Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Östrojen

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Östrojen haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Östrojen haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MENOPOZUN SİNSİ TEHLİKESİ: KAS KAYBI Haber

MENOPOZUN SİNSİ TEHLİKESİ: KAS KAYBI

Menopoz döneminde kadın metabolizmasında yaşanan değişimlere dikkat çeken Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nuray Kuzukıran, sürecin yalnızca hormonal bir evre olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı. Menopozla birlikte vücutta en çok gözden kaçan noktanın kas kütlesindeki azalma olduğunu ifade eden Dr. Kuzukıran, bu durumun fiziksel güçten kemik sağlığına, dengeden metabolizma hızına kadar tüm yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini söyledi. “Menopoz Bir Günde Gelmiyor, Hazırlık 40’lı Yaşlarda Başlamalı” Pek çok kadının menopoza hazırlık için belirtilerin başlamasını beklediğini dile getiren Op. Dr. Nuray Kuzukıran, “Menopoz bir günde gelişen bir durum değildir, yıllar içinde hormonal değişimlerin etkisiyle vücutta kademeli dönüşümler yaşanır. Bilimsel veriler bize gösteriyor ki menopoza hazırlık aslında 40’lı yaşlarda, hatta daha erken dönemde başlamalıdır. Bu süreçte alınacak doğru önlemler, ilerleyen yıllardaki yaşam kalitesini belirleyen en büyük yatırımdır. Günümüzde kası sadece hareket etmemizi sağlayan bir yapı olarak değil, vücudun en önemli metabolik organlarından biri olarak kabul ediyoruz. Kaslarımız kan şekeri kontrolünden insülin duyarlılığına, enerji tüketiminden denge ve koordinasyona kadar pek çok vital işlevi üstlenir. Yaşla birlikte ortaya çıkan ve sarkopeni olarak adlandırılan kas kaybı, menopozda östrojen hormonundaki hızlı düşüşle birlikte çok daha belirgin bir hal alır” dedi. “Eskisi Kadar Yemiyorum Ama Kilo Alıyorum” Diyorsanız Nedeni Azalan Kaslar Östrojenin sadece bir kadınlık hormonu olmadığını, kas, kemik, kalp-damar ve beyin dokusu üzerinde koruyucu kalkan görevi üstlendiğini belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Kuzukıran, östrojenin çekilmesiyle kas protein sentezinin yavaşladığını ve karın çevresinde yağlanmanın arttığını kaydetti. “Eskisi kadar yemiyorum ama yine de kilo alıyorum” şikayetinin temelinde bazal metabolizma hızının düşmesi ve azalan kas kütlesi olduğunu vurgulayan Op. Dr. Kuzukıran, bu dönemde sadece tartıdaki rakama odaklanmanın yanlış olduğunu, asıl hedefin vücudun yağ-kas dengesini muhafaza etmek olması gerektiğini altını çizdi. Osteoporoza Karşı En Etkili İlaç: Direnç Egzersizleri ve Protein Güçlü kasların güçlü kemikler anlamına geldiğini ifade eden Op. Dr. Nuray Kuzukıran, kemik yapımını uyarmak için kasların kemiklere mekanik yük uygulamasının şart olduğunu söyledi. Yalnızca kalsiyum takviyesi almanın menopozda yeterli gelmeyeceğini belirten Op. Dr. Kuzukıran, “Haftada en az 2-3 gün yapılacak ağırlık çalışmaları, direnç bantları, pilates, tempolu yürüyüş veya Tai Chi gibi denge egzersizleri kas kaybını yavaşlatmada en güçlü ilacımızdır. Bunun yanı sıra yaş ilerledikçe vücudun proteini işleme verimliliği düştüğü için yumurta, yoğurt, kefir, balık, baklagiller gibi kaliteli protein kaynaklarını gün içine dengeli dağıtarak tüketmek gerekir. Ayrıca kas onarımının gerçekleştiği kaliteli gece uykusu ve kortizolü dengeleyecek stres yönetimi de bu bütüncül yaklaşımın ayrılmaz birer parçasıdır” şeklinde konuştu. “Güçsüz Yaşlanmak Büyük Ölçüde Önlenebilir” Menopoz döneminde D ve B12 vitamini, demir depoları, tiroid, kan şekeri ve kemik mineral yoğunluğu ölçümlerinin düzenli yapılması gerektiğini hatırlatan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nuray Kuzukıran açıklamasını “Menopozu korkulacak değil, doğru hazırlanılacak bir dönem olarak görmeliyiz. Asıl hedefimiz sadece yaşam süresini uzatmak değil, sağlıklı ve bağımsız kalınan süreyi artırmaktır. Yaş almak kaçınılmazdır ancak güçsüz yaşlanmak büyük ölçüde önlenebilir. Kas kütlesini korumak rahat yürüyebilmek, merdiven çıkabilmek, torunları kucağa alabilmek ve düşme riskinden uzak kalabilmek için şarttır. Menopoza hazırlanmanın en doğru zamanı yarın değil, bugündür” diyerek tamamladı.

DOĞUM SONRASI SAÇ DÖKÜLMESİNE MEDİKAL ESTETİK DESTEĞİ Haber

DOĞUM SONRASI SAÇ DÖKÜLMESİNE MEDİKAL ESTETİK DESTEĞİ

Hamilelik döneminde artan östrojen hormonunun saçların büyüme evresini uzattığını ifade eden Dr. Kuzukıran, doğum sonrası hormon seviyelerindeki düşüşle birlikte saçların dinlenme evresine geçerek dökülmeye başladığını kaydetti. Tıp literatüründe “postpartum telogen effluvium” olarak adlandırılan bu durumun bir hastalık değil, fizyolojik bir süreç olduğunu vurguladı. “Bu süreçte saç kökleri zarar görmez, yalnızca saç döngüsü yeniden normale döner” diyen Op. Dr. Nuray Kuzukıran, dökülmenin genellikle doğumdan 2 ila 4 ay sonra başladığını ve 3 ila 6 ay arasında daha belirgin hale geldiğini söyledi. Medikal estetikte destekleyici yaklaşımlar Doğum sonrası saç dökülmesinin çoğu vakada kendiliğinden düzeldiğini ancak bazı kadınlarda sürecin daha yoğun yaşanabildiğini belirten Dr. Kuzukıran, bu noktada medikal estetik uygulamaların destekleyici rol oynayabildiğini ifade etti. Saçlı derinin beslenmesini ve kan dolaşımını desteklemeye yönelik yöntemlerin gündeme gelebileceğini belirten Dr. Nuray Kuzukıran, “Mezoterapi ve PRP gibi uygulamalar, uygun hastalarda saç köklerinin güçlenmesine yardımcı olabilir. Ancak bu işlemler mutlaka uzman değerlendirmesi sonrası planlanmalıdır” dedi. Toplumda yaygın olan “emzirme saç döker” inanışının doğru olmadığını vurgulayan Kuzukıran, temel nedenin doğum sonrası hormonal değişimler olduğunu söyledi. Bununla birlikte demir, çinko, B12 ve D vitamini eksikliklerinin süreci olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti. Bu dönemde dengeli beslenmenin önemine değinen Kuzukıran, protein, omega-3 yağ asitleri, kırmızı et, balık, yumurta ve yeşil yapraklı sebzelerin saç sağlığı açısından destekleyici olduğunu belirtti. Yeni annelik döneminin yoğun stres ve uykusuzlukla geçtiğini ifade eden Kuzukıran, bu faktörlerin saç dökülmesini daha belirgin hale getirebileceğini söyledi. Yeterli dinlenme ve destekleyici yaşam düzeninin sürecin yönetiminde önemli rol oynadığını vurguladı. Ne zaman uzman desteği alınmalı? Doğum sonrası saç dökülmesinin çoğunlukla geçici olduğunu hatırlatan Kuzukıran, bazı durumlarda ise tıbbi değerlendirme gerektiğini belirtti ve “Doğum sonrası saç dökülmesi doğal bir süreçtir. Ancak ihtiyaç halinde medikal estetik yöntemlerle desteklenebilir ve süreç daha konforlu hale getirilebilir. Bir yıldan uzun süren dökülme, belirgin saç açıklıkları, kaş ve kirpik kaybı ya da eşlik eden halsizlik gibi durumlarda mutlaka uzman görüşü alınmalıdır. ” dedi.

Menopoz yaşını öne çeken kritik faktörler Haber

Menopoz yaşını öne çeken kritik faktörler

Menopoz, kadınlarda bir yıl boyunca adet görülmemesi olarak tanımlanıyor. Dünya genelinde ortalama menopoz yaşı 50–51 iken, Türkiye’de bu yaş aralığı 47–49 olarak belirtiliyor. Ancak bazı çevresel ve yaşam tarzı faktörleri menopoz sürecini birkaç yıl öne çekebiliyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Cavide Ali, aile öyküsü, genetik faktörler, kanser tedavileri, bazı cerrahi müdahaleler ve otoimmün hastalıkların değiştirilemez risk faktörleri olduğunu vurgularken; sigara, stres, uykusuzluk ve beslenme alışkanlıklarının ise kontrol altına alınabileceğini belirtti. Dr. Cavide Ali, erken menopoz riskini azaltmak için sigaranın bırakılması, dengeli beslenme, sağlıklı kilo aralığının korunması, stres yönetimi ve düzenli uyku alışkanlığının büyük önem taşıdığını ifade etti. Dr. Ali, “Yaşam tarzındaki doğru adımlar, menopoz sürecinin doğal zamanında gerçekleşmesine katkı sağlayabilir” diyerek risk faktörlerine dikkati çekti. SİGARA MENOPOZU 2 YIL ERKENE ÇEKEBİLİYOR Sigaranın, yumurtalıklardaki foliküllerin daha hızlı tükenmesine yol açtığını belirten Dr. Ali, nikotin ve toksik maddelerin yumurtalık dokusunda hasar oluşturduğunu söylüyor. 2018 yılında yayımlanan geniş bir meta-analize göre sigara içen kadınlar menopoza ortalama 2 yıl daha erken giriyor. AŞIRI ZAYIFLIK RİSK OLUŞTURUYOR Yağ dokusunun östrojen üretimine katkı sağlayan aktif bir doku olduğunu belirten Dr. Ali, düşük vücut kitle indeksine sahip kadınlarda menopoz yaşının daha erken görülebildiğini ifade ediyor. Uzun süreli kalori kısıtlamasının yumurtalık fonksiyonlarını olumsuz etkileyebileceği belirtiliyor. KRONİK STRES HORMON DENGESİNİ BOZUYOR Yüksek stres düzeyi, üreme hormonlarının düzenlendiği sistemi etkileyebiliyor. Sürekli yüksek seyreden kortizol hormonu, yumurta rezervinin daha hızlı tükenmesine zemin hazırlayabiliyor. Çalışmalar, yoğun stres yaşayan kadınlarda menopoz riskinin daha erken yaşta ortaya çıkabildiğini gösteriyor. UYKUSUZLUK BİYOLOJİK SAATİ ETKİLİYOR Kaliteli uykunun hormon dengesi açısından kritik olduğunu vurgulayan Dr. Ali, özellikle gece salgılanan melatonin hormonunun üreme sistemi üzerinde düzenleyici rol oynadığını belirtiyor. Kronik uykusuzluk; melatonin azalması, artmış oksidatif stres ve hormonal dengesizlik yoluyla menopoz sürecini hızlandırabiliyor. BESLENME ALIŞKANLIKLARI BELİRLEYİCİ Araştırmalar; yağlı balık ve baklagil tüketiminin menopoz yaşını geciktirebildiğini, rafine karbonhidrat ağırlıklı beslenmenin ise süreci öne çekebildiğini ortaya koyuyor. Bitkisel protein, D vitamini ve antioksidan açısından zengin sebze-meyve tüketimi koruyucu etki gösterirken; yüksek şekerli ve işlenmiş gıdalar hormonal dengeyi olumsuz etkileyebiliyor. PLASTİKLERDEKİ KİMYASALLARA DİKKAT BPA ve ftalat gibi endokrin bozucu kimyasalların östrojen benzeri etki göstererek hormonal dengeyi bozabildiği belirtiliyor. Yüksek çevresel toksin düzeylerinin erken menopozla ilişkili olabileceğini gösteren çalışmalar bulunuyor. Uzmanlar, plastik kullanımının azaltılması ve cam ürünlerin tercih edilmesini öneriyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.