Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Ortopedi

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Ortopedi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ortopedi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MEDICABIL’DE ROBOTİK PROTEZ CERRAHİSİNDE 500’ÜNCÜ VAKA BAŞARISI Haber

MEDICABIL’DE ROBOTİK PROTEZ CERRAHİSİNDE 500’ÜNCÜ VAKA BAŞARISI

Özel Medicabil Sağlık Grubu’nda robotik cerrahi teknolojisinin ortopedi alanında etkin şekilde kullanılmasıyla birlikte, diz ve kalça protezi operasyonlarında yüksek hassasiyet ve güvenlik standartlarına ulaşıldı. Hastaların ameliyat öncesi planlama sürecinden operasyon sonrasındaki iyileşme dönemine kadar daha kontrollü ve konforlu bir tedavi süreci yaşadığı belirtilirken, bugüne kadar gerçekleştirilen 500’ü aşkın vakada ciddi bir problem ya da önemli bir şikâyetle karşılaşılmamış olması da başarıyı pekiştiren unsurlar arasında yer aldı. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özel Medicabil Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Ömer Faruk Bilgen, robotik cerrahinin günümüzde sağlık teknolojilerinin sunduğu en önemli yeniliklerden biri olduğuna dikkat çekti. Robotik cerrahinin, cerrahlara daha hassas çalışma imkânı sunduğunu ifade eden Prof. Dr. Bilgen, “2020 yılında başlattığımız diz ve kalça protezi robotik cerrahi uygulamalarında bugün 500’üncü vakayı aşmış bulunuyoruz. Bu süreçte hastalarımızdan aldığımız olumlu geri dönüşler ve ciddi bir problem ya da şikayet ile karşılaşmamış olmamız bizler için büyük bir gurur kaynağıdır. Robotik cerrahi, teknolojinin sağlık hizmetlerine sunduğu en önemli yeniliklerden biridir. Bu sistem sayesinde cerrahi güvenlik sınırlarını daha net belirleyebiliyor, işlemleri yüksek hassasiyetle gerçekleştirebiliyoruz” dedi. Robotik teknolojinin yalnızca ameliyat başarısını değil, hasta ve sağlık ekibi memnuniyetini de artırdığına işaret eden Prof. Dr. Bilgen, tedavi süreçlerinde bilimsel veriler doğrultusunda hareket ettiklerini vurguladı. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Bilgen, “Amacımız, güncel teknolojileri bilimsel veriler ışığında kullanarak hastalarımızın güvenli, konforlu ve başarılı bir tedavi süreci geçirmesini sağlamaktır. Robotik cerrahi uygulamaları sayesinde protez yerleşiminde milimetrik hassasiyet sağlanabiliyor, kişiye özel planlamalar yapılabiliyor ve bu durum hastalarımızın günlük yaşamlarına daha güvenli şekilde dönmelerine katkı sunuyor. Şifa ile taburculuğa uzanan süreçte büyük özveriyle çalışan tüm ekip arkadaşlarımızı kutluyor, hastalarımıza sağlıklı günler diliyorum” şeklinde konuştu.

Kemik erimesi fark edilmeyen sinsi bir sağlık sorunu Haber

Kemik erimesi fark edilmeyen sinsi bir sağlık sorunu

İnsan ömrü uzadıkça, sağlıklı yaş almanın ve hayat kalitesini korumanın önemi her geçen gün daha da artıyor. Ancak yaşın ilerlemesiyle birlikte vücudumuzda kaçınılmaz biyolojik değişimler meydana geliyor. Bu değişimlerin en sessiz ve derinden ilerleyeni ise kemiklerin zamanla yoğunluğunu ve gücünü kaybetmesidir. Halk arasında "kemik erimesi" olarak bilinen osteoporoz, genellikle hiçbir belirti göstermeden ilerleyen ve ilk kırık oluşana kadar fark edilmeyen sinsi bir sağlık sorunudur. Medicana Bursa Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Uğurcan Süner, yaşlanan nüfusla birlikte artış gösteren osteoporoz ve buna bağlı kemik kırıklarına karşı hayati uyarılarda bulundu. Kemik erimesinin, kemiğin iç mimarisini zayıflatarak en küçük travmalarda bile kırılma riski oluşturduğunu belirten Süner, özellikle ileri yaş grubundaki kalça kırıklarının ciddiyetine dikkat çekerek, "Osteoporoz nedeniyle zayıflayan kemikler, basit bir ev içi düşmede ya da hafif bir çarpmada bile kırılabilir. İleri yaş grubunda karşılaştığımız kalça kırıkları, tıbbi bir problem olmanın ötesinde, hastanın yaşam kalitesini doğrudan tehdit eden dinamik bir krizdir. Bu kırıklar; ani hareket kısıtlılığına, uzun süreli yatağa bağımlılığa ve dolayısıyla bireyin bağımsızlığını kaybetmesine yol açar. Bilimsel veriler ve klinik tecrübelerimiz gösteriyor ki, kalça kırıkları yaşlı bireylerde genel sağlık durumunu bozarak yaşam süresini dahi kısaltabilen ciddi sonuçlar doğurmaktadır" dedi. Kemik sağlığı dendiğinde akla ilk gelen unsur kalsiyum olsa da, kalsiyumun vücut tarafından kullanılabilmesi için D vitamininin şart olduğunu vurgulayan Süner, şunları aktardı: "D vitamini, kalsiyumun bağırsaklardan emilmesini sağlayarak kemik matrisini güçlendirir. Ancak işlevi bununla sınırlı değildir. D vitamini aynı zamanda kas gücünü ve nöromusküler dengeyi destekler. Klinik gözlemlerimizde, kırık şikayetiyle hastaneye başvuran ileri yaş tablosundaki hastaların çok büyük bir kısmında ciddi oranda D vitamini eksikliği tespit ediyoruz. D vitamini yetersiz olduğunda sadece kemikler zayıflamaz; kaslar güç kaybeder, denge bozulur ve refleksler yavaşlar. Bu durum da düşme sıklığını artırarak kırık riskini ikiye katlar." Toplumda sadece kalsiyum veya D vitamini takviyesi alarak kemik erimesinin önüne geçilebileceğine dair yanlış bir algı olduğunu belirten Op. Dr. Uğurcan Süner, korumanın çok yönlü olması gerektiğinin altını çizdi. Süner, "Tek başına vitamin ve mineral takviyeleri, kırıkları önlemede her zaman bir sonuç vermez. Kemik canlı bir dokudur ve uyarılmaya ihtiyaç duyar. Dolayısıyla bütüncül bir yaklaşım şarttır. Dengeli ve protein odaklı beslenme, düzenli fiziksel aktivite, kontrollü güneş ışığı kullanımı ve eğer osteoporoz tanısı konmuşsa doktor kontrolünde yürütülen düzenli ilaç tedavisi bir bütün olarak uygulanmalıdır" dedi. Ortopedi ve travmatoloji kliniklerinde sıkça karşılaşılan en büyük eksikliklerden birinin, kırık sonrası kemik kalitesinin takipsiz bırakılması olduğunu söyleyen Op. Dr. Uğurcan Süner, "Maalesef kalça veya omurga kırığı gelişen hastalar, cerrahi olarak tedavi edildikten sonra işin ’kemik erimesi’ boyutu genellikle ihmal ediliyor. Oysa bir kez osteoporoza bağlı kırık yaşayan bir hastanın, ikinci bir kırık geçirme riski katlanarak artar. Kırık tedavisinin hemen ardından hastaların kemik yoğunluğu ölçülmeli, D vitamini ve kalsiyum seviyeleri rehberler eşliğinde optimize edilmeli ve mutlaka kişiye özel bir anti-osteoporotik tedavi planlanmalıdır" diye konuştu. Süner, yaş alma sürecinde kemik sağlığını korumak ve bağımsız bir yaşam sürmek için şu basit ama etkili önlemleri şöyle sıraladı: "Harekete Geçin: Kemik yoğunluğunu artırmak ve korumak için düzenli yürüyüşler ve vücut ağırlığıyla yapılan hafif egzersizleri yaşam tarzı haline getirin. Doğru Beslenin: Süt ve süt ürünleri, koyu yeşil yapraklı sebzeler ve kaliteli protein kaynaklarını sofranızdan eksik etmeyin. Güneşten Güvenli Şekilde Yararlanın: Cildin D vitamini sentezleyebilmesi için gün içinde koruyucu kullanmadan, kısa süreli (15-20 dakika) güneş ışığı alın. Ev İçindeki Düşme Risklerini Sıfırlayın: Evdeki kaygan halıları ve kilimleri kaldırın, yaşam alanlarında kesintisiz ve güçlü bir aydınlatma sağlayın, banyo ve tuvaletlere tutunma barları yerleştirin. Kontrollerinizi Aksatmayın: Özellikle 65 yaş üstü tüm bireyler, menopoz sonrasındaki kadınlar ve daha önce hafif bir travmayla kırık geçmişi olanlar mutlaka bir uzmana başvurarak kemik sağlığı taramalarını yaptırmalıdır." Op. Dr. Uğurcan Süner, erken dönemde alınacak küçük önlemlerin, ileri yaşta hareket özgürlüğünü ve hayatı kurtaracağını belirterek sözlerini tamamladı.

Dizinizdeki 'çıt' sesi masum olmayabilir Haber

Dizinizdeki 'çıt' sesi masum olmayabilir

Diz ağrısı çoğu zaman “zorlanma” ya da “geçici incinme” olarak görülüp ihmal ediliyor. Oysa gençlerde genellikle spor sırasında ortaya çıkan menisküs yırtığı, ileri yaşlarda dizdeki yıpranmaya bağlı olarak basit bir hareketle bile oluşabiliyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Burak Özturan, menisküs yırtığının tedavi edilmediğinde yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürebileceğine dikkat çekti. “Menisküs yırtığı; sürekli ya da hareketle artan diz ağrısına, dizin bir pozisyonda takılı kalmasına, çömelme, merdiven inip çıkma ve spor yapma gibi günlük aktivitelerde zorlanmaya neden olabilir. Uzun vadede ise kıkırdak aşınmasına ve kireçlenmeye (osteoartrit) yol açabilir. Spor yapan kişiler diz ağrılarını asla ihmal etmemeli” uyarısında bulunuyor. BU BELİRTİLERDEN BİRİ BİLE VARSA DİKKAT Menisküs yırtığının en sık görülen belirtilerinin dizde ağrı, şişlik, hareket kısıtlılığı olduğuna dikkati çeken Doç. Dr. Burak Özturan, "Bazı hastalar yaralanma anında diz içinden “çıt” sesi geldiğini ya da kopma hissi yaşadıklarını ifade ediyor. İlk gün belirginleşen ağrı ve şişlik en sık tablo olurken, bazen de yalnızca dizde bükme-düzleştirme zorluğu, merdiven inerken artan ağrı ya da takılma-kilitlenme hissi görülebiliyor. Eğer ani hareket sonrası ağrı ve şişlik oluştuysa ,dizde kilitlenme veya takılma hissi varsa, bir haftadan uzun süren ve dinlenmeyle geçmeyen ağrı mevcutsa, merdiven inip çıkarken batma oluyorsa mutlaka hekime başvurulmalıdır" dedi. Doç. Dr. Burak Özturan, menisküs yırtıklarının erkeklerde kadınlara göre yaklaşık üç kat daha fazla görüldüğünü belirterek, bunun en önemli nedeninin futbol ve basketbol gibi ani dönme ve zıplama içeren sporların erkekler tarafından daha yoğun yapılması olduğunu söyledi. Doç. Dr. Özturan, menisküsün kanlanması iyi olan dış kısmındaki küçük yırtıklar, özellikle genç hastalarda dinlenme ve destekleyici tedavilerle iyileşebildiğine dikkati çekti. MENİSKÜS YIRTIKLARINI ÖNLEMEK İÇİN 7 ÖNEMLİ KURAL Doç. Dr. Burak Özturan, menisküs yırtıklarını önlemek için dikkat etmeniz gereken 7 kuralı şöyle sıraladı: Spor sırasında ısınma ve soğuma egzersizlerini yapmayı ihmal etmeyin.Diz çevresindeki kaslarınızı (özellikle kuadriseps ve hamstring) güçlendirerek dizlere binen yükleri azaltın.Zeminin yaptığınız spora uygun olmasına dikkat edin.Yaptığınız spora uygun ayakkabı kullanın.Dize ekstra yük oluşturacağı için fazla kilolarınızdan kurtulun.Ağır yük kaldırırken veya ani hareketler yaparken dikkatli olun.Ağrıya neden olan hareketlerden kaçının.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.