Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Ortak Akıl

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Ortak Akıl haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ortak Akıl haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yıldırım'da Başkan Yılmaz'dan 'Anadolu' buluşması Haber

Yıldırım'da Başkan Yılmaz'dan 'Anadolu' buluşması

Mahalle ve esnaf ziyaretleriyle sık sık vatandaşlarla bir araya gelen Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, son olarak Anadolu Mahallesi’nde esnafla buluştu. İşyerlerini tek tek gezen Başkan Yılmaz, esnafa hayırlı işler diledi. Başkan Oktay Yılmaz, daha sonra kahvaltıda bir araya geldiği bölge esnafının talep ve önerilerini dinledi. Oktay Yılmaz, şehrin ekonomik ve sosyal hayatına katkı sağlayan esnafla sürekli iletişim halinde olduklarını söyledi. Yılmaz, “Esnafımız ekonominin güçlenmesinde önemli rol üstleniyor. Şehrimizin gelişimi için esnafımızın görüşlerini önemsiyoruz ve taleplerini dinliyoruz. Esnafın önerileri ve beklentileri, bizim için yol gösterici oluyor. Bundan sonra da esnafımızı desteklemeye devam edeceğiz” dedi. Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, sorunların çözümü için ortak akıl ve istişare kültürüyle hareket ettiklerini vurguladı. Yılmaz, “Vatandaşlarımızla ve esnafımızla kurduğumuz güçlü bağ sayesinde ihtiyaçları daha hızlı tespit ediyor, hizmetlerimizi buna göre şekillendiriyoruz. Her fırsatta vatandaşlarımızla bir araya geliyoruz. El birliğiyle Yıldırım’ı daha yaşanabilir bir şehir haline getirmek için çalışıyoruz” dedi. Ziyaretten memnuniyet duyduklarını belirten Anadolu Mahallesi esnafı ise kendilerini dinleyen ve sorunlarıyla yakından ilgilenen Başkan Oktay Yılmaz’a teşekkür etti.

Yıldırım Belediyesi gönül köprülerini güçlendiriyor Haber

Yıldırım Belediyesi gönül köprülerini güçlendiriyor

Mahalle ziyaretleri, esnaf buluşmaları ve vatandaş görüşmeleriyle sık sık Yıldırımlılarla bir araya gelen Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, bu kez de ilçenin büyüklerini ziyaret ederek talep ve önerilerini dinledi. Başkan Oktay Yılmaz, Eğitim Mahallesi’nde ikamet eden Nuran Eski ile Piremir Mahallesi’nde yaşayan Şerife teyzeyi evlerinde ziyaret etti. Samimi bir atmosferde gerçekleşen buluşmalarda Başkan Yılmaz, büyüklerin hal ve hatırlarını sorarken onların hayat tecrübelerini de dinledi. Toplumun temel değerlerinden birinin büyüklerine saygı ve vefa olduğunu ifade eden Başkan Oktay Yılmaz, yaşlıların sadece geçmişin tanıkları değil, aynı zamanda geleceğe ışık tutan önemli rehberler olduğunu vurguladı. Vatandaşlarla kurdukları güçlü iletişimin hizmet anlayışlarının temelini oluşturduğunu belirten Başkan Yılmaz, "Yıldırım’ı sadece projelerle değil, gönüllere dokunarak yönetiyoruz. Ortak akıl ve istişare kültürüyle hareket ediyor, her yaştan vatandaşımızın görüşlerini önemsiyoruz. Büyüklerimiz bizim baş tacımızdır. Onların hayır duaları, tavsiyeleri ve yaşam tecrübeleri bizim için çok kıymetli. Bugün Nuran teyzemizi ve Şerife teyzemizi ziyaret ederek hem hasbihal ettik hem de taleplerini dinledik. Vatandaşlarımızla gönül bağımızı güçlendirmeye, onların yanında olmaya devam edeceğiz" dedi. Ziyaretlerden duydukları memnuniyeti dile getiren Nuran Eski ve Şerife teyze ise Başkan Oktay Yılmaz’a teşekkür ederek, kendilerini yalnız bırakmamasından dolayı mutluluk duyduklarını ifade etti.

MHP Lideri Bahçeli: "Yargı kararını tanımıyoruz gibi çıkışlar boşunadır ve de gereksizdir" Haber

MHP Lideri Bahçeli: "Yargı kararını tanımıyoruz gibi çıkışlar boşunadır ve de gereksizdir"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, özel bir televizyon kanalına açıklamalarda bulundu. MHP Lideri Bahçeli açıklamasında, "21 Mayıs 2026, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, CHP'nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde yapılan 38. Olağan Kurultayı hakkında mutlak butlan kararı vermiştir. Bu karar, söz konusu kurultayın baştan itibaren hukuken geçersiz sayılması anlamına gelmektedir. Mahkeme ayrıca bu kurultay sonrasında yapılan olağan ve olağanüstü kurultayların ve bu süreçte alınan kararların da hükümsüz olduğuna hükmetmiştir. Karar kapsamında Özgür Özel, Merkez Yönetim Kurulu, Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına karar verilmiştir. Mahkeme, kurultay öncesindeki yönetimin, yani Kemal Kılıçdaroğlu ve o dönemki parti organlarının, karar kesinleşinceye kadar tedbiren görevi üstlenmesine hükmetmiştir. Kararın YSK'ya, ilgili seçim kurullarına ve Ankara Valiliğine gönderilmesine karar verilmiştir" ifadelerine kullandı. "Kararın en önemli sonucu CHP'de yönetim yetkisi konusunda ciddi belirsizlik yaratmasıdır" Mutlak butlan kararının en önemli sonucunun CHP'de hukuki ve fiili yönetim yetkisi konusunda ciddi belirsizlik oluşturması olduğunu söyleyen Bahçeli, "Kararın en önemli sonucu, CHP'de hukuki ve fiili yönetim yetkisi konusunda ciddi bir belirsizlik yaratmasıdır. Karar taraflara tebliğ edildikten sonra iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz başvurusu yapılabilecektir. Nitekim, gerekli itirazın yapıldığı açıklanmıştır. Kamuoyunun bildiği üzere 4-5 Kasım 2023 tarihinde Cumhuriyet Halk Partisi'nin 38. Olağan Kurultayı gerçekleşmiş, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile Sayın Özgür Özel Cumhuriyet Halk Partisinde genel başkanlık için demokratik bir yarışa girmişlerdir. Sayın Özgür Özel'in Genel Başkan olarak seçildiği kurultay, usulsüzlük iddialarıyla ve iptal talebiyle bazı CHP delegeleri tarafından mahkemeye taşınmıştır. 21 Mayıs 2026 tarihinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi söz konusu kurultaya dair usulsüzlük iddialarının sübut bulduğu gerekçesiyle mutlak butlan kararına hükmetmiş; karar kesinleşinceye kadar Özgür Özel ve yönetimi tedbiren görevinden uzaklaştırılmış, eski genel başkan sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi karar kesinleşinceye kadar göreve iade edilmiştir" diye konuştu. "Yargı kararını tanımıyoruz gibi çıkışlar boşunadır ve de gereksizdir" MHP Grup Toplantısında söylediği sözleri hatırlatan Bahçeli, şunları kaydetti: "5 Mayıs 2026 tarihinde TBMM Grup Toplantımız sonrasında CHP'nin mutlak butlan davası hakkında görüşümüz gazeteciler tarafından sorulduğunda kendilerine ‘CHP, Cumhuriyet'in kurulduğu günden bu yana var olan en önemli siyasi kurumdur. Bu kurumun içinin karıştırılması, parçalanması, hukuki yönden zedelenmesi veya farklı amaçlarla kullanılmasına müsaade edilmemesini temenni ederiz.' demiştim. Geldiğimiz noktada haklılığımız ortaya çıkmıştır. Bize göre meseleyi soğukkanlılıkla, hukuka uygun hareket etmekle, sorumluluk bilinciyle değerlendirmek, CHP'nin tarihi ve kurumsal kimliğini geleceğe taşıma iradesiyle hareket etmek en sağlıklı yol olacaktır. Bilindiği gibi 5 Kasım 2024 CHP büyük kurultayında Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile Sayın Özgür Özer Cumhuriyet Halk Partisinde genel başkanlık için demokratik bir yarışa girdiler. O günkü şartlarda kongrede CHP delegelerinin iradesinin Sayın Özgür Özel'den yana olduğu seçim kurulu tarafından ilan edilmiş ve Sayın Özel CHP genel başkanı seçilmiştir. Kongrenin ardından ise delegeler üzerinde yapılan usulsüzlükler nedeniyle kongrenin iptal edilmesi yönünde dava açılmıştır. Kongrenin yok sayılması talebiyle açılan dava 21 Mayıs günü neticelenmiş ve söz konusu büyük kongre iddia olunan usulsüzlüklerin subut bulduğu gerekçesiyle iptal edilmiştir. Mahkeme kararıyla, iddia olunduğu gibi Sayın Kılıçdaroğlu'nun haksızlığa uğradığı kabul edilmiş, mahkeme kararıyla tescil edilmiştir. Bu noktada yargı kararını tanımıyoruz gibi çıkışlar boşunadır ve de gereksizdir." "CHP kurumsal kimliğini korumak herkes için esas olmalıdır" Karara direnmek yerine CHP kurumsal kimliğinin korunmasının esas alınması gerektiğini vurgulayan Bahçeli, "Direnmek yerine, Türk siyasi hayatının asırlık çınarı olan CHP kurumsal kimliğini korumak herkes için esas olmalıdır. Bunun için öncelikle tarafların sağduyu ile, CHP ortak paydasında buluşmak, parçalanmamak, ufalanmamak ve savrulmamak iradesi ile hareket etmesi gerekmektedir. Etrafımızın ateş çemberi olduğu bir ahvalde aynı zamanda da terörsüz Türkiye iradesinin vücut bulduğu iklimde toplumsal hareketliliğe CHP üzerinden yönelme girişimlerine fırsat vermemek elzemdir. CHP farklı amaçlarla kullanılmaya müsait hale getirilmemeli, o halde bırakılmamalıdır" dedi. "CHP'de ortak akıl egemen hale gelmelidir" CHP'de ortak aklın egemen hale gelmesi gerektiğini ifade eden Bahçeli, şunları kaydetti: "Bu çerçevede CHP'de ortak akıl egemen hale gelmelidir. Sayın Kılıçdaroğlu, kendisine yapılan haksızlığın kabul edildiğini, bununla birlikte 13 yıl genel başkan olarak görev yaptığı bu köklü kurumu incitmemek, yaralamamak ve bir kaosa sebebiyet vermemek üzere tarihi bir sorumluluk üstlenmelidir. Hukukun da cevaz verdiği çerçevede Sayın Özgür Özel ile görüşerek CHP'nin geleceğine ilişkin bir ortak formül oluşturmak amacıyla feragat ettiğini belirtmelidir. Bu sonuç hem CHP'nin hem de ülkemizin yararına olacaktır. Aynı zamanda da bu tarihi sorumlulukla Sayın Kılıçdaroğlu hem CHP kurumsal kimliğinin hem de CHP'ye gönül vermiş vatandaşlarımızın gönlünde müstesna bir yer edinecektir. Türk siyasetinde kurumsallaşma toplumsal istikrarın, siyasi uzlaşmanın ve milli dayanışmanın en önemli parçasıdır. Etrafımızın ateş çemberiyle sarıldığı bu atmosferde siyasi kaosa sebebiyet verecek güç kavgaları, hizip çatışmaları, parçalanmalar, ufalanmalar hem siyasete hem de demokrasinin güçlenmesine sekte vuracaktır. CHP üzerinden bu yollara girişilmesi ise telafisi imkansız yaralar açabilecektir. Geçmişte yaşanan bu tür olayların yarattığı travmalar Türk siyasi hafızasında saklıdır. Bu bağlamda, Sayın Kılıçdaroğlu'nun alacağı bu karar, istikrar ve CHP'nin birlikteliği açısından daha hayırlı olacaktır." "Anayasamıza göre yargı tarafsız ve bağımsızdır" CHP'nin geleceğinde uzlaşılması en hayırlı yol olacağını söyleyen Bahçeli, "Karar sonrası Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun ve Sayın Özgür Özel'in yaptığı açıklamalar birlik çerçevesindedir. Ancak bunun CHP ortak iradesine dönüştürülmesi bu çabaları yapıcı kılacaktır. Temennimiz kalabalıklar oluşturarak karşılıklı meydan okumalar yerine her iki genel başkanın bir araya gelerek kanunların, parti tüzüğünün ve mahkeme kararının verdiği imkan çerçevesinde gerekli fedakarlıkları göstermek suretiyle CHP menfaatlerini esas alan ortak bir yol bulmalarıdır. Bunu da geciktirmeden, toplumsal veya parti içi bir karışıklığa yol açmadan yapmalarıdır. Unutulmamalı ki, CHP'nin kurumsal kimliğine, mirasına ve tabanına karşı ihanet noktasına evrilebilecek bir tavır CHP'ye hizmet etmiş insanlar için ağır bir yük olacaktır. Bu aşamada tek yol uzlaşmak; uzlaşmanın temel unsuru da tahriklerden kaçınmak, feragat ve sorumluluk duygusuyla hareket etmektir. Türkiye demokratik bir hukuk devletidir. Güçlü bir siyasi kültüre sahiptir. Anayasamıza göre yargı tarafsız ve bağımsızdır. Türkiye hepimizindir. Bu anlayışla, kurallar ve kurumlar çerçevesinde, sağduyuyla, birlik ve dayanışmayla hareket edilmesi ve CHP'nin geleceğinde uzlaşılması en hayırlı yol olacaktır" sözlerini söyledi.

Kemal Kılıçdaroğlu: "Cumhuriyet Halk Partisi; kişisel ikbal arayışlarının mücadele alanı değildir" Haber

Kemal Kılıçdaroğlu: "Cumhuriyet Halk Partisi; kişisel ikbal arayışlarının mücadele alanı değildir"

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi tarafından CHP kurultay davasında, Özgür Özel ile parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına, Kemal Kılıçdaroğlu ile yönetiminin görevi devralmasına karar verildi. Kararın ardından Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadelere yer verdi: "Cumhuriyet Halk Partisi; kişisel ikbal arayışlarının mücadele alanı değildir. Cumhuriyet Halk Partisi milletimizin egemenlik senedidir. 38. Olağan Kurultayımız ile ilgili mahkemenin vermiş olduğu karar; bir ayrışma vesilesi değil, asırlık çınarımızın altında kenetlenme fırsatı olmalıdır. Gün; sevinç çığlıklarıyla birbirimizi kırma günü değildir. Gün; kırgınlıkları bir kenara bırakıp ciddiyetiyle, sükûnetle ve kucaklaşarak ayağa kalkma günüdür. Bu süreci ’keşkelerle’ değil, ciddiyetle, parti kültürümüzden aldığımız samimiyetle ve ortak akıl ile yönetmek zorundayız. Şahsi ikballer değil, Türkiye’nin geleceği esastır. Bu kapsamda süreci; önceki dönem Genel Başkanlarımızla, Parti Meclisi üyelerimizle, milletvekillerimizle, il ve ilçe başkanlarımızla tam bir uyum ve iş birliği içinde yürüteceğiz. Hiç kimse endişe etmesin, partimizi bu tartışmaların içinden çıkaracak ve iktidar yürüyüşünü devam ettireceğiz. Herkesi sükûnete ve ortak akla davet ediyorum. Biz bir aradayız."

Cumalıkızık UNESCO Dünya Mirası Alanı Değerlendirme Toplantısı gerçekleştirildi Haber

Cumalıkızık UNESCO Dünya Mirası Alanı Değerlendirme Toplantısı gerçekleştirildi

Bursa UNESCO Derneği Cumalıkızık Çalışma Gurubu tarafından organize edilen toplantıya yerel yöneticiler, akademisyenler, Bursa alan başkanı ve ekibi, sivil toplum kuruluşları, köy temsilcileri ve koruma uzmanları katıldı. Gündemde tarihi dokunun korunması, restorasyon süreçleri, artan ziyaretçi yoğunluğunun oluşturduğu baskılar, yangın ve afet riskleri, altyapı ihtiyaçları ile yerel halkın sürece aktif katılımı yer aldı. Toplantıda Cumalıkızık’ın yalnızca turistik bir destinasyon değil, yaşayan bir kültürel miras alanı olduğu vurgulandı. Katılımcılar, UNESCO Dünya Mirası unvanının korunabilmesi için koruma-kullanma dengesinin hassasiyetle yürütülmesi gerektiğine dikkat çekti. Ziyaretçi yoğunluğu kritik boyutta Geçen yıl bir günde yaklaşık 34 bin kişinin Cumalıkızık’ı ziyaret ettiği belirtilen toplantıda, bu yoğunluğun Bursaspor maç günlerindeki stadyum kalabalığıyla kıyaslanabileceği ifade edildi. Uzmanlar, kontrolsüz yoğunluğun tarihi doku üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirterek sürdürülebilir turizm politikalarının geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Toplantıda yeterli sağlık altyapısının olmadığı, acil tahliye planlarının eksik olduğu, güvenlik ve yönlendirme sistemlerinin yetersiz kaldığı, ziyaretçi yönetiminin profesyonel şekilde yapılmadığı ifade edildi. Yapı stoğu ve restorasyon durumu endişe verici Köyde yapılan güncel yapı tespitine göre: Toplam 259 ev bulunuyor, 168’i tarihi yapı niteliğinde, 76’sı betonarme, 21’i tamamen yıkılmış, 17’si harabe ve tehlike arz eder durumda. Toplam 38 yapı oturulamaz durumda Dikkat çeken bir tespit ise kamu ve STK yapılarının neredeyse tamamı restore edilmişken, köy halkına ait tarihi evlerin yaklaşık yüzde 78’inin hâlâ restore edilmemiş olması. Köy halkının kendi imkanlarıyla restore ettiği ev sayısı yalnızca 19 olarak açıklandı. Toplamda 113 evin restorasyon beklediği, harabe durumdakilerle birlikte yaklaşık 151 yapının müdahale gerektirdiği belirtildi. "Koruma yükü köylünün üzerinde kaldı" Köydeki tarihi evlerin yaklaşık yüzde 70’inde usulüne uygun olmayan müdahaleler bulunduğu ancak bunun yalnızca "köylünün bilinçsizliği" ile açıklanamayacağı vurgulandı. Restorasyon desteğinin sınırlı kaldığı, köy halkının büyük kısmının yıllardır sıra beklediği ifade edildi. "Benim evim neden restore edilmiyor, komşumun benden ne farkı var?" düşüncesinin yaygınlaştığı belirtilirken, koruma yükünün köylü üzerinde kaldığı eleştirisi yapıldı. Toplantıda dikkat çeken bir eleştiri de önceliklerin yanlış belirlenmesine yönelik oldu. Yoğun ziyaretçi baskısı ve otopark ihtiyacı sürerken yeni piknik alanı yapılmasının yanlış öncelik olduğu ifade edildi. UNESCO alanı çevresinde turistik yükü artıracak projeler yerine altyapı ve koruma önceliği olması gerektiği vurgulandı. "Bir Günde 50 Bin Kişiye Hediyelik Eşya Üretebilecek Bir Köy Değiliz" Konuşmalarda "Bir günde 50 bin kişiye hediyelik eşya üretebilecek bir köy değiliz" sözüyle mevcut turizm baskısının gerçekçi olmadığı ifade edildi. Köy ekonomisinin ve yaşam kapasitesinin ziyaretçi yoğunluğuna göre yeniden planlanması gerektiği belirtildi. Uluslararası iş birlikleri ve tanıtım Toplantıda Safranbolu ve Avrupa’daki örnek miras alanlarıyla iş birliği geliştirilmesi, uluslararası uzmanlarla ortak çalışmalar yapılması, İngilizce tanıtım materyalleri hazırlanması ve Cumalıkızık’a özel belgesel projelerinin hayata geçirilmesi yönünde öneriler paylaşıldı. Avrupa’daki bazı UNESCO köylerinin mimariyi korumak için geliştirdiği yenilikçi yöntemlerden örnekler verilirken, amaçlarının bu örneklerden öğrenmek ve Cumalıkızık’a uygun modeller geliştirmek olduğu ifade edildi. "Köyün belleği, kadın emeği ve yaşayan kültürü korunmalı" Toplantıda geleneksel üretim kültürünün, kadın emeğinin ve kırsal yaşam kimliğinin korunmasının UNESCO sürecinin temel parçalarından biri olduğu vurgulandı. "Köyün belleği, kadın emeği ve yaşayan kültürü korunmadan yalnızca fiziksel restorasyon yeterli olmaz" görüşü öne çıktı. Boş duran kamu yapılarının kadın üretim merkezi, sağlık destek noktası, ziyaretçi ağırlama alanı ve kültürel buluşma merkezi olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. "UNESCO unvanı sınırsız turizm değildir" UNESCO uzmanlarının geçmişte yaptığı "Sınırsız turist kabul edilemez" uyarısı hatırlatılırken, 34-50 bin kişinin bir günde gelmesinin başarı gibi sunulmaması gerektiği vurgulandı. Kontrollü ziyaretçi sistemi, rezervasyon ve zaman planlaması, kapasite yönetimi, yönlendirilmiş turizm modeli uygulanması gerektiği belirtildi. "Cumalıkızık dışarıdan gelen baskıyla yok olabilir" Toplantıdaki en önemli uyarılardan biri de Cumalıkızık’ın içeriden değil, dışarıdan gelen baskıyla yok olabileceği yönündeydi. Bursa’nın aşırı büyümesi, kent baskısının köylere dayanması, çevre yapılaşmalarının artması, rant baskısı, tarım alanlarının sanayiye dönüşmesi ve doğal alanların kaybedilmesi başlıca kaygılar olarak sıralandı. Ortak akıl vurgusu Toplantı sonunda katılımcılar, Cumalıkızık’ın geleceğinin ancak kurumlar, uzmanlar ve köy halkının ortak hareket etmesiyle sürdürülebilir şekilde korunabileceği görüşünde birleşti. Ortak akıl, şeffaf iletişim ve katılımcı yönetim anlayışının güçlendirilmesi yönünde çalışmaların devam edeceği belirtildi. "Bu mesele siyaset üstüdür. Amaç çocuklara doğru korunmuş bir miras bırakmaktır" görüşü toplantıya damga vuran mesajlardan biri oldu.

Bakan Gökaş: TDT Kadın İşbirliği Konseyi kuruluyor Haber

Bakan Gökaş: TDT Kadın İşbirliği Konseyi kuruluyor

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Asya'da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı (CICA) kapsamında Bakü’de düzenlenen konferansta önemli açıklamalarda bulundu. “Sürdürülebilir Büyüme için CICA Genelinde Kadınların Sesinin Güçlendirilmesi” başlıklı etkinlikte konuşan Göktaş, küresel ekonominin dijitalleşme ve yapay zekâ ekseninde yeniden şekillendiğini belirterek kadın girişimcilerin bu dönüşümde kritik rol oynadığını ifade etti. Kadınların ekonomik hayata katılımının sürdürülebilir kalkınma açısından belirleyici olduğunu vurgulayan Göktaş, kadınların üretim, girişimcilik ve karar alma mekanizmalarında daha güçlü yer almasının kapsayıcı büyümenin temel şartı olduğunu söyledi. Bakan Göktaş, Türkiye’nin bu alandaki politikalarının 2024-2028 Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi çerçevesinde yürütüldüğünü belirterek, kadınların yalnızca teknoloji kullanan değil; veri üreten, analiz eden ve geliştiren aktörler haline gelmesini hedeflediklerini dile getirdi. Bu kapsamda yürütülen projeler arasında “Hobin İşin Olsun”, kadın girişimcilere yönelik dijital platformlar ve yapay zekâ eğitim programlarının yer aldığını aktaran Bakan Göktaş, genç kadınların STEM alanlarına yönlendirilmesine yönelik çalışmaların da sürdüğünü kaydetti. Konuşmasında Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde Kadın İşbirliği Konseyi kurulmasına yönelik çalışmaları başlattıklarını açıklayan Göktaş, “Bu konseyin kadın girişimciliği ve istihdam başta olmak üzere birçok alanda ortak akıl ve iş birliğini güçlendireceğine inanıyoruz” dedi. Etkinliğe, Azerbaycanlı yetkililerin yanı sıra farklı ülkelerden üst düzey temsilciler de katılırken, kadınların ekonomik ve sosyal hayattaki rolünün güçlendirilmesine yönelik iş birliği mesajları öne çıktı.

BTSO meslek komitelerinde sektörel değerlendirme Haber

BTSO meslek komitelerinde sektörel değerlendirme

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), mart ayı meclis toplantısını ve 70 meslek komitesini buluşturan Müşterek Meslek Komiteleri Toplantısı’nı BTSO Ana Hizmet Binası'nda gerçekleştirdi. Toplantıya BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Kuş, yönetim kurulu üyeleri, meclis üyeleri ve komite üyeleri katıldı. Etkinlikte, sektörlerin gelişimi, ekonomideki mevcut durum ve komitelerin faaliyetleri üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulunuldu. BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Kuş, yaptığı konuşmada BTSO'nun sadece üye sayısı ile değil, iş dünyasında gerçekleştirdiği büyük projelerle de öne çıktığını vurguladı. TEKNOSAB, BUTEKOM, GUHEM ve Bursa Business School gibi projelerin her birinin BTSO komitelerinin katkılarıyla hayata geçirildiğini belirterek, "Bu projeler, Bursa iş dünyasının birlikte hayal kurup başarma azminin eserleridir." dedi. İsmail Kuş, BTSO’nun karar alma süreçlerinde “ortak akıl” anlayışını benimsediğini, bu sayede Bursa'nın Türkiye ekonomisine yön veren bir şehir haline geldiğini belirtti. KOMİTELER BTSO’NUN GÜÇLÜ KARAR MEKANİZMASI İsmail Kuş, 2013’te başlatılan değişimle komiteleri güçlü karar mekanizmaları haline getirdiklerini belirterek, komite üyelerinin Ankara’da ve diğer platformlarda çözüm odaklı bir muhatap bulduklarını ifade etti. “Bursa iş dünyası, ortak hareket kültürüyle tek ses, tek yürek olmayı başarmıştır. Bizler, bu birliktelikten aldığımız güçle geleceği inşa ediyoruz.” dedi. BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı, yönetim anlayışlarının sadece sorunları dile getirmek değil, aynı zamanda somut çözümler üretmek olduğunun altını çizdi. Özellikle Orta Doğu’da devam eden savaş sürecinde hızlı bir şekilde çözüm önerileri hazırlayarak ekonomi yönetimine sunduklarını ifade etti. "Bu süreçte iş dünyasına rehberlik etmek, vicdani ve kurumsal sorumluluğumuzdur" dedi. KÜRESEL EKONOMİK İSTİKRAR VE BELİRSİZLİKLER BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur, küresel gelişmelerin Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerinin her geçen gün daha belirgin hale geldiğini belirtti. İran, ABD ve İsrail arasındaki gerilimlerin küresel ekonomi üzerinde ciddi etkiler yarattığını vurgulayan Uğur, bu sürecin barışla sonlanması ve küresel ekonomik istikrarın yeniden tesis edilmesi gerektiğini söyledi. Ekonomist Prof. Dr. Hakan Kara, küresel ekonomideki artan belirsizliklerin ekonomik politikaları zorlaştırdığını ve bu durumun Türkiye ekonomisi üzerinde de etkilerini gösterdiğini ifade etti. Kara, büyümede yavaşlama, dış açıkta artış, enflasyon ve işsizlikte yükseliş beklentilerini dile getirdi. İşletmelere nakit akışlarını iyi yönetmeleri gerektiği uyarısında bulundu ve dövizle borçlanmanın riskli hale geldiğine dikkat çekti. Emekli diplomat Gülru Gezer, küresel ölçekte artan istikrarsızlıkların siyasi ve ekonomik riskler yarattığını belirtti. Ayrıca, Türkiye'nin bölgesel enerji ve ticaret koridorlarının çeşitlendirilmesi arayışlarının hız kazandığını belirterek, Türkiye'nin bir enerji merkezi ve transit geçiş güzergahı olma potansiyeline dikkat çekti. Gezer, "Türkiye’nin siyasi ve ekonomik istikrarını koruyarak, askeri caydırıcılığını güçlendirmesi gerekiyor." şeklinde konuştu.

BTSO’dan turizmde iş birliğini güçlendiren “B2B ve Networking Buluşması” Haber

BTSO’dan turizmde iş birliğini güçlendiren “B2B ve Networking Buluşması”

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), turizm sektöründe iş birliğini artırmak amacıyla önemli bir organizasyona imza attı. BTSO 42. Meslek Komitesi (Turizm Seyahat Acenteleri) ile 45. Meslek Komitesi (Konaklama, Spor ve Eğlence Yerleri) iş birliğinde düzenlenen “Turizm B2B ve Networking Buluşması”, sektör temsilcilerini bir araya getirerek yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Etkinlik, BTSO Ana Hizmet Binası’nda dinamik bir formatta gerçekleşti ve katılımcılara yeni iş bağlantıları kurma, mevcut ilişkilerini güçlendirme fırsatı sundu. Programa BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Erol Kılıç, Meclis Divan Üyeleri Gülçin Güleç ve Selin Sakder Akyıldız, Turizm Konseyi Başkanı Hasan Eker, Başkan Yardımcısı Çetin Ceylan, il kültür ve turizm, ticaret müdürleri, TÜRSAB ve GÜMTOB temsilcileri, SKAL Bursa Kulübü Başkanı İsmail Kuru ile sektör profesyonelleri ve turizm öğrencileri katıldı. İletişim ve İş Birliği Ön Planda BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Erol Kılıç, etkinliğin amacını “Sektör temsilcileri arasında iletişimi artırmak ve ortak akılla yeni projeler geliştirmek” olarak özetledi. Kılıç, Bursa’nın doğal, tarihi ve kültürel zenginliklerinin tanıtımında seyahat acentelerinin kritik rol oynadığını vurguladı. Turizm Konseyi Başkanı Hasan Eker de iletişimin sektörde belirleyici olduğunu belirterek, katılımın beklentilerin üzerinde olmasının önemine dikkat çekti ve gençlerin sektöre kazandırılmasının kritik olduğunu söyledi. TÜRSAB Güney Marmara BTK Başkanı Engin Balta, Bursa turizmine yönelik yeni hedef pazarların Endonezya ve Malezya olduğunu aktardı. Balta, 2025 yılında Bursa’ya gelen yaklaşık 347 bin turistin en yoğun grubunun bu iki ülkeden geldiğini ve 2026’da da bu trendin devam etmesini beklediklerini ifade etti. GÜMTOB Başkanı Buğra Artıç, etkinliğin sektördeki iş birliği eksikliğini gidermeye katkı sağladığını belirterek, “Acenteler ile otelcilerin birbirini tanıması ve güçlü bir uyum yakalaması Bursa turizminin kazancına doğrudan yansıyacak” dedi. Artıç, kış sezonunun verimli geçtiğini ve Uludağ’ın beklentileri karşıladığını da kaydetti. ORTAK AKIL VE SÜREKLİLİK VURGUSU SKAL Bursa Kulübü Başkanı İsmail Kuru, etkinliğin paydaşları bir araya getirdiğini ve turizm öğrencilerinin sektöre kazandırılması açısından değer taşıdığını ifade etti. İl Kültür ve Turizm Müdürü Dr. Kamil Özer ise Bursa’nın Türkiye’de turizmde ilk 5 şehir arasında olduğunu belirterek, ortak akıl ve iş birliğinin kentin turizm başarısındaki en önemli faktör olduğunu vurguladı. Ticaret İl Müdürü İsmail Aslanlar da Bursa’nın kültür ve turizm kenti kimliğine dikkat çekerek, turistlerin kentten memnun ayrılmasının önemini vurguladı ve BTSO’ya etkinlik için teşekkür etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.