Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Özgür Özel

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Özgür Özel haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Özgür Özel haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Gürlek’ten Özel’e sert yanıt: "Belgeler sahte, son dakika çırpınışları" Haber

Bakan Gürlek’ten Özel’e sert yanıt: "Belgeler sahte, son dakika çırpınışları"

Adalet Bakanı Akın Gürlek, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in kendisinin üzerine kayıtlı taşınmazlara ilişkin iddialarına sert tepki göstererek, söz konusu belgelerin "sahte ve düzmece" olduğunu belirtti. İddiaların gerçeği yansıtmadığını ifade eden Gürlek, Özel’in açıklamalarının kamuoyunu yanıltmaya yönelik olduğunu kaydetti. Bakan Gürlek, "O belgeler kesinlikle sahte ve düzmece belgeler. Benim üzerime kayıtlı dört tane taşınmaz var. Yani o diğerlerini bilmiyorum. Yalan. Güya bir ID numaraları falan vermiş ama ID numaralarında Akın Gürlek yazıyor mu? Yazmıyor. Yani Özgür Özel’in amacı burada asrın yolsuzluğu davasını perdelemek. Birinci amacı bu. İkinci amacı ben de kendisine şunu söylüyorum. Biliyorsunuz Muhittin Böcek davasında bir yargılama var. Muhittin Böcek, 15 Ocak 2024 tarihinde Manisa ilinde benzinliğe uğruyor. Bu benzinliğe niye uğruyor? Burada tabii Muhittin Böcek’in itirafçı olma durumu vardı. Orada biliyorsunuz Özgür Özel’e kendisinin adaylığı konusunda bir para iddiası var. Bu konuda da baz istasyonu çalışmaları var. Baz istasyonları çalışmalarında ortaya konuldu. Bunlar dosyada da var. Özgür Özel bence iki noktayı perdelemek istiyor. Birincisi asrın yolsuzluk davasını, ikincisi de Muhittin Böcek’in 15 Ocak 2024’te kendisinin aday olması için Manisa Benzin İstasyonu’na gidip bir para verme iddiası var. Bu para verme iddiasını şey yapıyor" dedi. "Özgür Özel’in amacı belli, asrın yolsuzluğu davasını perdeliyor" Devlet memuru olmasından dolayı düzenli olarak mal beyanında bulunduğunu ifade eden Bakan Gürlek, "Dört tane taşınmazın var. Bu taşınmazların değerleri de belli. Bir tanesi Tuzla’da. Onun dediği gibi 30 milyon lira da değil, 3-4 milyon lira taşınmazın değeri. Hepsi yalan. O konuda zaten bugün manevi tazminat davası açacağız. Özgür Özel’in amacı belli, iki noktayı perdeliyor. Birincisi asrın yolsuzluğu davasını perdeliyor. İkincisi de kendisinin Muhittin Böcek’in aday olması için 15 Ocak 2024 tarihindeki baz istasyonu kayıtlarıyla sabit. Bunu Muhittin Böcek de aslında anlatacak da, zamanı var. Özgür Özel seçime girmesi için kendisinden bir şeyler istiyor. Muhittin Böcek de bunu veriyor. Bu hususun ben dikkate alınmasını istiyorum. Benim veremeyecek hesabım yok. Bu konuda da zaten bugün manevi tazminat davası açacağız" dedi. "Özgür Özel’in tamamen son dakika çırpınışları" Özel’in açıklamalarının CHP’liler ve CHP’li milletvekilleri tarafından ilgi görmemesi hakkında da konuşan Bakan Gürlek, "Ben de baktım. İşte örnek belgeler sunuyor, tapu belgeleri. Ya bunların hepsi gerçekleşiyor. Sahte belgeler yani. Zaten sahte hemen ortaya çıkar. Zaten manevi tazminat davası işte burada da mahkeme tapuya yazacak. Bu kadar anlatmaya da gerek yok. Özgür Özel’in tamamen son dakika çırpınışları. Ben bunu yüce Türk milletinin takdirine bırakıyorum. Benim veremeyecek hesabım yok. Hakim, savcılıkta zaten düzenli olarak maaş, düzenli olarak mal bildiriminde bulunmanız gerekiyor. Ben söyleyeceklerimi söyledim" ifadelerini kullandı.

Bakan Gürlek’ten Özel’e: İddialar asılsız, yargıya taşıyorum Haber

Bakan Gürlek’ten Özel’e: İddialar asılsız, yargıya taşıyorum

Adalet Bakanı Akın Gürlek, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in kendisine yönelik açıklamalarına sert tepki gösterdi. Bakan Gürlek, söz konusu iddiaların herhangi bir somut delile dayanmadığını ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik olduğunu ifade etti. Açıklamasında 20 yılı aşkın süredir devlet kademelerinde görev yaptığını vurgulayan Bakan Gürlek, mal varlığı beyanlarının yasal çerçevede düzenli şekilde ilgili kurumlara sunulduğunu belirterek, Özgür Özel’in gündeme getirdiği iddiaların gerçeği yansıtmadığını savundu. “Tapu kayıtlarında karşılığı olmayan, hayal ürünü bilgilerle kamuoyu yanıltılmak isteniyor” diyen Bakan Gürlek, Özgür Özel’in daha önce de benzer iddialarda bulunduğunu ve bunların gerçeği yansıtmadığının ortaya çıktığını ileri sürerek, söz konusu açıklamaların bir karalama kampanyasının parçası olduğunu söyledi. Yargı görevleri sırasında terör ve organize suçlarla mücadele ettiğine dikkat çeken Bakan Gürlek, bu süreçte hedef alındığını savundu. Bakan Gürlek, elinde bilgi ve belge olduğunu iddia edenlerin bunu siyasi platformlar yerine yargıya sunması gerektiğini belirterek, “Bu iftiralar karşısında başta manevi tazminat olmak üzere gerekli yasal süreçleri başlatıyorum” dedi. Hatırlanacağı gibi bugün CHP Genel Merkezi'nde kameralar karşısına geçerek 'turpun küçüğü' açıklaması yapan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in mal varlığını açıklamıştı. CHP lideri Özel, Bakan Gürlek'in 19 yıllık maaşıyla 190 yılda alamayacağı kadar gayirmenkul aldığını iddia etmiş, söz konusu bu iddialara ilişkin mal varlıklarını ID numaraları ile birlikte açıklamıştı.

CHP Genel Başkanı Özel: "Şehitlerimizin her biri bizler için birer kahraman" Haber

CHP Genel Başkanı Özel: "Şehitlerimizin her biri bizler için birer kahraman"

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara’da şehit yakınları ve gazilerle iftar programında bir araya geldi. Programda konuşan Özel, "Bugün burada şehit yakınlarımızla, gazilerimizle, kıymetli aileleriyle birlikte bir kez daha aynı iftar sofrasını paylaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. 11 aydır özlenen, iki aydır yolu gözlenen mübarek Ramazan’ın 26’ncı gününde, 26’ncı iftarındayız. Allah tuttuğunuz oruçları, ettiğiniz duaları kabul etsin. Hep birlikte bayrama varmayı ve bayramları bayram gibi, acı haberler almadan, özlediklerimize kavuşarak, hastalarımızın şifa bulduğunu görerek geçirmeyi, hep birlikte o bayramları yaşamayı nasip etsin" diye konuştu. Şehitlerin önemine vurgu yapan Özel, "Bu vatan için canını vermiş şehitlerimizin, canının bir parçasını feda etmiş gazilerimizin her biri bizler için birer kahraman. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözünü hatırlamalı, hafızalarımızdan hiç çıkarmamalıyız. ‘Türk tarihine altın sayfalar yazdıran gazilerimiz ile şehitlerimizin hatıralarını yüceltmek, onlara olan minnet ve şükran duygularımızı ifade etmek milli görevlerin en kutsalıdır’ demiş Gazi Mustafa Kemal Atatürk. Onun kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi olarak şehit ailelerimiz ve gazilerimizin yanında durarak, onun bu vasiyetini yerine getirmek, onun emanetlerine sahip çıkmak en önemli görevimiz. Bunu genel başkan olarak partimizin tüm kademelerinde, ilçe başkanlıklarından başlayarak genel merkeze kadar hayata geçirmeye çalışıyoruz" şeklinde konuştu.

MHP Genel Başkanı Bahçeli, Özgür Özel'i tiye aldı Haber

MHP Genel Başkanı Bahçeli, Özgür Özel'i tiye aldı

MHP Genel Başkanı Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, ABD-İsrail ve İran arasında yaşanan saldırılar başta olmak üzere bölgesel gelişmelere ve iç politikaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. "Bölgemizi içinden nasıl çıkılacağı meçhul ve muamma olan çok tehlikeli bir akıl tutulması sarmış" Orta Doğu’daki gelişmelerin giderek ağırlaştığını belirten MHP lideri Bahçeli, ABD-İsrail koalisyonunun İran’a yönelik operasyonlarının bölgede şiddeti artırdığını söyledi. Bahçeli, şunları kaydetti: "ABD-İsrail koalisyonun İran’a yönelik başlattığı kirli savaşın 11’inci gününde, bilanço gittikçe ağırlaşmakta, şiddet ve yıkım günbegün artış kaydetmektedir. Aynı zamanda 11 gündür psikolojik harbin, dijital harbin, elektronik harbin ve propaganda harbinin eşine benzerine çok nadir rastlanacak örnekleri de kademe kademe ilerletilmektedir. Bölgemizi içinden nasıl çıkılacağı meçhul ve muamma olan çok tehlikeli bir akıl tutulması sarmış ve sarmalamıştır." "Siyonist-emperyalist çıkar ortaklığının askeri ve politik iradesi nefretle sarılmıştır" Söz konusu saldırıların bölgeyi ateşe attığına dikkati çeken Bahçeli, askeri gerilimi azaltmaya yönelik diplomatik girişimlerin etkisiz kaldığını aktardı. Bahçeli, "Yakın ve yakıcı bir gerçeği aleni olarak işaret ve ifade etmek lazım gelirse o da şu olacaktır: Siyonist-emperyalist çıkar ve şiddet ortaklığının askeri ve politik iradesi kan, kin ve nefretle sarılmıştır. Dünyaya, sözde medeniyet mimarisinin izdüşümünde; demokrasi, özgürlük, adalet ve insan hakları konularında bilirkişilik taslayan hangi ülke veya ülkeler varsa hepsi birden sınıfta kalmış, bu değerlere esasta ve usulde ne kadar yabancılaştıklarını resmen kanıtlamışlardır. Haksızlık diz boyudur. Hukuksuzluk doruk noktadadır. Askeri gerilimi artıran değil; dengeleyen ve yöneten, sükûnet ve diyaloğu tahkim eden telkin ve tekliflerin bugüne kadar etkisiz ve yetersiz kaldığı, bununla ilişkili olmak üzere ateşkes ve diplomasi çağrılarının karşılık bulmadığı meydandadır. Bunun yanında ABD Başkanı’nın, ’savaşın bitiş zamanına Netenyahu ile karar vereceğiz’ demesi ise dayatmacı bir dil, üstenci bir bakış, barışçıl arayışları küçümseyen özürlü bir yaklaşımdır" şeklinde konuştu. "İran’da, Gazze’de ölenler çocuk değil de penguenler olsaydı küresel yas mı ilan edilecekti?" Gazze’deki çocuk ölümlerine de değinen Bahçeli, uluslararası toplumun çifte standart uyguladığını belirterek, şöyle devam etti: "2007 yılında Antarktika’da çekilen bir belgeselde kolonisinden ayrılan bir penguenin video görüntüsü 2026 yılının ilk aylarında herkesin dilinde ve gündemindeydi. Bu penguenin derdiyle dertlenip sonuçlar çıkaran; söz konusu doğal davranışı kolektif bilincin kırılması olarak gören, insanla ilişkilendirip toplumsal travmaların gecikmiş yankısı, insanın kendisine tuttuğu ayna şeklinde yorumlayan herkese sesleniyorum; Gazze’de soykırıma uğrayan 50 bin çocuğun, İran’da sayıları 300’ü aşan çocukların dramları, acıları, yürekleri kavuran feci sonları bir penguen kadar önemli ve öncelikli değil midir? Nesli tükenen bir kuşu mesele edip de sırayı eşrefi mahlukat olan bir çocuk alınca ona sırt çevirmek, duyarsız ve duygusuz yaklaşmak insanlık mirasının, insanlık değerlerinin neresinde vardır, neresinde mevcuttur? Doğrusunu isterseniz merak ediyorum; yani İran’da, Gazze’de ölenler çocuk değil de penguenler olsaydı küresel yas mı ilan edilecekti? Uluslararası toplum ayağa kalkmalıdır. Bu ahlaki ve vicdani sorumluluk evvela Amerikan halkının ve Yahudi toplumunundur. Evanjelist papazların dolduruşuna gelip Oval Ofis’te ayinler düzenlemek, Armagedon Savaşı’yla ilgili teolojik hezeyanlar üretmek dünyanın nasıl bir musibetle doğrudan doğruya muhatap olduğunu ibret verici ölçüde göstermektedir." "Kürt kardeşlerimiz satılık değildir, kiralık değildir, tetikçi değildir" Orta Doğu’da Sünni-Şii husumeti çıkarmak isteyenlere karşı Müslümanların dikkatli olması gerektiğini dile getiren Bahçeli, İran’da Kürtleri silahlandırıp içten çökertme planı yapanlara dikkati çekti. Bahçeli, "Kürt kardeşlerimiz satılık değildir, kiralık değildir, tetikçi değildir, onun bunun zulüm projelerinde piyon olarak da görülemez, gösterilemez. Kürtler onurlu, şerefli, yürekli, soylu ve sağduyulu bir halktır. Türk-Kürt kardeşliği üzerinde cephe açmanın, gedik oluşturmanın hesabıyla; İran’ın tarihi Türk kentlerini karıştırmanın, Türklerle Kürtleri çatıştırmanın arayış ve amacını kurgulayanlar, ancak ve ancak düşmanca tutum takınan namertlerdir. Türk, Kürt’ün kardeşi; Kürt, Türk’ün alın yazısı, kader ortağıdır" ifadelerine yer verdi. Bahçeli, İran’dan ateşlenen bazı füze ve İHA’ların Türkiye ve Azerbaycan hava sahasına yönelik risk oluşturduğunu hatırlatarak, Türkiye’nin egemenlik haklarının ihlal edilemeyeceğini vurguladı. Bu olaylara ilişkin Tahran tarafından yapılan özür mahiyetindeki açıklamaları olumlu karşıladığını belirten Bahçeli, "9 Mart tarihinde, İran’dan ateşlenip Türk hava sahasına giren yeni bir balistik mühimmatın gene NATO unsurlarınca etkisiz hale getirilmesi, bazı mühimmat parçalarının da Gaziantep’te boş arazilere düşmesi kafamızı karıştırmaya başlamıştır. Her ülke aklını başına almalıdır. Türkiye, üzerinde kumar oynanacak bir ülke değildir. Taciz, tahrik veya tertip olup olmadığını netleştirecek ülke İran İslam Cumhuriyetidir. Biz kasti bir tavrın olmadığına inanmak, iyi komşuluk hukukumuzu korumak istiyoruz. Ancak Türkiye’nin de yolgeçen hanı olmadığını, canı sıkılanın, keyfi yetenin füze ateşleyeceği bir ülke olarak görülemeyeceğini de ihtiyatlı ve temkinli bir dille beyan ediyoruz" dedi. Türkiye ile İran’ın komşu iki ülke olduğunu belirten Bahçeli, iki ülkeyi karşı karşıya getirmeye yönelik provokasyonlara dikkat edilmesi gerektiğini dile getirdi. Bahçeli, "Elbette Türkiye’yle İran’ı karşı karşıya getirmeye matuf Siyonist-emperyalist bir komployu da ihmal etmiyoruz" diye konuştu. "Hürmüz Boğazı’nın kapanması küresel enerji piyasalarını etkiliyor" ABD-İsrail saldırılarının küresel enerji piyasalarını da etkilediğini belirten Bahçeli, Hürmüz Boğazı’nın stratejik önemine işaret etti. Bahçeli şöyle konuştu: "Dünya petrol ticaretinin beşte birinin geçiş güzergahı olan Hürmüz Boğazı fiilen kapatılmıştır. ABD-İsrail’in İran’ı hedef alan saldırıları küresel enerji piyasalarında arz ve lojistik şoklara neden olmaktadır." "Türkiye arabuluculuk misyonuyla sivrilecektir" Bölgede barışın tesis edilmesi için diplomasi ve diyalog çağrısında bulunan Bahçeli, Türkiye’nin arabuluculuk rolü üstlenebileceğini söyledi. Bahçeli, "Siyaset ve diplomasinin önü ardına kadar açılmalıdır. Türkiye Cumhuriyeti bu çerçevede arabuluculuk misyonuyla sivrilecektir" ifadelerini kullandı. "Sen balıkları düşündüğün kadar Türkiye’yi düşünseydin bugünkü zırvalarınla rezil olmazdın" Bahçeli konuşmasında iç politikaya ilişkin, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in "Erdoğan F-35’leri dostu Trump’tan alamadı. F-16’lar modernize edilemedi. Korkudan S-400’ler hangarda tutuldu. Son 14 yılda bir tek savaş uçağı kazandıramadılar" açıklamalarının gerçeği yansıtmadığına dikkati çekerek "Sinop’taki füze testleri karşısında ’yapmayın balıklar korkuyor’ diyen bir şahsın esasen ciddiye alınacak hiçbir yanı yoktur. Sen balıkları düşündüğün kadar Türkiye’yi düşünseydin bugünkü zırvalarınla açığa düşmez, rezil olmaz, en azından aziz Atatürk’ün emanetlerine saygı gösterir, riayet ederdin. CHP yönetimi beşinci kol faaliyeti içindedir. Tıpkı Yunanistan hükümetinin gayri askeri statüdeki Ege adalarını silahlandırmasına benzer şekilde mahalle yanarken fırsatçılık yapmaktadır. Allah’a çok şükür Türkiye’nin her şeyi vardır" dedi. "Mahkemede selamlama konuşmasının olduğu ne zaman duyulmuştur" Ayrıca İstanbul 40’ıncı Ağır Ceza Mahkemesinde görülen ve aralarında Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu davada mahkeme salonunda selamlama konuşması talebini sert sözlerle eleştiren Bahçeli, "Neymiş, eski belediye başkanı selamlama konuşması yapmak için kürsüye çıkacakmış. Mahkemede selamlama konuşmasının olduğu ne zaman duyulmuş, nerede görülmüştür? Böylesi bir usule, böylesi bir uygulamaya ne zaman şahit olunmuştur? Hiç kimse hukukun önünde veya üstünde değildir. İddianamedeki suçlamaların hesabını vermek yerine dava sürecini sulandırmak maksatlıdır, marazidir, mahsurludur. Suç örgütü kurmak, rüşvet çarkı işletmek, ihaleye fesat karıştırmak, kara para aklamak gibi pek çok suçlamanın açıklığa kavuşması, bunun da kısa süre içinde vuku bulması gerekmektedir. Milletimiz CHP’nin adalet ve hukuk tanımaz siyasi ayak oyunlarından bıkmış ve usanmıştır. İstanbul 40’ıncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın adalete müzahir alınacak kararının daha fazla uzamasına fırsat verilmeden en makul sürede sonuçlandırılıp ülke gündeminden çıkartılması muhakkak surette temin edilmelidir" şeklinde konuştu.

CHP Genel Başkanı Özel: "Tanju masumdur" Haber

CHP Genel Başkanı Özel: "Tanju masumdur"

CHP’nin düzenlediği "Millet İradesine Sahip Çıkıyor" mitinglerinin 95’incisi Bolu’da yapıldı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, yaptığı konuşmada, "Tanju Başkan Bolu’da emeklinin evladıdır. Gencin ağabeyidir. Yetimin hamisidir. Ben birçok kente gidiyorum, başarılı belediye başkanlarını görüyorum. Ama bir kentin bir belediye başkanından memnuniyetini, en iyi o kentte bu yaptığı hizmetleri saydığımda o meydandaki insanların gözünden görüyorum. Şimdi televizyonlarda canlı yayındayız. Bütün Türkiye’ye döndü, Bolu’ya bakıyor. Eksi 2 derece sıcaklık, kara kışın ortasında, bu ayazda, Ramazan mübarek günde tutulmuş oruçların üstüne ve teravihin çıkışında bu meydana bakıyorum. Bu meydanı görüyor ve anlıyorum ki Tanju masumdur. Tanju, Bolu’nundur. Tanju, Bolu için çalışmıştır. Bolu da ona sahip çıkmıştır. Elimizdeki ay yıldızlı al bayrağa gönülden bağlı, Atatürk’ün kurduğu partinin bir evladı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün izinden giden Tanju’ya sahip çıkan Bolu’ya selam olsun" ifadelerine yer verdi. "Tanju Özcan 7 yılda 585 bin ton asfalt attı" Tanju Özcan’ın Bolu’da yaptığı faaliyetlere değinen Özel, "Buradan bütün Türkiye’ye haykırıyorum, duyduk duymadık kalmasın. Tanju Özcan 7 yılda 585 bin ton asfalt attı 56 bin metrekare kaldırım döşedi, yürüyüş yolu yaptı. 87 kilometre içme suyu hattı, 62 kilometre yağmur suyu hattı döşedi. 7 yılda toplam 97 yeni park yaptı Bolu’ya. 35 eski parkı yeniledi. Kişi başına, bakın İstanbul’da, örneğin Esenyurt‘ta, kişi başına tabii 25 yıldır da AK Parti yönetti ya kişi başına yeşil olan 1 metrekare. Biz İstanbul’da Esenyurt’tan farkımızı gösteriyoruz. Orayı AK Parti, yönetti 1 metrekare, Beylikdüzü’nü Ekrem İmamoğlu yönetti, Mehmet Murat Çalık yönetti, 10 metrekare diyoruz. 10 katı. Burada, Bolu’da kişi başına düşen yeşil alan 24 metrekare. Bir adam gelip de 7 yılda 90 park yapar mı? Bolu’ya varıp da bir büyükşehire yapmıyorsun, Bolu gibi nüfusu belli, yüzölçümü belli bir yerde 97 park yapıyorsun. Önceden 35 park var. İlave 97 park yapıyorsun. Toplamda 132 parkla Bolu’yu bambaşka bir noktaya getiriyorsun. Bitmedi, yoksul annelere gıda ve ev eşyası yardımı yapmış. Engellilere, öğrencilere nakdi destek. Güney Çevre Yolu projesini bitirdi. Yöresel ürünler pazarı kurdu. Bolu Belediyesi İş Merkezi’ni yaptı. Zübeyde Hanım Camii yaptı. 12 Kasım Gençlik Merkezi’ni yaptı. Solmaz Ana Aşevini açtı. Hayır Çarşısı’nı inşa etti. Uğur Mumcu Kültür Merkezi yaptı. Kent lokantasını açtı. Güneş enerjisi santrali kurdu. En son benim gelip tanıtımını yapıp, birinci etabını açtığım 100 bin metrekarelik 100. Yıl Cumhuriyet Parkı’nın ikinci aşaması da yapılıyor, 29 Ekim’de açılışını yapacağız" şeklinde konuştu. Özel’in konuşmasının ardından miting alanını dolduran yüzlerce kişi alandan ayrıldı.

CHP Genel Başkanı Özel: "İran’da rejim değişikliğine İran halkı karar vermelidir" Haber

CHP Genel Başkanı Özel: "İran’da rejim değişikliğine İran halkı karar vermelidir"

Arnavutköy Durusu Mahallesi’nde İSKİ tarafından yaklaşık 4 milyar 400 milyon TL yatırım bedeliyle tamamlanan Terkos Yusuf Ziya Ortaç İçme Suyu Arıtma Tesisi, günlük 120 bin metreküp kapasiteli ilk etapla hizmet vermeye başladı. Tesisin ikinci etabının tamamlanmasıyla kapasitenin 240 bin metreküpe ulaşacağı ve Arnavutköy başta olmak üzere bölgenin içme suyu ihtiyacına önemli katkı sağlayacağı belirtildi. Terkos Gölü’nden alınan ham suyun ileri arıtma süreçlerinden geçirilerek Dünya Sağlık Örgütü standartlarına uygun içme suyuna dönüştürüleceği ifade edildi. "Bu tesis İstanbul’un su ihtiyacı için önemli bir yatırım" Açılışta konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, tesisin hayata geçirilmesinin İstanbul için önemli bir adım olduğunu söyledi. Özel, geçmişte başlatılan ancak kaynak bulunamadığı için durdurulan projenin İSKİ tarafından yeniden ele alındığını belirterek, "Şafak Başa göreve geldiğinde burada bir ihtiyaç vardı. Alan kazılmış, fakat kaynak bulunamadığı için çalışmalar durmuştu. Eğer liyakatli kadrolar göreve gelmeseydi bugün bu açılışı yapamıyor olabilirdik. İSKİ kaynak buldu ve Ekrem İmamoğlu’nun göreve geldiğinde verdiği ilk talimatlardan biri olan bu tesis hızla hayata geçirildi" dedi. İstanbul’un en önemli meselelerinden birinin su yönetimi olduğunu vurgulayan Özel, "Su sorunu önceki dönemlerden devralınan ve tüm kadrolarımızın çözüm aradığı bir konudur. İklim krizi ve dünyada yaşanan su sıkıntısı nedeniyle İstanbul gibi büyük bir metropolün bu konuda sürekli hazırlıklı olması gerekir. Yaklaşık 4,5 milyar liralık bu yatırım, Arnavutköy başta olmak üzere çevre ilçelerin içme suyu ihtiyacını karşılayacak önemli bir tesistir" diye konuştu. Özel, İstanbul’un içme suyu arıtma kapasitesinin son yıllarda önemli ölçüde artırıldığını belirterek, "2019 yılında İstanbul’da günlük içme suyu arıtma kapasitesi 50 bin metreküptü. 2022 yılında yapılan yatırımlarla bu kapasite 100 bin metreküpe çıktı. Bugün açılışını yaptığımız tesisle birlikte 220 bin metreküpe ulaşmış oluyoruz. Böylece kapasite 2019 yılına göre dört kat artmış oluyor. İhtiyaç halinde bu kapasitenin daha da artırılması mümkündür" ifadelerini kullandı. "İstanbul’da çeşmeden içilebilir su sağlamak önemli bir başarı" Arnavutköy’e sağlanan suyun içilebilir kalitede olduğunu ifade eden Özel, törende İBB Başkan Vekili Nuri Aslan ile aralarında geçen bir diyaloğu da paylaştı. Özel, "Yolda gelirken ‘Bu su içilebilir mi?’ diye sordum. İçme suyu kalitesinde olduğunu söylediler. O zaman ilk bardağı başkanın içmesi gerektiğini söyledim. Kendisi oruçlu olduğunu söyleyince akşam iftarını bu sudan açmak üzere sözleştik. Arnavutköy’de evlerdeki tesisatlarda bir sorun yoksa çeşmeden içilebilir kalitede su akacak olması önemli bir hizmettir" dedi. "Kuraklık küresel bir sorun, bilimsel yaklaşmak gerekir" Su konusunun siyasi tartışmaların ötesinde ele alınması gerektiğini dile getiren Özel, "Kış başında İstanbul’da ve Ankara’da ciddi kuraklık endişesi vardı. Yağışların artmasıyla birlikte baraj doluluk oranları yüzde 45 seviyelerine ulaştı ve risk büyük ölçüde azaldı. Ancak su meselesi evrensel bir sorundur. İktidar-muhalefet tartışmalarına konu edilmemeli, bilimsel yöntemlerle çözülmelidir" diye konuştu. "Rejim değişikliğine İran halkı karar verir" Konuşmasında İran’a yönelik saldırılara da tepki gösteren Özel, şu ifadeleri kullandı: "Dün gece yaşanan gelişmeleri dikkatle takip ediyoruz. Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in uluslararası hukuku hiçe sayan bir şekilde İran’a yönelik saldırıları söz konusu. Biz İran’daki rejimin uygulamalarını, özellikle kadınlara yönelik baskıları ve demokratik taleplere karşı güç kullanılmasını doğru bulmuyoruz. Ancak İran’da bir değişim olacaksa buna İran halkı karar vermelidir. Dünyanın öbür ucundan gelen uçak gemilerinden kalkan savaş uçaklarının İran’a ölüm yağdırmasıyla rejim değişikliği olmaz. İsrail’in saldırılarıyla, füzelerle bir ülkenin iç düzeni belirlenemez. Bu tür müdahaleler uluslararası hukuka da insanlık değerlerine de aykırıdır." "İstanbul’da su yatırımları artarak devam ediyor" Özel, İstanbul’da yapılan altyapı yatırımlarına değinerek, "Ekrem İmamoğlu göreve geldiğinden bu yana bin 294 kilometre içme suyu hattı tamamlandı. 23 kilometre uzunluğunda içme suyu tünelleri yapıldı. 170 bin metreküp kapasiteli 11 içme suyu deposu inşa edildi. İstanbul’un günlük içme suyu arıtma kapasitesi 5 milyon metreküpe ulaştı ve bu kapasitenin 5,7 milyon metreküpe çıkarılması için çalışmalar devam ediyor" dedi. Yusuf Ziya Ortaç’ın adı tesiste yaşatılacak Tesise Türk edebiyatının önemli isimlerinden Yusuf Ziya Ortaç’ın adının verilmesini de anlamlı bulduğunu belirten Özel, "Beş Hececiler’den Yusuf Ziya Ortaç’ın adının bu tesisle yaşatılması çok kıymetlidir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün İstanbul’da su idaresini millileştirmesiyle başlayan süreç, bugün İSKİ ile devam ediyor. Arnavutköy, bu tesis sayesinde sağlıklı içme suyuna kavuşacak" ifadelerini kullandı. Açılış törenine Özgür Özel’in yanı sıra İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, İSKİ Genel Müdürü Şafak Başa, eski İBB Başkanı Ali Müfit Gürtuna, önceki dönem CHP İstanbul Milletvekili Mustafa Balbay, Beylikdüzü Belediye Başkan Vekili Önder Serkan Çebi, CHP Arnavutköy İlçe Başkanı Tekin Aras, siyasi parti temsilcileri, belediye meclis üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Bakan Tekin: "Özgür Özel kadar midesi geniş değilim" Haber

Bakan Tekin: "Özgür Özel kadar midesi geniş değilim"

Bakan Yusuf Tekin, çeşitli temas ve incelemelerde bulunmak üzere Artvin’e geldi. Programı kapsamında okulları ziyaret eden Bakan Tekin, Artvin Valiliği’nde düzenlenen Eğitim Değerlendirme Toplantısı’na katıldı. Toplantı sonrası basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Tekin, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ramazan ayına yönelik okullardaki etkinliklere ilişkin eleştiriler hakkında konuşan Bakan Tekin, "Ramazan’la ilgili faaliyetlerimiz kamuoyunda farklı mihraklar tarafından farklı şekilde değerlendirme eğilimine girdi. Öncelikle şunu söyleyeyim. Anayasal düzenimiz bize Milli Eğitim Bakanlığına ve bütün kamu görevlilerine Anayasaya uygun hareket etmemizi salık veriyor. Biz de ona göre davranıyoruz. Fakat bizim Ramazan ayı ile ilgili yaptığımız etkinlikleri eleştirenler Anayasanın işine gelen maddelerine bakıyorlar, diğerlerine bakmıyorlar. Geçtiğimiz günlerde 168 kişiden oluşan bir metin imzaya açıldı, imzalandı. Bakanlığımızı zan altında bırakacak ifadeler kullanıldı. İşin tuhaf tarafı, onların içerisinde 1982 Anayasasını bizlere anlatırken yerin dibine geçiren hocalarımız da var; şimdi 82 Anayasasının işine gelen maddelerine değinip kalan kısımlarına hiç değinmedin diyorlar. Öncelikle şunu söyleyeyim, Anayasamızın başlangıç kısmı her Türk vatandaşının temel hak ve hürriyetlerinin eşit bir biçimde kullanılması vurgusunu yapar. Israrla vurgu yapılan Anayasanın 2. maddesindeki laiklik ifadesinin madde ise şöyle başlar: Toplumun huzuru, milli dayanışma. Bu iki kavram bizim açımızdan çok kritik. Dolayısıyla biz, tüm etkinliklerimize, bütün çalışmalarımızda Anayasanın tamamını, kanunların mevzuatın bize yüklediği görevlerin tamamını yerine getirmeye çaba sarf ediyoruz" dedi. "Ramazan ayında yaptığımız etkinlikleri eğitimde ’Taliban’laşma süreci olarak tanımlıyorlar" "Ben bir Anadolu çocuğuyum" diyen Bakan Yusuf Tekin, "Anadolu’nun her tarafından küfür ya da hakaret kabul edilen cümleleri kullanıp da arkasından ’Bence bu küfür değildir, kişilik analizi yapıyorum’ diyen Özgür Özel kadar midesi geniş değilim. Kusura bakmayın, dolayısıyla bu 168 kişinin imzaladığı metinde bizleri zan altında bırakan ifadeler benim durduğum yerden suç teşkil eder. Benim okullarımdaki öğretmen arkadaşlarımızın, eğitim camiamızın, bu konuda destek veren kişilerin emeklerini hiçe saymak anlamına gelir. Dolayısıyla biz bununla ilgili de bir suç duyurusunda bulunacağız. Nedir rahatsız olduğumuz şey? Mesela bizim Ramazan ayında yaptığımız etkinlikleri, milli dayanışma, birlik beraberlik, kardeşlik vurgusu üzerine yaptığımız etkinlikleri eğitimde ’Taliban’laşma süreci olarak tanımlıyorlar. Arkadaşlar, böyle bir şeyi söyleyebilmek için ya bu toplumun içerisinde yaşamıyor olmanız gerekir, ya bizim metinlerimizi okuyamamış olmanız gerekir ya da art niyetli olmanız gerekir. Başka diyor ki mesajda, bizim metinlerimizle ilgili olarak itirazlarında Trump’ın ipine sarılmış eleştirisi yapıyorlar. Nasıl çıkarıyorsunuz Ramazan genelgesinden böyle bir ifadeyi ben anlamakta zorlanıyorum. ’Laik hukuk düzenini ortadan kaldırmak.’ Ne yapmışız? Anadolu’da herkesin heyecanla beklediği, Anadolu’da toplumsal dayanışma, kardeşlik ve benzeri hususları vurguladığımız Ramazan ayı çocuklarımız heyecanla karşılasınlar, dayanışma, kardeşlik, yardımlaşma çocuklarımız tarafından içselleştirilsin dediğimiz için laik hukuk düzenini ortadan kaldırmak için çaba içerisine girmişiz. Anlamakta zorlanıyorum ama en ağır ifade ’gerici azınlık’ tanımlaması. Bunu söyleyen kişilere misli ile iade ediyorum" ifadelerini kullandı. Bakan Yusuf Tekin, metne tepkisini sürdürerek "’Gerici azınlık’ 1960’lı, 1970’li yılların Marksist sosyalist mantığıyla hâlen beslenen ve bu kafayla hareket eden, bu toplumu tanımayan, toplumdan kopuk insanları tanımlamak için kullanılabilir ancak. Bizim gibi 7-24 Anadolu’da insanların içerisinde olan insanların bu tür tabirleri kullanmasını ben doğru bulmuyorum. Metnin altında bir tek katıldığım ifade ’Laikliği savunmak suç değildir.’ Laiklik, dinî inanç ve ibadet hürriyetinin devlet, kamu otoritesi tarafından güvence altına alınmasıdır. Dolayısıyla bunu savunmak asla suç olarak kabul edilemez" şeklinde konuştu. Bakan Yusuf Tekin konuşmasının sonunda söz konusu metinle ilgili hukuki süreç başlatacaklarını sözlerine ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.