Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Osmanlı

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Osmanlı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Osmanlı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gençler Büyükşehir ile kuruluşun izini sürdü Haber

Gençler Büyükşehir ile kuruluşun izini sürdü

Bursa Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı koordinasyonuyla ‘Ecdadın izinde, tarihin kalbinde’ temasıyla gerçekleştirilen ‘Kuruluş Gezisi’ programları, Bursa’da üniversiteleri gençleri tarihle buluşturdu. Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Tarih ve Kültür Topluluğu ile İslam Tarihi Topluluğu üyesi öğrencileri, program çerçevesinde Bilecik-Söğüt, Kütahya-Domaniç, Bursa Yenişehir ve İnegöl’ü ziyaret ederek Osmanlı’nın tarihi ve manevi mirası yerinde inceleme imkânı buldu. KURULUŞ TOPRAKLARINA TARİH YOLCULUĞU Dr. Öğr. Üyesi Sezai Sevim’in rehberliğinde gerçekleştirilen programların birincisinde gençler, Kumral Abdal Türbesi, Çelebi Sultan Mehmet Camii, Kuyulu Mescit, Ertuğrul Gazi Türbesi, Dursun Fakih Türbesi, Bilecik Orhangazi Camii, Şeyh Edebali Türbesi, Yarhisar ve Aydoğdu Bey Türbesi gibi tarihî ve manevi durakları ziyaret etti. İkinci gezi programında ise Kütahya Domaniç ve Bursa İnegöl’de; Hayme Ana Türbesi, Pustinpuş Baba Zaviyesi, Yenişehir Kuyulu Mescit, Yıldırım Bayezid Camii, Yenişehir Orhangazi Camii, İshak Paşa Camii ve Geyikli Baba Türbesi ziyaret edilerek kuruluş döneminin önemli şahsiyetleri ve tarihî mirası hakkında bilgi edinildi. Üniversite öğrencilerinin tarihi mekânları yerinde görmelerine ve kuruluş döneminin izlerini yakından tanımalarına imkân sağlayan geziler, geçmişle bugün arasında bağ kurulmasına katkı sundu.

“Panorama 1326” Milyonları Tarihin Kalbinde Buluşturdu Haber

“Panorama 1326” Milyonları Tarihin Kalbinde Buluşturdu

Osmangazi Belediyesi bünyesinde hizmet veren Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi, özgün mimarisi ve panoramik anlatımıyla tarih meraklılarının uğrak noktası olmayı sürdürüyor. Türkiye’nin farklı şehirlerinden ve dünyanın dört bir yanından gelen konukların ilgi gösterdiği müze, haftalık 11 bin 549 ziyaretçiyi ağırlarken, kültür ve sanat etkinlikleriyle de kentin sosyal yaşamına renk katıyor. Açıldığı günden bu yana bin 471’i aşkın organizasyona ev sahipliği yapan Fetih Müzesi, sergilerden söyleşilere, sanatsal etkinliklerden kültürel buluşmalara kadar pek çok programa kapılarını açarak farklı yaş gruplarından binlerce kişiyi bir araya getiriyor. Ziyaretçilerine Bursa’nın geçmişini farklı bir bakış açısıyla keşfetme imkanı sunan müzenin en dikkat çekici bölümleri arasında üç boyutlu panoramik resmin bulunduğu küre alanı yer alıyor. Bursa’nın fethedildiği 6 Nisan 1326 gününü canlandıran bu özel bölüm, dönemin yaşamını ve tarihi atmosferini bütün ayrıntılarıyla gözler önüne seriyor. “Ziyaretçilerimiz Kendilerini O Dönemin Atmosferinde Hissedebiliyor Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi rehberi Zeynep Boz, panoramik eserin hazırlanış sürecini ve ziyaretçilere sunduğu deneyimi anlatarak, “Burası Bursa’nın fethedildiği 6 Nisan 1326 tarihini tasvir ediyor. Altısı Türk, biri Azerbaycanlı ve biri Ukraynalı olmak üzere sekiz ressam tarafından beş yılda tamamlanan üç boyutlu bir resim çalışması görüyoruz. Eserde 10 binin üzerinde insan ve hayvan figürü bulunuyor. Osmanlı ve Bizans halkını bir arada görüyoruz. Dönemin kılık kıyafetleri ve sosyal yaşamı bütün ayrıntılarıyla resme yansıtıldı. Bursa, 23 yıllık kuşatmanın ardından barış yoluyla fethedildiği için burada savaş sahneleri bulunmuyor. Bunun yerine aydınlık bir bahar mevsimi canlandırılıyor. Atların koşuşturması, su ve kuş sesleriyle ziyaretçilerimiz kendilerini o dönemin atmosferinde hissedebiliyor” dedi. Ziyaretçilerin ilk karşılaştıklarında kısa süreli bir şaşkınlık yaşadıklarının altını çizen Boz, “Özellikle hafta sonları yoğunluk yaşıyoruz. Yurt içinden ve yurt dışından çok sayıda tur grubunu ağırlıyoruz. Konuklarımız genellikle Bursa gezilerine müzemizden başlıyor. Önce burada 700 yıl önceki Bursa’yı, gerçek yeşil Bursa’yı görüyor, ardından günümüz Bursa’sını keşfetmek üzere yolculuklarına devam ediyorlar” diye konuştu. Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’ni gezen ziyaretçiler ise karşılaştıkları tarihi atmosferden duydukları hayranlığı dile getirdi. Üç boyutlu panoramik eserin gerçekçi anlatımından ve dönemin yaşamını yansıtan ayrıntılarından etkilenen ziyaretçiler, Bursa’nın fetih hikayesini böylesine etkileyici bir ortamda keşfetmenin kendileri için unutulmaz bir deneyim olduğunu belirtti.

Edirne Muradiye Mevlevihanesi 101 yıl sonra yeniden kapılarını açtı Haber

Edirne Muradiye Mevlevihanesi 101 yıl sonra yeniden kapılarını açtı

Edirne’nin tarihi ve manevi mirasları arasında yer alan Muradiye Mevlevihanesi, Kültür ve Turizm Bakanlığının 49 milyon liralık yatırımıyla tamamlanan ihya çalışmalarının ardından 101 yıl sonra yeniden açıldı. Edirne'de açılış töreninde konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, yaklaşık beş asırlık geçmişe sahip yapının yeniden ayağa kaldırılmasının önemine dikkat çekerek, Edirne’nin kültürel mirasını korumaya devam edeceklerini belirtti. "Edirne Muradiyye Mevlevihanesi’nin kapılarını yeniden açıyoruz" Edirne Muradiyye Mevlevihanesi’nin yeniden açılmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Edirne Muradiyye Mevlevihanesi’nin kapılarını yeniden açıyoruz. Çok şükür ki bu aziz milletin gönüllerini birbirine kenetleyen manevi bir emaneti, geçmişi bugüne taşıyan tarihi bir yapıyı daha ayağa kaldırmış olmanın memnuniyetini ve huzurunu birlikte yaşıyoruz. Şöyle bir tarihi sürece baktığımızda Mevlana ocağının aslında Sultan II. Murad döneminin öncesinde bu topraklara ulaştığını, mürekkepleri ilahi aşkla tutuşturduğunu görüyoruz. Ancak Sultan II. Murad’ın Muradiye Camii Külliyesi’ne ilave olarak yaptırdığı bu eserle işte o ateş harlanıp ocağa dönüşmüş, Muradiye Mevlevihanesi nefsini terbiye edip tavrını bulma arayışında olanların eşiğine sığındığı kutlu bir kapı olmuştur. Öyle ki mevcut Mevlevi tekkeleri arasında bir pir makamı olarak Konya ve İstanbul’dan sonra Edirne Muradiye Mevlevihanesi zikredilir. Orijinal eserin yapımına dair 1426, 1433, 1435 gibi farklı tarihler veriliyor. Tarihi yapı yüzyıllar içerisinde yangından depreme, afetlerle sınanmış, birçok kez hasar görmüş, tamir edilmiş, bakımı yapılmış ve neticesinde 1922 yılına kadar ulaşmış. Neredeyse 5 yüzyıl boyunca gerek manevi gerekse musiki ve edebî alanda hizmetini sürdürmüş" dedi. "Mevlevihane binası okula dönüştürülüp enkazıda satılmıştı" Mevlevihanenin geçmişine ve ihya çalışmalarının başlangıcına değinen Ersoy, "1925 yılında kapatılarak okula dönüştürülen Mevlevihane binası, 1935 yılında yıktırılıp enkazı satılmış. Sözün özü, Muradiye Mevlevihanesi’ni oluşturan yapıların tamamına yakını yok olmuştur. Dolayısıyla bizler Mevlevihane’nin mimarisi hakkındaki bilgileri yazılı kaynaklar ile yapıya ilişkin fotoğraf ve kroki niteliğindeki çizimlerden edinebiliyoruz. Semahane, Harem Dairesi, derviş hücreleri, dede odaları, imaret, türbe ve kütüphaneden oluşan orijinal eserin ahşap bir yapı olduğunu düşünüyoruz. Cumhurbaşkanımızın milli ve manevi değerlerimizi, bunların simgesi olarak ecdadımızın inşa ettiği yapı ve eserleri nasıl sahiplendiği, bunlara atfettiği büyük önem hepinizce malumdur. Bakanlık olarak bizler de bu doğrultuda çalışmalarımızı yürütüyoruz. Aynı hassasiyet ve sahiplenmeyle ecdat yadigârlarını restore, inşa ve ihya ediyor, yeniden işlevlendirerek hayatın içine dahil ediyoruz. Muradiye Mevlevîhânesi için de bu adımları attık. Bu projeye temel teşkil edecek ilk keşifler, 2000 yılında Muradiye Camii restorasyon çalışmaları yürütülürken Mevlevihane binalarına ait temel kalıntılarına rastlanılmasıyla elde edilmiştir" şeklinde konuştu. "Mevlevihane’nin şehrimize hayırlı olmasını diliyorum" Yapının yeniden hizmete açılmasının Edirne için önemine vurgu yapan Bakan Ersoy, "Yaklaşık beş asırlık geçmişini yaşatan, ilk kez vücuda getirilmesine vesile olan tasavvufi değerleri yansıtan, geleneği geleceğe taşıyan yeni Muradiye Mevlevihanesi’nin şehrimize hayırlı olmasını diliyorum. Osmanlı’ya başkent olmuş, her köşesi bize bizi anlatan, milli ve kültürel hafızamızın çok zengin ve özel unsurlarını muhafaza eden Edirne’yi bütün bu zenginlikleriyle korumaya, bunları insanımız için faydaya dönüştürmeye ve şehrimizi Türkiye Yüzyılı’nın güçlü yarınlarına taşımak için çalışmaya, üretmeye, inşa ve ihya etmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

‘700. Yıl Söyleşileri’ Bursa’nın tarihî yolculuğuyla başladı Haber

‘700. Yıl Söyleşileri’ Bursa’nın tarihî yolculuğuyla başladı

Bursa Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan ‘700. Yıl Söyleşileri’nin ilk programı Tayyare Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Programa AK Parti Bursa Milletvekilleri Emine Yavuz Gözgeç ve Emel Gözükara Durmaz’ın yanı sıra kurum ve kuruluşların temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. 'Bir Medeniyetin Hafızası: Bursa – İpekten İmparatorluğa 1: Kuruluş ve Osmanlı Ruhu’ başlığıyla düzenlenen programda, Bursa’nın beylikten imparatorluğa uzanan süreçte üstlendiği tarihsel rol ve Osmanlı medeniyetinin şekillenmesindeki önemi değerlendirildi. BURSA’NIN TARİHÎ BİRİKİMİ KONUŞULDU Program öncesinde Türk Sanat Müziği’nin sevilen isimlerinden Yaprak Sayar ve Bursa Büyükşehir Belediyesi Orkestra sanatçılarının dinletisi büyük beğeni topladı. AK Parti Kayseri Milletvekili Ayşe Aydın Böhürler’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen söyleşide ise, Prof. Dr. Mustafa Kara ve Prof. Dr. Ayşe Zişan Furat konuşmacı olarak yer aldı. Söyleşide, Bursa’nın kuruluş döneminden günümüze uzanan tarihsel izleri, Osmanlı medeniyetinin kültürel birikimi ve kentin ilim hayatındaki yeri ele alındı. Tarih ve kültür meraklılarını buluşturan programda, Bursa’nın yüzyıllar boyunca oluşturduğu medeniyet mirasının farklı yönleri değerlendirildi. SÖYLEŞİLER NİSAN 2027’YE KADAR DEVAM EDECEK Bursa Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan ‘700. Yıl Söyleşileri’, Nisan 2027’ye kadar her ayın üçüncü cumartesi günü farklı konuklarla devam edecek. Söyleşi programları ile kuruluş yıllarından imparatorluk düzeninin oluşumuna, devletin siyasi ve idari yapısından uluslararası ilişkilerine, üretim ve ticaret hayatından mimari birikimine uzanan geniş bir çerçevede Bursa’nın medeniyet tarihindeki yeri değerlendirilecek.

Ümit Özdağ, Kocaeli'de "tehdit" suçlamasıyla hakim karşısına çıktı Haber

Ümit Özdağ, Kocaeli'de "tehdit" suçlamasıyla hakim karşısına çıktı

Eski Rize milletvekili Şevki Yılmaz, 19 Şubat 2024 tarihinde katıldığı Osmanlı hanedanı üyesinin nikah merasiminde, "Osmanlıyı süren soysuzları lanetle anıyorum" ifadesini kullanmıştı. Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ise sosyal medya hesabından Şevki Yılmaz'a yönelik paylaşım yapmıştı. Özdağ, söz konusu paylaşımda, "Şevki Yılmaz, 'Osmanlı'yı süren soysuzları lanetliyorum' diyerek Atatürk ve TBMM'ye hakaret etmiştir. Bu adama derhal dava açılmaz ise cumhuriyetin savcısı kalmamış demektir. Şevki, umarım bir yerde karşılaşırız, sana soylunun soysuzun kim olduğunu gösteririm. Bu arada düğünü yapan Osmanlı ailesi de bunun gibi adamları düğünlerine davet ederek sürülmeyi hak ettiklerini bir kez daha göstermişler" ifadelerini kullanmıştı. Özdağ'ın bu paylaşımı üzerine Şevki Yılmaz ise "tehdit" suçundan şikayetçi olmuştu. "Siyaset bilimi profesörü olarak o sözü söyledim" Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Kocaeli 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde tehdit suçundan yeniden hakim karşısına çıktı. Duruşmaya tutuksuz olarak yargılanan Ümit Özdağ ve avukatları katıldı, Şevki Yılmaz ve avukatları ise duruşmada yer almadı. Savunmasını yapan Özdağ, üzerine atılı tehdit suçlamasını reddetti. Kendisinin bir siyaset bilimi profesörü olduğunu hatırlatan Özdağ; dava konusu olan sözü akademik bir yaklaşımla, olayları evrak ve belgelerle izah etmek amacıyla kullandığını ve ortada bir tehdit kastı bulunmadığını ileri sürerek beraatını istedi. Duruşma, 4 Kasım'a ertelendi.

Türkiye'nin en renkli panayırından biri Yenişehir'de başladı Haber

Türkiye'nin en renkli panayırından biri Yenişehir'de başladı

Osmanlı döneminden günümüze uzanan panayır geleneği, Osmanlı Devleti'nin ilk başkenti olan Bursa'nın Yenişehir ilçesinde yaşatılmaya devam ediyor. Bu yıl üçüncüsü düzenlenen Yenişehir Panayırı, 25-30 Eylül tarihleri arasında vatandaşları ve esnafı buluşturuyor. Türkiye'nin farklı illerinden gelen binlerce vatandaş ve esnafın katıldığı panayırda, renkli görüntüler yaşanıyor. Panayır alanında yoğunluk yaşanırken, vatandaşlar aileleriyle birlikte alışveriş yapıp etkinlik alanlarında vakit geçiriyor. Esnaf ise Türkiye'nin farklı bölgelerinden gelen ziyaretçilere ürünlerini sunuyor. Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, panayıra gösterilen ilgiden memnun olduklarını belirterek, "Muhteşem bir katılım var. Yenişehirli esnafımız da şehir dışından gelen esnaflarımız da panayırdan dolayı mutlu. Halkımızın eşiyle, dostuyla, çocuklarıyla burada güzel vakit geçirmesi ve mutlu olması bizim için her şeye değer" dedi. Başkan Özel, Yenişehirli esnafa destek olmak amacıyla panayırda özel bir uygulama yaptıklarını belirterek, "Düzenlediğimiz panayırda Yenişehirli esnafımızı fiyatlandırma konusunda ayrı tutarak onlara destek olduk. Dün olduğu gibi bugün de yarın da her zaman esnafımızın yanındayız" ifadelerini kullandı. Osmanlı'dan günümüze taşınan panayır geleneğinin yaşatıldığı Yenişehir Panayırı'nın, 30 Eylül'e kadar ziyaretçilerini ağırlamaya devam edeceği bildirildi.

'Arkeofest 2026' kapılarını açıyor! Haber

'Arkeofest 2026' kapılarını açıyor!

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından 26-27 Eylül tarihlerinde düzenlenecek Arkeofest, 50 farklı deneysel arkeoloji atölyesinde tarih ve arkeoloji meraklılarını ağırlayacak. Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi ve Tanıtım Dairesi Başkanlığı koordinasyonuyla bu yıl beşincisi düzenlenen Arkeofest, Bursa’nın 8500 yıllık tarihine ışık tutan Aktopraklık Höyük Arkeopark gerçekleştirilecek. Şehrin tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapan zengin kültürel mirası, Arkeofest ile bir kez daha gün yüzüne çıkacak. Müzeler Şube Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Bursa Müze tarafından düzenlenecek festival, ‘8500 yıllık tarihe tanıklık etmek ister misiniz?’ çağrısıyla kapılarını açacak. NEOLOTİK DÖNEM’DEN OSMANLI’YA Neolitik ve Kalkolitik dönemlere ait kazı alanları, mimari canlandırmalar ve Osmanlı’dan günümüze ulaşan geleneksel evleriyle farklı tarihsel dönemleri aynı alanda buluşturan Arkeopark, 26-27 Eylül tarihlerinde 12.00-18.00 saatleri arasında arkeoloji çalışmalarına ev sahipliği yapacak. TARİH UYGULAYARAK ÖĞRENİLECEK Arkeofest boyunca düzenlenecek 50 farklı atölyede katılımcılar, geçmişte kullanılan üretim tekniklerini uygulayarak deneyimleme fırsatı bulacak. Yontma taştan alet yapımı, bitkilerle kumaş boyama, Neolitik Dönem mimarisi, çarkta çömlek yapımı, Hitit çivi yazısı, sikke basımı ve antik yemek yapımı gibi birbirinden farklı atölyeler, ziyaretçileri tarihte yolculuğa çıkaracak. YEREL ÜRETİME FESTİVAL DESTEĞİ Arkeofest, kültürel mirasın yanı sıra yerel üretime de katkı sağlayacak. Festival alanında kurulacak pazar yerinde, bölgedeki kadın girişimcilerin el emeği ürünleri ziyaretçilerle buluşacak. RAFADAN TAYFA ÇOCUKLARLA BULUŞACAK Arkeofest’in ikinci günü olan 27 Eylül Pazar günü saat 15.00’te, Rafadan Tayfa ekibi sahne alacak. Grup Rafadan sahne gösterisi ve konseri, festival alanında çocuklara ve ailelere eğlenceli anlar yaşatacak. ÜCRETSİZ ULAŞIM HİZMETİ Halka açık ve katılımın ücretsiz olduğu Arkeofest süresince vatandaşların alana rahat ulaşabilmesi amacıyla ücretsiz ulaşım hizmeti sağlanacak. Festival günlerinde Uludağ Üniversitesi 3 durağından Arkeofest alanına 11.00-18.00 saatleri arasında her 30 dakikada bir araç hareket edecek. BİBA’DAN FESTİVALE DAVET Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, Bursa’nın sahip olduğu eşsiz tarihi ve kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılmasının önemine dikkat çekti. Aktopraklık Höyük Arkeopark’ın Bursa’nın binlerce yıllık geçmişine ışık tutan önemli bir değer olduğunu belirten Biba, tüm Bursalıları Arkeofest’e davet etti.

Sarı altın Müşküle üzümünde hasat heyecanı başladı Haber

Sarı altın Müşküle üzümünde hasat heyecanı başladı

Bursa’nın tarihi İznik ilçesinde "sarı altın" olarak bilinen ve geçmişi Bizans dönemine kadar uzanan Müşküle üzümünün hasadı başladı. Yaklaşık 10 bin dekarlık alanda yetiştirilen ve yıllık 30 bin ton üretimi yapılan coğrafi işaretli Müşküle üzümü, hem lezzeti hem de sağlık açısından sunduğu faydalar nedeniyle üreticilerin gözdesi olmaya devam ediyor. Tarlada kilosu 35 liradan müşteri bulan Müşküle üzümündeki rekolte bolluğu çiftçinin yüzünü güldürdü. Türkiye’nin 5. büyük gölü olan İznik Gölü kıyısındaki verimli topraklarda yetişen Müşküle üzümü, yüzyıllardır bölgenin en önemli tarımsal ürünleri arasında yer alıyor. Tarihi kaynaklara göre bu özel üzümün geçmişi Bizans Devleti dönemine kadar uzanırken, İznik’in Osmanlı tarafından fethedilerek başkent ilan edildiği yıllarda da beyliğin sofralarında tüketildiği biliniyor. Kendine has aroması, ince kabuğu ve uzun süre saklanabilme özelliğiyle dikkat çeken Müşküle üzümü, halk arasında "sarı altın" olarak anılıyor. Her yıl eylül ayında başlayan hasat döneminde yüzlerce üretici bağlara girerek yıl boyunca emek verdiği ürünleri toplamaya başlıyor. Çekirdeğiyle dikkat çekiyor Sadece lezzetiyle değil sağlık yönüyle de öne çıkan Müşküle üzümünün çekirdeklerinin antioksidan bakımından zengin olduğu ifade ediliyor. Uzmanlar, üzüm çekirdeğinin vücudu serbest radikallere karşı korumaya yardımcı olabilecek bileşenler içerdiğini belirtirken, halk arasında çekirdeğinin tüketilmesinin kansere karşı koruyucu etkileri olduğuna inanılıyor. İznik’te yaklaşık 10 bin dekarlık alanda üretimi yapılan Müşküle üzümünden yıllık ortalama 30 bin ton ürün elde ediliyor. İç piyasanın yanı sıra yurt dışında da Azerbaycan ve Rusya’ya gönderilen üzüm, bölge ekonomisine önemli katkı sağlıyor. Hasadın başlamasıyla birlikte üreticiler kaliteli ürün ve verimli sezon beklentisi taşıyor. "Vatandaş üzümü ucuza yesin" İznik Çamdibi Mahallesi Muhtarı ve üzüm üreticisi Halil Küçüker, aracılar nedeniyle üretici ile tüketici arasındaki fiyat farkına dikkat çekerek şunları söyledi: "Tüketici ucuza yesin biz onu istiyoruz. Bizden 30 liraya aldıkları ürünü 100 liraya satmasınlar, 40-50 liraya satsınlar vatandaşlar ucuza yesin. Mahsul dalında kalmasın. Yüzde 200 kazanmak da ne demek. O kadar kazanılmasın, herkes yesin." Müşküle üzümünün Osmanlı’dan günümüze ulaşan çok eski bir üzüm çeşidi olduğunu belirten Küçüker, "Coğrafi işaretli bir ürün. Çekirdekleri ile tüketildiğinde kansere karşı faydalı olduğuna inanılıyor. İsterse kar yağsın aralık sonuna kadar dalında kalabilen bir üzüm. Bu yıl rekoltemiz çok güzel. Sürümden kazanmak istiyoruz ancak girdi maliyetleri çok yüksek. Ürünlerimiz ağırlıklı olarak iç pazarda satılıyor ancak Azerbaycan ve Rusya’ya da ihraç ediliyor" dedi. "Dalında aylarca bekleyebilen bir üzüm" İznik Ziraat Odası Başkanı Vedat Çakır ise Müşküle üzümünün bölge için önemli bir değer olduğunu ifade ederek, "Bölgemize coğrafi işaretini aldığımız bir üzüm çeşidi. Müşküle üzümü çok eski yıllara dayanıyor ve Bizans döneminden kaldığı bilinen bir çeşit. Raf ömrü oldukça uzun, dalında aylarca bekleyebiliyor" diye konuştu. Üretimin ağırlıklı olarak İznik’te yapıldığını belirten Çakır, "Pamukova ve Geyve’de de yetiştirilen bir üzüm çeşididir. Hep söylediğimiz şey üreticinin ürettiği ürünün tüketicinin önüne 100 liradan çıkmamasıydı. Adalet ve İçişleri Bakanlıklarımızın başlattığı çalışmaların başarılı olmasını umuyoruz. Bizim istediğimiz tarlada 15 liraya satılan ürünün tüketiciye 25-30 liraya ulaşmasıdır. Böylece vatandaş bir kilo yerine iki kilo tüketebilir" ifadelerini kullandı. 10 bin dekarda 30 bin ton üretim İznik ve çevresinde yaklaşık 10 bin dekarlık alanda yetiştirilen Müşküle üzümünden yıllık ortalama 30 bin ton ürün elde ediliyor. Uzun süre bozulmadan saklanabilmesi sayesinde üreticiye pazarlama avantajı sağlayan ürün, hem iç piyasada yoğun talep görüyor hem de ihracat yoluyla ülke ekonomisine katkı sunuyor. Bizans’tan Osmanlı’ya, oradan da günümüze taşınan Müşküle üzümü, bu yıl da bereketli hasadıyla İznikli üreticilerin yüzünü güldürürken, tüketicilerin sofralarına ulaşmayı bekliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.