Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Öz Bakım

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Öz Bakım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Öz Bakım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Nilüfer’de kız çocuklarına öz savunma atölyesi Haber

Nilüfer’de kız çocuklarına öz savunma atölyesi

Nilüfer Belediyesi, 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü dolayısıyla "Kalıpları Kır, Kendi Hikâyeni Yaz!" çağrısıyla hafta boyu çeşitli etkinlikler düzenledi. Etkinlikler kapsamında güvenli ve eşit kentler, dijital güvenlik, öz savunma, öz bakım ve toplumsal cinsiyet kalıpları ele alındı. Kız çocukları hafta boyunca düşüncelerini ve hayallerini paylaştı, yaşadıkları kente ilişkin önerilerini dile getirdi ve yeni beceriler edindi. Nâzım Hikmet Kültürevi’nde yapılan son etkinlikte ise "WenDo: Öz Savunma ve Şiddetten Korunma Yöntemleri" atölyesinde kız çocuklarına öz savunma yöntemleri gösterildi. Sosyal Güçlendirme için Spor ve Beden Derneği (BoMoVu) iş birliğiyle düzenlenen atölyede 12-14 yaş arası çocuklar, uygulamalı çalışmalarla sözlü ve bedensel öz savunma yöntemlerini deneyimledi. Atölyenin kapanışına katılan Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman, çocukların bu tip eğitim almalarının önemli olduğunu söyledi. Çocuklara hitap eden Erman, "Bizim yaşadığımız sıkıntıları siz daha kolay atlatın istiyoruz. Kendinizi savunmayı, kendinizi var etmeyi, ‘ben varım’ demeyi öğrenin. Amacımız sizi güçlendirmek" dedi. Bilinçlenen kız çocuklarının kelebek etkisi ile etrafına da fayda sağlayacağını dile getiren Erman, belediye olarak bu tip çalışmalara devam edeceklerini söyledi. Kız çocuklarına katılım belgelerini veren Bukle Erman, atölye eğitmeni Yıldız Koca’ya da teşekkür etti.

Tedaviyi reddeden telefon bağımlısı Barış, sanal dünyadaki yaşamına geri döndü Haber

Tedaviyi reddeden telefon bağımlısı Barış, sanal dünyadaki yaşamına geri döndü

Hatay’da depremin ardından evinden çıkmayarak gününü bilgisayar ve telefonla oynayarak geçiren Barış Özbay, hastanede gördüğü 3 aylık tedavi sürecinin ardından kendisine verilen ilaçları kullanmayı reddederek gününü cep telefonuyla oynayarak geçirmeye devam ediyor. İyi olmak istemediğini ve hayatını düzene sokmak istemediğini ifade eden Özbay, yaklaşık 2 aydan fazla süredir duş almadığını belirterek, çok fazla sanal alemde bulunduğu için oyunların artık kendini etkilemediğini söyledi. Kahramanmaraş merkezli depremlerde evini kaybeden 52 yaşındaki anne Semra Özbay ve 25 yaşındaki oğlu Barış Özbay, yaşadıkları depremin ardından Antakya ilçesi Gazi Mahallesi’ndeki müstakil evlerinde birlikte hayata tutunmaya çalışıyorlar. Depremde hem evlerini hem yakınlarını kaybeden aile, üç yıldır zorlu bir süreçle mücadele ediyor. Depremin ardından yaşama hevesini kaybeden ve okuduğu üniversiteyi yarıda bırakarak sürekli bilgisayar ve cep telefonuyla oynamaya başlayan Barış Özbay, sanal dünyaya bağımlı hale gelerek hayat hikayesiyle Türkiye’nin dikkatini çekmişti. Yaşamak için gerekli ihtiyaçlarını gideren genç adam; yaklaşık 3 ay süren hastanedeki tedavi sürecinin ardından yeniden çok sevdiği evine döndü. Yapılan haberlerin ardından hayatı değişmeye başlayan Özbay, tedavi sürecinin ardından evine döndüğündeyse ilaçlarını kullanmayı bıraktı ve günlerini cep telefonuyla oynayarak geçirmeye devam etti. Yaşam hikayesiyle merak konusu olan Özbay, aldığı kilo ve değişen vücut ile yüzüyle de dikkat çekti. Hastanedeki tedavi sürecinin ardından döndüğü evinde eski hayatına yeniden dönen Özbay, sabahın ilk ışıklarıyla başlayan cep telefonu mesaisini gün boyu sürdürüyor. Yaşamından mutlu olduğunu ve kimsenin müdahale etmesini istemediğini ifade eden Özbay, sanal alemde yaşadıklarının kendisinde etki oluşturmadığını belirterek canlılara zarar veremediğini söyledi. Tedavi sürecinde aylar sonra duş aldırılan Özbay, "En son ne zaman duş aldığımı hatırlamıyorum, iki aydan fazla olmuştur" sözleriyleyse öz bakım ihtiyaçlarını yerine getirmediğini söyledi. "Hastaneye yattım yaklaşık 3 ay kadar ama bir değişiklik olmadı hayatımda" Bütün gününü cep telefonuyla oynayarak geçirdiğini ifade eden Barış Özbay, hayatını düzene sokmak istemediğini ve duş almayı dahi istemediğini ifade ederek "Telefonla zaman öldürüyorum, yapacak başka bir şeyim olmadığı için bütün gün oynuyorum. Uykum gelince uyuyorum. Dün saat 05.00’te uyudum, diğer gün daha erken uyudum ve günden güne değişiyor. Hastaneye yattım yaklaşık 3 ay kadar ama bir değişiklik olmadı hayatımda. Psikologların nasıl çalıştığını tam olarak anlayamayacağım ama büyük ihtimalle, tahminimce, tedavi yöntemleri insanlara kendi durumlarının o kadar da kötü olmadığını anlatmak üzerine. Durumunu anlayan hasta da yavaş yavaş düzeliyor. Ama ben zaten her şeyin farkındayım, nasıl düzeleceğimi de biliyorum. İstesem düzelirim ama istemiyorum, gerek yok ve yaşamak istemiyorum. Nasıl düzeleceğimi sorarsanız, basit sadece üstüne gideceksin. Mesela şu an bir şeyler yapmaktan rahatsız oluyorum. Düzelmek istesem en basitinden duş alarak başlayacağım. İlk başta rahatsız edecek ama alıştıktan sonra rahatsız etmeyecek. Yani rahatsız eden her şeyin üzerine gideceksin. Ama ben o rahatsızlığı istemiyorum. Böyle daha rahatım. Fiziksel ağrım var, hastalığım yüzünden. Ama önemsiz fiziksel ağrılar beni pek rahatsız etmiyor. Oyunlar ya da filmler falan etkiler ama normal bir insanı etkilediği kadar etkilemiyor" dedi. "Ben mesela oyunlarda kaç kişiyi öldürdüm, Allah bilir ama şu an bir sinek bile öldürsem canım acıyor" Çocuğun kişiliğinde ve davranışında ebeveynlerin etkisinin yüksek olduğunu ifade eden Özbay, telefonla oynamaktan artık oyunlarda yaşadıklarının kendisini etkilemediğini belirterek "Bence her şey anne ve babada bitiyor. Çocuğu düzgün yetiştirirsen çok fazla etkilenmez. Çocuk, bir katili dizide veya filmde görüp havalı olduğunu düşünüp bir şeyler yapabilir. Ama suç bizde değil, suç anne ve babada kötü yetiştirmişler çocuğu. Ben mesela oyunlarda kaç kişiyi öldürdüm, Allah bilir ama şu an bir sinek bile öldürsem canım acıyor. Oyunlar beni o kadar etkilemedi. Sürekli telefonla oynamamın bu duruma etkisi vardır. Kesin bir etkisi vardır ama ana etkenin bu olduğunu düşünmüyorum. Daha kötüye gitmesinde etkisi olabilir. Etkisi nedir, hiçbir fikrim yok. Pek umurumda da değil. Artık bu haldeyim zaten. Bu hale gelmemin ana etkisini düşünüp bulsam ne çözülecek, gereksiz ve o yüzden düşünmeye gerek yok" dedi. "En son ne zaman duş aldığımı hatırlamıyorum, iki aydan fazla olmuştur" Kişisel bakımlarını yerine getirmediğini ve 2 aydan fazla süredir duş almadığını belirten Özbay, evde olmanın kendini mutlu ettiğini ifade ederek "Kişisel bakımlarımı da yapmıyorum ve duş da almıyorum. Dediğim gibi, elimde olsa yemek bile yemem. En son ne zaman duş aldığımı hatırlamıyorum, iki aydan fazla olmuştur. Bahçeye bile çıkmıyorum. Gerek yok. Çıksam ne olacak sanki, bir şey değişmeyecek ve canım istemiyor. Hastanede ilaç vermişlerdi. O ilaçlara devam etsem büyük ihtimalle iyileşirim. İlaçlar bittikten sonra doktora gitmem gerekiyor ama istemiyorum. Dışarı çıkmak, doktorla görüşmek veya iletişime geçmek istemiyorum. O yüzden verdikleri ağrı kesici işe yarıyor. Bu yüzden şu anda onu sürekli alıp kullanıyorum. Zararlı bir ağrı kesici ama umurumda değil. Bu yaşantım hakkında ne düşünüyorum derseniz, güzel ve mükemmel. Ben mutluyum, gayet iyiyim, sıkıntı yok. İnsanlar hala yardım etmeye çalışıyor. Bu haberlerin çok boş olduğunu da söyleyemem. İnsanlarla tanıştım, yeni arkadaşlarım oldu. Onun dışında hayatımda bir etkisi olmadı. Hayatım güzel, mutluyum. Acı çekmem falan hiç umurumda değil. Evde olmak bana yetiyor. Hastanede yattığımda, benim gibi hasta olan iki kişiyle tanıştım. Onlardan biri şu anda hayatını kurmaya çalışıyor. Oradayken hiç konuşamıyordu. Şu an biraz daha iyi durumda, biraz daha çalışıyor falan. Arada sohbet ediyoruz. Bana etkisi yok" dedi.

OKUL ZİLİ ÇALMADAN ANNE BABALARA KRİTİK UYARILAR Haber

OKUL ZİLİ ÇALMADAN ANNE BABALARA KRİTİK UYARILAR

Yaz tatilinin sona ermesine kısa bir süre kala çocukların okul düzenine yeniden hazırlanması önem taşıyor. Medicabil Nilüfer Hastanesi Klinik Psikoloğu ve Psikoterapisti Görkem Polat, ekran kullanımından uyku düzenine, sorumluluklardan okul algısına kadar ailelerin dikkat etmesi gereken noktaları anlattı. Yaz tatilinde çocukların günlük rutinlerinin değişmesiyle oyun ve hobiler için ayrılan zaman artarken, okulun başlamasıyla birlikte akademik sorumlulukların da yeniden gündeme gelmesi gerekiyor. Oyunun çocukların ruhsal gelişiminde önemli bir yere sahip olduğunu belirten Klinik Psikolog ve Psikoterapist Görkem Polat, oyun ve hobilerin çocukların kendilerini ifade etmeleri ve yaratıcılıklarını geliştirmeleri açısından önemli olduğunu söyledi. Görkem Polat, “Okulların açılmasına kısa bir süre kala çocukların akademik sorumlulukları ile oyun ve hobileri dengeleyebilecekleri bir düzene geçmeleri gerekiyor” dedi. Ekran ve uyku düzenine dikkat Tatil döneminde artabilen telefon ve tablet kullanımının okul başlamadan yaklaşık iki hafta önce kademeli olarak azaltılması gerektiğini belirten Polat, çocukların okul döneminde uygulanacak teknoloji kullanım düzenine önceden geçmelerinin uyumu kolaylaştıracağını ifade etti. Uyku düzeninin öğrenme süreçleri üzerinde önemli etkisi bulunduğunu vurgulayan Görkem Polat, tatilde bozulan uyku saatlerinin de okul başlamadan yaklaşık bir hafta önce okul düzenine göre ayarlanmasını önerdi. Çocukların yaşlarına uygun ev işlerinde sorumluluk almalarının ise hem sorumluluk bilincini hem de okul kurallarına uyumlarını desteklediğini kaydetti. “Yaramazsın” mesajından kaçının Ebeveynlerin okul öncesinde kullandıkları dilin çocukların okula bakışını etkileyebileceğine dikkat çeken Polat, negatif uyarılar yerine çocuğun geliştirdiği özelliklere ve yeni dönemde kazanacağı deneyimlere vurgu yapılmasını önerdi. Klinik Psikolog ve Psikoterapist Görkem Polat, “Çok hareketli bir çocuğa ‘Bu sene öğretmenlerini ve arkadaşlarını üzme, daha sakin ve akıllı ol’ demek, çocuğun kendisini ‘yaramaz’ olarak algılamasına neden olabilir. Bunun yerine önceki yıllarda geliştirdiği özellikleri hatırlatmak ve yeni beceriler kazanacağına vurgu yapmak daha sağlıklı olacaktır” diye konuştu. Öğretmen ve okulun korku veya ceza unsuru olarak kullanılmaması gerektiğini de belirten Polat, “Böyle yaparsan öğretmenin kızar”, “Öğretmenin seni sevmez” ya da “Müdür seni okuldan kovar” gibi ifadelerin çocukta okul kaygısını artırabileceğini söyledi. İlk kez okula başlayacak çocuklarda güven önemli Okula ilk kez başlayacak ve ailesinden ayrılmakta zorlanan çocuklarda öncelikle ebeveynlerin sakin olması gerektiğini ifade eden Polat, çocuğa okuldan sonra ne olacağının açıkça anlatılmasının güven duygusunu güçlendireceğini belirtti. Çocuğa kimin alacağı, eve nasıl döneceği ve ebeveyninin ne zaman geleceği konusunda bilgi verilmesinin belirsizliği azaltacağını söyledi. Öz bakım becerilerinin de okul uyumunda önemli olduğunu vurgulayan Polat, çocuğun zorlandığı becerilerin okul başlamadan önce desteklenmesi gerektiğini kaydetti. Haftada üç gün yürüyüş yapmanın da çocukların dikkat ve konsantrasyon özelliklerini destekleyebileceğini ifade etti. Çocuklar birbirleriyle kıyaslanmamalı Her çocuğun kendine özgü özellikleri bulunduğunu belirten Medicabil Nilüfer Hastanesi Klinik Psikoloğu ve Psikoterapisti Görkem Polat, çocukların arkadaşlarıyla kıyaslanmasının hem ruhsal hem de akademik gelişim açısından olumsuz sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu. Öğrenmenin yalnızca akademik başarıdan ibaret olmadığını vurgulayan Polat, çocukların hobi ve ilgi alanlarının desteklenmesinin öğrenme kültürlerinin gelişmesine katkı sağladığını söyledi. Ailelere çocuklarıyla iletişim kurarken yalnızca ders ve başarıya odaklanmamalarını öneren Polat, “Günün nasıl geçti, eğlendin mi?” sorusunun çocukla sağlıklı iletişim açısından önemli olduğunu ifade etti. Çocukların bağımsız bireyler olarak gelişebilmesi için sağlıklı sosyalleşmenin önemine de dikkat çeken Polat, öğretmenler ve oyun arkadaşlarıyla kurulan ilişkilerin bu süreçte önemli bir rol oynadığını belirterek, ailelerin çocuklarını yalnızca akademik açıdan değil, sosyal ve duygusal yönden de desteklemeleri gerektiğini sözlerine ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.