Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Otomotiv

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Otomotiv haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Otomotiv haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Otomotiv sektöründe "Anne Dostu Showroom" dönemi Haber

Otomotiv sektöründe "Anne Dostu Showroom" dönemi

Bursa'da Koçaslanlar Motorlu Araçlar Kestel Şubesi, bir müşteri talebi üzerine, showroom ve servis alanını çocuklu annelerin sıfır stres ve maksimum konforla vakit geçirebileceği "Anne Dostu Showroom" konseptine dönüştürdü. Renault ve Dacia markalarıyla hizmet veren bayide, bebekli ailelerin tüm ihtiyaçları en ince ayrıntısına kadar düşünülerek tam donanımlı bir Bebek Bakım Odası hazırlandı. Oda içerisinde; konforlu bir emzirme koltuğu, mama hazırlığı için sıcak su sebili, alt açma masası, bebek bezi, pudra, ıslak mendil, yedek bebek kıyafetleri ve çocukların keyifle oynayabileceği oyuncaklar yer alıyor. Bu proje sayesinde, yeni bir araç almaya gelen veya mevcut aracını servise getiren annelerin showroomda çok daha uzun süre keyifle vakit geçirmesi hedefleniyor. "Biz sadece araç satmıyor, ailelerin hayatını kolaylaştırıyoruz" Projenin hayata geçirilme sürecine liderlik eden Koçaslanlar Motorlu Araçlar Kestel Şubesi Genel Müdürü Didem Aras, "Otomotiv sektöründe ezberleri bozuyor, showroom deneyimine tamamen insan ve empati odaklı yaklaşıyoruz. Misafirlerimizin bayimizden içeri girdiği andan itibaren kendilerini evlerinde hissetmelerini istiyoruz. Gelen bir müşteri talebini sadece bir 'istek' olarak görmedik; Didem Aras ve ekibi olarak hızla aksiyona geçerek Türkiye’de öncü olacak 'Anne Dostu Showroom' konseptimizi hayata geçirdik. Showroomumuzu veya servisimizi ziyaret eden bir annenin, 'Bebeğimin altını nerede değiştireceğim, mamayı nasıl ısıtacağım, nerede emzireceğim?' endişesini tamamen ortadan kaldırdık. Biz sadece araç satmıyor ya da servis hizmeti vermiyoruz; ailelerin hayatını kolaylaştıracak konfor alanları inşa ediyoruz. Renault ve Dacia markalarımızın gücüyle, bayimizde müşteri memnuniyetini en zirveye taşımaya kararlıyız" dedi. Proje, otomotiv dünyasının teknik ve mesafeli algısını yıkarak aile sıcaklığında bir hizmet alanı sunuyor. ‘Anne Dostu Showroom’ konsepti, çocuklu ebeveynlerin servis bekleme veya yeni araç inceleme süreçlerini bir yük olmaktan çıkarıp keyifli bir sosyal deneyime dönüştürüyor.

Üçel Kauçuk Frankfurt’ta yeni pazarlar için temaslarını güçlendirdi Haber

Üçel Kauçuk Frankfurt’ta yeni pazarlar için temaslarını güçlendirdi

Otomotiv satış sonrası sektörünün önemli buluşmalarından Automechanika Frankfurt 2026, 8-12 Eylül tarihlerinde sektör temsilcilerini Almanya’da bir araya getirdi. Kauçuk-metal otomotiv yedek parçaları alanında üretim yapan Üçel Kauçuk da geniş ürün gamı ve yeni ürün referanslarıyla fuarda yer aldı. Üçel Kauçuk Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Hüseyin Oruç, Frankfurt’un dünya otomotiv satış sonrası pazarındaki gelişmeleri yakından izlemek açısından önemli bir buluşma noktası olduğunu belirtti. Fuar boyunca mevcut müşterilerle yeni dönem çalışmalarını değerlendirdiklerini kaydeden Oruç, farklı ülkelerden distribütörler, toptancılar ve satış sonrası sektöründe faaliyet gösteren firmalarla da yeni görüşmeler yaptıklarını söyledi. "Yeni iş birliklerinin temelini attık" Fuardaki görüşmelerin verimli geçtiğini ifade eden Oruç, "Mevcut müşterilerimizle yüz yüze görüşme, yeni potansiyel iş ortaklarıyla tanışma ve farklı pazarlardaki ihtiyaçları doğrudan değerlendirme fırsatı bulduk. Bazı temaslarımızın önümüzdeki dönemde somut iş birliklerine dönüşeceğini düşünüyoruz. Biz kısa vadeli ticari bağlantıların ötesinde, karşılıklı güvene dayanan ve uzun yıllar devam edecek iş ilişkileri kurmayı önemsiyoruz. Bu nedenle Frankfurt’ta başlayan görüşmeleri fuar sonrasında da sürdüreceğiz" dedi. Kauçuk-metal ürünlere yoğun ilgi Üçel Kauçuk’un uzmanlık alanındaki kauçuk-metal ve titreşim sönümleyici parçaların fuarda öne çıktığını belirten Oruç; motor ve şanzıman takozları, amortisör ve süspansiyon destek parçaları, burçlar, krank kasnakları ve körük gruplarının ziyaretçilerden ilgi gördüğünü aktardı. Şirketin binlerce ürün referansı ve 20 binden fazla araç uygulamasına ulaşan ürün çeşitliliğiyle geniş bir pazara hitap ettiğini vurgulayan Oruç, mühendislik, test ve müşteriye özel ürün geliştirme kabiliyetlerinin de görüşmelerde önemli bir yer tuttuğunu kaydetti. "Alıcı artık yalnızca fiyata bakmıyor" Otomotiv satış sonrası pazarında beklentilerin değiştiğine dikkat çeken Oruç, elektrikli ve hibrit araçlara geçişin yanı sıra dijitalleşme, yapay zekâ, sürdürülebilir üretim ve tedarik güvenliğinin fuarın öne çıkan başlıkları arasında bulunduğunu söyledi. Araçların kullanım ömrünün uzamasının bağımsız yenileme pazarında kaliteli ve uzun ömürlü parçaya olan talebi artırdığını ifade eden Oruç, sözlerini şöyle sürdürdü: "Alıcılar artık yalnızca fiyat üzerinden karar vermiyor. Kalite sürekliliği, teslimat kabiliyeti, esnek üretim ve güvenilir tedarik birlikte değerlendiriliyor. Dijital kataloglar, doğru ürün eşleştirmesi, izlenebilirlik ve ürüne hızlı erişim de ticaretin ayrılmaz bir parçası haline geldi" 1980 yılından bu yana otomotiv sektörüne üretim yapan ve 60’tan fazla ülkeye ihracat gerçekleştiren Üçel Kauçuk, yeni ürün yatırımları, Ar-Ge ve test altyapısıyla uluslararası pazarlardaki etkinliğini artırmayı hedefliyor.

Bursa İş Dünyası 2030 Hedefleri İçin Tek Yürek Haber

Bursa İş Dünyası 2030 Hedefleri İçin Tek Yürek

Makine, Metal ve Otomotiv Sektörlerinden 2030 Bursa Vizyonuna Güçlü Destek Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, makine, metal ve otomotiv sektörlerinin temsilcileriyle bir araya gelerek BTSO’nun 2030 Bursa Vizyonu kapsamında hayata geçirdiği ve yeni dönemde planladığı projeleri paylaştı. Bursa sanayisinin önde gelen isimlerinin ve sektör temsilcilerinin büyük ilgi gösterdiği buluşmada 600 kişilik salon tamamen dolarken, iş dünyasının ortaya koyduğu güçlü katılım ve projelere yönelik destek dikkati çekti. Sheraton Otel’de Bursa iş dünyasının üretim ve ihracattaki öncü sektörlerini aynı çatı altında buluşturan toplantıya; Bursa OSB Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Durmaz, Beyçelik Holding CEO’su Baran Çelik, Ermaksan Yönetim Kurulu Başkanı Erol Özkayan, Şahince Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Özgür Şahin, TOFAŞ CEO’su Cengiz Eroldu, İnoksan Yönetim Kurulu Başkanı Vehbi Varlık, Coşkunöz Havacılık Yönetim Kurulu Üyesi Aptullah Saner ve BTSO Makine Metal Konseyi Başkanı Serdar Burulday’ın yanı sıra makine, metal ve otomotiv sektörlerinden çok sayıda iş insanı katıldı. “Türkiye Yüzyılı’na Bursa’nın Güçlü İmzasını Atacağız” BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, toplantıda yaptığı konuşmada Bursa’nın üretim tecrübesini yeni nesil teknoloji, ölçek ekonomisi ve güçlü ticaret modelleriyle buluşturmayı hedeflediklerini söyledi. BTSO’nun 2030 Bursa Vizyonu’nu bu anlayışla şekillendirdiklerini belirten Başkan Burkay, “Bursa, Türkiye ekonomisi açısından çok önemli bir ölçeğe sahip. Üretimde, ihracatta ve oluşturduğu katma değerde ülkemizin öncü şehirlerinden biriyiz. Böyle bir şehrin geleceğini bugünün şartlarına göre değil, önümüzdeki 10 yılları düşünerek planlamak zorundayız. Bizim hedefimiz Türkiye Yüzyılı’na Bursa’nın güçlü imzasını atmak.” dedi. TEKNOSAB’dan Yeni Bir Ekosisteme TEKNOSAB’ın Bursa sanayisinde ölçek ekonomisine geçişin en önemli adımlarından biri olduğunu ifade eden Başkan Burkay, şimdi bu altyapının etrafında çok daha kapsamlı bir ekonomik ekosistem oluşturduklarını kaydetti. KOBİ OSB, Organize Ticaret Bölgeleri, teknoloji geliştirme bölgesi, Data Center, serbest bölge ve yeni nesil lojistik merkezlerinin bu vizyonun birbirini tamamlayan parçaları olduğunu belirten Burkay, Bursa’nın üretim gücünün teknoloji ve ticaret kabiliyetiyle birlikte büyümesi gerektiğini vurguladı. Başkan Burkay, “TEKNOSAB’ı hayata geçirirken sanayimizin yeni bir ölçeğe geçmesini hedefledik. Şimdi KOBİ’lerimizi de modern, planlı ve rekabetçi üretim alanlarıyla buluşturacak yeni bir dönemi başlatıyoruz. Teknolojiden lojistiğe, üretimden ticarete kadar birbirini besleyen bir yapı kuruyoruz. Bursa’nın önümüzdeki dönemde üretim gücünü koruması yetmez. Teknoloji ve ticaret kapasitesini de çok daha üst seviyelere taşımamız gerekiyor.” diye konuştu. “Bu Kent İçin Mücadele Ediyoruz” BTSO projelerinin sektörlerden gelen ihtiyaçlar ve ortak akılla şekillendiğine işaret eden Burkay, KOBİ’lerin planlı üretim alanlarına kavuşması için uzun yıllardır mücadele verdiklerini söyledi. KOBİ OSB sürecinin de bu kararlılığın sonucu olduğunu ifade eden Burkay, “Üreticilerimizin bize ‘planlı üretim alanları oluşturun’ demesini beklemedik. Yıllardır ilgili kurumların kapısını çalarak Bursa’nın bu ihtiyacını anlattık. Çünkü iş dünyasının içinde olduğunuzda sanayicinin, KOBİ’nin, ihracatçının neye ihtiyaç duyduğunu biliyorsunuz. Bizim mücadelemiz bu şehrin üretimi, ticareti ve geleceği için.” ifadelerini kullandı. Bursa’nın geleceğini ilgilendiren projelerde bugünün şartlarıyla sınırlı bir bakış açısının yeterli olmayacağını vurgulayan İbrahim Burkay, “Bugün yaşadığımız sıkıntılar elbette geçecek. Önemli olan şartlar değiştiğinde Bursa’nın hazır olmasıdır. TEKNOSAB’da bunu başardık. Şimdi aynı kararlılıkla KOBİ’lerimiz için, teknoloji yatırımlarımız için, ticaretimiz ve lojistik altyapımız için çalışıyoruz. Önümüzdeki 10-15 yılda büyümek isteyen firmalarımızın ihtiyaç duyacağı altyapıyı bugünden hazırlamak zorundayız.” dedi. “Dünyayı Okumak Yetmez, Projeye Dönüştürmek Gerekir” BTSO’nun klasik oda hizmetlerinin yanında Bursa ekonomisinin dönüşümüne yön veren projelere odaklandığını kaydeden Başkan Burkay, GUHEM, Bursa Business School, BUTEKOM ve TEKNOSAB gibi yatırımların bu yaklaşımın sonucu olduğunu söyledi. Burkay, “Dünyadaki değişimi doğru okumak önemli ama yeterli değil. Okuduğunuz değişimi bir vizyona, vizyonu projeye, projeyi de yatırıma dönüştürmeniz gerekiyor. GUHEM’i, Bursa Business School’u, BUTEKOM’u, TEKNOSAB’ı bu anlayışla hayata geçirdik. Şimdi yapay zeka, dijital dönüşüm, veri ekonomisi ve yeni ticaret modellerinin şekillendirdiği döneme Bursa’yı hazırlıyoruz. Bu şehir için yapılması gereken ne varsa onun mücadelesini vermeye devam edeceğiz.” diye konuştu. Sektörlerden Vizyona Güçlü Sahiplenme Makine, metal ve otomotiv sektörlerinin yoğun katılımıyla gerçekleştirilen buluşmada sektör temsilcileri de 2030 Bursa Vizyonu kapsamında planlanan projelere ilişkin görüş ve değerlendirmelerini paylaştı. Toplantı boyunca projelere gösterilen ilgi ve iş dünyasının ortaya koyduğu güçlü sahiplenmenin kendileri açısından son derece kıymetli olduğunu ifade eden Başkan Burkay, sektörlerin desteğinin Bursa’nın gelecek hedeflerine ulaşmasında en büyük güç olduğunu söyledi. Başkan Burkay, “Bursa iş dünyasının bu vizyona inanması ve geleceğine sahip çıkması bizlere büyük bir güç veriyor. Biz de sektörlerimizden aldığımız bu güçle Bursa’mız için daha fazla çalışmaya, ülkemiz için daha fazla üretmeye devam edeceğiz. 2030 Bursa Vizyonumuza inanan, projelerimize destek veren tüm sektör temsilcilerimize yürekten teşekkür ediyorum.” dedi.

Bursa ihracatta ağustosta 2,95 milyar doları aştı Haber

Bursa ihracatta ağustosta 2,95 milyar doları aştı

Bursa merkezli ihracatçıların ağustos ayında gerçekleştirdiği ihracat rakamı 2 milyar 953 milyon 633 bin dolar olarak kayıtlara geçti. Yılın ilk 8 aylık dönemindeki toplam ihracat ise 28 milyar 656 milyon 206 bin dolara ulaştı. Bursa’nın ihracatında ağustos ayında otomotiv sektörü açık ara ilk sırada yer aldı. Otomotiv endüstrisinin aylık ihracatı 2 milyar 426 milyon 446 bin dolar olurken, sektörün ocak-ağustos dönemindeki toplam ihracat 24 milyar 310 milyon 664 bin dolara yükseldi. Tekstilden 81 milyon dolarlık ihracat Tekstil sektöründe ağustos ayında 81 milyon 438 bin dolarlık ihracat gerçekleştirildi. Sektörün yılın ilk 8 ayındaki toplam dışarıya satışı ise 802 milyon 530 bin dolar oldu. Hazır giyimden 66,6 milyon dolarlık ihracat Hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün ağustos ayı ihracatı 66 milyon 668 bin dolar olarak gerçekleşti. Sektörün ocak-ağustos dönemindeki toplam ihracatı 578 milyon 841 bin dolara ulaştı. Gıda sektöründen 21,4 milyon dolarlık ihracat Meyve ve sebze mamulleri sektöründe ağustos ayında 21 milyon 448 bin dolarlık dışarıya satış gerçekleştirildi. Sektörün 8 aylık ihracatı ise 153 milyon 155 bin dolar seviyesinde gerçekleşti. Bursa’nın ağustos ayı ihracatında otomotiv sektörü belirleyici olurken, tekstil, hazır giyim ve gıda sektörleri de dış satışlara katkı sağladı. Özellikle otomotiv ihracatının toplam rakam içerisindeki yüksek payı dikkat çekti. Bursa merkezli ihracatçıların yılın ilk 8 ayında gerçekleştirdiği 28,6 milyar dolarlık dışarıya satışlar, kentin Türkiye ihracatındaki güçlü konumunu ortaya koydu.

Kalitesiz yedek parça daha pahalıya mal oluyor Haber

Kalitesiz yedek parça daha pahalıya mal oluyor

Otomotiv satış sonrası pazarında yedek parça seçiminde ürünün fiyatı kadar kullanım ömrü de önem taşıdığını belirten uzmanlar, motor takozları ve kauçuk-metal bağlantı parçalarında dışarıdan görülmeyen üretim farklılıkları, parçanın araç üzerindeki performansını ve ne kadar süre kullanılabileceğini etkilediğini söyledi. Bir yedek parçanın kullanım ömrünü, kullanılan malzemenin kalitesinden üretim yöntemine kadar birçok unsur belirlediğini belirten ÜÇEL Kauçuk Üretimden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Seyhan Öztürk, dışarıdan birbirine benzeyen parçaların aynı dayanıklılığı göstermediğini söyledi. Düşük kaliteli ürünler daha çabuk yıprandığını, araç sahibi hem yeni bir parça almak hem de ikinci kez işçilik ücreti ödemek zorunda kaldığını belirten Öztürk, ilk alımda ucuz görünen bir parçanın kısa sürede yeniden değiştirilmesi hâlinde fiyat avantajının ortadan kalktığını belirterek şöyle konuştu; "Bir parçanın gerçek maliyeti, satın alındığı gün değil, kullanım süresi boyunca ortaya çıkıyor. Araca takılan parça kısa sürede işlevini kaybederse araç sahibi yeniden parça satın almak ve işçilik bedeli ödemek zorunda kalıyor. Araç da ikinci kez servise gidiyor. Motor takozlarında kullanılan kauçuğun yapısı, metal gövdenin biçimi ve bağlantı noktaları ürünün araç üzerindeki performansını belirliyor. Bu unsurların birbiriyle uyumlu çalışması gerekiyor. Motor takozlarının motor ve şanzımandan kaynaklanan titreşimlerin araç gövdesine geçmesini sınırladığını ve motorun araç üzerindeki konumunu korumaktadır. Kauçuk yapının titreşimi yeterince karşılayamaması veya bağlantı noktalarında ölçü uyumsuzluğu bulunması, araçta ses ve titreşime yol açabiliyor." Hidrolik motor takozlarında kauçuk ve metal gövdeye sıvı ve sızdırmazlık sistemi de eklendiğini anlatan Öztürk, bu parçalarda oluşabilecek sızdırmazlık veya ölçü sorunlarının ürünün kullanım süresini kısaltabildiğini söyledi. Motor takozlarında kullanılan cıvatanın biçimi, parçanın araca doğru ve güvenli şekilde sabitlenmesini de etkiliyor. ÜÇEL Kauçuk’un bazı motor takozlarında özel karışımlı Torx cıvatalar kullandığını belirten Öztürk, bu cıvataların yıldız biçimli başlarının sıkma kuvvetini daha dengeli dağıttığını söyledi. Bu yapının montaj sırasında gevşeme ve şekil bozukluğu riskini azalttığını ifade etti. ÜÇEL Kauçuk’ta yeni ürün geliştirme süreci, orijinal parça referansının ölçülerinin, biçiminin ve çalışma prensibinin incelenmesiyle başlıyor. Bağlantı noktaları tarama ve ölçüm işlemleriyle kontrol edildikten sonra üretime geçiliyor. Üretimde kullanılan kauçuk malzemeler esneklik, sertlik, yoğunluk ve yüksek sıcaklığa dayanım yönünden test ediliyor. Tamamlanan ürünlere yük, kuvvet ve dayanıklılık testleri uygulanırken, yol şartlarını taklit eden testlerle parçaların uzun süreli kullanımdaki davranışı ölçülüyor. Bu süreci anlatan Öztürk, "Malzemeyi ve bitmiş ürünü ayrı ayrı kontrol ediyoruz. Amacımız, üretilen her parçanın aynı ölçü ve çalışma özelliklerine sahip olmasını sağlamak. Kalite standardının üretim boyunca korunması gerekiyor" dedi. ÜÇEL Kauçuk’un 1980 yılında Bursa’da kurulduğunu belirten Öztürk, şirketin kauçuk-metal otomotiv yedek parçaları ürettiğini söyledi. Firmanın 4 bini aşkın ürün referansını 20 binden fazla araç uygulamasıyla eşleştirdiğini ve ürünlerini 60 ülkeye ihraç ettiğini aktardı. Aynı marka ve model araçlarda üretim yılına veya motor seçeneğine göre farklı parçalar kullanılabildiğini belirten Öztürk, bu nedenle yedek parça seçiminde üretici bilgisinin, araç uyumluluğunun ve ürünün izlenebilirliğinin kontrol edilmesi gerektiğini ifade etti. Öztürk, ürünün araçla uyumu kadar montaj işleminin de sonucu etkilediğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı: "Kaliteli bir ürünün yanlış araçta kullanılması veya hatalı monte edilmesi de istenen sonucu vermez. Doğru ürünün doğru araçla eşleştirilmesi ve uygun şekilde monte edilmesi gerekiyor."

Trump: "(CIA Başkanı Ratcliffe'in Moskova ziyareti) Görüşmelerden sonuç çıkabilir" Haber

Trump: "(CIA Başkanı Ratcliffe'in Moskova ziyareti) Görüşmelerden sonuç çıkabilir"

ABD Başkanı Donald Trump, CIA Başkanı John Ratcliffe'in Moskova ziyaretinin "yarı rutin sayılabilecek bir ziyaret olduğunu" ancak görüşmelerden bir sonuç çıkabileceğini söyledi. Trump, "Savaşı bitirmek için büyük çaba gösteriyoruz. Açıkçası şu anda, her iki taraf da savaşın bitmesini istiyor" dedi. ABD Başkanı Donald Trump, telefon bağlantısıyla katıldığı bir televizyon programında gündeme ilişkin konularda değerlendirme yaptı. Trump burada, CIA Başkanı John Ratcliffe'in Rusya'nın başkenti Moskova'ya düzenlediği ziyarete ilişkin bir soruya cevabında, "Bu aslında yarı rutin sayılabilecek bir ziyaret. İnsanları hayal kırıklığına uğratmak istemem ama durum bu. Ukrayna'daki savaşın sona ermesini istiyoruz. Başkan ben olsaydım, bu savaş hiç başlamazdı" dedi. Trump, programın sunucusu Glenn Beck'in CIA Başkanı'nın Moskova'ya gitme sebebinin, Rusya'nın NATO'nun kararlılığını sınama hazırlığında olduğu ve hatta İngiltere'ye saldırabileceği iddiası ya da ABD'nin İran'a yaptırımlar konusunda ciddi olduğu mesajının iletilmesi ile ilgili olduğu şeklindeki iddialarını reddetti. ABD Başkanı, "Ratcliffe, harika biri. CIA'in başında ve oraya sizin bahsettiğiniz nedenlerin hiçbiri için gitmedi. Elbette görüşmelerden bir sonuç çıkabilir. Bu savaşı bitirmek için büyük çaba gösteriyoruz. Açıkçası şu anda, her iki taraf da savaşın bitmesini istiyor" dedi. "Hamaney'in öldüğünü sanmıyorum" İran dini lideri Mücteba Hamaney'in hayatta olup olmadığına ilişkin bir soruya Trump, "Hamaney'in öldüğünü sanmıyorum. Çok ağır yaralandı. Vücudunun sol tarafı, kolu, bacağı, her yeri ciddi şekilde yaralandı. Ancak öldüğünü sanmıyorum. Eğer öldüyse, o halde çok iyi bir gösteri gerçekleştiriyorlar. Çünkü sürekli yanına gidip bazı konularda ondan nihai onay aldıklarını söylüyorlar" dedi. "Dün gece 22 tekneyi etkisiz hale getirdik" Trump, "Onlarla anlaşma yaptığınızda, dünyanın en onurlu grubuyla muhatap olduğunuzu söyleyemem. Hürmüz Boğazı'nı açık tutuyoruz. Dün gece 22 tekneyi etkisiz hale getirdik. Ablukaya katılan güçlerimiz var. Donanmamız ve ordumuz harika bir iş çıkardı. Bunların birleşimi ve finansal gücümüz çok etkili oldu. Bir buçuk yıl içinde finansal gücümüzü inanılmaz bir şekilde artırdık. Tüm bunlar, bizi dev bir zafere götürüyor. Venezuela'da zafer kazandık ve çok yakında burada da büyük bir zafer kazanacağız" ifadelerini kullandı. "Dün 10 milyon varil petrol geçti" İran'a yönelik operasyonun yakında sona ereceğini düşündüğünü de söyleyen Trump, "Boğaz açık. Şu anda çok sayıda gemiyi boğazdan geçiriyoruz. Mayınlar temizlendi. Muhtemelen dün yaptığımız açıklamayı gördünüz, tüm mayınları ortadan kaldırdık. Boğaz faal. Zaman zaman bir insansız hava aracı ya da roket fırlatılıyor ama boğaz büyük ölçüde faal. Çok miktarda petrol taşınıyor. Dün, 10 milyon varil petrol geçti" dedi. İran nükleer silah elde etmesine İran'a yönetimi öncülüğünde yapılan operasyonlar sayesinde engel olduğunu açıklamalarını tekrarlayan Trump, "Nükleer silahları olacaktı ve bunu elde ettiklerinde kullanacaklardı. İsrail tamamen yok edilecekti. Donald Trump başkan olmasaydı, şu anda İsrail diye bir ülke olmazdı, bunu söyleyebilirim" dedi. "İran, protestocuları keskin nişancılarla öldürüyor" Trump, İran'ın "çatılara yerleştirdiği keskin nişancılar yoluyla protestocuları öldürmesi" nedeniyle İran halkının ülkenin içinde bulunduğu duruma karşı ayaklanmadığını savundu. ABD Başkanı, "İnsanlar, protestoya çıktığında vuruluyor. Çok sayıda kişiyi vurmaları da gerekmiyor. 5, 6 ya da 10 kişinin yere düştüğünü gördüğünüzde, orada 100 ya da 200 bin kişi bile olsa dağılır. Kim olursanız olun, oradan ayrılırsınız. Sizi vurmaya ve öldürmeye hazır insanlar varken, protesto gerçekleştirmek çok zordur" dedi. Yine de protestoların mümkün olduğunu söyleyen Trump, "Çünkü rejim çok zayıfladı. Donanmaları tamamen yok edildi. Hava kuvvetleri de tamamen ortadan kalktı. Askerlerinin büyük bir kısmına maaş ödenmiyor. Enflasyon yüzde 300, hatta yüzde 390 olduğunu duydum. Paraları neredeyse değersiz hale geldi. Durumları hiç iyi değil" şeklinde konuştu. "Kanada olmadan da idare edebiliriz" Kanada ile yaşanan ticari gerilimin sona erdirilmesinin bir yolu olup olmadığı sorusuna Trump, "Kanada, dünyanın müzakere edilmesi en zor ülkelerinden biri. Bu durum uzun yıllardır devam ediyor" şeklinde cevap verdi. Trump, "Onlarca yıldır ABD'yi kullanıyorlar ve örneğin süte yüzde 400 gibi inanılmaz gümrük vergileri uyguluyorlar. ‘Onlarla mücadele edeceğiz' dedim ve başlangıçta bunu yaptım. Ancak ülke tam bir kaos içinde olduğu için yapacak pek çok başka iş vardı. Yine de bu durumla mücadele edeceğimizi ve bunu sona erdireceğimizi söyledim. Ontario Gölü meselesini gördünüz. İnsanlar, şaka yaptığımı sanıyordu. Fakat daha önce Meksika Körfezi meselesini gördünüz. Şimdi bir körfezimiz ve bir de gölümüz var. Bu kadar basit" dedi. Kanada'nın sanki ABD'nin bir eyaletiymiş gibi imtiyazlardan yararlandığını fakat karşılığında ABD'ye gümrük vergileri uyguladığını ifade eden Trump, "Otomotiv ve tarım sektörümüzü elimizden aldılar. Çiftçilerimiz oraya hiçbir şey satamıyor çünkü gümrük vergileri inanılmaz derecede yüksek. Buna karşılık, kendi ürünlerini hiçbir bedel ödemeden bize satmak istiyorlar" dedi. Trump, "Onlarda bizde olmayan ve vazgeçemeyeceğimiz hiçbir şey yok. Kanada olmadan da idare edebiliriz. Bazı ürünlerde biraz sıkıntı yaşanabilir ama onları da başka yerden temin edebiliriz. Kanada'ya artık böyle davranamayacağını öğrenmenin zamanı geldi. Kanada ile ticaretimizde yılda 60 milyar dolar kaybediyoruz ancak gerçek sayılar bundan daha fazla" ifadelerini kullandı.

Küresel sanayide dengeler değişiyor: Türk üreticisine yeni pazar fırsatı Haber

Küresel sanayide dengeler değişiyor: Türk üreticisine yeni pazar fırsatı

Dünya genelinde üretim merkezleri, tedarik zincirleri ve ticaret rotaları yeniden şekillenirken, Türkiye sanayisi açısından yeni fırsatlar ortaya çıkıyor. Şirketler tedarik zincirlerini daha esnek hale getirmeye çalışırken, üretim merkezlerine yakınlık ve güvenilir tedarik giderek daha önemli kriterler haline geliyor. Dünya genelinde üretim merkezleri, tedarik zincirleri ve ticaret rotaları yeniden şekillenirken, şirketlerin tedarik zincirlerini daha esnek hale getirmeye yönelik çalışmaları da hız kazandı. Üretim merkezlerine yakınlık, güvenilir tedarik, kalite ve zamanında teslimatın öne çıktığı bu süreç, Türk sanayisi açısından yeni pazar imkanlarını gündeme taşıdı. STK Makina Yönetim Kurulu Başkanı Sabri Tecelli, bu dönüşümün Türk sanayicisi açısından önemli bir fırsat alanı oluşturduğunu belirtiyor. Küresel ticarette şirketlerin yalnızca fiyat avantajlarına bakmadığını belirten Tecelli, "Ürünün zamanında teslim edilmesi, kalite standardının korunması, üretim kapasitesinin sürekliliği ve tedarikçinin güvenilir olması da karar süreçlerinde önemli rol oynuyor" dedi. "Türk sanayicisi yeni pazarlara odaklandı" Türkiye’nin coğrafi konumunun önemli bir avantaj sunduğunu belirten Tecelli, bu avantajın güçlü bir üretim altyapısı ve teknolojik dönüşümle desteklenmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Özellikle makine, otomotiv, savunma, metal, enerji ve diğer sanayi sektörlerinde Türkiye’nin üretim kabiliyetini artırmasının yeni ihracat pazarlarına erişimi kolaylaştırabileceğini belirten Tecelli, firmaların tek bir pazara bağımlı kalmadan farklı coğrafyalarda varlık göstermesinin önemine vurgu yapıyor. Tecelli, "Yeni dönemde çevik üretim yapabilen, müşterisinin ihtiyacına hızlı cevap verebilen ve teknolojisini sürekli yenileyen firmalar daha fazla öne çıkacak" diye konuştu.

Yedek parçada güveni test belirliyor Haber

Yedek parçada güveni test belirliyor

Otomotiv satış sonrası pazarında yükselen maliyetler, yedek parçada ilk satın alma fiyatının ötesindeki ölçütleri daha görünür hâle getirdi. Araç uyumluluğu, malzeme dayanımı, laboratuvar testleri ve tedarik sürekliliği, ürün güveninin temel unsurları olarak öne çıkıyor. Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneğinin (OSS) 2026 Yılı İkinci Çeyrek Sektörel Değerlendirme Anketi’ne göre katılımcıların yüzde 78,1’i "maliyetlerdeki aşırı artışı" sektörün başlıca sorunları arasında gösterdi. Bu tablo, bir parçanın yalnızca satın alma bedeliyle değil; kullanım ömrü, işçilik ve muhtemel tekrar değişim giderleriyle birlikte değerlendirilmesini daha önemli hâle getirdi. 1980’den bu yana Bursa’da kauçuk-metal yedek parçalar üreten ve 60’tan fazla ülkeye ihracat gerçekleştiren Üçel Kauçuk, ürün güvenilirliğini mühendislik, doğru araç eşleşmesi ve test süreçleri üzerinden ele alıyor. Benzer görünmek yetmiyor Üçel Kauçuk Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Hüseyin Oruç, otomotiv satış sonrası (aftermarket) pazarında dışarıdan birbirine benzeyen iki parçanın kullanım sırasında farklı sonuçlar verebildiğine dikkat çekti. Oruç, "İki ürün arasındaki asıl fark şu noktalarda ortaya çıkıyor: kullanılan malzeme, kauçuk geometrisi, bağlantı güvenliği, titreşim sönümleme kabiliyeti ve ürünün yük altındaki dayanımı. Biz güvenilirliği bir söylem olarak değil, tasarımdan sevkiyata kadar doğrulanması gereken bir üretim standardı olarak görüyoruz" dedi. Şirketin Ar-Ge ve test laboratuvarında kauçuk malzemelere ve nihai ürünlere çekme, yük-kuvvet, sertlik, yoğunluk ve termal yaşlandırma testleri uygulanıyor. Ürün dayanımı ise özel test makinelerinde, yol simülasyonu verilerinden yararlanılarak yapılan yorulma testleriyle ölçülüyor. Tarama ve doğrulama süreçlerinde araç uyumluluğunu etkileyen ölçüler mikron düzeyinde inceleniyor. Doğru parça, doğru araç Üçel Kauçuk, 4 bini aşkın ürün referansını 20 binden fazla araç uygulamasıyla eşleştiriyor. Bu çeşitliliğin ancak bütün süreçlerin aynı standartla yönetilmesiyle güvene dönüşeceğini vurgulayan Üçel Kauçuk Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Hüseyin Oruç, "Geniş ürün gamı tek başına güven oluşturmuyor. Doğru parçanın doğru araçla eşleştirilmesi, üretim standardının korunması ve ihtiyaç duyulan ürünün zamanında tedarik edilebilmesi de gerekiyor. Üçel Kauçuk’ta tasarımdan testlere, referans eşleştirmesinden sevkiyata kadar bu sürecin her aşamasını aynı standartla yönetiyoruz." dedi.

Özer Matlı: “BTSO’da Üretimin ve Ticaretin Önünü Birlikte Açacağız.” Haber

Özer Matlı: “BTSO’da Üretimin ve Ticaretin Önünü Birlikte Açacağız.”

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Adayı Özer Matlı, Bursa’nın önemli üretim merkezlerini kapsayan yoğun bir ziyaret programı gerçekleştirdi. Organize sanayi bölgelerinin yöneticileri ve sanayicilerle buluşan Matlı, fabrikalardaki üretim süreçlerini yerinde inceleyerek işletmelerin sorunlarını, beklentilerini ve gelecek hedeflerini dinledi. İlk Durak Bursa Deri İhtisas ve Karma OSB Matlı’nın ilk durağı Bursa Deri İhtisas ve Karma OSB oldu. OSB Yönetim Kurulu Başkanvekili Murat Çağlar’ın bölgenin mevcut durumu, yatırımları ve ihtiyaçları hakkında yaptığı sunumun ardından yönetim kurulu üyeleri ve bölge sanayicileriyle kahvaltıda bir araya geldi. Görüşmelerde bölgede yapılan işleri görünce etkilendiğini beyan eden Matlı “Gerçekten sizlere teşekkür ederim. İnanılmaz işler yapmışsınız. Bizim de buradaki sorunları çözmek boynumuzun borcudur.” dedi. Program kapsamında Morkim, Teknotan, Bursa Jel, Ayaz Kauçuk, AFC Kimya ve Mursan’ın üretim tesislerini ziyaret eden Matlı, firma yöneticilerinden üretim süreçleri, yatırımlar ve sektörlerin ihtiyaçları hakkında bilgi aldı. HOSAB’da Sanayicilerle Buluştu Hasanağa Organize Sanayi Bölgesi’nde HOSAB Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Faruk Korun, yönetim kurulu üyeleri ve bölge sanayicileriyle buluşan Matlı; enerji, altyapı, nitelikli iş gücü, ihracat ve yeşil dönüşüm başlıklarında değerlendirmelerde bulundu. BTSO Başkan Adayı Matlı “Hasanağa’daki sanayicimizden kent merkezindeki tüccarımıza kadar BTSO’nun 60 bin üyesinin tamamının önünü açan; enerji, altyapı, nitelikli iş gücü, ihracat ve yeşil dönüşüm ihtiyaçlarına çözüm üreten bir BTSO anlayışını birlikte hayata geçireceğiz.” tespitinin akabinde firma ziyaretlerinde bulundu. Matlı, HOSAB’daki Sazcılar Otomotiv ve Kırımcı Metal’in üretim tesislerini de ziyaret etti. Otomotiv, raylı sistemler, makine ve tarım ekipmanlarına yönelik kompozit üretimi ile sac işleme ve metal ürünler alanındaki çalışmaları yerinde inceledi. TOSAB’da Yeşil Dönüşüm Gündemi TOSAB Bölge Müdürlüğü’nde Elyaf Tekstil Kurucu Ortağı ve TOSAB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Sami Bilge’yi ziyaret eden Matlı; tekstil boyama ve terbiye sektörünün su ve enerji verimliliği, ileri arıtma, yeşil dönüşüm ve yüksek katma değerli üretim ihtiyaçlarını değerlendirdi. Tekstil sektöründeki dönüşümün sanayicinin önünde yeni bir yük hâline gelmemesi gerektiğini belirten Matlı, doğru destek ve projelerle bu sürecin Bursa tekstili için önemli bir rekabet avantajına dönüştürülebileceğini ifade etti. Kayapa ve Çalı’daki Sanayicileri Dinledi Kayapa Organize Sanayi Bölgesi ziyaretinde Yönetim Kurulu Üyesi Salim Balcı, Müteşebbis Heyet üyeleri Ali Karen ve Osman Güler ile bölge sanayicileriyle bir araya gelen Matlı; altyapı, ulaşım, enerji, nitelikli iş gücü ve yeni pazarlara erişim konularındaki beklentileri dinledi. Programın devamında Çalı Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği Başkanı Zafer Milli ve yönetim kurulu üyelerini ziyaret eden Matlı, sorunlarını dinledi, Çalı ve çevresindeki işletmelerin üretim ve istihdam kapasitesinin geliştirilmesine yönelik görüş alışverişinde bulundu. Matlı ayrıca ARPRES Döküm’ü ziyaret ederek firma sahibi Zülfü Acar’dan üretim çalışmaları hakkında bilgi aldı. “60 Bin Üyemizin Tamamı Bu Gücün Parçasıdır” Ziyaretlerin ardından değerlendirmelerde bulunan Özer Matlı, şu ifadeleri kullandı: “BTSO’nun 60 bin üyesinin ürettiği, ticaretini yaptığı ve istihdama dönüştürdüğü her değer Bursa için son derece kıymetlidir. Bursa ancak sanayinin ve her çeşit ticaretin önünü açtığı, üretimini daha yüksek katma değerle buluşturduğu ölçüde güçlenebilir. Her bölgenin ve sektörün ihtiyacı farklı. Bu nedenle üyelerimizi sahada dinleyen, sorunları yerinde tespit eden ve ihtiyaçlara göre somut çözümler geliştiren bir BTSO anlayışına ihtiyacımız var. Hedefimiz; üreticiden tüccara, küçük işletmeden sanayiciye kadar 60 bin üyemizin tamamının rekabet gücünü artırmak, finansmana, nitelikli iş gücüne, teknolojiye ve yeni pazarlara erişimini kolaylaştırmaktır. Bursa’nın üretim ve ticaret gücünü, birlikte düşünerek ve birlikte çalışarak daha ileri taşıyacağız. Sırça köşkler üretmeden, göreve geldikten sonra meclis üyelerinin ve üyelerin doğrudan temas kurabileceği bir başkanlığı getireceğiz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.