Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Özel Sektör

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Özel Sektör haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Özel Sektör haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan yatırımcılara çağrı: "Türkiye’ye gelin ve yerleşin. Sizler de güçlü ve büyük Türkiye’nin büyümesine dahil olun" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan yatırımcılara çağrı: "Türkiye’ye gelin ve yerleşin. Sizler de güçlü ve büyük Türkiye’nin büyümesine dahil olun"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da düzenlenen DEİK 39. Genel Kurulu ve Ustalara Saygı Ödül Töreni’ne katıldı. Törende konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ticaret diplomasimizin kamu tarafını Ticaret Bakanlığımız yürütürken özel sektör kanadını temsil etme görevini DEİK üstleniyor. DEİK; 153 iş konseyi, 92 kurucu kuruluşu ve 6 bin üyesiyle Türk özel sektörünün dış ekonomik münasebetlerini başarıyla ifa ediyor. Her fırsatta vurguladığımız üzere Afrika’dan Asya’ya, Güney Amerika’dan Kuzey Amerika’ya bütün buralara yayılan iş konseyleriyle DEİK, aynı zamanda ülkemiz özel sektörünün dünyaya açılan kapısıdır. Kamu-özel dayanışması ve ortaklığının en güzel örneklerinden biri olan DEİK’in küresel ölçekteki başarılarıyla daima kıvanç duyduk" dedi. "DEİK’e her türlü desteği verdik, veriyoruz" Türkiye ile dünya arasında kurduğu ticaret köprülerini gönül köprüleriyle de perçinleyen DEİK’e hükümetlerimiz döneminde her türlü desteği verdik, vermeye de devam edeceklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biliyorsunuz bizim dış politika felsefemizin temelinde Hazreti Mevlana’nın pergel metaforu vardır. Pergelin bir ucunu bu topraklara sabitlerken diğeriyle cihanı kucaklamayı, yakın uzak demeden tüm kıtaları kuşatmayı görev biliyoruz. İç siyasette Ankara’ya sıkışıp kalmadığımız gibi dış politikada korkular, düşmanlıklar, önyargılarla hareket etmedik. Komşularımızdan başlayarak tüm ülkelerle ilişkilerimizi karşılıklı saygı ve kazan-kazan temelinde geliştirmenin çabası içinde olduk. İhtilaflar yerine müştereklerimizi çoğaltmaya odaklandık. Afrika, Latin Amerika ve Asya gibi daha önce ihmal edilmiş coğrafyalarla ilişkilerimizde yeni açılımlara imza attık. Vizeleri kaldırarak, diplomatik misyonlarımızın sayısını artırarak başta yakın çevremiz olmak üzere dünyanın birçok bölgesiyle ticari, beşeri, kültürel ve ekonomik münasebetlerimizi güçlendirdik. Bakınız sadece 2025 yılında şahsen 22 ülkeye ziyaret gerçekleştirdim. 26 zirveye iştirak ettim. Ülkemizde 136 misafiri ağırladık. 84 yurt dışı ve yurt içi görüşme gerçekleştirirken 134 kabul yaptık. Bu yoğun trafiğe yüzlerce telefon görüşmemiz dahil değil. Bunları söylemiyorum. Yani bir yandan yurt içinde il ziyaretleri, açılış törenleri, toplantılar, zirveler vasıtasıyla vatandaşlarımızla kucaklaşırken, eser ve hizmet siyasetimizi aralıksız sürdürürken, diğer yandan da Türkiye’nin önünü açacak, ülkemizin daha büyük atılım yapmasını sağlayacak, Türkiye’yi bölgesel ve küresel anlamda daha güçlü bir aktör haline getirecek hamlelerimize yenilerini eklemeye devam ettik" şeklinde konuştu. "DEİK’le birlikte yol yürümeye devam edeceğiz" DEİK üyelerimizin yatırımlarına tanık olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Burada şunu da büyük bir memnuniyetle ifade etmek istiyorum; gittiğim hemen her yerde DEİK üyelerimizin yatırımlarına tanık oldum. Çalışarak, didinerek kurduğunuz ticaret köprülerini bizzat müşahede ettim. Türkiye’yi ve Türk milletini nasıl başarıyla temsil ettiğinize şahitlik ettim. Ay-yıldızlı al bayrağımızın sadece diplomatik misyonlarımızda değil, Türk iş çevrelerinin oralardaki yatırımlarında, farklı ülkelerde başlattıkları projelerde de dalgalandığını görmekten inanın çok ama çok kıvanç duydum. El ele verdik, omuz omuza verdik, gönül birliği yaptık ve Türkiye’yi daha önce hiç tecrübe etmediği seviyelere sizlerle birlikte taşıdık. Türkiye’nin gururu olduğunuz için, yerli üretim mallarımızın kalitesini dünyanın dört bir yanına ulaştırdığınız için sizleri yürekten tebrik ediyorum. Bilmenizi isterim ki 23 yıldır olduğu gibi önümüzdeki dönemde de DEİK’le birlikte yol yürümeye, dayanışma içinde hareket etmeye devam edeceğiz" dedi. "Küresel mal ihracatındaki payımız yüzde yüzde 1,07’ye çıktı" Türkiye’nin yıldan yıla artan başarı grafiğini rakamlar da ortaya koyduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye’nin iktidarlarımız döneminde nereden nereye geldiğini sizler zaten çok çok iyi biliyorsunuz. Darbe girişimlerinden ekonomimizi hedef alan sabotajlara, depremlerden bölgesel savaşlara kadar bir başka ülkenin başına gelse yere serecek nice badireyi nasıl alnımızın akıyla atlattığımızın sizler şahidisiniz. Türkiye’nin yıldan yıla artan başarı grafiğini rakamlar da ortaya koyuyor. 2025 yılında mal ve hizmet ihracatımız 395,9 milyar dolarla Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdı. 2002 yılında yalnızca 36 milyar dolar olan mal ihracatımız, 2025 itibarıyla 273,3 milyar dolara yükseldi. Hizmet ihracatımız ise 2002 yılındaki 14 milyar dolardan geçen yıl 122,6 milyar dolara ulaştı. Küresel mal ihracatındaki payımız yüzde 0,55’ten yüzde 1,07’ye, hizmet ihracatımızdaki payımız da yüzde 0,89’dan yüzde 1,31’e çıktı. Bir diğer başarımız; orta ve yüksek teknolojili ürünlerin ihracatımız içindeki payının artmasıdır. 2002 yılında 10 milyar dolar olan orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürün ihracatımız 2025 yılında 112 milyar dolara yükseldi. Bu olumlu tablo 2026 yılında da devam etmektedir. Yıllıklandırılmış orta-yüksek ve yüksek teknolojili imalat sanayi ürünleri ihracatımız 114,4 milyar dolara ulaşmıştır. Savunma ve havacılık ihracatımız son 23 yılda yüzde 40’tan fazla artarak 2025 yılında 10 milyar doları aşmıştır. Yüksek katma değerli üretimimizin sembolü olan bu alandaki ivmenin çok güçlü biçimde devam ettiğini görüyoruz. Son verilere göre savunma ve havacılık ihracatı Ocak-Mayıs döneminde yüzde 29 artışla 3 milyar 863 milyon dolar olarak gerçekleşti, Allah’a hamdolsun. Böylece savunma ihracatımızda yılın ilk 5 ayında yüzde 29,5 artış oldu. Yıllık 248 milyon dolar savunma sanayii ihracatından, aynı sektörde aylık 992 milyon dolar ihracat yapan seviyeye geldik" ifadelerini kullandı. "Büyümemizi 23 çeyrektir kesintisiz sürdürüyoruz" Türkiye olarak büyümemizi 23 çeyrektir kesintisiz sürdürdüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Mayıs ayında tatil etkisiyle dış ticaret verilerimizde geçici bir yavaşlama yaşandı. Ancak ihracatın ithalatı karşılama oranı yükseldi. Daha da önemlisi orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin ihracatımız içindeki payı yüzde 44’e ulaştı. Haziran ayında takvim etkisinin ortadan kalkmasıyla birlikte ihracatta yeniden güçlü bir ivme yakalayacağımıza inanıyoruz. Büyüme cephesindeki müspet seyir halen devam ediyor. Gelişmiş ülkeler dahil dünyanın tamamını etkileyen sancılı atmosfere rağmen Türkiye olarak büyümemizi 23 çeyrektir kesintisiz sürdürüyoruz" dedi. İran savaşının tetiklediği küresel krizin enerji fiyatlarında sebep olduğu şok dalgalarının sakinleşmesiyle birlikte enflasyon tarafında da inşallah umut ettiğimiz oranları yakalamayı temenni ettiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Burada şu gerçeğin altını önemle çizmek istiyorum değerli dostlar; küresel ekonominin içinden geçtiği belirsizlik ikliminde ülkemizin en büyük şansı, hükümetlerimiz döneminde 2002’den itibaren ağır bedeller ödeyerek sağladığımız istikrar ve güven ortamıdır. İstikrar ve güven ortamının varlığı ne kadar çetrefil olursa olsun her türlü sorunun çözümünü ya da çözüm yoluna girmesini kolaylaştırmaktadır. Dahası Türkiye’de iş başında deneyimli, ufuk ve vizyon sahibi, eş güdümü güçlü kadroların bulunması; tüm bu küresel ve bölgesel meydan okumaları yönetmede ülkemize tarihi bir avantaj kazandırmaktadır. Türkiye siyasette istikrarın sunduğu asimetrik imkanlardan faydalanırken, bakıyorsunuz dünyanın birçok ülkesinde temel sorun; görevde yılını bile tamamlamadan dağılan kelebek ömürlü hükümetler meselesidir. Bizim 70’lerde, 90’larda çok sık yaşadığımız ve 2002 ile beraber çözüme kavuşturduğumuz bu problemle bugün Batılılar yüzleşmektedir" şeklinde konuştu. "Türkiye marka değerini de artırmaktadır" Sahadaki gücünü masada da hissettiren Türkiye gerçeğini artık dost düşman herkes kabul etmek zorunda kaldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bunun bir neticesi olarak onlar tek bir krizle dahi doğru düzgün baş edemezken, biz farklı cephelerde aynı anda pek çok sorunla mücadele ediyor, bunları başarıyla yönetebiliyoruz. Ülkemizi çatışmalardan uzak tutarken barış çabalarında aktif görev alıyor, kimseden çekinmeden hakkı ve adaleti savunuyoruz. Sahadaki gücünü masada da hissettiren Türkiye gerçeğini artık dost düşman herkes kabul etmek zorunda kalıyor. Türkiye; terör, vesayet ve istikrarsızlık gibi kronik sorunlarını çözdükçe küresel ölçekte marka değerini de artırmaktadır. İş dünyamızın istikrar ve güven ortamının muhafazası noktasındaki hassasiyetini bu bakımdan çok ama çok anlamlı buluyorum. İnşallah hem iktidar hem ittifak olarak bizler de bu iklimin korunması ve güçlendirilmesi için üzerimize düşenleri yapmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "İhracatçılarımızı yalnız bırakmadık" Küresel ve bölgesel krizlerin eksik olmadığı bu dönemde hükümetimiz tüm imkanlarıyla reel sektörümüzün yanında olduğunu belirten Erdoğan, "Türkiye için üreteni, milletimize istihdam sağlayanı, Türk malı ürünleri dünyanın her köşesine ulaştıran ihracatçılarımızı yalnız bırakmadık. Eximbank’ın sermayesini 13,8 milyar liradan 100 milyar liraya çıkardık. Bankamızın kredi ve sigorta desteği bu yılın ilk 5 ayında yüzde 31 artışla 26 milyar dolara ulaştı. İnşallah yıl sonunda bankamız 60 milyar dolarlık destekle rekor kıracak. Merkez Bankamızın kullandırdığı reeskont kredileri ise son bir yılda 1 trilyon 267 milyar lira oldu. Bunun yanında ihracatçılarımıza döviz dönüşüm desteği veriyor, üretim ve rekabet güçlerini desteklemeyi sürdürüyoruz" diye konuştu. "Ekonomi yönetimine gerekli talimatları verdik" Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Küresel enerji fiyatlarındaki artışlara rağmen eşel mobil sistemiyle vatandaşlarımızı ve üreticilerimizi koruyoruz. İmalat sanayiinde elektrik ve doğal gaz maliyetlerinde Avrupa’nın en avantajlı ülkeleri arasındayız. Sanayide yüksek katma değerli üretimi teşvik etmek için yatırım taahhütlü avans kredisi ve HIT-30 programlarımızı daha önce devreye almıştık. Emek yoğun sektörlerimizi ücret ve taşıma destekleriyle güçlendiriyoruz. Finansmana erişim konusunda yaşanan güçlüklerin farkındayız. Pazartesi günü yaptığımız kabine toplantımızda Türk ekonomisinin güncel durumunu masaya yatırırken finansman meselesini de etraflıca ele aldık. Bununla ilgili geçmiş tecrübeleri de göz önünde bulundurarak kapsamlı bir çalışma yapılması için ekonomi yönetimine gerekli talimatları verdik. Şu bir gerçek ki finansmana erişim ne kadar önemliyse bu kaynakların doğru yerde doğru biçimde kullanılması da o derece önemlidir. Biz ülkemizin kıt kaynaklarının verimsiz alanlara değil üretime, ihracata, yatırıma ve sanayiye gitmesini arzu ediyoruz. Ticaret hayatının birincil kuralı ürünü satacak pazar bulmaktır. İhracatın belirleyicisi ise dış taleptir. Kalıcı başarı palyatif çözümlerle değil yeni müşterilerle, yeni pazarlarla ve güçlü ticari ilişkilerle gelir. DEİK başta olmak üzere iş dünyamızın yeni pazarlara açılmalarına büyük önem veriyoruz. Bu konuda sizden gelecek her türlü öneriye de açığız" ifadelerini kullandı. "Toz bulutu dağıldığında kazanan Türkiye olacaktır" Transit ticaret faaliyetlerini İstanbul Finans Merkezi üzerinden yürüten şirketler kurumlar vergisi ödemeyeceklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şunu bir defa herkesin bilmesini isterim: Gerek ekonomik gerek ticari gerekse diplomatik olarak etrafımızı saran toz bulutu dağıldığında bunun en büyük kazananı Türkiye olacaktır. İnşallah krizleri değil fırsatları konuşacağımız bir döneme gireceğiz. Perşembe günü yürürlüğe giren paketimiz bunun bir parçasıdır. İstanbul Finans Merkezi’ni küresel yatırımın, uluslararası ticaretin, finansal hizmetlerin bölgesel üssüne dönüştürmeyi hedefliyoruz. Burada sunulan finansal hizmetlerden elde edilen kazançları 20 yıl boyunca vergiden muaf tutuyoruz. Uluslararası ticaret yapan şirketler için de çok güçlü teşvikler getiriyoruz. Transit ticaret faaliyetlerini İstanbul Finans Merkezi üzerinden yürüten şirketler kurumlar vergisi ödemeyecek. Üstelik bu yaklaşımı yalnızca İstanbul ile sınırlı tutmuyoruz. Türkiye’nin dört bir yanında transit ticaretten elde edilen kazançların yüzde 95’ini vergi dışı bırakıyoruz. Üreticilerimiz için de tarihi bir adım attık. Sanayi imalatında ve tarımsal üretimde uygulanan kurumlar vergisi oranını yarıya indirdik. Sanayicilerimiz ve çiftçimiz artık yüzde 12,5 kurumlar vergisi ödeyecek" şeklinde konuştu. "Operasyonlarını Türkiye’den yönet, avantajlardan yararlan" Dünyanın dört bir yanında faaliyet gösteren şirketleri bölgesel yönetim merkezlerini Türkiye’ye taşımaya davet eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bizim mesajımız çok açık: Operasyonlarını Türkiye’den yönet, avantajlardan yararlan. Ayrıca dünyanın farklı ülkelerindeki yatırımcılara, girişimcilere ve yurt dışında yaşayan vatandaşlarımıza da yeni bir çağrı yapıyoruz: Türkiye’ye gelin, Türkiye’ye yerleşin, sizler de yeni ve güçlü Türkiye’nin büyüme hikayesinin bir parçası olun. Ülkemize yerleşen yabancılar ve yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız belirli şartları sağlamaları halinde yurt dışından elde ettikleri gelirler için 20 yıl boyunca vergi ödemeyecek. Türkiye’yi sadece yatırım yapılan değil, inşallah yatırımın yönetildiği, ticaretin yönlendirildiği, sermayenin buluştuğu küresel bir merkez haline dönüştürmekte kararlıyız. Bu vesileyle DEİK ailemize de bir çağrıda bulunmak istiyorum. Sizler hem iş insanı hem de Türkiye’nin ticaret elçilerisiniz. Ülkemizin potansiyelini ve sunduğu fırsatları dünyaya en iyi anlatacak olan sizlersiniz. Sizlerden bu konuda destek bekliyoruz. DEİK’le el ele vererek Türkiye’yi üretimde, ticarette ve yatırımlarda çok daha güçlü bir konuma taşıyacağımıza yürekten inanıyorum" dedi.

Yıldırım geleceği inşa ediyor Haber

Yıldırım geleceği inşa ediyor

Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Bursa’da düzenlenen Yapı ve Yaşam Fuarı’nda ilçenin çehresini değiştiren kentsel dönüşüm projelerini anlattı. Başkan Yılmaz, Yıldırım’daki dönüşüm çalışmalarının hem Bursa’ya hem de Türkiye’ye örnek olduğunu vurguladı. Yılmaz, "Kentsel dönüşüm alanında Bursa’nın en tecrübeli kurumuyuz. 27 mahallede 286 proje inşaat alanında dönüşüm yapıyoruz. 2019 yılı itibariyle ruhsat alınarak inşasına başlanan 8 proje alanında yaklaşık bin 300 bağımsız birim yıkılarak 2 bin 350 adet konut ve 450 adet ticari alan olmak üzere toplamda 2 bin 800 bağımsız birim ürettik, üretiyoruz. 2026 yılı itibariyle projelendirme aşamasında olan 11 adet proje alanında 2 bin 850 bağımsız birim yıkılarak yaklaşık 3 bin 200’ü konut ve bin 400’ü ticari alan olmak üzere toplamda 4 bin 600 bağımsız birim üreteceğiz. Belediye projeleri ile Yıldırım’da toplamda; 4 bin 150 bağımsız birim yıkılarak yerine 7 bin 400 bağımsız birim üretildi ve üretilecek" dedi. Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, kentsel dönüşüm çalışmalarında kamu-özel sektör işbirliğine dikkat çekti. Yılmaz, "Özel sektör ile iş birliği yaparak destek verdiğimiz 17 adet projemiz bulunuyor. Ayrıca kentsel dönüşüm çalışmaları başlamak üzere olan ve devam eden birçok özel sektör iş birliğimiz mevcut. Özel sektör ile iş birliği yaparak destek verdiğimiz 17 adet projemiz ile birlikte yaklaşık 750 bağımsız birim yıkılarak yerine 2 bin 300 adet depreme dayanıklı bağımsız birim üretilecek. Kamu ve özel sektör iş birliği ile Yıldırım ilçesinde; toplamda 4 bin 900 bağımsız birim yıkılarak yerine 9 bin 700 bağımsız birim üretildi ve üretilecektir. Kentsel dönüşümde 2024-2029 yılları arasındaki hedefimiz 30 bin konut üretmek. İmar plan çalışmaları tamamlanmış yaklaşık 720 hektar alanda imar uygulama çalışmalarını tamamlayarak kentsel dönüşüme hazır hale getirmiş bulunmaktayız" diye konuştu. Başkan Oktay Yılmaz, "Bitişik nizam yapı yoğunluğu fazla sosyal, kültürel, eğitim gibi temel donatı alanlarının eksikliği bulunan 13 mahalleyi (Şükraniye, Sinandede, Mehmetakifersoy, Baruthane, Beyazıt, Eğitim, 152 Evler, Ortabağlar, Selçukbey, Güllük, Mimarsinan, kısmen Davutkadı ve Siteler) kapsayan yaklaşık 450 hektar alanda kentsel dönüşüme yönelik planlama çalışmalarını başlatmış bulunmaktayız. Bu çalışmalar sonrasında kamu desteği ve özel sektör eliyle çok daha fazla sayıda dönüşümün gerçekleşeceğini öngörüyoruz. Ayrıca dönüşümün önündeki en önemli engellerden olan mülkiyet sorununu çözmeye yönelik imar uygulaması çalışmalarımız da devam ediyor. 850 hektar alanda imar uygulaması süreçleri tamamlanarak 40 bin adet tapunun dağıtımını gerçekleştirdik. Yıldırım’da dönüşümün bütüncül ve sürdürülebilir olabilmesi için kentsel dönüşüm strateji belgesi çalışmalarını başlatan ilk merkez ilçe belediyesiyiz. Kentsel dönüşüm strateji belgemizi tamamlamak üzereyiz. Kentsel dönüşüm çalışmalarımızı, binaları yenilemekten ibaret görmüyoruz. Yeni ulaşım arterleri, sosyal alanlar ile birlikte yeni yaşam alanları oluşturuyoruz. Projelerimizin her birinin kendine has özellikleri bulunuyor" dedi.

İnşaatta büyüme sürüyor Haber

İnşaatta büyüme sürüyor

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB), Nisan 2026 İnşaat Sektörü Analizi Raporu’nu yayımladı. “Küresel Ekonomi Savaşın Darboğazında” başlıklı çalışmada, küresel gelişmelerin yanı sıra Türkiye’de inşaat sektörünün mevcut durumu ve risk alanları değerlendirildi. Rapora göre sektör, 2025’in son çeyreğinde yüzde 8,6 büyüyerek 2022’nin ikinci yarısından bu yana yakaladığı ivmeyi 13’üncü çeyreğe taşıdı. Ancak bu büyümenin büyük ölçüde deprem sonrası yeniden imar faaliyetleri ve kamu yatırımları kaynaklı olduğu, sektörün ise yüksek finansman maliyetleri nedeniyle temkinli bir “eşik dönemi”ne girdiği belirtildi. Maliyet baskılarının da sürdüğüne dikkat çekilen raporda, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre şubat ayında inşaat maliyet endeksinin aylık yüzde 1,51, yıllık ise yüzde 25,72 arttığı kaydedildi. Artan enerji ve işçilik giderlerinin kârlılığı düşürdüğü, ciro endeksindeki dalgalı seyrin ise sektördeki kırılganlığı ortaya koyduğu ifade edildi. Konut piyasasında ise erişilebilirlik sorununun belirleyici olduğu vurgulandı. 2025 sonunda satış hacmi 1,76 milyon adede ulaşsa da talep dengesi sağlanamadı. 2026 Mart’ta ilk el satışlar sınırlı artarken, ikinci el satışlarda gerileme görüldü. Toplam satışların yüzde 68,5’inin ikinci elden oluşması, yeni konut üretimi ile erişilebilir talep arasındaki uyumsuzluğu gözler önüne serdi. Raporda ayrıca, ipotekli satışların artmasına rağmen toplam içindeki payının düşük kalmasının, finansman koşullarının konuta erişimi kısıtlamaya devam ettiğini gösterdiği ifade edildi. TMB, sektörün sürdürülebilir büyümesi için üç temel başlığa işaret etti: konuta erişilebilirliğin artırılması, yeşil dönüşüm standartlarına uyum ve kentsel dönüşümün özel sektör yatırımlarıyla dengelenmesi. Önümüzdeki dönemde başarının yalnızca üretim hacmiyle değil; kârlılık yönetimi, dijitalleşme ve özel sektörün sürece katılımıyla ölçüleceği vurgulandı.

Yıldırım'da Mimarsinan 2. Etap için ilk imzalar atıldı Haber

Yıldırım'da Mimarsinan 2. Etap için ilk imzalar atıldı

Yıldırım Belediyesi tarafından yürütülen Mimarsinan 2. Etap Kentsel Dönüşüm Projesi’nin ilk adımı atıldı. Mimarsinan Mahallesi’nde 14 bin metrekarelik alanda hayata geçirilecek proje kapsamında; 30 bina ve 100 bağımsız bölüm yıkılarak, 160 daire, 103 araçlık kapalı otopark, açık otopark ve 555 metrekarelik park yapılacak. Yıldırım Belediyesi tarafından bölgede bulunan 64 hak sahibi ile görüşmeler devam ederken ilk imzalar da atıldı. Proje’nin ilk anlaşması; Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz ile bölgedeki hak sahibi Ali Kaytan arasında imzalandı. ÖNCE İKNA SONRA İNŞA İmar uygulamaları, kurumlar arası iş birliği, insan odaklı projelerle Bursa ve Türkiye’de kentsel dönüşüme örnek olduklarını vurgulayan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, “Bakanlıklarımız ve özel sektör desteği ile ilçemizin bölgesel özelliklerini de göz önünde bulundurarak, projeler hazırlıyor ve uyguluyoruz. Bu projelere başlarken temel kıstasımız ise hemşehrilerimizin rızası. Mimarsinan Mahallesi 1. Etap Kentsel Dönüşüm Projesi’ni yüzde 100 uzlaşma ile hayata geçirdik. Yine bu projemizi çok kısa bir sürede tamamladık” dedi. Kentsel dönüşümün bir zorunluluk olduğunun altını çizen Başkan Yılmaz, “Kentsel dönüşüm şehrimiz için ülkemiz için zaman kaybetmeden hayata geçirilmeli. Ancak bu zorunluluğu insanlarımız için bir dayatmaya dönüştürmüyoruz. Projelerimizi, hemşehrilerimize anlatıyor, onların sürece aktif olarak katılımını sağlıyoruz. Yine insanlarımıza gerek yapım süresi gerekse kalite noktasında verdiğimiz teminatlara harfi harfine uymaya gayret ediyoruz. Bu yaklaşım da hak sahipleri ile belediyemiz arasında bir güven iklimi oluşturdu. Kentsel dönüşüm deyince tereddüt yaşayan, korkuları olan insanlarımız, artık belediyemize gelerek kendileri dönüşüm talep ediyor. İnsanlarımızın bu güveni ve memnuniyeti kentsel dönüşüm hamlemizdeki en önemli gücümüz. İnsanlara güvenli modern, ulaşılabilir konforlu yaşam alanları oluşturmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

Aile ve Sosyal Hizmetler 8 Mart'a hazırlanıyor Haber

Aile ve Sosyal Hizmetler 8 Mart'a hazırlanıyor

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında kadınların sosyal, ekonomik ve siyasi alanlarda güçlenmesinin önemine dikkat çekmek amacıyla her yıl çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Bakanlık, bu yılki 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan’ın katılımlarıyla iftar programı düzenleyecek. İstanbul’da 7 Mart 2026 Cumartesi günü 500 davetlinin katılımıyla gerçekleştirilecek programın ana teması “Sürdürülebilir Kalkınmada Kadın Hamlesi” olarak belirlendi. Programda, 8 Mart 2024’te kamuoyuna duyurulan Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı ile 8 Mart 2025 tarihinde yürürlüğe giren 2025/4 sayılı “Kadının Güçlenmesi” konulu Cumhurbaşkanlığı Genelgesi kapsamında kurulan koordinasyon kurullarının çalışmaları sonucu olarak ortaya çıkan “Sürdürülebilir Kalkınmada Kadın Hamlesi İlkeleri”ni içeren niyet beyanı duyurulacak. Ayrıca programda, küresel rekabetin yeniden şekillendiği günümüzde kadının potansiyelinin stratejik bir güce dönüştürülmesinin önemine vurgu yapılacak. Kadınların, ekonomik ve toplumsal hayatta daha güçlü bir şekilde yer almasının, Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmasında kritik rol oynadığına dikkat çekilecek. “Sürdürülebilir Kalkınmada Kadın Hamlesi” vizyonuyla, kamu, özel sektör ve sivil toplum iş birliğinde kadın odaklı, yenilikçi ve kapsayıcı bir iş ekosisteminin oluşturulması hedefleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.