Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Otizm

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Otizm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Otizm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Uzmandan otizm uyarısı: Eğitim yaşam kalitesini belirliyor Haber

Uzmandan otizm uyarısı: Eğitim yaşam kalitesini belirliyor

Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Melek Gözde Luş, Otizm Spektrum Bozukluğu'nun (OSB) nedenleri, erken belirtileri ve tedavi sürecine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Otizmin sosyal iletişim becerilerinde farklılıklar ile sınırlı ilgi alanları ve tekrarlayıcı davranışlarla karakterize nörogelişimsel bir durum olduğunu belirten Luş, belirtilerin her bireyde farklı düzeylerde görülebileceğini ifade etti. Bilimsel çalışmaların otizmin ortaya çıkmasında en önemli etkenin genetik yatkınlık olduğunu gösterdiğini vurgulayan Luş, ileri anne ve baba yaşının da risk faktörleri arasında değerlendirildiğini söyledi. Aşıların veya ebeveyn ilgisizliğinin otizme neden olduğuna ilişkin iddiaların ise bilimsel olarak geçerliliğinin bulunmadığını kaydetti. İLK BELİRTİLER BEBEKLİK DÖNEMİNDE GÖRÜLEBİLİYOR Otizmin ilk belirtilerinin çoğunlukla yaşamın ilk yıllarında ortaya çıktığını belirten Luş, isme tepki vermeme, göz teması kurmama, gülümsemeye karşılık vermeme, bakım verenle iletişim kurmakta isteksizlik ve "ce-ee" gibi karşılıklı oyunlara ilgi göstermemenin önemli uyarı işaretleri arasında yer aldığını söyledi. Dil gelişimindeki gecikmelerin de dikkatle takip edilmesi gerektiğini ifade eden Luş, bir yaş civarında anlamlı sözcüklerin başlamaması ve iki yaşında iki kelimelik cümlelerin kurulamamasının uzman değerlendirmesi gerektirdiğini belirtti. Otizm ile zekâ arasında doğrudan bir ilişki bulunmadığını vurgulayan Luş, otizmli bireylerin bilişsel özelliklerinin farklılık gösterebildiğini ifade etti. Bazı bireylerin üstün bilişsel becerilere sahip olabileceğini, bazılarında ise zihinsel gelişim geriliğinin tabloya eşlik edebileceğini belirten Luş, her bireyin ayrı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. TANI KLİNİK DEĞERLENDİRMEYLE KONULUYOR Genetik testlerin bazı durumlarda uygulanabildiğini ancak tek başına otizm tanısı koydurmadığını dile getiren Luş, otizmin Down sendromunda olduğu gibi belirli bir gen üzerinden teşhis edilen bir hastalık olmadığını, tanının çocuk ve ergen psikiyatrisi uzmanlarının ayrıntılı klinik değerlendirmesiyle konulduğunu ifade etti. Bilimsel olarak etkinliği kanıtlanan temel yaklaşım eğitim Otizm tedavisinde bilimsel etkinliği kanıtlanmış en önemli yöntemin eğitim olduğunu belirten Luş, erken tanı alan ve bireysel ihtiyaçlarına uygun, düzenli eğitim programlarına katılan çocukların sosyal iletişim ve bağımsız yaşam becerilerinde önemli gelişmeler gösterebildiğini söyledi. Otizm şüphesi oluştuğunda ailelerin vakit kaybetmeden uzman desteği alması gerektiğini vurgulayan Luş, doğru tanı, bireyselleştirilmiş eğitim programı ve aileye yönelik rehberlik hizmetlerinin sürecin en önemli basamakları olduğunu belirtti. Erken tanının hem tedavi başarısını hem de bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde artırdığına dikkat çekti.

Nilüfer Sağlık Buluşmaları’nda çocukluk aşıları bilinci Haber

Nilüfer Sağlık Buluşmaları’nda çocukluk aşıları bilinci

Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde düzenlenen seminerde, aşıların bağışıklık sistemini eğiten en önemli unsurlardan biri olduğunu açıklayan Dr. Dilara Yılmaz, toplum bağışıklığının korunması için aşılama oranının yüzde 85’in altına düşmemesi gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin aşılama konusunda başarılı bir ülke olduğunu ifade eden Yılmaz, çiçek hastalığının dünya üzerinden silinmesi ve çocuk felcinin ülkemizde son bulmasının bu başarının kanıtı olduğunu dile getirdi. Sosyal medya spekülasyonları ve ebeveynlerin aşı kararsızlığına da değinen Dr. Yılmaz, aşıların otizm veya kısırlık yaptığına dair iddiaların hiçbir bilimsel temeli olmadığını açıkladı. Aşılardaki belli içeriklerin sanılanın aksine vücuda zarar verecek düzeyde olmadığını, hatta günlük hayatta maruz kalınan miktarlardan çok daha düşük olduğunu kaydeden Yılmaz, “Doğal yolla hastalık geçirmek daha iyidir inanışı yanlıştır. Aşısız geçirilen kızamık gibi hastalıkların yıllar sonra ölümle sonuçlanabilecek hasarlara yol açabileceğini unutmamak gerekir” dedi. AŞILANMAYAN HER ÇOCUK TOPLUMU TEHDİT EDİYOR Seminerin sonunda aşı takibinin hem aile hekimleri hem de çocuk doktorları tarafından titizlikle yapıldığını belirten Dr. Dilara Yılmaz, “Aşılanmayan her çocuk, toplumdaki diğer çocukların da sağlığını tehdit etmektedir. Aşılar hayat kurtarır” diyerek sözlerini tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.