmasının istendiğini ileri sürdüğü kaydedildi. Soruşturma dosyasında, Mustafa Gökhan Böcek’in söz konusu talebi babası Muhittin Böcek’e aktardığını, Muhittin Böcek’in de "gereğini yap" şeklinde cevap verdiğini beyan ettiği belirtildi. "1 milyon euroyu bu kişiye mi bırakacağım" beyanı kararda yer aldı Mustafa Gökhan Böcek’in devam eden beyanlarında, söz konusu parayı Antalya’daki esnaf ve iş insanlarından nakit olarak temin ettiğini, parayı siyah bir sırt çantasına koyarak Ankara’ya götürdüğünü ifade ettiği aktarıldı. Kararda, Böcek’in 9 Ocak 2024 tarihinde eşi Zuhal Böcek ile birlikte Ankara’ya gittiğini, Ankara’da CHP Genel Merkezi’ne intikal ettiğini, burada Veli Ağbaba’nın yönlendirdiğini belirten bir şahıs tarafından karşılandığını beyan ettiği kaydedildi. Böcek’in beyanında, bu şahsın Veli Ağbaba’yı telefonla aradığını, kendisinin de telefon üzerinden Veli Ağbaba ile konuşarak "1 milyon euroyu bu kişiye mi bırakacağım" dediğini, Veli Ağbaba’nın "evet" demesi üzerine parayı bu şahsa teslim ettiğini ifade ettiği belirtildi. Mustafa Gökhan Böcek’in daha sonraki ek beyanında, parayı teslim ettiği şahsın avukatı vasıtasıyla sosyal medya üzerinden gösterilen fotoğraflardan hareketle E.C. olduğunu değerlendirdiğini, E.C. isimli kişiye Veli Ağbaba’ya ulaştırılmak üzere 1 milyon euro parayı bizzat teslim ettiğini, bu şahısla olay öncesinde veya sonrasında başka bir irtibatı olmadığını beyan ettiği bildirildi. Muhittin Böcek’in beyanları da dosyada yer aldı Soruşturmada, Muhittin Böcek’in alınan beyanlarında, Özgür Özel’in seçim sürecinde parti genel merkezinin maddi ve manevi talepleri olabileceği yönünde açıklamalarda bulunduğunu, kendisinin de seçim sürecindeki maddi taleplerle ilgilenmesi için oğlu Mustafa Gökhan Böcek’e "gereğini yap" dediğini beyan ettiği belirtildi. Muhittin Böcek’in, Gökhan Böcek’in kendisine Veli Ağbaba tarafından Özgür Özel’in talebi üzerine 1 milyon euro istendiğini söylediğini, kendisinin de Gökhan’a "sen gereğini yap" dediğini ifade ettiği kaydedildi. Muhittin Böcek’in daha sonraki beyanlarında Gökhan Böcek’in 10 Ocak 2024 tarihinde Ankara’da CHP Genel Merkezi’ne para götürmüş olabileceğini, kendisinin para tesliminin ayrıntılarını doğrudan bilmediğini, ancak daha önce Gökhan’a bu yöndeki taleplerin karşılanması hususunda talimat verdiğini kabul ettiği aktarıldı. Ayrıca Böcek’in, siyasi partilere seçim yardımı niteliğinde verilen maddi desteklerin resmi kayda bağlanmasının uygulamada olağan olmadığını bildiğini ifade ettiği belirtildi. HTS kayıtlarında CHP Genel Merkezi hattı Soruşturma dosyasında, HTS ve baz verileri yönünden yapılan değerlendirmede, Mustafa Gökhan Böcek ile Muhittin Böcek’in 10 Ocak 2024 tarihi saat 11.31 sıralarında Ankara JW Marriott Otel çevresinde aynı baz alanında göründükleri belirtildi. Bu zaman diliminin, Mustafa Gökhan Böcek’in CHP Genel Merkezi’ne giderek parayı teslim ettiğini beyan ettiği zaman aralığından hemen önceye denk geldiği kaydedildi. Muhittin Böcek’in HTS raporuna yansıyan karşı baz hareketleri incelendiğinde, 8 Ocak 2024 saat 23.03’te Muhittin Böcek tarafından Ali Mahir Başarır’ın arandığı, 10 Ocak 2024 saat 11.34’te yine Muhittin Böcek tarafından Ali Mahir Başarır’ın arandığı, 10 Ocak 2024 saat 13.59’da ise bu defa Ali Mahir Başarır’ın CHP Genel Merkezi baz alanında göründüğü sırada Muhittin Böcek’i aradığı belirtildi. Kararda, bu iletişimlerin Mustafa Gökhan Böcek’in para teslimi iddiasının bulunduğu zaman aralığıyla örtüştüğü ifade edildi. Ham HTS veri setinde ayrıca 10 Ocak 2024 saat 13.20 ve 13.23 sıralarında Umut Akdoğan ile Muhittin Böcek arasında CHP Genel Merkezi karşı bazlı çift yönlü iletişim bulunduğu, Mustafa Erdem’in aynı gün hem Mustafa Gökhan Böcek hem de Muhittin Böcek ile temaslarının olduğu, Cavit Arı ile 9 Ocak ve 10 Ocak 2024 tarihlerinde Mustafa Gökhan Böcek ve Muhittin Böcek arasında olay öncesi ve sonrasına denk gelen görüşmeler yapıldığı kaydedildi. Kararda, bu hususların CHP Genel Merkezi çevresinde gerçekleştiği iddia edilen para teslimi olayının yalnızca Mustafa Gökhan Böcek ile teslim alan kişi arasında sınırlı kalmayıp, TBMM üyesi bazı kişiler yönünden de bilgi, koordinasyon, teyit veya iştirak ihtimalinin araştırılmasını zorunlu kıldığı değerlendirildi. Dosya Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildi Soruşturma kapsamında, seçimden önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen milletvekili hakkında soruşturma ve kovuşturma yapma yetkisinin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ve bu yer ağır ceza mahkemesine ait olduğu hatırlatıldı. Bu düzenlemenin milletvekilleri hakkındaki soruşturmalarda şahsa bağlı özel ve münhasır bir yetki kuralı olduğu belirtilen kararda, suçun işlendiği iddia edilen yer veya delillerin bir kısmının Antalya’da bulunmasının, TBMM üyesi kişiler yönünden Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturmayı yürütmesine hukuki imkan sağlamadığı ifade edildi. Somut olay bakımından iddia edilen para tesliminin CHP Genel Merkezi’nde, yani Ankara’nın Çankaya ilçesinde gerçekleştiği, milletvekilleriyle bağlantılı olduğu değerlendirilen telefon trafiğinin de önemli bölümünün Ankara/CHP Genel Merkezi hattıyla irtibatlı olduğu belirtildi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı, 2024 yerel seçimleri öncesinde Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı süreciyle bağlantılı olarak CHP Genel Merkezi’nde veya CHP Genel Merkezi irtibatlı kişiler aracılığıyla para talep edilmesi, para verilmesi, paranın teslim alınması, teslimin teyit edilmesi ve TBMM üyesi kişilerin eylemle irtibatının araştırılmasını gerektiren kısım yönünden yetkisizlik kararı verdi. Dosyanın Veli Ağbaba, Ali Mahir Başarır, Umut Akdoğan, Mustafa Erdem, Cavit Arı, Özgür Özel ve soruşturma sırasında tespit edilecek diğer TBMM üyeleri yönünden değerlendirme yapılmak üzere Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verildi. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma dosyasındaki, yetkisizlik kararının kapsamı dışında kalan ve milletvekilleriyle bağlantılı para talebi ve teslimi iddiasından bağımsız bulunan diğer eylem ve kişiler yönünden soruşturmanın ayrıca yürütülmesine, gerektiğinde tefrik edilmesine karar verildi.

Mutlak butlan sonrası CHP'de ilk grup toplantısı Haber

Mutlak butlan sonrası CHP'de ilk grup toplantısı

CHP'nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM'deki grup toplantısında partililere seslendi. Kemal Kılıçdaroğlu’nun itirazlarına rağmen TBMM’de toplanan CHP Grup Toplantısı’nda Özgür Özel, CHP Grup Başkanı sıfatıyla kürsüye çıktı. Toplantı öncesinde ve sırasında “Başkan Özgür” sloganlarının yanı sıra salonda “Hain Kemal” sloganları da yükseldi. Mutlak butlan sonrası ilk grup toplantısını yapan Özgür Özel, öfkenin değil, umudun sesini yükselteceklerini ifade ederek, "Kumpasa karşı direnmeye devam ediyoruz. Dostu, düşmanı ayırmakta ustalaştık. Yolumuzda yürüyoruz" dedi. Özel, konuşmasında parti içindeki bölünmeye, 5 Kasım Kurultayı ve 31 Mart yerel seçim sonuçlarına değinerek sert ifadeler kullandı. “Karşımızda 5 Kasım kurultayını hazmedemeyenlerle 31 Mart yerel seçimini hazmedemeyenlerin, yani mutlak sultanla mutlak butlanın ittifakı vardır" diyen Özgür Özel, Genel Merkez'deki duruma da tepki göstererek, “Bir tarafta butlan kararıyla bizlerin polis zoruyla dışarıya atıldığı baba ocağımız, bir tarafta burada Gazi’nin diğer büyük eserinin çatısı altında partisine ve ülkesine sahip çıkmaya çalışanlar” dedi. Kemal Kılıçdaroğlu’nun basın danışmanı Atakan Sönmez’e sert tepki gösteren Özel, “Bu partinin bir evladı değil… TGRT’den maaş alan, partimizle uğraşan birisi” ifadelerini kullandı. Bazı isimleri tek tek hedef alan Özel, partideki “içeridekiler” ve “dışarıdakiler” ayrımını vurguladı. “Biz o yürüyüşle eskimiş, köhnemiş, yozlaşmış bir kara düzeni ve o kara düzenle iş birliği yapanları arkamızda bırakarak iktidar yürüyüşüne başladık” diyen Özel, "Hiç heveslenilmesi. Erdoğan'ı mutlaka yenecek adayımız var" diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.