Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Özellikle

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Özellikle haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Özellikle haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı ve NATO liderlerinin tercihi doğal manda yoğurduna yoğun ilgi Haber

Cumhurbaşkanı ve NATO liderlerinin tercihi doğal manda yoğurduna yoğun ilgi

Eskişehir’de merada otlayan hayvanların sütünden elde edilen ve tamamen doğal yöntemlerle üretilen manda yoğurdu, hem lezzetiyle hem de şifasıyla yoğun ilgi görüyor. Cumhurbaşkanı ve NATO toplantısındaki liderlerin de tadıp beğendiği manda yoğurdu, bağışıklık sistemini güçlendirici etkisiyle özellikle kanser hastaları, yaşlılar ve çocuklar tarafından tercih ediliyor. "NATO toplantısında liderler yoğurdumuzu tatmışlar, beğenmişler" Manda yoğurdunun yapım aşamalarını ve faydalarını anlatan üretici Emel Kale, ürünlerinin tamamen doğal bir süreçten geçtiğini vurgulayarak, "Cumhurbaşkanımızın sevdiği yoğurt, kaymak burada yapılıyor, ben yapıyorum. NATO toplantısında liderler yoğurdumuzu tatmışlar, beğenmişler. Özel yapan, doğal ve temiz yaptığımız için özelliği ondan geliyor. Sütümüz doğal, hayvanlarımız merada otlanıyor. Manda yoğurdunun hazırlanış basamaklar; sütümüzü süzdükten sonra kaynatıyoruz, belli bir dereceye getirip mayalıyoruz. 2,5 - 3 saatte mayalanıyor, dinlendirdikten sonra dolaba koyuyoruz ve bir gün sonra hazır bir şekilde veriyoruz. Manda sütü inek sütüne göre çok yağlı ve az olur ama kalsiyum, mineral açısından çok faydalıdır. Bağışıklık sistemini güçlendiriyor; ağır kanser hastaları, yaşlılar ve çocuklar özellikle tercih ediyor. Türk Hava Kurumu’na gelen gençlerin aileleri aracılığıyla Hatay’a bile gönderdik. Uzak yerlerden gelenler yanlarına buz kalıbı koyup öyle götürüyorlar" ifadelerini kullandı. "Üç çeşit manda yoğurdu yapıyorum" Manda yoğurdu ve diğer süt ürünlerinin çeşitleri ile fiyatları hakkında detaylı bilgi veren 38 yaşındaki Emel Kale, "Manda yoğurdunun kilosu 200 TL. Üç çeşit manda yoğurdu yapıyorum; biri sırf manda sütünden yapılan yoğurt, diğeri yarım yağlı olarak kaymak altı sütüyle yapılan yoğurt, bir diğeri ise inek sütüyle manda sütünün karıştırılmasıyla elde edilen karışık yoğurt. Karışık yoğurdu 3 kiloluk bakırlara yapıyorum, onun fiyatı 250 TL. Kaymağın tabağı 600 TL, tereyağı da yapıyorum ve onun kilosu ise bin 200 TL. Türk Hava Kurumu’na gelenler aracılığıyla bizim ürünlerimiz de farklı şehirlere ulaşıyor" şeklinde konuştu.

’Drakula’ böceği Karadeniz’de yayılıyor Haber

’Drakula’ böceği Karadeniz’de yayılıyor

Türkiye’ye yıllar önce ithal süs bitkileriyle giriş yaptığı değerlendirilen ve halk arasında "Drakula böceği" olarak bilinen Turunçgil Teke Böceği, Karadeniz’in en önemli geçim kaynaklarından fındığı tehdit etmeyi sürdürüyor. Trabzon’da başlayan mücadele devam ederken, böceğin son olarak Rize’de görülmesi üzerine bölgede karantina tedbirleri uygulamaya alındı. Fındık bahçelerinin en büyük düşmanlarından biri olan, anavatanı Uzak Doğu’ya dayanan Turunçgil Teke Böceği etkisini sürdürüyor. Halk arasında "Drakula böceği" olarak bilinen Turunçgil Teke Böceği, Türkiye’ye girişinin ardından Karadeniz’de yayılışını sürdürürken, başta fındık olmak üzere birçok ağaç türünde ciddi zarara neden oluyor. Türkiye’ye ithal edilen süs bitkileriyle giriş yaptığı değerlendirilen böcek için Tarım ve Orman Bakanlığı koordinesinde başlatılan çalışmalar kapsamında zararlının görüldüğü bölgelerde karantina uygulamaları hayata geçirilirken, en büyük tehdidi Karadeniz’in en önemli tarımsal ürünlerinden biri olan fındıkta oluşturuyor. Yumurtalarını ağacın kök kısmına yakın alt gövdelerine bırakan zararlı böcek, yumurtalardan çıkan larvalar ile ağacın kambiyum, öz odun ve diri odun kısmında oval şekilde derin galeriler açarak su ve besin iletimini engelliyor. Bu durum zamanla dalların kurumasına, verimin düşmesine ve ilerleyen süreçte ağacın tamamen kaybedilmesine neden olabiliyor. Trabzon’da yıllardır sürdürülen çalışmalarla zararlının yayılışı önemli ölçüde kontrol altına alınırken, son olarak Rize’nin Fındıklı ilçesinde de görülmesi endişeleri artırdı. Bölgede karantina tedbirleri uygulanırken, ekipler böceğin görüldüğü alanlarda inceleme ve mücadele çalışmalarını sürdürüyor. Yetkililer, üreticilerden fındık bahçelerinde gövdelerde açılmış yuvarlak delikler, ağaç diplerinde talaş birikintisi ve nedeni bilinmeyen kurumalar gibi belirtilerle karşılaşmaları halinde durumu vakit kaybetmeden il ve ilçe tarım müdürlüklerine bildirmelerini istedi. "Avrupa’da ve ülkemizde 87 cinse ait 180’den fazla türde zarar yaptığı biliniyor" KTÜ Orman Fakültesi Orman Mühendisliği Bölümü Orman Entomolojisi ve Koruma Anabilim Dalı’nda Araştırma Görevlisi İsmet Harman, Turunçgil Teke Böceği’nin Uzakdoğu kökenli bir tür olduğunu belirterek, "Ana vatanı Çin, Japonya ve Kore’dir. 2000’li yıllarda bitki materyallerinin taşınması ile Avrupa’ya giriş yapmış ve ardından Fransa, Hollanda, Birleşik Krallıklar ve Danimarka gibi birçok Avrupa ülkesinde yayılmıştır. Ülkemizde ise ilk kez 2014 yılında İstanbul Şile Kumbaba Fidanlığı’nda tespit edilmiş ve mevcut durumda ülkemizde İstanbul, Antalya, Sakarya, Bartın, Diyarbakır, Trabzon ve son olarak Rize‘de görülmüştür. Trabzon’da ilk kez 2016 yılında Esiroğlu‘nda bulunan Atasu fidan depolama alanında tespit edildi. Ardından çevredeki fındık bahçelerinde de türün görüldüğü ve yoğun zararlar yaptığı bilinmektedir. Bu tür anavatanında turunçgilde yoğun olarak zarar yaptığı bilinmekle birlikte Avrupa’da ve ülkemizde 87 cinse ait 180’den fazla türde zarar yaptığı bilinmekte. Dolayısıyla yalnızca fındık değil aslında Akçaağaçtan Kavak ağacına, At kestanesinden Çınar’a kadar ve fındık, kiraz gibi birçok hem ormanda hem park bahçelerde kullanılan süs bitkilerinde hem de tarımda kullanılan bitkilerde zarar yapmaktadır. Samsun, Trabzon ve son görüldüğü Rize’de özellikle fındık alanlarını tercih etmesi ile dikkatimizi çekmektedir. Buralarda tespit edildikten sonra ilgili kurumlar tarafından gerekli müdahale ve mücadele yöntemlerinin uygulandığını ve başarı ile sonuçlandığını biliyoruz. Ancak bu gelecek için özellikle fındık yetiştiriciliğinin önemli olduğu Ordu, Giresun, Rize ve Trabzon gibi illerimizde özellikle dikkat edilmesi ve hızlı bir şekilde mücadele çalışmalarının gerçekleştirilmesi gereken bir böcek türü olduğunu söyleyebiliriz" dedi. "Çok tehlikeli bir zararlı" Böceğin tek bir larvasının bile fındığın dalını öldürmeye yettiğini kaydeden Harman, "Haziran sonu ile Ağustos sonu arasında bölgemizdeki fındık alanlarında biz bu türü ergin olarak görebiliriz. Bu tür yaklaşık 1.5-4 cm boyutunda oluyor. Teke şeklinde arkaya doğru kendi boyu uzunluğunda bazen de kendi boyundan daha uzun antenleri olan üzeri parlak siyah renkli ve birçok beyaz lekesi bulunan bir teke böceği. Zaten adını da antenlerinin geriye doğru ve teke gibi olmasından alıyor. Bu türü öncelikle erginlerinden tanıyabiliriz ya da kış boyu larva döneminde zarar yaptıktan sonra ergin olarak çıkış yaptığı kök ve köke yakın alt gövde kısmındaki bir TL büyüklüğündeki çıkış deliklerinden bu türü tanıyabiliriz. Bilinçli bir toplum olarak bu türün herhangi bir belirtisini gördükten sonra ilk olarak hızlı bir şekilde ilgili kurum mercilere ve belediyelere bu türün alanımızda ya da arazimizde olduğunu hızlı bir şekilde gidip bildirmek gereklidir. Bunun dışında tabi türle ilgili yapılan farklı biyolojik mücadele yöntemleri bulunuyor. Ancak, bu türle ilgili yapılabilecek en kesin ve net çözüm eradikasyon çalışmalarıdır. Türün alanda tespit edildiği an hızlı bir şekilde önlem almak amacıyla alana gidip kökle birlikte alandaki ağacın tamamen çıkarılması ve orada yonga haline getirilerek hızlı bir şekilde imha edilmesi, yakılması gereklidir. Yoksa ben bunu alayım, evime götüreyim, yakacak odun olarak kullanırım gibi bekletmek kesinlikle çok tehlikelidir. Bulunduğu alanda hızlı bir şekilde eradikasyon çalışmasının başarılı uygulanarak gerekli materyalin yakılması gereklidir. Aslında bu çok tehlikeli bir zararlı. Böceğin sadece bir larvası bile fındığın bir dalını öldürmeye yetecek niteliktedir. Bir ocakta yalnızca bir erginin bıraktığı yumurtalar tamamen ocağı kurutabilir. Kahverengi kokarca gibi doğrudan meyve veya fındık verimini etkilemekten ziyade doğrudan ağacı öldürdüğü için çok daha tehlikeli bir durumda diyebiliriz. Bunun için bir an önce önlemlerin alınması ve özellikle halkın bir yerden bir yere fidan taşımamasına ve özellikle görüldüğü bölgeden başka bir alana fidan taşınmaması konusunda hassasiyet göstermesi çok çok önemli" ifadelerini kullandı.

Yaşlanan nüfusun gizli tehlikesi Haber

Yaşlanan nüfusun gizli tehlikesi

Dünyada ve Türkiye'de hayat süresinin uzamasıyla birlikte yaşlı nüfus hızla artıyor. Bu durum, osteoporoz ve buna bağlı gelişen kırıkları önemli bir sağlık sorunu haline getiriyor. Medicana Bursa Hastanesi Ortopedi Uzmanı Op. Dr. Uğurcan Süner, osteoporozun yalnızca kemikleri değil, kişinin hareket kabiliyetini, yaşam kalitesini ve yaşam süresini de etkileyebilen önemli bir hastalık olduğuna dikkat çekti. Osteoporoza bağlı kırık riskinin özellikle ileri yaşlarda arttığını belirten Op. Dr. Uğurcan Süner, "Osteoporotik kırıkların yaşam boyu riski kadınlarda yaklaşık yüzde 50, erkeklerde ise yüzde 20 civarındadır. Özellikle kalça kırıkları ileri yaşlarda ciddi sağlık sorunlarına ve yaşam kaybına yol açabilmektedir. Bu nedenle amacımız yalnızca oluşan kırığı tedavi etmek değil, yeni kırıkların gelişmesini de önlemektir" dedi. D vitamini kemik ve kas sağlığı açısından önemli bir role sahiptir. Eksikliği kemik sağlığını olumsuz etkileyebilir, kas güçsüzlüğüne ve düşme riskinin artmasına katkıda bulunabilir. Kırık nedeniyle hastaneye başvuran hastalarda D vitamini eksikliğinin oldukça sık görüldüğünü belirten Süner, özellikle ileri yaştaki bireylerde kemik sağlığının ve D vitamini düzeylerinin değerlendirilmesinin önemli olduğunu vurguladı. Osteoporoz tedavisinde toplumdaki en önemli yanılgılardan birinin yalnızca D vitamini ve kalsiyum takviyesi kullanmanın yeterli olduğunun düşünülmesi olduğunu belirten Süner, şöyle devam etti: "D vitamini ve kalsiyum kemik sağlığı için önemlidir ancak osteoporozu olan veya kırık riski yüksek kişilerde tek başına yeterli olmayabilir. Hastanın yaşı, kemik yoğunluğu, daha önce kırık geçirip geçirmediği ve diğer risk faktörleri değerlendirilerek kişiye özel bir tedavi planı oluşturulmalıdır." Kalça kırığı geçiren bir hastada ameliyatın tedavinin yalnızca bir aşaması olduğunu vurgulayan Süner, kırık sonrasında osteoporozun da mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Süner, "Kalça kırığı geçiren hastalar yeni bir kırık açısından yüksek risk altındadır. Bu nedenle ameliyat sonrasında osteoporoz tedavisinin planlanması, düşme riskinin azaltılması ve hastanın düzenli olarak takip edilmesi büyük önem taşır." diye konuştu. Op. Dr. Uğurcan Süner, "Osteoporotik kırıklarda başarı yalnızca kırığın ameliyatla düzeltilmesi değildir. Asıl hedef hastanın yeniden kırık geçirmesini önlemek, hareketliliğini korumak ve yaşam kalitesini mümkün olduğunca sürdürmesini sağlamaktır. Özellikle ileri yaştaki bireylerde osteoporozun erken tanınması ve uygun şekilde tedavi edilmesi bu nedenle büyük önem taşımaktadır" dedi.

Osmangazi’de geleceğin yüzücüleri sertifikalarını aldı Haber

Osmangazi’de geleceğin yüzücüleri sertifikalarını aldı

Osmangazi Belediyesi’nin yüzme branşında eğitim alan çocuklar, Demirtaş Yüzme Havuzu’nda düzenlenen törenle sertifikalarını alarak büyük bir mutluluk yaşadı. Osmangazi Belediyesi, çocukların küçük yaşlardan itibaren sporla tanışması, fiziksel gelişimlerini desteklemesi ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanması amacıyla spor okullarındaki çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Bu doğrultuda yaz tatilini yüzme sporuyla tanışarak geçiren ve eğitimlerini başarıyla tamamlayan çocuklar için Demirtaş Yüzme Havuzu’nda sertifika töreni düzenlendi. Renkli görüntülere sahne olan törende çocuklara sertifikalarını, Osmangazi Belediyespor Kulübü Başkanı Fatih Karayılan ve Osmangazi Belediyesi Meclis Üyesi Bakır Taşer takdim etti. Aileler de çocuklarının heyecanına ortak olurken, yüzme eğitiminin hem sportif, hem de zihinle alakalı gelişimlerine önemli katkılar sunduğu vurgulandı. "Yüzmede yaklaşık 10 bin çocuğumuza hizmet verdik" Törende konuşan Osmangazi Belediyespor Kulübü Başkanı Fatih Karayılan, Osmangazi Belediyesi’nin yılın 12 ayı boyunca spora yönelik spor okulları düzenlediğini belirterek, yaz döneminde yüzme branşına gösterilen yoğun ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Özellikle yüzme branşında bugüne kadar yaklaşık 10 bin çocuğa hizmet verildiğine işaret eden Başkan Fatih Karayılan, "En değerli varlığımız çocuklarımızın sağlıklı nesiller olarak yetişebilmesi için spor çok önemli. Siz değerli velilerimize bir tavsiyede bulunmak istiyorum; özellikle dijital bağımlılık çağımızın hastalığı. Çocukları spordan uzak tutmayın. Çocuklarımıza da söylüyorum; spor okulu bitti diye sizler de sporu bırakmayın. Bol bol kitap okuyup, spor yapın. Biz sizlere hizmet etmeye devam edeceğiz." ifadelerini kullandı. Spor okulunda eğitim alan çocuklar da yüzme branşında geçirdikleri eğitim sürecinin kendileri için oldukça verimli geçtiğini ifade etti. Eğitmenlerinin kendileriyle yakından ilgilendiğini belirten çocuklar, aldıkları eğitim sayesinde yüzme becerilerini geliştirdiklerini ve spora olan ilgilerinin arttığını söyledi. Törenin ardından protokol üyeleri, çocuklara başarı dileğinde bulunarak tatlı ikram etti. İlçenin farklı noktalarında gerçekleştirilen eğitimlerle on binlerce çocuğa ulaşan Osmangazi Belediyesi, özellikle yaz döneminde çocukların tatil zamanlarını verimli ve eğlenceli şekilde değerlendirmelerine imkan sağlıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.