Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Orta Kulak

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Orta Kulak haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Orta Kulak haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Grip sonrası kulak ağrısı menenjit ve beyin apsesi riski taşıyor Haber

Grip sonrası kulak ağrısı menenjit ve beyin apsesi riski taşıyor

Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Eren Yılmaz, özellikle şiddetli kulak ağrısının ihmal edilmemesi ve en kısa sürede bir hekime başvurulması gerektiğini belirtti. Kulak ağrısı, basit bir tıkanıklıktan orta kulak enfeksiyonuna kadar pek çok farklı nedenden kaynaklanabiliyor. Özellikle üst solunum yolu enfeksiyonlarının ardından çocuklarda daha sık görülen orta kulak iltihabı, tedavi edilmediğinde nadir de olsa ciddi komplikasyonlara neden olabiliyor. Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Eren Yılmaz, şiddetli kulak ağrısı, basınç hissi ve akıntı gibi belirtilerin dikkate alınması ve vakit kaybetmeden hekime başvurulması gerektiğini vurguladı. Kulağı da etkiliyor Kulak ile burun arasında uzanan ve kulağın havalanmasını sağlayan östaki tüpünün üst solunum yolu enfeksiyonlarından etkilenebildiğini belirten Dr. Yılmaz, "Kulağımızla burnumuz arasında uzanan ve kulağımızın havalanmasını sağlayan östaki tüpü dediğimiz bir yapı vardır. Nezle ve grip gibi üst solunum yolu enfeksiyonları, burunla birlikte östaki tüpünü de etkilediği için bu enfeksiyonlar sırasında kulakta basınç ve tıkanıklık hissi gibi şikayetler görülebilir. Çocuklarda ise üst solunum yolu enfeksiyonları, üst hava yolundaki koruyucu mekanizmaları bozabilir. Bu durumda östaki tüpü aracılığıyla kulağa ulaşan bakteriler, sıklıkla orta kulak iltihabına neden olabilir" dedi. Çocuklarda daha sık görülüyor Orta kulak enfeksiyonlarının özellikle çocuklarda daha sık görüldüğünü belirten Dr. Yılmaz, yetişkinlerde ise östaki tüpünün kısmen tıkanmasına bağlı basınç ve dolgunluk hissinin daha sık ortaya çıkabildiğini ifade etti. Dr. Yılmaz, "Üst solunum yolu enfeksiyonunu takiben kulakta ortaya çıkan şiddetli ağrı ve bazı durumlarda akıntı, enfeksiyonun en önemli bulguları arasındadır. Bu tür enfeksiyonları küçük çocuklarda daha sık görüyoruz. Yetişkinlerde orta kulak enfeksiyonları daha az görülürken östaki tüpünün kısmen tıkanmasına bağlı kulakta basınç veya tıkanıklık hissiyle daha sık karşılaşıyoruz. Hastalar bu durumu çoğunlukla uçak yolculuğunda yaşanan basınç hissine veya kulağa su kaçmasına benzeterek tarif ediyor" diye konuştu. Ciddi sorunlara yol açabilir Kulak ağrısının farklı hastalıkların belirtisi olabileceğine dikkat çeken Dr. Yılmaz, özellikle aniden başlayan ve şiddetli seyreden ağrıların önemsenmesi gerektiğini vurguladı. Dr. Yılmaz, "Kulak ağrısı her zaman önemsenmelidir. Çünkü birçok hastalığın veya problemin belirtisi olabilir. Özellikle şiddetli başlayan kulak ağrısı, orta kulak enfeksiyonlarının önemli bulgularından biridir. Bunun dışında dış kulak yolu enfeksiyonları, nadiren dış kulak yolundaki yabancı cisimler ve diğer sorunlar da ağrıya neden olabilir" ifadelerini kullandı. Menenjit ve beyin apsesi riski Orta kulak enfeksiyonlarının tedavi edilmediğinde ilerleyerek ciddi komplikasyonlara neden olabileceğini belirten Dr. Yılmaz, bu durumların nadir görülse de hayati risk taşıyabildiğini söyledi. Dr. Yılmaz, "Orta kulak enfeksiyonları tedavi edilmediğinde ilerleyerek daha ciddi problemlere yol açabilir. Neyse ki bu komplikasyonları çok nadir görüyoruz. Ancak ortaya çıktıklarında beyin apsesi ve menenjit gibi ciddi sorunlara neden olabilirler. Bazı durumlarda tedavi edilmeyen orta kulak iltihabı, kulak zarının delinmesi ve iltihabın dışarı akmasıyla kendiliğinden de iyileşebilir. Fakat bu durum beklenmesi gereken bir süreç değildir. Kulak ağrısı başladığında en kısa sürede bir uzman hekime başvurmak en doğru yaklaşımdır" dedi.

"Çocuklarda geniz eti büyümesi ihmal edilmemeli" Haber

"Çocuklarda geniz eti büyümesi ihmal edilmemeli"

Liv Hospital Vadistanbul Kulak Burun Boğaz Uzmanı Prof. Dr. Arzu Yasemin Korkut, çocuklarda sık görülen geniz eti büyümesinin belirtileri, neden olabileceği sorunlar ve tedavi seçenekleri hakkında bilgi verdi. Sürekli ağızdan nefes alma, uzun süren burun tıkanıklığı, uyku sırasında solunum problemleri ve işitme güçlüğünün geniz eti büyümesinin belirtileri arasında yer alabileceğini belirten Korkut, özellikle uzun süren şikâyetlerin göz ardı edilmemesi gerektiğine dikkat çekti. "Geniz eti ve bademcik büyümesi aynı değil" Geniz eti ile bademcik büyümesinin sıklıkla birbirine karıştırıldığını belirten Prof. Dr. Korkut, iki yapının da bağışıklık sisteminin bir parçası olduğunu ancak farklı bölgelerde bulunduğunu ifade etti. Korkut, "İkisi de bağışıklık sisteminin lenfoid dokularıdır ancak yerleri farklıdır. Bademcikler boğazın iki yanında görülür; geniz eti ise burnun arkasında, geniz bölgesinde bulunur ve ağızdan bakıldığında görülmez. Çocuklarda ikisi birlikte büyüyebileceği gibi yalnızca biri de büyük olabilir" dedi. "Alerji, geniz etine bağlı şikâyetleri artırabilir" Alerjik hastalıkların geniz eti büyümesiyle ilişkili şikâyetleri artırabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Korkut, alerjik rinitin burun ve geniz bölgesinde kronik inflamasyona yol açabileceğini belirtti. Korkut, "Geniz eti alerjiye neden olmaz. Ancak alerjik rinit, burun ve geniz bölgesinde kronik inflamasyona yol açarak geniz eti büyümesine ve mevcut geniz eti şikâyetlerinin artmasına katkıda bulunabilir. Bu nedenle alerjisi olan çocukta önce alerjinin kontrol altına alınması önemlidir. Bazı çocuklarda medikal tedaviyle burun tıkanıklığı belirgin azalabilir; tedaviye yanıt alınamazsa geniz eti ameliyatı yapılabilir" ifadelerini kullandı. "Nasıl olsa küçülecek' diyerek beklemeyin" Geniz etinin çocukluk döneminde büyüyebildiğini, ilerleyen yaşlarda ise küçülme eğilimi gösterdiğini belirten Prof. Dr. Korkut, ciddi belirtilerin bu nedenle ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı. Korkut, "Geniz eti genellikle 5 yaşından sonra giderek küçülmeye başlar ve erişkinliğe doğru büyük ölçüde geriler. Ancak ‘nasıl olsa küçülecek' diyerek ciddi burun tıkanıklığı, uyku apnesi veya işitme sorunlarının yıllarca beklenmesi doğru değildir" dedi. "Çocuklarda geçmeyen ağız kokusunun nedeni geniz eti olabilir" Çocuklarda devam eden ağız kokusunun farklı nedenlere bağlı gelişebileceğini belirten Prof. Dr. Korkut, geniz eti sorunlarının da bu şikâyete katkıda bulunabileceğini söyledi. Korkut, "Özellikle kronik geniz eti enfeksiyonu, geniz akıntısı ve sürekli ağızdan soluma ağız kokusuna katkıda bulunabilir. Ancak ağız kokusunun tek nedeni geniz eti değildir; diş ve ağız sağlığı, bademcik enfeksiyonları, sinüzit ve diğer nedenler de değerlendirilmelidir" diye konuştu. "Geniz eti büyümesi konuşma ve dil gelişimini etkileyebilir" Geniz eti büyümesinin yalnızca solunum sorunlarına yol açmadığını, konuşma biçimini ve işitmeyi de etkileyebildiğini ifade eden Prof. Dr. Korkut, özellikle küçük çocuklarda işitme sorunlarının önemine dikkat çekti. Korkut, "Büyük geniz eti burundan geçen havayı engellediğinde çocukta burun tıkalıymış gibi, kapalı ve genizden gelen bir konuşma ortaya çıkabilir. Ayrıca geniz etine bağlı orta kulakta sıvı ve işitme kaybı varsa, özellikle küçük çocuklarda konuşma ve dil gelişimi dolaylı olarak etkilenebilir" dedi. "Her geniz eti büyümesi ameliyat gerektirmiyor" Geniz eti büyümesinde tedavi kararının yalnızca dokunun büyüklüğüne göre verilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Korkut, çocuğun şikâyetlerinin ve günlük yaşamının nasıl etkilendiğinin dikkate alınması gerektiğini belirtti. Korkut, "Geniz etinin büyüklüğünden çok çocuğa ne kadar sorun oluşturduğu önemlidir. Hafif yakınmaları olan çocuk takip edilebilir ve uygun olgularda burun yıkama, alerji tedavisi ve steroidli burun spreyleri gibi medikal seçenekler değerlendirilebilir. Cerrahi; belirgin ve sürekli burun tıkanıklığı ve ağız solunumu, uyku sırasında solunum bozukluğu veya apne, tekrarlayan ya da kalıcı orta kulak sıvısı ve buna bağlı işitme sorunları ile bazı kronik rinosinüzit olgularında gündeme gelir" ifadelerini kullandı. Çocuklarda uzun süren burun tıkanıklığı, sürekli ağızdan nefes alma, uyku sırasında solunum bozukluğu ve işitme sorunlarının erken dönemde değerlendirilmesi, olası komplikasyonların önlenmesi ve uygun tedavi yönteminin belirlenmesi açısından önem taşıyor.

Sonbahar enfeksiyonuna dikkat Haber

Sonbahar enfeksiyonuna dikkat

Güneşin etkisini kaybetmeye başladığı ve sıcaklığın bir yükselip bir azaldığı sonbahar aylarında enfeksiyon hastalıklarının görülme sıklığı arttığını belirten Op. Dr. İdil Öztürk, sonbaharın solunum yolu enfeksiyonlarına da zemin oluşturduğunu söyledi. Üst solunum yolu enfeksiyonlarının, doktora başvurmanın önde gelen sebepleri arasında yer aldığını belirten Medicana Bursa Hastanesi Kulak Burun Boğaz (KBB) ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. İdil Öztürk, "Mevsim geçişlerinde yaşanan ısı değişimleri birçok hastalık gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarına da zemin hazırlıyor. Zayıflayan bağışıklık sistemiyle birlikte vücut direncinin düşmesi, bu dönemlerde üst solunum yolu enfeksiyonlarında artış yaşanmasına neden oluyor" diye konuştu. Kalabalık ortamlar risk Enfeksiyona yatkınlığı artıran unsurları da anlatan Öztürk, "Alerjik bünyeye sahip olma, burun kemiği eğriliği veya konka büyüklüğü gibi anatomik sorunlar nedeniyle ağızdan nefes alıp verme, sigara içme, düzensiz beslenme gibi faktörler de üst solunum yolu enfeksiyonuna yatkınlığı artırır. Bu hastalıklar mevsim geçişlerinde ve kalabalık ortamlarda sık görülürler. Damlacık enfeksiyonu biçiminde ortaya çıkarlar, yani yakın mesafeden konuşma, öpme, öksürme sonucunda bulaşırlar. Bulunulan ortamda havalandırmanın yetersiz olması da bulaşmalarını kolaylaştırır. yüzeylere temas sonrası ellerin yıkanmaması ile de bulaşır" ifadelerini kullandı. En sık görülen enfeksiyonlar Erişkinlerde sık olarak görülenlerden üst solunum yolu enfeksiyonlarını sıralayan Op. Dr. İdil Öztürk, "Bunlardan birincisi nezle, ikincisi grip enfeksiyonudur. Bunların yanında orta kulak iltihabı da en sık görülen üst solunum yolu enfeksiyonlarındandır" diye konuştu. Op. Dr. İdil Öztürk, erişkinlerde sıkça görülen üst solunum yolu enfeksiyonlarını şöyle sıraladı: "Nezle birden çok virüsün yol açtığı, kişiden kişiye bulaşan, üst solunum yollarını tutan hafif seyirli bir hastalıktır. Üşütme, soğuk algınlığı olarak da bilinir. Soğuk mevsimlerde daha sıktır. Sigara içenlerde daha sık görülmez fakat ağır seyreder. Bir insan, ömrü boyunca yaklaşık olarak 300 defa nezle olur. 5 yaşın altındaki çocuklar yılda ortalama 8-10 kez üst solunum yolu enfeksiyonu geçirir. İnfluenza virüslerinin yol açtığı üst solunum yolu enfeksiyonudur. Virüsün 3 tipi vardır. Tip A insanlar, domuzlar ve kümes hayvanlarında, Tip B sadece insanlarda hastalık yapar. Tip C ise insanlarda çok hafif belirtilere yol açar. Sıklıkla ani başlayan yüksek ateş, öksürük, boğaz ağrısı, baş ve kas ağrıları, bitkinlik, burun akıntısı veya tıkanıklığı ile kendini gösterir. Ateş genellikle 5 gün ya da 1 hafta sürer. Tedavide dinlenme çok önemlidir. Ateş düşürücüler, bol sıvı tüketimi ve iyi beslenme önemlidir. Viral bir hastalık olduğu için antibiyotik verilmez ancak orta kulak iltihabı, sinüzit, zatürre gibi ikincil enfeksiyon, komplikasyon olarak eklenmiş ise antibiyotik kullanılır. Yutak ve bademciklerin ani başlayan enfeksiyonudur. Virüs veya bakteriyel kaynaklı olabileceği için etkene göre tedavi metodu değişiklik gösterir. Belirtileri yüksek ateş, boğaz ağrısı-yutkunma zorluğu, halsizlik-kırgınlık, baş-eklem-kas ağrıları, öksürük ve bazen de boyunda lenf bezlerinin şişmesidir. Çocuklarda orta kulak enfeksiyonu daha sık görülür. Sıklıkla nezle, grip gibi enfeksiyonları takiben gelişen ikincil bakteriyel enfeksiyon şeklindedir. En sık 6-18 ay asındaki çocukları etkiler. 6 yaşından sonra hastalık sıklığında bariz azalma görülür. Yüz kemiklerinin içerisinde sinüs adı verilen hava boşluklarının iltihabına sinüzit adı verilir. Yine sıklıkla viral üst solunum yolu enfeksiyonlarını takiben gelişir. Vira enfeksiyonlardan sonra 7-10 günde tam iyileşme beklenirken genellikle burun doluluğu ve öksürük artışı olur. Büyük çocuklar ve erişkinlerde baş ve yüz ağrıları görülebilir. Antibiyotik tedavisi gerekebilir." KBB ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Öztürk, söz konusu bu üst solunum yolu enfeksiyonlarından korunmak için hijyene ve el yıkamaya özen gösterilmesi, kalabalık ortamlardan uzak durulması, kalabalık ortamların sık sık havalandırılması, hasta kişilere mümkünse maske taktırılması ve fazla yaklaştırılmaması, yaşa uygun ve dengeli beslenilmesi, mevsime uygun giyinilmesi gerektiğini söyledi.

HER 5 ÇOCUKTAN BİRİNİ ETKİLİYOR: GEÇMEYEN BURUN AKINTISINA DİKKAT! Haber

HER 5 ÇOCUKTAN BİRİNİ ETKİLİYOR: GEÇMEYEN BURUN AKINTISINA DİKKAT!

BURTOM Özlüce Tıp Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ufuk Sevgican, çocuklarda rahat nefes almanın yalnızca konfor değil; kaliteli uyku, sağlıklı büyüme ve başarılı bir okul yaşamı için de temel bir gereksinim olduğuna dikkat çekerek, burun akıntısı, tıkanıklık, kaşıntı ve hapşırıklarla kendini gösteren alerjik rinit rahatsızlığının zamanında tedavi edilmemesi durumunda orta kulak problemleri, sinüzit ve uyku bozuklukları gibi sorunların ortaya çıkabileceğini, uyku kalitesi bozulan çocuklarda da dikkat dağınıklığı, okul başarısında ve yaşam kalitesinde düşüş görülebileceğini kaydetti. Uzmanı Dr. Ufuk Sevgican, dünyada yaklaşık her beş çocuktan birini etkileyen “Alerjik rinit” hastalığıyla ilgili bilgi verdi. Çocuklarda bitmeyen burun şikayetlerinin çoğu zaman “geçer” diye beklendiğini, oysa haftalarca süren burun akıntısının, sık hapşırık ve burun tıkanıklığı basit bir soğuk algınlığından çok daha fazlasını işaret ediyor olabileceğini söyleyen Uzm. Dr. Ufuk Sevgican, “Özellikle belirtiler belirli mevsimlerde artıyor ya da yıl boyunca devam ediyorsa akla ilk gelmesi gereken durumlardan biri alerjik rinittir. Alerjik rinit; burun akıntısı-tıkanıklık, kaşıntı ve hapşırıklarla kendini gösteren, çocukluk çağında oldukça sık görülen bir hastalıktır. Dünyada yaklaşık her beş çocuktan birini etkilediği bilinmektedir. Anne veya babasında alerjik rinit, astım ya da egzama bulunan çocuklarda görülme riski daha fazladır. Bazı çocuklar yalnızca ilkbahar ve sonbahar gibi mevsim geçişlerinde şikâyet yaşarken, bazıları yıl boyunca yakınmalarla mücadele eder “ dedi. Polenler, ev tozu akarları, hayvan tüyleri, küf mantarları, hava kirliliği ve ani iklim değişikliklerinin çocuklarda alerjik riniti tetikleyen başlıca nedenler olduğunu dile getiren BURTOM Özlüce Tıp Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ufuk Sevgican şöyle konuştu : “Özellikle şeffaf ve sulu burun akıntısı, sık hapşırık nöbetleri, burun ve genizde kaşıntı dikkat çekicidir. Bu çocuklar çoğu zaman burundan rahat nefes alamadığı için ağızdan nefes alır; horlama, huzursuz uyku ve sık uyanma görülebilir. Gözlerde kaşıntı, sulanma ve kızarıklık da tabloya eşlik edebilir. En önemli ipuçlarından biri ise genellikle ateşin olmamasıdır.” Tedavi edilmeyen alerjik rinitin yalnızca burunla sınırlı kalmadığını, uzun süreli burun tıkanıklığının orta kulak problemleri, sinüzit ve uyku bozukluklarına zemin hazırlayabildiğini söyleyen Uzmanı Dr. Ufuk Sevgican, uyku kalitesi bozulan çocuklarda dikkat dağınıklığı, okul başarısında ve yaşam kalitesinde düşüş görülebileceğini dile getirdi. Uzm. Dr. Ufuk Sevgican, alerjik rinitte tedavinin ilk basamağını alerjenlerden korunmanın oluşturduğunu söyleyerek, açıklamasını şu sözlerle tamamladı : “Mevsimsel allerjik riniti olan çocuklar polen dönemlerinde özellikle sabah saatlerinde dışarıda uzun kalmamalı, eve gelince el-yüzlerini yıkayıp kıyafet değiştirmelidir. Ev tozu akar maruziyetini azaltmak, rutubet ve sigara dumanından uzak durmak büyük önem taşır. Gerektiğinde düşük doz kortizon içeren burun spreyleri, tuzlu su uygulamaları ve antihistaminik ilaçlar kullanılabilir. Bu tedaviler alerjiyi tamamen ortadan kaldırmasa da belirtileri kontrol altına alır ve komplikasyonları önlemeye yardımcı olur. Unutulmamalıdır ki çocuklarda rahat nefes almak yalnızca konfor değil; kaliteli uyku, sağlıklı büyüme ve başarılı bir okul yaşamı için de temel bir gereksinimdir. Erken tanı ve doğru tedaviyle alerjik rinit kontrol altına alınabilir, çocukların yaşam kalitesi belirgin şekilde artırılabilir.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.