Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Orta Doğu

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Orta Doğu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Orta Doğu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Efkan Ala Birlik Vakfı’nda gençlerle buluştu Haber

Efkan Ala Birlik Vakfı’nda gençlerle buluştu

Birlik Vakfı Bursa Şubesi’nin düzenlediği Cuma Meclisi toplantısının konuğu AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala oldu. Programa Bursa Valisi Erol Ayyıldız, AK Parti Bursa Milletvekilleri Mustafa Yavuz, Emine Yavuz Gözgeç ve Ahmet Kılıç, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Osman Şahin, Uludağ Üniversitesi Rektörü ve TRT Yönetim Kurulu Başkanı Ferudun Yılmaz, STK temsilcileri, bürokratlar ve üniversite öğrencileri katıldı. Birlik Vakfı Bursa Şube Başkanı Muhammed Yılmaz’ın moderatörlüğünde gerçekleşen Cuma Meclisi toplantısında konuşan AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, gençlerin sorularını yanıtladı. Orta Doğu’daki ABD, İsrail ve İran Savaşı’na değinen Efkan Ala, “Amerika, Çin ile bir problem yaşıyor. Venezuela, dünyanın petrol üretim hacminin yüzde 20’sini üretiyor. Bu petrolü Çin’e satıyor. İran’da üretilen petrolün yüzde 90’ı Çin’e satılıyor. Çin’in büyümesini engellemek isteyen ABD, önce Venezuela’yı etkisiz hale getiriyor, ardından İran’a saldırıyor. Dünya petrollerinin yüzde 20’si de Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor. ABD’nin asıl hedefi Çin. En büyük arzumuz 3. Dünya Savaşı çıkmamasıdır. Öyle bir sürecin yaşanacağını öngörmüyoruz.” dedi. Zekat ve sadaka müessesinin doğru okunmuş olması halinde büyük ekonomik buhranların ve çatışmaların yaşanmayacağına dikkat çeken AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, “İslam dünyasının sarsılmayan bir dirilmeye ihtiyacı var. Gençler, entellektüel bir başkaldırıya ve dirilişe ihtiyaç var. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in çizgisinde güçlenmeliyiz. İslamiyet döneminde Roma ve Persler olarak iki süper güç vardı. Günümüzde süper güç olarak gelecekte Çin'in süper güç olma yolunda ilerlemesi çok dikkatli değerlendirilmelidir. Bugünlere gelen güçlü uygarlıkların mirasçısı olduğumuzu unutmadan çok çalışmamız gerekiyor. Lütfen çok fazla okuyunuz. Bana okuduklarım çok şey kattı. Kültürleri, uygarlıkları ve kitapları okuyunuz.” ifadelerini kullandı. Gençlerden gelen bir soruyu da yanıtlayan Efkan Ala, “Türkiye, siyasette makas değişimini AK Parti döneminde gerçekleştirdi. Şiddet ile başarı mümkün değildir. Merhum Başbakan Necmettin Erbakan'ı rahmet ile anıyorum. Milleti sokağa dökmek isteyenlere, kargaşa çıkarmak isteyenlere, Erbakan ve ekibi hassasiyetli bir duruş sergileyerek engel olmuştur. Şiddet bir çözüm yöntemi değildir. Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde tüm engeller ortadan kaldırıldı.” diye konuştu. Toplantı sonunda Efkan Ala’ya çini hediye edildi.

Beyaz Saray, ABD'li heyetin bugün Pakistan'da İran tarafıyla görüşeceğini teyit etti Haber

Beyaz Saray, ABD'li heyetin bugün Pakistan'da İran tarafıyla görüşeceğini teyit etti

ABD ile İran arasındaki müzakerelerin bir sonraki turuna ilişkin Washington'dan dikkat çeken bir açıklama geldi. Beyaz Saray, ABD basınında yer alan ve ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile Trump'ın damadı Jared Kushner'in, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile görüşmek üzere Pakistan'ın başkenti İslamabad'a gönderildiğine ilişkin iddiaları doğruladı. Leavitt, "Witkoff ve Kushner'in görüşmeler gerçekleştirmek üzere yarın sabah yeniden Pakistan'a gideceğini doğrulayabilirim" dedi. Söz konusu görüşmenin İran'ın talebiyle gerçekleştirileceğini söyleyen Leavitt, "İranlılar ABD Başkanı'nın da istediği gibi bizimle iletişime geçtiler ve bu yüz yüze görüşmeyi talep ettiler" ifadelerini kullandı. Leavitt, ABD Başkan Yardımcısı James David Vance'in ABD'de kalacağını belirterek, "Başkan Yardımcısı Vance bu sürece derinden dahil olmaya devam ediyor ve ABD'de Başkan Trump, Dışişleri Bakanı Macro Rubio ve bütün ulusal güvenlik ekibiyle birlikte gelişmeleri takip için hazır durumda bulunacak" açıklamasını yaptı. Leavitt, ABD ordusunun İran donanmasına yönelik saldırılar için Trump'tan gerekli yetkileri aldığının altını çizerek, "Bir zamanlar Orta Doğu'daki en güçlü deniz filosu olan İran Donanması, şu an korsanlık seviyesine indirgenmiş durumda. Başkan Trump, ABD Savunma Bakanlığı'na gerekli görüldüğü halde onlara karşı ölümcül saldırılar gerçekleştirilmesine yönelik yeşil ışık yaktı ve yetki verdi" ifadelerini kullandı.

Bakan Fidan: "İsrail kendi güvenliğinin değil, daha fazla toprağın peşinde" Haber

Bakan Fidan: "İsrail kendi güvenliğinin değil, daha fazla toprağın peşinde"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayesinde, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’nın ev sahipliğinde bu yıl beşinci kez düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu’nun (ADF2026) teması, "Yarını Tasarlarken Belirsizliklerle Başetmek" olarak belirlendi. 17-19 Nisan tarihleri arasında Antalya’nın Serik ilçesine bağlı Belek turizm bölgesindeki NEST Kongre Merkezi’nde düzenlenen forumun ikinci gününde, ADF Sohbetleri kapsamında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan değerlendirmelerde bulundu. Fidan, Antalya Diplomasi Forumu’nun her geçen yıl daha da önem kazandığını belirterek, forumun özellikle bölgesel meselelerin ele alınması bakımından ayrı bir zemin sunduğunu söyledi. "Antalya Diplomasi Forumu bölgemiz için eşsiz bir fırsat" Antalya Diplomasi Forumu’nun dünya siyasetinde daha etkili bir yer edinmeye başladığını kaydeden Fidan, "Antalya Diplomasi Forumu her geçen yıl çok verimli bir yönde gelişiyor; katılımcı sayısı da, ele alınan konu başlıklarının sayısı da artıyor ve dünya siyasetinde çok daha etkili bir yer edinmeye başlıyor. Aslında Antalya Diplomasi Forumu ile yapmaya çalıştığımız şey, bu platformu özellikle bölgesel meselelerimiz açısından öne çıkarmaktır" ifadelerini kullandı. Dünyadaki benzer platformlarda çoğunlukla küresel ve Batı merkezli sorunların ele alındığını belirten Fidan, "Bölgesel meseleler, özellikle bizim bölgemizle çok yakından ilgili konular, belki Ukrayna meselesi dışında, derinlemesine tartışılmıyor. Ama bunun dışında, örneğin Orta Doğu, Kuzey Afrika, hatta Balkanlar ve Akdeniz’e ilişkin meselelerde çok fazla platform görmüyoruz. Bu bakımdan Antalya Diplomasi Forumu’nun bölgemiz için bölgesel tartışmalar yürütme, bölgesel çözümler ve fikirler ortaya koyma açısından eşsiz bir fırsat sunduğunu düşünüyorum" dedi. "Diplomasiye her zamankinden daha fazla ihtiyaç var" Uluslararası sistemde çok taraflılığın ve kurallara dayalı yapının zayıfladığını belirten Fidan, mevcut dönemde diplomasinin daha da hayati hale geldiğini söyledi. Fidan, "Diplomasinin her zamankinden daha ilgili ve her zamankinden daha gerekli olduğu bir dönemdeyiz. Çünkü çok taraflılığın ve uluslararası düzenin çöktüğünü gördüğümüz bir çağda, çok daha fazla diyaloğa ihtiyaç duyuyoruz" diye konuştu. Yerleşik bir sistemin işlediği dönemlerde devletlerin daha az temas ihtiyacı hissettiğini, ancak sistemin zayıfladığı anlarda koordinasyonun zorunlu hale geldiğini belirten Fidan, "Uluslararası sistemin çökmekte olduğunu ve hukuksuzluğun ortaya çıktığını gördüğünüzde, daha fazla koordinasyona başlamanız gerekir. Diğer taraflarla daha fazla iletişim kurmanız gerekir; aksi halde ezilirsiniz ve kendinizi bir kazanın içinde bulabilirsiniz" dedi. Soğuk Savaş sonrasındaki dönemin 1990’lardan itibaren değişmeye başladığını, 2010-2011 sonrasının ise "serbest düşüş" dönemi olduğunu söyleyen Fidan, insanlığın artık yıkım ve savaş yaşandıktan sonra öğrenen bir döngüden çıkması gerektiğini vurguladı. "Bölgemizde güç siyaseti uzun zamandır oyunun kurallarına hâkim" Fidan, Orta Doğu başta olmak üzere Türkiye’nin çevresindeki bölgelerde uzun süredir güç siyasetinin belirleyici olduğunu belirterek, bunun ciddi yıkım ve istikrarsızlık ürettiğini ifade etti. Fidan, savaşların sadece bölgeyi değil, kısa sürede diğer ülkeleri de olumsuz etkilediğini kaydederek, "Ne yazık ki bizim bölgemizde güç siyaseti uzun zamandır oyunun kurallarına hâkim durumda. Bu yüzden bir tür düzen getirmemiz gerekiyor. Çünkü sorunları çözmenin eski yöntemi, çoğu zaman savaşı içeriyor ve bu da bize yardımcı olmuyor" şeklinde konuştu. Bölgede kalıcı istikrarın temel şartının egemenliğe, toprak bütünlüğüne ve güvenliğe saygıdan geçtiğini söyleyen Fidan, "Bakın, her ulusun kendi sınırı var. Dolayısıyla hiçbir ülke başka bir ülkenin toprağının peşinde değil; İsrail hariç. İsrail yayılmacı politikaların peşinde. Ama İsrail dışında, bölgedeki ülkelerin kendi sınırları, kendi bayrakları ve kendi devletleri var. O halde, bölgede diğer ulus devletlerin toprak bütünlüğüne, egemenliğine, emniyetine ve güvenliğine saygı duyduğumuz sürece, bu çok temel bir başlangıç noktasıdır. Bence sorunların yüzde 80’inden fazlasını çözeriz" ifadelerini kullandı. "Biz savaş değil, diplomasi ve diyalog yürütüyoruz" Türkiye’nin bölgesel krizlerdeki yaklaşımını da anlatan Fidan, diplomasinin çatışmalarda tüm taraflarla temas kurmayı zorunlu kıldığını vurguladı. Fidan, "Biz savaş değil, diplomasi ve diyalog yürütüyoruz. Savaşta taraf tutmanız gerekir; ama diplomaside çatışmaya dâhil olan her tarafla, bütün taraflarla temas kurmanız gerekir. Bizim için başlangıç noktası budur" dedi. Bölgede dış politika önceliklerinin savaşların önlenmesi ve süren çatışmaların sonlandırılması olduğunu belirten Fidan, "Bölgede dış politika önceliğimiz ise savaşların patlak vermemesini sağlamak, eğer süren bir çatışma varsa bunun durdurulması ya da sona erdirilmesidir. Bölgemizde ticaretin, kalkınmanın, emniyetin, güvenliğin ve istikrarın mümkün olmasının tek yolu budur" diye konuştu. Türkiye’nin Ukrayna’dan Gazze’ye, İran’dan Afrika’daki bazı çatışmalara kadar çok sayıda kriz alanında yoğun çaba yürüttüğünü söyleyen Fidan, "İşte bu nedenle bölgemizde hâlihazırda süren yangınları söndürmek için çok yoğun çalışıyoruz; Ukrayna’dan Gazze’ye, İran’dan Afrika’daki bazı çatışmalara kadar, gerekirse zaman zaman Balkanlar’da da devreye giriyoruz" dedi. "İran’daki savaş, Rusya-Ukrayna görüşmelerini bir kenara itti" Ukrayna-Rusya savaşına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Fidan, sürecin inişli çıkışlı seyrettiğini ancak tarafların ve arabulucuların görüşmeleri sürdürme iradesini koruduğunu söyledi. Fidan, "Ne yazık ki Ukrayna-Rusya savaşı inişli çıkışlı bir seyir izliyor. Ancak olumlu olan taraf şu ki, her iki tarafın ve arabulucuların en azından süreci sürdürme konusunda hâlâ istekli olduğunu görüyoruz. Bu hepimiz için büyük bir artı" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin tarafları ateşkes ve kalıcı çözüme yönlendirmeye çalıştığını belirten Fidan, Ukrayna’daki savaşın büyük bir yıkım ve istikrarsızlık ürettiğini söyledi. Fidan, "Şu anda Ukrayna görüşmeleri bakımından karşı karşıya olduğumuz tek olumsuzluk, İran’daki savaştır. Bu durum, Rusya-Ukrayna görüşmelerini bir kenara itmiş durumda. İnşallah, İran’la ilgili ateşkes ya da barış anlaşması sağlanır sağlanmaz, dikkatimizi derhal yeniden Ukrayna görüşmelerine çevireceğiz. Bu çok önemli. O meseleye olan odağımızın kaymasına izin veremeyiz" dedi. Söz konusu savaşın yalnızca iki ülkeyi değil, bölgesel ve küresel dengeleri de etkilediğini vurgulayan Fidan, tırmanma riskine de dikkat çekti. "İsrail kendi güvenliğinin değil, daha fazla toprağın peşinde" İsrail’in uzun süredir kendi güvenliğini gerekçe göstererek uluslararası kamuoyunda bir algı oluşturduğunu belirten Fidan, son yıllarda bunun arkasında daha fazla toprak hedefinin bulunduğunun netleştiğini söyledi. Fidan, "İsrail, uluslararası alanda, kendi güvenliğinin peşinde olduğu yönünde bir yanılsama oluşturdu. Ancak özellikle son yıllarda çok daha net hale geldi ki, bu kavramın altında İsrail’in peşinde olduğu şey daha fazla topraktır. Gerçekte olan budur. İsrail kendi güvenliğinin peşinde değil; daha fazla toprağın peşinde. Güvenlik, Netanyahu hükümeti tarafından daha fazla toprağı işgal etmek için bir gerekçe olarak kullanılıyor" diye konuştu. Bu sürecin Filistin topraklarından başladığını, Gazze, Batı Şeria ve Doğu Kudüs’ten Lübnan ve Suriye’ye uzanan bir yayılmacılık politikası izlendiğini belirten Fidan, "Bu, bölgede süregelen bir işgal ve yayılmacılık politikasıdır. Bence bunun durması gerekiyor" dedi. İsrail’in ancak diğer ülkelerin güvenlik, egemenlik ve özgürlüklerine saygı göstermesi halinde bölgede kalıcı barış içinde yaşayabileceğini vurgulayan Fidan, "İsraillilerin daha fazla toprak elde etmeye dönük yayılmacı politikaları, bölgesel ölçekte çok büyük bir sorun oluşturuyor" ifadelerini kullandı. "Avrupa Birliği, İsrail’i sınırlamak için daha fazlasını yapmalı" İsrail’e verilen Batı desteğinin meseleyi daha da karmaşık hale getirdiğini belirten Fidan, özellikle Avrupa Birliği’nin son dönemde bazı adımlar atsa da bunun yeterli olmadığını söyledi. Fidan, "Avrupa’nın, Avrupa Birliği olarak ve kurumsal bir yapı olarak bir araya gelmesi, kendi gücünü gerçekten İsrail’in bölgesel ve küresel güvenliği istikrarsızlaştıran eylemlerini sınırlamak için kullanması gerekiyor. Şu anda Avrupa Birliği’nden görmediğimiz şey tam olarak budur" dedi. Batı Şeria’daki bazı aşırı yerleşimcilerin yaptırım listesine alınmasını hatırlatan Fidan, buna rağmen İsrail’in işgal, saldırı ve insani hukuk ihlalleri karşısında daha güçlü adımlar gerektiğini söyledi. Fidan, "İsrail’in bölgede nasıl davranması gerektiğini gerçekten sağlamak için daha fazlasını yapmaları gerekiyor. Soykırım işlemeyi durdurmalı. Yerleri işgal etmeyi durdurmalı. Batı Şeria ve Gazze’de olduğu gibi başkasına ait toprakları çalmayı durdurmalı" ifadelerine yer verdi. "Gazze Planı’nın ilk aşamasındaki insani yükümlülükler yerine getirilmedi" Gazze’deki son duruma ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Fidan, geçen yıldan itibaren Türkiye’nin de aralarında bulunduğu bazı ülkelerin ABD ile birlikte Gazze Barış Planı’na öncülük ettiğini söyledi. Planın savaşın durdurulmasında etkili olduğunu belirten Fidan, "Geçen yıldan itibaren, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu bir dizi ülke, Amerika Birleşik Devletleri ile birlikte hareket ederek Gazze Barış Planı’na öncülük etti. Bu da Gazze’de savaşı durdurmayı mümkün kıldı. Özellikle o zamana kadar aktif bir soykırım söz konusuydu. Şimdi İsrailliler Gazze halkını hâlâ kasıtlı olarak öldürüyor, ancak en azından kitlesel öldürme düzeyi durdu" dedi. Planın aşamalardan oluştuğunu kaydeden Fidan, şu anda Kahire’de devam eden görüşmelerde birinci aşamanın performansının değerlendirildiğini ve ikinci aşamaya geçiş zemininin ele alındığını ifade etti. Fidan, "Her iki taraf da farklı şeyler ileri sürüyor. Ancak genel olarak şunu söyleyebilirim: Özellikle anlaşmanın insani boyutu söz konusu olduğunda, İsrail’in birinci aşamayla ilgili yükümlülüklerini fiilen yerine getirdiğini görmedik" diye konuştu. İlk aşamanın gerekleri arasında daha fazla insani yardım, tıbbi destek, barınak girişine izin verilmesi ve Filistin teknik komitesinin Gazze’de çalışmaya başlamasının yer aldığını söyleyen Fidan, "Daha fazla insani yardıma, daha fazla tıbbi yardıma ihtiyacımız var. Barınakların içeri sokulmasına izin verilmesi gerekiyor. Filistin teknik komitesinin Gazze’de kendi çalışmalarına başladığını görmemiz gerekiyor; ancak henüz başlamış değiller. Gazze’ye girişlerine izin verilmiyor. Bunlar birinci aşamanın gerekleridir" dedi. Fidan, bu yükümlülüklerin yerine getirilmesinin ardından ikinci aşamaya geçilerek daha somut sonuçların görülebileceğini belirterek, "Ama şu anda insani durum, birinci aşama şartlarının gerektirdiği şekilde tam anlamıyla ele alınmıyor. Şu an bulunduğumuz nokta budur. Ve umarım Kahire’de devam eden görüşmeler, inşallah, olumlu bir sonuç verecektir" şeklinde konuştu.

ABD ve İran arasında gerilim büyüyor! Haber

ABD ve İran arasında gerilim büyüyor!

ABD Başkanı Donald Trump, Arizona eyaletinin Phoenix kentinden Washington'a dönüşü sırasında gazetecilere açıklamalarda bulundu. Trump, İran'a ile kalıcı bir anlaşmaya varılması amacıyla yürütülen görüşmelere ilişkin, "Orta Doğu'da İran'la işler çok iyi gidiyor gibi görünüyor. Hafta sonu boyunca görüşmelerimiz devam edecek. İşlerin iyi gideceğini düşünüyorum. Konuların çoğu müzakere edildi ve üzerinde anlaşmaya varıldı. En önemli şey, İran'ın nükleer silaha sahip olmaması. İran'ın nükleer silaha sahip olmasına izin veremezsiniz ve bu her şeyin üstündedir" ifadelerini kullandı. Trump, uzun vadeli bir anlaşma sağlanmadığı takdirde İran ile 22 Nisan Çarşamba günü sona erecek mevcut ateşkesi uzatmayabileceğini belirterek, "Bilmiyorum. Belki uzatmam ama abluka devam edecek. Maalesef tekrar bomba atmaya başlamamız gerekecek" dedi. İran'ın zenginleştirilmiş uranyumunun ABD'ye getirileceğini iddia eden Trump, "Eğer anlaşma yapmazsak onu farklı bir biçimde, çok daha düşmanca bir biçimde alacağız. Ama her halükarda, onu alacağız" ifadelerini kullandı. Trump, "Hürmüz Boğazı'nda geçiş ücreti olacak mı" sorusuna ise, "Kesinlikle hayır. Geçiş ücreti olmayacak" şeklinde cevap verdi. "Zenginleştirilmiş uranyum hiçbir yere götürülemez" İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, İran'ın zenginleştirilmiş uranyumunun ABD'ye götürüleceğine yönelik açıklamalara devlet televizyonunda cevap verdi. Bekayi, "İran'ın zenginleştirilmiş uranyumu hiçbir şartta hiçbir yere götürülemez. İran toprakları ne kadar kutsalsa zenginleştirilmiş uranyum da o kadar kutsaldır" ifadelerini kullandı. Bekayi, "İran'ın zenginleştirilmiş uranyumunun ABD'ye transferi hiçbir zaman gündeme gelmedi" dedi.

Trump: "İran savaşında sona çok yaklaştık" Haber

Trump: "İran savaşında sona çok yaklaştık"

ABD Başkanı Donald Trump, FOX Business sunucusu Maria Bartiromo'ya röportaj verdi. İran savaşı sorulan Trump, "Bence bitmeye çok yakın, evet. Bitmesine çok yakın olduğunu düşünüyorum" dedi. Trump savaşın sona yaklaştığını söylemesine rağmen "ABD'nin işinin henüz bitmediğini" vurguladı. Trump, "Eğer şimdi bırakıp çıksak o ülkeyi yeniden inşa etmeleri 20 yıl sürer ve biz henüz işimizi bitirmedik. Ne olacağını göreceğiz. Bence anlaşma yapmak istiyorlar" ifadelerini kullandı. Trump, İran'ın nükleer yeteneklerini etkisiz hale getirmenin gerekli olduğunu, bu nedenle Orta Doğu'da çatışmaya girdiğini belirtti. Trump, "Yönümü değiştirmek zorunda kaldım. Çünkü bunu yapmasaydım şu anda İran nükleer silaha sahip olurdu. Eğer nükleer silaha sahip olsalardı oradaki herkese 'efendim' diye hitap etmek zorunda kalırdınız ve bunu istemezsiniz" şeklinde konuştu. Trump'ın röportajının tamamı, Türkiye saati ile 13.00'te yayınlanacak. "Ateşkesi uzatmayı düşünmüyorum" ABD Başkanı Trump, ABC News muhabiri Jonathan Karl'a da röportaj verdi. Trump, İran'la ateşkesi uzatmayı düşünmediğini, çünkü buna büyük ihtimalle ihtiyaç duyulmayacağını ifade etti. Trump, İran ile müzakerelerin devam etme ihtimaline ilişkin, "Bence önümüzdeki 2 gün inanılmaz olaylara sahne olacak. Gerçekten böyle düşünüyorum. Sonuç iki şekilde de bitebilir, ancak bence bir anlaşma daha iyi. Çünkü o zaman (ülkeyi) yeniden inşa edebilirler. Artık gerçekten farklı bir rejimleri var. Ne olursa olsun, radikalleri ortadan kaldırdık. Gittiler, artık aramızda değiller" ifadelerini kullandı. Trump öte yandan, "Başkan olmasaydım, dünya paramparça olurdu" dedi.

Trump: "Savaş gemilerini en iyi silahlarla yüklüyoruz, anlaşma olmazsa bunları kullanacağız" Haber

Trump: "Savaş gemilerini en iyi silahlarla yüklüyoruz, anlaşma olmazsa bunları kullanacağız"

ABD Başkanı Trump, İran ile iki haftalık ateşkes sağlanmasının ardından ABD Başkan Yardımcısı James David Vance’in nihai bir barışı müzakere etmek üzere Pakistan’ın başkenti İslamabad’a doğru yola çıkmasından kısa sonra ABD basınına açıklamalarda bulundu. Trump, ABD basınına yaptığı açıklamada, İran ile barış görüşmelerinin başarısız olması halinde ABD savaş gemilerinin İran’a yönelik saldırılara yeniden başlamak üzere "en iyi mühimmatla" yeniden doldurulduğunu söyledi. Telefon üzerinden verdiği röportajda İran ile görüşmelerin başarılı olup olmayacağı sorulduğunda Trump, "Bunu yaklaşık 24 saat içinde öğreneceğiz. Yakında biliyor olacağız" dedi. Trump, "Bir yeniden hazırlık sürecindeyiz. Savaş gemilerini şimdiye kadar üretilmiş en iyi mühimmatla, en iyi silahlarla yüklüyoruz. Bunlar, daha önce kullandığımız ve onları tam bir yıkıma uğrattığımız silahlardan bile daha iyi silahlar. Anlaşma olmazsa bunları kullanacağız" ifadelerini kullandı. ABD Başkanı, İran ile yapılan müzakerelere ilişkin, "Doğru söyleyip söylemediğinden emin olmadığımız insanlarla uğraşıyoruz" ifadelerini kullandı. Trump, "Yüzümüze karşı, tüm nükleer silahlardan vazgeçtiklerini ve her şeyin ortadan kalktığını söylüyorlar. Sonra basının karşısına çıkıp, "Hayır, zenginleştirme yapmak istiyoruz" diyorlar. Yakında göreceğiz" dedi. Pakistan’da planlanan temaslar Pakistan’da yapılacak görüşmelerde ABD’nin, Başkan Yardımcısı Vance ile birlikte ABD’nin Ukrayna ve Gazze için gerçekleştirdiği müzakerelere de liderlik eden Trump’ın Özel Orta Doğu Temsilci Steve Witkoff ve Trump’ın damadı Jared Kushner tarafından temsil edilmesi öngörülüyor. İran tarafından ise görüşmelere Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ve İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf’ın katılması bekleniyor. Temaslarda ABD’nin İran’dan sahip olduğu zenginleştirilmiş uranyumu teslim etmesi ve Hürmüz Boğazı’nın uluslararası deniz taşımacılığına yeniden açılmasını talep etmesine odaklanması bekleniyor. Trump, İran’ın Boğaz’ı yeniden açmasının herhangi bir ateşkes anlaşmasının kritik bir unsuru olduğunu açıkça ifade etmişti. Ancak İran ve Pakistan’ın açıklamalarına göre, Lübnan dahil savaşın tüm cephelerde durması şartının İsrail tarafından Lübnan’a yönelik saldırılar ile bozulması nedeniyle Hürmüz Boğazı’ndan çok az sayıda gemi geçmişti. Görüşmelerde müzakere edilecek diğer konular arasında ise İran’ın bölgedeki vekil güçlere desteği, ülkenin balistik programı ve İran’ın kendisine yönelik yaptırımların kaldırılması taleplerinin yer alması bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.