Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Orta Doğu

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Orta Doğu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Orta Doğu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yazıcı: "Türkiye’nin gücüne güç katacak önemli bir alan birlik ve bütünlüğümüzdür" Haber

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yazıcı: "Türkiye’nin gücüne güç katacak önemli bir alan birlik ve bütünlüğümüzdür"

Erzurum’da sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya gelen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Siyasi ve Hukuki İşler Başkanı Hayati Yazıcı, "Türkiye’nin gücüne güç katacak önemli bir alan birlik ve bütünlüğümüzdür. 86 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının kardeşliğidir" dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Siyasi ve Hukuki İşler Başkanı Hayati Yazıcı’nın katılımıyla " Sivil Toplum Kuruluşları ve Kanaat Önderleri Toplantısı" düzenlendi. Program, AK Parti Erzurum İl Başkanı İbrahim Küçükoğlu, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen ile AK Parti Erzurum milletvekilleri Abdürrahim Fırat, Mehmet Emin Öz ve Selami Altınok’un açılış konuşmalarıyla başladı. "Terörsüz Türkiye olarak nitelediğimiz çalışmayı sürdürüyoruz" Türkiye’nin gücüne güç katacak önemli bir alanın birlik ve bütünlük olduğunu ifade eden AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Siyasi ve Hukuki İşler Başkanı Hayati Yazıcı, "86 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının kardeşliğidir. İşte bunu sağlamak için ’Terörsüz Türkiye’, ’terörsüz bölge’ ismi verdiğimiz bir faaliyeti yürütüyoruz Cumhur İttifakı olarak. Ve Milliyetçi Hareket Partisi’nin de özellikle Sayın Genel Başkan Sayın Devlet Bahçeli’nin çok güçlü desteğiyle bu alanda epey zamandır bir hamle içindeyiz. Her şeyi ayrıntısına varıncaya kadar hesap ederek bu vatan için kan dökmüş, şehit olmuş, gazi olmuş insanımızı incitmeden, üzmeden. Çünkü şehitler hepimizindir, gaziler hepimizin gazileri. Ama bu böyle sonsuz git devam mı etsin? Oldu-bittilerin her zaman olması mümkün gözüken bir Orta Doğu coğrafyasında bu silahlı unsurların kullanıma elverişli bir aparat, bir enstrüman olarak varlıklarını sürdürmesine asla müsaade edemezsiniz. Bunu bitirmeliydik ve bunu bitirmek üzere ’Terörsüz Türkiye’ olarak nitelediğimiz çalışmayı sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı. Toplantı soru-cevap bölümüyle sona erdi.

Trump: "İran konusunda pişman değilim, yine olsa aynısını yapardım" Haber

Trump: "İran konusunda pişman değilim, yine olsa aynısını yapardım"

ABD Başkanı Donald Trump, İran’a karşı savaş başlattığı için pişman olmadığını belirterek, "Pişmanlık kelimesine inanmıyorum. İnsan her zaman kendini biraz sorgulayabilir. Yine olsa aynısını yapardım" açıklamasında bulundu. ABD Başkanı Donald Trump, Fox haber kanalına verdiği röportajda İran gerilimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İran’a karşı savaş başlattığı için pişman olmadığını belirten Trump, "Pişmanlık kelimesine inanmıyorum. İnsan her zaman kendini biraz sorgulayabilir. Yine olsa aynısını yapardım" ifadelerini kullandı. İran’ın nükleer kapasitesini yok ettiğini kaydeden Trump, "Biz hayatımıza devam ederken bir anda nükleer silaha sahip olduklarını düşünün. Nükleer silaha sahip olmaları halinde bunu kullanırlardı" şeklinde konuştu. Trump, bu senaryonun gerçekleşmesi halinde, İran’ın İsrail ve Orta Doğu’nun ardından ABD şehirlerini hedef alabileceğini öne sürdü. Trump: "Savaş ara seçimlerin ardından sona erecek" İran savaşının ABD’de Kasım ayında yapılacak ara seçimlerin ardından sona ereceğini yineleyen Trump, bazı destekçilerinin savaş nedeniyle huzursuz olduğu yönündeki iddialara ilişkin "Morallerinin bozuk olduğunu sanmıyorum. İran'ın nükleer silaha sahip olmasına izin vermediğim için çok gurur duyduklarını düşünüyorum" değerlendirmesini yaptı. İran’ın Demokratların onlar üzerindeki baskıyı sona erdireceğine inandığını savunan Trump, "Aslında Demokratların İran’ın nükleer silaha sahip olmasına izin vereceğini düşünüyorlar. Ancak İran nükleer silah sahibi olmayacak" diye konuştu.

ABD Başkanı Trump: "Bundan sonra Hürmüz Boğazı’na ‘Trump Boğazı’ demeliyiz" Haber

ABD Başkanı Trump: "Bundan sonra Hürmüz Boğazı’na ‘Trump Boğazı’ demeliyiz"

ABD Başkanı Donald Trump, İran’ı büyük ölçüde yenilgiye uğrattıklarını ve Hürmüz Boğazı’nı kontrol ettiklerini öne sürerek, "Bence bundan sonra Hürmüz Boğazı’na ‘Trump Boğazı’ demeliyiz" açıklamasında bulundu. ABD İran’a karşı verilen savaşı kazandığında petrol fiyatlarının hızlı bir şekilde düşeceğini ifade eden Trump, Bu savaşı kazanacağız. Zaten kazanıyoruz. Hürmüz Boğazı’nı biz kontrol ediyoruz. Bence bundan sonra Hürmüz Boğazı’na ‘Trump Boğazı’ demeliyiz. Oradan bir kazanım sağlamalıyım. Trump Boğazı ismi gibi" ifadelerini kullandı. Trump, imalı bir şekilde İran liderlerinin de bu isim değişikliğine çok sevineceğini ifade etti. İran’ı büyük ölçüde yenilgiye uğrattıklarını ve ülkenin parçalanmakta olduğunu belirten Trump, "51 yıldır Orta Doğu’nun zorbası olan bir ülkeydiler, ama artık zorba değiller" diye konuştu. Trump’tan vatandaşlara 5 bin dolarlık seçim vaadi Trump, ayrıca Kasım ayında yapılacak ABD ara seçimlerini Cumhuriyetçi Parti’nin kazanması halinde vatandaşlara 5 bin dolar tutarında ödeme yapma vaadinde bulunarak, "Cumhuriyetçiler hem Temsilciler Meclisi'ni hem de Senato'yu kazanırsa, muazzam ekonomik başarımız sayesinde, ABD’deki her yetişkin vatandaşa 5 bin dolar temettü dağıtacağım"dedi. Trump, tek şartının elde edilecek paranın ABD’de harcanması olduğunu söyledi.

İngiliz Bakan Miliband: "İki devletli çözümün yok edilmesi karşısında pasif ve çaresiz kalamazdık" Haber

İngiliz Bakan Miliband: "İki devletli çözümün yok edilmesi karşısında pasif ve çaresiz kalamazdık"

İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband, dün 11 ülke ile birlikte Batı Şeria'daki işgalci Yahudilere yönelik duyurdukları yaptırım kararına ilişkin açıklamada, "Biz ve müttefiklerimiz, iki devletli çözümün bu şekilde yok edilmesi karşısında öylece durup pasif ve çaresiz kalabileceğimizi düşünmedik" dedi. İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband, İngiliz medyasına İsrail'in yasadışı eylemlerine ilişkin açıklamalar yaptı. İngiltere dahil 12 ülkenin Batı Şeria'daki işgalci Yahudilere yönelik yaptırım açıklamasına değinen Miliband, İngiltere'nin harekete geçmesinin nedeninin, iki devletli çözümün İsraillilerin ve Filistinlilerin güvenliği ve onuru için "vazgeçilmez" olduğuna inanması olduğunu söyledi. İngiliz bakan, özellikle yasa dışı E1 yerleşimine ilişkin planlar nedeniyle "bu ihtimalin sahadaki gelişmelerle yok edildiğini" belirtti. Ed Miliband, "Biz ve müttefiklerimiz, iki devletli çözümün bu şekilde yok edilmesi karşısında öylece durup pasif ve çaresiz kalabileceğimizi düşünmedik" ifadelerini kullanarak, iki devletli çözümün Orta Doğu'nun güvenliği açısından da hayati önem taşıdığını belirtti. "İsrail'in tepkisinden korktuğumuz için öylece kenarda duramazdık" Yaptırımlarınİsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu cesaretlendireceğini ve iki devletli çözüm ihtimalini daha da zayıflatacağını düşünmediğini belirten Miliband, karardan önce İngiliz Yahudileri ve Filistinli temsilcilerle görüştüğünü açıkladı. Yahudi toplumunda farklı görüşlerin bulunduğunu aktaran Ed Miliband, bazı grupların yaptırımları desteklediğini söyledi. İngiltere hükümetinin dünkü açıklamayı "derin bir endişe" nedeniyle yaptığını belirten Ed Miliband, hükümetin daha fazla beklemesi halinde "iki devletli çözüm için çok geç kalınacağını" söyledi. İsrail'in yaptırımlara tepki olarak İngiltere'nin Doğu Kudüs'teki konsolosluğunu kapatmasından üzüntü duyduğunu belirten İngiliz bakan, hükümetin harekete geçmenin maliyetlerini ve faydalarını değerlendirdiğini belirtti. Miliband, "İsrail'in tepkisinden korktuğumuz için öylece kenarda duramazdık" dedi. "İngiltere, Filistin halkının yaşadığı acıları oturup izlemeyecek ve sessiz kalmayacak" İngiltere'de pek çok kişinin "Filistin halkının yaşadığı acılardan etkilendiğini" söyleyen Ed Miliband, halkın hükümetten yaşananlara karşılık verilmesini istediğini ifade etti. Batı Şeria'daki sahadan aldığı bilgilerin, Filistinlilerin "yerleşimci teröristler tarafından korkutulduğunu, taciz edildiğini ve evlerinden zorla çıkarıldığını" gösterdiğini belirtti. İsrail hükümetinin Filistinlilerin zorla yerinden edilmesine "göz yumduğunu" söyleyen Miliband, buna karşı çıkmanın doğru olduğunu belirterek, İngiltere'nin "Batı Şeria ve Gazze'de Filistin halkının yaşadığı acıları oturup izlemeyeceğini ve sessiz kalmayacağını" vurguladı. "İsrail hükümeti ülkesini uluslararası toplumda giderek daha fazla yalnızlaştırıyor" Açıklamanın İsrail'deki seçimlere çok yakın bir zamanda yapılmasının zamanlaması ve bu adımın yeniden aday olan Netanyahu'yu güçlendirip güçlendirmeyeceği sorusuna cevap veren İngiltere Dışişleri Bakanı, "Pusulamızı İsrail seçimlerinde yaşananlara göre belirlemiyoruz" ifadelerini kullanarak, İngiltere'nin doğru olduğuna inandığı konularda kendi sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini söyledi. İsrail halkının seçimlerde kendi kararlarını vereceğini belirten Miliband, İsrail hükümetinin ülkesini uluslararası toplumda giderek daha fazla yalnızlaştırdığına inandığını belirtti.

Keskinoğlu ve Yörsan’la Foodist İstanbul’da Sektör  Profesyonelleriyle Buluştu Haber

Keskinoğlu ve Yörsan’la Foodist İstanbul’da Sektör Profesyonelleriyle Buluştu

Topraktan Sofraya Entegre Ekosistem anlayışıyla faaliyet gösteren ve Türkiye’nin Protein Merkezi olma vizyonuyla büyümesini sürdüren Matlı Şirketler Grubu, Foodist İstanbul Uluslararası Gıda ve İçecek Ürünleri Fuarı’nda Keskinoğlu ve Yörsan markalarıyla yer aldı. Matlı Şirketler Grubu, 1-4 Eylül 2026 tarihleri arasında TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen Foodist İstanbul Uluslararası Gıda ve İçecek Ürünleri Fuarı’nda, bünyesinde bulunan Keskinoğlu ve Yörsan markalarıyla sektör profesyonelleriyle bir araya geldi. Topraktan sofraya uzanan entegre ekosistemiyle gıda sektöründe güçlü bir yapı oluşturan Matlı Şirketler Grubu, “Türkiye’nin Protein Merkezi” olma vizyonu doğrultusunda faaliyet gösteren Keskinoğlu ve Yörsan’ın sevilen ve yenilikçi ürünlerini fuar ziyaretçileriyle buluşturdu. Keskinoğlu ve Yörsan’dan Foodist’te güçlü birliktelik Matlı Şirketler Grubu’nun fuardaki standında Keskinoğlu ve Yörsan markaları öne çıktı. Türkiye gıda sektöründeki güçlü geçmişleri ve geniş ürün portföyleriyle faaliyet gösteren iki marka, yenilikçi ürünlerini sektör profesyonelleri ve ziyaretçilerin beğenisine sundu. Özellikle yeni ürünlerin gördüğü ilgi, Keskinoğlu ve Yörsan’ın değişen tüketici beklentilerine ve farklı kullanım alanlarına yönelik ürün geliştirme yaklaşımını ortaya koydu. Kalite ve güvenilir üretim anlayışını yenilikçi ürünlerle buluşturan Keskinoğlu ve Yörsan, Foodist İstanbul’da perakende, Horeca ve gıda hizmetleri sektörlerinin profesyonelleriyle bir araya geldi. Fuar boyunca gerçekleştirilen ürün tanıtımları ve görüşmelerle iki marka, mevcut iş ortaklarıyla ilişkilerini güçlendirirken farklı pazarlardan gelen profesyonellerle yeni iş bağlantıları kurma fırsatı yakaladı. 50’den fazla ülkeden sektör temsilcisinin, 2 binden fazla profesyonel yabancı alıcının ve 70 bini aşkın yerli ve yabancı ziyaretçinin buluştuğu Foodist İstanbul’da yerini alan Yörsan ve Keskinoğlu, Matlı Şirketler Grubu’nun Türkiye’nin Protein Merkezi olma vizyonunu uluslararası sektör profesyonelleriyle paylaşma fırsatı da buldu. Fuar, iki markanın mevcut iş birliklerini geliştirmesinin yanı sıra yeni ihracat ve ticaret fırsatlarının değerlendirilmesi açısından da önemli bir buluşma zemini oluşturdu. Matlı, yeni pazarlarda büyüme vizyonunu sürdürüyor Matlı Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Foodist İstanbul’un Türkiye’nin üretim gücünü ve gıda sektörünün uluslararası pazarlardaki potansiyelini ortaya koyan önemli organizasyonlardan biri olduğunu belirterek, şunları ifade etti: “Matlı Şirketler Grubu olarak, ‘Topraktan Sofraya Entegre Ekosistem’ anlayışımızla üretimin her aşamasında güçlü ve sürdürülebilir bir yapı oluşturuyoruz. Bugün Keskinoğlu ve Yörsan gibi Türkiye’nin güçlü markalarını aynı çatı altında buluştururken, ülkemizin protein üretimindeki gücünü daha geniş coğrafyalara taşıyoruz. Foodist İstanbul da bu vizyonumuzu sektör profesyonelleri ve uluslararası iş ortaklarımızla paylaşmak açısından son derece değerli bir platform oldu. ‘Türkiye’nin Protein Merkezi’ olma hedefimiz doğrultusunda üretim kapasitemizi, ürün çeşitliliğimizi ve ihracat gücümüzü geliştirirken, önümüzdeki dönemde özellikle Afrika ve Orta Doğu pazarlarını uluslararası alanda büyüme stratejimizin önemli odak alanları arasında konumlandırıyoruz. Bizim için gerçek başarı, yalnızca bir şirketin büyümesi değil; üreticiden çalışana, iş ortaklarımızdan müşterilerimize kadar bütün ekosistemin birlikte güçlenmesi ve birlikte ilerlemesidir. Bu nedenle her adımımızda sahayı dinleyen, değişimi zamanında başlatan ve ortaya çıkan değeri daha geniş bir çevreyle paylaşan bir anlayışla hareket ediyoruz.”

Akbaşoğlu, Türkiye Yüzyılı Buluşmaları’nda konuştu Haber

Akbaşoğlu, Türkiye Yüzyılı Buluşmaları’nda konuştu

Türkiye Yüzyılı Buluşmaları kapsamında Kilis’e gelen AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, AK Parti Kilis Teşkilatı ile İstanbul, Gaziantep ve Hatay milletvekillerinin katılımıyla Kilis Polisevi’nde çeşitli temaslarda bulundu. Programda konuşan Akbaşoğlu, terörsüz Türkiye hedefi, savunma sanayii, enerji çalışmaları ve 6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Akbaşoğlu, Türkiye’nin savunma sanayiinde kendi İHA ve SİHA’larını, yerli ve milli yazılımlarını, geliştirdiği mühimmat ve silahlarını kullanarak ordusunu ve güvenlik güçlerini güçlendirmesinin terörün ortadan kaldırılması açısından büyük önem taşıdığını belirtti. "Terörsüz Türkiye’yi hep beraber gerçekleştirdik" diyen Akbaşoğlu, terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge söylemlerinin büyük önem taşıdığını ifade etti. Akbaşoğlu, "Terörsüz Türkiye; Türk, Kürt, Arap, Alevi, Sünni hep beraber 86 milyon kardeşliği esas alan ve millet devlet kaynaşmasıyla Türkiye Yüzyılı’nın büyük ve güçlü Türkiye’sini inşa ve ihya etme perspektifimizin hedefleriyle doğrudan bağlantılıdır" dedi. Terörsüz bölge hedefinin sadece Türkiye ile sınırlı olmadığını vurgulayan Akbaşoğlu, Suriye, Irak, İran ve tüm Orta Doğu’da terörsüz bir bölgenin gerçekleştirilmesi gerektiğini söyledi. Akbaşoğlu, "Emperyalizmin ve siyonizmin bölgemiz ve ülkemiz üzerine kurguladıkları bütün planları, projeleri yırtıp atıp tarihin çöp sepetine göndermek olarak özetlenebilir. Asıl terörsüz Türkiye’nin, terörsüz bölgeye, terörsüz bölgenin de terörsüz dünyaya giden bir yol olduğunu mutlaka beraberinde idrak etmeliyiz" şeklinde konuştu. Türkiye’nin bölgesinde sözü dinlenir, güçlü ve etkin bir pozisyonda olduğunu belirten Akbaşoğlu, son NATO toplantısında ortaya konulan perspektif ve performansın bütün devlet başkanları, hükümet başkanları, Batı medyası ve NATO’ya üye ülkeler tarafından takdirle karşılandığını ifade etti. "11 vilayetimiz ve 15 milyon insanımız büyük şekilde etkilendi" 6 Şubat depremlerinin etkilerinin mutlaka göz önünde bulundurulması gerektiğini belirten Akbaşoğlu, 11 vilayet ve 15 milyon insanın depremden büyük şekilde etkilendiğini söyledi. Akbaşoğlu, deprem bölgesindeki çalışmalara ilişkin, "Bulgaristan ülkesini göz önünde bulundurun. Bulgaristan büyüklüğünde bir coğrafya yerle yeksan oldu. Bütün hafriyat kaldırıldı, onlar ayrıştırıldı, yeni yerleşim yerleri tespit edildi, bütün altyapı yapıldı ve üzerine de yaklaşık 500 bin konut 2,5 yıl gibi bir sürede inşa edilerek hak sahiplerine teslim edildi. Kilis’te bu illerimiz arasında" diye konuştu. Depremin yaklaşık 100 milyar dolarlık maliyet ortaya çıkardığını dile getiren Akbaşoğlu, yürütülen çalışmaların dünyada örneği olmayan bir süreçte gerçekleştirildiğini savundu. "Gabar’da günlük 85 bin varil petrol üretiyoruz" Türkiye’nin enerji alanındaki çalışmalarına da değinen Akbaşoğlu, terörden temizlenen Şırnak Gabar’da günlük 85 bin varil petrol üretildiğini belirtti. Akbaşoğlu, "Türkiye bugün kendi ihtiyacının yüzde 15’ine yaklaşık bir üretim yapıyor" diye konuştu. Milli savunma sanayiinde ortaya konulan büyük performansın Türkiye’nin hem yurt içinde hem de yurt dışında etkinliğini artırdığını ifade eden Akbaşoğlu, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın Kerkük petrollerinde yüzde 15 noktasında hissedar olduğunu, Somali’de ise sondaj gemileriyle aramaların sürdürüldüğünü kaydetti.

Trump: "(İran) Kazma Dağı'nda herhangi bir faaliyet varsa, burayı çok yakında vurabiliriz" Haber

Trump: "(İran) Kazma Dağı'nda herhangi bir faaliyet varsa, burayı çok yakında vurabiliriz"

ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik saldırılara ilişkin, "Eğer Kazma Dağı'nda herhangi bir faaliyet varsa, burayı çok yakında vurabiliriz. Yaptığımız şey inanılmaz. Venezuela'nın kontrolünü ele aldık ve şimdi esasen İran'ın kontrolünü de ele geçirdik. Geçen gece radarlarını imha etmek için düzenlediğimiz saldırılardan önce günlerdir ateş açılmıyordu. Sanırım sürekli sistem getirip kaybetmekten bıktılar" dedi. ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da basın mensuplarının sorularını cevapladı. ABD Başkan Yardımcısı James David Vance'in dün gerçekleştirdiği basın toplantısında İran ile çatışmaları "savaş" olarak adlandırmayacağını söylemesine ilişkin bir soruya cevabında Trump, "Birçok kişinin buna savaş demediğini söyleyebilirim. Ben buna askeri çatışma diyorum. Çünkü bu bizim açımızdan küçük bir mesele. Büyük çaplı bir şey değil. Venezuela operasyonunu ve bunu gerçekleştirdik. Venezuela'da hiç kimseyi kaybetmedik. Burada ise 18 kişi kaybettik" dedi. ABD'nin Vietnam'da 100 bin diğer çatışmalarda ise on binlerce insan kaybı yaşadığını ifade eden Trump, "İran ile olanın aralıklı bir çatışma olduğunu söyleyebilirim. Zaman zaman saldırılar düzenliyoruz. Başkan Yardımcısı'nın söylediklerini duydum ve ilginç buldum. Çünkü söyledikleri büyük ölçüde isabetli. Şu anda savaşmıyoruz. Çatışma yok. Hürmüz Boğazı'nı kontrol ediyoruz ve çok miktarda petrol çıkarıyoruz" ifadelerini kullandı. Hürmüz Boğazı çevresindeki bazı noktaları vurduklarını, radarları imha ettiklerini ve İran'ın hava araçları ile daha önce boğazı kontrol korumak için kullandıkları unsurları yok ettiklerini savunan , "Artık boğazı biz kontrol ediyoruz. Dün gece çok sayıda gemi boğazdan geçti ve her gün geçmeye devam ediyor" dedi. "İran'daki Kazma Dağı'nda hareket eden herkesi biliyoruz" Trump, İran'a yönelik saldırılara ilişkin, ülkenin zenginleştirilmiş uranyum kaynaklarının tutulduğu öne sürülen Kazma Dağı altındaki yer altı tesisine işaret etti. ABD Başkanı, "Eğer Kazma Dağı'nda herhangi bir faaliyet varsa, burayı çok yakında vurabiliriz. Bir hareket olduğunda imkanlarımız sayesinde bunu görebiliyoruz. Uzay alanında açık arayla öndeyiz ve bu sayede İran'daki Kazma Dağı'nda hareket eden herkesi biliyoruz. İran'ın her yerinde hareket eden herkesi biliyoruz. Bir şeyler ters giderse onları vururuz. Hem de çok sert vururuz" şeklinde konuştu. İran'ın nükleer silah sahibi olmasını engelleyerek Orta Doğu'nun yerle bir edilmesini ve Avrupa şehirleri ile ABD'nin şehirlerine yönelik saldırıları engellemiş olduklarını savunan Trump, "Bunun karşılığında 18 can kaybettik" açıklamasını yaptı. "Esasen İran'ın kontrolünü de ele geçirdik" Trump, "Yaptığımız şey inanılmaz. Venezuela'nın kontrolünü ele aldık ve şimdi esasen İran'ın kontrolünü de ele geçirdik. Geçen gece radarlarını imha etmek için düzenlediğimiz saldırılardan önce günlerdir ateş açılmıyordu. Son derece gelişmiş radar sistemleri getirmişlerdi. Bir kez imha etmiştik, şimdi ikinci kez imha ettik. Şu anda herhangi bir faaliyet görünmüyor. Sanırım sürekli sistem getirip kaybetmekten bıktılar" ifadelerini kullandı. Hürmüz Boğazı'nı "su altında kimsenin göremediği mayın temizleme araçları" ile tamamen mayından arındırdıklarını belirten Trump, "Çok iyi bir iş çıkarıyoruz. Buna ‘askeri çatışma' diyebilirim. Bazıları buna başka isimler de verebilir ancak önemli olan, muazzam bir başarı elde etmiş olmamız" dedi. "Putin'in NATO topraklarına saldıracağını düşünmüyorum" Almanya'nın Leipzig Havalimanı'da bulunan patlayıcı yüklü drondan Rusya'yı sorumlu tuttuğu ve bunun NATO topraklarına saldırı olup olmadığı sorusuna Trump, "(Rusya Devlet Başkanı) Putin'in NATO topraklarına saldıracağını düşünmüyorum. Kendisiyle görüşüyorum ve onu çok iyi tanıyorum. Putin, NATO topraklarına saldırmak istemiyor" cevabını verdi. "(Kiev-Moskova ziyareti) Kushner ve Witkoff, savaşı sona erdirmeye yönelik bir teklif götürüyor" Damadı Jared Kushner ile Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un Ukrayna'nın başkenti Kiev ve Rusya'nın başkenti Moskova'ya gerçekleştireceği ziyaretlerde yanlarında yeni teklifler mi götürdükleri sorusuna Trump, "Savaşı sona erdirmeye yönelik bir teklif götürüyorlar. Sekiz savaşı sona erdirdim. Umarım benimle gurur duyuyorsunuzdur. Sekiz savaşı sona erdirdim ama hiç takdir görmedim. Nobel Ödülü aldım mı? Yok. Gerçi ödülü alan kişi bunu bana teklif edecek kadar nazikti. ‘Nobel'i tarihte sizden daha fazla hak eden kimse yok' dedi. Lakin Norveç'te beni pek sevmiyorlar. Sanırım onlar için fazla muhafazakar yapıdayım" şeklinde cevap verdi. Rusya ile Ukrayna arasında barış için hazırlanan yeni teklifin Ukrayna'ya askeri operasyonların durmasını içerip içermediği sorusuna Trump, "Hayır. Barış için bir fikrimiz var" cevabını verdi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy'in birbirinden nefret ettiğini ve bunun anlaşmalarına engel olduğunu söyleyen Trump, "Ayda ortalama 25 bin asker kaybediyorlar. Bunun çözüme kavuşturulması gerekiyor. Bunun için iki harika müzakereci olan Steve Witkoff ve Jared Kushner'i yolladım. Çok iyi işler yaptılar. Bir sonuç elde edip edemeyeceğimizi görmek için onları bölgeye gönderdik. Başarma ihtimalimiz oldukça yüksek olabilir" ifadelerini kullandı. "Çin aslında İran konusunda müdahil değil" ABD, İran'ı destekleyen ülkeleri cezalandırmaya çalıştığı ve Çin'in de açıkça İran'ı desteklediği konusunda bir soru alan Trump, "Çin aslında İran konusunda müdahil değil. Katılımı çok sınırlı. Çin isterse büyük ölçüde duruma müdahil olabilir. Petrolünün yüzde 50'sini Hürmüz Boğazı üzerinden alıyor" dedi. Hürmüz Boğazı üzerinden geçen petrolün sevkiyatı için boru hatları inşa edildiğini vurgulayan Trump, "Suriye üzerinden geçen yol da inşa ediliyor ve bu harika bir şey. Aslında yol açıldı ve petrol taşıyan devasa kamyonlarla Suriye'den geçiyorlar. Hürmüz Boğazı'na çok sayıda alternatif oluşturuluyor. Hürmüz Boğazı artık eskisi kadar önemli değil. İran aklını başına almazsa, ki bunu yapacak mı bilmiyorum, nihayetinde çok da önemi kalmayan bir Hürmüz Boğazı ile baş başa kalacak. Orta Doğu'nun tamamında boru hatları inşa ediliyor. Bu şekilde artık Hürmüz Boğazı'ndan geçmek zorunda kalmayacaklar" dedi. Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'in ABD ziyaretinde ne elde etmeye amaçladığı sorusuna cevabında Trump, "Devlet Başkanı Xi, 24 Eylül'de geliyor. Ziyaretini sabırsızlıkla bekliyoruz. Kendisi harika bir beyefendi. Çin ile çok iyi bir ticari ilişkimiz var. Elbette rakibimiz ve söylenebilecek buna benzer çok şey var ancak Devlet Başkanı Xi ile muazzam ilişkilerimiz mevcut" dedi. Çinli lider Xi için resmi bir akşam yemeği düzenleyeceklerini açıklayan Trump, "Çin'le ilişkilerimiz iyi gidiyor. Çin yıllarda bizden yararlandı. Bunun için onları suçlamıyorum zira zamanında, bu masada aklı başında olmayan insanlar oturuyordu. Ancak Çin konusunda çok başarılı olduk ve Başkan Xi ile çok iyi bir ilişkimiz var" şeklinde konuştu. "Avrupa Birliği ile Onlarla ticaret yapmasak, hiçbir şey kaybetmeyiz" ABD'nin bazı taraflarla ticaretinde kayıplar yaşadığına ilişkin açıklamalarını tekrarlayan Trump, "Avrupa Birliği ile ticaretimizde yılda 200 milyar kaybediyoruz. Onlarla ticaret yapmasak, hiçbir şey kaybetmeyiz. Tek bir imza yeterli. Meksika ile ticaretimizde yılda 195 milyar dolar kaybediyoruz. Meksika ile ticaret yapmasak, onlardan almaya mecbur olduğumuz hiçbir ürünleri yok. Acılı tamale, domates ve birkaç şey dışında ihtiyaç duyduğumuz hiçbir şeyleri yok. Petrolümüz var, her şeyimiz var. Bunu yapmak istemiyorum çünkü Meksika Devlet Başkanı (Claudia Sheinbaum) ile çok iyi anlaşıyoruz" dedi. "(Kanada) ‘Ticaret yapmıyoruz' desem işlerinin yüzde 95'i ortadan kalkar" Kanada ile ticareti kesmeleri halinde de 60 ila 90 milyar dolar tasarruf edeceklerini savunan Trump, "Bunu yapsak, Kanada çok sıkıntıya girerdi. Hatta varlığını dahi sürdüremez hale gelirdi diye düşünüyorum. Çünkü ticaretinin yüzde 95'ini bizle yapıyor. ‘Ticaret yapmıyoruz' desem işlerinin yüzde 95'i ortadan kalkar" şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 'Mekke Savunma İttifakı' açıklaması! Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 'Mekke Savunma İttifakı' açıklaması!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü Zirvesi'nde, "Suudi Arabistan ve Pakistan'la hayata geçirdiğimiz Mekke Savunma İttifakı, bölgesel sahiplenme ve kolektif caydırıcılık temelinde bölge ve dünya barışına, istikrarına önemli katkılar sağlayacaktır. Barışı konuşurken İsrail’in saldırıları nedeniyle çoğu çocuk ve kadın 74 bin insanın hayatını kaybettiği Gazze ve Lübnan’ı unutmamalıyız" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'teki Irıs Ordo Kongre Merkezi'nde düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü'nün genişletilmiş formatta gerçekleştirilen zirvesine katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan zirvede yaptığı konuşmasına Nepal'deki sel felaketinde vatandaşları hayatını kaybeden ülkelere başsağlığı dileyerek başladı. Erdoğan, "Kıymetli kardeşim, Cumhurbaşkanı Saır Caparov başta olmak üzere zirvenin düzenlenmesinde emeği geçenlere şükranlarımı iletiyorum. Diyalog ortaklığına kabul edilen Laos'u tebrik ediyorum. Bu vesileyle Kırgızistan'a Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi 2027-2028 geçici üyeliğine seçilmiş olmasından ötürü başarılar diliyorum" ifadelerini kullandı. "Şanghay İşbirliği Teşkilatı son 25 yılda çok kutuplu düzenin vazgeçilmez unsurlarından biri haline geldi" Erdoğan, "Bugünkü buluşmamızda çok kutuplu uluslararası sisteme katkıları ele alacak olmamızı kıymetli buluyorum. Yaklaşık 3,5 milyar insanı ve 35 trilyon dolarlık yurt içi hasılayı temsil eden Şanghay İşbirliği Teşkilatı son 25 yılda çok kutuplu düzenin vazgeçilmez unsurlarından biri haline gelmiştir. Asya-Pasifik bölgesi ile Orta Doğu‘yu aynı zeminde buluşturan teşkilatı, Birleşmiş Milletler’in destekleyicisi ve tamamlayıcısı olarak görüyoruz" dedi. "Çatışmaların diyalog ve diplomasi yoluyla çözüme kavuşturulması için sorumluluk alıyoruz" Şanghay İşbirliği Teşkilatı'nın her şeyden evvel Türkiye'nin bölgesel sahiplenmeyi merkeze alan çok boyutlu dış politikasıyla örtüşen bir yapıya sahip olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Türkiye olarak etrafımızda yaşanan çatışmaların diyalog ve diplomasi yoluyla çözüme kavuşturulması için sorumluluk alıyor, bölgemizde birlikte, tüm dünyada barış için, huzur ve istikrar için çalışmaya devam ediyoruz" şeklinde konuştu. "Orta Koridor girişiminin Kuşak ve Yol Girişimi ile de uyumlu hale getirilmesini istiyoruz" Erdoğan, "Teşkilatın sadece barış ve istikrarın temininde değil, halklarımızın refahı için çok önemli olan kesintisiz ve güvenli ulaştırma koridorları tesisi ile enerji arzı güvenliği gibi alanlarda da rol oynayabileceğini düşünüyoruz. Ülkemizin teşkilat coğrafyasının batı pazarlarına erişimi noktasında bilhassa enerji koridorlarının çeşitlendirilmesi ve jeopolitik pistlerin yönetilmesinde kritik rolünün altını çizmek istiyorum. Hazar geçişli Orta Koridor girişiminin Kuşak ve Yol Girişimi ile de uyumlu hale getirilmesini istiyor, bu bağlamda teşkilat bünyesindeki iş birliğine büyük önem veriyoruz. Yükselen bir yıldız olarak gördüğümüz Şanghay İşbirliği Teşkilatıyla her alanda iş birliğimizi ilerletmenin gayreti içinde olacağız" diye konuştu. Liderleri COP31 Zirvesi'ne davet etti Erdoğan, "Adil düzen arayışımızın temel gayelerinden biri de hiç şüphesiz gelecek nesillere dahi istikrarlı, müreffeh ve yaşanabilir bir dünya bırakmaktır. İklim değişikliği, düzensiz göç, terörizm, sınır aşan suçlar ve gıda güvenliği gibi meseleler artık birçok ülke için tehdit teşkil etmektedir. Türkiye olarak iklim değişikliğinin farklı coğrafyalar üzerindeki olumsuz etkileri ile mücadelede üzerimize düşeni yapmayı hedefliyoruz. Bu amaçla 11-12 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da COP31 Zirvesi’ne ev sahipliği yapacağız. Bu önemli zirvede siz değerli dostlarımızı da aramızda görmekten büyük bir memnuniyet duyacağımızı ifade etmek isterim" ifadelerini kullandı. Erdoğan, "Sözlerimin son verirken, teşkilatımızın Şanghay ruhundan aldığı motivasyonla gerçek anlamda çok kutuplu bir dünyanın inşa edilmesinde önemli rol üstleneceğine inandığımı bir kez daha vurguluyor, Kırgızistan’dan dönem başkanlığını devralacak olan Pakistan’a başarılar diliyor, toplantılarımızın bölgemiz ve ülkelerimizin ortak geleceği için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum" dedi. Mekke Savunma İttifakı ve İsrail vurgusu Erdoğan, "Suudi Arabistan ve Pakistan'la hayata geçirdiğimiz Mekke Savunma İttifakı, bölgesel sahiplenme ve kolektif caydırıcılık temelinde bölge ve dünya barışına, istikrarına önemli katkılar sağlayacaktır. Barışı konuşurken İsrail’in saldırıları nedeniyle çoğu çocuk ve kadın 74 bin insanın hayatını kaybettiği Gazze ve Lübnan’ı unutmamalıyız. Bu saldırgan politikanın bedelini tüm bölgemiz ödemektedir" ifadelerini kullandı. Kırgızistan’dan dönem başkanlığını devralacak olan Pakistan’a başarılar dileyen Erdoğan, toplantılarının bölge ve ülkelerin ortak geleceği için hayırlara vesile olmasını temennisinde bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.