Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Otopsi

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Otopsi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Otopsi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Güllü davasında duruşma hareketli geçti: Merve Uçanok'un değerlendirmelerinin ardından Tuğyan Ülkem Gülter savunma yaptı Haber

Güllü davasında duruşma hareketli geçti: Merve Uçanok'un değerlendirmelerinin ardından Tuğyan Ülkem Gülter savunma yaptı

26 Eylül 2025 tarihinde Yalova'nın Çınarcık ilçesindeki evinin 6'ncı katındaki pencereden düşerek hayatını kaybeden 'Güllü' adıyla tanınan Gül Tut'un ölümüne ilişkin davada Merve Uçanok'un aktardığı değerlendirmelerde, bilirkişi raporunun dosyaya girmesinin ardından 9 Aralık sonrasındaki olayın gerçekleşme ihtimalinin ele alındığı belirtildi. Raporda iki ihtimalden söz edildiği, ancak başka ihtimallerin de bulunabileceğinin ifade edildiği aktarıldı. Olay yeri inceleme fotoğrafları üzerinden yapılan değerlendirmelerde, Güllü'nün düştüğü belirtilen alanda kulak pamuğu bulunduğu, ayağının altında ise bir kapak olduğu ifade edildi. Bu nesnelerin olayla bağlantısının bulunup bulunmadığı ve bir cisim gönderilirken ayağının kaymış olabileceği ihtimali gündeme getirildi. Güllü'nün ilaç ve alkolün etkisiyle düşmüş olabileceği ihtimalinin de değerlendirilmesi gerektiği savunuldu. Otopsi tutanağında parkelerin kaygan olduğuna ilişkin tespit bulunduğu, olay yerindeki polislerin de zeminin kayganlığından söz ettiği aktarıldı. Güllü'nün daha önce de evinde iki kez düştüğü bilgisi de düşme ihtimaline ilişkin değerlendirmelerde dile getirildi. Duruşmada Güllü'yü odaya çağıran kişinin Tuğyan Ülkem Gülter değil, Sultan olduğu iddia edildi. Bu iddianın tutanaklarda ve İTÜ raporunda yer aldığı ileri sürüldü. Ayrıca Sultan'ın anlatımlarının ses kayıtlarıyla örtüşmediği savunuldu. Ses kayıtlarında yer alan "Hadi görüşürüz" ifadesi de duruşmanın gündemindeki konular arasında yer aldı. İTÜ raporunda söz konusu sesin Güllü'ye ya da Tuğyan Ülkem Gülter'e ait olabileceği ihtimallerinin değerlendirildiği öğrenildi. Merve Uçanok'un değerlendirmelerinin ardından söz alan tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter'in savunmasında, annesinin ölümünün kaza olduğunu öne sürerek suçlamaları reddettiği aktarıldı. Gülter'in, "Olay kazadır. Annemin düştüğünü görmedim, görseydim tutardım. Sanık sıfatıyla bulundum ama ben mağdurum" dediği belirtildi. Sultan'ın her zaman yanında olduğunu ifade eden Gülter'in, uzman mütalaası için kendi parasıyla ödeme yapmak istediğini söylediği aktarıldı. Gülter'in, "Madem ben katilim, olay anında bağırmadı, anlatmadı" ifadelerini kullandığı kaydedildi. Annesini kaybetmenin acısını yaşarken iftiraya uğradığını öne süren Gülter'in, "Dosyada birçok delil mevcut. Annemi kaybetmenin acısını yaşarken bir de bunları yaşıyorum. İftiraya uğradım" dediği aktarıldı. Duruşmada avukatın Güllü'nün sesini dinlettiği sırada Tuğyan Ülkem Gülter ile kardeşi Tuğberk'in gözyaşlarını tutamadığı ifade edildi. Gülter'in savunması sırasında duygusal anlar yaşadığı, annesinin ilk göz ağrısı olduğunu dile getirdiği belirtildi. Mahkeme heyeti duruşmaya ara verdi. Aranın ardından mahkemenin kararını açıklaması bekleniyor.

Ankara’da evde cansız beden bulundu Haber

Ankara’da evde cansız beden bulundu

Ankara’nın Erzurum Mahallesi Soysal Sokak’ta bulunan bir evde, yaklaşık iki hafta önce hayatını kaybettiği değerlendirilen bir kişinin cansız bedeni bulundu. Kimliği ve ölüm nedeni henüz belirlenemeyen cenaze, inceleme yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Ankara’nın Erzurum Mahallesi Soysal Sokak’ta bulunan bir ikamette cansız beden bulundu. Edinilen bilgilere göre, olayın bildirilmesi üzerine bölgeye gelen ekipler evde inceleme başlattı. Yapılan ilk değerlendirmelerde kişinin bir süredir yaşamını yitirmiş olduğu belirlenirken, ölümün yaklaşık 14 gün önce gerçekleşmiş olabileceği üzerinde duruluyor. Olay yerindeki koşullar nedeniyle ekiplerin koruyucu kıyafet, maske ve eldiven kullanarak çalışma yürüttüğü görüldü. Ev içerisinde çok sayıda eşya, kıyafet, kutu ve çeşitli malzemelerin biriktiği, bu nedenle yaşam alanının önemli ölçüde daraldığı gözlendi. Ekipler, evdeki incelemelerini bu koşullar altında sürdürdü. Gerekli incelemelerin tamamlanmasının ardından cansız beden bulunduğu yerden çıkarılarak cenaze nakil aracına alındı. Cenaze, kesin ölüm zamanının ve ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Hayatını kaybeden kişinin kimliğine ilişkin de şu ana kadar kesinleşmiş bir bilgi bulunmuyor. Kimlik tespiti, ölüm zamanı ve ölüm nedeninin yapılacak adli inceleme ve otopsi işlemlerinin ardından netleşmesi bekleniyor. Olayla ilgili inceleme sürüyor. Hassas fotoğraf için aşağı kaydırabilirsiniz.

Ormanda boğazı kesilerek öldürülen Gökçe'nin ailesi konuştu: Son görüntüleri yürek burktu Haber

Ormanda boğazı kesilerek öldürülen Gökçe'nin ailesi konuştu: Son görüntüleri yürek burktu

Olay, Karacabey ilçesi Güngörmez Mahallesi'ndeki ormanlık alanda meydana geldi. İddiaya göre Gökçe Alkan (18) ile erkek arkadaşı Mustafa B. (24), otomobille ormanlık alana gitti. İkili arasında ayrılma meselesi yüzünden tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Mustafa B.'nin bıçakla Gökçe Alkan'ın boğazını kestiği öne sürüldü. Genç kız olay yerinde hayatını kaybederken, şüpheli de kendisine zarar verip boynundan yaralandı. Jandarma ekiplerince gözaltına alınan şüphelinin hastanedeki tedavisinin sürdüğü bildirildi. "Çıkma dedim ama çıkacağım dedi" Kızının ölümünden önce son kez birlikte vakit geçiren anne Alkan, Gökçe'nin olay günü saat 18.00 sıralarında dışarı çıkmak istediğini söyledi. Saat 18.00'a kadar kızıyla birlikte olduğunu belirten acılı anne, "18.00'a kadar beraberdik. O saatten sonra 'Dışarı çıkacağım anne' dedi. 'Çıkma' dedim ben ona. 'Çıkacağım' dedi' ifadelerini kullandı. Kızının erkek arkadaşıyla yaşadığı sorunları kendisine anlatmadığını söyleyen anne, daha önce tehdit edilip edilmediğini de bilmediğini belirterek, "Hiçbir şey demedi. İçinde yaşıyordu, saklıyordu. Hiçbir şey söylemedi" dedi. Saatlerce telefonuna ulaşamadı Gökçe'den haber alamayınca endişelenmeye başladığını anlatan anne Alkan, saat 21.00'den sonra kızını defalarca aradığını ancak telefonlarına cevap verilmediğini söyledi. Bir süre sonra damadının kendilerine Gökçe'nin erkek arkadaşıyla kavga ettiğini söylediğini aktaran anne, önce hastaneye gittiklerini, ardından karakola geçtiklerini ve gerçeği burada öğrendiğini belirtti. "Adalet istiyorum" Kızının ölümünün ardından tek taleplerinin adalet olduğunu söyleyen Zeynep Alkan, "Adalet istiyorum. Benim kızıma nasıl öldürdüyse ona da aynısının yapılmasını istiyorum" dedi. Anne Alkan, 5 Ekim'de Gökçe için düzenlenen yürüyüşte de "Bütün Gökçelere, bütün kızlara adalet istiyorum. Benim yaşadığımı hiçbir anne yaşamasın" sözleriyle adalet çağrısında bulunmuştu. Ablası: "Sessiz, sakin, sürekli gülümseyen biriydi" Gökçe Alkan'ın ablası Özlem Akbay ise kardeşinin sessiz, sakin, kimseye zararı olmayan ve sürekli gülümseyen bir genç kız olduğunu söyledi. Olaydan kısa süre önce kardeşiyle birlikte vakit geçirdiğini anlatan abla Özlem Akbay, Gökçe'nin o gece kendisini çağırması üzerine yanına gittiğini belirterek, "Beraber oturduk, eğlendik. Gayet iyiydi, keyfi yerindeydi, hiçbir şey yoktu" dedi. Ablasının anlatımına göre Gökçe'nin erkek arkadaşı, iki gündür kendisine ulaşmadığını ve hastanede olduğunu söylemişti. Bu anlatıma inanmadığını belirten abla Özlem Akbay, kardeşine erkeğin kendisine yalan söylediğini düşündüğünü belirterek, "Gökçe dedim, insan sürekli kaza mı yapar? O çocuk sana yalan atıyor. Kanıtlayacağım sana dedim" diyen abla, erkek arkadaşının gerçekten hastanede olup olmadığını öğrenmek için hastaneleri aradığını ancak bilgi alamadığını söyledi. "Gitme dedim, yüzleşmek istedi" Gökçe'nin öldürüldüğü gün erkek arkadaşının yeniden kendisini aradığını anlatan abla Özlem Akbay, Mustafa B.'nin kaza yaptığını ve otomobilini göstermek istediğini söylediğini aktardı. Kardeşine gitmemesi yönünde uyarıda bulunduğunu belirten abla, "Gökçe dedim, gitme, boş ver, ne gerek var? ‘Yüzleşmek istiyorum, göreyim bakalım' dedi" ifadelerini kullandı. Gökçe'nin bunun üzerine buluşmaya gittiğini belirten abla, yaşananların planlı bir cinayet olduğunu düşündüğünü söyledi. "Telefonunu sahile attığını ölümünden sonra öğrendim" Kardeşine erkek arkadaşının uyuşturucu kullanıp kullanmadığını da sorduğunu aktaran Özlem Akbay, "Gökçe'nin kendisine "Hayır, içmiyor. Benim yanımda sigara bile içmiyor" dediğini söyledi. Ancak daha sonra çevreden farklı söylentiler duyduğunu belirten abla, Gökçe'nin başka bir telefonunun olduğunu ve bu telefonun sahile atıldığını kardeşinin ölümünden sonra arkadaşlarından öğrendiğini ifade etti. "Çocuğa sordum, kardeşime ne oldu diye" Olayın ardından hastaneye gittiğini anlatan Gökçe'nin ablası, burada şüpheliyle karşı karşıya geldiğini söyledi. İlk başta yaşananları kaza olarak düşündüğünü belirten abla, "Çocuğa sordum, 'Kardeşime ne oldu, ne olur söyle' diye. Çocuk hiçbir şey söylemedi" dedi. Gökçe'nin hakkını arayacağını belirten abla, "Gökçe'nin hakkını aramak istiyorum. Adalet istiyorum" diye konuştu. Dayısı: "Melek gibi bir kızdı" Gökçe Alkan'ın dayısı Şenol Yavuz da yeğeninin ölümünün ardından büyük acı yaşadıklarını söyledi. Gökçe'yi 18 yaşına kadar el bebek gül bebek büyüttüklerini belirten Yavuz, "Melek gibi bir kızdı. 18 yaşına kadar el bebek gül bebek besledik. Güzel bir şekilde hayatını yaşamaya çalıştı. Hayatının en güzel anında katledildi" dedi. Yeğeniyle olaydan birkaç gün önce görüştüğünü ancak erkek arkadaşıyla ilgili herhangi bir konuşma yapmadıklarını belirten Yavuz, daha önce Gökçe'nin tehdit edildiğine yönelik kendisine herhangi bir bilgi ulaşmadığını söyledi. "Baştan kötü bir olay olduğunu söylemediler" Olayı ilk olarak farklı şekilde öğrendiğini anlatan Şenol Yavuz, kendisine önce Gökçe'nin hastaneye kaldırıldığı bilgisinin verildiğini söyledi. "Baştan kötü bir olay olduğunu söylemediler. Hastaneye kaldırıldığını söylediler. O şekilde gittim de bu olayın bu şekilde cereyan ettiğini öğrendik" diyen Yavuz, cinayetin nasıl işlendiğine dair kendilerinin de tüm ayrıntıları bilmediğini ifade etti. Gökçe'nin cenazesi toprağa verildi Bu yıl Farabi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Sağlık Hizmetleri Alanı'ndan mezun olduğu ve iş aradığı öğrenilen Gökçe Alkan'ın, ailenin 3 kız çocuğunun en küçüğü olduğu belirtildi. Gökçe Alkan'ın cenazesi, Bursa Adli Tıp Kurumu'ndaki otopsi işlemlerinin ardından ailesine teslim edildi. Uluabatlı Hasan Camisi'nde kılınan cenaze namazının ardından genç kız toprağa verildi. Öte yandan, Gökçe Alkan için 5 Ekim'de Karacabey'de yürüyüş düzenlendi. Ellerinde Türk bayrakları ve Gökçe'nin fotoğraflarıyla yürüyen vatandaşlar, "Gökçeler ölmesin" sloganları atarak kadın cinayetlerine tepki gösterdi. Genç kızdan geriye mutlu günlerinde çekilmiş videoları kalırken, kapının önüne de giymeye doyamadığı spor ayakkabıları konuldu

"Siyanür var, girmeyin" notu bulunan dairede ölü bulunan çiftin olayında cinayet ve intihar şüphesi Haber

"Siyanür var, girmeyin" notu bulunan dairede ölü bulunan çiftin olayında cinayet ve intihar şüphesi

Olay, dün saat 14.30 sıralarında Zembilli Ali Efendi Mahallesi 762. Sokak’ta bulunan 11 katlı sitenin 3. katındaki dairede meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Namık Özcan (53) ve eşi Fatma Özcan’dan (45) haber alamayan çocukları, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine adrese sağlık, itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Daireye giren ekipler, çifti hareketsiz halde bulurken, içeride kimyasal madde kokusu olduğunu fark etti. Bunun üzerine ekipler daireden çıkarak durumu AFAD’a bildirdi. Tedbir amacıyla binada bulunan vatandaşlar da tahliye edildi. Dairede "Siyanür var, girmeyin" notu bulundu AFAD ekiplerinin yaptığı incelemede Fatma Özcan’ın cansız bedeni yatak odasında, Namık Özcan’ın cansız bedeni ise oturma odasında bulundu. Namık Özcan’ın yanında "Siyanür var, girmeyin" yazılı bir not ile katı siyanür olabileceği değerlendirilen bir madde ve ilaçlar bulunduğu öğrenildi. Cenazeler Ankara’ya gönderildi Çiftin cenazeleri, gece saatlerinde özel koruyucu kıyafet giyen AFAD görevlilerince daireden çıkarıldı. Cenazeler, otopsi yapılmak üzere cenaze aracıyla Ankara Adli Tıp Kurumuna gönderildi. Maddenin niteliği ile çiftin kesin ölüm nedenlerinin yapılacak otopsi ve incelemelerin ardından belirleneceği bildirildi. Soruşturma kapsamında, Namık Özcan’ın eşi Fatma Özcan’ı öldürdükten sonra siyanürle intihar etmiş olabileceği ihtimali üzerinde durulduğu öğrenildi. Olayla ilgili tahkikat sürüyor.

Yangın süsü verilen yaşlı çift cinayeti, X-Ray cihazındaki ayrıntı ile aydınlatıldı Haber

Yangın süsü verilen yaşlı çift cinayeti, X-Ray cihazındaki ayrıntı ile aydınlatıldı

Olay, 08.09.2026 tarihinde Elazığ’ın Karakoçan ilçesine bağlı Koçyiğitler köyü Ürünlü mezrasında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, gece saatlerinde bir evde yangın çıktı. İhbar üzerine olay yerine itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi. Eve giren ekipler, 7 çocuk sahibi Ağa (79) ve Hayriye Üykü (72) çiftinin cansız bedenini çıkardı. Ekiplerin müdahalesiyle yangın kontrol altına alınarak söndürüldü. Çiftin cansız bedeni otopsi yapılmak üzere morga kaldırıldı. Malatya Adli Tıp Kurumu’nda yapılan otopsi sonucunda Üykü çiftinin vücutlarında kurşun izleri tespit edildi. Üykü çiftinin silahla vurulup öldürüldükten sonra evin ateşe verildiği değerlendirilirken, yapılan incelemelerde de Hayriye Üykü’ye ait altınların ve değerli eşyaların kayıp olduğu öğrenildi. Karakoçan Cumhuriyet Savcısı Ahmet Burak Kara koordinesinde jandarma ekiplerinin yürüttüğü soruşturma kapsamında olayla ilgili 3 şüpheli gözaltına alındı. İlçe Jandarma Komutanlığı’nda işlemleri tamamlanan şüphelilerden H.Ç., Karakoçan Adliyesi’ne sevk edildi. Mahkeme karşısına çıkartılan şüpheli, tutuklanarak cezaevine gönderildi. "Zanlı X-Ray görüntülerinden tespit edilerek yakalandı" İçişleri Bakanlığı olayla ilgili detayları paylaştı. Ağa ve Nimet Üykü çiftine yapılan otopsi incelemesinde; göğüs bölgelerinden birer ateşli silah mermisiyle vurularak öldürüldüğü, ardından olaya yangın süsü verildiği, Nimet Üykü’ye ait 2 adet bilezik, 1 adet kolye ve 2 adet küpenin de çalındığı aktarıldı. Olaya yangın süsü verip gasbettiği altınlarla İstanbul’a kaçan ve kuyumcuda satmaya çalışan zanlı H.Ç.’nin havalimanı X-Ray görüntülerinden tespit edilerek yakalandığı bildirildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.